Eylül 2020 Sayısı — Metin Görünümü
Bu sayfa, derginin PDF'inden çıkarılan ham metni ekran okuyucular ve arama motorları için sunar; dizgi/tasarım içermez. Sayı sayfasına dön · Dergiyi görselleriyle oku
Sayfa 1 — dergide görüntüle
Dijital Biz Bilişim, Ekonomi, İş Dünyası Dergisidijitalbiz.com EYLÜL 2020 SAYI: 12 / FİYAT: 20 TL İstanbul’da Dijital Dönüşümün Ayak Sesleri Dr. Erol ÖZGÜNER İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Bilgi İşlem Daire Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir: Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nu, Faklı Sektörlere Uyarlamaya Çalışıyoruz Şenol Vatansever, KVKK Hakkında Anadolu Ajansı’na (AA) Açıklamalarda Bulundu Ticaret Bakanlığı’nın İlk Kriminal Laboratuvarı Hizmete Hazır Bir Siber Saldırı Öncesi Yaşanan Analiz Süreci 5G ile 500 Milyar Doları Aşacak Beş Sektör
Sayfa 2 — dergide görüntüle
Eylül 2020 VATANSEVER BİLİŞİM A.Ş. ADINA İMTİYAZ SAHİBİ Şenol Vatansever senol.vatansever@dijitalbiz.com GENEL YAYIN YÖNETMENİ (SORUMLU) Şenol Vatansever senol.vatansever@dijitalbiz.com EDİTÖR Sema Vatansever sema.vatansever@dijitalbiz.com GÖRSEL YÖNETMEN Gökhan Ünlü gokhan.unlu@dijitalbiz.com Most Idea & Most Dijital BARINDIRMA Vatansever Bilişim & Bulutistan REKLAM VE PROJE reklam@dijitalbiz.com ABONELİK www.dijitalbiz.com/abone abone@dijitalbiz.com BÜLTEN GÖNDERİMİ bulten@dijitalbiz.com YAYIN TÜRÜ Aylık, Süreli Yayın DİJİTAL BİZ DERGİSİ EYLÜL 2020 SAYI: 12 / FİYAT: 20 TL Dergide yayınlanan yazılardan kaynak gösterilmesi koşuluyla alıntı yapılabilir. Dergide yayınlanan makale ve röportajlarda yer alan fikirler yazarlarına ve röportaj veren kişilere aittir, dergimiz için bağlayıcı değildir. dijitalbiz.com Editörden Şenol VATANSEVER Yeni Normal ve ‘Agile’ Medya Pandemi, her sektörde olduğu gibi bilişim sektöründe de şirketleri ve çalışanları etkiledi. Birçok değişim yaşandı. Kimi şirketlerin zorlandığı ve küçüldüğü haberlerini aldık. Artık her durumun bir yeni normali oluştu. Ayakta kalabilmek ve hatta yeni normali fırsata çevirebilmek için ne kadar ‘agile’ yani atik, çevik, kıv- rak olabildiğimizi gözden geçirme zamanı… Atalarımız ne güzel söylemiş, “Bal bal demekle ağız tatlanmaz” diye. Gazeteleri ve dergileri elimize alıp okumak istiyoruz diyenler elbette var, ama genel olarak okuyucular neredeyse tamamen dijitale kaymış du- rumda. Bu sebeple suni teneffüs, kalp masajı, elektroşok bir yere kadar hayata döndürebilir. İşin latifesi bir yana, basılı yayınların son demlerini yaşıyor olabiliriz. BT profesyonellerini ziyaret ettiğimde sehpalarının üzerinde jelatini açılmamış üst üste yığılmış yayınları son birkaç sene- dir daha çok görüyorum. Pandemi sürecinde zaten çalışanlar ofislerine bile gitmediler. Yeni normal ile hali hazırda birçok değişim yaşanmışken basılı yayınlara yeşil doğa için kâğıt israfı yapmaya son verme çağrısı yapıyorum. Basılı yayın olması ya da olmamasından bağımsız olarak kaliteli içerik üretimi konusunu da tartışmak gerekir. Hem hayata bakış açımız hem de işimiz gereği mümkün olduğunca teknoloji alanındaki gelişmele- ri anlık olarak takip etmeye çalışıyoruz. Yayınları da okuyoruz. Bazı yayınların belli şirketlerin ve markaların haberlerini (!) daha çok yapıyor olması bana çok tat vermiyor, haberleri reklam kokuları sarınca yayın- dan kaçmamak için direnir durumda kaldığımı fark ediyorum. Bu gibi yayınları takip ediyorsanız siz neler hissediyorsunuz? “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir” sözünden hareketle yayın- ların da değişimlere ayak uydurması ve ‘agile’ olması gerekir. Pandemi sürecinde olduğu gibi belirsiz ortamlarda dahi başarılı olabilmek için değişime sergileyeceğimiz esneklik, kapasite ve yetenek ile karşılık verebilmeliyiz. Severek ve gönül vererek Dijital Biz Dergisi’ni siz değerli okuyucularımı- zın dijitaline getirmeye devam edeceğiz. Biz dijitaliz, “Dijital Biz”iz. KVKK ile ilgili aradığınız her şey elinizin altında! Dijital Biz 3
Sayfa 4 — dergide görüntüle
İçindekiler 06 İstanbul’da Dijital Dönüşümün Ayak Sesleri Prof. Dr. Faruk Bilir: Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nu, Farklı Sektörlere Uyarlamaya Çalışıyoruz 16 Ticaret Bakanlığı’nın İlk Kriminal Laboratuvarı Hizmete Hazır34 Bir Siber Saldırı Öncesi Yaşanan Analiz Süreci36 Şenol Vatansever, Gizli Kameralar Hakkında Anadolu Ajansı’na (AA) Açıklamalarda Bulundu 38 TSE Başkanı Prof. Dr. Adem Şahin: “Ortak Kriterler Standardına Sahip Ürünler AB Pazarında Eşit Şartlarda Yarışıyor” 42 Türkiye’de Yetişkinlerin Yüzde 79’u Mobil Oyun Oynuyor44 Türkiye’deki Gıda İsrafı 87 Milyon Ailenin Aylık Geçim Masrafı Kadar46 TEGV’de Çevrimiçi Eğitimler Başladı 50 Kodlama Eğitimleri, 20 Milyon Öğrencinin Erişiminde52 Pandemi Sürecinde Eğitimin Dijital Dönüşümü54 5G ile 500 Milyar Doları Aşacak Beş Sektör58 5G ile Geleceğe Doğru: Salgın Sürecinde Bağlantının Rolü60 Telekom Operatörleri 5G Fırsatlarına ve Zorluklarına Hazırlanıyor62 COVID-19’un Etkileri, Ağların Toplum Açısından Ne Derece Önemli Olduğunu Gösteriyor 64 Daha İyi Bir Gelecek için Sorumlulukları Paylaşmalıyız66 Dijital Dönüşümde Öncü İş Birliği 68 Uluslararası Araştırma Projesi Üretimde 5G’nin Kullanımını İnceliyor72 COVID-19 Salgınında İletişim Altyapıları- nın Kesintisiz ve Esnek Olması76 Bilgilerinizin Silinmesini İstemek Hak- kınız 18 Veri İhlal Bildirimleri İlgili Kişileri Koruyor20 Şenol Vatansever, KVKK Hakkında Anadolu Ajansı’na (AA) Açıklamalarda Bulundu 22 Dijitalin Gücü, Avrasya’nın IT Profesyonellerini CloudTalk Online’da Bir Araya Getiriyor 26 İş Dünyasında Dönüşümün Temelinde Sürdürülebilir Teknolojiler Olacak 28 Profesyonellerin Yüzde 60’ı “Kurumum Dijital Dönüşüme Hazır Değil” Diyor 30 Covid-19 Döneminde Siber Saldırılar Yüzde 542 Oranında Arttı 32 Kapak Haberi Dijital Biz 4
Sayfa 6 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Röportaj İstanbul’da Dijital Dönüşümün Ayak Sesleri İBB İstanbul’u Teknoloji Dünyası İçinde Öncü Olmaya Hazırlıyor Dr. Erol ÖZGÜNER İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Bilgi İşlem Daire Başkanı Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? 1971 İstanbul doğumluyum. Yıldız Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği mezuniyetinden sonra aynı bö - lümde yüksek lisans ve doktora çalışmasını tamamlayarak Doktor unvanı almaya hak kazandım. Sonrasında Bilgi Üniversitesi’nde MBA eğitimini tamamladım. 4 yıl Kocaeli Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği bölümünde asistanlık görevi ve üniversite Dış İlişkiler Müdürlüğü görevlerini yürüttükten sonra 2000 yılında Turkcell İleti - şim Hizmetleri şirketinde GSM Hücre Plan - lama Mühendisi olarak göreve başladım. Turkcell Türkiye’nin yanı sıra Ukrayna, Gürcistan, Belarus’taki GSM şebekelerinin tüm elektronik ve IT sistem altyapılarının kurulması ve yönetilmesi projelerinde üst düzey yönetici olarak rol aldım, son olarak Turkcell sabit ve mobil şebeke operasyonla - rı bölümünü yönettim. 2016-2019 yılları ara - sında büyük veri, veri analitiği, yapay zekâ ve makine öğrenmesi konularında çalışan CF Telekom firmasında Genel Müdür olarak görev yaptım. 24.07.2019 tarihi itibariyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Bilgi İşlem Daire Başkanı olarak atandım. İngilizce bilmekteyim. 1 kız çocuğu sahibi - yim. Kurumunuz ve faaliyet alanlarınız ile ilgili bilgi verebilir misiniz? İBB Bilgi İşlem Daire Başkanlığı bünyesinde dört alanı kapsayan müdürlüğümüz bulu - nuyor. Akıllı Şehir Müdürlüğü, Bilgi İşlem Müdürlüğü, Elektronik Sistemler Müdürlüğü ve Coğrafi Sistemler Müdürlüğü. Bilgi İşlem Müdürlüğümüzde; verimliliği art - tırmak amacıyla yeni teknoloji ve yazılımları araştırarak İstanbul Büyükşehir Belediye - si’nin tüm birimlerinin kullanımına sunulması için çalışmalar yapıyoruz. Böylelikle hizmet - lerimize vatandaşların kolay erişimini sağlı - yor, zamandan ve hizmet kalitesinden ödün vermeden ilerlemeye gayret gösteriyoruz. Elektronik Sistemler Müdürlüğümüzde; fiber altyapı kurulumları, data network sistemleri, telefon santralleri, IP telefon sistemleri ve çağrı merkezlerini kuruyor, telsiz sistemini ilave ihtiyaçlara ve tek - nolojik yeniliklere cevap verecek şekilde genişletiyoruz. Belediyemiz telsiz kulele - rinin kamu kurumlarına ve özel şirketlere kullandırılmasını sağlıyor, belediye bi - rimlerinin ihtiyacı olan data, GSM ve te - lefon hatlarını tesis ediyor, naklen yayın aracı, video küp, uydu haberleşme vb. sistemleri tesis ediyor, bakım ve onarı - mını yapıyor ve işler halde tutuyoruz. Coğrafi Bilgi Sistemleri Müdürlüğümüzde; İstanbul genelinde Coğrafi Bilgi Sistemi / Kent Bilgi Sistemi çalışmalarını yürütü - yoruz. İBB birimlerinin ihtiyaç duyduğu Coğrafi Bilgi Sistemi ve Kent Bilgi Sis - temi’ne yönelik uygulama programlarını, yazılım ve eğitim ihtiyaçlarını karşıla - mak için çalışıyoruz. İBB coğrafi veri tabanını işletiyor, yönetiyor ve bakımını yapıyoruz. Coğrafi verileri İBB veri mo - deline uygun hale getiriyor, coğrafi veri tabanında bulunan verilerin paylaşımı - nı sağlıyor, web servisleri hazırlayarak sunuyoruz. İBB ile diğer kamu kurumları arasındaki Coğrafi Bilgi Sistemi tabanlı veri, yazılım ve teknoloji standartlarının hazırlama çalışmalarını yapıyoruz. Akıllı Şehir Müdürlüğümüzde ulusal ve uluslararası alanda indeks taraması yapıyor, göstergeler belirliyor, belirlenen göstergeleri izliyor ve koordinasyonu sağlıyoruz. Dünyanın en büyük şehirle - rinden birisi olan İstanbul’da akıllı şehir teknolojilerinin şehir insanının yaşam kalitesini yükseltmesi için kullanılmasını sağlıyoruz. Akıllı Şehircilik görev alanını oluşturan fonksiyonel alan ve etkileştiri - ciler kapsamında ulusal veya uluslara - rası tanıtıma yönelik faaliyetlerde bulu - nuyor, etkinlikler düzenliyor, geliştirilen projelerin tasarımında, geliştirilmesinde ve yönetilmesinde diğer birimlerle iş bir - liği yapıyoruz. Dijital Biz 6 Dijital Biz 7
Sayfa 8 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Röportaj Biz göreve geldiğimiz andan itibaren Baş - kanımız Ekrem İmamoğlu’nun vizyonu doğ - rultusunda insan odaklı teknolojik projelere eğildik ve planlarımızı bu yönde yapıyoruz. Kent yoksulluğu en önemli sorunumuz ve yaşanılan pandemi süreci ile de artış tren - dinde. İnsanlarımızı tüketim toplumundan üretim toplumuna yönlendirerek teknoloji it - hal eden değil, teknoloji üreten bir topluma dönüştürmek için gerek meslek edindirme kurslarımız gerekse teknoloji merkezlerimiz ile desteklemeye ve yönlendirmeye çalışı - yoruz. Öte yandan, iş süreçlerimiz içerisine tüm teknolojik yenilikleri katarak hem za - man hem maliyet optimizasyonları sağlı - yor ve vatandaşlarımızın yaşam kalitesini arttırmayı hedefliyoruz. Yakın zamanda “İstanbul Senin” isimli bir süper app ile kentli insanımızın şehri his - setmesini ve tüm belediye hizmetlerini tek bir noktadan yönetebilmesini sağlamayı hedefliyoruz. Robotik otomasyonlarla iç sü - reçlerimizde 7 kat zaman ve maliyet avan - tajları sağlıyoruz. Teknoloji şirketlerimizin bir arada karar verme sistemleri ölçek ekonomisini kullanıyor ve şehri sensörlerle donatarak akıllı sayaç uygulamalarından akıllı kavşak ve trafik yönetimlerine, rezer- vasyonlu park uygulamalarından kare kodlu İstanbulkart ödeme sistemlerine, fiber ağ- larla 5G altyapısına, ücretsiz Wi-Fi ağımızla günlük 1GB ücretsiz internet teminine kadar birçok noktada hizmetlerimizi genişletiyoruz. Sizce dünyayı değiştirecek teknolojiler nelerdir? Dünyayı değiştirecek teknolojiler aslında tamamen ihtiyaca ve deneyime bağlı ortaya çıkıyor. Pandemi döneminde gördük ki insan- lık bir salgına hiç de hazır değilmiş. Her ül- kenin ve her şehrin ihtiyaçları ve deneyimleri kendine özgüdür. Bu durum bizlerin tekno- lojiyi kullanarak farklı hizmetler üretmemize neden oldu. “Askıda Fatura” uygulamamız bunlardan biri. Beyaz Masa güçlendirme faa- liyetlerimiz (RPA), Koronavirüs Acil Müdahale Platformu, Birlikte Başaracağız Dayanışma Platformu da bu süreçte gerçekleştirdiğimiz çalışmalara örnek gösterilebilir. Genel olarak söylemek gerekirse, veri yeni dünyanın petrolü ve suyu konumundadır. Bu sebeple veri yönetimi, veri analitiği, yapay zekâ teknolojileri yarının dünyasında çok Dijital dönüşüm konusunda görüş - leriniz nelerdir? Sizce Türkiye dijital dönüşümde hangi aşamada? Kuru - munuz hangi aşamada, planlarınız nelerdir? İnternetin hayatımıza girmesi ile birlikte dünyada önemli bir teknolojik gelişim sü - reci başlamıştır. Her yıl üretilen bilgiler ve yenilikler bir önceki yılı katlayacak düze - ye gelmiş ve 2000’li yılların başlarından itibaren de inanılmaz bir ivme kazanmış - tır. Yapay zekâ, nesnelerin interneti (IoT), robotik otomasyonlar (RPA), AR/VR, blok zincir (blockchain) gibi teknolojik yenilik - ler hayatımızda daha fazla yer almaya ve gündelik yaşamımızı kolaylaştıracak teknolojiler olmaya başlamıştır. Dünya - nın içinde bulunduğu bu baş döndürücü teknolojik dönüşüm sürecinde ülkemizde de hem kamu hem özel sektör bu dönü - şüme ayak uydurmaya çalışmaktadır. Bu konuda gerek startup girişimleri gerekse tecrübeli firmalarda pek çok teknolojik ye - nilik çalışanların hayatına girerek yaşamı ve süreçleri etkilemektedir. Dijital dönü - şümün anahtar kelimesi bence iş birliği ve hız. Özel sektör, kamu, girişimciler ve merkezi hükümetin bir arada iş birliği ile ilerlemesi ülkemizin önünü açar. Benim gördüğüm dijital dönüşümde birçok fırsa - tımız ve elimizde birçok imkân bulunuyor. Yetişmiş insan gücünü arttırmak ve eğitim sistemimizi bu yöne doğru evirmek süre - cin olmazsa olmazıdır. Bu konuda merke - zi hükümet ve yerel yönetimlere önemli görevler düşmektedir. Yakın zamanda Fast Company dergisi, Türkiye’de dijital dünyaya öncülük eden liderleri bir araya getirmek ve birikimlerinden yararlanmak amacıyla kapsamlı çalışmalar ile oluştur - duğu Türkiye’nin dijital 100 listesini oluş - turdu, bu listede de bana da yer verildi. Ben bu türden gelişmelerin ülkemizin dijital dönüşüm noktasında oldukça fay - dalı çalışmalar olacağını düşünüyorum. COVID-19 sürecindeki çalışmalarımızdan dolayı da uluslararası bir değerlendirme kuruluşu tarafından Superhero ödülünü aldık. hızlı karar verme, aksiyon alma ve harekete geçme noktasında liderlik edecek teknoloji - ler olacaktır. Dünyada ve Türkiye’de bilişim sektö - rünün ve girişimcilik sektörünün gele - ceği hakkında öngörüleriniz nelerdir? Her geçen gün bizi şaşırtmaya ve hayatımı - zı değiştirmeye devam edecek sektör bilişim sektörüdür. Sektör fikirlerin hızla hayata geçtiği ve içselleştirildiği devasa fabrikaların değil aklın ve bilimin öncülük ettiği, küçük startupların üretim toplumu dinamiklerini ha - rekete geçirdiği, büyük firmaların ise küçük girişimlerle birlikte olarak hayatlarına devam ettiği girişimcilik temelli bir teknoloji geleceği olacaktır. Türkiye’de bilişim alanındaki girişim - cilik ile ilgili görüşleriniz nelerdir? Bu konuda İBB ve YGA (Young Guru Aca - demy) iş birliği ile hayata geçirdiğimiz Tech İstanbul platformundan bahsedebilirim. Tech İstanbul ile; İstanbul’un kentsel sorunlarına teknolojik ve inovatif çözümler geliştiren giri - şimlerin İBB ile yakından çalışmasını sağla - yarak pozitif teknolojilerin İstanbul’dan dün - yaya yayılmasını desteklemeyi hedefledik. 18 Ocak’ta İBB Başkanımız Ekrem İmamoğ - lu tarafından lansmanı yapılan platformda 7 aylık sürede girişimler iştirak şirketlerimiz ile eşleşti ve İstanbul için ürettikleri projeleri sahada test etme olanağı buldular. Mentörlük, birebir görüşme, canlı yayın toplantıları gibi birçok konuda alanında uzman kişiler ile çalıştılar. Gerçekleştirdi - ğimiz Demo Day ile de başarı öykülerini izleyip değerlendirdiğimiz etkinliğimizi yap - tık. İştirak şirketlerimiz ile yoğun bir çalış - ma ve saha testleri sonucu ortaya çıkan sonuçları vatandaşlarımızla hizmet olarak buluşturmak ve dünyaya açılmalarını sağ - lamak istiyoruz. Yine benzer şekilde TBV ile gerçekleştirdiğimiz Deprem Hackathonu, deprem sonrası iletişim sorunlarına çözüm aradığımız ve belirlenen projeleri hayata Dijital Biz 8 Dijital Biz 9
Sayfa 10 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Röportaj geçirmek için çalışmalara başladığımız bir örnek çalışma oldu. Toplum 5.0 konusunda görüşleriniz nelerdir? Sizce Türkiye Toplum 5.0’da hangi aşamada? İnsanlık tarihine kısaca bir göz atacak olur - sak avlanma ile başlayan bir hayatta kalma mücadelesini görürüz. Buna daha sonraları Toplum 1.0 ismi verilmiştir. Sonrasında gö - çebe hayattan yerleşik hayata geçme süreci ve tarım toplumunu yaşamaya başladık, insanlar üretmeye başladılar (Toplum 2.0). Ürettikçe ihtiyaçlar da arttı ve endüstriyel - leşme süreçleri başladı (Toplum 3.0). En - düstriyelleşme bilimsel gelişimi tetikledi ve bilgi toplumu ortaya çıktı (Toplum 4.0). Bilgi toplumundan akıllı topluma geçiş ise yu - karıda da bahsettiğimiz teknolojilerin insan hayatına girmesi ve yaşam kalitesini arttır - maya başlaması ile gerçekleşti. Toplum 5.0, öncülüğünü bilimin ve teknolojinin yaptığı yeni bir toplumun adı. Bilim ve teknolojiye odaklanmasına rağmen çekirdeğinde hep insanı tutan bir olgu. Türkiye’de Toplum 5.0’dan teknolojik gelişmeler doğrultusunda bahsedilmek mümkün, ancak insanların çekirdekte olduğundan bahsetmek müm - kün değil. Eğitimde eşitlik, toplumsal refahın gelişimi, toplumun ruh sağlığının yükselmesi süreci etkileyen önemli etmen - ler. Bu noktalarda gidecek çok yolumuz var gerçekten. Büyük Veri konusunda görüşleriniz nelerdir? Sizce Türkiye Büyük Veri’de hangi aşamada? Kurumunuz hangi aşamada, planlarınız nelerdir? Günümüz teknoloji gelişimi ve değişimi hız kesmeden devam ediyor. Veri bu işin temel taşlarından biri, ancak veriyi toplamaktan ziyade onu anlamlandırdıktan sonra kulla - nılabilir hale geldiğini de unutmamak lazım. Bu sebeple biz veriye dayalı kamu yönetimi yapmayı amaçlıyoruz. Bir büyük veri plat - formumuz var; İBB ve iştiraklerini birbirle - rine teknolojik olarak bağladık, verileri bir merkezde topluyor, sınıflandırıyor, konuya göre grupluyor ve anlamlandırmaya çalışı - yoruz. Sonrasında verileri gerçek zamanlı olarak yönetebilmek çok önemli. Bu da işin sihirli ama en önemli noktalarından birisi. Olması gerektiği anda kullanamazsanız büyük veri sizin için çöp veri haline dönü - yor, bu sebeple verilerinizi gerçek zamanlı yönetmek çok önemli. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile ilgili görüşleriniz nelerdir? Dün - yadaki ve Türkiye’deki mevzuat ve uygulamalar konusunda görüşleri - niz nelerdir? Kurumunuz hangi aşa - mada, planlarınız nelerdir? Bu kanun Avrupa’da GDPR olarak geçen, bizde de KVKK olarak isimlendirilen ka - nun. Temelde kişilerin izinleri ve bilgilendi - rilmeleri olmadan kendilerine ait verilerin kullanılmaması gerekliliği üzerine kurulu. Ülkemizde kanunun uygulanması ile ilgili olgunlaşma sürecine ihtiyacımız var. Hem kurumlar hem şirketler hem de bireylerin bu Dijital Biz 10 Dijital Biz 11
