Dijital BizDijital Biz

Haziran 2019 Sayısı — Metin Görünümü

Bu sayfa, derginin PDF'inden çıkarılan ham metni ekran okuyucular ve arama motorları için sunar; dizgi/tasarım içermez. Sayı sayfasına dön · Dergiyi görselleriyle oku

Sayfa 1 — dergide görüntüle

Yüksek Teknoloji Üreten Türkiye Şenol VATANSEVER Vatansever Bilişim Yönetim Kurulu Başkanı CIO’lar İş Süreçlerinde Dijital Dönüşüm ile Şirketlerini Geleceğe Taşıyor Sağlıklı Rekabet Ortamı için Kişisel Veri Güvenliği Şart TİM Başkanı: “Dış Ticaret Fazlası Veren Türkiye Hedefini İnovasyonla Elde Edebiliriz” Türkiye Drone Şampiyonası Sona Erdi Yapay Zekânın Son Trendleri I-TECH’te Görücüye Çıkıyor Dijital Biz Bilişim, Ekonomi, İş Dünyası Dergisi HAZİRAN 2019 SAYI: 07 / FİYAT: 20 TL dijitalbiz.com

Sayfa 2 — dergide görüntüle

Haziran 2019 VATANSEVER BİLİŞİM A.Ş. ADINA İMTİYAZ SAHİBİ Şenol Vatansever senol.vatansever@dijitalbiz.com GENEL YAYIN YÖNETMENİ (SORUMLU) Şenol Vatansever senol.vatansever@dijitalbiz.com EDİTÖR Sema Vatansever sema.vatansever@dijitalbiz.com GÖRSEL YÖNETMEN Gökhan Ünlü gokhan.unlu@dijitalbiz.com Most Idea BARINDIRMA Vatansever Bilişim & Bulutistan REKLAM VE PROJE reklam@dijitalbiz.com ABONELİK www.dijitalbiz.com/abone abone@dijitalbiz.com BÜLTEN GÖNDERİMİ bulten@dijitalbiz.com YAYIN TÜRÜ Aylık, Süreli Yayın DİJİTAL BİZ DERGİSİ HAZİRAN 2019 SAYI: 07 / FİYAT: 20 TL Dergide yayınlanan yazılardan kaynak gösterilmesi koşuluyla alıntı yapılabilir. Dergide yayınlanan makale ve röportajlarda yer alan fikirler yazarlarına ve röportaj veren kişilere aittir, dergimiz için bağlayıcı değildir. dijitalbiz.com Editörden Şenol VATANSEVER İthalata ve Tüketim Toplumu Olmaya Devam (mı?) Sivil Toplum Kuruluşu (STK) Başkanı ve bilişim şirketi sahibi olarak arkadaşları- mızla son dönemde yaptığımız bazı yerli teknoloji üreticisi ziyaretlerimizde maale- sef yine üreticilerimizin kendi dertleriyle baş başa kaldığını görüyoruz. Onların dertleriyle dertlenmesi ve çözüm için mücadele etmesi gereken STK’larımızı daha aktif olmaya davet ediyoruz. Yabancı şirketleri ziyaret ettiğimizde; bizim standartlarımız global olarak belir- leniyor, veri merkezimiz Amerika’da, yazılımımız Almanya’dan diyebiliyor. Peki Türk şirketlerinde ve kamuda durum ne? Yabancı şirketlerin kendi ürünlerini desteklemesi yaklaşımı maalesef ne Türk şirketlerinde ne de kamu kurumlarında arzu edilen seviyede değil. Geçmişte “vize başvurularını askıya alıyoruz” diyen yaklaşım, bugün silah konusunda olduğu gibi yarın “size ürün-hizmet vermi- yoruz” diyebilir mi? Yabancıların kendi ürünleri için gösterdiği hassasiyeti biz kendi içimizden çıkmış yerli ve milli ürünler için yeterince gösterebiliyor muyuz? Maalesef hayır. Üretmeyeceksek, üretenleri desteklemeyeceksek, desteklemek bir yana köstek- leyeceksek nasıl bir kalkınma hamlesi ve refah bekliyoruz? Herkesin ağzında “yerli ve milli” ve “milli mücadele ruhu” söylemleri var, ama uygulamaya baktığı- mızda bir kısmı büyük bir pişkinlikle gözünü bile kırpmadan direkt yabancı ürünü alıyor. Yabancı ürün almayın demiyoruz. Yerli ürün ile arasında adil bir rekabet ortamı yaratın diyoruz. BİLİŞİM GRUBU olarak ortaya koyduğumuz, kamu ve özel sektör paydaşları- mızla değerlendirmek ve katkıda bulunmak istediğimiz bazı konulardan bahset- mek isteriz: • Yerli ve milli teknolojiler üreten firmalara, Ar-Ge faaliyetlerine de imkân verecek şekilde, kamu ihalelerinde en az %30 fiyat avantajı sağlanmalı. • Kamu’da gerçekleşen yıllık teknoloji giderlerinin, 2023 yılı sonuna kadar, en az %50’si yerli ve milli teknolojilere ayrılmalı. • Ülkemizde yatırım yapan, know-how’larını paylaşan, Ar-Ge çalışmaları yapan, istihdam sağlayan, vergilerini ödeyen yabancı teknoloji firmalarının başımızın üstünde yeri var. Diğer taraftan Türkiye’de sadece satış ofisi bulunduran, know- how’larını paylaşmayan, Ar-Ge çalışmaları yapmayan, Türkiye’de ticari kimliği olmayan firmaların da Türkiye’de daha fazla katma değer üreten hale gelmesi için çalışmalar yapılmalı. • Hem kamu hem de özel sektörde yabancı firmalara çok ciddi yıllık bakım üc- retleri ödenmekte. Cari açığı da düşündüğümüzde bu ücretlerin düşürülmesi için kamu otoritelerinin liderliğinde sektör temsilcileriyle beraber ilgili firmalarla toplu pazarlıklar yapılmalı. • Yıllık bakım ücretleri yüksek olan çözümleri gerekirse alternatif çözümler ile değiştirmek üzere hızlı aksiyonlar alınmalı. Daha düşük maliyetli projeler yapıl- ması durumunda bakım maliyetleri de azalacağından tasarruf sağlanacak, yerli firmalar ile yapılması durumunda ek olarak cari açığa da olumlu etkisi olacak. • Yerli ve milli teknoloji üreten firmaların çözümlerinin kalitesini daha da üst se- viyeye taşımak için kamu otoritelerinin liderliğinde sektör temsilcileriyle beraber standartlar belirlenmeli. • Devlet teşviklerinden yararlanarak bugüne kadar hiçbir üretim yapmamış olan firmaların, yeni teşvik başvuruları bu durum dikkate alınarak değerlendirilmeli. • Bilişim alanında etkinlikler düzenleyen yerli ve milli firmalar desteklenmeli. Ka- munun lojistik imkanlarını maliyetine kullanım hakkı verilmeli. Dijital Biz 3

Sayfa 4 — dergide görüntüle

İçindekiler 06 Şenol VATANSEVER: “Yüksek Teknoloji Üreten Türkiye” CIO’lar İş Süreçlerinde Dijital Dönüşüm ile Şirketlerini Geleceğe Taşıyor Otonom Teslimat Robotu İnsan Gibi Yürüyor Türkiye Drone Şampiyonası Sona Erdi Hacker’lardan 30 Milyar Sızma Girişimi Sağlıklı Rekabet Ortamı için Kişisel Veri Güvenliği Şart Quantum Bilgisayarlar Hacker’ların Eline Geçerse Ne Olur? Yapay Zekâ’nın Son Trendleri I-TECH’te Görücüye Çıkıyor İlk Çeyrekte Jeopolitik Saldırılar Arttı TİM Başkanı: “Dış Ticaret Fazlası Veren Türkiye Hedefini İnovasyonla Elde Edebiliriz” WannaCry’ı Unutmayalım! Av. Arb. Murat KEÇECİLER: “Teknolojik Dönüşümden Kaçmak Mümkün mü?” Siber Saldırganlar Şimdi de İş Arayanları Hedef Alıyor Paylaşım Ekonomisi 400 Milyar Dolara Koşuyor CEO’ların 2019 Yatırım Gündeminde Yapay Zekâ Var Parolalarda En Çok Kullanılan Süper Kahraman Akıllı Stadyum Devri Çin’de Drone ile Tam Otoma- tik ve Akıllı Dağıtım Hizmeti Başladı Tatilde Gözetleme Cihazlarının Kurbanı Olmayın 1 GB Mobil İnternet İçin 2,25 Dolar Ödüyoruz Şirketlerin Yüzde 93’ünden Fazlası Akıllı Teknolojinin Dijital Dönüşümün Anahtarı Olduğunu Düşünüyor Gençler İş Hayatından Ne Bekliyor? KARMA Gerçeklik Laboratuvarı Açıldı Liseliler Teknolojiyle Yarını İnşa Ediyor Dijital Oyun Tasarımı Bölümü Öğrencileri Günde 6 Saat Oyun Oynuyor 24 40 30 46 26 42 32 48 28 44 34 50 56 36 52 58 38 54 60 62 64 66 70 68 Röportaj Dijital Biz 4

Sayfa 6 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Röportaj Yüksek Teknoloji Üreten Türkiye Şenol VATANSEVER Vatansever Bilişim Yönetim Kurulu Başkanı Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? 1979 yılında İstanbul’da doğdum (www.senolvatansever.com ). Evliyim ve bir çocuk babasıyım. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İn - gilizce İktisat Bölümü’nden mezun oldum. Üniversite yıllarımda İktisat Fakültesi’nde Asistan Öğrenci olarak görev aldım. Fa - kültenin ilk web sitesinin hazırlanmasını ve devamlılığını sağladım. Askerlik görevimi Çankırı’da 9. Zırhlı Tu - gay Komutanlığı’nda tamamladım. Lisanslı satranç sporcusuyum. Askerlik sırasında Tugay satranç şampiyonu oldum ve Kolordu turnuvasında Tugay’ı temsil eden satranç takımında yer aldım. İlkokul, ortaokul ve lise satranç şampiyonluklarım ile de turnuvalara katıldım. Kuruluşunda yer aldığım Rumeli Balkan Dernekleri Federasyonu’nda Yönetim Ku - rulu Üyesi ve Genel Sekreter Yardımcısı görevlerini yürüttüm. 2007 yılında İstanbul 3. Bölge Milletvekili Aday Adayı, 2011 yılın - da İstanbul 3. Bölge Milletvekili Adayı ol - dum. Gazete ve haber portallerinde yazarlık yaptım. Halen Dijital Biz Dergisi (www.dijitalbiz.com ) Genel Yayın Yönetmeni görevinde bulunuyorum. Eczacıbaşı Bilişim, Bilge Adam, Servus, Probil, Proline, TEB İletişim gibi şirketlerde edindiğim 20 yıllık satış, pazarlama, kanal yönetimi ve danışmanlık deneyimimi özgün yaklaşımla birleştirerek Türkiye ve yakın coğrafyada ilk tercih edilen bilişim şirketi ol - mak üzere Vatansever Bilişim Anonim Şirke - ti’ni (www.vatanseverbilisim.com ) kurdum. Girişimci İşadamları Vakfı (GİV) ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mezunlar Ce - miyeti (İFMC) Üyesiyim. 2017 yılında kurdu - ğum BİLİŞİM GRUBU’nun (www.bilisimgrubu.org ) ve 2018 yılında kur - duğum Bilişimciler’in (www.bilisimdernegi.org ) Başkanıyım. Şirketiniz, sektörünüz ve faaliyet alanları- nız ile ilgili bilgi verebilir misiniz? Bilgi ve iletişim teknolojileri pazarında butik bir Sistem Entegratörü olarak, seçkin müşterileri- mize uçtan uca anahtar teslimi çözümler üreti- yoruz. Vatansever Bilişim olarak vizyonumuz, Türkiye ve yakın coğrafyada ilk tercih edilen bilişim şirketi olmak. Bilgi ve iletişim tekno- lojileri sektörüne yön veren üretici ve çözüm sağlayıcı firmalar ile iş ortaklığı yapıyoruz. Türkiye’nin 2023 vizyonunu yakalamasının tek yolu yüksek teknoloji üretmekten geçiyor. Teknoloji geliştirme konusunda hızla yol alan treni yakalamak için, her alanda “Yerli” ve “Milli” üretimin ve üreticilerin desteklenmesi gerekiyor. Bizim alanımız da teknoloji olduğu için bu alanda taşın altına elimizi koyuyoruz. Yerli ve milli teknolojilerin önemi daha fazla dillendirilir oldu. Artık yapay zekâ, siber gü- venlik, nesnelerin interneti, insansı robotlar, blockchain, endüstri 4.0, toplum 5.0, sanal gerçeklik, artırılmış gerçeklik gibi daha bir- çok konunun daha fazla konuşulmasından son derece keyif aldığımızı belirtmek isteriz. Yüksek gelirli ülkeler grubuna çıkabilmenin yolu yüksek teknolojiden geçiyor. İhracatı- mızın niteliğini bu yönde geliştirmeden yılda 500 milyar dolar hedefine ulaşılması zor. Savunma sanayinden iletişim sektörüne, sağlık teknolojilerinden tarım altyapısına, hatta yapay zekâya kadar her alanda Türki- ye’nin yeni yatırımlara, yeni yaklaşımlara, yeni girişimlere ihtiyacı var. Teşvik politikalarının da yüksek teknolojiye ve yüksek katma değere sahip üretime öncelik tanır noktaya getirilmesi gerekiyor. Bizden sonraki nesillere yüksek teknoloji üreten Türkiye bırakmak için farklı sektör ve alanlarda faaliyet gösteren kurum ve şirketle- rin teknoloji liderleriyle beraber BİLİŞİM GRU- BU’nu ve Bilişimciler’i kurduk. Ayrıca dijital dönüşümde her zaman öncü olmak hedefiyle Dijital Biz Dergisi’ni hayata geçirdik. Oluştura- cağımız raporlarla devlet politikalarına destek, özel sektöre ilham vermeyi hedefliyoruz. Dijital Biz 6 Dijital Biz 7

Sayfa 8 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Röportaj Türkiye ile anılmasını hedeflediğimiz Gelecek 5.0 yaklaşımımızı Mart 2018’de kamuoyunun bilgisine sunduk. Gelecek 5.0; yüksek teknoloji, mutlu insan ve dünya barışı temelli bir yakla- şım. Vizyonumuz, Türk bilişim sektörünün en etkili düşünce topluluğu olmak. Misyonumuz ise; yenileşimci bilişim fikirleri üretmek/değerlendir- mek, kararları ilgili kişiler ve kurumlarla paylaş- mak, kamuoyu oluşturmak ve şikâyet odaklı değil, çözüm odaklı hareket etmek. Blockchain, Bulut, Dijital Dönüşüm, E-Devlet, Endüstri 4.0, İnsansı Robotlar, Kişisel Verile- rin Korunması Kanunu, Nesnelerin İnterneti, Siber Güvenlik, Toplum 5.0, Yapay Zekâ gibi alanlarında Çalışma Gruplarımız var. Sektörler bazında ise Enerji, Finans, Gıda/İçecek, Lojis- tik/Taşıma/Ulaşım, Perakende, Turizm, Teleko- münikasyon gibi Çalışma Gruplarımız var. Hepimiz daha huzurlu bir dünyada ve her açıdan güçlü bir Türkiye’de yaşamak istiyo- ruz. Daha huzurlu bir dünya isteğimizi daha Bilişimciler ve BİLİŞİM GRUBU nasıl ça - lışmalar yapıyor? Bilişimciler, farklı sektör ve alanlarda faaliyet gösteren kurumların/şirketlerin Bilgi Tekno - lojileri (BT) bölümlerinde çalışanlar, Üniver - sitelerde BT bölümlerinde görev alan aka - demisyenler, BT alanında faaliyet gösteren üretici/distribütör/çözüm sağlayıcı şirketlerin sahipleri/ortakları ve çalışanları, BT alanın - da çalışan basın mensupları ve BT alanına ilgi duyan kanaat önderlerinden oluşan Türk bilişim sektörünün en geniş tabanlı düşünce topluluğu. 1 Haziran 2018 tarihinde kurdu - ğumuz Bilişimciler, “Yerli ve Milli Teknoloji - ler” ve “Gelecek 5.0” yaklaşımlarını benim - sedi. Bilişim sektöründeki mesleki gelişmeyi ve dayanışmayı artırırken; yasal düzenle - meler, standartlar, çalışma koşulları, yapay zekâ, siber güvenlik, nesnelerin interneti, endüstri 4.0, sanal gerçeklik, artırılmış ger - çeklik, teşvik politikalarının yüksek teknolo - jiye ve yüksek katma değere sahip üretime öncelik tanır noktaya getirilmesi, ihracat niteliğimizin yüksek teknoloji yönün- de geliştirmesi, yerli teknoloji girişimlerinin artırılması ve desteklenmesi gibi konularda Kamu’ya destek vermeyi ve kamuoyuna yol göstermeyi amaçlıyoruz. BİLİŞİM GRUBU, CIO ve IT yöneticilerin- den oluşan Türk bilişim sektörünün en etkili düşünce topluluğu. Sektördeki özel şirketler, STK’lar, kamu ve diğer paydaşlarda görev alan bilişim yöneticilerini bir araya getirerek sektörün ihtiyaçlarına çözüm üretmek, kamu- oyu oluşturmak ve gelecek nesillere bilişim alanında yüksek teknoloji üreten bir Türkiye bırakılmasına katkı sağlamak amacıyla 15 Kasım 2017 tarihinde kurduk. Kısa zamanda bilişim sektörünün önemli oluşumlarından birisi haline geldik. Türkiye’nin 2023, 2053 ve 2071 vizyonunu yakalamasının tek yolunun Gelecek 5.0 motivasyonuyla yüksek teknoloji üretmekten geçtiğine inanıyoruz. Almanya ile anılan Endüstri 4.0, Japonya ile anılan Toplum 5.0’ın da ötesinde güçlü tonda dile getirebilmek için ekonomimi- zi güçlendirmemiz ve her alanda tam bağım- sız olabilmek için milli teknoloji hamlemizi gerçekleştirmemiz gerekiyor. Bu hedefe hızla ulaşabilmek için devlet büyüklerimizin sahip olduğu vizyonun kamu kurumundaki en alt kademedeki çalışana ka- dar benimsenmesi ve uygulanması elzemdir. Benzer şekilde tüm sivil toplum kuruluşlarımı- zın da bu vizyonu benimseyip Milli Teknoloji Hamlesinin hayata geçirilmesi noktasında devletle yerli ve milli çözümler üreten şirket- ler arasında adeta bir köprü vazifesi görmesi gerekiyor. Devlet kurumlarımızda çeşitli sebeplerle per- sonel açığı ya da yetkinlikler noktasında ge- lişim alanları olabilir. Bunların hiçbirisi bizler için engel olmamalı. Bilişimciler ve BİLİŞİM GRUBU olarak kendi alanında uzman, yük- sek teknoloji üreten ve uygulayan 800 Üye- miz ile vatanımızın ve milletimizin faydasına olacak tüm çalışmalara tam destek vermeye hazırız. Dijital Biz 8 Dijital Biz 9

Sayfa 10 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Röportaj Değişen global ekonomi şartlarında avantaj kazanmak isteyen ülkeler belli akımlar ortaya koyuyor. Bu akımları markalaştırarak sahipleni- yor ve birer çıkış yolu haline getiriyor. Almanya Endüstri 4.0, Japonya Toplum 5.0 gibi kav- ramlar üzerinden yeni ekonomi modelleri inşa ediyor. Tüm sektörlerde dijital dönüşümü sağlamış, kamuda ve özel sektörde kaliteyi artırmış bir Türkiye hedefliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımı- zın da ifade ettiği gibi Dijital Türkiye’nin vaktinin geldiğine inanıyoruz. Dijital Türkiye’nin 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefimizin çok kritik unsuru olacağını düşünüyoruz. Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı sistemi ile Dijital Dönüşüm Ofisi ve İnsan Kaynakları Ofisi’nin açılması önemli fırsat. Bürokrasiden uzak ve aksiyoner bir yaklaşımla cesur adımlar atıla- cağından kuşkumuz yok. Özellikle BİLİŞİM GRUBU ve Bilişimciler gibi yenilikçi ve dinamik yapıların karar alma ve çalışma süreçlerine da- hil olması değişim ve gelişimin de önünü açar. Ülkeler ve işletmeler arasındaki uçurumlar daha da derinleştirecek. Yaşam ve iş yapış biçimlerimiz değişecek. Dünyadaki mesleklerin %60-65’i önümüzdeki 15-20 yıl içerisinde yok olacak. Yeni gelecek mesleklere uygun insan kaynağı yetiştiremezsek geniş kitlelere yayılmış işsizlik ve sosyal patlamalarla karşılaşabiliriz. Yerli ve milli teknoloji ürünlerinin belirlen - mesi ve ilgili kurumlara sunulması, birbirini tamamlayan çözümler için firmaların ve ku - rumların birbirleriyle buluşması için çalışma yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Tamam - layıcı olarak kamu kurumlarında kullanılan teknoloji ürünlerinin envanterinin çıkarılma - sı, mevcut durum analizinin yapılması, yerli ve milli teknolojilerin ağırlığının artırılması için etkin bir planlamanın yapılması gereki - yor. Bu noktada da destek unsurları olarak ekiplerimizle taşın altına elimizi koymaya hazırız. Dijital Dönüşüm konusunda görüşleriniz nelerdir? Sizce Türkiye dijital dönüşümde hangi aşamada? Şirketiniz hangi aşama- da, planlarınız nelerdir? İnsanlık, tarih boyunca birçok değişim ve dö- nüşüm yaşadı. Bu gelişmeler toplumsal yapı, ekonomik yaşam ve üretim biçimleri başta olmak üzere hayatın her alanını etkiledi. 18. yüzyılda su ve buhar gücünün kullanılmaya başlanması, 19. yüzyılda elektriğin üretimde kullanılmaya başlanma - sı ve seri üretime geçilmesi, 20. yüzyılda elektronik ve bilgisayarların üretime entegre edilmesi, günümüzde iletişim teknolojilerinin üretimin her aşamasında kullanılmaya baş - lanması dönüşümlerin kırılma noktaları oldu. Dijital dönüşüm, bu konuda ilerleme kaydet - miş ülkeler ve işletmeler açısından önemli fırsatlar sunarken, bu konuda adım atmamış olanlar açısından da büyük bir tehdit oluş - turuyor. Dijital teknolojiler katma değerin, verimliliğin, karlılığın, kalitenin vb. birçok un - surun en üst seviyeye çıkarılmasında öncü olurken; diğer taraftan şimdiye kadar insan - lar tarafından geleneksel yöntemlerle yapı - lan birçok işin otonom bir şekilde ve daha az kişi istihdam edilerek yapılabilmesini müm - kün kılıyor. Bununla beraber, ekonomideki büyüme ek istihdamı getiriyor, iş gücünün yeni yetenek ve beceriler kazanmasına yö - nelik strateji ve politikalar giderek daha fazla önem kazanıyor. Dijital Biz 10 Dijital Biz 11

