Dijital BizDijital Biz

Ocak 2021 Sayısı — Metin Görünümü

Bu sayfa, derginin PDF'inden çıkarılan ham metni ekran okuyucular ve arama motorları için sunar; dizgi/tasarım içermez. Sayı sayfasına dön · Dergiyi görselleriyle oku

Sayfa 1 — dergide görüntüle

Dijital Biz Bilişim, Ekonomi, İş Dünyası Dergisidijitalbiz.com OCAK 2021 SAYI: 16 / FİYAT: 20 TL GÜVENLE 2023’E! 2020-2023 Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı BİDER Mobil Uygulaması Bilişimcilerin Etkileşimini ve Dayanışmasını Artıracak Türkiye İnovasyonu Konuştu Vatandaşın KVKK Talebine 30 Günde Cevap Vermeyen İncelemeye Alınıyor Rahmi M. Koç Bilim Madalyaları İki Kadın Bilim İnsanına Takdim Edildi Türkiye, eSIM Teknolojisi Geliştiren İlk Ülkelerden Biri Oldu Dr. Ömer Fatih SAYAN T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı

Sayfa 2 — dergide görüntüle

Ocak 2021 VATANSEVER BİLİŞİM A.Ş. ADINA İMTİYAZ SAHİBİ Şenol Vatansever senol.vatansever@dijitalbiz.com GENEL YAYIN YÖNETMENİ (SORUMLU) Şenol Vatansever senol.vatansever@dijitalbiz.com EDİTÖR Sema Vatansever sema.vatansever@dijitalbiz.com GÖRSEL YÖNETMEN Gökhan Ünlü gokhan.unlu@dijitalbiz.com Most Idea & Most Dijital SOSYAL MEDYA Arzu Tufan arzu.tufan@dijitalbiz.com Samet Bayrakçı samet.bayrakci@dijitalbiz.com BARINDIRMA Vatansever Bilişim & Bulutistan REKLAM VE PROJE reklam@dijitalbiz.com ABONELİK www.dijitalbiz.com/abone abone@dijitalbiz.com BÜLTEN GÖNDERİMİ bulten@dijitalbiz.com YAYIN TÜRÜ Aylık, Süreli Yayın DİJİTAL BİZ DERGİSİ OCAK 2021 SAYI: 16 / FİYAT: 20 TL Dergide yayınlanan yazılardan kaynak gösterilmesi koşuluyla alıntı yapılabilir. Dergide yayınlanan makale ve röportajlarda yer alan fikirler yazarlarına ve röportaj veren kişilere aittir, dergimiz için bağlayıcı değildir. dijitalbiz.com Editörden Şenol VATANSEVER Mükemmel Bir 2021 Yılı Bizleri Bekliyor Güle güle 2020! Dünyanın ve Türkiye’nin normallerini değişti- ren 2020 yılını uğurlamış bulu- nuyoruz. 2020, Kovid-19 küresel salgını ve etkileri ile insanoğ- lunun büyük bir çoğunluğu için hafızalara kara bir yıl olarak kazındı bile. Hoş geldin 2021! Koşullar ne kadar zorlayıcı olursa olsun, yaşanan her zorluktan ders çıkarmaya çalışarak hayata tekrar sarılmamız ve müca- dele etme direncimizi kaybetmememiz gerekiyor. 2020 yılından çıkarıla- bilecek en büyük ders, her şeyin başının sağlık olduğunun tekrar tescil edilmiş olması. Bu süreçte yakınlarını kaybetmiş olanlara başsağlığı, hastalara acil şifalar dilerim. Hepimiz dünyada kendimize biçtiğimiz varoluş amaçlarımıza göre rota- larımızı çiziyoruz. Kimimiz daha spontane olarak anı yaşarken kimimiz inandığı değerler uğruna değer verdiği bazı şeylerden fedakârlık yaparak bazı uğraşların içerisine giriyor. 1979 yılında doğmuş, 1996 yılında ilk sigortalı işinde çalışmış, 1999 yılın- da medyaya giriş yapmış, 2006 yılında sivil toplum kuruluşlarında görev almaya başlamış, 2007 yılında siyasete girmiş, 2017 yılında kendi şirketi- ni kurmuş bir kişiyim. Bu süreçte kazandığım tecrübeleri aktarmaya sayfalar yetmez. Değişme- yen tek şey değişimin kendisidir. Doğru bildiğim yolda yılmadan sonuna kadar mücadele ederek, aldığım hatalı kararları ya da yaptığım yanlışları o günün koşulları çerçevesinde değerlendirerek kendimi yeni durumlara uygun olarak sürekli güncellemeye çalışıyorum. Hemen hemen yaptığımız her faaliyet temelde insan ilişkilerine dayanı- yor. Bugün beraber yürüdüğümüzle yarın karşı karşıya gelecek olmamızı ya da bugün karşı karşıya olduğumuzla yarın beraber yürüyecek olmamı- zı normal karşılıyorum. Hatta zaman içerisinde bu geçişler tekrarlanabilir, bu da normal. ‘Allah düşmanın bile şereflisini versin’ derler. Güvenilir mi, samimi mi? Benim kırmızı çizgilerim bunlar. Öyleyse ‘hay hay’, değilse ‘forever bye bye’… Mükemmel bir 2021 yılı bizleri bekliyor. Dünyayı sarsmış 2020 yılını bile hamdolsun kendi adımıza birçok alanda önemli gelişmeler sağlaya- rak kapattık. Samimi olarak bizlerle beraber olan ve olmak isteyen her- kesle iş birliklerimizi ve alışverişlerimizi artıracağız inşallah. Bu inançla yolumuza vites büyüterek aynen devam… Yeni bir yıla hepimize sağlıklı, huzurlu, mutlu, başarılarla dolu ve bol ka- zançlı günler dileyerek başlıyoruz. Dijital Biz 3

Sayfa 4 — dergide görüntüle

İçindekiler GÜVENLE 2023’E! 2020-2023 Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı 06 BİDER Mobil Uygulaması Bilişimcilerin Etkileşimini ve Dayanışmasını Artıracak 20 Türkiye İnovasyon Haftası Yeni Ufuklara Yelken Açıyor 24 Türkiye İnovasyonu Konuştu 32 Dijital Dönüşümde Önemli bir STK: Kamu Bilişim Derneği 42 Bakan Yardımcısı Sayan Kamu Bilişim Haftası Açılışında Konuştu 44 Kamu Bilişim Haftası’nın Son Gününde Veri Gizliliği ve KVKK Tartışıldı 46 BİDER’den Türk Medyasına “KVKK” Kriterlerinde Arşiv Uyarısı 48 Sunucu, Veri Tabanı ve Bilgisayarlardaki Kişisel Veriler Yazılımla Taranmalı ve Sınıflandırılmalı 50 Vatandaşın KVKK Talebine 30 Günde Cevap Vermeyen İncelemeye Alınıyor 54 2020 Trendler - 2021 ve Yeni 10 Yıla Başlangıç 56 Türkiye 4. Sanayi Devrimi Merkezi Açıldı 58 Gökbey Milli Motorla Havalanacak 62 Cumhurbaşkanı Erdoğan: “HİSAR A+ Hava Savunma Füzemiz Seri Üretime Hazır” 68 Dünyada Değer Kazanan Veri “Data Center İstanbul 2020 Konferansı”nda Masaya Yatırıldı 70 Veri Merkezi Sektörü Çevrim İçi Bir Araya Geldi 72 Uluslararası Yatırım Zirvesi’nden “Türkiye’ye Güven” Mesajı 74 Türkiye-ABD Ekonomik İlişkilerini Güçlendiren Şirketler 78 Ali Y. Koç: “Var Gücümüzle Çalışmaya Devam Ediyoruz.” 82 Rahmi M. Koç Bilim Madalyaları İki Kadın Bilim İnsanına Takdim Edildi 84 Dünyada Çığır Açan Türk Bilim İnsanlarına BİDER’den İş Birliği Çağrısı 88 Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Türk Start-up’larla 90 Global Yatırım Akımları Sürdürülebilirlik İlkelerine Sahip ve Şeffaf Şirketlere Yöneliyor 92 Global Entrepreneurship Network (GEN) Türkiye Kuruldu 96 Türkiye’de Girişim Yatırımları 2,2 Milyar Dolara Ulaştı 100 Bireysel Yatırımcılar da Yüksek Teknoloji Girişimlerine Yatırım Yapabilmeli 102 Asya Pasifik’te Önemli Bir Yatırıma Daha İmza Attı 104 Türk Reasürans, Sigorta Piyasalarının Lider DLT Girişiminin Hissedarı Oldu 106 Yılın Son Günü 4,6 Milyon Dolarlık Yatırım 108 Uluslararası Buluş Fuarı’na Damga Vurdu 110 Türkiye, eSIM Teknolojisi Geliştiren İlk Ülkelerden Biri Oldu 112 İlk Yerli ve Millî Gözetim Radarı Hizmete Girecek 114 Bakan Yardımcısı Sayan: Hedefimiz Dünyanın İlk 10 Ekonomisi İçinde Yer Almak 116 Bakan Yardımcısı Sayan “Sosyal Medya Düzenlemesi” Hakkındaki Soruları Yanıtladı 118 Türkiye’nin Gücü Ulusal Veri Stratejisi ile Artacak 120 2020’nin Sonunda 5G Kapsama Alanına Giren Kişi Sayısı 1 Milyarı Geçecek 124 Hexa-X Projesinin 6G Teknik Altyapısını Oluşturacak 126 Okyanusların Gözcüsü Başarıyla Uzaya Fırlatıldı 128 Son Teknoloji Yeniliklerin Temelleri Türkiye’deki Araştırma Laboratuvarı’nda Atılıyor 130 Siber Güvenlik Haftası Ekosistemi Buluşturdu 132 Kamu Teknoloji Giderlerinin Yüzde 50’si Yerli ve Milli Teknolojilere Ayrılmalı 134 Siber Güvenliğin En Büyük Düşmanı Karmaşıklık 136 İstanbul Havalimanı “5 Yıldız” ile Dünya Lideri Oldu 138 Otomotivde Küresel Tek Pazara Veda 142 Türkiye’nin İlk ‘Batarya Montaj Fabrikası’nı Kurmak İçin Çalışmalara Başladı 144 Elektrikli Araç Şarj İstasyonları Artık 81 İlde 146 Hidrojen ve Yapay Zekâ Kritik Rol Oynayacak 148 Lojistikte Güven Yükseliyor 150 Şirketler Teknolojiye Haftada Fazladan 15 Milyar Dolar Harcadı 152 Uzaktan Çalışmaya Geçiş Dijitalleşmeyi Hızlandırıyor 154 Geleceğin Maskesi İndi 156 Pandemi Sonrası İş Hayatında Karma Çalışma Modelleri Benimsenecek 160 Vatansever Bilişim A.Ş. Adres: Esentepe Mah. Büyükdere Cad. No: 199/6 Levent 199 Binası Kat: -1 Levent Şişli 34394 İstanbul Telefon: (0850) 460 0 886 (VTN) E-posta: bilgi@vatanseverbilisim.com Web sitesi: www.vatanseverbilisim.com 2020 VERBİS’e kayıt için kişisel verileri OTOMATİK çıkarın! Kampanya tarihi: 31.12.2020 Veri Keşfi ve Sınıflandırma Yazılımı Dijital Biz 4

Sayfa 6 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Röportaj GÜVENLE 2023’E! 2020-2023 Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı Ülkemizin dijital sınırlarında 2023 vizyonu: Siber güvenlik emin ellerde Dr. Ömer Fatih SAYAN T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ülkemizde bilgi ve iletişim sektöründe çok önemli tecrübeleriniz var. İşin mutfağın- dan geldiğinizi, sektörde düzenleyici ku- rum olan BTK’da Kurul üyesi ve sonrasın- da Kurul Başkanı olarak uzun süre görev yaptığınızı biliyoruz. Şimdi ise sektörde politika belirleyici önemli bir görevdesi- niz. Tecrübelerinizi bizimle paylaşır mısı- nız? Sayısal toplum olma yolunda nerede- yiz? Değerlendirmelerinizi almak isteriz. Çok değil 30-35 yıl önce insanlara bir gün gelecek dünyadaki insanların büyük bir kısmı bir haberleşme ağına bağlanacak, herkesin elinde mevcut süper bilgisayarlardan yüzler- ce kat daha güçlü ve hızlı birer cihaz olacak ve gündelik hayattaki pek çok aktivite bu haberleşme ağından yapılacak denilse insan- lar güler geçer ve bilim kurgu hikâyesi der- lerdi. O gün bilim kurgu olarak görülen şeyler zaman içinde fark ettirmeden hayatımızın kanıksanmış birer gerçeği oldu. Bugün çoğu kişi bilgisayarsız, cep telefonsuz ve internet- siz bir hayat hayal edemez hale geldi. Üstelik teknolojik ilerleme hız kesmeden hatta tam tersine hızlanarak yoluna devam ediyor. Aynı zamanda makine öğrenmesi ve yapay zekâ uygulamalarının giderek artan oranda kullanıldığı bir çağdayız. Son zamanlarda sa- yısal dönüşüm kavramını sıklıkla duyar olduk. Aslında bu kavram, mobil haberleşme ve ge- nişbant internet teknolojilerinde yaşanan hızlı gelişimin sonucu olarak, yapay zekâ, bulut bilişim, robotik teknolojiler gibi birçok teknoloji ve uygulamaların günlük hayatımızda meyda- na getirdiği değişimi ifade ediyor. Teknoloji alanında yaşanan hızlı gelişmeler ile gerek bireysel gerekse kurumsal olarak hepi- miz için sosyal yaşam ve iş görme şekillerimiz değişiyor. Kişisel olarak sahip olduğumuz teknolojik imkanların, aldığımız hizmetlere de yansımasını bekliyor ve her alanda sayısal dönüşümü talep eder durumda oluyoruz. Covid pandemi sürecinde de fiziksel mesa- feyi artırırken, bilgi ve iletişim teknolojileri sa- yesinde sanal ortamda mesafeleri kapatıyor, sevdiklerimizle hasret gideriyor, eğitimlerimizi alıyor, toplantılarımızı yapıyoruz. İhtiyaçla- rımızı e-ticaret sitelerinden gideriyor, posta ve kargo sektöründe çalışanlar sayesinde alışverişimiz kapımıza geliyor, posta ve kargo çalışanları adeta elimiz ayağımız oluyorlar. Hayatımızın bu süreçte devamlılığını sağla- yan aslında bilgi ve iletişim altyapısı ve tek- nolojilerine bugüne kadar yapmış olduğumuz doğru ve güçlü yatırımlar. Şunu memnuniyetle ifade etmek isterim ki ülkemiz gerek sabit, gerekse mobil ve uydu haberleşme altyapısına yapmış olduğu güçlü yatırımlar ile bugün sayısal dönüşümde çok önemli mesafe katetmiştir. Hepimiz biliyoruz, alternatif teknolojilerle donatılmış güçlü bir haberleşme altyapısı sayısal dönüşümün temel unsuru. Bilgi ve iletişim altyapılarının çeşitliliği ve kapasitesi ülkeler için zenginlik ve refah me- selesi. Karada, denizde, havada ve uzayda alternatif iletişim altyapıları ülkelerin gücüne güç katıyor. Elektronik haberleşme altyapıla- rımızın gelişmesi yönünde de yatırımlarımız hız kesmeden devam ediyor. Türkiye’de de bilgi ve iletişim teknolojilerinde teknolojik ilerlemeyi yakından takip ediyoruz. Sektör son on yılda daha iyi bir noktaya geldi. 2010 yılı sonunda yaklaşık 459 olan yetkilendiril- miş işletmeci sayımız 2020 yılına geldiğimiz- de 817’ye ulaşmış durumdadır. Bu rakam da geçtiğimiz son 10 yılda yaklaşık olarak %80’lik bir artışa tekabül etmektedir. Sektörde faaliyet gösteren işletmecilerimizin net satış gelirlerine baktığımızda 2010 yılı sonunda yaklaşık 24 milyar ₺ iken içinde bulunduğumuz yıl itibari ile son çeyrek hariç yaklaşık olarak 56 milyar ₺ olarak gerçekleş- tiğini görüyoruz. Son 10 yılda %100 den fazla yaşanan net satış gelirindeki bu artış bir hayli dikkat çekici. Yine aynı şekilde işletmecileri- mizin 2010 yılındaki toplam yatırım miktarına bakacak olursak, yaklaşık 5 milyar ₺ sevi- yelerindeyken geçtiğimiz 10 yılın sonunda ulaştığımız rakam 2020 yılı son çeyrek hari- cinde 11 milyar ₺’ye yaklaşmış durumdadır. %100’den fazla yaşanan bu artış göz önünde Dijital Biz 6 Dijital Biz 7

Sayfa 8 — dergide görüntüle

Ocak 2021 bulundurulduğunda yatırım alanına yapılan katkıların ne denli önemsendiği görülmektedir. Tüm bunlara ek olarak sabit ve mobil işlet- mecilerin oluşturduğu toplam trafik miktarına baktığımızda, 2010 yılı sonunda 149 milyar dakikayı geçen bir trafik görüyoruz. Bu trafiğin yaklaşık %84’ünü mobil trafik oluşturmaktaydı. 2020 yılına gelindiğinde ise içinde bulundu- ğumuz yılın son çeyreği hariç yaklaşık 224 milyar dakikalık bir trafikten bahsetmek müm- kündür. Toplam trafiğin yaklaşık %98’ini ise mobil trafiğin oluşturduğu ve geçen 10 yılın ardından mobil trafikte oluşan artışın dikkat çekici olduğunu söyleyebiliriz. Öte yandan, son on yılda internet hizmetle- rinde de büyük gelişme yaşandı. Ülkemizde, 2010 yılı başında 9 milyon olan toplam geniş- bant internet abone sayımız geçen on yıllık süreçte dokuz kat artarak ve bugün toplam nüfusumuza yaklaşarak 81 milyonu buldu. Bu süreçteki yıllık ortalama artış ise %25’ler sevi- yesinde gerçekleşti. Mobil genişbant internet hizmeti 2009 yılı Temmuz ayında başladığı için 2010 yılı başındaki dokuz milyon abone- nin büyük çoğunluğu sabit genişbant abonesi olup, bugün geldiğimiz noktada ise 81 milyon genişbant internet abonesinin 65 milyon gibi büyük çoğunluğunun mobil genişbant abone- sinden oluştuğunu vurgulamak isterim. Mobil genişbant ile aynı döneme denk gelen ve 2010 yılında başlayan fiber internet hizmeti özellikle son yıllarda hızlanarak bugün itibarıy- la 3,7 milyon aboneyi geçerek, son üç yıldaki toplam artış oranı ise %70’i aştı. Ayrıca kullanı- cılara yüksek hızlı internet imkânı sunan xDSL ve kablo internet gibi teknolojilerle hizmet alan abone sayısı da son üç yılda %30 dolayında artarak 12,1 milyona ulaşmıştır. Son dönemde yakalanmış olan bu artış trendini daha da ivme- lendirmek için bilgi toplumu hedefleri çerçevesin- de 2023 yılında fiber abone sayısını 10 milyon seviyesine çıkarmanın yanında tüm hanelere 100 Mbit/sn hızda internet hizmeti sunma hedefi kapsamında çalışmalar sürdürülmektedir. Abone sayımızdaki bu gelişimle birlikte altyapı da aynı şekilde gelişim göstermiş ve 2010 yılı başlangıcında 130 bin km seviyesinde olan fiber uzunluğumuz geçen on yıllık süreçte 3 katından fazla artarak bugün 413 bin km’yi aşmıştır. Abone sayısı ve altyapıdaki bu gelişmeler internet hızlarının artışına da önemli katkı yaparak; sabit genişbant abonelerde 2013 yılındaki abonelerin %71’i 4-10 Mbit/sn hız seviyesinde internet hizmeti alırken, bugün itibarıyla abonelerin yaklaşık %69’u 10-30 Mbit/sn ve %9’u ise 30-100 Mbit/sn hızında internet hizmeti almaktadır. Özellikle fiber altyapının önemli katkısıy- la bant genişliğindeki artışlar hız artışının yanında kullanım miktarlarına da yansımış olup, son on yılda internette sabit abonelerin aylık kullanımı yaklaşık 13 kat artmıştır. 2020 yılının ikinci çeyreğinde, pandemi şartlarının da etkili olması nedeniyle abone başına kul- lanım miktarı ise yaklaşık sabitte 172 GB’a ve mobilde 8,7 GB’a ulaşmıştır. Sayısal teknolojilerdeki ilerleme mobile haberleşmeyi de ön plana çıkardığı he- pimizin malumu. Ülkemiz son on yılda bu alanda da önemli yol katetmiştir. 2010 yılında 61,8 milyon mobil abone bulunmakta olup, bu abonelerin 19,4 milyon adedi bir önceki yıl hizmete giren 3G hizmetinden yararlanan abonelerdir. Toplam ve 3G abone sayısı 4,5G hizmeti hayata geçene kadar hızla artmış olup, 2015 sonunda toplam abone sayısı 73,6 milyona ulaşırken bu sayının 64,3 milyo- nu 3G abonesi olmuştur. 2016 yılı içerisinde 4,5G hizmetinin hayata geçmesiyle 3G’de gerçekleşen durumun aynısı 4,5G’de de ger- çekleşmiş olup, 4,5G hizmeti de aynen 3G hizmeti gibi çok hızlı benimsenmiş ve sade- ce bir yıl sonunda 77,9 milyon kişiye ulaşan abonelerin 64,6 milyonu 4,5G abonesi ol- muştur. Abone sayısı 2020 yılının 2. çeyreği itibariyle toplam 81,7 milyona ulaşmış olup, bu abonelerin 4,5 milyonu 3G, 75,4 milyonu ise 4,5G abonesidir. Aynı dönemlere trafik açısından bakıldığında mobil işletmecilerce 2010 yılı sonunda 125,8 milyar dakika trafik oluşturulduğu, bu trafik miktarının 4,5G’nin hayata geçtiği 2016 yılı Röportaj sonunda 240,7 milyar dakikaya ulaştığı, 2020 yılının ilk iki çeyreğinde ise toplamda 140,7 milyar dakika trafikle sene sonu beklentisinin 280 milyar dakikanın üzerinde olduğu görül- mektedir. Trafik miktarı artarken ortalama ücretler düşerek, 2008 yılından sonra yapılan tarife düzenlemeleri ve mobil numara taşınabilir- liğinin etkisiyle oluşan rekabet ortamı bu sürecin temel ivmelendiricisi olmuştur. 2010 yılında sabit ücretler dâhil dakika başına ortalama konuşma ücreti 8,6 kuruş seviye- sinde iken 2020 yılı ikinci çeyrek itibarıyla bir kuruşa gerilemiştir. Yönlere doğru ortalama ücretlerin tamamında düşme görülmektedir. 2010 yılında ortalama şebeke dışı görüşme ücreti 7,3 Kr/dk iken 2020 yılı ikinci çeyreğin- de bu rakam ise 0,9 Kr/dk’ya gerilemiştir. Özetle, Türkiye sayısallaşma alanında geç- tiğimiz yıllarda önemli bir yol aldı. Yeterli mi? Tabi ki değil. Zira teknolojik ilerlemenin hızı- na yetişmek dünyadaki tüm ülkeler için ciddi bir sınav. Önümüzdeki dönemde artırılmış gerçeklik, yapay zekâ uygulamaları gibi hızla gelişmekte olan sayısal teknolojiler yeni nesil mobil haberleşme teknolojileriyle bütünleşe- rek hayatımızı tüm tahminlerimizin ötesinde değiştirmeye adaydır. Şüphesiz vatandaşları- mızın yeni ortaya çıkan teknolojilerle en kısa zamanda buluşmasını sağlamak için şu ana kadar olduğu gibi bundan sonra da elimizden geleni yapacağız. Dijital Biz 8 Dijital Biz 9

Sayfa 10 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Yine çok önemli konularımızdan birisi Akıllı Ulaşım Sistemleri (AUS) ile ilgilidir; Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan hızlı gelişmeler, toplumun ulaşım anlayışı ve tar- zında yeni eğilimlerin ortaya çıkmasına ve beklentilerin oluşmasına neden oluyor. Ortaya çıkan bu eğilim ve beklentilerin karşılanmasın- da AUS önemli bir rol oynuyor. Türkiye’de pek çok kurum ve kuruluş da AUS ile ilgili farklı çalışmalar gerçekleştiriyor. Bakanlığımız, bu çalışmalarda koordinasyon sağlamak amacıyla; AUS kapsamında politika, strateji, hedef ve yürütme esaslarının belirlen- mesi ve uygulanmasını takip ediyor. Belirlen- miş standartların ülke genelinde kullanılma- sını sağlama, söz konusu sistemlere ilişkin haberleşme altyapılarını yaygınlaştırma ve bu kapsamdaki uluslararası ilişkilerin yürütül- mesi konularında da çalışmalar yürütüyoruz. Bu çerçevede akıllı ulaşım sistemlerine ilişkin 2014-2016 Eylem Planı hazırladık, devam eden süreçte 2020-2023 dönemini kapsayan bütüncül, etkin, ölçülebilir, uygulanabilir ve sürdürülebilir eylemlerin belirlenmesi çalışma- ları yürütülecek, Ulusal Akıllı Ulaşım Sistemleri Strateji Belgesi ve 2020-2023 Eylem Planı’nı hazırlayarak yayımladık. Eylem planında AUS Altyapısının Gelişti - rilmesi, Sürdürülebilir Akıllı Hareketliliğin Sağlanması, Yol ve Sürüş Güvenliğinin Sağlanması, Yaşanabilir Çevre ve Bilinçli Toplum Oluşturulması, Veri Paylaşımı ve Güvenliğinin Sağlanması stratejik amaç - ları doğrultusunda eylemler belirledik. Bu eylemler ile; ulaşımda güvenliğin ve hareketliliğin artması ile trafik sıkışıklığı - nın azalması ve trafik kazaları ile buna bağlı ölümlerin, yaralı sayılarının ve mad - di kayıpların azalması, çevre kirliliğinin azalması, araç-araç, araç-altyapı, araç- merkez haberleşme sistemleri ile seya - hat sürelerinin azaltılıp ulaşım kolaylığı sunması, millî ürünlerin geliştirilmesinin ve kullanılmasının desteklenmesini he - defliyoruz. Bugün ülkemiz gibi pek çok ülke 5G ko - nusunda çalışmalar yürütüyor, yatırımlar yapıyor. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde dünyadaki aboneliklerin yaklaşık %20 ’sinin 5G abonesi olması bekleniyor. Dolayısı ile önümüzdeki 10 yıl biz daha çok 5G teknolojisini konuşacağız ve bizlerle birlikte makineler ve nesneler 5G üzerinden iletişim kuracak. Röportaj Bakanlık olarak bilgi ve iletişim sektörün- de 2023 hedeflerini, politikalarınızı ve ön- görülerinizi almak isteriz. Neler söylemek isterseniz? Bilgi ve iletişim sektöründe Bakanlığımızın yaptığı ve yapmayı planladığı birçok çalışma- sı bulunuyor. En önemli çalışmalarımızdan birisi; yüksek kapasite ve hızlı genişbant altyapılarının ülke geneline yaygınlaştırıl- masına ilişkindir. 2017 yılında uygulamaya aldığımız, Ulusal Genişbant Stratejisi ve Eylem Planımız çerçevesinde çalışmalar belli bir plan dahilinde devam ediyor. Bu planda, 2023 yılında tüm hanelere en az 100 Mbit/ sn hızda genişbant erişimi sağlamayı, mobil genişbant abone yoğunluğunu yüzde yüze, sabit genişbant abone yoğunluğunu yüzde otuza ve internet kullanım oranını yüzde sek- sene çıkarmayı ve 10 milyon fiber aboneye ulaşmayı önemli hedeflerimiz olarak belir- ledik. Bu hedefler doğrultusunda genişbant internetin ve hizmetlerinin yaygınlaştırılması için çalışmaları sürdürüyoruz. Çalışmalara devam ettiğimiz kritik öneme sahip diğer bir alan ulusal siber güvenliği- mizin sağlanması konusundadır. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ile Bakan- lığımıza verilmiş olan “politika, strateji ve hedefleri belirlemek”, “eylem planlarını hazır- lamak” görevleri doğrultusunda önce Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve 2013-2014 Eylem Planı’nı yayımladık ve bu kapsamda ulusal siber güvenlik organizasyonumuzu oluştur- duk. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumumuz bünyesinde faaliyet gösteren ve resmi açılışı Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ER- DOĞAN tarafından geçtiğimiz Şubat ayında yapılan Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezimiz (USOM) başta olmak üzere, Ku- rumsal ve Sektörel Siber Olaylara Müdahale Ekiplerinin (SOME’lerin) faaliyete geçmesiyle birlikte ulusal siber olaylara müdahale organi- zasyonumuzu şekillendirdik. Ardından hayata geçirdiğimiz “2016-2019 Ulusal Siber Gü- venlik Stratejisi ve Eylem Planı” ile de siber güvenlik risklerinin bertaraf edilmesi amacıy- la, kritik altyapıların korunması, siber suçlarla mücadele edilmesi, farkındalık ve insan kaynağı geliştirilmesi, siber güvenlik ekosis- teminin geliştirilmesi ve siber güvenliğin milli güvenliğe entegrasyonu konularında önemli adımlar attık. Olay müdahale ve koordinas- yon kabiliyetlerimizin artırılmasına ilişkin çalışmalar gerçekleştirdik. 29 Aralık tarihinde de 2020-2023 dönemini kapsayan üçüncü Ulusal Siber Güvenlik Stra- tejisi ve Eylem Planı’mız Sayın Cumhurbaşka- nımızın onayıyla yayımlandı. Siber tehditlerle; bir saniyenin, bir anın bile kıymetli olduğu mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdürmek amacıyla, stratejimizi ve onu gerçekleştirmek için önümüzdeki dönemde atılacak adımları belirleyen eylem planımızı oluşturduk. Strateji ve eylem planımızın hazırlık döne- mindeki çalışmaları da oldukça geniş ilgili tüm paydaşlarla birlikte yürüttük. Bu çerçeve- de, önce kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör, akademi ve sivil toplum kuruluşla- rından oluşan 67 kurumdan 127 temsilcinin katılımıyla 19 Şubat 2020 tarihinde “Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı (2020-2023) Hazırlık Çalıştayı”nı gerçekleş- tirdik. Söz konusu çalıştay çıktıları ile Bakan- lığımızca gerçekleştirilen çalışmalar netice- sinde, Strateji ve Eylem Planımızın taslağını oluşturduk. Taslağa ilişkin ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınmasının ardın- dan da “Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı (2020-2023)” nihai hale gelmiş oldu. Strateji belgesi kapsamında ülkemizin önümüzdeki dönem içerisindeki hedeflerini belirledik ve 8 stratejik amaç odağında haya- ta geçireceğimiz eylem maddelerini oluştur- duk. Tüm paydaşlarımızla iş birliği içerisinde gerçekleştirilecek çalışmalarla hedefimiz; bugüne kadar elde edilen kazanımların daha ileriye taşınması, siber tehditlerin etkilerinin azaltılması, ulusal kapasitemizin geliştiril- mesi, güvenli bir siber ortamın oluşturulması ve Ülkemizin siber güvenlik alanında ulusla- rarası seviyede en üst sıralarda yer alan bir marka olmasıdır. Ben bu vesile ile, tüm bu hazırlık sürecine dahil olan paydaşlarımıza katkılarından dola- yı şükranlarımı sunuyorum. Dijital Biz 10 Dijital Biz 11

Sayfa 12 — dergide görüntüle

Ocak 2021 ● Ulusal Kapasitenin Geliştirilmesi ● Organik Siber Güvenlik Ağı ● Yeni Nesil Teknolojilerin Güvenliği ● Siber Suçlarla Mücadele ● Yerli ve Milli Teknolojilerin Geliştirilmesi ve Desteklenmesi ● Siber Güvenliğin Milli Güvenliğe Entegrasyonu ● Uluslararası İş Birliğinin Geliştirilmesi Bu amaçlar odağında yürüteceğimiz çalışmalarla, kurum ve kuruluşlarımız ile vatandaşlarımızın siber ortamdaki güvenliğini sağlamayı sürdüreceğiz. Geliştirilen politika ve stratejilerin başarı oranı, doğru hedeflerin ortaya konması ve o hedeflere ulaşmak için gerekli faaliyetle - rin süreklilik içinde yürütülmesine bağlıdır. Bu açıdan ülkemizin 2023 hedeflerine siber güvenlik alanında da ulaşmak için, eylem planı ile belirlediğimiz faaliyetler kapsamın - da çalışmayı sürdüreceğiz. Bu çerçevede; elektronik haberleşme, ener - ji, bankacılık, sağlık ve ulaştırma gibi kritik sektörlerimizin ve altyapılarımızın 7/24 siber tehditlerden korunmasını sağlayacağız. Siber olaylara müdahalenin olay öncesi, esnası ve sonrasını kapsayan bir bütün ol - masından hareketle; proaktif siber savunma anlayışını geliştirmeye devam edeceğiz. Kurum ve kuruluşlarımız bünyesindeki siber olaylara müdahale ekiplerimiz ulusal siber güvenlikte en ön safta mücadele ediyor. Bu- nun için bu ekiplerimizin organizasyon, insan kaynağı ve teknik kapasiteleri bağlamında yetkinliklerini daha da geliştireceğiz. Ulusal seviyede siber güvenlik alanında en son teknolojik imkânlara sahip olacak ve ülkemize yönelik siber tehditlerle mücadele- deki etkinliğimizi artıracağız. Bunu yaparken de yerli ve milli teknolojileri geliştirmeye ve kullanmaya devam edeceğiz. Kurum ve kuruluşlar arası veri paylaşımının güvenli biçimde sağlanması için mevcut alt- yapılarda ilave çalışmalar yürüteceğiz. Röportaj Bağlantılı dünyada hepimizi her gün “veri” üretiyoruz. Araştırmalara göre dünya veri- lerinin üçte ikisinin 5 yıl önce olmadığı, bununla birlikte veri hacminin 2025 yılı- na kadar 5 kattan daha fazla büyüyeceği öngörülüyor. Böylesi büyük veriden faydalan- mak değer yaratmak günümüzün en önemli çalışma alanları arasında. Veriye dayalı karar alma süreçleri etkinliği ve verimliliği sağlar- ken, aynı zamanda bilinmezleri de bulmamı- za imkân sağlıyor. Tüm bu gelişmelerin odak noktasında ise 5G ve gelecekte 6G gibi mobil şebeke teknoloji- lerin olacağı çok açıktır. Yapay zekâ uygula- maları ile bu ivmenin daha da artacağını ve bu teknolojilerin yaşamımızın her yerinde yer alacağını şimdiden görebiliyoruz. Tabi bu durumun bir taraftan zenginlik, refah anlamını taşırken bir taraftan da tehdit oldu- ğunu aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. Bu gelişmelerin refah aracı olabilmesi tek- nolojiye bizim hâkim olmamızdan geçiyor, teknolojinin sadece kullanıcısı olduğumuz bir dünya, bizleri sadece rüya seviyesinde bir re- faha kavuşturabilir. Uzun vadeli hiçbir ulusal menfaatimize faydası olmaz. Bütün bunların bilinci ile biz teknolojiyi kullanan değil, teknolojiye yön veren bir ülke olma hedefi ile yolumuza devam edi- yoruz. Attığımız adımların meyvesini görmek bir taraftan bizleri onurlandırıyor bir taraftan da çıktığımız yolda sonsuz bir rekabet orta- mı olduğunun bilinci ile en ilerde yer alma heyecanı ile çalışmalarımıza 7/24 esasında devam ediyoruz. Yaptığımız çalışmaların her birini uzun uzun anlatmaya gerek yok ancak; ● 4.5G ULAK Baz istasyonumuz ve bu biri- kimle 5G’ye doğru yolculuğumuz, ● Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G projesi kapsa- mında 5G’nin en kritik bileşenlerine yönelik devam eden projelerimiz, ● Siber güvenlik alanındaki yerli ve milli imkanlarla geliştirdiğimiz hem BTK bünyesin- deki hem de özel sektörümüzün dünyadaki rakipleri ile yarışan siber güvenlik yazılımlarımız, ● En kritik çekirdek şebeke elemanlarından olan faturalama sistemleri, şebeke optimizas- yon yazılımları, müşteri hizmetleri yazılımları gibi onlarca farklı kalemdeki şebeke yazılımları, ● Şebekelerde abonelerin kullanımına sunu- lan ve sadece ülkemiz vatandaşlarına değil dünyaya ihraç edilen uygulamalar emin adımlarla şebeke ve hizmetlerin yerli- leştirilmesine yönelik çabalarımızın ürünüdür. Bütün bunlar, adım adım 5G teknolojisini ge- liştirme çalışmalarımızın somut çıktıları. Bu vesile ile, 1 dakika boşa geçirecek zamanı- mızın olmadığının bilinci ile çalışmalarımıza devam etmemiz gerektiğinin özellikle altını çizmek istiyorum. Siber güvenlik konusuna ayrı bir önem verdiğinizi biliyoruz. Bu konuda bugüne kadar yapılan çalışmalar ile Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı (2020- 2023) kapsamında önümüzdeki dönemde yapılacak çalışmalardan bahseder misiniz? Ayrıca, Covid döneminde siber olaylarda tüm dünyada bir artış olduğunu görüyoruz. Bakanlık ve BTK olarak nasıl bir çalışma yürüttünüz? Hangi tedbirler alındı? Günümüzde bilgi ve iletişim teknolojileri bir yan- dan hayatımızı kolaylaştırırken, diğer taraftan söz konusu teknolojilerin ortaya çıkardığı riskler de gündelik hayatın bir parçası hali- ne geldi. Bireyler, şirketler, kritik altyapılar ve devletler ciddi siber tehditler ile karşı karşıya kalırken, siber saldırılar da gün geçtikçe artıyor. Bu nedenle, tüm dünyada milli güvenliğin bir parçası olarak kabul edilen ulusal siber güvenliğin sağlanması için çalışmalar yürü- tülüyor. Bu alandaki çalışmaları kapsamlı bir şekilde başlatan ilk ülkelerden biriyiz. 2013 yılından bu yana yürüttüğümüz çalışmaları sistematik bir çerçevede ele alıyoruz. Hayata geçirdiğimiz iki önemli stratejiden sonra şimdi üçüncü stratejimizi yayımladık. Bu çerçevede, 8 stratejik amaç belirledik. ● Kritik Altyapıların Korunması ve Mukavem- etin Artırılması Dijital Biz 12 Dijital Biz 13

Sayfa 14 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Röportaj 5G, yapay zekâ, nesnelerin interneti, blok- zincir gibi yeni nesil teknolojilerin ülkemize güvenli bir şekilde adaptasyonu ve kullanı- mını sağlayacağız. Bu teknolojilerden siber güvenlik alanında da azami seviyede fayda sağlayacak çalışmaları ve projeleri hayata geçireceğiz. Ülkemizdeki siber güvenlik ekosisteminin geliştirilmesini sağlayarak özel sektörümüzün dünya çapında söz sahibi olmasını sağla- yacağız. Kamu, özel sektör, akademi ve STK’larla iş birliği içerisinde çalışmalarımızı yürüteceğiz. Bu alandaki yenilikçi fikirlere ve Ar-Ge faaliyetlerine yönelik desteklerle yerli ve milli ürün ve hizmetlere dönüşümünü ger- çekleştireceğiz. Siber tehditlerle mücadelenin en önemli parçalarından biri olan siber güvenlik far- kındalığını toplumumuzun tüm kesimlerinde geliştireceğiz. Ülkemizin ihtiyacı olan nitelikli insan kayna- ğını sektörümüze kazandırmak için yürüt- tüğümüz çalışmalara hız vereceğiz. Siber güvenliğin her kademesi için uzman personel yetiştirilmesini sağlayacağız. Siber suçlarla mücadelemizin etkinliğini artıracak çalışmaları hayata geçireceğiz. Bu alandaki caydırıcılığı artırarak suçların en aza indirgenmesini sağlayacağız. Ulusal ve uluslararası düzeydeki paydaşlarla bilgi paylaşımı ve iş birliğini sağlayacak me- kanizmaları geliştireceğiz. Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı (2020-2023) ile kritik altyapılarımız baş- ta olmak üzere siber uzaydaki varlıklarımızın tehditlerden korunmasına ve siber olayların muhtemel etkilerini azaltmaya yönelik çalış- maları ilgili tüm paydaşlarla koordineli olarak gerçekleştirmenin azim ve kararlılığı içerisin- de olacağız. Siber tehditlerle mücadelenin strateji seviye- sinde olduğu gibi teknik seviyede de yürütül- mesi son derece önemli. BTK bünyesinde bulunan Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM); siber tehditleri önlemek amacıyla alarm, uyarı ve duyurulara ilişkin faaliyetleri yürütüyor, kritik durumlarda yerin- de müdahale ekipleriyle olayın kontrolünün sağlanmasında önemli bir rol üstleniyor. USOM’da gerçekleştirilen çalışmalarımızı hızlandırılarak ve daha da fazla kaynak ayı- rarak somut önlemlerin devreye alınmasına devam ediyoruz. Sürdürülen çalışmalar ile ül- kemizdeki kritik kurum ve kuruluşların tehdit- ler ve zafiyetlere karşı uyarılması ve ilgililerce gerekli önlemlerin alınmasını amaçlıyoruz. Siber güvenliğimizi büyük bir ekiple sağlı- yoruz. Siber Olaylara Müdahale Ekipleri (SO- ME’ler), kurumların ve kritik altyapı sektörlerinin korunmasına yönelik USOM’un koordinasyo- nunda 7/24 görevlerinin başında yer alıyor. Teknik seviyede; USOM, Sektörel SOME’ler ve Kurumsal SOME’ler olarak şekillenen siber güvenlik yapılanmamızda, SOME İletişim Plat- formu’na kayıtlı 4000’den fazla siber güvenlik uzmanı, ülkemizin siber sahasını koruyor. Siber güvenlik çalışmalarımızın bir sonucu olarak, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) tarafından ülkelerin siber güvenlik ko- nusundaki olgunluğunu ölçmekte kullanılan “Küresel Siber Güvenlik Endeksi” verilerine göre ülkemiz 2018 yılında Avrupa’da 22’nci sı- radan 11’inci sıraya, Dünya genelinde ise 175 ülke arasında 43’üncü sıradan 20’nci sıraya yükselme başarısını göstermiş bulunuyor. Ba- şarımızın sürdürülmesi hedefi doğrultusunda, içinde bulunulan süreçten etkilenmeden, tüm çalışmalara hız kesmeden devam ediyoruz. Covid-19 salgını ile mücadele sürecinde bir- çok sektör uzaktan çalışma teknolojileriyle ça- lışmakta, eğitim kurumları uzaktan eğitim plat- formları ile öğrencileri ile buluşmakta, e-ticaret sitelerine olan ilgi artmakta ve iş dünyasında toplantılar görüntülü veya sesli telekonferans uygulamaları ile gerçekleştirilmekte olduğun- dan bilgi ve iletişim altyapılarının kullanımı ciddi oranda artmış durumdadır. Bu süreçte ses ve internet trafiklerinde yüzde 15 ile yüzde 50 oranlarında artış yaşandı. Dijital Biz 14 Dijital Biz 15