Sayfa 12 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Röportaj konuda daha çok bilgilendirilmeleri ve ka - nunun içselleştirilmesi çok önemli. Kanunun çizdiği rotada çalışmalarımız devam etmekte olup tam uyumluluk için gerçekleştirdiğimiz planlarımızı bölüm bölüm hayata geçiriyoruz. Kodlama Eğitimi ile ilgili görüşleriniz nelerdir? Sizce Türkiye Kodlama Eği - timi’nde hangi aşamada, yeterli midir? Bilişimin gelişimi için eğitim sektörüy - le ilgili önerileriniz var mı? Pandemi süreci gösterdi ki yıllardır bildiğimiz bacasız sanayi turizm aslında etkilenebiliyor ve sanayi olma özelliğini yitirebiliyormuş. Aslında yeni dünyanın bacasız sanayisi bilişim teknolojileri ve özellikle de yazılım dünyasıdır. Teknoloji dünyasında bu kadar genç, zeki ve üretken genç nüfusa sahip olan ülkemizin; teknolojik eğitimde bu nüfusa eğilerek bir eğitim seferberliği başlatması, toplumumuzu yeniden üreten bir topluma dönüştürme yolculuğunda çok önemli Türkiye’de bilişim alanındaki Sivil Top- lum Kuruluşları (STK) ile ilgili görüşle- riniz nelerdir? Kamu sivil toplum örgütü iş birliğini önemsi- yoruz. Sivil toplum kuruluşlarının duyarlılığı, etkin katılımı kamu kuruluşları ile birleşti- ğinde önümüze muazzam çözümler çıkıyor. Zemin İstanbul Teknoloji Merkezi’mizde STK’lar ile yakından çalışmaktayız. Örneğin geçtiğimiz Şubat ayında TÜSİAD’ın düzenle- diği “Bu Gençlikte İş Var” projesine ev sahip- liği yaptık. Girişimci kampının son gününde İstanbul’da Hayatımızı Değiştiren Girişimler panelinde Sayın Faruk Eczacıbaşı ile birlikte gençlerle buluştuk. Bunun yanı sıra Türkiye Bilişim Vakfı ile Deprem Hackathonu yarışmasını düzenledik. Yarışma sonucunda dereceye giren proje- lerin hayata geçirilmesi için Deprem Daire Başkanlığımızla çalışıyoruz. Yine yukarıda bir mihenk taşı olacaktır. Bu konuda geç kalınmış değildir. Ancak plan ve projelerin toplumun önemli bir bölümünü kapsayacak şekilde genişletilmesi, eğitimcinin eğitim - leri ile süreci yaygınlaştıracak çalışmalar yapılması bence oldukça önemlidir. Tür - kiye yarının dünyasında söz sahibi olmak istiyorsa, yarının dünyasında ekonomik olarak kendi ayakları üzerinde durmak ve güçlü bir ülke olarak varlığını devam ettirmek istiyorsa mutlaka bu genç ve potansiyelli nüfusunu teknolojik eğitimlere yönlendirmelidir. Bilgi İşlem Daire Baş - kanlığımıza bağlı olarak faaliyet gösteren Zemin İstanbul merkezimizde de bu alan - da eğitimler verilmektedir. Ortaokul sevi - yesinde verilen robotik kodlama eğitimle - rinin yanı sıra üniversite öğrencisi ya da mezunu her yaş grubundan vatandaşlara yeni nesil eğitim modellerini baz alarak yazılımcı ağını güçlendirmek ve istihdamı hızlandırmaya yönelik yine kodlama te - melli eğitimler verilmektedir. belirttiğimiz gibi YGA ile Tech İstanbul süre- cini birlikte yürüterek 6 projeyi hayata geçir- mek üzere kararlı adımlar attık. Kodluyoruz ile Amerika’dan sonra ilk defa Türkiye’de “Toplumsal Fayda İçin Veri Bilimi Programı” uygulandı. Bu iş birliklerinin bizleri çok daha iyi noktalara taşıyacağına inancımız tam. Önümüzdeki süreçlerde vatandaşlarımıza sunacağımız yeni hizmetler için var gücü- müzle çalışıyoruz. Dijital Biz 12 Dijital Biz 13
Sayfa 16 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber Kamudaki en yetkili isimleri ko - nuk eden Dijital Gündem, 23 Temmuz’da, “Bilişim STK’ları ve KVKK” başlıklı dokuzuncu video konferansını gerçekleştirdi. Et - kinliğe konuşmacı olarak katılan Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun, farklı sektörlerde farklı şekillerde uygulanabilmesi - ne yönelik olarak çeşitli çalışma - lar yürüttüklerini söyledi. Türk Telekom ana sponsorluğunda, 23 Tem- muz’da gerçekleştirilen etkinliğin moderatör- lüğünü, Bilişim Medyası Derneği Başkanı ve gazeteci Musa Savaş üstlendi. Etkinliğin diğer konuşmacıları ise Türki - ye Bilişim Derneği (TBD) Genel Başkanı Rahmi Aktepe, Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (TELKODER) Başka - nı Halil Nadir Teberci, Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) Başkanı K. Erman Ka - raca, Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Tek - nolojileri İş Adamları Derneği (MOBİSAD) Başkanı Mustafa Kemal Turnacı, Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) Başkanı Gönül Kamalı, Telekomünikasyon Uydu ve Yayıncılık İş İnsanları Derneği (TUYAD) Başkanı Hayrettin Özaydın, Teknolojide Kadın Derneği (wtech) Kurucu Başkanı Zehra Öney ve Kişisel Verilerin Yönetimi Derneği (KVYD) Başkanı Ahmet Hicabi Erdinç şeklinde sıralandı. Prof. Dr. Faruk Bilir: Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nu, Farklı Sektörlere Uyarlamaya Çalışıyoruz Bu konuşmacıların dile getirdikleri konular - dan öne çıkanlar şunlar oldu: • Sosyal mühendislik çalışmaları ile birey veya toplumların, gelecekleri tasarlanabil - diği için, kişisel verilerin korunması konusu, sadece şahsi değil, aynı zamanda milli bir mesele haline gelmiştir. • Uluslararası rekabette, bilişim sanayicileri - nin eli rahatlatılmalı. • Türkiye’nin verisinin Türkiye’de kalması için veri merkezleri konusunda çeşitli düzen - lemeler yapılmalı. • Kişisel veriler kadar, firmalarının verilerinin tutulduğu bulut sistemleri ve yapay zekâ uy - gulamaları da verilerin korunmasına yönelik önemli bir tehdit teşkil ediyor. Buna yönelik sertifikasyon çalışmalarına önem verilmeli. • Kişisel verilerin korunması ile ilgili yasal düzenlemeler, telekomünikasyon abonelik - leri ile ilgili süreçlerin çevrim içi yürütülebile - ceği şekilde ele alınmalı. • Hiçbir hizmetin bedavaya verilmeyeceği unutulmamalıdır. Bu tip hizmetler için öde - nen bedel, çoğu zaman kişisel veriler ol - maktadır. BTK ve KVKK Arasındaki Protokolde Sona Yaklaşıldı Etkinliğin kapanış konuşmasını yapan KVKK Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir, VERBİS’e kayıt sürelerinin uzatılması ile ilgili görüşle - rini şu şekilde açıkladı: “VERBİS sürecinin uzatılmaması konusundaki dileklere katılı - yorum. Tabii bu konuda kara verme yetkisi kurulundur. Bugüne kadar üç defa bu süreç uzatıldı. Süre Eylül’de dolacak.” Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun farklı sektörlerde farklı uygulamalarının yapılabilmesi konusunda çeşitli çalışmaları olduğunu belirten Prof. Dr. Bilir, bu konuda bankacılık sektörü için bir girişimde bulun - duklarının da altını çizdi. Telekomünikasyon cihazları ile ilgili sakla - nan veriler konusuna da değinen Prof. Dr. Bilir, bu konuya yönelik olarak KVKK ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) arasında yürürlüğe konacak bir protokol ile ilgili yapılan hazırlıklarda sona yaklaşıldığını ve protokol metninin şu anda hazır olduğu - nu sözlerine ekledi. Prof. Dr. Bilir, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile Avrupa Birliği’nin bu konudaki yasal Düzenlemesi olan Genel Veri Koruma Tüzüğü’nün (GDPR) uyumluluğu hakkında şunları söyledi: “Kişisel Verilerin Koruması Kanunu ile Avrupa Genel Veri Koruma Tü - züğü uyumluluğu. 11’inci kalkınma planında var. Adalet Bakanlığı strateji belgesinde var ve bizim yaklaşık 6 aydır, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile GDPR uyumluluğu konusunda çalıştığımızı belirtmek isterim. Hatta bu çalışmanın ana esaslarından birisi de şudur: GDPR ve Kişisel Verilerin Korun - ması Kanunu arasında uyumluluk, yöntem olarak bir mevzuat değişikliği ile olmalı. Yani mevzuat değişikliği ile olabilecek konular, içtihat değişikliği ile olabilecek konular ve bu konuda hiçbir uyumluluk sağlanamayacak konular var. Çünkü biliyorsunuz bu Avrupa Birliği’ne üye devletler için getirilmiş bir dü - zenleme ama genel olarak Kişisel Verilerin Korunması Kanunu bununla uyumlu. Ama tam uyumluluk olduğunu söylemek de müm - kün değil. İnşallah bu çalışma sona erdiğin - de, bunları sizlerle paylaşacağız.” Dijital Biz 16 Dijital Biz 17
Sayfa 18 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber Kişisel Verileri Koruma Kurumu, her vatandaşın kişisel bilgileri - nin kanun kapsamında güvence altında olduğunu açıkladı. Kanu - na göre her vatandaşın kişisel verilerinin işlenip işlenmediğini öğrenme, kişisel verilerin silin - mesini veya yok edilmesini iste - me gibi çok sayıda önemli hakları bulunuyor. Kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak ta - nımlanabilir kılan her türlü bilgi kişisel verilerimiz olarak sayılıyor. Kişisel veri, T.C. kimlik numarası, fotoğraf, cep te - lefonu numarası, e-posta adresi, sağlık ve finans bilgileri gibi çok geniş bir bilgi yelpazesini içinde barındırıyor. Kişisel Verileri Koruma Kurumu’ndan yapılan açıklamada “Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 7 Nisan 2016 tarihinde yü - rürlüğe girmesiyle birlikte ülkemizde bu alanda yeni bir dönem başladı” denildi. Açıklamada şunlar kaydedildi: Haklarımızı biliyor muyuz? “Kanunla birlikte kişisel verileri işlenen gerçek kişilere, yani Kanunda geçen ifadeyle ‘ilgili kişi’lere birtakım haklar tanındı. Peki kişisel verilerimizi daha bilinçli bir şekilde koruyabilmek adına Kişisel Verilerin Ko - runması Kanununda yer alan haklarımızı ne kadar biliyoruz? 2010 yılında gerçek - leştirilen Anayasa değişikliği ile birlikte, Anayasanın özel hayatın gizliliğini dü - zenleyen 20. maddesine eklenen ‘herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunma - sını isteme hakkına sahiptir’ ifadesiyle kişisel verilerin korunması ‘anayasal hak’ olarak tanınarak güvence altına alınmış - tır. Bu hak, kişinin kendisiyle ilgili kişisel verileri hakkında; bilgilendirilme, verilere erişme, verilerin düzeltilmesini veya silin - mesini talep etme, amaçları doğrultusun - da kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsamaktadır.” İlk başvuru yeri “Veri Sorumlusu” Açıklamada Kişisel Verileri Koruma Kanu - nu’nun 11. Maddesine göre vatandaşların her zaman veri sorumlusuna başvurarak kendileriyle ilgili aşağıdaki taleplerde bulunabileceği belirtildi: “Herkes, veri sorumlusuna başvurarak kendisiyle ilgili; Kişisel verilerin işlenip işlenmediğini öğ - renme, İşlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme, amacına uygun kullanılıp kullanıl - madığını öğrenme, verilerin yurt içinde veya yurt dışında aktarıldığı üçüncü Bilgilerinizin Silinmesini İstemek Hakkınız kişileri bilme verilerin düzeltilmesini is - teme (düzeltme ve tamamlama hakkı), verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme, işlenen verilerin münhasıran oto - matik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir so - nucun ortaya çıkmasına itiraz etme (itiraz hakkı), veri işlemeden dolayı zarara uğ - raması halinde zararın giderilmesini talep etme (tazminat hakkı) haklarına sahiptir. Veri sorumluları ‘aydınlatma yükümlülüğü’ kapsamında ilgili kişilere sahip oldukları haklar konusunda bilgi vermekle yükümlü - dür. Profillemeye itiraz hakkı var İşlenen veriler, özellikle otomatik sistemler aracılığıyla analiz edilerek kişiler hakkında ‘profil’ oluşturulabilmektedir. Bu işlemler sonucunda meydana getirilen profiller de kişisel veridir. Profilleme işlemiyle elde edilen ‘sonuçlar’ kişinin lehine olabileceği gibi aleyhine de olabilir. İşte bu noktada Kanun, ilgili kişinin aleyhine sonuçların or - taya çıktığı durumlarda, kişinin itiraz hak - kını gündeme getirmektedir. Kişinin haberi dahi olmadan belirli bir kategoriye dahil edilmesi ve kendisi hakkında birtakım var - sayımlara dayanılarak karar verilmesi, ki - şilik hakkıyla bağdaşmayabilir. Dolayısıyla veri sorumlusu, ilgili kişinin talebi halinde yapılan işlem hakkında açıklama yapmak durumundadır.” Hakkınızı nasıl arayacaksınız? İlgili kişinin hak arama yöntemi iki aşama - dan oluştuğunu aktaran açıklama şöyle devam etti: “İlgili kişiler, sahip oldukları hakları doğrultusunda ilk olarak veri so - rumlusuna başvurmalıdır. Çünkü Kanuna göre veri sorumlusuna başvuru yolu tüke - tilmeden Kurula şikâyet yoluna gidileme - mektedir. Veri sorumlusu ilgili kişinin baş - vurusunu en kısa sürede ve en geç otuz gün içinde sonuçlandırmalı ve bu süre zarfında sonucun gerekçesini de açıklaya - rak ilgili kişiye bildirmelidir. İkinci aşamada ise; başvurunun reddedilmesi, verilen cevabın yetersiz bulunması veya 30 gün içinde başvuruya cevap verilmemiş olması halinde ilgili kişi, Kurula şikâyet hakkını kullanabilir. Özetle; Kanun açısından veri sorumlusuna başvuru zorunlu, Kurula şikâyet ise ilgili kişinin isteğine bağlıdır.” www. 1KVKK .com Dijital Biz 18 Dijital Biz 19
Sayfa 20 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber Veri işleyen şirketler, veri ihlali yaşamaları durumunda bunu Ki - şisel Verileri Koruma Kurumu’na ve verisi ihlal edilen kişilere bil - dirmek zorundalar. Kuruma bu zamana kadar yapılan veri ihlal bildirimleri sayesinde milyonlar - ca kişinin korunması sağlandı. Kişisel Verileri Koruma Kuru - mu’na şimdiye kadar 129 veri ihlal bildirimi yapıldı. Kişisel veri ihlallerinden yaklaşık 3 milyon kişi etkilendi... Kişisel veri ihlal bildirimleri, ihlalden etki - lenen kişiler hakkında ortaya çıkabilecek olumsuz sonuçların önüne geçilmesini sağlıyor. Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na bu zamana kadar 129 “veri ihlal bildirimi” yapıldı. Kuruma bildirimi yapılan veri ih - lallerinden yaklaşık 3 milyon kişi etkilendi. Bu ihlal bildirimlerinin 36 tanesi Kurumun internet sitesinde yayınlandı. 6698 sayılı Kanun ve ilgili Kurul kararına göre işlenen kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde, veri sorumluları bu durumu en geç 72 saat içerisinde Kişisel Verileri Koruma Ku- rulu’na bildirmek zorundalar. Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na yapılan veri ihlal bildirim- leri, gerekli görülmesi durumunda Kurumun web sitesinden veya başka bir yöntemle kamuoyuna duyuruluyor. Buna göre veri sorumluları, veri ihlalini öğrendikleri andan itibaren en geç 72 sa - atte Kuruma bildirmenin yanı sıra, ihlalden etkilenen kişileri belirleyerek en kısa süre içerisinde onlara ulaşmak ve bilgi vermek zorundalar. 72 saat içinde bildirim yapıla - maması halinde ise, yapılacak bildirimle birlikte gecikmenin nedenlerinin de açıklan - ması gerekiyor. Veri ihlal bildirimlerinde, Kurula ve ihlalden etkilenmiş kişilere en kısa sürede bildirim yapılmasındaki amacın, ihlalden etkilenen kişiler hakkında ortaya çıkabilecek olumsuz sonuçların önüne geçilmesini sağlamak olduğu açıklandı. Her türlü tedbir alınmalı Kişisel Verileri Koruma Kurumu’ndan ya - pılan açıklamaya göre veri sorumluları, Kanuna göre kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini ve hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek zorundalar. Öte yan - dan kişisel verilerin muhafazasını Veri İhlal Bildirimleri İlgili Kişileri Koruyor sağlamak amacıyla uygun güvenlik düze - yini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almakla yükümlü - ler. Kurula yapılacak bildirimde Kişisel Veri - leri Koruma Kurumu’nun web sitesinde yer alan “Kişisel Veri İhlal Bildirim Formu” kullanılıyor. Formda yer alan bilgilerin aynı anda sağlanmasının mümkün olmadığı hallerde, bu bilgilerin gecikmeye mahal verilmeksizin aşamalı olarak sağlanması şartı var. Veri ihlalinin yurt dışında yerleşik veri so - rumlusu nezdinde yaşanması halinde ise, bu ihlalin sonuçlarının Türkiye’de yerleşik ilgili kişileri etkilemesi ve ilgili kişilerin su - nulan ürün ve hizmetlerden Türkiye’de fay - dalanmaları durumunda, bu veri sorumlusu tarafından da aynı esaslar çerçevesinde Kurula bildirim yapılması gerekiyor. Ayrıca şirketlerin veri ihlali müdahale planlarını hazırlamaları, belirli aralıklarla bu planın gözden geçirilmesi yükümlülüğü bulun - maktadır. Alınan tedbirler de açıklanmak zorunda Kişisel Verileri Koruma Kurulu, veri so - rumlusu tarafından ilgili kişiye yapılan veri ihlali bildiriminde yer alması gereken as - gari unsurlara ilişkin Kararında veri sorum - lusunun ihlale ilişkin ilgili kişilere yapacağı bildirimlerde hangi unsurların bulunması gerektiğini açıkladı. Söz konusu Karara göre, veri sorumlusu tarafından ilgili kişiye yapılacak olan ihlal bildiriminin açık ve sade bir dille yapılması - nın yanı sıra; ihlalin ne zaman gerçekleşti - ği, kişisel veri kategorileri bazında (kişisel veri / özel nitelikli kişisel veri ayrımı yapı - larak) hangi kişisel verilerin ihlalden etki - lendiği, kişisel veri ihlalinin olası sonuçları, veri ihlalinin olumsuz etkilerinin azaltılması için alınan veya alınması önerilen tedbirler hakkındaki bilgileri içermesi gerektiği belir - tildi. Ayrıca ilgili kişilerin veri ihlali ile ilgili bilgi almalarını verilen cevabın yetersiz bulunması veya 30 gün içinde başvuruya cevap verilmemiş olması halinde ilgili kişi, Kurula şikâyet hakkını kullanabilir. Özetle; Kanun açısından veri sorumlusuna başvuru zorunlu, Kurula şikâyet ise ilgili kişinin isteğine bağlıdır.” sağlayacak irtibat kişilerinin isim ve ileti - şim detayları ya da veri sorumlusunun web sayfasının tam adresi, çağrı merkezi vb. iletişim yollarının da yine ilgili kişiye yapıla - cak ihlal bildiriminde yer alması gerekiyor. Güvenliğin anahtarı: Farkındalık Kurumdan yapılan açıklamanın devamında ise şu ifadelere yer verildi: “Veri ihlallerine karşı alınan önlemlerin yanı sıra en önemli konulardan biri de farkında- lıktır. Farkındalık, güvenliğin anahtarıdır. Dolayısıyla kişisel veri işleme süreçlerinde yer alan kişi veya kişilerin farkındalığının geliştirilmesi, bilgi ve bilinç düzeyinin artırıl- ması gerekmektedir. Veri sorumluları, sürdü- rülebilir veri koruma politikaları oluşturmalı ve bu kapsamda çalışanlarını eğiterek olası risk ve tehditlere karşı hazırlıklı hale getirme- lidir. Çünkü veri koruma bilincinin zihinlere yerleşmesiyle şekillenen veri koruma kültürü- nün şirketlerde kurumsal kimliğin bir parçası haline gelmesi, en az alınan teknik tedbirler kadar önem taşımaktadır.” Dijital Biz 20 Dijital Biz 21