Sayfa 12 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Röportaj Türkiye’nin 2023 yılı ihracat hedefi 500 milyar dolar. Şu an yıllık 168 milyar dolar seviyesinde. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar elde edemeyeceğimize göre üretim ve ihracatımızı kökten değiştirecek önlemler almamız şart. Bu hedefe ulaşmak için çok çalışmalı ve katma değeri yüksek olan ürün - lere odaklanmalıyız. Ekonomik gelişimin dışında kalmamak için kurumların ve şirketlerin dijital dönüşüm projelerini masraf kalemi olarak değil, ge - leceklerine olan yatırım olarak değerlendir - melerini öneriyoruz. Bu projeler; süreçlerinin hızlanması, maliyetlerin düşürülmesi, ihra - catın artırılması, global pazarlara entegras - yon ile ekonomik fırsatları da beraberinde getirecek. Dijital dönüşüm kavramının önemli bir bölü - mü, şirketlerin ve kurumların iş süreçlerinin ve bu süreçlere ilişkin tüm verilerin dijital ortama taşınması ile ilgili. İş Süreçleri Yö - netimi (BPM) tam olarak bunu gerçekleştirir. BPM, bir kuruluşun işini yaparken gerçek - leştirdiği tüm eylemlerin modellenmesi, otomatize edilmesi, yürütülmesi, optimize edilmesi, kontrolü ve raporlanmasını içeren bir disiplin ve kuruluşun hedeflerini gerçek - leştirmesine, işini daha iyi yapmasına, daha verimli olmasına, kuruluş içi ve dışındaki tüm paydaşlarla daha uyumlu çalışabilmesi - ne olanak sağlar. Global pazarda hızla yayılan e-dönüşüm, ülkemizde de hızlı bir ivme ile yükseliyor. Yenileşimci ve vizyoner yaklaşımla özel sektör şirketlerine ve kamu kurumlarına önemli fırsatların kapısını aralıyoruz. Satış - tan insan kaynaklarına, üretimden finansa, iş süreçlerinde kapsamlı dönüşümler yapa - rak şirketlerin verimlilik ve tasarruf hedef - lerine ulaşmalarını sağlıyoruz. Böylelikle insanların e-dönüşüme bakış açısını değiş - tiriyoruz. Türkiye’de proje yapma deneyim - lerine uygun olarak, ihtiyaç duyulan esneklik çerçevesinde kolay uygulanabilir çözümler sağlayarak müşteri memnuniyetini en üst seviyeye taşıyoruz. BPM çözümleri kurumların ve şirketlerin ihtiyaçlarına göre kendi ortamlarında veya bulut tabanlı olabilir. Kuruluşların dijitalleş - me çabalarına paralel olarak iş süreçlerinin bir bölümü ya da tamamı dijital platforma taşınmış olabilir. Burada BPM konusunda yanlış anlaşılmaması gereken bir noktaya dikkat çekmek istiyoruz: BPM sadece bir yazılım değil, bir disiplin. Nasıl her işin ken - dine özgü gereklilikleri ve farklılıkları varsa, her kuruluşun iş süreçleri yönetimi uyarla - ması da kendine özgü. Vatansever Bilişim olarak “Dijital Türkiye” hedefinde önemli katma değerler sağlıyo - ruz. BPM alanında da her kurum ve şirket özelinde ihtiyaçlarını analiz ederek, dijital dönüşümü gerçekleştirecekleri platformu ve çözümleri uçtan uca anahtar teslimi ola - rak sunuyoruz. Dijital Biz 12 Dijital Biz 13

Sayfa 14 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Röportaj ticari kimliği olmayan firmaların da Türki - ye’de daha fazla katma değer üreten hale gelmesi için çalışmalar yapılmalı. • Hem kamu hem de özel sektörde yaban - cı firmalara çok ciddi yıllık bakım ücretleri ödenmekte. Cari açığı da düşündüğümüzde bu ücretlerin düşürülmesi için kamu otori - telerinin liderliğinde sektör temsilcileriyle beraber ilgili firmalarla toplu pazarlıklar yapılmalı. • Yıllık bakım ücretleri yüksek olan çözüm - leri gerekirse alternatif çözümler ile değiş - tirmek üzere hızlı aksiyonlar alınmalı. Daha düşük maliyetli projeler yapılması duru - munda bakım maliyetleri de azalacağından tasarruf sağlanacak, yerli firmalar ile yapıl - ması durumunda ek olarak cari açığa da olumlu etkisi olacak. • Yerli ve milli teknoloji üreten firmaların çözümlerinin kalitesini daha da üst seviyeye taşımak için kamu otoritelerinin liderliğinde sektör temsilcileriyle beraber standartlar belirlenmeli. • Devlet teşviklerinden yararlanarak bugüne kadar hiçbir üretim yapmamış olan firmala - rın, yeni teşvik başvuruları bu durum dikkate alınarak değerlendirilmeli. • Bilişim alanında etkinlikler düzenleyen yerli ve milli firmalar desteklenmeli. Kamunun lojistik imkanlarını maliyetine kullanım hakkı verilmeli. BİLİŞİM GRUBU olarak Türkiye ile anılacak ve dünyayı kökten değiştirecek bir yakla - şımın fitilini 14 Mart 2018’de İstanbul’da ateşledik! Almanya ile anılan Endüstri 4.0, Japonya ile anılan Toplum 5.0’ın da öte - sinde Türkiye ile anılmasını hedeflediğimiz Gelecek 5.0 yaklaşımını kamuoyunun bil - gisine sunduk. Gelecek 5.0; yüksek tekno - loji, mutlu insan ve dünya barışı temelli bir yaklaşım. Gelecek 5.0 ile Endüstri 4.0 ve Toplum 5.0’ın ötesinde teknolojik, ekonomik, siyasal alanda gelişimi, terörden arınmış, refah ve huzur içerisinde yaşayan bir dünyayı hedefliyoruz. Gelecek 5.0’ın “5.0”ı, aynı zamanda 2050 yılının “50”sini ifade etmekte. BİLİŞİM GRUBU olarak kamuoyunun bil - gisine sunduğunuz Gelecek 5.0 (Future 5.0) yaklaşımı ile ilgili görüşleriniz neler - dir? Devletimizin yerli ve milli teknolojiler konu - sundaki vizyonunu destekliyoruz. Hayata geçirilmesi noktasında daha etkin uygula - maların ve denetimlerin yapılması gerekti - ğine inanıyoruz. Oluşturacağımız raporlarla devlet politikalarına destek, özel sektöre ilham vermeyi hedefliyoruz. Kamu ve özel sektör paydaşlarımızla değerlendirmek ve katkıda bulunmak istediğimiz konulardan bahsetmek isteriz: • Türkiye’de Bilişim Bakanlığı kurularak tek - noloji ile ilgili tüm kurumlar ve çalışmalar tek merkezden koordine edilmeli. • Türkiye’nin uzay stratejisi ve vizyonu oluş - turulmalı. • Yapay zekâ, insansı robotlar, siber güven - lik, nesnelerin interneti, endüstri 4.0, toplum 5.0, blockchain (blok zinciri), sanal gerçek - lik, artırılmış gerçeklik, büyük veri, bulut gibi konularda koşar adımlarla aksiyonlar alın - malı. • Dünyadaki mesleklerde önümüzdeki yıl - larda büyük değişimler olacak. Bazı mes - lekler tarih sahnesinden silinip yepyeni bazı meslekler ortaya çıkacak. Eğitim sistemimiz buna uygun olarak kurgulanmalı, daha ana - okulu ve ilkokuldan başlayarak çocuklarımı - zın eğilimleri belirlenmeli, geleceğin meslek - lerine yönlendirilmeleri sağlanmalı. • Yerli ve milli teknolojiler üreten firmalara, Ar-Ge faaliyetlerine de imkân verecek şekil - de, kamu ihalelerinde en az %30 fiyat avan - tajı sağlanmalı. • Kamu’da gerçekleşen yıllık teknoloji gider - lerinin, 2023 yılı sonuna kadar, en az %50’si yerli ve milli teknolojilere ayrılmalı. • Ülkemizde yatırım yapan, know-how’larını paylaşan, Ar-Ge çalışmaları yapan, istihdam sağlayan, vergilerini ödeyen yabancı tekno - loji firmalarının başımızın üstünde yeri var. Diğer taraftan Türkiye’de sadece satış ofisi bulunduran, know-how’larını paylaşmayan, Ar-Ge çalışmaları yapmayan, Türkiye’de Dijital Biz 14 Dijital Biz 15

Sayfa 16 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Röportaj Gelecek 5.0, Türkiye’nin 2023, 2053 ve 2071 vizyonunu teknoloji ile taçlandıracak bir yaklaşım. Belirtilen yıllar, Türk tarihi için çok büyük öneme sahip. 2023 yılı Cumhuri - yet’in 100’üncü yıldönümü, 2053 yılı İstan - bul’un Fethi’nin 600’üncü yıldönümü, 2071 yılı Malazgirt Zaferi’nin 1000’inci yıldönümü olarak coşkuyla kutlanacak. Atalarımız tarih boyunca yönettikleri coğraf - yalarda sömürgeci olmadı, her zaman ada - letli bir yönetim şekli uyguladı. Dünya barışı için güçlü bir Türkiye’ye ihtiyaç var. Gelecek 5.0 vizyonu ile Türkiye; siyasi, ekonomik, savunma teknolojileri ve yüksek teknoloji alanlarında lider ülkeler arasında olacak. Gelecek 5.0 ile hayatımızda köklü değişim - ler olacak: • Caydırıcı savunma sistemleri ve silah sis - temleriyle savaşların önüne geçilecek. • İleri savunma teknolojileriyle terörün ve terör örgütlerinin insanlığa zarar vermesinin önüne geçilecek. • Dijital dönüşüm her alanda olduğu gibi e-devlet uygulamalarında da etkisini göste - recek. Devletle ilgili işlemlerin tümü kamu kurumlarına gitmeden E-Devlet üzerinden yapılacak. • Islak imza yasaklanacak. Islak imza yerine Elektronik İmza ve Mobil İmza kullanılacak. Bu işlemler için uygun cihazı olmayan va - tandaşlara devlet tarafından uygun cihaz ücretsiz olarak verilecek. • Vatandaşlık Kartı; nüfus cüzdanı, ehliyet, kredi kartı, bankamatik kartı gibi tüm işlemler için kullanılacak. • İnsanlar doğal dengesi bozulmamış bir Dünya’da mutlu olabilir. Bu dengeyi koruyan ve olası sorunları çözen teknolojiler olacak. • Yapay zekâ ve insansı robotlar hayatımız - da çok önemli bir yere sahip olacak. • Yapay zekâ günümüzün çaresiz hastalık - larına erken tanı ve etkili tedavi, imkânsız problemlerine çözümler sağlayacak. • İnsansı robotlar evde bizlere hizmet eder - ken, işte en ağır işleri yapacak. • Yapay zekâ ile terör olayları ve doğal afet - ler önceden tahmin edilerek, bunlara robot - lar ve insansız hava araçları ile müdahale edilecek. • Nesnelerin İnterneti ile hayatımızdaki tüm cihazlar birbiriyle iletişim halinde olacak ve hayatımızı kolaylaştıracak. • Olası sağlık problemlerinde taşıdığımız aksesuarlar 112’yi bilgilendirecek ve ambu - lansın sevk edilmesini sağlayacak. • Robotların üretime daha yoğun olarak gire - ceği gelecekte insanlara farklı iş olanakları - nın sağlanması teknoloji ile mümkün olacak. • Ulaşım otonom araçlarla ve yenilenebilir enerji ile %100 güvenli olarak yapılacak. • Yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları te - mel enerji ihtiyaçlarımızı karşılayacak. • Blok zinciri mimarisi hayatımızın her alanı - na girecek ve günümüzde aracı durumunda olan birçok kurum etkisini ve önemini yitire - cek. • İş bulana kadar herkesin en azından temel ihtiyaçlarını rahatlıkla temin edeceği vatan - daşlık maaşı verilmesi mümkün olacak. • Siber güvenlik hayatımızın en önemli kav - ramlarından biri haline gelecek. BİLİŞİM GRUBU olarak temel prensiplerini kamuoyunun bilgisine sunduğumuz Gelecek 5.0’la ilgili elimizden gelenin en iyisini yap - maya çalışarak Türkiye’nin vizyonu olması için devlet büyüklerimizle paylaşmaya ve kulis çalışmaları yapmaya devam edeceğiz. Dijital Biz 16 Dijital Biz 17

Sayfa 18 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Röportaj Almanya’dan diyebiliyor. Peki Türk şirketlerinde ve kamuda durum ne? Yabancı şirketlerin ken- di ürünlerini desteklemesi yaklaşımı maalesef ne Türk şirketlerinde ne de kamu kurumların- da arzu edilen seviyede değil. Geçmişte “vize başvurularını askıya alıyoruz” diyen yaklaşım, bugün silah konusunda olduğu gibi yarın “size ürün-hizmet vermiyoruz” diyebilir mi? Ülkemiz- de yatırım yapan, istihdam sağlayan tüm şirket- lerin başımızın üstünde yeri var. Ancak yaban- cıların kendi ürünleri için gösterdiği hassasiyeti biz kendi içimizden çıkmış yerli ve milli ürünler için yeterince gösterebiliyor muyuz? Cevabını vereyim: “Hayır!” Cumhurbaşkanımızın yerli ve milli ilk otomobili satın alma vizyonunun artık kamu kurumlarında da yerli ve milli teknolojileri satın alma şeklinde tecelli etmesini bekliyoruz. Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyon bugüne kadar kamuda ne düzeyde karşılığını buldu? Kendisi çok önemli bir öz eleştiri daha yaptı. Ekonominin ve teknolojinin gittiği yön belliyken, kendimizi buna göre ayarlamamız gerekirken; uygulamada girişimcilerimizin ayağı- na pranga vurarak, önlerine set çekerek, işlerini zorlaştırarak, kendi iç meselelerimizle uğraş- maktan dünyanın nereye gittiğini göremeyerek fırsatları iyi değerlendiremedik dedi. Benim de kendim, ailem ve Türk milleti için Tür- kiye’de iyi bir gelecek oluşturmaktan başka bir hedefim yok. Türkiye sevdası ile yatıyor, Türkiye sevdası ile kalkıyoruz, gidecek başka bir vata- nımız yok. Yabancı şirketleri ziyaret ettiğimde; bizim standartlarımız global olarak belirleniyor, veri merkezimiz Amerika’da, yazılımımız Yerli ve Milli Teknolojiler konusunda gö - rüşleriniz nelerdir? Sizce Türkiye Yerli ve Milli Teknolojilerde hangi aşamada, kullanımının artırılmasının sağlayacağı faydalar nelerdir? Şirketiniz hangi aşa - mada, planlarınız nelerdir? Türkiye’de her alanda üretimin ve üreticinin desteklenmesi gerektiğini yıllardır söy - lerim. Çünkü Ulu Önderimiz Mustafa Ke - mal Atatürk’ün “muasır medeniyet seviye - sine ulaşma” hedefinde ve okullarda bize öğretilen “Türkiye kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biri” ifadesinde üretimin çok önemli bir yerinin olduğunu düşünürüm. Yerli ve milli üretim yapma konusunun önemini Sayın Cumhurbaşkanımız da Türkiye’nin otomobili için taşın altına elini koyan babayiğitleri ilan ettiği törende de detaylıca açıkladı. Kendisinin altını çizdiği hususlardan da yararlanarak konuyu yerli ve milli teknolojilerin desteklenmesine getireceğim. Öncelikle Türkiye’nin otomobilinin ülkemize, milletimize ve sektöre tekrar hayırlı olmasını dilerim. Cumhurbaşkanımız, Muhammed Ali’nin “Hayal gücü olmayan insanın kanatları yoktur” sözünü kendisinin “İddianız yoksa kanatlarınız olsa da uçamazsınız” ifadesiyle bağlayarak iddiamızı ortaya koydu. Markası, tasarımı, mühendisliği, teknolojisi, üretimi ve pazarlama- sı Türk olan otomobile sahip olma hayalimizi gerçekleştirecek herkese şimdiden çok teşek- kür ederim. Cumhurbaşkanımız, yerli ve milli otomobil üre- timinin Türkiye’nin 2023 hedefleri arasında özel bir öneme sahip olduğunu ifade ederken ortaya çıkabilecek sorunların çözümünde ve engel- lerin aşılmasında bizzat yer alacağını belirtti. Hatta bedelini ödemek şartıyla ilk otomobilin taliplisi benim dedi. Çevremizden başlayarak Dünyaya pazarlanması konusunda devlet desteğinin önemini ve Türkiye’nin Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline gelmesinin bu tarz atılımlarla mümkün olacağını ifade etti. Dijital Biz 18 Dijital Biz 19

Sayfa 20 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Röportaj log’lar ile network tehditlerini gerçek zamanlı ola- rak izler, yakalar, analiz eder ve hızlı bir şekilde aksiyon alınmasını sağlar. Adli soruşturmaların hızlıca ve kolayca yapılmasına yardımcı olur. Log’lar ve olaylar raporlanarak kolayca anlaşı- labilen biçimde grafiksel kullanıcı ara yüzünde (GUI) gösterilir. Birçok farklı ağ cihazından aldığı farklı formatlardaki log’ları ilişkilendir ve hatalı alarmların (false positive) sayısını azaltarak sis- tem yöneticileri için çok büyük avantaj sağlar. Ortalama büyüklükteki bir ağda her ay milyarlar- ca log oluşur. Bu log’lar arasında oluşabilecek kombinasyonları düşünürsek birikmiş log’ların üzerinden arama ve tarama, raporlama ve arşivleme ile herhangi bir tehdidin yakalanması mümkün değil. Çözüm için gerçek anlamda ko- relasyon özelliğine sahip Güvenlik Bilgi ve Olay Yönetimi (SIEM) ürününün gücüne başvurmak gerekir. Vatansever Bilişim SIEM çözümümüz, birçok noktadan ve yüzlerce cihazdan aldığı Siber Güvenlik konusunda görüşleri - niz nelerdir? Şirketiniz hangi aşamada, planlarınız nelerdir? Siber güvenlik teknolojileri, ağları, bilgisa - yarları, programları ve verileri siber saldı - rılardan koruyan teknolojiler olarak ta - nımlanıyor. Dijital dönüşümün başarılı bir biçimde gerçekleşmesi ve bunun sürdürü - lebilirliğinin sağlanması için siber güvenlik altyapısı hayati bir önem arz ediyor. Her - hangi bir ürüne ya da üretim altyapısına, amacına ulaşan bir siber saldırı gerçekleş - tiğinde hataya sebep olan güvenlik açığı - nın kaynağını bulmak günler, haftalar veya aylar sürebiliyor. Bunu engellemek için tüm süreçlerde uçtan uca güvenlik süreç - lerinin tamamlanması ve devreye alınması gerekiyor. Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi’nin (BGYS) önemli parçalarından biri iz kaydı (log) yöne- timi. ISO 27001, Bilgi Güvenliği (BG) Yönetim Standardında log yönetimin önemi vurgulanı- yor. FISMA, HIBAA, SOX, COBIT, ISO 27001 gibi uluslararası standartlar log yönetimini zorunlu kılıyor. Ayrıca ülkeden ülkeye değişen kanuni zorunluluklar da log yönetimini şart koşuyor. Bilgi teknolojileri altyapısını oluşturan kayıtları toplayan, inkâr edilemez bir şekilde saklayan, analiz yapan log yönetim sistemi kurumlarda mutlaka olmalı. Ama log yönetim sistemleriyle log’ları toplamak tek başına yeterli değil. Top- lanan bu log’ların birbirleriyle ilişkilendirilmesi ve otomatik olarak analizlerinin yapılması tehditlerin ve zafiyetlerin tespiti, tanımlanan koşulların oluşması durumunda haber vermesi için gerekli. Dijital Biz 20 Dijital Biz 21

