Mart 2019 Sayısı — Metin Görünümü
Bu sayfa, derginin PDF'inden çıkarılan ham metni ekran okuyucular ve arama motorları için sunar; dizgi/tasarım içermez. Sayı sayfasına dön · Dergiyi görselleriyle oku
Sayfa 2 — dergide görüntüle
Mart 2019 VATANSEVER BİLİŞİM A.Ş. ADINA İMTİYAZ SAHİBİ Şenol Vatansever senol.vatansever@dijitalbiz.com GENEL YAYIN YÖNETMENİ (SORUMLU) Şenol Vatansever senol.vatansever@dijitalbiz.com EDİTÖR Sema Vatansever sema.vatansever@dijitalbiz.com GÖRSEL YÖNETMEN Gökhan Ünlü gokhan.unlu@dijitalbiz.com Most Idea BARINDIRMA Vatansever Bilişim & Bulutistan REKLAM VE PROJE reklam@dijitalbiz.com ABONELİK www.dijitalbiz.com/abone abone@dijitalbiz.com BÜLTEN GÖNDERİMİ bulten@dijitalbiz.com YAYIN TÜRÜ Aylık, Süreli Yayın DİJİTAL BİZ DERGİSİ MART 2019 SAYI: 04 / FİYAT: 20 TL Dergide yayınlanan yazılardan kaynak gösterilmesi koşuluyla alıntı yapılabilir. Dergide yayınlanan makale ve röportajlarda yer alan fikirler yazarlarına ve röportaj veren kişilere aittir, dergimiz için bağlayıcı değildir. dijitalbiz.com Editörden Şenol VATANSEVER Kişisel Verilerinizin Hesabını Sorun! Kişisel Verileri Koruma Kurumu web si- tesinde son birkaç aydır yoğun biçimde kamuoyu duyurusu olarak veri ihlali bil- dirimleri görüyoruz. Bankacılık sektörü- nün güvenliğe ciddi önem vermesinden hareketle, özel bir bankanın da veri ihlali bildiriminde bulunması acaba kişisel verilerimiz yeterince güvende değil mi konusunu tekrar gündeme taşıdı. Üstü- ne üstlük ihlal açıklamasına göre verileri çalınanların büyük çoğunluğu ilgili ban- kanın müşterisi bile değil, yani sizin de kişisel verileriniz çalınmış olabilir. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamına kişisel verisi işlenen gerçek kişiler, yani vatandaşlar olarak her birimiz giriyoruz. Kanun gerçek kişilerin verilerinin korunmasını isterken, tüzel kişilere ait verileri kapsam dışında tutuyor. Tüzel kişiye ait verilerin gerçek kişiyi belirlemesi ya da belirlenebilir kılması durumu da kanun kapsamına giriyor ve bu verilerin de korunması gerekiyor. KVKK veriyi işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasın- dan ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişileri veri sorumlusu olarak kabul ediyor. Kanun verinin elde edilmesi noktasından başlayarak açık rızanın varlığını arıyor. Söz konusu rıza alınırken vatandaşların aydınlatılmış olması gerekiyor. Irk, etnik köken, cinsiyet, siyasi görüş, felsefi inanç gibi açıklanması durumunda ilgili kişinin ayrımcılığa veya zarara uğraması muhtemel verileri özellikli kişisel veri sayıyor ve bunların işlenmesini gerektiren her işlemde ayrıca rıza talep ediyor. Bu arada her türlü işlemin yapılması vb. şeklindeki genel geçer nitelikli rızalar da geçersiz kabul ediliyor. Verisi işlenen tüm vatandaşlar şirketlerin ya da kurumların veri sorumlularına başvurarak; ki- şisel verilerinin işlenip işlenmediğini öğrenme, kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme, kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme, yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme, kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme, kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme, yapılan işlemlerin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme haklarına sahip. Ek olarak işlenen verilerin otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme, kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme gibi çok geniş haklara sahip. Vatandaşlar kişisel verileri konu- sunda sahip olduğu hakların farkında olmalı ve harekete geçerek şirketlerin ya da kurumların verileri rızaları olmadan saklamalarına ya da kullanmalarına izin vermemeli. Vatandaşların haklarını aramak için öncelikle ilgili şirketin ya da kurumun veri sorumlusuna yazılı olarak başvuru yapması gerekiyor. Veri sorumlusu başvuruda yer alan talepleri, talebin niteliğine göre en geç otuz gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandırmak zorunda. Yazılı olarak cevap verilecekse, on sayfaya kadar başvuru ücreti alınamıyor. Veri sorumlusu talebi kabul edebiliyor veya gerekçesini açıklayarak reddedebiliyor. Başvuruda yer alan talebin kabul edilmesi hâlinde, veri sorumlusunca gereği yapılmak durumunda. Vatandaşlar, veri sorum- lusunun cevabını öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde Kurula şikâyet edebiliyor. Aynı zamanda veri sorumlusuna karşı doğrudan yargı yoluna giderek tazminat talebinde buluna- biliyor. KVKK sebebiyle para ve hapis cezalarıyla yüzleşmek durumunda kalan şirketlerin ya da kurumların son pişmanlığı fayda etmiyor. Kurulun verinin işlenmesinin veya verinin yurt dışına aktarılmasının durdurulmasına kadar çok geniş yetkileri var. Şirketlerin ya da kurumların süre- cin mağduru olmaması için vatandaşlardan gelen talepleri hızlı ve doğru biçimde cevapla- ması gerekiyor. Bu alanda bazı yerli, milli ve ekonomik çözümler var. T.C. kimlik numarası, cep telefonu numarası, kredi kartı bilgileri, banka hesap bilgileri ve tanımlanan diğer bilgileri tüm sistemlerde arayıp bulabilen, raporlayabilen, taşıyabilen, anonimleştirebilen, silebilen çözümleri kullanmaları risklerini azaltabilir. Tabi yapılan işlemlerin mahkemede delil olarak kabul edilebilmesi için şirketlere ve kurumlara alacakları çözümün ilgili logları elektronik imza ve zaman damgası ile kaydettiğinden emin olmalarını öneriyoruz. www.kvkk.gov.tr ve www.dijitalbiz.com/kvkk adreslerinden gelişmeleri takip edebilirsiniz. Kişisel verilerimize artık hak ettiği değer veriliyor. Kişisel verilerinizin hesabını sorun! Dijital Biz 3
Sayfa 4 — dergide görüntüle
İçindekiler 06 Tansu YEĞEN: “Yapay Zekaya Giden Yol: Robot Yazılımlar” 26 Gelecekte Bilişim Konferansı Geleceğin Akıllı Dünyasına Işık Tutacak 14 KVKK Başkanı: “Kişisel Verilerin Korunması Noktasında Tüm Sektörlere Yol Gösteriyoruz” Dosya Konusu: Perakende Sektörü Bulut Bilişim 3 Yılda 130 Bin Kişiye Yeni İş Fırsatları Yaratacak Milli Girişimler Sahneye Çıktı KVKK’da Şirketleri Rahatlatacak Lisans Kiralama Dönemi Başlıyor 18 28 22 20 Değişim Yönetimi ve Endüstri 4.0 2019 Yılında Türkiye’deki Teknoloji Harcamaları 17,1 Milyar Dolara Ulaşacak Dijital Paranın Kaderi Kurumsallaşmaya Bağlı 30 32 38 2019 Yılının Öne Çıkan 6 Teknoloji Trendi İş Gücünde Dijital Yetkinliğin Artırılması Avrupa’da Büyümeyi Canlandırabilir Robot Kuryeler Şehirleri Dönüştürecek Silikon Vadisi’nin Tahtı Sallanıyor Siber Suç Karaborsaları Yıkıcı Endüstriye Dönüştü Siber Suçlular 2018’de Basit DDoS Operasyonlarından Vazgeçti E-Posta Dolandırıcılarına Göz Açtırmayın Uzay Teknolojileri İçin İş Birliği Türk Şirketten ABD’de Uzay ve Havacılık Yatırımı Yapay Zekâ ve Blockchain ile Sahtecilik Tespiti Türkiye’de Y Kuşağının Yüzde 73’ü Online Tehdide Maruz Kalıyor Çocuklar Kontrol Bende Programıyla Bilinçleniyor Veri Analizinde Lider Olmak? 36 40 42 44 52 54 56 60 62 64 68 70 66 Ekran Karşısında Geçirilen Zamanı Azaltmak için 8 Öneri Oyun Severler 4 Gün Boyunca Oyun ve Dijital Eğlenceye Doydu Türk Oyun Devi Yeni Oyunlar ve Teknolojiler için Ekibini Genişletiyor Cezeri’nin Olağanüstü Makineleri Sergisi Kapılarını Açıyor “A Ticket For Your Future” Programı Başvuruları Başladı Avrasya’yı Buluşturan Nesnelerin İnterneti Zirvesi Yeniden İstanbul’da! Güvenlik Sektörünün En Prestijli Buluşması 13-15 Mart Tarihleri Arası Ankara’da Gerçekleşecek Siber Hippiler 72 78 82 86 90 92 96 94 84 Türkiye’de Elektrik Piyasasının Gelişimi ve Bilişim74 46 İbrahim ELBAŞI: “Dijital Dönüşüme Katkı Sağlayacak Yenilikçi Fikirlerin Adresiyiz” Röportaj Dijital Dönüşüm; Blockchain Zirvesi 26 Nisan’da İstanbul’da Gerçekleşecek Röportaj Dijital Biz 4
Sayfa 6 — dergide görüntüle
Mart 2019 Röportaj Tansu YEĞEN UiPath Türkiye Genel Müdür Yapay Zekaya Giden Yol: Robot Yazılımlar Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? 1985 yılında Alman Lisesi’nden mezun oldum. 1989 yılında ise Boğaziçi Üniversitesi Elektronik Mühendisliği Bölümü’nü bitirdim. Daha sonra Marmara Üniversitesi’nde işletme yüksek lisansı yaptım. Çok iyi derecede İngilizce ve Almanca biliyorum. Profesyonel çalışma hayatıma 1991 yılında Digital Equipment’ta başladım. Kariyerime 1994 yılında Hewlett Packard Türkiye’de Satış ve Pa- zarlama Müdürü olarak devam ettim. HP Türkiye’nin; PC, dizüstü bilgisayar ve sunucu bilgisayarları pazarında, birinci sırada konumlan- masında rol oynadım. 1998 yılında Microsoft Türkiye bünyesine Pazar- lama Müdürü olarak katıldım. Bu şirketteki göre- vimi 1999 yılı itibariyle Genel Müdür Yardımcısı olarak sürdürdüm. Yedi yıl çalıştığım Microsoft Türkiye’de, ekibimle birlikte gerçekleştirdiğim KOBİ’lere yönelik 2000 Projesi” ise Microsoft’un dünya çapındaki 245 projesi arasından “en iyi uygulama” seçildi. Daha sonra sırasıyla Apple, Turkcell Ukrayna, Turkcell Avrupa ve IBM’de üst düzey yönetici- lik yaptım. 2013 yılında Samsung Türkiye’de başkan yardımcısı olarak atandım. 2018 Ağustos itibariyle UiPath Türkiye’de Ge- nel Müdür olarak başladım ve Ocak 2019 yılı itibariyle de Doğu Avrupa, Rusya, Türkiye ve Israil’den oluşan 30 ülkeden oluşan bölgenin başkanı olarak görevimi sürdürüyorum. Genç Yönetici İş Adamları Derneği (GYİAD) tarafından 1998 yılında yapılan araştırmada “Türkiye’nin 50 başarılı iş adamı” arasında gösterildim. Capital dergisinin 2001 ve 2002 yıllarında gerçekleştirdiği iki araştırmada ise “Türkiye’nin en iyi 25 pazarlama yöneticisi” arasında yer aldım. Kariyerimde birçok ödül aldım. 2008 yılın- da Stevie Awards tarafından Avrupa’da yılın CEO’su seçildim. Dijital Biz 6 Dijital Biz 7
Sayfa 8 — dergide görüntüle
Mart 2019 Röportaj Şirketiniz, sektörünüz ve faaliyet alanlarınız ile ilgili bilgi verebilir misiniz? 2005 yılında Daniel Dines ve Marius Tirca tara- fından Romanya’da kurulan UiPath’in merkezi New York olup, bugün itibariyle 15 ülkede faali- yetlerini sürdürüyor. UiPath platformu, kurumsal robotik süreç otomasyonu pazarında lider konumunda olup, dünyada 2.700 civarında özel ve kamu kuru- munda çalışan 200.000 kişi tarafından kullanılı- yor. UiPath, dünyada her gün ortalamada 6 yeni kurumu müşteri olarak kazanıyor. UiPath’in 2018 verilerine göre yıllık cirosu yak- laşık 200 milyon dolara ulaştı ve 2 yılda ger- çekleştirmiş olduğu bu ciro ile şirket kurumsal yazılım tarihinin en hızlı büyüyen yazılım şirketi haline geldi. Şu anda 2.300 çalışanı bulunuyor. Dünyada 250.000’nin üzerinde UiPath sertifikalı uzmanıyla UiPath, kurumların dijital dönüşümü- nü en etkin şekilde destekliyor. UiPath, Ekim 2018 itibariyle Amerika’da çalışan- ların en mutlu olduğu 6. şirket olarak yer alıyor. Günümüz itibariyle Pazar değeri 3 milyar dolara ulaşan UiPath, robot yazılımlarına daha fazla yapay zekâ ve makine öğrenimi algoritmalarını ekliyor. UiPath’in eğitimi ve tam sürüm ürünleri dene- me amaçlı ücretsiz olarak UiPath Akademi adlı eğitim sitesinde sunulmakta olup bu sayede çalışanlar, ürünü kullanıp kendi robotlarını ko- layca üretebiliyor. Ücretsiz olan UiPath Akademi sitesinden her gün 2.000’nin üzerinde diploma veriliyor. Şirketinizin planları nelerdir? Ülkemizdeki kurumların dijital dönüşüm alanın- da yapmış oldukları çalışmaların sonuçlarını çok hızlıca almalarını sağlayan ve yapay zekayı tam olarak kurumlarının içine entegre etmeleri açısından Robotik Süreç Otomasyonu (RPA) çok önem kazanıyor. Ülkemizde faaliyete baş- ladığımız günden beri çalışmalarımızı 3 grupta sürdürüyoruz. Öncelikle kurumlara birebir bu çözümü ve faydalarını anlatmak, bu konuda yanımızda olacak iş ortaklarımızı belirlemek ve UiPath sertifikalı mühendisler geliştirmek. Bu 3 alanda da kısa zamanda çok önemli sonuçlar elde ettik. Birçok kurumda projelere başladık ve 25’e yakın ülkemizin öncü kurumları ile iş ortak- lığı anlaşmaları imzaladık. Özellikle verimliliği artırmak tüm kurumların önceliği ve önceliği olmalı, bu konuda UiPath çok hızlıca ve çok uygun maliyetlerle çözüm sağlıyor. Bu yüzden verimlilik konusu sık sık işleyeceğimiz bir konu olacak. Ekim ayında kuruluşunu yaptığımız ülkemiz ofisi, 15 kişiye ulaştı ve artmaya devam edecek ve ‘her çalışa- na bir robot’ hedefimizi sık sık paylaşacağız. UiPath’te 30 ülkeyi kapsayan ve merkezi İstanbul olan bölgenin başına geçtiniz, bu konuda neler söylemek istersiniz? İçlerinde Türkiye, Rusya, Romanya, Çek Cum- huriyeti, Macaristan, İsrail, Litvanya ve Ukray- na’nın da bulunduğu 30 ülkeyi kapsayan böl- genin başına getirilmekten tabi ki çok mutluluk duydum. Ama beni asıl mutlu eden 30 ülkeden oluşan bölgenin merkezinin İstanbul olması. UiPath olarak müşterilerimize ve iş ortakları- mıza daha yakın destek olabilmek için, yeni bir bölge içinde farklı ülkelere genişliyoruz. UiPath, halihazırda Romanya, Türkiye ve Rusya’daki faaliyetlerine daha da kuvvetli bir şekilde devam edecek. Birçok ülkedeki ekibimle birlikte yakın çalışarak, yapay zekâ destekli yazılım robot- larımızla yeni bölgemiz içindeki özel ve devlet kurumlarına hızlanmaları, verimlilik kazancı, müşterilerinin ve çalışanlarının memnuniyetle- rinin artışı için önemli katkılarda bulunacağız. Robot yazılımlardan ne anlıyoruz ve kurum- lara etkisi hakkında bilgi paylaşır mısınız? RPA, kural bazlı bir süreci ve işi tamamlamak için dijital sistemler ve uygulamalar kullanan insanı, birebir taklit ederek, el ve göz ile yaptık- larını onun yerine, hızlı ve hatasız bir şekilde gerçekleştirilmesi için yapılandırılan ve ‘RO- BOT’ olarak isimlendirilen yazılım teknolojisi. RPA robot, çalışanların katma değersiz işlerini dijital asistan olarak üzerine alır ve ortalama olarak %50 vakit harcadıkları bu rutin, sıkıcı ve kural bazlı işleri onların adına gerçekleştirir ve çalıştıkları kuruma ek kapasite kazandırır. Bu sayede çalışanlar, duygusal zekâ, empati, kav- ramsal beceri, müşteri ile iletişim gerektiren ve insan zekasına ihtiyaç duyulan katma değerli işleri gerçekleştirir. Bu teknolojik yatırımın geri dönüşü ortalamada 6 ayda gerçekleşiyor ve kurumlara kullanım alanlarına göre %20-%70 arası verimlilik ka- zandırıyor. Robot yazılımlar getirdiği çözümle 4. Endüstri Çağı olarak nitelendirilen bu dönemdeki büyük veri, nesnelerin interneti, süreç optimizasyonu gibi gelişmeleri tamamlayan en önemli tek- noloji olup, kurumların dijital dönüşümüne en hızlı ve etkili katkıyı yapıyor. Aynı zamanda ‘Yapay Zekâ’ (AI) ve ‘Makine Öğrenmesi’ (ML) destekli Akıllı Otomasyon’a (IA) giden yolda köprü görevi gören çok önem- li bir teknoloji. Bu alanda faaliyet gösteren şirketlerin stratejileri doğrultusunda, 2 yıl içinde yazılım robotlarının tamamen yapay zekâ ro- botları olması öngörülüyor. Bu sayede robotlar insanlardan devamlı öğrenen, tahminlerde bulunan, kendilerine sorulan sorulara cevap verebilen ya da önceden uyaran özelliklere sahip olacak ve RPA’ın kullanım alanları daha da genişleyecek. Dijital Biz 8 Dijital Biz 9
Sayfa 10 — dergide görüntüle
Mart 2019 Röportaj Çok farklı süreçleri otomasyona geçirebildiği için dünyada birçok işletme tarafından tercih edilen robot yazılımlar, şirketlerin dijital dönü- şüm süreçlerini hızlandırırken; aynı zamanda rekabet avantajlarını da arttırarak, yapay ze- kanın yoğun kullanılacağı yakın geleceğe de hazırlıyor. En son yapılan araştırmalara göre %70’e yakın kurum gelişmiş ülkelerde RPA kullanımına geçti ve yılda ortalamada %50 ek kapasite kazandı. Yani daha önce 100 kişi ile yaptıkları işi aynı süre içinde hiç çalışan almadan bir bakıma 150 kişi ile gerçekleştirmeye başladılar. Aynı zaman- da bu %80 kurumda çalışan memnuniyeti ciddi oranlarda artış sağladı. Robot yazılım pazarı hakkında bilgiler payla- şır mısınız? İlk yaklaşımımız şirkette en fazla kişinin kullan- dığı, en fazla adım gerektiren ve de en uzun sü- reci çok hızlıca bulmak oluyor. Bu tarz süreçler genelde finans ya da insan kaynakları bölümle- rinde kolayca bulunuyor. Daha sonra bir örnek çalışma yapıyoruz ve o süreci saatler içinde robot yazılıma aktarıyoruz. Mesela bir şirketin satın alma bölümünde sadece bir süreci robota aktararak 9 kişiye bedel bir zaman sağladık. Bir başka kurumda haftalık rapor hazırlama süre- cini 10 saatten 6 dakikaya düşürdük. Kurumlar bu saatler içinde sağladığımız verimlilikten çok etkileniyor ve hızlıca alıma geçiyor ve de diğer süreçlerini de robot yazılımlara aktarmaya başlı- yor. Dünyada Pazar çok hızlı bir büyüme içinde. Forrester RPA Araştırmasına (Ekim, 2018) göre pazar büyüklüğü ($milyar): • 2017: 0,51 milyar dolar • 2018: 1,20 milyar dolar • 2019: 1,95 milyar dolar • 2020: 2,65 milyar dolar • 2021: 3,30 milyar dolar Ülkemizde önümüzdeki yıl pazarın 30 milyon dolar ve 5.000 robotluk olmasını bekliyoruz. Robot yazılımlarınızın ne gibi etkilerinin olması bekleniyor? Robot yazılımlar dünyada kamu sektöründen finans sektörüne kadar çok ciddi sayıda sektörü etkiliyor. En önemli nokta kurumları hızlandırıp yapay zekâ teknolojilerini kolayca kullanıma su- narken, çalışanları da tekrarlanan görevlerden kurtarıp daha katma değerli işlerle şirketlerine katkıda bulunmalarını sağlamak. Robot yazı- lımlar kesinlikle çalışanların işlerini elden almayı hedeflemiyor. Meslek ve o mesleği gerçekleş- tirmek için yapılan işleri birbirinden ayırmak gerekiyor. Tekrarlanan işleri üstlenecek robot yazılımlar, çalışanlara insan becerisi gerektiren işleri bırakacak. Hangi süreçler otomasyona daha kolay ge- çebiliyor? Robot yazılımların insanların dijital ortamda yaptığı çalışmaların önemli bölümünü taklit ede- rek bu süreçleri otomasyona geçirebiliyor. Örnek: • Bir uygulamayı çalıştırmak, kullanıcı adı ve şifreyle o uygulamaya erişmek • Veriyi kopyalamak ve yapıştırmak • Dosyalarla ve klasörlerle işlemler yapmak • Dokümanların, PDF dosyaların, e-postaların ve formların içinde bulunan verilere erişmek • Veri tabanlarından okumak veya veri tabanla- rına veri aktarmak • E-posta mesajını açmak ve mesajların ekleri- ne erişmek • Web sitelerine erişmek ve oradaki bir bilgiyi alıp, başka bir uygulamaya aktarmak • Hesaplamalar yapmak • Işlemleri yaparken yapay zekâ araçları ile entegre çalışıp o Duygu analizi yapmak o Tercüme yapmak o Öğrenmek o Konuşmaları yazıya çevirmek Dijital Biz 10 Dijital Biz 11
Sayfa 12 — dergide görüntüle
Mart 2019 Röportaj Robot yazılımlar kurumlarda departman bazında hangi işleri üstlenebilir? Fazla aşamalı işlem gerektiren, kural bazlı ve tekrarlayan süreçler başlangıç olarak otomas- yon için en iyi hedefler. İnsan Kaynakları • Yeni işe başlayan veya işten ayrılanlar için yapılması gereken adımlar • Bordro üretilmesi • İşe alım süreçleri • Sunulan ek menfaatlerin çalışanlara verilmesi • Çalışanın regülasyona uyumlu raporlanması • Çalışanların performans değerlendirmeleri • İzin sürelerinin sistemlere işlenmesi ve öde- melere yansıtılması Finans ve Muhasebe • Satın alma • Faturaların üretilmesi ve sistemlere işlenmesi • Aylık ve yıllık kapanışlar • Tahsilat süreçlerinin kontrolü ve gerekli uyarı epostalarının gönderilmesi • Ödeme talimatlarının akışı • Siparişlerin yönetimi • Birlikte çalışılan şirketlerin yönetimi • Yönetim için standart raporların hazır tutulma- sı • Faturaların 2-3 kaynaktan doğrulanması • Vergilerin planlanması Üretim Zinciri • Stok yönetimi • Arz ve talep yönetimi • Sevkiyat emri • Mal çıkışı ve iade kabulü • Fatura ve kontrat yönetimi • İade yönetimi • Nakliyat yönetimi Bilgi İşlem • Yazılımların çalışanlara kurulması • Sunucu ve uygulamaların yönetimi • Düzenli sistemin incelenmesi (indirilen dosya- lar, veri akışı.) • Lisanslı yazılımların denetlenmesi • Yeni kullanıcı kabulü • Şifre yenileme, üretme • Yedekleme ve yedekten indirme Satış ve Pazarlama • Müşteri bilgileriyle yapılan işlemler • Yeni müşteriler için yapılması gerekenler • Mevcut müşterilerle düzenli iletişim • Teklif üretilmesi • Sosyal medya taramaları • Pazar hakkında araştırma (rekabet vs.) Dijital Biz 12 Dijital Biz 13
Sayfa 14 — dergide görüntüle
Mart 2019 Haber Dijital Biz 14 Dijital Biz 15
Sayfa 16 — dergide görüntüle
Mart 2019 Haber Dijital Biz 16 Dijital Biz 17
Sayfa 18 — dergide görüntüle