Sayfa 16 — dergide görüntüle

Ocak 2021 yapılmıştır ve yapılmaya devam etmekte - dir. Bu düzenlemelerde, kişiler ve Devletler ile sosyal ağ sağlayıcılar arasında muha - taplık ilişkisinin kurulmasının, temel çözüm olarak öne çıktığı görüyoruz. Ülkemizde internet kullanıcılarının kişisel başvurularında veya kamu kurumlarının bildirimlerinde yaşanan zorlukların aşılma - sı için sosyal ağ sağlayıcılarla muhataplık ilişkisi kurulması amacıyla bir Kanun de - ğişikliği yaptık. Kanun hazırlanırken mu - hataplık ilişkisi kurulacak sosyal ağ sağla - yıcılar bakımından Türkiye’deki kullanım yoğunluğu esas alındı. Kanun kapsamına giren sosyal ağ sağlayıcılara, kişiler tara - fından yapılacak başvuruları cevaplandı - racak ve yetkili makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya talepleri alacak ve gereğini yapacak yetkili bir temsilci belirle - me yükümlülüğü getirildi. Temsilci belirle - me süreci, kişilerin temel hak ve özgürleri - nin korunması bakımından Devletin pozitif yükümlülüğü ile sosyal ağ sağlayıcıların bireylere sunduğu hizmetin devamlılığı arasında denge kurulması gözetilerek ka - demeli ve yargı denetimine açık bir yön - temle düzenlendi. Sosyal medya platformlarına hangi yü - kümlülükler getirildi dediğimizde öncelikle, sosyal ağ sağlayıcılara Türkiye’de temsilci bulundurma yükümlülüğü getirildi. Buna göre, Türkiye’den günlük erişimi 1 milyon - dan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı, en az 1 kişiyi Türkiye’de temsilci olarak belirlemekle yükümlü. İlgili düzen - lemelerin uygulanması sürecini yakından takip ediyoruz. Gençlerimizin ve çocuklarımızın eğiti - mine katkılarınızı ve verdiğiniz önemi yakından takip ediyoruz. “1 Milyon yazı - lımcı projesi” kapsamında da Bakanlık ve BTK olarak öncü rol üstleniyorsunuz. Bu konuda bilgi verebilir misiniz? Neler yapılıyor? BTK ile Hazine Maliye Bakanlığı iş birliğin - de gerçekleştirdiğimiz “1 Milyon İstihdam” projesi kapsamında online eğitimler BTK Akademi kanalı ile tüm katılımcıların hizme- tine ücretsiz olarak sunuyoruz. Eğitim almak isteyen her katılımcı portale e-devlet veya 1 Milyon İstihdam sitesi üzerinden giriş sağ- layabilecek ve her istediği eğitimi ücretsiz olarak alabilecektir. Proje kapsamında ama- cımız ülkemize yazılım teknolojileri alanında uzman kazandırmak. Yazılım teknolojilerinin her alanda her geçen gün çok daha fazla kul- lanılmasından kaynaklı, şirketlerin bu alan- daki yetişmiş insan gücüne çok fazla ihtiyacı bulunuyor. Bu kapsamda BTK Akademi Online Eğitim Platformunda katılımcılara sadece eğitim vermiyoruz aynı zamanda yazılım teknolojile- ri alanında oluşturulan 23 adet kariyer rolü ile onları bir adım daha öteye taşıyarak gelecek- te yapmak istedikleri mesleklere adım atma- larını sağlıyoruz. Oluşturulan rollere ait online eğitimlerin yılsonuna kadar tamamlanmasını planlıyoruz. Platforma gelen katılımcılar istediği rolü belirleyerek eğitimlerine başla- yabilecek ve tamamlanan eğitimlerin katılım belgeleri 1 Milyon istihdam tarafında yer alan özgeçmişlerine otomatik olarak kaydolacak. BTK Akademi Online Eğitim Platformun - da yazılım teknolojileri alanında 119 adet 57.221 dakika eğitim var. Eğitimler, pro - fesyonel ekiplerce hazırlanarak her geçen gün kalite daha da artmaktadır. Yılsonuna kadar eğitim sayısı 150’ye, toplam eğitim dakikası ise 73.000 dakikaya çıkacak. “1 Milyon İstihdam” projesi 21 Nisan tarihinde Cumhurbaşkanımızın “Ulusa Sesleniş” ko - nuşması ile duyuruldu ve o günden bugüne gençlerimizden yoğun talep oldu. Bura - dan gençlerimize de çok teşekkür etmek istiyorum. Şu anda BTK Akademi Online Eğitim Platformunda 562.873 kullanıcı var. Platforma sadece yazılımcı olmak isteyen gençleri değil her yaştan her meslekten her kesimi davet etmek istiyoruz. Yazılım da ar - tık bir yabancı dil gibi zorunlu hale gelecek. İlerde tüm meslekler zorunlu olarak yazılım bilmek zorunda kalacak. Proje kapsamında hedefimiz 2023 yılına kadar 1 milyon yeni yazılımcı yetiştirmek. Röportaj Bununla birlikte salgın sürecinde bilgi ve iletişim teknolojilerine olan ihtiyaç artarken siber güvenlik tehditleri de artış gösterdi. Bu kapsamda BTK bünyesinde faaliyet gösteren USOM aracılığıyla ek önlemler alındı. Salgın sürecinde artan siber saldırılara karşı teyakkuz hali sürüyor. Tehdit istihbaratı çalış- malarında en çok bilinen konferans uygula- malarının sahtelerini tespit etmek için imzalar yazılarak tehdit avcılığı yapılmış, 209 adet sahte konferans uygulaması tespit edilmiş ve gerekli işlemleri hayata geçirilmiştir. Özellikle uzaktan çalışma yönteminin artmasıyla ilişkili olarak uzaktan yönetim servisleri (Remote Desktop vb.) taranarak bu servisler ve ara- yüzleri ile ilgili toplamda 17.250 adet zafiyet tespit edilmiş ve ilgili kamu kurum ve kuruluş- lara SOME İletişim Platformu (SİP) üzerinden ve resmi yazı ile gerekli uyarılar yapılmıştır. Yapay zekâ kullanılarak Covid-19 virüsü ile alakalı alan adlarına yönelik taramalar yapıl - maktadır. SİP üzerinden Covid-19 ile ala - kalı tehdit istihbarat raporu yayımlanmış, rapor içerisinde 42 adet zararlı yazılım in - celemesi ve 569 adet zararlı yazılım bilgisi paylaşılmıştır. Covid-19 ile alakalı 814 adet zararlı dropper ve komuta kontrol merkezi engellenmiştir. Çalışmalarımız yoğun bir şe- kilde devam ediyor. Sosyal medya konusunda Bakanlığınızca son dönemde yapılan düzenlemeler ül- kemiz gündeminde üst sıralarda yer aldı. Düzenlemenin amacını, vatandaşlarımız açısından önemini ve bu konuda özellikle sosyal ağ sağlayıcılara getirilen yükümlü- lükleri açıklayabilir misiniz? Şu an hangi aşamadayız? Son zamanlarda toplumu ve özellikle de ço- cuklar ile gençleri ve aileleri internet ortamın- daki risk ve tehlikelere karşı korumak, kişilerin şeref ve itibarı ile özel hayatının gizliliğini güvence altına almak amacıyla ve internetin güvenli kullanımının sağlanmasına yönelik tedbirler alınmakta, internetle ilgili strateji ve politikalar geliştirilmekte, farklı biçimlerde de olsa giderek artan bir oranda internetle ilgili yasal düzenlemeler yapılmaktadır. Örneğin başta Almanya olmak üzere Fransa ve İngilte- re gibi bazı Avrupa ülkelerinde sosyal ağların düzenlenmesine ilişkin yasal düzenlemeler Dijital Biz 16 Dijital Biz 17

Sayfa 18 — dergide görüntüle

Ocak 2021 ülkemizin bu alandaki çalışmalarına ışık tutacağını düşünüyorum. Son olarak neler söylemek istersiniz? Bilgi ve iletişim sektörü diğer tüm sek - törleri de etkiliyor, dönüştürüyor. Bu alana yapacağımız katkı ve yatırım diğer tüm alanları da doğrudan etkiler konumda. Biz de çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Ülkemiz için hepimizin yapacağı çok şey ver. Yeter ki güç birliği ile yüksek motivasyonla çalışmalarımıza devam edelim. Ülkemiz insanının güçlü potansiyeli, sarsılmaz azmi ve vatan sevgisi ile daha da güçlü Türkiye için yolumuza devam ediyoruz. Vatandaşımızın refahı, ülkemizin daha da ilerlemesi için atılan her türlü çaba - nın destekçisiyiz. Bakanlık olarak Cumhurbaşkanımızın bizlere çizmiş olduğu “Milli teknoloji hamlesi” vizyonu ile çalışmalarımızı güçlü bir şekilde sürdürüyoruz. Gele - cek, yeniliklerle ve fırsatlarla dolu ve ayrıca hızla şekillenmekte. Bu yenilik ve fırsatları vatandaşımızın kullanımına en güvenli biçimde sunmak için iş birliği içinde hepimizin üzerine düşeni yapaca - ğına inancım tam. Röportaj Bilgi ve iletişim teknolojileri alanında yürütülen uluslararası faaliyetler hak - kında bilgi verebilir misiniz? Ülkemiz bu faaliyetlerden ne ölçüde istifade ediyor? Son derece dinamik bir sektör olan bilgi ve iletişim teknolojilerine yönelik doğru politikaların oluşturulması ve en uygun düzenlemelerin yapılması büyük önem taşıyor. Bilgi ve iletişim sektöründe küresel gelişmelerin yansımalarının en hızlı şekilde görüldüğü alanlar arasında öne çıkıyor. O nedenle uluslararası plat - formlardaki ilgili faaliyetlerin yakından takip edilmesini son derece önemli bu - luyoruz. Bu çerçevede sektöre yönelik uluslararası faaliyetlerin doğrudan için - de olarak, çalışmaları ülkemizin ve sek - törümüzün menfaatleri doğrultusunda yönlendirilebilmeyi hedefliyoruz ve buna yönelik gayretlerimizi sürdürüyoruz. Birleşmiş Milletlerin telekomünikas - yon alanındaki uzmanlık kuruluşu olan Uluslararası Telekomünikasyon Birliği- ITU’nun en önemli idari organı olan Konseyinde 2002 yılından beri aralık - sız 5 dönemdir Batı Avrupa bölgesi - ni temsilen üye olarak yer alıyoruz. Ülkemiz son olarak 2018 yılında yapı - lan seçimlerde 4 yıllık süre için yeni - den Konsey üyesi olarak seçilerek ITU yönetiminde söz hakkı elde etmiştir. Bu kadar önemli bir görevi hiç ara ver - meden 5 dönemdir üstleniyor olmanın sorumluluğu ile, ITU’nun gündemindeki çalışmalara aktif şekilde katkı sağlama - ya devam ediyoruz. Yine, müzakere eden bir aday ülke olarak, AB’nin elektronik haberleşme ile ilgili düzenleyici çerçevesini uyum - laştırmak, Birliğin gündemindeki konu - ları takip ederek ülkemizin bu alandaki çalışmalarında istifade etmek için AB çatısı altındaki faaliyetleri de yakından izliyoruz. Bu kapsamda, AB mevzuatının uygulanmasında ortak bir anlayış belir - lenmesi amacıyla Avrupa ülkelerinin telekomünikasyon alanındaki düzenle - yici kurumlarının oluşturduğu Bağım - sız Düzenleyiciler Grubu-IRG’de üye olarak, Avrupa Elektronik Haberleşme Düzenleyiciler Kurumu-BEREC’te ise gözlemci statüde yer alıyoruz. 2016 yılında BTK Başkanlığı yaptığım dö - nemde IRG Kurulunda Başkan Yar - dımcısı olarak görev yaptım. 2021 yılı IRG Kurulunda da yine aynı pozisyona aday olduk. İnanıyorum ki 2021’de yine başarıyla bu görevi yerine getireceğiz ve ülkemizin etkinliğini daha da arttır - mış olacağız. Son dönemde AB’nin gündeminde önemli bir yer tutan dijital platformların düzenlenmesine yönelik çalışmaları da çok yakından takip ediyoruz. Avrupa Komisyonu tarafından üzerinde çalışılan ve bu yıl sonunda kabul edilmesi bek - lenen Dijital Hizmetler Yasası (Digital Services Act-DSA) ile ilgili hazırlıkları ve BEREC altında bu konuda yapılan tartışmaları, değerlendirmeleri takip ediyoruz. Bildiğiniz gibi ülkemizde de bu konuda önemli düzenlemeler yaptık. Bu kapsamda, AB’nin bu konuyla ilgili bakış açısını ve düzenlemelerini de çok önemli buluyoruz. Politika ve düzenlemelerimizin Birliğin elektronik haberleşme alanındaki dü - zenleyici çerçevesine yaklaştırılması - na yönelik çalışmalarımız da sürüyor. AB’nin elektronik haberleşme hizmet ve şebekelerine ait düzenlemelerin sayısal çağa uygun hale gelmesi hede - fiyle 2018’de kabul ettiği ve 21 Aralık 2020’de üye ülkeler açısından bağlayıcı hale gelmiş olan Avrupa Elektronik Ha - berleşme Yasası-EECC’nin çok önemli unsurları bulunuyor. Rekabetin teşvik edilmesi, çok yüksek kapasiteli altyapı yatırımlarının arttırılması, 5G’ye yöne - lik hazırlıklar, spektrum düzenlemeleri, evrensel hizmet rejimi, son kullanıcının korunması gibi alanlarda birtakım esas - lar belirleyen yeni AB düzenleyici çerçe - vesinin, önceliklerimiz doğrultusunda Dijital Biz 18 Dijital Biz 19

Sayfa 20 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber faaliyet gösteren yetişmiş insan kaynağının oluşturulması için gençlere ilerleyen dönem- de staj, iş imkanları ve eğitim bursları verme- yi planlıyoruz. Bilişimle ilgili toplumsal sorun- lara çözüm önerileri geliştireceğiz.” BİDER, Türk Bilişimcileri Dünyaya Açacak BİDER, Türk ve global teknoloji dünyasına katkı sağlamak üzere 69 bireysel ve kurum- sal kurucu üye ile 21 Eylül 2020’de kuruldu. Derneğin kurucu üyelerini ağırlıklı olarak yaklaşık bin üyesi olan BİLİŞİM GRUBU ve Bilişimciler Düşünce Topluluklarının men- supları oluşturuyor. Yapılan toplantıda, dünyaca ünlü boksör Mu- hammed Ali’nin “Hayal gücü olmayan insanın kanatları yoktur” sözündeki gibi hayalleri, hedefleri ve vizyonu ile kanatlarını takarak 15 Kasım 2017’de BİLİŞİM GRUBU ve 1 Haziran 2018’de Bilişimciler’in kurulmasının BİDER’e ulaştıran süreçte önemli kilometre taşları olduğu belirtildi. Sivil toplum ve medyanın önemli paydaşlar olduğu vurgulanan toplantıda, ana akım ve alternatif medyada yayınlananlar dahil olmak üzere son iki ayda 300’ün üzerinde habere konu olunduğu anımsatıldı. BİDER’in çalışmalarıyla ilgili haberlerin bi- lişim medyasında da daha fazla yer alması için çağrıda bulunularak, https://www.bilisim- dernegi.org/medya-yansimalari/ adresinde yer alan haberler için medyaya teşekkür edildi. Ayrıca, destek veren medya organları ve gazetecilerin dernek üyeleri tarafından des- teklenmesi gerektiği değerlendirildi. Sivil toplumun gücünün vurgulandığı toplantı- da kapanış konuşmasını yapan Vatansever, Dijital Biz’in topluma faydalı işler yapıp sesini yeterince duyuramayan tüm STK’ların sesi olmaya devam edeceğini vurguladı. Vatan- sever, özel sektörde ve kamuda etki alanının genişlemesiyle beraber BİDER’in güçlenme- sine katkı sağladığı belirtildi. Global Bilişim Derneği (BİDER) kurucu üyeleri çevrim içi toplantıda BİDER’in gelecek vizyonu ve Türkiye’ye katkıları konusunda değerlendirmeler yaptı. Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Erol Özgü - ner’in moderatörlüğündeki toplantının açılış konuşmasını BİDER Başkanı Şe - nol Vatansever gerçekleştirdi. Etkileşimin, yardımlaşmanın, dayanış - manın, iş birliğinin ve ticari ilişkilerin artması için yeni oluşturdukları BİDER mobil uygulaması ile zemin hazırladık - larını kaydeden Vatansever, “Personel ihtiyacı, pozisyon arama, ürün ve hizmet talebi, ürün ve hizmet sunma gibi birçok konuda artık uygulama üzerinden pay - laşımlar yapılabiliyor. İlgili paylaşımlara geri dönüşler de kolaylaşıyor.” ifadeleri - ni kullandı. BİDER Mobil Uygulaması Bilişimcilerin Etkileşimini ve Dayanışmasını Artıracak Vatansever, derneğin adında geçen “global” kelimesinin hakkını vererek, yurt dışındaki sivil toplum kuruluşları ile ortak çalışmalar ve iş birliği yapılacağını kaydetti. Çalışmaları verimli ve etkin biçimde yürüt- mek, katılımı artırmak amacıyla “CIO Komis- yonu” ve ‘Şirketler Komisyonu” oluşturdukla- rını belirten Vatansever, şöyle kaydetti: “Bu komisyonlar, ajandalarına komisyon üyeleriyle beraber karar verecek. Yaptıkla- rı çalışmalar ile BİDER Yönetim Kurulunu yönlendirebilecek. Bu gruplara ilgili grubun profiline uygun olan tüm Kurucu Üyelerimiz doğal üye olarak dahil olabilecek. BİDER olarak; üniversiteler, kamu kurumları, diğer STK’lar, özel şirketler gibi tüm paydaşlar ile ortak projeler yürüteceğiz. Üyelerimizin talep, görüş ve değerlendirmelerini ilgili paydaşlara iletip süreçleri takip edeceğiz. Bilişim alanında Dijital Biz 20 Dijital Biz 21

Sayfa 22 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Dijital Biz 22 Dijital Biz 23

Sayfa 24 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Ticaret Bakanlığı koordinasyonuyla 2012 yılından itibaren Türkiye İhracatçılar Mec- lisi (TİM) tarafından düzenlenen ve bu yıl pandemi nedeniyle 25-26 Aralık’ta online olarak gerçekleştirilen 8.Türkiye İnovas- yon Haftası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve 6 bakanın da katılımıyla baş- ladı. Yeni ufuklara yelken açacak Türkiye İnovasyon Haftası’nda dünyaca ünlü ko- nuşmacılar, inovasyonda çığır açan tek- nolojik buluşların sahipleri, sektör devleri, inovasyon paydaşları, başarı hikayeleri, inovasyon odaklı projeler ile inovasyonun çok yönlü ele alındığı birçok panel dün- yanın seyrine sunuldu. Instagram Kurucu Ortağı Mike Krieger, geleceğin teknolojileri konusunda uzman fütürist bilim insanı Ray Kurzweil’in de katıldığı etkinlik özel tek- noloji yöntemleri kullanılarak milyonlarca kişiyle buluşturuldu. Açılış töreninde yaptığı konuşmada ino- vasyonun ve Türkiye İnovasyon Haftası’nın Türkiye İnovasyon Haftası Yeni Ufuklara Yelken Açıyor önemine vurgu yapan TİM Başkanı İsmail Gülle, “Dünyada bir ilke imza atarak sanal platformda gerçekleştirdiğimiz, Türkiye İno- vasyon Haftamızda, bu yıl çok daha geniş bir kitleye ulaşacağız. İnovasyon zaten bu coğrafyanın bir geleneği, gerçeği ve bir ge- rekliliğidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de ifade ettiği gibi; “Medeniyet yolunda başarı, yenileşmeye bağlıdır.” İşte biz, ge- leneğimizden aldığımız güçle, geleceği hep beraber inşa ediyoruz. Her zaman söyle- diğimiz gibi, ihracat inovasyonla, Türkiye ihracatla yükselecek. İhracat geleceğimiz, inovasyon güvencemizdir. İnovasyonun önünde durabilecek hiçbir engel yok” dedi. 61 ihracatçı birliği, 27 sektör ile 100 bin ihracat- çının temsilcisi olan Türkiye İhracatçılar Mec- lisi’nin (TİM) inovasyon kültürünün gelişimine katkı sağlamak için Ticaret Bakanlığı koordi- nasyonuyla 2012 yılından itibaren düzenlediği Türkiye İnovasyon Haftası bu yıl pandemi nedeniyle 25-26 Aralık tarihlerinde 8.Türkiye İnovasyon Haftası, www.turkiyeinovasyonhafta- si.com adresinden online olarak tüm dünyanın seyrine sunuldu. Türkiye’de inovasyon kavra- mının yerleşmesine ve gelişmesine büyük katkı sağlayan 8.Türkiye İnovasyon Haftası, Cum- hurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Milli Savunma Bakanı Hulisi Akar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muhar- rem Kasapoğlu, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ve TİM Başkanı İsmail Gülle’nin de katılımıyla başladı. Gülle: Milyonlarca kişiye ulaşacağız TİM Başkanı İsmail Gülle, açılışta yaptığı ko- nuşmada Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin, ge- leneksel hale gelen Türkiye İnovasyon Haf- tası’nı, eğitimden sanata, bilimden sağlığa, ekonomiden uluslararası ilişkilere, iletişimden ticaret diplomasisine kadar, her alanda etkili, tüm sektörleri kapsayan organizasyon haline getirdiklerine dikkat çekti. Türkiye İnovasyon Haftası’nı geçtiğimiz yıl, 50 bini aşkın rekor katılımla gerçekleştirdiklerine vurgu yapan Gülle, dünyada bir ilke imza atarak sanal platformda gerçekleştirdikleri, Türkiye İno- vasyon Haftası’nda, bu yıl milyonlarca kişiye ulaşacaklarını söyledi. “Cumhuriyetimizin 100. yıl hedeflerine emin adımlarla ilerliyoruz” TİM Başkanı İsmail Gülle, Türkiye’nin nice coğrafyanın ilham kaynağı, Avrasya’nın kalbi, küresel ticaretin odak noktası haline geldiğini belirterek, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da ifade ettiği üzere; kü- resel ekonomide iktisat tarihinin sayfalarına girecek bir dönemi yaşıyoruz. İhracat ailesi, geleceğe güvenle bakmakta ve Cumhuriye- timizin 100. yıl hedeflerine emin adımlarla ilerlemektedir. Büyük bir vizyonla başlatmış olduğunuz Yeni Reform Döneminin, ülkemizi, milli hedeflerimize taşıyacağına inancımız tam. Yeni Reform Dönemi kapsamında, bu yeni dönemde de, üzerimize düşen tüm gö- rev ve sorumlulukları almaya hazırız. Ülke- mizin inovasyona dayalı ihracat artışını desteklemek, firmalarımızın inovasyon bi- lincini geliştirmek ve bu gelişimi interaktif bir platformla sunma hayalleriyle çıktığımız bu yolculukta 8. yılımızı paylaşmanın heyecanı içerisindeyiz. İnovasyonun önünde durabile- cek hiçbir engel yok.” dedi. “223 ülkede bayrağımızı dalgalandırdık” Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak, bu döne- min çok öncesinde dijital dönüşümümüzü tamamlayarak, sürecin getirdiği engelleri birer birer aştıklarını ifade eden Gülle, “Dijital dönüşüm hamlemiz, ilgili uluslararası de- ğerlendirme kuruluşlarının da takdirini ka- zandı. Fiziksel heyet olmadan ihracat olmaz endişesini Sanal ticaret heyetleriyle, ürün yerinde görülmeden satın alınmaz fikrini, Sanal fuarlarla, ve fiziki ortamda bir araya gelmeden çözüm üretilemez düşüncesini sanal toplantılarla; hep beraber aştık. Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle, 43 ülkede, 45 sanal ticaret heyeti gerçekleştirerek ülkemiz- de bu alanda öncü olduk. Stratejik sektör- lerimizle gerçekleştirdiğimiz sanal fuarlarla, “Made in Türkiye” markamızı dünyanın dört bir köşesinde sergiledik. Pandemi sürecinin tüm zorluklarını, işte bu birlik ve beraberlikle, hükümetimizin destekleriyle, 100 bin ihra- catçımızın özverisiyle aştık. Ve, ne mutlu ki, Cumhuriyet tarihimizin aylık ihracat rekorunu yine bu dönemde kırdık. Sektörel anlamda sayısız başarıyı, yine bu dönemde yakaladık. Yılın üçüncü çeyreğinde dünyada ihracatını artıran 4 ülkeden biri olduk. İhracatçılarımız gecesini gündüzüne katıp çalışarak, emek vererek, 223 ülkede bayrağımızı dalgalandır- dı.” diye konuştu. “İnovasyon bu coğrafyanın bir geleneğidir” Gülle şöyle devam etti: “Bugün katma de- ğerli üretim, sürdürülebilirlik, markalaşma ve inovasyon alanlarında atacağımız her adım, İhracatla Yükselen Türkiye’nin teminatı ola- caktır. İnovasyon alanında gerçekleştirdiği- miz önemli projelerden olan İnovaLİG’e 2014 yılında başladığımızda, 460 firmamız katılım sağlamıştı. İnovasyon odaklı çalışmalarımız ve her geçen yıl programımıza artan ilgiyle Dijital Biz 24 Dijital Biz 25

Sayfa 26 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber beraber, 2019 yılında 1.236 firmamız “İnova- LİG’de biz de varız” diyerek aramıza katıldılar. İnovaLİG Şampiyonları arasında dünyanın ilk 100 savunma sanayi şirketi listesine giren inovatif firmamız da var. Edirne’den Ağrı’ya, Şırnak’tan Konya’ya, Rize’den Sivas’a 7 bölge- de 65 ilimizden firmalarımızın İnovaLİG’e ka- tılımı, İnovasyon kültürünün yurdumuzun dört bir köşesine yayıldığını gösteriyor. İnovasyon zaten bu coğrafyanın bir geleneği, gerçeği ve bir gerekliliğidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de ifade ettiği gibi; “Medeniyet yolunda başarı, yenileşmeye bağlıdır.” İşte biz, geleneğimizden aldığımız güçle, geleceği hep beraber inşa ediyoruz. “Dış Ticaret Fazlası Veren Türkiye” hedefimize daha da yaklaşıyoruz. İnovasyon ve girişimcilik alanlarında gerçekleştirdiğimiz yoğun çalışmalarla, ülkemizde bu ekosistemin gelişimi adına önemli bir yol kat ettik. Bu yo- lun sonu, her alanda ulaşılmayı bekleyen nice başarılarla dolu. Gidilecek daha çok yolumuz var. Ancak inanıyorum ki, bu uğurda daha çok çalışarak, “İnovatif Türkiye”yi hep beraber inşa edeceğiz. Her zaman söylediğimiz gibi, ihracat inovasyonla, Türkiye ihracatla yükselecek. İno- vasyon çözümdür, inovasyon değerdir, inovas- yon atılımdır, inovasyon icabında kahraman- lıktır, inovasyon ihracattır. İhracat geleceğimiz, inovasyon güvencemizdir.” “Gençlerin her zaman yanındayız” Konuşmasında gençlere de seslenen Gülle, “Toplumun refah ve zenginlik seviyesinin yük- selmesinin, ancak girişimcilik ve inovasyonla mümkün olabileceğinin bilincinde olmamız gerekiyor. Albert Einstein’ın dediği gibi; “Sü- rekli aynı şeyi yaparak farklı sonuç alamazsı- nız.” yenilikten, hata yapmaktan, kaybetmek- ten korkmayın. Siz yeter ki yılmayın, Yeter ki fikir üretin ve aksiyona geçin. İhracat ailesinin temsilcileri olarak bizler, başarıda ve başarı- sızlıkta, her zaman sizlerin destekçisi olmaya devam edeceğiz.” şeklinde konuştu. Krieger: Instagram’ın hikayesi bir kafede başladı Dünyada milyonlara ulaşacak olan Tür - kiye İnovasyon Haftası’nın ilk gününde Instagram Kurucu Ortağı Mike Krieger de konuşmacı olarak yer aldı. Krieger, Brezil - ya’dan Silikon Vadisine uzanan hikayesini, Instagram’ın, sadece iki kişilik bir ekipten milyar dolarlık bir şirkete nasıl dönüştüğü - nü, bugünün en ilginç trendleri ve teknolo - jileri hakkında da fikirlerini paylaştı. Krieger şunları söyledi: “Aslında Mayfield Fellows Program sırasında ayaküstü tanıştığım, Kevin Systrom ile arkadaş olduğum kafede Ins- tagram’a kadar giden bir dönüm noktası yaşa- dım. Bana göre her girişimcilik yolculuğu doğru ortağı bulmakla başlar ki Instagram gerçekten etkileyici bir yolculuktu. Kevin ile kafede tekrar karşılaştık, çok çabuk arkadaş olduk. Ve kısa süre sonra da birleşip bir startup şirketi üzerinde çalışmaya karar verdik. 11 sene sonra hala çok yakın arkadaşız ve aslında hala birlikte projeler üzerinde çalışıyoruz. Birleşen kurucu ortakların hepsi bu şekilde çalışmazlar. Her zaman birbi- rimizin arkasını kollarız ve birbirini tamamlayan yeteneklere sahibiz. Ben her zaman, “ikimizde birbirimizin işini istemeyiz” diye espri yaparım. İkimiz de birbirimize tamamen güveniriz. Krieger’i heyecanlandıran teknolojiler Kendisini heyecanlandıran teknoloji alanlarını da paylaşan Krieger, “İlki yapay öğrenme ve kişiselleştirme. Yapay öğrenmenin teknolojinin heyecan verici yeni bir alanı olduğu sır değil. İçerisindeki alanlardan beni özellikle heyecan- landıranı kişiselleştirme fikri. İnstagram’da biz herkes için temelde aynı olan bir ürünü alıp, onu herkese özel hale getirebildik. Bu trendler diğer yerlerde de gerçekleşiyor. Haberleri nasıl aldığımız, ilaçları nasıl temin ettiğimiz, tüm bu farklı alanlar verinin gücünü birleştirebileceği- miz kişiye özel alanlardır. Bu, insan bilgisayar etkileşimi temel fikrine dayanır. Bilgisayar ve yazılımları her birey için nasıl daha kullanılır hale getirebiliriz. İkincisi ise yazılım ve donanı- mı yazılım dünyasında tamamen farklı iki ayrı alan olarak görmek yerine, ikisinin kesişimi konusunda heyecanlıyım. Daha önce de belirt- tiğim gibi yazılım, sağlık ve tıpta yeni inovas- yonlar yaratmak için kullanılabilir. Son olarak, bu senenin çalışma döngülerimizi tamamen değiştirmekle ilgili olduğu bir sır değil.” Covid-19’un birçok şirketin çalışma şekillerini yeniden düşünmeye zorladığını dile getiren Krieger, “Ama, ben daha fazla değişimin geleceğini düşünüyorum. Covid-19 birçok şirketin iş yapma şeklini de yeniden düşün- meye zorladı. Ama ben değişimin daha yeni başladığı kanısındayım” diye konuştu. Dijital Biz 26 Dijital Biz 27

Sayfa 28 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Dr. Öz: Aşı ilerde kanser tedavisinde de kullanılabilir İnovasyon Haftası’na katılan ünlü Kalp Cer- rahı Prof. Dr. Mehmet Öz, koronavirüsü ve virüsle nasıl mücadele edildiğini, virüsle mücadelede gelinen noktayı, aşı çalışmaları- nı, aşının etkisinden, virüsün hayatımızı nasıl değiştireceğini, virüsten etkilenilmemesi için yapılacak çalışmaları ve alınacak önlemleri, pandemi sürecinde inovasyonun nasıl önem kazandığını anlattı. Dr. Öz, “Türk asıllı Öz- lem Türeci ve Uğur Şahin, genetik teknolojiyi kullanarak COVID-19 aşısını geliştirdi. Bu yeni yaklaşım, ilerde kanser tedavisinde de kulla- nılabilir. mRNA aşısının çalışma sisteminden kısaca bahsetmek gerekirse; özel yürütülmüş mRNA yani genetik molekül, hücrelerin içine enjekte ediliyor ve vücutta düşük dozda koro- navirüs proteinleri üretilmesini sağlıyor. Bağı- şıklık sistemi de bu proteinlere karşı antikor üretip kişiyi virüse karşı koruyor. Böylelikle vi- rüs bizi etkilemeden onu ortadan kaldırıyoruz. Bugüne kadar görülmüş yüzde 95 oranındaki başarı, bana sorarsanız salgının başından beri en ümit verici gelişme.” dedi. “Gelecekte hayatımızın parçası olacak” Dr. Öz Şöyle devam etti; “Hepimiz aslında hijyenin hayatımızdaki öneminin ne kadar fazla olduğunu öğrendik. Salgın süresinde el- lerimizi yıkamak, maske takmak alabileceği- miz en basit ve en etkili önlemler oldu. Ancak virüsleri ortadan kaldıran iyi filtre ve hava- landırma sistemleri ile UV ışığı teknolojisi, gelecekte hayatımızın parçası olacak. Hava yolları artık uçaklarda COVID-19’u yüzde 99 ortadan kaldıran teknoloji kullandıklarını söy- lüyor. Amerikan Savunma Bakanlığı ile asgari düzeyde güvenlik testlerde bunu gerçekleştir- diler. Altı ay boyunca 38 saat uçuş ve 45 saat yer hizmeti içeren 300’den fazla test yapıldı. 180 milyon florasan parçayı püskürtmek için özel programlanmış mankenler kullandılar. Bu gerçek hayatta pek mümkün olmayacak binlerce öksürüğe eş değer. Araştırmalar şunu gösterdi; koltuğunuzda maskeli oturdu- ğunuzda enfekte partiküller, ortamın yüzde 0,003’ün solunduğu alandan geçiyor. Bu, inanılmaz ufak bir miktar. Uçuş sırasında ise bu parçaların neredeyse yüzde 100’ü, altı dakika içerisinde hava filtreleri sayesinde temizlendi. Gelecekte aynı teknolojiler ofis ve evlerde kullanılabilir.” Bozdağ: Yabancı ülkeler için dizi çekiyoruz İlk gün yer alan panellerden Hizmet İhracatın- da İnovasyon’da sağlık, eğitim, dizi-film, bili- şim ve yapı sektöründen konukların katılımıyla gerçekleşti. Panelde Senarist ve Yapımcı Mehmet Bozdağ, AÇE Şirketler Grubu Yö- netim Kurulu Başkanı Erkan Çelik, Akinon Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Emre Sarı ve Suryapı Yönetim Ku- rulu Başkanı Altan Elmas yer aldı. Bozdağ, “Pandemi sürecinde yurt dışına diziler yaptık. Özbekistan’a bir dizi yapıp gönderdik. Şu anda bir Orta Doğu ülkesi için dizi çalışmala- rımız devam ediyor” dedi. Elmas ise, “Sektör olarak hedefimiz 10 milyar dolardı. Ancak pandemi süreci bu hedeften sapmamıza. Çin, Vietnam ve Tayvan’ın dahil olduğu Uzak Doğu ülkelerinin pandemiye erken yakalanıp, erken çıkması bize nisan mayıs aylarında olumlu yansıdı” diye konuştu. Çelik de Türki- ye’nin, sağlık alanında son yıllardaki önemli çalışmaları, altyapısı, hastaneleri, kapasitesi, doktorları ile çok önemli bir yere geldiğini dile getirdi. Ahmet Emre Sarı ise “Genel bilişim sektörünün 2018-19 dönemindeki genel büyüme oranlarına ve teknoloji geliştirme bölgelerindeki şirketlerin büyüme oranlarına bakıldığında bir dönüşüm sürecinin başladı- ğını da görüyoruz” şeklinde konuştu. İnovasyon her yönüyle konuşuldu Türkiye İnovasyon Haftası’nda attıkları ino- vatif adımlarla dünyada adından söz ettiren etkili isimlerin fark yaratan konuşmaları ve ilham veren deneyimleri, inovasyonun farklı yönlerinin alanında uzman kişiler tarafından enine boyuna konuşulduğu paneller, ekono- mi, sağlık, ihracat, Ar-Ge, hizmet ihracatı, eğitim, spor, sosyal medya gibi alanlardaki inovatif gelişmeler, yenilikçi fikirler ve global bakış açılarıyla sektörleri ileriye taşıyan giri- şimciler, Türkiye’nin değeri olan genç neslin, inovasyon odaklı, yaratıcı ve üretken proje- leri, inovasyonun her yönüyle konuşulduğu online bir platform ve teknolojinin imkanların- dan yararlanarak gerçekleştirilen yenilikçi ve ufuk açıcı konuşmacılar, tüm dünyayı etkisi altına alan ve hayatı yepyeni bir normal ile farklı bir bakış açısına doğru yönelten Covid -19 döneminde inovasyon ve yeni normal, inovatif fikirlerin gerçeğe dönüşmesi adına teşvik edici yatırımlar ve eğitim programları yer aldı. Dijital Biz 28 Dijital Biz 29

Sayfa 30 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Toplam 12 temada panel düzenleniyor Türkiye İnovasyon Haftasında aralarında dünyaca ünlü isimlerin de yer aldığı 63 yerli ve 7 yabancı konuşmacı yer aldı. TİM-TEB Girişim Evinden başarılı 19 proje, İnova - LİG, İnoSuit ve İnovaTİM’den 15 projenin başarı hikayelerini de anlattı. İnovasyon ekosisteminin en önemli buluşmalarından Türkiye İnovasyon Haftası’nda Yeni Nesil Milli Ekonomi ve İnovasyon, Dijitalde İno - vasyon, Hizmet İhracatında İnovasyon, İhracatta İnovasyon, Eğitimde İnovasyon, Sağlıkta İnovasyon, Sporda İnovasyon, Sosyal Medya ve Sosyal Yaşamda İnovas - yon, Medyada İnovasyon,Estetik Cerrahide İnovasyon, Sanatta İnovasyon, Siber Gü - venlik ve İnovasyon temalarında 12 panel düzenleniyor. Etkinlik inovatif yöntemlerle çekildi 8.Türkiye İnovasyon Haftası, çekimlerinde greenbox gibi özel teknolojik yöntemler kulla- nıldı. 15 gün süren çekimler için 5 ülkede 10 greenbox stüdyosu kiralanırken etkinliğin kur- gumontaj çalışmaları 13 gün sürdü. Sadece İstanbul’da 74 konuşmacı için 100 saat çe- kim yapıldı. Tüm çekimler sonucunda oluşan görüntüler 10 terabyte’a ulaştı. Etkinlikte BKM Mutfak oyuncuları da skeçleri ile yer aldı. İnovasyon şampiyonları ödüllerini aldı İnovasyon Haftası’nda 2019 yılı inovasyon şampiyonları da açıklandı. İnovaLİG şampi- yonları, İnovaTİM İnovasyon Yarışması ve İnovasyon Haftası Stratejik Partnerler ödül törenine Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli de katıldı. Büyük ölçekli şirketlerde İnovasyon Stratejisi kategorisinde Arçelik A.Ş, İnovas- yon Organizasyonu ve Kültürü’nde Brisa Bridgestone Sabancı Lastik Sanayi ve Tica- ret A.Ş, İnovasyon Döngüsü’nde Sun Tekstil San. ve Tic. A.Ş, İnovasyon Kaynakları’nda Havelsan Hava Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş, İnovasyon Sonuçları’nda ise Estaş Ek- santrik San. ve Tic. A.Ş. şampiyon oldu. KOBİ ölçeğinde ise İnovasyon Stratejisi kate- gorisinde Barida Makina Sanayi Ticaret Ltd. Şti, İnovasyon Organizasyonu ve Kültürü’nde Alotech İletişim Teknolojileri Ticaret A.Ş, İnovasyon Döngüsü’nde Veribilim Yazılım Bilgisayar San. Tic. Ltd. Şti, İnovasyon Kay- nakları’nda Ulak Haberleşme A.Ş, İnovasyon Sonuçları’nda ise Çizgi Teknoloji Elektronik Tasarım ve Üretim A.Ş. şampiyon oldu. Ar- Ge Liderliği Özel Ödülü’nü Arçelik, Girişim- cilik Özel Ödülü TEB’e, Uluslararası Başarı Özel Ödülü THY, Teknoloji Geliştirme Özel Ödülü de Turkcell’e verildi. Dijital Biz 30 Dijital Biz 31

Sayfa 32 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafın- dan Ticaret Bakanlığı koordinasyonuyla 25-26 Aralık’ta online olarak dünyanın sey- rine sunulan 8.Türkiye İnovasyon Haftası milyonlarca kişi tarafından büyük ilgiyle ta- kip edildi. Alanında dünyaca ünlü isimlerin de yer aldığı ekosisteminin en önemli bu- luşmalarından olan etkinlik sosyal medya- da mecralarında da milyonlarca etkileşim almasıyla da adından söz ettirerek gündem oldu. Yeni ufuklara yelken açan ve büyük beğeni alan etkinliğin ikinci gününde de inovasyon her yönüyle konuşuldu. Etkin- liğe katılan ABD’li ünlü fütürist ve mucit Ray Kurzweil’in gelecekle ilgili, “2030’larda insan ve makine, gerçek ve sanal gerçeklik arasında net bir ayrım olmayacak. Akıllı na- norobotlar çevreye, vücudumuza ve beyni- mize derinlemesine entegre olacak, ışınla- ma deneyimi yaşayacak ve insan zekâsını artıracak” sözleri dikkat çekti. TİM Başkanı İsmail Gülle, “İnovasyon Türkiye’nin geleceği, Türkiye’nin değeridir. İhracatın geleceğinin inovasyona dayalı Türkiye İnovasyonu Konuştu kalkınma ile olacağına inanıyoruz. İno- vasyonun önemini anlatmayı ve inovatif çalışmaları desteklemeyi amaçladığımız etkinlikte milyonlarca kişiye ulaştık. Özel- likle gençlerimizin bundan sonraki hayatla- rında, tercihlerinde, mesleklerinde inovas- yona değer vermelerini, inovasyonla yeni fikirler oluşturmalarını, icat çıkarmalarını arzu ediyoruz” dedi. 61 ihracatçı birliği, 27 sektör ile 100 bin ihracat- çının tek çatı kuruluşu olan Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM), Ticaret Bakanlığı koordinas- yonuyla 25-26 Aralık tarihlerinde online düzen- lediği İnovasyon Haftası’nı Türkiye konuştu. Etkinlik turkiyeinovasyonhaftasi.com sitesinden ve sosyal medya hesaplarından yayınlanırken Twitter’da da Trend Topic oldu. Sanal platform- larda “İlham verici konuşmalar, örnek başarı hikayeleri ufkumuzu açtı.” yorumları yapılır- ken etkinlik milyonlarca kişi tarafından izlendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile beraber Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Milli Savunma Bakanı Hulisi Akar, Sanayi ve Tekno- loji Bakanı Mustafa Varank, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin de katıldığı inovasyon ekosisteminin en büyük buluşmalarından olan etkinlik gündem oldu. Yayınlandığı andan itibaren büyük beğeni toplayan 8.Türkiye İnovasyon Haftası, inovas- yonun fikir liderlerini, ilham veren deneyimleri, inovasyonun farklı yönlerinin alanında uzman kişiler tarafından enine boyuna konuşulduğu panelleri, inovatif gelişmeleri, girişimcileri, inovasyon odaklı projeleri, fark yaratan ulusla- rarası profesyonelleri, Türkiye’nin önde gelen şirketlerin yöneticilerini, kamunun en üst dü- zey temsilcileri de dahil inovasyona dokunan tüm paydaşları bir araya getirdi. “İnovasyon Türkiye’nin geleceği, Türki- ye’nin değeridir” 8.Türkiye İnovasyon Haftası’nda hayatın her alanına dokunduklarına vurgu yapan TİM Başkanı İsmail Gülle “İnovasyon alanında küresel ölçekte ses getiren, ülkemizi parlak bir geleceğe taşıyan girişimcilerimizi, bilim insan- larımızı, projelerimizi, sektörlerimizi, genç- lerimizle, vatandaşımızla buluşturduğumuz 8.Türkiye İnovasyon Haftası büyük ses getirdi. Yayınların izlenme ve etkileşimlerine baktığı- mız zaman etkinliğimizin milyonlarca kişiye ulaştığını görüyoruz. İnovasyonun önemini anlatmayı ve inovatif çalışmaları destekleme- yi amaçladığımız etkinliğimizin milyonlarca kişiye ulaşmasından mutluluk duyuyoruz. Amacımız inovasyon kültürünün şirketlere yerleşmesi, gençler arasında kabul görmesi. Bunun altını dolduracak çalışmalar yapıyoruz. Tabii ki inovasyon bir haftayla sınırlı değil, yıla yayılarak devam ediyor. İnovaLig, İnovaTim ve TİM-TEB Girişim Evi başta olmak üzere hem sektörlerle hem üniversitelerle iş birliği içinde yürüttüğümüz birçok projemiz bulunu- yor. Bizim kaynağımız, gençlerimiz. İnovasyon Haftası’nda 14 yaşında, 19 yaşında büyük işler başaran isimler hikayelerini paylaştı. Benzer etkinliklerle icat çıkaran gençlerimiz çoğalacak. Özellikle yeni nesle kılavuz olabilir- sek ne mutlu bize. İhracat bizim için ne kadar önemli ise inovasyonla geliştirilmiş ihracat da bizim için o derece önemlidir. İnovasyon Türkiye’nin geleceği, Türkiye’nin değeridir. İhracatın geleceğinin inovasyona dayalı kalkınma ile olacağına inanıyoruz. Özellikle gençlerimizin bundan sonraki hayatlarında, tercihlerinde, mesleklerinde inovasyona değer vermelerini, inovasyonla yeni fikirler oluşturmalarını, icat çıkarmalarını arzu edi - yoruz” dedi. Ünlü fütürist ve mucit Kurzweil: 2030’lar - da insan ve makine ayrımı olmayacak, ışınlanma yaşanacak 8.Türkiye İnovasyon Haftası’na ABD’li ünlü fütürist ve mucit Ray Kurzweil de katıldı. Gelecekle ilgili ön görülerde bulunan Kur - zweil yaptığı konuşmada, “2030’larda insan ve makine, gerçek ve sanal gerçeklik veya iş ve oyun arasında net bir ayrım olmayacak. Akıllı nanorobotlar çevreye, vücudumuza ve beynimize derinlemesine entegre olacak, tam sanal gerçeklik sağlayacak, sinir sistemindeki tüm duyuları birleştirecek, ışınlama deneyi- mi yaşayacak ve insan zekâsını artıracak. 2040’lara geldiğimizde insan zekâsını bir milyar çoğaltacağız. Sadece zekâmızı geliş- tirerek dünyanın en büyük zorluklarını çöze- bileceğiz. Dünyayı değiştirecek araçlar bizim elimizde. Sorunları çözmek için insanın hayal gücünü sınırlayan varsayımları sorgulama cesaretine ihtiyacımız var” diye konuştu. Önümüzdeki on yılda fiziksel ürünler yarat- mak için bilginin kullanılacağına dikkat çeken Kurzweil, “Giysilerimizi 3 boyutlu yazıcılarla basacağız. Ucuza evler inşa etmek için birbiri- ne geçen modüller üreteceğiz. Gıda üretimini otomatikleştiren ve ucuz hale getiren dikey tarıma sahip olacağız. Yazılım, müzik, video, film, kitap vb. alanlarda güçlü bir açık kaynak ekonomisi olacaktır. 3D baskıya erişim, gü- nümüzde bilgi işlem platformlarında daha da yaygın olacak. Pek çok ve nihayetinde insan- ların tüm temel ihtiyaçları, açık kaynak bilgi formları aracılığıyla karşılanacaktır. Değişim oranı şimdi o kadar hızlı ki, her üç ila beş yılda bir iş planlarının, bir endüstrinin her seviyesi- nin o dönemde büyük değişiklikler geçireceği- ni dikkate alması gerekiyor.” şeklinde konuştu. Dijital Biz 32 Dijital Biz 33