Sayfa 22 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Röportaj edilebilmesi için ilgili log’ları elektronik imza ve zaman damgası ile kaydediyoruz. Çözümlerimizi kullananlar risklerini azaltabiliyor. Ayrıca henüz KVKK’ya uyum çalışmasına başlamamış şirket- lere stratejik iş ortaklarımızla beraber hukuk da- nışmanlığı dahil uçtan uca anahtar teslimi çözüm oluşturabiliyoruz. KVKK çözümleriyle ilgili şirketlerden gelen yoğun lisans kiralama taleplerini karşılamak için model oluşturduk. Artık şirketlerin ilk yatırım maliyetlerini dert etmelerine gerek yok, şirketler 36 aylık lisans kiralama modeli ile sistemlerini KVKK’ya uyumlu hale getirebiliyorlar. Türkiye’de- ki tüm şirketlerin bu imkândan yararlanmasını is- teriz. Türkiye’nin her yerine çözüm götürebilmek için İstanbul dahil tüm illerde lokal iş ortaklarıyla beraber çalışıyoruz. Hukuk bürolarını ve bilişim şirketlerini iş ortaklığı başvurusu yapmaya davet ediyoruz: www.vatanseverbilisim.com/is-ortakligi-basvuru-formu/ dışına aktarılmasının durdurulmasına ka- dar çok geniş yetkileri var. Şirketlerin ya da kurumların sürecin mağduru olmaması için vatandaşlardan gelen talepleri hızlı ve doğru biçimde cevaplaması gerekiyor. Vatanse- ver Bilişim olarak dağıtıcısı olduğumuz yerli ve milli çözümümüzle buna uygun teknoloji altyapısı sağlıyoruz. T.C. kimlik numarası, cep telefonu numarası, kredi kartı bilgileri, banka hesap bilgileri gibi bilgileri işletim sistemin- den bağımsız olarak dosyaların içerisinde, taranmış dokümanlarda, yazılımlarda, veri tabanlarında ve bunları kullanan uygulama- larda; arayıp bulabiliyoruz, raporlayabiliyoruz, taşıyabiliyoruz, sisteminden bağımsız olarak dosyaların içerisinde, taranmış dokümanlar- da, yazılımlarda, veri tabanlarında ve bunları kullanan uygulamalarda; arayıp bulabiliyoruz, raporlayabiliyoruz, taşıyabiliyoruz, anonimleş- tiriyoruz, silebiliyoruz. Tabi yapılan işlemlerin mahkemede delil olarak kabul Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile ilgili görüşleriniz nelerdir? Dünyadaki ve Türkiye’deki mevzuat ve uygulama - lar konusunda görüşleriniz nelerdir? Şirketiniz hangi aşamada, planlarınız nelerdir? Kişisel Verileri Koruma Kurumu web si - tesinde sene başından bu yana yoğun biçimde kamuoyu duyurusu olarak veri ihlali bildirimleri görüyoruz. Bankacılık sektörünün güvenliğe ciddi önem verme - sinden hareketle, özel bir bankanın veri ihlali bildiriminde bulunması ve bir kamu bankasının uyarılması acaba kişisel ve - rilerimiz yeterince güvende değil mi ko - nusunu tekrar gündemin en üst sıralarına taşıdı. Üstüne üstlük özel bankanın ihlal açıklamasına göre verileri çalınanların büyük çoğunluğu ilgili bankanın müşterisi bile değil, yani sizin de kişisel verileriniz çalınmış olabilir. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamına kişisel verisi işlenen gerçek kişiler, yani vatandaşlar olarak her birimiz giriyoruz. Kanun gerçek kişilerin verilerinin korunmasını isterken, tüzel kişilere ait verileri kapsam dışında tutu - yor. Tüzel kişiye ait verilerin gerçek kişiyi belirlemesi ya da belirlenebilir kılması durumu da kanun kapsamına giriyor ve bu verilerin de korunması gerekiyor. KVKK veriyi işleme amaçlarını ve va - sıtalarını belirleyen, veri kayıt sistemi - nin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişileri veri sorumlusu olarak kabul ediyor. Ka - nun verinin elde edilmesi noktasından başlayarak açık rızanın varlığını arıyor. Söz konusu rıza alınırken vatandaşların aydınlatılmış olması gerekiyor. Irk, etnik köken, cinsiyet, siyasi görüş, felsefi inanç gibi açıklanması durumunda ilgili kişinin ayrımcılığa veya zarara uğraması muhte - mel verileri özellikli kişisel veri sayıyor ve bunların işlenmesini gerektiren her işlem - de ayrıca rıza talep ediyor. Bu arada her türlü işlemin yapılması vb. şeklindeki genel geçer nitelikli rızalar da geçersiz kabul ediliyor. Verisi işlenen tüm vatandaşlar şirketlerin ya da kurumların veri sorumlularına başvurarak; ki- şisel verilerinin işlenip işlenmediğini öğrenme, kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme, kişisel verilerin işlenme amacını ve bun- ların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme, yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme, kişi- sel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme, kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini iste- me, yapılan işlemlerin kişisel verilerin aktarıldı- ğı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme hakları- na sahip. Ek olarak işlenen verilerin otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme, kişisel verilerin kanuna aykırı ola- rak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâ- linde zararın giderilmesini talep etme gibi çok geniş haklara sahip. Vatandaşlar kişisel verileri konusunda sahip olduğu hakların farkında olmalı ve harekete geçerek şirketlerin ya da kurumların verileri rızaları olmadan saklamala- rına ya da kullanmalarına izin vermemeli. Vatandaşların haklarını aramak için öncelikle ilgili şirketin ya da kurumun veri sorumlusu- na yazılı olarak başvuru yapması gerekiyor. Veri sorumlusu başvuruda yer alan talepleri, talebin niteliğine göre en geç otuz gün için- de ücretsiz olarak sonuçlandırmak zorunda. Yazılı olarak cevap verilecekse, on sayfaya kadar başvuru ücreti alınamıyor. Veri sorum- lusu talebi kabul edebiliyor veya gerekçe- sini açıklayarak reddedebiliyor. Başvuruda yer alan talebin kabul edilmesi hâlinde, veri sorumlusunca gereği yapılmak durumunda. Vatandaşlar, veri sorumlusunun cevabını öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde Kurula şikâyet edebiliyor. Aynı zamanda veri sorumlusuna karşı doğrudan yargı yoluna giderek tazminat talebinde bulunabiliyor. KVKK sebebiyle para ve hapis cezalarıyla yüzleşmek durumunda kalan şirketlerin ya da kurumların son pişmanlığı fayda etmiyor. Kurulun verinin işlenmesinin veya verinin yurt Dijital Biz 22 Dijital Biz 23

Sayfa 24 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Haber Vatansever Bilişim, yenileşimci ve vizyoner yaklaşımla kamu ve özel sektörde iş yapan kurumlara önemli fırsatların kapısını aralı - yor. Satıştan insan kaynaklarına, üretimden finansa, iş süreçlerin - de kapsamlı dönüşümler yaparak şirketlerin verimlilik ve tasarruf hedeflerine ulaşmalarını sağlıyor. Dijital dönüşüm kavramının önemli bir bölümü, kurumların ve şirketlerin iş süreç - lerinin ve bu süreçlere ilişkin tüm veri - lerin dijital ortama taşınması ile ilgilidir. İş Süreçleri Yönetimi (BPM) tam olarak bunu gerçekleştirir. BPM, bir kuruluşun işini yaparken gerçekleştirdiği tüm eylem - lerin modellenmesi, otomatize edilmesi, yürütülmesi, optimize edilmesi, kontrolü ve raporlanmasını içeren bir disiplindir ve kuruluşun hedeflerini gerçekleştirmesine, işini daha iyi yapmasına, daha verimli olmasına, kuruluş içi ve dışındaki tüm paydaşlarla daha uyumlu çalışabilmesine olanak sağlar. Konuyla ilgili olarak Dijital Biz’e konuşan Vatansever Bilişim Direktörü Sema Va - tansever, “Global pazarda hızla yayılan e-dönüşüm, ülkemizde de hızlı bir ivme ile yükseliyor. Yenileşimci ve vizyoner yak - laşımla kamu ve özel sektörde iş yapan kurumlara önemli fırsatların kapısını aralı - yoruz. Satıştan insan kaynaklarına, üre - timden finansa, iş süreçlerinde kapsamlı dönüşümler yaparak şirketlerin verimlilik ve tasarruf hedeflerine ulaşmalarını sağ - lıyoruz. Böylelikle insanların e-dönüşüme bakış açısını değiştiriyoruz. Türkiye’de proje yapma deneyimlerine uygun olarak, ihtiyaç duyulan esneklik çerçevesinde kolay uygulanabilir çözümler sağlayarak müşteri memnuniyetini en üst seviyeye taşıyoruz,” dedi. BPM çözümleri kurumların ve şirketlerin ihtiyaçlarına göre kendi ortamlarında veya bulut tabanlı olabilir. Kuruluşların dijitalleşme çabalarına paralel olarak iş süreçlerinin bir bölümü ya da tamamı dijital platforma taşınmış olabilir. Burada BPM konusunda yanlış anlaşılmaması gereken bir noktaya dikkat çekmek isti - yoruz: BPM sadece bir yazılım değildir, bir disiplindir. Nasıl her işin kendine özgü gereklilikleri ve farklılıkları varsa, her kuru - luşun iş süreçleri yönetimi uyarlaması da kendine özgüdür. “Dijital Türkiye” hedefinde Vatansever Bili - şim’in önemli katma değerler yaratacağını vurgulayan Vatansever, “Bilgi ve iletişim teknolojileri pazarında Satış ve Sistem Entegratörü olarak hizmet veriyoruz. Yirmi yılı aşkın satış, pazarlama, kanal yönetimi deneyimimizi özgün yaklaşımımızla bir - leştirerek Türkiye ve yakın coğrafyada ilk tercih edilen bilişim şirketi olma hedefiyle faaliyetlerimize devam ediyoruz. BPM ala - nında da her kurum ve şirket özelinde ih - tiyaçlarını analiz ederek, dijital dönüşümü gerçekleştirecekleri platformu ve çözümle - ri uçtan uca anahtar teslimi olarak sunuyo - ruz,” şeklinde açıklamalarda bulundu. CIO’lar İş Süreçlerinde Dijital Dönüşüm ile Şirketlerini Geleceğe Taşıyor Dijital Biz 24 Dijital Biz 25

Sayfa 26 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Haber Rekabet Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ömer Torlak, “Büyük veri analizi ve uygulama için kapasite geliştirilmeli. Son kullanıcıları güçlendirmeyi, hak arama noktasında farkındalığın artma - sını önemsiyoruz. Gençlerin farkındalık sahibi olması, şirketlerin kendine çeki düzen vermesini ve bize gelecek dosya sayısının azalmasını da sağlayacaktır” dedi. KVKK Başkanı Prof. Dr. Faruk Bi - lir de sağlıklı bir rekabet ortamının en önemli şartlarından birinin kişisel veri güvenliği olduğunun altını çizdi. Ömer Torlak, rekabet hukuku ve kişisel verilerin korunması arasında sıkı bir ilişki olduğunu belirterek, Kişisel Verileri Ko - ruma Kurumu (KVKK) ile iş birliklerinin artarak devam edeceğini bildirdi. Torlak, KVKK tarafından düzenlenen “Çar - şamba Seminerleri” kapsamında “Dijital Ekonomi, Büyük Veri ve Rekabet” konulu konferans verdi. Ömer Torlak, rekabet otoritelerinin tüketi - cinin korunması noktasında makro ölçekte tedbirler aldığına dikkati çekti. Rekabet hukuku açısından dijital ekonomilerde öne çıkan konuları rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalar, birleşme-devralma dosyaları ve hâkim durumun kötüye kullanılması kapsamında değerlendirdiklerini aktaran Torlak, “Rekabete aykırı olan, pazarda hâkim durumda bulunmak değil, bu du - rumun kötüye kullanılması. İlgili pazarda rekabetin birleşme, devralma gibi yollarla kısıtlanmaması gerekiyor” değerlendirme - sinde bulundu. Dijital ekonomide veri işlemeye dikkat Torlak, şunları kaydetti: “Dijital ekonominin öne çıkan şirketlerinden Uber, kendine ait hiçbir taksisi olmadığı halde, dünyanın en büyük taksi şirketi. Bizim verdiğimiz dijital ayak izlerini kullanan Facebook, dünyanın hiçbir içerik üretmeyen en popüler sosyal medyası. Amazon, hiçbir sabit yatırımı olmayan dünyanın en değerli perakende - cisi Airbnb, dünyanın hiçbir gayrimenkulü olmayan en büyük konaklama sağlayıcısı konumunda. İlerleyen süreçte söz konusu dijital ekonomilerin sayısı artacaktır.” Büyük veri ve algoritmalar ile yapay zekâ kullanımının kaçınılmaz olduğuna deği - nen Torlak, piyasa dönüşümünün tüketici taleplerine göre yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Yapılacak düzenlemelerin ve - rimli, orantılı, tutarlı, esnek olması ge - rektiğini vurgulayarak, “Büyük veri analizi ve uygulama için kapasite geliştirilmeli. Son kullanıcıları güçlendirmeyi, hak ara - ma noktasında farkındalığın artmasını önemsiyoruz. Gençlerin farkındalık sahi - bi olması, şirketlerin kendine çeki düzen vermesini ve bize gelecek dosya sayısının azalmasını da sağlayacaktır” dedi. Sağlıklı rekabette kişisel veri güvenliği şart Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir ise konferansın, iki kurum arasındaki iş birliğinin ilk etkinliği olduğunu belirterek, ortak çalışmaların artarak devam edeceğini dile getirdi. Rekabet Kurumunun uzun yıllardır piya - salardaki rekabet ortamının tesisi, korun ması ve sürdürülebilir olması amacıyla faaliyetlerine devam eden, tüketici refahı - nı, ülke ekonomisinin verimliliğini gözeten bir kurum olduğunu ifade eden Bilir, şöyle konuştu: “Rekabetin olduğu, sağlıklı işleyen piyasa - ların varlığı ekonomimizin küresel rekabet gücünü arttırdığı gibi, kişisel verilerin ko - runması alanında mevzuat uyumluluğunun şirketlerimizin uluslararası rekabet gücünü arttıracağına da inanıyorum. Günümüzde şirketler, kişisel verileri işleyerek rakiple - rinin önüne geçebileceklerinin farkında. Teknolojik gelişmelerin, kişisel verilerin iş - lenmesini, aktarılmasını ve depolanmasını kolaylaştırmasıyla firmalar, kişisel verileri elde etmenin ne kadar önemli olduğunun bilincine vardılar. Ekonomilerin içinde bu - lunduğu dijital dönüşüm sürecinde veriler, ekonomik faaliyetin neredeyse en önemli girdisi haline geldi. Dolayısıyla günümüz - de veri temelli ekonominin oluştuğunu ve kişisel verilerin korunmasıyla veri temelli ekonomi arasında bir dengenin olduğunu söyleyebiliriz.” Sağlıklı Rekabet Ortamı için Kişisel Veri Güvenliği Şart Dijital Biz 26 Dijital Biz 27

Sayfa 28 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Haber Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ta - rafından Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda 3-4 Mayıs 2019 tarihlerinde İstanbul Kongre Mer - kezi’nde düzenlenen “Türkiye İnovas - yon Haftası” sona erdi. İki gün süren etkinlik boyunca katılımcılar, Shazam Kurucu Ortağı Chris Barton gibi alanın - da uzman konuşmacıların katıldığı ino - vasyon odaklı konferansları takip et - menin yanı sıra inovatif sergi ve atölye çalışmalarını da yakından görme fırsatı buldu. “Türkiye İnovasyon Haftası”, bu yıl ilk günü 20 bin 800 olmak üzere yaklaşık 40 bin kişinin katılımıyla bugü - ne kadarki en yüksek katılımcı sayısına ulaştı. TİM Başkanı İsmail Gülle, “Tür - kiye İhracatçılar Meclisi olarak düzen - lediğimiz bu etkinlik inovasyonun tek adresi olduğunu perçinledi. Her plat - formda dile getirdiğimiz ‘Dış Ticaret Fazlası Veren Türkiye’ hedefimize, ih - racatta rekorların kalıcı bir hale gelme - sine, ancak inovasyonu ve teknolojik dönüşümü üretimimize ve ihracatımıza entegre ederek elde edebiliriz” dedi. İnovasyon ekosisteminin en büyük buluşma- sı olan “Türkiye İnovasyon Haftası”nın son gününde Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Gençlik ve Spor Ba- kan Yardımcısı Halis Yunus Ersöz ve Ulaş- tırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan’ın katılımıyla “Darüş- şafaka İnovatif Gençliğe Katkı Ödül Töreni” düzenlendi. Törende konuşan Türkiye İhra- catçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, “İnovasyon Haftamıza, Sayın Cumhurbaşka- nımızın ve Bakanlarımızın teşrifleriyle, çok değerli konuşmacılar ve paneller ile start ver- dik. Muhteşem bir gün yaşadık. Salonlarımız, yenilik peşinde koşan arzulu gençlerimizle, firmalarımızla doldu taştı. Türkiye İhracatçı- lar Meclisi olarak düzenlediğimiz bu etkinlik, inovasyonun tek adresi olduğunu perçinledi. Her platformda dile getirdiğimiz, ‘Dış Ticaret Fazlası Veren Türkiye’ hedefimize, ihracatta rekorların kalıcı bir hale gelmesine, ancak inovasyonu ve teknolojik dönüşümü üreti- mimize ve ihracatımıza entegre ederek elde edebiliriz. Bugün bu salonu dolduran misafir- lerimizin TİM Başkanı: “Dış Ticaret Fazlası Veren Türkiye Hedefini İnovasyonla Elde Edebiliriz” önemli bir kısmının genç arkadaşlarımızdan, İnovaTİM ailemizden oluştuğunu görmek, son derece memnuniyet ve umut verici. Geleceğe uzanan yolu bugünden inşa etmek istiyorsak, gençlerimizin sürecin merkezinde yer alması hayati bir önem taşıyor. Çünkü geleceğe sizlerin dinamik ve yenilikçi bakış açıları ile ulaşabiliriz. Yeni hikayeleri sizlerin bitmek bitmeyen enerjileriniz ile yazabiliriz” dedi. Gülle: “Teknoloji ihraç eden bir ülke konu- muna gelmeliyiz” TİM Başkanı Gülle sözlerine şöyle devam etti: “Sayın Cumhurbaşkanımızın her mec- rada şöyle der: ‘Teknolojiye hâkim olmadan, bağımsızlığımızı sürdüremeyiz.’ Nitekim Türkiye olarak, veri üretiminden güvenliğine, savunma, sağlık, eğitim, bilişim teknolojile- rinden yapay zekaya kadar her alanda, kendi ayaklarımızın üzerinde durmak mecburiye- tindeyiz. Teknolojiye hakimiyet konusunda gereken önemi vermeli, teknolojiyi sadece kullanan değil, tasarlayan, üreten ve hatta ihraç eden bir ülke konumuna gelmeliyiz. Bu süreci de ülkeler arasındaki karşılıklı bağım- lılığın bilincinde, kazan – kazan prensibi ile kolektif bir şekilde yürütmeliyiz. “ Darüşşafaka İnovatif Gençliğe Katkı Ödü- lü sahibini buldu Darüşşafaka İnovatif Gençliğe Katkı Ödül Töreni’nde, yüksek mühendislik ve robotik başarılarıyla uluslararası alanda Türkiye’nin göğsünü kabartan Darüşşafaka Lisesi FRC Robot Kulübü ödül aldı. Türkiye’nin ilk robot kulübü unvanının sahibi olan ve bu yıl kuru- luşunun 10’uncu yılını kutlayan Darüşşafaka Robot Kulübü ‘Sultans of Türkiye’ adına ödü- lü takım üyeleri Aytek Aksu, Güller Yazgı Akata, Ahmet Burhan Yücel, Ahmet Utku Yılmaz, Ceren Ulusoy, Aysun Yıldız Yılmaz, Şevval Öztürk Dudunur Özdamar, Mert Ay- kutlu, Mutlu Demir ve Belsu Seyran aldı. İnovatif Gençliğe Katkı Özel Ödülleri verildi İnovaTİM’in uluslararası başarıya sahip dört proje takımı METU Formula Racing, ATAÜNİ Formula Racing, İTÜ APİS, İTÜ AUV Takımı öğrencilerine Türkiye İnovas - yon Haftası kapsamında İnovatif Gençliğe Katkı Özel ödülleri takdim edildi. Türki - ye’nin 72 ilindeki 150 üniversitede inovas - yonu odak noktasına alan 2 bin 920 kişilik dev bir aile olarak tanımlanan İnovaTİM’in yenilikçi öğrencileri uluslararası proje - ler üreterek yarışmalara katılıyor, Ar-Ge projeleri geliştiriyor, Türkiye’nin geleceğini oluşturacak liseli gençlere ülke genelinde gönüllü eğitimler veriyor. Shazam Kurucu Ortağı İstanbul’da ko - nuştu “Türkiye İnovasyon Haftası”nın son gü - nünde “Akıllı Şehirlerden Bilinçli Şehirle - re”, “Dijital Dönüşümden Üretim Dönüşü - müne: Sanayide Yeni Ufuklar”, “Uzayda Neler Oluyor?”, “İhracatın Yeni Rotası: Fiyat Rekabetinden Bilgi Rekabetine” ve “Finansta İnovasyon: Fintech ve Blokzincir Teknolojileri” başlıklı paneller düzenlene - rek inovasyonla ilgili son gelişmeler ele alındı. Panellerde Shazam Kurucu Ortağı Chris Barton, Human Works Kurucu Ortağı Fütürist Rudy de Waele, Nasa CIO Omar Hatamleh, Nasa Eski Roket Mühendisi Kevin J. Debruin ve Astrofizikçi Dr. Umut Yıldız gibi dünyada ve Türkiye’de alanında uzman isimler konuştu. Dijital Biz 28 Dijital Biz 29

