Ekim 2020 Sayısı — Metin Görünümü
Bu sayfa, derginin PDF'inden çıkarılan ham metni ekran okuyucular ve arama motorları için sunar; dizgi/tasarım içermez. Sayı sayfasına dön · Dergiyi görselleriyle oku
Sayfa 1 — dergide görüntüle
Dijital Biz Bilişim, Ekonomi, İş Dünyası Dergisidijitalbiz.com EKİM 2020 SAYI: 13 / FİYAT: 20 TL TEKNOFEST 2020 Muhteşem Finali ile Gaziantep’te Sona Erdi Global Bilişim Derneği (BİDER) Kuruldu! Bilişim Teknolojileri Geleceğimizi Nasıl Şekillendirecek Ticaret Bakanlığından İhracatta Dijital Devrim Uzaktan Eğitimin En Etkin Yolu, Oyun ile Eğitim Uluslararası Matematik Olimpiyatları’nda Dünya Birincisi Oldular
Sayfa 2 — dergide görüntüle
Ekim 2020 VATANSEVER BİLİŞİM A.Ş. ADINA İMTİYAZ SAHİBİ Şenol Vatansever senol.vatansever@dijitalbiz.com GENEL YAYIN YÖNETMENİ (SORUMLU) Şenol Vatansever senol.vatansever@dijitalbiz.com EDİTÖR Sema Vatansever sema.vatansever@dijitalbiz.com GÖRSEL YÖNETMEN Gökhan Ünlü gokhan.unlu@dijitalbiz.com Most Idea & Most Dijital SOSYAL MEDYA Arzu Tufan arzu.tufan@dijitalbiz.com BARINDIRMA Vatansever Bilişim & Bulutistan REKLAM VE PROJE reklam@dijitalbiz.com ABONELİK www.dijitalbiz.com/abone abone@dijitalbiz.com BÜLTEN GÖNDERİMİ bulten@dijitalbiz.com YAYIN TÜRÜ Aylık, Süreli Yayın DİJİTAL BİZ DERGİSİ EKIM 2020 SAYI: 13 / FİYAT: 20 TL Dergide yayınlanan yazılardan kaynak gösterilmesi koşuluyla alıntı yapılabilir. Dergide yayınlanan makale ve röportajlarda yer alan fikirler yazarlarına ve röportaj veren kişilere aittir, dergimiz için bağlayıcı değildir. dijitalbiz.com Editörden Şenol VATANSEVER Global Bilişim Derneği (BİDER) Hayırlı Olsun! 15 Kasım 2017, 14 Mart 2018, 1 Haziran 2018 tarihleri ilk bakışta bir şey çağrıştırmıyor olabilir. Bu tarihler 21 Eylül 2020 tarihinde kuruluşunu gerçekleştirdiğimiz Global Bilişim Derneği’nin (BİDER) tarihindeki önemli kilometre taşları. Yeni kurulan derneğin tarihi olur mu? Olur! Muhammed Ali’nin “Hayal gücü olmayan insanın kanatları yoktur” sözün- deki gibi hayallerimiz, hedeflerimiz ve vizyonumuz ile adeta kanatlarımızı takarak 15 Kasım 2017 tarihinde BİLİŞİM GRUBU’nu ve 1 Haziran 2018 tarihinde Bilişimciler’i kurarak bizleri BİDER’e ulaştıran süreçte önemli adımlar attık. Almanya ile anılan Endüstri 4.0, Japonya ile anılan Toplum 5.0’ın da öte- sinde Türkiye ile anılmasını hedeflediğimiz yüksek teknoloji, mutlu insan ve dünya barışı temelli Gelecek 5.0 yaklaşımımızı 14 Mart 2018 tarihinde kamuoyunun bilgisine sunduk. Türkiye’de “tabela derneği” olarak ifade edilen dernekler genelde 8-10 kişinin bir araya gelmesiyle kurulur, sonra üye sayısını artıramadıklarından ya da aktif olamadıklarından maalesef isimlerinin yazılı olduğu tabelalarda kalır. T.C. İçişleri Bakanlığı İstanbul İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü’nden aldığımız bilgilere göre Türkiye’deki derneklerin büyük bir kısmı bu durum- da ve her geçen gün aralarına yenileri ekleniyor. Global Bilişim Derneği’nin (BİDER) kuruluşunu 64 bireysel ve 5 kurum- sal olmak üzere toplam 69 Kurucu Üye ile gerçekleştirdik. BİDER’in ana omurgasını mevcutta yaklaşık bin üyesi olan Bilişimciler ve BİLİŞİM GRU- BU Üyeleri oluşturuyor. BİDER olarak bilişim alanında Türkiye’nin en önde gelen sivil toplum kuruluşu olmayı hedefliyoruz. Dernek adında geçen ‘global’ kelimesinin hakkını vererek yurt dışındaki sivil toplum kuruluşları ile ortak çalışmalar ve iş birliği yapacağız. Üniversiteler, kamu kurumları, diğer STK’lar, özel şirketler gibi tüm paydaşlar ile ortak projeler yürüteceğiz. Sektörü birleştirmek ve etki alanını artırmak amacıyla platform, federas- yon ve konfederasyon yapıları kurulması ya da dahil olunması için gerekli çalışmaları yapacağız. Üyelerimizin talep, görüş ve değerlendirmelerini ilgili paydaşlara iletip süreçleri takip edeceğiz. Üyelerimiz arasındaki etkileşimi, yardımlaşmayı, dayanışmayı, iş birliğini ve ticari ilişkileri artıracağız. Bilişim alanında faaliyet gösteren yetişmiş insan kaynağının oluşturulması için gençlerimize ilerleyen dönemde staj, iş imkanları ve yaratacağımız kaynak- larla eğitim bursları vermeyi planlıyoruz. Bilişimle ilgili toplumsal sorunlara çözüm önerileri geliştireceğiz. Global Bilişim Derneği (BİDER) ile ilgili gelişmelerden haberdar olmak iste- yenler https://www.bilisimdernegi.org web sitesini ziyaret edilebilir. Vatansever Bilişim A.Ş. Adres: Esentepe Mah. Büyükdere Cad. No: 199/6 Levent 199 Binası Kat: -1 Levent Şişli 34394 İstanbul Telefon: (0850) 460 0 886 (VTN) E-posta: bilgi@vatanseverbilisim.com Web sitesi: www.vatanseverbilisim.com 2020 VERBİS’e kayıt için kişisel verileri OTOMATİK çıkarın! Kampanya tarihi: 30.10.2020 Veri Keşfi ve Sınıflandırma Yazılımı Dijital Biz 3
Sayfa 4 — dergide görüntüle
İçindekiler TEKNOFEST 2020 Muhteşem Finali ile Gaziantep’te Sona Erdi 06 TEKNOFEST 2020 Üçüncü Yılını da Başarıyla Tamamladı 14 Cumhurbaşkanı TEKNOFEST’te 18 Bilişim Teknolojileri Geleceğimizi Nasıl Şekillendirecek 34 Turizm Sektöründe Kişisel Verileri İnceleme Raporu 42 Kişisel Verileri Hedefleyen 209 Adet Sahte Video Konferans Uygulaması Tespit Edilerek Engellendi 50 Şenol Vatansever, Video Konferans Uygulamaları Hakkında Anadolu Ajansı’na (AA) Açıklamalarda Bulundu 52 Yerli ve Milli Siber Güvenlik Ürünlerinin İhraç Edilebilmesi için Uluslararası İş Birliği Şart 54 Siber Güvenlik Yatırımları Milyar Dolara Koşuyor 56 Ticaret Bakanlığından İhracatta Dijital Devrim 58 Ticaret Bakanı Pekcan, G20 Ticaret ve Yatırım Bakanları Toplantısına Katıldı 62 Uzaktan Toplantı ve Görüşme 64 Uzaktan Eğitimin En Etkin Yolu, Oyun ile Eğitim 66 Milyarlık Evrensel Hizmet Fonu Milyonlarca Öğrenciye Umut Olabilir 68 Uluslararası Matematik Olimpiyatları’nda Dünya Birincisi Oldular 70 Robotlar Hayvanları Eğitecek 72 COVID-19 ile Uzaktan Çalışma ve Güvenlik 74 Dijital Ekonominin Gücü Güçlü Fiber Altyapıdan Geçiyor 76 Şenol Vatansever, Sosyal Medyadan Canlı Yayınlar Hakkında Anadolu Ajansı’na (AA) Açıklamalarda Bulundu 78 Dijitalleşmek Zorunluluğu ve Yapılabilirliği 80 TÜRKSAT 5A İlk Kez Canlı Yayınla Tüm Dünyaya Gösterildi 82 Kurumsal 5G Çözümlerini Daha Kapsamlı Hale Getirdi 84 Türkiye’ye İnanıyoruz ve Yatırıma Devam Ediyoruz 86 Yeni EMUI 11’i Tanıttı 88 Mavi Vatan Koruması için Geliştirilen ATMACA, GPS Olmadan Hedefini Bulup İmha Etti 90 Covid-19 ‘Liderliği’ Yeniden Tanımladı 92 Global Bilişim Derneği (BİDER) Kuruldu! 22 Dijital Biz 4
Sayfa 6 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Haber TEKNOFEST 2020 Muhteşem Finali ile Gaziantep’te Sona Erdi İlk yılında 550 bin, ikinci yılında ise 1 mil- yon 720 bin kişinin ziyaret ettiği dünya- nın en büyük Havacılık, Uzay ve Tekno- loji festivali TEKNOFEST’te milyonlarca insan, coşku ve heyecanla bir araya ge- lerek “Milli Teknoloji Hamlesi”ne tanıklık etmişti. Ülkemizin önde gelen kuruluşla- rının desteği ve özverili çalışmaları ile düzenlenen TEKNOFEST bu yıl ise 63 paydaşı ile İstanbul’da yanan “Milli Tek- noloji Hamlesi” meşalesini Gaziantep’e taşıdı. Gaziantep’te düzenlenen dünyanın en büyük Havacılık, Uzay ve Teknoloji Fes - tivali TEKNOFEST gurur, coşku ve he - yecan dolu günlerin ardından sona erdi. Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütü - cülüğünde; Türkiye’nin önde gelen tek - noloji şirketleri, kamu kurumları, medya kuruluşları ve üniversitelerinin destekle - riyle düzenlenen festivale üçüncü yılında milli mücadelenin gazi şehri Gaziantep ev sahipliği yaptı. Pandemi nedeniyle ziyaretçiye kapalı olarak gerçekleştirilen festival, milyonlar tarafından ekranları başından ve dijital platformlardan ilgiyle takip edildi. Ülkemiz için kritik öneme sahip alanlarda gerçekleştirdiği teknoloji yarışmaları ile “Teknoloji üreten bir Türkiye” için Milli - TeknolojiHamlesi ateşiyle yanan meşale - yi en yükseğe taşıyan festival; teknoloji yarışmaları, havacılık gösterileri, ödül törenleri, DENEYAP Kart lansmanı, De - neyap Teknoloji Atölyesi açılışları ve Sn. Cumhurbaşkanımızın değerli ziyaretleri başta olmak üzere unutulmayacak özel anlara sahne oldu. Dijital Biz 6 Dijital Biz 7
Sayfa 8 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Haber Türkiye Tarihinin En Büyük Ödüllü Teknoloji Yarışmaları Roket, Elektrikli Araç, Robotaksi Binek Otonom, Model Uydu, İnsansız Hava Aracı Yarışmaları 1-20 Eylül tarihleri arasında Türkiye’nin farklı bölgelerinde düzenlenirken Akıllı Ulaşım, Çevre ve Enerji Teknolojileri, Eğitim Teknolojileri, Helikopter Tasarım, İnsanlık Yararına Teknoloji, Jet Motor Tasarım, Sürü İHA Simülasyon, Uçan Araba Tasarım Yarış - maları Gaziantep’te Ortadoğu Fuar Mer - kezi’nde düzenlendi. Gaziantep Olimpik Havuz’da düzenlenen İnsansız Sualtı Sistemleri Yarışması ve Rumkale’de düzenlenen Türkiye Drone Şampiyonası heyecanlı anlara sahne oldu. Bu yıl diğer yıllardan farklı olarak takımlara “En İyi Sunum”, “En Özgün Tasarım”, “En İyi Takım Ruhu” ödülleri takdim edildi. 100 üniversite, 28 lise, 9 ortaokul, 10 Bilim ve Sanat Merkezi, 1 Bilim Merkezi, 1 De - neyap takımı olmak üzere toplamda 149 takım ödüllerine kavuştu. Türkiye’nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefley- en TEKNOFEST’te ilkokul seviyesinden ortaokul, lise, üniversite, lisansüstü ve mezun seviyesine kadar nitelikli binlerce gencimiz hayallerini gerçekleştirmek için 21 farklı kat- egoride düzenlenen teknoloji yarışmalarına katıldı. Yarışmalara 81 il ve 84 ülkeden 20.197 takım, 100 bin genç başvuruda bu- lundu. Başvurular arasından 5000 finalistin belirlendiği yarışmalarda gençler kıyasıya mücadele etti. Aylarca süren hazırlık ve jüri değerlendirmelerinin ardından alt kategoril- erle birlikte dereceye giren takımlara toplam- da 3 milyon TL’den fazla ödül verildi. Dijital Biz 8 Dijital Biz 9
Sayfa 10 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Haber Yeter ki Siz Hayallerinizi Gerçeğe Dönüştürmek İçin Mücadele Edin TEKNOFEST 2020’ye katılarak çocuk ve gençlerin projeleriyle yakından ilgile - nip bilgi alan Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan ödül töreninde yaptığı konuşmasında: “Bin yıldır bu toprakları vatanımız kılmak uğrunda canlarını or - taya koyan ecdadımız, onca fedakarlığı sizin bugün ve gelecekte göstereceğiniz başarılar için yapmıştır. Her birinizden bu anlayışla eğitiminize, çalışmalarınıza, ge - leceğinize dört elle sarılmanızı istiyorum. Biz kurduğumuz güçlü altyapıyla, verdiği - miz desteklerle, sağladığımız fırsatlarla, TEKNOFEST gibi platformlarla sizin ya - nınızda olmaya devam edeceğiz. Sizlere destek olmakta kararlıyız. Eksikler var - sa tamamlarız, hatalar varsa düzeltiriz. İhtiyaçlar varsa gideririz. Engeller varsa kaldırırız. Yeter ki siz hayallerinizi gerçe - ğe dönüştürmek için mücadele etmekten, gayret göstermekten, emek vermekten vazgeçmeyin.” diyerek gençlere moral ve motivasyon verdi. Hakkari’den Edirne’ye Tüm Yurdu Deneyap Teknoloji Atölyeleri Saracak Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdo - ğan Ortadoğu Fuar Merkezi’nden çevri - miçi olarak bağlandığı 30 ildeki Deneyap Teknoloji Atölyelerinin açılışını gerçek - leştirdi. Adana, Ankara, Alanya, Edirne, Eskişehir, Erzurum, Hakkari, İzmir, Kon - ya, Manisa, Muğla, Trabzon, Adıyaman, Afyonkarahisar, Antalya, Ağrı, Çanakkale, Çorum, Elazığ, Gaziantep, Isparta, Kah - ramanmaraş, Kastamonu, Malatya, Rize, Sakarya, Samsun, Şanlıurfa, Tokat ve Yozgat’taki Deneyap Teknoloji Atölyele - rinin açılışı alkışlarla gerçekleştirildi. 81 ilde 100 Deneyap Teknoloji Atölyesi Pro - jesi, Cumhurbaşkanlığının ilk 100 günlük icraat programı çerçevesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, TÜBİTAK ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı iş birliğinde tüm yurtta genç - leri bilim ve teknoloji ile buluşturacak. Yerli ve Milli “DENEYAP Kart” Teknoloji Tutkunları İçin Geliştirildi Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ve girişimcileri- nin ortak çalışması olan Deneyap Kart Ka- mera ve Kart Seti de TEKNOFEST’te Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Yönetim Kurulu Baş- kanı Sn. Haluk Bayraktar tarafından tanıtıldı. Milli mühendislik kaynakları kullanılarak ge- liştirilen Deneyap Kart Kamera ve Kart Seti; kullanıcılarına toplumu dijital çağa taşıyacak otonom araçlar, akıllı şehirler, tarım, sağlık, lojistik, enerji, sanayi vb. teknolojik alanlarda proje geliştirme imkânı sağlıyor. Elektronik Programlama ve Nesnelerin İnterneti ile ilişkili konuların altyapısını aktarmak ve belirli yapay zekâ algoritmalarını çalıştırmak ama- cıyla geliştirilen Deneyap Kart Kamera ve Kart Seti ortaokul ve üzeri seviyede teknoloji- ye ilgi duyan herkese proje geliştirme imkânı sunuyor. Deneyap Kart Kamera ve Kart Seti hakkında detaylı bilgiye https://deneyapkart.dene- yap.org/ web sitesi üzerinden ulaşılabiliyor. TEKNOFEST Coşkusunu Gönüllere, Kalıcı İzlerini Gaziantep’e Bıraktı Türkiye’nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefle- yen TEKNOFEST, ev sahibi Gaziantep’e de kalıcı izler bıraktı. Gittiği her yere enerjisini, tecrübelerini ve bilgi birikimini taşıyan TEK- NOFEST, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliği ile 2, Şehitkamil İlçe Belediyesi iş bir- liği ile 1 ve Şahinbey İlçe Belediyesi iş birliği ile 2 Deneyap Teknoloji Atölyesi olmak üzere 5 atölye kurdu. Yeni kurulan atölyelerle bir- likte Gaziantep’te toplam öğrenci kapasitesi 960 olan 6 farklı atölye hayata geçmiş oldu. TEKNOFEST Kalıcı İzler Komisyon çalışma- ları “Bilim Türkiye” kapsamında Şehitkamil, Şahinbey ve Büyükşehir Belediyesi ile top- lam 3 merkezde de bilim atölyeleri kuruldu. Şehitkamil ve GOAP’ta Tasarım, Teknoloji, Matematik, Doğa Bilimleri ve Astronomi, Ha- vacılık & Uzay olmak üzere 5’er atölye kuru- lurken, Şahinbey’deki merkezde bunlara ek olarak Girişim ve Tarım Atölyeleri ile toplam 7 atölyelik bir alan kuruldu. Türk Yıldızları Gaziantep Semalarına Ay Yıldız ve TEKNOFEST’in Kalbini Çizdi Türk Hava Kuvvetleri’nin akrobasi timi, milli gururumuz Türk Yıldızları ve Solo Türk’ün festival boyunca gerçekleştirdikleri muhte- şem gösteri uçuşları büyük bir hayranlıkla izlendi. Türk yıldızlarının Gaziantep sema- larına çizdiği 6 kilometre yüksekliğinde, 15 kilometre genişliğindeki ay ve yıldız büyük beğeni topladı. Yine Türk Yıldızları’nın festi- valin açılışı sırasında Gaziantep Kalesi üze- rinde çizdiği kalp ise TEKNOFEST’in kalbini göklere taşıdı. Atak Helikopterleri gösterisi alkışlar içinde izlenirken, coşku, heyecan ve adrenalin festival boyunca devam etti. Drone Yarışması Rum Kale’nin Eşsiz Gü- zelliği İçinde Gerçekleşti TEKNOFEST 2020 Gaziantep kapsamında düzenlenen Drone Yarışları Gaziantep’in tari- hi ve doğal güzelliğiyle bir dünya mirası olan Rumkale’de gerçekleşti. Üç yıldır büyük ilgiyle takip edilen drone yarışlarına bu yıl 10 farklı ilden toplam 16 bireysel sporcu katıl- dı. Rumkale’nin muhteşem atmosferinde gerçekleşen Drone Yarışması yine nefesleri kesti. Selçuk Bayraktar TEKNOFEST’i İstanbul’a Gururla Uğurladı Kapanış konuşmasını sahnede gençlerle birlikte yapan Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Selçuk Bay- raktar: ‘‘Gençlere, TEKNOFEST heyecanını kalbinde hisseden, gönlünü veren, emek veren herkese teşekkür ediyoruz. TEKNO- FEST’i TEKNOFEST yapan, bizden desteğini ve ilgisini esirgemeyen milletimize, güzel ev sahipliği için Gaziantep’e çok teşekkür edi- yoruz. 2021’de İstanbul’da görüşmek üzere.’’ ifadelerini kullandı. Toplamda 63 paydaşı bulunan TEKNOFEST 2020, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sa- nayi ve Teknoloji Bakanlığı ’nın yürütücülü- ğünde, 7 bakanlık, 4 başkanlık, 26 kurum, 16 üniversite ve 10 medya Dijital Biz 10 Dijital Biz 11
Sayfa 12 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Haber paydaşının desteğiyle gerçekleştirilmektedir. Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketleri, kamu kurumları, medya kuruluşları ve üniver- sitelerinin destekleriyle düzenlenen TEKNO- FEST 2020 teknoloji yarışmalarının yürütücü ve destekçileri arasında AFAD, ASELSAN, BAYKAR, BMC, Bilişim Vadisi, HAVELSAN, ROKETSAN, SANKO, STM, TARNET, TEI, THY, TÜRKSAT, TAI, TÜBİTAK, TÜBİTAK MAM, TÜBİTAK SAGE ile birlikte festivale Devlet Hava Meydanları İşletmesi, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Gaziantep Valiliği, Si- vil Havacılık Genel Müdürlüğü, Türk Patent, Türkiye Uzay Ajansı, TURKCELL, TÜBA, Türk Hava Kurumu, Türk Silahlı Kuvvetle- ri Genelkurmay Başkanlığı, T.C. Savunma Sanayii Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı Ya- tırım Ofisi, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönü- şüm Ofisi, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, T.C. İçişleri Bakanlığı, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, T.C. Milli Savunma Bakanlığı, T.C. Sağlık Bakanlığı, T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bulunu- yor. Festivalin akademik paydaşları arasında Bo- ğaziçi Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, Gazi- antep Üniversitesi, Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Gebze Teknik Üniver- sitesi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniver- sitesi, Marmara Üniversitesi, Medipol Üniver- sitesi, Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Sanko Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi yer alıyor. TEKNOFEST 2020’nin medya paydaşları- nı ise sırasıyla AA, TRT, A Haber -Sabah, Albayrak Medya, Demirören Medya, Doğuş Yayın Grubu, Haber Türk, Kanal 7, TGRT Haber ve Türk Medya oluşturuyor. Dijital Biz 12 Dijital Biz 13
Sayfa 14 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Haber Bu yıl üçüncüsü düzenlenen dünyanın en büyük Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festiva- li TEKNOFEST 2020 Gaziantep büyük bir coşkuyla sona erdi. Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğünde; Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketleri, kamu kurumları, medya kuruluşları ve üniversitelerinin destekleriyle düzenlenen festivalin dördüncü gününde de ödüller sahiplerini buldu. Ülkemiz için kri- tik öneme sahip alanlarda gerçekleştirdiği teknoloji yarışmaları ile “Teknoloji üreten bir Türkiye” için #milliteknolojihamlesi ateşiyle yanan meşaleyi en yükseğe taşıyan festival yarışmaları, uçuş gösterileri, ödül törenleri ve Cumhurbaşkanımızın değerli ziyareti başta olmak üzere daha birçok unutulmayacak anlar yaşattı. Selçuk Bayraktar Teknofest’i Gururla Kapattı Kapanış konuşmasını sahnede gençlerle birlikte yapan Selçuk Bayraktar; ‘‘Gençlere, Teknofest heyecanını duyan gönlünü veren emek veren herkese teşekkür ediyoruz. Tek - nofest’i Teknofest yapan, bizden desteğini ve ilgisini esirgemeyen milletimize teşekkür ediyoruz. 2021’de İstanbul’da görüşmek üzere.’’ ifadelerini kullandı. Sn. Selçuk Bay - raktar, Gaziantep’e ev sahipliği için teşekkür etti. Süleyman Soylu Teknofest’e Katıldı Teknolojinin kalbinin attığı festivalin son gü - nünde İçişleri Bakanı Sn. Süleyman Soylu, Gaziantep Valisi Sn. Davut Gül, Gaziantep Belediye Başkanı Sn. Fatma Şahin, Türki - ye Teknoloji Takımı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı & Teknofest Yönetim Kurulu Baş - kanı Sn. Selçuk Bayraktar ve Teknofest İcra Kurulu Başkanı Sn. Mehmet Fatih Kacır takımlar ile sohbet ederek çeşitli kategori - lerde gerçekleşen teknoloji yarışmalarına ait projelerin yer aldığı sergi alanını gezdi. Fes - tival alanında gençlerle görüşen Süleyman Soylu sonrasında sahneye çıkarak teknoloji yarışmalarının kazananlarına ödüllerini tak - dim etti. Ödül töreni öncesinde sahnede konuşmasını gerçekleştiren İçişleri Bakanı Sn. Süleyman Soylu; ‘‘Üç yıldır her yılın kendi adına bir aşama kaydettiği ve her yıl yeni bir zirveyi yakaladığı gelişim sürecine tanıklık etmenin onuru içerisindeyiz. Onun için öncelikle bu güzel adımı atan, bu güzel organizasyonu gerçekleştiren, ülkemin gençlerine umut veren Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı’na, onun değerli yönetim kurulu başkanı Selçuk Bayraktar beye ve özellikle 2018 yılından bu yana bu organizasyona emek veren herke- se, ama öncelikle de bu heyecanı veren bu desteği sağlayan ufkunu ve vizyonunu bura- da bulunduran kıymetli dostlarıma teşekkür ediyorum. Stantların büyük bir bölümünü dolaştım. İlk yıldan geçtiğimiz yıla, geçtiğimiz yıldan bu yıla aşamaları teker teker gördüm. Kıymetli genç arkadaşlarım, burayı gördük- çe, keşke bizim çocukluğumuzda da olsa diyorum. Çünkü siz hakikaten çok güzel bir iş başarıyorsunuz. Siz gençsiniz sizin gibi genç arkadaşlarınıza da çok iyi rol model oluyorsu- nuz. Doğru rol modeller oluyorsunuz ve doğru adımlar atıyorsunuz. Aslında Tekno- fest, birçok çıktısı olan, birçok başarı hika- yesi olan ve aynı zamanda bizlerde moral, özgüven ve güç kazandıran çok önemli bir etkinlik. Gayret ortaya koyan herkesi tebrik ediyorum. Burada bütün dünyaya parmak ısırtacak, sizin yapacaklarınızla ülkemizin gü- cünü gösterecek nice gelişimlerin altına imza atmanızı temenni ediyorum.’’ açıklamasında bulundu. TEKNOFEST Ödül Yağmuru! 21 Farklı Ka- tegori ve 3 Milyon TL’den Fazla Ödül Türkiye’nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefle- yen TEKNOFEST kapsamında 21 farklı ka- tegoride düzenlenen teknoloji yarışmalarında 20.197 takımdaki 100 bin gencimiz kıyasıya mücadele etti. Dünyanın en büyük teknoloji festivali kapsamında düzenlenen yarışma- larda aylarca süren hazırlık ve rekabetin ardından dereceye giren isimler belli oldu. 3 milyon TL’den fazla ödülün verildiği 21 farklı TEKNOFEST 2020 Üçüncü Yılını da Başarıyla Tamamladı Dijital Biz 14 Dijital Biz 15
Sayfa 16 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Haber kategoride düzenlenen teknoloji yarışmanın ödül törenleri gerçekleşti. Festival Boyunca Gaziantep Semalarında Görsel Bir Şölen Yaşandı Türk Hava Kuvvetlerinin akrobasi timi milli gururumuz Türk Yıldızları ve Solo Türk’ün festival boyunca gerçekleştirdikleri muhte- şem gösteri uçuşları büyük bir hayranlıkla izlendi. Heyecan dolu dakikalara sahne olan Atak Helikopterleri büyük alkış aldı. Coşku, heyecan ve adrenalin festival boyunca de- vam etti. Yerli ve Milli Yazılım Kartı Teknofest’te Tanıtıldı Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Yönetim Ku- rulu Başkanı Sn. Haluk Bayraktar ilk yerli ve milli yazılım kartının tanıtımını TEKNO- FEST’te gerçekleştirdi. DENEYAP Kart Ka- mera ve Kart Seti, milli mühendislik kaynak- ları kullanılarak geliştirilmiş yerli elektronik geliştirme seti olarak tanıtıldı. Drone Yarışması Yine Nefesleri Kesti… Teknofest 2020 Gaziantep kapsamında STM yürütücülüğünde düzenlenen Drone Yarışları Gaziantep’in tarihi mekanlarından Rumka- le’de gerçekleşti. Üç yıldır büyük ilgiyle takip edilen drone yarışlarına bu yıl 10 farklı ilden toplam 16 bireysel sporcu katıldı. Rumka- le’nin muhteşem atmosferinde gerçekleşen drone yarışması yine nefesleri kesti. Teknofest 2021’de İstanbul’da Görüşmek Üzere… Her anı farklı ve hepsi birbirinden güzel sah- nelere imza atan, dört gün boyunca sosyal medya hesaplarından, canlı yayın frekansla- rından ve YouTube hesabından online olarak izlenen Teknofest 2020 Gaziantep’in tama- mını dilediğiniz zaman Teknofest YouTube hesabından tekrar izleyebilirsiniz. Teknofest 2021’de İstanbul’da görüşmek üzere bu sene sizlere veda ediyoruz. Dijital Biz 16 Dijital Biz 17
Sayfa 18 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Haber görüyoruz. Onlara vereceğimiz en büyük cevap işte buradaki manzaradır. İHA alanın- da bugün dünyanın sayılı ülkeleri arasına girdik. İnşallah benzer başarıyı otomobil ve uçan arabalarda yakalayacağız. Bizim me- deniyetimiz, insan, ilim, irfan medeniyetidir. Sık sık maziden atiye köprü kurmak ifadesini kullanıyorum. Bu öylesine söylenmiş bir söz değildir. Geleceğin teknolojilerini üretmek istersen tarihinizi bilirseniz, kendinize olan güveninizde artacaktır. Bilim araştırma. Araş- tırma kelimesinin tam tercümesi ise yeniden keşfetmektir. Teknolojiye gönül veren gençle- rimiz bu alanların neresinden ilerlerse ilerle- sinler başarılı olacaklardır. Bu dünyada her- kese yer var, yeter ki hayal edin. Şairin dediği gibi “Hep denedin, hep yenildin! Olsun gene dene, gene yenil! Daha iyi yenil! Bu azmin sonu zafere çıkar.’’ açıklamasında bulundu. Teknolojinin kalbinin attığı festivalin üçüncü gününde Milli Savunma Bakanı Sn. Hulusi Akar, Adalet Bakanı Sn. Abdülhamit Gül, Sa- nayi ve Teknoloji Bakanı Sn. Mustafa Varank, Çevre ve Şehircilik Bakanı Sn. Murat Kurum, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sn. Adil Karais- mailoğlu, Milli Eğitim Bakanı Sn. Ziya Selçuk, Gençlik ve Spor Bakanı Sn. Muharrem Kasa- poğlu, Gaziantep Valisi Sn. Davut Gül, Ga- ziantep Belediye Başkanı Sn. Fatma Şahin ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı & Teknofest Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Selçuk Bayraktar ödül töreninde öğrencilerimizin heyecanına ortak oldular. Türkiye’nin bilim ve mühendislik alanla- rında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefleyen, dünyanın en büyük Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST 2020 Gaziantep’e katılan Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan, teknoloji ya- rışmalarının kazananlarına birincilik ödül- lerini takdim etti. Gaziantep Ortadoğu Fuar Merkezi’nde dü- zenlenen TEKNOFEST’e katılan Cumhur- başkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan, takımlar ile sohbet ederek çeşitli kategorilerde ger- çekleşen teknoloji yarışmalarına ait projelerin yer aldığı sergi alanını gezdi. Öğrencilerle sohbet edip, projeler hakkında bilgi alan Erdoğan, öğrencilerin hazırladığı alçak irtifa roket projelerine ise günün anısına imza attı. Festival alanında konuşmasını gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan; ‘‘İstanbul’da alevlenen teknoloji heyecanı dalga dalga tüm Anadolu’yu kuşattı. Nere- deyse tüm illerimizden Teknofest’e ev sahipli- ği yapma teklifi geldi. Teknofest’e bu sene 81 ilin yanı sıra 84 ülkeden 100 bin katılımcı başvurusu yapıldı. Festivalin paydaş sayısı- nın 14’ten 63’e yükselmesi, bu heyecanın her kesimi sardığının ispatıdır. Bu yıl Teknofest Gaziantep’te oldu. Gaziantep’ten yükselen heyecana ortak olmak istedik. Tüm yarışma- cıları gönülden tebrik ediyorum. Edirne’de roket bilimine merak salan evladımızın ken- dini göstereceği yer işte burasıdır. Yapay zekadan siber güvenliğe kadar her alanda çığır açacak yenilikler burada tohumlanacak, filiz bulacak, kök ve boy salacak. Amerika’da- ki yarışmada başarılı olan uydusu fırlatılan ekip, şimdi uluslararası alanda başarılı giri- şimlerde bulunuyorlar. Bu yıl ki yarışmacı- larımızdan da önümüzdeki yıllarda başarılı olacak gençlerimiz muhakkak çıkacaktır. İnsansız su altı sistemleri yarışmasında ipi göğüsleyen TEKNOFEST ekibi şimdi ulusla- rarası alanda rekabet edecek özgün sistem- ler gelişiyor. İki defa roket takımı birinciliği kazanan gençlerimiz bu başarılarını girişime dönüştürmeye hazırlanıyor. Yapay zekâ giri- şimi kuran gençlerimiz, TEKNOFEST’in lise seviyesi birincileriydi. Ülkemizde hala birileri- nin teknoloji hamlemizi küçümsediklerini Cumhurbaşkanı TEKNOFEST’te 30 İlde 30 Yeni DENEYAP Atölyesi Türkiye Teknoloji Vakfı’nın çocuklara ve gençlere eğitim verdiği DENEYAP atölye- lerinin yenileri Teknofest sahnesinde açıldı. Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan ve programa katılan tüm bakanların genç- lerle birlikte paylaştığı sahnede 30 farklı ilde kurulan 30 yeni Dene-Yap atölyesinin kurdele kesimi gerçekleştirildi. Otuz şehire eş za- manlı olarak gerçekleştirilen canlı bağlantılar ile DENEYAP atölyelerinin açılışı yapıldı. Milli Gururumuz SoloTürk ve Türk Yıldız- ları Unutulmaz Anlar Yaşattı TEKNOFEST’in üçüncü gününde SoloTürk, Gaziantep Kalesi çevresinde muhteşem gösteri uçuşları ile heyecan dolu dakikalara sahne oldu. Türk Hava Kuvvetlerinin akroba- si timi milli gururumuz Türk Yıldızları Gazian- tep semalarında gösteri uçuşu gerçekleştirdi. Türk Yıldızları gökyüzüne Türk bayrağını resmetti. Teknoloji Yarışmalarının Kazananlarına Ödülleri Verildi TEKNOFEST 2020 Gaziantep kapsamın- da farklı kategorilerde düzenlenen teknoloji yarışmalarının birincilik ödülleri sahiplerini buldu. Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının ardından teknoloji yarışmalarında derece yapan gençlere Dijital Biz 18 Dijital Biz 19