Sayfa 34 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber “Süper zekâ ile birleşeceğiz” Kurzweil, “Yarının ötesine baktığımızda, süper zekâ ile birleşeceğiz. 2030’larda en gelişmiş fikirlerin bulunduğu yakın korteksin üst katma- nını buluta bağlayacağız. Bunu, kılcal damar- lar vasıtasıyla beyne giden yakın kortikal mo- düllerimizle bulut arasında kablosuz iletişim sağlayan medikal nanorobotlar ile yapacağız, bugün aynı şekilde akıllı telefonlarınızda bulut ile kablosuz haberleşebiliyoruz. Akıllı telefonu- nuzun buluta bağlanarak yeteneklerini artır- ması gibi, aynı şeyi neokorteks olmadan da yapacağız.” dedi. Kurzweil şöyle devam etti: “Yapay zekâ ala- nında hayatımızın her alanını etkileyecek ina- nılmaz gelişmeleri görmeye devam edeceğiz. Yıllar geçtikçe, insanlar aslında çok fazla de- ğişmiyor. Ama bilgisayarlar her yıl gerçekten büyük ilerleme kaydederek ilerlemeye devam ediyor ve ilerlemeleri devam edecek bu ne- denle önümüzdeki yıl teknolojik ilerlemelerin bu yıldan daha büyük olmasını bekleyebiliriz. Bu ilerleme katlanarak devam edecek. Katla- narak gelişen teknolojinin gücünü ayrıştırma- nın dünyayı etkilemenin en iyi yolu olduğunu düşünüyorum. Yakında tüm ürün ve hizmetle- rin değerinin yüzde 100’ü yazılım ve ilgili bilgi biçimlerinden oluşacak.” Siber güvenlik uzmanı Curran: 6 karekterli şifre bir saniyede kırılıyor Siber güvenliğin nasıl sağlanması gerek- tiğiyle ilgili tavsiyelerde bulunan etkinliğe katılan Teknoloji İletişimcisi Ulster Üniversi- tesi Profesörü Kevin Curran, “Yapacağınız en önemli şey cihazlarınızı güncellemek, güncelleme geldiğinde bütün uygulamaları güncelleyin. Ama şifre yöneticisi kullanmaya özen gösterin çünkü ziyaret ettiğiniz her bir site için uzun ve karmaşık şifreler olacaktır. Buradaysa hatırlamanız gereken tek şey bir ana şifre olur. Şifre yöneticisi kullanamı- yorsanız o zaman şifrelerinizin olabildiğince uzun ve karmaşık olmasına dikkat edin. Altı karakterli bir şifreyi kırmak için ortalama bir oyun GPU’sunda artık bir saniye yetiyor. Ama şifreyi 12 karakterli yaparsanız onu kırmak iki bin sene sürecektir. Şifreniz ne kadar uzun olursa, kaba kuvvetle kırmanın tekrardan meydana gelebilmesi o kadar karmaşık ola- caktır. Ziyaret ettiğiniz tüm sitelerde çok faktörlü kimlik doğrulamayı devreye almayı unutmayın. Umuma açık kablosuz bağlan- tılara evinizde kendi şifrenizle kullandığınız kablosuz bağlantılardan farklı yaklaşın. Bir ağ üzerinde yaptıklarınıza dikkat edin ve tele- fonunuzda veya cihazınızda uygulama kul- lanıyorsanız, bu uygulamaları kaldırın çünkü belki de bunlar hackerların cihazınıza girmek için kullandığı saldırı unsuru olabilirler.” dedi. Prof. Dr. Özdarendeli: İkinci doz aşılamaları Faz-1 kapsamında bitirdik Yerli koronavirüs aşı çalışmalarını başarıyla yürüten Erciyes Üniversitesi Aşı Araştırma ve Geliştirme Merkezi (ERAGEM) Müdürü Prof. Dr. Aykut Özdarendeli, önce koronavi- rüs kaynaklı pandemilerin tarihçesi hakkında bilgiler verdi, sonra da koronavirüs pandemisi- ne yönelik yürütülen aşı çalışmalarının güncel durumunu paylaştı. Özdarendeli, Erciyes Üni- versitesi’nde yürüttükleri çalışmalar sonucun- da ikinci doz aşılamaları Faz-1 kapsamında bitirdiklerini belirterek, “Bundan sonra yaklaşık üç haftalık bir süre içerisinde 21. gün, 35. gün ve 43. günlerde alınacak kan numuneleri ile birlikte aşının etkin olup olmadığı, antikor olu- şup oluşmadığı ortaya konulacak. Bu gönül- lüler bir yıl boyunca takip edilecek. Sonuçlar istenildiği gibi çıktığı takdirde faz çalışmalarına bu aşamalardan sonra devam edilecek.” dedi. Karakaş: Özgün, milli ve doğuştan elektrik- li otomobiller üreteceğiz Konuşmacılardan TOGG - Türkiye’nin Oto- mobili Girişim Grubu CEO’su Mehmet Gürcan Karakaş, yerli otomobil projesi ile ilgili son gelişmeleri anlattı. Otomobilin yakın zamanda telefonlar gibi bir dönüşümden geçip tama- men akıllı hale geleceğini söyleyen Karakaş; “Tüm haklarıyla bize ait, tamamen özgün ve milli, yerlilik oranı üst seviyede, sonradan değil doğuştan elektrikli otomobil üretimi için plan- larımız doğrultusunda çalışmayı sürdürüyo- ruz. Projemiz hedeflerimize uygun ilerliyoruz. Bizim şu ana kadar yaptığımız çalışmalarda gerek teknik işlerimizi belirlemede gerek tasarımımızın tamamlanmasında, hedef kitle analizlerimiz, marka çalışmalarımız, bunların hepsini zamanında tamamladık, teknoloji plat- formumuzu oluşturduk. Bu teknoloji platfor- munu oluştururken 2022 yılında Avrupa’daki NCAP’ten beş yıldız sertifikasını hedefliyoruz, bunun üzerinde çalışıyoruz” diye konuştu. Prof. Dr. Demir: Bağımsız Savunma Sanayi için ileri teknolojilerde bağımsızlık şart Savunma Sanayi Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, konuşmasında savunma sanayisindeki yerli ve milli üretimin önemine vurgu yaptı. De- mir, “Savunma sanayimiz sadece bugünün mu- harebe ortamına değil, geleceğin harp tekno- lojilerini şimdiden değiştirmek üzere çalışmaya devam ediyor. Bunlar arasında elektromanyetik silahlar ve lazer silah sistemlerini sayabiliriz. Stratejik ve taktik düzeylerde güvenlik güçle- rimizin ihtiyaç duyduğu her türlü mühimmat, gü- düm kiti ve füzelerimizin üretimleri yerli ve milli olarak yapılıyor. Uydu çalışmalarımızın yanı sıra uydularımızı uzaya gönderecek fırlatma sistemlerimizin çalışmalarına devam ediyoruz. Hibrit uzay roket motoru, projemizi fırlattığımız sondaj roketinin uzay sınırı kabul edilen 100 kilometreyi geçerek uzaya çıkan ilk Türk ara- cı olması açısından çok önemlidir. Portatif ve alçak irtifa hava savunma sistemlerimizi yerli ve milli olarak geliştirdik. Orta ve uzun menzilli hava sistemleri üzerinde çalışmaya devam ediyoruz” şeklinde konuştu. Astrofizikçi Dr. Umut Yıldız: Hayatımıza daha fazla inovasyon katmalıyız Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Daire- si’nde çalışmalarını sürdüren Astrofizikçi Dr. Umut Yıldız ise şunları söyledi: “Bugüne kadar insanlığın ürettiği bilgiden daha fazla şeyi son 100 yılda üretmiş olduk. O nedenle hayatımı- za inovasyonu katmamız gerekiyor. Kattığı- mız inovasyonla da kendimizi geliştirmemiz gerekiyor çünkü geliştirdikçe zamana ayak uydurabileceğiz. Biz ve bizden önceki insanlar uzay teknolojilerini ulaşılamaz olarak görür- dü ama uzay teknolojileri ve uzaya çıkış çok daha ucuzladığında örneğin Uzayda bir otel kurulabilecek. Bu otelde çalışan insanlar ise astronotlar olacak. Yani bu şekilde farklı farklı mesleklerde devamı gelecek.” Dijital Biz 34 Dijital Biz 35

Sayfa 36 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Robotlar işlerimizi alacak mı? UiPath Avrupa Başkan Yardımcısı Tansu Ye- ğen yaptığı konuşmada değişen dünya, yazı- lımın iş dünyası ve hayatımıza etkileri, yapay zekâ, otomasyon, büyük veri ve 5G konuları üzerinde durdu. Yeğen, “Robotlar geliyor ve size burada iki şey belirtmek istiyorum. Ro- botlar işlerimizi alacak mı sorusunu çok soru- yorlar bana. Alabilirler ama doğru becerileriniz varsa daha da iyi bir kariyeriniz olabilir. Yapay zekâ önümüzdeki 10 yılın en önemli iş fırsatı. Robotlar 2025’te 97 milyon yeni iş meydana çıkaracak ve 85 milyon iş ise yok olacak. Biz 2025 yılında yarı yarıya bir oranda robotlarla işleri paylaşacağız. Çalışanlarımızın yüzde 50’sinin becerilerini önümüzdeki beş yıl içinde güncellemek zorunda. Bireysel anlamda lütfen yapay zekâ ve yeni teknolojiler konusunda ça- lışmaya başlayın. Eğer bir yöneticiyseniz aynı yurt dışındaki şirketlerin yaptığı gibi şirketiniz- de çalışanların becerilerinin artması yönünde programları bir an önce başlatın” dedi. Koç: Dijital geleceğimizi birlikte inşa etmeliyiz Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Baş- kanı Ali Taha Koç ise Türkiye’nin güçlü altya- pı, güçlü insan kaynağı, güçlü ihracat, güçlü ekonomi, güçlü Türkiye olmak üzere kısaca 5G olarak tarif edilen hedeflerinden bahse- derek güçlü Türkiye’nin yolunun başta kamu olmak üzere tüm alanlarda dijitalleşmeden geçtiğini söyledi ve “dijital geleceğimizi bir- likte inşa etmeliyiz” çağrısı yaptı. Koç, “Artık sadece kamu hizmetinin elektronik ortama taşınmasını değil kamu verisinden daha fazla değer üretmeyi konuşmalıyız. Kamu sektörün- de veriye dayalı bir kültür oluşturmak amacıy- la kamu kurumlarımızın tüm verilerine ilişkin standart ve tanımlamaların yer alacağı Ulusal Veri Sözlüğü çalışmalarını başlattık. Açık Veri Portalı üzerinde de çalışmaktayız” dedi. Refik Anadol: Gelecekten asla kopmaya- lım, hayal kurmayı bırakmayalım Hayallerinin peşinden Los Angeles’a giden ve orada kurduğu atölyesinde sanatla yapay zekâyı birleştirerek projeler üreten Refik Anadol, “Sanatın da artık eski kalmaya baş - ladığı zamanlar oluyor. Özellikle yeni jene - rasyon akıllı telefon ve daha birçok bilişim sistemleri teknolojileri sayesinde aradıkları bilgiye çok daha hızlı biçimde ulaşıyor. Bu da ilgimi çekiyor. Tasarım bir probleme çö - züm iken sanat bir problemi bir soru olarak tanımlıyor. Yaptığım işlerde insanlığın tekno - lojiyi nasıl kullandığını hep ön plana koy - dum. Yapay zekâ gerçekten de muazzam potansiyeller taşıyor. Teknoloji ve inovasyon birbiri üzerine eklenerek ortaya çıkan bir dünya. Bunu hayal gücüyle birlikte düşündü - ğümüzde evrenimiz genişliyor. Gelecekten asla kopmayalım, hayal kurmayı bırakmaya - lım” şeklinde konuştu. Kurumsal İlişkiler Enstitüsü Genel Sekreteri Dr. Ceyhun Emre Doğru, COVID-19 süre - cinin tedarik zincirleri üzerindeki etkisini ve küresel ticaret ile inovasyon ilişkisini değer - lendirdi. Doğru, küresel ticaret ile inovasyo - nun birbirinden ayrılmayan iki kavram oldu - ğuna dikkat çekerken, COVID-19 salgınıyla birlikte, küresel ekonomi de dahil olmak üzere, tüm dünya üzerindeki ilişkilerin birbir - leriyle ne kadar bağlantılı olduğunun çok net bir şekilde farkına varıldığını ifade etti. Quevedo: Sosyal medya önemli bir iş aracı oldu Konuşmacılar arasında yer alan Yazar ve Küresel Düşünce Lideri Elise Quevedo; di - jital dönüşümde en çok kullanılan beş tek - nolojiden söz ederek, “Bu yılki zorluklardan bağımsız olarak, bağlantı ve sosyal iletişim hem iş hem de kişisel yaşamımızda çok önemli olduğuna hemfikir olmalıyız. Sosyal medya, internet, büyük veri, bulut bilişim ve yapay zekâ. Gördüğünüz gibi, sosyal medya sadece kitlenize içerik sunmaktan çok daha fazlasıdır. Bu, uzun vadeli stratejilerin bir parçası olarak dahil edilmesi gereken en iyi araçlardan biridir. Gerçek şu ki, sosyal med - ya daha önce de belirttiğim gibi önemli bir iş aracı haline geldi. İnovasyon olmaya devam ediyor çünkü yıldan yıla gelişmeye devam ediyor.” dedi. İlham veren hikayelerini de anlattılar Türkiye İnovasyon Haftası’nda herkese ilham veren hayat hikayeleri de yer aldı. Bunlardan biri de Mars’a gönderilen keşif aracını tasar- layan şirketin yarışmasına proje gönderip bu ekibe dahil olan, yapay zekâ geliştiren Yozgat’ın küçük bir köyünde doğup büyüyen, çocuklar okusun diye köy köy dolaşan 19 ya- şındaki Elif Eda Güneş de hikayesini anlattı. Yazılımı ve donanımı kendi yaptığı robotlar ile uluslararası ödülleri olan genç mucit 14 yaşındaki Selin Alara Örnek de konuştu. Zoom toplantıları yüz estetiğini artırdı 8. Türkiye İnovasyon Haftası’nda gerçekleş- tirilen panellerden biri de ‘Estetik Cerrahide İnovasyon’ oldu. Panelde, estetik plastik ve rekonstrüktif cerrahlar Yakup Avşar ve Dilek Avşar birbirinden çarpıcı bilgiler paylaştı. Ger- çekleştirdiği uygulamaların dışında, cerrahi operasyonlarda kullanılmak üzere geliştirdiği tasarımlarla da dünyaca tanınan Op. Dr. Ya- kup Avşar, Ar-Ge merkezlerinin sağlık sektörü için önemine vurgu yaptı. Op. Dr. Dilek Avşar ise estetik cerrahi ve uygulanalar noktasında Türkiye’nin üst seviyedeki ülkelerden biri ol- duğunun altını çizerken, hasta sayıları nok- tasında zirvede olan Amerika’yı ülke olarak yakalayacağımızı ifade etti. Panelde ayrıca, pandemi ile hayatımızın değişmez parçaların- dan biri haline gelen ‘Zoom’ gibi sanal toplantı uygulamalarının yüz estetiğinde yükselmeye sebebiyet verdiğinin altı çizildi. Pandemi sağlıkta inovasyonu tetikledi Sağlıkta İnovasyon Paneli’nde Arçelik Üretim ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yar- dımcısı Oğuzhan Öztürk, ASELSAN-UGES Ürün ve Ürün Yönetimi Direktörü Arzu Canlı, Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi-Ro- botik Cerrahi ve Böbrek Nakli Şefi Doç. Dr. Eyüp Veli Küçük, Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Nöropazarlama Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sinan Canan ve Tıp Doktoru, BWise ve BeWell Kurucusu, Sağlık Fütüristi Dr. Cenk Tezcan konuşmacı olarak yer aldı. Panelde; Dünya ve Türkiye’deki değişen sağlık modelleri, sağlık sektöründe inovasyon ve inovatif ürünler ile sektörün geleceği konuşuldu. Yerli solunum cihazı ile ilgili Öztürk, “Bunu en hızlı üretebilecek şirket olarak Türkiye’nin her biri medar-ı iftiharı dört şirket bir araya geldi. Bu soluksuz yolculuk- ta tabi ilk defa bir sağlık cihazı üretiyorduk ve entübe bir hastada cihaz tümüyle hasta adına fonksiyonları yerine getirdiği için bütün kalite sistemi, üretim sistemi ve sağlık gereci üretimi için gerekli olan çalışmaları bitirdik. Çok önemli bir ihracatımız Brezilya’ya oldu.” dedi. Arzu Canlı da, hep beraber bu pande- mi döneminde inovasyon yarattıklarını belir- terek, “İnovasyon zaten kısıtlarda ve ihtiyaç- lardan doğar. İkisinin de kaynağı pandemiydi” diye konuştu. Tıp literatürüne giren böbrek naklini anlattı Tıp literatürüne giren koronavirüs atlatmış alıcı ve vericiden yaptıkları böbrek nakli ile ilgili Küçük ise “Şu an Türkiye’de her alanda üretim var. Belki inovasyon biraz daha fazla olursa daha da iyi sonuçlara ulaşacağız. Ülkemizdeki sağlık çalışanlarının oluşturduğu kadro, olduk- ça donanımlı, cesaretli ve bilgiye çok açık. Biz cesur ve açık insanlarız” şeklinde konuştu. Canan ise, “İnovasyon ya da yenilikçi düşün- me meselesi algoritmik ya da böyle tarifini yapabileceğimiz bir şeyden ziyade sezgisel bir meseledir. Yani biz önce sezgisel olarak bir şeyi hissederiz ve bu süreç inovasyonun temelini oluşturuyor. Bunu makinelere akta- racak bir yöntemimiz henüz yok fakat yapay zekâ dediğimiz hızlı işlem yapan ve öğrendik- çe değişen sistemlerin bize şöyle büyük bir faydası oluyor ve olmaya da devam edecek” dedi. Tezcan da şunları söyledi: “Teknoloji çok hızlı. Sağlık ne yazık ki teknolojiyi 2 bin se- nelik bir öğreti olması dolayısıyla en uzaktan izleyen sektör ama hızlı bir şekilde birtakım zorunluluklar, maliyetlerin çok artması, kronik hastalıkların artması, ömrün uzaması bizim teknolojiye daha hızlı bir şekilde adapte olma- mızı sağladı.” İhracatta inovasyonun önemi konuşuldu Sektöründe büyük başarılar yakalamış ve Dijital Biz 36 Dijital Biz 37

Sayfa 38 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Türkiye ekonomisine ihracatta sağladıkları katma değer ile güç kazandırmış olan sektör- lerin önde gelen isimlerinin yer aldığı İhracat- ta İnovasyon paneli gerçekleştirildi. Arzum Elektrikli Ev Aletleri A.Ş. Yönetim Kurulu Baş- kanı Murat Kolbaşı, Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, Orka Holding Yöne- tim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu ve Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başka- nı Fatih Kemal Ebiçlioğlu, TUSAŞ Genel Mü- dürü Prof. Dr. Temel Kotil panelde yer aldı. Kolbaşı, “Bu topraklar Osmanlı döneminde 700 milyonluk bir nüfusa ulaşmış. Bizim böy- le bir ayak izimiz var. Biz bu değerlere sahip çıkarsak, bu değerlerle birlikte markaların duruşunu ve kültürünü teknoloji ile birleştire- bilirsek inovasyonu başarabileceğimize inanı- yorum.” dedi. Kibar ise, “Artık açık bir şekilde inovasyon ve paylaşımlı Ar-Ge projeleriyle ortak fayda sağlama modellerine geçildi. Yani şirketler kendi bünyelerinde geçmişten günü- müze kadar gelen uzmanlıkları ile dışarıdaki bilginin birbirlerine entegre edildiği ve birbirle- rinin inovasyon potansiyelini artırmayı hedef- leyen entegre yapılara evrilmek durumunda” şeklinde konuştu. Orakçıoğlu şunları söyledi: “Her şeyden önce şunu diyorum; planlanabi- len hayaller inovasyondur. Çok yönlü bakmak lazım. Global rekabetin içinde Türk markaları da rekabeti öğrendi. Dünyanın her yerinde, dünyanın nabzı gibiyiz. Biraz da şu geçici dö- nemleri bir tarafa bırakarak geleceği planla- ma konusunda TİM’e de teşekkür ediyorum. 2023’te dünya, Türk markalarını daha çok konuşacak.” Kotil ise, “Oturmuş sistemlerde yeni icat çı- karmamamız gerekiyor. Ama benim eğitimim biteli çok oldu. TUSAŞ olarak çok projemiz var. Hür kuşu, milli helikopteri yapıyoruz, atak helikopterimiz var, İHA’lar, uydular yapıyo- ruz. Bizim aslında eski köye yeni adet getir- me mecburiyetimiz var. Beşinci nesil savaş uçağı yapıyoruz. 2023 yılı 18 Mart’ta motor çalıştıracak. Söyleyince hikâye gibi geliyor. Biz bunu inovasyonla yapacağız. Bu uçağın iki F16 motorundan daha büyük motoru var. Bunun için de bol miktarda titanyum kullanı- yoruz. Beş metreye yedi metre bir titanyum parçayı preslemek gerekiyor. Dünyada birkaç ülkede bu pres makinesi var.” dedi. Ebiç - lioğlu, “Bu dönemde bilimin önderliğini ve liderliğini tekrar keşfettik. Biz rekabetçilikten, global oyunculuktan bahsediyorsak zaten inovasyonu hayatımızın, iş yapış tarzımızın her noktasında ele alıyor olmamız lazım. Satın almada da satış sonrası servisle - rimde de ürünümüzde de inovasyona açık olmamız lazım. Bütünsel bir çalışma gayreti gerektiriyor.” Sosyal medya tüm detayları ile konuşuldu Sosyal Medyada İnovasyon isimli panel, Kıvanç Talu, Emrah Yayıcı ve Hasan Kı - zıl’ın katılımı ile gerçekleşti. Aslında sosyal medyanın hayatımızdaki varlığının iki türlü şekillendiğine dikkat çeken Talu, “Bunlardan bir tanesi gerçekten pek çok şeyi çok daha kullanışlı ve çok daha avantajlı hale getiri - yor olması. Bu, gerçekten inovatif adımlar atmak için de insanın hislerini ve duygularını yansıtabilmesi için de büyük bir şey. Ancak diğer yandan da bizi realiteden önemli ölçü - de koparmış durumda; sağlık algısı, güzellik bakış açısı ve pek çok değerimiz olumsuz ilerliyor” dedi. Kızıl ise, Sosyal medya içine düştüğün bir portal. Burası bambaşka bir yer, dengede durman gerekir. Sosyal medyayı çok iyi de kullanabilir - sin çok kötü de” diye konuştu. Yaycı ise şunları söyledi; “Sosyal medya birlikte bir şeyler paylaşmak istediğimiz ya da paylaşabileceğimiz insanlarla bizi hızlı bir şekilde bir araya getirebilme özelliğine sahip. Bunun bir örneği ben ve ekip arka - daşlarım iki hafta önce yaşadık. Ben ve ekibim iş dünyası ve Şimdi bu perspektif - ten baktığınız zaman, sosyal medya eğer bizi etkin hale getiriyorsa, faydalı bir şey ama edilgenleştiriyorsa, orada bir durup düşünmek lazım” Kıvanç Talu da, “Sosyal medya, inanılmaz bir rekabet alanı hem kurumsal hem de bireysel anlamda ve bu rekabeti yaratanlara da bu platformların kendi algoritmaları za - ten. Ve bu rekabete artık herkes dahil olmuş durumda” şeklinde konuştu. Okyay: Ar-Ge ve inovasyonun kaynağı savunma ve havacılık sanayiidir Yeni Nesil Milli Ekonomi ve İnovasyon konulu panele katılan Kale Grubu Başkan Yardımcı- sı ve Teknik Bölüm Başkanı Osman Okyay, savunma ve havacılık sektörlerinde yaptıkları önemli çalışmalardan, yerli ve milli ekonomi- ye olan katkılarından söz etti. Okyay, “Aslın- da ülke için neden savunma sanayii ile baş- lamak daha doğru. Ülke için savunma sanayi konusunun üç ana sebebi olduğunu düşünü- yorum. Bunlardan bir tanesi savunma sanayi; Ar-Ge ve teknoloji kaynağı. İkincisi savunma sanayi, ulusal bağımsızlığın yolu, üçüncüsü ise refah ve zenginlik. Üçüncüden başla- mak gerekirse bugün dünyanın en büyük 10 ekonomisinde yedi tanesi, aynı zamanda dünyanın en büyük savunma ve havacılık sanayine sahip. Ulusal bağımsızlığın yolu de- memin sebebi; savunma sanayinde bağımsız değilseniz, milli ve bağımsız bir sanayiniz yoksa dış politikanızda da ve birçok alanda da sınırlamalara tabiisinizdir. Ar-Ge ve tek- noloji diyecek olursak da bugün hayatımıza girmiş birçok ürünün, aslında çıkış kaynağı savunma ve havacılık. Dolayısıyla Ar-Ge ve inovasyonun kaynağı savunma ve havacılık sanayidir.” dedi. Pandemi, dijital inovasyona büyük bir fırsat sundu Dijitalde İnovasyon adlı panel, alanında uzman isimleri bir araya getirdi. Dijitalleşme - nin, inovasyonun ve ihracatın konuşulduğu panelin ana mesajı ise pandemi döneminin mevcut dijital inovasyon çalışmalarına hız kazandırması oldu. Panele ION Academy Kurucusu Ali Rıza Ersoy, General Electric Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Canan Özsoy, Redesign Business Kurucu Ortağı Yiğit Kulabaş, TÜBİTAK – BİLGEM (Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi) Uluslararası İş Geliştirme Takım Lideri Dr. Çağatay Karabat katıldı. Özsoy, “Hep soruyorlar “İşler bu kadar dönüşürken insan ortadan yok mu olacak.?” Hayır. İnsan her şeyin merkezinde. İnsanların rolleri, yaptıkları işleri ve yetkinlikleri değişiyor. Yapılan araştırmalara göre; evet 6 milyon küsur iş kaybı olacak ama yerine de 8 milyon iş yeri gelecek. Dijital dönüşüm, 1,4 milyonluk yeni iş yaratacak ama o işleri yapmak için insanların bugünkünden farklı yeteneklere ihtiyacı var. Çok önemli bir soru bu. Türkiye’nin geleceği ihracat bunu hepimiz biliyoruz. Çok da güzel bir ivme yakaladık. Her zaman böyleydi ama geçtiğimiz iki-üç yılda daha belirgin ve ölçülebilir bir ivmemiz oldu” dedi. Ersoy ise, “Kilit kelime ihracat. Peki, ben nasıl yapacağım da bugüne ka- dar yapamadığımı yapabilir hâle geleceğim. İnovasyon. Çok net. İnovasyonu peki neyle besleyeceğim? Teknolojiyle. Dolayısıyla önü- müzdeki yıllardaki korona bir yığın kötülüğün yanında bir yığın güzellik de getirdi. Teyzem ZOOM yapmaya başlamıştı. Ben bunu hayat boyu yaptıramazdım” diye konuştu. Pandemi sürecini fırsat olarak değerlendirerek, ino- vasyon yapmaya çalıştıklarına dikkat çeken Karabat, “İnovasyon kavramında, bizim öngördüğümüz şey değişim. TÜBİTAK BİL- GEM olarak biz daha çok kamu ve savunma sanayisi sektörlerine hizmet veriyoruz. Pan- demi dünyaya mart ayında bomba gibi düş- tü. Aslında bu bir fırsat, iş yapış tarzlarımızı değiştiriyoruz.” şeklinde konuştu. Kulabaş ise şunları söyledi: “Endüstri 4.0’la birlikte şirketlerin birbirleriyle entegre şekilde çalı- şabildiği bir düzene doğru gidiyoruz. Güzel olan nokta o ki artık herkes daha dijitalleşmiş durumda. Dijital liderlerin yönettiği şirketler- de, ihracat sürecinin de çok daha güçlü ve etkili olacağına inanıyorum.” Eğitim süreçlerinde inovasyonun yeri konuşuldu Dünya ve Türkiye’deki yeni gelişen eğitim modelleri, eğitim süreçlerinde inovasyonun yeri ve pandeminin eğitim süreçlerinde yarat- tığı dönüşümler Eğitim Paneli’nde konuştu. Panelde Next Akademi Kurucusu Levent Erden, Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şirin Karadeniz ve Altınbaş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Çağrı Erhan konuşmacı olarak yer aldı. Erhan, pandemi sürecinde yıllardır belki de sadece kafamızda simüle ettiğimiz, gerçek anlamda paydaşlarımızı Dijital Biz 38 Dijital Biz 39

Sayfa 40 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber ikna edemediğimiz pek çok konuda büyük kazanımlar elde ettiğimizi ve pandemi son - rası dönemde girişimci, inovatif üniversite eğitim anlayışının dünyada ve Türkiye’de yeni bir çığır açacağını düşünüyorum.” dedi. Erden ise, “Bugün okullar ve şirketler için de pandemide gördük ki bu sabit kıymetlerin bir baş derdi var. Milyar dolar seviyesindeki binaların hiçbir işe yaramadığı, koca koca binalara yılın altı ayı ve günün sekiz saati kullanmak için yapılan yatırımın, enerjinin ve paranın gerek eğitimde gerek şirket yaşa - mında daha doğru kullanılabileceği konuları öne çıktı” diye konuştu. Karadeniz de şun - ları söyledi; “Öncelikle öğretim teknolojileri uzun yıllardır inanılmaz bir gelişim içerisinde ama burada önemli olan tasarımın nasıl olacağı. Yani her şeyi teknolojiden ya da muhteşem içeriklerden beklemek yerine aslında öğrenme deneyiminin nasıl tasarla - manız, arkada bir öğretim tasarımı olması gerekliliği. Burada teknoloji ister projeksiyon ister online senkron araçlar ister platformlar olsun esas öğe tasarımdır. Artık bu pandemi süreci ile beraber anneler babalar da eğiti - minde ne olduğunu anlamaya başladılar ve eğitime ilişkin beklentiler de değişti. O yüz - den artık çeşitli araçlardan ziyade o öğren - me deneyiminin çok yönlü olarak ve farklı yetkinlikler için nasıl tasarlanacağı biraz daha ön plana çıktı diyebiliriz.” Türk Medyası yeni medyayı konuştu Türkiye İnovasyon Haftası’nda ‘yeni medya’ ve sektörün yaşadığı değişim süreci Med - yada İnovasyon panelinde ele alındı. Pa - nelde Adadolu Ajansı (AA) Finans Haberleri Editörü Yılmaz Yıldız, Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Başkanı Celal Toprak, İhlas Haber Ajansı (İHA) Genel Yayın Koordinatö - rü İrfan Altıkardeş, Sabah Yazı İşleri Müdürü Şaban Arslan ve CNN Türk İstihbarat Şefi Nihat Uludağ tecrübelerini paylaştı. Yılmaz, “Podcast’ler, newsletterler, video haberler ve sayamayacağım birçok yenilik var. Bun - lar hayatımıza girdikçe hem habercilerin iş yapışları kolaylaşıyor hem de insanlarımız habere daha hızlı ve etkin şekilde ulaşıyor” dedi. Toprak ise “Habercilerin dijitalleşmeyi çok iyi kullandığı, habere yatırımın, haberciye yatırımın daha öne çıktığı bir sürece dönüş- tüğünü, evrildiğini düşündüğünüzde, sosyal medyanın, habercilerin karşısında durma ihti- mali yok” diye konuştu. Altıkardeş ise, “Kendi programlarımızı yazılımlarımızı yaparak hem haberin işlenmesi anlamında, mutfaktaki çalışmalarımızı da hızlandırıyor ve güçlendi- riyor. Daha çabuk haberi çıkartıyoruz, daha hızlı sunuyoruz, servis ediyoruz” dedi. Arslan da şunları söyledi; “Biz bu mesleğe daktiloyla başladık. Tam bu işin göbeğindeyiz med- ya mensupları olarak ve bu değişimleri çok radikal olarak yaşadık. Türkiye 2000’lerden sonra teknoloji anlamında, inovasyon anla- mında, dijitalleşme anlamında daha önce Batı’da gördüğümüz şeyleri kendisi üretmeye başladı. Şu anda birçok Avrupa ülkesinden de önde olduğumuzu göğsümüz kabararak söylemeliyiz” şeklinde konuştu. Uludağ ise, “Dünya son 30 yılda çok hızlı değişime uğra- dı hem teknolojik anlamda hem toplumların gelişimi anlamında. 30 yıl öncesinde bizim mesleğe başladığımızda yazılı medya ağırlığı vardı. Daha sonra teknoloji geliştikçe görsel medyaya doğru bu ağırlık kaymaya başladı” ifadelerini kullandı. Özdemir: E-spor farkındalığı ülkemizde ve dünyada arttı Sporda İnovasyon panelinde bir araya gelen Türkiye Espor Federasyonu Kurucu Başkanı Alper Afşin Özdemir, Blaze Espor Kurucusu, Girişimci Bora Koçyiğit ve Spor Psikoloğu, Akademisyen Arda Coşkun sporda yaşanan gelişmeleri ve e-sporun son yıllardaki hızlı yükselişini konuştu. Özdemir, “E-spor farkın- dalığı ülkemizde ve dünyada ciddi manada arttı. E-spor günümüzde sinemayı, müziği geçmiş durumunda, çok geniş kitlelerce takip ediliyor. Müsabakaları milyonlar izliyor. Dijital ve köklü kulüplerin çok ciddi yapılanmaları var. Bu alan, devletler nezdinde federasyon- laşarak kabul edilmiş bir alana dönüşüyor. Bu dönüşümü beraber yaşıyoruz, buna tanıklık ediyoruz” dedi. Koçyiğit ise, “Türkiye’de 5 milyon kişi e-sporun içinde. Yani rekabette dayalı oyun oynuyor ya da izliyor. Bu da ye- ter bir sayı ama bir spor branşında sporcu yetişebilmesi için bu liglerin ve turnuvala- rın sayısı artmalı. E-spor stadyum gibi fiziki destekler gerektirmeyen bir yapıda olduğun- dan aslında devlete destek sunmuş oluyoruz. Yarattığımız şey katma değer. Diğer yandan gençlerin takım çalışmasına yönelik ciddi katkılar sağlayacaktır. Onun yanında bir takıma ait olmak, bir amaca hizmet etmek duygusal olarak güçlenmelerini sağlayacak- tır.” diye konuştu. Coşkun ise şunları söyledi: “Sporcuların kaygı, stres kontrolünde çok iyi olması gerekiyor. Bir sorunla karşılaştıkların- da buna çok hızlı bir şekilde çözüm üretebil- mesi gerekiyor. Hatada kalmaması gerekiyor. Oyun içerisinde bir hata yaptığı zaman ona odaklanıp sürekli o anda kalmaması, tekrar- dan dönebilmesi, yeni bir sayfa açabilmesi gerekiyor. Bunun dışında e-spor kariyeri ile hayatını birbirinden ayırabilmesi gerekiyor. Problematiğe giden yol belki de bu taşlardan örülü. Bu ikisini ayırması şart. Herkesin odak- lanması lazım.” Toplam 12 temada panel yer aldı 8.Türkiye İnovasyon Haftası’nda aralarında dünyaca ünlü isimler de dahil 63 yerli ve 7 yabancı konuşmacı yer aldı. Yeni Nesil Milli Ekonomi ve İnovasyon, Dijitalde İnovasyon, Hizmet İhracatında İnovasyon, İhracatta İno- vasyon, Eğitimde İnovasyon, Sağlıkta İno- vasyon, Sporda İnovasyon, Sosyal Medya ve Sosyal Yaşamda İnovasyon, Medyada İno- vasyon, Estetik Cerrahide İnovasyon, Sanat- ta İnovasyon, Siber Güvenlik ve İnovasyon temalarında 12 panel düzenlendi. Dijital Biz 40 Dijital Biz 41

Sayfa 42 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Yazar Doç. Dr. İzzet Gökhan ÖZBİLGİN Kamu Bilişim Derneği Başkan Dipnot: Kamu Bilişim Derneği gerek etkinlikleri gerek- se akademik ve sosyal sorumluluk çalışmala- rıyla ülkemizin dijital dönüşümde önemli bir rol oynamakta, “potan- siyelini bilişimle keşfet” sözüyle bilişimin olum- lu etkisini yaygınlaştır- maya çalışmaktadır. Dijital Dönüşümde Önemli Bir STK: Kamu Bilişim Derneği Bilişim teknolojilerindeki gelişme- lerin en fazla etkilendiği kesimlerin başında kuşkusuz kamu kurumları gelmektedir. Kamu kurumlarının bilişim teknolojilerini yoğun olarak kullanması sonucunda verilen kamu hizmetleri çeşitlenmiş ve hizmetlerin kalitesi artmıştır. Kamu kurumlarının çalışmaları ülkemizin bilgi toplumuna dönüşmesinde ve dijital dönüşümün gerçekleşme- sinde büyük rol oynamaktadır. Öte yandan kamu kurumlarının bilişim teknolojilerini kullanarak ülke eko- nomisine katkı sağladığı açıktır. Zaman ve mekândan bağımsız olarak verilen e-hizmetler saye- sinde ulaşım, kırtasiye gibi birçok maliyet kalemini ortadan kalkmak- ta, hizmetler daha hızlı ve güvenilir bir şekilde yapılmaktadır. Dijital dönüşüm projeleri bu platformda tartışılmakta Kamu Bilişim Derneği, başta kamu bilişim çalışanları olmak üzere tüm bilişim sektörü arasında bilgi ve tecrübe paylaşımını sağlamak, kamuda bilişim teknolojilerinin kullanımını arttırarak kamu kay- naklarının etkin ve verimli kullanıl- masını sağlamak, ulusal ve ulus- lararası alanda yeni teknolojiler ve uygulamalar hakkında ortak akıl oluşturmak, ülkemizde yerli ve milli ürünler geliştirilmesine katkı sağ- lamak amacıyla kurulmuş bir sivil toplum kuruluşudur. Kurulduğu günden bu yana bir sivil toplum kuruluşu olarak “Milli Tek- noloji ve Dijital Türkiye Hamlesi” kapsamında önemli çalışmalar yap- maktadır. Kamuda gerçekleştirilen ve planlanan dijital dönüşüm pro- jeleri bu platformda tartışılmakta, kamu ve özel sektör temsilcileri bu platformda bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunmaktadır. Bu amacına ulaşmak için Kamu Bilişim Derneği her yıl çeşitli etkin- likler düzenlemekte, bunun yanında diğer STK’lar ile de stratejik ortak- lıklar kurarak etkinlikler gerçekleş- tirmektedir. Kamu Bilişim Derneği’nden “Biz Bize Yeteriz Türkiyem” kampan- yasına destek “Evde Kal” sürecinin başarılı yürütülmesinde dijital dönüşümün önemi ve katkısı büyük olmuştur. Türkiye’nin dijital yüzü e-Devlet ka- pısı bu derece sağlam olmasaydı bugün evde kalmakta zorlanacak- tık. Bugün Kamu ve Özel Sektör Bilişim yöneticilerimiz, bilişim çalışanlarımız olmasaydı uzaktan çalışamayacak, eğitimler alamaya- cak, toplantılar yapamayacaktık. Gerçekten de tüm dünyaya örnek olacak bir dijital dönüşümü salgın öncesinde ve salgın sırasında ba- şarmış olmanın milletçe gururunu yaşıyoruz. COVİD-19 salgınının hepimizi çok fazla etkilediği böyle zor bir dönemde Kamu Bilişim Derneği yine birçok başarılı projelere imza atarak sürece destek olmuştur. Toplumsal konularda her zaman duyarlı olmaya çalışan Kamu Bilişim Derneği bir dayanışma örneği sergilemiş ve “Biz Bize Yeteriz Türkiyem” Milli Dayanışma Kampanyasına 101.200 TL bağış yaparak yine öncü bir davranış sergilemiştir. Bilişim sektörü tematik etkinlik- lere büyük ilgi ve katılım göste- riyor Kamu Bilişim Derneği olarak tematik etkinlikler düzenleyerek bazı konuların derinlemesine ele alınmasını sağlıyoruz. Düzenlemiş olduğumuz DevOps, Test Tekno- lojileri, Yerli/Milli Üretim temalı et - kinliklerimize sektörümüzden bü - yük ilgi olmuş ve çok olumlu geri dönüşler alınmıştır. Son olarak düzenlemiş olduğumuz “Sağlığın Bilişim Kahramanları” etkinliği ile Derneğimiz sağlık sektörü ile bili - şim sektörünü bir araya getirmiş, bilişimin sağlık sektörüne yarattığı etkileri değerlendirmiştir. Bu et - kinlikte akıllı hastanelerden dijital hemşirelere hastane otomasyon sistemlerinden yapay zekâya bir - çok bilişim projesinin gerçekleştiği sağlık sektöründe yerli ve milli üretimin önemini belirtilmiştir. “Kamu Yönetimi ve Teknoloji Dergisi” akademide önemli yer kazandı Bilgi teknolojilerinin kullanımı kamudaki reformların uygulama aracı halini almıştır. Teknolojide yaşanan gelişmeler, insanların yaşamını kolaylaştıracak bazı yeni fırsatları ortaya koyarken, yöneticiler açısından da daha iyi yönetim, daha iyi karar alma gibi olanakları doğurmaktadır. Bu noktadan hareketle, bilgi ve ileti - şim teknolojilerindeki gelişmele - rin kamu yönetimlerini ve kamu politikalarının biçimlendirilme süreçlerini nasıl incelediği, neler yapılabileceği ve nelere dikkat edilmesi gerektiği özenle takip edilmelidir. Yıllardır farklı platformlarda tar - tışılan, üzerinde akademik araş - tırmalar yapılan, türlü toplantılar düzenlenen kamu yönetimi ve tek - noloji ilişkisi Kamu Bilişim Derne - ği’nin yayınladığı “Kamu Yönetimi ve Teknoloji Dergisi” ile farklı bir noktaya evrilmiştir. Kısaca “KAY- TEK” adını verdiğimiz bu akade - mik dergimiz 6 ayda 1 yayınlan - maktadır. Bu derginin en önemli özelliği kamu yönetimi hocaları ile kamuda çalışan bilişim yöneticile - rini bir araya getirmesidir. Türkiye’nin dijital ortamda en büyük etkinliği düzenlendi Kamu Bilişim Derneği 2020 yılının son ayında “Kamu Bilişim Haftası”nı büyük bir başarı ile gerçekleştirmiştir. Bütün bir hafta boyunca 10 oturumu ve 50’den fazla konuşmacısı ile Türkiye’nin dijital ortamda gerçekleştirilmiş en büyük etkinliği düzenlenmiştir. Sayın T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcımız Dr. Ömer Fatih Sayan ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanımız Sayın Ömer Abdullah Karagö - zoğlu’nun açılış konuşmaları ile başlayan Kamu Bilişim Haftası kapsamında “Yeni Nesil Toplum: Dijital Dönüşüm”, “Yeni Nesil Siber Güvenlik Çözümleri”, “Yeni Nesil Ağ Teknolojileri”, “Yeni Ne - sil Veri Merkezleri, Bulut Bilişim, İş Sürekliliği”, “Yeni Nesil Gö - rüntüleme, Tanıma ve Güvenlik Çözümleri”, “Yeni Nesil Yazılım Teknolojileri ve Açık Kaynak”, “Yeni Nesil Yönetim, İletişim, Uzaktan Çalışma ve ERP Çö - zümleri”, “Yeni Nesil Teknolojiler: NesNet ve 5G” ve “Veri Güvenli - ği ve Kişisel Veriler” olmak üzere bilişim sektörünün tüm konuları kamu ve özel sektör temsilcileri tarafından değerlendirilmiştir. Dijital dönüşümün başarılı olma - sında en önemli paydaşlardan biri de bilişim alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluş - larıdır. Kamu Bilişim Derneği bu kapsamda gerek etkinlikleri gerekse akademik ve sosyal sorumluluk çalışmalarıyla ülke - mizin dijital dönüşümde önemli bir rol oynamakta, “potansiyelini bilişimle keşfet” sözüyle bilişimin olumlu etkisini yaygınlaştırmaya çalışmaktadır. Dijital Biz 42 Dijital Biz 43