Sayfa 30 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Haber Tüm dünyada meraklıları için özel bir etkinlik olan ve ilgiyle takip edilen drone yarışları Türkiye Şampiyonasının ilk etabı sona erdi. Türkiye’nin ilk havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST kapsa - mında düzenlenen Türkiye Drone Şampi - yonasının ilk etabı Mersin Anamur Antik Kentte 11-12 Mayıs 2019 tarihleri ara - sında gerçekleştirildi. Finalde birinciliği Özgürcan Özçelik, ikinciliği Berat Aktar, üçüncülüğü Cem Kösel kazanırken dör- düncülüğü ise Batu Erilkun elde etti. De - receye giren pilotlar 17-22 Eylül tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanın - da düzenlenecek TEKNOFEST 2019’un ev sahipliğindeki “ Dünya Drone Kupasın - da” ülkemizi temsil etmek için birinci etabı başarıyla tamamlamış oldular. Mersin Anamur Antik Kentin eşsiz güzelliği içinde özel olarak hazırlanan parkurda pilot lar tasarım ve montajlarını kendilerinin yaptığı araçlarla mücadele etti. Hız ve manevra kabi- liyeti yüksek; tamamen kullanıcının kumanda yeteneğine dayalı olarak tasarlanan araçla- rın yer aldığı Türkiye Drone Şampiyonasının birinci etap yarışlarına Türkiye’nin çeşitli illerin- den gelen 40 lisanslı pilot katıldı. Yarışlarda dereceye giren pilotlar uluslararası organizas- yonlarda Türkiye’yi temsil edecekler. Şampiyonlar Teknofest 2019’da Düzenle- necek Dünya Drone Kupasında Yarışacak İlk etabı Mersin Anamur Antik Kentte yapılan Türkiye Drone Şampiyonasının diğer etapları yine Türkiye’nin tarihi ve doğal güzel- likleriyle ünlü şehirlerinde yapılacak. Final yarışları ise İstanbul’da gerçekleştirilecek. Zorlu etaplarda, kabiliyetlerini sergileyerek Türkiye Şampiyonu olan pilotlar 17-22 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek Türkiye’nin ilk havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’teki Dünya Drone Kupasında yarışacaklar. Türkiye Hava Sporları Federasyonu onayı, Drone Yarışçıları Spor Kulübü Derneği ve Pilot Event iş birliği ile Anamur Kaymakamlığı, Mersin Büyükşehir Belediyesi, Anamur Beledi- yesi, Anamur Spor İlçe Müdürlüğü ve Tapu Kadastro Müdürlüğü destekleri ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı, Baykar ve Türk Hava Yolları Sponsorluğunda Mersin- Anamur Antik Kentte düzenlenen drone yarışları Mersinlilere heyecan dolu bir hafta sonu yaşattı. Türkiye Drone Şampiyonası Sona Erdi Dijital Biz 30 Dijital Biz 31

Sayfa 32 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Haber Dünya devi Microsoft’un sponsorlu- ğunda, Ankara’nın ilk teknoloji fuarı I-TECH Teknoloji Kongre ve Fuarı, 14-15-16 Haziran tarihlerinde gerçek- leşecek. Başkentin ilk teknoloji fuarı I-TECH, 14-15-16 Haziran tarihlerinde Ankara Üniversitesi’nde gerçekleşecek. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Ankara Ticaret Odası’nın destek- leri ve Ankara Üniversitesi Akıllı Sistemler ve Teknolojiler Uygulama ve Araştırma Merkezi (ASTAM) işbirliğiyle gerçekleştirilecek olan I- TECH, milyonların takip ettiği Youtuber Orkun Işıtmak’ı ağırlayacak. Teknolojinin En’leri Ödülleri’ne ve Ankara’nın En Büyük Cosplay Yarışması’na ev sahipliği yapacak olan I-TECH’te, Sanal ve Artırılmış Gerçeklik, Yapay Zekâ, Robotik, Internet of Things, Drone, E-Spor, E-Müzik, Evde Eğlen- ce, 3D Yazıcılar, Oyun Ekipmanları, Start-up, Melek Yatırımcılar, Mobil Aplikasyon Sistem- leri, Uyku Teknolojisi’nin profesyonelleri dene- yimlerini ve ürünlerini katılımcılarla paylaşa cak. Uyku Teknolojisi alanında “Uyku Terapi Seansları” esnasında kullanılan teknoloji - ler ve cihazlar ile birlikte dünyanın en önde gelen firmalarının “Uyku Terapi” ürünleri I-TECH’te olacak. Yapay Zekâ’da Dünya Liderleri I- TECH’te Robotik teknolojilerde, en gelişmiş teknolo - jilerle çağın ihtiyaçlarına farklı ve özgün çözümler üretmek üzere kurulan şirketler, özellikle gelişme çağlarındaki çocuklar için robotik kitlerle eğitim alanında faaliyet gösteren markalar fuarın dikkat çeken alanları arasında yer alıyor. Robotik Süreç Otomasyonu ve Yapay Zekâ konusunda dünyanın lider yazılım şirketleri “Robotik Süreç Otomasyonu” çözümlerini ve dikkat çekici yetkinliklerini fuarda sergileyecek. Fuarın ana sponsoru olan dünya devi “Microsoft”un yapay zekâ teknolojileri ile birlikte, en sevilen oyunları dünyanın en güçlü konsollarında oynama imkanı veren eğlence konsolu Xbox’ın son trendleri, Ankara’nın en büyük “Cosplay” etkinliğinde fuar katılımcılarını tüm nesillerin yaşadığı oyun deneyimini yaşamaya davet edecek. Yatırımcılar ve Uzmanlar Bir Arada Teknoloji sektörünün bir araya geleceği I-TECH ayrıca, uzman araştırmacı ve aka - demisyenleri, Start-up’ları, küresel ve yerel sektör liderlerini, Kalkınma Ajansları, Tek - noparkları, yatırımcıları, teknolojik kanaat önderlerini ve sosyal medya fenomenlerini ağırlayacak. Katılımcı markaların ürün ve teknolojilerini doğrudan tanıtma imkanı bulacağı I-TECH’te yeni iş birlikleri köprüsü kurulur - ken, geleceğe yön verecek fikir ve ürün - lere sponsorluk fırsatları doğacak. Ziya - retçilerin teknolojik inovasyonları birebir deneyimleme imkanı bulacağı I-TECH’te interaktif söyleşiler gerçekleşirken katılım - cılar teknolojiye yön veren liderlerin başarı hikayelerini dinleyebilecek. Türkiye’nin küresel bir ‘İleri Teknoloji Üssü’ olma vizyo - nu ile düzenlenen I-TECH, renkli teknolojik şovlara ev sahipliği yapacak. Orkun Işıtmak I-TECH Ankara’da I-TECH, milyonlarca takipçisi bulunan ROYAL YOUTH gibi Türkiye’nin en büyük E-Sports takımlarını ağırlayacak, profes - yonel takımlar eşliğinde oynanan League of Legends turnuvalarında “ FRİG KUPASI ” sahibini bulacak. I-TECH’te sosyal medyanın, yapay zekâ - nın, E-music, E-sports, Gaming, Console Gaming ve Robotics’in önemli isimleri ziya - retçilere deneyimlerini aktarırken kablosuz teknolojilerden drone’lara, sanal gerçek likten 3D yazıcılara, otonom araçlardan sensör teknolojisine kadar ürünler sunan katılımcılar yer alacak, global trendler keş - fedilebilecek. Dijital Biz Dergisi ’nin de “ Medya Spon - soru” olduğu HHB Expo tarafından düzen - lenen I-TECH Fuarı’nı destekleyen kurum - lar arasında Bilişimciler, BİLİŞİM GRUBU, ATO, Ankara Kalkınma Ajansı, BTK, TBV, TÜBİTAK, DEİK, ASO, TÜBİSAD, ETİD, TESİD, Digital Europe, Consumer Tech - nology Association, MMA, WITSA, EITO, ITOCA ve Ankara Üniversitesi yer alıyor. Yapay Zekâ’nın Son Trendleri I-TECH’te Görücüye Çıkıyor Dijital Biz 32 Dijital Biz 33

Sayfa 34 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Yazar Av. Arb. Murat KEÇECİLER Keçeciler & Partners Kurucu Ortak Dipnot: Uber bugün mevcut bir ihtiyaca hızlı, basit ve kaliteli bir çözüm sunmaktadır. Ancak yaptığı yatırımlar ile gelecekte de şehir içi ulaşım hizmetlerinde yer alması muhte- meldir. Peki ya sarı taksiler? Teknolojik Dönüşümden Kaçmak Mümkün mü? Dünya dijital bir devrimi yaşıyor diyenlerin çoğunlukta olduğu günümüzde teknolojinin üreti- cisi olmasanız bile teknolojinin sunduğu imkânlardan mahrum kalmak pek de mümkün gö- zükmemekte. Gerçekten de günümüzde bu gelişim ve dönü- şümün etkilemediği bir alan yok gibidir. Sağlıktan eğitime, tarımdan sanayiye kadar hemen hemen tüm iş kollarında teknolojinin kullanımı artmakta ve süreçlerin büyük kısmında dijital yenilikler etkileri göstermektedir. Bugün artık büyük tarım kuruluşlarında robot toplayıcıların hasat za- manı işlemlerinde kullanılması başlanmış ve her geçen gün yaygınlaşmaları da beklenmek- tedir. Çok değil 2020 yıllarda trafikte otonom sürücüsüz araçların yer almaları ve yaygınlık kazanma- ları çok muhtemeldir. Eğitim ku- rumlarında artırılmış gerçeklik kullanımı ile birçok yeni eğitim metodu kullanılmaya başlan- mıştır. VR ve artırılmış gerçeklik Alzhe- imer ve Demans gibi bilişsel ka- yıp kaynaklı hastalıkların teşhis ve tedavisinde tıbbı otoriteler için farklı fikirler vermeye baş- lamıştır. Son günlerde İngiltere ve Japonya’da VR teknolojisi ile bu hastaların geçmişlerinden bir zamanı anımsatma ve canlan- dırma için çalışmalar yapılmış ve hastalar üzerinde olumlu so- nuçlar alındığına ilişkin bulgular paylaşılmıştır. Mikro robotların hassas damar hastalıklarındaki ameliyatlarda cerrahlara destek olmaları standart bir protokol haline gelmiştir. Bu değişim, teknolojinin doğru- dan ve yaygın olarak kullanıl- masının yanı sıra, klasik ticari süreçlerin teknoloji ile destek- lenmesi yoluyla da gerçekleş- mektedir. Airbnb veya Uber gibi şirketler esasında çok klasik ve standart olan iş süreçlerinin tek- noloji ile desteklenmesi ile nasıl yeni bir boyut kazanmasına en güzel örneklerdir. Her iki örnekte de teknoloji doğrudan bir etken değildir. Airbnb’nin fikir sahipleri çok kla- sik olan bir gayrimenkul kirala- ma sürecini, teknolojinin verdiği imkânlardan faydalanarak yeni bir iş yapış süreci ile destekle- miş ve sektörde önemli bir fark yaratmıştır. Airbnb kurucularının ortaya koyduğu fikir çok parlak veya daha önce düşünülmemiş bir fikir olmadığı çok açıktır. An- cak Airbnb’nin başarısı teknolo- jinin sunduğu imkân ve olanak- ları doğru iş fikri ile birleştirmesi sayesinde mümkün olmuştur. Şehir içi ulaşımında taksilere alternatif olarak, kişilerin kendi şahsi araçları ile hizmet verme- leri geçmişi çok eskiye dayanan bir iş modelidir. Uber, bu klasik ulaşım alternatifini, teknolojinin verdiği imkânlar ile yeni bir iş modeline çevirmiştir. Dünyada 63 ülkede, 700’den fazla şehir- de günde 15 milyondan fazla insana hizmet veren bir siste- mi, teknolojinin sunduğu im- kânlar olmaksızın geliştirmeniz çokta mümkün değildir. Peki, bu teknolojik değişim ve dönüşümden uzak durmak mümkün mü? Gerçekten de teknolojinin hemen hemen tüm süreçlerde yer alması insanlık açısından kaygı verici bir boyu- ta ulaşabilir mi? Bu dijital dönü- şüm ile biz insanlar gerçekten işsiz mi kalacağız? Yukarıda sayılan soruların ben- zerlerinin 18 yy. ortasında da sıklıkla dile getirildiğini söyle- meliyim. Buhar gücüne dayalı ilk sanayi devrimi gerçekleş- tiğinde de birçok ülkede top- lumsal kesimler bu tartışmaları yapmışlardır. Hatta İngiltere’de el dokumacılığı yapan Ludditler örgütlenerek 18 yy. başlarında işlerini ellerinden alan makine- lere şiddet kullanmak da dahil birçok yöntemle savaş açmışlar ama sonuçta başarısız olmuş- lardır. Sanayi devriminin insanların toplumsal ve ekonomik ilişkileri- ni değiştirdiği açıktır. Ancak, ki- şilerin gündelik hayatlarında bu kadar yer tutan ve sahiplenilen teknolojik değişimin geri çevril- mesi mümkün müdür? Geçmiş sanayi devrimlerinin toplumsal çalkantılara ve huzursuzluklara yol açtıkları aşikârdır. Ancak, bu tepki ve karşı çıkışların hiçbirisi de bu değişim ve dönüşümü durduramamıştır. Bugün de dün de sanayi dev- rimi insanlığın kat etiği bilimsel ve bilişsel gelişimin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Dün de bugün de bu değişim ve dönüşüm gündelik ihtiyaçlara ve taleplere karşılık gelmekte- dir. Türkiye’nin Ludditleri Sarı Taksiler Günümüzde turizm ülkeler için önemli bir döviz kaynağı haline gelmiştir. Devletler kendi ülke- lerine gelen ziyaretçi sayısını artırmak için ciddi rekabet için- dedirler. Bugün artık turizm kav- ramı da gelişmekte ve çeşitlen- mektedir. Tematik turların yanı sıra; Booking, Airbnb, vb. uygu- lamalar ile bireylerin bağımsız ve kişiselleştirilmiş tur ve gezi programlarını tercih etmesi her geçen gün artmaktadır. Halen otel rezervasyonlarının önemli bir kısmı tur şirketleri üzerinden yapılmasına rağmen doğrudan veya dolaylı şekilde yapılan on- line rezervasyonlar oteller için önemli misafir kapısıdır. Kişiselleştirilmiş turların artışı ile turistler gittikleri şehirlerde yerel lisan da bilmemelerinin etkisi ile en zorlandıkları konu yerel taksi hizmetleri olmaktadır. Taksi- metrenin doğru çalışıp çalış- madığından, araç sürücüsünün sizi ekstra ücret almak adına şehirde anlamsız gezdirip gez- dirmediğine kadar tonla soru işareti ile o araçlarda seyahat edersiniz. Buna ek olarak sürü- cünün güvenilir olup olmadığı, yaşanması muhtemel bir adli vakayla karşılaşma endişesi de eklendiğinde taksi seyahati gezginler ve turistler için kâbus haline gelmektedir. Bu anlamda Uber kişiselleştirilmiş turları ter- cih edenler başta olmak üzere turistler için büyük bir kolaylık sunmaktadır. Bu imkân nede- niyledir ki şirket her geçen gün kullanıcı sayısını ve elde ettiği gelirini artırmaktadır. Bu satırları kaleme aldığım es- nada ablam ile bayram tatilinde kendi belirlediğimiz bir program ile Ukranya’nın farklı kentleri- ni gezmekteyim ve Uber’in bu ülkede hizmet veriyor olması benim için büyük bir kolaylık sağlamış durumda. Daha önce yaptığım yurt dışı seyahatlerim- de de birçok kez kullandığım bu hizmeti artık Türkiye’de sarı taksi- ler tarafından yürütülen eylemler sonucunda sınırlandırmış şekilde kullanacak olacağımı öğrendi- ğimde aklıma dokuma makinele- rine direnen İngiliz el dokumacı- ları geldi. Uber yaptığı yatırımlar ile sürü- cüsüz araç hizmeti sektöründe de yer almak konusunda önemli bir çalışmanın içindedir. Şirket teknolojik alt yapılı iş modelini doğrudan teknoloji kullanımlı bir konuma evirmek için yatırım- larına devam etmektedir. Uber bugün mevcut bir ihtiyaca hızlı, basit ve kaliteli bir çözüm sun- maktadır. Ancak yaptığı yatırımlar ile gelecekte de şehir içi ulaşım hizmetlerinde yer alması muhte- meldir. Peki ya sarı taksiler? Dijital Biz 34 Dijital Biz 35

Sayfa 36 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Haber Uluslararası danışmanlık ve denetim şirketi EY’nin (Ernst & Young) Yapay Zekâ Araştırması’na göre; ABD’li CEO ve iş dünyası liderleri bu yıl yapay zekâya yatırım yapacak. An- cak araştırmaya katılanların yaklaşık yarısı Çin’i ABD’de yapay zekânın gelişimi karşısındaki en büyük engel olarak görüyor. Dünyanın lider danışmanlık ve denetim şirket- lerinden EY, (Ernst & Young) ABD’li 500 CEO ve iş dünyası lideri ile yapılan görüşmeler sonucu oluşturulan Yapay Zekâ Araştırma- sı’nın sonuçlarını açıkladı. Araştırma sonuçla- rına göre; ABD’li üst düzey yöneticilerin %85’i teknolojiye duyduğu güvenin yükseldiğini ve yapay zekâ konusunda iyimser olduğunu ifade ediyor. Katılımcıların %87’si ise şirketinin 2019 yılında yapay zekâya yatırım yapacağını belirtiyor. CEO’lar ABD’nin yapay zekâ yarışında Çin’in gerisinde kalacağından endişeli Araştırma sonuçları, ABD’li CEO’ların yapay zekâ konusunda iyimser bir tutum sergilemelerine rağmen ABD’nin küresel yapay zekâ yarışında Çin’in gerisinde ka - lacağından endişe duyduklarına işaret edi - yor. Yöneticilerin yarısından fazlası (%52) ABD’nin küresel yapay zekâ yarışını önde götürdüğünü belirtirken, %50’si en iyi uzun vadeli yapay zekâ stratejisine ABD’nin sahip olduğunu ifade ediyor. Öte yandan yöneticilerin %47’si ise Çin’i ABD’de yapay zekânın gelişimi karşısındaki en büyük engel olarak gördüğünü dile getiriyor. Kamu-özel sektör iş birlikleri yapay zekânın büyümeyi teşvik etmesini sağ - layacak EY Orta, Doğu, Güneydoğu Avrupa ve Orta Asya (CESA) Gelişmekte Olan Tek - nolojiler Danışmanlık Hizmetleri Lideri Alper Karaçar , konu ile ilgili şu değer- lendirmede bulundu: “CEO’lar ve yönetim kurullarının teknolojinin şirketler üzerinde - ki gerçek etkisini görmesiyle birlikte yapay zekâya ilginin yükseldiğini gözlemliyoruz. Büyüme ve verimlilik odaklı bu ilgi, şirketlerin yapay zekânın benim senmesinde küresel bir yarışa girmesine neden oldu. Önümüzde - ki dönemde yapay zekâ konusunda rekabet avantajına sahip olmayı hedefleyen şirket - lerin yapay zekâ odaklı eğitim programları hayata geçirmeleri önem taşıyor. Bununla birlikte kamu ve özel sektör arasında ger - çekleştirilecek iş birlikleri de yapay zekânın büyümeyi teşvik etmesini sağlayacaktır.” Yapay zekâ dönüşümünde gelecek 3 yıl kritik Araştırmaya katılan yöneticilerin %82’si yapay zekânın şirketlerini gelecek üç yıl içerisinde önemli bir ölçüde dönüştürece - ğini öngörüyor. Yapay zekânın güvenirlik, tutarlılık ve süreklilik alanlarında şirketlerin ve çalışanların performansını yükseltmesi bekleniyor. CEO’ların 2019 Yatırım Gündeminde Yapay Zekâ Var Dijital Biz 36 Dijital Biz 37