Sayfa 22 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber BİLİŞİM GRUBU Başkanı ve KVKK Uzmanı Şenol Vatansever, Dijital Biz Dergisi Yazarı Av. Arb. Murat Keçeciler ile birlikte Kişisel Veri - lerin Korunması Kanunu (KVKK) hakkında Anadolu Ajansı’ndan (AA) İzzet Taşkıran’a kamuoyu - nun merakını giderecek önemli açıklamalarda bulundu. Anadolu Ajansı (AA) - İzzet Taşkıran - Kişi - sel Verilerin Korunması Kanunu’nun (KVKK) uygulamalarının kamuoyunda gündeme gelmesiyle, rıza olmaksızın elde edilen kişi - ye özel verilerin kullanılması, vatandaşlara ticari elektronik iletiler gönderilmesi, kamuya açık alanda güvenlik kameralarının kullanıl - ması ile konferans ve seminerlerde kişinin görüntülerinin çekilmesi gibi durumların hukuki boyutunu uzmanlar değerlendirdi. Kayıt süresi 30 Eylül 2020’de sona erecek olan Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi’nin (VERBİS) veri güvenliğinin korunması açı - sından çok önemli olduğuna dikkati çeken uzmanlar, özel bilgilerinin kullanılmasını istemeyen vatandaşların kurum ve kuru - luşların veri sorumlularına ulaşması, sonuç alınamaması durumunda yasal yollara baş - vurması gerektiğini bildirdi. Bilişim Grubu Başkanı ve KVKK uzmanı Şenol Vatansever, AA muhabirine yaptığı açıklamada, KVKK’da verinin elde edilmesi noktasından başlayarak açık rızanın varlı - ğını arandığını söyledi. Rıza alınırken vatandaşların aydınlatılması gerektiğine dikkati çeken Vatansever, “Irk, etnik köken, cinsiyet, siyasi görüş, felsefi inanç gibi açıklanması durumunda ayrım - cılığa veya zarara uğramanız muhtemel olan verileri özellikli kişisel veri sayılıyor ve bunların işlenmesini gerektiren her işlemde ayrıca rıza talep ediliyor. Şenol Vatansever, KVKK Hakkında Anadolu Ajansı’na (AA) Açıklamalarda Bulundu Açık rıza vermeme ya da gerektiğinde açık rızayı iptal etme seçeneklerinizi de kullanabi- lirsiniz.” diye konuştu. Vatansever, KVKK’nın veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişileri veri sorum- lusu olarak kabul ettiğini, söz konusu şirket veya kurumlardan cevap alınmadığı takdirde “kvkk.gov.tr” internet sitesi üzerinden kurula şikâyette bulunulabileceğini bildirdi. Verisi işlenen kişilerin sorumlulara başvurabi- leceğini, kendisiyle ilgili bilgi isteme haklarına sahip olduğunu vurgulayan Vatansever, şöyle devam etti: “Vatandaşlarımızın rızalarını al- madan veya kanunun 5. maddesindeki diğer işleme şartlarını sağlamadan reklam içerikli SMS gönderenler, arama yapanlar veya e- posta gönderenler hakkında idari yaptırımlar uygulanıyor. İşlenen verilerin otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesiyle kendi aleyhinize bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme, kişi- sel verilerinizin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğramanız halinde zararın giderilmesini talep etme gibi çok geniş haklara sahipsiniz. Vatandaşlarımızın haklarını aramak için öncelikle ilgili şirketin ya da kurumun veri sorumlusuna yazılı olarak başvuru yapması gerekiyor. Veri sorumlusu başvuruda yer alan talepleri, talebin niteliğine göre en geç otuz gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandırmak zorunda. Yazılı olarak cevap verilecekse, on sayfaya ka- dar başvuru ücreti alınamıyor. Veri sorumlusu talebi kabul edebiliyor veya gerekçesini açıklayarak reddedebiliyor. Baş- vuruda yer alan talebin kabul edilmesi halinde, veri sorumlusunca gereği yapılmak durumun- da. Veri sorumlusunun cevabını öğrendiğiniz tarihten itibaren otuz gün içinde kurula şikâyet edebilirsiniz. Aynı zamanda veri sorumlusuna karşı doğrudan yargı yoluna giderek tazminat talebinde bulunabilirsiniz.” “ALO 198 Veri Koruma Hattı’ vatandaşların yanında” KVKK’nın sitesinde yıl başından bu yana yoğun biçimde veri ihlali duyurusu yapıldığını aktaran Vatansever, “Verilerinizin neden, niçin işlendiğini sorgulamanız gerekiyor. Kontrolün her zaman sizin elinizde bulunması önemlidir. Kanun ve uygulanmasıyla ilgili her türlü bilgi danışmak için ‘ALO 198 Veri Koruma Hattı’ vatandaşlarımızın yanındadır.” şeklinde ko- nuştu. Avukat arabulucu Murat Keçeciler, veri sa- hibi konumunda olan gerçek kişilerin, kişisel verilerinin işlenmesi ve aktarılması işlemlerine ilişkin olarak veri sorumlusuna verdiği beyan- lara açık rıza dendiğini söyledi. Keçeciler, “KVKK” açısından bunun geçerli ka- bul edilmesi için rızanın belirli bir konuya ilişkin olarak, bilgilendirmeye dayanarak ve ilgili kişinin özgür iradesiyle verilmesi gerektiğini, veriler üzerindeki bütün faaliyetlere ilişkin kapsamlı ve açık şekilde yazılı veya sözlü aydınlatma yapıl- masının mümkün olduğunu belirtti. Dijital Biz 22 Dijital Biz 23
Sayfa 24 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber Keçeciler, bu işlem sırasında veri sorumlusu- nun kimlik bilgilerinin, bu verinin hangi amaçla işleneceği, ilgili kişinin kanuni hakları ile veri toplamanın hangi yöntemle yapılacağının açık- ça yer alması gerektiğini dile getirerek, şunları kaydetti: “Örneğin güvenlik sebebiyle yerleştiri- len kameraların bu amaçla sınırlı olmak ve bu şekilde elde edilen verilerin kanunun öngördü- ğü şekilde muhafaza edilmesini temin etmek şartıyla kullanılması mümkündür. Bu nedenle, güvenlik kamerası ile izleme yapılan yerlerde uygulama yapıldığının bildirilmesi şartıyla ilgili kişilerden bir açık rıza aranmaksızın kamera kullanımı mümkün. Çünkü kanunun 5-f mad- desi ‘İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması’ hallerinde rıza aranmaksızın veri işlen- mesini meşru kabul etmiştir. Bu kapsamda söz konusu kamera sistemlerinin gizli olmaması, görünür yerlerde olması, kamera ile kayıt altına alındığına ilişkin bir bildirimin mevcut olması önemli. Bunun yanı sıra söz konusu kamerala- rın soyunma kabinleri, tuvalet gibi kişi mahre- miyetini ihlal eden yerlerde değil genel kullanım alanlarına ilişkin olması gerekmektedir. Bu kap- samda, ofisteki personelin çalışma alanlarının kamera ile izlenmesinde KVKK anlamında bir sakınca söz konusu değildir ancak bu anlamda iş kanunu uyarınca belli sınırlamalara dikkat edilmesinde fayda vardır.” Kişinin görüntüleri de kişisel veri Kamuoyunda konferanslarda fotoğraf çekilme- mesini veya yayınlanmamasını isteme hakkı- nın bir süredir konuşulduğunu anımsatan Av. Keçeciler, “6698” sayılı kanun yürürlüğe girdik- ten sonra ise kişilerin Medeni Kanun anlamın- da ses ve görüntüleri artık kişisel veri olarak da koruma altına alındığını kaydetti. “Bir konferans ve seminerde açık rıza olmaksı- zın seminer ve konferans tertip edenler tara- fından görüntü (video veya fotoğraf) alınması 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanu- nu’nun ihlali olacaktır.” değerlendirmesini yapan Keçeciler, “Kanunun ilgili maddesi ve Basın Kanunu uyarınca haber yapılması amacıyla görüntü alınması durumunda bir istisna olacağı açık. Bedelli katılım gerçekleştirilen seminerler açısından katılımcılar ile yapılan sözleşme uyarınca ‘5/2-c’ maddesi de bir istisna teşkil edebilecektir. Bizce katılımcılar ile konuşmacılar arasında da bir ayrım yapılması gerekmektedir.” değerlendirmesini yaptı. Keçeciler, kanunun ilgili maddesinde yer alan ilgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla birtakım esneklikler getirile- bileceğini kaydederek, “Seminer ve konferansın tertip edilmesinde düzenleyen kişinin orada yer alan konuşmaları ve tartışmaları gelecek se- miner ve toplantılar açısından kullanması veya bilimsel bir amaç çerçevesinde çoğaltması söz konusu olabilir. Bu anlamda kanunun ’26/c’ mad- desinde yer alan bilimsel amaçlarla veri işlen- mesi istisna olarak değerlendirdiğinden bilimsel seminer ve konferanslar da alınan görüntü, ses ve fotoğrafların bu kapsamın dışında değer- lendirilmesi gerektiği kanaatindeyiz.” ifadelerini kullandı. Veri madenciliği faaliyetleri ile veri çok önemli bir meta haline geldiğini ifade eden Keçeciler, kişisel verilerin güven altında tutulması insanla- rın vücut bütünlüğü, ekonomik, ruhsal ve psi- kolojik güvenliğe kadar birçok alana etki ettiğini anımsatarak, şu tavsiyelerde bulundu: “Kişisel veri güvenliği, can ve mal güvenliği ile doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle dijital bir ortamda yer alan kişisel verilerinizin çalınması, kaybolma- sı veya kötü niyetli kişilerin ellerine geçmesi hayatınızda önemli sorunları da beraberinde getireceğini unutmayın. Bugün cep telefonu- nuzdan, elektronik posta adresinize, kimlik numarasından, adres bilgilerinize kadar birçok kişisel verilerinizi gün içinde birçok kurum ve şirkete veriyorsunuz. Bu verilerin güven altında tutulmasını talep etmek, bu verilerin size bildiri- len amaç dışında kullanımını engellemek veya gerek duyduğunuzda bu verilerinizin silinmesini ya da anonim hale getirilmesini talep etmek sizin anayasal hakkınızdır. Bu bilinçle verilerinizin sağlıklı şekilde muhafaza edildiğini takip ediniz. Unutmayınız ki günümüzde, veriye sahip olmak güce sahip olmaktır. Verinizi paylaştığınız kişi ve kurumların VERBİS kayıtlarını analiz ediniz. Şüphe duyduğunuz veya size bahsedilen işlem açısından gereksiz olduğunu düşündüğünüz verilerinizin silinmesi talep etme hakkınız oldu- ğunu unutmayınız.” Dijital Biz 24 Dijital Biz 25
Sayfa 26 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber eden sağlık endişeleri sebebiyle, dijital etkin- liğin gücünden faydalanmayı tercih ettiklerini belirtiyor. CloudTalk Online Matchmaking Summit kapsa- mında, katılımcılara Türkiye ve dünyadan 50+ cloud profesyonelini 4 farklı salonda dinleme fırsatı sunduklarını belirten Yapağcıoğlu, 20 farklı ülkeden 3.000’e yakın katılımcıdan kayıt talebi aldıklarını ve ilginin her geçen gün arttığını belirtiyor. Türkiye’nin ilk B2B birebir IT profesyonel- leri buluşması CloudTalk Global Matchmaking Summit, katılım- cıları kendi alanlarında ve aradıkları iş fırsatların- da birebir eşleştiren güçlü bir networking etkinliği olması ile Türkiye’de bir ilke imza atıyor. Pandemi sürecinde gelişen yeni normali hızla kucaklayan Bulut Bilişim sektörü, Avrasya genelindeki en büyük cloud teknolojileri etkin- liği olan “CloudTalk Online | Matchmaking Summit” Konferans ve Fuarı’nda buluşuyor. Teknoloji sektörünün hiç de uzak olmadı- ğı online iletişim kültürünün sanal fuaye ve konferanslar ile iş dünyasında sıklıkla yer alması, Google Next ve Microsoft Build gibi geleneksel etkinliklerin dijitale taşınması ile başladı. Bugün 200’den fazla seçkin konferansın dijitalde gerçekleştiğini belirten CloudTalk CEO’su Burkay Yapağcıoğlu, katılımcı ve iş ortakları ile yaptıkları görüşmeler neticesin- de, mevcut seyahat zorlukları ve devam Dijitalin Gücü, Avrasya’nın IT Profesyonellerini CloudTalk Online’da Bir Araya Getiriyor Sanal fuaye alanında 50’den fazla firmayı ağırlayacak etkinlik, tıpkı fiziksel buluşma- larda olduğu gibi standları gezip, ürün de- molarının incelenebildiği; fuar görevlisi ve firma yetkilileri ile eş zamanlı görüntülü, sesli ve yazılı iletişimin mümkün olduğu, dijitalin gücünü iletişime yansıtan yepyeni bir fuar deneyiminin kapılarını açıyor. Zaman verimliliği ve birebir iletişimin gücü, iş dünyasında yeni fırsatların kapısını aralıyor Avrasya genelinde 20 farklı ülkeden binlerce katılımcı ile konferans öncesi ve konferans anında toplantı planlaması gerçekleştirmeye imkân vererek profesyonel zaman yönetimini kolaylaştıran CloudTalk Online Matchmaking Summit, katılımcıların ilgi alanlarına göre 4 farklı salonda gerçekleşecek sunumlardan dilediklerine katılabilmelerini kolaylaştıran bil- dirim ve hatırlatma özellikleriyle, her katılımcı- nın tercihine göre etkinlikten en yüksek verimi almasını garanti ediyor. Pazar devleri ve C-level yöneticilerle bire- bir tanışma fırsatı Amazon, IBM ve Microsoft, Alibaba Cloud gibi dünya devlerinin de yer aldığı konferansta, Türkiye’nin lider bulut tabanlı servis sağlayı- cıları Logosoft, Uzman Posta, Bulutistan da etkinlikte katılımcılar ile buluşacak. Katılımcı profilleri arasında ise, C-level yöne- ticiler, IT uzmanları, network ve sistem yöne- ticileri, güvenlik yöneticileri, geliştiriciler, yazı- lımcılar, ürün yöneticileri, satış ve iş geliştirme birimleri, bağımsız danışmanlar ve son kulla- nıcılar gibi pazarı oluşturan tüm profesyoneller bulunuyor. Geniş katılım ile sınırlar ortadan kalkıyor ve yeni iş fırsatlarının kapıları ardına kadar açıyor. Kayıt için geç kalmayın 29 Eylül 2020 tarihinde gerçekleşecek Cloud- Talk Online | Matchmaking Summit için kayıtların devam ettiğini hatırlatan Burkay Yapağcıoğlu, etkinlikten 14 gün önce, 15 Eylül 2020 itiba- riyle kayıtlı katılımcıların birbirleri ile eşleştiril- mesi için toplantı talebi gönderme ve kişisel ajanda oluşturma süreçlerinin başlayacağını, etkinlik gerçekleştikten sonra da tüm kayıtlı katılımcı ve partnerlerin iletişimlerini platform üzerinden 13 Ekim 2020 tarihine kadar sür- dürerek, zaman sınırının ortadan kaldırılaca- ğını belirtiyor. Katılımcıların ve partnerlerin iletişimini prob- lemsiz bir şekilde yönetebilmek adına katılımı sınırlı tuttuklarını hatırlatan Yapağcıoğlu, ka- lan son kontenjanların Ağustos ayı ortasında dolmasını beklediklerini ve ilgiden son dere- ce memnun olduklarını belirtiyor. Bilişim teknolojileri geleceğimizi nasıl şekillendirecek paneli CXO Vision Hall’un açılış paneli 29 Eylül 2020 Salı günü 11:00-11:45 arası gerçekle- şecek. Bilişim sektörünün önemli isimlerinin yer alacağı “Bilişim Teknolojileri Geleceği- mizi Nasıl Şekillendirecek” panelinin mo- deratörü televizyon ekranlarının sevilen yüzü Habertürk Sunucusu Mehmet Akif Ersoy olacak. Dijital Biz Dergisi Genel Yayın Yö- netmeni ve Global Bilişim Derneği Başka- nı Şenol Vatansever, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Bilgi İşlem Daire Başkanı Dr. Erol Özgüner ve İstanbul Okan Üniver- sitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Güner Gürsoy bilişim teknolojilerinin geleceğimizi nasıl şekillendireceğini Gazeteci Yazar Meh- met Akif Ersoy’un moderatörlüğünde değer- lendirecek. CloudTalk Online | Matchmaking Summit et- kinliğine kayıt olmak için etkinliğin web sitesi- ni ziyaret edin: www.cloudtalksummit.online Ücretsiz Standart Bilet Kodu: DİJİTALBİZSTD Dijital Biz 26 Dijital Biz 27
Sayfa 28 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber EY’ın (Ernst & Young) Covid-19 Sonrası Bilgi Teknolojilerinin Dijital Dünyada Yeni Rolü Rapo - ru’na göre; döngüsel ekonomiye olan ilginin artacağı yeni dönem - de kurumsal değişimlerin teme - linde sürdürülebilir teknolojiler olacak. Rapor; şirketlerin gelecek iki yıllık dönemde özellikle bulut bilişim, yapay zekâ ve Nesnelerin İnterneti alanlarına yatırım yapa - caklarına işaret ediyor. Uluslararası denetim ve danışmanlık şirketi EY’ın (Ernst & Young) hazırladığı Covid-19 Sonrası Bilgi Teknolojilerinin Dijital Dünyada Yeni Rolü Raporu, iş dünyası liderlerinin kısa ve orta vadede yeni teknolojilere adaptasyon, dijital dönüşüm ve iş görünümü ilgili görüş ve beklentilerini ortaya koyuyor. Türkiye’nin de dâ- hil olduğu 13 ülkeden 600’e yakın şirketin katılı- mıyla gerçekleştirilen anket sonucu oluşturulan rapora göre; dijital dönüşümde öncü şirketler, teknolojiyi büyümenin itici gücü olarak kullana- rak finansal performansta yükseliş kaydediyor. Araştırmaya katılan şirketlerin faaliyet gösterdik- leri ana sektörler; tüketici ürünleri ve perakende, enerji, sağlık ve yaşam bilimleri, teknoloji-med- ya-eğlence-telekomünikasyon, sanayi, finansal hizmetler, eğitim, ulaşım-lojistik ve konaklama sektörlerinden oluşuyor. Raporda, döngüsel ekonomiye olan ilginin artacağı yeni dönemde kurumsal değişimlerin temelinde sürdürülebilir teknolojilerin olacağı vurgulanıyor. Rapor; şirketlerin gelecek iki yıllık dönemde özellikle bulut bilişim, yapay zekâ ve Nesnelerin İnterneti alanlarına yatırım yapacak- larına işaret ediyor. Uzaktan çalışma kalıcı hale gelebilir Rapora göre; COVID-19 ile birlikte zorunlu olarak kullanılan uzaktan çalışma uygulaması salgından sonra kalıcı olma sinyalleri veriyor. Türkiye’de- ki şirketlerin yalnızca %57’sinde salgın öncesi uzaktan çalışma politikası bulunuyordu. Salgın ile birlikte şirketlerin %72’si tüm ofis çalışanları ile birlikte, %28’i ise kısmi olarak uzaktan çalışmaya geçiş yaptı. Bununla birlikte ankete katılan üst düzey yöneticilerin neredeyse tamamı (%95), sal- gından sonra da uzaktan çalışma uygulamasının devam edeceğini düşünüyor. Uzaktan çalışma maliyetleri azaltmak için fırsat yaratıyor Salgının uzaktan çalışma uygulamasıyla ilgili İş Dünyasında Dönüşümün Temelinde Sürdürülebilir Teknolojiler Olacak şirketlerin tutumlarını bu denli hızlı değiştirme- sinin bir diğer nedeninin bilgi teknolojileri ve gayrimenkul maliyetlerinin azaltılmasına olan etkisi olduğu ifade ediliyor. Ankete Türkiye’den katılan üst düzey yöneticilerin %76’sı iş süreç- lerinin eskisinden daha verimli olduğunu belir- tiyor. Ayrıca, üst düzey yöneticilerin %71’i de uzaktan çalışmayı maliyet azaltma için bir fırsat olarak gördüğünü ifade ediyor. Dijital dönüşüm hız kazanıyor Rapora göre; şirketler müşterilerinin ihtiyaçla- rına ve değişen taleplerine cevap verebilmek için dijital dönüşüm planlarını hızlandırmayı planlıyor. İş süreçlerinin dijitalleşmesiyle zaman ve mekân kavramlarından bağımsız bir şekilde çalışılmasına olanak tanıyan uygulamaların şirketlerin politikalarında kalıcı olarak yer bula- cağı öngörülüyor. Türkiye’deki şirketlerin salgın sonrası öncelik vereceği konular arasında %75 ile ilk sırada dijital dönüşümü yaygınlaştırma yer alıyor. Bilgi güvenliğinin iyileştirilmesi %71 ile şirketlerin öncelik vereceği ikinci konu olarak öne çıkarken, uzaktan çalışma deneyiminin iyileştirilmesi %60 ile üçüncü, dijital iş süreklili- ğinin sağlanması ise %57 ile dördüncü sırada yer alıyor. Veri analitiği ve ileri analitik yatırımları artacak Uzaktan çalışma uygulamaları ile birlikte artış gösteren bulut tabanlı sistem yatırımlarının, çalışan deneyimini iyileştirmek, kullanım kolay- lığı ve maliyet avantajı gibi sebepler ile ilerle- yen dönemde de devam edeceği öngörülüyor. Türkiye’de önde gelen firmaların bilgi teknolo- jileri liderlerinin gelecek iki yıl içerisinde önce- liklendirmeyi planladıkları yatırımlar sırasıyla; veri analitiği ve ileri analitik, bulut (IaaS, Paas, Saas), yapay zekâ, Nesnelerin İnterneti, akıllı süreç otomasyonu ve mobilite alanlarından oluşuyor. Yeni teknolojiler yetenek yönetim yaklaşım- larını da değiştiriyor Raporda bilgi teknolojileri bünyesinde de- ğişen teknolojiler ile aynı doğrultuda ihtiyaç duyulan yetkinlikler ve iş modellerinin de değiştiği ifade ediliyor. Yeni normalden etkilenen iş yapış şekilleri sonucunda değişen süreçlere ve kullanılan araçlara paralel olarak ihtiyaç duyulan yetkinlikler farklılaşıyor. Farklı teknolojilere yapılacak yatırımlar sonucunda, şirketler ihtiyaç duyulan yeteneği kurum içerisi- ne çekmek ve mevcut yeteneklerini bu doğrultu- da geliştirmek için yetenek yönetim yaklaşımla- rını geliştirmeyi hedefliyor. Türkiye’de öncü kuruluşlar dijital dönüşüm sürecini hızlandıracak değerlerin şirkete ka- zandırılması konusunda çeşitli adımlar atıyor. Şirketlerin %77’si yatırım yapılması gereken alanları tespit etmek için GAP analizi ile per- sonelin ihtiyaçlarını tespit ediyor. %32’si Dijital dönüşüm için doğru yeteneği kazanmak adına yeni bir işe alım stratejisi deniyor. %15’i perso- neli yeni ve ilgili beceriler öğrenmek konusunda cesaretlendirmek için yeni teşvikler tasarlıyor. %12’si ise tüm personel için zorunlu yeni eğitim programları planlıyor. Şirketler daha kapsayıcı ve sürdürülebilir sonuçlar elde etmeye odaklanıyor EY Türkiye Şirket Ortağı, CESA Bölgesi Tek- noloji ve Dijital Lideri Onur Doğan, konu ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Salgın, kriz za- manlarında dijital bağlantının toplumsal daya- nıklılık için olduğu gibi iş sürekliliği için de kritik olduğunu görmemizi sağladı. Şirketler bir yan- dan müşteri taleplerini karşılamaya çalışırken diğer yandan da iş gücünden en etkili şekilde nasıl yararlanabileceklerini düşünmek zorun- da kaldılar. Uzun vadeli dönüşüm stratejileri planlamaları kapsamında, kaynakları dinamik ve etkin bir biçimde yönetmelerine olanak sağlayan uzaktan çalışma sistemlerini kalıcı hale getirme planları yapılıyor. COVID-19’un etkisiyle, sürdürülebilir teknolojilerin ön planda olduğu yeni dünya düzenine geçiş olacağını öngörüyoruz. Şirketler gelecek planlarını oluş- tururken daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir sonuçlar elde etmeye odaklanacak, uzun va- deli değer yaratmak için proaktif bir rol almayı tercih edecekler. Dönemin getirdiği koşullar ile birlikte artan teknoloji yatırımlarının, iler- leyen dönemde de artarak devam edeceğini düşünüyoruz. Değişen koşullar ile birlikte bilgi teknolojileri iş modellerinin de değişeceğini söyleyebiliriz.” Dijital Biz 28 Dijital Biz 29