Sayfa 44 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Sayan konuşmasında, gelişen bilgi ve iletişim teknolojilerinin, ekonomik ve sosyal hayatta bireyler, kurumlar ve devletler için yeni fırsatları da beraberinde getirdiğini söyledi. Teknoloji alanında yaşanan hızlı gelişmelerle gerek bireysel gerekse ku - rumsal olarak herkes için sosyal yaşam ve iş görme şekillerinin değiştiğini belirten Sayan, “Kişisel olarak sahip olduğumuz teknolojik imkânların, aldığımız hizmetlere de yansımasını bekliyor ve her alanda sayısal dönüşümü talep eder durumda oluyoruz. Pandemi sürecinde de fiziksel mesafeyi artırırken, bilgi ve iletişim teknolo - jileri sayesinde sanal ortamda mesafeleri kapatıyor, sevdiklerimizle hasret gideri - yor, eğitimlerimizi alıyor, toplantılarımızı yapıyoruz. İhtiyaçlarımızı e-ticaret siteler - inden gideriyor, posta ve kargo sektöründe çalışanlar sayesinde alışverişimiz kapımıza geliyor, posta ve kargo çalışanları adeta elimiz ayağımız oluyor” şeklinde konuştu. Bakan Yardımcısı Sayan Kamu Bilişim Haftası Açılışında Konuştu Bakan Yardımcısı Sayan: 5G Teknolojisi Daha Çok Konuşulacak Sayan, bu süreçte devamlılığı sağlayanın, as- lında bilgi ve iletişim altyapısı ile teknolojilerine bugüne kadar yapılan doğru ve güçlü yatı- rımlar olduğuna işaret etti. Gelecek 10 yılda daha çok 5G teknolojisinin konuşulacağına dikkat çeken Sayan, “Bizlerle birlikte makine- ler ve nesneler 5G üzerinden iletişim kuracak. 16 Aralık’ta proje paydaşlarımızla Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G projesi kapsamında geliştirilen bazı ürünlerin demosu gösterilecek. Demo kapsamında ülkemizdeki operatörlerin İstan- bul laboratuvarlarında kurulu bulunan mevcut global tedarikçilerin 5G baz istasyonları ile Ankara’da yerli ve milli imkanlarla geliştirilen 5G çekirdek şebekesi üzerinden ses iletişimi gerçekleştirilecek. Ayrıca, Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Projesi kapsamında geliştirilen 5G baz istasyonları ile 5G çekirdek şebekesine bağlantı sağlanacak” dedi. Başkan Karagözoğlu: Pek Çok Alanda Değişim ve Dönüşüm Yaşanıyor Programın açılışına Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu da katıldı. Bugün dijital - leşme olarak değerlendirilen ve hayatın bütün alanlarını etkileyen bir değişimin yaşandığını dile getiren Karagözoğlu, dijitalleşme sürecinde bireylerin ve top - lumların hayatında köklü değişimlerin yaşandığına işaret etti. Karagözoğlu, “Dijital araçların gelişmesi ve kullanı - mının yaygınlaşması ile toplum ve sos - yal bakımdan iş, eğitim, sağlık, ulaşım ekonomi gibi pek çok alanda değişim ve dönüşüm yaşanıyor” şeklinde konuştu. Dijital dönüşümün seçim ya da tercih değil, tamamen zorunluluk olduğunu be - lirten Karagözoğlu, “Çünkü bu değişimin dışında kalan ülkeler, gelişmişlik düze - yine erişemeyecek. Dönüşümle birlikte kamu ve özel sektörün tüm süreçlerini, iş yapış şekillerini tekrar gözden geçir - meleri ve hatta yeniden tanımlamaları gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu. Karagözoğlu, 5G’ye mümkün olan en kısa süre içinde yerli ve milli imkânlarla geçmek için var güçleriyle çalıştıklarına vurgu yaptı. Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) çalışmaları hakkında da bilgi veren Karagözoğlu, “80 bine yakın za - rarlı bağlantı tespit edilerek kontrolleri yapılmış ve altyapı seviyesinde erişimi engellenmiştir. Bu sayede ülke genelin - de internet kullanıcıları ve sistemleri - ne yapılabilecek saldırıların önlenmesi sağlanmıştır. USOM tarafından 17 binin üzerinde siber güvenlik bildirimi ilgili kurum ve kuruluşa bildirilerek gerek - li önlemlerin alınması da sağlanmıştır” bilgisini paylaştı. Dijital Biz 44 Dijital Biz 45

Sayfa 46 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Kamu Bilişim Derneği tarafından düzenle- nen Kamu Bilişim Haftası, dijital ortamda bilişim sektörünü buluşturdu. Anadolu Ajansı (AA) - Elif Ferhan Yeşilyurt - Global Bilişim Derneği’nden (BİDER) yapılan açıklamaya göre, Kamu Bilişim Derneği (KBD) tarafından düzenlenen Kamu Bilişim Haftası, dijital ortamda bilişim sektörünü bir araya getirdi. Oturum başkanlıklarını kamu kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve medyanın üst düzey yöneticilerinin yaptığı 10 panelde toplam 50’nin üzerinde konuşmacı yer aldı. Paneller, “KBD YouTube” kanalından canlı olarak verildi. BİDER Başkanı Şenol Vatansever, oturum başkanlığını Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) İkinci Başkanı Cabir Bilirgen’in yaptığı “Veri Güvenliği ve Kişisel Veriler” panelinde konuştu. Açıklamada görüşlerine yer verilen Vatan- sever, KBD’nin kamu bilişim yöneticilerini ve çözüm sağlayıcı konumunda olan özel sektör tedarikçilerini bir araya getirmesinin bilişim sektörü için çok değerli olduğunu belirtti. Kamu Bilişim Haftası’nın Son Gününde Veri Gizliliği ve KVKK Tartışıldı Paydaşların buluşmasında yeni teknoloji ve trendlerin değerlendirildiğini, yeni projelerin ve iş birliklerinin ilk adımlarının atıldığını if- ade etti. Vatansever, KVKK tedbirlerine uyum ve sürecin yönetilmesi çalışmalarında en kritik olarak gördükleri başlığın “Kişisel Veri İşleme Envanteri Hazırlanması” olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Temeli iyi atılmamış bir binanın ilk depremde hasar görmesi ya da çökmesi ne kadar yüksek ihtimal ise, gerçek durumu ortaya koymayan bir envanter de telafisi mümkün olmayan zararlara zemin hazırlayabilir. Bazı danışmanlık firmalarının ‘Kişisel Veri İşleme Envanteri’ diye müşterilerinin personelleriyle haftalar hatta aylar süren görüşmeler sonu- cunda oluşturdukları dokümanlar maalesef ne mevcut durumu sağlıklı olarak gösteriyor ne de gelecek için bir anlam ifade ediyor. Bu dokümanlar ağırlıklı olarak müşteri beyanlarını baz alarak oluşturuluyor. Müşterinin bilinçli ya da bilinçsiz olarak söylemediği bilgiler, çalışan bilgisayarlarındaki kişisel verilerin yansıtılmadığı raporlar KVKK açısından aslında hiçbir anlam ifade etmiyor. Envanter, beyana dayalı manuel olarak değil, çağımıza uygun şekilde yazılımlar ile otomatik olarak ortaya çıkarılmalı. Tüm sunuculardaki, tüm veri tabanlarındaki, tüm kullanıcı bilgisayarlarındaki kişisel veriler otomatik yöntemlerle taranmalı, raporlanmalı, kişisel veri içeren dokümanlar sınıflandırılmalı. Otomatik taramalarda kişisel ver- ilerin tahmin edilebilen ve hiç tahmin edilemeyen kısımlardan nasıl çıktığı görülüyor. Kişisel verileri tarama operasyonu otomatik hale geldiği için veriler üzerinde tam kontrol sağlanabiliyor. Müşteri ya da Kişisel Verileri Koruma Kurumu taleplerine hızlı geri dönüş yapılabiliyor. ‘1KVKK.com’ web sitesinde bu kapsamda idari ve teknik tedbirler ile ilgili bilgiler alabilirsiniz.” “Bugünün hazinesi veri” KBD İkinci Başkanı ve Anadolu Ajansı (AA) İletişim Teknolojileri Direktörü Yakup Şıvka ise bugünün hazinesinin veri olduğunu belirterek, eskiden sanayinin yakıtı petrol iken, bugün sanayi ve teknolojinin yakıtının veri olduğunu kaydetti. Şıvka, kişisel verilerin gizliliğine dikkati çeker- ek, özellikle sosyal medya kuruluşlarının kişilere ait verilere ulaşabilmek için tüm hizmetlerini ücretsiz verdiğine işaret etti. “Eğer bir ürün bedavaya sunuluyorsa bilin ki orada ürün sizsiniz” diyen Şıvka, “Sosyal medya kuruluşları, bu verileri ticari veya siyasi çıkarları doğrultusunda üçüncü taraflarla paylaşıyor. Bizim girdiğimiz veriler bazen biz farkında olmadan bizi ikna etmek, yanıltmak veya yönlendirmek için de kullanılıyor.” ifadelerini kullandı. Veri gizliliğinin ve Türkiye’ye ait verilerin Türkiye’de kalmasının büyük öneme sahip olduğunu aktaran Şıvka, hükümetin son dönemde buna yönelik çok sayıda yasal düzenleme yaptığını, 2019/12 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Bilgi ve İletişim Güvenliği Ted- birleri Genelgesi, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Ku- rulunun 29 Eylül 2020 Tarihli Sosyal Ağ Sağlayıcı Hakkında Usul ve Esaslar kararı ve Kişisel Verileri Koruma Kanunu’nun bunların arasında en başta gelenleri olduğunu bildirdi. Şıvka, kamu kurumlarının danışmanlık aldıkları hukuk firmalarıyla yaptıkları çalışmalarda en büyük eksikliğin kamu personelinin beyanına dayalı envanter çıkarılmaya çalışılması olduğunu belirtti. Kişisel verilerin nerede tutulduğuna ilişkin sorulara, personelin bilerek ya da bilmey- erek eksik bilgiler verebildiğini, kullanıcı bilgisayarlarında ya da sunucunun çeşitli yer- lerinde bulunan verilerin gözden kaçabildiğini belirten Şıvka, bu çalışmaların beyana dayalı yerine bir yazılım kullanılarak yapılması ve yönetilmesinin gerekliliğine dikkati çekti. Şıvka, Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından ilgili kurumların yerinde denetlenme- sinin sürece katkı sağlayabileceğini kaydetti. KVKK öncesine dayanan fotoğraf, video, basın arşivleri olduğunu belirten Şıvka, şunları aktardı: “Örneğin, kaza haberi verilirken kişinin fotoğrafı yanında nüfus cüzdanının ya da ehliyetinin de olduğu durumlar olmuş. Metin- lerin içerisindeki verileri KVKK’ya uygun olarak yönetmeye çalışıyoruz. Teknik olarak fotoğraf ve video gibi diğer dokümanlardaki tüm kişisel verileri bulabilmenin ve yönetebil- menin zorlukları var. Diğer taraftan Anadolu Ajansı’nın arşivi canlı bir arşiv. Tüm basın kuruluşları zaman zaman bizim arşiv haber- lerimizi kullanmak durumunda kalıyor. Bu nedenle sadece KVKK’ya uyum amacıyla değil AA’nın canlı Haber Akış Sistemi’nde de kullanabilmek amacıyla ses tanıma, yüz tanıma ve nesne tanıma gibi güncel teknolo- jiler konusunda çalışmalar yapıyoruz.” Şıvka, Kamu Bilişim Derneği olarak küresel salgın nedeniyle bu yıl etkinlikleri çevrimiçi ortamda yaptıklarını belirterek, mayıs ayındaki Kamu Bilişim Zirvesi’nden sonra Kamu Bilişim Haftası’nda da kamu ve özel sektörden konusunda uzman çok sayıda yöneticiyi bir aya getirdiklerini bildirdi. Beş gün boyunca 10 ayrı panelde en güncel konuların tartışıldığını belirterek, etkinliğin son dönemin en geniş katılımlı zirvesi olduğunu ifade etti. AA haberi: https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/kamu- bilisim-haftasi-nin-son-gununde-veri-gizliligi-ve- kvkk-tartisildi/2074627 Dijital Biz 46 Dijital Biz 47

Sayfa 48 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Kamu Bilişim Derneği (KBD) tarafından dü- zenlenen Kamu Bilişim Haftası, 7-11 Aralık’ta dijital ortamda bilişim sektörünü buluşturdu. Oturum başkanlıklarını kamu kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve medyanın üst düzey yöneticilerinin yaptığı on panelde toplam ellinin üzerinde konuşmacı yer aldı. Paneller, “KBD YouTube” kanalından canlı olarak takip edildi. Global Bilişim Derneği (BİDER) Başka- nı Şenol Vatansever, oturum başkanlığını Kişisel Verileri Koruma Kurumu 2. Baş- kanı Cabir Bilirgen’in yaptığı, 11 Aralık’ta düzenlenen “Veri Güvenliği ve Kişisel Veriler” panelinde konuştu. Vatansever, KBD’nin kamu bilişim yöneticile- rini ve çözüm sağlayıcı konumunda olan özel sektör tedarikçilerini bir araya getirmesinin bi- lişim sektörü için çok değerli olduğunu belirtti. Paydaşların buluşmasında yeni teknoloji ve trendlerin değerlendirildiğini, yeni projelerin ve iş birliklerinin ilk adımlarının atıldığını ifade etti. BİDER’den Türk Medyasına “KVKK” Kriterlerinde Arşiv Uyarısı KBD Başkanı Doç. Dr. İzzet Gökhan Öz- bilgin’e, KBD Yönetim Kurulu Üyelerine, Oturum Başkanına ve tüm panelistlere sek- töre katkıları için teşekkür eden Vatansever, kişisel verilerin korunması konusundaki farkındalığın daha da geliştirilmesine katkıda bulunmayı hedeflediklerini kaydetti. Vatansever; KVKK tedbirlerine uyum ve ya- şayan sürecin yönetilmesi çalışmalarında en kritik olarak gördükleri başlığın “Kişisel Veri İşleme Envanteri Hazırlanması” olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Temeli iyi atılmamış bir binanın ilk deprem- de hasar görmesi ya da çökmesi ne kadar yüksek ihtimal ise, gerçek durumu ortaya koymayan bir envanter de telafisi mümkün olmayan zararlara zemin hazırlayabilir. Bazı danışmanlık firmalarının ‘Kişisel Veri İşleme Envanteri’ diye müşterilerinin personelleriyle haftalar hatta aylar süren görüşmeler sonu- cunda oluşturdukları dokümanlar maalesef ne mevcut durumu sağlıklı olarak gösteriyor ne de gelecek için bir anlam ifade ediyor. Bu dokümanlar ağırlıklı olarak müşteri beyanları- nı baz alarak oluşturuluyor. Müşterinin bilinçli ya da bilinçsiz olarak söylemediği bilgiler, ça- lışan bilgisayarlarındaki kişisel verilerin yan- sıtılmadığı raporlar KVKK açısından aslında hiçbir anlam ifade etmiyor. Envanter, beyana dayalı manuel olarak değil, çağımıza uygun şekilde yazılımlar ile otomatik olarak ortaya çıkarılmalı. Tüm sunuculardaki, tüm veri ta- banlarındaki, tüm kullanıcı bilgisayarlarındaki kişisel veriler otomatik yöntemlerle taranmalı, raporlanmalı, kişisel veri içeren dokümanlar sınıflandırılmalı. Otomatik taramalarda kişisel verilerin tahmin edilebilen ve hiç tahmin edi- lemeyen kısımlardan nasıl çıktığı görülüyor. Kişisel verileri tarama operasyonu otomatik hale geldiği için veriler üzerinde tam kontrol sağlanabiliyor. Müşteri ya da Kişisel Verileri Koruma Kurumu taleplerine hızlı geri dönüş yapılabiliyor. 1KVKK.com web sitesinde bu kapsamda idari ve teknik tedbirler ile ilgili bilgiler alabilirsiniz.” KBD 2. Başkanı ve Anadolu Ajansı (AA) İletişim Teknolojileri Direktörü Yakup Şıv- ka, kamu kurumlarının danışmanlık aldıkları hukuk firmalarıyla yaptıkları çalışmalarda en büyük eksikliğin kamu personelinin beyanına dayalı envanter çıkarılmaya çalışılması oldu- ğunu belirtti. Şıvka, kişisel verilerin nerede tutulduğuna ilişkin sorulara, personelin bilerek ya da bil- meyerek eksik bilgiler verebildiğini, kullanıcı bilgisayarlarında ya da sunucunun çeşitli yer- lerinde bulunan verilerin gözden kaçabildiğini bildirdi. Bu çalışmaların beyana dayalı yerine bir yazılım kullanılarak yapılması ve yöne- tilmesinin gerekliliğine dikkati çekerek, Kişi- sel Verileri Koruma Kurumu tarafından ilgili kurumların yerinde denetlenmesinin sürece katkı sağlayabileceğini kaydetti. Şıvka, KVKK öncesine dayanan fotoğraf, video, basın arşivleri olduğunu kaydede- rek, “Örneğin, kaza haberi verilirken kişinin fotoğrafı yanında nüfus cüzdanının ya da ehliyetinin de olduğu durumlar var. Metinlerin içerisindeki verileri KVKK’ya uygun olarak yönetmeye çalışıyoruz. Teknik olarak diğer dokümanlardaki tüm verileri bulabilmenin ve yönetebilmenin zorlukları var. Tüm basın da bizim arşivimizi kullanıyor.” değerlendirmesini yaptı. Yakup Şıvka’nın AA’nın medya tarafında KVKK ile ilgili ne kadar kritik bir rolü oldu- ğuna dikkat çekmesinin ardından konuşan Vatansever, nüfus cüzdanı ya da ehliyet gibi taranmış evrak dahil yüzlerce dosya biçimin- de kişisel verileri tarayan, raporlayan, sınıf- landıran, kanuna uygun olarak silen ya da anonimleştiren ‘Veri Keşfi ve Sınıflandırma Yazılımı’nı AA’nın kullanımına verebilecekle- rini söyledi. Vatansever, KVKK kapsamında tüm medya- nın ceza riski altında olduğunu, bunun sektör adına önemli bir adım olacağının altını çizdi. Dijital Biz 48 Dijital Biz 49

Sayfa 50 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Kamu Bilişim Derneği (KBD) tarafından dü- zenlenen Kamu Bilişim Haftası, 7-11 Aralık’ta dijital ortamda bilişim sektörünü buluşturdu. Oturum başkanlıklarını kamu kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve medyanın üst düzey yöneticilerinin yaptığı on panelde toplam ellinin üzerinde konuşmacı yer aldı. Paneller, “KBD YouTube” kanalından canlı olarak takip edildi. Global Bilişim Derneği (BİDER) Başkanı Şenol Vatansever, oturum başkanlığını Kişisel Verileri Koruma Kurumu 2. Başkanı Cabir Bilirgen’in yaptığı, 11 Aralık’ta düzenlenen “Veri Güvenliği ve Kişisel Veriler” panelinde konuştu. Dijital Biz Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Şenol Vatansever; oturum başkanı ve panelist- leri, YouTube izleyicilerini selamlayarak sözlerine başladı: “İsmim Şenol Vatansever. Dijital Biz Dergisi Genel Yayın Yönetmeniyim, Kişisel Ve- rilerin Korunması Kanunu (KVKK) ile ilgili yayın yapan www.1kvkk.com web sitesini de yönetiyo- rum. BİDER Başkanıyım. BİLİŞİM GRUBU Sunucu, Veri Tabanı ve Bilgisayarlardaki Kişisel Veriler Yazılımla Taranmalı ve Sınıflandırılmalı Başkanıyım. Vatansever Bilişim A.Ş. ve Patriot Teknoloji A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanıyım.” Zirve ile ilgili habere en kısa sürede www. dijitalbiz.com ve www.1kvkk.com adreslerinden ulaşılabileceğini belirtti. Dijital Biz Dergisi Ocak 2021 Sayısında da habere yer verileceğini kay- deden Vatansever, dergiye Turkcell Dergilik ve Türk Telekom e-dergi mobil uygulamalarından da erişilebildiğini sözlerine ekledi. Kamu Bilişim Haftası kapsamında düzenle - nen ‘Veri Güvenliği ve Kişisel Veriler’ oturu - munda panelist olmaktan dolayı çok mutlu olduğunu söyleyen Vatansever, KBD Baş- kanı Doç. Dr. İzzet Gökhan Özbilgin’e ve Dernek Yönetim Kurulu Üyelerine oturuma davetleri için teşekkür etti. Oturum Başkanı ve Kişisel Verileri Koruma Kurumu 2. Başka - nı Cabir Bilirgen’e ve tüm panelistlere sek - töre katkıları için teşekkür ederek kaliteli bir panel olması temennilerini iletti. Kişisel ve - rilerin korunması konusundaki farkındalığın daha da geliştirilmesine katkıda bulunmayı hedeflediklerine vurgu yaptı. BİDER Başkanı Şenol Vatansever, bilişim sektörünün önde gelenlerini buluşturan Kamu Bilişim Haftası’nın online olarak gerçekleştiğini söyleyerek, “KBD’nin kamu bilişim yöneticile- rini ve çözüm sağlayıcı konumunda olan özel sektör tedarikçilerini bir araya getirmesinin bilişim sektörü için çok değerli olduğunu belirt- mek isterim. Paydaşların buluşmasında yeni teknolojiler ve trendler değerlendiriliyor. Zirve, yeni projelerin ve yeni iş birliklerinin ilk adımla- rının atılmasına vesile olabiliyor. Hafta boyunca düzenlenen paneller KBD YouTube kanalın- dan canlı olarak izlenebiliyordu. Kaçıranların da sonrasında mutlaka izlemesini öneriyoruz. Kamu ve özel sektörün lider isimleri zirveye katılıyor.” açıklamasında bulundu. Dijital Biz Dergisi, BİDER ve BİLİŞİM GRUBU olarak destekleyenler arasında yer aldıklarını belirtti. Kovid-19 küresel salgını ile beraber Dünyada ve Türkiye’de sağlık, ekonomi ve bilişim başta olmak üzere birçok alanda büyük değişimler yaşandığını ve yaşanmaya devam ettiğini kay- deden Vatansever, “Uzayda koloni kurma plan- ları yaparken birdenbire insanoğlunun aslında ne kadar da çaresiz kalabildiğini yaşayarak gördük. Puslu havalar oluşturan kriz dönemle- rinde değişimlere ayak uydurabilenler durumu fırsata da çevirebiliyor. Dijital dönüşümde öncü olmak isteyenler bu alanda gerekli yatırımları geçmişte de yapıyordu. Rekabet ortamı ve çe- viklik ihtiyacı da dijital dönüşüme doğru itiyordu. Teknoloji alanında çalışan profesyoneller zaten sürekli ifade ediyordu, ama uzaktan çalışma ve uzaktan eğitim ihtiyaçları dijital dönüşümün ne kadar önemli olduğunu herkese gösterdi. Küresel pandemi ile beraber nispeten deği- şime daha kapalı olan sektörlerde bile dijital dönüşüm için aksiyon almak zorunluluk haline geldi.” değerlendirmesini paylaştı. Dijital Dönüşümün Öncüsü: Dijital Biz Dergisi Dijital Biz Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Şenol Vatansever, Dijital Biz Dergisi ile ilgili bazı bilgiler paylaştı: “Dijital dönüşüme ver- diğimiz önemi göstermesi için Aralık 2018’de yayın hayatına başlayan dergimizin ismini Diji- tal Biz koyduk. Kısaca Dijital Biz Dergisi’nden bahsetmek isterim. Dijital Biz Dergisi; Bilişim, Ekonomi, İş Dünyası dergisidir. Sektörümüzle ilgili özel röportajlar, makaleler ve haberler yer almaktadır. Dijital Biz Dergisi Ocak 2021 Sayısında, Kamu Bilişim Haftası’nın da açı- lış konuşmasını yapan Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan ile yapılmış özel röportaj yer alacaktır. Dijital Biz Dergisi Aralık 2020 Sayısında Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Habip Asan’la yaptığımız özel röportajı yayınladık. Bugüne kadar sektörümüzle ilgili olan birçok değerli isimle özel röportajlar yaptık. Ki bu röportajların bir kısmı basına verilen ilk özel röportajlar olma özelliğini de taşıyordu. Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı Prof. Dr. Fa- ruk Bilir, SETA Genel Müdürü Abdulkadir Çay, Teknopark İstanbul Genel Müdürü Bilal Top- çu, İTO Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) Direktörü İbrahim Elbaşı, İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Deniz Tunçalp, İstan- bul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Bilgi İşlem Daire Başkanı Dr. Erol Özgüner, Habertürk Teknoloji Editörü Cem Sünbül, UiPath Avrupa Başkan Yardımcısı Tansu Yeğen, AKINSOFT & AKINROBOTICS Yönetim Kurulu Başka- nı Dr. Özgür Akın, HPE Aruba Ülke Müdürü Ersin Uyar, TOFAŞ Bilgi ve İletişim Teknoloji- leri Direktörü Ömer Özgür Çetinoğlu ve kısıtlı zaman sebebiyle ismini sayamadığım birçok değerli kişinin röportajlarını da web sitesinden erişerek ya da geçmiş sayıları indirerek oku- yabilirsiniz. Bilgi paylaştıkça çoğalır. Dijital Biz Dergisi’nin KBD’nin değerli üyelerinin röpor- tajlarına, makalelerine ve haberlerine açık olduğunu da vurgulamak isterim. Her zaman benimle iletişime geçebilirsiniz.” Türkiye’ye Büyük Yatırım Fonlarını Çekmek Üzere Görüşmeler Yapıyoruz BİDER Başkanı Şenol Vatansever, yakın tarihte kurulmuş olan BİDER’den özet olarak bahsetmek istediğini belirtti. Global Bilişim Derneği’nin, kısa ismiyle BİDER’in, 21 Eylül 2020 tarihinde kurulduğunu kaydeden Va - tansever, “Derneğin Kurucu Üyelerini ağır - lıklı olarak yaklaşık bin üyesi olan BİLİŞİM GRUBU ve Bilişimciler gruplarımızın üyeleri oluşturuyor. Dijital Biz 50 Dijital Biz 51

Sayfa 52 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Global Bilişim Derneği, bilişim alanında Türki- ye’nin en önde gelen sivil toplum kuruluşu olmayı hedefliyor. Dernek adında geçen ‘global’ kelime- sinin hakkını vererek yurt dışındaki sivil toplum kuruluşları ve diğer paydaşlar ile ortak çalışmalar ve iş birliği yapacağız. Sayın Cumhurbaşkanımı- zın Avrupa Birliği (AB) Ülkeleri, Amerika ve diğer ülkeler ile bölgesel ve küresel iş birliği çağrısı yapmış olmasını desteklediğimizi ifade eden bir basın duyurusu yapmıştık. Bunun ilk adımı olarak Türkiye’ye büyük yatırım fonlarını çekmek üzere yurt dışında ve yurt içinde bazı önemli görüşme- ler yaptığımızı da belirtmek isterim. Üniversiteler, kamu kurumları, diğer STK’lar, özel şirketler gibi tüm paydaşlar ile ortak pro- jeler yürüteceğiz. Sektörü birleştirmek ve etki alanını artırmak amacıyla platform, federasyon ve konfederasyon yapıları kurulması ya da da- hil olunması için gerekli çalışmaları yapacağız. Üyelerimizin talep, görüş ve değerlendirmele- rini ilgili paydaşlara iletip süreçleri takip edece- ğiz. Üyelerimiz arasındaki etkileşimi, yardımlaş- mayı, dayanışmayı, iş birliğini ve ticari ilişkileri artıracağız. Bilişim alanında faaliyet gösteren yetişmiş insan kaynağının oluşturulması için gençlere ilerleyen dönemde staj, iş imkanları ve eğitim bursları vermeyi planlıyoruz. Bilişim- le ilgili toplumsal sorunlara çözüm önerileri geliştireceğiz. Gelişmelerden haberdar olmak isteyenler www.bilisimdernegi.org web sitemizi ziyaret edebilirler.” açıklamasında bulundu. KVKK’da Şikâyet ve İhbar Üzerine Yapılan Denetimlerde Cezalar Düzenleniyor Patriot Teknoloji A.Ş. Yönetim Kurulu Baş- kanı Şenol Vatansever; KVKK İdari ve Teknik Tedbirlere uyum kapsamında yapılan yanlışlarla ilgili önemli durum tespitlerinde bulunarak, çö- züm için Patriot KVKK Veri Keşfi ve Sınıflan- dırma Yazılımı (www.patriotkvkk.com) kullanı- labileceğine dair önerilerini paylaştı: “KVKK ile beraber artık merkeze kişisel verilerin korunması hedefini koyuyoruz. 2016 yılının Nisan ayından bu yana KVKK ile ilgili çalışmalar yapıyoruz. Derneğimizde kimi üyelerimiz veri sorumlusu olarak uyumluluk çalışmaları yaparken kimi üye- lerimiz uyumluluk için hukuki danışmanlık, yazı- lımlar ve teknoloji çözümleri sağlıyor. Mevcut ekonomik koşullar çerçevesinde, kamu kurumla- rımızın minimum maliyetlerle idari ve teknik ted- birlere uyum çalışmalarını yapmalarına imkân verecek destekleri vermeye hazırız. Türkiye’mizi 500 milyar dolar ihracat hedefine ulaştırabilecek en önemli sektörün bilişim sektörü olabileceği bilinciyle de bilişim sektöründe faaliyet gösteren üreticilerimizi ve hizmet sağlayan şirketlerimizi destekleme sorumluluğumuz olduğunu da unut- mamamız gerekiyor. KVKK İdari ve Teknik Tedbirlere uyum kapsa- mında birçok yanlışlıklar yapılıyor. Şikâyet ve ihbar üzerine yapılan denetimler sonucunda cezalar düzenleniyor. Bugün kısıtlı zamanımızı daha verimli kullanmak adına, KVKK tedbirlerine uyum ve yaşayan sürecin yönetilmesi çalışma- larında en kritik olarak gördüğümüz ‘Kişisel Veri İşleme Envanteri Hazırlanması’ başlığı kapsa- mında değerlendirmelerimizi aktaracağım. İdari tedbirlere uyum çalışmalarının temelinin ‘Kişisel Veri İşleme Envanteri Hazırlanması’ olduğunu düşünüyoruz. Temeli iyi atılmamış bir binanın ilk depremde hasar görmesi ya da çökmesi ne kadar yüksek ihtimal ise, gerçek durumu ortaya koymayan bir envanter de telafisi mümkün olmayan zararlara zemin hazırlayabilir. Peki hazırlanan Kişisel Veri İşleme Envanterleri gerçek durumları ortaya koymuyor mu? Bizce teorik kalıyor ve pratik durumu göstermiyor. Bazı danışmanlık firmalarının hazırladığı, şirketlere ya da kamu kurumlarına idari ve teknik tavsiyeler içeren raporlar; zaten şir- ketlerin ya da kamu kurumlarının bildiklerini yazılı olarak vermekten öte geçmiyor. Kişisel Veri İşleme Envanteri diye bölümlerle hafta- lar hatta aylar süren görüşmeler sonucunda oluşturdukları Excel dokümanları maalesef sadece kenarda duruyor. Çünkü ne mevcut durumu sağlıklı olarak gösteriyor ne de ge- lecek için bir anlam ifade ediyor. Çok yüksek danışmanlık bedelleriyle hazırlanan bu do- kümanlar ağırlıklı olarak müşteri beyanlarını baz alarak oluşturuluyor. Müşterinin bilinçli ya da bilinçsiz olarak söylemediği bilgiler, çalı- şan bilgisayarlarındaki kişisel verilerin yan- sıtılmadığı raporlar KVKK açısından aslında hiçbir anlam ifade etmiyor. Peki kişisel veri işleme envanteri sizce nasıl ha- zırlanmalı dediğinizi duyar gibiyim. Beyana dayalı manuel olarak değil, çağımıza uygun olarak yazı- lımlar ile otomatik olarak ortaya çıkarılmalı. Tüm sunuculardaki, tüm veri tabanlarındaki, tüm kullanı- cı bilgisayarlarındaki kişisel veriler otomatik yön- temlerle taranmalı, raporlanmalı, kişisel veri içeren dokümanlar sınıflandırılmalı. Neden? Çünkü: • Şirket çalışanları, sunucunun belli bir yerinde dur- ması gereken verileri sunucunun başka bir yerine ya da başka bir sunucuya ya da kendi bilgisayarı- na kopyalayabilir. • Veri tabanında durması gereken veriler, raporlar çekilerek e-postalar üzerinden şirket içindeki ya da dışındaki kişilere gönderilebilir. Bu kişiler kendi bilgisayarlarına kopyalayabilir. • Şirket bilgisayarlarında tutulmaması gereken daha önce çalıştığı şirketlerin müşterilerinin ya da tanıdık- larının kişisel verilerini de bilgisayarında tutabilir. Bu örnekleri ilk defa duymuyoruz, yaygın olarak yaşanan durumlar. Kâğıt üzerinde kuralların belirlenmiş ve çalışanlara ilan edilmiş olması sistemin sağlıklı olarak işleyeceği anlamına gelmiyor. Doğru yazılımlarla denetim mekaniz- malarının da işletilmesi gerekiyor. Şirketlerdeki teknoloji çeşitliliğine cevap verebilecek yazılım- lar tercih edilmeli. Microsoft Windows ve Linux işletim sistemleri; Microsoft SQL, Oracle, My- SQL, PostgreSQL, SQLite, H2 veri tabanları ve bunları kullanan çeşitli uygulamalar; PDF, Şif- relenmiş PDF, Microsoft Word, Microsoft Excel, CSV, TXT, TIFF, JPEG, GIF, PNG dahil olmak üzere çeşitli resim dosyaları ve bilinen yüzlerce dosya biçimi desteği olması önemli. Taranmış evraklarda en belirleyici kişisel veri olan T.C. Kimlik Numarası keşfini algoritmasına uygun olarak sıfır hata ile yapması süreçleri hızlandı- rır ve kolaylaştırır. Ek olarak; ad ve soyad, cep telefonu numarası, kredi kartı bilgileri, banka he- sap bilgileri gibi Kişisel Verileri de -gerektiğinde OCR yaparak- tarayıp bulabilmeli ve raporlaya- bilmelidir. Silinmesi gereken dosyaları KVKK’ya uygun olarak silebilmelidir. Mahkemelerde delil olarak kullanabilmesi için yapılan tüm işlemlerin imzalı olarak zaman damgasıyla saklanması sağlanmalıdır. Bulduğu veri tabanı alanlarında içinde kişisel veri olanları KVKK’ya uygun olarak anonim hale getirebilmelidir. Gürsoy Yatırım Holding, Isfanbul Tema Park, Venezia Mega Outlet gibi şirketlerde de kullanılan bu kap- samdaki veri keşfi ve sınıflandırma yazılımı demosu ya da iş ortaklığı için Bora Teknoloji ile emre@borateknoloji.com e-posta adresin- den iletişime geçebilirsiniz. www.1kvkk.com web sitesinde bu kapsamda idari ve teknik tedbirler ile ilgili bilgiler alabilirsiniz. Yazılım çözümleri kullanıldığında danışmanlık firmalarının hizmet verdikleri şirketlerin ya da kamu kurumlarının bölümleri ile haftalar hatta aylar boyunca yaptıkları verilerinizi nerelerde tutuyorsunuz gündemi olan toplantılar ortadan kalkıyor. Hizmet alan firmalar tasarruf ediyor. Hizmet veren firmalar danışmanlık ekiplerini birkaç firmaya yığmak yerine birçok firmaya aynı anda hizmet verebilecek duruma geliyor. Yazılım ile insan hataları ortadan kaldırılıyor. Otomatik taramalarda kişisel verilerin tahmin edilebilen ve hiç tahmin edilemeyen kısımlardan nasıl çıktığı görülüyor. Devamında bu verilen hangilerinin tutulacağına, hangilerinin silineceğine ve anonim hale getirileceğine karar veriliyor. Yazılım bunların tamamına teknolojik altyapı olarak destek veriyor. Size zamandan ve bütçeden kazandırıyor. Veri envanterinin yaşayan bir süreç olarak kurgulan- ması ve güncellemelerin VERBİS’e yansıtılması kritik öneme sahip. Kişisel verileri tarama operas- yonu otomatik hale geldiği için veriler üzerinde tam kontrol sağlanabiliyor. Müşteri ya da Kurum taleplerine hızlı geri dönüş yapılabiliyor. KVKK İdari ve Teknik Tedbirlere uyum ile ilgili konuşula- cak çok detay var. Ama süremiz de kısıtlı.” Kamu Bilişim Haftası ve ‘Veri Güvenliği ve Kişisel Veriler’ oturumu ile ilgili habere www. dijitalbiz.com ve www.1kvkk.com adreslerinden ulaşılabileceğini hatırlattı. Dijital Biz Dergisi Ocak Sayısında da habere yer vereceklerini söyleyerek, derginin PDF versiyonuna web sitesinden, Turkcell Dergilik ve Türk Telekom e-dergi’den de erişilebileceğini belirtti. Kendisi- ne www.senolvatansever.com web sitesindeki iletişim bölümünden ulaşılabileceğini kaydetti. Vatansever, “Organizasyon için Kamu Bilişim Derneği’ne ve emeği geçen herkese, bizleri KBD YouTube kanalından takip eden değerli izleyicilerimize tekrar teşekkür ederim.” diyerek, herkesi saygıyla ve muhabbetle selamladı. Dijital Biz 52 Dijital Biz 53

Sayfa 54 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Kişisel Verileri Koruma Kurumu web sitesin- de bu hafta yayınlanan veri ihlallerine dikkat çeken Global Bilişim Derneği (BİDER) Baş- kanı Şenol Vatansever, kamu kurumlarının ve özel sektör firmalarının yaptırımlarla karşı karşıya kalmamak için Kişisel Verilerin Ko- runması Kanunu (KVKK) kapsamındaki idari ve teknik tedbirlere uyumlu olmak zorunda olduklarını belirtti. Şenol Vatansever, kişisel verilerin korunması konusundaki farkında- lığın daha da geliştirilmesine katkıda bulun- mayı hedeflediklerini kaydetti. BİDER’de kimi üyelerin veri sorumlusu olarak uyumluluk çalışmaları yaptığını, kimi üyelerin uyumluluk için hukuki danışmanlık, yazılımlar ve tekno- loji çözümleri sağladığını sözlerine ekledi. BİDER Kurucu Üyesi ve Vatansever Bilişim Direktörü Sema Vatansever, KVKK’da ilgili kişiyle tüm vatandaşların ifade edildiğini belirterek, “Verisi işlenen herkes ilgili kamu kurumunun ya da özel sektör firmasının veri sorumlusuna başvurarak, kişisel verilerinin işlenip işlenmediğini öğrenme, kişisel veri- leri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme, kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını Vatandaşın KVKK Talebine 30 Günde Cevap Vermeyen İncelemeye Alınıyor öğrenme haklarına sahip. 30 günün sonun- da cevap alamazsa Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na sikayet.kvkk.gov.tr adresinden şikâyet edebiliyor, böylece inceleme süreci başlıyor. Kuruma ait olan KVKK Bilgi Danış- ma Hattı ALO 198’den de görüş alınabilir, ihbar- larda bulunulabilir.” değerlendirmesini yaptı. Sema Vatansever, kanun çerçevesinde kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilerin bilinmesi, kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmesi halinde bunların düzeltilmesi, kişisel verilerin silinmesinin veya yok edilmesinin talep edilmesi gibi haklara sahip olunduğunu kaydetti. Herkesin kişisel veriler konusunda haklarının farkında olmasını isteyen Sema Vatansever, bu konuda öncelikle şirketin veri sorumlusu- na yazılı olarak başvuru yapılmasının zorunlu olduğunu bildirerek, “Veri sorumlusu başvuruda yer alan talepleri, talebin niteliğine göre en geç 30 gün içinde sonuçlandırmak zorunda. Veri sorumlusu buna göre talebi kabul edebilir veya gerekçesini açıklayarak reddedebilir. Başvuruda yer alan talebin kabul edilmesi halinde veri sorumlusunca gereği yapılmak durumunda.” ifadelerini kullandı. Sema Vatansever; KVKK tedbirlerine uyum ve yaşayan sürecin yönetilmesi çalışmalarında en kritik olarak gördükleri başlığın sürekli ifade et- tikleri “Kişisel Veri İşleme Envanteri Hazırlanma- sı” olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Bazı danışmanlık firmalarının ‘Kişisel Veri İşleme Envanteri’ hazırlamak üzere hizmet verdikleri kamu kurumlarının ya da özel sektör firmaları- nın personelleriyle haftalar hatta aylar süren gö- rüşmeler sonucunda oluşturdukları dokümanlar maalesef ne mevcut durumu sağlıklı olarak gösteriyor ne de gelecek için bir anlam ifade ediyor. Bu dokümanlar ağırlıklı olarak personel beyanlarını baz alarak oluşturuluyor. Personelin bilinçli ya da bilinçsiz olarak söylemediği bilgi- ler, personel bilgisayarlarındaki kişisel verilerin yansıtılmadığı raporlar KVKK açısından aslında hiçbir anlam ifade etmiyor. Temeli iyi atılmamış bir binanın ilk depremde hasar görmesi ya da çökmesi ne kadar yüksek ihtimal ise, gerçek du- rumu ortaya koymayan bir envanter de telafisi mümkün olmayan zararlara zemin hazırlayabilir. Envanter, beyana dayalı manuel olarak değil, çağımıza uygun şekilde yazılımlar ile otomatik olarak ortaya çıkarılmalı. Tüm sunuculardaki, tüm veri tabanlarındaki, tüm personel bilgisa- yarlarındaki kişisel veriler otomatik yöntemlerle taranmalı, raporlanmalı, kişisel veri içeren dokü- manlar sınıflandırılmalı. Otomatik taramalarda kişisel verilerin tahmin edilebilen ve hiç tahmin edilemeyen kısımlardan nasıl çıktığı görülüyor. Kişisel verileri tarama operasyonu otomatik hale geldiği için veriler üzerinde tam kontrol sağlana- biliyor. Vatandaş ya da Kişisel Verileri Koruma Kurumu taleplerine hızlı geri dönüş yapılabiliyor. Bu alanda www.1kvkk.com ya da www.patriotk- vkk.com adreslerinden idari ve teknik tedbirlere uyum ile ilgili daha detaylı bilgi alınabilir.” Şirketlerdeki teknoloji çeşitliliğine cevap verebile- cek yazılımlar tercih edilmelidir. Microsoft Windows ve Linux işletim sistemleri; Microsoft SQL, Oracle, MySQL, PostgreSQL, SQLite, H2 veri tabanları ve bunları kullanan çeşitli uygulamalar; PDF, Şifre- lenmiş PDF, Microsoft Office (Word, Excel), CSV, TXT, TIFF, JPEG, GIF, PNG dahil olmak üzere çeşitli resim dosyaları ve bilinen yüzlerce dosya bi- çimi desteği olması önemlidir. Taranmış evraklarda en belirleyici kişisel veri olan T.C. Kimlik Numarası keşfini algoritmasına uygun olarak sıfır hata ile yapması süreçleri hızlandırır ve kolaylaştırır. Ek olarak; ad ve soyad, cep telefonu numarası, kredi kartı bilgileri, banka hesap bilgileri gibi Kişisel Verileri de -gerektiğinde OCR yapa- rak- tarayıp bulabilmeli ve raporlayabilmelidir. Silinmesi gereken dosyaları KVKK’ya uygun olarak silebilmelidir. Mahkemelerde delil olarak kullanabilmesi için yapılan tüm işlemlerin imzalı olarak zaman damgasıyla saklanması sağlan- malıdır. Bulduğu veri tabanı alanlarında içinde kişisel veri olanları KVKK’ya uygun olarak ano- nim hale getirebilmelidir. Yazılım çözümleri kullanıldığında danışmanlık firmalarının hizmet verdikleri kamu kurumlarının ya da özel sektör firmalarının personelleri ile haftalar hatta aylar boyunca yaptıkları verilerinizi nerelerde tutuyorsunuz gündemi olan toplantılar ortadan kalkıyor. Hizmet alanlar tasarruf ediyor. Hizmet verenler danışmanlık ekiplerini birkaç noktaya yığmak yerine birçok yere aynı anda hizmet verebilecek duruma geliyor. Yazılım ile insan hataları ortadan kaldırılıyor. Otomatik taramalarda kişisel verilerin tahmin edilebilen ve hiç tahmin edilemeyen kısımlardan nasıl çıktığı görülüyor. Yazılım bunların tamamına teknolojik altyapı olarak destek veriyor. Devamında bu verilen hangilerinin tutulacağına, hangilerinin silineceğine ve anonim hale getirileceğine karar veriliyor. Hizmet alanlara zamandan ve bütçe- den kazandırıyor. Veri envanterinin yaşayan bir süreç olarak kurgulanması ve güncellemelerin VERBİS’e yansıtılması kritik öneme sahiptir. Vatansever Bilişim Direktörü Sema Vatansever, KVKK’da yaptırımlarla yüzleşmek durumunda kalan şirketlerin son pişmanlığının fayda et- mediğini ifade etti ve, “Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun şirketler karşısında verinin işlen- mesinin veya verinin yurt dışına aktarılmasının durdurulmasına kadar çok geniş yetkileri var. Şirketlerin sürecin mağduru olmaması için ilgili kişilerden gelen talepleri hızlı ve doğru biçim- de cevaplaması gerekiyor. Vatansever Bilişim olarak iş birliği yaptığımız yerli ve milli çözüm- lerle buna uygun teknoloji altyapısı sağlıyoruz.” diyerek stratejik iş ortaklarıyla beraber KVKK idari ve teknik tedbirlere uyum kapsamında uçtan uca anahtar teslimi çözüm oluşturabildik- lerini vurguladı. Dijital Biz 54 Dijital Biz 55