Sayfa 38 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Haber DHL Express ve EHang’in Çin’de baş- lattığı stratejik ortaklık, lojistikte büyük bir yeniliği hayata geçiriyor. Tam oto- matik yükleme ve indirmeyi içeren dro- ne ile teslimat çözümü, daha az enerji tüketimiyle verimliliği artırıp maliyetleri düşürecek. Önümüzdeki dönemde çö- zümün kapıya teslimat noktasında daha da geliştirilmesi hedefleniyor. Dünyanın lider uluslararası hızlı taşımacılığı hizmet sağlayıcısı DHL Express ile önde gel- en akıllı otonom hava aracı üreticisi EHang stratejik bir ortaklığa imza attı. Çin’in büyük şehirlerinde kapıya teslimat konusunda yaşanan zorlukların üstesinden tam otomatik ve akıllı drone’larla gelmeyi mümkün kılan ortaklık kapsamında DHL ülkenin drone ile teslimat hizmeti veren ilk uluslararası hızlı hava taşımacılığı şirketi oldu. Teslimat süresi 40 dakikadan 8 dakikaya indi İlk etapta bir DHL müşterisi için DHL Liao- bu, Dongguan hizmet merkezi ile müşterinin tesisleri arasında özel bir rota oluşturuldu. EHang’in yeni piyasaya sürdüğü Falcon serisi İHA’ların akıllı otomasyon kabiliyeti ve güvenliği sayesinde, şehir trafiği ve yolların karışıklığı gibi sorunların üstesinden gelinmiş oluyor. Tek taraflı teslimat süresini 40 daki- kadan 8 dakikaya indiren sistem, teslimat başına maliyeti yüzde 80’lere varan oranda azaltırken, karayolu taşımacılığına göre daha az enerji tüketilmesini ve karbon ayak izinin küçülmesini sağlıyor. Şehir içinde zamanında teslimat için etkili çözüm Akıllı drone ile teslimat çözümü DHL’in tesli- mat kapasitesini geliştirirken, lojistik sektörü- ne getireceği yeni müşteri deneyimi ile sür- dürülebilir büyüme ve ekonomiye katkı için yeni fırsatlar doğuracak. Çin’de son kullanıcı- ya hizmet veren işletmelerin (B2C) ve adrese teslim uygulamasının yaygınlaşma- sıyla birlikte teslimat hizmetlerinde drone’la- rın kullanılması, özellikle şehir içinde kapıya teslim uygulamalarında giderek artan zama- nında teslimat taleplerini karşılamak açısın- dan önemli bir çözüm olarak dikkat çekiyor. Sefer başına 5 kilogram taşıma kapasitesi Dört kolunda sekiz pervanesi bulunan EHang Falcon, akıllı ve güvenli uçuş kontrol mo- düllerinin yanı sıra yedek sistemleriyle uçuş emniyetini ön plana çıkarıyor. Dikey kalkış ve iniş, hassas GPS ve görsel tanımlama sistemleri, akıllı uçuş rotası planlama, tam otomatik uçuş ve canlı ağ bağlantısı gibi özelliklere sahip. Sefer başına 5 kilograma kadar yük taşıyabilen drone’lar, tam otomatik ve akıllı çözümler olarak sevk edilen ürünün otonom bir şekilde yüklenmesini ve indiril- mesini sağlayan akıllı istasyonlar arasında sefer yapıyor. Ekspres gönderilerin ayrılma- sı, taranması ve depolanması gibi otomatik süreçlerle bağlantılı olan istasyonlar, yüz tanıma ve kimlik tarama gibi fonksiyonları da yerine getirecek. Çin’de Drone ile Tam Otomatik ve Akıllı Dağıtım Hizmeti Başladı Dijital Biz 38 Dijital Biz 39

Sayfa 40 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Haber Otonom araçlar dünyasında Agility Robotics ile birlikte Ar-Ge çalışma- ları gerçekleştiren Ford, bu dünyayı derinden etkileyecek keşiflere imza atıyor. Digit isimli, sadece insan gibi görünmekle kalmayıp insan gibi de yürüyen robot, otonom teslimat robotları dünyasında çığır açan özel- liklere sahip. Online alışverişin her geçen gün daha da arttı- ğı dünyamızda, otonom teslimat robotları artık ismini çok sık duyduğumuz teknolojik bir ürün haline geldi. Global trendleri sadece yakından izlemekle kalmayıp bu trendlere şekil de veren Ford, Agility Robotics ile yürüttüğü Ar-Ge çalışmalarının sonucu olan Digit isimli akıllı robotu görücüye çıkarttı. İnsan gibi görünen 2 bacaklı Digit’in özel - likle merdiven inip çıkma performansı uzmanları büyüledi. Uzmanlar, bu perfor - mans sayesinde Digit’in rakiplerinin bir adım önünde olduğu yönünde hemfikir. Hafif bir malzemeden üretilen sadece 20 kg. ağırlığındaki robot, engebeli arazilerde rahat biçimde yürüyebiliyor ve engelleri dengesi bozulmadan aşabiliyor. Otonom teslimat robotları için hayati olan bu özel - liğin yanı sıra, Digit benzersiz bir tasarı - ma da sahip ve kendi kendine katlanarak oldukça küçük bir hacme ulaşabiliyor. Otonom robot, teslimat yapılacak olan evin önüne kadar nereye gitmesi gerektiğini ve oraya nasıl gidileceği bilgisi ile donatılmış olan sürücüsüz bir araç tarafından taşı - nıyor. Son noktaya ulaşıldığında araçtan inen robota ihtiyaç duyacağı tüm bilgi kab - losuz olarak iletiliyor. Ford Araştırma, Mühendislik ve Teknolo - ji’den Sorumlu Başkan Yardımcısı Dr. Ken Washington, Digit’le ilgili olarak “Işık ve mesafe sensörü LİDAR ve stereo kamera - larla donatılmış olan Digit, temel senaryo - lar dahilinde engelleri aşarak araçtan paketi bırakacağı kapı önüne kadar rahatlıkla ula- şacak kapasiteye sahip. Agility ile iş birliğimiz sayesinde, Digit’in sürücüsüz araçlarla en iyi şekilde nasıl çalışacağını ve bu yeni teslimat metodunu geleceğe daha iyi biçimde taşıma- nın yollarını bulmak için durmaksızın çalışı- yoruz,” dedi. Otonom Teslimat Robotu İnsan Gibi Yürüyor Dijital Biz 40 Dijital Biz 41

Sayfa 42 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Haber Teknoloji alanında bir devrim olarak gösterilen kuantum bilgisayarlar, yara- tacakları etkilerle yeni bir çağ başlatı- yor. Dünyada 500 milyondan fazla kul- lanıcıyı koruyan Bitdefender Antivirüs’e göre hızın, gücün ve siber güvenliğin mimarisinde pay sahibi olacak kuantum bilgisayarlar, en iyi şifreleme teknikle- rini hızlı bir şekilde aşması nedeniyle hackerler tarafından kullanıldığında ciddi problemlere yol açabilir. Bu yılın başlarında IBM tarafından piyasaya sürülen ‘Q System One’ ile ticari uygulanabi- lirliği ortaya çıkan kuantum hesaplama, siber güvenlikte yeni bir dönem başlatıyor. Dünyada 500 milyondan fazla kullanıcıyı koruyan Bitde- fender Antivirüs’e göre, belirli güvenlik alanları üzerinde derin etkileri olacak kuantum bilgisa- yarlar, siber güvenlikte birçok şeyin değişme- sine neden olabilir. Siber Güvenlikte Yeni Katman Kuantum Şifreleme Geleneksel eski moda dijital bilgisayarlar, ikili sisteme göre kodlanmış veriler üzerinde çalı- şırken, yeni nesil bilgisayar olarak ortaya çı- kan kuantum bilgisayarlar ise “Qubit” yani ku- antum bitleri üzerinde çalışıyor. Birçok olasılık algoritmasını içerisinde barındıran kuantum bilgisayarların gücünün ve hızının geleneksel bilgisayarlara göre çok farklı olduğunu belirten Bitdefender Antivirüs, karmaşık sorunları gele- neksel bilgisayarlara göre çok daha hızlı çöze- bilecek olan kuantum bilgisayarların şirketlere avantaj sağladığını belirtirken, en iyi şifreleme tekniklerini hızlı bir şekilde aşması nedeniyle de hackerlerin kullanması durumunda tehlike yaratabileceği uyarısında bulunuyor. Bu nedenlerden dolayı geliştirilen kuantum bilgisayarlar, sonlu alan şifrelemesi, eliptik eğri şifrelemesi ve RSA gibi ortak anahtar İnsan gibi görünen 2 bacaklı Digit’in özel - likle merdiven inip çıkma performansı uzmanları büyüledi. Uzmanlar, bu perfor - mans sayesinde Digit’in rakiplerinin bir adım önünde olduğu yönünde hemfikir. Hafif bir malzemeden üretilen sadece 20 kg. ağırlığındaki robot, engebeli arazilerde rahat biçimde yürüyebiliyor ve engelleri dengesi bozulmadan aşabiliyor. Otonom teslimat robotları için hayati olan bu özel - liğin yanı sıra, Digit benzersiz bir tasarı - ma da sahip ve kendi kendine katlanarak oldukça küçük bir hacme ulaşabiliyor. Otonom robot, teslimat yapılacak olan evin önüne kadar nereye gitmesi gerektiğini ve oraya nasıl gidileceği bilgisi ile donatılmış olan sürücüsüz bir araç tarafından taşı - nıyor. Son noktaya ulaşıldığında araçtan inen robota ihtiyaç duyacağı tüm bilgi kab - losuz olarak iletiliyor. şifrelemelerde kullanılan geçerli algoritma - ları kolayca kırabilir. Bununla birlikte AES gibi simetrik anahtar algoritmalarının kuan - tum saldırılarına karşı savunulabilir olması için daha büyük şifrelemelere ihtiyaç duyu - lacağını da belirten Bitdefender Antivirüs, depolama şifrelemesi ve dijital imzalar gibi ortak anahtar şifrelemesine dayanan unsurlar için yeni bir katman oluşturularak kuantum şifrelemenin uygulanması gerekti - ğini vurguluyor. Kuantum Bilgisayarlar İçin Geliştirilen Şifreleme Çözümleri Sağladığı birçok avantaja karşın şifrele - meler üzerinde yıkıcı özelliği olan kuantum hesaplamalarına karşı önemli çözümler arandığını belirten Bitdefender Antivirüs, ABD Ulusal Bilim ve Teknoloji Enstitü - sü’nün (NIST) yayınladığı rapora dayana - rak kuantum hesaplamalara karşı direnç gösterebilecek şifreleme yöntemlerini sıralıyor. 1. Kafes Tabanlı Şifreleme : Kafes taban - lı şifre oluşturma algoritmalarının çoğu - nun nispeten basit, verimli ve son derece paralelleştirilebilir şifrelemeler olduğunu belirten Bitdefender Antivirüs, kuantum hesaplama sonrası şifreleme yöntemlerin - de geliştirilebilmeye en uygun şifrelemenin kafes tabanlı şifreleme olduğunu vurgulu - yor. 2. Kod Tabanlı Şifreleme : 1978 yılında ortaya çıkarılmasından sonra bozulmayan kod tabanlı şifreleme hızlı olsa da ilkel temelli kodların sorun yaratabileceği öngö - rülüyor. 3. Çok Değişkenli Polinom Şifreleme :Çok değişkenli polinom sistemlerinin sonlu alanlar üzerinde çözülmesinin zorluğuna dayanan bu şifreleme sistemi, son birkaç on yılda çoğu kez kırılmalara neden olsa da tarihsel olarak dijital imzalara bir yakla - şım olarak başarılı bulunuyor. 4. Karma tabanlı İmzalar : Karma tabanlı imzaların karma işlevleri kullanılarak oluş - turulan dijital imzalar olduğunu belirten Bitdefender Antivirüs, kuantum saldırıları - na karşı güvenlikleri iyi anlaşılan karma ta - banlı imzaların dezavantajlarından birinin, yalnızca sınırlı sayıda imza üretebilmeleri olduğunu ve imza sayısının etkin bir şekil - de sınırsız olmasının aynı zamanda imza boyutunu da arttırabileceğini dile getiriyor. Quantum Bilgisayarlar Hacker’ların Eline Geçerse Ne Olur? Dijital Biz 42 Dijital Biz 43

Sayfa 44 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Haber İki yıl önce 2017’nin Mayıs ayında 150 ülkedeki 200 bin bilgisayarı etkileyen tarihin en büyük küresel fidye saldırısı meydana geldi. Antivirüs yazılım ku - ruluşu ESET, çeşitli ülkelerdeki kamu, endüstri ve sağlık sistemlerini etkileyen WannaCry saldırısını hatırlatırken, şimdi nerede olduğumuzu mercek altına aldı. Özellikle sağlık sitemlerindeki dijitalleş - menin son iki yılda hızlandığına dikkat çeken ESET, medikal kayıtların kara bor - sada kredi kartı numaralarından 10 kat daha değerli olduğunu aktardı. Tam olarak 12 Mayıs 2017 tarihinde Wan - naCry fidye yazılımı saldırısı meydana geldi. ‘EternalBlue’ adı verilen ve güncel - lenmemiş sistemlerden faydalanan bir gü - venlik açığı sonucunda gerçekleştirilen sal - dırı, verileri şifreleyip fidye talep ederek eşi benzeri görülmemiş tahribata neden oldu. İngiltere’de Ulusal Sağlık Servisi (NHS) durma noktasına geldi, ameliyatlar yapıla - madı. İspanya telekom sektörü durakladı, Fransa’da otomotiv şirketleri üretimlerine ara verdi, global lojistik şirketlerinin sistem - leri aksadı. Saldırıdan 2 yıl sonra… Bugün WannaCry saldırısından 24 ay sonra tüm dünyaya baktığımızda, sağlık sistem- lerinin Avrupa, Amerika ve Asya Pasifik böl- gesinde hızla dijitalleşmeye devam ettiğini görüyoruz. İngiltere’nin bazı bölgelerinde video arama yoluyla ücretsiz olarak sağlanan genel pratik teşhislerden, ABD’deki yapay zekâ tabanlı onkolojik analiz taramalarına; Avusturya ve Almanya’daki dijital tedavi ve bazı uzuvların üç boyutlu yazıcılarla üretimine ve hatta Estonya’daki medikal kayıtların toplu olarak dijitalleştirilmesine kadar uzanan pek çok örnekte, bu durumun ne denli yaygınlaştı- ğı görülüyor. Medikal kayıtlar, kredi kartı numaralarından daha değerli Antivirüs ve internet güvenliği kuruluşu ESET’e göre bu ilerlemeler sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırarak hastalar için daha olum- lu sonuçlar elde edilmesini sağlasa da her dijital sistem gibi aynı zamanda kötü amaçlı saldırı riski altında. Medikal kayıtların kara borsada kredi kartı numaralarından 10 kat daha değerli olduğu göz önünde bulundurul- duğunda, durumun ciddiyeti anlaşılıyor. Kötü amaçlı aktörlerin kişisel çıkarları için medikal kimliklerin peşinde olduklarını biliyoruz. Bu nedenle, hepimizin kendi kişisel dijital ekip- manlarımızı ve faaliyet gösterdikleri sistemleri korumak için gerekli adımları atmamız her zamankinden daha önem taşıyor. Güvenliğinize sahip çıkın WannaCry hafızalardan silindikçe, halkın sağlık sistemlerine yönelik risklerin orta - dan kalktığına olan inancı güçlenebilir, ancak herkesin kendi dijital kimliğine sahip çıkmasına ihtiyacımız var. ESET, her gün tespit ederek engellediği yüz milyonlarca girişim sonucu bu riskin oldukça gerçek olduğunu tüm detaylarıyla görüyor. Binler - ce kişinin hayatını riske atan bu iki yıllık yıldönümü de dijital sağlığımızı korumanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. ESET’liler saldırıdan etkilenmedi WannaCry saldırısı meydana geldiğinde, ESET kullanıcıları korunmaktaydı. ESET’in ödüllü siber güvenlik araştırmacıları, her gün korunan 100 milyonun üzerindeki uç noktadan toplanmış bilgilerle birlikte; In - terpol, FBI ve diğer uluslararası güvenlik güçleriyle yürütülen iş birliklerinden elde edilen verileri analiz ediyorlar. ESET teknolojisi WannaCry zararlı yazılı - mını giriş seviyesinde engelleyerek yayıl - masını önledi. Ne yapmalı? ESET araştırmacıları WannaCry’ı da hatır - layarak, güvenli dijital hayat için şu öneri - lerde bulundu: • En son Windows işletim sistemi güncelle - meleri ve yamalarını yükleyin. • Güncel ve proaktif bir güvenlik yazılımı kullanın. • Tanımadığınız kişilerden gelen e-posta - lardaki ekleri hemen açmayın. Ayrıca bildi - ğiniz ve güvendiğiniz birinden gelen e-mail içerisinde beklemediğiniz ve talep etmemiş olduğunuz bir ek varsa açmamanızı öneri - yoruz. • Parolalarınızı rakamlı, harfli olarak güçlü düzenleyin ve aynı parolayı başka hesap - larda kullanmayın. • Verilerinizi düzenli olarak yedekleyin. Yedekleme, tehdidin bulaşması durumun - da; verilerinizi geri yükleyebilmenizi sağla - yacaktır. Yedeklerinizi depoladığınız harici depolama aygıtlarını bilgisayarlara bağlı durumda bırakmayarak yedeklerinizin de bozulma riskini ortadan kaldırın. • ESET kullanıcısı iseniz, ürünün güncel ESET Live Grid özelliğinin aktif olduğuna emin olun. WannaCry’ı Unutmayalım! Dijital Biz 44 Dijital Biz 45

Sayfa 46 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Haber Bilgisayar korsanlarının 2018 yılında otomatik botlar yoluyla 30 milyar kez kimlik bilgisi doldurma girişiminde bulunduğu bildirildi. İçerik dağıtım ağı Akamai’in raporuna dikkat çeken antivirüs yazılım kuruluşu ESET’in duyurduğuna göre dünyadaki tüm oturum açma girişimlerinin yüzde 43’ü kötü amaçlı gerçekleşti. Otomatize saldırılar ürkütücü biçim almaya başladı. ‘Kimlik bilgisi doldurma’ (credential stuffing) adı verilen otomatik saldırılarda, kötü amaçlı kişiler, daha önce ele geçirilmiş veya sızdırılmış kimlik bilgilerini kullanıyorlar. Siber saldırganlar, doğru kombinasyonu bu- luncaya dek oturum açma girişimlerini sürdü- rerek, web sitelerine veya kişilerin özel hesap- larına sızmaya çalışıyorlar. Küresel antivirüs yazılım kuruluşu ESET, içerik dağıtım ağı Akamai’in bu yöndeki rapo- runa dikkat çekiyor. Rapora göre 2018 yılında bilgisayar korsanları, sızdırılmış oturum açma bilgilerini kullanarak 30 milyar kez kimlik bilgisi doldurma girişiminde bulundu. Farklı siteler için aynı şifre kullanımı, soru- nu büyütüyor Geniş yelpazedeki kullanıcı adı/parola kom- binasyonlarının internette kolayca ulaşılabilir olması ve pek çok insanın aynı oturum açma bilgilerini farklı sitelerde kullanması, bu so- runun kolayca ortadan kaldırılamayacağına işaret ediyor. Hatta tam aksine, söz konusu rapora göre geçen yıl küresel çaptaki tüm oturum açma girişimlerinin yüzde 43’ü kötü amaçlıydı. Endişe verici şekilde, bu girişimler ortalama yüzde 0,1 ile yüzde 2 arasında oran- la saldırganlara getiri sağladı. Sadece hesabı ele geçirmiyorlar Başarılı olduklarında saldırganlar yalnızca hesabın kontrolünü ele almakla kalmıyor, aynı zamanda hesap sahibinin kişisel bilgi - lerini, kimlik hırsızlığı amacıyla çalarak do - landırıcılık işlemlerinde kullanmanın yanı sıra çevrimiçi hesapları spam saldırıları gibi diğer kötü amaçlı faaliyetler doğrultu - sunda da suistimal edebiliyorlar. ABD, Rusya ve Kanada saldırıların başlı - ca meydana geldiği ülkeler arasında yer alıyor. Hindistan’da saldırılara hedef olan başlıca ülkelerden biri. Medya ve eğlence sektörü hedef oluyor Sektörel olarak bakıldığında her yıl mil - yarlarca kimlik bilgisi doldurma saldırısına maruz kalan sektörlerin başında medya ve eğlence sektörü geliyor. Medya, oyun ve eğlence şirketleri, 2018 Mayıs ve Aralık ayları arasında 11.6 milyar saldırıya maruz kalmış. Yalnızca video yayın sektörüne yönelik 200 milyon saldırıya kadar çıkan rekorlar görülüyor. Ne yapılabilir? Hesap ele geçirme saldırılarından korunmanın basit yolları arasında karışık ve eşsiz parolalar kullanmak ve iki aşamalı kimlik doğrulamayı etkinleştirilerek her bir online hesabınıza özel parola belirlemek gösterilebilir. Ayrıca güncel ve proaktif bir güvenlik yazılımını tercih etmek, pek çok sıkıntıdan uzak tutar. Hacker’lardan 30 Milyar Sızma Girişimi Dijital Biz 46 Dijital Biz 47