Sayfa 30 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber PERYÖN - Türkiye İnsan Yönetimi Derneği tarafından gerçekleştirilen ankete göre “kurumum dijital dö - nüşüme hazır değil” diyen profes - yonellerin oranı yüzde 60’ı buluyor. Çalışanların yüzde 75’i ise şirketinin dijitalleşme konusunda sürdürebilir politikalar izlemediğini düşünüyor. Bu geri bildirimlerden yola çıkan PER- YÖN, Türkiye’deki özellikle orta ve küçük ölçekli şirketlerin dijitalleşme konusunda yaşadığı sıkıntıları da dik- kate alarak PERYÖN HRtech Çalışma Grubu’nu kurdu. Çalışma grubu; in- san kaynakları alanındaki teknoloji çözümlerinin (HRtech) interaktif etkin- likler ve paylaşımcı yöntemlerle İK pro- fesyonellerinin bilgisine sunulmasına aracılık edecek. Kurumlar için önemi her geçen gün daha da artan dijitalleşme, pandemi ile birlikte zorlu bir testten geçti. Süreci yönetmekte zorla- nan özellikle orta ve küçük ölçekli şirketler bu dönemde teknolojik açıdan bazı sıkıntılar yaşadı. Yapılan düzenlemeler çalışanlarca çokça tartışıldı. Profesyonellerin Yüzde 60’ı “Kurumum Dijital Dönüşüme Hazır Değil” Diyor Nitekim ülkemizde insan yönetimi alanında kurulan ilk sivil toplum kuruluşu olan PER- YÖN’ün yaptığı bir ankete göre de Türki- ye’deki kurumların dijitalleşme özelinde yap- tığı düzenlemeler pek çok çalışanın gözünde yeterli değil. Öyle ki geçtiğimiz günlerde tamamlanan ve 110 kurumun katıldığı ankete baktığımızda “kurumum dijital dönüşüme ha- zır değil” diyenlerin oranı yüzde 60’ı buluyor. Çalışanların yüzde 75’i şirketimde dijitalleş- me konusunda sürdürebilir politikalar izlen- miyor derken, dijital İK çalışmalarını yetersiz bulanların oranı ise yüzde 100… İşte bu geri bildirimlerden hareketle PERYÖN yeni bir oluşuma imza attı. Dernek, hızla yönetim sistemleri içinde yer almaya başla- yan dijitalleşme konusunu HRtech Çalışma Grubu oluşturarak gündemine aldı. PERYÖN 25. Dönem İK Dijitalizasyon Tem- silcisi Dr. Rıza Kadılar liderliğinde yürütülecek HRtech Çalışma Grubu, dijitalleşmenin insan kaynakları süreçlerinde zorunlu hale getirdiği insana ve iş yaşamına dair pek çok yeniliğin İK profesyonelleri ile paylaşılmasını amaçlıyor. Program dahilinde; hali hazırda ve gelecekte İK departmanlarında görev alacak kişilerin dijitalleşme ve teknoloji konusunda güncel bil- gilerle desteklenmesi ve gelişimlerine katkıda bulunulması hedefleniyor. “İK’nın geleceğinde teknoloji olmazsa olmaz!” Çalışma grubunun Dijital İK alanında önemli bir boşluğu dolduracağını dile getiren PERYÖN - Türkiye İnsan Yönetimi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Berna Öztınaz, “Kurumların en değerli hazinesi insan kaynağını dinleyen, onları kurum hedefleri ile eşleştiren İK departmanla - rı, verileri toplayarak analiz eden ve en önemlisi de ‘çalışan deneyimi’ni geliştiren yeni bir modelle karşımızda. Bu modelin temelinde ise teknoloji var. PERYÖN ola - rak yaptığımız çalışmalarda büyük ölçekli ve uluslararası şirketlerde dijitalleşme adına önemli adımlar atıldığını görüyoruz. Ancak ülke ekonomimizin en önemli dinamolarından olan orta ve küçük ölçekli şirketlerde bu ko - nuda önemli sıkıntılar yaşanıyor. Şimdi ve gelecek için daha iyi bir çalışma hayatına liderlik etmek misyonu ile faaliyetlerini sür - düren bir dernek olarak, bu kurumlarda da insan kaynaklarının dijitalleşmesi konusun - da farkındalığın arttırılması için anlamlı bir çalışma başlattık. HRtech Çalışma Grubu - muz; insan kaynakları alanındaki teknoloji çözümlerinin (HRtech) interaktif etkinlikler ve paylaşımcı yöntemlerle İK profesyonel - lerinin bilgisine sunulmasına aracılık ede - cek” dedi. Amacımız kurumları en doğru bilgi ve çözümlerle buluşturmak… Dijitalleşmenin iş akışlarında olduğu kadar liderlik, yetkinlik gibi konularda da insana ve çalışma hayatına dair pek çok yeniliği beraberinde getirdiğini anlatan Öztınaz: “Çalışma grubumuz; insan kaynakları pro - fesyonellerinin dijitalleşme konusunda gün - cel bilgiler ile desteklenmesini sağlayarak, sürece destek olabilecek çözüm ortakları - nın belirlenmesi ve paylaşımında görevler üstlenecek” dedi. Çalışma grubunun gerçekleştirdiği ankete de değinen Öztınaz, “Yaptığımız anket - ten aldığımız geribildirimler dijitalleşmeye verilen önemin büyüklüğünü gösteriyor. Bu alana önemli bir pay ayırdığı ifade edilen şirketlerde dahi İK ekiplerinin dijital trend - lere hakimiyetinin başlangıç seviyesinde olduğu görüyoruz. Dijital hakimiyetin ve yetkinliklerin arttırılması, odaklanılması gereken konular olarak ön plana çıkıyor. Çalışmaya katılan profesyonellerin çoğun - luğunun yeni yetkiliklere dönük gelişim programlarına erişiminin olmadığı ancak İK departmanlarındaki dijital farkındalık ve gelişim konusunda isteğin yüksek olduğu da anketin bir başka çarpıcı sonucu. Bu ne - denle HRtech Çalışma Grubumuzun önemli bir sorumluluğu üstlendiğini düşünüyoruz. PERYÖN olarak bu rekabetçi dünyada çalışanları ‘Dijital İK’ konusunda yetkin hale getirmenin önemine inanıyoruz” dedi. Dijital Biz 30 Dijital Biz 31
Sayfa 32 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber Boğaziçi Üniversitesi Yönetim Bili - şim Sistemleri Bölümü öğretim üye - si Doç. Dr. Bilgin Metin, Covid-19 salgınında uzaktan çalışmanın art - masıyla siber saldırılara karşı has - sasiyetin arttığını söyledi. Covid-19 sürecinde siber saldırılarda %542’lik bir artış olduğunu kaydeden Bilgin Metin, bu önemli tehdide karşı bü - yük kısmı deniz altında olan fiber hatların karaya alınarak tarihi İpek Yolu’nun güzergâhının fiber optik kablolar için kullanılması önerisi - ni getirdi. Doç. Dr. Metin, ‘’Türkiye transit internet geçişleri için dünya - daki internet taşıyıcısı firmaların ilgi odağı haline gelebilir’’ dedi. Boğaziçi Üniversitesi Yönetim Bilişim Sis- temleri Siber Güvenlik Merkezi BÜSİBER’in yöneticisi ve Boğaziçi Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Bilgin Metin, COVID-19 nedeniyle uzaktan ve evden çalışmanın yaygınlaşması nedeniyle internet alt yapısına olan bağımlılı- ğın arttığını ve bu durumun kullanıcıları siber saldırılara karşı daha hassas hale getirdiğini söyledi. Yeni bir araştırma raporuna göre geçen senenin aynı dönemine göre bu dönem siber saldırılarda %542’lik artış olduğunun gözlendiğini söyleyen Bilgin Metin; uzaktan çalışmanın arttığı, okullarda derslerin ağırlıklı olarak internet üzerinden verildiği şu günler- de siber saldırılara karşı altyapı iyileştirilme- sinin aciliyet kazandığını vurguladı. Covid-19 Döneminde Siber Saldırılar Yüzde 542 Oranında Arttı Türkiye’ye de siber saldırı tehditleri var; çözüm fiber hatların karaya alınması Bilgin Metin, özellikle çok farklı noktalardan yüksek hacimli trafik göndererek kurban sistemlerin çalışmasını engellemeyi hedef- leyen Dağınık Hizmet Kesintisi saldırıları- nın (DDoS) tehlikeli olabileceğini vurguladı ve çözüm olarak internet trafiğinin daha iyi yönetilmesi gerektiğini belirtti. Fiber hatların büyük bir kısmının deniz altında olmasının dezavantajlı olduğunu ifade eden Metin, bu hatların karaya alınarak tarihi İpek Yolu’nun güzergâhının fiber optik kablolar için kulla- nılmasını önerdi. Türkiye’nin küresel Internet trafiğinin kavşak noktasında yer alması sebe- biyle transit internet geçişleri için dünyadaki internet taşıyıcısı firmaların ilgi odağı haline gelebileceğini belirten Doç. Dr. Bilgin Metin, Türkiye’ye yönelik çeşitli saldırı tehditleri olduğunu ekledi. Metin, son yıllarda dünyada yaşanan siber saldırılara dair şu bilgileri verdi: ‘’21 Ekim 2016 ABD’deki İnternet teknoloji şirketi Dyn şirketine yapılan dDOS saldırı trafiği 1200 Gbps idi ve Airbnb, Amazon.com, Fox News, HBO, The New York Times, Twitter, Visa ve CNN gibi köklü kuruluşları çalışmaz hale getirdi. Şubat 2018’de GitHUB’a yönelik saldırı ise 1300Gbps büyüklüğünde idi. Diğer taraftan bu durumu gerekli adımları atmak için bir fırsat olarak görmemiz lazım. Ülke- mizdeki fiber optik kablo altyapı kapasitesinin çok daha hızlı şekilde arttırılması gerekiyor. Siber saldırı esnasında internet trafiğini iyi yönetebilmemiz için hızlı bir şekilde İnternet Değişim Noktaları’nın (Internet Exchange Point) hayata geçirilmesi konusunda gerekli adımların atılması gerekiyor’’. Türkiye Dijital İpek Yolu’nu devreye sokabilir Bilgin Metin, Türkiye’nin coğrafi konumu vesi- lesiyle kıtalar arası karasal geçiş noktasında olduğunu ve bu durumu internet trafiğini yö- netmek açısından avantaja çevirebileceğini belirterek şöyle devam etti: ‘’Yoğun internet trafiğine sahip İnternet Servis Sağlayıcı, veri merkezleri, telekom alt yapı firmalarının trafiklerinin iyi yönetildiği kavşak noktası gibi düşünülebilir. Nasıl ki bir kavşak- ta trafik ışığı yoksa kilitlenmeler yaşanıyorsa ’İnternet Değişim Noktaları’nın (IDN) olmayışı da gereksiz tıkanmalara sebep olmaktadır. Türkiye coğrafi konumu vesilesiyle kıtalar arası karasal geçiş noktasıdır. Ülkemiz tran- sit internet geçişleri için dünyadaki İnternet taşıyıcısı firmaların ilgi odağı haline gelebilir. Dünyadaki fiber hatların büyük bir kısmı de- niz altı hatları olsa bile derin deniz balıkçılığı yüzünden kesintiler yaşayabilmekteler. İnter- net trafiği için karasal fiber optik kablolar çok daha güvenilirdir. Bu bakımdan tarihi İpek Yolu’nun güzergâhı fiber optik kablolar için de önemli hale gelmektedir. Fiber optik kablola- rın döşenmesi için tren yolları ideal bir ortam sağlar. Sonuç olarak ülkemizde daha fazla sayıda ’İnternet Değişim Noktaları hayata geçiril- diğinde hem ekonomik avantajlar yaşana- cak hem de dDOS saldırıları geldiği zaman internet trafiği daha iyi yönlendirilerek siber direnç artırılacaktır. İnternet üzerindeki tra- fikteki gecikme süreleri düşeceği için video konferans uygulamalarındaki kalite artacaktır. Altyapımız 5G teknolojisine hazır hale gele- cektir. Ülkemizin kıtalararası internet trafiği- nin akışı için avantajlı olan bu konumunun aktif kullanıma açılmasıyla Dijital İpekyolu hayata geçmiş olacaktır’’. Dijital Biz 32 Dijital Biz 33
Sayfa 34 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber • Bakanlığımız Gümrük Muhafaza ekiple- ri ve diğer kolluk birimlerinin hizmetine sunulmak ve üzere ilk tam teşekküllü ve modern Kriminal Laboratuvarımız faaliye- te başladı. • Dünya örnekleri ile rekabet edebilir dü- zeydeki son teknoloji cihaz ve ekipmanları ile donatılan laboratuvarımız suç ve suç delillerinin incelenmesini ve çözümlenme- sinde önemli rol oynayacak. • Laboratuvarda ilk etapta yakalanan uyuşturucu madde ve uyuşturucu mad- de olduğundan şüphelenilen maddelerin tespiti ve tahlili hızlı bir şekilde gerçekleş- tirilecek. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Gümrük Muhafaza ekipleri ve diğer kolluk birimlerinin hizmetine sunulmak üzere Bakanlığın ilk tam teşekküllü ve modern Kriminal Laboratuvarının Ankara’da hizmete girdiğini bildirdi. Bakan Pekcan, yaptığı yazılı açıklamada, Ticaret Bakanlığına bağlı Gümrük Muhafaza birimleri tarafından her gün gümrük kapıla- rında, limanlarda ve havalimanlarında başta uyuşturucu maddeler olmak üzere çok farklı türde kaçak eşya yakalamalarının gerçekleş- tirildiğini hatırlattı. Yasa dışı bu girişimlerle daha etkin mücadele edebilmek için gerekli tüm imkanları sağladıklarını anlatan Pekcan, “Bir yandan suçu önlemeye yönelik tekno- lojik yatırımlarımıza devam ederken, diğer yandan da suça konu olan eşya ve delillerin tespiti ve analizi noktasında kurumsal kapasi- temizi geliştiriyoruz.” dedi. Pekcan, bu kapsamda Bakanlığın Gümrük Muhafaza ekipleri ve diğer kolluk birimlerinin hizmetine sunulmak ve üzere ilk tam teşekküllü ve modern Kriminal Laboratuvarının faaliyete başladığını belirterek, şunları kaydetti: “Hizme- te giren laboratuvarımız sayesinde ele geçir- diğimiz eşyaların tespiti ve tahlili daha hızlı gerçekleştirilirken, suç eşyası ve diğer Ticaret Bakanlığı’nın İlk Kriminal Laboratuvarı Hizmete Hazır kanıt oluşturabilecek unsurların analizi sağ- lanarak soruşturma süreçlerimizin etkinliğini artırılacak. Dünya örnekleri ile rekabet edebi- lir düzeydeki son teknoloji cihaz ve ekipman- ları ile donatılan laboratuvarımız suç ve suç delillerinin incelenmesini ve çözümlenmesin- de önemli rol oynayacak. Laboratuvarda ilk etapta yakalanan uyuşturucu madde oldu- ğundan şüphelenilen maddelerin tespiti ve tahlili hızlı bir şekilde gerçekleştirilecek.” Pekcan, laboratuvarda ilk etapta yakalanan uyuşturucu madde ve uyuşturucu madde olduğundan şüphelenilen maddelerin tespiti ve tahlili hızlı bir şekilde gerçekleştirileceğini, daha sonra parmak izi ve diğer izler, balistik, patlayıcı maddeler, moleküler genetik incele- meler gibi diğer bölümlerin hizmete gireceğini sözlerine ekledi. Suçla mücadelede önemli rol oynayacak Ticaret Bakanlığının Gümrükler Muhafaza Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü Ankara Lo- jistik Üssündeki 156 m2 kapalı alanda faali- yet gösteriyor. Söz konusu Laboratuvar: • Narkotik ve Psikotrop Maddeler İnceleme Bölümü, • Parmak İzi ve Diğer İzler İnceleme Bölümü, • El Yazısı, İmza ve Doküman İnceleme Bö- lümü, • Bilişim, Ses, Görüntü ve Data İncelemeleri Bölümü, • Moleküler Genetik İncelemeler Bölümü, • Balistik İncelemeler Bölümü, • Patlayıcı Maddeler İnceleme Bölümlerinden oluşuyor. Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü; uzman per- soneli ve son teknoloji cihaz ve ekipmanları ile Narkotik ve Psikotrop Maddelerin türleri ve mik- tarlarının tespiti ve inceleme konusu delille ilgili olarak adli makamlarca talep edilen uzmanlık analiz raporu düzenlenmesinde, suçla müca- delede önemli bir işlevi yerine getirecek. Dünyada gümrük alanında ihtisaslaşmış Krimi- nal Laboratuvarlar işlevsellik açısından her ge- çen gün önem kazanırken, Ticaret Bakanlığına bağlı Kriminal Laboratuvarında, Alman Gümrük Kriminal İdaresi, ABD Gümrük ve Sınır Muhafa- za laboratuvarları gibi önde gelen kuruluşların uyuşturucu madde analizlerinde istifade ettiği metotlar ve ekipmanlar kullanılıyor. Olay yerlerinden elde edilen delilleri inceleye- rek bilirkişi raporu tanzim etmekle görevli olan Gümrükler Muhafaza Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü; suç ve suç delillerinin incelenmesi- ni ve çözümlenmesini sağlamak suretiyle tüm kolluk birimlerinin, Cumhuriyet Savcılıklarının Mahkemelerinin hizmetinde olacak. Dijital Biz 34 Dijital Biz 35
Sayfa 36 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Yazar Arzu TUFAN Global Bilişim Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dipnot: Bilinçsiz internet kulla- nımından kaynaklanan problemler, bilgi topla- ma aşamasında elde edilen veriler ile hedef sisteme sızmak kolay- laşır. Bir Siber Saldırı Öncesi Yaşanan Analiz Süreci Bir Siber Saldırının En Zayıf Halkası Olan İnsan Faktörüdür! Teknolojinin gelişmesi ile be- raber internet kullanımı ciddi oranda artış göstermektedir. Bir siber saldırıyı başarılı kılan, planlanan bir siber saldırı önce- sinde saldırının amacına ulaş- masını sağlayan, sistem zafiyeti ve güvenlik açıklarını bulmak için bilgi toplama işlemi yapılır. Biz bu işleme aktif ve pasif bilgi toplama işlemi diyoruz. Peki o zaman bir siber saldırı öncesi yaşanan analiz sürecini beraber inceleyelim. Keşif: Planlanan saldırı önce- sinde siber saldırganın yaptığı ilk işlemdir. Saldırı gerçekleştir- meyi planladıkları hedef sis - tem üzerinde erişim kazanma, hedef ’in IP bilgisi ve bağlı olduğu diğer sistemler hakkın - da aktif ve pasif bilgi toplama işlemidir. Pasif Bilgi Toplama: Saldırısı planlanan hedef sisteme ait bilgilerinin internet üzerinden toplama işlemidir. • Whois, DNS sorguları • Arşiv Siteleri (archieve.org) • Arama motorları (Google, Bing, Yahoo vs.) • Sosyal paylaşım ağları (Twit - ter, Facebook, LinkedIn v.s.) • Bloglar • Kariyer siteleri Aktif Bilgi Toplama: Saldırısı planlanan hedef sisteme ait bilgileri, hedef sistem ile doğrudan iletişime geçerek toplama işlemidir. Aktif bilgi toplama araçla- rından en yaygın kullanılanlar; • NMAP • MASSCAN • NSLOOKUP ve DIG • DNS Zone Transferi • BANNER • MALTEGO Tarama: Siber saldırganın keşif aşamasında elde etmiş olduğu, sistem dosyaları, Port bilgisi, DNS serverlarının durumu hakkında sızma işlemini gerçekleştirmek için kendisine açık kapı arar. Ta- rama esnasında en çok kullanılan araçlar; • Acunetix Web Vulnerability Scanner • Shadow Security Scanner • ZAP • Nessus En yaygın kullanılan araçlardandır. Erişim Kazanma: Hedef sis- tem üzerinde saldırganın erişim yetkisi sağladı aşamadır. Keşif işlemi sırasında hedef sistem hakkındaki topladıkları aktif ve pasif bilgiler ile tarama işle- minde kullanıp hedef sisteme erişim sağlamaktadır. Erişimi Sürekli Kılma: Keşif işlemi sırasında hedef sistem hakkındaki topladıkları ak- tif ve pasif bilgiler ile tarama işleminde kullanıp hedef sis- teme erişim sağladıkları açıkları kapatarak kendisinden başka bir saldırganın hedef sisteme erişmesini engelleme ve o sistem içerisinde varlığını sürekli kılma işlemidir. İz Bırakmama: Siber saldırga- nın hedef sisteminizi ele geçi- rip amacına ulaştıktan sonra sisteminizi terk etme sürecidir. Bu süreç içerisinde saldırgan yakalanmamak için sisteme sızdığı delilleri düzenler ya da siler. Bütün bu bilgilerin yanı sıra internet kullanımı ile birlikte en büyük güvenlik zafiyetinin bi- rinci halkası olan insan faktörü olduğunu unutmamalıyız. Bilinçsiz internet kullanımından kaynaklanan problemler, bilgi toplama aşamasında elde edilen veriler ile hedef sisteme sızmak kolaylaşır. Bu sebeple güvenli internet kullanımı hak- kında toplum bilinçlendirilmeli, güvenlik zafiyeti bulunan sanal ortamlarda gizli bilgiler bulundu- rulmamalıdır. Dijital Biz 36 Dijital Biz 37
Sayfa 38 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber Kişisel Verilerin Korunması Kanu - nu’nun devreye girmesiyle birlikte, vatandaşların görüntü ve seslerinin izinsiz kaydedilmesine ilişkin cezala - rın arttığı bildirildi. Gizli kameralar mahremiyeti ve özel ha - yatı tehdit ediyor Anadolu Ajansı (AA) - İzzet Taşkıran - Tek- nolojinin gelişmesiyle boyutları küçülen, her türlü eşyanın içerisine yerleştirilebilecek hale gelen gizli kameraların, kişilerin özel hayatına yönelik önemli bir tehdit oluş - turduğuna dikkati çeken uzmanlar, bu tür ekipmanları yurt dışından yasa dışı yollarla getiren veya temin edenlerin kaçakçılık suçu işlediğini, bu konuda ağır cezalar aldığını kaydetti. Bilişim Grubu Başkanı ve KVKK uzmanı Şenol Vatansever, gizli kameraların geçmiş - te daha çok casusluk faaliyetlerinde kulla - nıldığını, gelişen teknolojiyle birlikte gittikçe boyutlarının küçüldüğünü söyledi. Bu tür kameraların kolay ulaşılabilir ve uy- gun maliyetli olarak gündelik hayat içerisinde farklı alanlara daha fazla girmeye başladı- ğına dikkati çeken Vatansever, “Gizli kame- ralar, lens ve hafıza kartının sığdırılabildiği her türlü eşyanın ve aksesuarın içerisine yerleştirilebilir hale geldi. Gizli kameralar artık kalem, anahtarlık, çakmak, gözlük, düğme, rozet, broş, kravat, kol saati, duvar saati, oda spreyi, yangın sensörü, duman dedektö- rü, ayna, uydu alıcısı, ampul, askılık, saksı, oyuncak ve daha birçok nesne içerisinde yer alabiliyor. Sessiz çalışabilen bu gizli kame- ralar kullanım tercihlerine göre fotoğraf ve video çekebiliyor, ses kaydı alabiliyor.” diye konuştu. Vatandaşların, bulunduğu ortamda iradeleri dışında gizli kamera veya mikrofon bulun- madığından emin olmaları için yanlarında uygun maliyetli kablosuz bir radyo frekans tarayıcı dedektör taşıyabileceklerini dile ge- tiren Vatansever, kablosuz gizli kameraların elektromanyetik dalga yayma özelliğiyle bu dedektörler tarafından tespit edilebileceğini kaydetti. Şenol Vatansever, Gizli Kameralar Hakkında Anadolu Ajansı’na (AA) Açıklamalarda Bulundu Vatansever, gizli ses kaydı alınma ihtimali - ne karşı arka planda gürültü yapılmasının önerildiğini aktararak, “Musluktan akan su sesi veya benzer nitelikte doğa, kuş, de - niz sesleri içeren videolar ile neredeyse tüm gizli ses kayıtlarını engelleyebilirsiniz. Bulunduğunuz ortamdaki aynanın iki yön - lü olup olmadığını basit bir biçimde tespit edebilirsiniz. Parmağınızı aynanın yüzeyine koyduğunuzda, parmağınız ile yansıması arasında boşluk varsa normal bir ayna, boş - luk yoksa iki yönlü ayna olarak değerlendiri - lebilir.” şeklinde konuştu. “AVM’deki kameralar gizli konumlandırı - lamaz” KVKK Uzmanı avukat ara bulucu Murat Keçeciler ise Türkiye’ye gizli kayıt yapan kameralar ile gizli ses kaydı yapan sistem - lerinin sokulması ve bunların ticaretin ya - pılmasının ilgili gümrük ve diğer mevzuat uyarınca suç olduğunu belirtti. Bu tür teknik takip cihazları ve teknolojileri - nin, devletin güvenlik ve istihbarat birimleri dışında temin edilmesi, bulundurulması ve bunlarla kayıt yapılmasının yasak olduğu - nu vurgulayan Keçeciler, “Öncelikle, bu tür ekipmanları yurt dışından yasa dışı yol - larla getiren ve temin edenlerin kaçakçılık suçunu işleyecekleri açık. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık Büro Amirliği birçok kez yapmış olduğu operasyonlarla bu tür cihazları, yurt dışından getiren ve ticaretini yapan kişileri tutuklamış ve adliyeye sevk etmiştir.” dedi. Keçeciler, başta Anayasa olmak üzere, Me - deni Kanun ve Türk Ceza Kanununda kişile - rin özel yaşamının gizliliğinin sıkı kurallar ile koruma altına alındığını kaydetti. Medeni Kanuna göre yasa dışı yollar ile gö - rüntüsü alınan veya sesi kaydedilen vatan - daşların maddi ve manevi tazminat ile elde edilen görüntülerinin yayınlanmasını engel - lenmesini talep etme haklarının olduğunu anımsatan Keçeciler, şunları kaydetti: Dijital Biz 38 Dijital Biz 39