Sayfa 56 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Yazar Dr. Erol ÖZGÜNER İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Bilgi İşlem Daire Başkanı Dipnot: Ekonomik zorlukların çözümü teknoloji insanı yetiştirmeye dönük topyekûn eğitimdir. 2020 Trendler - 2021 ve Yeni 10 Yıla Başlangıç 2021, yeni bir yıl, yeni umutlar, beklentiler, gerçekleşmesini umdu- ğumuz, istediğimiz bugüne kadar ertelediğimiz ama artık gerçekleş- mesini istediklerimiz. Peki 2020’de neler oldu ve yeni bir 10 yılın ilk yılında bizleri neler bekliyor. Yeni yılın ilk yazısında biraz bunlara değinmek istedim. 2020 Avustralya’daki orman yan- gınları ile başladı, küresel ısınma- nın önemli etkilerinden birini dünya en yalıtılmış coğrafyalarından birisinde yaşadı, 500 milyonun üzerinde hayvan öldü. Ekosistem neredeyse çöktü. Kobe’nin he- likopter kazasında beklenmedik ölümü tüm dünyayı üzdü, etkiledi. Aslında daha başlarken ipuçları gelmişti. 30 Ocak’ta Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Covid-19 salgı- nını Uluslararası Öneme Sahip Halk Sağlığı Acil Durumu olarak ilan etti. O günlerde hiç kimse bu kadarını beklemiyordu. 27 Şubat’ta Dow Jones %4,4 düşüşle tarihi bir etkilenme yaşıyor ve dünyaya salgının yanında ekonomik bir kriz geliyor mesajı da veriyordu. 8 Mart’ta İtalya ve İspanya ülke genelinde karantina ilan ediyor, salgın önlenemez bir hal alıyor- du. 11 Mart’ta WHO, Covid-19’u küresel salgın olarak ilan ediyor, sıkı önlemler alınmasını şiddetle öneriyordu.13 Mart’ta Nepal hü- kümeti salgın nedeniyle Everest’e tırmanışların durdurulduğunu açık- lıyordu, Nepal’in en önemli turizm aktivitesi belirsiz bir süre ile son buluyordu. 16 Mart’ta Dow Jones Endüstriyel Ortalaması tarihinin en büyük düşüşünü yaşıyor ve 1929 krizi bile geride kalıyordu. 18 Mart’ta Covid’den Türkiye’deki ilk ölüm gerçekleşiyordu. Virüs artık Türkiye’deydi. 2 Nisan tarihinde dünya çapında salgından etkilenen insan sayısı 1 milyonu geçmişti. Spor müsabakaları, turnuvalar, kültürel etkinlikler tek tek ertelen- meye başlamıştı. Online çalışma tarzı hayatımızın gerçeği olmaya başlamıştı. “Meeting ID nedir”, “sesim geliyor mu”, “mikrofonum kapalı kalmış” cümleleri hayatımı- za girmeye başlamıştı. Kısıtlama- lar başlamış, evlere kapanmıştık. 25 Nisan’da dünya genelinde ölen insan sayısı 200.000’i aşmıştı. 10 Mayıs’ta onaylanmış hasta sayısı dünya çapında 4 milyon olarak kaydediliyordu. Dünya Covid-19, ölüm, aşı kelimelerini milyarlarca kez arayarak tek bir konu etrafında toplanıyordu. 31 Mayıs tarihinde hastalığa yakalanan onaylanmış kişi sayısı dünya çapında 6 mil- yonu geçiyordu. Haziran başında Peak Games’in Zynga’ya 1,8 mil- yar dolar gibi bir rakama satılması, teknoloji dünyasında beklenen ülke genelinde şaşkınlık yaratan bir haber olarak gündeme düşü- yordu. Gözlerden kaçan bir başka satın alma ise İngiliz güvenlik şirketi Micro Focus’un, yerli siber güvenlik girişimi Atar Labs’ı satın almasıydı. Çok konuşulmayan bu satın alma ise siber güvenlik alanında çok önemli bir gelişmey- di. 2 Haziran’da Google aleyhine Chrome kullanımlarında gizli mod- da izleme yapılarak kişilik hakları ihlali sebebiyle 5 milyar USD’lik bir dava açılıyordu, her gün daha fazla online olup daha fazla data kullandığımız günlerdi oysa. Hazi- ran başında Starlink projesi kapsa- mında 60 yeni uyduyu daha dünya yörüngesine oturtan Elon Musk’in dünyayı uydularla kapsayarak tüm dünyaya internet sağlama proje- si daha yüksek sesle gündeme gelmeye başlıyor, hisseleri tavan üzerine tavan fiyatlarla yükselişine devam ediyordu. 16 Haziran’da dünya Covid’in yaz döneminde bitmesini beklerken toplam sayı 8 milyonu geçiyordu. Günlük yaşam Hollywood senaryo sunu andıran örneklerle karşımıza çı - kıyor, 8 milyar insan eve kapanı - yordu. 28 Haziran’da sayı 10 mil - yon olarak açıklanıyor, kartopu çığa dönüyordu. 21 Temmuz’da Avrupa Birliği ülkeleri pandemi ile mücadelede zarar gören insan - ları desteklemek için 750 milyar Euro’luk destek paketini onaylı - yor, vaka sayısı ise 15 milyonu geçiyordu. Aşı ile ilgili çalışmalar son hız devam ediyor, ilk ipuçları gelmeye başlıyordu. 10 Ağus - tos’ta sayı 20 milyonu geçiyor, ölüm sayısı 800.000’e ulaşıyor - du. 26 Ağustos’ta kişisel geliri 200 milyar doları aşan ilk kişi olarak Amazon’un sahibi Jef Be - zos’u anons ediyordu.17 Eylül’de salgın 30 milyon kişiyi etkisi altına alıyordu. 21 Eylül’de Micro - soft, video oyun endüstrisinin tarihindeki en büyük ve en pahalı devralma olan Bethesda Sof - tworks ve takip eden yan kuruluş - ları da dahil olmak üzere video oyunu sahibi ZeniMax Media’yı 7,5 milyar ABD doları karşılığın - da satın almayı kabul ediyordu. 29 Eylül’de ölü sayısı 1 milyonu geçiyordu. 30 Ekim’de 7 büyük - lüğünde bir depremle İzmir’de sarsılıyor ve yüzlü rakamlarla ifade edilen kaybımız oluyordu, deprem gerçeğimizdi kendisini yine hatırlatmıştı. 91 saat sonra kurtarılan Ayda zihinlerimizde yer ediyor, 1999 depreminden sonra bölgeyi ziyaret eden Clinton’ın burnunu sıkan Erkan bebeği hatırlıyorduk. Kayıplarımıza dair acılarımız kelimelere sığmıyor - du. 3-7 Kasım arasında ABD seçimlerini Joe Biden kazanıyor ve 46. ABD Başkanı oluyordu. 8 Kasım’da Covid-19’lu sayısı 50 milyonu geçiyordu. 9 Kasım’da Pfizer ve BionTech, 2 Türk dok - toru ile %90 etkili aşının bulun - duğunu açıklıyordu. Dünya eve kapanmanın verdiği stres ile artık mental problemleri de yaşamaya başlamış, toplum hayatı sosyal olarak çok ciddi yaralar almıştı. 30 Kasım’da Biyolojideki en bü - yük gizemlerden biri olan protein katlanması, DeepMind tarafın - dan geliştirilen bir yapay zekâ algoritması olan AlphaFold tara - fından çözülürken Covid rakamı 60 milyonu geçiyordu, ama artık aşı umudumuz vardı. 8 Aralık’ta, Birleşik Krallık, klinik olarak yetkilendirilmiş, tamamen test edilmiş bir aşı kullanarak toplu aşılama kampanyası başlatan ilk ülke oldu. 11 Aralık’ta Avrupa Birliği, önümüzdeki on yılda sera gazı emisyonlarını %55 oranın - da azaltmayı kabul etti. Yeni 10 yılın en ciddi problemleri küresel ısınma ve sonuçları olacak, bilim insanları bunu yıllardır sesle - ri kısılıncaya kadar bağırırken kulaklarını kapatan siyasetçilerin artık kaçacak yerleri kalmamış - tı. 14 Aralık’ta, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada Toziname - ran ile toplu aşılamaya başlıyor, ülkemiz de Çin aşısını seçerek aşılamayı başlatıyordu. Yıl biter - ken tüm dünyada Covid-19’dan etkilenen insan sayısı 75 milyonu geçiyor, aşılamalar devam ediyor ancak mutasyona uğrayan virüs sebebiyle başta İngiltere olmak üzere birçok ülke sınırlarını bir kez daha kapatıyordu. 2020 genel olarak dünyaya çok uğurlu bir yıl gelmedi. 2021’de umutlar büyük ancak reel düz - lemden de ayrılmamak gerekiyor. Küresel ısınma tüm şiddeti ile kapımızda. Yağışların azalması, ülkemizin daha kurak hale gel - mesi sonucu çok radikal önlem - ler alınması ve teknoloji altlığıyla dikey tarım, hayvancılık ve artan işsizliğe teknoloji dünyasına açılıp yazılımcı, donanımcı ihraç eder hale gelerek çözüm buluna - bilir. Ülkemizin bir an önce toplu, entegre, planlı bir şekilde tekno - loji insanı yetiştirmeye yatırım yapması kaçınılmazdır. Yeni yüzyılın bacasız sanayisi yazılım dünyasıdır. Ekonomik zorlukların çözümü teknoloji insanı yetiştir - meye dönük topyekûn eğitimdir. 2021’in sağlık, huzur, başarı ve mutluluk getirmesini dilerim. Dijital Biz 56 Dijital Biz 57

Sayfa 58 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğün- de, Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) ve Dünya Ekonomik Forumu’nun (World Economic Forum) iş birliği ile Türki- ye Dördüncü Sanayi Devrimi Merkezi açıldı. Merkezle Türkiye, çığır açıcı teknolojiler ve sanayinin dijital dönüşümünde odak ülke haline gelecek. Cumhurbaşkanı Recep Tay- yip Erdoğan, Avrupa’daki iki örnekten biri olan merkezin faaliyetlerinin, Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası tarafından yürütüldü- ğünü belirterek, “Amacımız, ülkemizi milli teknoloji hamlesi hedefimiz doğrultusunda dördüncü sanayi devrimi ürün ve teknoloji- lerinin üssü haline getirmektir.” dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Türkiye’yi 4. Sanayi devriminin trendlerini belirleyen ülkelerden biri yapmakta kararlı olduklarını kaydederek, “Geliştirdiğimiz Ar-Ge ve yenilikçilik ekosistemi, niteliğini tahkim et- tiğimiz insan kaynağımız, açılışını yaptığımız bu gibi merkezler sayesinde Türkiye hedefle- rine artık çok daha yakın.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Dünya Ekonomik Forumu Kurucusu Klaus Türkiye 4. Sanayi Devrimi Merkezi Açıldı Schwab’ın birer video mesajı ile katıldıkları “Türkiye Dördüncü Sanayi Devrimi Merkezi”nin açılışı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ve Dördüncü Sanayi Devrimi Mer- kezleri Ağları Genel Müdürü Murat Sönmez’in katılımlarıyla gerçekleştirildi. ERDOĞAN, VİDEO MESAJ GÖNDERDİ Cumhurbaşkanı Erdoğan, video mesajında, Dünya Ekonomik Forumu’na bağlı olarak kurulan Dördüncü Sanayi Devrimi Merkezi Ağı’na, Türkiye’nin bu yılın başında katıldı - ğını belirterek, “Avrupa’daki iki örnekten biri olan bu merkezin faaliyetleri, Türkiye Metal Sanayicileri Sendikamız tarafından yürütül - mektedir. Amacımız, ülkemizi milli teknoloji hamlesi hedefimiz doğrultusunda dördüncü sanayi devrimi ürün ve teknolojilerinin üssü haline getirmektir.” ifadelerini kullandı. “FIRSAT İKLİMİ” Erdoğan, bu merkezde yapılacak çalışma - ların ekonomik ve toplumsal hayata önemli katkıları olacağına inandığını kaydederek, “Dijital dönüşümü ne kadar iyi yönetebilirsek, yeni dönemde kendimizi o kadar güçlü bir yere oturturuz. Elbette her ülkenin bu doğ- rultuda attığı adımlar ve elde ettiği birikimler vardır. Ama asıl olan, tüm bu birikimlerin uluslararası iş birliğiyle çok daha etkin bir fırsat iklimine dönüştürülmesidir.” dedi. “PEK ÇOK ALANDA SÖZ SAHİBİ” Dijitalleşme sürecinde yetişmiş insan kayna- ğının, en kritik unsur olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, nispeten genç, azimli ve yetişmiş insan kaynağıyla, bu sürece oldukça hazırlıklı girmektedir. Büyük sanayi kuruluşlarımızdan küçük ve orta ölçekli işletmelerimize kadar, yazılımdan donanıma tüm üretim altyapımızın dijital dö- nüşümünü hızlandırmamız gerekiyor. Ancak bu şekilde akıllı şehirlerden sınır ötesi veri paylaşımına kadar pek çok alanda söz sahibi olabiliriz.” ifadelerini kullandı. “HEDEFLERE ULAŞILMASINA KATKI SAĞLAYACAK” Türkiye’nin artık bu tür tarihi devrimleri geri- den takip eden değil, öncülük eden, önünü açan bir konumda olmasını istediklerini vur- gulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Dördüncü Sanayi Devrimi Merkezi’nin, he- deflere ulaşılmasına katkı sağlayacağını ümit ettiğini söyledi. “YOL HARİTAMIZ HAZIR” Törene, video konferans yöntemiyle katılan Bakan Varank, Türkiye’ye dijital dönüşüm alanında eşik atlatacak gelişmenin detayla- rını paylaşarak, Türkiye’yi kritik teknolojilerin sadece pazarı değil üreticisi haline getirecek yol haritasının hazır olduğunu kaydetti. “AVRUPA’DA İKİ MERKEZDEN BİRİSİ” Dijital dönüşümün sağladığı rekabetçilik avantajından maksimum düzeyde faydala- nabilmek için güçlü uluslararası iş birliklerine ihtiyaç olduğunu vurgulayan Varank, “Türki- ye: Dördüncü Sanayi Devrimi Merkezi, bu noktada kilit bir rol oynayacak. Bakanlığı- mız, MESS ve Dünya Ekonomi Forumu’nun iş birliğiyle kurulan bu merkez dünyadaki 9; Avrupa’daki 2 merkezden biri tanesi. Burada, kamu, özel sektör, üniversite ve STK iş birliği ile başta sanayimiz olmak üzere dijital dönü- şümü hızlandıracak politika çalışmaları ve projeler geliştireceğiz. Dünyadaki eğilimleri ilk elden takip ederek, önde gelen akademisyen, girişimci ve teknoloji şirketleriyle doğrudan bağlantı kuracağız. Merkezimiz hem Türkiye özelinde projeler tasarlayacak hem de yapa- cağı pilot uygulamalarla, kamuya mevzuat önerilerinde bulunacak.” ifadelerini kullandı. “TÜRKİYE, HEDEFLERİNE ARTIK ÇOK DAHA YAKIN” Bakan Varank, Teknolojinin Sorumlu Kulla- nımı projesiyle; yapay zekanın etik kullanımı için temel prensiplerin belirleneceğini kay- dederek, “Sanayide Rekabetçilik için Verinin Doğru Paylaşımı projesi ile de sanayiye yö- nelik verilerin doğru ve zamanlı kullanımıyla ilgili çalışmalar yürüteceğiz. Merkezimizde gerçekleştireceğimiz bu ilk aşama projeler dahi Türkiye’nin 4. Sanayi devrimindeki rolü- ne büyük katkılar sunacak.” dedi. “İTHAL ÜRÜNLERİ YURT İÇİNDE ÜRETE- BİLECEĞİZ” Türkiye olarak, tüm adımların Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla atıldığını anlatan Varank, “Sanayimizin teknolojik dönüşümüne hizmet edecek politikaları, destek ve teşvik meka- nizmalarını bu vizyonla kurguluyoruz. Kritik teknoloji ürünlerinin, yerli imkânlarla üretil- mesi için Ar-Ge’den yatırıma kadar uçtan uca bir destek mekanizması olan Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programını hayata geçirdik. Bu programla cari açık verdiğimiz ithal ürün- leri yurt içinde üretebileceğiz.” diye konuştu. “TÜRKİYE’Yİ MARKA ÜLKE YAPACAK” Türkiye’yi 4. Sanayi devriminin trendlerini belirleyen ülkelerden biri yapmakta kararlı olduklarını kaydeden Varank, “Geliştirilen Ar- Ge ve yenilikçilik ekosistemi, niteliğini tahkim Dijital Biz 58 Dijital Biz 59

Sayfa 60 — dergide görüntüle

Haber ettiğimiz insan kaynağımız, açılışını yaptığımız bu gibi merkezler sayesinde Türkiye hedefleri- ne artık çok daha yakın. Çığır açıcı teknolojiler ve sanayinin dijital dönüşümünde Türkiye’yi marka ülke yapacak olan bu merkezin, ülkemi- ze, milletimize, Türk sanayicisine, uluslararası ortaklarımıza hayırlı olmasını diliyor, kalın sağlı- cakla diyorum.” şeklinde konuştu. “TEKNOLOJİLERİN YÖNETİŞİMİ” Dünya Ekonomik Forumu Dördüncü Sanayi Devrimi Merkezleri Ağı Genel Müdürü Murat Sönmez, “Türkiye, Dördüncü Sanayi Devrimi Merkezleri Ağı’na katılarak yeni teknolojilerin yalnızca benimsenmesi üzerine değil aynı zamanda bu teknolojilerin yönetişim prensip- lerinin insan odaklı, kapsayıcı ve adil olması konusunda da önderlik etme niyetini açıkça ortaya koydu.” ifadelerini kullandı. “NİTELİKLİ İŞ BİRLİĞİ” MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol, Türkiye’nin tüm imalat sektörlerine kat- ma değer sağlayacak böylesine nitelikli bir iş birliğinden büyük bir gurur duyduklarını ifade etti. Akkol, “Bugünkü hamlemizle Dördüncü Sanayi Devrimi’nin bölgesel merkezi konu- muna yükseliyoruz. Ülkemiz, dijital dönüşüm ve Dördüncü Sanayi Devrimi’nde de bölge- sel güç oluyor.” dedi. SINIRLAR AŞILACAK MESS üyeleri bu iş birliği ile Dünya Eko- nomik Forumu’nun küresel ağı sayesinde forum üyeleri ile iş ortaklığı kurup sınırların ötesine geçebilecek. Dünyadaki dijital dönü- şüm trendlerini yakından takip etme, küresel şirketlerle iş birliği yapma olanağı bulacak. Dünya Ekonomik Forumu’nun çevrim içi bilgi ağına erişim imkanı ile dünyadaki dijital dö- nüşüm trendlerini yakından takip edebilecek. KVKK ile ilgili aradığınız her şey elinizin altında! Dijital Biz 60

Sayfa 62 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) ana yükleniciliğinde geliştirilip üretilen ilk yerli genel maksat helikopteri Gökbey, TEI (TUSAŞ Motor Sanayii) tarafından üretilen ilk milli helikopter motoru TS1400 ile hava- lanacak. Gökbey’e entegre edilecek ilk milli helikopter motoru TS1400, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın telekonferansla katıldığı törende görücüye çıktı. 700 kişi- lik bir ekip tarafından geliştirilen ve 1660 beygir güç üreten TS1400’ün testi başarıy- la sonuçlandı. Gökbey’in testleri bundan sonra milli motor TS1400 ile yapılacak. “İlk Milli Helikopter Motorumuz TEI-TS1400’ün Teslimi ve Tasarım Merkezleri Açılışı Töreni”, TEI’nin Eskişehir yerleşkesinde gerçekleşti- rildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Vahdettin Köşkü’nden canlı bağlantıyla katıldığı törene Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkur- may Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, kuvvet komutanları, Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, Eskişehir Valisi Erol Ayyıldız, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Muhsin Dere ile TEI Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Faruk Akşit katıldı. Gökbey Milli Motorla Havalanacak Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, turboşaft motor geliştirme projesi kapsa- mında yapılacak yatırımlar ve kazanılacak kabiliyetlerle TEI’nin kendi alanında ülkede rol model haline dönüşeceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tasarım merkezin- de ise mühendislerin, tasarım ve araştırma geliştirme birimlerinde verimli ve koordineli bir şekilde çalışmamalarını yürüteceğini kay- detti. Türkiye ile birlikte uluslararası arenada da milli sanayi kuruluşu TEI’nin sektörün en önemli oyuncuları arasında yer almasını he- deflediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdo- ğan şöyle devam etti: “ALTYAPI MİLLİ MUHARİP UÇAK MOTO- RU TESTİNDE KULLANILACAK” Dünya üzerinde motor teknolojileri konusun- da söz sahibi bir elin parmakları kadar ülke var. Bir motorun geliştirilmesi için yurt içinde yazılımından malzemesine çok geniş bir eko- sistemin beraber çalışması gerekiyor. Ham- dolsun TEI artık sadece motor üreten değil, motor tasarlayan, üreten ve dünyaya satan bir marka haline dönüşüyor. Turboşaft proje- miz ile ülkemizde bu ve benzeri sınıftaki motorları test edebilecek çok ciddi bir test altyapısı da tesis ediyoruz. Bu altyapı aynı zamanda milli muharip uçak motoru gibi daha yüksek güç sınıfı motorlarımızın tes- tinde de kullanılabilecek. Ayrıca yeni nesil hafif zırhlı araçlar, altay tankı, İHA’lar ve füzelerimiz ile birçok platformumuzun çeşitli güç sınıflarındaki motorlarını da geliştiriyo- ruz. Allah’ın izniyle yakında tüm bu motorları envantere almaya başlayacağız.” “HEDEFTEN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ” Cumhurbaşkanı Erdoğan, helikopter turbo- şaft motoruyla açılan yoldan diğer savunma sanayi araçlarının motorlarının tamamı yapı- lana kadar ilerlemeyi sürdüreceklerini belir- terek, “Bir yandan TUSAŞ’ın, diğer yandan özel sektör kuruluşlarımızın gayretleriyle Tür- kiye’yi havacılık başta olmak üzere, her türlü motor tasarımı ve üretimi alanında adres ülke yapma hedefimize adım adım yaklaşıyoruz. Her ne kadar birileri Arifiye’deki tank paleti fabrikası üzerinden ülkemizin savunma sana- yisini baltalamaya çalışsa da biz bu hedeften asla vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı. “MOTOR PROJELERİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ” Cumhurbaşkanı Erdoğan, motor projelerinin; Nuri Killigil, Vecihi Hürkuş, Nuri Demirağ gibi isimlerin yürüttükleri çalışmaların, devrim oto- mobili gibi samimi girişimlerin akıbetine uğra- masına müsaade etmeyeceklerini vurgulaya- rak, “İnşallah TEI’de ve diğer kuruluşlarımızda yürütülen motor projelerine sıkı sıkıya sahip çıkacak, ülkemizin bu alanda da hedeflerine ulaşmasını sağlayacağız.” diye konuştu. “SAVUNMA SANAYİSİ İÇİN TARİHİ BİR GÜN” Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, savunma sanayisi için tarihi bir gün yaşandığını söyledi. Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla kritik teknoloji- lerin kullanıcısı değil, üreticisi olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini kaydeden Bakan Varank, “Artık yüksek teknoloji ve ileri tasa- rım becerileri gerektiren işlere imza atıyoruz. İşte milli turboşaft motorumuz TS 1400 de bunun en güzel örneklerinden biri. Bu motor, tamamen TEI mühendisleri ve teknisyenleri tarafından tasarlandı, geliştirildi ve üretildi. Gerekli sertifikasyon süreçlerinden sonra seri imalata geçildiğinde, hem bir yurtdışı bağımlılığından daha kurtulmuş hem de yıllık 60 milyon dolarlık bir ileri teknoloji ithalatının önüne geçmiş olacağız. TS 1400 bundan sonraki başarılarımızın bir öncü fişeği ko- numunda. Türkiye olarak, gaz türbinli motor teknolojisine sahip 7 ülkeden biriyiz. Bugün açılışını yapacağımız yerli motorların tasarım çalışmalarının yürütüleceği tasarım merkezi de bu manada yeni başarı hikayelerimizin çıkış noktası olacak.” dedi. “YÜZ AKIMIZ TEI GÜÇLÜ ÜRETİM DÖNE- MİNE ADIM ATIYOR” Tasarım ve Ar-Ge ekiplerinin bir araya gelme- siyle hem verimliliğin artacağını hem de proje süreçlerinin kısalacağını dile getiren Bakan Varank, “Kritik bir teknoloji olan gaz türbinli turboşaft motoru geliştirilmesi için gereken tüm üretim ve montaj atölyeleri burada mev- cut. HÜRKUŞ, ATAK gibi milli hava araçla- rımızda kullanılacak motorlar, bu merkezde rahatlıkla tasarlanabilecek. Yüz akı kurum- larımızdan olan TEI, bu imkanlarla artık çok daha güçlü bir üretim dönemine adım atıyor.” diye konuştu. “KİLOGRAM BAŞINA İHRACAT DEĞERİ 6 BİN DOLAR” En fazla Ar-Ge harcaması yapan ilk 10 firma- nın 5’inin, aralarında TEI’nin de bulunduğu savunma sanayisi firmaları olduğunu belirten Bakan Varank, şunları kaydetti: “Türkiye’de kilogram başına ihracat değeri 1,5 dolar sevi- yelerindeyken, savunma sanayimizde bu 50 doların üzerinde. İlk milli helikopter motoru- muz TS 1400’ün ise kilogram başına ihracat değeri 6 bin dolar. İşte bu, 18 yılda sıfırdan kurguladığımız Ar-Ge ve girişimcilik ekosiste- minin, katma değerli üretimi önceleyen politi- kalarımızın başarısının ispatı.” Dijital Biz 62 Dijital Biz 63

Sayfa 64 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber “BAŞARI HİKAYESİNE ŞAHİTLİK EDİYO- RUZ” Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da hava- cılık ve uzay sanayisinde Türkiye’nin öncü kuruluşu olan ve TSK’nın ihtiyaçlarını karşı- layan TUSAŞ’ın özellikle son yıllarda gerçek- leştirdiği atılımlara işaret etti. TEI’yi geçtiği- miz yıl ziyaret ederek yerli ve milli helikopter motorunun ilk testlerinin başarıyla geçtiğine şahit olduğunu anımsatan Akar, “Bu güzide firmamızın gerçekten büyük bir başarı hika- yesi yazdığına yine hep birlikte bugün şahitlik ediyoruz. Motor entegre ve sertifikasyon ça- lışmalarını müteakip genel maksat helikopte- rimiz GÖKBEY’in önümüzdeki dönemde seri üretiminin başlamasını da büyük bir heye- canla bekliyoruz.” dedi. “Başarı bir yolculuktur, bunun bir varış nokta- sı yoktur” inancıyla katedilmesi gereken daha çok mesafe olduğunun altını çizen Akar, “Bu bilinçle çalışan TUSAŞ’ın aynı şekilde Milli Muharip Savaş Uçağı projesinde de büyük başarılar elde edeceğine, ülkemizin ve mille- timizin gurur kaynağı olmaya devam edece- ğine ve silahlı kuvvetlerimizin acil ihtiyaçlarını bu yönde de karşılayacaklarına tüm kalbimle inanıyorum.” ifadesini kullandı. “YERLİ OLARAK GELİŞTİRİLMİŞ MO - TOR ÜLKEMİZE KAZANDIRILACAK” Türkiye’nin motor çalışmalarında göz bebeği kurumu TEI’nin ihtiyaçlar için var gücüyle çalışmaya devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanlığı Savun - ma Sanayii Başkanı İsmail Demir, “Bu proje kapsamında helikopter üzerinde testler başlatılmış olacak. Yerli olarak geliştirilmiş, uçuşa elverişli gereksinim - leri doğrultusunda sertifiye edilmiş ve helikoptere entegre edilmiş bir motor ülkemize kazandırılmış olacaktır. Motor geliştirme altyapısının yanında benzer güç aralığındaki tüm havacılık motor - larının test edilebileceği test altyapısı da bize kazandırılacaktır. Motora ilişkin özgün tasarım yazılımları geliştirilecek ve malzeme veri tabanı oluşturulacak - tır. Geniş bir teknik altyapıyla sürdür - düğümüz gaz türbin motor geliştirme projelerimizle diğer özgün hava plat - formlarımızın motor ihtiyaçlarında da yerli çözümler sağlanacaktır. Bununla beraber dünyada motor üreticisi ülkeler arasında yer almak, ihracat konusunda da daha iddialı olmayı gündeme getire - cektir.” dedi. MUADİLLERİNDEN DAHA GÜÇLÜ TEI Genel Müdürü Akşit, TS1400 projesinin 2017’de başladığını ifade ederek “Bu baştan sona Türk mühendislerinin tasarlayıp geliş- tirdiği tamamen özgün bir motor. Türkiye’nin gerçek anlamdaki ilk jet motorunu ürettik. Bu, Türkiye tarihinde dönüm noktasıdır.“ dedi. TS1400 ile birlikte Türkiye’nin havacılık teknolojisi alanında şampiyonlar ligine çıktı- ğını kaydeden Genel Müdür Akşit, “Gökbey’i inşallah bu motorla uçuracağız. Seri imalat planlamamız devam ediyor. Zorlu olgunlaş- tırma ve sertifikasyon sürecinin ardından 2024’ten sonra Gökbey, milli motorumuzla uçacak.” diye konuştu. Akşit, Gökbey’in hem askeri hem sivil amaçlı kullanılacağına işaret ederek “Milli motoru- muz, muadillerine göre kalkışta, sürekli uçuş gücünde, acil durum kalkışında ve tek motor- la kaçış modunda 67-120 beygir daha fazla güç üretiyor.” dedi. Törende Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hitabı- nın sonrasında Gökbey’e entegre edilecek ilk milli helikopter motoru TS1400’ün testi gerçekleştirildi. TS1400, testi başarıyla geçti. Bakanlar Varank ve Akar, tüm bileşenleriyle hazır durumda olan bir TS1400’ün üzerindeki örtüyü alkışlar eşliğinde kaldırdı. Görücü- ye çıkan TS1400’ün teslimatının ardından tasarım merkezinin açılışını yapıldı. Tören alanındakiler daha sonra TEI tesisinde ince- lemelerde bulundu. 10 YILLIK MARATON Türk Silahlı Kuvvetleri ile diğer ihtiyaç sahibi makamların, genel maksat helikopteri ihti- yaçlarının özgün bir platform ile karşılanması hedefiyle yürütülmekte olan Özgün Helikop- ter Programı, 2010 yılında Savunma Sana- yii İcra Komitesi (SSİK) kararı ile başlatıldı. Program bütçesi ve takvimi belirlenen özgün helikopter için 2013’de Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile TUSAŞ arasında sözleşme imzalandı. Dijital Biz 64 Dijital Biz 65

Sayfa 66 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber TUSAŞ İMZASI İlk uçuşunu 2018 yılında LHTEC tarafın- dan üretilen Turbo Şaft Motor LHTEC- CTS800•4AT ile gerçekleştiren Genel Maksat Helikopteri Gökbey’in aviyonik sistemleri, gövde, rotor sistemi, iniş takımı gibi sistemle- rinin tamamı TUSAŞ imzası taşıyor. HASTA DA TAŞIYACAK KARGO DA Gökbey, Türkiye’de yerli imkan ve kabiliyet- lerle tasarlanıp geliştirilen ilk helikopter moto- ru TS1400 ile havalanacak. Böylece Türkiye, kendi jet türbinli motorunu üretebilen sayılı ülke arasına girecek. Gökbey; VIP, Kargo, Hava Ambulans, Arama Kurtarma, Kıyı Ötesi Taşıma gibi birçok görevde kullanılabilecek. ATAK TECRÜBESİNDEN YARARLANILDI En zorlu iklim ve coğrafyalarda, yüksek irtifa ve yüksek sıcaklıkta, gece ve gündüz koşul- larında etkin bir şekilde faaliyet göstermek üzere tasarlanan Gökbey’de Atak helikopteri- nin üretim süreçlerinde kazanılan bilgi, biri- kim ve tecrübeden de yararlanıldı. 1660 BEYGİRLİK GÜÇ Gökbey’de kullanılan milli motor TS1400, 1660 beygir güç üretiyor. TS1400’ün üre- timinde imalat ve malzeme teknolojisi ala- nında pek çok ilke imza atıldı. TS1400 için Türkiye’nin ilk tek kristal türbin kanadı üre- timi, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi tarafından gerçekleştirildi. Bu üretim sırasın- da yenilikçi termal bariyer kaplama metotları kullanıldı. 700 kişilik bir teknik ekip tarafından geliş- tirilen TS1400’nin kilogram başına 6 bin dolar ihracat değerine sahip. TS1400’de kullanılmak üzere Türkiye’de ilk kez nikel ve titanyum alaşımları için havacılık kalitesinde dövme teknolojisi geliştirildi. Geleceğin imalat teknolojisi olarak gösterilen eklemeli imalat ile parçalar üretildi. 312 MİLYON DOLARLIK YATIRIM Kamu ve özel sektörün güçlü iş birliğinin ürü- nü olan TEI’ye son 5 yılda 312 milyon dolar- lık yatırım yapıldı. Bunun yüzde 43’ü devlet desteklerinden karşılandı. Yüksek teknolojili 11 motora imza atan TEI’nin açılışı gerçek- leştirilen tasarım merkezi, yeni motor geliştir- me çalışmalarına hız kazandıracak. Tasarım ve Ar-Ge birimleri, bir araya getirecek mer- kez, daha verimli bir çalışma ortamı sunacak. Dijital Biz 66 Dijital Biz 67

Sayfa 68 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Er- doğan, Aselsan ve Roketsan tarafından geliştirilen, Türkiye’nin ilk milli ve yerli hava savunma füze sistemi olan HİSAR A+ Alçak İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi’nin kabul atışında yüksek hızlı hedef uçağın, uzak menzilde başarıyla imha edildiğini açıkladı. Erdoğan, “Bu son test, normal şartlarda yurtdışından tedarik edilen bir parçaya am- bargo uygulandığı için birkaç ay gecikti. Yerli parçayı kısa sürede geliştirdik ve füzemize entegre ettik. Bu zamana kadar gizli yaptı- rımlarla, dolaylı müdahalelerle engellemeye çalıştıkları bu işi yerli ve milli ürünlerle en- vantere almaya hazır hale getirdik. HİSAR A+ füzemizin seri üretimi hayırlı olsun” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan: “HİSAR A+ Hava Savunma Füzemiz Seri Üretime Hazır” Niğde-Ankara Otoyolu 2. Kesim Açılış Töre- ni’ne video konferansla katılan Cumhurbaşka- nımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin hava ve füze savunmasında önemli görevler üstlenen HİSAR A+ Alçak İrtifa Hava Savun- ma Füze Sistemi Projesi’nin kabul atışı testle- rinin başarıyla tamamlandığını duyurdu. T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri temsil - cilerinin katılımıyla Aksaray Atış Alanı’nda Aselsan ve Roketsan tarafından 11 Aralık’ta icra edilen testin görüntülerini de kamuoyuy - la paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sa - vunma sanayimizden yeni müjdeler alıyo - ruz” diyerek, şunları söyledi: “Aselsan ve Roketsan tarafından geliştirilen ilk yerli ve milli hava savunma füze sistemi - miz HİSAR A+ Alçak İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi’nin envantere giriş öncesi son kabul testi yapıldı. TÜBİTAK SAGE tarafın - dan geliştirilen harp başlığı kullanılarak, 11 Aralık’ta yapılan atışta yüksek hızlı hedef uçak, uzak menzilde başarıyla vuruldu. Aslında bu son test birkaç ay gecikti. Sebe - bi neydi biliyor musunuz? Normal şartlarda yurtdışından tedarik edilen bir parçaya am - bargo uygulandı. Sonra ne oldu? Yerli par - çayı kısa sürede geliştirdik, füzemize enteg - re ettik ve işte kısa bir gecikmeyle neticeye ulaştık. Bu zamana kadar gizli yaptırımlarla, dolaylı müdahalelerle engellemeye çalıştık - ları bu işi yerli ve milli ürünlerle envantere almaya hazır hale getirdik. HİSAR A+ fü - zemizin seri üretimi hayırlı olsun. Bu güzel hizmetten dolayı Savunma Sanayii Başkan - lığımızı, Aselsan’ı, Roketsan’ı, TÜBİTAK SAGE’yi ve projede emeği geçen herkesi şahsım ve milletim adına tebrik ediyorum.” Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdo - ğan’ın duyurduğu HİSAR A+ Füze Fırlatma Sistemi ve Ateş İdare Cihazı ile Entegre Sistem Seviyesi Kabul Atışı Testi’nde, sis - temin maksimum menzil ve irtifada etkinliği yüksek hızlı hedef uçağın başarılı bir şekilde imhasıyla gösterildi. Atışlı test kapsamında, hedefin radar ile tespit ve takibi gerçekleşti - rildi, komuta kontrol sisteminden angajman başlatılarak, atış kontrol sistemiyle en uygun zamanda füze otomatik olarak ateşlendi. Yer sistemleri tarafından sağlanan verilerle hedefe yönlenen HİSAR A+ füzesi, terminal safhada hedefe en uygun son manevrayla yaklaşarak hedefi bir kez daha başarı ile imha etti. Dijital Biz 68 Dijital Biz 69

Sayfa 70 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Türkiye’de veri merkezi sektörünün önde gelenlerini buluşturan “Data Center İstan- bul 2020 Konferansı”, 8 Aralık’ta çevrim içi olarak düzenlendi. Kamu ve özel sektörünün önde gelen isim- lerinin katıldığı konferansta Global Bilişim Derneği (BİDER) Başkanı Şenol Vatansever de salon başkanı olarak açılış ve kapanış konuşmalarını yaptı. Sektörün önemli firmalarının sponsorluğunda güncel konuların konuşulduğu, üst düzey veri merkezi profesyonellerinin yer aldığı etkinlik, katılımcılarına mükemmel bir networking ortamı sağladı. “B2B” toplantılarında rastgele eşleşen izleyiciler yarım dakika ile beş dakika arasında hızlı tanışma seanslarında sanal kartvizit payla- şımları yaptı. Konferans boyunca “Belediyecilik ve Kamu Dünyada Değer Kazanan Veri “Data Center İstanbul 2020 Konferansı”nda Masaya Yatırıldı Teknoloji Uygulamalarında Veri Merkezi Kullanımı”, “Bütünleşik Çözüm ve Yazı - lımların Sistem Verimliliğine Etkisi”, “Veri Merkezinizi Yabancı Lisans Olmadan ve Donanım Maliyetinizi de Minimum %30 Düşürerek Yönetmek İster misiniz?”, “Veri Merkezlerinde Sürdürülebilir Verimlilik Yaklaşımları”, “Pandemi Döneminde Veri Merkezlerinin Ön Plana Çıkan Fonksiyonla - rı”, “Veri Merkezlerinin Deprem Risk Yöne - timi”, “Değişen İklim Etkisinde Kentlerimizin Serbest Soğutma Potansiyeli”, “Çevreye Duyarlı Veri Merkezi Soğutma Çözümleri”, “Başarılı Bulut Projeleri için Edge Compu - ting’in Önemi”, “Veri Merkezlerinde Enerji Verimliliğine Yönelik CFD Modelleme Örne - ği” başlıklarında konunun uzmanları su - numlarını gerçekleştirdi. Canlı demolar ile izleyiciler ürünleri de - taylı olarak inceleme imkanına kavuştu. Konferansla ilgili açıklamalarda bulunan BİDER Başkanı Vatansever, Kovid-19 küresel salgınının başlaması ile beraber dünyada ve Türkiye’de sağlık, ekonomi ve teknoloji başta olmak üzere birçok alanda büyük değişimler yaşandığını belirtti. İnsanoğlunun zorlandığı dönemlerden geç - tiklerini kaydeden Vatansever, “Kriz dönem - lerinde değişimlere ayak uydurabilenler du - rumu fırsata da çevirebiliyor. Birçok sektör evden çalışmaya başladı. Dijital dönüşümde öncü olmak isteyenler gerekli yatırımları geçmişte de yapıyordu. Dijital dönüşüme iten unsurlar arasında çeviklik ihtiyacı ve rekabet ortamı da vardı. Bulut tabanlı bilgi teknolojileri altyapısı kullananlar yeni nor - male daha kolay uyum sağladı. Ağırlıklı olarak kendi sistem odalarını kullananlar ise sistemlerinin en azından bir kısmını bulut teknolojilerine aktarmaya başladı. Küresel pandemi ile beraber doğası gereği değişime daha kapalı olan sektörlerde bile dijital dö - nüşüm için aksiyon almak zorunluluk haline geldi.” ifadelerini kullandı. Vatansever, 5G’nin yüksek hızı ve yaygın - laşması ile beraber mobilitenin artacağını, çok daha fazla cihazın birbirine bağlanabile - ceğini belirterek, 2025 yılında globaldeki ve Türkiye’deki veri trafiğinin günümüze göre 2,5 kat artmasının beklendiğini bildirdi. BİDER Başkanı Vatansever, şöyle devam etti: “Bugün veri merkezleri kurumların sürekli artan ihtiyaçlarını karşılamak durumunda. IDC’ye göre 2025 yılı itibariyle veri merkez- leri yaklaşık 175 zettabyte veri işleyecek (1 zettabyte, bir milyar terabyte veya bir trilyon gigabyte’a eşittir). Bu ortamda hızlı ölçeklene- bilirlik, kritik bir başarı faktörü olarak ortaya çı- kıyor. Gartner’a göre global genel bulut pazarı 2019’da yüzde 17,5 büyürken, Türkiye genel bulut pazarı 2019’da yüzde 29 büyüdü. 2020 yılında ise pandemi etkileri ile yüzde 17,2 büyüyerek 208 milyar doların üzerine çıkması bekleniyor. 2021 yılına gelindiğinde kurum- ların yüzde 90’ı bilgi teknolojileri ihtiyaçlarını karşılamak için birden fazla bulut veya hibrit bulut modeli kullanması bekleniyor. IDC’ye göre 2022’ye kadar, dijital dönüşümün merke- zindeki işlemci gücünü sağlayan bulut bilişim harcamaları şirket temel bilişim bütçelerinin yüzde 40’ına ulaşacak. 2028’e kadar yüzde 80’e ulaşması bekleniyor.” Dijital Biz 70 Dijital Biz 71