Mart 2019 Haber KVKK Başkanı: “Kişisel Verilerin Korunması Noktasında Tüm Sektörlere Yol Gösteriyoruz” Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından II. Kişisel Verileri Koruma Sempozyumu bugün İstanbul’da düzenlendi Açılış konuşmasını Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı Prof. Dr. Faruk BİLİR’in yaptığı programda Kişisel Verileri Koruma mevzuatı, dijital ve elektronik ortamda kişisel verilerin korunması ve kişisel veri - lerin korunması alanında uluslara - rası uygulamaların incelenmesi gibi konular ele alındı. Başkan BİLİR konuşmasında kişi - sel verilerin korunmasının önemi ile Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun yapmış olduğu çalışmalardan bah - setti. 2018 yılında dünyadaki en önemli ikinci küresel riskin, veri güvenliğine karşı yürütülen faaliyetler olduğunu belirterek, büyük veri, yapay zekâ, nesnelerin interneti, blokzinciri tek - nolojisi, dijital dönüşüm ve endüstri 4.0 gibi kavramların hayatımıza girdiği bir noktada teknolojiden so - yutlanmış bir hayat düşünülemeye - ceğini belirtti. Başkan BİLİR konuşmasında, kişisel verilerin korunmasının temel amacı - nın, kişinin özel hayatının gizliliğini güvence altına alarak aslında kişiyi korumak olduğunu ve bu bilinçle görev yapan Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun Anayasa’da öngörülen kişi temel hak ve hürriyetlerini en üst düzeyde koruduğunu ve geliş - mesine katkı sağladığını, toplumsal bir farkındalık oluşturduğunu, aynı zamanda kişisel verilerin korunması ilke ve esaslarını içselleştirerek bu ilkelerin ne şekilde hayata geçirile - ceği noktasında tüm sektörlere yol gösterdiğini ifade etti. Başkan Bilir’in konuşmasının ardın - dan geçilen sempozyumun ilk oturu - munda Kişisel Verileri Koruma Kurumu 2. Başkanı Sayın Cabir BİLİRGEN moderatörlük yaptı. Bu oturumda konuşmacılar başta temel hak ve hürriyetler ekseninde olmak üzere Ceza Hukuku, İş Hukuku alanında kişisel verilerin korunma - sı mevzuatı konusunda görüşlerini katılımcılarla paylaştı. Programın öğleden sonraki bölü - münde Gazi Üniversitesi Mühendis - lik Fakültesi Bilgisayar Mühendis - liği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şeref SAĞIROĞLU’nun moderatörlüğünde Dijital ve Elektronik Ortamda Kişisel Verilerin Korunması başlıklı oturum - da konuşmacılar büyük ve açık veri, unutulma hakkı, siber tehditler ve elektronik ticarette kişisel verilerin korunması hakkında değerlendirme - lerde bulundu. Kişisel Verileri Koruma Kurulu üyesi Sayın Şaban BABA moderatörlüğü - nü yaptığı Kişisel Verilerin Korun - ması Alanında Uluslararası Eksen başlıklı 3. oturumda kişisel verilerin hukuka uygunluk halleri, veri sorum - lularının yükümlülükleri, Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) ile ulusal ve uluslararası bağlamda kişisel veri aktarımı konuları tartışıldı. Dijital Biz 18 Dijital Biz 19
Sayfa 20 — dergide görüntüle
Mart 2019 Haber KVKK’da Şirketleri Rahatlatacak Lisans Kiralama Dönemi Başlıyor Vatansever Bilişim, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamın - da sağladığı uçtan uca anahtar teslimi çözümlerle ilgili yeni bir dönem baş - latıyor. Para ve hapis cezalarıyla karşı karşıya kalma riski taşımasına rağ - men ilk yatırım maliyetleri sebebiyle henüz KVKK’ya uyum çalışması yapa - mamış şirketleri rahatlatacak lisans kiralama modelini duyurdu. Vatansever Bilişim Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Vatansever, KVKK’da ilgili kişiyle tüm vatandaşların ifade edildiğini belirt - erek, “Verisi işlenen herkes ilgili şirketin veri sorumlusuna başvurarak, kişisel verile - rinin işlenip işlenmediğini öğrenme, kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme, kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme haklarına sahip.” değerlendirmesini yaptı. Şenol Vatansever, kanun çerçevesinde kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilerin bilinmesi, kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmesi halinde bunların düzeltilmesi, kişisel verilerin silinmesinin veya yok edilmesinin talep edilme- si gibi haklara sahip olunduğunu kaydetti. Herkesin kişisel veriler konusunda haklarının farkında olmasını isteyen Şenol Vatansever, bu konuda öncelikle şirketin veri sorumlusuna yazılı olarak başvuru yapılmasının zorunlu ol- duğunu bildirerek, “Veri sorumlusu başvuruda yer alan talepleri, talebin niteliğine göre en geç otuz gün içinde sonuçlandırmak zorunda. Veri sorumlusu buna göre talebi kabul edebilir veya gerekçesini açıklayarak reddedebilir. Başvuru- da yer alan talebin kabul edilmesi halinde veri sorumlusunca gereği yapılmak durumunda.” ifadelerini kullandı. Şenol Vatansever, KVKK çözümleriyle ilgili şir- ketlerden gelen yoğun lisans kiralama taleple- rini karşılamak için model oluşturduklarını belirterek, “Artık şirketlerin ilk yatırım maliyet- lerini dert etmelerine gerek yok. 36 aylık lisans kiralama modeli ile sistemlerini KVKK’ya uyumlu hale getirebilecekler. Türkiye’deki tüm şirketlerin bu imkandan yararlanmasını isteriz.” dedi. Türki- ye’nin her yerine çözüm götürebilmek için İstan- bul dahil tüm illerde lokal iş ortaklarıyla beraber çalışacaklarının altını çizdi. Hukuk bürolarını ve bilişim şirketlerini iş ortaklığı başvurusu yapma- ya davet etti: https://www.vatanseverbilisim. com/is-ortakligi-basvuru-formu/ KVKK’da yaptırımlarla yüzleşmek durumunda kalan şirketlerin son pişmanlığının fayda etmedi- ğini belirten Vatansever Bilişim Direktörü Sema Vatansever, “Kurulun şirketler karşısında verinin işlenmesinin veya verinin yurt dışına aktarılma- sının durdurulmasına kadar çok geniş yetkileri var. Şirketlerin sürecin mağduru olmaması için ilgili kişilerden gelen talepleri hızlı ve doğru biçimde cevaplaması gerekiyor. Vatansever Bilişim olarak dağıtıcısı olduğumuz yerli ve milli çözümümüzle buna uygun teknoloji altyapısı sağlıyoruz. T.C. kimlik numarası, cep telefo- nu numarası, kredi kartı bilgileri, banka hesap bilgileri gibi bilgileri işletim sisteminden bağımsız olarak dosyaların içerisinde, taranmış doküman- larda, yazılımlarda, veri tabanlarında ve bunları kullanan uygulamalarda; arayıp bulabiliyoruz, raporlayabiliyoruz, taşıyabiliyoruz, silebiliyoruz.” diyerek, ayrıca henüz KVKK’ya uyum çalışması- na başlamamış şirketlere stratejik iş ortaklarıyla beraber hukuk danışmanlığı dahil uçtan uca anahtar teslimi çözüm oluşturabildiklerini belirtti. Vatansever Bilişim KVKK Çözümü Genel Özellikleri Nelerdir? • Komut satırından çalışır. Arayüz gerektirmez, esnektir, script ve batch içinde kullanılabilir. Aynı zamanda kolay kullanıcı arayüzüne de sahiptir. • Kullanıcı bazlı yetkilendirmeye sahiptir. Yani BT, İK, Finans, Satış vb. bölümlerde çalışanların sadece kendi sorumlu oldukları alanlarda tarama yapmasına imkân verir. • Standart olarak tanımlı olan kişisel verilere ek ola- rak yeni kişisel veriler de tanımlamanıza imkân verir. • Tanımlı olan tüm sistemlerde bulunan tanımlı olan tüm kişisel verileri tek tuş tıklamasıyla tarayabilir. • Kelime bazlı tarama yapabilir. Aynı anda birden fazla kelime tarayabilir. Örneğin; kişisel verileriyle ilgili talepte bulunan 100 kişi varsa, her biri için tek tek arama yapmak yerine 100’ü için de aynı anda tarama yapılabilir. • Regex bazlı tarama yapabilir. Aynı anda birden fazla regex tarayabilir. • Sadece değişen dosyaları tarama özelliği vardır. Böylece zaman tasarrufu sağlanabilir. • Admin paylaşımları (Administrative Shares) ile uzaktan tarama yapabilir. • Kendi zamanlayıcısı ile belirli periyotlarda (her saat, iki saatte bir vb.) çalışabilir. Microsoft Win- dows Task Scheduler ile de çalışabilir. • Dosya taramada yapılan silme ve taşıma işlemle- rinin raporlarının imzalı olarak saklanmasını sağlar. • Vatansever Bilişim SIEM çözümü ve diğer SIEM çözümleri ile entegre olabilirsiniz. Vatansever Bilişim KVKK Çözümü Neleri Des- tekler? • Dosyalar o Adobe Acrobat Reader (PDF) o Şifrelenmiş Adobe Acrobat Reader (PDF) o Microsoft Word o Microsoft Excel o Comma-separated values (CSV) o Text • Tagged Image File Format (TIFF) • Çeşitli Resim Biçimleri o The Joint Photographic Experts Group (JPEG) o The Graphics Interchange Format (GIF) o Portable Network Graphics (PNG) • Outlook Data File (.PST) • CRM çözümleri o SugarCRM vb. • ERP çözümleri o SAP o Uyumsoft o Logo o Mikro vb. • Veri tabanları ve bunları kullanan uygulamalar o MS SQL o Oracle o MySQL o PostgreSQL o SQLite o H2 Advertorial Dijital Biz 20 Dijital Biz 21
Sayfa 22 — dergide görüntüle
Mart 2019 Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfı tarafından düzenlenen ve T3 Girişim Merkezi’nin yürüttüğü Girişim Hızlan- dırma Programı’nda yer alacak milli girişimler belirlendi. 2 Şubat Cumar- tesi Günü Zemin İstanbul’da jüri önü- ne çıkan 44 girişim projesi, 100 bin liraya kadar yatırım fırsatı, ofis, eğitim ve uzman desteği kazanmak için sah- neye çıktı. Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfı’nın “1001 Teknoloji Girişimi Projesi” kapsamında destek- lediği yüksek teknolojili milli girişimler belirlendi. Finale kalan 44 girişim, 2 Şubat 2019 Cumarte- si günü Beyoğlu’nda bulunan İBB’ye ait Zemin İstanbul’da jürinin önüne çıktı. 100 BİN LİRA YATIRIM T3 Girişim Merkezi tarafından yürütülen ‘Hız- landırma Programı’ kapsamında destek al- maya hak kazanan girişimleri büyük fırsatlar bekliyor. Erken aşama teknoloji girişimlerine yönelik altı ay süreli hızlandırma programın- da, girişimlere 100 bin liraya kadar yatırım desteği, ofis alanı, girişim atölyesi, eğitim, uz- man ve usta (mentor) desteği veriliyor. Ayrıca T3 Vakfı’nın yatırımcı ağı ve kurumsal firma kümelenmesi sayesinde girişimler potansiyel yatırımcı ve müşterilerle bir araya getiriliyor. Potansiyel melek yatırımcıların da katılımıy- la, başarılı girişimler yatırımcılarla biraraya gelme fırsatı yakalıyor. Seçilen girişimlerin, 100 bin TL’ye kadar yatırım alması mümkün olabilecek. 400’DEN FAZLA PROJE BAŞVURDU T3 Girişim Merkezi Program başvuruları 05 Kasım-21 Aralık 2018 tarihleri arasında yapıldı. Başvurular tamamlandıktan sonra 400’ün üzerinde çalışan prototip aşamasın- daki girişim başvurusu, sekiz kişiden oluşan değerlendirme kurulu tarafından tek tek değerlendirildi. Oluşan puanlama sonucunda değerlendirme kurulu bir araya gelerek kısa listeye kalacak 44 girişime karar verdi. 44 GİRİŞİM FİNALDE Zemin İstanbul’da 2 Şubat 2019 Cumartesi günü yapılacak sunum gününe davet edi- len 44 girişim, T3 Vakfı ustalarına, T3 Vakfı Yönetim Kuruluna ve diğer davetlilere giri- şimlerini anlattı. Ustalar ve yönetim kurulu tarafından değerlendirilen 44 girişim arasın- dan T3 Vakfı Girişim Merkezi’nin 2019 yılında destekleyeceği girişimler belirlenecek. Haber Milli Girişimler Sahneye Çıktı Dijital Biz 22 Dijital Biz 23
Sayfa 24 — dergide görüntüle
Mart 2019 Haber 5 FARKLI ALAN Türkiye’nin rekabet gücünü artıracak kritik önemdeki alanlarda teknolojiyle katma değer oluşturacak girişimlerin öncelikli olduğu prog- ramda, girişimler Otonom Teknolojiler, Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi, Nesnelerin İnter- neti, Akıllı Ağlar ve Eğitim Teknolojileri başlıkları altında yarıştı. AKILLI TARIM MAKİNESİNDEN İNSANSIZ ARAÇLARA Bu yıl finale kalan milli girişimler arasında bitki yetiştiren akıllı tarım makinesi, insansız kara ve deniz araçları, deniz kirliliğinin robotlar ile kontrol altına alınması gibi fikirler yarıştı. Sunum gününe kalmaya hak kazanan giri - şim fikirleri arasında ise yüksek kapasiteli cep telefonu bataryası, akıllı şehirler için tanımlanan otopark ve araç takip projesi, zorlu şartlarda ve bozuk altyapıda çalışa - rak hem kazaları engelleyen hem de yakıt tasarrufu sağlayan kısmi otonom sürüş sis - temleri ile inşaat firmalarında işçi sağlığı ve güvenliği için çözümlerin yer aldığı günlük hayatımızı kolaylaştıracak projeler de yer aldı. PARKİNSON HASTALARINA GİYİLEBİLİR CİHAZ Terörle mücadele ve sınır güvenliği alanları- na yönelik fikirlerin de bulunduğu girişimler arasında Parkinson hastalarına uygulanan tedaviyi verimli hale getiren giyilebilir cihaz ve mobil aplikasyon, üç boyutlu akciğer navi- gasyon sistemi ile radyologlara karar destek sistemi sağlayan yapay zekâ yazılımı gibi tıbbi fayda sağlayacak projeler de yer aldı. YÜKSEK TEKNOLOJİ, YERLİ GİRİŞİMLER Milli Teknoloji Hamlesi hedefi doğrultusunda yüksek teknolojili ürün ve hizmet geliştiren girişimleri destekleyen T3 Vakfı’nın girişim programına başvurular yıl boyunca devam ediyor. Yılda iki kez düzenlenen girişim seçme günlerinde ön değerlendirme aşama- sında başarılı olan girişimler, jürinin karşısına çıkıyor. Dijital Biz 24 Dijital Biz 25
Sayfa 26 — dergide görüntüle
Mart 2019 İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü’nün, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) iş birliğiyle hayata geçirdiği konfe- ransta konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, “Öngörülerimize göre bulut bilişim, 2022 yılına kadar Türkiye’de 130 bin- den fazla kişiye yeni iş imkânı suna- cak” dedi. İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü’nün, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) iş birliğiyle Ankara BTK Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen “Bulut Bilişim ve Veri Dolaşımı Konferansı”nda, veri te- melli ekonomi ve endüstri 4.0 kapsamında bulut bilişimin sağladığı katma değer ile dünyadaki trendler masaya yatırıldı. Kon feransın açılış konuşmasını yapan Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Sayan, bulut bilişimin iş dünyasında maliyetleri düşürmesi, e-ticaretin gelişimine katkıda bulunması ve istihdama etkisi nedeniyle büyük şirketle- rin ve devlet yönetimlerinin bilgi politikaları arasında öncelikli bir yeri olduğunu belirterek, “Öngörülerimize göre bulut bilişim, 2022 yılı- na kadar Türkiye’de 130 binden fazla kişiye yeni iş imkânı sunacak” dedi. Yeni meslekler hayatımızın merkezine yerleşecek Bulut teknolojilerinin çeşitli iş alanlarını etki- siz hale getirdiğiyle ilgili yanlış bir algı bulun- duğunu vurgulayan Sayan, şöyle devam etti: “Bulut bilişim uzmanlığı, büyük veri analistliği, ortak kullanılan araç şoförlüğü, sürücüsüz araç mühendisliği gibi yeni meslek dalları hayatımızın merkezine yerleşecek. Buradaki hassas nokta, iş dünyasıyla hızla ilerleyen bulut bilişime yetişmek. Yeni ve dijital beceri- leri öğrenmek ve dönüşen mesleklere adapte olabilmek için iyi bir eğitim almak gerekiyor.” Toplantıda konuşan İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitü Müdürü Doç. Dr. Leyla Keser, bulut bilişim ve veri dolaşımında kullanıcının özel- likle veri koruması hukuku kapsamındaki haklarının etkisi, bulut bilişime ilişkin olarak hizmet sunan sağlayıcıların uymaları gere- ken teknik ve güvenlik kriterleri ile standart- ların belirlenmesinin önemini vurguladı. Doç. Dr. Keser dünyadaki veri dolaşımına ilişkin engelleyici düzenlemelere hâkim yaklaşımlar hakkında bilgi verdi. Başarı hikâyeleri anlatıldı Konuşmalarının ardından bulut bilişimle yaratılan ortak değer ve başarı hikayeleri paylaşıldı. Bulut bilişim hizmeti sağlayan ve bulut hizmeti alan firmaların temsilcileri, bulut bilişim sayesinde yaratılan güvenlik, gizlilik, mali tasarruf gibi ortak değer ve avantajları kendi kurumsal hikayeleri üzerinden aktardı. Sağlık Bakanlığı bünyesinde sağlık verileri özelinde kurulan sistem hakkında da bilgile- rin paylaşıldığı konferansın son oturumunda bulut bilişime ilişkin güncel eğilim ve yakla- şımlar tartışıldı. Haber Bulut Bilişim 3 Yılda 130 Bin Kişiye Yeni İş Fırsatları Yaratacak Dijital Biz 26 Dijital Biz 27
Sayfa 28 — dergide görüntüle
Mart 2019 Dosya Dosya Konusu: Perakende Sektörü Vatansever Bilişim +90 850 460 0 886 (VTN) www.vatanseverbilisim.com Uçtan Uca Anahtar Teslimi Çözümler Üretiyoruz Rekabeti ancak Perakende 4.0 ile aşarız! Yıllar geçtikçe Perakende de rekabet artıyor ve buna bağlı olarak satış kanalları ve teknoloji kullanımı artıyor. Peki bu rekabette nasıl bir adım öne geçeceğiz? Bunu ancak Perakende 4.0 dediğim Müşteri deneyimi ve Personel deneyimini bir arada kullanarak yapabiliriz. Şöyle bir geçmişi hatırlarsak Perakende 1.0 eski mahalle bakallımızın,nmanavın, kasabın bizle olan samimi muhabeti ve daha biz birşey istemeden her zamankinden deyişi akla geliyor. Perakende 2.0 ile GSM operatörleri hayatımıza girmeye başladı ve kampanyalar arama ve SMS ile gelmeye başladı. Perakende 3.0 ise İnternet, eticaret, omnichannel kurgula- rının çok fazla olduğu bir seviyeydi. Ancak git gite yükselen teknolojiyle birlikte samimiyeti yitirdik yani 1.0’ı uygulayamaz olduk. Bu durumda 4.0’da tamamen müşteri ve personel deneyimini gerçekleştirmemiz gerekiyor. Bunun için de personel deneyimi öncelikle şart ve ardından Real time, loglanabilir ve monitör edilebilir sistemler kullanmak gerekir. Bahadır KUMRALLAR Atasay Bilgi Sistemleri Direktörü Teknolojinin Perakende Sektöründeki Olumlu Etkisi Teknolojinin hızla gelişmesi ve ilerlemesi ile birlikte Perakende sektörünün iş yükünü azaltıcak teknolojik adımlar atılması hem üretici hem de tüketici açısın- dan olumlu geri dönüşler sağlamaktadır. Ürünlerin hızlı stok bilgisi, kayıp kaçak durumları ve ürün satış hızını online takip etmek mümkündür. RFID tag ile 20 TL ve üzeri ürünlerde depo girişi rafta sergilenmesi ve satış sırasındaki süreçten kasadan çıkışına kadar olan sürece kadar, takibi teknolojinin sunmuş olduğu olumlu gelişmeler sayesinde kolaylaşmaktadır. Ayrıca ürünlerin üzerindeki kare kod ile ürünün hikayesi takip edilebilir, olması ürünün üretim sürecinden içindeki karışıma kadar her şeyi tüketicinin görebilmesi sağlanmaktadır. İleri teknolojiler, perakende sektörünü daha hızlı ve daha ileriye güvenli bir şekilde taşıyacaktır. Arzu TUFAN Mobit Bilişim / CASIO IT Yöneticisi Bir perakendecinin yapabileceği en akıllıca yatırımlardan biri, RFID’nin faydaları. Üretim alanlarından depolara ve mağazalara kadar tüm tedarik zinciri boyunca doğru verilerin gerçek zamanlı ve tam olarak görülmesi ile hem konvansiyonel yöntemlere göre işlem sürelerinde ve işçilikte kayda değer azalmalar sağlanacak hem de tedarikçiler tedarik zinciri süreçlerinde iyileştirme ve dönüşüm fırsatları yakalayacaklardır. Barkod teknolojisine göre çok sayıda avantaja sahip olan RFID teknolojisinin perakendecilere sağlayacağı faydalar saymakla bitmez ama bu faydalardan bazılarını aşağıda sıralayalım: - Daha iyi müşteri hizmeti - Mağaza operasyonlarında verimlilik artışı - Envanter yönetiminde yüksek doğruluk - Lojistik operasyonlarda maliyet düşüşü - Daha kısa tasarım, üretim ve stoklama döngüsü - Tercih edilen özelliklere (beden, renk..vb) göre yapılmış daha iyi kat planları - Daha yüksek güvenlik RFID’nin çözülmesi gereken bazı sınırlamaları olsa da daha pek çok faydası göz önünde bulundurulduğunda perakendeciler için en ideal çözüm olmaya devam edecek gibi görünüyor. Serdal DİNÇER Solutera Teknoloji Dijital Biz 28 Dijital Biz 29
Sayfa 30 — dergide görüntüle
Mart 2019 Prof. Dr. Güner GÜRSOY İstanbul Okan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Dipnot: Mevcut ekonomik durum, mali ve insan kaynakları yetersizlikleri vb. gibi gerekçelerin arkasına saklana- rak değişimi yok sayamayacağımız bir noktadayız. Değişim Yönetimi ve Endüstri 4.0 1. Değişim ihtiyaç analizi: Her şirket kendi SWOT analiziyle birlikte endüstri 4.0 uyum sevi- yelerini sorgulamalı ve mevcut durumunu şeffaf bir şekilde tanımlamalıdır. Bu tanımlama ne kadar gerçekçi olursa, değişim stratejilerinin oluşturulabilmesi ve başarılı bir şekilde yönetilebilmesi mümkün olabilir. Bu bağlamda Endüstri 3.0 sürecini tamamla- mak için dijitalizasyon yetkinlik seviyesi her şirket için belirlenme- li ve buradaki eksiklikler değişim yönetimi içerisinde öncelik alma- lıdır. Değişim ihtiyaçlarının ta- nımlanmasındaki temel değişken Endüstri 4.0 konseptine uygun bir şekilde belirlenecek yeni şirket vizyonudur. Bu vizyon şirketin sahip olması gereken yetkinlik- lerin belirlenmesi için hayati bir rol oynayacaktır. Mevcut yetkin- likler ile hedeflenen yetkinlikler arasındaki açıklık (gap) bizim ihtiyaç analizimizin esasını oluş- turacaktır. Değişim ihtiyaç analizi ile nerelerde değişim yapmamız gerektiğini belirlemiş olacak ve ikinci safhaya geçeceğiz. 2. Değişim stratejisinin belirlenmesi: Değişim ihtiyaç analizinden elde edilen esas - lar çerçevesinde vizyon ola - rak belirlenen ana ve alt he - deflere ulaşabilmek amacıyla yetkinlik gelişim ve kazanımı - na yönelik strateji uygun bir şekilde tanımlanmalıdır. Stra - teji tanımlanırken, ulaşılacak yeni konum, mevcut kaynak - ların kullanım ve ihtiyaç duyu - lacak yeni kaynakların temini, uygulama plan ve programla - rıyla değişim yol haritasının çizilmesi, denetim ve kontrol amaçlı KPI temel ölçüm kri - terlerinin belirlenmesi plan - lama safhasının başarısı için önemlidir. Stratejileri belirle - me ve değişim planları hazır - lama süreci kapalı odalarda uzmanlarla ve bu alanda tecrübesi olan kişiler ile sınırlı kalmayarak, geniş katılımlı bir şekilde yürütülerek, endişeler - den kaynaklanacak değişime direncin önüne geçilebileceği gibi değişim stratejinin daha iyi anlaşılması temin edilebilir. 3. Değişim stratejisinin uygulanması: Değişim stra - tejisinin ve ilgili plan ve prog - ramların uygulanması, dinamik sorgulamalar ile kontrollü ve tüm ilgili birimlerin uyumu içe - risinde yürütülmelidir. Burada sadece süreç ve yatırımlara odaklanmayıp, aynı zamanda da insan kaynaklarının yet - kinliklerinin geliştirilmesine ve kurum kültürünün yeni vizyona göre uyumlanmasına da özel bir önem vermek gerekir. Dün - yada da örnekleri çok yaygın olduğu gibi strateji planlama - da başarılar yüksek olmasına rağmen, uygulama başarıları düşüktür. Robert Kaplan’ın strateji uygulama mükemme - liyet modeli bu süreçte bizlere ışık tutabilir. Değişim sürecinin uzun süreceği gerçeği dikkate alındığında yatırım planlama - da mevcut kaynakların etkin kullanımı ve akılcı bir şekilde yeni yetkinliklerin kazanımının uygun bir şekilde zamana yayılarak yönetilmesi gereke- bilecektir. Ancak bu noktada yetkinlik kazanım öncelikleri belirlenerek, mevcut eski ya- tırım planlarının da buna göre revize edilmesi ve hatta bazı yatırımların batık maliyet kav- ramı gözetilerek iptal edilmesi gerekebilir. Zamanın kritik bir kaynak olduğu unutulmayarak vakit kaybedilmemelidir. 4. Değişim sonuçlarının takibi ve değerlendirilmesi: Değişim yolculuğunda hedeflenen ile varılan nokta birbirinden farklı olabilmektedir. Bu nedenle her alt safhada ve ana hedeflerin gerçekleştirilmesi noktasında samimi bir şekilde değişimin genel performansı değerlendi- rilmelidir. Çünkü değişim yönet- sel zafiyetler yaratabilir ve bu zafiyetlerden kaynaklanabilecek risklerin en aza indirgenebilme- si için bu kontrollü değişim yönetimi hayatidir. Özellikle bu noktada kültürel değişimdeki durum ile değişime olan diren- cin şiddeti ve kaynakları iyi tahlil edilmelidir. Sonuç olarak ya bizler kendimi- zin yönettiği değişim ile uğraşa- cağız ya da değişim rüzgârı bizi önüne katacak ve bu rüzgârda savrularak değişeceğiz. Mevcut ekonomik durum, mali ve insan kaynakları yetersizlikleri vb. gibi gerekçelerin arkasına sakla- narak değişimi yok sayamaya- cağımız bir noktadayız. Gelin hep birlikte en azından değişim ihtiyaç analizlerimizi yapalım ve nereyi hedeflediğimizi tanımla- maya çalışalım bugünden. Gelecek bir gün gelecek… Not: Bu arada 1 Mart Gelecek günü ve bunu fütüristler derneği ile kutluyor olacağız. Dinamikleri hızlı bir şekilde farklılaşan iş dünyası yenilikler rüz - garını ya arkasına ya da önüne alma gibi bir seçeneği var. İdeal olan teknolojik değişimlerin ve özellikle de paradigma kırılımları - nın öngörüsel olarak farkına vararak bilinçli bir şekilde kendilerini konumlandırmak olmalı. Profesyonel yaşamda olup da Endüstri 4.0 kavramını duymamışların sayısı çok azalmışken, hala bunun neler getirebileceği ve götürebileceğine yönelik farklı bilinç dü - zeyleri var. Önemli olan husus, bunun bizi, yaşamımızı, çevresel faktörlerimizi ve iş yapış modellerimizi değiştireceği bilinciyle, işletmelerimizin değişimini yönetmek zorunda olduğu gerçeğidir. Bu değişimi aşağıdaki safhalarda yönetebiliriz: Yazar Dijital Biz 30 Dijital Biz 31