Sayfa 40 — dergide görüntüle
Haber “Türk Ceza Kanunun 134’üncü maddesi de kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimsenin, bir yıldan üç yıla kadar hapis ce- zası ile cezalandırılacağı hüküm altına almış olup, bu suçun görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle işlenmesinde ise ceza bir kat artırılacaktır. Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa edenler ise iki yıldan beş yıla kadar hapis ce- zası ile cezalandırılacaktır. Görüldüğü üzere yasa dışı şekilde görüntü ve ses kaydı ciddi cezalara tabi tutulmuştur. Türk Ceza Kanunu kişisel verilerin yasa dışı olarak kaydedil- mesini de yaptırıma tabi tutmuştur. Kişilerin görüntüleri ve seslerinin kişisel veri olduğu tartışmasızdır. Aynı şekilde ‘6698 sayılı Kişi- sel Verilerin Korunması Kanunu’ aydınlatma yükümlülüğüne uymadan kişisel verinin elde edilmesi durumunda ve veri güvenliği yüküm- lülüğünü ihlal edilmesi hallerinde ciddi para cezaları öngörülmüştür. Bu nedenle, yaklaşık bir milyon lira gibi para cezası ile karşılaş- mak istemeyen şirketlerin, kurumların, has- tanelerin, taksicilerin ve özellikle AVM gibi kamuya açık alanları işleten işletmecilerin, güvenlik nedeniyle kullandıkları kamera kayıt sistemlerinin gizli kamera olarak konumlan- dırmaması gerekmektedir. Kişisel Verilerin Korunması Kurumu aldığı ilke karar uyarınca; kamera ile kayıt yapılan alanlarda, kamera ile kayıt yapıldığının ilgili kişilerin göreceği şekilde tabelalar ile bildirmesini, kameraların kişiler tarafından açıkça görülecek açılarda yer almasını zorunlu kılmıştır.” “Yasa dışı toplanan deliller mahkemece dikkate alınmıyor” Avukat Keçeciler, mekanlarda kameralar ile ses kaydı yapıldığına dair uyarıların herkesin görebileceği panolarda yer alması gerektiği- ni, bu kameraların soyunma kabini ve tuvalet gibi özel alanlara kesinlikle konulmaması gerektiğini bildirdi. Casus kameraların daha çok eş ve sevgilerin takibinde sıklıkla kullanıldığını, boşanma da- vası açılmadan önce kendilerini aldattıklarını düşündükleri eşleri takip etmek amacıyla gizli görüntü ve ses kaydı yapan cihazlar temin etmelerine, akıllı telefonlara yükledikleri yasa dışı yazılımlar vasıtasıyla takip etmelerine sıklıkla rastlanıldığını ifade eden Keçeciler, “Hukuk Muhakemeleri Kanu- nu’nun 189. Maddesi uyarınca hukukun belir- lediği sınırlar dışında elde edilen tüm deliller mahkeme tarafından dikkate alınmayacaktır. Bu nedenle Yargıtay geçmiş kararlarında eşlerin birbirine sadakat yükümlülüğünü özel hayatın gizliliğinden üstün tutan görüşünü terk etmiştir. Yargıtay ortak konutta yapılan dinleme ve kayıtların hukuken delil olmasına cevaz veren görüşünü de değiştirmiştir. Bu nedenle eşini dinlemek veya takip ettirmek isteyenlerin hem hukuken geçerli bir delil elde edemeyeceklerini hem de suç işleye- ceklerini gözden çıkarmamaları gerekmekte- dir.” değerlendirmesini yaptı. Dijital Biz 40
Sayfa 42 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber Türk Standardları Enstitüsü (TSE) Başkanı Prof. Dr. Adem Şahin, Dijital Gündem’in, 20 Ağustos’ta gerçekleştirdiği, “Salgın Sü- reci ve Sonrasında TSE” başlıklı 10’uncu video konferansına katıldı. Şahin, bilişim, telekom, siber güvenlik, savunma ve hava- cılık sektörlerinde uygulanan standartlar ve TSE’nin sunduğu hizmetlere değindi. Şahin, yerli siber güvenlik ürünlerinin ihracat potansiyeli ile ilgili olarak, “Ulus- lararası alanda bu konuyla alakalı kabul gören standart, Ortak Kriterler standardı. Bu standardizasyon, ürünler için yoğun bir doğrulama ve test sürecini gerektiriyor ve oldukça da prestijli bir belgelendirme. Eğer bir ürün Ortak Kriterler sertifikasına sahip ise; NATO Bilgi Güvenliği Ürün TSE Başkanı Prof. Dr. Adem Şahin: “Ortak Kriterler Standardına Sahip Ürünler AB Pazarında Eşit Şartlarda Yarışıyor” Kataloğu’nda kendisine yer bulabiliyor. Daha sonra AB’deki rakipleri ile AB paza- rında eşit şartlarda yarışıyor.” dedi. Türk Telekom ana sponsorluğunda gerçekleştiri- len etkinliğin moderatörlüğünü, Bilişim Medyası Derneği Başkanı ve gazeteci Musa Savaş üstlen- di. Etkinlikte, Savaş’ın sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Şahin, Türkiye’nin test altyapısı envanterini oluşturmak ve Türkiye’de yapılamayan testlerin yurt içinde yapılabilirliğini sağlamak gibi hedefler- le kurulan ve ortakları arasında TSE’nin de yer aldığı TRTEST’in faaliyetlerine de değindi. Milli Standardizasyon Kuruluşları Artmalı Prof. Dr. Şahin, milli standardizasyon kuruluşları rının yurt içindeki pazar payının artması gerek- tiğinin de altını çizdi: “Dünyada standardizas- yon ve uygunluk değerlendirme kuruluşlarının pazar payı, gayri safi milli hasılanın bir oranı olarak hesaplanıyor. Türkiye’de endüstrinin bü- tün alanlarını kapsayacak şekilde baktığımız- da, bu payın yaklaşık 1,8 milyar dolar civarında olabileceği tahmin ediliyor. Bu pazarın içerisin- de, 66 yıllık bir milli standardizasyon kuruluşu olarak bizim payımız 100 milyon dolar civarın- da. Yurt içindeki bu pastanın minimum %51’inin milli standardizasyon ve uygunluk değerlen- dirme kuruluşlarımız tarafından karşılanıyor olması lazım. Yani bizim TSE olarak kendimize bu vizyonu koyup, diğer kuruluşlarımızın da bu bilince hizmet edebilecek hale gelmesini sağ- lamamız lazım. Bu aynı zamanda uluslararası rekabet edebilirlik demek.” Ortak Kriterler Sertifikasyonu ile NATO Ka- taloğuna Girmek Mümkün Prof. Dr. Şahin, yerli siber güvenlik ürünlerinin ihracat potansiyeline yönelik olarak kendisine yöneltilen soruya, şu yanıtı verdi: “Ülkemizde kullanmak üzere üreteceğimiz bir ürünün artık anlamı yok. Yani bizim Tür - kiye’de üretilmiş bir ürünün diğer ülkeler - de de kullanılmasını hedeflememiz lazım. Uluslararası alanda bu konuyla alakalı kabul gören standart, Ortak Kriterler stan - dardı. Bu standart konusunda sertifikas - yonu da milli kurumumuz TSE yürütüyor. Bu standardizasyon, ürünler için yoğun bir doğrulama ve test sürecini gerektiriyor ve oldukça da prestijli bir belgelendirme. Şu ana kadar da 80’in üzerinde belgelendirme yaptık. Bilişim sektörümüzün bu konudaki hassasiyeti son derece yüksek. Özellikle kolluk kuvvetleri ve kamu kurumlarında kullanılan kritik çözümler, bu sertifikasyo - na mutlak surette tabi. Farkındalık hızlı bir şekilde artıyor, belgelendirme talebinin de aynı hızla artacağını düşünüyoruz. Bunun güzel tarafı şu, eğer bir ürün Ortak Kriterler sertifikasına sahip ise; NATO Bilgi Güven - liği Ürün Kataloğu’nda kendisine yer bula - biliyor. Daha sonra AB’deki rakipleri ile AB pazarında eşit şartlarda yarışıyor.” Dijital Biz 42 Dijital Biz 43
Sayfa 44 — dergide görüntüle
Haber Türkiye’deki yetişkinlerin yüzde 79’u mobil oyun oynarken, mobil oyuncuların yüzde 49,2 ile en çok aksiyon-macera türü oyun- ları tercih ettikleri görüldü. Ayrıca mobil oyuncuların bir günde mobil cihazlarından ortalama 4 saatten fazla zaman geçirdikleri tespit edildi. Medya takip kurumu Ajans Press, mobil oyunlar ile alakalı basına yansıyan haber adetlerini inceledi. Ajans Press’in dijital basın arşivinden derlediği bilgilere göre bu yıl mobil oyunlar ile alakalı 714 haber çıkışı olduğu görüldü. En çok konuşulan haber başlıkları incelendiğinde ise yerli oyun firmasının 1,8 milyar dolara satılmasının son 2 ayın en çok konuşulanı olduğu görüldü. Türkiye’de Yetişkinlerin Yüzde 79’u Mobil Oyun Oynuyor Ajans Press’in, AdColony & Global Web Index ortak verilerinden elde ettiği bilgilere göre, Türkiye’deki yetişkinlerin yüzde 79’u mobil oyun oynadığı saptandı. Mobil oyuncu- ların yüzde 49,2 ile de en çok aksiyon-mace- ra türünü tercih ettikleri görüldü. Araştırma 21 ülkeyi kapsarken, Türkiye’deki mobil oyunlar- la ilgili tüm verileri ortaya koyduğu saptandı. Böylelikle tüm internet kullanıcıların yüzde 84’ünün en az bir cihaz ile mobil oynadığı kaydedildi. Oyun oynayan yetişkinlerin de yüzde 81,7’sinin kadın, yüzde 76,5’inin ise erkek olduğu belirlendi. Türkiye’deki mobil oyun meraklılarının kişisel ilgi alanlarına göz atıldığında, film-sinema, müzik, teknoloji, yeme-içme ve haberler/güncel olayların başı çektiği görüldü. Gelecek 5.0: Yüksek Teknoloji, Mutlu İnsan, Dünya Barışı Caydõrõcõ savunma sistemleri ve silah sistemleriyle savaş larõn šnŸne geçilecek. İleri savunma teknolojileriyle teršrŸn ve teršr šrgŸtlerinin insanlõ ğa zarar vermesinin šnŸne geçilecek. Dijital dšnŸşŸm her alanda olduğu gibi e-devlet uygulamalarõnda da etkisini gšsterecek. Devletle ilgili işlemlerin tŸmŸ kamu kurumlarõna gitmeden E -Devlet Ÿzerinden yapõlacak. Islak imza yasaklanacak. Islak imza yerine Elektronik İmza ve Mobil İmza kullanõlacak. Bu i şlemler için uygun cihazõ olmayan vatandaşlara devlet tarafõndan uygun cihaz Ÿcretsiz olarak verilecek. Vatandaşlõk Kartõ; nŸfus cŸzdanõ, ehliyet, kredi kartõ, bankamatik kartõ gibi tŸm işlemler için kullanõlacak. İnsanlar doğal dengesi bozulmamõş bir DŸnyaÕda mutlu olabilir. Bu dengeyi koruyan ve olasõ sorunlarõ çšzen teknolojiler olacak. Yapay zek‰ ve insansõ robotlar hayatõmõzda çok šnemli bir yere sahip olacak. Yapay zek‰ gŸnŸmŸzŸn çaresiz hastalõklarõna erken tanõ ve etkili tedavi , imk‰nsõz problemlerine çšzŸmler sağlayacak. İnsansõ robotlar evde bizlere hizmet ederken, i şte en ağõr işleri yapacak. Yapay zek‰ ile teršr olaylarõ ve doğ al afetler šnceden tahmin edilerek, bunlara robotlar ve insansõz hava araçlarõ ile mŸdahale edilece k. Nesnelerin İnterneti ile hayatõmõzdaki tŸm cihazlar birbiriyle ileti şim halinde olacak ve hayatõmõzõ kolaylaştõracak. Olasõ sağlõk problemlerinde ta şõdõğõmõz aksesuarlar 112Õyi bilgilendirecek ve ambulansõn sevk edilmesini sağlayacak. Robotlarõn Ÿretime daha yoğun olarak gireceği gelecekte insanlara farklõ i ş olanaklarõnõn sağlanmasõ teknoloji ile mŸmkŸn olacak. Ulaşõm otonom araçlarla ve yenilenebilir enerji ile %100 gŸvenli olarak yapõlacak. Yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarõ temel enerji ihtiyaçl arõmõzõ karşõlayacak. Blok zinciri mimarisi hayatõmõzõn her alanõna girecek ve gŸnŸmŸzde aracõ durumunda olan birçok kurum etkisini ve šnemini yitirecek. İş bulana kadar herkesin en azõndan temel ihtiyaçlarõnõ rahatlõkla temin edeceğ i vatandaşlõk maaşõ verilmesi mŸmkŸn olacak. Siber gŸvenlik hayatõmõzõn en šnemli kavramlarõndan biri haline gelecek. Dijital Biz 44
Sayfa 46 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber Türkiye’de gıda israfı konusu her geçen gün önemini artırıyor. Konuyla ilgili çalış- ma yapan Fazla Gıda, Türkiye’de yıllık gıda israfının ekonomik karşılığının yaklaşık 280 milyar TL’yi bulduğunu belirtiyor. Bu rakamın özellikle pandemi dönemi ile ya- şanan tedarik zincirindeki kırılmalar ile yıl sonunda 300 milyar TL’yi bulacağını söy- lüyor. Bu rakam yaklaşık 87 milyon ailenin aylık geçim masrafına eşit gösteriliyor. Bu israfın önlenmesi ile 109 milyon çocuğun yıllık eğitim masrafı, 219 milyon öğrencinin yıllık yabancı dil masrafı karşılanabilir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)’nun araştırmalarına göre her yıl üre- tilen gıdaların üçte biri renk, şekil gibi kalite standartları, fazla üretim, yanlış lojistik Türkiye’deki Gıda İsrafı 87 Milyon Ailenin Aylık Geçim Masrafı Kadar kararlar ve tüketim tarihleri ile ilgili basit bilgilerin eksikliğinden dolayı çöpe gidiyor. Oluşan gıda atığı her yıl 1,3 trilyon dolar finansal kayba neden oluyor. Çevresel gıda atığı total karbon salınımına yüzde sekiz etki ediyor. Bu yaklaşık olarak bir milyar araba - nın yıllık karbon salınımına eşit geliyor. Gıda sektöründe ise çoğu firmanın atık yönetimi - ne özel atanmış departmanı bulunmuyor. Farklı departmanların sorumluluğu altına verilen atık yönetimi genellikle üretimin bir maliyeti olarak gösteriliyor. İnsani tüketime uygun olan gıdalar bile toprağa gömülüyor. Yarattığı atığı tanıyamayan, nasıl değerlen - dirmesi gerektiğini bilmeyen firmalar atıkları değerlendirmek için en büyük faydayı yarata cak değerlendirme yöntemini belirliyor. Gıda kaybı en aza indirilecek İstanbul Bilgi Üniversitesi Elektrik- Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencisi ve Fazla Gıda Ar-Ge Mühendisi Atakan Özkan ile BİLGİ öğ- rencisi Pelin Damla Ateş, Soğuk Zincir Takip Sistemi isimli projelerini Fazla Gıda Platformu için tasarladı. Yürütücülüğünü BİLGİ Elek- trik- Elektronik Mühendisliği Bölümü Dr. Okan Zafer Batur ile BİLGİ Elektrik- Elektronik Mü- hendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Yiğit Dağhan Gökdel’in yaptığı projede soğuk zincir kırılmasına bağlı gıda, zaman ve mali kayıpla- rın en aza indirilmesi hedefleniyor. Yapılan çalışmanın öğrencilerin Fazla Gı- da’nın alandaki tecrübelerinden faydalanarak firma için gerçekleştikleri bir sistem olduğunu söyleyen Dr. Yiğit Dağhan Gökdel, “Uygun çevresel ortam testlerinde (THS5) başarılı sonuçlar elde edildi. Teknoloji hazırlık seviyesi 6’ya ulaşmak için sistem geliştirilmeye devam ediliyor. Bu iş birliği, esasen bir yazılım şir- keti olan Fazla Gıda’nın özellikle düşük güç tüketimli akıllı donanım geliştirme bilgi biri- kimine katkı sağlamasının yanında, projede kapsamında çalışan öğrencilerimizin de teknik anlamda gelişmesini sağlayıp, kendilerine iş olanakları sunuyor. Fazla Gıda ve İstanbul Bil- gi Üniversitesi ortaklığını devam ettirip, 2020 yılı içerisinde söz konusu bu proje ile geniş kapsamlı bir Avrupa Birliği Projesi başvurusu da yapmayı planlıyoruz.” şeklinde konuştu. Operasyona dair belgeler arşivleniyor BİLGİ ile iş birliği yapan Fazla Gıda Soğuk Zincir Takip sisteminde Fazla Gıda Dijital Atık Yönetim platformu ve 100’den fazla oluşan partner ekosistemi ile gıda ürününün finan- sal, çevresel ve sosyal en avantajlı değerlen- dirme yönteminin kararını verebilmesi ve ürü- nün muhteviyatı hakkında sahip olunan bilgi sayesinde, herhangi bir soğuk zincir kırılması yaşanması durumunda, ürünün değerlendir- me yolları ile ilgili hızlı bir şekilde karar alına- biliyor. Fazla Gıda, dijital atık yönetim sis- temiyle birlikte anlaşmalı kalite standartları, fazla üretim, yanlış lojistik kararlar ve tüketim tarihleri ile ilgili basit bilgilerin eksikliğinden dolayı çöpe gidiyor. Oluşan gıda atığı her yıl 1,3 trilyon dolar finansal kayba neden oluyor. Çevresel gıda atığı total karbon salınımına yüzde sekiz etki ediyor. Bu yaklaşık olarak bir milyar arabanın yıllık karbon salınımına eşit geliyor. Gıda sektöründe ise çoğu firma- nın atık yönetimine özel atanmış departmanı bulunmuyor. Farklı departmanların sorum- luluğu altına verilen atık yönetimi genellikle üretimin bir maliyeti olarak gösteriliyor. İnsani tüketime uygun olan gıdalar bile toprağa gömülüyor. Yarattığı atığı tanıyamayan, nasıl değerlendirmesi gerektiğini bilmeyen firmalar atıkları değerlendirmek için en büyük faydayı yarata olduğu gıda firmaların fazla gıdaları- nı, gıda kazanım hiyerarşisini göz önünde bulunduruyor. Sunduğu gıda bağışı, yeniden satış, hayvan yemi üretimi ve geri dönüşüm modülleri ile dijital pazaryerinde en uygun partnerle eşleştirerek değerlendirmesine yardım eden Fazla Gıda, dijitalleşmiş, hızlı süreç ve partner ekosistemi sayesinde atık yönetimi için ekstra insan gücü ve zaman ayırmadan bu gıdalardan finansal, sosyal ve çevresel fayda yaratıyor. Platform, gıda fir- malarını farklı türdeki atıklar için farklı kurum- larla anlaşma yapma zahmetinden kurtarıyor. Dijital platform aracılığı ile tek bir noktadan bütüncül atık yönetim sistemi sağlayan Fazla Gıda aynı zamanda operasyona dair bütün belgelerin arşivlenmesini takip edilebiliyor. Sistemde nesnelerin interneti teknolojisi kullanılıyor BİLGİ ile yapılan iş birliği hakkında konu - şan Fazla Gıda kurucularından Arda Eren, soğuk zincir kırılmasına bağlı gıda atığını en aza indirebilmek ve gıda güvenliğini sağlayabilmek için soğuk zincir takip siste - mi tasarladıklarını söyledi. Eren, “Ortamın sıcaklık ve nemini gerek görülen zaman aralıklarıyla ölçerek kullanıcıya sunuyoruz. Sistemi birden fazla alanda çalışabilecek özellikte tasarladık. Depolarda sabitlenmiş halde, ürünlerin nakliyesi esnasında araçlar - da, özel ilgi gerektiren kargoların bulunduğu kutularda kurulum maliyeti ve montaj gerek - tirmeden kullanılabiliyor. Sistemde montaj gerektirmeyen kolay kurulum özelliği Dijital Biz 46 Dijital Biz 47