Sayfa 72 — dergide görüntüle

Haber Dijital düzene uyum sağlayan Data Center İstanbul sektörü bir araya getirme görevini online olarak yerine getirdi. Veri merkezi sektörünün 2020’de ki tek buluşma noktası olan zirve yüz yüze görüşmelerin eksikliğini hissettiğimiz bu günlerde kritik bir görev üstlendi. Tam 350+ aktif katılımcı ve 100+ bire bir görüşmenin olduğu sanal zirve önemli bir başarıya imza attı. Sanal zirvede neler gerçekleşti? Türkiye’deki veri merkezi sektöründe aktif görev alan uzmanlar ve firmaların sunumlarıyla gün- demdeki konular ve pandemi süreci işlendi. Bu başlıkların yanı sıra şu anda veri merkezinde önemli yer tutan ve gelecekte yeşil politikalar se- bebiyle sektörün ilk önceliklerinden birisi haline gelecek enerji verimliliği gibi konular Türkiye şartları göz önünde bulundurularak değerlendirildi. Veri Merkezi Sektörü Çevrim İçi Bir Araya Geldi Zirvenin en çok ilgi gören kısımlarından bir diğer ikisi ise canlı demolar ve B2B toplantılarıydı. Canlı demolarda Schneider Electric, ABB, Systemair HSK ve Plusclouds firmalarının güncel ürünleri hakkında bilgi edinen katılımcılar B2B toplantı- larında da birbirleri ile video görüşmesi yaparak güne bol etkileşimli bir son nokta koydular. Sıradaki etkinlikler nedir? Data Center Cities bünyesinde organize edilen veri merkezi etkinliklerinin sıradaki konferansı Data Center Ankara’dır. Veri merkezi hizmetlerine ihtiyaç duyan 120+ kamu kurum ve kuruluşuna ev sahipli- ği yapan zirve birçok dijital etkinlik deneyime sahip DC ekibi tarafından organize edilmektedir. Detaylı bilgi için etkinlik web sitesini ziyaret edebilirsiniz. Data Center Ankara, 30 Mart 2021 – https://datacenterankara.com Well5G.com: 5G ve Telekomünikasyon… Dijital Biz 72

Sayfa 74 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Va- rank, “Türkiye, son dönemde gelişen piyasalara yönelen sermaye akışından en fazla faydalanan ülkelerden biri oldu.” dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, “Türkiye’yi yatırımlarda cazibe merkezi yapmak adına ekonomi ve hukuk alanında yeni bir seferberlik başlattık.” ifadesini kullandı. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, “Türkiye genelinde 81 ilimiz uluslararası doğrudan yatırımcı için potansiyel yatırım alanı.” diye konuştu. Bakan Varank, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan ile Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) tarafından “Uluslararası Yatırım Zirvesi” kap- samında düzenlenen panele telekonferans yöntemiyle katıldı. Buradaki konuşmasında, küresel ve yerli yatırımların önemli ölçüde Uluslararası Yatırım Zirvesi’nden “Türkiye’ye Güven” Mesajı arttığını belirten Bakan Varank, “2002 yılı öncesinde çok düşük miktarlarda gerçekle - şen doğrudan yatırım girişleri, son 18 sene - nin toplamında 222,5 milyar dolara ulaştı. Bu dönemde yıllık bazda 22 milyar dolarlara ulaşan doğrudan yatırım girişleri oldu.” diye konuştu. TÜRKİYE’YE GÜVEN Ekonomi yönetiminde yeni bir döneme geçil- diğini anımsatan Varank, Hazine ve Maliye, Ticaret ile Sanayi ve Teknoloji bakanlıklarının tüm güçlerini birleştirdiğini dile getirdi. Va- rank, bu süreçte izlenen stratejiyi anlatarak, “Serbest piyasa ekonomisi kurallarından taviz vermeden, şeffaf ve öngörülebilir poli- tikalarla makroekonomik istikrarı odağımıza aldık. Tüm tarafları dinleyerek hazırladığımız ekonomi ve hukuk alanındaki kapsamlı yapı- sal reformları zaman kaybetmeksizin hayata geçireceğiz. Bu adımlar, Türkiye’ye olan güvenin hızlanarak artmasına katkı sağlaya- cak.” değerlendirmesinde bulundu. “FIRSATI İYİ DEĞERLENDİRMELİYİZ” Son dönemde sermaye akışındaki yöneli- me dikkati çeken Varank, şöyle devam etti: “Türkiye son dönemde gelişen piyasalara yönelen sermaye akışından en fazla faydala- nan ülkelerden biri oldu. Uluslararası portföy akımlarını incelediğimizde, hem hisse senedi hem de tahviller kanalıyla ülkemize giriş- lerin güçlü bir şekilde yeniden başladığını görüyoruz. Bu gerçekten önemli ve müspet bir gelişme. Benzer bir durumu, doğrudan yabancı yatırımlarda da görmemiz için hiçbir engel bulunmuyor. Önümüzdeki fırsatı çok iyi değerlendirmeliyiz.” “STRATEJİMİZDE SON AŞAMAYA GELDİK” Uluslararası Doğrudan Yabancı Yatırım Stra- tejisi’ne değinen Varank, “Daha katma değerli yatırımları ülkemize kazandırmak için Cum- hurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ile iş birliği içinde ülkemizin ilk Uluslararası Doğrudan Yabancı Yatırım Stratejisi’ni hazırlamaya başladık. Bütüncül ve kapsayıcı bir yaklaşımla strate- jiyi hazırlarken, küresel pazardaki eğilimleri, sahip olduğumuz avantajları ve ihtiyacımız olan ‘nitelikli’ yatırımları detaylı analiz ettik. Son aşamaya gelmiş durumdayız. Çalışma- larımızı aralık sonunda tamamlayıp, 2021’in başında Uluslararası Doğrudan Yabancı Yatırım Stratejimizi kamuoyuyla paylaşmayı planlıyoruz.” “YENİLİKÇİ ÜRÜNLERİ TÜRKİYE’DEN ÇIKARABİLİRİZ” Varank, doğrudan yabancı yatırımların reka- bet gücü kazanma, istihdam oluşturma ve Ar-Ge ekosistemini besleme yönleriyle kritik öneme sahip olduğunu belirterek, “Ülkemizde bulunan ya da yeni yatırım yapmayı planla- yan global şirketlerden öncelikli beklentimiz, çok güçlü olan tedarikçilerimizden en iyi şe- kilde faydalanmaları. Global şirketlerin, erken dönem girişimcilere sipariş vermesi ve onları teknoloji tedarikçisi olarak kullanması, aslın- da her iki taraf açısından da büyük avantajlar getiriyor.” dedi. GİRİŞİM SERMAYESİ FONLARI Girişimcilik ekosistemindeki temel sorunlar- dan birinin finansa erişim olduğuna işaret eden Varank, bunun önüne geçebilmek için girişim sermeyesi fonları kurmaya başladık- larını hatırlattı. Varank, küresel şirketlerin bu fonlara yatırım yapıp, start-up’ların ve sca- le-up’ların rekabet gücü kazanmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti. DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE YALIN ÜRETİM Sanayinin dijital dönüşümünü ve yalın üre- timi teşvik etmek üzere, model fabrikalar açtıklarını ve çeşitli teşvik mekanizmalarıyla KOBİ’leri desteklediklerini aktaran Varank, “Bu noktada global firmalardan beklentimiz, ana merkezlerinde sahip oldukları teknolojik yetkinlikleri, Ar-Ge ve inovasyon kabiliyetleri- ni ülkemize taşımaları.” diye konuştu. FIRSAT PENCERESİ Varank, Türkiye sanayisinin, yeni tip korona- virüs (Kovid-19) salgınında, zor zamanlarda nasıl inovatif çözümler üretebileceğini is- patladığına dikkati çekerek, “Bu çözümlerin, uluslararası iş birlikleriyle çok daha başka bir seviyeye ulaşacağını düşünüyorum. Dünya- nın konuştuğu teknolojileri, yenilikçi ürünleri Türkiye’den çıkarabiliriz. Önümüzde mutlaka değerlendirilmesi gereken bir fırsat penceresi var.” şeklinde konuştu. TEDARİKÇİ ALTYAPISI Türkiye’nin teknolojiyi sadece kullanan değil, tasarlayan, üreten ve ihraç eden bir ülke ko- numuna gelme hedefine işaret eden Varank, yüksek teknolojiye sahip global firmaların, Türkiye ekosisteminde yer almasının teda- rikçi firmaların da kabiliyetlerini bir üst ba- samağa taşıyacağını dile getirdi. Varank, bu durumun, tedarikçi altyapısını geliştirdiği gibi küresel inovasyon merkezi olma hedefine de katkı yapacağını ifade ederek, bu alanda sahip olunan imkân ve avantajları anlattı. Dijital Biz 74 Dijital Biz 75

Sayfa 76 — dergide görüntüle

Haber TEKNOLOJİ DEVLERİYLE İŞ BİRLİĞİ Küresel teknoloji devleriyle geliştirdikleri iş birliklerine de değinen Varank, şunları kay- detti: “IBM ile yapay zekâ alanında, kimya ve demir yolu sektörlerine yönelik iş birliği projeleri geliştiriyoruz. Bunun gibi iş birlikleri, insan kaynağımızın niteliklerini daha da ileri taşıyıp, yeni yatırımların ülkemize kazandırıl- masında kritik rol oynayacak. Türkiye, güçlü altyapısı ve sürekli gelişen ekonomisiyle önü- müzdeki dönemde küresel inovasyon merke- zi olma yolunda hızla ilerleyecek.” “PANDEMİ SONRASI DÖNEM” Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının, tüm dün- yada dengeleri sarstığına işaret ederek, bu yıl küresel ticaretin yüzde 9,2 ve uluslararası doğrudan yatırımların yüzde 40 daralması- nın beklendiğini bildirdi. Turizm ve hizmetler sektörünün çok ciddi darbeler aldığını vur- gulayan Elvan, “Tüm bunların sonucu olarak 2020’de global küçülmenin yüzde 4,4 olması bekleniyor. Tabii bu görünüm, salgının seyri ve aşı-ilaç alanında katedilecek mesafeye göre hızlı bir iyileşme ve canlanma sürecine de girebilir. Dolayısıyla pandemi sonrası dönem, aslında pek çok fırsatı beraberinde getiriyor.” diye konuştu. Türkiye’nin, kendilerine yeni ve güvenilir limanlar arayan yatırımcılar için çok cazip im- kanlar sunduğunu anlatan Elvan, “Türkiye’yi yatırımlarda cazibe merkezi yapmak adına ekonomi ve hukuk alanında yeni bir seferber- lik başlattık.” dedi. “POTANSİYEL YATIRIM ALANI” Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Türkiye’de doğrudan yabancı yatırımların artmasını çok önemsediklerini belirterek, “Türkiye genelin- de 81 ilimiz uluslararası doğrudan yatırımcı için potansiyel yatırım alanı. Sadece belli merkezlerde değil, ülke genelinde üretim, ya- tırım ve ihracat potansiyeli var.” diye konuştu. İhtisas Serbest Bölgeleri Projesi’ne değinen Pekcan, “Dünyada teknoloji yatırımı, üretimi ve ihracatıyla büyüyen ülkelere baktığınız zaman, buralarda genelde teknoloji yatırım - larının ihtisas serbest bölgelerinde yapıl - dığını ve buralarda teknoloji yatırımlarının, üretimin ve ihracatın büyüyerek o ülkenin büyümesine katkı yaptığını görüyoruz.” ifa - delerini kullandı. Dijital Biz 76

Sayfa 78 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Amerikan Şirketler Derneği (AmCham Tür- kiye) tarafından Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinin gelişmesine katkıda bulunan Türk ve Amerikan şirketlerin ödüllendiril- mesi amacıyla düzenlenen ‘I AmChamPi- on’ ödülleri sahiplerini buldu. Dünya Gazetesi iş birliği ile gerçekleşen ödül programının 18 Aralık’ta gerçekleşen online ödül törenine, kamu ve iş dünyası üst düzey temsilcileri katılırken, şirketler 12 farklı kategoride ödüllerine kavuştu. Ülkemizde 50 milyar doların üzerinde yatırımı bulunan 110’u aşkın Amerikan şirketini temsil eden Amerikan Şirketler Derneği (AmCham Türkiye), faaliyetleriyle Türkiye-ABD ekono- mik ilişkilerinin gelişmesine katkıda bulunan Türk ve Amerikan şirketlerini düzenlendiği ‘I AmChamPion’ töreninde ödüllendirdi. ‘I AmChamPion’ ödülleri töreni 18 Aralık 2020 Cuma günü kamu ve iş dünyası temsilcileri- nin katılımıyla online olarak gerçekleştirildi. Türkiye-ABD Ekonomik İlişkilerini Güçlendiren Şirketler Bu yıl ikincisi Dünya Gazetesi iş birliğiyle dü- zenlenen ve www.iamchampionawards.com adresinden canlı yayınlanan ‘I AmChamPion’ ödülleri kapsamında, Türkiye-ABD ikili ticaret ve yatırımına katkıda bulunan Türk ve Ameri- kan şirketleri 12 farklı kategoride ödüllendiril- di. Onur Ödülü’nü, jüri tarafından Türk-Ame- rikan iş diyaloğuna katkı sağlayan iş insanı olarak seçilen Citi EMEA Bölgesi Çok Uluslu Şirketler Başkanı Serra Akçaoğlu aldı. Ödül töreninin açılış konuşmasını yapan AmCham Türkiye Başkanı Tankut Turnaoğlu şunları söyledi: “AmCham Türkiye olarak, ülkemizi ‘global tedarik zincirlerine taşıyan bir güç’ olma hedefimiz doğrultusunda ülkemiz ekonomisine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Derneğimiz bu gücünü 3 ana kaynaktan alı- yor: Yatırım, iş gücü ve ihracata yaptığı katkı; dünya standartlarında yeteneklerin gelişti- rilmesi ve kurumsal yönetişimin gelişimine katkıda bulunulması ve yerel iş ortaklarının küresel değer zincirleri ile buluşturulması. Bu hedeflere ulaşmak için Türk-ABD iş dünyası, uluslararası yatırımcılar, yerel karar alıcılar ile yakın temaslarımızı sürdürüp, üretken ve sürdürülebilir bir iş birliği platformu oluştur- maya yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” Törenin açılışında konuşan T.C. Cumhur- başkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “2020 yılına, tüm dünyayı etkileyen koronavirüs salgınının getirdiği belirsizlikler, küresel ekonomide yaşanan şoklar damgasını vurdu. Bu zorlu ve belirsiz süreçten en az hasarla çıkmak isteyen şirketler, Türkiye gibi, uluslararası yatırımcılarla dost, tarafsız, değişime açık, güvenilir ve dinamik yatırım ortaklarını tercih ettiler. Rekabetçi maliyetleri, geniş üretim imkânları, kalifiye işgücü, stratejik konumu, modern lojistik altyapısı ve her ihtiyaca ce- vap verebilecek teşvik paketleri ile Türkiye, uluslararası doğrudan yatırımcılar için eşsiz fırsatlar sunuyor. Ülkemizle ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da güçlenmesi ve ivme kazanması için ABD menşeli yatırımcı- ların ülkemizdeki işletmelerle kuracağı ortak- lıkları ve AR-GE ekosistemimize katma değer sağlayacak iş birliklerini destekliyoruz” dedi. T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay, ödül törenine katılarak Çeşitlilik ve Kapsayıcılık kategorisindeki ödülü verirken şu açıklamada bulundu: “Kadın girişimcileri- mize dokunan bir kategori olması dolayısıyla bu ödülün Türkiye’yi yansıttığını düşünüyo- rum. Türkiye’de çalışan nüfusun yalnızca üçte birini kadınların oluşturduğu ülkemiz- de kadın girişimcilere destek verilmesi çok büyük önem arz ediyor. Türkiye’de faaliyet gösteren ABD’li şirketlerin bu alanda göster- dikleri çaba için kutluyorum. Yeni yılın işveren kadın sayısının artış göstereceği ve ekono- mimizin güçlenen girişimcilik ekosistemiyle büyümeye devam edeceği bir yıl olmasını temenni ediyorum.” T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, Küresel Tedarik Zin- ciri kategorisindeki ödülü verirken şunları söyledi: “Uluslararası şirketlerin Covid-19 pandemisi ile birlikte küresel tedarik ağlarına bakışlarını dönüşüm geçireceği öngörülüyor. Özellikle maliyetlerin minimize edilmesi kadar tedarik zincirlerinde güvenliğin ve sürekliliğin sağlanması da küresel şirketlerin geçmi- şe nazaran daha önemli bir önceliği haline geliyor. Türkiye’nin yetenekli ve dinamik işgücüyle, becerikli girişimcileriyle, coğrafi avantajıyla, sanayimizin güçlü altyapısı ve ürün çeşitliliğiyle ve aynı zamanda yatırımcı ve girişimci dostu kamu politikalarıyla önü- müzdeki dönemde küresel tedarik ağlarında daha güçlü bir yer edinmesi için hep birlikte çaba gösteriyoruz. Bu süreçte Türkiye’deki KOBİ’lerle birlikte Türkiye’deki üretimin küre- sel tedarik ağlarına taşınmasına çok önemli katkılarda bulunan tüm şirketleri yürekten tebrik ediyorum.” Ödül programının jüri üyesi olan T.C. Cum- hurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, “Salgın sürecinde, arz güvenliği ve küresel tedarik zincirindeki sü- rekliliğin ne kadar önemli ve kritik olduğuna hep birlikte şahitlik ettik. Bu dönemde belirli sektörlerin stratejik önemi daha da arttı. Ya- şam bilimleri sektörü de bunlardan biri. İlaç alanında 350 milyon TL’lik önemli bir yatırım kararı veren Gilead Sciences’a, “2019 Yılın- da En Yüksek Etkiye Sahip Yatırım Kararı Alan ABD Şirketi” ödülünü vermekten mutlu- luk duyuyorum” dedi. ABD’nin Ankara Büyükelçisi David M. Satter- field, “AmCham Türkiye, iki ülke arasındaki ticareti teşvik etmede ve ekonomik, sosyal ve kültürel bağlarımızı güçlendirmede hayati bir rol oynuyor. Başkanlarımız, ikili ticareti- mizi 100 milyar dolara çıkarma hedefi üze- rinde anlaştılar; biz de bu hedefe ulaşmaya çalışıyoruz. ABD’deki Türk yatırımı 2015’te yaklaşık 2 milyar dolardan 2019’da 2,3 milyar doların biraz üzerine çıktı. Pandeminin baş- langıcından bu yana, Türkiye ABD’ye yakla- şık 180 milyon dolarlık cerrahi olmayan tıbbi önlük ihraç etti. Bu, ekonomilerimizin etkili bir şekilde birlikte çalışıp birbirlerine yardım ede- bileceğinin mükemmel bir örneğidir” şeklinde konuştu. Dijital Biz 78 Dijital Biz 79

Sayfa 80 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber EK – 1: “I AmChamPion” Ödülleri Jüri Üyeleri Ödül programının jüri üyeleri arasında, • T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başka- nı Ahmet Burak Dağlıoğlu, • Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan (Jüri Başkanı), • ABD Büyükelçiliği Ticaret Müsteşarı Heat- her Byrnes, • Fulbright Genel Sekreteri Prof. Dr. Ersel Aydınlı, • Dünya Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ ve • Hürriyet Gazetesi Köşe Yazarı Elif Ergu Demiral yer aldı. EK – 2: “I AmChamPion” Ödülleri Kaza- nan Şirketler Türk Şirketlerinin Ödüllendirildiği Kategoriler: • İhracat Ödülü: TUSAŞ Motor Sanayii – TEI • Dijital Dönüşüm Ödülü: TUSAŞ Motor Sa- nayii – TEI • Türk Start-up Şirketi: Faladdin • Kadın Yönetici İstihdamı Ödülü - Abdi İbra- him İlaç Amerikan Şirketlerinin Ödüllendirildiği Kate- goriler: • Covid-19 Destek Projesi: GE Healthcare (Tıbbi Ekipman Teslimatı ve Bakımı) • Çeşitlilik ve Kapsayıcılık Projesi: Citibank (Citi Mikro Girişimci Ödülleri) • İnovasyon Ödülü: MSD (İlaç Geliştirme & Klinik Araştırma) • Global Türkler Ödülü: Nielsen • Yatırım Ödülü: Gilead Sciences • Bölgesel Merkez Ödülü: Ford Otosan • Küresel Tedarik Zinciri Ödülü: Boeing • Öz Yeterliliğe Katkı Ödülü: Ford Otosan Onur Ödülü: “Türk-Amerikan İş Diyaloğuna Katkı Sağlayan İş İnsanı” • Serra Akçaoğlu, Citi EMEA Bölgesi, Çoku- luslu Şirketler Dijital Biz 80 Dijital Biz 81

Sayfa 82 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Amerikan Şirketler Derneği tarafından Türki- ye – ABD ekonomik ilişkilerinin gelişmesine katkıda bulunan şirketlerin ödüllendirilmesi amacıyla düzenlenen “I AmChamPion” töre- ninde, Ford Otosan “Yerel Ortakları ile Türki- ye’nin Öz Yeterliliğine Katkı” ve “Türkiye’de En Yüksek Etkiye Sahip Bölgesel Merkez” ödüllerinin sahibi oldu. Törende konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Ford Otosan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Y. Koç, “Son yıllardaki küresel belirsizliklerin üzerine gelen pandemi krizine ve bununla beraber iki ülke arasındaki son dönemdeki gerginliklere rağmen biz yatırımlarımızı dur- durmayı bir an bile düşünmedik. Hatta tam aksine iki ortak olarak ülkemizin geleceğine güvendik. Konjonktürel gelişmelerden etki- lenmeden uzun vadeli değer yaratma vizyo- numuz ile var gücümüzle çalışmaya, elimizi taşın altına koymaya devam ediyoruz. Türki- ye’nin ilk ve tek entegre elektrikli araç üretim tesisi olma hedefimiz doğrultusunda Ülkemi- zin ilk batarya montaj fabrikasını kurmak için de çalışmalara başladığımızı duyurmuştuk. Ayrıca geçtiğimiz günlerde Ford Otosan ile Türk özel sektörünün en büyük yatırımlarından birini yapacağımızı da açıkladık. Bu yatırım 21 milyar lirayı aşacak, 10 yıl sürecek. Elektrikli ve bağlantılı yeni nesil ticari araç projelerini hayata geçireceğiz. İhracatımızı da inşallah iki katına çıkaracağız. Bu yatırımı ‘ileriye dönük, stratejik bir atılım’ olarak değerlendiriyoruz. Türk otomotiv sanayini geleceğe taşımaya, küresel arenada rekabet gücümüzü artırmaya büyük katkısı olacağına inanıyoruz” dedi. Amerikan Şirketler Derneği’nin düzenlediği törende konuşan Ali Y. Koç, Koç Topluluğu ve Ford arasında, neredeyse bir asırlık ortaklık iliş- kisi bulunduğuna dikkat çekti. Ford Motor Com- pany’nin Türkiye’ye olan uzun vadeli inancının da çok büyük rolü olduğunu belirten Ali Y. Koç şöyle devam etti: “1997 yılında joint venture’ı başlattığımızda şirketimizde 3 bin 400 kişi çalışı- yordu. Bu çalışan sayımız bugüne geldiğimizde 12 bine ulaşmış vaziyettedir. O zaman 43 bin adet araç üretiyorduk. Bugün bu rakam 370 bine ulaştı. Dolar olarak baktığımız zaman ciromuz aşağı yukarı 850 milyon dolar iken bugünkü ciro- muz yaklaşık 7 milyar dolara ulaştı. İhracatta da Ali Y. Koç: “Var Gücümüzle Çalışmaya Devam Ediyoruz.” büyük bir başarı hikâyesi var. O dönemin Ford Otosan’ı, hatta o dönemin Otosan’ı diyelim daha Ford konmamıştı başına; sadece 667 adet araç ihraç ediyordu. Bugün ise bu rakam 335 bin adete ulaştı. O dönemde 16 milyon dolar olan ihracat rakamımız bugün neredeyse 6 milyar do- lara geldi. Şirketimiz son 5 yılda ülkemizin ihracat şampiyonluğunu elden bırakmıyor. Attığımız adımlar, Topluluğumuzun ve elbette ülkemizin Ar-Ge, inovasyon ve katma değerli üretim kabili- yetlerine büyük katkı sağladı. Sadece şirketimiz için değil, şirketimizle beraber; değer zincirinde bulunan tüm yan sanayi şirketleri de gelişti. Pek çok yan sanayi şirketimiz bugün bizim dışımız- da Ford Motor Company’nin Türkiye dışındaki fabrikalarına da yan sanayi yapıyorlar. Bu so- nuçlardan Ülke olarak, şirketimiz olarak, Türk otomotiv sektörü olarak ne kadar gurur duysak azdır diyebilirim. Her iki taraf da bu güvenin, bu iradenin güçlenerek süreceğine inanıyor yani ülkemize olan inancımız, güvenimiz ve yatırımla- rımız devam edecek.” Ali Y. Koç: “Daha yapacak çok işimiz var.” Ali Y. Koç, yenilik penceresinden bakıldığında Ford Otosan’ın kurumsal tarihinin Türk sanayisi açısından pek çok ilki içerdiğini de anlattı. Ali Y. Koç sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün bir aracı sıfırdan yani kâğıt üzerinde bir çizimden bir ürüne dönüşene kadar, motoru da dâhil olmak üzere komple tasarlayacak, geliştirecek ve üretecek tüm yetenek ve altyapıya sahip durumdayız. Ford Otosan bugün Ford için Avrupa’da ticari araç kalesidir, ticari araç üretim üssüdür. Ancak daha yapacak çok işimiz var. Son yıllardaki küre- sel belirsizliklerin üzerine gelen pandemi krizine ve bununla beraber iki ülke arasındaki son dö- nemdeki gerginliklere rağmen biz yatırımlarımızı durdurmayı bir an bile düşünmedik. Hatta tam aksine iki ortak olarak Ford Otosan’da ülkemizin geleceğine güvendik. Konjonktürel gelişmeler- den etkilenmeden Ford Motor Company ve Koç Topluluğu olarak uzun vadeli değer yaratma vizyonumuz ile var gücümüzle çalışmaya, elimizi taşın altına koymaya devam ediyoruz. Son yıl- larda ülkemizin en büyük eksikliklerinden birinin sanayiye gelen yatırımlar olduğunu düşünüyo- rum. Ülkemizin gerçek potansiyeline kavuşması için sanayi yatırımlarının artması gerektiğine inanıyoruz. Biz de kendi işlerimizi buna göre kurgulamaya çalışıyoruz. Koç Topluluğu olarak ülkemize yatırım yapmaya devam ediyoruz. Ford Otosan’da da Türkiye’nin ilk ve tek entegre elektrikli araç üretim tesisi olma hedefimiz doğrul- tusunda Ülkemizin ilk batarya montaj fabrikasını kurmak için çalışmalara başladığımızı duyurmuş- tuk. Burada Ford’un ilk tam elektrikli ticari aracını üretmeyi hedefliyoruz. Bu da son derece başarılı olan Türk otomotiv sektörü için çok büyük bir adımdır. Otomotiv sektöründe elektrikli araçların pazar payı, tahminlerimizin çok üzerinde ilerliyor. Ayrıca geçtiğimiz günlerde Ford Otosan ile Türk özel sektörünün en büyük yatırımlarından birini yapacağımızı duyurmuştuk. Bu yatırım 21 milyar lirayı aşacak, 10 yıl sürecek. 2026’dan sonra tam kapasite olacak. Elektrikli ve bağlantılı yeni nesil ticari araç projelerini hayata geçireceğiz. Bununla beraber, Avrupa’da büyüyen ticari araç pazarındaki talebi karşılamak için kapasitemizi 650 bin adete çıkarmayı hedefliyoruz. Bu 650 bin araçlık kapasitenin yüzde 90’ından fazlasının ihraç edilmesi yönünde planlarımızı yapıyoruz. Bu sayede ihracatımızı da bugünkü halinin inşal- lah 2 katına çıkaracağız. Bu yatırım kapsamında Ford Otosan’da direk olarak 3 bin kişilik yeni is- tihdam yaratılacak. Yan sanayide de yaklaşık 15 bin kişilik bir istihdam yaratacağını öngörüyoruz. Yani aşağı yukarı bu yatırım neticesinde Türk otomotiv sektöründe 18 bin kişilik yeni istihdam imkânı yaratılmış olacak. Bu yatırımı ‘ileriye dönük, stratejik bir atılım’ olarak değerlendiriyo- ruz. Türk otomotiv sanayini geleceğe taşımaya, küresel arenada rekabet gücümüzü artırmaya büyük katkısı olacağına inanıyoruz. Sözlerime son verirken, iki ülke arasındaki son dönemdeki ilişkilerin gerginliğini, sıkıntılarını hepimiz biliyo- ruz. Bunun konjonktürel olmasını diliyorum. İki ülkenin de birbirine ihtiyacı var. Amerika Birleşik Devletleri’nin ülkemizin değerini, kıymetini, bizim hassasiyetlerimizi daha iyi anlaması gerektiğini, bizim de karşı tarafın serzenişlerini daha iyi anla- mamız gerektiğini düşünüyorum. Tarihsel açıdan bakarsak ticari konularda geri kaldık. İki ülkenin de potansiyeli doğrultusunda inşallah daha evvel ifade edilen 100 milyar dolarlık ticaret hacmini yakalayabiliriz. Zaten bu konuları yakaladığımız takdirde diğer sorunların da bir şekilde çözülece- ğine inanıyorum. Bu bağlamda derneğimize de çok büyük görev ve vazife düşüyor.” Dijital Biz 82 Dijital Biz 83

Sayfa 84 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Türkiye’nin yetiştirdiği, evrensel bilgi birikimine katkıda bulunan başarılı bilim insanlarını ödüllendiren, “Koç Üniversi- tesi Rahmi M. Koç Bilim Madalyası” 2019 ve 2020 yılı ödülleri düzenlenen online törenle iki kadın bilim insanına takdim edildi. 2019 yılına ait ödül, “İktisadi, İdari, Sosyal, İnsani Bilimler ve Hukuk” alanla- rında çığır açıcı çalışmalar gerçekleştiren Cornell Üniversitesi Ekonomi ve Toplum Çalışmaları Merkezi Direktörü ve Cornell Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Filiz Garip’in oldu. 2020 yılının ödülü ise “Fen, Mühendislik ve Tıp Bilimleri” alanında çalışmalar gerçekleşti- ren İsviçre’de École Polytechnique Fédé- rale de Lausanne (EPFL) Fotonik Doktora Okulu Direktörü ve Biyomühendislik Ens- titüsü’nde Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Hatice Altuğ’a verildi. Törende konuşan Koç Üniversitesi Mütevelli Heyet Başka- nı Prof. Dr. Nur Yalman, Koç Üniversitesi Rahmi M. Koç Bilim Madalyası’nı dünya çapında ses getiren ve diğer araştırmacılara Rahmi M. Koç Bilim Madalyaları İki Kadın Bilim İnsanına Takdim Edildi ilham veren çalışmaları nedeniyle, dünya- ca ünlü iki bilim insanına vermekten gurur duyduklarını belirtti. Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan ise “Gelecek 10-20 yıl içinde insanlığı ve toplumları en çok etkileyecek olan yeni buluşların ço- ğunun sosyal ve insani bilimlerle temel bilimler, mühendislik ve tıp alanlarının ke- sişmelerinde ortaya çıkacağını” söyledi. Koç Üniversitesi tarafından, başarılı ve öncü bilim insanlarını ödüllendirerek, bilime hizmet etmek amacıyla başlatılan Koç Üniversitesi Rahmi M. Koç Bilim Madalyası bu yıl online törenle sahiplerini buldu. 2019 ve 2020 yıl- larına ait ödüller, iktisadi, idari, sosyal, insa- ni bilimler ve hukuk alanlarında çığır açıcı çalışmalar gerçekleştiren Cornell Üniversitesi Ekonomi ve Toplum Çalışmaları Merkezi Direktörü ve Cornell Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Filiz Garip ile Fen, Mühendislik ve Tıp bilimleri alanında ça- lışmaları olan İsviçre’de École Polytechnique Fédérale de Lausanne (EPFL) Biyomühendislik Enstitüsü’nde Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Hatice Altuğ’un oldu. Prof. Dr. Garip, 21. yüzyılın en önemli sorunla- rından biri olan göç konusunda ileri veri top- lama yöntemlerini kullanarak gerçekleştirdiği çalışmalarına istinaden 2019 yılı Koç Üniver- sitesi Rahmi M. Koç Bilim Madalyası ödülüne layık görüldü. Prof. Dr. Hatice Altuğ ise nano boyutta ışık-madde etkileşimleri, ışığın çip üstünde manipülasyonu ve yenilikçi nano-bi- yo-fotonik uygulama alanlarındaki öncü kat- kılarıyla 2020 yılı Koç Üniversitesi Rahmi M. Koç Bilim Madalyası’nın sahibi oldu. Prof. Dr. Nur Yalman: “Üniversitemiz, ha- yır eserlerinin belki de en önemlisidir” Törende konuşan, Koç Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Nur Yalman, bu yıl Koç Üniversitesi Rahmi M. Koç Bilim Madal- yası’nı dünya çapında ilham veren çalışma- ları nedeniyle iki bilim insanına vermekten büyük gurur duyduklarını belirtti. Prof. Dr. Nur Yalman, “İdarî, sosyal, insanî bilimler ve hu- kuk alanlarında önemli çalışmalara imza atan Prof. Dr. Filiz Garip ile fen, mühendislik ve tıp bilimleri alanında çığır açan araştırmaları bulunan Prof. Dr. Hatice Altuğ’u tebrik edi- yorum. Bundan sonra da büyük başarılarla isimlerinden söz ettireceklerine inandığımızı ifade etmek istiyorum” dedi. Prof. Dr. Yalman: “Şiarımız, Atatürk’ün işaret ettiği yaratıcı istikamettir” Prof. Dr. Yalman sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün Üniversitemiz dünyanın en saygın akademik kuruluşları arasında haklı bir yer edinmiş ise ismi Caltech ve École Normale Supérior gibi efsanevi üniversitelerle birlikte anılıyor ise bu başarının en önemli mimar- larından biri hiçbir zaman desteğini esirge- meyen Onursal Başkanımız sevgili Rahmi Koç’tur. Ülkemizin insani hayırseverliği asır- lardan beri gelen olağanüstü yardım vakıfla- rıyla kanıtlanmıştır. Türk insanının iyiliğini ve hayırseverliğini Rahmi Koç, Semahat Arsel ve bütün Koç Ailesi canlı bir şekilde temsil etmektedir. Koç Üniversitemiz de çok kıymetli öğretim kadrosu, harika kampüsü, değişik ve muhteşem araştırma merkezleri, Tıp Fakülte- si ve Hastanesi ile bu yapılan hayır eserleri- nin belki de en önemlisidir.” Koç Üniversitesi’nin her geçen gün Türkiye ve dünyanın en iyi eğitim kurumları arasın- daki yerini pekiştirdiğini ifade eden Prof. Dr. Yalman, “Bu yıl, 27’nci kuruluş yılını geride bırakacak olan Üniversitemiz 7 fakülte, 24 araştırma merkezi, 5 araştırma ve eğitim forumu, 322 laboratuvar ve Koç Üniversi- tesi Araştırma Hastanesi’yle Türkiye’nin en önemli eğitim ve araştırma kurumlarından biri haline gelmiştir. Bu muazzam ve doğrusu hayret verici başa- rıyı takdim edilen Koç Üniversitesi Rahmi M. Koç Bilim Madalyası ile çok somut bir şekilde tespit etmiş oluyoruz. Amacımız ülkemizi ve insanlarımızı en aydın, en ileri, en müreffeh, en serbest ve en mutlu medeniyet seviyesine bir an evvel getirebilmektir. Bu azametli yolda şiarımız tabii ki, büyük kurtarıcımız, önderi- miz, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin kuru- cusu Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği yaratıcı istikamettir. Ülkemiz geleceğe he- yecanla bakan çok parlak gençlerle doludur. Onların iyi eğitimli olmaları, eşitlik ve hürriyet içinde kendilerini serbestçe ifade edebilme- leri, fikir ve ifade özgürlüğü içinde gelişebil- meleri bizim vazgeçilmez vazifemizdir. Bu konularda hiçbir ülkeden; ne Amerika’dan, ne İngiltere’den, ne de Japonya’dan geri kalaca- ğız. Tarihimizin içinden gelen, derin kültürü- müzün kıymet ölçülerini ifade eden Mevlâna ve Yunus’un temsil ettiği insani hümanizmayı yaşatacağız ve bütün dünyaya tanıtacağız.” Prof. Dr. İnan: “Prof. Dr. Garip ve Prof. Dr. Altuğ yeni ufuklar açan isimler” Törende konuşan Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan, COVID-19’un bilimsel araştırmanın önemini çok daha fazla öne çıkardığını ve Dünyamızın bu salgın hastalık- tan çıkış yolunun bilimsel araştırma ile ola- cağını kaydetti. Prof. Dr. Umran İnan, “Koç Üniversitesi’nde de COVID-19 özelinde hali hazırda 40 küsur araştırma projesi Dijital Biz 84 Dijital Biz 85

Sayfa 86 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber yürütülmekte olup, hem Rumelifeneri Kam- püsü’ndeki hem de Koç Üniversitesi Hasta- nesi’ndeki laboratuvarlarımızda geliştirilen maliyeti düşük ve hızlı bir tanı kiti, filyasyon ve takip sistemi ve aşı çalışmaları ön plana çıkıyor” dedi. Gelecek 10-20 yıl içinde insan- lığı ve toplumları en çok etkileyecek olan yeni buluşların çoğunun sosyal ve insani bilimlerle temel bilimler, mühendislik ve tıp alanlarının kesişmelerinde ortaya çıkacağını belirten Prof. Dr. İnan, Koç Üniversitesi’nin de kurul- duğundan bu yana disiplinlerarası çalışmala- ra odaklandığına dikkat çekti. Prof. Dr. İnan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bi- limdeki değişim hızı artık yüz yıllar veya on yıllarla değil, yıllar ve hatta aylar bazında öl- çülür oldu. Neredeyse her gün yeni bir disip- lin doğuyor; eski disiplinler ise beklenmedik iş birlikleriyle yeniden hayat buluyor. Bizleri böyle bir gelecek beklerken kadınla- rın eğitimde, ekonomide ve iş dünyasında en etkin şekilde yer almalarını sağlamayan toplumların global düzeyde çağdaş mede- niyet ve insanlık için mücadelelerinde bir elleri arkada yarışmaya mahkûm olduklarına yürekten inanıyorum. Bu nedenle de, bu iki bilim insanımızın ışığında kadınların toplu- mumuzdaki önemli yerlerini, tarifleyici katkıla- rını ve potansiyelini bir kez daha idrak edelim isterim. Üniversitemizin hem akademik hem de idari üst yönetiminin %40’ının kadınlardan oluşmasının da başarımızın en önemli unsur- larından biri olduğunu da eklemek isterim. 2019 senesinin madalya sahibi, sosyal bilim- ler alanında yaptığı çalışmalarını en gelişmiş ağ analitiğiyle, ileri veri toplama yöntemlerini kullanarak bir araya getiren ve 21. yüzyılın en önemli sorunlarından biri olan göç konusu hakkındaki çalışmalarıyla yeni ufuklar açan bir isim. Cornell Üniversitesi’nden Prof. Dr. Filiz Garip’e, geliştirmiş olduğu çığır açıcı ni- telikteki modern metodolojiler ile nüfus bilimi ve göç alanlarındaki çalışmaları ve bilgisayar bilimleri, istatistik, siyasi bilimler gibi farklı di- siplinlerin ötesine uzanan çok yönlü kuramsal katkılarına istinaden takdim etmekten olağa- nüstü gurur duyuyoruz. 2020 Koç Üniversite- si Rahmi M. Koç Bilim Madalyası’nı alan bilim insanı ise, ışık ve nano teknolo- jiyi birleştirerek geliştirdiği yeni nesil sağlık araçlarıyla sepsis gibi ölümcül ve kanser, Parkinson, Alzheimer ve demans gibi çok ciddi hastalıkların erken teşhisi için çalışma- larını sürdüren bir isim. École Polytechnique Fédérale de Lausanne’dan (EFPL) Prof. Dr. Hatice Altuğ’a, nano boyutta ışık-madde et- kileşimleri, ışığın çip üstünde manipülasyonu ve yenilikçi nano-biyo-fotonik uygulama alan- larındaki öncü katkılarına istinaden takdim etmekten olağanüstü gurur duyuyoruz.” Prof. Dr. Filiz Garip: “Hayatım boyunca göçmen olarak yaşadım” Araştırmasında göçlerin nedenlerini derinle- mesine incelediğini ifade eden Prof. Dr. Filiz Garip, törende yaptığı konuşmada, hayatı boyunca bir göçmen olarak yaşadığını ifa- de etti. Prof. Dr. Filiz Garip, Araştırmalarına “Bilinçli olarak ‘göç’ çalışmak istiyorum diye başlamadığını, Harvard Üniversitesi’nde ders vermeye başladığında göç üzerine ders ver- mek istediğini, doktora tezinin göç alanında olduğunu söyledi. Prof. Dr. Filiz Garip şöyle devam etti: “Milyonlarca Meksikalı göçmen Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşıyor. Yak- laşık 40 milyon insan Meksika’da doğmuş ve şu an ABD’de. Meksika üzerine çok şey yazılmış olmasına rağmen bize büyük resmi verecek araştırma pek yoktu. Yani bu 50 se- nedir devam eden göç hareketi, okuduğumuz şeylerde sanki hiç değişmemiş gibi bir resim ortaya çıkıyordu. Bu benim için merak konu- su oldu. Çünkü Meksika 50 sene içinde çok değişen bir ülke, aynı şekilde ABD de. Göç- menlerin aynı kalacağı fikri bana makul gel- medi. Son 50 senede bu göç hareketi nasıl değişmiş olabilir, bunu nasıl anlayabiliriz diye araştırmaya başladım. En temel sorum göç eden ve etmeyen insanlar arasındaki farktı. Göçmenler arasında farklı insanlar var mı, sadece göçmenlere baktığımızda farklı pro- filde insan bulabilir miyiz sorusunun cevabı gerekliydi. Yeni ilerlemeye başlayan ve daha önce bildiğim yapay zekâ alanında metot kul- landık. Bu verilere bakıp, bilgisayar program- ları kullanarak, verideki genel şemayı ortaya çıkardık. Bunu yapınca dört tane farklı göçmen dalgası olduğunu gördüm. Hepsinin durumları birbirinden farklı. Sonra gördüm ki, her birinin göç etmesinin nedeni bambaşka. Son 15 yıldır göç üzerine çalışıyorum. Dünya nüfusunun büyük kısmı göç hareketlerin- den etkilenen insanlar ya da göçmenlerden oluşuyor. Kaç göçmen var, ekonomiye etkisi nedir gibi konuları anlatmamız lazım.” Koç Üniversitesi’nin hayran olduğu bir ku- rum olduğunu kaydeden Prof. Dr. Garip sözlerini şöyle tamamladı: “Öncelikle yapı- lan en önemli şey, bilimin önemini topluma anlatmak. Bence insanlığı ileri götürmek için elimizde daha iyi bir araç yok. Benim için bu ödülü almak büyük onur. Ama aynı zamanda bunu büyük bir sorumluluk olarak görüyorum. Kariyerimin çok başındayım, bundan böyle bu ödüle layık olmak istiyorum. Bu bilimsel çalışmaların topluma insanlığa faydasının olması için ekstra çalışmak, bana verilen bu sorumluluğu öğrencilere taşımak ve bilime, insanlığa katkı sağlamak gerekiyor.” Prof. Dr. Hatice Altuğ: “Bilimde en önemli şey hevesli olmak ve motivasyonunun ol- ması çünkü bu sana gereken enerjiyi verir” Avrupa’dan ve ABD’den birçok ödül aldığı- nı ancak Türkiye’den daha önce hiç ödül almadığını kaydeden Prof. Dr. Altuğ, “Koç Üniversitesi Rahmi M. Koç Bilim Madalyası, Türkiye’den aldığım ilk ve en önemli ödül. Türkiye’de yaptığımız çalışmalara bakıp, değer vermeleri bizi bu ödüle layık görmeleri beni çok mutlu etti” dedi. İsviçre’de École Polytechnique Fédérale de Lausanne’da (EPFL) grubunu kurarken farklı bilim insanlarını bir araya getirdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Altuğ ise çalışmalarıyla ilgili şu bilgiyi aktardı: “Laboratuvarımızın amacı ışık, fotonik ve nanoteknolojiyi kullanarak, gelecek nesil biyosensör ve biyomedikal aletler geliştirmek. Bu geliştirdiğimiz aletleri hastalıkların erken teşhisinden tutun da, kişi- selleştirilmiş tıp gibi değişik alanlarda sağlık üzerindeki uygulamalarına bakıyoruz. Genel amacımız, insan hayatının kurtarılmasına katkıda bulunmak. Geliştirdiğimiz bu aletleri kan, idrar ve hücre ya da değişik biyomedikal örneklerin üzerine uyguluyoruz.” AB kapsamında konsorsiyum üzerinden aldığımız bir projenin ana konusu da sep- sis üzerine hızlı teşhis yapabilecek bir aygıt geliştirmekti. Sepsis çok ölümcül bir hastalık. Teşhisinde dakikaların önemi büyük. Dolayı- sıyla geliştireceğimiz aygıtın çok hızlı sonuç vermesi gerekiyordu. Biz böyle bir teknoloji geliştirdik. Barcelona’da bir hastaneye götür- dük ve yoğun bakım ünitesinde doktorların eline verdik. Böylece direkt hastadan gelen örnekler üzerine aygıtı denemiş olduk. Bu aygıt çok küçücük, çok ucuz ve taşınılabilir. Sonucu çok hassas olduğu gibi çok hızlı geri dönüşü var. Geliştirdiğimiz bu aygıt labo- ratuvardan çıktı, bir doktorun eline geçti ve sonuçta belki bir hastanın hayatını kurtarabi- lecek üretime de dönüşebilir ileride. Dolayı- sıyla bu belki de bir araştırmacının en mutlu olacağı anlardan biridir.” Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan’ın başkanlığında dünyanın önde gelen farklı kurumlarında çalışan 2019 yılı seçici kurulunda, Prof. Dr. Timur Kuran (Duke Üni- versitesi), Prof. Dr. Yasemin Soysal (Essex Üniversitesi), Prof. Dr. Kemal Kirişçi (Broo- kings Enstitüsü), Prof. Dr. Zeynep Çelik (New Jersey Teknoloji Enstitüsü ve Rutgers Devlet Üniversitesi) ve görev almıştır. Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan’ın başkanlığında dünyanın önde gelen farklı kurumlarında çalışan 2020 yılı seçici kurulunda ise, Prof. Dr. İvet Bahar (Pittsburg Üniversitesi), Prof. Dr. Ali Erdemir (Texas A&M Üniversitesi), Prof. Dr. Tamer Başar (Illinois Üniversitesi – Urbana-Champaign), Prof. Dr. Miral Dizdaroğlu (NIST-ABD Ulu- sal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü) görev almıştır. Dijital Biz 86 Dijital Biz 87