Sayfa 20 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Haber ödüllerini verdi. Bugün gerçekleştirilen ödül töreninde 20 farklı takım büyük bir heyecan ile ödüllerini aldı. TEKNOFEST, 27 Eylül’e kadar yarışmalarla ziyaretçiye kapalı olarak devam edecek. #MilliTeknolojiHamlesi sloganı ile yola çıkan ve Türkiye’nin teknoloji üreten bir topluma dönüşmesini hedefleyen TEKNOFEST, Tür- kiye Teknoloji Takımı Vakfı ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğünde; Türki- ye’nin önde gelen teknoloji şirketleri, kamu kurumları, medya kuruluşları ve üniversiteleri- nin destekleriyle gerçekleştiriliyor. 26 Eylül Birincilik Ödülü Kazanan Takımlar • Roket Yarışması Alçak İrtifa: Samsun Üni- versitesi Tanyeli Roket Takımı ödül miktarı 50.000,00 TL • Roket Yarışması Orta İrtifa: Pamukkale Üni- versitesi Hazar Takımı – Orta İrtifa ödül miktarı 50.000,00 TL • Roket Yarışması Yüksek İrtifa: Pamukkale Üniversitesi Hazar Takımı – Yüksek İrtifa ödül miktarı 50.000,00 TL • Efficiency Challenge Elektrikli Araç: Yıldız Teknik Üniversitesi YTÜ – AESK ödül miktarı 40.000,00 TL • Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarış- ması: Yıldız Teknik Üniversitesi YTÜ – AESK 40.000,00 TL • Model Uydu Yarışması: Gebze Teknik Üni- versitesi Spatium ödül miktarı 50.000,00 TL • İnsansız Hava Araçları Yarışması: Milli Savunma Üniversitesi Hezarfen ödül miktarı 30.000,00 TL • İnsansız Hava Araçları Yarışması: Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi İHAGER ödül miktarı 30.000,00 TL • Liseler Arası İnsansız Hava Araçları Ya- rışması: Hasan Akbudak İMKB Mesleki ve Teknik Lisesi EBABİL TAKIMI ödül miktarı 20.000,00 TL • Liseler Arası İnsansız Hava Araçları Yarış- ması: Sivas Bilişim Teknolojileri ve Sanat Mer- kezi SİVAS BİLİŞİM İHA TAKIMI ödül miktarı 20.000,00 TL • 2241 Üniversite Öğrencileri Araştırma Proje Yarışmaları: BATUHAN YILMAZ Bilgisayarlı görü ve derin öğrenme modelleri kullanılarak radyometrik görüntüleme teknolojisi ile kaçak eşya, silah ve canlı bomba tespiti. Ödül mikta- rı 15.000,00 TL • Türkçe Doğal Dil İşleme Yarışması: Abdul- lah Gül Üniversitesi FİXY ödül Bilgisayar ve Bilişim Vadisi’nde 1 yıl süre ile ücretsiz ofis imkânı • İnsansız Sualtı Sistemleri Yarışması Temel Kategori: Hasan Kemal Yardımcı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Goshawk Side ödül miktarı 30.000,00 TL • Jet Motor Tasarım Yarışması: İstanbul Teknik Üniversitesi Seyyal ödül miktarı 30.000,00 TL • Tarım Teknolojileri Yarışması: Yıldız Teknik Üniversitesi Ragribot ödül miktarı 20.000,00 TL • Helikopter Tasarım Yarışması: İstanbul Tek- nik Üniversitesi ITU BICOPTER ödül miktarı 30.000,00 TL • Akıllı Ulaşım İlkokul/ Ortaokul/ Seviyesi: Nuray Tuncay Kara Bilim ve Sanat Merkezi TAKIM KURAL ödül miktarı 10.000,00 TL • Akıllı Ulaşım Lise Seviyesi: Özel Kartal Ye- sevi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Yesevi Göktürk ödül miktarı 10.000,00 TL • Akıllı Ulaşım Üniversite ve Üzeri Seviyesi: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Dijital Değnekçiler ödül miktarı 15.000,00 TL • Eğitim Teknolojileri Üniversite ve Üzeri Se- viyesi: Atatürk Üniversitesi Sanal Clinic ödül miktarı 15.000,00 TL Dijital Biz 20 Dijital Biz 21
Sayfa 22 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Haber Global Bilişim Derneği (BİDER), 21 Eylül 2020 tarihinde 64 bireysel ve 5 kurumsal olmak üzere toplam 69 Kurucu Üye ile kuruldu. Derneğin ana omurgasını yakla- şık bin üyesi olan 1 Haziran 2018 tarihinde kurulmuş “Bilişimciler” ve 15 Kasım 2017 tarihinde kurulmuş “BİLİŞİM GRUBU” oluşturuyor. BİDER, bilişim alanında Türki- ye’nin en önde gelen sivil toplum kuruluşu olmayı hedefliyor. Global Bilişim Derneği (BİDER) ile ilgili gelişmelerden haberdar olmak isteyenler https://www.bilisimdernegi.org web sitesi- ni ziyaret edilebilir. Global Bilişim Derneği (BİDER) Başkanı Şenol Vatansever derneğin vizyonu, misyo - nu, hedefleri, Türk ve global teknoloji dünya - sına sağlayacağı katkıları ile ilgili sorumuza sektörden çok olumlu tepkiler aldıklarını ve birçok sektör profesyonelinin üyelik başvu - rusu yapmak istediklerini belirterek sözle - rine başladı: “Global Bilişim Derneği -kısa ismiyle BİDER- 21 Eylül 2020 tarihinde 64 bireysel ve 5 kurumsal olmak üzere toplam 69 Kurucu Üye ile kuruldu. Çok yeni bir derneğiz. Tabi ki derneğin Kurucu Üyelerini oluşturan yaklaşık bin üyesi olan Bilişimci - ler (bilisimdernegi.org) ve BİLİŞİM GRUBU (bilisimgrubu.org) gruplarımızın 3 yıllık beraberliğini saymazsak… Genelde 8-10 kişi bir araya gelir, önce dernek kurar, sonra da üye sayısını artıramadıklarından ya da aktif olamadıklarından maalesef tabela derneği olmaktan öteye geçemez. Türkiye’deki derneklerin büyük bir kısmı bu durumda. Biz öncelikle bin üyeye yakın aktif gruplar oluşturduk. Şu an yüzlerce başvuru bekliyor durumda. Gruplarımızdaki üyelerimizin büyük bir kısmı daha önce bir derneğe üye olmamış, dernekçilik konusun - da tecrübesi olmayan arkadaşlarımızdan oluşuyor. Ama bizim için en önemli temel kriterlere sahipler. Heyecanları, istekleri ve enerjileri var.” Vatansever , Derneğin ana omurgasını oluşturan Bilişimciler ve BİLİŞİM GRUBU ve vizyonları hakkında bilgi vererek sözleri - ne devam etti: “Bilişimciler, farklı sektör ve alanlarda faaliyet gösteren kurumların/şir - ketlerin Bilgi Teknolojileri (BT) bölümlerinde çalışanlar, Üniversitelerde BT bölümlerinde görev alan akademisyenler, BT alanında faaliyet gösteren üretici/distribütör/çözüm sağlayıcı şirketlerin sahipleri/ortakları ve çalışanları, BT alanında çalışan basın mensupları ve BT alanına ilgi duyan kanaat önderlerinden oluşan Türk bilişim sektörü - nün en geniş tabanlı düşünce topluluğu. 1 Haziran 2018 tarihinde kurduğumuz Bili - şimciler, ‘Yerli ve Milli Teknolojiler’ ve ‘Ge - lecek 5.0’ yaklaşımlarını benimsedi. Bilişim sektöründeki mesleki gelişmeyi ve daya - nışmayı arttırırken; yasal düzenlemeler, standartlar, çalışma koşulları, yapay zeka, siber güvenlik, nesnelerin interneti, endüs - tri 4.0, sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik, teşvik politikalarının yüksek teknolojiye ve yüksek katma değere sahip üretime öncelik tanır noktaya getirilmesi, ihracat niteliğimi - zin yüksek teknoloji yönünde geliştirmesi, yerli teknoloji girişimlerinin artırılması ve desteklenmesi gibi konularda Kamu’ya des - tek vermeyi ve kamuoyuna yol göstermeyi amaçlıyoruz. BİLİŞİM GRUBU , CIO ve IT yöneticile - rinden oluşan Türk bilişim sektörünün en etkili düşünce topluluğu. Sektördeki özel şirketler, STK’lar, kamu ve diğer paydaşlar - da görev alan bilişim yöneticilerini bir ara - ya getirerek sektörün ihtiyaçlarına çözüm üretmek, kamuoyu oluşturmak ve gelecek nesillere bilişim alanında yüksek teknoloji üreten bir Türkiye bırakılmasına katkı sağ - lamak amacıyla 15 Kasım 2017 tarihinde kurduk. Kısa zamanda bilişim sektörünün önemli oluşumlarından birisi haline geldik. Türkiye’nin 2023, 2053 ve 2071 vizyonunu yakalamasının tek yolunun Gelecek 5.0 motivasyonuyla yüksek teknoloji üretmek - ten geçtiğine inanıyoruz. Almanya ile anılan Endüstri 4.0, Japonya ile anılan Toplum 5.0’ın da ötesinde Türkiye Global Bilişim Derneği (BİDER) Kuruldu! Dijital Biz 22 Dijital Biz 23
Sayfa 24 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Haber ile anılmasını hedeflediğimiz Gelecek 5.0 yaklaşımımızı Mart 2018’de kamuoyunun bilgisine sunduk. Gelecek 5.0; yüksek tek - noloji, mutlu insan ve dünya barışı temelli bir yaklaşım.” Başkan Şenol Vatansever , Global Bilişim Derneği’nin bilişim alanında Türkiye’nin en önde gelen sivil toplum kuruluşu olma - yı hedeflediğini belirterek açıklamalarına devam etti: “Dernek adında geçen ‘global’ kelimesinin hakkını vererek yurt dışındaki sivil toplum kuruluşları ile ortak çalışmalar ve iş birliği yapacağız. Üniversiteler, kamu kurumları, diğer STK’lar, özel şirketler gibi tüm paydaşlar ile ortak projeler yürütece - ğiz. Sektörü birleştirmek ve etki alanını artırmak amacıyla platform, federasyon ve konfederasyon yapıları kurulması ya da dahil olunması için gerekli çalışmaları yapacağız. Üyelerimizin talep, görüş ve değerlendirmelerini ilgili paydaşlara iletip süreçleri takip edeceğiz. Üyelerimiz arasın - daki etkileşimi, yardımlaşmayı, dayanışma - yı, iş birliğini ve ticari ilişkileri artıracağız. Bilişim alanında faaliyet gösteren yetişmiş insan kaynağının oluşturulması için genç - lere ilerleyen dönemde staj, iş imkanları ve eğitim bursları vermeyi planlıyoruz. Bilişim - le ilgili toplumsal sorunlara çözüm önerileri geliştireceğiz. Gelişmelerden haberdar olmak isteyenler https://www.bilisimder - negi.org web sitemizi ziyaret edebilir.” Dernek Tüzüğünden: Derneğin Amacı ve Bu Amacı Gerçekleştirmek İçin Dernek - çe Sürdürülecek Çalışma Konuları ve Biçimleri ile Faaliyet Alanı Dernek; Bilişim alanında Türkiye’nin en önde gelen sivil toplum kuruluşu olma hedefiyle, üyelerinin sektör ile ilgili talep, görüş ve değerlendirmelerini, Bilişim sek - töründe faaliyet gösteren diğer paydaşlara etkin bir şekilde ileterek, derneğin Bilişim alanında önemli bir yapı taşı olmasını sağ - lamak, Üyeleri arasında iş birliğini geliştir - mek ve üyelerinin sektördeki diğer kurum ve kuruluşlar ile kurumsal ve sağlıklı ilişki - ler kurmalarını sağlamayı amaçlamaktadır. Dernek bu amaçları gerçekleştirmek için; • Üyelerini bir araya toplamak ve üyeler arasın- daki etkileşimi, yardımlaşmayı, dayanışmayı, iş birliğini ve ticari ilişkileri artırmak, • Üyelerin avantajlı olarak katılabileceği ulusal ve uluslararası zirve, konferans, kurultay, çalıştay, eğitim, kurs, seminer, açık oturum vb. organizas- yonlar düzenlemek ya da düzenlenen organi- zasyonlara katılım sağlamak, • Üyeleri için yurt içi ve yurt dışı geziler düzenlemek, • Bilişim alanında faaliyet gösteren yetişmiş in- san kaynağının oluşturulması için gençlere staj, iş imkanları ve eğitim bursları vermek, • Yasal düzenlemeler, standartlar, çalışma ko- şulları gibi konularda Bilişim sektöründe faaliyet gösteren diğer paydaşlara fikir ve destek ver- mek, • Bilişim sektöründe yerli ve milli teknolojilerin üretilmesinin desteklenmesine katkıda bulun- mak, bu konuda kamuoyu oluşturulması ama- cıyla çalışmalar yürütmek, rapor ve yayınlar hazırlamak, • Yerli ve milli teknoloji ürünlerinin belirlenmesi ve ilgili kurumlara sunulması, birbirini tamamlayan çözümler için firmaların ve kurumların birbirleriy- le buluşması için çalışma yapmak, • Kamu kurumlarında kullanılan teknoloji ürün- lerinin envanterinin çıkarılması, mevcut durum analizinin yapılması, yerli ve milli teknolojilerin ağırlığının artırılması için etkin bir planlamanın yapılması için gerekli destekleri vermek, • Teşvik politikalarının yüksek teknolojiye ve yüksek katma değere sahip üretime öncelik tanır noktaya getirilmesi için önerilerde bulunmak, • İhracatımızın niteliğinin yüksek teknoloji yönünde geliştirmesinin sağlanmasına katkıda bulunmak, • Yapay zekâ, siber güvenlik, nesnelerin interneti, endüstri 4.0, sanal gerçeklik, artırıl- mış gerçeklik gibi daha birçok konunun daha fazla konuşulmasını sağlamak, • Savunma sanayinden iletişim sektörüne, sağlık teknolojilerinden tarım altyapısına, yapay zekâya kadar her alanda Türkiye’nin yeni yatırımlara, yeni yaklaşımlara, yeni giri- şimlere ihtiyacı noktasında yol göstermek ve destek vermek, • Gerekli gördüğü yerlerde şubeleri ve temsil- cilikleri oluşturmak. Şubelerle ve temsilcilik- lerle ilişkileri sürdürmek, • Derneğin çalışmalarını verimli ve etkin biçimde yürütmek, katılımı artırmak amacıyla gerekli gördüğü Danışma Kurulları, Özel Ku- rullar, Çalışma Grupları, Özel Birimler oluş- turmak ve bunların görev ve sorumluluklarını yönergelerle belirlemek, yönergelere uygun biçimde çalışmalarını sağlamak, • Yurt dışındaki sivil toplum kuruluşlarına, dernek veya kuruluşlara üye olmak ve bu kuruluşlarla ortak çalışmalar ve iş birliği yap- mak, • Platform, federasyon ve konfederasyon yapıları kurulması ya da dahil olunması için gerekli çalışmaları yapmak, • Kamu ve özel üniversiteler ile ortak projeler yürütmek, • Kamu kurum ve kuruluşları ve özel şirketler ile ortak projeler yürütmek, • Diğer Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ile ortak projeler yürütmek, • Bilişimle ilgili toplumsal sorunlara çözüm öneri leri geliştirmek, • Pazar araştırmaları yapmak ve yayınlamak, • Yarışmalar düzenlemek ve ödüller vermek, • Bağış kampanyaları düzenlemek, • Üyeler arasındaki ilişkileri geliştirmek ve ihtiyaç duyduğu gelirleri temin etmek için lokal, dinlenme tesisi vb. iktisadi, ticari ve sanayi işlet- meler kurmak, işletmek ya da işlettirmek, • Gerek görülmesi durumunda vakıf kurmaktır. Dijital Biz 24 Dijital Biz 25
Sayfa 26 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Haber Global Bilişim Derneği (BİDER) Yönetim ve Denetim Kurulları Global Bilişim Derneği (BİDER) Kurucu Üyeleri Adı ve Soyadı: Görev Unvanı: 1) Şenol VATANSEVER 2) Murat KEÇECİLER 3) İbrahim Özer AKINCI 4) Arzu TUFAN 5) Samet BAYRAKÇI 6) Büşra DEMİREL 7) Emre BORA 8) Hüsnü TAVLAŞ 9) Naim Erol ÖZGÜNER 10) Ömer Özgür ÇETİNOĞLU 11) Güven YAKAN 12) Ebru YILDIZ 13) Fisun DİLEK 14) Caner CAN 15) İsmail DURANKAYA 16) Salim GÜNAY 17) Çiğdem MORKOÇ 18) Şahabettin AKTAN 19) Ferdi YILMAZ 20) Zekeriya ÖZNAM 21) Baha Bahadır GÜRGEN 22) İlker BATILI 23) Recai DENERİ 24) İhsan Alper TÜRKAY Yönetim Kurulu Asıl Üyesi, Başkan Yönetim Kurulu Asıl Üyesi, İkinci Başkan Yönetim Kurulu Asıl Üyesi, Genel Sekreter Yönetim Kurulu Asıl Üyesi, Yazman Yönetim Kurulu Asıl Üyesi, Sayman Yönetim Kurulu Asıl Üyesi Yönetim Kurulu Asıl Üyesi Yönetim Kurulu Asıl Üyesi Yönetim Kurulu Asıl Üyesi Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Yönetim Kurulu Yedek Üyesi Denetim Kurulu Üyesi Denetim Kurulu Üyesi Denetim Kurulu Üyesi Denetim Kurulu Yedek Üyesi Denetim Kurulu Yedek Üyesi Denetim Kurulu Yedek Üyesi 1) Şenol VATANSEVER 2) Murat KEÇECİLER 3) İbrahim Özer AKINCI 4) Arzu TUFAN 5) Samet BAYRAKÇI 6) Büşra DEMİREL 7) Emre BORA 8) Hüsnü TAVLAŞ 9) Naim Erol ÖZGÜNER 10) Ömer Özgür ÇETİNOĞLU 11) Güven YAKAN 12) Ebru YILDIZ 13) Fisun DİLEK 14) Caner CAN 15) İsmail DURANKAYA 16) Salim GÜNAY 17) Çiğdem MORKOÇ 18) Şahabettin AKTAN 19) Ferdi YILMAZ 20) Zekeriya ÖZNAM 21) Baha Bahadır GÜRGEN 22) İlker BATILI 23) Recai DENERİ 24) İhsan Alper TÜRKAY 25) VATANSEVER BİLİŞİM ANONİM ŞİRKETİ 26) PATRİOT TEKNOLOJİ ANONİM ŞİRKETİ 27) AHTAPOT BİLİŞİM SİSTEMLERİ ANONİM ŞİRKETİ 28) Sema VATANSEVER 29) Gürkan TURAN 30) AYA TEKNOLOJİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ 31) Murat ÖGE 32) Serkan GÖÇER 33) Volkan KALYONCU 34) Ekrem KESKİN 35) İMAY BİLİŞİM VE BARKOD SİSTEMLERİ VE ETİ- KET SANAYİİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ 36) Mehmet Sait YILMAZ 37) Fahrettin ÇAYLI 38) Serkan TOYLAN 39) Ulaş CANTEPE 40) İsmail Emre HELVACI 41) Zeki ŞEVİK 42) İbrahim NARMAN 43) Mehmet Ali SAVAŞ 44) Özgür DIŞLIK 45) Fahri ŞENGÜL 46) Sedat DEMİRDOĞAN 47) Mennan ÖZTÜRK 48) Serhat ULU 49) Ramazan TEMEL 50) Emre KUNDUROĞLU 51) Yusuf TOSUNOĞLU 52) Üstün Murat YILDIZ 53) Savaş Murat ALKIM 54) Mustafa ÇAĞLIYAN 55) Gökhan ÜNLÜ 56) Saruhan TÜRKMEN 57) Anıl Ayber ERGUNŞAH 58) Gürkan YILMAZ 59) Adem BÜYÜKÖZER 60) Serkan KANDEMİR 61) Mutlu ATAÇ 62) Fatih KÖSEOĞLU 63) Mustafa Özgür GÜNGÖR 64) Coşkun AYRAN 65) Nurettin KAHYAOĞLU 66) Emre ALBAYRAK 67) Musa SAVAŞ 68) Murat MUTLU 69) Özgür GÜVERÇİN Dijital Biz 26 Dijital Biz 27
Sayfa 28 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Haber Global Bilişim Derneği (BİDER) Kurucu Üyelerinden Görüşler… Arzu TUFAN Bilişim alanında nitelikli insan gücü ve beyin göçünün engellenmesi ile birlikte bilişim sektöründe önemli bir yapı taşı olmayı hedeflemekteyiz. Global Bilişim Derneği, yapay zeka, insansı robotlar, siber güvenlik, nesnelerin interneti, endüstri 4.0, toplum 5.0, blockchain (blok zinciri), sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik, büyük veri ve bulut bilişim gibi önemli bilim dallarında, ülkemize artı değer katan projeler sunmayı esas alan, milli ve yerli teknolojilerin kullanılmasını destekleyen, bilişim alanında nitelikli insan gücünün arttırılması ve beyin göçünün engellenmesi ile birlikte bilişim sektöründe önemli bir yapı taşı olmayı hedef- lemekteyiz. Samet BAYRAKÇI BİDER ile birlikte genç nesil bilişim sektö- ründe emin adımlar ile ilerliyor. Sektörü- müzün tecrübeli isimleri ile birlikte olmak, onlardan yararlanmak genç nesil için çok önemli bir kazanımdır. Global Bilişim Derneği’ni özetlemek gere- kirse; üstlenmiş olduğu misyon, vizyon ile birlikte Türkiye’nin bilişim sektöründe önde gelen duayenlerinin bir araya gelerek ortak bir amaca yani bilişim sektörünün eksiklikleri- ne, sektör iş birliklerine, Türkiye bilişim sektö- rünün dünya genelinde takip eden değil takip edilen bir teknoloji üreticisi olması noktasında çözüm olmak için yakılmış bir ateştir. Kısa sürede Türkiye’nin öncü firmalarında görev yapan birbirinden değerli 70 kurucu üye ile birlikte çıkılan bu yolda eminiz ki yakılan ateş en kısa zamanda bir çığ gibi çoğalarak sektörümüzde birçok faydalı amaca hizmet edecektir. Ayrıca Bilişim sektöründe yer alan birçok derneği göz önüne aldığımızda, Global Bilişim Derneği kurucu üyelerinde ve yönetim kurulu kadrosunda yer vermiş oldu- ğu kişilerle de gençlere vermiş olduğu önemi ortaya koymaktadır. Türkiye’nin geleceğini belirleyecek olan genç neslin sektörün tec- rübeli duayenleriyle birlikte hareket etmesini sağlayacak olması da önemlidir. Hüsnü TAVLAŞ Global Bilişim Derneği geniş organizasyo- nu ve dinamik yapısıyla STK olarak bili- şim alanında önemli bir boşluğu doldur- maya aday olmuştur. Global Bilişim Derneği, Bilişim Sektöründe farklı alanlardan birçok paydaşı bir araya getirerek bilişim teknolojilerinde toplumsal ve ekonomik yarar sağlamakla birlikte bilişim teknolojilerinin toplumun her alanında etkin ve doğru kullanımını yaygınlaştırmayı hedeflemiş bir sivil toplum kuruluşu olarak çıktığı bu yolda; iş dünyası, akademi ve kamu kuruluşları ile iş birliği içerisinde çalışa- rak, gelecek nesillere yüksek teknoloji üreten bir Türkiye bırakılmasına katkı sağlamayı da kendine amaç edinmiştir. Bu amaç ve hedef- ler doğrultusunda geniş organizasyonu ve dinamik yapısının yanında birleştirici, üretken ve çözüm odaklı yaklaşımı ilke edinmiş STK olarak bilişim alanında önemli bir boşluğu doldurmaya da aday olmuştur. Naim Erol ÖZGÜNER BİDER Teknoloji Dünyasına Soluk Olmak İçin Hayatına Başlıyor Global Bilişim Derneği - BİDER, siyaset üstü organizasyon yapısı ve kurulum amacıyla sektörün ilgili bütün parçalarını bir araya ge- tirerek puzzle’ın tutkalı olmayı hedefleyen bir sivil oluşumdur. Geleceğin teknolojileri, onla- rın toplum hayatına katkılarını tüm paydaşla- ra ve insanımıza en doğru en objektif ve en yararlı haliyle sunarak kamuoyunu oluştur- mak ve bilgilendirmeyi ise görev addetmek- tedir. Pandemi sonrası bacasız sanayinin artık sadece turizm sektörü olmadığı, bilişim sektörüne yatırım yapan ülke ve firmaların fark yaratarak hem milli gelir hem ihracat potansiyeli hem de nitelikli işgücü yarattığı- na şahit oluyoruz. BİDER, sektörün yetişmiş insan gücü ihtiyacının ortaya çıkarılması ve Bilişim sektörünün ülkenin lokomotif sektörü olabilmesi adına yapılabilecek tüm geliştirme ve iyileştirmelerin gerçekleştirilmesi adına, tüm paydaşları bir araya getirebilmeyi, sek- törün önünün açılması sorunlarının çözüle- bilmesi adına lokomotif görevi görebilmeyi amaçlamaktadır. Ebru YILDIZ Geleceğe Dijital Medeniyetlere Işık Tutar BİDER Bilişim ve teknoloji dünyasını takip eden, her alandan insanı bir araya getirmek ve sektöre destek vermek amacıyla kurulmuş, birlik ve bütünlüğünü sağlayan sektördeki diğer der- nek ve gruplardan dinamik genç yapılanması ile kendini ayrıştıran, dijitalleşerek geleceğe, dijital medeniyetlere, ışık tutar BİDER. Fisun DİLEK Bilişim ve teknoloji sektörüne sorumlu liderlik yapmak amacıyla kurulan BİDER çalışmalarına başladı. Bilişim ve teknoloji alanında Türkiye’nin en önde gelen sivil toplum kuruluşu olma hede- fiyle bilişim sektöründeki birçok kişinin büyük bir heyecanla bir araya gelerek oluşturduğu Global Bilişim Derneği (BİDER) çalışmalarına tüm hızıyla başladı. Teknolojinin durdurula- maz bir hızla ilerlediği günümüz dünyasında BİDER olarak bilişim sektöründe faaliyet gös- teren tüm firmaları ve bu sektördeki herkesi bir araya getirerek iş birlikteliklerini ve fırsat- ları artırmak, yetişmiş insan kaynağının Dijital Biz 28 Dijital Biz 29
Sayfa 30 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Haber oluşturulmasında rol almak, yerli ve milli pro- jeleri desteklemek, eğitimler, panel ve kon- feranslar ile sektörümüzdeki bilgi ve fikirlerin paylaştıkça çoğalmasını sağlayarak, ülkemi- zin bilişim ve teknoloji alanında ilerlemesini sağlayacak atılımları destekleyeceğiz. İsmail DURANKAYA BİDER ülkemizin bilişim alanında gelişimi- ne katkı sağlayacaktır. BİDER; Ulusal ve Uluslararası toplantılar, organizasyonlar ve eğimlerle vizyonel yakla- şımların oluşmasına, farkındalığın artmasına, mevcut insan kaynaklarının ve niteliklerinin artırılmasına katkı sağlayacaktır. Dünyada yeni savaş cephesi olarak görülen siber güvenlik konularında özel şirketler ve kamu kuruluşlarına alması gereken önlemler- de destek sağlayacak, Ülkemizin hızla dijital- leşen devlet kademelerinde bireysel verilerin korunması, depolanması gibi konularda attığı adımlara Avrupa standartlarında destek oluş- turacaktır. Millileştirme projeleri kapsamında geliştirilen ürünlerin ülkemize sağlayacağı katkıları, eko- nomi açısından ithalat/ihracat dengesindeki etkisini, ülkemize getireceği kazançları milli değerlerimizi baz alarak doğru ve tarafsız bir şekilde anlatacaktır. Devletin bilişime ilişkin kanunlarında yetkilile- ri doğru verilerle bilgilendirerek, gerekli des- teğin tarafsız şekilde verilmesini sağlayarak, ülkemizin bilişim alanında ilerlemesine katkı sağlayacaktır. Çiğdem MORKOÇ Dünyamızı değiştirecek üstün teknolojiler şu anda hayal ürünü gibi gelebilir. Teknolojinin değişimi ve dönüşümü ile birlikte bilişim sektöründe yapay zekâ, siber güven- lik, IOT, endüstri 4.0, blockchain (blok zinciri), otonom teknolojileri vb. birçok yenilikçi tekno- lojiler bilim alanında yer almaktadır. Biz de bu yenilikçi teknolojileri yakından takip etmekte- yiz. Dünyamızı değiştirecek üstün teknolojiler şu anda hayal ürünü gibi gelebilir olsa da bu alanda yetişen nitelikli insan gücü ile ülkemi- ze artı değer katan projeler hedeflemekteyiz. Baha Bahadır GÜRGEN Teknoloji ve Gelecek Global Bilişim Deneği (BİDER), Türkiye’deki IT profesyonellerini ve akademisyenleri bir araya getirerek dinamik ve çalışkan kadro- suyla devletimiz ve özel sektör için yüksek teknoloji alanında çalışmalar yapmak, gerek- tiğinde aktif göreve hazır ve geleceğe dönük çalışmalar yaparak ülke ekonomisine ve geli- şimine katkı sağlamak amacıyla kurulmuştur. Ülkemiz için hayırlı olmasını temenni ederim. İhsan Alper TÜRKAY Dijitalleşme projeleriniz için doğru adres... Global Bilişim Derneği’nin, Türkiye’de sektö- rün gelişmesi ve bilgi alışverişinin güçlenme- si adına oldukça olumlu katkıları olacağına inanıyoruz. Ülkemizin sahip olduğu yetişmiş bilişim iş gücü ve yaratım potansiyelinin sadece ülke sınırları ile kısıtlanmaması ve uluslararası platformlarda doğru temsil edil- mesi, tüm sektör katılımcıları için ek fayda sağlayacağını düşünüyoruz. Sema VATANSEVER Kurucu Üyesi olmaktan gurur duyduğum Derneğimizin sektör paydaşları ile iş birli- ği içerisinde bilişim sektörünün gelişimi- ne önemli katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum. Global Bilişim Derneği’nin (BİDER) ülkemize ve sektörümüze hayırlı ve uğurlu olmasını dilerim. Kurucu Üyesi olmaktan gurur duy- duğum Derneğimizin sektör paydaşları ile iş birliği içerisinde bilişim sektörünün gelişimi- ne önemli katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum. Üyelerimiz arasındaki etkileşimin, yardımlaş- manın, dayanışmanın, iş birliğinin ve ticari ilişkilerin artırılmasının gelişimin devamlılığı için kilit önemde olduğunu düşünüyorum. Derneğimizin amaçları arasında yer alan bilişim sektöründe yerli ve milli teknolojilerin üretilmesinin desteklenmesine katkıda bulu- nulması, bu konuda kamuoyu oluşturulması amacıyla çalışmalar yürütülmesi, rapor ve yayınlar hazırlanması; ülkemizin dışa olan bağımlılığının azaltılmasında, bilişim ihraca- tının artırılmasında ve kalkınmasının sağlan- masında değerli katkılar sağlayacaktır. Tüm sektör profesyonellerini tecrübelerini paylaşmak ve bu nezih topluluğun değerli bir üyesi olmak üzere Derneğimize üyelik başvu- rusu yapmaya davet ediyoruz. Zeki ŞEVİK Hızlı Kalkınmanın Anahtarı: Bilişim Bilgi teknolojileri, tüm dünyada önemi her geçen gün artan stratejik bir konuma gelmek- tedir. Şirketler ve ülkeler gelecek planlarını bilgi teknolojilerinin artan bu önemine uygun olarak yeniden şekillendirmektedir. Hangi sektörden olursa olsun mevcut operasyonla- rını bilişimin gücü ile daha verimli hale getire- meyen şirketlerin rekabette geri kalacağı çok açıktır. Günlük hayatın hemen her alanını derinle- mesine etkileyen bilişim rüzgarını ülkemiz için kullanılabilir bir enerjiye çevirebilmek için yapılması gereken çok fazla iş var. Burada en önemli noktalardan birisi de özel sektör ve Dijital Biz 30 Dijital Biz 31