Sayfa 32 — dergide görüntüle
Mart 2019 International Data Corporation (IDC) analistleri tarafından hazırlanan 2019 IDC Türkiye Öngörüleri raporu yayın- landı. IDC Türkiye Öngörüleri raporuna göre ekonomideki bazı belirsizliklere rağmen dijitalleşme tüm kurumlarda önemli yatırımlarla sürüyor. Teleko- münikasyon, finans, kamu, üretim ve perakende en çok BT harcaması yapan sektörler olarak öne çıkarken, özellikle telekom operatörleri dijital servis sağ- layıcı olma yönünde kayda değer yatı- rımlar gerçekleştiriyor. IDC’nin ilk kez ülkemizde düzenlediği “Dijital Dönüşümün Liderleri” de bu etkinlik kapsamında açıklandı. IDC Türkiye tarafından düzenlenen 2019 IDC Türkiye Öngörüleri etkinliği, 7 Şubat’ta Microsoft Türkiye ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Dör- düncü kez düzenlenen IDC Türkiye Öngörüleri etkinliğine bu yıl da IDC Türkiye Ülke Direktörü Nevin Çizmecioğulları, IDC Türkiye analistle- ri, önde gelen kurumların CIO’ları ve lider BİT (Bilgi ve İletişim Teknolojileri) tedarikçileri katıldı. Rapora göre 2019 yılı içinde Türkiye’de kurum- ların gerçekleştireceği bilişim ve iletişim teknolo- jisi harcamalarının 17,1 milyar Amerikan Doları büyüklüğüne ulaşması öngörülüyor. Genel seçimlerin ardından özellikle yılın ikinci yarısından sonra etkisini arttıran makroekonomik zorlukların Türkiye’nin BİT harcamalarını gözle görülür şekilde etkilediğini belirten IDC Türkiye Ülke Direk- törü Nevin Çizmecioğulları, rapora yansıyan gelişmeler hakkında şunları söyledi: “Global harcama ve istihdam tedbirleri, artan rekabet ve kârlılık baskısı; yerelde Türk Lirası’nın ABD Doları karşısında hızlı değer kaybı ve dalgalanması, kamu ve özel sektörde faaliyet gösteren kurumların BT yatırımlarını tekrar gözden geçirmelerine ve ötelemelerine yol açtı. Tüm olumsuzluk - lara rağmen, Türkiye pazarında kalıcı yer edinmek isteyen ve uzun vadeli düşünen işletmelerin teknolojiye yatırım yapmaya devam ettiklerini gözlemliyoruz. Bu belirsiz - lik ortamında şirketler için dijital dönüşümün önemi çok daha net bir şekilde ortaya çıkı - yor. Önümüzdeki dönemde büyüyen startup ekosisteminin de katkısı ile, blokzinciri, siber güvenlik, 5G, robotik süreç otomasyonu gibi yeni teknolojilerde birçok işbirliğinin, yeni yatırımların ve projelerin hayata geçmesini öngörüyoruz”. IDC, 2019 yılında, Türkiye telekom servis- leri haricinde kalan BT pazarının 8,3 milyar dolar seviyesinde olmasını bekliyor. Donanım ağırlıklı pazarda, BT hizmetleri ve yazılım alt kırılımları, IDC’nin öngördüğü tahmini yüzde 3,8’lik yıllık büyüme oranlarıyla en hızlı büyü- yen alanlar olarak öne çıkıyor. Telekomünikasyon, finans, kamu, üretim ve perakende en çok BT harcaması yapan sektörler olarak dikkat çekerken, özellikle telekom operatörleri dijital servis sağlayıcı olma yönünde kayda değer yatırımlar ger- çekleştiriyor. Finans sektörü ise yatırımlarını bir yandan regülasyon uyumunu sağlama çerçevesinde şekillendirirken, diğer yandan blokzinciri, Open API gibi yeni teknolojilerle müşteri deneyimini iyileştirmeye ve operas- yonel verimliliğe odaklanıyor. Haber 2019 Yılında Türkiye’deki Teknoloji Harcamaları 17,1 Milyar Dolara Ulaşacak Dijital Biz 32 Dijital Biz 33
Sayfa 34 — dergide görüntüle
Mart 2019 IDC analistlerine göre 2019 ve ötesi için beş kapsayıcı eğilim Türkiye’nin bilişim portresini çizecek • Yenilikçilik (inovasyon) ve işletmeye sağlanan değer Türkiye’deki CIO’ların en kritik önceliği haline gelerek gelecekteki BT yatırımları üzerinde etkili olacak. • Şirketler daha yenilikçi ve çevik olmak adına teknoloji girişimleri ile çok daha fazla etkileşime girecek. • Robotik süreç otomasyonu şirketlerin işgücü maliyetini düşürmek ve operasyonel verimliliğini artırmak için en önemli çözümlerden birine dönü- şecek. • Büyük veri ve analitik alanında artan yatırımlar veri mimarisinin önemini ortaya çıkartacak. • Bulut servisleri sağladığı esneklik ile dijital dönüşüm projelerinin en mühim bileşenlerin- den biri haline gelecek. Son dört yılda olduğu gibi, bu yıl da etkinliğe ev sahipliği yapan Microsoft Türkiye Genel Müdürü Murat Kansu, konuşmasında gele- ceğin teknolojilerine yön veren yöneticilerle birarada olmaktan duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi: “Tam 25 yıldır, Türkiye’nin dijital dönüşüm sürecinde, dünyada en ön saflarda yer alma- sı için, bilişim ekosistemini destekliyoruz. Bu amaç doğrultusunda 400’e yakın çalışanımız ve 10 binin üzerindeki iş ortağı ağımız ile Türkiye’de bulut bilişimle iktisadi ve sosyal kalkınmanın arkasındaki itici güç olmak için çalışıyoruz. Haber Bugün burada, yatırımları ve çalışmaları ile sektöre örnek olan IDC’nin Danışma Kuru- lu üyeleri ile birarada olmaktan dolayı çok mutluyuz. Türkiye’nin dijital dönüşümüne sunulan katkılar bizi heyecanlandırmaya devam ediyor. Bu açıdan, IDC’nin ufuk açıcı araştırmaları ve öngörüleri hepimiz için çok değerli. Şu açık ki, yeni bir dijital çağın için - deyiz ve gelişim için dönüşümü tetikleyecek bir anlayış şart. Buna paralel olarak, tekno - loji alanında yetenekli ve yenilikçi liderlere duyulan ihtiyaç, son olarak Davos’ta da gündeme geldi. Böyle yenilikçi bir ortamın sağlanması için öncelikle teknoloji konusun - da yetenek açığının kapanması gerekiyor. Araştırmalar gösteriyor ki, buluta yatırım yapan şirketler, gelecek 5 yıl içinde 15 milyar dolar net yeni gelir elde edebilecek. Teknoloji harcamalarının yanında IT alanın - da istihdam da artacak. IDC araştırmasına göre 2022 yılında bulut bilişimle ilgili 130 bin yeni iş imkânı doğacak. Bugün, teknolojiye dayalı meslekler işgücünün yüzde 50’sini oluştururken bu oran önümüzdeki on yılda yüzde 77’ye çıkacak. Şu an, dünyada işve - renlerin yüzde 45’i ihtiyaç duydukları yete - nekli elemanları bulamıyor. Türkiye özelin - de, işverenlerin yüzde 66’sı ise mevcut iş pozisyonlarını doldurmakta zorluk çekiyor. Biz de, Microsoft olarak, öğrencilerin yete - neklerini artırması ve iş hayatına hazırlanan gençlerin güçlenmesi için Microsoft Cloud Society programını geliştirdik. Geleceğin teknolojinin bulut üzerinden çalışacağı gerçeğini göz önünde bulundurarak, bu girişimle isteyen herkesi bulut uzmanı olma - ya davet ediyoruz. Yatırımlarımız, yeni iş ortaklıklarımız ve tüm operasyonlarımızla, Türkiye’nin dijital dönüşümünde önemli bir oyuncu olmaya devam edeceğiz.” “IDC Dijital Dönüşüm Ödülleri” ilk kez İstanbul’da sahiplerini buldu Bu yıl ülkemizde ilk defa düzenlenen IDC Dijital Dönüşüm Ödülleri için 54 kurumdan gelen ve birbirinden değerli toplam 95 proje yarıştı. Yarışma kapsamında Tüm projeler CIO’lar ve üst düzey yöneticiler oluşan jüri tarafından ayrıntılı bir şekilde değerlendirildikten sonra 39 proje ödüle değer bulundu. İş dünyasının önde gelen kurumlarında görev yapan CIO ve üst düzey yöneticilerden oluşan 50 kişilik jüri ekibinin oylarıyla belirlenen ve 2019 yılında ödül alan projeler şu şekilde sıralanıyor: En İyi Dönüşüm Lideri Koç Topluluğu Dijital Dönüşüm Programı, Dr. Murad Ardaç, Koç Grubu En İyi Çoklu Deneyim Mücidi Projesi Everest: Müşteri Deneyiminde Zirve Yolu, TeknoSA En İyi Bilgi Vizyoneri Projesi Madencilikte Büyük Veri-Nesnelerin Interneti Projesi, Demir Export A.Ş. FOÇA, Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. En İyi İşletme Modeli Projesi Dijital Fabrika, Ford Otomotiv San. A.Ş. En İyi Yetenek Hızlandırıcı Projesi Yetişmiş Bilişim Personeli İhtiyacına Liseden Çözüm, Doğa Koleji Code.YapıKredi- API Portal, Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. Dijital Biz 34 Dijital Biz 35
Sayfa 36 — dergide görüntüle
Mart 2019 10. Deloitte Teknoloji Trendleri Raporu yayınlandı. ‘2019 Teknoloji Trendleri: Dijital Sınırların Ötesinde’ adıyla yayın- lanan rapor, akıllı ara yüzlerin olduğu fakat sunucuların olmadığı NoOps, De- vOpsSec gibi en son teknolojik gelişme- lerin yanı sıra dönüşümün merkezinde müşteri deneyimi, bulut bilişim, analitik, blok zinciri, yapay zeka, sanal gerçeklik, teknoloji ve iş birimlerinin entegrasyo- nu, ana sistemlerin modernizasyonu ve siber güvenlik olmak üzere dokuz makro trende odaklanıyor. Rapor, gelecek 18-24 ayda kurumsal şirketleri ve kamu organi- zasyonlarını yeniden şekillendirecek 10 yıllık bir teknolojik değişimi inceliyor. Deloitte teknoloji trendleri raporu ‘2019 Tekno- loji Trendleri: Dijital sınırların ötesinde’ adıyla yayınlandı. Rapor, teknolojik güçler ile yeni tek- nolojilerin yakınsamasının endüstrilerdeki yıkıcı etkisini araştırıyor. Bu yeni teknolojiler; gelişmiş ağları, sunucusuz bilgisayarları akıllı ara yüz ve dijital deneyimleri içerirken, bilişsel ve bulut tek- nolojilerini de içeren teknolojik güçleri kapsıyor. Deloitte, 10 yıl önce, akıllı telefonlar ve mobil uygulamalar yoğun şekilde tüketicilerin ilgisi- ni çekmeye başladığında ve ‘Bulut Bilişim’ ve ‘Nesnelerin İnterneti’ gibi teknolojiler ortaya çıktığında ‘Teknoloji Trendleri Raporu’nun ilkini yayınlamıştı. Deloitte, dijital çağın ortaya çıkar- dığı gelişmeleri, şirketleri yeniden tanımlayan teknolojinin değişen rolünü ve bu alanda hali hazırda çeşitlenerek artan trendleri çok daha uzun zamandır takip ediyor. Bazı şirketler, De- loitte’un 2010 yılında ortaya koyduğu trendleri yeni keşfetmeye başlarken bazıları ise hızlı bir şekilde bu konuda gelişim gösteriyor. Deloitte Türkiye Ortağı ve Teknoloji Lideri Gökhan Arıksoy; “2010 yılında yayınlanan ilk versiyonundan itibaren Teknoloji Trendleri raporu akıl almaz hızla gelişen teknolojik Haber 2019 Yılının Öne Çıkan 6 Teknoloji Trendi inovasyonları araştırıyor. 10 yıl önce şirketler yeni gelişmekte olan bu teknolojileri benim- seyerek rekabet avantajı elde edebiliyordu. Ancak bu reaktif yaklaşım artık yeterli değil. Rekabette birinciliği korumak için şirketler metodolojik olarak yeni inovasyonları ve hatta olasılıkları sezmeli. Teknoloji yalnızca etkin bir işlev değil, günümüzün evrensel dilidir. Deği- şimin hızı arttıkça, teknoloji artık iş stratejisine öncülük ediyor. Özetle; teknoloji trendleri, işletmelerin neler başarabileceğini yeniden tanımlamak için, CIO, CDO, CFO, CEO, tüm yönetim ekibi ve toplantı gündemlerine taşı- nıyor. Bu yılki rapor akıllı ara yüzlerin olduğu fakat sunucuların olmadığı en son teknolojik gelişmelerin yanı sıra teknolojik gelişmelerin belkemiğini oluşturan 9 makro trende odakla- narak okuyucuları dijital teknolojilerin sınırları- nın ötesine götürüyor. ‘2019 Teknoloji Trendleri: Dijital Sınırların Öte- sinde’ raporu, müşteri deneyimi, bulut bilişim, analitik, blok zinciri, yapay zekâ, sanal gerçek- lik, teknoloji ve iş birimlerinin entegrasyonu, ana sistemlerin modernizasyonu ve siber gü- venlikten oluşan dokuz makro güç tarafından oluşturulan yıkıcı değişimin 10 yıllık yansıma- sıyla başlıyor. Rapor, yeni işletim modellerine yol açan, işin doğasını yeniden tanımlayan ve Bilgi Teknolojilerinin işletmeyle olan ilişkisini ve rolünü çarpıcı biçimde değiştiren altı trendi ortaya koyuyor. 2019 yılının öne çıkan 6 teknoloji trendi: • Yapay Zekâ destekli kurumlar: Önde gelen şirketler; makine öğrenimi, doğal dil işleme, robotik süreç otomasyonu (RPA) ve bilişsel teknoloji gibi sistematik olarak hızla olgunlaşan teknolojileri sadece temel iş süreçlerinde değil; ürün, hizmet ve endüstrile- rinin geleceğini kurgularken de kullanıyor. Bu kuruluşların yapay zekâ kullanımına bakış açısı ‘Neden?’den ‘Neden olmasın?’a doğru bir dönüşüm yaşıyor. • Sunucusuz dünyada NoOps: Bulut bilişiminin gelişiminde bir sonraki aşamaya gelindi. Teknik kaynaklar tamamen soyutlandı ve yönetim görevleri gittikçe otomatikleştirildi. Sıradan sorumluluklardan kurtulan Bilgi Teknolojileri yeteneği, işletme sonuçlarını daha doğrudan destekleyen faaliyetlere oda- klanabilir. • Yarının bağlanabilirliği: 5G, örgüsel ağlar ve sınır bilişim gibi teknolojiler, iş alanlarını dünyanın en uzak köşelerine, en küçük alan- lara kadar genişletiyor. Gelişmiş ağ iletişimi, görünmez bir kahraman gibi yeni ürün ve hizmetlerin gelişimini yönlendirerek işlerin nasıl yapıldığını değiştiriyor. • Akıllı ara yüzler: Günümüzde insanlar, insan merkezli tasarım teknikleri ve ileri teknolo- jiyi bir araya getiren; bilgisayar vizyonu, konuşma sesi, işitsel analitik, artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik gibi ara yüzler aracılığı ile teknolojiyle etkileşime giriyor. Bu teknoloji ve teknikler bir arada çalışarak makineler, veriler ve birbirimizle iletişim biçimimizi yeniden şekillendiriyor. • Pazarlamanın ötesinde - Deneyim yeniden tasarlandı: Bugünün müşterilerinin beklediği oldukça kişiselleştirilmiş, belli bir konu etrafında kurgulanmış deneyimleri sun- mak için, bazı pazarlama yöneticileri, kendi CIO’larıyla daha yakın ortaklıklar kurarken uzun süredir devam eden, geleneksel ajans ilişkilerinden uzaklaşıyor. Kişiselleştirilmiş, bağlamsal ve dinamik deneyimlere odaklan- an yeni nesil pazarlama araçları ve teknikleri sayesinde, CIO’lar ve CMO’lar müşteri ihtiyaçlarını ve isteklerini en etkin şekilde karşılayabilecek. • DevSecOps ve siber zorunluluk: DevSecOps temel olarak siber, güvenlik, gizlilik ve risk yönetimini, uyumluluk te- melli faaliyetlerden (tipik olarak geliştirme yaşam döngüsünde geç kalınan) ürün yolculuğundaki temel çerçeveleme zihniy- etine dönüştürüyor. Raporun sonunda ise modern işletmelerin dijital dönüşümü nasıl yönlendirebileceği; doğru teknolojileri, teknikleri, yetenek ve yönetici desteğini içeren bir yol haritası oluşturarak inceleniyor. Dijital Biz 36 Dijital Biz 37
Sayfa 38 — dergide görüntüle
Mart 2019 Cantürk, kripto varlıklarla ilgili güncel bilgi- leri şöyle sıraladı: • Piyasa kapitalizasyonu en büyük kripto parala- rın başında Bitcoin geliyor. 2009’da kullanılma- ya başlanan Bitcoin’in 15 Şubat 2019 itibariyle değeri 3 bin 575 dolar civarında. • Kripto varlıkların toplam piyasa değeri yaklaşık 211 milyar dolar. • Kripto varlık platformlarında faaliyet gösteren kullanıcı sayısı 30 milyonu aşmış durumda. • Halihazırda 2 bini aşkın kripto varlık çeşidi bulunuyor. • Ağustos 2018 sonu itibarıyla ilk dijital para arz- larının toplam değeri 14,2 milyar dolar iken, bu rakam 2018 yıl sonu itibarıyla 17 milyar dolara yükseldi. • Risk sermayedarları sadece 2018’de blok zin- ciri ve kripto firmalarına 3,9 milyar dolar yatırdı. Rapora göre kripto varlıkların kurumsallaştı- rılmasının önündeki zorluklar altı ana başlıkta toplanıyor: Düzenleyici yükümlülüklerle uyum: Kripto varlıklarla ilgili günümüzde birtakım düzen- lemeler bulunuyor. Ancak mali suçlarla mü- cadele için kripto varlıkların tam anlamıyla yasalarla ve düzenlemelerle uyumlu hale getirilmesi gerekiyor. Çatallaşma yönetimi: Çatallaşma, bir krip- to blok zincirinin iki farklı zincire bölünmesi durumunda ortaya çıkıyor ve kripto ticareti üzerinde etkileri bulunuyor. Çatallaşmaların başarılı olması için sistemin tüm kullanıcıla- rı tarafından kabul edilmesi ve uygulaması gerekiyor. Bu noktada ortaya çıkan teknik, operasyonel ve mali etkilere karşı nasıl bir yol izleneceği büyük önem taşıyor. Müşterilerin tanınması ve kripto varlıkların kaynağı: Kripto varlık sahipleri isimleri ya da hesap numaraları yerine kriptografik adres- lerle tanımlanıyor. Bu adresler herhangi bir kişi tarafından herhangi bir zamanda, Haber Dijital Paranın Kaderi Kurumsallaşmaya Bağlı Müşterilerin tanınması ve kripto varlıkların kaynağı: Kripto varlık sahipleri isimleri ya da hesap numaraları yerine kriptografik adres- lerle tanımlanıyor. Bu adresler herhangi bir kişi tarafından herhangi bir zamanda, her- hangi bir yerde oluşturulabiliyor. Bu yatırım danışmanlarının müşterilerin risk toleransı, yatırım bilgisi ve finansal durumları hakkında bilgi sahibi olmasını sağlayan ‘KYC’ (Müşteri- ni Tanı) formu için büyük bir sorun yaratıyor. Kripto varlıkların güvenliği: Kripto varlık işletmeleri ve müşterileri siber suçluların ana hedeflerinden birisi haline geldi. Bu noktada kripto işletmelerin varlıklarını korumaları için geliştireceği siber güvenlik programları büyük önem kazanıyor. Muhasebe ve finansal raporlama: Kripto varlıklar, geleneksel mali raporlama sınırları- nı zorluyor. Bu varlıkların hesaplarının tutul- ması yeni gelişen bir alan ve bu alanda son derece sınırlı bir rehberlik imkânı bulunuyor. Vergi uygulamaları: Kripto varlıklara yönelik vergi düzenlemeleri günümüzde son dere- ce sınırlı. Bu alanda hizmet veren firmaların kripto satışlarına ilişkin vergi yükümlülükleri bulunması gerekecek. ‘Bir sonraki devrim’ KPMG Türkiye Finansal Hizmetler Sektör Li- deri Sinem Cantürk, “Kripto varlıklar, küresel mali ekosistemde devrim yaratma potansiye- line sahip. Küresel ekonomideki ‘sürtünme’ kripto varlıkların ortaya çıkmasına yol açtı. Bu ‘sürtünme’ aynı zamanda kripto varlıkların nasıl ve ne kadar ‘gündemde kalacağını’ da tanımlayacak” dedi. Cantürk, “Kripto varlıkların kurumsallaştırıl- ması güven tesisi, işlemlerin kolaylaştırılma- sı, erişilebilirliğin artırılması ve büyümenin sürdürülebilmesi için bir sonraki önemli adım olacak” diye konuştu. KPMG’nin hazırladığı son rapor, kripto varlıkların gerçek potansi- yellerine ulaşmaları için önceliklen- dirdikleri en büyük sorunun ‘ku- rumsallaşma’ olduğunu gösteriyor. Rapora göre küresel ekonomide devrim yaratma potansiyeline sa- hip olan dijital paralara karşı güven oluşturulması için ‘kurumsallaştırıl- maları’ şart. Uluslararası vergi, denetim ve danışmanlık firması KPMG’nin ‘Kripto Varlıkların Kurum- sallaştırılması’ raporu medyanın, analistlerin, yatırımcıların ve hükümetlerin ilgi odağındaki kripto varlıkların geleceğine ayna tutuyor. Rapor hakkında bilgi veren KPMG Türkiye Finansal Hizmetler Sektör Lideri Sinem Cantürk, “Finan- sal ekosistemde kripto varlıkların kurumsallaş- ması, mevcut ve yeni ortaya çıkan oyuncuların, kripto piyasasına tam anlamıyla katılımıyla sağlanabilir. Kriptoya karşı güven oluşması ve büyümesi için kurumsallaşma çok önemli” dedi. Dijital Biz 38 Dijital Biz 39
Sayfa 40 — dergide görüntüle