Sayfa 48 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber için nesnelerin interneti teknolojileri kullanı- lıyor. Lojistik operasyonlarının kolay takibi ve operasyon esnasında gerçekleşebilecek olası soğuk zincir kırılmasına müdahale ede- bilmek için araç konumunu takip edebiliyor. Anlık takip özelliği hem yakıt tasarrufu yapa- bilmek adına hem de soğuk zincirin tehlikeye girmesi durumlarında alternatif rotalar sağ- layarak kullanıcıların işlerini kolaylaştırıyor. Aynı zamanda sistem lojistik operasyonların karbon salınımına katkısını düşürmekte önemli rol oynuyor. Sistem, barındıracağı ivme ölçer ile araçların taşıma esaslarına uy- gun kullanılıp kullanılmadığını denetleyerek, özel ilgi gerektiren kargoların taşıma koşulla- rına dair iç görüler de sağlıyor” dedi. Türkiye’de kişi başına yılda 125 kg sebze meyve israf ediliyor Maliyet etkin, yerli üretim, bulut tabanlı algı- layıcılar ile yatırım maliyeti olmadan üreti- lecek soğuk zincir takip sistemlerinin küçük işletmelerde hızla yaygınlaştığını dile getiren Arda Eren, yerli algılayıcı teknolojileri ile ithalat oranı azalırken, gıda kaybının büyük oranda önlendiğini belirtiyor. Ürünün ısı kon- trollü sevkiyat dışında da yaygınlaştırılması ile gıda sektöründe yaşanan kayıp ve atıkları önlemesi beklendiğini aktaran Eren, şöyle devam etti: “Örneğin soğuk zincir taşımacılı- ğı kapsamına girmeyen ürünlerden biri olan çilek, oda sıcaklığında taşınırken üç günde bozulurken, 11 derece sabit sıcaklıkta taşınan çileklerin ortalama 10 günde bozulduğu tespit edildi. Türkiye’de her yıl üretilen 49 milyon ton meyve ve sebzenin yaklaşık 11,6 milyon tonu lojistik aşamasında doğru şekilde taşınmadığı için tüketilemez hale geliyor. Türkiye’de sebze ve meyve hasat, muhafaza, taşıma, pazarla- ma ve tüketim olmak üzere beş ana kademe- nin her birinde yapılan hatalı uygulama, ürüne bağlı olarak yüzde 25-40’lara kadar çıkan kayıplara neden oluyor. Sonunda ürün çöpe dönüşüyor. Türkiye’de kişi başına yılda 125 kilogram sebze ve meyve israf oluyor. Ürün- ler çöp depolama alanlarına gidiyor. Bir yılda oluşan 9-10 milyon ton sebze meyve atığı Türkiye’nin yıllık ihracatının yaklaşık 4 katına karşılık geliyor. Sebze ve meyvenin nihai bedelinin ortalama 1 dolar olduğu kabul edi- lirse yanlış yaş sebze ve meyve zincir siste- minin Türkiye ekonomisine maliyeti 2015 yılı verilerine göre yılda yaklaşık 9-10 milyar dolar olarak hesaplanıyor.” 360 derece soğuk zincir takip sistemi kurulacak Türkiye’ de taşımacılık sektörü ile büyük perakende firmalarında soğuk zincir takip sistemlerinin en yaygın şekilde kullanıldığının altını çizen Fazla Gıda Platformu kurucula- rından Arda Eren “Küçük işletmeler ve küçük lojistik operasyonlar için sistemin kullanı- mının yüksek yatırım maliyetleri ve yönetim maliyetleri sebebi ile çok da yaygın olma- dığını gözlemledik. Buradan yola çıkarak; ön yatırımı yüksek olmayan, yönetim süreci kolay ve maliyeti düşük yaklaşımımız ile en küçük işletmelere kadar soğuk zincir takibini gerçek zamanlı hale taşımayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu. Projemiz deneme prototip- leri aşamasından itibaren bizim de partneri- miz olan Türkiye’nin en büyük perakende ve toptan zincir marketlerinden birinde kullanı- lıyor diyen Eren, şöyle devam etti: “Projenin tamamlanmasıyla çalışılan depo ve mağaza sayısı artacak. Eşsiz partner ekosistemimiz ile Türkiye’nin dört bir yanına hızla yayılabile- ceğiz. Bununla birlikte 360 derece kapsayıcı bir soğuk zincir takip sistem alt yapısı kurulup yaygınlaştırılmış olacağız. Bu nedenle olu- şacak finansal kaybın önüne geçilebilecek zamanla yarışılan soğuk zinciri takip süre- cinde atıl durumda kalan gıda ürünü farklı yöntemler ile ekosisteme yeniden kazandırı- labilecek.” Soğuk zincir takip sistemi nedir? Et, süt, balık, donmuş ürünler, meyve ve sebze gibi hassas gıdaların korunmasında sıcaklık, nem gibi parametreler dikkat çeki- yor. Sıcaklık değişimleri, mikroorganizmaların üremesine neden olarak ürünlerin yapılarını bozmakta ve gıda güvenliği açısından tehlike yaratıyor. Bu nedenle mikroorganizmaların ürememesi ve gıdaların tazeliğinin bozulma- ması için soğuk zincirin üretimden tüketime kadarki tüm aşamada kırılmaması gereki- yor. Bu bağlamda üreticiler gıda ürünlerinin sevkiyatından tüketimine kadar geçirdiği tüm aşamalar (depolama ve satışa sunma vb.) sırasında uyulması gereken belirli para- metreleri kontrol edip gerekli soğuk ortamı temin ediyor. Aynı zamanda soğuk zincir taşımacılığı mecbur olan gıda ürünlerinde, uygun koşullar sağlanamadığı için yaşanan kayıplar yüksek oranda oluyor. Soğuk zincir taşımacılığında yaşanan gıda kayıpları ve atığın nedeni firmaların gerekli sıcaklık, nem gibi parametreleri anlık takip ederek verileri, ürünler gıda güvenliği açısından tehlikeli aşa- maya ulaşmadan ve atığa dönüşmeden ilgili birimlere iletecek teknolojilere sahip olmama- sından kaynaklanıyor. Soğuk zincir takibinin gıda kaybındaki önemi nedir? Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın 2017 yılında yayınladığı tebliğe göre araç içinde iç sıcaklı- ğı 0-14 derece arasında tutabilecek mekanik cihazların ve sıcaklık nem takip cihazlarının bulunması ‘Soğuk Zincir Taşımacılığı’ için zo- runlu kılıyor. Nem, sıcaklık ve ivme gibi para- metrelerde hassas ölçümler yapabilen soğuk zincir takibi, bu ürünlerin zincirinin kırılma- sını ve kırılmaya bağlı mikroorganizmaların üremesini engelleyerek bu gıdaların güven- liğini koruyor. Buna ek olarak soğuk zinciri kırılan gıdaları tehlikeli aşamaya ulaşmadan ilgili değerlendirme noktalarına ileterek atığa dönüşmesini engelliyor. Dijital Biz 48 Dijital Biz 49
Sayfa 50 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber Kurulduğu günden bu yana imkânı kısıt- lı ilkokul çağı çocuklarını nitelikli eğitim desteğiyle buluşturan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), çağın gereklilik- lerini de göz önünde bulundurarak Goog- le.org Fonu/INCO Education Accelerator Desteği ile Çevrimiçi Eğitimlere başladı Covid 19 sürecinin genel yaşam koşullarının yanı sıra eğitim/öğretim hayatına da önemli etkileri oldu. Bu dönemde TEGV Çocukla- rı üzerinde yapılmış olan “Uzaktan Eğitim Raporu” da nitelikli eğitim desteğine erişime olan ihtiyacı bir kez daha ortaya koydu. Google.org fonunun katkılarıyla INCO Educati- on Accelerator programına Türkiye’den katılım için davet alan tek STK olan TEGV, 30 Haziran - 30 Temmuz 2020 tarihleri arasında çevrimiçi eğitimlerinin pilot uygulamasını gerçekleştirdi. Çeşitli sınıf seviyelerine uygun olarak geliştiri- len Bilişim ve Kodlama, İngilizce Konuşma TEGV’de Çevrimiçi Eğitimler Başladı Kulübü, Fen, Matematik, Okuma ve Sosyal Duygusal Öğrenme programları ile 21 il ve 38 Etkinlik Noktasında, 346 gönüllünün desteği ile toplam 2500 çocuğa ulaşıldı. Gerekli eğitimleri alarak Etkinlik Noktalarında tecrübe kazanmış TEGV Gönüllüleri, Uzaktan Eğitim Programlarını gerçekleştirmeden önce Uzaktan Eğitim Oryantasyon Semineri, Video Konferans Araçları Kullanma eğitimi ve Uzak- tan Program Eğitimlerini tamamlayarak çocuk- larla ZOOM Platformu aracılığı ile bir araya geldiler. Google.org/INCO Dijital Dönüşüm Projesi, TEGV Çocuklarında, onlardaki olumlu geliş- meleri gözlemleyen velilerde ve programa destek veren gönüllülerde, yeni bir dönemin başlangıcı olarak büyük bir heyecan yarattı. Programları tamamlayan çocuk ve gönüllüler- le katılım sertifikaları paylaşıldı. Uygulamanın ilk etabının ardından eğitimler yıl içerisinde de devam edecek. Dijital Biz 50 Dijital Biz 51
Sayfa 52 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS), Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) ile pro- tokol imzaladı. Protokol kapsamında, MESS Kodlama Eğitimleri, MEB’in online eğitim platformuna eklendi. Konuya ilişkin görüşle- rini paylaşan MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol, “Bu iş birliğiyle çocuk- larımızı ve gençlerimizi, geleceğin meslekle- rine bugünden hazırlayacağız. Biliyoruz ki; teknolojiyi takip eden değil üretenler, gele- ceğe yön verecek. Ülkemizde buna uygun iş gücünün yetişebilmesi için bugünden ha- rekete geçmeli ve mümkün olduğunca çok sayıda çocuğumuza, gencimize ulaşmalıyız. MESS olarak, bu sorumluluk bilinciyle oluş- turduğumuz eğitim içerikleriyle, geleceğimi- zin teminatı 20 milyon çocuğumuzun yarını kodlamasına öncülük ediyoruz” dedi. Türkiye ekonomisinin lokomotifi metal sanay- inde faaliyet gösteren 241 şirketi temsil eden Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS); 2 yıla yakın süredir üye işyerlerindeki çalışanla- rın ortaokul ve lisede eğitim gören çocuklarına odlama eğitimleri veriyor. MESS, COVID-19 salgınıyla başlayan karantina döneminde eğitimle- rin kapsamını ilkokul öğrencilerine de hitap edecek şekilde genişleterek online platforma taşımıştı. Bugüne kadar 15 bini aşkın çocuğun eğitimlerden yararlanması sağlandı. MESS’in Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile imzala- dığı 5 yıllık protokol kapsamında ise eğitimlerin içerik kalitesi ve müfredata uygunluğu tescillendi. Bu eğitimlerin tamamı, MEB’in online eğitim plat- formu olan Eğitim Bilişim Ağı’na (EBA) yüklendi. MESS kodlama ve 3 boyutlu tasarım eğitimleri; başlangıçtan ileri düzeye kadar dört seviyede, toplam süresi 34 saati bulan 248 online videodan oluşuyor. Eğitimler; kodlama ve 3 boyutlu tasarım alanlarında kendini geliştirmek isteyen milyonlar- ca öğrencinin online erişimine açık olacak. MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol: “Geleceğimizin teminatı 20 milyon çocuğumuzun yarını kodlamasına öncülük ediyoruz” Millî Eğitim Bakanlığı ile öğrencilerin gelecek- teki mesleki gelişimine katkı sağlayacak bir iş Kodlama Eğitimleri, 20 Milyon Öğrencinin Erişiminde birliği içinde bulunmaktan gurur duyduklarını dile getiren MESS Yönetim Kurulu Başka - nı Özgür Burak Akkol, “Günümüzde dijital dönüşüm, küresel rekabet sıralamasını yeniden tanımlıyor. Bu süreci iyi yönetirsek ülkemizin rekabet gücü de artacak. Ço - cuklarımız ve gençlerimiz, ülkemizin dijital dönüşümünde kilit rol oynayacak. Biz, on - ların yetkinliklerini geliştirmeyi hedefliyoruz. Özellikle kodlama gibi, sanayinin ve ülke - mizin geleceğine katkı sağlayacak alana yatırım yapmak önceliğimiz. Her fırsatta dile getiriyoruz; geleceğe yön verecek olanlar, teknolojiyi takip eden değil üretenler olacak. Ülkemizde bu profile uyan iş gücünün yeti - şebilmesi için bugünden harekete geçmeli ve mümkün olduğunca çok sayıda çocuğu - muza, gencimize ulaşmalıyız. MESS olarak, bu sorumluluk bilinciyle oluşturduğumuz eğitim içerikleriyle, geleceğimizin teminatı 20 milyon çocuğumuzun yarını kodlamasına öncülük ediyoruz” dedi. EBA’nın içeriğine MESS’ten pratik destek Salgın nedeniyle gerçekleştirilen uzaktan eğitimler sayesinde dünyanın en çok ziyaret edilen altıncı eğitim sitesi olan EBA, MESS’in kodlama eğitimlerinin geniş öğrenci kitleleri- ne ulaşmasını sağlayacak. EBA’da yer alan kodlama içerikleri, konuların videolarla ve uygulamalı olarak anlatıldığı MESS’in eğitim- leriyle pratiğe taşınacak. Eğitimleri tamamla- yan öğrenciler kendi masa üstü uygulamala- rını tasarlayıp üretebilecek. MESS kodlama eğitimleri, öğrencilerin ders dışı içeriklerle kendilerini geliştirmesine ve dijital okur-yazarlığın artırılmasına önemli katkı sağlıyor. MESS eğitimlerinde, kodla - mayla ilgili temel kavramlardan başlayan ve çok talep gören yazılım dillerine kadar uza - nan kapsamlı bir içerik yer alıyor. Başlangıç seviyesindeki öğrencilere yönelik kurslar arasında; Scratch, Kodu, Microbit gibi eği - timler bulunurken, ileri seviyedeki öğrenci - ler; Wordpress, HTML, CSS ve AutoCAD 2020 gibi programların eğitimlerini takip edebiliyor. Web yazılımları ve görselleştirme çalışmaları için uygulama geliştirmeyi, veri analizi yapmayı deneyimliyor. Eğitimler sayesinde, kendi mobil uygulamalarını ta - sarlayabiliyorlar. arasında; Scratch, Kodu, Microbit gibi eğitimler bulunurken, ileri seviyedeki öğrenciler; Wordpress, HTML, CSS ve AutoCAD 2020 gibi programların eğitimlerini takip edebiliyor. Web yazılımları ve görselleştirme çalışmaları için uygulama geliştirmeyi, veri analizi yapmayı deneyimli - yor. Eğitimler sayesinde, kendi mobil uygu - lamalarını tasarlayabiliyorlar. Halka halka büyüyen eğitimler MESS kodlama eğitimleri, COVID-19 sal - gınıyla başlayan karantina döneminde, ilkokul öğrencilerini de kapsayacak şekilde genişletilerek online platforma taşındı. Bil - gisayar ve öğretim teknolojileri öğretmenle - rinin katkılarıyla geliştirilen teorik ve pratik eğitimler, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle tüm Türkiye’de - ki çocukların erişimine açık hale getirildi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda da eğitimlerin kapsamı daha üst yaş gruplarından gençlerin faydalana - cağı şekilde zenginleştirildi. Böylece eği - timlerin hem içeriği hem de erişimi genişle - yerek büyüdü. Dijital Biz 52 Dijital Biz 53
Sayfa 54 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Yazar Büşra DEMİREL Looka Lab Kurucu Dipnot: İçinde bulunduğumuz yeni normal dönemi öğrencilerimiz için maksimum verim ile yönetebilmek konusun- da sadece kurumlar özelinde değil bireysel sorumluluklar da alarak kollektif bir yol izleme- liyiz. Pandemi Sürecinde Eğitimin Dijital Dönüşümü Covid-19 salgınının seyri ha - yatımızın normallerini değiş - tirmeye devam ediyor. Bugün geldiğimiz noktada eğitimciler olarak alınan pandemi önlem - leri ile yüz yüze ve ağırlıklı olarak uzaktan olmak üzere yepyeni bir model tasarlıyoruz. Hibrit Eğitim kavramı bize eğitimde iki farklı güç kay - nağı olan, yüz yüze eğitimin temsilcisi öğretmen ile örgün yürütülebilen aynı zamanda teknolojik araçlar ile entegre edilerek online uygulanabilir - liği olan bir eğitim sistemini açıklıyor. Uzaktan ve yüz yüze eğitimin bir araya getirildiği hibrit eğitim ile öğrenciler için çok daha etkili ve interaktif bir öğrenme deneyimi mümkün hale geliyor. 21. Yüzyıl Yetkinliklerinin de okullarda verilebildiği bir eğitim modeli uzun zamandır gündemimizdeydi. 21. Yüzyıl Yetkinlikleri olarak tanımla - nan bilgi çağı gerekliliklerinin başında da her türlü üretimin teknoloji araçları ile yapılması, ulaşılması, okunması, yönetil - mesi, geliyor. Bilişim teknolojilerinin eğitime entegresi için atılan ilk adımlar akıllı tahta, tablet kullanımı ve eğitim içeriklerinin bir kısmının dijitalleştirilmesi oldu. Bu Pandemi sürecinde girdiğimiz yeni normal döneminin getirdiği önlemler ve eğitimin sürdürülebilirliği için üretmek durumunda kaldığımız çözümler, öğrenme kültürümüzü dönüştürüyor. araçların aktif kullanımı, teknolojinin eğitime entegresi hareketinde öngörülen verimli - liğe ulaşmakta tasarlanandan çok daha fazla zaman aldı. Ancak bu hazırlık döneminin faydalarını öngörülmemiş olağan üstü bir hal durumun - da hep birlikte deneyimlemiş olduk. Hibrit eğitim sistem - leri 21.Yüzyılın olmazsa olmaz gerekliliklerinden hayat boyu öğrenme ve öğrenmeyi öğrenme kül - türü için çok destekleyici bir adım olacak. Zamanın daha verimli kullanımını getiren Hibrit Eğitim mod - eli sürecinde eğitim almakta olan öğrenciler için tecrübe alanları da oluşturduğumuzda, öğrencilerimizin teo - rik kazanımlarını pratiğe dönüştürecekleri ve tam öğrenme sağlayacakları mod - el uygulanabilir bir hal alacak. Sağlığımız için okulların açılmaması kısmen sorun olarak görünse de mevcut eğitim sistemin teknoloji ile entegresi, dijital dönüşümü, eğitime ulaşmada eşitlik için yapılması gereken çalışmaların hızlandırılması, hızlı ve verimli çözümlerin üretilmesi, deneyimlenmesi konularında çok önemli bir fırsat. Eğitim kurumları ve eğitimciler yeni hibrit eğitim modeli için içerik, ölçme teknikleri, öğretim teknolo - jileri, uzaktan öğrenci takibi teknikleri ile ilgili çalışmalarını ve verimlilik denemelerini hızlandırdı. Veli - Okul, Veli - Öğrenci işbirlikleri her zaman eğitim kurumları ve eğitim sistemlerinin gelişmesi için çok önemli ve destek - leyici olmuştur. İçinde bulunduğumuz yeni normal dönemi öğrencilerimiz için maksimum verim ile yöne - tebilmek konusunda sadece kurumlar özelinde değil birey - sel sorumluluklar da alarak kollektif bir yol izlemeliyiz. Dijital Biz 54 Dijital Biz 55
Sayfa 56 — dergide görüntüle
www.Well5G.com 5G ve Telekomünikasyon elinizin altında! Vatansever Bilişim A.Ş. Adres: Esentepe Mah. Büyükdere Cad. No: 199/6 Levent 199 Binası Kat: -1 Levent Şişli 34394 İstanbul Telefon: (0850) 460 0 886 (VTN) E-posta: bilgi@vatanseverbilisim.com Web sitesi: www.vatanseverbilisim.com 2020 VERBİS’e kayıt için kişisel verileri OTOMATİK çıkarın! Son tarih: 30.09.2020 Veri Keşfi ve Sınıflandırma Yazılımı
Sayfa 58 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber KPMG, 5G ile yıldızı parlayacak sektörleri analiz etti. KPMG’nin yaptığı değerlen- dirmeye göre anlık veri transferi üzerine kurulu hayat 5G ile daha da hızlanacak. 5G ile birlikte büyüyecek ‘edge bilişim’ (edge computing) yepyeni fırsatlar yaratacak. Endüstriyel üretim, tele-sağlık, akıllı ula- şım, çevresel izleme ve oyun sektörlerinin piyasa değerleri üç yıl içinde 500 milyar doları aşacak. KPMG, geleceğin sektörlerini araştırdı. Covid-19 salgınından sonra teknolojik heyecan değil tartışmasız gereklilik ola - rak görülen 5G’li günlere az kaldığını vurgulayan KPMG’nin araştırması, 5G ile günlük hayatın ve önceliklerin nasıl deği - şeceğini gösteriyor. 5G ile 500 Milyar Doları Aşacak Beş Sektör KPMG’nin analizine göre 2023 yılına kadar bağlanabilirlik, yazılım, donanım ve hizmet merkezli beş sektörün piyasa değeri 500 mil- yar doları aşacak. Araştırmayı değerlendiren KPMG Türkiye Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon Sektör Lideri Serkan Ercin, 5G ile birlikte bilgi teknolojisi mimarisi olan edge bilişimin hayatımızı daha etkili yöneteceğini söyledi. Ercin, “Bu düzende 5G, şirketlerin hay- atta kalması için vazgeçilmez bir unsur olacak. Kablolu ve kablosuz bağlanabilirlik ve erişimin damga vurduğu geçen 10 yılın ardından hayatımızın merkezinde 5G yer alacak. Otonom araçlar, ulaşım, sağlık sek- törü, üretim ve pek çok sektör anlık veri transferi üzerine kurulu. Her gün sistemler ve kullanıcılar arasında çok büyük miktarda veri alışverişi yaşanıyor. Edge bilişimin 5G ile en- tegre olmasıyla hayat değişecek, veri trans- feri kullanıcıya daha çok yaklaşacak. Büyük hacimli veriler, çok daha az gecikmeyle iletilebilecek. Yoğun trafik yaşanan ağlardaki hız ve güvenlik artacak. 5G ve edge bilişim entegrasyonu, bant genişliğini ve gecikmeyi ciddi ölçüde iyileştirerek, dünyanın her ye- rinde eş zamanlı iletişime imkân sunacak.” dedi. KPMG’ye göre şu anda 361 milyar dolarlık hacme sahip olan endüstriyel üretim, tele- sağlık, akıllı ulaşım, çevresel izleme ve oyun sektörlerinin toplam gelirinin üç yıl içinde 517 milyar dolara ulaşması bekleniyor. 5G’nin fırsat yaratacağı geleceğin sektörleri şu şekil- de: Endüstriyel Üretim: 2023’e kadar, 5G ve edge bilişimin üretim sektöründe 136 milyar dolardan 206 milyar dolara yükselmesi bek- leniyor. Bu pazar payının yüzde 51 artması demek. Yapay zekanın ve 5G’nin süreçlere dahil edilmesiyle sektör, yüksek kalitedeki ürünü daha hızlı ve daha ucuza üretebilecek. Daha az üretim hatası sayesinde tasarruf edilecek. Daha sürdürülebilir, düşük emis- yonlu üretim sağlanacak. Covid-19 nedeniyle pek çok fabrika üretimini durdurmak zorunda kaldıysa da 5G, Çin, Güney Kore, İngiltere, Almanya ve ABD gibi geçiş sürecinde aşama kaydetmiş ülkelerde fabrikaların toparlanma süreci için fırsatlar sağlayabilir. Tele-sağlık: 5G ve edge bilişim 2023’e kadar sağlık sektöründe pazarı yüzde 66 büyüterek 27 milyar dolardan 45 milyar dolara çıkarma fırsatı sağlayacak. Geleceğin akıllı aygıtla- rı şeker ölçüm sistemi, kan basıncı ölçme, nabız ölçümü gibi kolaylıklar içerecek. Hasta- nede ya da hastane dışında, hastalarla ilgili verileri toplayan ve analiz eden sensörler sayesine önleyici sağlık hizmetleri gelişecek. Hastalıklar azalacak. Akıllı ulaşım: 12 milyar dolarlık akıllı taşıma sektörü 2023’e kadar 24 milyar dolara büyü- yebilecek. Yüzde 100’lük artışta akıllı şehir lerin potansiyeli etkili olacak. Sensörler hem yolculara hem de operatörlere bilgiler vererek ulaşımda performansı artıracak. En sıkışık noktaları belirten gerçek zamanlı güncelle- meler, yol çalışmalarını ve kazaları gösteren anlık bildirimler navigasyon sistemi ile yolcu- lara iletilecek, trafik yönetimi daha kolay hale gelecek. Geleceğin ulaşımında, daha hızlı ve güvenli seyahatler sayesinde yolcuların yaşam kalitesi yükselecek. Çevresel izleme: Davos 2020’ye damga vuran çevre, geleceğin de konusu. Çevresel gözlem artık bir sektör. Şu anda 2,8 milyar dolarlık pazara sahip sektörün 5 milyar dolar- lık potansiyeli var. Çevre ve sağlık alanında çalışan şirketlerin, çevresel tehditleri anla- maları için farklı kanallardan gelen verileri yorumlaması, doğru kararlar alabilmek için karmaşık verileri analiz etmesi gerekiyor. Oyun sektörü: 5G ile sektörün hacminin 2023’e kadar 180 milyar dolardan 236 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Artırılmış gerçek- lik, sanal gerçeklik gibi sistemler sayesinde gelişen oyun sektörü, güçlü bağlantılara ihtiyaç duyuyor. 5G’nin hızlı ve güvenli bağ- lantısı sayesinde oyun severler bu deneyimi başka bir noktaya taşıyacak. 5G ile oyun sektöründe bulut tabanlı sistemlere geçiş hızlanacak. Dijital Biz 58 Dijital Biz 59