Sayfa 88 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Global Bilişim Derneği (BİDER) Başkanı Şenol Vatansever, hayatlarına yurt dışın- da devam eden Türklerin son dönemde bilim dünyasına damga vuran başarıları ile gurur duyduklarını ve onlarla iş birliği yapmaya açık olduklarını bildirdi. “Koç Üniversitesi Rahmi M. Koç Bilim Madal- yası” 2019-2020 yılı ödülleri, dünya çapında ses getiren ve diğer araştırmacılara ilham ve- ren çalışmaları nedeniyle iki kadın bilim insa- nına düzenlenen online törenle takdim edildi. Bu kapsamda, 2019 yılına ait ödül, “İktisadi, İdari, Sosyal, İnsani Bilimler ve Hukuk” alan- larında çığır açıcı çalışmalar gerçekleştiren Cornell Üniversitesi Ekonomi ve Toplum Çalışmaları Merkezi Direktörü ve Cornell Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Filiz Garip’in oldu. Bu yılki ödülü ise “Fen, Mühendislik ve Tıp Bilimleri” alanında çalışmalar gerçekleştiren İsviçre’de École Polytechnique Fédérale de Dünyada Çığır Açan Türk Bilim İnsanlarına BİDER’den İş Birliği Çağrısı Lausanne (EPFL) Fotonik Doktora Okulu Direktörü ve Biyomühendislik Enstitüsü’nde Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Hatice Altuğ’a verildi. BİDER Başkanı Şenol Vatansever, yurt dışındaki sivil toplum kuruluşları ve Türkler ile ortak çalışmalar ve iş birlikleri yapmak istediklerini belirtti. Farklı ülkelerdeki Türkler ile iletişime geçtikle- rini kaydeden Vatansever, “Birbirine benzer hikayeleri olanlar da var, birbirinden çok farklı hikayeleri olanlar da… Hepsinin orta noktala- rı vatan sevgisi ve vatan hasreti. Türkiye’de yetişmiş iş gücünün maalesef son yıllarda yoğun olarak yurt dışına yerleşmek üzere gittiğini görüyoruz. Beyin göçünün temelinde ağırlıklı olarak ekonomik sebepler var. Tersi- ne beyin göçü olarak ifade edebileceğimiz, çalışmalarını yurt dışında sürdüren bilim insanlarının Türkiye’ye dönmelerini teşvik et- mek amacıyla hayata geçirilen ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın tam destek verdiği ‘Uluslararası Lider Araştırma- cılar Programı’ gibi çalışmalar yapılmasını önemli görüyoruz.” değerlendirmesini yaptı. Tersine beyin göçünün en iyi imkanların sağ- lanması durumunda bile sınırlı sayıda kalma- sının doğal karşılanması gerektiğinin altını çizen Vatansever, şöyle devam etti: “Beyin göçüne sebep olan ya da tersine beyin göçüne de sebep olan koşullar rutin bir hayat sürerken oluşmuyor. Yıkıcı etkilerle beraber adeta gemilerin yakılması ile tetik- leniyor. Bu sebeple tersine beyin göçüne yönlendirebilecek kesin bir formül olduğunu düşünmüyorum. İllaki tersine beyin göçü olması da gerekmiyor. Prof. Dr. Filiz Garip ve Prof. Dr. Hatice Altuğ gibi değerli bilim insanlarının ya da teknoloji alanında çalışan değerli beyaz yakalıların bulundukları ülke- lerdeki varlıkları Türkiye’den desteklenebilir. Onlara destek verebileceğimiz, onların bilgi birikimlerinden ve tecrübelerinden yararla- nabileceğimiz modeller ve iletişim kanalları oluşturulabilir. Gençlerimizin dünyada yap- tığı başarılı çalışmalarla çığır açan Türkleri tanımalarını ve kendilerine rol model olarak almalarını istiyoruz. Bunun için uygun ze- minleri hazırlama sorumluluğumuz var. 2021 yılında BİDER olarak bu konulara daha fazla eğileceğiz.” Dijital Biz 88 Dijital Biz 89

Sayfa 90 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, dün- yanın en önemli teknoloji konferansları arasında yer alan Web Summit 2020’de Türk yatırımcılar ve Start-Up’larla dünya sahnesine çıktı. Bu yıl onuncu kez dü- zenlenen Web Summit, pandemi nedeni ile çevrim içi olarak, 2-4 Aralık tarihleri arasında gerçekleşti. 150 ülkeden 100.000 katılımcı, 800 konuşmacı, 2500 start-up ve 1500 yatırımcının katılımı ile gerçekleşen etkinliğe, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi partner olarak katılım sağladı. Web Summit 2020 programı kapsamında Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ev sahipliğinde düzenlenen “Türkiye: Gelişmekte Olan Piyasalarda Girişim Ser- mayesinin Yeniden Şekillendirilmesi” başlıklı canlı masterclass webinar’da ise Türkiye’deki girişim ekosisteminin başarılı örneklerini tem- silen; 500 Startups Istanbul Ortağı Enis Hulli, Earlybird Digital East Fund Ortağı Cem Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Türk Start-up’larla Sertoğlu, Insider Kurucu Ortak ve CEO’su Hande Çilingir ve Firefly Systems Inc. Ku - rucusu Kaan Günay konuşmacı olarak yer aldı. Dünyanın önemli girişimcilik zirvelerine katılarak Türkiye’nin bu alandaki ekosistemi - nin canlılığını anlatmayı amaçladıklarını ifade eden T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, etkinliğe ilişkin olarak şunları kaydetti; “Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi olarak girişim sermayesi ve teknoloji girişimleri öncelikli gündem maddelerimiz arasında yer alıyor. Bu alan ülke olarak öncelikli gündemimiz olmak zorunda. İstanbul’un bir girişimcilik merkezi olarak tüm dünyada hak ettiği yere gelmesi gerekiyor. Bu nedenle dünyanın en önemli etkinliklerinden biri olan Web Summit’te, ülkemizin girişim eko - sisteminin başarılı temsilcileri ile yerimizi aldık”. Yakın dönemde yeni bir yatırım sürecinin başladığına dikkat çeken Dağlıoğlu; özellikle teknoloji alanındaki girişimlerden uluslararası şirketlere yapılan başarılı çıkışları hatırlatarak; “Türkiye, son derece gelişmiş ve destekleyici bir girişimcilik ekosistemine sahip. Türkiye’deki girişimciliğin tüm dünya ile rekabet edebilir se- viyede olduğunu, ülkemizdeki teknoloji girişim- lerinin yetkin insan kaynağına sahip olduğunu, bu girişimlerin ortaya koyduğu ürün ve hizmet- lerin teknolojik yetkinliğini ve dünyaya ihracat yapabildiğini son 10 yılda ispat ettik. Daha da önemlisi, uluslararası fonlar Türkiye’deki giri- şimlere yatırım yaptılar ve çok başarılı çıkışlar yaparak yüksek getiri oranları sağladılar. Ül- kemizde yatırım yapmak üzere birçok fonun kurulduğu bir dönemden geçiyoruz ve önümüz- deki 5 yılda Türkiye’de daha büyük hacimli bir yatırım dönemi gözlemleyeceğiz. Cumhurbaş- kanlığı Yatırım Ofisi olarak ülkemizin girişimcilik ekosistemindeki tüm paydaşlarla yakın çalışa- rak kamu adına tüm gücümüzle destek oluyo- ruz.” şeklinde konuştu. Web Summit 2020 programı kapsamında Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ev sahipli- ğinde düzenlenen “Türkiye: Gelişmekte Olan Piyasalarda Girişim Sermayesinin Yeniden Şekillendirilmesi” başlıklı canlı masterclass webinar’da moderatör olarak yer alan yer alan 500 Startups Istanbul Ortağı Enis Hulli de şu değerlendirmelerde bulundu; “Türkiye, yıllık yüzde 16,5’lik bir büyüme ile, EMEA’da en hızla büyüyen mühendislik havuzuna sa- hip. Girişimlere yatırılan toplam rakam yıllık 100 milyon dolar seviyelerinde gerçekleşir- ken, Türkiye 2018 yılından bu yana toplamda 3,5 milyar dolarlık çıkış hacmi ile bu alanda en önde gelen ülkelerden oldu. Ülkemizdeki mühendis potansiyeli, buna karşılık kısıtlı yerel yatırımcılar, yabancı yatırımcıların artan ilgisi ve satın almalar da göz önüne alındığın- da, Türkiye’nin erken aşama yatırımcılar için dünyada en karlı pazarlardan biri olduğuna inanıyorum.” Dijital Biz 90 Dijital Biz 91

Sayfa 92 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Der- neği’nin (SKD Türkiye) Entegre Raporlama Türkiye Ağı (ERTA) iş birliğiyle düzenlediği Sürdürülebilirlik İlkeleri Uyum Çerçeve- si’nin İş Dünyasına Etkileri konulu webinar gerçekleşti. Toplantının açılışında konuşan SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Dildar Edin, “‘Uy ya da Açıkla’ prensibi ve gönüllülük esasıyla başlayan Sürdürülebi- lirlik İlkeleri Uyum Çerçevesi düzenlemesi ile Sermaye Piyasaları Kurulu’nun hem şirketlerin sürdürülebilirlik kültürünün gelişmesinde hem de ülkenin sürdürülebilir kalkınma yolculuğunda ivmelendirici bir etki yarattığını düşünüyorum” dedi. ERTA Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gü- ler Aras ise “Sürdürülebilirlik İlkeleri Uyum Çerçevesi, şirketlerin uzun vadeli bakış açısını benimsemelerini teşvik ederken, yatırımcıların da sermayesini bu çerçevede yönlendirmelerine yönelik çok önemli bir mesajı içeriyor” diye konuştu. Global Yatırım Akımları Sürdürülebilirlik İlkelerine Sahip ve Şeffaf Şirketlere Yöneliyor Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) geçti- ğimiz Ekim ayında yayımladığı “Sürdürüle- bilirlik İlkeleri Uyum Çerçevesi”nin iş dün- yasına etkileri, İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği’nin (SKD Türkiye) Entegre Raporlama Türkiye Ağı (ERTA) iş birliğiyle düzenlenen çevrim içi webinarda tüm yönle- riyle masaya yatırıldı. Webinarın açılışında konuşan SKD Türkiye Yönetim Kurulu Baş- kanı Ebru Dildar Edin, “Bu düzenleme, Yatı- rım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu eylem planında yer alan ve Borsa İstanbul sorumluluğunda yürütülen ‘Küresel sürdü- rülebilir yatırım akımlarından firmalarımızın daha fazla pay almasının teşvik edilmesi’ başlıklı eylem maddesi kapsamında yapılan çalışmaları yansıtıyor. SKD Türkiye olarak, bizim de bu önemli çalışmanın bir parçası olmaktan memnuniyet duyuyoruz” dedi. İklim krizi başta olmak üzere dünya için hali hazırda var olan sorunların pandeminin etki- siyle çok daha görünür hale geldiğine işaret eden Ebru Dildar Edin, bununla birlikte hem ekonomik hem de sosyal açıdan diğer küre- sel ve yerel sorunların daha da belirginleşti- ğini söyledi. Ekonomik ve sosyal dengelerin her geçen gün değiştiği bu ortamda, finan- sal olmayan göstergelerin de raporlanması şirketler için çok daha önemli bir hal aldığını belirten Ebru Dildar Edin, şöyle konuştu: “Çevresel, sosyal ve yönetişim boyutları ile beraber sürdürülebilirlik stratejisi, kurumlar için olmazsa olmaz hale geldi. Artık, şirketler faaliyet raporlarında finansal sonuçlar kadar önemli olan sürdürülebilirlik stratejilerini ve uzun vadede nasıl değer yaratacaklarını da raporluyorlar. Uluslararası standartlara uygun olarak yapılan bu raporlamalarda, Entegre Raporlama Çerçevesi en önemli araçlardan biri. Global yatırım akımları da sürdürülebilir- lik ilkelerine sahip, şeffaf ve hesap verebilir şirketlere yöneliyor. Global anlamda ortam bu hızla değişirken, iş dünyasında, her zaman, riskler kadar fırsatların da önemli olduğuna dikkatinizi çekerim. Çevresel, Sosyal ve Yönetişim konularında performansı daha iyi olan şirketler; daha düşük sermaye maliyetine, daha yüksek kâr marjına ve şirket değerine ulaşıyor.” HIZLI ADAPTE OLAN VE ÇÖZÜM ÜRETEN ŞİRKETLER ÖNE GEÇECEK “Dünyanın en büyük 500 varlık yöneticisi şirketlerinin fonları 100 trilyon ABD dolarını aşarken, yöneticilerin %88’inin sürdürülebilir yatırım odağı arttı” diyen Ebru Dildar Edin, sözlerini şöyle sürdürdü: “İlk sırada yer alan BlackRock, Kasım 2019’da sunduğu sürdürülebilirlik odaklı borsa yatırım fonlarının sayısını ikiye katlayarak 150’ye çıkaracağını açıkladı. Elbette, fırsatları konu- şurken, sürdürülebilir borçlanma piyasasının toplam değerinin 1,5 trilyon ABD dolarını aştığını da belirtmeliyim. Pandemiye rağmen bu alandaki ihraçların duraksamadan devam ettiğini görüyoruz. Ülkemizde henüz 1 milyar dolar seviyesinde kalan bu ihraçlarda, hepimiz için büyük bir potansiyel söz konusu.” Dijital Biz 92 Dijital Biz 93

Sayfa 94 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Ünal ve TSKB Genel Müdür Yardımcısı Me- ral Murathan katıldı. Borsa İstanbul Uluslararası İlişkiler Direktörü Doç. Dr. Recep Bildik şunları söyledi: “Sürdürülebilirlik ve entegre raporlama yolun- da dönüm noktası niteliğinde çok çok önem- li bir gelişme olan Sürdürülebilirlik İlkeleri Uyum Çerçevesi düzenlemesinin şirketleri- miz için sürdürülebilirlik odaklı yatırım akım- larından daha fazla faydalanmaları ve serma- ye piyasamızın daha fazla gelişmesi adına olumlu sonuçlar getireceğini düşünüyorum.” SPK Ortaklıklar Finansman Dairesi Grup Başkanı Dr. Hale Oruç, “Ortaklıklar, faaliyet raporlarında Sürdürülebilirlik İlkeleri Uyum Çerçevesi kapsamındaki açıklamalara yer vereceklerdir. Sürdürülebilirlik ilkelerine uymama durumunda çevresel ve sosyal risk yönetimindeki etkilerin neler olduğuna ilişkin bilgilerin açıklanması gerekmektedir” dedi. TKYD Yönetim Kurulu Başkanı ve Batıçim Yönetim Kurulu Üyesi Feyyaz Ünal, “Yönetim kurullarının asli gündeminde olması gereken sürdürülebilirliği bir iş yapma kültürü olması- dır. Konunun sadece halka açık şirketlerde değil, halka açık olmayan şirketlerimizde de yaygınlaşacağını umuyoruz” şeklinde cevap verdi. TSKB Genel Müdür Yardımcısı Meral Murat- han ise toplantıdaki konuşmasında, “Özel- likle reel sektör şirketlerinin sürdürülebilirlik alanındaki uluslararası gelişmelerin dışında kalmamasını, Türkiye’deki iyi uygulamaların dünyaya örnek olmasını önemsiyoruz. Türk şirketlerinin uluslararası dönüşümden en yüksek seviyede istifade edebilecek kapasi- teye sahip olduklarına inanıyoruz” dedi. Ebru Dildar Edin, “Biz de SKD Türkiye ola- rak, yaptığımız tüm proje ve çalışmalarda, sürdürülebilir kalkınma konusunda kamuda politika gelişimine katkıda bulunuyor, başta üyelerimiz olmak üzere, iş dünyasına sür- dürülebilirlik konusunda rehberlik etmeyi amaçlıyoruz. Dünya her açıdan olağanüstü bir dönemden geçerken, şeffaflığı, sürdürüle- bilirliği ve insan odaklılığı şirket öncelikleriyle birleştirip raporlayan şirketler, bu dönemde önemli bir avantaj elde edecek. Hızla adapte olan ve çözüm üreten şirketler öne geçecek. SPK düzenlemesinin ortaya çıkardığı çok paydaşlı, risk ve fırsatları değerlendiren, ge- lecek odaklı, stratejik bakış açısının, şirketle- re güven oluşturma, etkin karar alma süreçle- ri ve sürdürülebilir finansman alanlarında yol göstereceğine inanıyorum” dedi. DEĞİŞEN KÜRESEL RİSK ORTAMI KU- RUMSAL RAPORLAMAYA İVME KAZAN- DIRDI ERTA Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gü- ler Aras ise toplantının açılışında şu görüşleri paylaştı: “Değişen küresel risk ortamı ve sürdürüle- bilir kalkınma hedefleri ile değişen paydaş beklentileri, karşılaştırılabilir, güvenilir ve denetlenebilir bilgi talebini artırarak, kurum- sal raporlama ekosisteminin geliştirilmesine yönelik çabalara ivme kazandırdı. Bu geliş- melere paralel olarak Türkiye’de SPK tara- fından yapılan son düzenleme, şirketlerin uzun vadeli bakış açısını benimsemelerini teşvik ederken, yatırımcıların da sermayesini bu çerçevede yönlendirmelerine yönelik çok önemli bir mesajı içeriyor. Bütüncül ve bilgi- ler arası bağlantıyı vurgulayan gelişmeler, entegre düşünce temeline dayanan entegre raporlamanın ana akım raporlama haline dönüşeceğine yönelik güçlü sinyaller veriyor. ERTA olarak, bu sürece Türkiye’de öncülük etmekten ve tüm kurumlara destek olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Entegre raporlama- nın Türkiye’deki gelişimi amacıyla mesajımızı güçlendirebilecek iş birlikleri ile kurumların bu alandaki gelişmelere uyumu için çabalarımız artarak devam edecektir.” “Türkiye’de bu önemli gelişmeyi destekle- yecek en önemli unsur, sağlıklı bir veri de- netim mekanizmasının oluşturulması” diyen Prof. Dr. Güler Aras, konuşmasında şunları paylaştı: “Çerçevede belirtilen ve raporlarda açıklanacak bilgilerin güvence denetiminden geçmiş olması ve doğrulanması, bu bilgilere olan güveni artıracaktır. Bilgilerin güvenilirliği ve karşılaştırılabilirliği için ise bu alandaki denetim ekosisteminin gelişmesine ihtiyaç var. Bununla birlikte, şirketlerin nitelikli bilgi açıklama konusunda en önemli motivas- yonları, şüphesiz yatırımcıların beklentileri. Yatırımcılar ve analistlerin güvenilir veriye erişim ve sürdürülebilirlik perspektifinde değerleme yaklaşımlarını gözden geçirme- leri, yatırım performansları açısından olduğu kadar sermaye piyasalarının gelişimi için de kaçınılmaz. Burada da bu alanda değerleme yapabilecek yetkinlikleri olan analistlerin var- lığı önem kazanıyor.” UYUM SAĞLAYAN ŞİRKETLER, TÜM PAY- DAŞLAR NEZDİNDE AYRIŞACAK Prof. Dr. Güler Aras, “Karşılaştırılabilir ve güvenilir verinin oluşması ve yatırımcılara sunulması açısından SPK düzenlemesi ile açıklanan çerçevede yer alan bilgilerin Kamu- yu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) ne şekilde raporlanacağı önemli. Henüz bu tür bir rapor- lama şablonu ya da taksonomisi hazırlanma- mış olmakla birlikte sürdürülebilirlik açıklama- larını güvence denetiminden geçmiş ve belirli standartlar çerçevesinde raporlayan şirketlerin zaman içinde yatırımcılar ve tüm paydaşlar tarafından ayrışacakları şüphesiz. Son SPK düzenlemesi Türkiye’nin bu alanda ciddi bir ivme kazanması ve yatırım ortamının iyileştiril- mesi açısından son derece değerli” dedi. Açılış konuşmalarının ardından bir panel ger- çekleştirildi. Moderatörlüğünü SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve ERTA Yürütme Kurulu Üyesi Ediz Günsel’in yaptığı panele, Borsa İstanbul Uluslararası İlişkiler Direktörü Doç. Dr. Recep Bildik, SPK Ortak- lıklar Finansman Dairesi Grup Başkanı Dr. Hale Oruç, TKYD Yönetim Kurulu Başkanı ve Batıçim Yönetim Kurulu Üyesi Feyyaz Dijital Biz 94 Dijital Biz 95

Sayfa 96 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Türkiye’deki ve küresel girişimcilik eko- sistemleri arasında köprü olmayı amaç- layan GEN Türkiye kuruldu. GEN Türki- ye’nin Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Aydın, Başkan Yardımcıları Hande Çilingir, Sezai Hazır, Gülden Yılmaz ve Göktekin Dinçerler oldu. Yönetim ve icra kurulla- rında Türkiye’nin girişimcilik konusunda önde gelen birçok isminin yer aldığı GEN Türkiye, 178 ülkede faaliyet gösteren Küresel Girişimcilik Ağı’nın (GEN - Global Entrepreneurship Network) ülkemizdeki ayağı olacak. GEN Türkiye YK Başkanı Nevzat Aydın, “GEN Türkiye’yi, bu ağın üyesi 178 ülke ile birlikte dünyadaki giri- şimci sayısını artırmak, kapsamlı ve kap- sayıcı girişimci ekosistemleri yaratmak ve bu alandaki bilgilerimizi paylaşmak ama- cıyla kurduk” dedi. GEN Türkiye’nin lansmanı; GEN Yönetim Kurulu üyesi Ali Sabancı, Emine Erdem, Orhan Turan gibi birçok isim ve Endeavor Global Entrepreneurship Network (GEN) Türkiye Kuruldu Türkiye Başkan’ı Emre Kurttepeli gibi Türkiye’deki girişimcilik ekosistemi - nin öne çıkmış birçok isminin görüş ve değerlendirmeleriyle katkı sağladığı bir webinar serisi gerçekleştirildi. Türkiye’deki girişimcilik ekosisteminin güç - lenmesini, gelişimini amaçlayan ve bunun için de küresel girişimcilik ekosistemiyle arasında köprü olmayı hedefleyen GEN Türkiye kuruldu. GEN Türkiye’nin Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Aydın, Başkan Yar - dımcıları Gülden Yılmaz, Hande Çilingir, Sezai Hazır ve Göktekin Dinçerler oldu. Küresel Girişimcilik Ağı’nın (GEN - Global Entrepreneurship Network) ülkemizde - ki ayağı olarak faaliyet gösterecek GEN Türkiye’nin yönetim ve icra kurullarında; Ali Sabancı, Cem Sertoğlu, Emine Erdem ve Orhan Turan gibi girişimcilik konusunda ülkemizin önde gelen birçok ismi yer alıyor. Türkiye’nin önceliklerine yönelik program - lar geliştirmeyi hedefleyen platform, 178 ülkede faaliyet gösteren GEN’in ger - çekleştirdiği programları da Türk giri - şimcilerle buluşturmayı planlıyor. Giri - şimcilere, mentor desteğinin yanı sıra melek yatırımcılarla bir araya gelme fırsatları sunacağını açıklayan GEN Türkiye, 2021 yılı itibariyle girişim hız - landırma programlarına, network etkin - liklerine, hackathonlara ve eğitimlere başlayacak. GEN Türkiye, farklı sektörlerden uz - manları bir araya getirerek oluşturduğu platformla, girişimcilerin ilk adımların - dan başlamak üzere ihtiyaç duydukları her türlü desteğin adresi olacak. Kü - resel girişim ekosistemine ulaşmaları - na ve etkileşime girmelerine imkanlar yarattığı Türk girişimcilerinin, dünyayla rekabet gücünü artıracak. Aynı zaman - da, girişimciler ve girişimcilik alanında çalışan uzmanları tek bir çatı altında bir araya getirerek Türkiye’deki girişim - cilik ekosisteminin güçlenmesini sağla - yacak. Nevzat Aydın: “Girişimcilik ekosiste - minde üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğiz” Platformun lansmanı çerçevesinde dü - zenlenen basın toplantısında konuşan, GEN Türkiye YK Başkanı ve Yemekse - peti CEO’su Nevzat Aydın, “Bugün sek - törün lideri ve öncüsü konumunda olan bir markanın CEO’su; aynı zamanda kendi birikimini yeni nesillere aktarmak isteyen bir melek yatırımcı olarak, bu görevi üstlenmekten gurur duyuyorum. GEN Türkiye’yi, bu ağın üyesi 178 ülke ile birlikte dünyadaki girişimci sayı - sını artırmak, kapsamlı ve kapsayıcı girişimci ekosistemleri yaratmak ve bu alandaki bilgilerimizi paylaşmak ama - cıyla kurduk. Bir döngüden oluşan ve bir bütün halinde hareket etmesi ge - reken girişimcilik ekosisteminin içinde üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi. Basın toplantısında birer konuşma yapan GEN Türkiye YK Başkan Yardımcıları, plat - formun hedefleri, planları ve kısa sürede hayata geçireceği projeleri hakkında bil - giler verdi. Insider CEO’su Hande Çilingir, “GEN’in Türkiye ayağı olarak, uluslararası alanda geliştirilen programları ülkemizde uygulayacağız. Biz, Türkiye’deki girişimci - leri ve girişimlerini, global alanda rekabet edebilir düzeye getirmeyi amaçlıyoruz. Bu programlar kapsamında girişimcilere men - torluk yapacağız. Türkiye’de girişimciliği geliştirmek ve girişimci sayısını artırabil - mek için bütün ekosistem aktörlerini hep birlikte çalışmaya ve GEN Türkiye platfor - mu altında yürütülen programlara destek olmaya davet ediyorum” dedi. Dijital Biz 96 Dijital Biz 97

Sayfa 98 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber GEN Türkiye, girişimcilik kültürünün gelişimi için çalışacak Aynı zamanda GEN Türkiye’nin idari yöneti- mini üstlenen Habitat Derneği’nin YK Başkanı olan Sezai Hazır da ikinci stratejik hedeflerinin, Türkiye’nin girişimcilik kültürünün gelişmesine katkı koymak olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bundan 25 yıl önce Habitat yolculu- ğuna çıkarken, hedefimiz; Türkiye’nin bir ucun- daki genç ile dünyanın bir ucundaki genç arasın- da köprü kurmaktı. Bugün ise GEN Türkiye ile hedefimiz; Türkiye’nin bir ucundaki girişimci ile dünyanın bir ucundaki girişimci arasında köprüler kurmak. GEN Türkiye, yıl içerisin - de uluslararası birçok etkinliğe ek olarak sahada sürekli olarak girişimcilerle birlikte girişimcilik ekosisteminin gelişi - mi için çalışan icracı bir yapı olacak ve girişimcilik kültürünün gelişmesine katkı koyacak.” GEN Türkiye’nin üçüncü stratejik hedefi - nin, girişimcilik politikalarının üretilmesini desteklemek olduğunu vurgulayan Turkven Direktörü Göktekin Dinçerler de “GEN Tür - kiye olarak ülkemizdeki politika yapıcılar ve kamu ile iş birliği içerisinde yenilikçi, düzen - leyici değişikliklerin geliştirilmesi ve gerekli olan politika araçlarının belirlenmesi için çalışmalarımızı yürüteceğiz. Bu çalışmalar kapsamında dünyadaki iyi uygulama örnek - lerini değerlendirerek, bu ülkelerdeki politika yapıcılar ile fikir alışverişi yapacağız” dedi. Basın toplantısının ardından öğleden sonra gerçekleştirilen GEN Türkiye dijital lansmanı, GEN YK Başkanı Jeff Hoffman ve GEN Türkiye YK Başkanı Nevzat Aydın’ın açılış konuşmala- rıyla başladı. Keynote konuşmasını GEN Tür- kiye İcra Kurulu Üyesi ve Earlybird VC Kurucu Ortağı olan Cem Sertoğlu’nun yaptığı lansman- da, 4 oturumdan oluşan webinar serisiyle Türki- ye’nin girişimcilik ekosistemi farklı açılardan ele alınıp değerlendirildi. GEN Türkiye’nin yönetim ve icra kurulu üyelerinin, konuşmacı olarak birikimlerini paylaştıkları webinarlarda; pandemi sonrası girişimcilik ekosistemindeki fırsatlar, ekosistemi geliştirme yöntemleri, sivil toplumun girişimcilik mekanizmalarındaki katkısı ve rolü ele alındı. Günün son oturumunun başlığı ise ‘Yatırımcı gözünden dijital dönüşüm sürecinde girişimler için hangi fırsatlar mevcut?’ oldu. Ha- bitat’ın Youtube kanalında gerçekleştirilen bu webinarlar, www.youtube.com/habitatdernegi adresinden her zaman izlenebilir. Gülden Yılmaz: “Hedefimiz, girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştırmak” Koton Yönetim Kurulu Üyesi Gülden Yılmaz ise “GEN Türkiye’nin dördüncü stratejik hedefi; ülkemizdeki gelecek vaat eden girişimcileri belirlemek, fi - nansmana ve diğer destek mekaniz - malarına erişimlerini kolaylaştırmaktır. Bu hedef kapsamında girişimciler için uluslararası hibe programları, girişimci - lik yarışmaları, hızlandırma programları, melek yatırımcılarla buluşma program - larını GEN Türkiye çatısı altında ger - çekleştireceğiz. Ben de ülkemizde çıkış yapan girişimlerin sayısını artırmak ve sayısız başarı hikayelerinin yazılmasını desteklemek için GEN Türkiye’de Yö - netim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev almaktan ve katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyuyorum” dedi. Dijital Biz 98 Dijital Biz 99

Sayfa 100 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber KPMG Türkiye’nin hazırladığı ‘Türkiye Startup Yatırımları Raporu’nu açıklandı. Girişim ekosisteminin yılın dokuz ayın- daki performansını değerlendiren rapor, pandemi sonrası dijital platformlara yük- selen ilgiyi ortaya koyuyor. Rapora göre hızla artan taleple teknoloji şirketlerine yatırımcı ilgisi de önemli ölçüde arttı. Türkiye’de yılın ilk dokuz ayındaki toplam yatırım tutarı 2,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. KPMG Türkiye’nin 212 iş birliği ile hazırladığı ‘Türkiye Startup Yatırımları Raporu’, girişim ekosistemindeki gelişimi ortaya koyuyor. De- vam eden küresel pandemiye rağmen yatı- rımcılar yeni iş alanlarına odaklanıyor. Bunlar arasında teknoloji ve dijital hizmet şirketlerine yatırımcı ilgisinin önemli ölçüde arttığı gözle- niyor. 2020’nin ilk dokuz ayındaki toplam Türkiye’de Girişim Yatırımları 2,2 Milyar Dolara Ulaştı yatırım tutarı 2,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Yeni gerçekte 2020 gündemi KPMG Türkiye Birleşme ve Satın Alma Danışmanlığı Lideri Gökhan Kaçmaz, pan- demi döneminde 2020’nin ikinci çeyreğinin hareketli geçtiğini söyledi. Kaçmaz, salgının etkisiyle dünyada evde geçirilen sürenin artmasına paralel dijital platformlara da ilginin yükseldiğini kaydetti. Kaçmaz, mobil oyunla- ra ve dijital eğlence platformlarına ilginin hiç olmadığı kadar arttığına dikkat çekti. Gele- neksel perakende şirketlerinin online penet- rasyonda uzun vadeli hedeflerini birkaç ayda gerçekleştirdiklerini vurgulayan Kaçmaz, “Hayatın dijitale taşınması ve dijitale ilginin büyüyerek artması nedeniyle yatırımcıların da ilgisini teknoloji şirketlerine yöneldi. Geçmişte teknoloji sektöründeki birleşme ve satın almalar yükselişte olsa da bu ilgi şir- ket değerlemelerine yansımıyordu. 2020’de Türkiye’de girişim ekosistemindeki işlemlerin yanı sıra birleşme ve satın alma aktivitelerin- de de hem işlem hacmi hem de işlem adedi açısından en büyük payı teknoloji şirketleri- nin alacağını söyleyebiliriz” dedi. Rapora göre bu yılki dikkat çeken işlem- lerden başlıklar şöyle: • Yılın ilk üç çeyreğinde en büyük işlem ABD merkezli Zynga’nın Haziran ayında Türk şirketi Peak Games’i 1,8 milyar dolara satın almasıydı. Peak Games değeri 1 milyar dola- rı aşarak Türkiye’nin ilk ‘unicorn’ şirketi oldu. • Aynı dönemde gerçekleşen ikinci en büyük işlem ise yine Zynga’nın Ağustos ayında Türk şirketi Rollic Games’i 168 milyon dolara satın alması oldu. • 2020’nin bir diğer büyük işlemi finansal teknoloji sektöründen geldi. Payguru’nun Ortadoğu ve Afrika bölgesinin en büyük mobil ödeme şirketlerinden biri olan Tpay’e satışı yılın öne çıkan işlemiydi. • Sağlık ve biyoteknoloji alanında faaliyet gösteren görme engellilere yönelik akıllı baston üreticisi WeWALK, 3 boyutlu diji - tal vücut tarama girişimi Digime3D, kadın sağlığı takip ve analizi uygulaması PepApp, mikrobiyal biyopeptit üretimi ile gıdaların raf ömrünü arttırmayı hedefleyen Nanomik ve dijital patoloji alanında faaliyet gösteren Virasoft’a yapılan yatırımlar da yine benzer şekilde öne çıktı. 102 startup yatırımı, 18 hisse satış işlemi - 2020’nin ilk çeyreğinde startuplar 30 işlem ile değeri açıklanan yatırımlar baz alındığında toplam 19 milyon dolarlık yatı - rım alırken, bu ikinci çeyrekte 27 işlem ile 28,3 milyon dolarlık yatırım tutarı, üçüncü çeyrekte ise 44 işlem ile 45,8 milyon dolar - lık yatırım tutarını beraberinde getirdi. - Startup hisse satışları dikkate alındığında ilk çeyrekte değeri açıklanmayan toplam 3 işlem gerçekleşirken, bu ikinci çeyrekte 5 işlem ile Peak satışının da etkisiyle 1831,6 milyar dolarlık işlem hacmi ve üçüncü çey - rekte ise 10 işlem ile 301,9 milyon dolarlık işlem hacmi yarattı. Oyun sektörü şampiyon oldu - İlk üç çeyrekte gerçekleşen 8 işlem ve yak- laşık 2 milyar dolarlık işlem hacmi ile oyun sektörü ise lider alt sektör olarak 2020 yılının yıldızı oldu. Dijital Biz 100 Dijital Biz 101

Sayfa 102 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Global Bilişim Derneği (BİDER) Başkanı Şenol Vatansever, vatandaşların mevcut birikimlerinin bir kısmını yüksek teknoloji firmalarına yatırım yapabilmelerine imkân sağlayacak kitlesel fonlama altyapıları tasarlanmasının önemine dikkat çekti. Bir güven unsuru olarak algılanacağından devletin liderliğinde olması gerektiğini kaydetti. 2011 yılında Peakgames’in yüz- de 16,50 hissesinin 11,5 milyon dolara satıldığını, 2020 yılında şirketin 1,8 milyar dolara satılmasıyla bu hissenin yüzde 2.500’lük bir getiri sağladığını belirtti. Felaketler yılı 2020 geride kaldı. 2021 yılı için olumlu beklentiler var. Ekonomi yönetimi, icracı bakanlar, büyük patronlar, finansçılar, oda-birlik başkanları ve uluslararası şirketle- rin CEO’ları ekonominin geleceğini değerlen- dirdi, tahminlerini paylaştı. BİDER Başkanı Bireysel Yatırımcılar da Yüksek Teknoloji Girişimlerine Yatırım Yapabilmeli Şenol Vatansever de 2021 yılı Türkiye ekonomisi ve bireysel yatırımcılar için yatırım alternatifleri hakkında görüşlerini Para Dergi- si’nden Ürün Dirier’e aktardı. Vatansever; bireysel yatırımcıların birikimle- rini hala sadece ev, arsa, faiz, döviz, yastık altı gibi geleneksel yöntemlerle değerlendir- meye çalıştığını belirterek, “Bir güven unsuru olarak algılanacağından devletimizin liderli- ğinde, vatandaşlarımızın mevcut birikimle- rinin bir kısmını yüksek teknoloji firmalarına yatırım yapabilmelerine imkân sağlayacak kitlesel fonlama altyapıları tasarlanmalıdır.” değerlendirmesinde bulundu. Alpha Investment Partners, 2011 yılında Türk oyun şirketi Peakgames’in yüzde16,50 his- sesini 70 milyon dolar değerleme üzerinden 11,5 milyon dolara satın almıştı. Ki o dönem için çok büyük bir satın alma olarak değerlen- dirilmişti. Zynga, 2020 yılında Peakgames’i 1,8 milyar dolara satın aldı. Bu durumda yüzde 16,5 hisse 9 yılda yaklaşık yüzde 2.500’lük bir getiri sağladı. Siber güvenlik, yapay zekâ, blockchain, robotlar ve robot yazılımlara yatırım Vatansever; bireysel yatırımcılara risk alma seviyelerine göre paralarının bir kısmını siber güvenlik, yapay zekâ, blockchain, robotlar ve robot yazılımlar gibi teknoloji alanlarındaki girişimlere yatırmalarını önererek kendisin- den de örnek verdi: “Bireysel yatırımcı olarak paramı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) gibi regülasyonlara uyumluluk yazı- lımlarına (www.patriotkvkk.com) ve siber gü- venlik gibi her zaman dünya trendleri arasın- da yer alacak yazılımlara (www.patriotsiem. com) yatırıyorum. Bu alanda yazılım üreticisi olan kendi şirketimi 5-10 yıl içerisinde Tur- corn yapma hedefim var.” Kovid-19 salgınının kontrol altına alınması gerekiyor Türkiye, OECD ülkelerinden pozitif yönde ayrışarak üçüncü çeyrekte yüzde 6,7 büyüdü. Bu büyümede kısa çalışma ödeneği, işten çıkarmaların yasaklanması, borçların ötelenmesi ve faizlerin indirilmesi gibi hü- kümetin aldığı aksiyonların etkili olduğunu; bankaların daha fazla kredi vermesinin ve vadeleri uzatmasının piyasaya sınırlı da olsa nefes aldırdığını belirten Vatansever, “Ko- vid-19 salgınındaki artış sebebiyle uygulanan yeni kısıtlamaların ve faiz artışının dördüncü çeyrekte büyüme hedefini baskılayacağını düşünüyorum. 2021 yılında Türkiye ekonomi- sinde tekrar bir toparlanma olması için mutla- ka Kovid-19 salgınının kontrol altına alınması ve aşıların hızla geniş kitlelere uygulanması gerekiyor. Hükümetin önümüzdeki yıl da sektörlere nefes aldıran aksiyonlarına devam etmesi ekonominin canlanmasına katkı sağ- layacak. Büyümenin kalıcı olması ve güven ortamının sağlanması için ekonomi ve hukuk alanındaki yapısal reformlar ile ilgili somut adımların atılması yatırımcılar tarafından ta- kip edilecek. Ancak bu şartlarda bizim de yurt dışından büyük yatırım fonlarını Türkiye’ye çekmek üzere yaptığımız görüşmeler meyve- lerini verebilir.” açıklamasında bulundu. Dijital Biz 102 Dijital Biz 103