Mart 2019 Uluslararası danışmanlık ve dene - tim şirketi EY tarafından hazırla - nan Avrupa Yatırım Çekiciliği Araş - tırması’na göre; Avrupalı şirketler dijital alanda tecrübeye sahip çalı - şanların işe alımı ve şirket bağlılığı konusunda güçlük çekiyor. Şirket - lerin yaklaşık yarısı siber güvenlik, yapay zekâ ve robot teknolojisi vasıflarına sahip çalışan eksikliği yaşıyor. Dünyanın lider danışmanlık ve denetim şirketlerinden EY, kıta genelinde 200 üst düzey yönetici ile yapılan görüşmeler so - nucu oluşturulan Avrupa Yatırım Çekiciliği Araştırması sonuçlarını açıkladı. Araştırma sonuçlarına göre; Avrupa’da dijital alanda yaşanan yetenek eksikliği şirketlerin büyü - me beklentilerini aşağı çekerken, kıta eko - nomisinin büyüme görünümünü de olumsuz etkiliyor. Araştırmaya katılan yöneticilerin yaklaşık yarısı (%48) siber güvenlik, yapay zekâ ve robot teknolojisi (robotik) alanların - da vasıflı çalışan bulmada güçlük çekiyor. İş gücünün dijital alanda eğitimine yatı - rım yapılması gerekiyor EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Başka - nı Gökhan Gümüşlü, araştırma sonuçları ile ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Yeni teknolojilerin etkisiyle inovasyon çok daha yüksek bir hızda gerçekleşiyor. Ancak şirketler insan kaynağı anlamında bu hıza yetişemiyor; yeni teknolojileri uygulamaları - nı sağlayacak yetenekleri istihdam etmede zorlanıyorlar. Dijitalleşmenin hızlı yükseli - şi, iş gücü piyasasında dijital yeteneklere sahip uzman eksikliği ve diğer alanlarda ise ihtiyaç fazlası oluşmasına neden oldu. Avrupa’nın iş gücüne dijital beceri kazandı - rılması için kapsayıcı bir bakış açısı be - nimsenmesi gerekiyor. Mevcut çalışanların eğitimi ve gelişimine yatırım yapılması ile yeni çalışan istihdamı birlikte yürütülmesi gereken süreçler olarak öne çıkıyor.” Haber Dijital yetkinlik, üretkenlik ve büyümeyi destekliyor Araştırmaya katılan yöneticilerin %60’ı iş stratejileri doğrultusunda dijital bir dönüşüm sürecinden geçtiklerini ifade ediyor. Yönetici- lerin %57’si ise dijital dönüşüm gündemleri- nin bir parçası olarak iş gücü stratejisi oluş- turduklarını belirtiyor. Yöneticilerin %54’ü ise şirketlerinde bir Dijital Yönetici (CDO) veya Bilişim Teknolojileri Yöneticisi (CITO) olduğu- nu söylüyor. Buna karşın araştırma sonuç- larına göre; bu üç unsura birden sahip olup dijital açıdan yetkin nitelendirilen şirketlerin oranı yalnızca %17. Araştırma sonuçlarında dijital olarak yetkin şirketlerin verimlilikte ve büyümede ilerleme kaydettikleri ifade edi- liyor. Araştırma sonuçlarına göre; Avrupalı şirketlerin %89’u yeni ve mevcut çalışanla- rının dijital becerilerini geliştirmeye yatırım yapıyor. Ancak şirketlerin yalnızca %43’ünün uzun vadeli bir insan kaynakları (IK) strateji- sine sahip olduğu görülüyor. İş Gücünde Dijital Yetkinliğin Artırılması Avrupa’da Büyümeyi Canlandırabilir Dijital Biz 40 Dijital Biz 41
Sayfa 42 — dergide görüntüle
Mart 2019 KPMG’nin perakende sektörüyle ilgili hazırladığı ‘Otonom Tes - limat’ raporu, teknolojinin ge - lişmesiyle birlikte ortaya çıkan robot kuryelerin sadece müşteri alışkanlıklarını değil, şehirlerin altyapısını da değiştireceğini ortaya koydu. Uluslararası vergi, denetim ve danışmanlık firması KPMG’nin yaptığı yeni araştırma, teknolojinin perakende sektörüne etkisi - ni inceledi. Hazırlanan rapor, teknolojiyle birlikte ortaya çıkan otonom araçların, tüketicilerin alışkanlıklarını radikal biçimde dönüştürdüğünü gösteriyor. Raporda otonom teslimat teknolojisinin, müşteri davranışlarında devrim niteliğinde değişiklikleri beraberinde getireceği vurgu - lanıyor. Müşteri davranışlarındaki ilk deği - şikliğin e-ticaret alanında görülmeye baş - ladığı belirtilen raporda, mağazaya gitmek yerine online siparişi tercih eden tüketici sayısının mevcut düzeni sarsacak şekilde arttığına dikkat çekildi. Maliyet düşecek, ürün yelpazesi genişleye - cek KPMG Türkiye Perakende ve Tüketici Ürünleri Sektör Lideri Emrah Akın, oto - nom teslimat araçlarının yollara çıkmasıyla bağlantılı ticaretin daha çok ön plana çı - kacağını söyledi. Akın, “Sürücüsüz araçlar sayesinde teslimatlar, şu ana kadar gördü - ğümüzden çok daha hızlı ve düşük mali - yetli olacak. Müşteri talebinin daha net bir şekilde öngörülmesine imkân sunan tekno - lojiler ve bağlantılı tedarik zinciri, müşteri deneyimini şu anda hayal edilemeyecek ölçüde dönüştürecek ve daha geniş ürün seçeneğini beraberinde getirecek” dedi. Yeni iş alanları doğacak Rapora göre tüm bu gelişmeler, yalnızca perakende değil, otomotiv ve taşımacılık Haber sektörlerini de etkileyecek. Otonom araç - ların hizmete sunulması, bakım, temizlik, yedek parça, sigorta ve lisans gibi pek çok alanda yeni işletmelere ihtiyaç yaratacak. Ayrıca yeni teslimat sisteminin devreye sokulması için şehirlerde kapsamlı altyapı değişiklikleri (otonom araçlara özel şeritler, park alanları, depolar, teslimat merkezleri vs.) gerekecek. Rapordan öne çıkan bazı satır başları şöy - le: • İngiltere’de market siparişi de dahil e-ti - caret siparişi ve teslimatı son 10 yılda 3 kat arttı. • Çin’de JD.com ve Alibaba gibi e-ticaret devleri otonom teslimat konusunda büyük yatırımlar yapıyor. • ABD’de e-ticaret son 10 yılda 2 katına çıktı, gelecek 5 yılda da en az 2 kat daha artacak. • E-ticaret, 2040 yılında ABD’de market ziyaretlerini yüzde 30 ila 50 oranında azal - tacak. • ABD’deki AVM’lerin yüzde 20-25’i 2022 yılına kadar kapanacak. • Amazon ve Netflix, kargo teslimatı, inter - netten indirme ve online yayınların görünü - münü değiştiriyor. • Kroger, Costco ve Walmart gibi önde gelen perakendeciler, yapay zekâ ve akıllı antrepo gibi teknolojilere yatırım yapıyor. Robot Kuryeler Şehirleri Dönüştürecek Dijital Biz 42 Dijital Biz 43
Sayfa 44 — dergide görüntüle
Mart 2019 Araştırmaya katılan liderlerin yaklaşık yüzde 60’ı, teknoloji inovasyon merkezinin, gelecek 4 yılda silikon Vadisi’nden dünyanın başka bir köşesine kayacağına inandıklarını belirtti. Sidney gitti, Paris geldi Araştırmada bu yıl Fransa’nın başkenti Paris ilk kez, olası yeni teknoloji merkezi adayları listesinde arasında yer aldı. Araştırmada, listede uzun süredir adı geçen Almanya’nın başkent Berlin’in ise hala potansiyelinin al- tında değerlendirildiği yorumu yapıldı. Geçen yılki listede yer alan Sidney, Toronto ve Şen- zen gibi kentler ise bu sene liste dışında kal- dı. Listede Ortadoğu’dan sadece Tel Aviv’in yer alması dikkati çekti. İşte KPMG’nin araştırmasına göre, 2023 yılına kadar dünyanın yeni teknoloji merkezi olmaya aday 15 ülke: 1. New York (ABD) 2. Pekin (Çin) 3. Tokyo (Japonya) ve Londra (Birleşik Kral- lık) 5. Şaghay (Çin) ve Taipei (Tayvan) 7. Singapur (Singapur) 8. Seul (Güney Kore) 9. Boston ve Austin (ABD) 11. Berlin (Almanya) 12. Hong Kong (SAR) 13. Washington DC (ABD) 14. Paris (Fransa) 15. Tel Aviv (İsrail) Fark kapanıyor Araştırma, teknoloji alanında ön plana çıkan ülkelerin, sektörün lideri konumundaki ABD ve Çin’le arayı kapatmaya başladığını göster- di. Araştırmaya katılan liderlerin yüzde 23’ü, teknolojik inovasyon alanında en fazla ümit vadeden pazar olarak ABD’yi gördüklerini belirtti. Bu oran geçtiğimiz yılki araştırmada yüzde 34 seviyesindeydi. Geçen yılki listede yüzde 26 ile ikinci sırada yer alan Çin, bu yıl yerini korusa da yüzde 17’ye geriledi. İlk beş- te yer alan diğer ülkeler ise sırasıyla Japon - ya, Singapur ve Hindistan oldu. Haber Nobel’den ilham alıyorlar KPMG Türkiye İş Ortakları Fonksiyon Lideri Dr. Yasemin Yücel Karasu, dünyanın önde gelen şehirlerinin, teknoloji merkezi olmak için yaptığı yatırımların, New York Üniver- sitesi’nden Paul Romer’in, 2018’de Nobel Ekonomi Ödülü’ne layık görülen teorisine da- yandığı yorumunu yaptı. Karasu, “Romer’in teorisi, teknolojik inovasyona, bilgi ekonomi- sine ve insan sermayesine yapılan yatırım- ların, uzun vadede ekonomik büyümeye yön vereceğini öngörüyor” dedi. Karasu, Türkiye gibi genç nüfusa ve yatırım potansiyeline sahip bir ülkenin de, geleceğin teknoloji merkezi olma potansiyeli taşıdığını vurguladı. İşin sırrı 10 kriterde KPMG, olası yeni teknoloji merkezi aday- larını belirlerken, 10 kriterden yararlandı. Bu kriterlere uyan kentlerin, gelecek 4 yılda teknoloji adlarından daha fazla söz ettireceği düşünülüyor: • Yetenekli iş gücünün bulunması • Milenyum Kuşağı için cazip bir şehir olması • Pozitif demografik trendler • Araştırma ağırlıklı üniversitelere ev sahipliği yapması • Teknoloji parklarına sahip olması • Başarılı start-up’ların kurulmuş olması • Teknolojiyi destekleyen düzenleyicilerin bulunması • Vergi ve hükümet destekleri olması • Yatırım fonları bulunması • Başta yüksek hızlı internet olmak üzere modern bir altyapısı olması. Silikon Vadisi’nin Tahtı Sallanıyor KPMG’nin gerçekleştirdiği ‘Kü - resel Teknoloji Endüstrisi’ araş - tırmasına göre teknoloji liderle - rinin yarısından fazlası, Silikon Vadisi’nin gelecek 4 yıl içinde dünyanın teknolojik inovasyon merkezi olma unvanını kaybede - ceği görüşünde. Yeni teknoloji merkezi adayları listesinde yer alan 15 şehirden 7’si Uzakdoğu ve Asya’dan. Uluslararası vergi, denetim ve danışmanlık firması KPMG’nin yaptığı “Küresel Tek - noloji Endüstrisi İnovasyon Araştırması”, 2023 yılına kadar dünyanın yeni teknoloji merkezinin kıta değiştireceğini gösterdi. Teknoloji liderleri, milyar dolarlık şirketlerin beşiği Silikon Vadisi’nin Doğu’dan yükselen potansiyele rekabet edemeyeceğini düşü - nüyor. Dünyanın yeni teknolojik inovasyon üssü Asya’dan çıkacak. KPMG’nin her yıl düzenlediği araştırmaya bu yıl küresel teknoloji sektörüne yön veren 740’ı aşkın sektör lideri ve yönetici katıldı. Dijital Biz 44 Dijital Biz 45
Sayfa 46 — dergide görüntüle
Mart 2019 Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) Direktörü İbrahim Elbaşı, startupla- rın yıkıcı iş modelleriyle pazara gir- diğini belirterek, “Yenilikçi iş model- lerini takip etmek ve dijital stratejiler belirlemek artık bir zorunluluk” dedi. Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme (Suny-Du- al Diploma) mezunuyum. State University of New York’ta lisans eğitimimi tamamlandıktan sonra Strateji Bilimi, Bilim ve Teknoloji Strateji- leri üzerine yüksek lisans yaptım. Daha sonra Marmara Üniversitesi Yönetim ve Organizas- yon programında doktora programına devam ettim. Girişimcilik, inovasyon, stratejik yöne- tim, örgütsel davranış ve yenilik stratejileri üzerine çeşitli çalışmalar yaptım. İş hayatına öncelikle Pricewaterhouse Coopers’da Şirket Birleşmeleri alanında başladım. Sonrasında İstanbul Ticaret Üniversitesi Avrupa Birliği Uy- gulama ve Araştırma Merkezi’nde çalışmalar gerçekleştirdim ve Rektörlük Proje Ofisi’nde Müdür olarak görev yaptım. Şu an halen İs- tanbul Ticaret Odası’nın (İTO) bir iştiraki olan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nde (BTM) Direk- tör olarak çalışmalarımı sürdürüyorum. Aynı zamanda Türkiye Odalar ve Borsalar Birli- ği’nde (TOBB) Meclis Üyesi ve İstinye Üniver- sitesi’nde Yönetim Kurulu Muhasip Üyesiyim. Kurumunuz, sektörünüz ve faaliyet alanla- rınız ile ilgili bilgi verebilir misiniz? Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM), İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından kurulan, İstan- bul Kalkınma Ajansı (İSTKA) tarafından des- teklenen, girişimcilik ekosistemindeki kuluçka mekanizmaları ve hızlandırma programlarını barındıran multi-fonksiyonel bir girişimcilik merkezi. Teknopark İstanbul ve İstanbul Tica- ret Üniversitesi’nin paydaşı olduğu BTM, aynı zamanda 81 meslek komitesi ile 430 bine ya- kın üyesi olan İTO iştiraki olması sebebiyle or- ganik bir yatırım ağına sahip. Bu da bizi farklı kılan en önemli unsurların başında geliyor. Burada herhangi bir sektör ayrımı yapılmaksı- zın, yenilikçi iş fikirlerini destekleyerek hayata geçmelerini sağlıyoruz. Röportaj Dijital Dönüşüme Katkı Sağlayacak Yenilikçi Fikirlerin Adresiyiz İbrahim ELBAŞI Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) Direktör Dijital Biz 46 Dijital Biz 47
Sayfa 48 — dergide görüntüle
Mart 2019 Vakıf olduğumuz için tamamen gönüllülük esasına dayalı olarak hizmet veriyoruz. Aslın- da bir nevi bir startup üniversitesiyiz. Fikirlerin iş modeli haline gelmesini sağlarken, eğitim ve seminerler, mentor desteği, yatırımcı söyle- şileri, girişimcilerin yatırımcı karşısında sunum yaptığı demoday etkinlikleri, 7/24 ofis imkânı, birebir danışmanlık gibi hizmetleri tamamen ücretsiz olarak girişimcilere sunuyoruz. Bunla- rın dışında web sitemizde herkesin kullanımı- na açık olan online eğitim modüllerimiz bulu- nuyor. Buradaki eğitimleri tamamlayan tüm katılımcılar sertifika alabiliyor. Bu hizmetimizi de yine ücretsiz olarak sunuyoruz. Amacımız ekosistemde bir çatı vazifesi görerek, girişim- cilik kültürünün yayılmasına katkı sağlamak. Dijital dönüşüm konusunda görüşleriniz nelerdir? Sizce Türkiye dijital dönüşümde hangi aşamada? Kurumunuz hangi aşama- da, planlarınız nelerdir? Dijitalleşmeyle birlikte iş dünyasındaki rekabet küresel arenaya taşındı. Günümüzde dijital- leşme ile ilgili strateji geliştirenler, rakiplerin- den bir adım öne geçiyor. Artık bilgi bize hiç olmadığı kadar yakın ve bu bilgilerin doğru analizi ise son derece önemli. Hiçbir sektör dijital dönüşümü görmezden gelmemeli çünkü dijitalleşme gerçeği her sektöre bir şekilde etki ediyor ve yeni istihdam alanları ortaya çıkıyor. Artık birçok yenilikçi iş fikrine sahip startup, yı- kıcı iş modelleriyle pazara giriyor. Dolayısıyla dijitalleşmeye ayak uydurmak için yeni çıkan trendleri ve yenilikçi iş modellerini takip etmek aynı zamanda dijital stratejiler belirlemek, bu yeni çağda bir gereklilik arz ediyor. Dünya ha- yallerimizin ötesinde değişiyor ve dönüşüyor. Teknolojinin bize sunduğu imkânlara ne kadar geç kalırsak, bizlere maliyeti o kadar fazla olur. Yenilikçi bir anlayışa sahip olmamız se- bebiyle zaten dijital çağ ile bir uyum içindeyiz. Dijital dönüşüme katkı sağlayacak ve gündelik hayatı kolaylaştıracak birçok yenilikçi fikirlerin adresiyiz aslında. 7’den 70’e her sektörden yenilikçi tüm fikirlere kapımız açık. Dolayısıyla destek verdiğimiz startuplar Türkiye’nin dijital dönüşümünde önemli mihenk taşları olacak. BTM olarak bizler de kendimizi yenileyerek girişimciler için farklı programlar geliştiriyoruz. Örneğin, faydalı model veya patent sahibi gi- rişimciler için mucit girişimci programımız var. Bunun dışında bu ay bizleri çok heyecanlan- dıran, küresel doğan startuplar için hazırlamış olduğumuz Winglobal projesini başlatıyoruz. Faaliyetlerimize başlayalı 1,5 yıl oldu. Fakat bu kısa bir sürede çok yol kat ettik. 9 girişim- cimiz 20 milyon TL değerleme ile yatırım aldı. Bir mucit girişimcimiz patentini 5 yıllığına 25 milyon TL’ye kiraladı. 11 BTM girişimi şirket- leşti ve BTM girişimcilerinin toplam satışı 40 milyon TL’yi geçti. Sizce dünyayı değiştirecek teknolojiler nelerdir? Gelişen teknolojiyle birlikte her geçen gün Röportaj Dijital Biz 48 Dijital Biz 49
Sayfa 50 — dergide görüntüle
Mart 2019 hayatımız daha da değişiyor. Robot sistemleri, arttırılmış gerçeklik ve yapay zekâ alanındaki gelişmeler son yıllarda ciddi anlamda yük- selişe geçti. Günümüzde sağlık, perakende, eğitim hatta gıda gibi birçok sektör artık bu alanlara ciddi yatırımlar yapıyor. Fintech ala- nındaki yeni teknolojiler de ekonomide yeni bir devrim yarattı. Tüm bu gelişmeler tüketiciler açısından tercih ve alışkanlıkların değişmesi- ne sebep oluyor. Artık sahip olduğumuz her teknoloji birbiriyle bağlantılı halde. Sürücüsüz otomobillerden, robot asistanlardan bahseder olduk. İnovasyonla birlikte geleneksel alışkan- lık ve davranışlar yeni teknolojilerin yıkıcı gücüyle sarsılıyor ve sarsılmaya da devam edecek. Dünyada ve Türkiye’de bilişim sektörünün geleceği hakkında öngörüleriniz nelerdir? Üretim süreçlerinde ve toplumsal hayatta bilişim teknolojileri her geçen gün önemini artırıyor. Türkiye nüfusunun yarısından çoğu internet kullanıcısı. Büyük veri, nesnelerin in- terneti, bulut sistemi gibi kavramlar hayatımı- za girmeye başladı. Artık içinde yaşadığımız evlerimiz bile akıllı evler. Dolayısıyla toplumun büyük çoğunluğu dijitalleşmiş durumda diyebiliriz. Bu dijitalleşme ile birlikte dünyada ve Türkiye’de yıkıcı değişimler oldu, yeni istih- dam alanları ortaya çıktı. Özellikle Türkiye’nin bilişim sektöründe nitelikli personel ihtiyacı çok fazla ve ne yazık ki bu anlamda yeterli seviyede personel yetişmiyor. Öte yandan di- jital dönüşüm hayatlarımızla entegre olurken, çeşitli riskleri de beraberinde getirdi. Bilişim hukuku son derece önem kazandı. Siber gü- venlik ve veri güvenliği gibi konular hem ülke- mizde hem de global arenada sıkça gündeme geliyor. Belki de siber güvenlik uzmanlığı gibi meslekler hızla yükselişe geçecek ve gelece- ğin en önemli meslekleri bu alanlarda olacak. Tabi robot sistemleri ve yapay zekaların hayat- larımıza girmesiyle birlikte birçok işin otonom yapılması, iş görme biçimlerinin değişmesi ve bunun bir sonucu olarak çok sayıda kişinin işsiz kalması da söz konusu. Kısacası dönüşü olmayan yıkıcı değişimler yaşayacağız. Ama bizlere düşen en önemli görev; bu alanlar- daki çalışmalara, teknolojilere ve startuplara, yani müşterek geleceğimize daha çok yatırım yapmak ve insana özgü yetkinlikleri ön plana çıkaran iş gruplarına odaklanmak. Türkiye olarak kendi global bilişim markalarımızı çıkar- malıyız. Röportaj Dijital Biz 50 Dijital Biz 51
Sayfa 52 — dergide görüntüle
Mart 2019 ödeme planları, sağlanan özelliklerden ba- zıları. Sunulan fidye yazılımı paketlerinden birinde de, ödeme modeli aylık ve yıllık aboneliğe dayanıyor. Farklı fiyatlarla sunulan çeşitli abonelik planları mevcut; en ucuz fiyatı sadece bir ay için 120 dolar ve en pahalısı ise bir yıl için 900 dolar olmakla birlikte, fidye yazılımı yürütülebilir dosyasına diğer özellik- ler eklerseniz bu rakam 1900 dolara kadar yükselebiliyor. Fidye aldıkça pay alma yöntemi de var Siber suçluların fidye yazılımlarını satmak için kullandıkları bir diğer ödeme modeli de, kötü amaçlı yazılım ve C&C altyapısını baş- langıçta ücretsiz olarak sunarak, sonrasında kurbanlar tarafından yapılan ödemelerden pay alınmasına dayanıyor. Hangi strateji kullanılırsa kullanılsın, bu hizmetleri satın alacak kişilerin ayrıca kötü amaçlı yazılımın yayılmasını sağlayacak ya- zılımları da edinmesi gerektiği ortada. Sunuculara erişim satışı Karanlık web’de, uzak masaüstü protokolü (RDP) aracılığıyla dünyanın çeşitli yerlerin- deki sunuculara erişim sağlayarak kimlik bilgileri sunan çeşitli hizmetler de bulunuyor. Fiyatlar, sunucu başına 8-15 dolar aralığında ve ülkeye, işletim sistemine ve hatta kullanı- cıların bu sunucudan eriştiği ödeme sitelerine göre arama yapılabiliyor. Böyle bir erişimi satın aldıktan sonra, bir siber suçlu bunu fidye yazılımı çalıştırmak veya belki de bankacılık truva atları ya da casus yazılımlar gibi daha gizli kötü amaçlı yazılımları yüklemek için kullanabilir. DDoS saldırısı altyapısı Bazı suçlular, botnetler ya da ele geçirilmiş bilgisayarlardan oluşan ağlar geliştirerek, sahip oldukları bilgisayar gücünü spam e- postaları göndermek ya da DDoS saldırıları gerçekleştirmek için kiralıyor. Hizmet reddi saldırıları için (DDoS) fiyat, saldırıların ne kadar süreceğine (1 ila 24 saat arasında değişkenlik gösteriyor) ve bu za- man diliminde ne kadar botnet trafiği yaratı- labileceğine bağlı olarak değişiyor. ESET, üç saat için 60 dolar fiyat belirlenen bir örneğe ulaştı. PayPal ve kredi kartı hesapları satışı Başarılı kimlik avı saldırıları yapan siber suçlular, genellikle çalınan hesapları kendileri kullanmak gibi bir riske girmezler. Hesapları diğer suçlulara satmak halihazırda yeterince kârlı ve çok daha güvenlidir. Siber suçlular, genellikle çalıntı hesaptaki toplam kredinin yaklaşık yüzde 10’unu tahsil ederler. Bu arada bazı satıcılar, kimlik avı faaliyetlerini yürütmek için kullandıkları araçları ve sahte web sitelerini göstermekten de çekinmeden mutluluk duyuyor. Reklam, pazarlama, dağıtım içeren siber suç ekosistemi oluşmuş ESET’in Küresel Güvenlik Elçisi Tony Ans- combe, kötü amaçlı yazılım endüstrisinin artık bir yazılım şirketininkine benzer özellik- lere sahip olduğuna dikkat çekti. Anscombe, “Belli derecede anonimlik sağlayan araçlarla gizlenmiş siber suçluların, reklam ve pazarla- madan müşteri hizmetlerine, güncellemelere ve kullanım kılavuzlarına kadar her şeyi içe- ren bir suç endüstrisini bir araya getirdiklerini görmek mümkün” diye konuştu. Haber Siber Suç Karaborsaları Yıkıcı Endüstriye Dönüştü Antivirüs yazılım kuruluşu ESET’in yaptığı araştırmalar, siber suçun artık çok yönlü bir hizmet alanına dönüştüğünü ortaya koydu. Ürkü - tücü çeşitliliğe sahip bu yıkıcı en - düstride siber suçlular, ücret kar - şılığında karaborsada kendi ürün veya altyapılarını satıyorlar. ESET, karanlık web’e göz atarak, siber suç pazarlarını mercek altına aldı. Siber suç endüstrisi, 2015 yılında dünyaya 3 trilyon dolara mal oldu Küresel siber eko - nomi rakamlarına odaklanan Cybersecurity Ventures araştırmacı kuruluşunun paylaş- tığı bu bilgiye göre, siber suçun yarattığı maliyet 2021 yılına kadar 6 trilyona dolara çıkacak. Peki bu yıkıcı maliyetlerin oluşmasına neden olan zararlı hizmet maliyetlerinde durum nedir? Antivirüs yazılım kuruluşu ESET, siber suçu bir hizmet olarak sunan karanlık karaborsalardaki teklifleri mercek altına aldı. Fidye yazılımları Pek çok çeşitli fidye yazılımı paketleri ka - ranlık web’de satışa sunuluyor, tıpkı yasal yazılım satışı gibi. Güncellemeler, teknik destek, C&C sunucularına erişim ve çeşitli Dijital Biz 52 Dijital Biz 53
