Legrand, yapay zekâ ve yüksek yoğunluklu bilgi işlem uygulamalarının yaygınlaşmasının veri merkezlerinde güç altyapısının yeniden değerlendirilmesini gerektirdiğini bildirdi. Şirkete göre bir UPS sisteminin toplam sahip olma maliyeti; enerji tüketimi, bakım ve onarım, batarya değişimleri, gelecekteki kapasite ihtiyaçları ve olası kesintilerin maliyetini de kapsıyor.
Makaledeki örneğe göre 1 MW’lık ve %98 verimli bir UPS 10 yılda yaklaşık 1,5 milyon kWh enerji kaybederken, %97 verimlilikteki benzer sistemde kayıp 2,7 milyon kWh’ın üzerine çıkabiliyor. Bu %1’lik fark, 10 yılda yaklaşık 250 bin Euro ilave enerji maliyeti ve 700 tonun üzerinde ek karbon emisyonu anlamına gelebiliyor.
Legrand’a göre Silicon Carbide (SiC) gibi yeni nesil yarı iletken teknolojileri %98’in üzerinde verimliliğe ulaşılmasına yardımcı oluyor; modüler mimari, hot-swap bileşenler, uzaktan izleme ve kestirimci bakım özellikleri de arızaların daha hızlı tespitine yardımcı olabiliyor. Bataryalarda şarj, izleme, bakım, değiştirme, bertaraf ve kapladığı alan gibi unsurlar toplam maliyeti etkiliyor.
Legrand, modüler UPS mimarilerinin kapasitenin ihtiyaç doğrultusunda artırılmasına olanak tanıyarak başlangıçta gereğinden fazla kapasiteye yatırım yapılmasının önüne geçebildiğini belirtti. Makaleye göre modüler sistemlerin %40–80 yük seviyelerinde tutulabilmesi de UPS’in yüksek verimlilik seviyelerinde çalışmasına katkı sağlayabiliyor.
Legrand’a göre yüksek verimli ve modüler bir UPS’in ilk yatırım maliyeti daha yüksek olsa bile kullanım ömrü boyunca sağladığı operasyonel avantajlar toplam sahip olma maliyetini değiştirebiliyor.