Sayfa 32 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Haber kamu arasında hızlı ve etkin iletişim kanalla- rının oluşturulmasıdır. Özel sektörün talep ve ihtiyaçlarını bilen kamu, bilişim politikalarının oluşturulmasında çok daha etkin olacaktır. Global Bilişim Derneği’nin bu etkin kanalların oluşturulmasında ve dolayısı ile ülkemizin bilişim merkezli kalınma yolculuğunda çok önemli bir rol oynayacağına inanıyorum. Mehmet Ali SAVAŞ BİDER, Ülkemizin dijitalleşme süreçle - rinde, Endüstri 4.0 ve Toplum 5.0 gibi hedeflere daha kısa sürede ulaşmasında ve BT sistemlerinde dışa bağımlılığın azaltılması noktasında etkin rol oynaya - bilir. Kamu ve özel sektörden geniş katılıma ve etkin bir kurucu üye profiline sahip olan Global Bilişim Derneği’mizin kuruluşu ha - yırlı olsun. BİDER’in sahip olduğu bu üye potansiyel gücüyle kısa sürede Türkiye’nin en büyük bilişim dernekleri arasında yerini alacağına inanıyorum. Sivil toplum kuruluşlarının dönüştürücü olarak etkin rol oynadığı günümüzde, Bİ - DER’in sahip olduğu bu üye potansiyeliyle beraber Bilişim sektörüne ve ülkemizin dijital dönüşümüne önemli katkılar sağlaya - cağı kanaatindeyim. BİDER, Ülkemizin dijitalleşme süreçlerinde, Endüstri 4.0 ve Toplum 5.0 gibi hedefle - re daha kısa sürede ulaşmasında ve BT sistemlerinde dışa bağımlılığın azaltılması noktasında etkin bir rol oynayabilir. IT sektörünün gelişimine katkı verme kapsa- mında, en önemli işlerden birisi de bu sektör- deki insan kaynağının yeterliliği ve yetkin - liğidir. Dernek olarak, bu noktada da ilgili kamu ve özel sektör kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde çözüm önerileri geliştirebileceği - mizi düşünüyorum. Mustafa ÇAĞLIYAN Derneğimizin kurucu üyesi olmaktan mut- luluk duyuyorum. Dijital çağın yeniden kodları yazılırken, Kollektif akılla hareket etmek hiç bu kadar elzem olmamıştır. Geleceği yeniden şekillendirecek olan bu oluşumun içinde olmak, milletimiz ve devle - timiz için faydalı işler yapacak olmanın da haklı gururunu yaşıyorum. Geleceğin maya - sını, teknoloji ve bu teknolojiye sahip olanlar oluşturacak. Gelecek geliyor diyenlere geldi bile demek istiyorum. Artık değişim dediği - miz algının da eşik noktasındayız. Bildikle - rimizi unutup, geleceği yeniden yeni model - lerle tasarlamaya hazır olmamız gerekecek. Dijital çağın yeniden kodları yazılırken, gele - ceği yeniden modellemek; birlikte akıl yürü - terek, birlikte tasarlayarak ve kurulacak olan yeni oyunun içinde oyun kurucu olmak hep birlikte çalışarak mümkün olacaktır. Ülke olarak, dünya devletleri ile gireceğimiz bu teknolojik yarışta kollektif akıl her zamankin - den daha fazla önem kazanacaktır. Bu kap - samda derneğimizin yapacağı çalışmalar ve oluşturacağı sinerjiye her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyacağız. Yapacağımız çalışmaların, tüm paydaşlarımız, Devletimiz ve Milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Fatih KÖSEOĞLU Etkin Bir Teknoloji Gücü Global dünyada teknolojinin ve yönetilebilir bilginin en etkin güç haline dönüşümünün yaşayan şahitleri olarak; daha evvel sanayi devriminde yaşadığımız, geç kalmışlığın ve sezgisizliğin tekrar edilmemesi adına milli teknolojilerin geliştirilmesi ve mevcut geliş- mişliğin daha da üst düzeylere taşınması adı- na bir araya geldiğimiz BİDER’in çok değerli kurucu üyeleri arasında olmaktan gurur ve mutluluk duyuyorum. Emre ALBAYRAK Nesnelerin İnterneti Daha Hızlı Kavrana- cak ve Yaygınlaşacak Nesnelerin İnterneti kavramını kısaca hatırla- yalım: Donanımların yapay zekâ ile birbirleri arasında etkileşim kurarak, anlamlı ve ölçü- lebilir veriler üretmesinin yansıra çalıştıkları aygıtın insan gereksinimi olmadan görevini kusursuzca icra etmesidir. Aydınlatmadan ısıtma sistemlerine; arıza durumunda ilgili kurumlara bilgi veren ve buna benzer otomasyonları barındıran akıllı evler; akıllı evlerin birleşimi ile akıllı şehirler, merkezden kontrol edilen akıllı trafik otomas- yonları, akıllı sağlık sistemleri, akıllı tarım ve hayvancılık, akıllı İHA’lar vb. savunma sistemleri… Verdiğimiz bu örnekleri çoğalta- biliriz. Ülkemizdeki bilişimciler olarak Nesnelerin İnterneti daha hızlı kavranmalı ve yaygınlaş- malıdır. Tam da bu maksatla; Yapay zekâ, siber güvenlik, nesnelerin inter- neti, endüstri 4.0, sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik gibi daha birçok konunun daha fazla konuşulmasını sağlamak gibi hedefleri bulunan Global Bilişim Derneği kuruldu. Adı kısaca BİDER… Dijital Biz 32 Dijital Biz 33
Sayfa 34 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Haber 20’den fazla farklı ülkeden 2 bini aşkın teknoloji profesyoneli, Avrasya’nın en büyük online bulut bilişim etkinliği Clou- dTalk Online MatchMaking zirvesinde bir araya geldi. Etkinliğin ilk gününde 5 farklı salonda eş zamanlı olarak gerçekleşen konferanslarda 60’dan fazla konuşmacı- nın sunumlarını canlı olarak izleme fır- satı bulan binlerce katılımcı, sanal fuaye alanında 50’yi aşkın teknoloji firmasının geliştirdiği çözümleri inceleme ve sektör profesyonelleri ile bire bir görüşme fırsatı buldu. Habertürk Sunucusu Mehmet Akif Ersoy moderatörlüğünde “Bilişim Teknolojileri Geleceğimizi Nasıl Şekillendirecek” pane- li CXO Vision Hall’da gerçekleşti. Global Bilişim Derneği (BİDER) Başkanı ve Dijital Biz Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Şenol Vatansever, İstanbul Büyükşehir Belediye- si (İBB) Bilgi İşlem Daire Başkanı Dr. Erol Özgüner ve İstanbul Okan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Güner Gürsoy bilişim teknolojilerinin günümüzdeki öne- mine ve geleceği nasıl şekillendireceğine ilişkin görüşlerini aktardılar. Avrasya’nın IT Profesyonelleri CloudTalk Online MatchMaking Summit Zirvesinde Buluştu cloudtalksummit.online adresinden halen ka- tılımın mümkün olduğu etkinlik, sanal fuaye alanında Alibaba Cloud, Acronis, Cloudflare, Equinix, Acronis, Uzman Posta, Bulutistan, LogoSoft gibi onlarca teknoloji devi ile misa- firlerini 14 Ekim 2020 tarihine kadar ağırla- maya devam edecek. Teknoloji Profesyonelleri Sınır Tanımadı Pandemi dönemi ile birlikte geleneksel etkin- likler yerlerini hızla dijital halefine bırakırken, bulut bilişim sektörü kendisinden beklendiği gibi bu inovasyona ne kadar hızlı adapte olabileceğini gösterdi. Almanya, Kanada, Hindistan, Rusya, Amerika gibi 20’den fazla ülkeden yüzlerce IT profesyoneli mekân ve zaman bağımsız CloudTalk Online MatchMa- king zirvesine kendi hazırladıkları toplantı ve konferans ajandaları ile kişisel bilgisayarları üzerinden katıldı. Etkinliğin henüz ilk günü olmasına rağmen 2 binin üzerinde birebir etkileşimin gerçekleştiği zirvede Dijital dönüşüm, yapay zekâ, çoklu bulut uygulamaları, mikroservis teknolojileri, bulut sistem güvenliği ve pandemi dönemin- de sektör trendleri gibi pek çok konu başlığı uzmanların yorumları ile masaya yatırıldı. Ayrıca Bilgi Teknolojileri Kurumu (BTK) katılı- mı ile web trendleri ve Türk kobi’lerinin dijital dönüşümü konuşuldu. Avrasya Bulut Bilişimin Gücü ile Büyüye- cek Dünya devlerinden lokal girişimlere kadar 50’den fazla şirketin yer aldığı CloudTalk MatchMaking Zirvesi fuaye alanında ilk 24 saate 1000’i’ aşkın girişimci ve sektör profes- yoneli, katılımcıların sunduğu ürün ve servis- ler hakkında bilgi aldı. Yabancı ziyaretçi ve katılımcılar için simultane tercüme hizmetinin de sunulduğu etkinlikte yeni iş ortaklıkların da ilk adımları atıldı. Bilişim Teknolojileri Geleceğimizi Nasıl Şekillendirecek Dijital Biz 34 Dijital Biz 35
Sayfa 36 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Haber 14 Ekim 2020 tarihine kadar fuaye alanının eski yeni tüm ziyaretçilerin ücretsiz katılımı- na açık olacağını belirten CloudTalk Global CEO’su Burkay Yapağcıoğlu “Bu etkinlik bulut bilişim için servis üreten, sunan, des- tek veren her bir girişimin ve profesyonelin yeni fırsatlarla buluşmasını ve başta ülkemiz olmak üzere tüm Avrasya’nın Bulut Bilişimde tıpkı batılı rakipleri gibi söz sahibi olmasını amaçlıyor. Bir başka ifade ile CloudTalk Mat- chMaking Zirvesi Avrasya’daki bulut bilişim oyuncularının doğru networking motivasyon- ları ile bir araya geldiğinde nasıl bir potansi- yeli tetikleyebileceğinin güzel bir örneği. Bu sinerjiyi koruyarak sektörün tüm paydaşlarını 14 gün daha ağırlamaya devam edeceğiz. Bulut bilişime ilgi duyan, yeni iş fırsatlarını keşfetmek isteyen ya da ürün portföyünü zenginleştirmeyi hedefleyen herkesi cloud- talksummit.online adresimiz üzerinden online fuaye alanımızı ziyaret etmeye davet ediyo- ruz.” sözleri ile etkinliğin hedeflerine bir kez daha vurgu yapıyor. Bilişim Teknolojileri Geleceğimizi Nasıl Şekillendirecek Paneli Gündemi Belirledi Habertürk Sunucusu Mehmet Akif Ersoy moderatörlüğünde CXO Vision Hall’da ger- çekleşen “Bilişim Teknolojileri Geleceğimizi Nasıl Şekillendirecek” paneli etkinliğe katılan 2 bini aşkın teknoloji profesyonelinin büyük bir kısmı tarafından izlenerek gündemi belir- ledi. Global Bilişim Derneği (BİDER) Başkanı ve Dijital Biz Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Şenol Vatansever, İstanbul Büyükşehir Be- lediyesi (İBB) Bilgi İşlem Daire Başkanı Dr. Erol Özgüner ve İstanbul Okan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Güner Gürsoy moderatör Mehmet Akif Ersoy’un yönelttiği soruları cevaplayarak bilişim teknolojilerinin günümüzdeki önemine ve geleceği nasıl şe- killendireceğine ilişkin görüşlerini aktardılar. Mehmet Akif Ersoy’un geleceği değiştirecek teknolojilerin neler olduğu, Türkiye’nin bu de- ğişimin şu an neresinde olduğu ve gelecekte neresinde olacağına ilişkin sorularını Global Bilişim Derneği (BİDER) Başkanı Şenol Va- tansever cevapladı. CloudTalk Online organi- zasyonu için emeği geçen herkese, panel moderatörüne ve panelistlere teşekkür ederek sözlerine başlayan Vatansever değer- lendirmelerini aktardı: “Global Bilişim Derneği (BİDER) olarak kuruluşumuzu takiben ilk desteklediğimiz etkinlik ve oluşturduğumuz panel özelliğini taşıyor. Günün anlam ve öne- mine istinaden etkinliğe üyelerimizden Premi- er Veri Merkezi’nden bağlanarak katılıyorum. Yine STK’larımızı her zaman destekleyen Bulutistan’ın oturumunu da keyifle izledik. İnşallah hedefleri doğrultusunda Türkiye’den çıkan Turcorn’lar yani Türk Unicorn’lar ara- sında da yer alacağıma inanıyoruz. Dünyada ve Türkiye’de her alanda çok hızlı değişimler yaşanıyor. Geçmişte gelecek hakkında ko- nuştuğumuz birçok kavramın artık hayatımı- za girdiğini ya da girmekte olduğunu görüyo- ruz. Diğer taraftan da 2000’li yıllarda Jetgiller gibi yaşayacağımızı hayal ederken bir anda kendimizi koronavirüs gibi küresel bir salgınla sıkıntılı bir mücadele içinde bulduk. İnsanoğ- lunun, bilimin ve teknolojinin zorlandığı za- manlardan geçmekte olduğumuz bir gerçek. Geleceği değiştirecek teknolojileri ülkeler ve bireyler açısından değerlendirmek gerekir. Ülkeler açısından baktığımızda, savunma sanayi ile ilgili teknolojilerin çok daha fazla önem kazanacağını belirtmek isterim. Cay- dırıcı savunma ve silah sistemleriyle savaş- ların ve terörün insanlığa zarar vermesinin önüne geçilecek. İHA ve SİHA teknolojileri ile Türkiye terörle mücadelede ve askeri alanda ciddi bir ivme sağladı. Silah teknolojilerinde yerli ve milli oranının artışının olumlu etkile- rini sahada bölgesel bir güç haline gelerek yaşıyoruz. Böylece enerji kaynakları dahil her alanda haklarımızı daha etkin biçimde koru- yabiliyoruz. Savunma sanayisindeki bu pozitif gelişmelerin diğer teknoloji alanlarına da yerli ve milli oranının artışı şeklinde sirayet etme- sini bekliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘yerli ve milli tek- nolojileri destekliyoruz’ ve ‘memur olma, giri- şimci ol’ yaklaşımlarının altına aynen imzala- rımızı atarız. Ama kamu kurumları maalesef hala bu yaklaşımlardan uzak görünüyor. Kimi zaman yerli firmaların ihalelere girmelerine engel olan bazı maddeler bile eklendiğine şahit oluyoruz. Yerli ve milli teknolojiler üreten firmalara ar-ge faaliyetlerine de imkân verecek şekilde kamu ihalelerinde en az %30 fiyat avantajı sağlanmasını talep ediyoruz. ‘Referansın var mı?’ şeklinde sorgulamalar yapılması yerine sağlıklı bir demo ve POC yapılarak ürünün çalıştığından emin olunma- sını öneriyoruz. Böylece büyük potansiyeli olabilecek girişimleri baltalamadan ve kolaya kaçmadan ülkemize kazandırma imkânımız olabilir. Yine bu yaklaşımın bir bileşeni olarak kamu kurumlarına yıllık teknoloji giderlerinin 2023 yılı sonuna kadar en az %50’sinin yerli ve milli teknolojilere ayrılması şeklinde per- formans kriteri verilmesinin isabetli olacağını düşünüyoruz. Zaman zaman ülke gündemimizi değişti- ren siber güvenliğin geleceği değiştirecek teknolojiler arasında her zaman olacağını düşünüyorum. Siber korsanlara ek olarak yapay zekânın da özellikle otonom araçlar gibi otonom sistemler için tehdit oluşturaca- ğını ve can güvenliğimize kast edebileceğini belirtmek isterim. Siber güvenliğin sağlanma- sında ve kişisel verilerin korunmasında adeta bir komuta merkezi olan güvenlik bilgi ve olay yönetimi (SIEM) yazılımlarının çok kritik olduğunu vurgulamak isterim. Olası risklerin sürekli geliştirilmesi gereken korelasyonlarla minimum seviyelere getirilmesi sağlanmalıdır. Yapay zekâ ve robotlar gelecekte hayatımız- da çok önemli bir yere sahip olacak. Yapay zekâ günümüzün çaresiz hastalıklarına erken tanı ve etkili tedavi, imkânsız problemlerine çözümler sağlayacak. Yapay zekâ ile terör olayları ve doğal afetler önceden tahmin edilerek, bunlara askeri robotlar ve insansız hava araçları ile müdahale edilecek. İnsansı robotlar evde bizlere hizmet ederken, sanayi robotları işte en ağır işleri yapacak. Robotla- rın üretim ve hizmet sektörlerine daha yoğun olarak gireceği gelecekte insanlara farklı iş olanaklarının sağlanması teknoloji ile mümkün olacak. Nesnelerin İnterneti ile gelecekte hayatımız- daki tüm cihazlar birbiriyle iletişim halinde olacak ve hayatımızı kolaylaştıracak. Olası sağlık problemlerinde taşıdığımız aksesuar- lar 112’yi bilgilendirecek ve ambulansın sevk edilmesini sağlayacak. Birkaç gün önce Sağlık Bakanımızın açıkladığı gibi korona- virüs hastalarının karantina süreçleri akıllı bileklikler ile takip edilecek. Karantina bölge- sinden ayrıldığında etrafa ses çıkararak uyarı verebilecek, aynı zamanda ilgili birimleri bilgilendirecek. 5G ile iletişimde sınırlar neredeyse kaldırıla- cak. Dünyadaki ve Türkiye’deki telekom ope- ratörleri için yeni fırsatların kapılarını aralaya- cak. Diğer taraftan Elon Musk’ın Starlink’inin gelişi telekom operatörleri için önemli bir tehdit oluşturacak. LinkedIn’de düzenlediğim ve ağırlıklı olarak beyaz yakalıların katıldığı 476 oy kullanılan ankette ‘Starlink Türkiye’de hizmet verirse abone olur musunuz?’ soru- suna, %86 ‘Evet, abone olurum’, %14 ‘Hayır, abone olmam.’ cevabını verdi. Starlink nedir diye açacak olursak… Starlink, Amerikan uydu şirketi SpaceX tarafından uydu interneti erişimi sağlamak üzere inşa edilmiş bir uydu takımyıldızıdır. Takımyıldızı, yer istasyonları ile birlikte çalışacak ve seri olarak üretilen 42.000 küçük uydudan oluşacak. SpaceX firması ayrıca bazı uydularını keşifler ve bilim amaçlı kullanmakla birlikte bazı uydularını ise ordulara satmayı da planlamaktadır. Wi-Fi’ın yerini 1000 kat daha hızlı olan Li-Fi, yani Light Fidelity, ışık alacak. Bu teknolojiye uygun olarak üretilmiş LED ışıklar ve cihazlar çok yüksek hızlarda haberleşecek. Deneme- lerde hızın saniyede 224 gigabayta kadar çıktığı test edilmiştir. Evdeki tüm cihazların birbirleriyle iletişimi hızlanacak. Sokak lam- balarının olduğu her yerde internete bağlanı- labilecek. Araçlar farları ile birbirleriyle ileti- şim kurabilecek. Otonom araçlar karada, havada, deniz yü- zeyinde ve içinde ulaşımımızı yenilenebilir enerjiler ile sağlayacak. Sadece otomobiller değil, kamyonlar ve tırlar da otonom olacak. Elon Musk’ın Hyperloop adını verdiği sistem sayesinde vakum tüpü içerisinde giden tren- ler 1.200 km hıza erişebilecek. Blok zinciri mimarisi hayatımızın her alanına girecek ve günümüzde aracı durumunda olan birçok kurum etkisini ve önemini yitirecek.” Dijital Biz 36 Dijital Biz 37
Sayfa 38 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Haber Habertürk Sunucusu ve panel moderatörü Mehmet Akif Ersoy geleceğin teknolojilerini dinlediklerini belirterek İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Bilgi İşlem Daire Başkanı Dr. Erol Özgüner’e İstanbulluları nelerin bekledi- ği ve teknolojinin İstanbullularla nasıl buluşa- cağı sorularını yöneltti. Özgüner, Şenol Beyin teknolojik gelişmeleri anlatan cümlelerinin gelecek zamanı ifade ettiğini, kendisinin ise İstanbul’da şu an neler yapıldığını ve ge- lecekle ilgili nelerin planlandığını anlatmak istediğini belirterek değerlendirmelerini ak- tardı: “Bugünün ve yarının bütün teknolojik gelişmelerini Şenol Bey bir şemsiye altın- da topladı. Tabi ki bunların kamu hayatına geçmesi ve içselleştirilmesi önem arz edi- yor. Covid süreci kamuda online toplantı ve çalışma düzenine geçişi hızlandırdı. Evden veya internet olan bir yerden işleriniz görül- mesi süreci başladı. Covid başladıktan kısa bir süre kamudaki 08:00-17:00 mesai klasiği değişmeye başladı. İlk iki hafta içerisinde farklı noktalardaki toplantı geliş-gidişlerine ve molalara ilişkin zaman kayıpları ortadan kalkarak arka arkaya toplantılar düzenlenme- ye başladı. Sonraki dönemde evde kalmanın getirdiği stresle işe olan ilgi daha da arttı ve başta 18:00-19:00-20:00’lere doğru kayan iş görüşmeleri ve toplantılar geceye yayıldı. Mesai uzadı ve personel verimliliği arttı. Co- vid zamanı gece 02:20’de bitirdiğim toplantı- ları dahi hatırlıyorum. İstanbul deyince; günlük nüfusu 16 milyon olan, gün içerisinde yurt içi ve yurt dışı ziya- retçisi 2-2,5 milyon olan devasa bir şehirden bahsediyoruz. Evinizde su ve doğalgaz saa- tiniz, cebinizde İstanbul Kartınızla bir çırpıda 3 alanda size dokunuyoruz. Evinizden çıkıp arabanıza bindiğinizde İSPARK ile, ilk trafik ışıklarında İSBAK ile, ödemelerinizde BEL- BİM ile, ulaşım için METRO veya İETT ile -yani belediye hizmetleri ile- gün içerisinde 7-8 kere karşılaşıyorsunuz. Biz buna o kadar alışmışız ve içselleştirmişiz ki bu hizmetlerin belediyeden geldiğini bile fark etmiyoruz. Bunların İBB hizmetleri olduğunun altını çizmek istiyoruz. Bildiğiniz gibi pandemi dö- neminde gündelik kazançla çalışan pek çok vatandaşımız ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya kaldılar. Bizim o dönem toplumsal dayanışma ruhunu arttırmak ve insanlarımı- zın ihtiyaçlarını gidermek için toplumumuzla el ele vererek yürüttüğümüz askıda fatura kampanyamız çok büyük ilgi gördü. Yaklaşık 25 milyon TL’lik bir dayanışma bütçesi ile 200.000 fatura tamamen teknolojik bir plat- form üzerinden ödendi. Bu platform şu an bir yardımlaşma platformu olarak hayatına de- vam ediyor. Örneğin, üniversite öğrencilerine burs veriyoruz, ama çevremizde üniversiteli öğrencilere burs veren veya zor durumdaki ailelere yardım etmeye çalışan vatandaşları- mızı da görüyoruz. İşte bu platform o vatan- daşlarımızı gerçekten ihtiyaç sahibi insanlar- la buluşturmayı hedefliyor. İBB, 30 iştirak şirketi ve 90.000 çalışanı ile Türkiye’nin en büyük organizasyonlarından birisi. Her bir vatandaşımız her gün en az 7-8 farklı noktada belediye hizmetlerini kullanıyor ve buralarda veri üretiyor. Belediyenin önce bu veriyi toplaması, gruplaması ve anlamlan- dırması gerekiyor. Anlamlandırılamayan ve zamanında değerlendirilemeyen veriler bir veri çöplüğü oluşturuyor ve buralara harca- nan insan ve ekonomik kaynakları boşa gidi- yor. Biz tüm bu verilerin değerlendirilmesi için bir büyük veri platformu oluşturduk. Bütün verilerimiz bir veri havuzuna akıyor, orada te- killeştiriliyor, hizmetlere göre gruplandırılıyor ve anlamlandırılıyor. Bu işlemin tamamı çok önemli bir teknolojik aşamaydı. Önümüzdeki dönemde lansmanını yapaca- ğımız bir süper app uygulamamız var. Onun üzerine yoğun mesai harcıyoruz. Süper app, İBB’nin tüm faydalı app ve web uygulamala- rını tek bir platformda toplayarak vatandaşla- rımıza bu app’leri bütünleştirilmiş bir hizmet olarak sunmayı hedefliyoruz. Bu süper app içeresinde vatandaşlarımıza farklı dene- yimler yaşatmayı da planlıyoruz. Örneğin; taşınma esnasında su, gaz, elektrik, internet vb. abonelikler için neredeyse bir haftalık bir zaman harcanmaktadır. Süper app’in içerisi- ne girerken her bir vatandaşımıza bir dijital ID tanımlaması yapacağız, kendi kimlik ve kontrat bilgilerini de sistem içerisine alarak Belediyeyi bir nevi noter olarak konumlamak istiyoruz. Taşınıyorum app’i içerisine giren bir vatandaşımız, oturduğu yerden abonelik yapmak istediği kurumları seçebilecek, istenilen evrakı kendisine ait dijital anahtar ile ve kendi rızasıyla onaylayarak göndere- bilecek ve saniyeler içerisinde abonelikleri başlayacak. Bir diğer örnek olarak; bir konser veya tiyatro bileti almak istediniz. İlgili oyun ve konseri seçip biletinizi aldığınız an konser veya oyun öncesindeki 2 saat boyunca MET- RO kullanımı ücretsiz veya İSPARK kullanımı %10-15 indirimli olarak vatandaşlarımıza sunulacak. Bir de Demokrasi Platformumuz olacak. Gündemimizdeki konular ile ilgili va- tandaşlarımızın görüşlerine başvurup onların tercihlerini, seçimlerini ve yönlendirmelerini almaya çalışacağız. Belediyemizin rutin hiz- metlerini farklı kullanıcı deneyimleri ile sun- mayı amaçlıyoruz. Örneğin; bütün şehrin su ve doğalgaz sayaç dönüşümlerini planlıyo- ruz. Böylece uzaktan okuma, açma-kapama işlemleri yanında, bu saatlere bir ivme ölçer takılabilir. Geçen sene belediyemizin 5 yıllık stratejik planını yaparken yaklaşık 500.000 vatandaşımızın görüşlerini aldık. İstanbul’un en önemli sorunu olarak vatandaşlarımız dep- remi birinci sıraya, ulaşımı ikinci sıraya aldılar. Bu sebeple eğer yapabilirsek akıllı sayaçların yanında akıllı ivme ölçerler ile depremin ilk anında şehirdeki binaların ivme değişim de- ğerlerinden depremin ilk anında en çok etkile- nen bölgeleri çıkartmayı ve yardım ekiplerini o bölgelere yönlendirmeyi planlıyoruz. Şenol Beyin de konuşmasında bahsettiği giyilebilir teknolojiler oldukça önemli. Biz de İBB olarak özellikle kapsayıcılık ve erişilebilir- lik anlamında görme ve işitme engelli vatan- daşlarımıza, yaşlılarımıza giyilebilir teknolo- jilerle yaşam kalitelerini arttıracak teknolojik çözümler sunmayı hedefliyoruz. Hayvan dostlarımız var, onları da giyilebilir teknoloji- ler ile takip etmeyi hedefliyoruz. 4 Ekim Hay- vanları Koruma Gününde Kemerburgaz’da bir açılışımız var, belediyemizin bu konudaki yaklaşımını görme imkânı bulacaksınız. Belediye içerisinde robot yazılımları kullanarak çok ciddi zaman ve insan kaynağı verimliliği sağlıyoruz. Robotlar yaklaşık 7-10 kat oranın- da bir tasarrufu bize mümkün kılıyor. Belediye içerisinde çok fazla iş yoğunluğumuz olduğu için buradaki çalışanlarımızı başka konularda değerlendirme imkânı buluyoruz. Teknolojik ge- lişmeleri hayatımıza girmesi kaçınılmaz. Bugün ilkokula başlayan 100 çocuğun 70’inin üniver- siteden mezun olduklarında yapacakları mes- lekler henüz icat edilmedi. Bu sebeple çağımız her gün yeni, meslekleri önümüze getiriyor. Bu meslekleri kazanacak insan kaynağına ve eğitim ortamına yatırım yapmamız şart.” Habertürk Sunucusu ve panel moderatörü Mehmet Akif Ersoy’un bilişim teknolojilerinin geleceği ile ilgili sorularına cevaben İstanbul Okan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Güner Gürsoy şu açıklamalarda bulundu: “Kü- resel olarak son 20 yıldır birbirini tetikleyen ve takip eden küresel paradigma kırılımlarına şahit oluyoruz. 11 Eylül küresel politik kutuplaşma- nın ve sonrasında da savaş ve çatışmalardan kaynaklanan yeni dengelerin ve dinamiklerin oluşumuna tanıklık ediyoruz. Lehman Brot- hers’ın iflası ile ifşa olan Küresel Finansal Kriz, küreselleşmeye olan inancı ciddi bir şekilde sarsmıştır. 2020 COVID-19 ise bizlere biyolojik kırılmanın ne olduğunu gösterdi. Virüslere karşı dayanıksız ve hazırlıksız bir dünyanın ve insan neslinin sürdürülebilirliği ciddi tartışmalara yol açmıştır. Tüm bunlar yeni dünya düzenini yeni- den şekillendiriken ayak sesleri duyulan Tek- nolojik paradigma kırılımı Endüstri 4.0 ile vücut bulacak. Siber fiziksel robotlar dünyası insanlık için tehdit mi fırsat mı tartışmaları daha da yüksek sesle konuşulmaya devam edecek gibi. Bir diğer kırılım da iklim değişikliğinden kaynak- lanabilecek ve Dünyada sürdürülebilir yaşam tehdit altında mıdır konusunu tartışacağız. Günümüzde değişimler sık ve daha büyük şiddetlerde hayat buluyor. Öğrencilerimize hitap ederken, en kritik yetkinlik kazanımlarının Değişime Uyum ve Öğrenmeyi Öğrenme oldu- ğunu kendilerine hatırlatıyoruz. Sürekli değişim ortamında kendimizi hep güncelleyebilmeli diğer yandan da değişimlere uyum gösterme konusunda kendimizi hazırlamalıyız. Oyun değiştiren teknolojiler Endüstri 4.0 te- ması altında kategorize edilebilir. Akıllı siber fiziksel robotlar dünyasında yıkıcı teknolojiler eski alışılagelmiş yöntemleri, yaklaşımlarımızı, yaşam biçimlerimizi, alışkanlıklarımızı yeniden yapılandıracak. Dijital Biz 38 Dijital Biz 39
Sayfa 40 — dergide görüntüle