Sayfa 54 — dergide görüntüle
Mart 2019 yi gerektiren bir durum yok. Kaspersky Lab araştırmacılarına göre, kendisini basit DDoS saldırılarına karşı koruyacak çö - zümler kullanan kurum sayısı arttığından, saldırganlar 2019’da standart koruma önlemlerini aşmak ve bu tür tehditleri bir üst seviyeye taşımak için kendilerini gelişti - recek. Saldırı sayısı azalsa da Kaspersky Lab uzmanlarına göre ortalama saldırı süresinde artış var. Yıl başına kıyasla, saldırıların orta- lama süresi iki kattan fazla arttı. 1. çeyrekte ortalama süre 95 dakikayken 4. çeyrekte bu süre 218 dakikaya ulaştı. 2018’de saldırıların neredeyse yarısını (%48) oluşturan UDP flood saldırılarının (saldırganların çok sayıda UDP paketi göndererek hedefin su- nucu portlarını meşgul ederek müşterilerin erişmesini engellediği saldırılar) çok kısa sürdüğü ve 5 dakikayı nadiren aştığı gözlendi. Kaspersky Lab uzmanlarına göre UDP flood saldırılarının süresindeki bu düşüş, kolay ger- çekleştirilen saldırılara ilginin azaldığını göste- riyor. Bu tür DDoS saldırılarında karşı koruma yöntemleri çok yaygın kullanılıyor, böylece çok vaka etki yaratmadan yok oluyor. Araştırmacı- lar, saldırganların UDP flood saldırıları düzen- leyerek hedefin korunup korunmadığını kon- trol ettiğini düşünüyor. Denemelerin başarısız olduğu anlaşıldığında saldırı kesiliyor. Aynı zamanda, HTTP istismarı gibi daha fazla zaman ve para gerektiren, daha karmaşık saldırılar daha uzun sürebiliyor. HTTP flood yöntemi ve HTTP bileşeniyle karışık saldırı- lar, payları az olsa da (sırasıyla %17 ve %14) tüm yıl boyunca düzenlenen DDoS saldırıların toplam süresinin %80’ini oluşturuyor. Kaspersky DDoS Koruma Ekibi İş Geliş- tirme Müdürü Alexey Kiselev, “Basit DDoS saldırıları hedefine ulaşmadığında bu yolla para kazananların önünde iki seçenek oluyor. DDoS saldırılar için gereken kapasiteleri kripto madencilik gibi başka gelir kaynaklarına ayır- mayı tercih edebilirler. Buna alternatif olarak, DDoS saldırısı düzenleyenler teknik becerileri- ni artırmak zorunda kalabilir çünkü müşterileri daha tecrübeli saldırganlar arama- ya başlayacak. Tüm bunlar göz önünde bu- lundurulduğunda DDoS saldırılarının 2019’da gelişeceğini, şirketlerin bunları tespit etmek ve korumakta zorlanacağını söyleyebiliriz.” dedi. Son çeyrekte elde edilen bulgulara göre, 4. çeyrekte en uzun süren DDoS saldırısı 329 saat (neredeyse 14 gün) sürdü. Bu uzunlukta bir saldırı en son 2015 sonunda kaydedilmişti. En çok DDoS saldırısı düzenleyen ilk üç ülke değişmedi. Çin birinciliği korumasına rağmen %77,67’den %50,43’e geriledi. ABD ikinci sırada yer almaya devam ediyor. Üçüncül- ükte ise yine Avustralya var. Hedef dağılımında ise Çin yine ilk sırada fakat oranı %43,26’ya düştü (3. çeyrekte %70,58’di). 4. çeyrekte en fazla komut ve kontrol sunu- cusuna ev sahipliği yapan ülkelerin sıralama- sında değişiklikler görüldü. ABD bir önceki çeyrekte olduğu gibi ilk sırada yer alırken, İngiltere ve Hollanda ikincilik ve üçüncülüğü Rusya ve Yunanistan’dan aldı. Bunun, belirti- len ülkelerdeki etkin C&C Mirai sunucularının önemli ölçüde artması nedeniyle yaşandığı düşünülüyor. Kaspersky Lab DDoS saldırılarından korun- mak isteyen kurumlara şunları öneriyor: • Çalışanlarınıza bu gibi durumlarda nasıl davranılması gerektiğine dair eğitim verin. • Şirketinizin web sitelerinin ve web uygula- malarının yoğun trafikle baş edebileceğinden emin olun. • Saldırılardan korunmak için profesyonel güvenlik çözümleri kullanın. Haber Siber Suçlular 2018’de Basit DDoS Operasyonlarından Vazgeçti Son çeyrekle beraber tüm 2018’in istatistiklerini içeren Kaspersky Lab 4. Çeyrek DDoS Raporu, top - lam DDoS saldırı sayısının bir ön - ceki yıla göre %13 azaldığını gös - terdi. Ancak, karışık ve HTTP flood saldırılarının süresinin arttığı göz - lendi. Bu da saldırganların daha karmaşık DDoS saldırı tekniklerine geçtiği anlamına geliyor. Kötü niyetli rakipler ve internette başkalarına zarar vermek isteyenlerin en kolay erişebildiği saldırı türü, düşük maliyetli kiralık DDoS saldırıları oluyor. Hangi büyüklükte veya sektörde olursa olsun tüm şirketler bu tehditle karşılaşabiliyor. Kullanıcılar ve müşteriler şirketin internet üzerindeki kay- naklarına erişemediğinde bu durum gelir ve itibar kaybına yol açıyor. DDoS saldırı sayısı 2018’de azalmış olsa da saldırıların etkinliği azalmadığından henüz sevinme- Dijital Biz 54 Dijital Biz 55
Sayfa 56 — dergide görüntüle
Mart 2019 Artık şirketler bu tür sahtekarlıkların kurban- larını suçlamak yerine kullanıcı eğitimleri, güvenlik kontrolleri ve süreç kontrolleriyle bu tür dolandırıcılıkları engellemeliler. İlk adım: Çalışanların eğitimi Bu davaya konu olan çalışan daha önce online sahtekarlıkları fark etmelerine ve önlemelerine yardımcı olacak hiçbir eğitim almadıklarını belirtti. Trend Micro Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Hasan Gültekin birçok çalışanın yöneticisinden mail aldığında cevap vermeye çok fazla odaklandığını ve mailin gerçek olup olmadığını kontrol etme- yi düşünmediğini belirtiyor. “Burada önemli olan, çalışanların bu tür saldırılar hakkında bilgi sahibi olması ve sahte e-posta olup olmadığını anlayabilecekleri belirtileri kontrol etmeleridir. Çalışanlar, şüpheli ya da beklen- medik bir e-posta aldıklarında cevap verme- mek, eki açmamak ya da gönderilen bağlan- tıyı tıklamamak üzere eğitilmelidir.” Trend Micro Phish Insight ile kurumlar ücret- siz oltalama simülasyonu düzenleyebilir ve kullanıcı eğitimi verebilirler. Bu uygulama ile test amaçlı oltalama e-mailleri gönderile bilir, bu e-maillerden şüphelenen çalışanlar belirlenip ödüllendirilebilir ve eğitime ihtiyacı olanlar belirlenerek eğitim almaları sağlana- bilir. Her büyüklükteki işletme Phish Insight’ı ücretsiz olarak Trend Micro web sitesi üzerin- den kullanabilir. İkinci adım: E-posta güvenliği BEC e-postalarında normalde zararlı bir ek ya da bağlantı bulunmaz. Saldırılarını ağırlıklı olarak sosyal mühendislik yoluyla gerçek- leştirirler. Bu da özellikle bu saldırılar için tasarlanmış güvenlik kontrolleri yoksa tespit edilmelerini zorlaştırır. Son dönemde BEC sahtekarlıklarını belirlemek için yapay zekâ (AI) yöntemi kullanıldığını belirten Gültekin, öncelikli olarak, geliştirilmiş kurallar sistemiy- le sosyal mühendislik ve saldırgan davranış- ların bulunmaya çalışıldığına dikkat çekiyor. “Ücretsiz e-posta hesabından yüksek profilli bir ismin kullanıcı adını kopyalayan bir e-pos- ta geldiğinde yapay zekâ ile bu belirlenir ve Haber E-Posta Dolandırıcılarına Göz Açtırmayın Geçtiğimiz dönemde sadece bü - yük ölçekli şirketleri hedef alan Şirket E-postası Dolandırıcılığı (BEC) saldırıları artık her büyük - lükte işletme için önemli bir tehdit haline geldi. İskoçya’daki bir medya şirketi çalışanına, şirketi tarafından Şirket E-postası Dolandı - rıcılığı (BEC) sahtekarlığı kurbanı olduğu için dava açıldı. Çalışan, yöneticisinden gönderilmiş gibi görünen ve para transferi isteyen e-postalar almıştı. İlk transferden önce bölüm müdüründen onay alan çalı - şan, ardından bölüm müdürü tatildeyken 3 ödeme daha gerçekleştirmişti. Toplamda 190 bin sterlinden fazla bir meblağ sahte - karların gönderilmesini istediği hesaplara havale edilmişti. Şirket, 85 bin sterlini ban - kadan geri aldıktan sonra işten çıkartılan çalışan da geri kalan meblağdan dolayı dava edilmişti. Dava edilmesinin nedeni ise bankanın para transferi dolandırıcılığına karşı standart olarak uyguladığı güvenlik uyarısı kutucuğunu görmezden gelmesiydi. Dijital Biz 56 Dijital Biz 57
Sayfa 58 — dergide görüntüle
Haber iletinin sahibi olan kişi uyarılır. Makine öğreni- mi, sahtekarlığı en doğru şekilde tespit etmek için belirlediği tüm özellikleri uygulayarak karar verir.” Yazım Stili DNA’sı (Writing Style DNA) ise sahte kimlik oluşturma girişimlerinin en zor noktasını tespit etmek için kullanılır. Writing Style DNA, yöneticiler gibi üst düzey kullanı- cıların yazım stillerinin modelini yapay zekâ ile tekrar yaratır. Modeli oluştururken daha daha önce gönderilen e-postalardan elde ettiği kılavuz verilerden faydalanır. Üst düzey kullanıcının ismiyle ya da benzer bir isimle e- posta geldiğinde, güvenlik duvarı tarafından belirlenen kural sistemi tarafından da elen- mediyse, e-postanın yazım stili yapay zekâ tarafından oluşturulan model ile karşılaştırılır. Böylece eğer e-posta sahte bir hesaptan geliyorsa, alıcıya ulaşmadan engellenir ve hem e-postanın sahibine hem de alıcıya bu bilgi iletilir. Trend Micro Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Hasan Gültekin kullanıcı eğitimleri ve güvenlik kontrollerine ek olarak kurum- ların para havale prosedürlerini de iyi in- celemelerini ve özellikle çiftli onay sistemi kullanmalarını öneriyor. “Bugüne kadar BEC sahtekarlıkları sonucunda dünya çapında 12 milyar dolara yakın bir kayıp meydana geldi. Kullanıcı eğitimi, güvenlik ve süreç kontrolleri birlikte uygulanarak gelecek dönemde daha da artması beklenen bu tür saldırılar önlene- bilir.” Dijital Biz 58
Sayfa 60 — dergide görüntüle
Mart 2019 TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü ve OPAM’ın faaliyet alanlarındaki konularda araştırma-geliştirme, altyapı tesi - si, ürün ve hizmetler ile danışmanlık hizmeti alımlarını kapsayan protokolle taraflar, bu alanlardaki çalışmalar için proje sözleşme - leri imzalayabilecek, her iki kurum da söz - leşmeye bağlanan projelerde kendi görev ve yetki alanına giren faaliyetleri yerine getirecek. Her iki kurum geliştirilen projeler sözleşme aşamasına gelene dek hazırlık aşamasında gerek duyulabilecek her türlü destek, koordinasyon, bilgi ve belgeyi de birbirlerine sağlayacaklar. İhtiyaçlara karşılıklı çözüm üretilecek İmza töreninin ardından iş birliği protokolünü değerlendiren TÜBİTAK Uzay Teknolo- jileri Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Lokman Kuzu, “Türkiye’de özellikle optik alanında çalışan sınırlı bir insan kaynağımız var. Bu kaynağın çoğalması ve bir araya gelip bir güç birliği yapması lazım. Bu proto - kolle TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü olarak yeteneklerimizi OPAM’la birleştirerek onların ihtiyaçlarını gidereceğiz, onlar da bizim sorunlarımıza, ihtiyaçlarımıza çözüm üretecek. Güzel bir işbirliği olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki süreçte bu iş birliğinin sonuçlarını göreceğiz” dedi. ‘Milli teknoloji açısından önemli bir işbirliği’ İki kurum arasındaki iş birliği protokolünün Türkiye’nin özellikle uzay araştırmalarına yönelik teknoloji geliştirme çalışmalarına büyük katkı sağlayacağını kaydeden Işık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal İbiş ise; “Üniversitem- iz bünyesindeki OPAM, özellikle uzay gözlem- lerine yönelik optik konusundaki çalışmalarıyla mühendislik alanında bizim önemli bir merkezimizdir. Atatürk Üniversitesi’ne ait Doğu Anadolu Gözlemevi için görünür ve kızılötesi alanda çalışacak dört metre çaplı ilk optik teleskopun tüm optik ve mekanik tasarımını yaparak Türkiye’ye kazandıran OPAM’ın imkân ve yetenekleri, TÜBİTAK Uzay Teknolo- jileri Araştırma Enstitüsü ile imzaladığımız bu protokolle birlikte daha da artacak. Ülkemizin uzay araştırmalarına yönelik milli teknolo- jiler geliştirilmesi açısından çok önemli bir iş birliğine imza attık” diye konuştu. Işık Üniversitesi OPAM Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Onur Keskin de imzalanan protokolle birlikte iki kurumun altyapı ve kabiliyetleriyle uzay teknolojileri alanında ileriye dönük bir iş birliği sağladıklarını ve bir sinerji oluşturduklarını kaydederek, “Ülkemizin milli teknoloji ham- lesine katkı sağlayacak güzel projelere imza atacağımıza inanıyorum” dedi. Haber Uzay Teknolojileri İçin İş Birliği Feyziye Mektepleri Vakfı Işık Üni - versitesi ile TÜBİTAK işbirliği protokolü imzaladı. Işık Üniver - sitesi Optomekatronik Uygulama ve Araştırma Merkezi (OPAM) ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Enstitüsü’ne bağlı Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (TÜBİTAK UZAY) arasında imza - lanan işbirliği protokolü ile iki kurum, uzay teknolojileri geliştir - me çalışmalarında ortak projelere imza atacak. İki kurum arasındaki işbirliği protokolünü Işık Üniversitesi Şile Kampüsü’nde düzen - lenen toplantıda Işık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal İbiş ve Işık Üniversitesi OPAM Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Onur Keskin ile TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Lokman Kuzu imzaladı. Işık Üniversitesi Rektör Yardımcı - sı Prof. Dr. Ercan Solak ile Işık Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Levent İncedere’nin de katıldığı toplantıda imzalanan protokolle; iki kurumun araştırma-geliştirme faaliyetlerin - de birbirlerinin kaynak ve yeterliliklerinden en üst düzeyde yararlanabilmeleri amaçla - nıyor. Dijital Biz 60 Dijital Biz 61
Sayfa 62 — dergide görüntüle
Mart 2019 Kordsa, yaptığı stratejik yatırımlar ve endüstriye yön veren teknolojileriyle güçlendirme alanlarını genişletiyor. 2018 yılında, Fabric Development, Textile Pro - ducts ve Advanced Honeycomb Techno - logies şirketlerini satın alan güçlendirme lideri, büyüyen uzay ve havacılık endüs - trisinin önemli tedarikçileri arasındaki konumunu güçlendirmişti. Bu büyüme hamlesinin ardından uzay ve havacılık endüstrisi ile birlikte, gelecek nesil ula - şım araçlarına da kompozit malzemeler sağlayan Axiom Materials’ı 181 milyon ABD doları şirket değeri üzerinden yakla - şık %96’sına kadar hissesini satın almak için sözleşme imzaladı. Kordsa, 2018 yılında bünyesine kattığı, uzay ve havacılık endüstrisine ileri kompozit malzemeler sağlayan Fabric Development, Textile Products ve Advanced Honeycomb Technologies şirketleri ile faaliyet alanını ve yetkinliklerini genişletmişti. Kompozit teknolojilerinde organik büyümesini, inor- ganik büyüme ile de destekleme strate- jisi ile yol alan güçlendirme lideri, ABD’de yerleşik Axiom Materials’ı 181 milyon ABD doları şirket değeri üzerinden yaklaşık %96’sına kadar hissesini satın almak için sözleşme imzaladı. Axiom Materials, uzay ve havacılık endüstrisinin yanı sıra, gelecek nesil ulaşım araçlarına da ileri teknoloji kompozit malzemeler sağlıyor, yürüttüğü Ar-Ge çalışmaları ile kompozit pazarına yön veriyor. Söz konusu satın almanın, önü- müzdeki aylar içerisinde Amerika’da reka- bet hukuku ve yabancı yatırımlar komitesi tarafından verilecek onaylara ilişkin kapanış koşullarının gerçekleşmesine bağlı olarak sonuçlandırılması bekleniyor. Kordsa Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Alper, söz konusu yatırım kararına ilişkin şunları söyledi: “2013 yılında ilk yatırım kararımız ile girdiğimiz kompozit teknolojileri pazarında büyüme hamlelerimizi devam ettiriyoruz. 2016 senesinde Kompozit Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi’ni devreye aldık. İnorganik büyüme hedeflerimiz kapsamında 2018 senesinde bünyemize kattığımız üç kompozit firmasının ardından, ABD’de yerleşik bir kompozit firmasını daha Kordsa çatısı altına almak için gerekli adımları attık. Uçak parçaları ve uzay araçlarında uzun onay süreçlerini geride bırakmak için te- darik zincirinde onaylı bir firma olan Axiom Materials’ı satın almak için yola çıktık. Bu satın alım ile uzay ve havacılık endüstrisinin yanı sıra gelecek nesil ulaşım araçları için ileri kompozit malzeme teknolojilerine yön vereceğiz.” Kordsa CEO’su Ali Çalışkan bu yatırım ile ilgili şunları dile getirdi: “Kordsa olarak bugün yaşamın her alanına dokunuyor, yaşamın her alanını güçlendiriyoruz. İkinci bir Kordsa yaratma yolunda emin adımlarla ilerliyor, her geçen gün etki alanımızı genişletiyoruz. Lastik güçlendirme teknolojilerinde dünyada her üç otomobil lastiğinden birini, her üç uçak lastiğinden ikisini güçlendirirken, son dönem yaptığımız yatırımlarla, bu uçakların kompozit ile kabin içi görsel ve yapısal parçalarını, gövdesini, kanadını ve motorunu güçlendirir konuma geldik. İkinci bir Kordsa yaratmamızın yolunu güçlendirecek Axiom Materials satın alımı ile uzay ve havacılık endüstrisinde kompozit malzeme teknolojile- rine yön vereceğiz. Böylece ‘yaşamdan ilham alarak, yaşamı güçlendirme’ misyonumuzu daha geniş bir coğrafyada daha derin yetkin- liklerle gerçekleştirmeyi sürdüreceğiz.” Haber Türk Şirketten ABD’de Uzay ve Havacılık Yatırımı Dijital Biz 62 Dijital Biz 63
Sayfa 64 — dergide görüntüle
Mart 2019 İlaç sektörünün devlerinden Merck, blockchain teknolojisi ile saptanabilen bir gerçeklik ispatı sistemi için patent aldı. Fiziksel ürünlerin dijital dünyaya güvenli şekilde entegre edilmesi için çözüm sunan bu yeni teknoloji, bir yandan tedarik zincirinin bütünlüğünü korurken bir yandan da sahtecilikle mü - cadelede önemli rol oynayacak. Dünyanın lider bilim ve teknoloji şirketi Merck, yapay zekâ ve blockchain teknolojilerinin yardımı ile bazı fiziksel objelerin benzersizliğini ve gerçekliğini test edecek sistem ile Amerikan Patent ve Marka Ofisi’nden onay aldı. Merck’in yeni patenti yapay zekâ ve blockchain teknolo- jisinden yararlanarak yeni bir güvenlik prosedürü oluşturuyor ve “kripto objelerin” oluşumunu düzen- liyor. Özellikle ilaç sektöründe karlılık ve kötü niyetli emeller birleşince, son dönemde sahte ilaç sek- törünün pazar payı çok artmış durumda. Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre, şu anda yasa dışı sitelerde satılan ilaçların yüzde 50’si sahte. Benzer şekilde uluslararası nakledilen her 5 cep telefonundan biri de sahte. Bu nedenle geliştirilen yeni patent, tedarik zinciri üzerindeki kontrolü artırarak sahtecilikle mücadelede büyük avan- taj sağlayacak. Firmalar blok zinciri üzerinden Nesnelerin İnterneti (IoT) ve bağlantılı iş akışı ortamları sayesinde tedarik zincirlerini kontrol altına alabilecekler. Konu ile ilgili açıklama yapan Merck Strateji Grubu Başkanı Isabel De Paoli, “Bu yeni patent, önceki patentlerden kazanılan momentum üzerine inşa etmeye devam ediyor. Bu yeni teknoloji, yapay zekâ kullanarak, fiziksel objelerin, blockchain aracılığı ile oluşturulmuş ‘dijital parmak izlerini’ saptayacak. Güvenlik materyalleri üzerindeki deneyimimiz bizi sektörde uzmanlaştırıyor. Merck şimdi de fiziksel objeler ile dijital güvenlik kom- binasyonuna odaklanan blockchain teknolojile- rinin gelişimine öncülük ediyor. Bu çalışmaların özellikle de ilaç ve gıda gibi güvenilirliğin kritik olduğu tedarik zincirlerinde ve güvenilir orijinal ürüne ihtiyacı olan tüm endüstrilerde uygulamaları olacak.” Haber Yapay Zekâ ve Blockchain ile Sahtecilik Tespiti Dijital Biz 64 Dijital Biz 65
Sayfa 66 — dergide görüntüle