Sayfa 48 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Haber 2019’un ilk üç ayında, Kaspersky Lab araştırmacıları Güneydoğu As- ya’da yoğunlaşan, jeopolitikten gide- rek artan bir şekilde etkilenen saldırı- ların varlığını tespit etti. Bu saldırılar; kripto para, ticari casus yazılım ve büyük tedarik zinciri saldırıları şek- linde gerçekleşti. Kaspersky Lab’ın son üç aylık tehdit istihbarat özetin- de bu saldırılarla birlikte ortaya çıkan diğer tehditlere de yer verildi. Üç aylık APT trend özetinde, Kaspersky Lab’ın özel tehdit istihbarat araştırmasından ve diğer kaynaklardan elde edilen ve araştırmacıların herkesin bilmesi gerektiğine inandığı temel gelişmelere yer verildi. 2019’un ilk çeyreğinde, Kaspersky Lab araş- tırmacıları bir dizi ilginç yeni gelişme de göz- lemlediler. Rapora göre bu çeyrekte, seçilen mağdurların hassas olarak hedeflenmesi için dikkatlice uygulanan tekniklerle birlikte, dağı- tım için geniş ölçekte tedarik zincirini kullanan, gelişmiş kalıcı tehdit (APT) ShadowHammer öne çıktı. 2019’un ilk çeyreğinde gelişmiş kalıcı tehdit (APT) saldırılarının ayrıca şunları içerdiği ortaya çıktı: • Politik gelişmeler ile hedeflenmiş kötü niyetli faaliyetler arasında açık bir korelasyon bulun- ması nedeniyle, APT faaliyetlerinin temel itici gücü olarak Jeopolitik öne çıktı. • Güneydoğu Asya, APT aktivitesi açısından dünyanın en hareketli bölgesi olmaya devam etti; diğer bölgelere göre daha fazla grup, daha fazla trafik ve daha fazla aktivite bu böl- geyi hedefledi. • Rusça konuşan gruplar, son yıllara göre düşük bir profil sergiledi. Bu yeniden yapılan- madan kaynaklanıyor olabilir, ancak Sofacy ve Turla sürekli faaliyete ve kötücül yazılımların dağıtımına devam etti. • Çince konuşan aktörler, kampanyaya bağlı olarak düşük ve yüksek karmaşıklığı birleştirerek, yüksek düzeyde aktif olmaya devam ettiler. Örneğin, 2012’den beri aktif olan ve Kaspersky Lab’ın CactusPete ola - rak adlandırdığı grubun yeni ve güncellen - miş araçları tespit edildi. Bunlar indirici ve arka kapı yazılımlarının yeni versiyonlarını ve DarkHotel grubuna ait sıfır gün VBSc - ript’in uyarlanmış ve yeniden paketlenmiş halini de içermektedir. • Hükümetler ve diğer kuruluşlara karşı “ti - cari” kötü amaçlı yazılım sağlayıcıları aktif görünmektedir. Araştırmacılar, FinSpy’ın bir çeşidinin ve HackingTeam sızıntı araç - larını yayan LuckyMouse’u tespit etti. Kaspersky Lab Global Araştırma ve Analiz Ekibi Baş Güvenlik Araştırmacısı Vicente Diaz; “Geriye dönüp son çeyrekte neler olduğuna tekrar bakmak her zaman şaşır - tıcı bir deneyimdir. ‘Çığır açan hiçbir şeyin olmadığı’ hissine kapıldığımızda bile, farklı cephelerde ilginç hikayeler ve değişimlerle dolu bir tehdit manzarasını ortaya çıkarıyo - ruz. İlk çeyrekte ortaya çıkardığımız, so - fistike tedarik zinciri saldırıları, kripto para saldırıları ve jeopolitik sürücülere yapılan saldırılar da buna dahil. Henüz görmedi - ğimiz ya da anlamadığımız aktivitelerin var olduğunu biliyoruz. Bugün bir sektör veya bölgenin tehdit istihbarat radarımızda olmaması gelecekte de olmayacağı anla - mına gelmiyor. Hem bilinen hem de bilin - meyen tehditlere karşı korunma herkes için hayati önem taşıyor.” dedi. İlk Çeyrekte Jeopolitik Saldırılar Arttı Dijital Biz 48 Dijital Biz 49

Sayfa 50 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Haber Kaspersky Lab uzmanları 2019’un ilk çeyreğinde gelişmiş spam e-posta- larda bir artış tespit etti. İş arayanlar, insanların çalışmak istediği büyük şirketlerin İK birimlerinden geliyor gibi görünen sahte tekliflerin kurbanı oluyor. Dolandırıcılar gönderdikleri bu sahte e-postalarla kullanıcıların cihazlarına zararlı yazılım yükleyip paralarını çalıyor. Spam e-postalar genellikle küçümsenen bir tehdit türü olsa da kandırma ve psikolojik yönlendirme gibi sosyal mühendislik yöntem- leriyle yayılarak çok sayıda kişiyi etkileyebili- yor. Kaspersky Lab araştırmacıları bu tür e-postaları takip etmek için sanal ‘tuzaklardan’ yararlanıyor. Bu tuzaklar zararlı e-postaları tespit edip tehdit gruplarını yakalayabiliyor. Sanal tuzaklar bu son operasyonda, yeni iş arayanlardan faydalanmaya çalışan dolandırı- cıları takip etti. Sanal tuzaklardan elde edilen verilerin anali- zine 2019 Q1 Spam ve Kimlik Avı raporunda yer verildi. Raporda, bu spam e-postalarla insanlara büyük şirketlerde cazip iş teklifleri yapıldığı belirtiliyor. Bir iş arama sistemine ücretsiz olarak davet edilen insanlardan ci- hazlarına özel bir uygulama kurması isteniyor. Bu uygulamanın iş arama veri tabına erişim sağlayacağı söyleniyor. Saldırganlar, sürecin güvenilir görünmesi için kurulum ekranları ara- sına “DDoS Koruması” yazan bir pencere ve kullanıcıyı dünyanın en büyük işe alım ajans- larından birinin web sitesine yönlendirdiğini belirten sahte bir mesaj da eklemiş. Gerçekte ise kurbanlar word dosyası gibi görünen zararlı kurulum dosyasını indirecek- leri bir bulut depolama sitesine yönlendiriliyor. Kurulan dosya, kurbanın makinesine hırsızlık için en çok kullanılan zararlı yazılımlar arasın- daki Gozi bankacılık Truva atını indiriyor. Kas- persky Lab bu yazılımı Trojan-Banker.Win32. Gozi.bqr olarak tespit ediyor. Kaspersky Lab Güvenlik Araştırmacısı Maria Vergelis, “Dolandırıcıların büyük ve tanınmış şirketlerin adlarını kullandığına sıkça şahit oluyoruz. Bunu insanların güvenini kaza- nıp kötü amaçlarını gerçekleştirmek için tercih ediyorlar. Ünlü ve itibarlı markalar da kendi kimliklerine bürünen bu dolandırıcıların kurba- nı oluyor. Kötü niyetli bu kişiler, hiçbir şeyden kuşkulanmayan kullanıcıları bilgisayarlarına zararlı yazılım indirmeleri için kandırıyor. Tanınmış işe alım ajansları ve saygın şirket- lerin adlarının kullanılması bu saldırıyı daha da etkili hale getiriyor. Kullanıcılar, iş teklifinin gerçek olup olmadığını anlamak için e-posta adres satırında hata olup olmadığını kontrol etmeli.” dedi. Zararlı spam e-postalardan kaçınmak için kullanıcılara şunlar tavsiye ediliyor: • Yönlendirildiğiniz web sitesinin adresini, bağ- lantı adresini ve göndericinin e-posta adresini her zaman kontrol edin. Bunlara tıklamadan önce gerçek olduklarından emin olun. Mesaj- daki bağlantının başka bir bağlantı içermediği- ne bakın. • Tanımadığınız kişi veya kurumlardan gelen ya da şüpheli veya alışılmışın dışında adres- ler barındıran e-postalar, kısa mesajlar, anlık mesajlaşma iletileri veya sosyal medya pay- laşımlarındaki bağlantılara tıklamayın. Kişisel veya finansal bilgiler istenen sitelerin yasal olduğundan ve adreslerinin ‘https’ ile başladı- ğından emin olun. • Şirketin web sitesinin gerçek ve güvenli olup olmadığından emin değilseniz kimlik bilgilerini- zi girmeyin. • Kendi becerilerinize uyan açık pozisyonlar için şirketin resmi web sitesine göz atın. • İş teklifinin gerçek olup olmadığını kontrol etmek için şirketi telefonla arayın. • İş teklifini olası hatalar için inceleyin. Şir - ketin adını, iş unvanını ve sorumlulukları dikkatlice kontrol edin. • Birçok farklı tehdide karşı kapsamlı ko - ruma sağlayan, Kaspersky Security Cloud gibi güvenilir güvenlik çözümleri kullanın. Raporda yer alan diğer bulgular arasın - da şunlar yer alıyor: Kimlik Avı: • Kaspersky Lab’ın kimlik avı önleme mo - dülü 2019’un 1. çeyreğinde, kullanıcıları dolandırıcılık sitelerine yönlendirmek için yapılan 111.832.308 teşebbüsü önledi. %24 artış gösteren bu rakam 2018’in 1. çeyreğinde 90.245.060’tı. • Bir numaralı hedef bankacılık sektörü olurken, onu sırasıyla global internet por - talları ve ödeme sistemleri takip etti. • 2019’un ilk çeyreğinde, kimlik avı saldı - rısına uğrayan kullanıcı oranı en yüksek olan ülke Brezilya (%22, 2018’in 1. çey - reğinde %19’du) oldu. Bunları Avusturya (%17) ve İspanya (%17) takip etti. Spam: • 2019’un ilk çeyreğinde, spam miktarının en yüksek olduğu ay Mart (%56,3) oldu. Dünya genelindeki e-posta trafiği içinde spam e-postaların oranı %56 olarak be - lirlendi. Bu oran 2018’nin ilk çeyreğindeki değerden %4 daha yüksek. • İş teklifini olası hatalar için inceleyin. Şirketin adını, iş unvanını ve sorumlulukları dikkatlice kontrol edin. • Birçok farklı tehdide karşı kapsamlı koruma sağlayan, Kaspersky Security Cloud gibi güvenilir güvenlik çözümleri kullanın. Siber Saldırganlar Şimdi de İş Arayanları Hedef Alıyor Dijital Biz 50 Dijital Biz 51

Sayfa 52 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Haber İnternette sızan parolaları inceleyen İngiliz Ulusal Siber Güvenlik Merkezi, dünyanın en kötü şifresi olarak tanım- lanan ‘123456’ parolasının 23,2 milyon hesapta kullanıldığını duyurdu. Antivi- rüs yazılım kuruluşu ESET’in mercek altına aldığı araştırmaya göre, parola ya da şifre olarak en çok tercih edilen hayali kahramanın Süpermen olduğu ortaya çıktı. Antivirüs ve internet güvenliği kuruluşu ESET, kısa süre önce son 5 yılın en kötü şifresi olarak ‘123456’yı duyurmuş ve internet kullanıcılarını bu şifreyi dijital hesaplarında kullanmamalarını istemişti. İngiliz Ulusal Siber Güvenlik Merkezi (NCSC) son yaptığı çalışmada, sızdığı belirlenen ve en çok karşılaşılan 100 bin parolayı belirledi. Merkez, bundan yola çıkarak, ‘123456’ olarak sıralanan şifrenin dünya genelinde 23,2 milyon hesapta kul - lanıldığını duyurdu. Böylece en çok kulla - nılan parola aynı zamanda en çok sızan parola olarak tartışmasız şekilde liderliğe oturdu. NCSC, e-posta adresleri veya parolaların bilinen bir veri sızıntısında yer alıp alma - dığını kontrol etme imkânı veren Have I Been Pwned (HIBP) adlı web sitesindeki verileri kullanarak bu sonucu elde etti. Araştırmaya göre ‘123456’ dan sonra gelen en yakın parola olan ‘123456789’ parolası da 7,7 milyon kez kullanılarak siber suçlulara açık kapı bıraktı. Süpermen ve Pokemon Belki de şaşırtıcı olmayan bir şekilde, en çok hacklenen şifrelerin çoğu; isimlerden, futbol takımlarından, müzisyenlerden ve kurgusal karakterlerden oluştu. Parola ya da şifre ola- rak en çok tercih edilen hayali kahraman ise 330 bin kişilik kullanım ile Süpermen ya da or- jinal kullanımıyla Superman oldu. Superman’i Japon manga çizgi roman kahramanı Naruto takip etti. Naruto’dan sonra sıralama Tigger, Pokemon ve Batman olarak devam etti. Sızan parolaların listesi İngiliz Ulusal Siber Güvenlik Merkezi NSCS, sızdırılan ve en sık kullanılan 100 bin parola nın tam kapsamlı listesini açıkladı. Şu linkten kontrol edilebilir durumda: https://www.ncsc. gov.uk/static-assets/documents/PwnedPas- swordTop100k.txt NSCS’nin bulguları genel olarak, parola gü- venliği şirketi SplashData tarafından her yıl yürütülen ve ESET’in de duyurduğu parola araştırmasına benzer sonuçlar içeriyor. Parola/şifre en temel güvenlik önlemi Antivirüs kuruluşu ESET, neredeyse her güvenlik önerisinde şifre ve parolaların güçlü düzenlenmesini öneriyor. Çünkü güçlü şifreler, siber güvenlikte en temel korunma önlemleri- nin başında geliyor. Her halükarda, eğer paro- lalarınızdan herhangi biri NSCS’nin listesinde yer alıyorsa, ESET, bunları hızlıca değiştir- meyi tavsiye ediyor. Ayrıca mümkün olan her platforma iki aşamalı kimlik doğrulama ekle- yerek, fazla zahmete katlanmadan ikinci bir güvenlik katmanı oluşturabilirsiniz. Parolalarda En Çok Kullanılan Süper Kahraman Dijital Biz 52 Dijital Biz 53

Sayfa 54 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Haber Kiralık odalarda kalanları gözetlemek için gizli kameraların kullanılması son günlerde gündemi meşgul etse de bu yöntemler güvenlik sektörü için hiç de yeni değil. Gözetleme cihazları, seya- hat eden iş insanlarını, politikacıları, aktivistleri, gazetecileri ve daha birçok kişiyi hedef almak için kullanılabiliyor. İnsanların evlerinden uzakta seyahat ederken güvende kalmasına yardımcı olmayı amaçlayan Kaspersky Lab araş- tırmacıları, dijital cihazlar ve bilgi için basit yöntemler ve kullanıma hazır bir kit ile uygulanabilecek güvenlik ipuçla- rının listesi hazırladı. Nisan ayında bir aile, İrlanda’da kiraladıkları bir evin oturma odasındaki yangın alarmına gizlenmiş kamera ile çekilen görüntülerinin canlı yayınlandığını keşfetti. Bu olay, son dö- nemde ortaya çıkan çok sayıda benzer vakadan yalnızca biriydi. Gizli gözetleme faaliyetleri, seyahat eden- ler için her geçen gün daha da büyüyen bir risk haline geldi. Seyahatte olanların karşı karşıya kaldığı diğer riskler arasında di- züstü bilgisayar ve telefonlar gibi dijital ci- hazların ve içlerindeki bilgilerin hedef alın- ması bulunuyor. Kaspersky Lab güvenlik araştırmacıları bu alandaki tecrübelerine dayanarak seyahatlerde karşılaşılabilecek risklerin bir listesini hazırladı ve kullanıcıla- rın kendilerini bunlara karşı koruması için pratik ve kolay yollar gösterdi. Örneğin, otel odanızda veya kiraladığınız dairede sizi gözetleyen bir gizli kamera veya mikrofon bulunmadığından emin olmak için araştırmacılar, yanınızda radyo frekans tarayıcı, LED ve kırmızı camdan oluşan küçük bir araç (internet üzerinden satın alınabilir) taşımanızı öneriyor. Bu araç, elektromanyetik dalga yayan kay- nakları (çoğu kablosuz mikrofon ve kamera bunu yapar) arayarak gizli kameraları bulma- nızı sağlıyor. Kameraların lensleri ışığı diğer yüzeylere göre çok daha belirgin bir şekilde yansıtır. Bu nedenle, LED ışığı kameranın üzerine tutup kırmızı camdan baktığınızda parlak kırmızı bir nokta görürsünüz. Kızılötesi aydınlatma kullanan kameraları tespit etmek için mobil telefonunuzu da kulla- nabilirsiniz. Telefonlardaki kameralar kızılötesi ışınları tespit edebilir. Ancak, iPhone gibi bazı ürünlerdeki kızılötesi ışın filtresinin bunun için çok güçlü olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Gizli kablolu mikrofonlardan kaçınmak için arka planda gürültü yapmanız gerekiyor. Mus- luktan akan su sesi veya Noisli gibi hizmetleri kullanarak elde edebileceğiniz diğer sesler sayesinde neredeyse tüm gizli ses kayıtlarını engelleyebilirsiniz. Kaspersky Lab Güvenlik Araştırmacısı Marco Preuss, “Güvenlik araştırmacıları olarak sürekli seyahat ediyoruz ve potansiyel güvenlik tehditlerinin sürekli farkındayız. Kira- lık yerlerde kalanların gizli kameralarla izlen- mesi yalnızca filmlerde görebileceğiniz bir şey değil, bunlar gerçekte de yaşanıyor. Kendinizi güvende hissetmek için yüksek teknoloji ve pahalı önlemler kullanmanız şart değil. Basit bir kit ve sağduyu ile dijital cihazlarınızı ve bilgilerinizi koruyup tatilinizin tadını çıkarabilir- siniz.” dedi. Araştırmacıların paylaştığı başlıca ipuçları arasında şunlar yer alıyor: • Cihazlarınız başta olmak üzere hiçbir eş- yanızı hiçbir yerde başıboş bırakmayın. Otel odanızdan ayrılırken tüm cihazlarınızı yanını- za alın. • Kitinizin parolayla korunduğundan ve içinde- ki bilgilerin şifreli olduğundan emin olun. Gün- cel Android ve iOS sürümlerine sahip cihazlar parola ile korunur ve şifrelenmiştir. • Dizüstü bilgisayarınızın kendi klavyesini ve kablolu bir fare kullanarak güvensiz Wi-Fi bağ- lantılarının risklerinden kaçının. • İki yönlü aynaların nasıl tespit edileceğini öğrenin. Bunlar çok nadir olsa da görülebiliyor. Parmağınızı aynanın yüzeyine koyun. Parma- ğınız ile yansıması arasında bir boşluk varsa bu normal bir aynadır. Boşluk yoksa aynanın iki yönlü olma ihtimali vardır. Kaspersky Secure Connection gibi bir VPN servisinden yararlanarak tüm veri trafiğini sü- rekli ya da güvenliğin önemli olduğu durumlar- da şifreleyin. Otelde veya kiraladığınız dairede kalırken güvensiz bir Wi-Fi ağına bağlanmak zorunda kaldığınızda bu özellikten yararlana- bilirsiniz. Tatilde Gözetleme Cihazlarının Kurbanı Olmayın Dijital Biz 54 Dijital Biz 55