Haber Cobotlar - algılayabileyen, düşünebilen, öğre- nebilen ve karar vererek uygulayabilen Kol- laboratif Robotlar ürkütücü de gelse gittikçe yaygınlaşacak. Yapay Zekâ uygulamaları yaygınlaşacak ve farklı alanlarda hayat bulmaya devam edecek. Nesnelerin İnterneti ile sensörler akıllı sis- temlere dönüşecek ve gittikçe de yaygın- laşacak. Yeni geliştirilecek her üründe IoT standart hale gelmesi ile sanal dünyanın yeni aktörleri nesneler olacak gibi. 5G veri iletişiminde çığır açarken büyük veri kavramını mega veriye dönüştürecek gibi. Blockchain teknolojisi FinTech dışında da kollaboratif çoklu onay mekanizması ile günlük hayatımızın farklı alanlarına girerek alışkanlıklarımızı değiştirmeye aday. Birinci tavsiyem gelecek çok daha çabuk gelirken büyük ve sık değişimler ile gelecek. Değişim fırtınasına hazırlanın ve bunu bir fır- sat olarak görerek değişim rüzgarını arkanıza alıp yelkenlerinizi açın. Değişimi ve yeni teknolojilerin kullanım alan- larını iyi anlayarak proje tanımlarınıza dahil ediniz. Teknoloji modasına kapılmadan tek- nolojileri doğru yerlerde ve uygun projelerde kullanın. Bugün yapacağınız her teknoloji yatırımının kısa sürede demode olacağı bilinci ile geliş- tirilebilir ve Endüstri 4.0 felsefesine uyumlu projelere ağırlık vermenizi tavsiye ederim. Yıkıcı teknoloji sizlerin hayallerini yıkmamalı bunun yerine inovatif çözümler ile iş yapış yöntem ve yaklaşımlarınızı kolaylaştırırken demode yapıları ve dirençleri yıkmalı. Sıra dışı iş model çözümleri en az yıkıcı tek- nolojiler kadar sizlerin yardımcısı olacak ama bunun için ilave çaba göstermeniz gerekecek. Bilişim Akıllı bilişim olurken bilişimciler de akıllı sistem tasarımcıları olacak. Akıllı sis- temlerin insanlık menfaatine evrildiğini görmek ümidiyle tüm katılımcılara teşekkür ediyorum.” Medya Mensuplarımızdan Gündemlerinde Bilişime Yer Vermelerini Rica Ediyoruz Mehmet Akif Ersoy’un yakın zamanda ku- rulmuş ve sektör temsilcileri arasında olan Global Bilişim Derneği’nin (BİDER) vizyonu, misyonu ve hedefleri ile ilgili soruyu Dernek Başkanı Şenol Vatansever’e yöneltti. Va- tansever, Global Bilişim Derneği’nin -kısa ismiyle BİDER’in- 21 Eylül 2020 tarihinde kurulduğunu belirterek dernek hakkında özet bir bilgilendirme yaptı: “Çok yeni bir derneğiz. Tabi ki derneğin Kurucu Üyelerini oluşturan yaklaşık bin üyesi olan BİLİŞİM GRUBU (bilisimgrubu.org) ve Bilişimciler (bilisim- dernegi.org) gruplarımızın 3 yıllık beraber- liğini saymazsak… Global Bilişim Derneği, bilişim alanında Türkiye’nin en önde gelen sivil toplum kuruluşu olmayı hedefliyor. Geliş- melerden haberdar olmak isteyenler https:// www.bilisimdernegi.org web sitemizi ziya- ret edebilirler. Mehmet Akif Ersoy’a panelimize katkıları için çok teşekkür ederiz. Bizler Türkiye’nin bili- şimle kalkınacağına inanıyoruz. TV kanalları haklı olarak gelişmelere göre gündemlerini belirliyor. Teknolojiyi hayatlarının değişmez parçası olarak benimsemiş gençlerimizin ve beyaz yakalı çalışanlarımızın çok da televiz- yon seyretmediklerini görüyoruz. Onlar sey- retmediği için mi bilişimden çok az bahsedili- yor, yoksa bilişimden çok az bahsedildiği için mi seyretmiyorlar konusu tartışılması gere- ken bir başlık. Ama kanımca hepimiz çocuk- larımızın global bir dünyada yaşadığının ve teknolojinin hayatlarını çok fazla etkilediğinin farkındayız. Çocuklarımıza ve torunlarımıza yüksek teknoloji üreten Türkiye bırakmak tek dileğimiz. Tüm bu sebeplerle Mehmet Akif Bey başta olmak üzere tüm değerli medya mensuplarımızdan gündemlerinde -ufak doz- lar şeklinde başlasa da- bilişimle ilgili konu- lara yer vermelerini rica ediyoruz. Kendisine tüm samimiyetiyle bizlere destek vermesi ve panelimizin moderatörlüğü için tekrar çok teşekkür ederiz.” Gelecek 5.0: Yüksek Teknoloji, Mutlu İnsan, Dünya Barışı Caydõrõcõ savunma sistemleri ve silah sistemleriyle savaş larõn šnŸne geçilecek. İleri savunma teknolojileriyle teršrŸn ve teršr šrgŸtlerinin insanlõ ğa zarar vermesinin šnŸne geçilecek. Dijital dšnŸşŸm her alanda olduğu gibi e-devlet uygulamalarõnda da etkisini gšsterecek. Devletle ilgili işlemlerin tŸmŸ kamu kurumlarõna gitmeden E -Devlet Ÿzerinden yapõlacak. Islak imza yasaklanacak. Islak imza yerine Elektronik İmza ve Mobil İmza kullanõlacak. Bu i şlemler için uygun cihazõ olmayan vatandaşlara devlet tarafõndan uygun cihaz Ÿcretsiz olarak verilecek. Vatandaşlõk Kartõ; nŸfus cŸzdanõ, ehliyet, kredi kartõ, bankamatik kartõ gibi tŸm işlemler için kullanõlacak. İnsanlar doğal dengesi bozulmamõş bir DŸnyaÕda mutlu olabilir. Bu dengeyi koruyan ve olasõ sorunlarõ çšzen teknolojiler olacak. Yapay zek‰ ve insansõ robotlar hayatõmõzda çok šnemli bir yere sahip olacak. Yapay zek‰ gŸnŸmŸzŸn çaresiz hastalõklarõna erken tanõ ve etkili tedavi , imk‰nsõz problemlerine çšzŸmler sağlayacak. İnsansõ robotlar evde bizlere hizmet ederken, i şte en ağõr işleri yapacak. Yapay zek‰ ile teršr olaylarõ ve doğ al afetler šnceden tahmin edilerek, bunlara robotlar ve insansõz hava araçlarõ ile mŸdahale edilece k. Nesnelerin İnterneti ile hayatõmõzdaki tŸm cihazlar birbiriyle ileti şim halinde olacak ve hayatõmõzõ kolaylaştõracak. Olasõ sağlõk problemlerinde ta şõdõğõmõz aksesuarlar 112Õyi bilgilendirecek ve ambulansõn sevk edilmesini sağlayacak. Robotlarõn Ÿretime daha yoğun olarak gireceği gelecekte insanlara farklõ i ş olanaklarõnõn sağlanmasõ teknoloji ile mŸmkŸn olacak. Ulaşõm otonom araçlarla ve yenilenebilir enerji ile %100 gŸvenli olarak yapõlacak. Yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarõ temel enerji ihtiyaçl arõmõzõ karşõlayacak. Blok zinciri mimarisi hayatõmõzõn her alanõna girecek ve gŸnŸmŸzde aracõ durumunda olan birçok kurum etkisini ve šnemini yitirecek. İş bulana kadar herkesin en azõndan temel ihtiyaçlarõnõ rahatlõkla temin edeceğ i vatandaşlõk maaşõ verilmesi mŸmkŸn olacak. Siber gŸvenlik hayatõmõzõn en šnemli kavramlarõndan biri haline gelecek. Dijital Biz 40
Sayfa 42 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Yazar Prof. Dr. Mustafa ALKAN ACCERT Yönetim Kurulu Üyesi Dipnot: GDPR düzenlemeleri, KVKK düzenlemele- rine göre çok daha geniş bir kapsama sahip olup, yaptırımları da KVKK yaptırımları- na göre çok daha ağır şartlar içermektedir. Turizm Sektöründe Kişisel Verileri İnceleme Raporu Bugün, tüm dünyada terör es- tiren salgın (pandemi) ilginç bir biçimde bizlere bu salgının her bir sektör için etkilerini inceleme noktasında bir çalışma ihtiyacını doğurdu. Bu konuda birçok sek- törle ilgili çalışmalar yaparak bir dizi sektör raporları yayınladık. Bu çalışmada ise, salgının en faz- la sekteye uğrattığı ve hırpaladığı sektörlerin belki de en başında gelen turizm sektörü üzerinde durmak istiyorum. Özellikle Tür- kiye açısından turizm önemli bir sektör ve görünen o ki 2020 yılı turizm ve dolayısıyla turizm eko- sisteminin parçası olan sektörler için çok zor bir yıl olacak. Bardağın dolu tarafından baka- cak olursak, turizm ekosistemi öncelikle bu tarz kırılganlıklara yönelik direnç ve dayanıklılık ge- liştirmenin yollarını ve çözümlerini araştırıp geliştirmek için bir fırsat olarak değerlendirilebilir. Bu noktada özellikle temas takip uygulamaları ile yeniden gözde tartışma konularından biri olan kişisel veriler ve bunların işlenme biçimleri, turizmden önemli bir ge- liri ve beklentileri olan ülkemizde de dikkatlice irdelenip uygulan- ması gereken bir konudur. Avrupa yerleşik turistlerin Türkiye’nin turizm sektöründeki oranının yaklaşık %50 olduğu düşünüldü- ğünde, kişisel veriler ve bunların korunması süreci daha fazla bir önem kazanmaktadır. Çünkü salgının yarattığı can tehli- kesi ile izolasyonun yarattığı kapanmak ve daralmışlık, özel- likle Avrupalı bireylerin kendilerini bulundukları ortamdan uzaklaşıp rahatlayabilecekleri bir ortam ara- yışına itecektir; en iyi seçenekler- den biri olarak elbette Türkiye’de geçirilecek bir tatil en uygun bir dinlenme ve rahatlama fırsatı olacaktır. Ne var ki, salgın döneminin alış- kanlıkları, ateş ölçme ve Covid-19 virüsü ile ilgili bilgiler bu noktada da gündeme gelecek, hiç kuşkusuz kişisel veriler, özellikle kişisel sağlık verileri konusu en önemli gündem konularından biri olacaktır. İşte böyle bir durumda, turizm ekosistemi buna çok iyi hazır- lanmış olarak ortaya çıkmak zorundadır. Turizm ve otelcilik sektörü, toplanacak, işlenecek ve doğası gereği birçok iş ortağı ile paylaşılacak kişisel verilerin, özellikle de kişisel sağlık verileri- nin korunmasına gerekli hassasi- yeti göstermek ve önemi vermek zorundadır. Bu nedenle sektör inceleme rapor- larımızın 5.sinde turizm ve otelcilik sektöründeki kişisel verilerin korun- masını konusu ele alıp inceledik. Bütün dünyayı istediği gibi yö- neteceğini, her istediğini yapabi- leceğini ve her şeyi düzenleyip, denetleyip, kontrol altına alaca- ğını sanan insanoğlu, aslında bu kadar güçlü olmadığını, aksine evrenin kanunları karşısında ne kadar çaresiz ve zayıf olduğunu da çok acı bir deneyimle görmeye başlamıştır. Ancak insanlık tarihinin çok önemli olaylarından birisi olan bu “korona salgını” bir gerçeği daha net bir şekilde ortaya koy- du. Bu gerçek, yakın gelecekte yani korona sonrası dünyada, insanoğlunun hayatının hemen hemen her şeyiyle sayısallaştığı, bir siber hayat ve siber dünya olacağı gerçeğidir. Yarının “siber dünyasında” veri ve bilgi kavramları bugünden daha fazla anlam ve kıymet ifade edecek, bilginin ve verinin korun- ması ise daha önemli bir hale ge- lecektir. Kişisel verilerin korunma- sı ve kişisel mahremiyet özelinde ise konu her zamankinden daha başka bir anlam kazanacaktır. Çünkü yeryüzünde yaşayan insanoğlunun tüm kişisel bilgileri, siber dünya içinde dolaşmaya başlayacak ve yeni bir e-insan tipi ortaya çıkacaktır. Korona sonrası kimler hayatta kalır bilinmez ama bütün insanlı- ğın en az kayıp ve zararla bu sü- reci atlatacağı umudu ve dileğiyle bu çalışmanın bundan sonraki süreçte insanlar için önemli bir kaynak olacağı inancını taşıyo- ruz. İnsanoğlunun varlığını sürdür- mesinde, sağlıklı yaşamasında, mutlu olmasında en büyük paya sahip, başta Türk Hekimleri, sağ- lık kurumları ve çalışanları olmak üzere, tüm dünya sağlık insan- larına bu vesileyle bir kez daha şükranlarımızı sunuyoruz. Bundan sonraki süreçte farklı sektörler için hazırlamayı plan- ladığımız “kişisel verilerin korun- ması” kapsamındaki sektör ince- leme raporlarını da kamuoyuyla paylaşıyor olacağız. Turizm Sektörü ve Kişisel Veri- ler Türkiye’de özellikle 1980 yılı sonrası hızlı bir gelişme gösteren turizm ve otelcilik sektörü, “ülkeye döviz kazandıran ve ekonomiye katkı sağlayan özelliğiyle, GSYH ve istihdam üzerinde de etkili olan” bir sektördür. Turizm sektörü “50’den fazla sektöre doğrudan katkı sağlarken”, 2017 yılında “Türkiye’nin ödemeler dengesine de 26,3 milyar $ katkıda bulun- muştur.” Turizm ve otelcilik sektörü hiz- met ağırlıklı bir alan olduğu için, emek-yoğun niteliğinden dolayı “işsizliğin giderilmesinde göz ardı edilemeyecek bir yere sahiptir.” Bu özelliklerinden dolayı turizm ve otelcilik sektörünün “toplam istih- dam içindeki payı %1,6, yatırımcı, devlet ve tedarikçi olarak mal ve hizmet sunanların çalışanları da dikkate alındığında, sektörün istihdama toplam katkısı %7,4” oranındadır. Diğer taraftan turizm sektörünün “2017 yılındaki turizm gelirleri GSYH içindeki %3,1 pay ile ihracat gelirinin %16,7’sini kar- şılamış” ve “dış ticaret açığının da %34,3’ünü kapatmıştır.” Veriler, turizm ve otelcilik sektö- ründe gerek 1,9 milyon çalışan- dan gerek yılda 40 milyon civarın- daki yabancı turistten gerekse de sektörün paydaşlarından (seyahat acenteleri, mal ve hizmet tedarik- çileri, kamu kurumları vb.) top- ladığı kişisel verilerin boyutunun oldukça büyük olduğunu göster- mektedir. Bu sayılar her yıl gide- rek çeşitlenerek artmaktadır. Turizm ve otelcilik sektörü gerek doğrudan kendi hizmetlerinde gerekse de dolaylı olarak müşteri lerine sağladığı spa, fotoğrafçılık, yerel tarihi ve turistik geziler gibi hizmetlerde, kişisel verileri olduk- ça yoğun olarak kullanmaktadır. Ayrıca, spa ve benzeri hizmetler ile sağlık turizminde kullanılan verilerin önemli bir bölümünü özel nitelikli kişisel veriler (kişisel sağlık verileri) oluşturmaktadır. Bu nedenle, turizm ve otelcilik sektörünün kişisel veriler konu- sundaki başta 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ol- mak üzere mevcut düzenlemelere uyumluluğu konusu da önemli bir duruma gelmektedir. Çünkü bu alanda yaşanacak kişisel veri ihlalleri hem ilgili kişiler için büyük mağduriyetler yaratacak hem de ihlale neden olan kurum ve kuru- luşlar için de daha ciddi yasal ve idari sorumluluklar doğuracaktır. Hem ulusal hem de uluslararası düzenlemelere bakıldığında, bu alana yönelik önemli tanımla- malar ve düzenlemeler olduğu görülmektedir. Ülkemizde 7.Ni- san.2016 tarihinde yürürlüğe giren Kanunun 6. Maddesinde “özel nitelikli kişisel veriler”; “kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşün- cesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıya- feti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirle- riyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri” olarak tanımlan- mıştır. Turizm ve otelcilik sektörünün kendi doğası gereği toplanan, işlenen ve aktarılan yüksek mik- tarlardaki kişisel veriler, sektörü daha kırılgan hale getirmektedir. Özellikle 2016 yılında hem ülke- mizde yürürlüğe giren KVKK hem de AB’de yürürlüğe giren Dijital Biz 42 Dijital Biz 43
Sayfa 44 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Yazar GDPR düzenlemeleri, bu kişisel verilerin toplanması, işlenmesi, paylaşılması ve silinip yok edilme- si konusunda daha katı kuralları, daha ağır yaptırımları ve cezaları gündeme getirmiştir. 2019 yılı sonu itibarı ile ülkemizi ziyaret eden turist sayısı 45 mil- yon civarında olup, bu turistlerin %44,67’si (20,1 milyon) Avru- pa’dan gelmiştir. Bu ise, her yıl yaklaşık olarak 20 milyon Avrupa yerleşik kişinin başta pasaport bilgileri olmak üzere çeşitli kişi- sel verilerinin Türkiye’de turizm ve otelcilik sektöründe yer alan firmalar tarafından toplanıp işle- nildiğini ve paylaşıldığını göster- mektedir. GDPR düzenlemeleri, verilerin nerede tutulduğuna bakılmak- sızın, AB yerleşik bireylere ait kişisel verilerin, özellikle de kişisel sağlık verilerinin işlenmesi duru- munda AB dışındaki kurum ve kuruluşları da kapsamaktadır. AB’de yerleşik veri sahiplerine mal ve hizmet sağlayan ya da davranışlarını izleyen AB üyesi olmayan veri sorumlusu ve/veya veri işleyenleri, dolayısıyla ülke- mizdeki turizm ve otelcilik şirketle- rini de kapsamaktadır. Dünya Turizm Örgütü’nün verile- rine göre Türkiye turist sayısında dünyada 6. sırada yer alırken, turizm gelirinde ise 14. sırada yer almaktadır. Bu veriler ise, Türki- ye’de verilen turizm ve otelcilik hizmetlerinin oldukça düşük kâr payları ile yürütüldüğünü, GDPR kapsamında kesilecek idari para cezaları ve olası tazminat bedel- lerinin, (Marriott Otelleri örneğin- de olduğu gibi) bu sektörde çok ciddi bir yüke de dönüşebileceğini göstermektedir. Turizm ve otelcilik sektörü bu düzenlemelerden doğrudan etki- lenecek olup yeni düzenlemelere en etkili ve verimli biçimde bu sektörün uyumluluk sağlaması gerekmektedir. GDPR süreçleri daha ayrıntılı, yaptırım sonuçları ise daha ağırdır. Özellikle 11. Kal- kınma Planı’nda yer alan hedef- lere uygun olarak KVK Kurumu tarafından GDPR temelli yeni bir yasa için çalışmaların yürütülüyor olması, GDPR uyumluluğunu KVKK uygulamaları açısından da daha önemli bir hale getirmektedir. Etkili bir uyumluluk sürecinde ticari faydalar da vardır. Yabancı konukların, çalışanlarının ve iş ortaklarının mahremiyetini koru- yan ve uygun şekilde hedeflen- miş çalışmalar yürüten turizm ve otelcilik şirketleri, iş, personel ve turistler için daha güvenli ve tercih edilir işletmeler olacaklardır. Turizm ve Otelcilik Sektöründe Kişisel Verilerin Korunması Turizm ve otelcilik, Türkiye eko- nomisi içerisinde önemli ağırlığı olan bir sektördür ve “50’den fazla sektöre doğrudan katkı sağ- larken”, 2017 yılında “Türkiye’nin ödemeler dengesine de 26,3 milyar $ katkıda bulunmuştur.” Türkiye’de Bakanlık’tan işletme belgeli 4.038, yatırım belgeli 723 ve belediyelerden belgeli 8.081 adet tesis vardır. Bu tesislerin Ocak.2020 itibarı ile sahip ol- dukları yatak sayısı ise toplam 1.715.108’dir. 2018 yılsonu itibarı ile seyahat acente sayısı ise 10.299’dur. Emek-yoğun iş yapma niteli- ğinden dolayı turizm ve otelcilik sektörü “2010 yılında ekonominin tamamı içerisinde 1.833.900 kişiye turizm sektö- ründe doğrudan ve dolaylı olarak istihdam sağlamıştır.” Diğer taraf- tan turizm sektörü, “2017 yılındaki gelirleri ile GSYH içindeki % 3,1 pay ile ihracat gelirinin %16,7’sini karşılamış” ve “dış ticaret açığının da %34,3’ünü kapatmıştır.” Dünya genelinde uluslararası seyahat edenlerin %77’si ta- til amaçlı, %23’ü ise iş amaçlı seyahatler gerçekleştirmişlerdir. Ülkemize gelen turist sayıları aşağıdaki gibidir (bkz. Sayfa 45); Bu sayılar her yıl giderek çeşit- lenmekte ve artmaktadır. Yapı- lan araştırmalar turist sayısının turizm ve otelcilik sektöründe istihdamı artırdığını da ortaya koymaktadır. Bu veriler, turizm ve otellerde kullanılan değişik sistemler ve uygulamalar tarafından işlenir ve saklanır; - Müşteri İlişki Yönetimi Sistem- leri (MİY/CRM) - Rezervasyon Sistemleri - Çalışan Yönetim Sistemleri - Web Sitesi Geliştiricileri - Müşteri Veritabanları - Ödeme İşlemcileri - Sadakat Programları - E-posta Pazarlamacılığı - Sosyal Medya Pazarlamacılığı - Çerez Yönetim Sistemleri vb. Turizm verilere bağlıdır ve sek- tör, sadece yoğun bir kişisel veri işlemekle kalmaz, bu verileri çok değişik amaçla saklar ve payla- şır. Oteller, havayolları ve turizm endüstrisinin diğer bölümleri müşterilere kolaylık sağlamak ve daha verimli olmanın bir yolu olarak müşterilerinin kredi kartı numaraları başta olmak üzere birçok kişisel verilerini toplarlar ve saklarlar. Pasaportlar ve sürücü ehliyetleri kişisel kimlik belgesi olarak kullanılır. Bu nedenle, turizm ve otelcilik sektörü, kimlik ve pasaport bilgileri başta olmak üzere birçok kişisel verilerin toplandığı, işlendiği ve gerek ulusal gerekse de uluslara- rası kişi ve kurumlarla paylaşıldığı sektörlerden birisidir. Turizm Hizmetleri Türkiye gerek doğası gerek tarihi gerekse de kültürel yapısıyla dünyada büyük bir kitlenin ilgisini çekmektedir. Bu ilginin en somut kanıtı ve çıktılarından biri ülkemizi ziyaret eden kişi sayısıdır. Türkiye dünya turizminde, turist sayısı ba- kımından 6. sırada yer almaktadır. Bu kapsamda, ilgi alanına göre tu- rizm de çeşitlenmektedir. Ülkemiz- deki turizm türlerinin başlıcaları; - Sağlık ve Termal Turizmi, - Kış Turizmi, - Yayla Turizmi, - Mağara Turizmi, - Av Turizmi, - Kongre Turizmi, - Golf Turizmi, - Yat Turizmi, - İpek Yolu, - İnanç Turizmi, - Hava Sporları, - Dağcılık, - Akarsu-Rafting Turizmi - Su Altı Dalış - Kuş Gözlemciliğidir. Bunlardan bazılarının ayrıntıları aşağıda verilmiştir. Sağlık Turizmi Sağlık turizmi ticari bir sektör olarak uluslararası ticaretin par- çasıdır ve özellikle sigorta geri ödeme sistemleri ile yapılacak anlaşmalar nedeniyle uluslara- rası ticari hukukun da ilgi alanı- na girmektedir. Bu durum, hızla gelişen bir sektör olarak sağlık turizmini, KVKK/GDPR düzen- lemeleri kapsamında da günde- me getirmektedir. GDPR bölgesel kapsamı açı- sından, hizmetlerin AB yerleşik veri sahiplerini hedefleme kriter- lerinin varlığı en kritik uygulama esaslarından birisidir. Hedefle- me kriterinin uygulanması, kişi- sel verileri işlenen veri sahibinin vatandaşlığı, ikametgâhı veya diğer yasal statüsü ile sınırlı değildir. GDPR tarafından sağ- lanan korumanın, “kişisel veri- lerinin işlenmesi ile ilgili olarak milliyetleri veya ikamet yerleri ne olursa olsun gerçek kişiler için geçerli olması gerektiğini” belirtir. Diğer taraftan hizmet teklifi ve işlem faaliyetleriyle ilgili olarak; hizmetin, AB’deki kişileri yanlış- lıkla veya tesadüfen değil, özel- likle hedeflemesi, söz konusu hizmetleri ve hizmet sağlayan- ları doğrudan GDPR yükümlüsü hâline getirmektedir. Nitekim Yönetmelik, sağlık tu- rizmi hizmetlerinin sunulabilme- si için koyduğu yeterlilik kriterle- ri içerisinde, “İngilizceden veya hizmet sunulacak uluslararası sağlık turistinin dilinden Avrupa Dil Portfolyosunda yer alan B2 dil düzeyini gösterir belgeye sahip olmayı” şart koşmaktadır. Ayrıca, “tanıtımları, tanıtım yapıla- cak ülkelerin dilleri ve/veya İngiliz- ce dilinde yapılabilme” koşulu da sağlık turizmi hizmeti sunacakla- rın, GDPR kapsamında “AB’de bir temsilci tayin etmesi” de dâhil tüm yükümlülükleri yerine getirmeleri gerekmektedir. KVKK/GDPR ve Turizm/Otelci- lik Sektöründeki Yükümlülükler Turizm ve otelcilik işletmelerinin verdikleri hizmetler için KVKK ve GDPR düzenlemeleri kap- samında bir dizi yükümlülükleri bulunmaktadır. Türkiye’de turizm sektörü büyük bir potansiyel oluşturmaktadır. Başta AB ülke- leri olmak üzere dünyanın birçok ülkesinden birçok kişi ülkemizi çe- şitli amaçlarla ziyaret etmektedir. Bu ziyaret sürecinde bu kişilerin kişisel verileri ve özel nitelikli kişisel verileri olmak üzere bilgileri toplanıp işlenmekte ve paylaşıl- maktadır. Bu durum başta kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere turizm ve otel işletmelerine kişisel verilerin korunması kapsamında yükümlü- lükler getirmektedir. Aşağıda bunlara ilişkin bazı ör- nekler yer almaktadır: Kimlik Bildirme Kanunu ve yönetmeliklerinde yer alan ilgili hükümler; Dijital Biz 44 Dijital Biz 45
Sayfa 46 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Yazar Kanun Madde 2- Otel, motel, han, pansiyon, bekâr odaları, kamp, kamping, tatil köyü ve benzeri her türlü, özel veya resmi konaklama yerleri ile özel sağlık müesse- seleri, dinlenme ve huzur evleri, dini ve hayır kurumlarının sosyal tesislerinin sorumlu işleticileri, bu yerlerde ücretli veya ücretsiz, gündüz veya gece, yatacak yer gösterdikleri yerli veya yabancı herkesin kimlik ve geliş ayrılış ka- yıtlarını, örneğine ve usulüne uy- gun şekilde günü gününe tutmak, g2enel kolluk örgütlerinin her an incelemelerine hazır bulundur- mak, Devlet İstatistik Enstitüsüne, talebi halinde vermek zorundadır- lar. Kanun Madde 14-Bu Kanuna göre verilecek belgeler ve yapıla- cak her türlü bildirimler, her çeşit vergi, resim ve harçtan muaftır. Mahkeme kararı olmadıkça, yetkili resmi örgütler dışında, hiç kimsenin bunlardan yararlanma- sına müsaade edilemez. Yönetmelik Madde 24-Bir yıla ait konaklama belgeleri, düzenlendiği yılı izleyen takvim yılından başla- yarak bir yıl; konaklama yeri kayıt defterleri, dolduğu yılı izleyen takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile sorumlu işleticinin sorum- luluğu altında tesiste saklanır. Bu düzenlemeler ile ilgili bir ihlal örneği yaşanmış ve aşağıda gö- rüleceği gibi ilgili kurum aleyhine idari ve para cezaları verilmiştir. Otelde Kimlik Bildirme Kanunu gereğince alınan kişisel verilerin gizliliğinin korunmadığı gerekçe- siyle İçişleri Bakanlığı’na baş- vurarak, otelde kaldığı yönünde Emniyet’te GBT’sinin (Genel Bilgi Toplama) bulunup bulunmadığı konusunda kendisine bilgi veril- mesini istemiştir. İçişleri Bakan- lığı, yasal mevzuatı gerekçe göstererek bu talebi reddetmiş- tir. Daha sonra açılan davada, İçiş- leri Bakanlığı, mevzuat gereği otelde kalan kişinin kaydının tutulmasının zorunlu olduğunu ve kaydın tutulmasındaki ama- cın suç ve suçlularla mücadele olduğunu savunarak, hukuka uygun olarak tutulan kayıtların silinmesinin mümkün olmadı- ğını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkeme, “Davacının otel kay- dı, davalı idare sistemine bildi- rildi. Davacı hakkında tutulan kayıtların gizlilik içinde muha- faza edilmeme si ve davacıya veya başkalarına bilgi aktara- cak kişiler tarafından da görül- mesi, sistemin gizli olmadığını ve sorumsuz kişi veya kişilerin müdahalesine açık olduğunu göstermektedir. Yani davalı idare, gizli olması gereken bilgi- leri koruma konusunda gerekli hassasiyeti göstermemiştir. Bu hassasiyetin gösterilmemiş olması, özel hayatin gizliliğini ihlal sonucunu doğurduğuna” hükmetmiştir. Davacının kayıtlarının davalı idarece gereken özen göste- rilmeden saklandığını belirten mahkeme, “Suç ve suçlu ile mücadele için erişim amacı dışında üçüncü kişilerin erişim imkânının olduğu ve davacının gelinen aşamada bilgilerinin üçüncü kişilerin görmesine açık olmaması noktasında gereken özen ve dikkati göstermediği- ni” gerekçe göstererek davayı kabul ederek, davacının otel kaydının silinmesi yönündeki ta- lebini yerine getirmeyen İçişleri Bakanlığı’nın bu işleminin iptali- ne, talep ettiği 5.000 TL manevi tazminatın da faiziyle ödenme- sine oybirliği ile karar vermiştir. Bu örnekten anlaşılacağı üzere, yasa gereği bile toplansa kişisel verilerin ihlali söz konusu oldu- ğu durumlarda, kamu kurumla- rına bile ciddi yaptırımlar uygu- lanmaktadır. Kaldı ki, mevcut veri koruma düzenlemelerine uygun davranmayan ve gerekli idari ve teknik önlemleri alma- yan tüm kurum ve kuruluşlar ciddi yaptırımlara maruz kalabi- lirler. Bu açıdan KVKK düzenlemele- rine göre, turizm sektöründeki hizmetler ile ilgili işlemlerde işlenen kişisel verilerin korun- ması kritik bir konudur. Çünkü düzenlemeler açısından turizm şirketleri ve/veya oteller veri sorumlusu veya veri işleyen olarak hukuki yükümlüklere sahiptir. Turizm hizmetleri sunanların genel olarak işlediği kişisel veriler (örneğin, personel kayıt- ları ve hasta kayıtları) ile ilgili olarak veri sorumlusu iken, 3. taraflardan alarak kendi bilişim sisteminde kaydedip saklamak- ta olduğu kişisel veriler için de bir veri işleyen konumundadır. Düzenlemelere göre turizm ve otelcilik sektöründeki kuruluşlar, çoğu durumda doğrudan veri sorumlusu, bazı durumda da veri işleyen niteliğine haiz ol- maktadır. Bu durum, ilgili taraf- ların gerek doğrudan veri so- rumlusu gerekse de veri işleyen niteliği ile hem kendisinin eylemlerinden doğrudan hem de kişisel verileri paylaştıkları tarafların işleyeceği eylemler - den dolayı müştereken sorum - luluklar doğurmaktadır. Bu durum, KVKK uyarınca turizm ve otelcilik sektörü tara - fından, yapılan işlemler ile ilgili çok kapsamlı ve detaylı bir “en - vanter” çıkarılmasını ve “risk/ etki analizlerinin” yapılmasını gerektirmektedir. Turizm ve otelcilik hizmeti su - nan işletmelerin kişisel verileri işlenen gerçek kişilere (ilgili kişi) yönelik doğrudan yüküm - lülükleri de bulunmaktadır. İlgili kişilerin kendileriyle ilgili ola - rak işlenen veriler bakımından tam ve doğru şekilde yetkililer tarafından işleme öncesinde (en geç veri işlemesi esnasın - da) aydınlatılması gerekir. Bu sorumluluğun yerine getirilme - mesi veya gereği gibi yerine getirilmemesi turizm ve otelcilik sektöründeki işletmeler ile kişi - lerin doğrudan sorumluluğunu doğurur. Aynı şekilde ilgili kişilerin KVKK ile özel olarak koruma altına alınmış olan haklarına turizm ve otelcilik sektörü çalışanları tarafından riayet edilmemesi de aynı şekilde hukuki ve cezai sorumluluklar doğuracaktır. Kanunlarda “açıkça” öngörülen hallerde kişisel verilerin ilişkili olduğu kişinin (ilgili kişi) “açık rızası”nı almadan veri işleye - bilecekken, Kanun’da sayılan istisnai işleme şartlarından herhangi birinin bulunmaması halinde ise veriyi işleyebilmek için ilgili kişinin açık rızasının alınması bir zorunluluktur. Ancak bu istisnaların yanın- da düzenlemeler, kurum ve kuruluşlara veri güvenliği ko- nusunda da yükümlülükler getirmektedir. Düzenlemede “Veri paylaşılan kamu idare- leri ile gerçek ve tüzel kişiler, paylaşılan verinin gizliliğinden ve güvenliğinden sorumludur. Bu fıkranın aksine davrananlar hakkında, veri paylaşımı ya- pılanlar da dâhil olmak üzere 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile diğer ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.” denilmektedir. Düzenlemeler bilindiği üzere özel nitelikli kişisel veri sayılan sağlık verileri için ek tedbirler içermekte ve ihlali halinde yap- tırımlar öngörmektedir. Bunun yanında KVKK, sağlık mevzua- tında yer alan sır tutma sorum- luluklarına ek olarak bir dizi yeni yükümlülükler de getirmiştir. Düzenlemeler kişisel verilerin “silinmesi”, “yok edilmesi” veya “anonim hale getirilmesi”ni de içermektedir. Keza, Kanun kişisel verilerin yurt içinde veya yurt dışına aktarılması bakı- mından ek yükümlülükler getir- mekte, hatta belirli durumlarda Kişisel Verilerin Korunması Ku- rulu’nun iznini şart koşmaktadır. Veri güvenliğinin Kanun’da öngörülen çerçevede tesis edil- mesi turizm ve otelcilik sektörü için başlı başına bir yükümlülük- tür. Bu yükümlük sadece idari tedbirler alınmasını gerektir- memekte, aynı zamanda çeşitli teknik tedbirlerin alınmasını da zorunlu kılmaktadır. Ülkemizdeki turizm ve otelcilik sektöründe verilen hizmetlerin sadece ülkemiz vatandaşları ile sınırlı olmadığı göz önüne alındığında veri güvenliğine ilişkin alınması gereken tedbirlerin de sadece bu işletmelerle ve yine sadece ülke sınırlarında alınması gereken tedbirlerden ibaret olma- dığı açıktır. Kişisel verilerin gerek yurtiçinde gerekse de yurtdışına aktarılma- sında “yeterli önlemlerin” alınma- sı, belirli durumlarda “yeterli bir korumayı yazılı olarak taahhüt edilmesi” gibi ek önlemlerin de alınması gerekmektedir. Yurtdışına aktarılacak kişisel sağ- lık verileri ise, KVKK düzenleme- lerindeki koşullara ve yerine göre KVK Kurulu’nun iznine tabiidir. Bu nedenle yurtdışına veri aktarımı gerektiren tüm işlem süreçleri de KVKK düzenlemelerine uyum bakımından gözden geçirilmelidir. İzmir Ticaret Odası tarafından hazırlanan Mart.2018 tarihli “Avru- pa Genel Veri Koruma Tüzüğü GDPR” başlıklı belgede “GDPR sadece AB üyesi ülkelerdeki şir- ketleri değil, AB üyesi ülkelerden mal alan, bu ülkelere mal satan ve AB vatandaşı personeli veya müşterisi bulunan tüm işletme- leri ilgilendirmektedir. Dolayısıy- la Türkiye’de de konunun pek çok açıdan yüksek sesle ve sık şekilde gündeme taşınması, AB veri güvenliği sisteminin güncel yapısının Türkiye’deki kamu, iş dünyası, akademi ve sivil toplum merkezli paydaşlar tarafından anlaşılır hale gelmesi gerekmek- tedir. Çünkü AB vatandaşlarının kişisel verilerini bulunduran tüm firmalar bu yasal düzenlemeye uymak zorunda olacaktır.” ifa- deleri ile kendi üyelerini GDPR yükümlülüğü hakkında özellikle uyarmaktadır. Dijital Biz 46 Dijital Biz 47