Sayfa 60 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber • Öngörülebilir gelecekte tüketicilerin artık yeni normal haline gelen dijitale yönlen- mesi bekleniyor. • Tüketicilerin dijital anlamda ihtiyaçları- nın karşılanması, bilişim ağlarının verim- liliğinin optimize edilmesinden yani dijital dönüşümden geçiyor. • Dijital dönüşümdeki başarı ise servis sağlayıcıların mobil iletişimde mükemmel- lik sağlayabilmelerine bağlı. COVID-19, dünyanın birçok ülkesinde insan- ları ve günlük yaşantılarını olumsuz yönde etkiledi. Tüketicilerin büyük bölümü iletişim ağlarını günlük hayatta karşılaştıkları zorluk- ların üstesinden gelmede de en önemli yar- dımcı olarak görüyor. Mobil iletişimin önemi, her geçen gün artan kullanıma da yansıyor. 5G ile Geleceğe Doğru: Salgın Sürecinde Bağlantının Rolü Salgın çeşitli endişeler oluştursa da tüketici- ler yeni cihazlar satın almaya devam etti ve bilişim hizmetlerini daha çok kullandılar. Yeni dijital davranışlar şekillendikçe, servis sağ- layıcılarının kesintisiz dijital iletişim sağlama yeteneklerinin kriz dönemlerinde toplumun desteklenmesi açısından ne derece kritik bir role sahip oldukları net bir şekilde ortaya çıktı. Dijital Geleceğe Giden Yol Gelecekteki taleplerin karşılanabilmesi için mo- bil iletişime yönelik çok daha güçlü ve güvenilir ağlara ihtiyaç var. İşte bu noktada 5G devreye giriyor. 5G, günümüzün sabit geniş bant bağ- lantılarıyla karşılaştırabilir kablosuz bağlantı hızı sunarken, modern 4G şebekelerine göre çok daha iyi enerji verimliliği sağlıyor. Mobil iletişimin gelişimindeki bir sonraki adım olan 5G’nin en önemli amacı ise bağlantıdan faydalanabilecek her türlü cihazın her yerden bağlanabilmesini sağlamak. 5G teknolojisi akıllı evler, trafik güvenliği, kritik altyapılar, endüstri süreçleri ve yüksek hızlı medya da- ğıtımı gibi birçok yeni uygulamayı ve kulla- nım senaryolarını destekleyecek. Yeni uygulamaların ve kullanım senaryoları- nın taleplerinin karşılanabilmesi için 5G’nin yapabilecekleri, önceki nesil mobil iletişim teknolojilerinin çok daha ötesine uzanacak. Örnek olarak 5G çok yüksek veri aktarım hız- ları, çok kısa gecikme süreleri (latency), çok yüksek güvenilirlik, yüksek enerji verimliliği ve aynı alanda daha fazla cihaz kullanabilme olanağı sağlayacak. Ancak 5G’nin yapabile- cekleri sadece akıllı telefonlarla sınırlı değil. Ayrıca, Nesnelerin İnterneti’nin (IoT) gelişimi- ni de hızlandıracak. 21’inci yüzyılın en önemli teknolojik dönüşüm- lerinden biri haline gelecek olan 5G, işgücü ve finans sektörü dahil olmak üzere tüm sektörle- ri etkilemenin yanı sıra mal ve hizmetlere olan talepleri de şekillendirecek. 5G’nin sonucu olarak Yapay Zekâ ve otomasyon gibi tekno- lojiler yaşama ve çalışma tarzımızı daha da iyileştirme potansiyeline sahip olacak. Tüketicilerin 5G ağlarından beklentileri Bağlantılar hem iş hem de eğlenceyle ilgili faaliyetlerini yürütmeleri açısından çok daha önemli hale geldiğinden tüketicilerin ağ dene- yimleri ile ilgili beklentileri çok daha yüksek. Ericsson Consumer Lab’ın araştırmasına göre on akıllı telefon sahibinden altısı, kriz döneminde 5G’nin oynayabileceği role karşı açıkça olumlu bir tutum sergiliyor. Yaklaşık yarısı ise 5G’nin 4G’ye göre kesinlikle çok daha iyi ağ kapasitesi ve çok daha yüksek hızlar sunabileceğini kabul ederek toplumun 5G’den çok daha fazla faydalanabileceğine inanıyorlar. Tıp alanında kullanım açısından bakıldığında da benzer bir görüş hâkim. Örneğin tıbbi cihazların sağlık çalışanları tarafından 5G üzerinden uzaktan kontrol edilebilmesi veya testlerin 5G destekli robotlar tarafından yapıl- ması sağlık çalışanlarının bulaşıcı alanlarda harcadığı zamanı önemli ölçüde azaltabiliyor. Araştırma aynı zamanda mevcut 5G kulla- nıcılarının 4G kullanıcılarına göre çok daha fazla çevrimiçi alışveriş yaptıklarını, video izlediklerini ve oyun oynadıklarını gösteriyor. 5G kullanıcıları 5G’nin potansiyeli konusunda daha iyimser bir tutum sergiliyor. On kullanı- cıdan dördü, evlerinde şu an sahip oldukları sabit genişbant bağlantının sağladığından daha hızlı bir bağlantıya sahip olmak için 5G’nin hızla uygulanması gerektiğini düşü- nüyor. On kullanıcıdan altısı da kesinlikle bu fikre katılıyor. Mevcut 5G kullanıcıları, 4G kullanıcılarına göre mobil genişbant bağlantıların sabit ge- nişbant bağlantılarına göre daha fazla önem taşıdığına inanıyor. Mevcut 5G kullanıcıla- rının yüzde 23’ü mobil genişbant bağlantı- ların sabit genişbant bağlantılara göre daha önemli olduğunu düşünüyor. Yüzde 48’lik bölüm ise mobil genişbant ve sabit genişbant bağlantıların eşit oranda önemli olduğu görü- şüne sahip. Salgın, aynı zamanda bağlantı ile destekle- nen yeni bir normal oluşturmalarını sağlayan birçok bilişim hizmetini benimsemelerini ve kullanımlarını artırdı. Müşterilerin alışkanlıklarındaki bu dijital dev- rim, servis sağlayıcıların yeni nesil bağlantı- ları ne zaman sunmaya başlamaları gerektiği sorusunun yanıtını da değiştiriyor. Bu soru- nun yanıtı açık ve net: Hemen! Burada sorul- ması gereken asıl soru nereden başlamalı ve süreci ne şekilde hızlandırmalı. Bu, aynı zamanda 5G’nin verilen hizmetleri zenginleştirmede ve benzer bir krizin yöneti- mini daha kolay hale getirmede oynayacağı potansiyel rolün temelini oluşturacak ve bir- birimizden ayrı kalmak zorunda kaldığımız- da bizi birbirimize bağlayan en önemli şey olacak. Dijital Biz 60 Dijital Biz 61
Sayfa 62 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber • 5G, operatörlere çeşitli endüstrilerde ve coğrafyalarda dijital dönüşümü hızlandıra- bilmelerine olanak tanıyan güçlü yetenek- ler sunuyor. • Dünya genelinde, ağ operatörlerinin CIO’ları ve CTO’ları 5G’yi destekleyecek yönetim, ağ ve Bilişim Teknolojileri (BT) dönüşümlerine hazırlanıyor. Ericsson, MIT Technology Review Insights iş birliğiyle, telekom operatörlerinin 5G fırsat- larına ve zorluklarına nasıl hazırlandıklarını analiz eden “ 5G Operatörü” başlıklı bir rapor yayınladı. • 5G teknolojisi, telekom operatörlerinin birçok yeni uygulamayı ve hizmeti dinamik yöntemlerle sunmasına olanak tanıyor. Telekom Operatörleri 5G Fırsatlarına ve Zorluklarına Hazırlanıyor Düşük gecikme süreleri, ultra yüksek bant genişliği ve mobil sınır bilişim (edge com- puting) yetenekleriyle, sayısız yenilikçi iş fır- satı ve daha iyi bir tüketici deneyimi müm- kün. 5G’nin çoğunlukla kurumlara odaklı olan otonom araç filoları, nesnelerin inter- neti ve tam otomatik fabrikalar gibi kullanım alanları, operatörlere yeni gelir kaynakları elde etme fırsatı sağlıyor. Ancak bu hizmet- ler daha yeni yeni ortaya çıkmaya başlıyor. Şu aşamada, genel olarak operatörlerin 5G’nin beraberinde getirdiği hizmet fırsatla- rını etkili bir şekilde keşfedebilecek endüstri alanında özel uygulama geliştirme deneyimi henüz tam olarak bulunmuyor. Bu nedenle operatörlerin gelecekte başarıya ulaşılabil- mesi için yenilikçi bir iş ortağı ekosistemine ihtiyaç duyulacağı görüşü ağır basıyor. • Raporda, dünyanın önde gelen operatör- lerindeki BT ve ağ yöneticilerinin 5G’ye geçişte nasıl bir yol haritası oluşturdukları inceleniyor. Ağ operasyonlarının gözden geçirilmesi, BT altyapısı, iş destek sistem- leri (BSS) ve hızla büyüyen ekosistemde sayıları artan dijital hizmet iş ortaklarının dahil edilmesi de raporda yer alıyor. Ra- pordaki temel bulgular şöyle: • 5G’nin sunulmasında çalışma modelinin temelini iş birliği oluşturuyor. 5G, telekom operatörlerine farklı sektörler ve coğraf- yalardaki şirketlerin dijital dönüşümlerini hızlandırabilmelerine olanak tanıyan güç- lü teknolojik yetenekler sağlıyor. Ancak bu rapor için görüşülen yöneticiler, 5G’nin sağladığı değerlerden tam anlamıyla tek başlarına yararlanabilmelerinin mümkün olmadığını ifade ediyor. Sınırsız sayıda fırsattan faydalanılabilmesi ve başarıya ulaşılabilmesi için iş ortaklarından oluşan bir sistem ve iş ortaklarının tam anlamıyla iş birliği yapmaları gerekiyor. Bu iş ortak- lıkları, özel uygulama ve alan uzmanlığını getirebilecek donanım ve yazılım şirket- lerini, geleneksel ve dijital oyuncuları ve küçükten büyüğe tüm yenilikçi işletmeleri içeriyor. • 5G hizmetlerinin ölçeklendirilebilmesi için “uygulama mağazası” tarzında özel- leştirilmiş bir bağlantı gerektiriyor. 5G döneminde, etkili bir inovasyon ortağı olunabilmesi için faturalandırma, hizmet oluşturma ve katalog yönetimi gibi iş destek hizmetlerinin (BSS), çevik olması- nın yanı sıra iş ortaklarına “kur ve çalış- tır” kolaylığında hizmetler sunulabilmesi gerekiyor. Bunun bir sonucu olarak yapay zekâ, analitik ve otomasyonla güçlendiri- len BSS yetenekleri, iş ortaklarına kendi başlarına bir tür “uygulama mağazası” kullanmaları için yapı taşları sağlıyor. Ölçeklenebilir ve yenilikçi olmanın amacı, “tanımla, fiyatlandır ve tekliflendir” gibi önemli BSS işlevlerinin otomasyonu için “sıfır dokunuşa” yakın olmaktır. • Zengin veri setleri, otomasyon, yapay zekâ ve gerçek zamanlı bilgi için sonsuz fırsatlar sunuyor. Operatörler, giderek daha da zenginleşen veri setleri, iş zekâ- sı ve yapay zekâ ile değer oluşturarak müşterilerin iş ortakları haline geliyor. Bu, operatörlerin her geçen gün daha da sanallaşan ve otomatikleşen yetenekler kullanarak, müşterilerinin dijital işlerine daha fazla dahil olmalarını ve belirli müş- teri ihtiyaçlarına yönelik benzersiz hizmet- ler sunmalarını gerektiriyor. • İş destek hizmetlerinin (BSS) başarıya ulaşmasındaki en önemli unsurlardan biri buluta geçiş. 5G’ye hazırlanan operatörle- rin gündemlerinde buluta geçiş ilk sıralar- da yer alıyor. Ancak ağ işlevlerinin buluta taşınması BT’ye göre henüz olgunlaşma- mış düzeyde; diğer yandan, kullanımda olan uygulamaların sanallaştırılmasında bir isteksizlik söz konusu. Müşteri dene- yimi, yöneticilerin buluta taşınması gerek- tiğini kabul ettikleri bir yetenektir. Sanal- laştırılmış, isteğe bağlı bir hizmet sağlama platformu; telekom operatörünün, hizmet iş ortakları ve müşterilerle iş birliği içinde hızlı bir şekilde yenilikçi hizmetler gelişti- receği ana temeli oluşturur. • 5G, hem teknolojik hem de kurumsal bir dönüşüm olacak. Operatörlerin, satış ve pazarlamadan operasyonlara, bilişim tek- nolojilerine, ağ yönetimine, fiyatlandırma ve faturalandırmaya kadar 5G yol harita- larında planlamaları gereken muazzam değişiklikler bulunuyor. Telekom operatör- lerinin dahili süreçleri genellikle kurumsal segmentlere göre tüketici segmentlerine daha uyumludur. Bağlı cihaz sayısı insan abone sayısını çok yakında aşacak ve karmaşık kurumsal hizmetlerin daha fazla kullanılmaya başlanacak olması nedeniyle bu süreçlerin değişmesi gerekecektir. Hiz- met sunumunun daha sanal hale gelmesi ve buluta özel ortamlarda iş ortaklarıyla beraber geliştirilen yeni teklifler nedeniy- le, ağ ve BT ekiplerinin, süreçlerin ve plat- formların daha yakın ilişkilendirilmesine ihtiyaç duyulacaktır. Dijital Biz 62 Dijital Biz 63
Sayfa 64 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber • 2020 yılının sonuna kadar 190 milyon, 2025 yılının sonuna kadar ise 2,8 milyar 5G abonesi olması bekleniyor. • Kriz zamanlarında dijital altyapılar, ileti- şim ihtiyaçlarının karşılanmasında kritik önem taşıyor. • Sabit kablosuz erişim (FWA) bağlantıla- rının 160 milyona yaklaşması ve 2025 yılı sonuna kadar küresel mobil ağ veri trafiği- nin yüzde 25’ini oluşturması bekleniyor. Ericsson, küresel 5G abone sayısının 2020 sonunda 190 milyon, 2025 sonunda ise 2,8 milyarın üzerinde olmasını bekliyor. Ericsson COVID-19’un Etkileri, Ağların Toplum Açısından Ne Derece Önemli Olduğunu Gösteriyor Mobilite Raporunun 2020 Haziran ayında ya- yınlanan sürümünde bu tahminlerin yanı sıra veri trafiğindeki artışlar ve bölgesel abonelik- lerle ilgili diğer projeksiyonlar da yer alıyor. Raporda ayrıca, COVID-19 salgını sırasında hayatın devam etmesi ve ailelerin birbirle- riyle bağlantıda kalmasında ağların ve dijital altyapının taşıdığı önem detaylı bir şekilde inceleniyor. Ericsson’un Şebekelerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Fredrik Jejdling konuyla ilgili ola- rak şunları söyledi: “COVID-19’un hızla yayıl- ması, dünya genelinde birçok insanın günlük yaşamında değişiklik yapmasına ve birçok durumda evden çalışmaya yönelme- sine neden oldu. Bu, ağ trafiğinin hızlı bir şekilde iş bölgelerinden yerleşim alanlarına kaymasıyla sonuçlandı. En son yayınlanan Ericsson Mobilite Raporu, mobil ve sabit ağ- ların kritik ulusal altyapılar olarak giderek çok daha önemli bir rol oynadığını gösteriyor.” Bazı pazarlarda COVID-19 salgını nedeniyle 5G aboneliklerinde büyüme yavaşlasa da abonelik sayısının arttığı pazarlar daha ağır basarak Ericsson’un 5G abonelikleri ile ilgili 2020 tahminlerini artırmaya teşvik ediyor. Jejdling sözlerine şöyle devam etti: “5G’nin etkileri abonelik sayısındaki başarıdan ziyade insanlara ve işletmelere sağladığı faydalar ile değerlendirilecek. İnovasyon için tasarlanan 5G, içinde bulunduğumuz bu krizde bağla- nabilirliğin gerçek değerini ortaya koyarak ekonomilerin yeniden ivme kazanmasındaki önemini gösterdi.” Dijital altyapıların değeri Sokağa çıkma kısıtlamaları nedeniyle mey- dana gelen davranış değişiklikleri hem sabit hem de mobil ağların kullanımında ölçülebilir değişikliklere neden oldu. Trafik artışının en büyük payı, yüzde 20-100 oranında büyüme gösteren yerleşim alanla- rındaki sabit ağlar tarafından karşılandı. Ay- rıca birçok servis sağlayıcı, mobil ağlarında büyük bir talep artışı olduğunu kaydetti. Ericsson Consumer Lab tarafından 11 ülkede gerçekleştirilen bir çalışmada, katılımcıların yüzde 83’ü tecrit önlemleriyle başa çıkmada en büyük yardımcılarının bilişim teknolojileri olduğunu ifade etti. Çalışmanın sonuçları, tü- keticilerin yeni gerçeklere uyum sağlamasına yardımcı olan e-öğrenim ve sağlık uygulama- ları gibi BT hizmetlerinin daha çok benimsen- diğini ve kullanıldığını gösteriyor. İleriye dönük bakıldığında, katılımcıların yüz- de 57’si finansal güvenlik için tasarruf yoluna gideceğini, üçte biri ise potansiyel bir ikinci COVID-19 dalgasına daha iyi hazırlanmak için 5G’ye ve evde daha iyi bir bant genişliği- ne yatırım yapmayı planladığını belirtti. Sabit kablosuz erişim büyük bir rol üstleniyor Sabit kablosuz erişim bağlantılarının 2025 sonunda yaklaşık 160 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu sayı, toplam küresel mobil ağ veri trafiğinin yaklaşık yüzde 25’ini oluş- turuyor. 2019 yılının sonunda, küresel sabit kablosuz erişim veri trafiğinin, küresel veri trafiğinin yüzde 15’ini oluşturduğu tahmin ediliyor. 2025 yılında yaklaşık 8 kat büyüye- rek 53 exabayta ulaşması ve küresel toplam mobil ağ veri trafiğinin yüzde 25’ini temsil etmesi bekleniyor. 4G veya 5G üzerinden sunulan sabit kab- losuz erişim, genişbant hizmetleri sunmada giderek daha düşük maliyetli bir alternatif ha- line geliyor. Ayrıca devlet destekli programlar ve sübvansiyonlarla birlikte dijital servisler için tüketiciler ve işletmelerden gelen talepler gibi çeşitli unsurlar da sabit kablosuz erişime olan talebi artırıyor. Rapor, aynı zamanda veri trafiği büyümesi, bölgesel abonelikler ve bulut tabanlı oyunla- ra ilişkin öngörülerin yanı sıra özel ağlar ve Verizon’un hedefli büyükşehir bölgeleri için geliştirdiği milimetre dalga stratejisi ile ilgili tahminleri de içeriyor. Ericsson’ın iletişim servis sağlayıcıları ile şu anda yaklaşık 40’ı halihazırda kullanımda olan 93 5G anlaşması veya sözleşmesi bulu- nuyor. Dijital Biz 64 Dijital Biz 65
Sayfa 66 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber HUAWEI Yönetim Kurulu Başkanı ve Kıdemli Başkan Yardımcısı Catherine Chen, HUAWEI Better World zirvesinin üçüncü ve son gü- nünde gerçekleştirdiği açılış konuşmasın- da, “Dünya genelindeki telekomünikasyon regülatörleri, COVID-19 ile ortaya çıkan ortak sorunları çözmek ve herkes için daha iyi ge- lecek yaratmak için birlikte çalışmalıdır” dedi. Endüstri politikalarının dijital ekonominin gelişi- mini ne şekilde destekleyebileceğini, ekonomik düzelmeye nasıl katkı sağlayabileceğini ve nasıl herkes için daha iyi bir gelecek inşa edebile- ceğini keşfetmek üzere 80’den fazla ülkeden binlerce çevrimiçi katılımcı eşliğinde gerçekleş- tirilen HUAWEI Better World zirvesinin üçüncü gününde, açılış konuşmasını, HUAWEI Yönetim Kurulu Başkanı ve Kıdemli Başkan Yardımcısı Catherine Chen gerçekleştirdi. Daha İyi Bir Gelecek için Sorumlulukları Paylaşmalıyız Catherine Chen: Herkes için daha iyi bir gelecek ortak çaba gerektirir “Geçtiğimiz 30 yıl içinde bilgi teknolojile - ri hızla gelişti ve insanların yaşamlarını kolaylaştırdı. COVID-19 salgını ise dijital altyapının teknolojik gelişmelere yeterin - ce ayak uyduramadığını ortaya koydu. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) raporlarına göre, dünya nüfusunun yaklaşık yarısı halen internet erişimine veya birçok teknolojik imkana sahip değil. Ülkeler genelinde ekonomiler küçüldükçe, hükümetler dijitalleşme ile ilgili stratejilere daha fazla ağırlık vermektedir. Bizler daha bağlantılı, akıllı ve yenilikçi bir gelecek öngörüyoruz. Bu geleceğin herkes için; kapsayıcı, sürdürülebilir ve daha iyi olma - sını sağlamalıyız.” Daha iyi bir ekonomi için yaratıcılığımızı tepeden tırnağa artırmalıyız “Birçok ülke, COVID-19 sürecinde kritik ön- lemleri başarıyla aldığı için, bazı ülkelerdeki ekonomik durum normale dönmeye başladı. Yine bazı ülkeler, bilgi teknolojilerinin de ön planda olduğu farklı teşvik planlarını devreye aldı. Çin’deki yeni altyapı planı kapsamında, önümüzdeki 5 yılda kullanılmak üzere, sadece 5G yatırımı olarak, 140 milyar ABD dolarından fazla kaynak ayrıldı. Bu planlamanın, Çin’in dijital ekonomisine 2 trilyon dolardan fazla katkı sağlaması ve genel ekonomik durumu da olumlu yönde etkilemesi bekleniyor. Bunun yanı sıra, Avrupa Birliği de ekonomik düzel- meye katkıda bulunmak amacıyla, 1,1 trilyon Euro’luk bir paket açıkladı.” “Ekonomiyi canlandırmak için tepeden tırnağa yenilenmeye ve daha yaratıcı olmaya ihtiya- cımız var” diyen Catherine Chen, sektördeki aktif dijital dönüşümle birlikte, bu yöndeki hükümet politikalarını desteklemenin tüm sektörlere fayda sağlayacağını ve verimliliği artıracağını da sözlerine ekledi. Geleceğin Tohumları Projesi, sürdürülebi- lir bir gelecek için umutları yeşertiyor Hızla büyüyen küresel dijital ekonomi ve bu yöndeki eksiklikler arasında oluşan uçurumu konu alan Dünya Bankası raporuna atıfta bulunan Chen, “HUAWEI Geleceğin Tohumları programına devam ediyor. Bu program 2008 yılında başlatılmış ve bugüne kadar 108 ülke ve bölgede, 400’den fazla üniversiteden yakla- şık 30.000 öğrenciye fayda sağlamıştır. Dijital- leşme, bugün daha fazla endüstri tarafından benimsenmiş bulunuyor. Gelecek için ektiğimiz bu tohumlar, ileride Birleşmiş Milletler’in 2030 stratejik kalkınma hedeflerinde, özellikle de iklim değişikliği ile ilgili olan maddelerde karar verici konumda yer alacaklar” dedi. HUAWEI Better World zirvesinin üçüncü gününde; Uluslararası Telekomünikasyon Birliği, GSMA, Avrupa Telekomünikasyon Rekabet Birliği (ECTA), Güney Afrika İletişim ve Dijital Teknolojiler Birimi, Ulusal Dijital Ekonomi ve Toplum Komisyonu, Çin Bil- gi ve İletişim Teknolojileri Akademisi, Almanya İnternet Endüstrisi Birliği ile Tayland Ofisi tem- silcileri de konuşmacı olarak yer aldı. Chen’in ardından söz alan kurum temsilci- leri, gelecekte inşa edilecek daha bir dünya özelindeki görüşlerini paylaştılar. Uluslararası kuruluşların sözcülerinin gündeminde; küre- sel olarak birleşik BT standartları oluşturmak, dijital ekonomiyi teşvik etmek, dijital kapsayı- cılığı hızlandırmak ve yeni ekonomik normal- leri hayata geçirmek vardı. Ryan Ding: Gelişmiş bağlantı teknolojile - ri operatörler için yeni fırsatlar yaratacak Zirvenin dünkü oturumunda söz alan HU - AWEI İcra Kurulu Direktörü ve Operatör İş Birimi Başkanı Ryan Ding, GSM operatörle - rine yönelik olarak, bağlantı teknolojilerinin potansiyelini ortaya çıkararak işlerini nasıl geliştirebilecekleri konusunda tavsiyelerde bulundu. Ryan Ding’in konuşmasından bazı satırbaş - ları şu şekilde; • “GSM Operatörleri, ağ teknolojilerini en iyi şekilde kullanmalıdır. Ek yazılım ve panolar - la birlikte, RRU’ları (Uzak Radyo Üniteleri) değiştirerek kapasitelerini hızla genişletme - lidir. Bu gelişim, operatörlerin salgın sırasın - da yükselen veri trafiğine daha iyi bir şekilde yanıt vermelerine ve toplam sahip olma maliyetlerini optimize etmelerine yardımcı olacaktır. Operatörler, kullanıcı deneyimine odaklanmalı ve en iyi ağ sistemlerini kurma - lıdır. • “Operatörlerin iş potansiyellerini artırmak için ticari yatırımlarını da artırmaları gereki - yor. Ağ teknolojileri yeni bir döneme giriyor ve B2B pazarı, operatörlerin ticari başarısı için büyük önem taşıyor. • “Operatörlerin geleceğe yönelik ağ kuru - lum hedeflerini de belirlemeleri gerekir. Tele - komünikasyon endüstrisi, ağ bağlantılarının; bireylerin ve işletmelerin sürekli değişen ihti - yaçlarına nasıl adapte edilebileceğini, dijital ekonominin gelişimini nasıl destekleyeceğini de düşünmelidir. Dijital Biz 66 Dijital Biz 67