Sayfa 56 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Haber KPMG’nin hazırladığı ‘Mobiliteyi Hız- landırmak’ raporuna göre paylaşım ekonomisi 2025 yılında 400 milyar dolarlık hacme ulaşacak. Rapora göre yolcular, gelişen teknoloji ve ar- tan paylaşım ekonomisinin etkisiyle toplu taşımadan giderek uzaklaşıyor. Uluslararası vergi, denetim ve danışmanlık firması KPMG, teknolojinin hızı ve değişen yolcu talepleri karşısında zor günler geçiren toplu taşımanın geçirdiği dönüşümü inceledi. ‘Mobiliteyi Hızlandırmak’ raporuna göre ABD’de geçtiğimiz 10 yılda toplu taşıma yolcu sayısında yaklaşık yüzde 5’lik, otobüs yolcu sayısında ise yüzde 15’lik azalma ya- şandı. Rapora göre tek kişinin seyahat ettiği araç- ların süregelen hakimiyeti, paylaşım ekono- misinin yükselişi ve toplu taşıma sistemlerine yeterli yatırım yapılmaması, toplu taşımanın hızla kan kaybetmesinde önemli etkenler arasında. KPMG Türkiye Endüstriyel Üretim ve Oto- motiv Sektör Lideri Hakan Ölekli, “Toplu taşımanın geleneksel rolü değişiyor, yıkıcı teknolojiler ulaştırma firmalarını değişmeye zorluyor. Yerel yönetimler ve firmalar, yolcu- ların daha çok ve daha iyi ulaşım seçenekleri istediğini anlamalı ve buna göre şekil almalı” diye konuştu. Ölekli, toplu taşımanın yeniden başarılı şekil- de kullanılabilmesi için, yolcu sayısında düşüşe neden olan temel sorunlara bir an önce çözüm bulunması gerektiğini söyledi. Araç paylaşımı artacak Rapora göre rahatlık odaklı kişiye özel hizmet gündelik ulaşımı önemli ölçüde değiştirdi. Araç çağırma ve ortaklaşa araç kullanımı hizmetleri ABD’de 5,7 milyar araç mili (kat edilen) artış sağladı. 2017 yılında 10 milyon olan ortakla- şa araç kullanımının 2025 yılında 36 milyon kullanıcıya ulaşacağı tahmin ediliyor. Araç paylaşım kullanıcılarının sayısının ise 2021 itibariyle 539 milyona ulaşması öngörülüyor. Otomobilin yanı sıra ortaklaşa kullanılan bisiklet, scooter ve motorlu scooter gibi diğer ulaşım araçlarının kullanım sıklığı da son za- manlarda gündelik ulaşımda gitgide artmakta. Trafiğin maliyeti 293 milyar dolar Rapora göre ABD’de halkın yüzde 85’i ulaşı- mını özel araçla sağlıyor ve bu kişilerin yüzde 90’ı tek başına yolculuk ediyor. KPMG, araç kullanma masrafı yüksek olsa da (yılda 9 bin dolardan fazla), 2015-2040 yılları arasında, kat edilen araç milinde yüzde 160 oranında artış gerçekleşeceğini öngörüyor. 2030 yılında ise trafik sıkışıklığının yüzde 50 oranında art- ması bekleniyor. Trafik sıkışıklığının ABD ve Avrupa’ya yıllık maliyetinin ise 2030 itibariyle 293 milyar dolara çıkacağı öngörülüyor. Yatırımlar yetersiz Rapora göre ulaşım sektörü; faydalı kullanım ömrünün sonuna yaklaşan otobüs filoları, ila- ve işletme giderleri, otobüs ve raylı sistemlerin ‘iyi durumda’ tutulması için bekletilen 90 milyar dolarlık bir dizi proje arasında rekabetçi, güve- nilir ve çevresel olarak sürdürülebilir bir hizmet sunma mücadelesi veriyor. Toplu taşıma nasıl yaşar? Raporda toplu taşımayı canlı tutabilmek için yerel yönetimlerin atabileceği üç adım önerili- yor: • Özel ulaşım sağlayıcılarıyla iş birliklerini geliştirerek yolcuların tercihlerine ve mevcut ulaşım altyapılarına uygun hizmetler sunmak • Yolcu davranışlarını ve insanların hareketli- liğini daha iyi anlayabilmek için geleneksel ve geleneksel olmayan veri kaynaklarını analiz etmek • Yolcu merkezli taşımacılık sistemlerini talep katılımı çözümleriyle geliştirmek Paylaşımlı mikro ulaşım Raporda paylaşımlı mikro ulaşım seçeneğinin özel araç kullanımına alternatif bir çözüm ola- bileceği belirtiliyor. Rapora göre mikro transit yolculukları, özel araçla gerçekleştirilen yol- culardan sadece 2 ila 4 dakika uzun sürüyor. Aynı şekilde mikro transit ulaşımın seçene- ğinin otobüs hizmetlerine göre ortalama 0,67 dolar daha ucuza geldiği vurgulanıyor. Zaman daralıyor Ölekli, Waze, Google Maps gibi teknoloji fir- malarının, Uber ve Lyft gibi paylaşımlı taşıma- cılık şirketlerinin ulaştırma verilerini toplamaya başladıklarının altını çizdi. Ölekli, “Taşımacılık firmalarının, geleneksel olmayan verileri işle- yerek yolcuların değişen talep ve alışkanlıkla- rını bir an önce analiz etmeleri gerekiyor” dedi. Paylaşım Ekonomisi 400 Milyar Dolara Koşuyor Dijital Biz 56 Dijital Biz 57

Sayfa 58 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Haber Tatil ve eğlence sektörünün gelece - ğini inceleyen KPMG, stadyumların ‘dijital dönüşümünü’ araştırdı. Kol - tuğa sipariş teslim eden, taraftarın tercihlerine göre alternatif paketler öneren, maç sonu eve kadar da eş - lik eden stadyumlar artık çok yakın. KPMG’nin ‘Küresel Tatil ve Eğlence Sektörü 2019 Araştırması’, teknolojinin stadyumları nasıl dönüştürdüğünü inceliyor. Dijital gelirlerle büyüyen akıllı stadyum eko - nomisi 2017 itibariyle dünyada 3,87 milyar dolarlık hacme ulaştı. Bu rakamın 2023 yılına kadar, yıllık ortalama yüzde 21’lik artışla 12,42 milyar dolara çıkacağı tahmin ediliyor. Akıllı stadyumları inceleyen KPMG, teknoloji sayesinde taraftara sunulan dijital hizmetleri değerlendirdi. KPMG Türkiye Spor Sektör Lideri Hakan Uçak, “Günümüzde deneyim ekonomisinin hızla geliştiği bir gerçek. Tüketiciler fiziksel ürünlerden çok deneyim peşindeler. Eğlen- ce sektöründe faaliyet gösteren firmalar bu talebe cevap vermek için hızlı bir adaptasyon sürecine girdiler. Birçok spor kompleksi de altyapı yatırımlarını bu talepler doğrultusunda gerçekleştiriyor” diye konuştu. KPMG’ye göre ‘akıllı stadyumlarla’ hayatımıza giren 6 yenilik şöyle: Taraftarlar stada ‘bağlanacak’ • Stadyumların ‘akıllanmaları’ için öncelikle dijital altyapılarının geliştirilmesi gerekiyor. Gü- nümüzde taraftarlar, maçlar sırasında internet üzerinden sürekli etkileşim halinde. Stadyum- ların bu etkileşimin kesintiye uğramaması için internet altyapılarını geliştirmeleri bekleniyor. Bir tıkla koltuğa sipariş • Geleceğin stadyumlarda ileri teknoloji sa - yesinde operasyon maliyetleri de düşecek. Taraftarlar, yiyecek, içecek ve ticari ürün alışverişlerini cep telefonları üzerinden koltuklarına sipariş edebilecek. Dileyen müşteriler ise alışveriş yapmak istedikleri standın doluluk oranı konusunda kendileri - ni uyaran uygulamalardan faydalanacak. Taraftara özel hizmet • Akıllı stadyumlar, taraftarların paylaşıma açtıkları özel verileri üzerinden özel alışve - riş paketleri sunabilecek. Taraftarların bi - letlerini ne zaman aldıkları, kimlerle maça gittikleri, maç sırasında neler sipariş ettik - leriyle ilgili verileri analiz eden stadyumlar kişiye özel ‘sadakat programlar’ hazırla - yacak, bu sayede taraftarlar daha ‘kişisel’ deneyimler yaşayabilecek. Güvenlikte anlık veri paylaşımı • Akıllı stadyumlar, kamera ve sensörlerin topladığı veriler sayesinde taraftarların gü - venliğini maksimuma çıkarma kapasitesine sahip olacak. Yeni teknolojiler, güvenlik güçleriyle anlık veri paylaşımı yapılmasını ve güvenlik sorunlarına hızlı çözümler üre - tilmesini sağlayacak. Eve kadar destek • Akıllı stadyumlar, maçtan çıkan taraftar - lara dönüş yolunda karşılaşabilecekleri sorunlara karşı (hava, trafik durumu vs.) dijital platformlar üzerinden çözüm önerile - ri sunacak. ‘Maçtan sonra da görüşelim’ • Taraftar deneyiminin merkezinde canlı karşılaşmalar olsa da akıllı stadyumların taraftarlarla daha ‘yoğun iletişim’ kurması mümkün. Maç günleri dışında dijital oyun - lar ve ürün satış sayfaları gibi uygulamalar üzerinden müşterilerle temas devam ettiri - lecek. Türkiye’de Durum KPMG Türkiye Spor Sektör Lideri Hakan Uçak, akıllı statların hayatımıza girmesiy - le futbola olan ilginin daha da artacağını belirterek, akıllı statların taraftarı statlara daha fazla çekeceğinin altını çizdi. Akıllı stat uygulamalarının her alanda olduğu gibi futbol endüstrisinde dijital dönüşümün habercisi olacağını vurguladı. Uçak, “Türkiye’de, akıllı stadyumlar konusun- da hareketlilik yavaş yavaş başladı. 2016’da hizmete giren Beşiktaş’ın Vodafone Park Stadyumu, dijital altyapısıyla gündeme gel- mişti. Stadyumda 50 bin ziyaretçinin ihtiyacı- nı karşılayacak yüksek bant genişlikli Wi-Fi, 2G, 3G ve 4.5G ağ bağlantıları var, ayrıca taraftarlar farklı noktalarda konumlanan ve tek merkezden yönetilen 700’den fazla et- kileşimli ekran ve 2 bin 200’den fazla koltuk içi ekrandan maçın önemli pozisyonlarını ve maç istatistiklerini takip edebiliyor. Benzer ekran uygulamaları, Trabzonspor’un Medical Park Stadyumu’nda da mevcut” dedi. Galatasaray’ın Türk Telekom Stadyumu’nda kısa süre önce hayata geçirilen ‘nakitsiz tribün’ uygulamasıyla da taraftarlar, stadyum ve çevresindeki mağazalar, büfeler ve GS Store’da dijital cüzdan uygulaması üzerinden alışveriş yapabiliyor. Akıllı Stadyum Devri Dijital Biz 58 Dijital Biz 59

Sayfa 60 — dergide görüntüle

Haber Hangi ülkede mobil internet ücreti - nin ne kadar olduğu belli olurken, Türkiye’de bu rakamın 2,25 dolar olduğu saptandı. Medya takip ve raporlama ajansı PRNet, mobil internet ücretine yönelik yapılan araştırmayı inceledi. PRNet’in howmuch. net verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, Türkiye’deki 1 GB mobil internet ücretinin 2,25 dolar olduğu anlaşıldı. Araştırma 2019 yılı verilerini kapsarken, ortalama ücretler üzerinden hesaplandığı görüldü. En pahalı mobil in- ternet kullanıcısının ise 1 GB mobil internet için 75,20 dolar ödeyen Zimbabve’nin olduğu kaydedildi. Zimbabve açık ara en pahalı mobil internet kullanıcısı olurken, 1 GB mobil internet için 32,71 dolar ödeyen Yunanistan’ın ikinci sırada olduğu görüldü. Buna karşın listenin sonunda yer alan ülke 0,26 dolar ile Hindistan olarak belirlen - di. Hindistan’ın bir ön sırasında da 1 GB internet için 0,68 ödeyen Sudan’ın olduğu görüldü. PRNet ve Ajans Press ’in gerçekleştirdi - ği medya araştırmasında, konuyla alakalı yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. 2019 yılı başından beri internet ile alakalı 56 bin 179 haber çıkışı tespit edilirken, bu rakam 2018 yılı içerisinde 91 bin 934 olarak görüldü. Dijital Biz 60

Sayfa 62 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Haber Teknoloji devriminin merkezinde yer alan kurumsal yazılım lideri SAP, önde gelen sektörel analiz şirketi Forrester Consulting’e¹ yaptırdığı araştırmanın bulgularını açıkladı. 740’tan fazla ka - tılımcıyla yapılan araştırma sonuçları - na göre, işletme ve kurumların yüzde 93’ü dijital dönüşüm hedeflerine ulaş - mak için inovasyon teknolojilerinin kilit rol oynadığını düşünüyor. SAP’nin dünyanın önde gelen analiz şirket - lerinden Forrester Consulting ile gerçekleş - tirdiği araştırma, akıllı teknolojilerin kurum - sal dijital dönüşümü desteklemek açısından kritik öneme sahip olduğunu gösteriyor. Forrester tarafından 740’tan fazla katılımcıdan alınan anket sonuçlarına göre, şirketlerin yüz- de 93’ü dijital dönüşüm hedeflerine ulaşmak için inovasyon teknolojilerinin kilit rol oynadığı- nı düşünüyor. Dijital dönüşüm sürecini halihazırda aktif bir şekilde sürdüren ve Nesnelerin İnterneti (IoT), yapay zekâ (AI), blockchain, artırılmış ya da sanal gerçeklik gibi en az iki inovasyon tek- nolojisini devreye almış olmak gibi iki önemli kriteri sağlayan katılımcılarla gerçekleştirilen araştırma, işletmelerin rekabet avantajı elde etmek için inovasyon teknolojilerine öncelik verdiklerini ortaya çıkardı. Araştırma gösteriyor ki; şirketlerin yüzde 92’si Nesnelerin İnterneti (IoT), yüzde 78’i yapay zeka’yı (AI), yüzde 77’si öğrenen makineleri, yüzde 70’i artırılmış gerçekliği/sanal gerçek- liği, yüzde 68’i ise blockchain gibi inovasyon teknolojilerini uygulayarak veya halihazırda uygulamaya devam ederek dijital dönüşümü sürdürüyor. Araştırmanın sonuçları işletmelerin, dijital dönüşüm yolculuğuna öncelik vermeye de- vam etmenin yanı sıra verimliliği artırmak için mevcut süreçleri optimize etmeye, yeni de- ğerler elde etmek üzere süreçleri yaygınlaştır- maya ve yeni gelir akışları sağlamak üzere iş modellerini dönüştürmeye giderek daha fazla odaklandığını gösteriyor. Araştırma, şirketlerin yüzde 92’sinin bütün akıllı teknolojiler ve iş süreçlerinden elde dilen ve kullanılan verileri birleştirebilecek platformlara büyük ilgi göster- diğini ortaya çıkardı. Sonuçlar incelendiğinde, farklı endüstrilerin kendi dijital olgunluk seviyelerine ve kurum- sal hedeflerine göre farklı önceliklere odak- landığı ve birden fazla akıllı teknolojiden yararlandığı görülüyor. Örneğin, talep olduk- ça aralıklı üretim yapan işletmelerin çoğu, öngörüye dayalı bakım çalışmalarını uygu- lamaya veya genişletmeye öncelik veriyor. Buna karşılık, perakendeciler ürün çeşitliliği kararlarını verirken özellikle Büyük Veri ve öngörüye dayalı analitiğe odaklanıyor; enerji, su ve gaz dağıtım şirketleri (kamu hizmeti sağlayan şirketler) ise yöneticilerin kapasiteyi ya da verimlilik oranlarını gerçek-zamanlı görebilmesi için dijital toplantı odasını (digital boardroom) tercih ediyor. SAP Platform ve Teknolojiler Bölümü, Global Müşteri Operasyonları Başkanı Irfan Khan, araştırma hakkında şunları söyledi, “Bu akıllı işletme araştırmasında Forrester ile iş birliği yaparak, yeni teknolojilerin uygulanmasıyla ilişkili zorlukları ve fırsatları ortaya çıkarma imkânı bulduk. Araştırma, işletmelerin reka- bet avantajı elde etmek için inovasyon tek- nolojilerine öncelik verdiğini ortaya çıkardı. Şirketlerin süreçleri iyileştirmek, inovasyonu teşvik etmek ve dijital dönüşüm hedeflerine ulaşmak için IoT, AI, artırılmış gerçeklik, öğ- renen makineler ve blockchain teknolojilerini kullandıklarını görüyoruz. Araştırmada da belirtildiği gibi, dijital çağın galibi, akıllı işletmeler olacaktır. Akıllı bir işlet- me, dijital dönüşümü hızlandırmak için insan- ları, süreçleri, verileri ve teknolojileri birbirine bağlayan, daha azla daha çoğu yapabilen, müşteriyi daha iyi anlayan, onun ihtiyaçlarına daha iyi cevap veren ve yeni gelir kalemleri yaratabilen bir işletmedir.” Şirketlerin Yüzde 93’ünden Fazlası Akıllı Teknolojinin Dijital Dönüşümün Anahtarı Olduğunu Düşünüyor Dijital Biz 62 Dijital Biz 63

Sayfa 64 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Haber 96 bin 269 çalışanın temsil edildiği “Türki- ye’nin En İyi İşverenleri Benchmark” araş- tırmasının sonuçları açıklandı. Araştırma bulgularına göre, Z kuşağının beklentileri saygı ve gurur alanlarında diğer kuşaklar- dan farklılaşıyor. Üç kuşağın ortak payda- sı ise iş yerinde güven. Great Place to Work Enstitüsü tarafından yapılan “Türkiye’nin En İyi İşverenleri Ben- chmark” araştırmasında 96 bin 269 çalışan temsil edildi. Araştırmaya katılan çalışanla- rın yüzde 82’sini Y kuşağı oluşturdu. X ve Z kuşaklarının katılım oranları yüzde 9 olarak gerçekleşti. Araştırmaya göre, Z kuşağı- nın işten beklentileri, X ve Y kuşaklarından farklı. Z kuşağı için ortaya çıkardıkları ürün ve hizmetler, esnek çalışma olanakları, bina ve ofislerin fiziksel şartları ile ilgili beklentileri diğer kuşaklara göre daha yüksek. Z kuşağı hangi alanlarda mutlu, hangi ko- nularda beklediğini bulamıyor? Araştırmaya katılan Z kuşağı çalışanları, diğer kuşaklara göre daha fazla önemsedik- leri ürün ve hizmetler, iş ve topluma katkı gibi saygı boyutları açısından incelendiğinde iş yerinde mutlu olduklarını belirtiyor. Bina ve ofisler, esnek çalışma koşulları, özel sosyal ve yan haklar gibi konularda ise beklentileri- nin karşılanmadığını ifade ediyorlar. Araştır- maya katılan Z kuşağının yüzde 86’si “Ürün- lerimizi ve hizmetlerimizi kesinlikle tavsiye ederim.” derken, yüzde 83’ü “Burada birlikte gerçekleştirdiğimiz işlerden gurur duymakta- yım.” diyor. Yüzde 79’u topluma değer katma biçiminden memnun olduğunu belirtiyor. Bina ve ofislerinin iyi bir çalışma ortamı yaratmaya katkıda bulunduğunu, esnek çalışma koşul- ları ve özel sosyal yan haklara sahip olduk- larını ifade eden gençlerin yüzdesi ise yüzde 68’de kalıyor. Kuşaklar arası beklentiler farklı ama gü- ven konusunda hemfikirler İş hayatında Y kuşağı temsilcilerinin çok daha fazla olduğunu belirten Great Place to Work Türkiye Genel Müdürü Eyüp Toprak, “Araştırmada harika iş yeri kültürünün kuşaklar tarafından farklı şekillerde tanım - landığını gözlemliyoruz. Tüm kuşakların hem fikir olduğu konu ise güven. Harika bir iş yeri kültürü için kuşaklar arası güven zeminini sağlayabilmek bu nedenle önem kazanıyor. X kuşağı başarılı olmaya ve işini iyi yapabilmeye ehemmiyet veriyor. Y kuşağı yaptığı işte anlam arıyor. Z kuşağı diğer kuşaklardan esnek çalışma saatleri, sosyal olanak ve yan haklar konusunda ayrışıyor. Bu konularda beklentileri daha yüksek. Ayrıca gurur duyabilecekleri bir iş yerinde çalışmaya daha fazla değer veri - yorlar.” dedi. Yaptıkları işte anlam bulamayanların yüzde 60’ı yeni iş arıyor Küresel çapta 400 bin Y kuşağı çalışanının dahil olduğu “Best Workplaces for Millen - nials” araştırmasına da değinen Toprak, şu bilgileri verdi: “Y kuşağı, kendilerine verilen sözlerden çok iş yerinde yaşadıkları tecrü - belere itibar ediyor. Yaşadıkları deneyimler, unvanlardan ve sözlerden daha inandırıcı. Bu taleplerin karşılandığı iş yerlerinde çe - viklik ve yenilikçilik konularında 8 kat daha verimli çalışabiliyorlar. Araştırmadan elde edilen verilere göre, yaptıkları işte anlam bulamayan Y kuşağı çalışanlarının yüzde 60’ı yeni bir iş fırsatı arıyor, yüzde 21’i bir sene içinde işini değiştiriyor.” Gençler İş Hayatından Ne Bekliyor? Dijital Biz 64 Dijital Biz 65