Sayfa 48 — dergide görüntüle
Yazar GDPR düzenlemeleri, verilerin nerede tutulduğuna bakılmak- sızın, AB yerleşik bireylere ait kişisel verilerin, özellikle de ki- şisel sağlık verilerinin işlenmesi durumunda AB dışındaki kurum ve kuruluşları da kapsamakta- dır. AB’de yerleşik veri sahip- lerine mal ve hizmet sağlayan ya da davranışlarını izleyen AB üyesi olmayan veri sorumlusu ve/veya veri işleyenleri, dola- yısıyla ülkemizdeki turizm ve otelcilik şirketlerini de kapsa- maktadır. Nitekim GDPR düzenlemele- rinin bölgesel kapsamı ile ilgili ayrıntılı açıklamalar yaparak örnekler veren 12.Kasım.2019 tarihli EDPB’nin (Avrupa Veri Koruma Kurulu) “GDPR 3.mad- desinde Yer Alan Bölgesel Kapsam üzerine Rehber”inde açıklayıcı örneklerin bazıları ve bunlara karşılık gelen yüküm- lülükler, Türkiye’deki kurgusal işletmeler ile açıklanmıştır: Örnek 1: Türkiye’de yerleşik ve yönetilen bir web sitesi, kişisel- leştirilmiş aile fotoğraf albümle- rinin oluşturulması, düzenlen- mesi, basılması ve gönderilmesi için hizmetler sunmaktadır. Web sitesi İngilizce, Fransızca, Hol- landaca ve Almanca olarak mev- cuttur ve ödemeler Euro olarak yapılabilir. Web sitesi fotoğraf albümlerinin yalnızca Fransa, Benelüks ülkeleri ve Almanya’da posta yoluyla dağıtılabileceğini gösteriyor. Bu durumda, kişiselleştirilmiş aile fotoğraf albümlerinin oluş- turulması, düzenlenmesi ve yazdırılmasının AB hukuku an- lamında bir hizmet oluşturduğu açıktır. Web sitesinin AB’nin dört dilinde mevcut olması ve fotoğraf albümlerinin altı AB üye devletinde posta yoluyla teslim edilebilmesi, Türk web sitesinde birlikteki kişilere hizmet sunma niyetinin olduğunu göstermek- tedir. Sonuç olarak, Türk web sitesi tarafından bir veri sorumlusu olarak gerçekleştirilen işlemin Birlik’teki veri sahiplerine bir hizmet sunulmasıyla ilgili oldu- ğu ve bu nedenle GDPR’ın 3 (2) (a) maddesindeki yüküm- lülüklerine ve hükümlerine tabi olduğu açıktır. Madde 27 uyarınca, veri so- rumlusunun Birlik’te bir temsilci tayin etmesi gerekecektir. Örnek 2: Örnek 1’de atıfta bu- lunulan ve Türkiye’de yönetilen web sitesi, kişiselleştirilmiş aile fotoğraf albümlerinin oluşturul- ması, basımı ve nakliyesi için hizmetler sunmaktadır. Web sitesi İngilizce, Fransızca, Hol- landaca ve Almanca dillerinde mevcuttur ve ödemeler Euro veya Sterling olarak yapılabilir. Web sitesi, fotoğraf albümleri- nin yalnızca Fransa, Benelüks ülkeleri ve Almanya’da posta yoluyla dağıtılabileceğini göste- riyor. Bu web sitesi GDPR’a tabi olmak kaydıyla, Madde 3 (2) (a) uyarınca, veri sorumlusunun Birlik’te bir temsilci tayin etmesi gerekir. Temsilci, sunulan hizmetin mevcut olduğu üye devletlerden birinde, bu durumda Fransa, Belçika, Hollanda, Lüksemburg veya Almanya’da kurulmalıdır. Veri sorumlusunun ve Birlikteki temsilcisinin adı ve iletişim bilgi- leri, fotoğraf albümlerini oluşturarak hizmeti kullanmaya başladıklarında veri sahiplerine çevrimiçi olarak sunulan bilgile- rin bir parçası olmalıdır. Ayrıca, web sitesinin genel gizlilik bildi- riminde de görünmelidir. İlginç olan, genel bir açıklama için verilen örneklerin Türki- ye’den seçilmiş olması, ama daha da ilginç olan ise 2 ör- neğin de turizm sektöründen seçilmiş olmasıdır. Bu, AB ül- kelerinin özellikle kişisel veriler (GDPR) konusunda Türkiye’ye gelen vatandaşları ile Türki- ye’deki turizm ve otel işletmeleri konusunda temel yaklaşımlarını göstermektedir. GDPR düzenlemeleri, KVKK düzenlemelerine göre çok daha geniş bir kapsama sahip olup, yaptırımları da KVKK yaptırım- larına göre çok daha ağır şartlar içermektedir. KVKK ile ilgili aradığınız her şey elinizin altında! Dijital Biz 48
Sayfa 50 — dergide görüntüle
Ekim 2020 açılış konuşmalarını yapanlar; BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, e-Safe Kuru- cusu ve Zirve Başkanı Musa Savaş ve Türk Telekom Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç oldu. Dr. Sayan, konuşması sırasında şunları söyledi: “Son dönemde yaşananlar, bu anlam- da bize kritik altyapıların gündelik hayatımızda nasıl bir öneme sahip olduğunu ve iş birliğinin hayati rol oynadığını bir kez daha gösterdi. Son dönemde siber saldırıların hastanel- erde de yoğunlaştığı hastaların hizmet alamamasına yol açtığını, benzer şekilde enerji ihtiyacının arttığı dönemlerde enerji sistemlerinin de birçok ülkede siber saldırılara hedef olduğu da hep birlikte görüyoruz. Siber dünyada her zaman bir hedef olabileceğimizi bilerek, her zaman için SOME’lerimiz, sistem- lerimiz ve uzmanlarımız ile birlikte güçlü bir savunma hattı oluşturduğumuzu bir kez daha belirtmek isterim. Tüm dünyayı etkisine altına aldı COVID-19 pandemi süreci. Bu dönemde iletişim altyapıları ve hizmetlerinin sürekliliği ve güvenliğinin önemi bir kat daha arttı. Covid-19 sürecinin başlangıcından itibaren haberleşmenin sürdürül- ebilir ve güvenli olarak sağlanması adına, değerleri operatörlerimiz ve paydaşlarımızla beraber biz çok ciddi tedbirler aldık. Salgının başlangıcında gerekli risk değerlendirmeleri yaparak alınacak önlemler hakkında koordi- nasyonlar sağlandı. Belediyeler ve Valiliklerle gerekli tedbirleri paylaştık. Güvenli uzaktan çalışma, trafik artışları yönetimi ve hizmet sürekliliği konularında işletmecilerin teknik ve idari tedbirleri almaları sağladık. Vatandaşlarımıza yönelik güvenli bir şekilde uzaktan çalışma prensiplerini, COVID-19 konulu oltalama saldırıları ile bu kapsam- daki sahte uygulamalara yönelik önlemleri, video konferans ve toplantı yazılımlarının kullanımında dikkat edilmesi gereken hususları içeren tavsiye dokümanları hazırlanarak yayımlandık. USOM’da sürekli bir teyakkuz hali sürdürül- mekte. Tehdit istihbaratı çalışmalarında birçok erişim izni istediğinin, bu kapsamdaki kullanıcı verilerini topladığının herkesçe bilin- diğini dile getiren Vatansever, “Zoom uygu- lamasının ‘Gizlilik Politikası’na onay en çok bilinen konferans uygulamalarının sahteleri türedi. Bunların tespit edilmesi için imzalar yazıldı, tehdit avcılığı yapıldı. Bunu bugün ilk defa burada açıklıyoruz: 209 adet sahte konferans uygulaması tespit edilerek ger- ekli işlemler hayata geçirildi. Yani sizin, bir konferans uygulaması yüklüyorum diye, size sahtesini yükletip, tüm bilgilerinize ulaşma ile ilgili… USOM 209 adedini tespit etti ve bunları engelledi. Şu anda yoklar.” BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu ise şunları aktardı: “Bilgi ve iletişim teknolo- jileri sektörü artık kendi başına bir sek- tör olmanın yanında diğer sektörlerde de kalkınma ve büyümenin temel aktörü oldu ve bugün dijital dönüşüm çağının en önemli sektörü haline geldi. Elektronik haberleşme altyapılarının güvenliği, en- erji, sağlık, bankacılık gibi diğer sek- törlerin de güvenliğinde ve hizmetlerin devamlılığında önemli bir rol oynuyor. Sayın Cumhurbaşkanımız, ‘Sınırlarımızın güvenliği ne kadar önemliyse elektronik sistemlerimizin ve verilerin güvenliği de o derece önemlidir.’ İfadeleriyle siber güvenliğin ne derece önemli olduğunun altını çizmişti. Biz de BTK olarak en önemli görevlerimizden biri olan siber saldırıların engellenmesi ve caydırıcılığın sağlanması noktasında azami gayret gösteriyoruz. Bu kapsamda, BTK sadece işletmecilerle değil tüm tüzel kişiliklerle de gerekli önleyici çalışmaları yapıyor. Biz siber güvenliği; sosyal ve ekonomik yaşamı olumsuz etkileyen riskler nedeniyle ulusal güvenliğimizin bir parçası olarak görüyoruz.” Açılış bölümünün ardından Kritik Alt Yapılarda Siber Güvenlik konusu şu başlıklar altında ele alındı: • Devlet, Ekonomi ve Savunma • Telekom ve Ulaştırma • Enerji ve Sağlık Haber Kritik alt yapılarda siber güvenlik konusu, 24 Eylül’de gerçekleştirilen 4’üncü e-Safe Siber Güvenlik Zirvesi’nde masaya yatı- rıldı. Etkinliğin açılış konuşmacılarından Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, kişisel verileri hedef alan sahte video konferans yazılımlarına karşı dikkat edilmesi gereken hususları içeren tavsiye dokümanları hazırlayarak yayımlandıklarını söyledi. Etkinlikte, siber güvenlik ekosistemini oluşturan altı ana paydaş olan; kullanıcılar (alıcılar), üreticiler, üniversiteler, medya, sivil toplum kuruluşları (STK) ve kamu kurumlarını temsil eden 15 konuşmacı yer aldı. COVID-19 salgını nedeniyle bu yıl hem fiziksel olarak hem de çevrim içi şekilde gerçekleştirilen zirve, Türkiye’nin tüm sektör- ler açısından ilk hibrit etkinliği olarak tarihteki yerini aldı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kuru- mu (BTK) binasında gerçekleştirilen etkinliğin fiziksel bölümüne; protokol, konuşmacılar, sponsorlar ve basın mensupları kabul edildi. İzleyiciler ise etkinliği, e-Safe’in resmi You- Tube kanalı üzerinden ve Türksat Kablo-Net üzerinden canlı olarak takip ettiler. Türk Telekom’un teknoloji Sponsoru olarak yer aldığı etkinlikte, Dr. Sayan’ın yanı sıra Kişisel Verileri Hedefleyen 209 Adet Sahte Video Konferans Uygulaması Tespit Edilerek Engellendi Dijital Biz 50 Dijital Biz 51
Sayfa 52 — dergide görüntüle
Ekim 2020 “Koronavirüs ile beraber milyarlarca insanın eve kapanması, video konferans uygulamalarına olan talebi olağanüstü düzeyde artırdı. Evden çalışma, görüntülü iş ve ekip toplantıları ve uzaktan eğitim için kullanılan bulut tabanlı uygulamalar arasında yer alan Zoom, son iki aydaki günlük aktif kullanı- cı sayısını yüzde 67 artırarak en çok tercih edi- lenlerden biri haline geldi. Serbest çalışanlardan büyük holdinglere, öğrencilerden öğretmenlere; sağlık çalışanlarından devletlerin en üst kademe- dekilerine kadar görüntülü görüşme, çevrim içi toplantı, konferans, ders, sohbet ve mobil iş birliği yapmak isteyen herkesçe kullanır hale geldi. Geçen yıl halka arz edilerek ABD Borsası Nas- daq Endeksi’nde işlem görmeye başlayan şirketin geçen yılki gelirleri yüzde 88 arttı.” Kişisel verilerin gizliliği sıkıntıya giriyor Vatansever, Zoom ile ilgili olarak daha önce orta- ya atılan bazı iddialarda bu firmanın Çin bağlan- tısı ve yapılan görüşmelerin Pekin merkezli takip edilebildiğinin yer aldığını bildirdi. Sosyal paylaşım platformları ile mobil uygulama- ların, cihazlara kurulum aşamasından itibaren kullanıcılardan ihtiyaçlarının olmadığı birçok erişim izni istediğinin, bu kapsamdaki kullanıcı verilerini topladığının herkesçe bilindiğini dile ge- tiren Vatansever, “Zoom uygulamasının ‘Gizlilik Politikası’na onay vererek, cihazımız, ağımız ve internet bağlantımız hakkında teknik bilgiler, IP adresi, MAC (fiziksel) adres, diğer cihaz kimliği (UDID), cihaz türü, işletim sistemi ile istemci sürümü, kamera türü, mikrofon veya hoparlör, bağlantı türü, yaklaşık konum, Zoom’un nasıl kullanıldığına dair ilgili bilgiler, toplantı süresi, e- posta adresi, kullanıcının adı, katılım ve ayrılma zamanları, toplantı adı, tarihi ve saati, sohbet durumu gibi çeşitli kişisel verileri iletiyoruz. Vatansever, yönetici kullanıcıların aktivitelerinin dışa- rıdan rahatlıkla izlenebileceğini, yöneticilerin ise her bir kullanıcının işletim sistemini, IP adresini, konum verisini ve sohbet bilgisini görebileceğini belirtti. Kameralara izinsiz erişim tehlikesi Uygulamanın eriştiği kameralarla ilgili güvenlik açığı sebebiyle Zoom’un geçen yıl çok zor gün- ler geçirdiğini, açık sebebiyle kullanıcıların izni olmadan kameralarının etkinleştirilebildiğini aktaranVatansever, firmanın daha sonra kulla- nıcılarından özür dileyerek, bu açığın giderildiğini duyurduğunu ifade etti. Vatansever, veri güvenliğine ilişkin tartışmala- rın söz konusu uygulamanın “IOS” sürümünün içerisinde Facebook kodları bulunması, Fa- cebook’ta hesabı olmayan kullanıcıların bile saat dilimi, bulunduğu şehir ve cihazlarıyla ilgili bilgilerinin sosyal medya platformuna iletildiği- nin ortaya çıkmasıyla arttığını belirtti. Zoom’un kurucusu Eric Yuan’ın özür dileyerek, yeni güncellemeyle Facebook’a olan bu bilgi transferinin engellendiğini ifade eden Vatan- sever, “Zoom görüşmelerinde ortaya çıkan, davetli olmayan kullanıcıların da katılabilmesi ve ‘Zoom Bombalama’ şeklinde ifade edilen taciz içerikleri paylaşımları da eklenince gü- venlik kaygıları giderek arttı. İngiltere Savunma Bakanlığı, ABD New York Eğitim Departmanı ve daha birçok kurum, bu platformun kullanımı- nı sınırlandırdı ya da yasakladı.” dedi. Vatansever, kullanıcıların online video konfe- rans uygulamalarını güvenli şekilde kullanma- sı için yapması gerekenleri ise şöyle sıraladı: • Yazılımların en son ve güncel sürümlerinin kullanımı, • Yönetici kullanıcılarının Zoom’un bekleme odası (Waiting Room) özelliği ve Toplantı Kimliği (Mee- ting ID) şifresi ile kullanıcıları kontrollü olarak dahil etmeleri, • Kullanıcıları davet ederken bağlantılar yerine toplantı kimliklerini kullanmaları, • Kullanıcıların bağlantıları ya da toplantı kimlik- lerini sosyal medyada paylaşmamaları, • Kullanıcıların platformlara sosyal medya he- saplarını kullanarak giriş yapmamaları, • Kullanıcıların kameralarını kapalı tutmaları ve kameralarını kullanmadıkları zamanlarda bant gibi bir aparatla örtmeleri, • Sadece yönetici kullanıcılarının zorunlu haller- de kameraları açma yetkilerinin olması, • Ekran paylaşımlarını ve diğer izinleri yönetici kullanıcılarının bilgisayarları ile sınırlandırmaları, • Kullanıcıların görüşme esnasında kişisel veri- leri kaydetmemeleri ve hiçbir platformda paylaş- mamaları. Haber Kullanımı artan online video konferans uygulamaları hakkında veri gizliliği ve bilgi güvenliğini ihlal ettiği iddialarının ortaya atılmasıyla, kişisel verilerin ve özel hayatın gizliliğinin korunması için alınabilecek ön- lemler önemli hale geldi. Video konferans uygulamalarında basit ön- lemlerle siber bombalamadan kurtulabilirsiniz Anadolu Ajansı (AA) - İzzet Taşkıran - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle dünyada kullanımı gittikçe artan online video konferans uygulamaları hakkında veri gizliliği ve bilgi güven- liğini ihlal ettiği iddialarının ortaya atılması, kişisel verilerin ve özel hayatın gizliliğinin korunması ko- nusunda alınabilecek önlemleri gündeme getirdi. Bilgisayar korsanlarının, Zoom aracılığıyla yapılan toplantıları hacklemelerinin ardından çok sayıda kurum ve kuruluşun evden çalışma sırasında kullandığı çevrim içi programlar hak- kında şüpheleri arttırırken uzmanlarca yapılan çeşitli uyarılarla kullanıcıların bilgi güvenliğinin arttırılması hedefleniyor. Bilişim Grubu Başkanı ve siber güvenlik uzma- nı Şenol Vatansever, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünya genelinde etkin olan koro- navirüs salgını ile beraber yaşam ve çalışma biçimlerinde değişiklikler yaşandığını söyledi. Salgının alarm seviyesi düşene kadar evde zaman geçirme süresinin arttığını, yaşamda- ki bu değişimin beklenenden daha önce ve hızlı gerçekleştiğini belirten Vatansever, “Ya- şadığımız her yeni günde artık bu değişime ayak uydurabilen ve ayak uyduramayan ülke- ler ile işletmeler arasındaki uçurumlar daha da derinleşecek. Dijital dönüşüm her alanda olduğu gibi teknoloji ve e-devlet uygulamala- rında da etkisini gösterecek.” diye konuştu. Vatansever, dünyadaki mesleklerin yaklaşık yüzde 60’ının önümüzdeki 15-20 yıl içerisin- de yok olacağının öngörüldüğünü, bu sürenin koronavirüsün hayatlara ansızın girmesi ve domino etkisiyle 8-10 yıla kadar çekilebileceğini kaydetti. Zoom kullanıcı sayısını yüzde 67 artırdı Gelecek mesleklere uygun insan kaynağı oluşturulmadığı takdirde geniş kitlelere yayılmış işsizlik ve sosyal patlamalarla karşılaşılabileceği- ne dikkati çeken Vatansever, şöyle devam etti: Şenol Vatansever, Video Konferans Uygulamaları Hakkında Anadolu Ajansı’na (AA) Açıklamalarda Bulundu Dijital Biz 52 Dijital Biz 53
Sayfa 54 — dergide görüntüle
Ekim 2020 - Siber güvenlik alanındaki ürünlerin ihraç edilerek satış sayısının arttırılması, ürünle - rin birim Ar-Ge maliyetlerinin düşürülmesi demek. - Yerli ve milli ürünlerin uluslararası pazara hitap edebilmesi için her ülkede yaygın şe - kilde kullanılan yazılımlarla uyumlu olması, bunun için de iş birlikleri yürütülmesi şart. - Ürünlerin ihraç edilmesi, yurt içindeki ürün geliştirme ekosistemine de ekonomik ola - rak önemli katkılar sağlıyor. Etkinlikte, iş birliği konusu, TÜBİTAK tara - fından geliştirilen yerli ve milli işletim sis - temi PARDUS ve Trend Micro tarafından geliştirilen Deep Security ürünü üzerinden masaya yatırıldı. Yerli ve Milli Ürünler, Rekabette Öne Geçirecek Etkinliğin kapanış konuşmasını yapan Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, şunları söyledi: “Bugün yerli İHA’ları, SİHA’ları, baz istasyonlarını, tamamen kendi üretimimiz olan silahlarımı - zı, milli güvenliğimizi, siber güvenlik ürün - lerimizi üretiyor, yerli sondaj gemileri ile doğal gaz çıkarıyor, yerli milli yazılımlar ile siber güvenliğimizi koruyoruz. 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda, 300 İHA tarafından ger - çekleştirilen, bu kadar büyük çapta, ilk kez düzenlenen ve hazırlıkları 1,5 ay süren ışık gösterisinin koreografisi, tasarımı ve simü - lasyonu, tamamen Türk tasarımcılar tara - fından hazırlandı. Son yıllardaki konjonktür bize çok iyi gösterdi ki her ülke kendi tek - nolojisini üretmek zorunda. Küreselleşme arttıkça, rekabet de aynı oranda artıyor. Ve bu rekabet ortamında, tüm dünyanın gözü önünde ismimizin parlamasını sağlayacak yegâne şey, yerli ve milli üretim olacak.” Dr. Sayan, devlet kurumları tarafından, siber güvenlik alanında yurt içinde yürütül - mekte olan çalışmaları şu şekilde özetledi: “Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM), Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) bünyesinde kuruldu. Ulusal Siber Güvenlik Stratejimizi; Haberleşme Ge- nel Müdürlüğü ve Dijital Dönüşüm Ofisi’mizin çok büyük katkı ve yönlendirmesiyle, tüm kamu kurum ve kuruluşlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız ve akademisyenlerimizle bir araya gelerek geliştiriyoruz. BTK çatısı altın- da faaliyet gösteren USOM tarafından, tama- men milli imkanlarla geliştirilen; AVCI, AZAD ve KASIRGA gibi yazılımları kullanıyoruz.” Haber Sentez Medya markalarından e-Safe Digi- tal, ikinci video konferans etkinliğini, “Yer- li ve Milli Ürünlerde Uluslararası İş Birliği” teması ile 3 Eylül 2020’de gerçekleştirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan’ın da konuşmacı olarak katıldığı etkinlikte, yerli ve milli ürünlerin ihracat potansiyelinin arttırılması maksa- dıyla atılabilecek adımlar, PARDUS işletim sistemi üzerinden, siber güvenlik ürünleri özelinde ele alındı. Trend Micro ana sponsorluğunda gerçek- leştirilen etkinliğin moderatörlüğünü, e-Safe Ulusal Güvenlik Etkinlikleri Başkanı Musa Savaş üstlendi. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan’ın da katıl- dığı etkinlikteki konuşmacılar; Trend Micro Akdeniz Ülkeleri, İsrail, Rusya Federasyonu ve Türki Cumhuriyetler Bölge Başkanı Ya- kup Börekçioğlu, HAVELSAN Genel Müdürü Dr. Mehmet Akif Nacar, Türk Telekom Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç ve TÜBİTAK BİLGEM Siber Güvenlik Enstitüsü Müdürü Mustafa Dayıoğlu şeklinde sıralandı. Bu konuşmacıların öne çıkardıkları konu baş- lıkları şunlar oldu: - Yerli ve milli ürünlerin, sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi için bu ürünler ihraç edilebilir olmalı. - Yerli ve milli ürünlerin, yurt içinde 10 binler- ce adet satılmasını hedeflemek yerine, ulus- lararası alanda, 100 binlerce adet satılmasını hedeflemek gerekiyor. Yerli ve Milli Siber Güvenlik Ürünlerinin İhraç Edilebilmesi için Uluslararası İş Birliği Şart Dijital Biz 54 Dijital Biz 55
Sayfa 56 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Rapordan dikkat çeken başlıklar şöyle; • Küresel fintech yatırımı, 2019’un 150,4 milyar dolarlık toplam yatırımının çok geri - sinde. Yıl ortasında, küresel olarak toplam fintech yatırımı 25,6 milyar dolar oldu. • ABD merkezli işlemler, 12,9 milyar dolar - lık yatırımla toplam yatırımların en büyük kısmını oluşturuyor. Yatırımlarda Asya Pa - sifik bölgesinin 8,1 milyar dolar, EMEA’nın ise 4,6 milyar dolar payı var. • VC tarafından yansıyan rakamlar ise çok daha iyi. İlk yarının sonunda ABD’ye 9,3 mil - yar dolar, Asya 6,7 milyar dolar ve EMEA’ya 4 milyar dolar VC yatırımı geldi. ABD ve EMEA’nin VC yatırımında yeni bir rekor gör - me yolunda ilerlediğini söyleyebiliriz. • 2018 ve 2019’da yaşanan mega M&A işlemlerinin ardından, bu yılın ilk yarısında dünyanın tüm bölgelerinde birleşme ve sa - tın alma faaliyeti keskin şekilde düştü. İlk yarıyılda, küresel M&A anlaşmaları ikinci çeyrekteki 85,7 milyar dolara kıyasla, 4 milyar dolar olarak gerçekleşti. • Siber güvenliğe yapılan küresel yatırım, 2019’da rekor kıran 592,3 milyon doları geçerek yeni bir rekor imza attı ve 870,8 milyon dolara ulaştı. Hızlandırılmış dijital trendler Rapora göre fintech’lerin geleceğini hızlandırılmış dijital trendler belirleyecek. Temassız ödeme ve dijital hizmet modellerine artan, talep dijital çözümleri hızlandırıyor. Bu trend Covid-19 ile devam eden 2020’nin ikinci yarısında da fintech yatırımları için değişimin itici gücü olacak. Dijital trendlerin hızlanması, fintech yatırımlarını yalnızca doğrudan fin - tech çözümlerinde değil, aynı zamanda siber güvenlik, dolandırıcılık önleme ve dijital kimlik yönetimi gibi ilgili kolaylaştırıcı teknolojilerde de yönlendire - cek. Platform işletmeleri, özellikle daha az olgun ülkelerde, yatırımcılar için potansiyel olmaya devam edecek. Haber KPMG’nin düzenli olarak hazırladığı “Pul - se of Fintech” raporunun 2020’nin ilk altı ayını değerlendirdiği bölümü yayımlandı. Rapora göre küresel fintech finansmanı yılın ilk yarısında Covid-19’un da etki - siyle geçen yıla oranla keskin bir düşüş gösterdi. Ancak siber güvenliğe yapılan küresel yatırım, 2019 rekorunu katlayarak 870,8 milyon dolara ulaştı. KPMG’nin yayımladığı rapora göre 2020 yılının ilk altı ayında 25,6 milyar dolar değerinde bin 221 anlaşma imzalandı. Geçen yılın aynı dönemine göre olduk - ça gerileyen küresel fintech yatırımları, Covid-19 salgınının frenlediği birleşme ve satın alma yatırımlarındaki düşüşten etkilendi. Siber güvenlik yatırımlarında ise tarihi rekor var. Yılın ilk yarı “Pulse of Fintech” raporunu değerlendiren KPMG Türkiye Fintech Sek- tör Lideri Sinem Cantürk, “Durdurulan M&A süreçleri, hem anlaşma faaliyetlerinde genel bir yavaşlamayı, hem de yatırımcıların Co- vid-19 etkisinde verilen değerlemeleri ve risk iştahını yeniden değerlendirmek için büyük anlaşmalara ara verdiğini anlatıyor” dedi. Siber güvenlik yatırımlarındaki artışa dikkat çeken Cantürk “Dünyanın içinden geçtiği dö- nem itibarıyla dijital trendler hızlanıyor ve bu hızlanma sadece doğrudan fintech yatırımla- rına değil, dolaylı teknolojilerin ve çözümlerin de artması için ortam yaratıyor. Bu artışı en çok siber güvenlik yatırımlarında görüyoruz ve ilk yarı yıl itibarıyla siber güvenlik yatırım- larının tarihi rekor kırdığına tanıklık ediyoruz” diye konuştu. Siber Güvenlik Yatırımları Milyar Dolara Koşuyor Dijital Biz 56 Dijital Biz 57
Sayfa 58 — dergide görüntüle