Mart 2019 Ferdi YILMAZ Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) Bilgi Teknolojileri Direktörü Dipnot: Müşterilerin analizle sonrası elde edilecek veri bulutları ve ürün örnekleri için kullanım sırasında geri bildi- rimler ile dönebilir, bu da ek analist sonuçlar ile ürün geliştirme ve iyileştirmede kullanı- labilir doneler oluştu- racaktır. Veri Analizinde Lider Olmak? Yeni nesil teknolojilerin ve modellemelerin temelinde veri yer alıyor. Bu yeni döneme ayak uydurabilmek için veriyi iyi analiz edebilmek ve elde ettiği- miz verileri doğru kullanabilmek bizim lider kişiliğimizi ortaya çıkaracaktır. Peki biz makine öğrenmesi sonucu oluşacak büyük veri yığınlarını analiz et- mek ya da analiz edecek algo- ritmalara önderlik etmek için ne kadar hazırız? Makalemizde, verinin doğru kul- lanımından önce, veri hakkında bazı tanımlamalar yapalım. Veri analizi, yararlı bilgileri keşfet- mek, sonuç çıkarmak ve karar vermeyi desteklemek amacıyla verileri incelemek, temizlemek, dönüştürmek ve modellemek için kullanılan bir süreçtir. Veri analizi, farklı iş, bilim ve sosyal bilim alanlarında çeşitli isimler altında çeşitli teknikleri kapsa- yan çok yönlü ve farklı yakla- şımlara sahiptir. Verinin uygunluğu veri analiz öncülüğünde bulunacaktır. Veri analizi, veri görselleştirme ve veri dağılımı ile yakından iliş- kilidir. Veri analizi terimi bazen veri modellemesi için eşanlamlı olarak da kullanılır. Veri analizi, ham verilerden kullanıcıların karar vermesinde etkili olacak bilgileri elde etmek için kullanılan süreçtir. Veriler önce bir kümede toplanır. Bu veriler istenen soruların cevap- lanması için hipotezler oluştu- rularak teorilerin cevaplanması için kullanılır. Veri gereksinimleri, müşte- ri ihtiyaçlarına göre verilerin analizlerinin yapılması ve so- nucunda sayısal veriler elde edip üretimde kullanmak olarak nitelendirebiliriz. Peki ihtiyaçları belirlemek için elde edilmesi gereken verileri nasıl toplayaca- ğız, veri farklı kaynaklar aracılığı ile toplanabilmektedir. Örneğin bir trafik kamerası, uydu alıcıları, ses kayıt cihazları gibi mekanik veri toplayıcıları olduğu gibi ana- log veri toplayıcıları olarak da bir röportaj ya da ansiklopediler düşünülebilmektedir. Toplanan verinin işlenmesi ve bir algoritmik düzene alınması gerekmektedir. Bunun için veri tabanı tabloları ya da istatiksel yazılımları kullanabilmekteyiz. Böylece veriler bir tabloda satır ve sütunlara yerleştirilmiş ola- caktır. Verilerin tablolarda tutulması sürecinde eksik ve tekrarlayan veriler, insani yararlara uygun olmayacak ahlaki yönden ince- lenmesi gereken veriler oluşa- caktır. Bu verilerin temizlenmesi işlemini gerekli kılacaktır. Veri- nin temizleme işlemi adımları, kayıtların eşleştirilmesi, yanlış verilerin belirlenmesi ve veri kalitesini arttırmak için kayıtların eşleştirilerek tekrarsız satırların elde edilmesidir. Verilerin temizlemesi ile analize açık hale gelmesi sonrasında Analistler için anlaşılır veri bu- lutları meydana gelmiş olacak- tır. Bu veri bulutları içerisinden gerekirse ilave veri temizlikleri de yapılabilecektir. Verilerin anlaşılır olmasını sağlayacak ortalama ve medyan gibi tanımlayan ista- tistikler oluşturulması ile verinin görselleşmesi süreci grafikse analiz ve yorumlama işlemine olanak sağlayacaktır. Algoritmik Modeller Veri bulutu içerisinde yer alan değişken modeller arasında oluşacak ilişkileri belirlemek için korelasyon veya neden - sellik gibi, algoritmalar uygu - lanabilir. istatistikleri belirli değişkenler arasındaki ilişkileri ölçmek için kullanılan teknikleri içerir. Elde edilen veri, müşterilere gereksinimlerini karşılaması için sonuçlar üretmeye olanak sağlayacaktır. Müşterilerin anal- izle sonrası elde edilecek veri bulutları ve ürün örnekleri için kullanım sırasında geri bildirim- ler ile dönebilir, bu da ek analist sonuçlar ile ürün geliştirme ve iyileştirmede kullanılabilir do- neler oluşturacaktır. Yeni nesil teknolojilerde elde edilen başarı, veri olanaklarının kilidini açma ve analitiği yaratıcı ve etkili yöntemlerle kullan - maya bağlıdır. Yazar Dijital Biz 66 Dijital Biz 67
Sayfa 68 — dergide görüntüle
Mart 2019 Türkiye’de Y Kuşağının Yüzde 73’ü Online Tehdide Maruz Kalıyor Tüm dünyada bu yıl 5 Şubat’ta kutla - nan Uluslararası İnternet Günü’nde insanları daha güvenli bir internet için bir araya gelmeye ve dijital nezaket sergilemeye davet eden Microsoft, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 22 ülkede “Dijital Nezaket Araştırma - sı” gerçekleştirdi. Araştırma, Türki - ye’de internet kullanımı açısından ilgi çekici sonuçlara sahip. Sonuçlara göre, Türkiye’de 18-38 yaş aralığında - ki Y kuşağının yüzde 73’ü online teh - ditlere maruz kalıyor. Araştırmanın yü - rütüldüğü ülkelerde ise bu oran yüzde 60. Türkiye’deki internet kullanıcıları - nın karşı karşıya geldiği en büyük teh - ditler, cinsel içerikli istenmeyen mesaj almak, saldırgan kişi olarak adlandı - rılmak ve yalan haberlerle kandırılmak olarak sıralanıyor. Özellikle çocuklar ve gençler arasında teknolo- jinin daha güvenli ve daha sorumlu bir şekilde kullanılmasını teşvik etmek için organize edilen Güvenli İnternet Günü’nü desteklemek için Microsoft, 2004 yılından beri çeşitli faaliyetlerle güvenli internet kullanımına katkılar sunuyor. Microsoft bu kapsamda 3 yıldır, online davra- nışlar ve etkileşimler hakkında internet kulla- nıcılarının tutum ve algılarını inceleyen “Dijital Nezaket Araştırması” (Digital Civility Index/DCI) yürütüyor. Bu yıl, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 22 ülkenin dâhil olduğu araştırma, İnternet kul- lanımı konusunda bireylerin yaşadığı riskler, tehditler, etkileşimler ve saldırgan davranışlar konularında önemli bilgiler sunuyor. 13-17 yaş- larındaki gençler ve 18-74 yaşları arasındaki yetişkinler ile yapılan görüşmelerden alınan sonuçları içeriyor. Araştırmada kullanıcıların karşılaştıkları risklerin çeşidine ve sıklığına göre puanlama yapılıyor. Buna göre, geçen yıla göre 2 sıra yükselen Türkiye, 22 ülke arasında 71 puanla 14’üncü konumda yer aldı. Birinci sırada ise 50 puanla İngiltere bulunuyor. karşılaştıkları risklerin çeşidine ve sıklığına göre puanlama yapılıyor. Buna göre, geçen yıla göre 2 sıra yükselen Türkiye, 22 ülke arasında 71 puanla 14’üncü konumda yer aldı. Birinci sırada ise 50 puanla İngiltere bulunuyor. Türkiye’de gençler ailelerinden yardım iste- mekten çekiniyor Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye’de Y ku- şağındaki internet kullanıcılarının yüzde 73’ü online tehditlere maruz kalıyor. Online risklerin hedefi olan kişilerin açıklamalarına göre, bu tehditler sıklıkla tanıdıklar, arkadaşlar veya aile bireyleri tarafından gerçekleştiriliyor. Bu teh- ditler geçen yıla göre 9 puan artarak yüzde 27 olarak gerçekleşti. Ankete katılan kadınların bu tarz tehditlere erkeklerden daha yüksek oranda maruz kaldığı görülüyor. Türkiye’deki kullanıcı- lar ayrıca, online saldırıları dünya geneline göre daha şiddetli yaşıyor. Dünya genelinde bu oran yüzde 28 iken Türkiye’de internet kullanıcıları- nın yüzde 33’ü şiddet içerikli saldırılara maruz kalıyor. Online bir saldırı karşısında gençlerin ailelerinden yardım isteme oranı dünya gene- linde yüzde 42 iken Türkiye’de bu oran yüzde 32. Başka bir yetişkinden yardım isteme konu- sunda da Türkiye, yüzde 28 olan dünya orta- lamasının gerisinde kalarak, ancak yüzde 20 oranını yakalıyor. Tehditlerin yüzde 28’i tanıdık çevreden ve akrabalardan geliyor Türkiye’deki en yaygın istenmeyen online temas türleri, rahatsız edici veya müstehcen içerik almak ile uygunsuz ve kişisel bilgi topla- ma girişimlerinde bulunmak olarak öne çıkıyor. Bu girişimlerin oranı dünya genelinde yüzde 33 iken Türkiye’de bu oran yüzde 41. İnternet kullanıcılarının karşılaştığı tehditlerin yüzde 62’si yabancılardan, yüzde 28’i ise tanıdık çev- relerden geliyor. Dünyada ve Türkiye’de bu tip online risklerle karşılaşanlar, yabancılara olan güvenini kaybediyor, daha stresli bir hayat yaşamaya başlıyor, uyku düzenini kaybediyor ve sosyal medya, blog ya da forumlara daha az giriyor. Microsoft Türkiye Kurumsal İletişim Direk- törü Aslı Arbel konuyla ilgili olarak: “Teknoloji yaygınlaştıkça insanların internet üzerinden birbiriyle kurdukları etkileşim de artıyor. İnsan odaklı bir teknoloji şirketi olarak, herkesin dijital ortamda nezaket kurallarını ve ahlak kavramla- rını göz önünde bulundurarak hareket etmesini temenni ediyoruz. Bu nedenle, Güvenli İnter- net Günü’nde, dünyanın dört bir yanındaki in- sanları dijital nezaketi benimsemeye ve online ortamda birbirlerine saygılı davranmaya davet ediyoruz. 3 yıldır 20’den fazla ülkede gerçek- leştirilen Microsoft Dijital Nezaket Araştırmamız 4 temel ilkeye dayanıyor: Başkalarına sana davranılmasını istediğin gibi davran, Farklılıkla- ra saygı göster, Cevap vermeden önce düşün ve Haksızlığa uğradığında harekete geç. Bu ilkeler doğrultusunda gelişen bir dijital ortamda insanların ve kurumların birbirine olan güven- lerini kaybetmeden daha fazlasını başarabile- ceğine inanıyoruz. Araştırma sonuçlarında da görülebileceği üzere, Türkiye’nin online riskler konusunda dünya standartlarının gerisinde kal- maması için ailelere ve eğitimcilere de önemli görevler düşüyor. Aileler ve eğitmenler, birer rol model olarak, her zaman gençlerin yanında olmalı ve internet kullanımında tüm bireyler günlük yaşamdaki gibi eylemlerinin sorumluluk- larını üstlenmeli” dedi. Haber Dijital Biz 68 Dijital Biz 69
Sayfa 70 — dergide görüntüle
Mart 2019 Çocuklar Kontrol Bende Programıyla Bilinçleniyor BTK’nın Ankara ofisinde gerçekleşen Güvenli İnternet Günü etkinlikleri kap - samında, Facebook ve Habitat Derne - ği “Kontrol Bende” programlarının ilk yılının sonuçlarını ve bir sonraki yıl için hedeflerini paylaştı. Türkiye’de 44 milyondan fazla kullanıcısı olan Facebook, 2017’nin Mayıs ayında Habitat Derneği ile birlikte “Kontrol Bende” adını verdikleri kapsamlı bir çevrimiçi ehliyet programı başlattığını duyurmuştu. Türkiye’nin dört bir yanındaki insanları çevrimiçi güvenlik konusunda bilin - çlendirmek adına sürdürülebilir kalkınma alanında çalışmalarına devam eden Habitat Derneği’nin görevlendirdiği Kontrol Bende gönüllüleri, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) da desteklediği bu pro - gram kapsamında Türkiye’nin 20 ilinde Facebook’u güvenli kullanmaya yönelik eğitimler verdi. İlk aşamada Türkiye’nin 20 farklı ilinden 100 gönüllü üniversite öğrencisine eğitim vererek, bu gönüllülerin yaşadıkları illerdeki 10,000 kişiye ulaşmalarını hedefleyen Kon - trol Bende projesi, başlangıçtaki hedefinin üstüne çıkarak ilk yılında toplam 11,115 kişi - ye ulaştı. Programın ikinci dönem için hedefi ise 30 farklı şehirden 120 gönüllüye eğitim vererek toplamda 15,000 kişiye ulaşmak. “Türkiye’deki insanları Facebook’u nasıl gü - venli kullanabilecekleri konusunda eğitmek bizim sorumluluğumuz” BTK’nın Ankara ofisinde gerçekleşen Gü - venli İnternet Günü etkinliğinde, Kontrol Bende gönüllüleri öğrencilerle güvenlik temalı oyunlar oynayarak aileleri ve öğ - retmenleri Facebook’un güvenli kullanımı konusunda bilinçlendirdi. Etkinlikte konuşan Facebook Türkiye Kamu Politikaları Yöneti - cisi Çağatay Pekyörür, insanların ve bilgile- rinin Facebook’taki güvenliğini sağlamanın en büyük öncelikleri olduğunun altını çizerek sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’de 44 milyondan fazla insan Face- book’u ziyaret ederek hayatlarını paylaşıyor ve arkadaşları ve aileleriyle anlamlı bağlan- tılar kuruyorlar. Türkiye’deki topluluğumuzun platformumuzda çok daha iyi bir deneyim yaşayabilmesi için insanların güvenliğini sağlama sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Topluluğumuza daha iyi hizmet verebilmek ve dünyayı daha bağlantılı bir yer haline getirebilmek adına yeni araçlara ve teknoloji- lere yatırım yapıyor ve politikalarımızı iyileş- tiriyoruz. Ancak, insanları Facebook’u nasıl güvenli kullanabilecekleri konusunda eğitme sorumluluğumuzun da farkındayız. Gururla söylüyoruz ki, Habitat Derneği iş birliğiyle ve BTK’nın desteğiyle başlattığımız Kontrol Bende programı, ilk döneminde – başlangıçtaki hedefimiz olan 10,000’in üzeri- ne çıkarak-11,000’den fazla insana ulaştı ve onlara Facebook’un gizlilik araçlarını nasıl kullanabilecekleri konusunda eğitim verdi. Kontrol Bende’nin ikinci döneminde, Türki- ye’deki insanların Facebook’ta güvenliklerini sağlama konusunda bilinçlenmelerine yar- dımcı olmak adına onlara ihtiyaç duydukları araç ve bilgileri sunmaya devam edeceğiz.” “11 binden fazla insanın internette güvende hissetmesine yardımcı olduk” Habitat Derneği Başkanı Sezai Hazır ise ko- nuyla ilgili şu sözleri dile getirdi: “Habitat Derneği olarak 20 yılı aşkın süre - dir sürdürülebilir kalkınma alanında çeşitli çalışmalar ve projeler gerçekleştiriyoruz. Çalışmalarımızı hem kamu hem de özel sektörle birlikte çok ortaklı bir yapıyla sürdürüyoruz. Bu yapmış olduğumuz çalış - malardan bir tanesi de Facebook ile birlikte 2017 yılından beri yürüttüğümüz “Kontrol Bende” projesi. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte kişilerin çevrimiçi ortamda var ol - maları artık kaçınılmaz bir durum. Biz de Facebook ve Habitat Derneği olarak Kon - trol Bende Projesi kapsamında verdiğimiz eğitimler ile kişilerin çevrimiçi ortamda sosyal medyayı daha bilinçli kullanmalarını ve kendi güvenliklerini sağlamalarını amaç - lıyoruz. Bu kapsamda projenin ilk yılında 100 gönüllü eğitmenimizle birlikte Türki - ye’nin 20 ilinde 11,000 ‘den fazla kişiye eğitimler verdik. Kontrol Bende projesi eğitimlerini gerçek - leştiren gönüllü eğitmenlerimiz internet ortamında artık kendilerini daha güvenli hissedip daha bilinçli hareket ettiklerinden ve bu bilgilerini ulaştıkları kitlelere de aktar - dıklarından bahsediyorlar. Projenin ikinci yılında ise hem eğitmenler - den hem de sahadan gelen talep ve istek - ler doğrultusunda daha fazla insana ulaş - mak ve etki alanımızı genişletmek adına, uygulama illerimizin sayısını 30’a çıkardık. Yetiştireceğimiz 120 gönüllü eğitmenimizle 15,000 kişiye ulaşmayı hedefleyerek çalış - malarımıza devam edeceğiz.” Haber Dijital Biz 70 Dijital Biz 71
Sayfa 72 — dergide görüntüle
Mart 2019 Ekran Karşısında Geçirilen Zamanı Azaltmak için 8 Öneri Pek çok insan artık gününün büyük bir bölümünü bilgisayar, telefon ve tablet gibi cihazlarının ekranına ba - karak geçiriyor. Ekranlar karşısın - da geçirilen sürenin uzaması ise en çok çocukları etkiliyor. Dünyada 500 milyondan fazla kullanıcıyı koruyan Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, çocuklarının ekran önünde çok fazla vakit geçirdiğini düşünen ebeveynler - le bu durumu engellemenin yollarını paylaşıyor. Televizyon yayınları, film ve videolar, ekran oyunları ile bilgisayar, tablet, telefon ve diğer cihazlarda geçirilen zaman, ekran süresi olarak adlandırılıyor. Bu cihazlar ile geçirilen zamanın gitgide uzaması, özellikle çocuk- lar için sayısız risk yaratırken aile üyelerinin birbirleriyle daha az vakit geçirmesine da sebep oluyor. Anne babaların bu durumun farkında olduğunu ancak ne yapacaklarını bilmedikleri için müdahale edemediklerini dile getiren Bitdefender Türkiye Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, ekran karşısındaki sürenin sınırlandırılarak makul bir seviyeye getirilmesine yardımcı olacak önerilerini 8 başlıkta sıralıyor. 1. Hafta içi ve hafta sonu izin verilen ekran süreleri ile ilgili bir plan yapın. Bir araya gelerek maksimum ekran süresini belirlediği- niz bir plan çıkartın. Oluşturacağınız bu dijital takvimi hazırlarken yaratıcı ve dengeli olun. Programınıza dijital dünyadan tamamen uzak bir gün koyabilir ya da oyun oynayacağınız saatler ekleyebilirsiniz. 2. Uygulamalar, oyunlar, mailler gibi ekra- na bağlı aktivitelere ne kadar zaman ayır- dığınızı anlamak için süre tutun. Böylece dijital aktivitelere ayırmak istediğiniz yeni zamanı daha doğru belirleyebilir, cihazlarla yapmak istediğiniz şeylerin hangilerini erte- leyebileceğinizi ya da çevrimdışı aktivitelerle değiştirebileceğinizi görebilirsiniz. 3. Sohbet uygulamalarında çok fazla za- man harcamak yerine yüz yüze iletişimi ön- celikli haline getirin. Hayatınızdaki insanlarla sadece çevrimiçi ortamlar üzerinden konuşma alışkanlığınızdan vazgeçin. Uzaktaki sevdikle- rinizi telefonla arayın veya aynı şehirde yaşa- dığınız halde uzun zamandır ihmal ettiğiniz akrabalarınızla bir araya gelin. 4. Ekran karşısında geçirdiğiniz sürenin bir kısmını dışarıda geçirin. Gününüze dışarıda kısa bir yürüyüş eklemeniz bile bütün zama- nınızı telefon, tablet veya laptopunuzla koltu- ğunuzda geçirmenizden daha iyidir. Koşuya çıkabilir, sanatsal bir etkinliğe katılabilir ya da küçük çocuklarınız varsa onlarla dışarıda oynayabilirsiniz. 5. Beraber yapacağınız çevrimdışı aktivite- lere yönelik fikirler oluşturun. Çocuklarınız, akıllı cihazlarınızı ortadan kaldırdığınızda sıkıldığını ve yapacak hiçbir şeyleri olmadığını söyleyebilir. Böyle bir tavra karşı alternatifler üreterek beraber bir oyun oynamayı, yemek pişirmeyi, el işi yapmayı veya bir şeyler çizme- yi önerin. Böylece ekran karşısında fazla süre geçirmelerini önlerken yeni bir hobiye sahip olmalarını da sağlayabilirsiniz. 6. Bir akıllı telefon oteli belirleyin. Ev- deyken telefonları elinizde veya kıyafet - lerinizin cebinde tutmak yerine duracak - ları ortak bir alan belirleyin. Bildirimlerin en azından bir kısmını kapatmanız da onları kontrol etmek için sürekli telefona bakmak istemenizi engelleyecektir. 7. Evinizde akıllı cihazların kullanımı - na izin verilmeyen, dijitallikten uzak alanlar yaratın. Yemek odası, yatak odası, çocuk odası veya banyoda ek - ranlardan uzak durun. Yemeğinizi ekran karşısında yemeniz aile arasındaki etki - leşimi keser. Çoğu doktorun uykudan en geç bir saat önce telefon ve bilgisayar gibi cihazların bırakılmasını önerdiğini unutmayın. 8. Çocuklarınızla çevrimiçi tehlikeler hakkında konuşun. Ekran karşısında çok fazla süre geçirmenin yaratacağı problemleri çocuklarınızla konuşun ve uyguladığınız kısıtlamalar ile önlemlerin onların güvenliği için olduğunu anla - malarını sağlayın. Şiddet içeren video oyunlarının, filmlerin, görüntülerin veya siber zorbaların oldukça yaygın olduğu - nu hatırlatarak güvenlik risklerini azalt - mak için beraber neler yapabileceğinizi anlatın. Haber Dijital Biz 72 Dijital Biz 73
Sayfa 74 — dergide görüntüle
Mart 2019 Mustafa ÇELİKPENÇE Eksim Yatırım Holding Bilgi Sistemleri Müdürü Dipnot: Enerjide dijital dönüşümün bir parçası olarak elektrik dağıtım kurumlarını, birer teknoloji şirketi gibi değerlendirebiliriz. Türkiye’de Elektrik Piyasasının Gelişimi ve Bilişim Türkiye’de ise 1970 yılında TEK - Türkiye Elektrik Kurumu ile başlayan süreç, özelleştirme- ler ve regülasyonlar ile birlikte günümüzde farklı bir noktaya gelmiştir. Elektrik Üretim, İletim ve Dağıtım süreçleri, 1994 yı- lına kadar tek kurum olan TEK sorumluluğunda gerçekleştiri- lirken, 1994 yılından itibaren elektrik dağıtım TEDAŞ - Türki- ye Elektrik Dağıtım A.Ş tarafın- dan, elektrik üretim ve iletim ise TEAŞ - Türkiye Elektrik Üretim İletim A.Ş. tarafından gerçekleş- tirilmeye başlamıştır. 2003 yılında 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun yürürlü- ğe girmesi ile birlikte; dağıtım, üretim ve iletim tamamen farklı kurumlara verilmiştir. TEDAŞ Türkiye’deki 21 bölgenin da- ğıtımından sorumlu iken, üre- timden EÜAŞ - Elektrik Üretim A.Ş., iletimden ise TEİAŞ - Tür- kiye Elektrik İletim A.Ş. sorum- lu hale gelmiştir. Yeni kurulan TETAŞ - Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Kurumu, elektrik toptan satış işlemlerini gerçek- leştirmekte iken, 2018 yılında çıkan kararname ile TETAŞ ve EÜAŞ, EÜAŞ bünyesinde birleştirilmiştir. 2008 yılında TEDAŞ özelleş- tirme sürecine girmiştir. 1990 yılında özelleşen KCEDAŞ - Kayseri ve Civarı Elektrik Da - ğıtım A.Ş. dışında kalan diğer 20 elektrik dağıtım bölgesi, bu kapsamda özel sektöre devre - dilmiştir. Tablo 1’de özelleştirilen elektrik dağıtım kurumları, dağıtım bölgesi kapsamında yer alan iller, abone sayıları, bölgelerin yıllık elektrik tüketimleri ile ihaleyi alan firmalar ve özelleştirme bedelleri yer almaktadır. Tablodaki bilgiler, Enerji İşleri Genel Müdürlüğü’nden alınmıştır. 2010 yılında özelleşen OEDAŞ - Osmangazi Elektrik Dağıtım A.Ş., yükümlülüklerini yerine getiremediğinden dolayı EPDK onayı ile Zorlu Enerji’ye devredilmiştir. EPDK - Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kararıyla, Elektrik Dağıtım ve Perak - ende Hizmetleri 2013 yılında birbirinden ayrılmıştır. Buna göre tüm özelleşen dağıtım firmaları, dağıtım ve perak - ende olmak üzere iki farklı tüzel kişiliğe bölünmüştür. Bu ayrıma göre dağıtım ve perakende (Elektrik Tedar - ik) firmalarının görevlerini aşağıdaki şekilde özetleyebili - riz. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de enerji ihtiyacı her geçen gün artmaktadır. Enerji sektöründe küresel piyasalarda özel - likle 1990’lı yıllardan sonra, sektörel anlamda ciddi değişiklik - ler gerçekleştirilmiştir. Elektrik Dağıtım Firmaları Kısa Ad Bölge Kapsamındaki İller Abone Sayısı Elektrik Tüketim Yıllık İhaleyi Alan Firma Özelleştirme Bedeli Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. Dicle EDAŞ Diyarbakır, Şanlıurfa, Batman, Mardin, Siirt ve Şırnak 1.300.000 19 Milyar kwh İşkaya-Doğu OGG 387.000.000 USD Vangölü Elektrik Dağıtım A.Ş. VEDAŞ Bitlis, Hakkari, Muş 405.000 3,9 Milyar kwh Türkerler İnşaat 118.000.000 USD Aras Elektrik Dağıtım A.Ş. Aras EDAŞ Erzurum, Ağrı, Ardahan, Bayburt, Erzincan, Iğdır, Kars 815.000 1.9 Milyar kwh Kiler-Çalık 128.500.000 USD Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş. Çoruh EDAŞ Trabzon, Artvin, Giresun, Gümüşhane, Rize 1.000.000 2,5 Milyar kwh Aksa Enerji 227.000.000 USD Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş. Fırat EDAŞ Elazığ, Malatya, Bingöl, Tunceli 700.000 3,2 Milyar kwh Aksa Enerji 230.250.000 USD Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş. Çamlıbel EDAŞ Sivas, Tokat, Yozgat 750.000 2,2 Milyar kwh Cengiz-Kolin 258.500.000 USD Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş. Toroslar EDAŞ Adana, Gaziantep, Hatay, Kilis, Mersin, Osmaniye 7.700.000 11,7 Milyar kwh Enerjisa 1.725.000.000 USD Meram Elektrik Dağıtım A.Ş. MEDAŞ Konya, Aksaray, Niğde, Kırşehir, Nevşehir, Karaman 1.600.000 6,6 Milyar kwh Alarko-Cengiz 440.000.000 USD Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş. Başkent EDAŞ Ankara, Bartın, Çankırı, Karabük, Kastamonu, Kırıkkale, Zonguldak 3.560.000 10,9 Milyar kwh Enerjisa 1.225.000.000 USD Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. AEDAŞ Antalya, Burdur, Isparta 1.670.000 6,9 Milyar kwh Cengiz-Kolin 546.000.000 USD Gediz Elektrik Dağıtım A.Ş. Gediz EDAŞ İzmir, Manisa 2.591.000 13,8 Milyar kwh Elsan-Tümaş-Karaçay 1.231.000.000 USD Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş. UADEŞ Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Yalova 2.728.000 7,9 Milyar kwh Limak 940.000.000 USD Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. TREDAŞ Kırklareli, Tekirdağ, Edirne 928.000 6,2 Milyar kwh IC Holding 575.000.000 USD Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş. AYEDAŞ İstanbul Anadolu Yakası 2.464.000 7,7 kwh Enerjisa 1.227.000.000 USD Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. SEDAŞ Sakarya, Kocaeli, Bolu, Düzce 1.501.000 8,5 Milyar kwh Akkök – Akenerji – CEZ 600.000 USD Osmangazi Elektrik Dağıtım A.Ş. OEDAŞ Eskişehir, Afyon, Bilecik, Kütahya, Uşak 1.515.000 5,8 Milyar kwh Polat İnşaat/Zorlu Enerji 485.000.000 USD Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. BEDAŞ İstanbul Avrupa Yakası 4.326.000 23,9 Milyar kwh Cengiz-Kolin 1.960.000.000 USD Kayseri ve Civarı Elektrik Türk A.Ş. KCETAŞ Kayseri ve Civarı 593.000 2,11 Milyar kwh - Aydem Elektrik Dağıtım A.Ş. Aydem EDAŞ Denizli, Muğla, Aydın 1.668.000 7,4 Milyar kwh Bereket Enerji 110.000.000 USD Akedaş Elektrik Dağıtım A.Ş. AKEDAŞ Kahramanmaraş, Adıyaman 564.000 3,59 Milyar kwh Akedaş 60.000.000 USD Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. YEDAŞ Samsun, Amasya, Çorum, Ordu, Sinop 1.766.000 4.7 Milyar kwh Çalık Holding 441.500.000 USD Dağıtım (EDAŞ) Perakende (EPSAŞ) Yatırım yapmak ve Altyapı kurmak, Yeni elektrik bağlantıları Abonelik İşlemleri (Satış Sözleşmesi, Abonelik Başvurusu/İptali…) Elektrik Kesme- Açma İşlemleri Fatura İşlemleri (Borç Sorgulama, Fatura Tahakkuk, Fatura İtiraz…) Kaçak Elektrik Faturalama ve Tahsilat Fatura Tahsilat Sokak Aydınlatmalar Elektrik Tarifeleri Dağıtım Hattı Bakım Onarım İndirimli Elektrik Satışı Sayaç İşlemleri (sayaç sökme takma, sayaç değiştirme, sayaç okuma) Güvence Bedellerinin Takibi Elektrik Arızaları ve Kesintiler Tablo 1 Yazar Dijital Biz 74 Dijital Biz 75