Sayfa 68 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, di- jital servislerin ve Nesnelerin İnterneti’nin akıllı fabrikaları daha esnek ve daha üret- ken hale getireceği Endüstri 4.0 yolunda işletmelere destek oluyor. Endüstri 4.0’da önemli bir kilometre taşı olan 5G’ye hazır- lık için işletmelerin teknolojilerini yenilik- çi hale getirmelerini sağlayan Vodafone Business, “Özelleştirilmiş Mobil Şebeke” teknolojisiyle otomotiv sektörünün öncü kuruluşu Tofaş’la örnek bir iş birliğine imza atacak. Tofaş, “Özelleştirilmiş Mobil Şebeke” sayesinde üretim ve kritik hiz- metleri lokal şebeke aracılığıyla güvenli, hızlı, düşük gecikmeli ve kesintisiz şekil- de sürdürebilecek. Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme viz- yonuyla faaliyet gösteren Vodafone, Nesne- lerin İnterneti’nin akıllı fabrikaları daha esnek ve daha üretken hale getireceği Endüstri 4.0’a uyum sağlayabilmeleri için Geleceğe Hazır Şebeke altyapısıyla işletmelere çözüm- ler sunuyor. İşletmelere Endüstri 4.0 yolunda önemli bir kilometre taşı olacak 5G’ye ha- zırlanmaları için de destek veren Vodafone, “Özelleştirilmiş Mobil Şebeke” (MPN) ile işletmelerin ihtiyaç ve isteklerine özel hizmet sunuyor. Türk otomotiv sanayiinin devlerin- den Tofaş, büyüme stratejilerine temel oluş- turmak amacıyla planladığı 5G’ye hazırlık yatırımlarında çözüm ortağı olarak Vodafone Business’ı seçti. Dijital Dönüşümde Öncü İş Birliği İş birliği çerçevesinde Tofaş, Bursa’daki yıllık 450 bin araç üretim kapasitesi olan, 350 bin metrekaresi kapalı olmak üzere 1 milyon metrekarelik alanda faaliyet gösteren fab- rikasında Vodafone Business’ın insanları ve nesneleri “Özelleştirilmiş Mobil Şebeke” teknolojisiyle birbirine bağlayacak. Şu anda kullandığı kablosuz ve sabit network bağ- lantılarını “Özelleştirilmiş Mobil Şebeke” ile değiştirecek olan Tofaş, bu yatırımıyla oto- motiv sektöründeki dönüşüme öncülük etmiş olacak. “Özelleştirilmiş Mobil Şebeke” sayesinde To- faş’ın Wi-Fi bağlantısı değiştirilecek, tesisin farklı bölgelerine dağılmış makinelerden ve IoT sensörlerinden veri toplayan Akıllı İstas- yonlar’ın ve üretim hattında yer alan sıkma makilerinin bağlantıları sağlanacak. Tofaş, iş- letme için kritik olan hizmetlerle üretim ağları gibi servisleri tesislerinde kurulan lokal şebe- ke aracılığı ile güvenli, hızlı, düşük gecikmeli ve kesintisiz şekilde sürdürebilecek. İnsanla- rın, stokların, araçların lokasyonlarının belir- lenmesi ve güvenliğin sağlanması, operasyo- nel etkinliğin artırılması ile işgücü yönetimine destek sağlanması bu teknolojinin sunduğu diğer avantajlar olacak. Meltem Bakiler Şahin: İşletmeleri gelece- ğe hazırlıyoruz Vodafone’un “Herkes için dijital bir gelecek inşa etme” vizyonuyla çalışmalarını sürdür- düğünü belirten Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, 5G’nin gelecekte pek çok teknolojinin altya- pısını oluşturacağını, işletmeleri bu geleceğe hazırlamak için çözüm sunduklarını vurgula- dı. Meltem Bakiler Şahin, “Özelleştirilmiş Mo- bil Şebeke”yi şöyle anlattı: “Vodafone olarak, dünya çapında 5G teknolojisinin gelişiminde kritik rol oynuyoruz. 5G’ye giden yolda Gele- ceğe Hazır Şebeke altyapımızla müşterileri- mizin dijital geleceğe bugünden hazırlanma- sına destek oluyoruz. 5G, dijital servislerin ve Nesnelerin İnterneti’nin akıllı fabrikaları daha esnek ve daha üretken hale getireceği En- düstri 4.0 yolunda önemli bir kilometre taşı olacak. Endüstri 4.0, ‘yeni rekabetçilik’ kavramının ve küresel rekabet gücünün iyi - leştirilmesinin de merkezinde yer alıyor. Biz de 50’yi aşkın ülkede 100 milyondan fazla nesneye hayat vererek dünyanın en büyük IoT hizmet sağlayıcısı konumunda bulunan Vodafone Grubu’ndan aldığımız güçle, tam bu noktada devreye giriyoruz. Uçtan uca di - jitalleşme sağlayan çözümlerimizle işletme - lerimizin yanındayız. Amacımız Endüstri 4.0 devrimini yapabilmek için ülkemizin ihtiyacı olan dijital sıçramayı güç birliği ile gerçek - leştirebilmek. Tofaş ile iş birliğimiz ülkemiz için örnek teşkil edecek. Çünkü “Özelleş - tirilmiş Mobil Şebeke”, garantilenmiş bant genişliği, son derece düşük gecikme ve korunan veri akışıyla dijital işletmeler için yeni ufuklar açıyor. Global deneyimimizle Türkiye’nin 5G hazırlıklarına öncülük etme - ye devam edeceğiz.” Dijital Biz 68 Dijital Biz 69
Sayfa 70 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber Özgür Çetinoğlu: Proje ile Tofaş network altyapısı daha yalın ve esnek bir yapıya kavuşacak Gerçekleştirilen uyumlu iş birliği için Vodafone’a teşekkürlerini sunarak sözlerine başlayan Tofaş Bilgi ve İşlem Teknolojileri Di- rektörü Özgür Çetinoğlu, “Gelişen teknolojil- erle, hayatın her alanında olduğu gibi; üretim sahasında da akıllı ekipmanlar ve cihazların kullanımını her geçen gün artıyor. İhtiyaç duyulan network bağlantı adetleri çözümlerin en hızlı şekilde devreye girmesinde önem arz ediyor. İhtiyacın en yalın ve ekonomik şekilde karşılanması ve gerekliliklere hızlı şekilde cevap verebilmek üzere Vodafone ile “Özelleştirilmiş Mobil Şebeke” teknolojisini Tofaş’ta hayata geçirmeye kadar verdik” diye konuştu. “Özelleştirilmiş Mobil Şebeke” teknolojisinin ilk fazda 4G ile başlayacak olup 5G’nin ülkemizde kullanılmaya başlanmasıyla dönüştürebilecek şekilde kurgulandığına da değinen Çetinoğlu; proje ile Tofaş network altyapısının daha yalın ve esnek bir yapıya kavuşacağını vurguladı. Özgür Çetinoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Network altyapısı maliyetlerinde toplam sahip olma maliyetler- inde önemli ölçüde azalma sağlayacak. Tüm birimlerimizin ihtiyaçları zamandan tasarruf edilerek saatler içerisinde karşılanabilecek. Ayrıca ilk uygulama alanları sahada çok sayıda kullanımda olan akıllı sıkma sistem- leri, endüstriyel bilgisayar ve operatör pan- ellerini içeren akıllı istasyonlar ve kamera sistemleri olacak. Yakın gelecekte ise Tofaş genelinde kullanımda olan tüm dizüstü bilgisayarları “Özelleştirilmiş Mobil Şebeke” üzerinden haberleştirerek fabrika içi WiFi ağının sadeleştirmeyi hatta tamamen ortadan kaldırmayı planlıyoruz. “Özelleştirilmiş Mobil Şebeke” yolculuğumuza 5G ile de- vam ettiğimizde mevcut ihtiyaçlarımızı karşılamanın ötesinde dijital dönüşüm vi- zyon ve stratejilerimize paralel olarak birçok farklı teknolojiyi kullanabilecek haberleşme altyapısına sahip olabileceğiz. İleri seviye endüstri 4.0 çözümleri ile verimliliğimizi en üst seviyeye çıkartırken müşterilerimize ürünlerimizin en üst seviye kalitede ulaşmasını sağlayacağız.” Daha fazla güvenlik, daha fazla kapasite, daha fazla hız sağlıyor “Özelleştirilmiş Mobil Şebeke”, 5G teknolojile- rini kullanılarak insanların ve nesnelerin birbirl- erine bağlanmasına olanak sağlayan, işletme kullanımına özel sunulan bir network teknolojisi- dir. Bağlantılı çalışanlar, sensör verisi izleme, lo- kasyon belirleme-takip, endüstriyel IoT kontrolü ve otomasyonu ile video analizi gibi kullanım alanları olan bu teknolojinin işletmelere katkısı şu başlıklar altında toplanabilir: Özel/ayrılmış/paylaşımlı kapsama alanı: Sadece tanımlanan firma cihazlarının bağlanabileceği, özel ve garanti edilmiş kapasite sunduğu gibi paylaşımlı radyo şebekesinden de bağlantı imkânı sağlıyor. Yüksek hız, düşük gecikme: Şebeke üzeri- nde çalıştırılacak ya da koşulacak uygu- lamalar için güvenilir ve düşük gecikmeli bağlantılar sunuluyor. Güvenlik: Tüm veriler firma sınırları içerisinde kalıyor ve sadece işletmenin belirlediği cihaz- lar networke erişim sağlayabiliyor. Garantili hizmet seviyesi sözleşmesi: Ön- ceden belirlenmiş hizmet düzeyi garanti ediyor. Ölçeklenebilirlik: Terzi usulü, firmaların spe- sifik ihtiyaçlarına göre dizayn edilebiliyor. Bir fabrika katında binlerce cihaz birbirine bağlanabiliyor. Endüstri 4.0: 5G teknolojisi ile cihazlar arası iletişimi en hızlı düzeye çıkararak karar algoritmaları içerisinde yaşanabilecek hata payının en aza indirilmesini sağlıyor. Daha fazla alan: Kullanıcıya özel sunulduğu için daha geniş bant aralığı ve daha fazla depolama alanı sunuyor. Dijital Biz 70 Dijital Biz 71
Sayfa 72 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber • 5G, Endüstri 4.0’a başarılı geçişte önemli bir faktör olacak. • Bosch yarı iletken fabrikası, 5G’de lider bir rol oynuyor. • Bosch’un Dresden’deki yeni yonga plakası fabrikası, en başından itibaren 5G özelliğine sahip olacak. • Araştırma projesi, yeni iletişim standar- dına yönelik koşulları inceliyor. Stuttgart, Almanya – Endüstri 4.0 alanında öncü bir şirket olan Bosch, 5G’nin üretim ve lojistiğin dijitalleşmesi ve ağa bağlı hale gelmesinde önemli bir yapı taşı olduğuna inanıyor. Şirket, Reutlingen’deki yonga pla- kası fabrikasında bir 5G ağının kurulumu için uyumluluk testlerine ve kanal ölçümlerine başlıyor. Bosch CDO/CTO’su Dr. Michael Bolle, “Bosch olarak 5G’nin araştırma ve Uluslararası Araştırma Projesi Üretimde 5G’nin Kullanımını İnceliyor geliştirme çalışmalarına erken başladık ve bu yeni mobil iletişim standardının Endüstri 4.0’a geçişi hızlandıracağına inanıyoruz” dedi. Bu nedenle şirket, gerçek üretim ortam- larında yeni iletişim standardını test etmeyi, kanıtlamayı ve değerlendirmeyi hedefleyen uluslararası 5G-SMART araştırma projesinde aktif bir rol oynuyor. 5G-SMART proje ortak- ları, Bosch’un Reutlingen’deki yonga plakası fabrikasında, Ericsson’un Kista / İsveç’teki lokasyonunda ve Fraunhofer IPT’nin Aac- hen’daki 5G Avrupa Sanayi Kampüsünde 5G üretim uygulamalarını test edecek. Reutlingen’deki Bosch yonga plakası fabrikasında bir 5G ağı kuruluyor Endüstriyel üretim, dijital dönüşümden ge - çiyor; manuel süreçler azalıyor, teknik destek sistemleri ilerleme kaydediyor, sen - sörler çok çeşitli verileri iletiyor ve insan - lar, makineler ve sistemler arasındaki bağ - lantı derecesi artıyor. Bunların tamamında 5G, anahtar konumda yer alıyor. Bolle, “Hızlı, güvenilir ve güvenli veri iletimi, Endüstri 4.0’ın temelini oluşturuyor. Bu - nun 5G ile birleştirilmesi, fabrika üretimini daha fazla geliştirmemizi ve iyileştirmemizi sağlayacak” dedi. Bosch, Reutlingen’deki yonga plakası fabrikasında, 5G’nin üreti - mi ne şekilde etkilediğini incelemek üzere tasarlanan uyumluluk testlerini Ericsson iş birliğiyle başlatıyor. Bosch’ta araştırmacı olarak görev yapan ve uluslararası 5G Ağa Bağlı Endüstriler ve Otomasyon Birliği’nin (5G-ACIA) Başkanı olan Andreas Müller, “Yarı iletken üretimi oldukça karmaşık ve hassastır. Bu mikroskobik yonga plakaları, hava yastıklarından akıllı telefonlara ve elektrikli bisikletlere kadar geniş bir yel - pazedeki ürünlerde kullanılmadan önce, 1.000’in üzerinde teste tabi tutuluyor. Fabrika ortamında, elektromanyetik dalgalar bir parazit kaynağı oluşturabilir. Bu nedenle, 5G’nin üretim üzerindeki etkisini test ediyoruz” dedi. Öte yandan kanal ölçümleri de gündemde. Kanal ölçümlerinin, optimum ağ kapsamının nasıl sağlanacağına ve verici antenlerinin fabrika içerisinde hangi noktalara ve ne yo- ğunlukta yerleştirilmesi gerektiğine dair bilgiler sağlaması bekleniyor. Reutlingen’deki yonga plakası fabrikasında bir 5G test ağı kuracak olan Bosch, bu bulguları kullanmak istiyor. Şir- ket, bu 5G test ağında ilk 5G uygulamalarını kullanıma sokacak. Bu süreçte mühendisler, makinelerin ve sistemlerin 5G ile nasıl çalışa- bileceğini gözlemleyecek, Wi-Fi veya kablolu bağlantıya oranla bu bağlantının nasıl daha iyi ve etkili olabileceğini araştıracak. Uygulama alanları arasında, bir yerel bulut aracılığıyla yönlendirilebilecek otonom taşıma sistemle- ri, makinelere uzaktan erişim ve endüstriyel sistemler arasında iletişim yer alıyor. Dijital Biz 72 Dijital Biz 73
Sayfa 74 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber Dresden yonga plakası fabrikası: Bos - ch’un ilk 5G özellikli yarı iletken fabrikası Reutlingen araştırma projesinden elde edilen sonuçlar, şirketin Dresden’deki yeni yonga plakası fabrikasında gelecekte 5G ağının planlamasında da kullanılabilecek. Bolle, “Dresden’de, Bosch’un dünya gene - lindeki ilk 5G özellikli yarı iletken fabrikası - nı inşa ediyoruz. Tesis, ilk günden itibaren 5G’ye hazır olacak” dedi. Bosch, şirketin tarihinde tek seferde yaptığı en büyük ya - tırım olan yeni yonga plakası fabrikasına yaklaşık 1 milyar Euro harcıyor. Bu fabri - kada yarı iletken üretiminin 2021’in sonu itibarıyla başlaması planlanıyor. Mikroelektronik, çeşitli seviyelerde Endüs - tri 4.0’ın yolunu açıyor. Birincisi, Endüstri 4.0 akıllı sensörler olmadan düşünülemez. İkincisi ise yonga plakası üretimi, ağa bağ - lı üretimin öncülerinden biridir. Neredeyse tamamen otonomdur ve üretim süreçlerini gerçek zamanlı olarak optimize etmek için yapay zekâ kullanır. AB araştırma projesi, üretimde 5G’ye yönelik koşulları inceliyor 5G-SMART projesi için, telekomünikasyon şirketleri, ağ ve fabrika operatörleri, ma - kine mühendisleri ve üniversiteler olmak üzere birçok alanı kapsayan bir ekip, 5G ile Endüstri 4.0 çözümlerini bir araya getiriyor. Proje ortakları, ayrıca Bosch’un Reutlin - gen’deki yonga plakası fabrikasında elek - tromanyetik uyumluluğu (EMC) test ediyor, kanal ölçümleri yapıyor ve 5G’nin gerçek bir üretim ortamında nasıl sonuçlar verdiği - ni değerlendiriyor. Buna ek olarak, yeni 5G iş modellerini tespit etmeyi hedefliyorlar. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen pro - jenin, toplamda 2,5 yıl sürmesi ve Kasım 2021’de sona ermesi planlanıyor. Dijital Biz 74 Dijital Biz 75
Sayfa 76 — dergide görüntüle
Eylül 2020 Haber • Ericsson’un web semineri, kritik bir alt- yapı olarak mobil iletişimin bu dönemdeki önemini vurguluyor. • COVID-19 ile birlikte şebekelerdeki veri indirme ve yükleme yoğunluğu ciddi şe- kilde artış gösterirken, ses ve veri trafiği- nin bölgesel dağılımı ise değişti. Ericsson, COVID-19 salgını nedeniyle ortaya çıkan olağanüstü durum sırasında mobil ağ kapasitesi, performans ve data kullanım düze- ninin coğrafi anlamdaki değişimi konularında bir web semineri düzenledi. Konuyla ilgili açıklama yapan Ericsson Türki- ye Genel Müdürü Işıl Yalçın şunları söyledi: “İçinde bulunduğumuz bu zorlu süreçte, ope- ratörlerimiz salgın döneminde artan talepler ile birlikte hizmet kalitesini sürdürmek için büyük COVID-19 Salgınında İletişim Altyapılarının Kesintisiz ve Esnek Olması bir özveri gösteriyor. Özellikle evden çalışma döneminde yoğun kullanımla birlikte ağ trafi- ği üzerindeki yük ciddi şekilde arttı. Ericsson olarak altyapı hizmetlerini sağladığımız ope- ratörlerimizle birlikte kriz döneminde kapasite yönetimi ve performans konularında yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Bugün düzenlediğimiz web semineriyle, kriz durumundaki kapasite- lerini daha iyi yönetebilmeleri için şebekelerin planlanmasından, mevcut varlıkların yönetimi- ne kadarki süreçte, her zaman onların yanın- da olduğumuzu tekrar belirtmek istedik.” Mobil ve sabit genişbant, küçükten büyüğe tüm işletmelerin işlerini uzaktan yürütmelerine yardımcı olmak açısından büyük önem taşı- yor. Operatörlerimizin sundukları hizmetlerin her zamankinden daha kritik önem taşıdığı krizin başından bu yana ortaya çıkan üç ana eğilim seminerde masaya yatırıldı: 1. Ses ve veri trafiğinde bölgesel dağılım değişimi: Veri ve ses trafiği şehir içinde başka lokasyonlarda yoğunlaştı ve farklı saatlere kaydı. Veri trafiğinin dağılımı ticari alanlardan konut alanlarına doğru kayarken, kullanımlar ise gün içerisindeki farklı saatlere dağıldı. 2. Kullanım artışı: Alınan tecrit önlemleri so- nucunda evden çalışma ve çevrimiçi eğitim gibi nedenlerden dolayı evlerdeki bağlantılar üzerindeki trafik arttı. Mobil veri kullanımı Türkiye’de yüzde 15-20 civarlarında artarken, dünyada ise %40 civarlarında artış göster- di. Ses trafiğine baktığımızda ise Türkiye’de yüzde 5-10 civarında, dünyada ise %30 kadar artış gözlemlendi. 3. Son kullanıcı hareketliliği azaldı: Tecrit ön- lemleri sebebi ile son kullanıcıların veri tüketi- mi sabit noktalarda yoğunlaşırken, hareketlilik yüzde 50’ye yakın oranda azaldı. Bu sebeple mobil ağlarda belirli hücrelerde yük artarken, hücreler arası geçiş azaldı. 4. Yüksek bantgenişliği talebi: Video konfe- rans, oyun ve çevrimiçi yayın hizmetlerinin kullanımında büyük artışlar yaşandı. Bu artış, uygulama sağlayıcıların sunucularında yo- ğunluk yaşanmasına sebep oldu ve bantge- nişliğinin etkilenmemesi için video kalitesinde kısıtlamalara gidildi. 5. Kullanıcıların veri yükleme miktarları arttı: Kriz döneminde son kullanıcıların sosyal mec- ralarda içerik paylaşımlarının artması sebebiy- le, genel olarak veri indirmenin yanı sıra, veri yüklemede de ciddi artışlar gözlemlendi. Önümüzdeki dönemde, 5G ile birlikte teknoloji çok daha esnek bir hale gelecek, birçok fonk- siyon buluta taşınırken, bu sayede şebeke yoğunlukları ve kapasite ihtiyaçları çok daha verimli bir şekilde yönetilebilecektir. COVID-19 gibi kriz dönemlerinde anlık değişen trafik ihtiyaçları sağlıklı bir şekilde karşılanabilecek- tir. Uzun vadede 5G, temel dijital altyapıların korunması ve güçlendirilmesini sağlayacak; Yapay Zekâ ve yüksek kapasiteyi beraberinde getirecek; buna benzer kriz dönemlerinde çok önemli bir rol oynayacaktır. COVID-19 salgını, pek çok yeni iletişim ve iş birliği uygulamalarının da geliştirilmesine yol açtı. Bu yeni ve iyileştirilmiş çözümlerin bazıla- rı hayat kurtarmada önemli bir rol oynuyor, di- ğerleri ise işletmeleri kurtarmaya, halk sağlığı ve refah hizmetlerini desteklemeye ve krizden sonra normalleşmeyi kolaylaştırmaya yardım- cı oluyor. Bu sebeple, orta ve küçük ölçekli şirketlerin dijitalleşmelerine destek olunması büyük önem taşıyor. Dijital Biz 76 Dijital Biz 77