Ekim 2020 ile dış ticaretimizde yepyeni bir döneme adım atıyoruz. Kolay İhracat Platformu hem ticaret erbabımız hem de Bakanlığımız için yepyeni bir sayfa olacak. Kolay İhracat Platformu projemiz, Türkiye’nin ihracatına doğrudan etki edebilecek, üzerinde olduk - ça çalıştığımız ve büyük heyecan duydu - ğumuz çok önemli bir yazılım projemizdir. Ticaret erbabımız için içinde bulunduğumuz dijital çağın ruhuna uygun; oldukça geliş - miş bir altyapı hazırladık. İhracatçılarımı - za ve ihracat hedefi olan girişimcilerimize sunduğumuz danışmanlığın kalitesini ve kapsamını ciddi şekilde yükseltecek bir platformu devreye alıyoruz. Kolay İhracat Platformu’nun, kapsamı, niteliği, hedef kitle ve etki alanı, ayrıca içinde barındırdığı teknoloji itibarıyla bugüne kadar tamam - ladığımız tüm projelerin ötesine geçtiğini değerlendiriyoruz. Kolay İhracat Platformu ile artık her bir ihracatçımızın ve ihracatçı adaylarımızın yapay zekâ teknolojisi ile çalışan dijital bir danışmanı olacak. Bildiğiniz gibi, Ticaret Bakanlığı olarak özellikle dijitalleşme ve otomasyon eksenli projelere büyük önem ve öncelik atfediyoruz. Türkiye olarak, eko - nomik büyümede, kalkınmada, yerli ve milli üretimde, ihracatta çok ciddi hedeflerimiz var. Hedeflerimize ulaşmamız adına dijital ekonomiye en iyi şekilde adapte olabilme - miz gerekmektedir.” “90 BİN İHRACATÇI, 3 MİLYON KOBİ’Yİ HEDEFLİYORUZ” Ticaret Bakanlığı olarak bu vizyon doğrul - tusunda çalışmaya devam ettiklerini ifade eden Bakan Pekcan; “Firmalarımızı dijital - leşme alanında cesaretlendirme ve destek - lemenin ötesinde, Bakanlık olarak kendi iş süreçlerimizde ve sunduğumuz hizmetlerde dijital teknolojileri yakından takip ediyor ve bunları iş süreçlerimize adapte ediyoruz. Dijitalleşme ve otomasyon alanında öncü ve örnek bir kurum olma vizyonu ile hare - ket etmeye devam ediyoruz. Kolay İhracat Platformumuz da bu vizyonla geliştirdiğimiz projelerin en son ve en gelişmiş örneğidir. Kolay İhracat Platformu ile başta 90 bin ihra- catçı ve 3 milyonun üzerinde KOBİ’miz olmak üzere ihracat hedefi olan girişimcilerimizin de tamamını hedefliyoruz. Platform, hem mev- cut ihracatçılara hem de ihracata yeni adım atacak firmalarımıza büyük kolaylık sağlaya- cak.” SİSTEM NASIL İŞLİYOR? Kolay İhracat Platformunun I.Fazı, yarın itibarıyla firmaların kullanımına açılıyor. İkinci faz ise yıl sonuna kadar hizmete girecek. 1. Faz’da 6 modül yer alıyor. Bunlar: i. Akıllı İhracat Robotu Modülü ii. Pazara Giriş Haritası Modülü iii. Ülke Sayfası Modülü iv. Sektör Sayfası Modülü v. İhracat Kokpiti Modülü vi. Mevzuat Modülü Tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kullanımına açık olan Platforma Kolayihracat. gov.tr üzerinden e-devlet şifresi ile giriş yapı- lıyor. Türkiye’nin ve dünyanın en önemli ve kapsamlı veri tabanlarından sağlanan canlı ve güncel veri, makine öğrenmesi tabanlı Akıllı İhracat Robotu tarafından işlenerek, her ölçekteki ihracatçıya, kendi ihtiyaçlarına uy- gun, potansiyeli yüksek ticaret yollarını işaret ediyor, ihracatçının gücüne güç katılıyor. Platforma özel olarak hazırlanan ve 5400 ürün ve 190 ülke özelinde farklılaşan bir milyonun üzerinde Pazara Giriş Haritası ile ihracatçılar ürünlerine en uygun pazara ilişkin karşılaştırmalı analizler, vergi oranları, tarife dışı engeller ve pazardaki rakiplerine ilişkin bilgi edinebiliyor. Kolay İhracat Platformu’nda mevcut ülke ve sektör sayfalarında ise sektöre yön veren global trendler ve stratejik pazara giriş kri- terlerini takip eden firmalar “Ürünümü hangi pazara satabilirim?” ya da “Bu pazarda hangi ürün satılır?” gibi tüm sorularına cevap bulu- yor. İhracatçılar ve ihracatçı adayları ayrıca plat- form üzerinden hedef pazarlarındaki alım Haber T.C. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, ih - racatta dijital dönüşüm vizyonu doğrul - tusunda geliştirilen, Türkiye’nin ihracat potansiyeline önemli katkılar sağlamayı amaçlayan, yapay zekâ destekli “Kolay İhracat Platformu”nu Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde tanıttı. Mevcut ihracatçıların yanı sıra ihracatçı adaylarının e-devlet şifresi ile giriş yapabile - ceği Kolay İhracat Platformu’nda, yeni nesil teknolojiler, veri bilimi ve yapay zekâ bileşi - mi ile 10 milyon satırı aşkın veri işlenerek, ihracatçıya kolay ve güvenli bir şekilde, tek bir kanaldan ulaştırılıyor. İhracatta devrim niteliği taşıyan Kolay İhra - cat Platformu, Akıllı İhracat Robotu, Pazara Giriş Haritaları, İhracat Kokpiti gibi modülle - riyle dünyadaki benzerlerinden ayrışıyor. Platform ayrıca, uluslararası birçok veri tabanı ile entegre olarak, canlı veri akışı sa - yesinde ihracatçılara anlık veriler sunuyor. Kolay İhracat Platformu tüm bu özellikleri ile, benzerleri arasında açık ara en kapsamlı ve öncü platform olarak öne çıkıyor. TİCARET BAKANI PEKCAN: “DIŞ TİCA - RETİMİZDE YEPYENİ BİR DÖNEME ADIM ATIYORUZ” Medeniyetler tarihi boyunca tüm dünyada ticaretin ana merkezlerinden biri olan Tür - kiye’nin Kolay İhracat Platformu ile bun - dan böyle aynı zamanda “ticaretin en akıllı aktörü” olarak da konumlandığını ifade eden Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, tanıtım toplantısında yaptığı konuşmasında şunları kaydetti: “Tüm yurt dışı emsallerinden açık ara önde olan Kolay İhracat Platformu Ticaret Bakanlığından İhracatta Dijital Devrim Dijital Biz 58 Dijital Biz 59
Sayfa 60 — dergide görüntüle
Ekim 2020 tavsiyeler sunabilecek. Yine yapay zekâ doğal dil işleme algoritmaları kullanan bir ‘chatbot’ platformda yer alacak ve firmalarımızın so- rularını 7/24 cevaplıyor olacak. Platformda firmalarımızı sadece dünyaya açmakla kal- mayıp yurtdışından ithalatçıların firmalarımı- za ulaşmaları da sağlanacak. Firmalarımız platformda kendilerine ait bir sayfa oluşturarak ürünlerini sergileyebilecek ve ithalatçılarla iletişim kurabilecek. Haber talepleri, ihale duyurularına ve potansiyel alıcı bilgilerine anlık olarak ulaşabiliyor. Her firmaya özel olarak oluşan İhracat Kokpiti üzerinden firmalar kendi ihracat geçmişlerini detaylı bir şekilde analiz ederek ihracat stra- tejilerini oluşturuyor. PAZARA GİRİŞ HARİTASI VE ÜLKE SAY - FALARI Platformun Pazara Giriş Haritası ve Ülke Sayfası modüllerinde ise hedef pazarla ilgili sosyo-ekonomik göstergeler ve rakip ülke firmalarının pazar payları ve büyüklükleri gibi kritik bilgiler yer alacak. Ayrıca; Güm - rük vergisi oranları, tarife dışı önlemler, Menşe belgesi örnekleri, Tercihli ticaret ko - şullarını sağlayan Anlaşmalar ve kümülas - yonlara ilişkin bilgiler, Yurt dışındaki ticaret müşavirlerimizce belirtilen güncel geliş - meler ve ayrıntılar, Ülke ve sektör bazında ithalat ve ihracat verilerindeki değişim ve trendler, İhracatta zorunlu belgeler, Pazara girişteki temel koşullar, kriterler ve mevzuat gibi; pazara girişte bir ihracatçının ihtiyaç duyacağı hemen her bilgi, en etkin görsel - lerle ve en güncel haliyle ihracatçımızın kullanımına sunulmuş olacak. 1 MİLYON FARKLI PAZARA GİRİŞ HARİ - TASI Kolay İhracat Platformunda, bu kadar bü - yük veri ve çok sayıda entegrasyon kullanı - larak ürün ve ülke özelinde 1 milyon farklı Pazara Giriş Haritası oluşturabiliyor. Bu haritalar 5400 ürün ve 190 ülke özelinde farklılaşabiliyor. Sektörel haberler ve fuar - lar, sektöre yön veren global trendler, ilgili ürünler için ihracat potansiyeli en yüksek ilk 10 Pazar, sektörün Türkiye’deki durumu gibi kritik bilgiler yine etkili görsellerle tek bir yerde sunulmuş olacak. İHRACAT KOKPİTİ MODÜLÜ Kolay İhracat Platformumuzun en temel amaçlarından bir tanesi de her firmamıza, kendi firmaları bazında, firmaya özel, terzi usulü içerikler üretebilmek. İhracat Kokpiti adını verdiğimiz Modül bu prensiple çalışacak. Platformda, her firma kendisine ait bir web sayfası yaratmış olacak. İhracat Kokpiti, ihracat miktarı veya Bakan- lığımızdan kullandıkları devlet destek tutarı potansiyelin altında olduğu değerlendirilen firmalarımıza özel yönlendirmeler yapabilecek ve firma özelinde tavsiyelerde bulunabilecek. Ayrıca firmalarımız kendi favori ülke ve sektör sayfalarına hızla ulaşarak güncel haber ve etkinlikleri kolaylıkla takip edebilecekler. İKİNCİ FAZ YIL SONUNDA Kolay İhracat Platformu’nun ikinci fazında, daha da “akıllı” bir robot ve genişletilmiş bir içerik ortaya konulacak. Akıllı ihracat robotu- muz, daha kapsamlı ülke önerileri sağlayabile- cek. Örneğin, ihraç ürünü ile birlikte satılabile- cek yan ve tamamlayıcı ürünlere ilişkin Dijital Biz 60 Dijital Biz 61
Sayfa 62 — dergide görüntüle
Ekim 2020 istikrarı teşvik etmede hayati bir rol oynaya - cağını kaydetti. Diğer birçok G20 ülkesinde olduğu gibi, mikro ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin Türkiye ekonomisinin bel kemiği olduğuna ve ülkenin ekonomik ve sosyal kalkınmasında kritik rol oynadığına dikkati çeken Pekcan, bu amaçla G20’nin söz konusu işletmelerin ulus- lararası rekabet gücünü artırmaya yönelik politika metnini memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi. Pekcan, “Mikro işletmelere ve KOBİ’lere yönelik uygulamaya koyacağımız politikalar, işletmelerin karşılaştığı sorunların üstesinden gelmelerinin yanı sıra küresel ekonomiye entegrasyonlarını ve dış şoklara karşı daya- nıklılıklarını artırma konusunda hayati önem taşıyor.” değerlendirmesinde bulundu. Diğer taraftan teknoloji odaklı yatırımları teşvik etmek, bilgiye dayalı ekonomilere katkı sağlanması ve yabancı yatırımı çekme konu- sunda ihtisas serbest bölgelerinin önemli rol oynadığına inandıklarını ifade eden Pekcan, hizmet ticaretine yönelik iç düzenleme çalış- malarının hizmet ticaretinde istikrar ve ön- görülebilirliğin geliştirilmesine büyük katkılar sağlayacağını söyledi. ‘Kalkınma için Yatırımların Kolaylaştırılması Girişimi’nin özellikle gelişmekte olan ve en az gelişmiş ülkelere yönelik yatırımları kolaylaş- tırmak için önemli bir rol oynadığına inandık- larını belirten Pekcan, izleme, müzakere ve anlaşmazlıkların halline yönelik temel işlev- lerini iyileştirmek için DTÖ’nün reformunun önemini vurguladı. “Bakanlar Bildirgesinden: COVID-19 ön- lemleri ticarete engel yaratmamalı” Öte yandan toplantı sonucunda, G20 ticaret ve yatırım gündeminin temel çıktıları niteliğin- de bir Bakanlar Bildirgesi ve Bildirge ekinde altı belge kabul edildi. Bakanlar Bildirgesi’nde, COVID-19 ile müca- delede alınan acil ticaret önlemlerinin DTÖ kurallarıyla uyumlu olması, ticarete gereksiz engel yaratmaması ve küresel tedarik zincir- lerinde bozulmaya neden olmaması gerektiği vurgulandı. Pandeminin sosyal ve ekonomik anlamdaki olumsuz etkilerini asgari düzeye indirmek amacıyla tüm politika araçlarının kullanılma- ya devam edileceğine dikkat çekilen bildir- gede, bazı sektörlerdeki kapasite fazlası gibi yapısal sorunların olumsuz etkiler yaratabile- ceğine de dikkat çekildi. Bildirgede gerekli DTÖ reformunu gerçek- leştirmek için aktif ve yapıcı şekilde çalışma taahhüdü yinelenirken, söz konusu reformun DTÖ’nün işlevlerini iyileştirilmesi gerektiğinin altı çizildi. DTÖ’nün Mikro-KOBİ’ler, Kalkınma İçin Yatı- rımların Kolaylaştırılması, E-Ticaret ve Hiz- metlerde Yerel Düzenlemeler hususlarındaki Çoklu Girişimleri çerçevesinde devam eden tartışmaların ilerletilmesi çağrısının yapıldı- ğı bildirgede, mikro işletmeler ve KOBİ’lerin bölgesel ve küresel değer zincirlerine enteg- rasyonlarında karşılaştıkları zorluklara işaret edildi. Ekonomik çeşitliliğin güçlendirilmesinde Hizmet Ticareti ve Özel Ekonomik Bölgelerin (ÖEB) önemli rol oynadığı belirtilen bildirge- de, uluslararası yatırımların güçlendirilmesin- de yatırımla ilişkili teknik yardımın iyileştiril- mesinin önemi ifade edildi. Haber Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, 26 ülkeden bakan ve bakan yardımcılarının katılımıyla gerçekleştirilen “G-20 Ticaret ve Yatırım Bakanları Toplantısı”na video konferans yöntemiyle katıldı. Pekcan, toplantıda yaptığı konuşmada, bu yıl G20 görüşmelerinin ana gündem maddesini tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs sal- gınının oluşturduğunu belirterek, G20 Ticaret ve Yatırım Bakanları olarak, pandeminin ülke- ler ve ekonomiler üzerindeki olumsuz etkileriy- le mücadeleye odaklandıklarını söyledi. Bu kapsamda 14 Mayıs tarihinde koronavirüs salgınına yönelik G20 eylemlerini başarıyla onayladıklarını hatırlatan Pekcan, ancak bu eylemlerin uygulanmasının en az onları ta- nımlamak kadar önem taşıdığını söyledi. Özellikle ticareti kısıtlayıcı birçok önlemi orta- dan kaldırma ve daha fazla ticareti kolaylaş- tırma aracını uygulamaya koyma konusunda G20 eylemlerinin uygulanmasına yönelik daha fazla ilerleme kaydedilmesi gerektiğini vurgulayan Pekcan, “Pandemi sürecinde de G20 Ticaret ve Yatırım Bakanları olarak tica- reti kolaylaştırmaya ve kısıtlayıcı önlemleri ortadan kaldırmaya yönelik iş birliğimize de- vam etmeliyiz. Her ne nedenle olursa olsun, ikili ya da çoklu ilişkilerde kısıtlayıcı eylemler ve tarife dışı engellerden kaçınmalıyız. Tüm üyeleri bu konuda azami dikkat göstermeye davet ediyorum.” dedi. Pekcan, pandemi sonrası dönemde de ülke - lerin ekonomik anlamda toparlanmalarında adil, açık, çok taraflı ticaret sisteminin ulus - lararası ticaret için öngörülebilirliği ve Ticaret Bakanı Pekcan, G20 Ticaret ve Yatırım Bakanları Toplantısına Katıldı Dijital Biz 62 Dijital Biz 63
Sayfa 64 — dergide görüntüle
Yazar Dr. Erol ÖZGÜNER İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Bilgi İşlem Daire Başkanı Dipnot: Cevapları sizde, ama ben online görüşme- lerimi el sallayarak bitiriyorum. Uzaktan Toplantı ve Görüşme Aralık 2019 tarihinden itibaren tüm Dünya’yı etkisi altına alan Covid 19 virüsü, beraberinde yeni alışkanlık- ları da getirdi. Artık hayatımızın bir parçası haline gelen teknoloji, bu süreçte de önemli çözüm yollarını oluşturdu. Online alışveriş, temas- sız ödeme, uzaktan eğitim, online spor, online sağlık, online banka- cılık… Kısacası Covid sonrası her zamankinden çok daha fazla online terimiyle karşılaşır olduk. İş ve eğitim hayatına da inanılmaz bir kolaylık getiren online görüşmeler sayesinde dünya genelinde birçok toplantı ve eğitim online olarak kolaylıkla ger- çekleştiriliyor. İnsanlar herhangi bir sağlık riski ile karşılaşmadan evle- rinden eğitimlerine ve toplantılarına katılım sağlayabiliyorlar. Gerek kamu gerek özel sektör düzleminde değerlendirildiğinde ise, özel sektörün pandemi süre- ci öncesinde ofislerdeki toplantı odalarını uzaktan bağlantıya uygun halde bulundurarak farklı ofisler arası online bağlantıyı tercih ettiğini, evden veya uzaktan çalış- mayı ya hiç tercih etmediğini ya da haftada 1 gün home office çalışma adıyla uyguladığını görüyoruz. Kamuda ise, yaygın ve genel bir uygulamadan bahsetmek müm- kün değildi. Pandemi sonrası ise, belki de 14 Mart – 18 Mart arası ilk ölüm vakasının gerçekleşmesinin ardın- dan çok hızlı bir reaksiyonla hem kamu hem özel sektörde online bağlantılar ile toplantılar uzaktan bağlanılacak şekilde set edilmeye ve çalışma şekli değişmeye başla- dı. Burada okulların hızla uzaktan eğitime geçmiş olmasının lokomo- tif görev üstlendiğini düşünüyorum. Bağlantılar web üzerinden veya masaüstü kurulumlarla tanım lanan programlarla yapılabildiği gibi, çağrı merkezi çalışanları veya işini uzaktan bağlantılarla gerçekleştirmeye çalışan çalı- şanlar için VPN bağlantıları VDI makinaları adeta kurtarıcı görev üstlendiler. Data kullanımını da paralelinde ciddi oranda artmaya başladı. Toplantı ve görüşme- lerin yanı sıra, fuar, konferans vb. etkinlikler thon uzantıları ile sanal ortamda gerçekleşmeye başladı. İşte tam da buralarda fiziksel temasın, yüz yüze iletişi- min ne kadar kıymetli olduğunu anlamaya başladık. Öte yandan, çok ciddi toplantılarda bile, baba oyuncağımı gördün mü sesleri ile çocuklarımızın talepleri, suyunuz geldi sesleri ile yaşamın devamı- na dair, ama aslında önce insan olduğumuzu hatırlatacak süreçle- ri de beraberinde yaşadık. Azalan seyahat süreleri, gün içinde daha fazla toplantı veya iş odağı sağladığı için de ciddi bir verimlilik artışı sağlandığı gibi, in- sanlar evlerinden çıkamadığı için saatlerle sınırlanmayan mesai saatleri oluşmasına neden oldu. Sonuç olarak bu dönemde çok ciddi iş yükü artışı ve üretimi gerçekleşti ve artık iş yapış ve yaşam şeklimizi değiştirecek bir uzaktan çalışma kültürü oluştu diyebiliriz. LinkedIn CEO’su Ryan Ros- lansky geçtiğimiz günlerde bir postunda “uzaktan görüşmeler ve toplantıların sonunda el salla- yarak mı yoksa el sallamadan mı ayrılıyorsunuz” diye sordu. 81515 yanıtın %69’u el salıyorum oldu. Cevapları sizde, ama ben onli- ne görüşmelerimi el sallayarak bitiriyorum. Well5G.com: 5G ve Telekomünikasyon… Dijital Biz 64
Sayfa 66 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Küresel başarı yakalayan ve yatırıma dönen projeler Geçmiş KOD Ödülleri’nin kazananlarının başarı hikayelerinin de anlatıldığı ödül töreninde 2. KOD Ödülleri fikir kategori - si birincisi Bilgen Demirdaş’ın “Sayıların Efendisi” adlı oyunuyla Danimarka’da dü - zenlenen International Educational Game Competition’da kazandığı birincilikten ve 1. KOD Ödülleri finalistlerinden Flat Games’in yarışma sonrası yatırım aldığından da söz edildi. Eczacıbaşı Topluluğu’nun ve Türkiye İş Bankası’nın ana sponsorluğunu üstlendiği, Netmarble Türkiye ve Robincode’un destek sponsoru olduğu yarışmada kazananlar ödüllerini Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı Fa - ruk Eczacıbaşı’nın katıldığı törenle aldı. Oyun kategorisinde “Interscientific” adlı oyunlarıyla Burak Kağan Gür, Ömer Baha - dır Karabulut ve Naci Sayıcı birinci olur - ken, “Simyacılar Kalesi” adlı oyunlarıyla Halil Onur Yazıcıoğlu, Mehmet Can Güler ikinci ve “Matematik Efsaneleri” adlı oyunuyla Baki Şahin Yimencioğlu üçüncü oldu. Fikir kategorisinde ise “Sayı Yerleştirmece” adlı oyunlarıyla Bahattin Aydın ve Kevser Aydın birinci, “Gizemli Elementoslar” adlı oyunuyla Elif Çilek ikinci ve “Prof. Element” adlı oyun- larıyla Münir Nuran, Onur Çağatay ve Necdet Tuna Başsaka üçüncü oldu. KOD Ödülleri’nde her iki kategoride de kaza- nanlara para ödülü, Pocket Gamer Connects bileti ve Robincode’dan sertifika verildi. Haber Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) tarafından dü - zenlenen ve Matematik ve Fen Bilimleri alanlarındaki eğitim oyunlarının ve oyun fikirlerinin ödüllendirildiği KOD Ödülleri Yarışması’nın üçüncüsü dijital ödül tö - reniyle tamamlandı. Etkinlik kapsamında bir konuşma yapan TBV Başkanı Faruk Eczacıbaşı, yaşadığımız pandemi süre - cinin uzaktan eğitimin önemini ortaya çıkarttığını hatırlatarak, uzaktan/evden eğitim alan çocukların öğrenme süreçle - rini daha verimli hale getirmenin en etkin yolunun oyun ile eğitim olduğuna inandı - ğını ifade etti. 3 yılda 1000’e yakın başvuru alındı Eczacıbaşı, “Bu yıl üçüncü kez gerçekleştiri- len KOD ödüllerinin en önemli amaçlarından biri, eğitim kurumları ve eğitim regülatörleri nezdinde orta vadede KOD Ödülleri’nin oyun ile öğretim konusunda genel kabul görmüş, saygın bir tescil otoritesi olarak yer bulması- dır” dedi. Üç yıldır süren projede toplamda yaklaşık 1000 civarında başvuru alındığını belirten Eczacıbaşı, tüm adaylara jüri üyele- rine ve sponsorlara, destekleri için teşekkür etti. Uzaktan Eğitimin En Etkin Yolu, Oyun ile Eğitim Dijital Biz 66 Dijital Biz 67
Sayfa 68 — dergide görüntüle
Ekim 2020 ni hatırlattı. TELKODER, bu önemli kaynağın hem vatandaşlarımıza hem de telekomüni- kasyon işletmecilerimize bu süreçte önemli bir fayda sağlayacağına dikkat çekiyor. Evrensel Hizmet Fonu yaşadığımız bu ola- ğanüstü günler için Konuya ilişkin görüşlerini paylaşan TELKO- DER Yönetim Kurulu Başkanı Halil Nadir Teberci: “Mart ayından bugüne yaşadığımız salgın nedeniyle hem ülkemiz hem de dünya çeşitli zorlu süreçleri tecrübe ediyoruz. Sal- gının ne kadar süreceğine ilişkin belirsizlik ülkemizi zora sokarken bu zorluklarla müca- dele eden; öğrencilerin eğitiminin aksama- masını ve ekonominin çarklarının dönmesini sağlayan en önemli sektörlerden birisi de telekomünikasyon sektörüdür. Öğrencilerimi- zin eğitiminin, vatandaşlarımızın haberleşme imkânlarının ve ülkemizin fiber altyapısının pandemi süresince olumsuz etkilenmemesi için telekomünikasyon sektöründe faaliyet gösteren işletmecilerin katkıları ile oluşturu- lan Evrensel Hizmet Fonu’nun kullanılması düşünülmelidir. Bir bakıma bu gibi olağanüs- tü günler için düşünülmüş ve oluşturulmuş Evrensel Hizmet Fonu, uzaktan eğitim gören çocuklarımızın internete erişimlerinin sağ- lanması ve ülkemiz fiber altyapısının yaygın- laştırılması için kullanılmalıdır. TELKODER üyesi işletmeciler Evrensel Hizmet fonu kullanılarak öğrencilere internet erişimi sağla- maya hazırdır. Ayrıca, bu zor dönemde adeta ülkemiz için bel kemiği görevi gören teleko- münikasyon sektörümüzün ayakta tutulması kritik bir önem taşıyor. Telekomünikasyon gibi lokomotif bir sektörde yaşanacak sıkıntılar tüm ekonomimizi derinden sarsabilir. TELKODER olarak yetkilileri bu çerçevede sorumluluk alma- ya davet ediyoruz.” diyor. Evrensel Hizmet Fonu nasıl tanımlanıyor? Evrensel Hizmet Kanunu, Türk Telekom’un özelleştirmesi ile birlikte 2005 yılı Haziran ayında Resmî Gazete’de yayımlanarak yürür- lüğe girmiştir. Mer’i mevzuatın ilgili maddesine göre evrensel hizmetin gelirleri; BTK tarafından yapılan yetkilendirme ücretinin %2’si, Hazine payı ödemekle yükümlü olmayan işletmecilerin yıllık net satış hâsılatının %1’i, yetkilendirmiş işletmecilerin ödemekle yükümlü oldukları Ha- zine payın %10’u, BTK’nın işletmecilere verdiği idari para cezalarının %20’si gibi kalemlerden oluşuyor. Evrensel hizmet, 5369 sayılı Evren- sel Hizmet Kanunu’nun 2. maddesine göre; “Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde coğrafi konumlarından bağımsız olarak herkes tarafın- dan erişilebilir, önceden belirlenmiş kalitede ve herkesin karşılayabileceği makul bir bedel kar- şılığında asgari standartlarda sunulacak olan, internet erişimi de dâhil elektronik haberleşme hizmetleri” olarak tanımlanıyor. Haber Tüm dünyayı etkisi altına alan salgın ne- deniyle ülkemizde milyonlarca öğrenci ve çalışan, okulları, iş yerleri yerine zorunlu olarak eğitimlerine ve işlerine evlerinden devam ediyor. Eğitim çağındaki çocukla- rımızın ve gençlerimizin önemli bir kısmı uzaktan eğitim imkânlarına sahip değil. Yine ülkemiz fiber altyapısının uzun va- dede ne kadar süreceği belli olmayan bu duruma karşı nasıl bir performans sergi- leyeceği de tam olarak bilinmiyor. TELKO- DER üyeleri ve diğer tüm telekomünikas- yon işletmecileri salgının başladığı Mart ayından bugüne vatandaşların kesintisiz haberleşmesini sağlayabilmek için özveri- li çalışmalarına devam etseler de “fiber internet” başta olmak üzere teknolojik gereksinimlere sahip olmayan öğrenci ve ailelerinin uzaktan eğitim imkanına sahip olmaması önemli bir sorun olarak karışı- mızda duruyor. 15 yıldır biriken Evrensel Hizmet Fonu önemli bir kaynak Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği Evrensel Hizmet Kanunu’nun Türk Telekom’un özelleştirilmesiyle birlikte 2005 yılı Haziran ayında Resmî Gazete yayımla - narak yürürlüğe girdiğini ve bugüne kadar toplanan evrensel hizmet gelirinin yaklaşık olarak 11 milyar TL olduğunun tahmin edildiği Milyarlık Evrensel Hizmet Fonu Milyonlarca Öğrenciye Umut Olabilir Dijital Biz 68 Dijital Biz 69
Sayfa 70 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Haber FMV Işık Okulları öğrencileri, başa - rılarına bir yenisini daha ekledi. FMV Işık Ortaokulu’nu gururlandıran so - nuç Rusya’nın yaptığı Uluslararası Matematik Olimpiyatları URFODU’dan geldi. Farklı ülkelerden 1.507 okul ve 65.006 öğrencinin katıldığı matematik olimpiyatında 5. sınıf öğrencisi Zey - nep Aygün, 7. sınıf öğrencileri Duru Yılmaz ve Beren Tur dünya birincisi olarak altın madalya ile ödüllendirildi. URFODU Uluslararası Bilim Temelleri Bilgi Yarışması 9.12.29019 ve 10.05.2020 tarihle- rinde iki farklı oturumda Rusya Ekaterinburg merkezli olarak online ortamda gerçekleş- tirildi. 6 ülkeden gelen 1507 okul ve 65.006 öğrencinin katıldığı olimpiyatlarda ikincilik ödülüne Uras Sarıca, Çalış Çetin Can, Ceren Dide Kellekci, Eylül Tunç ve Dila Göksu Dan- yal, üçüncülük ödülüne ise Kerem Evcilerli, Can Akbal, Ceren Duyak, Metehan Yaman Şeremet, Zeynep Eşkinat, Mehveş Hatemi ve Barış Uluğ sahip oldu. Uluslararası Matematik Olimpiyatları’nda Dünya Birincisi Oldular Dijital Biz 70 Dijital Biz 71
Sayfa 72 — dergide görüntüle