Sayfa 66 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Haber tüm çalışmalarını bu hedef doğrultusunda sürdürdüğünü belirtti. Prof. Dr. Umran İnan, şöyle konuştu: “KARMA gerçeklik laboratuva- rımızda, sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik teknolojileriyle nesnelerin interneti, biyosen- sörler, dijital ikiz, 3B ortamlar, fotogrametri gibi etkileşimli tasarım araçları ve kavramlarını kullanarak yeni nesil ara yüzler geliştirmek, araştırma yapmak ve bu alanda uzman yetiş- tirmek üzere çalışmalar yürütülecek. Ayrıca, rehabilitasyon ve psikolojik dayanıklılık alan- larında kullanılan sanal gerçeklik sistemlerinin tasarımı, geliştirilmesi ve değerlendirilmesi gibi alanlarda çalışmalar gerçekleştirilecek. Bilindiği üzere Üniversitemiz kadrosu ve altya- pısıyla, dünya çapında disiplinler arası çalış- malar yapılacak ideal bir merkez konumunda bulunuyor. Yaptığımız çalışmalarla da bilimin sınırlarını zorlamayı her zaman amaç ediniyo- ruz. Ayrıca teknoloji ile interdisipliner çalışma- nın birleştiği noktada büyük atılımlar, ilerleme- ler kaydediliyor. Dolayısıyla disiplinler arası çalışan, birbiriyle iç içe geçmiş bu tip merkez- lerin kurulmasının gelecekte bize olağanüstü kazanımları olacağına inanıyoruz. ISTKA’ya bize verdikleri katkıdan dolayı bir kez daha teşekkür ediyor, kaynaklarımızı daima verimli, insanlık için fayda sağlayacak şekilde kullana- cağımızı ifade ediyoruz.” KARMA Gerçeklik Laboratuvarı Akademik Koordinatörü Dr. Asım Evren Yantaç şöyle ko- nuştu: Bireyin deneyim ve ihtiyaçlarından yola çıkarak; farkındalık derecesini, duyusal ve sosyal yeteneklerini, teknik becerilerini geliş- tiren, geniş kitlelere ölçeklenebilir, XR uygula- maları ve içerikleri geliştirmek amacıyla kurul- duk. İlk faaliyetimiz de eğitimleri devam eden Sanal ve Artırılmış Gerçeklik programımız oldu. Farklı yaş ve profilden 40 katılımcımız Karma Lab’de yüz yüze uygulamalı, mentörler eşliğinde ücretsiz eğitim alıyor. Program farklı disiplinlerden gelen yaratıcı ekipler halinde ça- lışarak proje geliştirme süreçlerini uygulamalı olarak öğretmeyi hedefliyor.” KARMA Ger- çeklik Laboratuvarı Eş Koordinatörü, Av. İvon Bensason ise: “Dijitalin geleceğinde gerçek zamanlı, mekansal, 3 boyutlu ve etkileşimli içerikler yoluyla yepyeni, sayısız çeşitte, iste- ğe dayalı, kişiye özel tasarlanmış “deneyim”e erişimin yer aldığına inanıyoruz. Bilimde mükemmeliyet merkezi olmak amacıyla eğitim faaliyetlerini sürdüren ve bu amaçla kurduğu laboratuvar ve araştır- ma merkezleriyle bilimin farklı alanlarında araştırmalar yürüten Koç Üniversitesi, sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçek- lik (AR) teknolojilerini birleştiren KARMA Gerçeklik Laboratuvarı’nı hizmete açtı. Yenilikçi ve Yaratıcı İstanbul Mali Destek Programı çerçevesinde, İstanbul Kalkın- ma Ajansı’nın desteğiyle kurulan laboratu- varda, sanal gerçeklik ve artırılmış ger- çeklik teknolojileriyle nesnelerin interneti, biyosensörler, dijital ikiz, 3B ortamlar, fotogrametri gibi etkileşimli tasarım araç ve kavramları kullanılarak yeni nesil ara yüzler geliştirilecek; araştırmalar yapıla- cak ve bu alanda uzmanlar yetiştirilecek. Araştırmalarıyla evrensel bilgi birikime, Tür- kiye’deki entelektüel, teknolojik, ekonomik ve sosyal gelişime katkıda bulunmayı amaç- layan Koç Üniversitesi, dijital teknolojiler alanında faaliyetlerini yürütüleceği yeni bir laboratuvar daha açtı. Koç Üniversitesi’nin, Yenilikçi ve Yaratıcı İstanbul Mali Destek Programı çerçevesinde, İstanbul Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle kurduğu; sanal gerçek- lik (VR) ve artırılmış gerçeklik (AR) teknoloji- lerini birleştiren KARMA Gerçeklik Laboratu- varı, Rumeli Feneri kampüsünde düzenlenen törenle hizmete girdi. Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan’ın ev sahipliğindeki törene, rehabilitas- yon ve psikolojik dayanıklılık alanlarında kul- lanılan sanal gerçeklik sistemlerinin tasarımı, geliştirilmesi ve değerlendirilmesi konuların- da araştırmalar yapan dünyanın önde gelen uzmanlarından Güney Kaliforniya Üniversi- tesi, Yaratıcı Teknolojiler Enstitüsü Merkezi Medikal Sanal Gerçeklik Bölüm Direktörü, Psikolog Albert Skip Rizzo ile Güney Kalifor- niya Üniversitesi, Yaratıcı Teknolojiler Ensti- tüsü Araştırma ve Geliştirme Entegrasyonu Yöneticisi, Arno Hartholt da katıldı. Açılışta konuşan Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan, bilimde mükemmeliyet merkezi olarak kurulan Koç Üniversitesi’nin, Karma gerçeklik, toplumsal, kültürel ve idari ortamlarda yenilikçi yöntemlerle fark yarata- cak. Koç Üniversitesi Karma Gerçeklik Labo- ratuvarı bu alana bilimsel katkı sağlamak ve hızla toplumun hizmetine sunacak calışmalar yapmak üzere yola çıkıyor” dedi. Karma Lab’ın açılışında konuşan Güney Kaliforniya Üniversitesi, Yaratıcı Tekno - lojiler Enstitüsü Merkezi Medikal Sanal Gerçeklik Bölüm Direktörü, Psikolog Albert Skip Rizzo, konuşmasında sanal gerçek - lik uygulamalarının ruh sağlığı alanındaki kullanımları ve tekniğin son durumu ile ilgili bilgi vererek, yakın gelecek uygulamala - rı hakkında öngörülerini paylaştı. Sanal gerçeklik uygulamalarının askeri alanda kullanımlarına değinen Rizzo, araştırmala - rın özellikle travma sonrası stres bozukluğu yaşayan bireylerde olumlu sonuçları işaret ettiğini söyledi. Törendeki diğer konuşmacı Güney Kaliforniya Üniversitesi Yaratıcı Tek - nolojiler Enstitüsü Araştırma ve Geliştirme Entegrasyonu Yöneticisi, Arno Hartholt ise, yaptığı sunumda Virtual Humans projesin - deki önemli entegrasyon yazılımı mühen - dislerinden biri olarak, görev modellemesi, doğal dil işleme ve bilgi temsili odaklarında geliştirdiği çeşitli teknolojileri izleyicilerle paylaştı. Koç Üniversitesi-Arçelik Yaratıcı Endüstriler Araştırma ve Uygulama Merkezinin (KUAR) bir parçası olarak kurulan KARMA Lab’de aynı zamanda Koç Üniversitesi, Medya ve Görsel Sanatlar Programı akademis - yenleriyle birlikte sektörün önemli isimleri de ders verecek. Sosyal, beşeri ve fen bilimlerinin disiplin sınırlarının iç içe girdiği interdisipliner ekipler halinde çalışmaların yapılacağı Karma Gerçeklik Laboratuvarı, Kamu-Üniversite-Sanayi işbirliği prensiple - rinin gözetilerek etkileşimli ve gerçek za - manlı yeni nesil medya teknolojilerini (AR/ VR/XR) topluma faydalı alanlarda kullan - mak üzere Ar-Ge ve uygulamalar yapacak. Açılış etkinliği kapsamında, katılımcılar KARMA gerçeklik teknolojisiyle geliştirilmiş bir çalışmayı da deneyimleme fırsatı buldu. KARMA Gerçeklik Laboratuvarı Açıldı Dijital Biz 66 Dijital Biz 67

Sayfa 68 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Haber öğrencilerin yüzde 38’inin hiç kitap okumadığı, yüzde 40’ının ise günde en fazla 1 saat kitap okuduğu belirlendi. Öğrencilerin çoğunun te- levizyon izlemediği ve ağırlıklı olarak haftada 1 defa sinemaya gittiği sonucuna ulaşıldı. Bu verilere göre, Dijital Oyun Tasarımı gibi yara- tıcılığın çok önemli olduğu bir bölüme kültür ve sanat derslerinin de eklenmesi gerektiği vurgulandı. Günde 6 saate kadar oyun oynanıyor En çok merak edilen konuların başında gelen dijital oyun oynama sıklığına ilişkin sorunun sonucunda öğrencilerin yarısının haftanın 6 ya da 7 günü oyun oynadığı, oyun oynamaya başlama yaşının ağırlıklı olarak 11’den önce, yani ortaokul çağından daha evvel gerçekleş- tiği, günlük ortalama oyun oynama süresinin de 0 – 2 saat, 2 – 4 saat ve 4 – 6 saat olmak üzere birbirine yakın bir dağılım gösterdiği ortaya çıktı. Beykoz Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi akademisyenleri tarafından ‘Di- jital Oyun Tasarımı Bölümü Öğrencilerini Tanıma Anketi’ gerçekleştirildi. Araştır- mada, gün geçtikçe büyüyen dijital oyun sektörüne nitelikli eleman yetiştiren ‘Diji- tal Oyun Tasarımı Bölümü’ne kültür sanat derslerinin de eklenmesi gerektiği vurgu- lanırken öğrencilerin yüzde 7’sinin yurt dışından geldiği belirtildi. Ayrıca, dijital oyun oynamanın 11 yaşından önce baş- ladığı ve haftada 6 - 7 gün günde 6 saate kadar oyun başında kalındığı ortaya çıktı. Teknoloji çağının ihtiyaçlarına uygun olarak yeni bölümler açan ve sık sık yapılan araştır- malar ile geleceğe hazırlanan Beykoz Üniver- sitesi’nde eğitim ve öğretime önemli katkılar sunacak bir çalışma daha sonuçlandırıldı. Yapılan ‘Dijital Oyun Tasarımı Bölümü Öğren- cilerini Tanıma Anketi’ ile günümüz dünyasın- da 7’den 70’e herkes tarafından ilgi gören ve kısa sürede yarattığı ekonomi hacmi ile birçok sektörün önüne geçerek ciddi bir istihdam ala- nı açan dijital oyun sektörü masaya yatırıldı. Bahçeşehir ve Bilgi Üniversitesi’nden katkı Sektöre nitelikli eleman yetiştirmek için açılan Dijital Oyun Tasarımı Bölümü’ndeki öğrencileri daha iyi anlamak ve ihtiyaçları belirlemek için yapılan çalışma, Beykoz Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi tarafından gerçekleş- tirildi. Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Levent Yılmazok’un önderliğinde aynı bölümden Arş. Gör. Kaan Arık ve Grafik Tasarım Bölümü Arş. Gör. Ali Çağan Uzman tarafından yürütülen çalışmaya Bahçeşehir ve Bilgi Üniversitesi’nin Dijital Oyun Tasarımı bölümleri de katkıda bulundular. Kültür sanat dersleri konulmalı Bu 3 üniversitede eğitimine devam eden 105 Dijital Oyun Tasarımı Bölümü öğrenci- sinin yüzde 16,2’sinin (17 kişi) kadın, yüzde 83,8’inin de (88 kişi) erkeklerden oluştuğu be- lirtilen araştırmadan ilgi çekici sonuçlar çıktı. Öğrencilerin yüzde 63’ünün İstanbul, yüzde 30’unun İstanbul dışı yurt içi iller, yüzde 7’sinin de yurt dışından geldiğinin bilgisi verilirken, Bir tür sosyalleşme aracı Araştırmaya katılan öğrencilerin yüzde 60’ı çoklu oyunculu (multi-player), yüzde 40’ı ise tekli oyunculu (single-player) oyun oynama- yı tercih ederken, öğrencilerin dijital oyunları oynamayı kısmen bir tür sosyalleşme aracı olarak gördüğü anlaşıldı. Ayrıca, öğrencilerin yüzde 54,3’ü dijital oyun tasarımı kavramını sanat-tasarım ile teknoloji ve programlamanın birlikteliği olarak görürken, kavramı yalnızca sanat ve tasarım bağlamında görenlerin oranı yüzde 28,6, yalnızca teknoloji ve programla- ma olarak görenlerin ise oranının yüzde 17,1 olduğu belirtildi. Dijital Oyun Tasarımı Bölümü Öğrencileri Günde 6 Saat Oyun Oynuyor Dijital Biz 68 Dijital Biz 69

Sayfa 70 — dergide görüntüle

Haziran 2019 Haber nedenle geleceğin iş gücü ve ülkemizin yarınları olan öğrencilerimiz ve onları eğiten öğretmenleri- mize yönelik teknoloji eğitim programı olan “Yarını İnşa Et”i Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı olarak 2018 yılında başlattık. Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ‘İstihdamın Geleceği’ (Future of Jobs) araştırmasına göre 2020 yılında geçerli olacak meslekler farklı beceriler gerektirecek. Gelece- ğin mesleklerinin yüzde 36’sı kompleks problem çözme becerileri, yüzde 17’si isabetli karar verme ve sistem analizi gibi sistemsel yetenekler, yüzde 12’si ise kodlama, veri analizi ve güvenliği ve akıllı üretimin ihtiyacı olacak dikey uzmanlıklar olacak. Bu alanlarda meydana gelen gelişmeler yeni iş alanları ve mesleklerin ortaya çıkmasını sağla- yacak. Milli Eğitim Bakanlığı onayı ile yürütülen “Yarını İnşa Et” programı ile şimdiye kadar 19 ilde 437 farklı okuldan 917 öğretmene ve 6.272 öğrenciye ulaşarak geleceğin iş alanlarına öğren- cilerin adım atmaları için bir kıvılcım yarattık. Sa- bancı Vakfı iş birliği ile 2018-2019 Eğitim- Öğretim Yılı 2. Döneminde ise yüzün üzerindeki proje fikri arasından seçilen 20 finalist projenin, sahiplerini konuk etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bugün burada sunulan 20 projenin hepsini kazanmış kabul ediyoruz” dedi. Ödül Alan Projeler • Akıllı Atık Pil Toplama Robotu (Altilium): Konya ilinden Atatürk Anadolu Lisesi öğrencileri Yüksel Caner Mülazımoğlu, Betül Kaymaz, Ebu- bekir Hamza Kemik, Havva Ece Küçük ve Serdar Ramazan Yıldırım’dan oluşan ekip, öğretmenleri Mustafa Güneş mentorluğunda geliştirdikleri proje ile atık pilleri toplamaya yarayan akıllı bir ünite geliştirdi. Altilium adını verdikleri bu akıllı üniteye pil atıldığında, cihaz pilin voltajını ölçerek karar verme yeteneğiyle pilin dolu olup olmadığını tespit ederek, düşük voltajlı pili haznesine alıyor ve bu pil karşılığında şehir kartına belirli miktarda yükleme yapıyor. Cihaza atılan pilin dolu olması halinde, Altilium pili iade ederek enerji israfının da önüne geçmiş oluyor. • Beni Ellerimden Dinle (Talk’ng Hands): Adana ilinden Kurttepe Şehit Ali Öztaş Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi / Final Fen Lisesi / Varda Koleji öğrencileri Dilanur Kaya, Zeynep Sarıgeçili, Hasan Kapuz, Teoman Dinçkurt’tan oluşan ekip, öğretmenleri Alpnur Aktürk Kaya mentorluğunda geliştirdikleri proje ile işitme engelli bireylerin, Sabancı Vakfı ve Türkiye Teknoloji Geliştir- me Vakfı (TTGV) iş birliğiyle gerçekleştirilen “Yarını İnşa Et” projesi kapsamında 845 liseli teknoloji kitleriyle çevre, enerji ve akıllı şehir- ler alanında yaratıcı projeler geliştirdi. Düzen- lenen yarışma ile kazanan 5 ekibe ödülleri verildi. Sabancı Vakfı ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) iş birliğiyle gerçekleşen “Yarını İnşa Et” projesi kapsamında liseli gençler akıllı şehirler, çevre ve enerji alanlarında ürettikleri projelerle 28 Mayıs Salı günü Sabancı Center’da ödül aldı. Milli Eğitim Bakanlığı onayı ile gerçekleştirilen “Yarını İnşa Et” projesi kapsamında; Adana, Konya, Trabzon ve Mardin illerinde 9., 10. ve 11. sınıflardaki öğrenci ekipleri akıllı şehirler, çevre ve enerji alanlarında, çevrelerinde gördükleri sorunlara çözüm sunan teknoloji temelli projeler ürettiler. 845 öğrencinin Arduino teknoloji kitleri aracılığıyla 165 farklı fikir geliştirdiği proje kapsa- mında finale kalan 20 öğrenci grubu, bağımsız bir jüri tarafından değerlendirildi. Jüri tarafından se- çilen ilk beş proje, Konya ilinden Atatürk Anadolu Lisesi ekibi ve Osman Nuri Hekimoğlu Anadolu Lisesi ekibi, Mardin ilinden Kızıltepe Fen Lisesi ekibi, Trabzon ilinden Düzköy Nazım Kayhan MT Anadolu Lisesi ekibi ve Adana ilinden üç okuldan (Kurttepe Şehit Ali Öztaş MTAL / Final Fen Lisesi / Varda Koleji) öğrencilerin oluşturduğu ekip oldu. Ödül alan 5 proje ekibinden toplam 24 lise öğrencisi yaz döneminde Sabancı Üniver- sitesi Collaboration Space’de gerçekleşecek 5 günlük maker kampına katılmaya hak kazandı. “Yarını İnşa Et” projesi ödül töreninde konuşan Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, “Sabancı Vakfı olarak, 45 yıldır toplum- sal gelişmeye katkıda bulunmak için çalışıyor, bu kapsamda gençlerin güçlenmesine ve po- tansiyellerini gerçekleştirmelerine büyük önem veriyoruz. Gençlerin güçlenmesi için eğitimin kilit bir role sahip olduğunu biliyoruz. Yarını İnşa Et projesi eğitimde dijital dönüşüm sürecinin çıktıla- rından faydalanabilen ve bu becerileri eğitim ve iş hayatında kullanabilen öğrencilerin yetiştirilmesi vizyonuyla yola çıktı. Bu projede hem gençlerin teknolojiyi kullanma becerilerinin gelişmesini, hem de içinde yaşadıkları çevreye ait sorunları fark ederek çözüm üretmelerini hedefledik. Bu proje- nin gerçekleşmesi için emeği geçen herkese, iş birliği için Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı’na, katılan tüm öğretmen, öğrenci ve jüri üyelerimize teşekkür ediyorum” dedi. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Ultav yaptığı konuş- mada “Teknoloji üreten bir Türkiye için sanayinin rekabet gücünü artırmak ve sürdürülebilir kılmak, üretimde verimlilik ve artışı sağlamak için akıllı üretim sistemlerini hayata geçirmek ve değer zincirinin tüm halkalarında teknolojinin sunduğu imkânlardan yararlanabilmeyi önemsiyoruz. Bu işaret dilini bilmeyen toplumla etkili iletişim kur- malarını sağlayacak bir eldiven geliştirdi. İşitme engelli bireylerin işaret dili bilmeyen kişilerle iletişim kurmaları için tasarlanan eldiven, işitme engelli bireylerin günlük hayatta kullandıkları 10 kelimeyi sese döküyor. Eldiveni takan bireylerin el hareketlerini algılayarak hareketi kelimeye dö- ken eldiven mobil uygulama ile akıllı telefonların ekranında yazılı olarak okunabiliyor. • Piezo Elektrik Yol: Mardin ilinden Kızıltepe Fen Lisesi öğrencileri Muhammed Emin Adın, Hüseyin Çiçek, Helin Erol, Burak Korkmaz ve Mikail Cihan Karaboğa’dan oluşan ekip, mentor öğretmenleri Abdullah Sarıbatur önderliğinde tasarladıkları proje ile taşıtların zemine uygula- dığı basınç enerjisini elektriğe dönüştürdüler. Yol zeminine döşedikleri piezo disk ile taşıtların uy- guladığı basınçtan elde ettikleri elektriği otoban kenarlarındaki aydınlatmalarda kullanan proje ile elektrik enerjisinden tasarruf ediliyor. Ayrıca su sensörü ile yağmur, sel ve su taşkını gibi sebep- lerle ıslanan yollar hakkında LCD ekran yardı- mıyla sürücülerin uyarılması da hedefleniyor. • Ek-Yat Akıllı Sera: Konya ilinden Osman Nuri Hekimoğlu Anadolu Lisesi öğrencileri İbrahim Enes Baloğlu, Tahir Furkan Sarıdiken, Eren Adıvar, Oğuzhan İpteş ve Ayşe Miray Türker’den oluşan ekip mentor öğretmenleri Yasemin Çetin- kaya öncülüğünde tasarladıkları proje ile verim artıran akıllı bir sera kurdular. Klasik müziğin ça- lındığı ve güneş enerjisi panellerinin kullanıldığı bir ortamda, Bluetooth kontrolü ile hava, toprak ve nem oranlarına bakılarak sulama, sıcaklığı takip ederek ısıtma ve soğutma yapabilen şiddet- li yağmur ve karda çatıyı kapatabilen akıllı sera projesidir. • Su ve Sabuna Teknoloji ile Dokunun: Trab- zon ilinden Düzköy Nazım Kayhan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri Mert Ahmet Demirci, Damla Babuşçu, Damla Lermi, Seymen Bekar ve Bedirhan Serdar’dan oluşan ekip, men- tor öğretmenleri Mustafa Güneş öncülüğünde ta- sarladıkları proje ile su tasarrufu ve kolay temizlik sağlayan musluk geliştirdi. Sensörlü sıvı sabun ve sensörlü musluğu birleştirerek su ve sabunun aynı musluktan gelmesini sağlayan ekip bu proje ile fazla su tüketimini azaltmayı ve el yıkanırken sabun kullanmayı kolaylaştırmayı hedefliyor. Liseliler Teknolojiyle Yarını İnşa Ediyor Dijital Biz 70 Dijital Biz 71