Sayfa 76 — dergide görüntüle
Mart 2019 Elektrik Dağıtım ve Perakende firmalarında, tüm bu süreçlerin yönetilebilmesi amacıyla ciddi bir bilişim altyapısı kurmak gerekmek- tedir. Bu kapsamda sektörde ihtiyaç duyulan ana bilişim sistemlerini aşağıdaki gibi sırala- yabiliriz. Enerji Dağıtım ve Perakende Sektöründe Bilişim Teknolojileri • Abone Yönetim Sistemleri • Kurumsal Varlık Yönetimi • OSOS - Otomatik Sayaç Okuma Sistemleri • SCADA Sistemleri • CBS - Coğrafi Bilgi Sistemleri • Talep Tahmin Sistemleri • Çağrı Merkezi Yönetimi • ERP - Kurumsal Kaynak Planlama • İş Zekâsı ve Raporlama • Doküman ve Arşiv Yönetim Sistemleri • CRM - Müşteri İlişkileri Yönetimi • Doküman ve İş Akışı Yönetim Sistemi • Serbest Tüketici Operasyon, Satış ve Takip Sistemleri Abone Yönetim Sistemleri yazılımları; abone- lik işlemleri, sayaç sökme-takma/değiştirme/ okuma işlemleri, tahakkuk ve faturalama, tahsilat işlemleri gibi ana operasyonların yönetildiği uygulamalardır. Dağıtım sektörün- de TEDAŞ döneminde ağırlıklı Abone.NET kullanılmakta iken, özelleştirmeler sonrası farklı uygulamalar kullanılmaya başlamıştır. TEDAŞ bünyesinde Microsoft altyapılarını kullanılarak geliştirilen, Abone.NET ve ben- zeri uygulamalarla devam eden firmalar da bulunmaktadır. Tamamen yerli bir uygulama olan MBS-Müşteri Bilgi Sistemi, mevcut dağı- tım firmalarının üçte birinde kullanılmaktadır. Uygulama Oracle veri tabanında çalışmakta olup, C dilinde geliştirilmiştir. ERP - Kurumsal Kaynak Planlama sistemleri, sektörden bağımsız tüm şirketlerin kurumsal kaynaklarının planlayabilmesi için bir ihtiyaç- tır. Finansal hareketler, muhasebe işlemleri, hizmet ve gider faturaları, insan kaynakları yönetimi süreçleri, kurumsal kaynak planla- ma sistemleri üzerinden gerçekleştirilebilir. Kurumsal Kaynak Planlama sistemleri, Abone Yönetim Sistemleri ile birlikte de de- ğerlendirilebilir. Özelleştirme sonrası özellikle kurumlarında SAP ERP kullanan firmalar, elektrik dağı- tım ve perakende süreçlerinde de SAP ISU (Industry-Specific Solution for the Utilities Industry) ile devam etmektedir. Oracle firmasının enerji sektörüne özel çözümü olan Oracle Utilties (Management Solutions for Utility Companies) ürünü, ülke- mize elektrik dağıtım sektörüne CK Enerji ile giriş yapmıştır. CK Enerji bünyesindeki pilot bölgelerde canlı geçiş süreci tamamlanan Oracle Utility ürününün, grubun diğer elektrik dağıtım ve perakende firmalarında da yay- gınlaştırma çalışmaları devam etmektedir. Benzer şekilde Güneydoğu Anadolu bölge- sinde faaliyet gösteren Dicle EDAŞ ve Dicle EPSAŞ firmalarında da, Oracle Utility projesi devam etmektedir. OSOS - Otomatik Sayaç Okuma Sistemleri, sayaçların merkezi olarak okunarak, fatura- landırılmasına imkan tanımaktadır. Elektrik Dağıtım firmalarının sorumluluğunda olan sayaç operasyonlerı, OSOS ile merkezi ola- rak gerçekleştirilebilmektedir. Takılan sayaç- ların özelliklerine göre, uzaktan enerji kesme işlemleri de gerçekleştirilebilmektedir. Özel- likle kayıp kaçağın fazla olduğu bölgelerde, OSOS ve bu sistemlere bağlı sayaç sayıla- rının fazla olduğu görülmektedir. OSOS ile birlikte daha sık periyotta, sayaçlarda tutulan daha fazla veriler merkezi sistemlere alına- bilmekte; tüketim, akım ve gerilim gibi oku- nabilen diğer sayaç değerleri de anlık olarak izlenebilmektedir. Ayrıca OSOS bünyesine alınan sayaçlara ait geçmişe ait tutulan veri- ler ile birlikte, Büyük Veri yönetimi ve analizi ile daha hızlı sonuçlara ulaşılabilmektedir. CBS - Coğrafi Bilgi Sistemleri ile sağlanan harita altyapısı üzerinde, tüm bağlantıları ile elektrik dağıtım şebekesi, trafo merkezleri, dağıtım merkezleri ve kofra bağlantıları takip edilebilmekte, Abone Yönetim Sistemleri entegrasyonları ile şebekedeki arıza durum- larında etkilenen aboneler ortaya konabil- mektedir. Ayrıca şebekeden beslenen bina ve aboneye kadar son tüketim noktası, harita üzerinde işaretlenebilmektedir. Uygulamalar- da kullanılan adres yapısı, CBS tarafından beslenebilmektedir. Talep Tahmin Sistemleri ile tüketilecek enerji- ler tahmin edilerek, enerji alım ve satış ara- sındaki optimizasyonlar gerçekleştirilebilir. Bu noktada hangi dönemlerde ne kadar enerji tüketilebileceği, bu tüketimlere karşılık gelen fiyatlarla değerlendirilerek, enerji arz talep dengesi sağlanmaktadır. Her dağıtım ve perakende firmasının çağrı merkezi hizmeti sunması gerekmektedir. Bu kapsamda kendisi bu hizmeti sağlayan elek- trik dağıtım firmaları, Çağrı Merkezi Yönetimi ile müşterilerinin çağrılarını yönetmektedir. Gelen çağrıların müşteri temsilcilerine dağı- tılması, çağrılar ile ilgili kayıtların oluşturul- ması, gelen çağrıya göre alınacak aksiyonları tetiklemek amacıyla gerekli saha iş emirleri- nin oluşturulması ve kalite yönetimi kapsa- mında hizmet kalitesi raporlarının sağlanabili- yor olması gerekmektedir. Doküman ve İş Akışı Yönetimi ile kurum için- de dolaşan evrakların dijital ortamda dolaştı- rılması, onayların dijital ortamda alınması ve elektronik imzalar ile imzalanması sağlanabi- lir. Böylelikle kuruma gelen giden tüm ev- raklar kayıt altına alınarak, gerekli iş akışları sistem üzerinden başlatılabilmektedir. CRM - Müşteri İlişkileri Yönetimi, elektrik abonelerinin abonelik, sözleşme yönetimi, evrak işlemleri, indirimli elektrik satış kam- panyaları , müşteriye özel imkanlar ve fırsat- ların sunulabilmesini sağlar. Müşteri İlişkileri Yönetimi uygulamaları, benzer şekilde Abone Yönetim Sistemleri ile birlikte değerlendiri- lebilir. Bu uygulamalar özellikle elektrik da- ğıtımdan ziyade aboneye dokunan yüzüyle elektrik perakende satış tarafında daha aktif olarak kullanılacak uygulamalardır. Serbest Tüketici Operasyon, Satış ve Takip Sistemleri, indirimli elektrik kullanan abone- lerin işlemlerinin takip edildiği uygulamalardır. Potansiyel abonelerin belirlenmesi, müşteri ziyaretleri, müşteri tüketim analizleri, karlılık modellerinin oluşturulması gibi süreçler takip edilmektedir. CRM - Müşteri İlişkileri Yönetimi uygulamalarının bir parçası veya Abone Yö- netim Sisteminin alt modülü olarak da değer- lendirilebilir. Elektrik perakende şirketleri için özellikle serbest piyasada önem arz eden operasyonlar yönetilmektedir. SCADA Sistemleri, EPDK - Enerji Piyasası Denetleme Kurumu tarafından her dağıtım firmasının kurmakla yükümlü kılındığı, şebe- kenin uzaktan izlenmesine imkan sağlayan, veri toplama ve kontrol sistemleridir. “Denet- leyici Kontrol ve Veri Toplama Sistemi” olarak geçen SCADA, elektrik değerlerinin uzaktan ölçülebilmesi, yük paylaşımlarının gerçekleş- tirilmesi, kesiciler yardımıyla uzaktan açma/ kapama işlemlerinin yapılması gibi süreçleri yönetir. Elektrik dağıtım şebekesinin uzaktan izlenmesi, toplanan verilerin analiz edilmesi ve şebekenin kontrol edilmesi olanaklarıyla, şebeke üzerinde tam bir otomasyon imkânı sağlar. Ülkemizde yerli SCADA çalışmaları kısmen de olsa devam etse de dağıtım firmalarında SCADA sistemleri, yabancı firmalar tarafın- dan kurulmaktadır. Diğer sektörlerde olduğu gibi, özellikle ener- ji sektöründe de dijital dönüşüm hayati bir önem taşımaktadır. Tüm bu uygulamalar göz önüne alındığında, enerjide dijital dö- nüşümün bir parçası olarak elektrik dağıtım kurumlarını, birer teknoloji şirketi gibi değer- lendirebiliriz. Elektrik dağıtım kurumlarının AR-GE firması kurmaya başlaması da bu değerlendirmeyi güçlendirmektedir. Zira tüm bu sistemleri sağlayacak ciddi bir donanım ve uygulama altyapısı ihtiyacı ile birlikte, bu yapıyı yönetecek insan kaynağına ihtiyaç vardır. Yazar Dijital Biz 76 Dijital Biz 77
Sayfa 78 — dergide görüntüle
Mart 2019 Oyun Severler 4 Gün Boyunca Oyun ve Dijital Eğlenceye Doydu Dördüncüsü düzenlenen GAMING İSTANBUL’un kapısında ilk günden itibaren kuyruklar oluşturan ziyaret - çiler yeni oyunları, donanımları ve aksesuarları denedi, ödüllü turnuva ve yarışmalara, eğlenceli aile boyu etkinliklere katıldı, takip ettikleri in - ternet yayıncıları ve oyun karakteriyle tanışma şansı buldu. Son gün düzen - lenen ve dünyaca ünlü jüri üyelerinin kazananları belirlediği GIST Cosplay Yarışması’nın kazananları, toplam 10 bin TL değerindeki ödülleri aldı. Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde dördüncüsü gerçekleşen Türkiye’nin en büyük dijital eğlence ve oyun fuarı GAMING İSTANBUL, ilk günden itibar - en, sabahın ilk saatlerinde başlayan uzun kuyruklarla kapılarını açtı. Türkiye’nin dört bir yanından oyun severleri misafir eden fuar boyunca, ziyaretçiler dijital dünyanın yeniliklerini deneyimleme şansına sahip oldular. Kadın, erkek, çocuk, her yaştan kitle tarafından büyük bir ilgi gören GAMING İSTANBUL, 4 gün boyunca Fortnite, PUBG, League of Legends, FIFA, PES gibi popüler oyunların turnuvaları, profesyonel dans gös- terileri, cosplay yarışmaları, çocukların eğlen- celi ve geliştirici saatler yaşadığı etkinlikler ile oyun dünyasında profesyonelleri buluşturan konferanslar gerçekleştirildi. Başarılı cosplayer’lar 20 bin TL değerinde ödül kazandı Cumartesi günü Fortnite standında, Pazar günü ise fuar alanında yapılan cosplay yarış- malarının finallerinde oyun ve kurgu karakter- lere bürünen cosplayerlar, toplam 20 bin TL değerindeki ödüller için kıyasa yarıştı. Fortnite cosplay yarışmasını aralarında Ceyda Doğan Karaş ve Mete Özbey’in (Easter Gamers) de bulunduğu jüri belirlerken, GIST Cosplay Ya- rışması’nın finalini dünyaca ünlü cosplayer’lar Haber Issabel Cosplay & Other, Calypsen Cosplay, Anastasia Komori’nin yanı sıra, geçen yılki yarışmanın kazananı Cihan Yallı’dan oluşan jüri değerlendirdi. Oyun ve kurgu karakterleri tasarladıkları kostüm ve aksesuarlarla en iyi yansıtan yarışmanın kazananları aşağıdaki şekilde sıralandı: 1. Strife -Taha Caner Lebleci - https://www. instagram.com/tahacanerprop/ 2. Malfurion – Caner Özel - https://www.ins- tagram.com/kerrocosplay/ 3. Crusaider – Sara Valennia - https://www. instagram.com/valenniacosplay/ Hepsiburada’nın ‘Destansı Sponsor’luğu ile gerçekleştirilen GAMING İSTANBUL’da Playstation, Epic Games, Epin – YesilyurtGa- me, Omen by HP, Aral, Redbull, Dell Alienwa- re, Vodafone Freezone, XDRIVE, setimedia, LaSalleCollege, 13 Aksesuar gibi şirketler yer alırken, fuarın bileklik sponsoru InGame Group - Zula, B2B Nadir Sponsoru Xsolla, toplantı sponsoru Inlingo, Indie Lounge spon- soru ise Unreal Engine oldu. Ziyaretçiler GAMING İSTANBUL’a özel, sürpriz hediyeler kazandı Dünyada 200 milyondan fazla oyuncusu bulunan Fortnite’ın fuardaki standındaki üç alana katılan ziyaretçilere dağıtılan GA - MING İSTANBUL’a özel Patlayan Llama Spreyi oyun severleri heyecanlandırırken, Fortnite’ın meşhur dansları da hediyeler kazandırdı. Omen by HP standında dört gün süren PUBG turnuvasının kazananlarına 2 adet HP dizüstü bilgisayar hediye edilirken, Dell Alienware standında PUBG’nin yanı sıra, League of Legends turnuvaları da gerçek - leştirildi. Özel ayrılan drone alanında, yeni nesil teknolojinin meraklıları drone’larla keyifli vakit geçirirken, drone yarışları da ziyaretçilere heyecanlı anlar yaşattı. Dijital Biz 78 Dijital Biz 79
Sayfa 80 — dergide görüntüle
Mart 2019 Aile boyu eğlence: Çocuk oyun ve alışveriş alanı, ünlü YouTuber’larla buluşma Nintendo ve PlayStation sponsorluğun - daki çocuk oyun alanı, oyun, donanım ve aksesuarların, çeşitli figür ve hediyelik eşyaların satıldığı alışveriş alanı da GA - MING İSTANBUL’un aile boyu eğlence konseptini tamamlarken, oyun severler YouTube ve Twitch yayınlarıyla tanıdıkla - rı ünlülerle fotoğraf çektirip sohbet etmek için uzun kuyruklar oluşturdu. Fortnite standında Batuhan Bozkan (Vi - deoyun), Batuhan Büyükakkan (Platen), Cantuğ Özsoy (UNLOST), Tuna Akşen (PintiPanda), Ferit Karakaya (wtcN), Kemal Can Parlak (Kendine Müzisyen), Aral standında Just Dance Dünya Şam - piyonu Umutcan Tütüncü, Omen by HP standında Fenerbahçe PUBG e-spor takımı, Necati Akçay (Zeon), Fox Ga - ming ile Tuana Yılmaz (Poppiceyn) ve Can Sungur, Deli mi ne? (Fester Abdü), Doğuş Çabakçor (DJ, Youtuber), oyun - cu/komedyen Hayrettin Karaoğuz oyun severlerle bir araya geldi. Haber GIST Bağımsız Oyun Ödülü’nü kazanan Siis Games, İngiltere’ye gidiyor Bölgenin en önemli fuarlarından olan GA - MING İSTANBUL, iş dünyasına özel ala - nıyla da birçok buluşma ve etkinliğe ev sahipliği yaptı. Dünyanın dört bir yanından fuara katılan oyun dünyasının profesyo - nelleri 2Meet uygulaması sayesinde aylar öncesinden toplantılar ayarlayarak iş birlik - leri ve yatırımlar gerçekleştirirken, ücretsiz stant ve profesyonel bilet desteği verilen 32 adet bağımsız oyun geliştirici de Unreal Engine’in sponsor olduğu Indie Lounge’da bir araya geldi. Bu yıl ilki düzenlenen GIST Bağımsız Oyun Ödülleri’nin 1.’si olan Siis Games, İngilte - re’deki Indie Prize etkinliğindeki Casual Connect Spot’a tam erişim hakkı kazandı. Sektörde kariyer yaparak yaratıcı alanlarda çalışmak isteyenler ise programlama, ta - sarım, proje yönetimi, pazarlama gibi alan - larda içeriklerin sunulduğu GIST Geliştirici Konferansları’nda buluştu. Dijital Biz 80 Dijital Biz 81
Sayfa 82 — dergide görüntüle
Mart 2019 Türk Oyun Devi Yeni Oyunlar ve Teknolojiler için Ekibini Genişletiyor Mobil oyunda dünyanın en büyüğü olma hedefini koruyan Peak, geliştir - diği yeni ürünlerle dünya genelinde ulaştığı kullanıcı sayısını yüz milyon - lardan milyarlara yükseltmeyi amaç - lıyor. İstanbul merkezli şirket, hem mobil oyun alanında hem de teknoloji - nin farklı alanlarındaki çalışmaları için yeni takım arkadaşları arıyor. 2010 yılında İstanbul’da kurulan ve mo - bil uygulama alanında dünyanın en büyük şirketlerinden biri olan Peak, ekibini ge - nişletiyor. 2010 yılında İstanbul’da kurulan ve mobil uygulama alanında dünyanın en büyük şirketlerinden biri olan Peak, ekibini genişletiyor. Şirket, ABD pazarında ilk beşte yer aldığı mobil oyun alanında büyümeye hızla devam ederken, yapay zekâ ve yapay öğrenme alanlarında da dünya çapında yeni ürünler geliştiriyor. Dünyayı değiştirmek isteyenlere ulaşmak için insan kaynakları arayışını hızlandırıyor Dünyayı değiştirmek isteyenlere ulaşmak için insan kaynakları arayışını hızlandırıyor Yeni takım arkadaşları arayan Peak, mobil oyun ve yeni alanlarda teknolojiler geliştirerek dünyayı değiştirmek isteyenlere seslendiği bir insan kaynakları çalışması başlattı. Tüm çalışmaları- nı İstanbul’da yürütmekte olan Peak’in ekibini ne kadar genişleteceği konusunda ise bir sınır yok. Dünyayı değiştirmek isteyenlere ulaşmak için insan kaynakları arayışını hızlandırıyor Yeni takım arkadaşları arayan Peak, mobil oyun ve yeni alanlarda teknolojiler geliştirerek dünyayı değiştirmek isteyenlere seslendiği bir insan kaynakları çalışması başlattı. Tüm çalış- malarını İstanbul’da yürütmekte olan Peak’in ekibini ne kadar genişleteceği konusunda ise bir sınır yok. Peak Strateji Direktörü Ömer İnönü, “Bizimle aynı hedefe koşacak, gerçek anlamıyla etki yaratacak işler yapmayı önemseyen herkesi arıyoruz. Ekibimize 100 kişi de katabiliriz 500 kişi de” diyerek şunları söyledi: “Bugüne dek özellikle başta ABD olmak üze- re, yurtdışı pazarları hedefledik. Rekabetin üst seviyede olduğu ABD’de, en çok gelir elde eden ve en çok oynanan oyunları geliştirerek mobil oyun alanında en büyük beş şirketten biri olduk. Dünyanın 193 ülkesinde 300 milyon insana dokunan küresel bir teknoloji şirketiyiz. Gurur duyduğumuz ekibimizle elde ettiğimiz başarılara yenilerini eklemek üzere, çok daha hızlı koşmaya hazırlanıyoruz.” “Mobil oyunda dünya birincisi olacağız” Sidar Şahin’in Peak’i kurarken büyük bir ha- yalle yola çıktığını belirten Ömer İnönü, “İn- sanların hayatına dokunan küresel bir teknoloji şirketi olma yolunda ilk büyük adımı mobil oyun alanında attık. Mobil oyunla ilgili çalışmalarımız artarak sürecek ve dünyanın en büyüğü olma doğrultusunda var gücümüzle koşmaya devam edeceğiz. Bu alandaki hedefimiz dünyanın bir numaralı şirketi olmak. Aynı zamanda teknolo- jinin farklı alanlarında da ürünler geliştirmeye odaklandık. Sekiz yıl içinde mobil oyunda kat ettiğimiz mesafenin ve gelişimin bir benzerini, adım attığımız yeni alanlarda da gösterece- ğimize inanıyoruz. Bugüne dek geliştirdiğimiz uygulamalarla dünya genelinde yüz milyon- larca kişinin hayatına dokunduk. Hayallerimiz bunun çok daha ötesinde. Milyarlarca insanın hayatına dokunmak istiyoruz” dedi. “İnsanla büyüyen bir şirketiz” Peak İnsan Kaynakları Direktörü Eda Aza- roğlu ise, “Ekibimizin büyümesinin devam edeceği yeni dönemde, bizimle birlikte sürekli ilerleyecek ve aynı hedefe koşacak yeni takım arkadaşlarına daha hızlı ulaşmak için bir çalış- ma başlattık. Biz insanla büyüyen bir şirketiz. Türkiye’de çok iyi yetişmiş, çok iyi değerlere sahip milyonlarca insan var ve etki yaratan işler yapmak istiyorlar. Peak’in kuruluş amacında da bu yatıyor: Güzel insanlara, bir takım olarak ha- yallerine koşmalarına yardımcı olacak bir şirket ortamı sağlamak. Bu yapıldığında, en imkânsız görünen işlerin bile gerçekleşeceğine inanı- yoruz. Bu inancın meyvelerini bugüne kadar topladık, toplamaya da devam edeceğiz” dedi. Haber Dijital Biz 82 Dijital Biz 83
Sayfa 84 — dergide görüntüle
