OECD’nin 2022 PISA verilerine dayanan analizde 47 ülkeden 15–16 yaş grubundaki 270 bini aşkın öğrencinin yanıtları incelendi. Kız öğrencilerde ortalama yaşam memnuniyeti, günde bir saatten az sosyal medya kullanan grupta en yüksek düzeydeydi ve kullanım süresi arttıkça azaldı.
Erkek öğrencilerde aynı eğilim yalnızca Batı Avrupa ile İngilizce konuşulan ülkeler grubunda görüldü. Bulgular, sosyal medya ile yaşam memnuniyeti arasındaki ilişkinin bütün gençler için aynı şekilde açıklanamayacağını gösterdi. Öğrencilerin kendi bildirimlerine dayanan analiz, tek başına bir neden-sonuç ilişkisi kurmadı.
Yılmaz, “Gençlerin sosyal hayatını yalnızca ekranda geçirdikleri süre üzerinden değerlendiremeyiz” dedi. Gençlerin bir araya gelebilecekleri, fikirlerini paylaşabilecekleri ve birlikte üretebilecekleri alanlara da bakılması gerektiğini belirtti.
Gençlere yönelik buluşmalarda katılımcı sayısının yanı sıra kurulan iletişimin niteliğinin de önem taşıdığını belirten Yılmaz, üniversitelerin, iş dünyasının, yerel yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının gençlerin katılımını destekleyen ortak projeler geliştirebileceğini ifade etti.
Yılmaz, NEFA olarak gençlerin birbirleriyle ve iş dünyasıyla temasını önemsediklerini, bu temasların tek bir etkinlikle sınırlı kalmadan sürdürülebilir ilişkilere dönüşmesini hedeflediklerini söyledi.