Ekim 2020 leri farklı amaçlar var. Sıçanın motivasyonu sevdiği bir yemeği ödül olarak almak. Bu doğal bir “yemek arama davranışı” yaratıyor. Robotun amacı ise hayvanla arkadaş olmak. Robot için sıçanla arkadaş olmayı, sıçanı mümkün oldu- ğunca kendi etrafında tutmak olarak belirliyo- ruz. Genel olarak, robotun verdiği iki sinyal var. Bunlardan biri “ödül sinyali.” Robot bu sinyali verdiğinde -örneğin sol kolunu havaya kaldırdı- ğında- eğer sıçan kendisine yaklaşırsa, deney düzeneğinin ödül köşesinde hayvanın sevdiği yiyecek beliriyor. Yani robot belirli bir sinyal verdiğinde ve sıçan bu sinyali anlayıp robota yaklaştığında, robotumuz deney kutusunun uzak bir noktasında sıçana ödül vermiş oluyor. Tabii sıçanın ödülü almak için bu olumlu sinya- lin anlamını ve ödülün verildiği noktayı zaman içinde öğrenip, o köşeye gitmesi gerekiyor. “ROBOT DA ÖĞRENİYOR” Buraya kadar anlattıklarımız kendi başına basit bir edimsel koşullanma deneyidir. Ancak ro- bot sadece ödül vermiyor, bazen de olumsuz bir sinyal ile bir çeşit ceza veriyor. Örneğin sol değil, sağ kolunu kaldırdığında ödül köşesin- den yem gelmiyor. Sıçanın bu olumsuz sinyali, olumlu sinyalden ayırt etmesi gerekiyor. Sıçan bunu da öğreniyor. İşin ilginç tarafı bu süreçte, robot da kendi verdiği sinyallerin ne işi yaradığı- nı öğreniyor. Robot deneye olumlu ve olumsuz sinyalleri rastgele vererek başlıyor. Ödül sinya- linin özelliği sıçanı robota yaklaştırması. Robot sadece bu sinyali verdiğinde sıçan kendisine yaklaşırsa, ödül köşesinden sıçan yemi geliyor. Robot olumsuz sinyal verdiğinde sıçan robota yaklaşsa da herhangi bir ödül alamıyor. Robo- tun motivasyonu sıçanın kendisine yaklaşması (sıçanla arkadaş olmak) olarak tanımlandığı için, robot da zaman içinde sadece bir sinya- lin sıçanı kendisine yaklaştırdığını öğreniyor. Sonuçta, zaman içinde “mükemmel karşılıklı öğrenme” gerçekleşiyor. Kısacası deney iki taraf için de mutlu sonla bitiyor. “ROBOTLARIN EĞİTTİĞİ HAYVANLAR HA- YAT KURTARABİLİR” Bu projeyle hayvan-robot etkileşiminin artırıl- ması hedefleniyor. Bu bilişsel ve davranışsal etkileşim daha üst bir düzeye taşındığında, robotların eğittiği hayvanları arama-kurtarma çalışmaları ve mayın temizliği gibi önemli gö- revlerde daha etkin olarak kullanmak mümkün hale gelebilecek. Yukarıda özetlenen bu sisteme farklı mo- düller eklenerek, robot-hayvan etkileşimini çeşitlendirilecek ve böylece farklı modelle- rin hayvanın ve robotun öğrenmesini nasıl etkilediğini araştırılacak. Robotlar aracılığıyla hayvanlara öğretilebilecek şeylerin sınırı, hayvanların nöronal kapasiteleri ile sınır- lı. Uygun yöntem ile bir robot, insan dâhil herhangi bir hayvana birçok şey öğretebilir. Robot-hayvan-insan ilişkisi, genel anlam- da makine-hayvan-insan etkileşimine göre önemli bir avantaja da sahip. Bu avantaj robotların bize veya sıçanlara, yani etkileşim içinde oldukları türe fiziksel ve davranışsal olarak benzeyebilmelerinden geliyor. Antro- pomorfik robotların bilimkurgu alanındaki başarısını ve popülaritesini düşünün! Sıçana benzeyen bir robot, karmaşık bir labirentte sıçanlara kılavuzluk edebilir. Onlara kendi başlarına, hatta bir simülatör yardımı ile çok uzun sürede öğrenecekleri bir haritayı, çok daha kolay öğretebilir. Eğitilmiş hayvanlar hâlihazırda arama kurtarma ve mayın temiz- liği gibi önemli alanlarda kullanılıyor. Bu tip eğitim süreçlerinin robotlar aracılığıyla kolay- laştırılması ve hızlandırılması büyük önem taşıyor. Haber Boğaziçi Üniversitesi Davranışsal Sinir- bilim Laboratuvarı makine öğrenmesinde çığır açmayı hedefleyen yeni bir model üzerinde çalışıyor. Geliştirilen yeni yapay zekâ modeliyle hayvan ve robotların birbir- lerinden öğrenmesi mümkün hale gelecek. Boğaziçi Üniversitesi Davranışsal Sinirbilim Laboratuvarı Direktörü ve projenin yürüt- ücüsü Dr. Öğr. Üyesi Güneş Ünal, Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Emre Uğur ve Bilişsel Bilim Yüksek Lisans öğrencisi Oğuzcan Nas yeni yapay zekâ modeliyle hayvan ve robotların birbirin- den öğrenmesini sağlayacak proje için çalışıyorlar. Oluşturdukları çok disiplinli proje, edimsel koşullanma paradigmaları ile yapay zekâ algoritmalarını birleştirerek robotlar ve hayvanlar arasında “karşılıklı öğrenmeyi” mümkün hale getirecek. Bu sayede robotlar tarafından eğitilen hayvanların arama-kurtar- ma ve mayın temizliği gibi görevlerde daha etkili şekilde görev almaları sağlanabilecek. Dr. Güneş Ünal, Emre Uğur ve Oğuzcan Nas ile yaptıkları çalışmayı “Sıçanlar ve robot- lar aynı anda hem öğretmen hem öğrenci olacak” diyerek şöyle anlatıyor: ROBOT İLE DENEY HAYVANI İLK DEFA ETKİLEŞİM İÇİNDE Yaptığımız çalışma en genel tanımıyla bir robot-hayvan etkileşim çalışması. Yaklaşık iki yıl sürmesini bekliyoruz. Mevcut literatür - de bu konuda çalışmalar var. Örneğin robot - ların laboratuvar hayvanlarına (sıçanlara) bir görevi yapmayı öğrettiği ya da onlarla sosyalleştiği çalışmalar mevcut; fakat bu klasik çalışmalar hep tek yönlü. Ya robotlar hayvanlara bir işi öğretiyor ya da robotlar hayvanları gözlemleyerek kendileri öğreni - yor, yani “makine öğrenmesi” oluşuyor. Bu çalışmaların hiçbirinde robot ile deney hay - vanı birbiriyle etkileşime geçerek aynı anda birbirlerinin hem öğretmeni hem de öğrenci - si olmuyor. “SIÇAN VE ROBOTLAR HEM ÖĞRETMEN HEM DE ÖĞRENCİ OLACAK” İlk defa bir edimsel koşullanma düzeneğinde, sıçanlar ve robotların aynı anda hem “öğ- retmen” hem de “öğrenci” olacağı bir ortam oluşturacağız. Bu çalışma, hem psikoloji- deki öğrenme literatürüne önemli bir katkı sunacak hem de çeşitli makine öğrenmesi algoritmalarının sınanması için yeni bir plat- form oluşturacak. Daha da önemlisi, tüm bu çabaların sonunda hayvan ve robot etkileşimi kullanan farklı uygulamalarda kullanılabilecek bir “karşılıklı öğrenme” modeli geliştirilecek. “ROBOT ARKADAŞ OLMAK İSTİYOR” Deney düzeneğine bir robot ve bir sıçan aynı anda konuluyor. İkisinin de ulaşmak istedik- Robotlar Hayvanları Eğitecek Dijital Biz 72 Dijital Biz 73
Sayfa 74 — dergide görüntüle
Ekim 2020 olarak evden çalışmaya geç - tiği sonucu ortaya çıkmış. Evden çalışma konusunda şirketleri en çok zorlayan ne - denlerin arasında ise yüzde 43 ile Kültür ve Alışkanlıkların birinci sırada olduğu, Tekno - loji Altyapısının sebep olarak, Organizasyonel Yapılanma ve Müşteri Alışkanlıklarından sonra dördüncü sırada geldi - ği sonucu çıkmış. Teknolojik Altyapının geride çıkmasının sebebi bu alanda yapılan ya - tırımlar olduğunu gösterse de şirketlerin güvenlik alanında yeterli yatırım yapmadığını ev - den çalışma modeline geçişten sonra karşı karşıya kaldıkları güvenlik sorunları net bir şekil - de gösteriyor. Şirketlerin yeni normalde yapa - cağı yatırımlar arasında altyapı tarafında, IT ekiplerinin uzak kullanıcılar üzerinde kontrolü - nü sağlayabileceği sunucu ve özellikle masaüstü sanallaştır - ma (VDI) teknolojileri, kullanıcı - ların kritik verilere daha güvenli ve denetimli erişimlerini sağla - yan çözümler olarak karşımıza çıkıyor. Bununla birlikte kimlik ve erişim yönetimi uygulama - ları, bulut sistemlerine geçişleri yatırımlar arasında sıralayabili - riz. Ayrıca bütçeye güvenlik ka - lemi eklenmeli, bütçede varsa da payı arttırılmalıdır. Yatırımlara ek olarak şirketlerin öncelikli olarak organizasyon - larında Güvenlik Birimi oluştur - maları veya bir güvenlik danış - manlığı hizmeti almaları tüm güvenlik süreçlerinin uygulan - ması ve denetlenmesi anlamın - da büyük bir öneme sahip. Güvenlik bilincinin çalışanlarda oluşturulması için Bilgi Güven - liği Farkındalığı eğitimlerinin periyodik olarak tüm persone - le verilmesi ve bu bilincin üst seviyede tutulması yüzdesel oranı yüksek insan faktörlü zafiyetlerin azaltılmasında her şirket tarafından hemen yapıl - ması gereken bir eylem. Güvenlik testlerinin ve zafiyet taramalarının düzenli olarak yapılması, sosyal mühendislik testleri ve çalışanlara yapıla - cak oltalama saldırıları senar - yoları ile güvenlik seviyesinin sürekli ölçülmesi risklerin en aza indirilmesinin yanında çalışanların da farkındalığını arttırmada önemli bir araç. Şirketlerin pandemi ile değişen dünyanın ihtiyaçlarına cevap vermeleri ve bu dönüşümün gerisinde kalmamaları, güvenli - ğin artık bir gereklilik olduğunu bilerek, güvenliği göz ardı et - meden yatırımlarına yön ver - meleri sürdürülebilirlik, hizmet kalitesi, müşteri memnuniyeti, gibi birçok alanda yarar sağ - lamanın yanında rekabette de etkili bir rol alacaktır. Yazar Hüsnü TAVLAŞ Katılım Emeklilik Bilgi Güvenliği Yöneticisi Dipnot: Şirketlerin pandemi ile değişen dünyanın ihtiyaçla - rına cevap vermeleri ve bu dönüşümün gerisinde kalma - maları, güvenliğin artık bir gereklilik olduğunu bilerek, güvenliği göz ardı etmeden yatırımlarına yön vermeleri sürdürülebilirlik, hizmet ka - litesi, müşteri memnuniyeti, gibi birçok alanda yarar sağ - lamanın yanında rekabette de etkili bir rol alacaktır. COVID-19 ile Uzaktan Çalışma ve Güvenlik COVID-19 siber saldırılar, doğal afetler gibi iş sürekliliği planla- rında yer almayan bir durum olarak karşımıza çıktı ve çok ani bir şekilde çalışanlar kendi- lerini evde çalışırken buldular. Pandeminin başlamasıyla tek- nolojik altyapısı uzaktan çalış- maya uygun olan başta hizmet, teknoloji, sigorta sektörü, gıda ve üretim sektörlerine göre çok daha hızlı bir şekilde evden çalışmaya büyük oranda geçiş yaptı. Evden çalışma mode- li, getirdiği güvenlik riskleri ile birçok şirketin aslında bu siste- me hazır olmadığını, uzaktan çalışmanın yalnızca teknolojik altyapı ile mümkün olmayacağı- nı da gösterdi. Şirketler çalışanlarına yöne- temediği, güvenliğinden emin olmadığı makinelerden ve ağ- lardan kritik verilere ve sistem- lere erişim izni vermek zorunda kaldılar ve daha ilk günden güvenlik risklerini katladılar. Güvenli olarak VPN bağlantısı yapılan şirketlerde, VPN kural- larının doğru yapılandırılmama- sı nedeni ile bant genişliklerinde satürasyonlar, güvenlik ihlalleri gibi durumlarla karşı karşıya kaldılar. İçinde bulunduğumuz bu du- rum ile evden çalışma sistemi saldırganların saldırı yüzeyinin genişlemesine ve zafiyetlerin artmasına sebebiyet vererek şirketlerin güvenlik anlamında risklerini daha da arttırdı. VPN bağlantıları, 2FA (İki Faktörlü Kimlik Doğrulama), MFA (Çok Faktörlü Kimlik Doğrulama) gibi çeşitli önlemler alsalar da saldı- rıların hedefi olmaktan kaçama- dılar. Covid-19 ve Coronavirüs ben- zeri alan adlarındaki dikkat çeki- ci artışla birlikte, yine bu isimlerle düzenlenen oltalama saldırıların- da ciddi oranda artışlar oldu. Çok sayıda şirket son derece titizlikle hazırlanmış bu oltalama saldırıla- rının altında yatan fidye yazılım- larının kurbanı oldu. Bahsettiğim tüm bu durumlarla birlikte her biri ayrı bir makale konusu olabilecek çok sayı- da güvenlik zafiyeti ve saldırı şirketler için iş kaybı, maddi ve itibar kayıpları, kanuni yaptı- rımlar gibi ne yazık ki maddi ve manevi zararlarla sonuçlandı. Netice olarak evden çalışmak çoğu şirket için sorunları çöz- medi, çözmediği gibi şirketleri hiç olmadığı kadar güvenlik riski ile karşı karşıya bıraktı. İnsanların hayatı ve şirketlerin iş yapış şekillerinin pandemi ile büyük bir değişim geçirdiği yadsınamaz bir gerçek. Şirket- lerin teknolojik anlamda uzak- tan çalışma ve bunun getireceği güvenlik risklerinin önlenmesine yönelik yatırımlar yapması, ayakta kalıp varlıklarını sürdü- rebilmeleri için bir gereklilik ha- line geldi. Yapılan bir araştırma sonucuna göre şirketlerin yüzde 48,7’sinin tüm çalışanlarının, yüzde 43,2’sinin de kısmi Dijital Biz 74 Dijital Biz 75
Sayfa 76 — dergide görüntüle
Ekim 2020 oranın AB ile kıyaslandığında çok düşük kaldı- ğına dikkat çekiyor. Sektörde büyük fırsatlar ba- rındıran uydu haberleşme alanında da gerekli adımların atılmadığını ifade eden TELKODER yaptığı açıklamada yakın zamanda hem İnter- net Tabanlı Hizmetler hem de uydu haberleşme konusunda değerlendirmeler içeren yeni analiz- ler yayınlayacaklarının da altını çiziyor. TELKO- DER bu çalışmaların ilgili kurumlar tarafından dikkate alınması halinde sektörün gelişimini hızlandıracağını düşünüyor. Sabit ses trafiği düşüşünü sürdürüyor, uydu internet hizmetleri büyümüyor TELKODER raporunda dikkat çekilen önemli konuların başında sabit ses trafiğinde yaşanan düşüş yer alıyor. Raporda; 2009 yılında toplam trafiğin %82,5’i mobil, %17,4’ü sabit ses iken 2020 yılı ilk çeyrek sonunda sabit ses trafiğinin oranının %2,16’ya düştüğüne dikkat çekilerek Türkiye’de sabit ses trafiğindeki hızlı düşüşün incelenmesi gerektiğinin altı çiziliyor. TELKODER raporuna göre, genişbant hizmetlerinde önemli bir alternatif olan uydu internet hizmetine ilişkin abonelik miktarlarına bakıldığında ise 2009 yılından bu yana önemli bir gelişme olmadığı ve bugüne kadar 4817 yeni abone kazanımı olduğu görülüyor. Bu doğrultuda, ülkemizde uydu haberleşme hizmetlerinin geliştirilmesi amacıyla TEL- KODER Uydu Çalışma Grubu çalışmalarının sürdürmekte olduğu ve yakın zamanda uydu haberleşme hizmetlerine ilişkin yeni raporun kamuoyu ile paylaşacağını belirtiyor. Ayrıca tüm dünyada ve Türkiye’de önemli gelişmeler yaşanan İnternet Tabanlı Hizmetler alanında, kamuoyunun aydınlatılması, düzenleyici kurumlara destek olunması ve ülkemizde tüketiciyi koruyan adil rekabet koşullarının oluşmasına yardımcı olmak amacıyla TELKODER içinde İnternet Tabanlı Hizmetler (ITH/OTT) Çalışma Grubu kurulmuş olup, çalışmalara devam edildiğinin bilgisi veriliyor. Veri Merkezleri T.C. Cumhurbaşkanlığı 11. Kalkınma Planı’nda! TELKODER üyesi çok sayıda veri merkezinin pandemi sürecinde büyük yük üstlendiğini ve görevini başarıyla yerine getirdiğini belirten dernek, veri merkezlerinin önemi ve geleceği konusunda da değerlendirmelerde bulundu. T.C. Cumhurbaşkanlığı 11. Kalkınma Planında (2019-2023) Türkiye’nin veri depolama, işle- me ve iletimi faaliyetlerinde bölgesel veri üssü haline gelmesini sağlamak üzere, İnternet De- ğişim Noktası (İDN) kurulmasına yönelik usul ve esasların belirlenmesi ve İDN kurulumunun gerçekleştirilmesi hedefi bulunuyor. Bu hedefin gerçekleştirilmesine yönelik ilgili paydaşlarla birlikte düzenleme çalışmalarının yapılması ve Aralık 2020 tarihinde tamamlaması planlanıyor. Kalkınma Planında aynı zamanda veri merkezi sektörünün geliştirilmesini sağlayacak düzen- leyici çerçeve ve teşvik mekanizması oluşturul- ması, Türkiye’nin yoğun ticaret yaptığı ülkelerle bulut hizmetlerinin sunulmasına yönelik iş birlik- leri yapılması hedefi bulunuyor. Bu hedeflere ulaşılabilmesi için yapılması gerekenleri TEL- KODER şöyle sıralıyor: 1- Veri Merkezlerine, “Cazibe Merkezleri Programı” kapsamında sağlanan destek ve teşvikler ülke ge- neline yaygınlaştırılmalı ve beyaz alan sınırı (5000 m^2) kaldırılmalıdır. 2- Veri Merkezi İşletmecilerine özel elektrik tarifesi hazırlanmalıdır. Bu tarife en fazla sanayi elektriği tarifesinin yarısı kadar olmalıdır. 3- Veri Merkezlerimizin, dünya standartlarında hiz- metler verilebilmesi, yaşamakta oldukları ve onlar ile doğrudan ilişkilendirilemeyecek hukuka aykırı- lıkların önlenebilmesi için “Veri Merkezi İşletmecisi” tanımı en kısa sürede Kanunlarda yerini almalıdır. 4- Tüm Erişim Sağlayıcıların katılımının zorunlu olacağı birden fazla İnternet Değişim Noktasının kurulması bir an önce gerçekleştirilmelidir. 5- Ülkemizde veri merkezlerine fiber hizmet sunan işletmeci sayısı en fazla 3-4’le sınırlı kalmaktadır. Bu rakam Avrupa’da yaklaşık 35, komşumuz Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da ise yaklaşık 50’dir. Ayrıca, İki noktası İstanbul içerisinde yer alan bir internet devresinin maliyeti uluslararası devre maliyetlerine göre neredeyse 10 katı pahalıdır. Uluslararası devre fiyatları bu kadar düşükken, ülkemiz içerisinde (Local Loop) devre fiyatlarının bu kadar yüksek olması anlamsızdır. Fiber erişim sağlayıcıların Veri Merkezlerine özel indirimli tarife oluşturmaları zorunlu tutulmalıdır. Haber TELKODER sektör değerlendirme ra - porları kapsamında 2020 yılının ilk çey - reğine ilişkin yaptığı yeni açıklamada pandemi sürecinde güçlü fiber altyapı - nın ve alternatif işletmecilerin önemine işaret etti. TELKODER raporunda pan - demi sürecinde tüm sektörleri sırtlayan, iş dünyasını ve eğitimi ayakta tuttuğu kadar günlük hayatın ihtiyaçlarını ko - laylıkla karşılamamızı sağlayan inter - net altyapımızın daha hızlı büyümesi gerektiğine dikkat çekiliyor. Raporda; Türkiye’nin 2019 sonunda 390.817 km olan toplam fiber uzunluğunun, 2020 ilk çeyrek sonunda sadece 6 bin km civarında büyüyerek 396.905 km olduğu hatırlatılarak, Elektronik Haberleşme Sektör gelirlerinin, 2020 ilk çeyrek so - nunda 17,63 milyar TL olarak hesaplan - dığı vurgulanıyor. Sektör gerekli büyüme hamlesini yapamıyor 2003 yılında 14,98 milyar TL olan Elektronik Haberleşme Sektörü gelirleri, 2019 yılı sonu itibariyle 66,7 Milyar TL olarak tespit edildi. TELKODER’in büyüme üzerindeki enflasyon etkisinin ortadan kaldırılması amacı ile TÜİK verileri kullanılarak ve 2003 yılını temel alarak hesapladığı enflasyondan arındırılmış gelirle- re göre ise 2019 yılı sonunda sektör gelirinin 15,14 Milyar TL olduğu görülüyor. Buna göre sektörün; yüksek vergiler, yapılamayan altyapı yatırımları, internet tabanlı hizmetler sunan kü- resel şirketlerin baskısı ve rekabette alternatif işletmecilerin önünün daha fazla açılamaması gibi nedenlerle istenen büyümeyi gerçekleş- tirilemediği görülüyor. Ayrıca, 2019 sonunda pazardaki en büyük üç operatör ve iştirakleri dı- şında kalan alternatif işletmecilerin Pazar payı %9 iken 2020 birinci çeyrek sonunda bu oran %8,79’a düşmüş durumda. TELKODER bu Dijital Ekonominin Gücü Güçlü Fiber Altyapıdan Geçiyor Dijital Biz 76 Dijital Biz 77
Sayfa 78 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Son 5 yılda kurulup Türkiye’de ve uluslararası plat- formlarda başarılara imza atan bulut şirketlerinden hizmet alınmasını öneriyorum.” değerlendirmesini yaptı. Vatansever, YouTube, Instagram, Twitter/Periscope, Facebook, Twitch ve LinkedIn gibi sosyal medya platformlarından aynı anda yayın için OBS (Open Broadcaster Software) yazılımının ücretsiz kullanıla- bileceğini söyledi. Vatansever, yedi kişiye kadar konuk alarak canlı yayını zenginleştirebilen daha profesyonel yayınlar yapabilmek için “Wirecast” programının kullanılabi- leceğini, bazı operatörlerin evden çalışanlara destek olmak için yükleme hızlarını artırdığını kaydetti. Bunun geçici olduğu ifade eden Vatansever, “Ge- rekli olan yüksek yükleme hızları için internet servis sağlayıcılarında uygun paket bulunamaması du- rumunda alternatif olarak yerli bulut şirketlerinden uygun sanal sunucu alınarak, yayınlar kesintisiz ve kaliteli olarak yapılabilir.” dedi. YouTube, canlı yayın için en az bin abone istiyor Prdio Video Ajansı Genel Yayın Koordinatörü Said Gayberi ise verimli bir canlı yayın için internet bağ- lantısındaki “upload” hızının çok önemli olduğunu, kullanıcıların bunu hız testiyle ölçebileceklerini belirtti. YouTube, Facebook ve Twitch uygulamalarının en tercih edilen platformlar olduğunu, burada hesabı olan kişilerin canlı yayın yapma özelliğini hemen aktifleştirmeleri gerektiğini dile getiren Gayberi, canlı yayınların özellikle sosyal medyada binlerce takipçi- si bulunan popüler isimler için gelir getirici modellere uygun olduğunu ifade etti. Gayberi, “Influencer Marketing” yönteminin canlı program içeriklerinde önemli hale geldiğini belirterek, şunları kaydetti: “Yüksek sayıda takipçisi olan kullanıcıların bir ürün ya da marka hakkında deneyimlerini aktarması mo- deli canlı yayınlarda da geçerli ve yoğun ilgi görüyor. Bunun yanında bazı sektörel programlarda görsel unsurlu reklam alınabiliyor. Ayrıca sosyal medya fe- nomenleri veya ünlülerin yayınlarına, uzman olarak katılan isimler, talep edildiği takdirde bunun için bir bedel ödeyebiliyor. YouTube gibi platformlar üzerin- den canlı yayınlarda, kriterlere uygun kanal sahipleri görüntüleme başına para kazanıyor. Canlı yayınlar sayesinde kanalın aboneleri arttığında, bu kişilerin vi- deolarda çıkan reklamları izlemesiyle belirli bir ücret kanal sahibine ödeniyor. Ancak YouTube, sadece bin ya da üstü abonesi olan hesaplar için mobilden canlı yayın özelliğinin aktivasyonunu gerçekleştiriyor.” Canlı yayınlarda kalitelinin arttırılması için aksesuar kullanımın önemli olduğunu dile getiren Gayberi, uzun süren yayınlarda titremeyi önlemek için basit masa üstü telefon tripodu kullanılabileceğini söyledi. Ekranın bölündüğü çoklu katılımcılı yayınlar için “me- eting” yazılımlarının kullanılması gerektiğini kaydeden Gayberi, yayınlarda olabildiğinde özgün içeriklerin üre- tilmesi gerektiğini, hazır video ve sesleri telif ödemeden kullananların uyarı alacağını ve kanalların kapanması- na neden olabileceğini sözlerine ekledi. Ön kamerası iyi telefonlara rağbet Sosyal Medya Uzmanı Sedat Coşkun da salgın ne- deniyle mevcut şartların insanların ihtiyaç sıralamasını değiştirdiğini anlattı. Vatandaşların bir mekanda buluşma yerine toplu katılımlı canlı yayın düzenlediğini ifade eden Coşkun, iyi bir yayın için cep telefonu, mikrofon, ışık ve internet hızı gibi imkanların etkili olduğunu belirtti. Coşkun, canlı yayın kalitesi için ön kamerası iyi telefonlara rağbet gösterildiğini dile getirerek, “Kamera ile ses çıkış ve giriş kalitesinin de bu anlamda satın alma süreçlerini etkilediğini görüyoruz. Son 2 aylık satış verilerine bakıl- dığında orta segment ve akıllı telefonların satışlarının arttığını söyleyebiliriz. Bu telefonların bütçeleri 4-13 bin lira aralığında değişiyor. Instagram gibi platformlar canlı yayın konusunda çok etkili olduğu için bu uygulama kullanılırken görüntü kalitesini düşürmeyen marka akıllı cihazların daha çok tercih edildiğini söyleyebiliriz.” dedi. İnternet hızının yayını etkilediğine dikkati çeken Coş- kun, kullanıcıların mevcut internet sağlayıcılarından aldıkları hizmet paketini yükselttiklerini ya da firmaları değiştirdiklerini ifade etti. Coşkun, yüksek hızlı paketlerin aylık 150-300 lira aralı- ğında olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Kullanıcılar evlerindeki ışık yetersizliği nedeniyle canlı yayın veya görüntülü görüşmeler için taşınabilir spot ışık satın alabiliyor. Bu ışıklarla yayınlarını daha kaliteli hale getirebiliyorlar. Işıkların daha çok çalışma masanın üstü- ne konumlandırılabilecek küçüklükte olanların 90-170 lira aralığında olduğu görülüyor. Yayıncıların, seslerinin karşı tarafa daha iyi ulaşmasını sağlamak ve onlardan gelen sesleri daha kaliteli şekilde almak amacıyla kablolu ve mikrofonlu kulaklıklar kullandıklarını görebiliyoruz. Fiyat- performans olarak bu tür ürünlerin en çok tercih edilenleri 200-500 lira gibi fiyatlardan satılıyor.” Haber Yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle evde kalma sürecinde gittikçe popüler olan sosyal medya platformları aracılığıyla yapılan canlı yayınlar, farklı iş modelleriyle kazanç kapısı haline geldi. Anadolu Ajansı (AA) – İzzet Taşkıran – Yeni tip ko- ronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle evde kalma sürecinde sosyal medya platformları aracılığıyla yapılan canlı yayınlar kazanç kapısı haline geldi. Ünlülerin yanı sıra yeni isimlere de fırsatlar sunan canlı yayınlar, internet, yazılım, kamera, mikrofon, tripod, ışık gibi aksesuar ve dekor harcamalarıyla yeni bir sektörün oluşmasını sağladı. Telif hakları- na uygun özgün içeriklerden oluşan, binlerce kişi tarafından izlenebilen programlardan, sponsor ve reklam gelirlerinin yanı sıra popüler video sitelerinde tıklama başına ücret ödenmesi sayesinde gelir elde ediliyor. Bilişim Grubu Başkanı ve siber güvenlik uzmanı Şenol Vatansever, koronavirüs ile ilgili tedbirler kapsamında kamu kurumlarında ve özel sektörde çalışanların büyük bir kısmının evden çalışmaya devam ettiğini söyledi. İşçilerin evden çalışabilme taleplerinin artık “yeni normal” haline geldiğini ifade eden Vatansever, ku- rumların ve şirketlerin video konferans çözümlerini aktif olarak kullanmaya başlamasıyla çalışanların yayıncılık alanındaki yetkinliklerinin de arttığını belirtti. Canlı yayınların hızla benimsendiğini ifade eden Vatansever, “Canlı yayınlarla daha çok YouTuberlar ile özdeşleşmişken, artık kurumsal ve bireysel amaçlı birçok kişi farklı sosyal medya platformlarından canlı yayın yapıyor. Canlı yayınlar mevcut müşterilerle et- kileşimleri artırırken, ürünlerini tanıtma fırsatı bulduğu müşteri adaylarına da satış yapma fırsatlarını getiri- yor.” diye konuştu. “Müşteriler de dahil oluyor” Vatansever, artık Kişisel Verilerin Korunması Kanu- nunu (KVKK) kapsamına video konferansa müşteri- lerin de dahil edildiğini kaydetti. Salgın sürecinde yaşananların ülkelerin her alanda kendi kendine yetebilmesi gerektiğini gösterdiğine dikkati çeken Vatansever, “KVKK’nın teknoloji ala- nında işaret ettiği en önemli kriterlerden biri hizmet alınan bulut firmasının merkezinin hangi ülke sınır- ları içerisinde bulunduğu olduğundan, yaptırımlarla karşılaşılmaması için Türkiye’deki kişilerin verilerinin Türkiye’de işlenmesi gerekiyor. Ayrıca Milli Teknoloji Hamlesi ışığında ve cari açığa da olumlu katkı ola- rak büyük kurumların yerli yazılım ve bulut şirketleri- ne daha fazla iş verme sorumlulukları var. Şenol Vatansever, Sosyal Medyadan Canlı Yayınlar Hakkında Anadolu Ajansı’na (AA) Açıklamalarda Bulundu Dijital Biz 78 Dijital Biz 79
Sayfa 80 — dergide görüntüle
Ekim 2020 çıktılarla dijitalleşme süreçlerini yapabilecek danışmanları yan- larına almak olacaktır. Bu aşa- madaki firmalar için de ekosiste- min değişim etkisi yine olmakla birlikte, daha öncelikli olan konu iç süreçlerin sistematiğinin oluş- turulmasıdır. Eğer sistematik yapılanma başarılı sonuçları üretirse, ekosistemin içindeki uyumluluk da buna bağlı olarak önemini arttırır ve çözüm üret- mek de kolaylaşır. Benzerlikleri olan kısımları olsa da her firma özgündür. Bazı ge- nel yönetim kurallarının dışında çoğu yönetim teknikleri de firma- lara özel olarak uyarlanabilir. Ba- şarı, genel kurallar, uyarlamalar ve insan faktörlerinin uyumu ile söz konusu olacaktır. Dijitalleş- me faydaları kadar zorlukları da içermektedir. Sorunumuz, bunu yapmak zorunda olduğumuz bir döneme pek de hazırlıklı olma- dan girmek oldu. Ama bunun üstesinden gelinebilecek metot- lardan bazılarını yukarıda işaret etmeye çalıştım. Bunların firma- lara özel olarak tasarlanacak olduğunu unutmadan, hepsinin farklı ölçeklerde gerçekleştirilme- si gayet mümkün. Bu konularda benim de men- törlerinden biri olduğum Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) İnoSuit Programı KOBİ’ler için güzel bir başlangıç olabilir. Firmalarımı- zın sadece yapısal olarak değil, inovasyon düşüncesi ile yeniden yapılanmalarında sistematik yolların uygulanmasını sağlayan bir programdır. Ek olarak, bunun mevcut dijitalleşme dönüşümü- ne göre tasarlanarak mentörler tarafından icra edilmesi ile hızla KOBİ’lerimizi rekabette avantajlar oluşturmak için kalibre edebiliriz. Yazar Dr. M. Özgür GÜNGÖR İstanbul Okan Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Dipnot: Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) İnoSuit Programı KOBİ’ler için güzel bir başlangıç olabilir. Firmalarımızın sadece yapısal olarak değil, inovasyon düşün- cesi ile yeniden yapı- lanmalarında sistematik yolların uygulanmasını sağlayan bir programdır. Dijitalleşmek Zorunluluğu ve Yapılabilirliği Bilgi teknolojileri, işletmelerin dönüşümü konusunda çok daha etkin bir döneme girdi. Bu konuda düşünen ve çalışanların gelişini işaret ettiği bir gelişme küresel bir virüs salgını tehdidi ile firmaları hızla yeniyi algı- lamaya itmektedir. Söylendiği kadar kolay olamayacak olan bu dönüşüm dikkatli bir şekilde planlanarak çevik şekilde icra edilmek durumundadır. Aksi halde dönemsel analizlerde re- kabetin tekrar altını çizerek biz- lere gösterdiği “daha iyi uyum gösteren hayatta kalır” prensibi, oyunda kalmayı güçleştirecektir. Bunu şirketler bazında değer- lendirirken, şirketlerin parçası olduğu ekonomik sistemleri ve bu sistemlerin paydaşı olan devletleri de aynı yönde etkile- yebileceğini göz ardı etmeme- liyiz. Dolayısı ile, zaten tekno- lojinin firmaları yönlendirdiği dönüşüm, daha hızlı ve daha zorunlu şekilde önümüzdedir. Bunu anlamak ve uyumumuzu gerçekleştirmeliyiz. Bunun gerçekleştirilmesi için farklı firmalara farklı metotlar uygulanabilir: • Bazı firmalar, bu durumu fark ederek aksiyon almak gayreti ile sistematik olarak iç süreçleri- ne bakıyorlar. Öncelikle, elbette ki, bu süreçlerini tanımlamış olmak, işletiyor olmak gereklidir. Bunu yapabilen firmaların sü- reçlerini elden geçirmek, dijital- leştirmek, bütünsel ya da hibrit uygulamaları hayata geçirmek çabasında olması kolay bir yöntem gibi görünür. Ancak, daha hazır olsalar da bu firma- lar için bile içinde bulundukları ekosistemin dönüşümünü daha iyi anlamadan harekete geç- mek, istenen başarıyı geciktire- bilir. • Süreç tanımlarını ve düzenli mükemmeliyet döngüsünde bunları iyileştirmeyi planlama- mış ve/veya uygulamakta ge- cikmiş firmalar için daha büyük bir problem olduğu varsayılabi- lir. Ancak, burada da sistemci bakış açısı ile bu dönüşümü sıfırdan başlatmak da ayrı bir avantaj içermektedir. Bu tür firmaların daha kapsamlı olarak harekete geçmek yerine, doğru bir modüler planlama ve önce- liklendirme ile dönüşüme baş- langıç yapmaları halinde, daha etkin bir şekilde bunu gerçek- leştirme şansları bulunmaktadır. • KOBİ’lerin bir kısmı bu im- kanlardan daha uzak bir nok- tada olabilir. Hiç süreç analizi yapmaya kaynak bulamamış, gündelik operasyonlarını ger- çekleştirirken kişilere bağlı karar mekanizmaları ile ha- yatta kalmaya devam etmekte olabilirler. Bu durumdaki firma sayısının, normal bir rekabetçi ekonomide açık ara çoğunluk (%85-90) olan KOBİ’lerin ara- sında da büyük bir oran içerdi- ğini öngörebiliriz. Mutlaka ki, bu tür firmaların da yapabilecekleri var. Bunların arasında, süreçle- rini onlar için anlayarak üst yö- netim tarafından desteklenen, küçük adımlarla ve hızlı Dijital Biz 80 Dijital Biz 81