Mart 2019 Av. Arb. Murat KEÇECİLER Keçeciler & Partners Kurucu Ortak Dipnot: Hippilerin yaşama bakışları, her türlü otoriteye karşı geliştirdikleri duruşları ilk dö- nem hackerlerin düşünce dünyasının gelişmesine ve hackerlik kavramının oluşmasına ilham kaynağı olmuştur. Siber Hippiler Türk Dil Kurumuna göre Hippi: “Toplumsal düzene, tüketime ve şiddete karşı çıkan, derbe- derce yaşayan, örgütlenmemiş gençler topluluğu” olarak tanım- lanmıştır. Hippi veya Hippilik, Vietnam savaşına karşı ABD yapılan toplumsal gösteriler içinde ortaya çıkmış ve daha sonrasında 68 öğrenci olayları ile dünyaya yayılan bir akım olarak, dönemin gençlerini etkilemiştir. 70’lerin ortasından itibaren etkisi azalmış ve 80’ler ile birlikte hippi gençler, orta yaşlı bireyler olarak hayatlarına devam etmişlerdir. Hippilik bir siyasal duruş olarak ortaya çıkmış, zaman içerisinde ise gençler arasında moda bir akım haline gelmiştir. En temel özellikleri şiddet ve özellikle de savaş karşıtı olmalarıdır. Bu sebeple ilk olarak Vietnam savaşına karşı yapılan gösteri- lerde görünür olmaya başlamış- lardır. Hippilik; doğaya duyarlı, kapitalizmin tüketimi önceleyen modeline karşı çıkan ve ağırlıklı olarak Hint ve uzak doğu mis- tisizminden etkilenen bir felsefi arka plana sahiptir. Kendilerine özgü giyimleri, kullandıkları sembolleri ile 60’ların ortasın- dan itibaren ortaya çıkan bu akım, 70’li yıllarda birçok farklı toplumda birçok genci etkileyen bir akım halini almıştır. Hippiler, bireyselleşme ve bireyin özgürlüğü merkezli ilk kitlesel gençlik hareketi olarak dikkat çekmiştir. Pasif direnişi kendilerine yöntem seçen bu gençler; aile, din, ulusal kimlik gibi değerleri tabu olarak gördüler ve hiçbir tabuya inan- mamayı tercih ettiler. Kendi dönemlerinde siyasi otoriteye karşı direnişlerin ön saflarında yer almakta çekinmeyen, poli- tik gelişmelere duyarlı bir kitle olarak kendi felsefelerine uygun giyimleri, söylemleri ve eylem- leri ile “çiçek çocukları” olarak anılmaya başladılar. İnsanın doğaya dönmesi, doğal üretim yöntem ve tekniklerini uygulamasını öncelediler. Sanayi devrimi ve kapitalizmin insan doğasına aykırı etkile- rine karşın insanın özüne ve doğaya dönmesini savunan hippiler, başta ABD olmak üzere gelişmiş birçok ülkede komün yaşam yaklaşımını benimseyerek kırsalda ku- rulan komün yaşam alanları inşa ettiler. Doğal uyuşturucu kullanımına karşı hiçbir bari- yerin olmadığı bu komünler zaman içerisinde yerleşik toplum düzeni tarafından tehdit olarak algılanmaya başlanmış ve hippiler zaman içerisinde toplumdan dışlanarak iyice marjinalleşmiştir. 80’ler ile etkisi hızla azalan bu gençlik akımının, zaman içerisinde birçok yeni grup ve yaklaşımı etkilediği veya zamanında hippi olanların öncülüğünde yeni akım ve yaklaşımların geliştiğini ifade etmek yanlış olmaz. Hippilerin yaşama bakışları, her türlü otoriteye karşı geliştirdikleri duruşları ilk dö- nem hackerlerin düşünce dünyasının gelişmesine ve hackerlik kavramının oluşmasına ilham kaynağı olmuştur. Bazı çalışmalarda bu ilk kuşak hackerler Neo-Hippiler olarak da anılmıştır. Zamanla internetin yaygınlaşması ve bilişim teknolojilerin gelişmesi ile yeni kültürel ve sosyal gru- plar ortaya çıkmaya başlamıştır. Tekno-şamanlar, siber-punklar, tekno-saplantılılar ve siber- hippiler bunların önde gelenler- indendir. Neo-Hippilerin ardılları olan siber-hippiler çoğunlukla hacker ve hactivistlerin oluşturduğu bir topluluktu. Siber Ütopyacılar olarak eleştirilen bu grup, sos- yal ağlar ve yaygınlaşan inter- net üzerinden ortaya konulacak eylemler ile toplumsal bir dönüşüm iddiasını ortaya koymuşlardır. Açık kaynaklı yazılımların yaygınlaşmasını savunan siber-hippiler, inter- netin temel bir anayasal hak olmasını savunmaktadırlar. 60’lı yılların hippiler gibi denetlenen ve kontrol edilen her şeye ve haliyle denetim altında olan bir internete de karşıdırlar. Günümüzde ise siber-hippilik gençler arasında yaygınlaşma- ya başlayan moda bir akım hali- ne gelmiştir. Günümüzün siber- hippileri, teknik açıdan hacker veya hactivist olmaktan çok uzak olsalar da onların geliştir- dikleri felsefeye bağlı kalarak protest bir tutuma sahiptirler. Teknolojinin hayatlarının içeri- sinde yer almasında bir tedirginlik ve rahatsızlık duy- mamalarına rağmen, dijital bir iz bırakmaktan, verilerinin kayıt altına alınmasından ciddi rahat- sızlık duymaktadırlar. Çevresel konulara duyarlı olan bu yeni nesil siber-hippiler, organik ve doğal olan bir yasamın teknoloji ile uyumlu olarak gelişmesini arzu etmektedirler. Freelance çalışmanın en insani çalışma modeli olduğu konusunda sağ- lam bir inanışları olan bu genç- ler otoriter yaklaşımlardan ciddi şekilde veryansın etmektedirler. Yeni toplum bilimciler için üze- rinde çalışılacak bir saha da ortaya çıkmaktadır. Yazımızı siber hippilerin bir mottosu ile bitirelim “Kontrolsüz bir internet ile güç sizinle olsun.” Yazar Dijital Biz 84 Dijital Biz 85
Sayfa 86 — dergide görüntüle
Mart 2019 Cezeri’nin Olağanüstü Makineleri Sergisi Kapılarını Açıyor Merakla beklenen “Cezeri’nin Olağa - nüstü Makineleri” sergisi, 15 Şubat Cuma günü UNIQ Expo’da kapılarını açıyor. Anadolu’nun en büyük mucidi Cezeri’nin 13. yüzyılda yazdığı Kitab- ül Hiyel’deki tarife uygun ve çalışır vaziyette üretilen makinelerini ziya - retçilere sunacak olan sergi, adeta bir bilim tarihi arkeolojisi sayılabilecek yapısıyla dünyada bir ilk olma özelli - ğini taşıyor. Zamanı aşan fikirleri, bakış açısı ve felsefe- siyle modern mekaniğin babası kabul edilen; Artuklu Sarayı’nın 26 yıl başmühendisliğini yapan, Anadolu’nun en büyük mucidi Cezeri’nin olağanüstü makineleri, 15 yıllık titiz bir çalışmayla 800 yıl aradan sonra yeniden canlanıyor! Merkezine Cezeri’yi yerleştirerek mekanik tarihinin görkemli hika- yesini ilham verici bir şekilde sunacak “Ceze- ri’nin Olağanüstü Makineleri Sergisi”, 15 Şubat Cuma günü UNIQ Expo’da kapılarını açıyor. Cezeri’nin 13. yüzyılda yazdığı kitabı Kitab-ül Hiyel’deki tarife uygun ve çalışır va- ziyette üretilen makinalarını karşımıza çıka- racak sergi, adeta bir bilim tarihi arkeolojisi sayılabilecek yapısıyla dünyada bir ilk olma özelliğini taşıyor. Sergi küratörü Mehmed Ali Çalışkan Cezeri ile ilgili olarak; “Cezeri, olağanüstü bir ma- kine mühendisi. Böyle bir değeri sahiplen- mek ve adını daha fazla duyurmak bizim için büyük bir onur. Mekaniğe kazandırdığı tüm yenilikler dışında, makine tasarımıyla hikâye anlatan bir sanatçı o. Ve azimli. Bık- madan, usanmadan deniyor. ‘Denenmemiş bilgi, doğru ile yanlış arasında bir yerde asılı kalır’ sözüyle mühendisliğin en önemli ilkesini 800 yıl önce belirlemiş. Dünyanın ilk insansı robotları, şifresi Enigma’dan bile güçlü kilitler, bugün hâlâ kullandığımız 4 zamanlı dişli mekanizmalar, zamanı hassas şekilde ölçen saatler ve krank mili... Mühendisliği sanatla, bilimi hayatla buluşturan Cezeri’den öğreneceğimiz pek çok şey var” dedi. İstanbul Cezeri Müzesi Yönetim Kurulu Baş- kanı Ahmet Selami Çalışkan ise, müze fikri- nin nasıl ortaya çıktığını anlatırken “Mühendis olan babam Durmuş Çalışkan, Cezeri’nin mühendisliği konusunda en kapsamlı aka- demik çalışmayı yapan kişiydi, şimdi onun bu değerli mirasının dünyanın en güzel müzelerinden birisine dönüşme sürecine tanıklık etmek ve bu sürecin önemli bir parçası olmak, evlatları olarak bize büyük bir mutluluk veriyor. 15 senelik titiz bir ça- lışmayla hayata geçirdiğimiz sergimizi baş- tan sona ilham vermek üzere tasarladık, ziyaretçilerimiz geçmiş, şimdi ve gelecek arasında bir yolculuğa çıkacaklar” diyor. Boyutları 4 metreyi bulan dev makineler ve dahası… Cezeri’nin Olağanüstü Makineleri sergisi, 1500 m2’lik alanda, içerisinde boyutları 4 metreyi bulan dev makinelerle birlikte 66 farklı alete, makineye ve çeşitli düzeneklere yer veriyor. Eserlerin çalışma prensiplerini anlaşılır bir biçimde ortaya koyan sergide, Cezeri’nin şifreli, dört sürgülü kapı kilidi, şifreli kasası, dünyaca ünlü filli su saati, anıt su saati, tarihin ilk insansı robotu olan içecek sunan çocuk otomatı gibi birçok çalışmasının birebir örneklerini görmek mümkün. Sergide kısa bir filmle karşılanan ziyaretçiler sırasıyla; Cezeri öncesi mekanik tarihi (Yaşam- Kalım), Cezeri dönemi sanatı ve siyasi kaosu- nun anlatıldığı bölüm (Kaos ve Düzen), Ceze- ri’nin kitabına ait görsellerin olduğu Harikalar Kitabı bölümü, Cezeri’nin makinelerinin birebir çalışır örneklerinin ve etkileşimli eğitim düze- Haber Dijital Biz 86 Dijital Biz 87
Sayfa 88 — dergide görüntüle
Mart 2019 neklerinin olduğu sanat bölümü, Cezeri’nin üretim araçlarının olduğu Cezeri’nin Atölyesi bölümü, Cezeri sonrası mekanik tarihinden örneklerin bulunduğu Saldırı bölümü ve ge- lecek tasvirinin olduğu gelecek bölümüyle tanışacaklar. Enerji kaynağı ‘su’, sergide başrolde… “Cezeri’nin Olağanüstü Makineleri” sergisinde- ki çalışır durumdaki birebir versiyonlarda dönemin koşullarındaki gibi enerji kaynağı olarak su kullanıldı. Sergide, bilimden sanata, tarihten mekaniğe ait birçok etkileşimli öğe ziyaretçileri bilgilendiren sıra dışı bir sergi deneyimi sunuyor. Mekanik tarihiden başlıca örnekler “Cezeri’nin Olağanüstü Makineleri Sergisi”nde Cezeri’nin birbirinden ilginç makineleri ve Türk-İslam sanatının estetik ve tarihi unsurları dışında; Antik Çin, Mısır, Yunan ve çağdaş Batı medeniyetlerinin bilim adamları da mekanik tarihinden çeşitli örneklerle karşımıza çıkıyor. Her pazar çocuklar için Cezeri Atölyesi… 7’den 77’ye herkese hitap eden Cezeri’nin Olağanüstü Makineleri sergisi, her pazar düzenlenecek çocuk atölyelerine ev sahipliği yapacak. Bilim, sanat ve tarihle dolu sergi ziyaretinin ardından Cezeri’nin bazı icatlarını yeniden yapacak olan çocuklar yaratıcılıklarını ve hayal güçlerini artıracak. 30 Haziran’a kadar UNIQ İstanbul’daki UNIQ Expo’da devam edecek olan Cezeri’nin Olağanüstü Makineleri Sergisi, haftanın her günü ziyaretçilere açık olacak. Haber Dijital Biz 88 Dijital Biz 89
Sayfa 90 — dergide görüntüle
Mart 2019 “A Ticket For Your Future” Programı Başvuruları Başladı Arçelik, dünyanın önde gelen üni- versitelerinde eğitim gören Türk öğrencileri, ülkemize geri kazan- dırma hedefiyle geçtiğimiz yıl baş- lattığı “A Ticket For Your Future” Programını 2’nci kez hayata geçiri- yor. 16 Temmuz-2 Ağustos tarihleri arasında Arçelik’in yeni nesil Ar- Ge Merkezi Garage’da düzenlene- cek program için 1 Nisan’a kadar başvuru yapılabilecek. Arçelik, yurt dışında öğrenim gören Türk öğ- rencilere Türkiye’nin inovasyon ve yaratıcılık potansiyeline katkıda bulunmaları için imkan yaratmaya devam ediyor. Yaz döneminde 2’nci kez düzenlenecek “A Ticket For Your Future” programı için başvurular alınmaya başlandı. 1 Nisan’a kadar devam edecek başvuru süreci- nin ardından yapılan değerlendirme sonrasın- da dünyanın dört bir yanında, mühendislik ve teknoloji bölümlerinden son sınıf ve lisansüstü seviyesinden okuyan Türk öğrenciler, 16 Tem- muz - 2 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşti- rilecek “A Ticket For Your Future” Programına davet edilecek. Programa katılan öğrenciler Arçelik’in yeni nesil Ar-Ge Merkezi Garage’da alanında uzman liderlerle tanışıp yeni fikir ve projeler geliştirecek. Geçtiğimiz yıl başlatılan program ile Arçelik, yurt dışında okuyan 26 Türk öğrenciyi ağırla- mış, öğrencilerden 3’ü Türkiye’ye geri dönerek Arçelik’in Üretim, Dijital Dönüşüm ve Tüketici Eğitimleri gibi ekiplerinde işe başlamıştı. Prog- ramın bu yılki hedefi; daha çok yeteneği Arçe- lik’e ve Türkiye’ye kazandırmak olacak. Haber Dijital Biz 90 Dijital Biz 91
Sayfa 92 — dergide görüntüle
Mart 2019 Avrasya’yı Buluşturan Nesnelerin İnterneti Zirvesi Yeniden İstanbul’da! Nesnelerin İnterneti (IoT) konu - sundaki gelişmeleri derinlemesine tartışacak IoT EurAsia, 9 Nisan tari - hinde Hilton Bosphorus İstanbul’da gerçekleşecek. Data, Network, Se - curity, AI, Blockchain çerçevesinde gelişen konular, farklı sektörler için bu gelişmelerin etkisini tartışacak. Nesnelerin interneti global gelişmelerinin Enerji, Sağlık, Üretim, Kamu, Ulaşım, Fi - nans, Perakende, Otomotiv başta olmak üzere sektör sektör inceleneceği zirveye ; Almanya, Hollanda, Fransa, Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere gelecek farklı sektör liderleri, Avrupa, Asya ve Orta Do - ğu’nun kalbi İstanbul’da buluşacak. Zirvede ziyaretçi olarak bulunan sektöre yön veren üst düzey yöneticiler ve kendi alanın - da uzman uluslararası konuşmacılar, gün sonunda yapılacak yuvarlak masa toplan - tılarında Endüstri 4.0, Akıllı Üretim, Data Analizi, Blockchain, Güvenlik ve IoT’nin kar potansiyeli gibi güncel konuları derinle - mesine işleyecekleri vaka analizleri yaparak deneyimlerini paylaşacak ve yeni iş ortaklık - larına öncülük edecek. Schneider Electric, Ankaref, Vestel, Intel, Mbis, TrioMobil, IoT EurAsia sponsorları arasında bulunuyor. Zirve boyunca B2B ve VIP alanları yanı sıra, uzun kahve networking araları, Cocktail Resepsiyonu, Workshoplar gibi aktivitelerle maximum etkileşim ve networking sağlana - cak. Networking aktiviteleri süresince buluşabile - ceğiniz firmalar arasında: Acıbadem, Ağaoğ - lu, Aisin, Akbank, Akçansa, Allianz, Anadolu Isuzu, Assan Hanil, Autoliv, BSH, Bağcılar Belediyesi, BASF, Bayraktar, BMC, Borçelik, Borsa İstanbul, Borusan, Coca-Cola, Daii - chi, Decathlon, Eczacıbaşı, Ekol, Enerjisa, GSMA, Halkbank, Hayat, IBB, IGDAS, ING Bank, Kibar Holding, KPN, Maxion Wheels, Metro, Otokoç, Pegasus, Petkim, Petrol Ofi - si, Tekfen, Temsa, TİM, Total, Toyota, TÜBİ- TAK, Turkon, Unilever, Valeo, Vestel, Volvo, Yapı Kredi, Yıldız Holding, Zain KSA, Zorlu bulunuyor. Geçmiş katılımcı yorumları: Türk Telekom: ‘’IoT platformunun sorunla - rı çözmek için hayatımıza nasıl girdiği çok şaşırtıcıydı. Fikirlerimizi paylaşmak için yeni profesyonellerle tanıştım. Gelecek sene tekrar katılmayı umuyorum.’’ Sadelabs: ‘’Bulunduğumuz sektöre hitap eden, donanımlı bireyleri bizimle buluşturup çok verimli toplantılar ve tanıtımlar gerçek - leştirdiğimiz faydalı bir organizasyon oldu.’’ Icron: ‘’Katıldığım en iyi ve güzel organize edil- miş etkinliklerden biriydi. Diğer sektör liderleriy- le bir araya gelmek ve tartışmak için çok iyi bir fırsattı.’’ İşNet: ‘’Doğru sektörlerden, doğru ilgili kişile- rin katılım sağladığı bir etkinlik olmuş. Hedefe ulaşma anlamında faydalı.’’ Dijital Biz Dergisi’nin de “Sponsor” olarak yer alacağı IoT EurAsia, Londra merkezli Worldwi- de Partnerships firması tarafından endüstrisinin önde isimleri ve medyanın yüksek katılımı ile düzenlenen uluslararası bir platform. Daha faz- la bilgi ve kayıt için: https://iot-eurasia.com/ Haber Dijital Biz 92 Dijital Biz 93
Sayfa 94 — dergide görüntüle
Mart 2019 Bitcoin başta olmak üzere türevi birçok kripto paranın üzerinde çalıştığı Blockchain Teknolojisi son yıllarda hakimiyetini, Finans ve Bankacılık sektörlerinin dışında da tüm dikey sektörlerde hissettirmeye başladı. Kısa sürede tüm sektörlerin iş yapış sis - temini değiştireceği ve yeni iş modelleri çıkaracağı öngörülen blockchain teknolojisi devrimsel bir dönüşüme neden olacak ve bu dönüşümün önünde kimse duramaya - cak. Dünya için yeni bir olgu olarak kabul edi - len Blockchain teknolojisinin uygulanması aşamasında birçok bilinmezlik söz konusu. Bu teknolojiye geçiş aşamasında; devletin uygulayacağı strateji, mevzuat, altyapı, ka - nunlar, lisanslama, patent ve fikri mülkiyet hakları gibi sorular; diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de henüz tam anlamı ile cevaplanmamış bulunuyor. Bu noktada ülkemizin tribünde seyirci olmaktansa oyun kurucu olarak yer alması gayesine hizmet edebilmek amacıyla Her - mes Event Management firması 26 Nisan 2019 tarihinde Dijital Dönüşüm Blockchain Zirvesi’ni gerçekleştiriyor. Bu etkinlik hükü - metin dijitalleşme ve yazılıma vermiş ol - duğu stratejik destek ve önemle de birebir örtüşen bir zirve olacak. Blockchain Teknolojisi konusunda üniversi - te, kamu ve özel kurumların uzman temsil - cilerinden oluşan yaklaşık 20 konuşmacının yer alacağı ve konunun ayrıntılı bir şekilde irdeleneceği Dijital Dönüşüm Blockchain Zirvesi etkinliğinde; 500’den fazla sektör lideri, işletme karar vericileri ve teknoloji yenilikçileri bir araya geliyor. 26 Nisan 2019 tarihinde, İstanbul Marriott Hotel Şişli’de gerçekleştirilecek etkinlik “Blockchain” ko - nusunda yapılan etkinliklerin en kapsamlı ve en doyurucusu olacak. Dijital Dönüşüm; Blockchain Zirvesi 26 Nisan’da İstanbul’da Gerçekleşecek Birçok STK’nın ve ilgili Blockchain Plat - formlarının tam desteğini alan etkinlikte, bu teknolojinin Kamu Kurumları ve Özel sektör, özellikle Bankacılık, Finans, Turizm vb. sek - törlerde uygulanacak yerel mevzuatın neler olacağı ve bu teknolojinin global entegras - yonu ile ilgili yapılacak çalışmalar konusun - da önemli bilgiler aktarılacak. Blockchain Derneği, Bilişimciler Derneği, Bi - lişim Grubu gibi önemli STK’ların desteğini alan Zirve’de; Ekonomist Erkin Şahinöz, Dr. Gökçe Phillips, Belçika-Lüksemburg Ticaret Derneği Üyesi Patrick Bosteels, Bahçeşehir Üniversitesi’nden Blockchainist Direktörü Bora Erdamar, Cemil Şinasi Türün gibi ko - nunun uzmanı, değerli birçok konuşmacının yer alacağı etkinliğin sonunda tüm katılımcı - lara katılım belgesi verilecek. Türk özel ve kamu kurumlarının bu dönü - şümü nasıl gerçekleştirebilecekleri, eko - nominin ve Finans Dünyasının Blockchain teknolojisine uyumlandırma süreçleri ve bu süreçler sonucunda evrileceği dönüşüm, Türkiye’nin bu dönüşüm sürecinin etkili bir oyuncusu olup olamayacağı soruları 26 Nisan 2019 tarihinde İstanbul Marriot Hotel Şişli’de gerçekleştirilecek olan Dijital Dönü - şüm Blockchain Zirvesi’nde cevaplanacak. Dijital Biz Dergisi’nin de sponsor olarak yer alacağı Zirve’ye Erken Kayıt yaparak önem - li bir indirimden yararlanmak için son tarih 15 Mart 2019. Zirveye anında online kayıt yaptırmak için: www.dijitaldonusumblockchainzirvesi.com Haber Dijital Biz 94 Dijital Biz 95
Sayfa 96 — dergide görüntüle
Mart 2019 Güvenlik sektörünün en prestijli - buluşması ISAF Exclusive, 13-15 Mart tarihlerinde Ankara Shera - ton Hotel&Convention Center’da üçüncü kez gerçekleşiyor. 2000 yılından bugüne 20 yıldır ger - çekleşen, dünyanın en önemli sek - tör fuarları arasında yer alan ISAF markası altında gerçekleşen ISAF Exclusive, Konferans ve Fuarı eşit oranda bir araya getiren etkinlik - leri tarif eden CONFEX özelliğinde gerçekleşiyor. Yurt içinde güvenlik sektörünü bir araya getiren konferans niteliğinde bir etkinliğin eksikliğini gidermek amacıyla düzenlenme - ye başlanan ISAF Exclusive Konferansı ve Fuarı, bugün dünyada örneği az bulunur bir etkinlik niteliğine kavuştu. Güvenlik sektörünün en önemli firmalarının özel proje ürünlerini sergilediği fuarda, bu ürünlerin en önemli alıcısını konumunda olan özel kullanıcılar ziyaret etmek üze - re davet ediliyor. Ülke içindeki en önemli projeleri planlayan ve yürüten isimlerin ve birimlerin ağırlıklı ziyaret ettiği ISAF Exc - lusive Fuarı, katılımcıların %100’e yakın oranda memnuniyetiyle sonuçlanan bir fuar oluyor. ISAF Exclusive Konferansı’nın üçüncüsün - de, geçmiş yıllarda olduğu gibi yine alanla - rında çok önemli isimler konuşmacı olarak yer alıyor. Güvenlik, Akıllı Şehirler ve Siber Güvenlik başlıklarının ağırlıklı olduğu kon - feransta yangın ve iş sağlığı güvenliği ile ilgili de bir oturum yer alıyor. Konferansın ilk gününde konuşulacak olan yerli ve milli teknolojiler konusunu, ikinci gün ağırlıklı olarak akıllı şehirler ve üçüncü gün de si - ber güvenlik ve yangın, iş sağlığı güvenliği konuları takip edecek. Güvenlik Sektörünün En Prestijli Buluşması 13-15 Mart Tarihleri Arası Ankara’da Gerçekleşecek Haber 13-15 MART 2019 15 MART 2019 / 14:00-15:15 Sheraton Ankara Hotel & Convention Center 3. GÜVENLİK FUARI VE KONFERANSI KAMUDA VE ÖZEL SEKTÖRLERDE SİBER GÜVENLİK OTURUMU Şenol Vatansever Bilişim Grubu ve Bilişimciler, Başkan Oturum Başkanı Dr. A. Naci ÜNAL BAU, Siber Güvenlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve Öğretim Üyesi Konuk Konuşmacı Hüsnü Tavlaş Türk Nippon Sigorta, Sistem Altyapı ve Bilgi Güvenliği Müdürü Konuk Konuşmacı Mehmet Fatih Uluçam T.C. Sağlık Bakanlığı, Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü, Sistem Yönetimi ve Bilgi Güvenliği Dairesi Başkanı Konuk Konuşmacı Av. Arb. Murat Keçeciler Keçeciler & Ortaklar Hukuk Bürosu, Kurucu Ortak Konuk Konuşmacı www.isafexclusive.com Dijital Biz 96 Dijital Biz 97
Sayfa 98 — dergide görüntüle
Oturum Başkanı: • Şenol VATANSEVER - Bilişim Grubu ve Bilişimciler, Başkan Konuk Konuşmacılar: • Av. Arb. Murat KEÇECİLER - Keçeciler & Ortaklar Hukuk Bürosu, Kurucu Ortak • Hüsnü TAVLAŞ - Türk Nippon Sigorta, Sis- tem Altyapı ve Bilgi Güvenliği Müdürü • Mehmet Fatih ULUÇAM - T.C. Sağlık Ba- kanlığı, Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdür- lüğü, Sistem Yönetimi ve Bilgi Güvenliği Dairesi Başkanı • Dr. A. Naci ÜNAL - Bahçeşehir Üniversitesi (BAU), Siber Güvenlik Uygulama ve Araştır- ma Merkezi Müdürü ve Öğretim Üyesi ISAF Exclusive hakkında: https://www.isafexclusive.com Kamu kurum ve kuruşlarının ilgili birim yö - neticilerinin ve ekibinin, Türk Silahlı Kuv - vetleri’nin tüm birimlerinin, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün tüm Daire Başkanlıklarının, özel sektör temsilcilerinin, üniversitelerin idari kadrolarının, hastanelerin, otellerin, turizm yatırımcılarının, taahhüt firmalarının ve ilgili meslek gruplarından kişilerin takip edeceği ISAF Exclusive, 3. yılında geçmiş yıllara oranla artan bir ziyaretçi ilgisi ile karşılaşıyor. Kamuda ve Özel Sektörlerde Siber Gü - venlik ISAF Exclusive’de Masaya Yatırı - lıyor Dijital Biz Dergisi olarak sponsoru oldu - ğumuz konferansın 3. günü olan 15 Mart Cuma günü 14:00-15:15 arası “KAMUDA VE ÖZEL SEKTÖRLERDE SİBER GÜVEN - LİK” oturumu gerçekleşecek. Haber Dijital Biz 98
Sayfa 102 — dergide görüntüle
Dijital Biz Dergisi Abonelik Avantajları • Dergi ilk olarak abonelere iletilir. • Derginin dosya konuları için belirttiğiniz sektör, uzmanlık alanı gibi bilgiler çerçevesinde sizinle iletişime geçilip görüşleriniz alınabilir. • Sponsor olunan etkinliklere davet edilme ya da avantajlı olarak katılma imkânınız olabilir. • İlk 5000 abone ile sınırlı olmak üzere yıllık abonelik ücretsizdir. Dijital Biz Dergisi Nisan 2019 Dosya Konusu Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) Dosya konuları için sektör ve uzmanlık alanı çerçevesinde abonelerin görüşleri alınabilir. Ücretsiz abone olmak için: https://www.dijitalbiz.com/abone/ Dijital Biz 102