Sayfa 82 — dergide görüntüle
Ekim 2020 TURKSAT 5A’nın yapımcısı Airbus ve uzaya göndericisi olan SpaceX temsilcilerinin katıldığı etkinlikte, Airbus Savunma ve Uzay Bölümü’nde uzaya fırlatmak üzere bekleyen TURKSAT 5A dünyada ilk kez canlı yayında GlobalSAT Show izleyicileri için gösterildi. RUS ULUSAL UZAY PROGRAMININ GELE- CEĞİ KONUŞULDU Etkinliğin ana konuşmacılarından Glavkosmos CEO’su Dmitry Loskutov, muhtemel uzay yol- cuları için bazı yeni seçenekler, Rus ulusal uzay programının geleceği ve uzay araştırmalarında uluslararası iş birliği fırsatlarından bahsetti. “Uydu Üretmek İçin En İyi Disiplin” konulu toplantıda ise Lockheed Martin Başkan Yardım- cısı Mesut Çiçeker ve TÜBİTAK Başkan Vekili Mesut Gökten, uydu üretimi konusunu konuştu. T3 Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Alper Güzel, Türkiye’nin en büyük etkinliği olan TEKNO- FEST’te yapılacak Model Uydu Yarışması ile ilgili bilgi verdi. Daha önce model uydu yarış- malarında dünya ikincisi olan ve yakında uydu- sunu uzaya göndermeye hazırlanan Grizu-263 takımının kaptanı Çağla Ayça Dursun ve milli gözlem uydusu RASAT’ın takım kaptanı Sedat Taha Şener de katıldı. Haber T.C. Ulaştırma ve Altyapı Ba - kanlığı’nın desteğiyle yapılan GlobalSAT Show’u takip edenler tarihi bir ana tanıklık etti. Tür - kiye’nin yakında uzaya yollaya - cağı Türksat 5A uydusu ilk kez canlı yayında tüm dünyaya gös - terildi. Dünyanın önemli uydu ve uzay fuarların - dan biri olan GlobalSAT Show’un ikinci gününde “TURKSAT 5A ve Fırsatları” baş - lığıyla yapılan etkinliğe TURKSAT Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Ertok, Airbus Savunma ve Uzay Bölümü Telekom Uy - duları Uzay Sistemleri Başkan Yardımcısı François Gaullier ve SpaceX Ticari Fır - latma Baş Direktörü Stephanie Bednarek katıldı. TÜRKSAT 5A İlk Kez Canlı Yayınla Tüm Dünyaya Gösterildi Dijital Biz 82 Dijital Biz 83
Sayfa 84 — dergide görüntüle
Ekim 2020 1,1 milyar dolar değerleme karşılığında gerçekleşen satın almanın, kapanış ko - şullarına tabi olarak 2020’nin son çey - reğinde tamamlanması bekleniyor. Satın alma bedeli Ericsson’ın nakit kaynakla - rından karşılanacak ve kapanışta öde - necek. 2019 yılında satışları 1,2 milyar kron olan Cradlepoint’in brüt kâr marjı ise %61’di. Ericsson’un operasyon marjlarının 2021 ve 2022 yıllarında yaklaşık %1 olumsuz etkilenmesi bekleniyor. Bunun yarısı, satın almadan kaynaklanan maddi ol - mayan varlıkların amortismanıyla ilgili… Cradlepoint’in nakit akışına 2022 yılın - dan itibaren katkıda bulunması bekleni - yor. Ericsson’un grupla ilgili 2022 mali hedeflerindeyse herhangi bir değişiklik olmadı. WAN Edge çözümleri işletmeler, mobil çalışanlar ve kritik acil durum hizmetleri için gereken her yer ve zamanda hızlı, güvenli ve esnek bağlantı sunmak üzere 4G ve 5G üzerinden bağlantı kuruyor. Cradlepoint yüzde 25-30’luk bir büyüme ile bu pazarda güçlü bir konuma sahip. Ericsson Başkanı ve CEO’su Börje Ek - holm, “Portföyümüze yakın satın alma - lar önceden belirttiğimiz stratejilerimi - zin ayrılmaz bir parçası. Cradlepoint’in satın alınması mevcut çözümlerimizi daha da geliştirmenin yanı sıra müşte - rilerimizin 5G ağ yatırımlarının değerini artırmalarına yardımcı olma stratejimiz açısından da büyük önem taşıyor. Eri - csson, Cradlepoint’in Wireless Edge ve Wireless WAN pazarındaki lider konu - munu daha da güçlendirecek benzersiz bir konuma sahip. Pazara erişim gücü - müzü ve dünyanın en büyük mobil ope - ratörleriyle olan ilişkilerimizi bir araya getirerek, müşterilerimizin bu heyecan verici pazarda daha da büyümelerini desteklemek için çok önemli bir yatırıma imza atıyoruz. Tüm Cradlepoint çalı - şanlarına hoş geldiniz demek istiyorum” dedi. Cradlepoint CEO’su ve Başkanı George Mulhern ise; “Hücresel ağların ve teknolo - jilerin gücünü kurumsal ve kamu sektörü müşterilerimize getirmekte öncü olduk ve geleneksel kablolu WAN sınırlarının ötesi - ne geçmelerine yardımcı olduk. 5G ala - nında dünya lideri olan Ericsson bizim için harika bir eşleşme. Ericsson’la birlikte işi - mizi büyütmekten ve genişletmekten büyük heyecan duyuyorum” şeklinde konuştu. 2006 yılında kurulan ve 650’nin üzerinde çalışana sahip olan Cradlepoint, kurumsal düzeyde bağlantı seçenekleri sunan kab - losuz WAN çözümleri sunuyor. Merkezi ABD’nin Idaho eyaletinin Boise şehrinde olan şirketin aynı zamanda Kaliforniya’da Silikon Vadisi’nde bir AR-GE merkezi, İn - giltere ve Avustralya’da da ofisleri bulunu - yor. Cradlepoint’in abonelik modeli, bulut üzerinden sağlanan yazılımları donanım uç noktaları, destek ve eğitimle bir araya getiriyor. Ericsson’un Cradlepoint ile olan uzun süreli iş birliği, 4G’nin ABD pazarında sunulmaya başlandığı 10 yıldan uzun bir süreye dayanıyor. Haber • Ericsson, Wireless Edge WAN(Kablosuz Uç Geniş Alan Ağı) çözümlerinde pazar lideri olan Cradlepoint’i 1,1 milyar dolar karşılığında satın aldı. • Ericsson’un kurumsal çözümlerini daha da kapsamlı hale getiren satın alma, müş- teriler için değerli yeni gelir akışlarına olanak tanıyacak. • Satın almanın, birleşme izni ve diğer kapanış koşullarına bağlı olarak 2020’nin son çeyreğinde tamamlanması bekleniyor. Ericsson (NASDAQ:ERIC), kurumsal Wi- reless Edge WAN(Kablosuz Uç Geniş Alan Ağı) 4G ve 5G çözümlerinde pazar lideri olan Cradlepoint’i satın alma konusunda anlaşma- ya vardı. Satın alma, Ericsson’ın hızla ge- nişleyen Kurumsal 5G alanında pazar payını artırma stratejisinde büyük rol oynayacak. Cradlepoint’in ürünleri, Ericsson’ın özel ağları ve küresel bir IoT (Nesnelerin İn - terneti) platformunu içeren mevcut ku - rumsal 5G çözümlerini tamamlayacak. Kurumlar için 5G destekli hizmetlerden oluşan her iki şirketin çözüm portföyleri - nin birleşimi, Ericsson’ın müşterileri için çok değerli yeni gelir akışları oluşturacak ve ağlara yapılan yatırımların getirilerini artıracak. Tamamen Ericsson’a ait bağlı bir şirket haline gelecek olan Cradlepoint, mevcut markası altında faaliyet göstermeye de - vam edecek. Cradlepoint çalışanları şir - ketin Idaho, Boise’de bulunan merkezin - den çalışmaya devam edecekler. Şirket, Ericsson’ın Business Area Technologies & New Businesses biriminin bir parçası olacak. Kurumsal 5G Çözümlerini Daha Kapsamlı Hale Getirdi Dijital Biz 84 Dijital Biz 85
Sayfa 86 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Ülke için büyüyen operasyon ve ge - lişme planları Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi Direk - törü Hüseyin Hai, merkezin 10’uncu yılına dair şu açıklamalarda bulundu: “Türkiye’deki toplam yatırımımız 520 milyon TL. Ayrıca daha da önemli bir konu olarak, on yıldır çok sayıda BT uzmanını eğitiyor ve BT yeteneklerini geliştiriyoruz. Kuruluşumuzdan bu yana 1.500’den fazla mühendis ve araştır - macı, Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi ailesinin bir parçası oldu. Bazıları Türk şirketlerinde teknoloji geliştirmeye de - vam ediyor. Bununla gurur duyuyoruz. Bugün 620 profesyonelle çalışıyoruz ve Türkiye’deki ICT yeteneklerine güveni - yoruz. Gelecek yıl bu ekibimizi yüzde 10 büyütmeyi hedefliyoruz.” 30’dan fazla ülkeye teknoloji ihracatı Hüseyin Hai, ürünlerinin ve çözümleri - nin sadece Türkiye’de kullanılmadığı - nı, yurtdışında da satıldığını söylüyor: “Çözümlerimiz 30’dan fazla ülkede 40 kurumsal müşteri tarafından kullanıldı. Ümraniye’deki merkezimizde Türk mü - hendisler tarafından üretilen teknoloji - ler, Avrupa’dan Güney Amerika’ya, Orta Doğu’dan Asya’ya dünyanın her yerinde kullanılmaktadır. Bu yazılım ihracatı ile birlikte Türkiye’ye toplam 260 milyon dolar giriş sağladık.” 5G, AI ve Huawei Mobil Servisleri 5G kullanım senaryoları, AI ve Huawei Mobil Servisleri (HMS), Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi’nin en önemli faaliyet alanlarını oluşturuyor. Şu anda, yerel eko sistemi genişletmek için HMS ala - nında 100’den fazla yerel ortak ve içerik sağlayıcı ile iş birliği yapılıyor. Merkez, ağırlıklı olarak Türkiye’deki mo - bil operatörlere hizmet veriyor. Ayrıca akademilere ICT projeleri konusundaki desteğini de sürdürüyor. Merkez, geçen yıl 15 üniversite ve 28 akademisyen ile iş birliğine gitti. Teknoloji sektöründe cinsiyet eşitliğini sağlamayı da hedefleyen Huawei Türki - ye Ar-Ge Merkezi’nde çalışan 620 mü - hendisin %23’ü kadınlardan oluşuyor. Sektör genelinde bu oran %10 olarak açıklanıyor. Haber Onuncu yılını kutlayan Huawei Tür- kiye Ar-Ge Merkezi, Türkiye’de bilgi ve iletişim teknolojileri ekosistemini yeni yatırımlarla büyütmeye kararlı olduğunu bildirdi. 620 mühendis, araştırmacı ve geliştiricinin çalıştığı Ar-Ge Merkezi’nin yazılım çözümle- ri; Avrupa, Asya, Güney Amerika ve Afrika’ya ihraç ediliyor. 2010 yılında İstanbul’da kurulan Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi, bilgi ve iletişim teknolojileri sektörüne yönelik ürün ve hizmetler geliştirmeye devam ediyor. Tür - kiye’de 10 yıldır faaliyet gösteren Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi, şirketin Çin dışın - daki en büyük ikinci Ar-Ge Merkezi olma niteliğini taşıyor. Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi ayrıca, Sanayi ve Teknoloji Ba - kanlığı resmi verilerine göre Türkiye’de telekomünikasyon sektörüne Ar-Ge hizme - ti sunan 17 merkez arasında yer alıyor. Türkiye’ye İnanıyoruz ve Yatırım Yapmaya Devam Ediyoruz Dijital Biz 86 Dijital Biz 87
Sayfa 88 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Kullanıcılar ayrıca Mondrian’ın renk şemasının ötesine geçmekte ve AOD renk paletini kendi fotoğraflarıyla kişiselleştirmekte de özgür. Örne- ğin kullanıcılar, kıyafetlerinin bir resmini çekerek AOD’nin rengini günlük kıyafetleriyle kolayca eşleştirebiliyorlar. AI algoritmaları, görüntünün renk skalasını çıkararak AOD için eşleşen bir palet oluşturuyor. HUAWEI’in İnsan Faktörleri Mühendisliği Araş- tırma Laboratuvarı, EMUI 11’in ergonomik tasarımı üzerinde çalıştı. Tsinghua Üniversitesi, Zhejiang Üniversitesi ve Çin Bilimler Akademisi gibi en iyi üniversitelerden en iyi akademis- yenleri içeren araştırma ekibi, optimize edilmiş EMUI 11’in görsel ve etkileşim deneyimini, en yüksek kullanıcı konforu ve keyfine çıkarabilmek için kullanıcı davranışlarını kapsamlı bir şekilde analiz etti. Sinematografi alanındaki benzer tekniklerinden ilham alan yeni uzun çekim geçiş animasyon- ları, kullanıcıların eldeki göreve daha iyi odak- lanmasına yardımcı oluyor. HUAWEI’nin insan faktörleri araştırma sonuçları, normal geçişlere kıyasla, uzun süreli geçişlerin kullanıcı göz hareketini etkili bir şekilde kısalttığını ve tanı- ma verimliliğini artırırken yorgunluğu azalttığını gösteriyor. Dağıtık teknoloji yeni deneyimler sunuyor MeeTime ve Multi-Screen Collaboration gibi HUAWEI’nin dağıtık teknolojisiyle desteklenen tüm senaryo özellikleri, EMUI’nin imza özellik- leri haline geldi. Bu yenilikçi teknoloji, cihazla- rın sanallaştırılmasını ve yazılım yeteneklerini birbirleriyle paylaşmasını sağlıyor. Kullanıcılar artık donanım sınırlamalarına bağlı kalmadan deneyimlerini kendi ihtiyaçlarına ve tercihlerine göre özelleştirmekte özgür. Dağıtık teknolojide yapılan iyileştirmelerden yararlanan Çoklu Ekran İş Birliği artık üç etkin pencereyi birden destekliyor. Öğrenciler çevri- miçi derslere katılırken bile bu özelliği etkili bir şekilde kullanabilirler. Örneğin, video izlemek için ilk pencereyi, not alma uygulaması için ikinci pencereyi kullanabilir ve üçüncü pencerede sınıf arkadaşları ile ders materyallerini tartışabilirler. Çoklu Ekran İş Birliği ayrıca PC’ler ve tabletler arasında daha iyi bir sinerji sağlıyor. Bağlantı kurulduktan sonra tablet, bilgisayar için hari- ci bir web kamerası veya ikinci ekran görevi görebilirken, bilgisayar ise giriş çevre birimle- rini tablet ile paylaşabiliyor. PC’ye kaydedilen dokümanlar, dokunmatik girişlerle veya kalemle doğrudan tablet üzerinden düzenlenebiliyor. Bir iş toplantısında kullanıcılar ihtiyaç duyuldu- ğunda sunum slaytlarını kolayca işaretleyebilir veya tartışmaları kolaylaştırmak için ek bilgileri aramak için ikinci ekranı kullanabilirler. Kişisel verileri koruyan gizlilik ve güvenlik sertifikaları EMUI, HUAWEI cihaz kullanıcılarını korumak için her zaman kapsamlı güvenlik çözümleri sunuyor. Sistem düzeyinde EMUI’nin TEE OS çekirdeği, dünyadaki en yüksek ticari işletim sistemi mikro çekirdek güvenlik seviyesi olan CC EAL5 + dü- zeyini elde etti. HUAWEI, GDPR ve GAPP dahil olmak üzere kullanıcı gizliliğiyle ilgili yerel ve ulus- lararası düzenlemelere sıkı sıkıya uyuyor. Şirket, ISO27701 ve ePrivacyseal ’ın dahil olduğu birçok güvenlik sertifikaları aldı. Bunları, Avrupa’daki en etkili gizlilik koruma sertifikaları arasında sayabiliriz. Tüm bu sertifikalar, HUAWEI’nin tasarım, Ar-Ge ve tüm ürün yaşam döngüsü boyunca küresel standartlara olan bağlılığının ve kullanıcı gizliliğinin korunmasının bir kanıtı olarak sunuluyor. EMUI 11 ayrıca yeni gizlilik özellikleriyle birlikte gelir. Fotoğraflar aktarılırken kullanıcılar dosya- yı konum, zaman ve cihaz ayrıntıları gibi tüm hassas kişisel verilerden kolayca temizleyebilir. Şifreli notlar, içeriği bir PIN veya biyometrik kilitle güvence altına alarak kişisel notları da korur. EMUI 11 Beta Programı HUAWEI ayrıca EMUI 11 Beta programını da du- yurdu. Beta programına uygun cihazlar arasında HUAWEI P40, HUAWEI P40 Pro, HUAWEI P40 Pro +, HUAWEI Mate 30, HUAWEI Mate 30 5G, HUAWEI Mate 30 Pro, HUAWEI Mate 30 Pro 5G, PORSCHE DESIGN HUAWEI Mate 30 RS, HUAWEI MatePad Pro ve HUAWEI MatePad Pro 5G bulunuyor. Beta uygunluğu daha sonraki bir tarihte HUAWEI nova 7 ve bazı ek modelleri daha kapsayacak. Haber HUAWEI, EMUI 11 arayüz versiyonunu tanıttı. İnsan faktörlerine dayalı yeni kul- lanıcı deneyimi (UX) tasarımı, yeni gizlilik ve güvenlik özellikleri, iyileştirilmiş tüm senaryo deneyimlerinin dahil olduğu yeni işletim sisteminin temel özellikleri açık- landı. Sanatsal ilhamla beslenen ve yeni teknolojiy- le zenginleştirilen EMUI 11, Her Zaman Açık Ekran (AOD) seçenekleriyle kullanıcıların modern sanatı kullanarak ekranlarını kişisel bir yetenekle özelleştirmelerine olanak tanı- yor. Ünlü ressam Piet Mondrian’ın çalışmala- rından esinlenen yeni AOD için ana renk paleti olarak kırmızı, sarı ve mavi benimsendi. Yeni EMUI 11’i Tanıttı Dijital Biz 88 Dijital Biz 89
Sayfa 90 — dergide görüntüle
Ekim 2020 Toplantının açılışını yapan Roketsan YK Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit, yüksek tekno- loji tasarlayan ve üreten bir firma olduklarını belirterek, “Türkiye’nin dışarı sattığı ürünler- deki ortalama katma değer, kilogram başına 1,25 dolar civarında. Roketsan olarak üret- tiğimiz ürünlerin değeri ise kilogram başına 2 bin-2 bin 500 dolar civarında. Ülkemizin ekonomisine katma değeri yüksek ürünlerle faydalı olmaktan dolayı gurur duyuyoruz” diye konuştu. ATMACA, en zorlu koşullara hazır Toplantıda, Roketsan’ın en son geliştirdiği teknolojilerle ilgili detaylı bilgiler veren SSB Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Mavi Vatan koruması için geliştirilen ATMACA füzesinin son doğrulama atışının başarıyla icra edildi- ğini açıkladı. ATMACA’nın denizlerdeki gü- cümüze güç katacağını belirten Demir, “AT- MACA füzemiz bugüne kadar onlarca testten geçti ve geçtiğimiz günlerdeki son doğrulama atışında da çok başarılı oldu. Bundan sonra mühimmatlı son bir atış daha yapılacak. Yıl sonu itibarıyla TSK’nın hizmetine sunmayı planlıyoruz” dedi. Roketsan Genel Müdürü Murat İkinci de son doğrulama atışında ATMACA’nın GPS olma- dan hedefi bulduğuna vurgu yaparak, “Bu atış, ATMACA’nın en zorlu koşullarda test edilmesini içeren bir senaryo idi. Tamamen GPS bağımsız, sadece kendi iç ataletsel navigasyon ünitesiyle hedefine uzak mesafe- den yüksek hassasiyet ile ulaştı. Füzemizi en zorlu koşullara hazırlıyoruz” diye konuştu. Uzayda ilk hedef, uyduyu 400 km seviye- sindeki yörüngeye yerleştirmek Toplantıda, Türkiye’nin tamamen kendi ge- liştirdiği teknolojilerle uzaya ilk adım atışını gösteren yerli sonda roketinin görüntüleri de basınla paylaşıldı. SSB Başkanı Prof. Dr. İs- mail Demir, ülkemizin dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu uydu fırlatma, test etme, üretme altyapısı ve üs kurma yeteneğine kavuşması için çalışmaların devam ettiğini belirterek, “İlk hedefimiz 100 kg’lık bir uyduyu 400 km seviyesindeki yörüngeye yerleştirmek. Başta katı yakıtlı olmak üzere sıvı ve hibrit yakıtlı motor teknolojileri kabiliyetlerimiz var. Bunların çeşitli boy ve yeteneklerde geliş - tirilmesi için çalışıyoruz” derken; Roketsan Genel Müdürü Murat İkinci, Türkiye’nin 2017 yılında uzaya eriştiğini, bu yılın sonuna doğru 135 km irtifaya çıkmayı planladıkla - rını, uzun vadede ise 1-1,5 tonluk uyduları uzaya fırlatma kabiliyetine kavuşmayı he - deflediklerini belirtti. Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, ülkemizin dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu uydu fırlatma, test etme, üretme altyapısı ve üs kurma yeteneğine kavuşması için çalışmaların devam ettiğini belirterek, “İlk hedefimiz 100 kg’lık bir uyduyu 400 km sevi- yesindeki yörüngeye yerleştirmek. Başta katı yakıtlı olmak üzere sıvı ve hibrit yakıtlı mo- tor teknolojileri kabiliyetlerimiz var. Bunların çeşitli boy ve yeteneklerde geliştirilmesi için çalışıyoruz” derken; Roketsan Genel Müdürü Murat İkinci, Türkiye’nin 2017 yılında uzaya eriştiğini, bu yılın sonuna doğru 135 km irtifa- ya çıkmayı planladıklarını, uzun vadede ise 1-1,5 tonluk uyduları uzaya fırlatma kabiliyeti- ne kavuşmayı hedeflediklerini belirtti. Haber Roketsan, Lalahan Tesisleri’nin kapılarını açtı. SSB Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Mavi Vatan koruması için geliştirilen AT- MACA füzesinin son doğrulama atışının başarıyla icra edildiğini açıkladı. Demir “ATMACA füzemiz bugüne kadar onlarca testten geçti ve son doğrulama atışında da çok başarılı oldu. Bundan sonra mü- himmatlı son bir atış daha yapılacak. Yıl sonu itibarıyla TSK’nın hizmetine sunmayı planlıyoruz” dedi. Savunma sanayiinde dünyanın ilk 100 firması arasında yer alan Roketsan, La - lahan Tesisleri’nin kapısını ilk kez basın mensuplarına açtı. Yerli ve millî savunma sanayii için denizlerin altında, havada ve artık uzayda da etkin olan sistemleri üreterek Türkiye’nin rekabet gücünü ar - tıran Roketsan, T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir’in katılımlarıyla basın mensuplarıy - la en son teknolojik gelişmeleri paylaştı, merak edilen soruları cevapladı. Lalahan Tesisleri’ndeki basın buluşması - na SSB Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Roketsan Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Musa Şahin ve Roketsan Genel Müdürü Murat İkinci katıldı. Toplantıda, Türk bilim insanları, mühendisleri ve teknisyenleriyle 32 yıldır yerli ve millî savunma sanayii için teknoloji geliştiren Roketsan’ın en son geliştirdiği ürünler ve gelecek hedefleri konuşuldu. Mavi Vatan Koruması için Geliştirilen ATMACA, GPS Olmadan Hedefini Bulup İmha Etti Dijital Biz 90 Dijital Biz 91
Sayfa 92 — dergide görüntüle
Ekim 2020 hayatta nasıl gerçek bir fark yaratabilecekle- rini gösterme fırsatı verdi. CEO’ların üç büyük sorumluluğu var; çalışanlarının, müşterilerinin ve toplumun güvenini korumak. Araştırmamız üst düzey yöneticilerin bu zorlu zamanlarda liderlik etmeye fazlasıyla istekli olduğunu gösteriyor. CEO’lar artık temel hedefin sadece kar etmek değil toplumsal amaçlara da hizmet etmek olduğunu görüyor. Bu nedenle dijital dönüşüm kadar sosyal sorumlulukla ilgili pro- jelerin de hızlanmasını izliyoruz.” Cradlepoint CEO’su ve Başkanı George Mul- hern ise; “Hücresel ağların ve teknolojilerin gü- cünü kurumsal ve kamu sektörü müşterilerimize getirmekte öncü olduk ve geleneksel kablolu WAN sınırlarının ötesine geçmelerine yardımcı olduk. 5G alanında dünya lideri olan Ericsson bizim için harika bir eşleşme. Ericsson’la birlikte işimizi büyütmekten ve genişletmekten büyük heyecan duyuyorum” şeklinde konuştu. CEO’ların gündemini araştıran anketten çıkan bazı önemli başlıklar şöyle; - CEO’lar için şirketlerinin var oluş amacını tanımlamak, karlılığın önüne geçti. Yüzde 23’ü şirketin genel hedefini ‘hisse değerini korumak’, yüzde 54’ü ise ‘birden fazla paydaşa odakla- nan, var olma amacına yönelmek’ diye anlattı. CEO’ların yüzde 22’si ise doğrudan ‘toplumu iyileştirmeyi’ amaçladıklarını söyledi. Yüzde 39’u korona tecrübesi yaşadı - CEO’ların, şirketlerinin toplumlar için var olma amacına yönelik kişisel ve duygusal bağlantıları ar- tıyor. Bunun sebebi, CEO’ların yaşadıkları toplum ve yönettikleri kuruluşlardaki insanlar gibi aynı sağ- lık ve ailevi sorunları yaşamaları. Üst yöneticilerin üçte birinden fazlası (yüzde 39) kendilerinin ya da ailelerinden birinin Covid-19’dan etkilendiğini belir- tiyor. Sadece bu nedenle pandemiyle ilgili stratejik tepkisini değiştirenlerin oranı yüzde 55. İklim, Covid-19 kadar önemli - Covid-19 kadar büyük bir tehdit de iklim değişikliği. CEO’lar bu gerçeği ajandalarının üst sırasında tutuyor ve organizasyonlarını yeni ve sürdürülebilir bir ekonomiyi destekleyecek şekilde yeniden inşa ederken ESG hedeflerinden asla sapmıyorlar. Üst yö- neticilerin yüzde 65’i iklimin, önümüzdeki beş yıl boyunca işlerini sürdürüp sürdürmelerinde etkili olacağına inanıyor. Yüzde 71’i pandemi- nin sonucu olarak elde edilen iklim değişikliği kazanımlarını korumak istediklerini belirtiyor. - Covid-19 kuruluşların iş yapış biçimlerini kökten değiştirdi. Birçok şirket online çalış - maya bir gecede geçti. Araştırmaya katılan - ların yüzde 77’si salgınla birlikte yaygınla - şan dijital iş birlikleri ve iletişim araçlarının kullanımını geliştirmeye devam edeceklerini söylüyor. Gündem, yeteneği elde tutmak - Şu anda yetenekli insan kaynağını elinde tutmak, dünyanın en büyük şirketlerini yöne- ten CEO’ların karşı karşıya kaldığı en büyük risklerden biri. İşletmeler için en büyük tehditler listesinde ocak ayından bu yana 11 basamak yükselen yetenek riski, CEO’ların yakın mar- kajında. Şirketler salgının neden olduğu zor- luklarla yüzleşmek için teknolojiye güvenmek zorundalar. Kendi dijital dönüşümlerini hızlan- dırmak, yeni yatırımları yönetmek ve talepleri karşılamak için bu değişikliği hayata geçirecek yeteneklere ihtiyaçları var. Çalışana güven ver- mek onların ilgili, üretken olmalarını, kuruma aidiyet duymalarını sağlıyor. CEO’ların yüzde 73’ü uzaktan çalışmanın, yetenek havuzunu genişlettiğine inanıyor. - Tedarik zincirleri ağır darbe aldı. Araştırmaya katılanların yüzde 67’si salgının etkisiyle küresel tedarik zinciri yaklaşımlarını yeniden düşünmek zorunda kaldıklarını söylüyor. Bunun nedenini de ‘değişen müşteri ihtiyaçlarını karşılamak için daha çevik hale gelmek’ diye açıklıyor. - Küresel ekonomik büyümeye güven pan- demi nedeniyle yılbaşından bu yana geriledi. CEO’ların yüzde 32’si küresel büyümeye daha az güveniyor. Yüzde 45’i kendi ülkelerinin bü- yümesi konusunda daha iyimser. Dijitalleşme önemli bir büyüme kaldıracı olarak görülüyor. Yüzde 75’i pandeminin kesintisiz müşteri de- neyimi yaratma sürecini hızlandırdığı söylüyor. Haber KPMG pandemi sınavından geçen iş dün- yasında CEO’ların bakış açısının ve önce- liklerinin nasıl değiştiğini araştırdı. Dünya- nın en büyük şirketlerini yöneten CEO’ların gündemlerinde üç madde var; işin sürek- liliğini sağlamak ve yetenek havuzunu genişletmek, teknolojiye yatırım yapmak, şirketin kurumsal amaçlarını yeniden değerlendirmek. CEO’lara göre pandemi toplumsal değişim çağrılarını hızlandırdı ve toplumsal zorluklarla mücadele etmek için iş liderlerine yeni görevler yükledi. KPMG’nin 2020 CEO Araştırması, Covid-19 gündemiyle güncellendi. Ocak ve Şubat ayla- rında 11 temel sektörden ve kilit pazarlardan bin 300 CEO ile yapılan araştırma, Temmuz ve Ağustos’ta 315 CEO ile yapılan takip araş- tırmasıyla geliştirildi. Piyasaların kilitlenmesi ve açılması süreçlerinde şirketlerin yönetim kademelerinin değerlendirme ve beklentileri ortaya belirlendi. Araştırmadan çıkan sonuca göre, CEO’lar salgının hız kesmesinin ya da kontrol altına alınmasının ‘normale dönüş’ an- lamına gelmediği görüşünde birleşiyor. İş liderleri pandeminin ‘yeni bir gelecek tanımlama’ fırsatı getirdiğini düşünüyor ve üç kritik eylem alanı belir- liyor; sürdürülebilirlik, dijitalleşme, güvenilirlik. Araştırmayı değerlendiren KPMG Türkiye Başka- nı Murat Alsan, ”Salgın toplumsal değişim çağrıla- rını hızlandırdı ve CEO’ların ‘amaçlarını’ yeniden değerlendirmelerini sağladı. Bugün yaşadığımız krizin daha önce test edilmiş bir oyun kitabı yok. Şu anda iş liderlerine insanların güvende olma- sını sağlamak, teknolojiye hiç olmadığı kadar güvenmek ve kullanmak, lojistik süreçleri yeniden inşa etmek, yeni tedarik zincirleri geliştirmek gibi görevler düşüyor. Kesin olan tek şey var o da belirsizlik. Bu belirsizliği yöneten CEO’lar hem işletmelerine hem de yaptıkları iş aracılığıyla as- lında topluma liderlik ediyor. Yönetme sürecinde iki hayati araçları var, birisi teknoloji diğeri bunu doğru kullanacak insan kaynağı. Yetenekli insan- larla, doğru araçlarla, güçlü bir amaç duygusuyla donatılmış esnek ve çevik şirketler belirsizliklerin içinden sapasağlam çıkıyor” dedi. Güven veren liderler Küresel salgının CEO’lara yüklediği yeni görev ve sorumluluklara dikkat çeken Alsan, şöyle konuştu: “Dünyanın her yerindeki iş li- derleri belirsizliği kararlılıkla yönetmeye çalışı- yor. Bu kriz, CEO’lara gelecekteki iş modelleri ve problemleri çözme yöntemleriyle ilgili pratik kazandırırken şirketlere de toplumsal Covid-19 ‘Liderliği’ Yeniden Tanımladı Dijital Biz 92 Dijital Biz 93