Sayfa 104 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Arçelik global büyüme yolculuğunda attığı önemli adımlara bir yenisini daha ekledi. Güneydoğu Asya pazarının önemli oyuncusu Hitachi GLS’nın Japonya dışın- da Hitachi markalı beyaz eşya sektörün- deki tüm faaliyetlerinin bir şirket altında toplanması ve kurulacak şirketin yüzde 60’ının Arçelik tarafından alınması için ortaklık anlaşması imzalandı. Arçelik’in global yetkinliği, Hitachi’nin bölgesel ve marka gücünü bir araya getirecek olan yeni şirket, Hitachi GLS’nin Çin ve Tay- land’da bulunan iki üretim ve 10 satış şir- keti ile 3.800 çalışanını devralacak. Hitachi markasıyla üretim ve pazarlama faaliyeti yapacak olan yeni şirketin, Arçelik’in küresel büyümesine güç katması ve Asya Pasifik bölgesinin lider oyuncusu olması hedefleniyor. Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, Arçelik’in bu önemli yatırımını, Koç Toplu- luğu’nun küresel büyüme yolculuğundaki stratejik bir hamle olarak gördüklerini Asya Pasifik’te Önemli Bir Yatırıma Daha İmza Attı belirtti. Çakıroğlu; “Ülkemiz ve Topluluğu- muz için uzun vadeli değer yaratma hedefi- miz ve küresel vizyonumuz doğrultusunda yatırımlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi. Koç Topluluğu iş yerlerinde 48 fark- lı dil konuşulduğunu, 64 üretim tesisi ve pazarlama şirketi bulunduğunu belirten Çakıroğlu şöyle devam etti: “Hızlı büyü- yen Asya Pasifik bölgesi son yıllarda yeni yatırımlar için önemli bir merkeze dönüştü. Topluluğumuzun stratejik büyüme alan- larından biri olarak belirlediğimiz ve daha öncesinde yatırımlara başladığımız bu bölgede; Hitachi gibi güçlü bir oyuncu ile kurduğumuz iş birliği Arçelik’in global bü- yüme yolculuğunu hızlandıracak.” Ev teknolojilerinde Türkiye’nin lider, dünyanın önde gelen şirketi Arçelik, global büyüme yol- culuğuna hız kesmeden devam ediyor. Arçelik, dayanıklı tüketim alanında Güneydoğu Asya pazarının önde gelen oyuncusu Hitachi GLS ile ortak şirket kurmak üzere anlaşma imzaladı. Yeni şirkette, Arçelik’in yüzde 60, Hitachi GLS’nin yüzde 40 oranında payları bulunacak. Arçelik’in global yetkinliği ile Hitachi GLS’nin bölgesel ve marka gücünü bir araya getirecek olan yeni şirket, Hitachi markalı ürünleri Japonya hariç, dünyanın tüm ülkelerinde tüketicilerle buluşturacak. Ortak- lık anlaşması, 16 Aralık’ta Koç Holding, Arçelik, Hitachi Ltd. ve Hitachi GLS’nin üst yönetimlerinin katıldığı sanal imza töreniyle hayata geçirildi. 300 milyon dolar büyüklüğündeki (Yeni kurula- cak şirketteki hisselerin %60’ı için net nakit/borç hariç ve tüm azınlık hakları dahil tutarı ifade etmektedir) işlem kapsamında; Hitachi GLS’nin 3.800 çalışana sahip, Çin ve Tayland’da bu- lunan 2 üretim ve 10 satış şirketi 2021 yılının ikinci çeyreğinde kurulacak yeni şirkete devre- dilecek. Arçelik ve Hitachi GLS’nin sürdürülebi- lirliği merkeze alan ortak vizyonlarını da akta- racakları yeni şirket, toplum ve çevre için değer üretmeye odaklı bir yaklaşımla da önemli bir rol üstlenecek. Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Baş- kanı Fatih Kemal Ebiçlioğlu: “Bugün global büyüme stratejimize ivme kazandıran çok önemli bir iş birliğine daha imza atıyoruz. “ Yeni kurulacak şirkette Arçelik’in global iş yap- ma birikimi ve deneyimini, Hitachi markasının gücü ile birleştirmeyi hedeflediklerini belirten Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Fatih Kemal Ebiçlioğlu, “Koç Topluluğu’nun kü- reselleşme yolculuğunda, dünya genelindeki 12 markası ve 22 üretim tesisiyle önemli bir yere sahip olan Arçelik, küresel büyüme stratejisine ivme kazandıran adımlarına bir yenisini daha ekledi. Bu önemli iş birliği ile Arçelik Asya Pasi- fik bölgesinde büyüme stratejisini güçlendiren ve rekabetçiliğini artıran bir adım attı. Küresel büyüme yolculuğunu sürdüren Arçelik, bugün 150’ye yakın ülkede faaliyetlerini sürdürüyor. Ortaklık anlaşmasıyla bu yolculuk daha da etki- leyici bir boyut kazanıyor “dedi. Arçelik CEO’su Hakan Bulgurlu: “Tarihi girişim, İpek Yolu stratejimizin kilometre taşı olacak” Hitachi GLS ile gerçekleştirilen anlaşmanın her iki şirketin global büyümesinde önemli bir adım olacağını söyleyen Arçelik CEO’su Hakan Bulgurlu şu bilgileri aktardı: “Asya-Pa- sifik’teki dayanıklı tüketim pazarı, artan orta sınıf nüfusu ve hane halkı gelirleri, gelişen perakende kanalları ve yaşam tarzları nede- niyle güçlü bir büyüme potansiyeline sahip ve sektörümüzde gelecek 10 yılda gerçekle- şecek büyümenin de itici gücü olacak. Ger- çekleştirdiğimiz bu tarihi girişim, Beko Yolu stratejimizin ve dünyanın en iyi ev teknolo- jileri şirketlerinden biri olma yolculuğumu- zun kilometre taşı olacak. Bu ortaklıkla aynı zamanda küresel ölçekteki teknoloji ve Ar-Ge kapasitemizi, Hitachi GLS’nin köklü marka gücü ile birleştiriyoruz. Yeni şirketimizin Asya- Pasifik bölgesinin lideri olacağına ve önü- müzdeki dönemde ürün teknolojilerinde güçlü bir sinerji yaratacağımıza inanıyorum.” Hitachi, Ltd. Kıdemli Başkan Yardımcısı Keiji Kojima: “Arçelik ortaklığında kurulacak yeni şirket global satış ağımızı genişletecek” “Dayanıklı tüketim sektörünün önemli global oyuncularından biri olan Arçelik ile Japonya dışında faaliyet gösterecek bir şirket kurma konusunda anlaşmaya vardığımız için he- yecanlıyız. Hitachi GLS, faaliyet gösterdiği tüm sektörlerde stratejik iş birlikleri kurarak rekabet gücünü artırmayı ve insanların ya- şam kalitesinin gelişimine katkıda bulunmayı amaçlıyor. Arçelik ortaklığında kurulacak yeni şirketle global satış ağımızı genişleterek Hitachi markalı dayanıklı ev aletlerini daha geniş bir coğrafyada pazara sunacağız” diye konuştu. Kurulacak yeni şirketi, satış ağı ve ürün yelpazesi anlamında birbirini tamamlayan uyumlu bir birliktelik olarak gördüğünü ifade eden Hitachi GLS Başkanı Jun Taniguchi: “Dünya genelinde sürdürülebilir iş modeli ve doğanın korunmasına yönelik girişimleriyle ön plana çıkan Arçelik, hem sosyal hem de çevresel değer vurgusu yapan Hitachi GLS’le aynı ortak hedeflere odaklanan bir şirkettir. Bu açıdan, güçlü bir sinerji yaratacağımıza inanıyoruz. Bu ittifak, Hitachi marka ürünleri- nin ve yaşam çözümlerinin küresel satışlarını artırma yolunda önemli bir adımdır” dedi. Dijital Biz 104 Dijital Biz 105

Sayfa 106 — dergide görüntüle

Haber Türk Reasürans, kısa süre önce B Serisi fonlama etabını tamamlayan B3i’ın mev- cut hissedarları arasına katıldı. Türk Rea- sürans, beş kıtadan önde gelen 21 sigorta ve reasürans şirketinin hissedarı olduğu girişimin Türkiye’den ilk yatırımcısı oldu. B3i, kurduğu platform üzerinde ortakları ve sigorta endüstrisine değer kazandırmak iste- yen üçüncü tarafların uygulamalarını buluştu- ran bir ekosistem yarattı. B3i, zaman kaybına neden olan ve artık gerek duyulmayan yöne- tim süreçlerini ortadan kaldıran protokollerin karşılıklı uyumlamasını yapıyor. Bu sayede şirketlerin kendi dijital dönüşüm stratejilerini uygulamalarına alan yaratıyor. Türk Reasürans Genel Müdürü Selva Eren, “Blockchain teknolojisiyle sektör standartları- nı küresel çapta geliştiren B3i’ın Türkiye’den Türk Reasürans, Sigorta Piyasalarının Lider DLT Girişiminin Hissedarı Oldu ilk yatırımcısı olmamız bir tesadüf değil. Bu ortaklık, global değer yaratma vizyonumu- zun en somut adımlarından biri. Sektörün en önemli aktörleriyle aynı platformda yer alarak sigortanın geleceğini daha iyiye doğru şekil- lendireceğimiz için mutluyuz.” dedi. B3i Services AG Genel Müdürü John Ca- rolin, “Yeni hissedarımız Türk Reasürans’a aramıza hoş geldin diyoruz. Fluidity platfor- mumuzla hızlı kurumsal çözümler sunarak kayda değer bir ilerleme gösterdik. Bu ser- maye desteğiyle 2021 yılında müşteri destek- li uygulamalarımızı ve ağımızı genişletmeyi, gelirlerimizi artırmayı hedefliyoruz.” dedi. Dijital Biz 106

Sayfa 108 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Tedarik finansmanına aracılık eden Fin - Tech girişimi Figopara, 2020 yılının son gününde aralarında Finberg, Eczacıbaşı Momentum, Lima Ventures’in yer aldığı pek çok yatırımcıdan 16 milyon doların üzerinde değerleme ile 4,6 milyon dolar yatırım aldı. Bugüne kadar KOBİ’lere 1,2 milyar TL’lik işlem hacmine aracılık eden Figopara, böy- lece 2020 yılını toplamda 5.6 milyon dolar- lık iki yatırım turuyla tamamlamış oldu. Firmaların işletme sermayesini genişlet- mek ve tedarik finansmanına aracılık etmek amacıyla kurulan FinTech girişimi Figopara, küresel pandemi koşulları nedeniyle zorlu geçen 2020 yılını önemli bir yatırım haberi ile geride bırakıyor. Sunduğu platform ile alıcı ve satıcı arasındaki ticaretin finansmanını kolay ve ulaşılabilir hale getirirken, tedarik zinciri döngüsünü de hızlandıran Figopara, 7 Mayıs 2020’de aldığı 1 milyon dolar yatırımın ardın Yılın Son Günü 4,6 Milyon Dolarlık Yatırım dan, 30 Aralık 2020’de de 4,6 milyon dolar yatırım aldı. Böylece şirket yılı toplamda 5,6 milyon dolarlık yatırım ile tamamladı ve değerlemesi 16 milyon doların üzerinde oldu. İkinci yatırım turuyla birlikte Figopara yatırım- cı ailesine Fibabanka’nın iştiraki Finberg, Ec- zacıbaşı Momentum, Lima Ventures, Kerim Şengir ve Yasemin Şengir de katıldı. Şirketin yatırımcı listesinde ayrıca Figopara kurucu ortakları olan Ahmet Bilgen ve Koray Gül- tekin Bahar’ın yanı sıra Dünya Bankası’nın kardeş kuruluşu IFC, Revo Capital, Endeavor Catalyst, Figopara CTO’su Arman Eker, Ha- san Davcı, Ayhan Boyacıoğlu yer alıyor. KAYNAK TEKNOLOJİYE HARCANACAK İçinden geçtiğimiz pandemi koşulları altında Türkiye’den ve dünyadan önemli kurumların ve yatırımcıların Figopara’ya iki turda toplam 5,6 milyon dolar yatırım yapmasının oldukça anlamlı olduğunu belirten Figopara Kurucu Ortağı ve CEO’su Koray Gültekin Bahar, “Mayıs ayındaki 1 milyon dolarlık ilk yatı - rım turunun ardından, yılın son gününde ikinci yatırım turunu da 4,6 milyon dolar ile tamamlamış olmanın gururu ve mutlu - luğu içindeyiz. Startups.watch verilerine göre kasım sonu itibarıyla Türkiye’deki FinTech’lerin 2020 yılında toplam aldığı yatırım tutarının 14 milyon dolar seviyele - rinde olduğu göz önüne alındığında Fi - gopara toplamda aldığı 5,6 milyon dolar ile FinTech ekosistemine yapılan yatırım tutarını da 20 milyon dolar düzeyine çek - ti” diye konuştu. Figopara’nın bu kaynağı KOBİ’lere sağlanacak finansmana aracılık etmek üzere yeni teknolojiler geliştirmek için kullanacağının altın çizen Bahar şöy - le devam etti: “Yaptığımız işe inanıyorum. Sadece ülkemizde değil dünyanın her noktasında KOBİ’lerin finansmana ulaşımı sıkıntılı. Figopara olarak bu sorunu geliştir - diğimiz Figoskor ile çözeceğimize inanıyo - ruz. Yatırımla elde edilen kaynağı Ar-Ge ve Figoskor modelinin gelişimine kullanarak, daha fazla KOBİ’nin finansmana ulaşması - nı hedefliyoruz. Portföyümüzde 4.000’den fazla tedarikçi üyemiz var ve bugüne kadar 1,2 milyar TL’lik işleme aracılık ettik. Hede - fimiz 2021 yılında 2 milyar TL işlem hacmi - ne ulaşmak.” Türkiye ekonomisinin çok ihtiyacı olan KOBİ’lerin, hayatını kolaylaştıran yenilikçi finansal teknoloji çözümlerinin her zaman öncelikleri olduğunu vurgulayan Finberg Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Elgin, “Konu - sunda uzman bir kurucu ekibin yanı sıra finans ve girişimcilik dünyasından güçlü yatırımcıların olduğu Figopara’nın ekono - mimize katkı yaratacağına ve bölgesel bir FinTech olacağına inancımız tam” dedi. Eczacıbaşı Momentum Yatırım Müdürü Berktuğ İncekaş Figopara yatırımına ilişkin değerlendirmesinde, “Eczacıbaşı Momen - tum olarak Finansal Teknolojiler alanına olan inancımız ve başarılı bir girişimci olan Koray’ın liderliğindeki Figopara ekibine ya - tırımcı olmaktan memnuniyet duymaktayız. Figopara’nın Türkiye ve bölgede önemli bir oyuncu olacağına inanıyoruz.” dedi. Lima Ventures Kurucu Ortağı Ahmet Argun ise yatırımına ilişkin açıklamasında “Ha - rika bir ekip ve öncü bir girişim. Başarılı hikayelerine katkıda bulunabilmenin heye - canını yaşıyoruz.” İfadelerini kullandı. Dijital Biz 108 Dijital Biz 109

Sayfa 110 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Teknopark İstanbul şirketleri dünyanın en fazla ziyaretçi sayısına sahip uluslararası buluş fuarı olan ve bu yıl beşincisi online olarak düzenlenen ISIF’20 fuarına bu yıl da damga vurdu. Teknopark İstanbul Tekno- loji Transfer Ofisi CONNECTTO destekleri ile Fuarda 2 Altın, 2 Gümüş, 3 Bronz olmak üzere toplam 7 ödüle layık görülen firmalar; Dünya360, Lightaway, Yongatek, Eurobotik, BacPolyzme, Gelecek Yazılım Mühendislik ve Akkoç Mühendislik, yerli ve milli projele- riyle milli teknoloji hamlesine güç katıyor. Şirketlerin fuarda imza attıkları başarıları kutlamak üzere Teknopark İstanbul’da sosyal mesafe kuralları dikkate alınarak gerçekleş- tirilen etkinlikte konuşan Teknopark İstanbul Genel Müdürü Bilal Topçu: ‘’Teknopark İstanbul olarak ülkemizin teknolojiyle kalkınma hedefleri doğrultusunda hayata geçirdiği Milli Teknoloji hamlesini yakından destekliyoruz. Bu kapsam- da Ar-Ge şirketlerimize verdiğimiz desteklerle kaliteli ürünleri geliştirmelerini ve bu ürünlerin patent alıp markalaşmalarını sağlamak üze- re profesyonel TTO destekleri sunuyoruz. Ev sahipliği yaptığımız şirketlerin ISIF20 Fuarı’nda geliştirdikleri ürünlerle çeşitli kategorilerde ma- dalyalar almaları bizi oldukça gururlandırdı. Uluslararası Buluş Fuarı’na Damga Vurdu Şirketlerimizi desteklemeyi sürdüreceğiz. Başta değerli girişimcilerimiz ve Teknoloji Transfer Ofisimiz (CONNECTTO) olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” diyor. Teknopark İstanbul’un ISIF’20 İstanbul Uluslara- rası Buluş Fuarı’nda ödüle layık görülen şirket- leri ve geliştirdikleri ürünler ise şöyle; • Lightaway: Deprem anında kesilen elek- trik sonucunda, karanlıkta yaşanan paniği ve kazaları en aza indirmek üzere çalışmalarına başlayan şirket geliştirdiği çevresini 12 saate kadar aydınlatabilen ilk ve tek zemin kaplama yöntemi patentiyle altın madalya sahibi oldu. Enerji depolama, enerji verimliliği, malzeme bilimi teknolojilerinden yararlanan şirketin Tek- nopark İstanbul’daki Ar-Ge Laboratuvarında fosfata alternatif olarak geliştirdiği pigmentler; ışıktan, gün ışığından ve ısıdan kendini şarj ediyor ve karanlık ortamda 12 saat bulunduğu ortamı aydınlatıyor. Yerli üretim olmasıyla dikkat çeken projenin amacı, deprem gibi önüne geçi- lemeyecek doğal afetlerde karanlık nedeniyle yaşanacak olumsuzlukları en aza indirmekle kalmıyor. Projeye eklenen elektriksiz gece lambası sayesinde boşa harcanan yıllık 8 milyon TL değerindeki elektrik kullanımının azaltılması amaçlanıyor. • Dunya360 ise, geliştirdiği kullanıcılarına sanal tur imkânı sağlayan projeyle altın ma- dalya almaya hak kazandı. 360° panoramik fotoğraf yardımıyla daireleri sanal ortamlara dönüştüren şirket aynı zamanda kullanıcıla- rın kendi mobil cihazlarıyla resim çekebilme- leri için “Dunya 360 VR Maker Kit” için Ar-Ge çalışmalarını sürdürüyor. “VR Maker Kit” seti bir adet elektronik cihaz ve mobil uygulama ile bağlantılı çalışıyor ve kullanıcın bulun- duğu ortamın 360 derece panoramik resim çekmesini sağlıyor. Dunya 360 VR Maker Kit Projesinin mobil uygulama Teknolojik altya- pıları IOS ve Android mobil telefonlarında çalışacak şekilde uyarlanıyor. • Balık Sayma Makinesi ve Sistemi proje- siyle gümüş madalya almaya hak kazanan Yongatek Teknoloji ise; balık çiftliklerindeki balık sayılarının doğru şekilde belirlenmesini sağlayan yöntemiyle sahadaki ihtiyacı gider- meyi amaçlıyor. Projenin sunduğu imkanlar dahilinde, geleneksel yollarda sık sık karşı- laşılan zorluk ve hatalar en aza indiriliyor ve sayma işlemi dakikalar içinde tamamlanır hale geliyor. Günümüz teknolojisinin sunmuş olduğu en güncel yöntemleri içinde barındı- ran üründe görüntü işleme, bilgisayarlı görü, yapay zekâ ve makine öğrenimi teknolojileri yoğun olarak kullanılıyor. Sahadaki ihtiyacın değerlendirilmesiyle geliştirilen ürün ülke- mizde balıkçılık teknolojilerinin mühendislik bakış açısıyla şekillenmesinde önemli bir kapı aralıyor. • Gümüş madalyaya layık görülen diğer firma Eurobotik Otomasyon de Yörünge Kayıt Kolu projesiyle kullanıcıların hareketlerinden elde ettiği verilerin işlenerek endüstriyel robotlara yörünge oluşturmasına imkân veriyor. Proje kapsamında, riskli bölgelerde operatör gerek- sinimi olmadan çalışmayı sürdüren endüstriyel robotlar sayesinde iş güvenliği bir adım ileri taşınıyor. Sistem el işçiliği kullanılan üretim metotlarında endüstriyel robot kullanımına imkân veriyor ve devreye alma süreçlerine hız kazandırıyor. Kullanıcı, ölçüm koluna bağladığı uygulama aleti ile ölçüm yapabiliyor, yörünge öğretebiliyor, bu verileri dış üniteler aracılığıyla kodlayabiliyor veya aktarabiliyor. Bu sayede dış ünitelerde gerçek koşullarda uygulanabilmesi için bir yansıması oluşturulmuş oluyor. • Fuardan bronz madalyayla ayrılan BacPolyz- me Biyomühendislik yerli teknoloji ve yöntem- ler kullanarak geliştirdiği projeyle biyobozunur özellikteki mikrobiyal selüloz ile türevlerinin sürdürülebilir ve ekonomik prosesler kullanı- larak üretilmesini sağlıyor. Marmara Ün. Müh. Fak. Biyomühendislik Bölümü ile gerçek- leştirilen ve KOSGEB Ar&Ge ve İnovasyon Programı kapsamında desteklenen projede geliştirilen prototiplerin, yatağa bağımlı olan, özellikle yaşlı hastaların yaralarının iyileşme- mesi, mikrop kapması ve sonucunda bağışık- lık sistemlerinin de dirençsiz olması sebebi ile hastaların hayati tehlikesinin ortadan kaldırıl- ması hedeflenmiştir. Ayrıca, üretilen ürünün, pandemi döneminde maskelerde kartuş filtre olarak kullanımı ile ilgili prototip geliştirilmiştir. • Akkoç Teknoloji ise; bilimsel araştırmalar- da, enerji ve telekomünikasyon endüstrisinin ihtiyacına yönelik olarak su altında operasyon, keşif ve gözlem yapabilecek yerli, hızlı teknik servis ağı bulunan, gelişmiş manevra kabili- yetine sahip, kullanıcı dostu İnsansız Su Altı Robotu’yla bronz madalyaya layık görüldü. AKROV-300 adıyla üretilen insansız Sualtı Robotunun bünyesinde barındırdığı teknoloji ve teknikler şu şekildedir; Malzeme Bilimi ve Üretim Teknikleri, Güç Sistemleri Teknolojisi, Gömülü Sistem Tasarımı ve Yazılımı, Haber- leşme ve Görüntüleme Teknolojileri, Otonom Kontrol ve Sensör teknolojileridir. • Gelecek Yazılım Mühendislik firması da, Fu- turelab Tempo isimli Kan alma öncesi tüp seçi- mi ve eşleştirilmesi süreçlerini otomatikleştiren sistemiyle fuardan bronz madalyayla ayrıldı. Dünyada yeni olan, ülkemizde ve İstanbul’da kullanılmaya başlanan, hazır barkodlu tüpleri kullanan sağlık kuruluşları için geliştirilen proje sayesinde, hasta ile tüp teması riskini ortadan kalkıyor aynı zamanda sağlık çalışanlarının iş yükü azalıyor. Sistem kan alma öncesi tüp seçimi ve eşleştirilmesi süreçlerini otomatik hale getiriyor. Kan alma hemşiresi yanında konumlandırılan sistem Hastane Bilgi Sistemi ile iletişime geçerek hasta için gereken tüpleri daha önce tüp yüklemiş olan çekmecelerin- den otomatik olarak seçip, tüplerin barkodu ile hastayı el değmeden eşleştirerek hemşirenin kan alma işlemi için kullanımına sunuyor. Dijital Biz 110 Dijital Biz 111

Sayfa 112 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Bakan Karaismailoğlu, Türk mühendisleri tarafından geliştirilen, tamamen yerli ve milli olan eSIM lansmanında konuştu. Bakan Karaismailoğlu eSIM uygulamasının 2021 yılından itibaren yaygın bir şekilde uygu- lanmaya başlayacağını bildirdi. Yeni uygulama ile hassas SİM kartı bilgilerinin yurt dışına çıkmadan yerel olarak kullanılacağını ve bilgi güvenliğinin sağlanmış olacağını belirten Karaismailoğlu, “Böylece Türkiye’nin hassas verileri, Türkiye’nin kontrolünde kalacak” dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karais- mailoğlu, Türk mühendisleri tarafından ge- liştirilen, tamamen yerli ve milli olan eSIM uygulamasını kamuoyuna tanıtmanın haklı gururunu yaşadıklarını ifade etti. eSIM uy- gulaması ile SIM özelliği olan cihazlarda yer alacak güvenli bir çip marifetiyle, cihazların Türkiye, eSIM Teknolojisi Geliştiren İlk Ülkelerden Biri Oldu uzaktan yüklenebilecek ve yönetilebileceğini belirten Bakan Karaismailoğlu, bu teknoloji ile SIM kartların sağladığının üzerinde güvenlik ve koruma seviyesine ulaşılacağını aktardı. eSIM Hizmeti 2021 yılında yaygın olarak kullanılacak Türkiye’nin eSIM altyapısını uluslararası standartlara uygun olarak, yerli ve milli im- kanlarla geliştirmiş ilk ülkeler arasında yer aldığına dikkat çeken Bakan Karaismailoğ- lu, eSIM hizmetinin, 2021 yılından itibaren yaygın bir şekilde uygulanmaya başlaya- cağını bildirdi. Teknoloji ve bilişim alanında lider ülke olmak için önemli adımlar attıklarını kaydeden Bakan Karaismailoğlu, “Bu adım- lar, Türkiye’de, üretimi, teknolojik araştırma ve geliştirme faaliyetlerini, yerli ve yabancı yatırımları teşvik ediyor. Ekonomimizin sürdürülebilir büyümesini destekliyor. Ulaş- tırma ve Altyapı Bakanlığı olarak veri ulaştır- mada en etkin uygulama ve çözümlerin bir an önce vatandaşlarımızın ve iş dünyamızın hizmetine sunulması konusunda kararlıyız” diye konuştu. Türkiye’nin hassas verileri, Türkiye’nin kontrolünde olacak eSIM uygulamalarının hem makineler arası hem de tüketici cihazlarında ciddi ciddi erişim ve kullanım kolaylıkları sağlanacağını dile getiren Bakan Karaismailoğlu, “eSIM, gü- nümüzde akıllı telefonlardan, giyilebilir tek- nolojilere, makinalar arası iletişimden birçok endüstriyel ürüne kadar geniş bir kullanım yelpazesine sahip olacaktır. eSIM sayesinde araçların bakım-onarım, lojistik hareketliliği, takip imkanları ile M2M (Makineler Arası) etkileşim kapasiteleri çok daha artacaktır. Ayrıca yeni uygulama ile hassas SİM kartı bilgileri yurt dışına çıkmadan yerel olarak kul- lanılacak ve bilgi güvenliği sağlanmış olacak. Türkiye’nin verisi, Türkiye’de kalacak, opera- törlere ait hassas bilgilerin yaşam döngüsü tamamen Türkiye’de olacaktır. Böylece Tür- kiye’nin hassas verileri tamamen Türkiye’nin kontrolünde olacaktır” ifadelerini kullandı. Bakan Karaismailoğlu Tören sonrası eSIM teknolojisi ile yapılan ilk görüşmeleri gerçek- leştirdi. Birden fazla operatörü kullanarak farklı aramalar yapan Karaismialoğlu; Mal- ta Bayraklı “Atlantis Alhambra” Gemisi’nin Kaptanı Orhan Kasap’tan, Kule A.Ş. Teknik Operasyonlar Müdürü Burhan Kandemir’den, ERG Trafik ve Yol Güvenlik Müdürü Mustafa Akbaş’tan çalışmalarla ilgili bilgi aldı. Dijital Biz 112 Dijital Biz 113

Sayfa 114 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı açıkladı: Ül- kemizin ilk Yerli ve Millî Gözetim Radarının (MGR) Gaziantep Havalimanı’nda yürütü- len saha kabul çalışmaları tamamlandı. Bakanlık, ülkemizin ilk Yerli ve Millî PSR (Primary Surveillance Radar) sistemi olma özelliğini taşıyan Millî Gözetim Radarının Gaziantep Havalimanı’nda yürütülen saha kabul çalışmalarının tamamlandığını, süreklilik testlerinin bitmesinin ardından hizmete girece- ğini bildirdi. Açıklamada “Milli Gözetim Radarı/SSR MO- DE-S Araştırma Geliştirme Projesi” kapsa- mında geliştirilen sistemin ülkenin bu alandaki ihtiyaçlarını karşılayacağının ve dışa bağımlılı- ğı ortadan kaldıracağının da altını çizdi. İlk Yerli ve Millî Gözetim Radarı Hizmete Girecek Ülkenin İlk Yerli ve Millî PSR Sistemi Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Türki- ye’nin ilk sivil havacılık amaçlı yaklaşma radar sistemi Millî Gözetim Radarının (MGR) Gazian- tep Havalimanı’nda yürütülen saha kabul çalış- malarının tamamlandığı bildirildi. Ayrıca, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlü- ğü’nün önemli AR-GE projeleri arasında yer alan ülkenin ilk yerli ve millî PSR (Primary Surveil- lance Radar) sistemi olma özelliğini taşıyan Millî Gözetim Radarının, süreklilik testlerinin bitmesi- nin ardından da hizmete gireceği ifade edildi. DHMİ ve TÜBİTAK İş Birliği ile Geliştirildi Bakanlık açıklamasında Milli Gözetim Radarı- nın (MGR) Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü ve TÜBİTAK iş birliği ile tamamen yerli ve millî imkânlarla geliş - tirildiğinin altını çizerken; “Milli Gözetim Radarı/SSR MODE-S Araştırma Geliştirme Projesi” kapsamında geliştirilen sistemin, hava trafik kontrol hizmetlerinde birincil ve ikincil gözetim radar fonksiyonlarını da sağlayacağını vurguladı. Açıklamada, başarıyla yönetilen 1 mil - yon km2’lik Türk Hava sahasında göze - tim aracı olarak kullanılacak yerli ve millî sistemin, ülkenin bu alandaki ihtiyaçlarını karşılayacağı, hem de dışa bağımlılığın ortadan kaldıracağı bildirdi. Diğer yandan aynı proje kapsamında, yine millî imkân - larla geliştirilmekte olan SSR MODE-S sis - teminin entegrasyonunun da devam ettiği, bu çalışmanın da 2022 yılında tamamlana - cağının bilgisi aktarıldı. Bakanlık, EUROCONTROL tavsiyelerine uygun olarak tasarlanan ve Uluslara - rası Sivil Havacılık Organizasyonu’nun (ICAO) standartlarını da karşılayan MGR sayesinde ithal edilen sistemlerin yerini yerli imkânlar ile geliştirilen sistemlerin almış olacağının bilgisini de paylaştı. Dijital Biz 114 Dijital Biz 115

Sayfa 116 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Ericsson Türkiye Araştırma Laboratu - varı Etkinliği pandemi koşulları nede - niyle online olarak düzenlendi. Programa Ulaştırma ve Altyapı Bakan - lığı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Ka - ragözoğlu ve Ericsson yöneticileri ve sektör temsilcileri katıldı. Türkiye’nin Ericsson Araştırma Labora - tuvarı alanındaki faaliyetlerini değerlen - diren Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, programın sağlayacağı katkılar - dan bahsetti. TÜBİTAK tarafından destek - lenen ve 2018 yılından bu yana faaliyet gösteren Ericsson Araştırma Laboratuva - rı’nın büyük başarılar ortaya koyduğuna dikkat çeken Sayan, “Bu süreçte çok Bakan Yardımcısı Sayan: Hedefimiz Dünyanın İlk 10 Ekonomisi İçinde Yer Almak önemli başarılara imza attık. İkinci yılı - mızda sık sık aldığımız patent başvuruları bizi çok memnun ediyor” dedi. Ayrıca 6. Nesil Ağlar ve Güvenlik kodları çalışma ekibinde 15 Türk araştırmacının görev yapmasının kendileri için de gurur verici olduğunu belirten Sayan, “Hede - fimiz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri ol - maktır. ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ vizyonu ile teknoloji ile gerekli yapısal dönüşümü gerçekleştirmek için politikalar uyguluyo - ruz” şeklinde konuştu. “Milli Teknoloji Hamlesi”nin önemli bi - leşenlerinden birinin de Türkiye’yi bilim adamları ve araştırmacılar için cazibe merkezi haline getirme olduğunu ifade eden Sayan, “Kuşkusuz son 15 yılda Hükümetlerimizin politikaları, özellik - le Cumhurbaşkanımızın desteği, Ar-Ge faaliyetlerinin gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Toplam araştırma ve geliştir - me harcamaları 2002’de 1,8 milyar TL’den 2019’da yaklaşık 46 milyar TL’ye yükseldi. Tam zamanlı Ar-Ge personeli sayısı 2002 yılında 29.000 iken 2019 yılında 183.000 kişiye ulaşmıştır. Tam zamanlı Ar-Ge personeli sayısındaki artış bir önceki yıla göre %6,2’dir. 2002 yılında özel sektörün Ar-Ge harcamaları 2002’de yüzde 28 iken 2019’da %62,9’a ulaştı. Dünyanın önde gelen firmalarının Ar-Ge yeteneklerini ülkemize çekerek yenilikçi fikirlerini hayata geçirirken teknik bilgilerini de hayata ge - çirmelerini bekliyoruz. Bu nedenle Erics - son Araştırma Laboratuvarı bu bağlamda iyi bir örnektir” bilgisini paylaştı. Sayan, 5G mobil iletişim teknolojisine önce geçen ülkelerden olabilmek için de yoğun bir şekilde çalıştıklarına dikkat çekti. Başkan Karagözoğlu: 5G ile Verimlilik Artacak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu da Ericsson’un, teknolojiler geliştiren ve dünyanın gelecekteki gelişimine katkıda bulunan on bir ülkede faaliyet gösteren güçlü bir şirket olduğunu hatırlattı. Üretim alanında 5G kullanıldığında, daha akıllı, daha hızlı cihazlar kullanılacağını ve verimliliğin artacağını söyleyen Kara - gözoğlu büyük veri ile alakalı hedefleri hakkında da “Türkiye olarak büyük veri uygulamalarında iki önemli hedefimiz var; Ülkemizde üretilen verilerin ülkemizde iş - lenmesini sağlamak ve ülkemizi bölgesel bir veri merkezi haline getirmek için cazip koşullar yaratmak” şeklinde konuştu. Karagözoğlu, Ericsson’un girişimlerini destekleyebilecekleri birçok alan oldu - ğunu ve Ericsson’u pek çok alanda des - teklemeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Dijital Biz 116 Dijital Biz 117

Sayfa 118 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, Türkiye Gençlik Vakfı’nın düzenlemiş olduğu “Sosyal medya düzenle- meleri” etkinliğinde yeni düzenleme hakkın- daki soruları yanıtladı. Bakan Yardımcısı Sayan, internet teknoloji- lerinin gelişmesinin, hayatımızı baştan aşağı değiştirdiğine dikkat çekerek sözlerine başladı. Her gün bir yenisi geliştirilen yazılımların; tica- retten, sanata, haberleşmeden sağlığa hayatın bütün alanlarında hayatı değiştirdiğini kayde- den Sayan, siber korsanlık, veri hırsızlığı, telif hakları ihlalleri, çocukların cinsel istismarı gibi suçların da internet uygulamalarının artmasıyla birlikte çoğaldığına işaret etti. Kendi teknolojimizi üretirken bu teknolojiler ile kullanıcılara sunulan yerli ve milli hizmetleri ve içerikleri de geliştirmek zorunda olduğumuza Bakan Yardımcısı Sayan “Sosyal Medya Düzenlemesi” Hakkındaki Soruları Yanıtladı vurgu yapan Sayan, “Kendi hizmet ve içerik- lerimizi geliştirmediğimiz takdirde vatandaş- larımızın verileri başkaları tarafından kulla- nılıyor, işleniyor ve bunun üzerinden büyük gelirler elde ediliyor. Aslında küresel internet aktörlerinin sunmuş oldukları servislerin yerli alternatifleri var ancak bu alternatifleri çeşit- lendirmek ve vatandaşlarımız tarafından tercih edilir hale getirmek için çalışmalar yapmamız gerekiyor. Biz de Bakanlık olarak, küresel in- ternet aktörlerinin de hiçbir sorumluluğun altı- na girmeden herhangi bir yetkilendirmeye tabi olmadan yerli alternatiflerine haksız rekabet oluşturan faaliyetlerinin düzenlenmesi gerekti- ğini biliyor ve bu yönde çalışmalar yapıyoruz” dedi. Bakan Yardımcısı Sayan: Düzenlemeyle Sosyal Ağlarla Daha Verimli Diyalog Kur - mayı Planlıyoruz Tüm bu sebeplerden dolayı sosyal medya için bir düzenleme yapılmasının gerekli olduğunu dile getiren Sayan, “Sosyal medya platformları tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yaygın kullanılıyor ve neredeyse hayatımızın her ala- nına sirayet ediyor. Almanya gibi ülkelerde de mevcut olan ve çok daha ağır hüküm ve yaptı- rımlar içeren benzer düzenlemeler bulunuyor. Bizim düzenlememiz ile kriterler dâhilindeki sos- yal medya platformları ile daha verimli diyalog kurmayı, karşılıklı iş birliğini artırmayı, karşılaşı- lan sorunların çözümünde muhatabı daha kolay bulmayı hedefledik” şeklinde konuştu. Sayan, uygulanacak yaptırımların amacını ise “Sosyal ağ sağlayıcıların yükümlülüklerini yerine getirmelerini sağlamak ve kullanıcıların yasadışı içeriklerden daha fazla zarar görmelerini engel- lemek” olarak tanımladı. Bakan Yardımcısı Sayan’a böyle bir düzenleme- ye neden ihtiyaç duyulduğu da soruldu. Sayan, “Türkiye’de en çok kullanıcısı olan sosyal medya platformunu 38 milyon kişi kullanmaktadır. 13 Yaş üzeri sosyal medya kullanıcılarının nüfusa göre oranına bakarsak, dünya ortalaması %65, Türkiye ortalaması %79’dur. 60 saniyede: Tek bir sosyal ağa 13 milyon giriş yapılıyor, tek bir video izleme platformunda 4,7 milyon video izleniyor. Bu kapsamda; intihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uya- rıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, sağlık için tehlikeli madde temini, müstehcenlik, fuhuş, kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçlar işleniyor. Bu vahim suçları üretenlerin, sosyal ağları bir ortam, bir fırsat olarak değer- lendirip yoğun olarak kullandıklarını görüyoruz. Ülkemizde nüfusun yarısından fazlası bu ağları aktif olarak kullanmaktadır. Ancak, bu ağların ül- kemizde temsilci bulundurmamaları neticesinde internet ortamında kişilik hakları ve özel hayatın ihlaline uğrayan vatandaşlarımız sosyal ağlara başvuru ve netice alma konusunda ağır sorunlar yaşıyor” şeklinde konuyu anlattı. Sahte hesaplar üzerinden işlenen suçlara ve si- ber zorbalığa da dikkat çeken Sayan, “Biz sade- ce aracıyız, burada temsilci yok, git Amerika’da dava aç” şeklinde asla kabulü mümkün olmayan durumlarla karşılaşılmaktadır” dedi. Sayan, “İnternet ortamının dinamik yapısı ne- deniyle zararlı içeriklerin hızlı yayılımına imkân tanıyan bu ağların tamamen kontrolsüz ve iletişimsiz biçimde varlıklarını devam ettirmeleri düşünülemez. Öte yandan terör içerikli yayınla- rın gerek bildirim metoduyla bildirilmesine, gerek hâkimlik kararlarının iletilmesine rağmen sosyal ağlarda yayınlanmaya devam edilmesi ülke- mizin terörle mücadelesine sekte vurmaktadır. Halen sosyal ağlarda PKK, DEAŞ, FETÖ vb. ülkemiz aleyhine yayın yapan birçok hesap hâ- kimlik kararlarına rağmen yayınlanmaya devam etmekte, büyük bir hukuk tanımazlık tutumu sergilenmektedirler” sözleriyle düzenlemenin önemine dikkat çekti. Bakan Yardımcısı Sayan: Sosyal Ağlarla Mu- hatap İlişkisi Kurulması Zaruri Hale Gelmiştir Sosyal ağların diğer ülkelerde ofis ve temsilci ve veri merkezi bulundurmalarına rağmen ülkemiz- de ısrarla temsilci bulundurmadıklarını hatırla- tan Sayan, “83 milyon nüfusa sahip ülkemizde sosyal ağlarla ancak sınırlı yetkiye sahip vekâlet verdikleri ve temsilci vasfı taşımayan bir kısım avukat üzerinden sınırlı bir iletişim tesis edilebil- mektedir. Her biri aslında büyük bir ticari şirket olan sosyal ağların milyonlarca dolar reklam geliri elde ettikleri ülkemiz insanına yönelik bu profesyonellik dışı, aslında kendilerine de ya- kışmayan tutumlarının devamını kabul etmek mümkün değildir. Bu nedenle sosyal ağların diğer birçok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de temsilci bulundurmaları, bu yolla Türk vatan- daşları ve adli-idari mercilerle muhataplık ilişkisi kurmalarının zaruret haline gelmesi nedeniyle yaşanan sorunların giderilmesi hedeflenerek bir düzenlemeye gidilmiştir” ifadelerini kullandı. Bakan Yardımcısı Sayan, sosyal medya şirket- lerinin, bu süreçlerin sonunda dahi Türkiye’de temsilcilik açmayı kabul ederlerse, kendilerine o güne kadar kesilen idari para cezalarının dörtte birinin tahsil edileceğini de hatırlattı. Sayan, sosyal ağların Türkiye’de temsilci atadı- ğında hem adli merciler hem de idari kurumlar ve vatandaşlarımız bir muhatap bulacak olmala- rının önemli olduğunu söyleyerek konuşmasını noktaladı. Dijital Biz 118 Dijital Biz 119

Sayfa 120 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Der- neği (TELKODER) ülkemizde Ulusal Veri Stra- tejisi’nin oluşturulması noktasında önerilerini paylaştı. 2022 yılında 350 milyar doları geç- mesi beklenen bulut pazarından ülkemizin hak ettiği payı alması gerektiğini vurgulayan TEL- KODER, yetkili kurumlara; konuyu veri güven- liği, kişisel verilerin korunması, ticari verilerin korunması, siber güvenlik gibi her yönüyle ele almaları ve bazı uluslararası şirketlerin tekel davranışlarının önüne geçmeleri noktasın- da çağrıda bulunuyor. Türkiye’nin verilerinin Türkiye’de barındırılmasına ilişkin hedeflerin gerçekleşebilmesi için konunun önümüzdeki günlerde toplanması planlanan 12. Ulaştırma ve Haberleşme Şurası’nda titizlikle ele alınma- sı ve bu kapsamda gerekli tüm paydaşların bu şurada yer alması gerektiğinin altını çiziyor. Türkiye küresel rekabette yer almalı ve verilerini de korumalı Küresel veri ve bulut hizmetleri pazarında rekabet Amazon AWS, Microsoft Azure, Google Cloud ve Alibaba Cloud gibi büyük oyuncular arasında yaşanıyor. Sadece birkaç işletmecinin Türkiye’nin Gücü Ulusal Veri Stratejisi ile Artacak içinde bulunduğu bu rekabet gerek bölgesel gerekse küresel veri ve bulut hizmetleri paza- rını şekillendiriyor ve bilişim dünyasında köklü dönüşümlere neden oluyor. Üstelik her türlü verinin büyük bölümü bu büyük işletmecilere ait devasa veri merkezlerinde toplanıyor ve bu işletmeciler kendileri dışında herhangi boyutta bir oyuncunun var olmasına veya bir ekosiste- min oluşmasına imkân vermiyor. Öte yandan yurttaşlarımız, üniversitelerimiz, kamu kurum- larımız ve şirketlerimiz bu büyük işletmecilerin yurtdışında bulunan veri merkezlerine veri tabanlarını yükleyerek sanal sunucu, e-posta, veri depolama gibi birçok hizmeti kullanıyor ve bu durum da ülke verilerimizin tehlikeye gir- mesine neden oluyor. Bu durum ülkemiz için sadece maddi kayıplara neden olmakla kalmı- yor aynı zamanda başta veri güvenliği olmak üzere birçok tehlike ve riskler doğuruyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Halil Nadir Teberci: “Ülkemiz ve vatandaşlarımızın geleceği için ulusal bir veri stratejisinin ivedilikle hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu noktada tüm paydaşlar dinlenmeli ve ortak bir strateji çalışması ortaya konmalıdır. Ülkemizin ihti- yaç duyduğu politikaların oluşturulması veya var olan politikaların güncellenmesi ve bu politikaların sıkı bir şekilde takibinin yapıl- ması noktasında özellikle Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi’nin politika ve eylem- lerin takibinde aktif rol üstlenmesi gerekiyor. Politika oluşturma, güncelleme veya takip süreçleri için aylar ile telaffuz edilebilecek çalışma süreleri belirlenmelidir. Aksi halde, çok hızlı değişen bu teknolojiler için belirle- necek politikalar anlamsız hale gelmekte ve geçersiz kalmaktadır. Gelişen teknolojilere hızlı bir refleks göstererek uyum sağlayama- dığımızda sadece geç kalmış olmuyoruz, çok geç kalmış oluyoruz. Küresel veri ve bulut hizmetleri pazarında yerimizi alma hayalimizi gerçekleştirebilmek için devletimizin birçok kurumunun büyük emekleriyle hazırlanan ve bizim de katkılar sunduğumuz çalışmalarda ortaya konulan hedefler ve eylem maddeleri- nin uygulanması için yürütülecek çalışmaların başlamasını bekliyoruz. TELKODER olarak Ulusal Veri Stratejisi önerilerimizi ülkemizdeki veri merkezi işletmecilerinin sorunlarını ve ta- leplerini dinleyerek oluşturduk. Bu kapsamda ilgili kuruluşlarca titizlikle inceleneceğini umut ediyoruz.” diyor. TELKODER’in Ulusal Veri Stratejisi önerileri ise şöyle; • Veri Merkezlerimizin, dünya standartlarında hizmet verebilmeleri, yaşamakta oldukları ve onlar ile doğrudan ilişkilendirilemeyecek hukuka aykırılıkların önlenebilmesi için “Veri Merkezi İşletmecisi” tanımı en kısa sürede mevzuatımızda yerini almalıdır. • Veri Merkezleri, İnternet Servis Sağlayıcı ve Altyapı Hizmet Sağlayıcı Olarak Kabul Edilmemelidir: Veri Merkezlerinin hukuki statüsünün belirlenmemiş olması nedeni ile faaliyetlerini sürdürebilmeleri için hâlihazırda BTK Yetkilendirme Yönetmeliği kapsamında İnternet Servis Sağlayıcılığı (İSS) ve Altyapı İşletmeciliği Hizmeti (AİH) yetkilendirmeleri almaları gerekmektedir. İSS ve AİH yetkilen- dirmeleri veri merkezleri için hem tüm faaliyet kapasitesi üzerinden hesaplanan ücretleri ödemek zorunda kalmaları hem de ilgili iş- letmecilerin mevzuatına tabi olmak zorunda kalmaları ve bunların yanı sıra BTK nezdinde yapılması gereken raporlamalar bakımından pek çok zorluk yaratmaktadır. Veri Merkezleri için ayrı bir düzenlemeye gidilmesi bu sorun- ların ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır. • Veri Merkezleri özelinde pazar çalışma- sı yapılmalıdır: Veri merkezlerinin ayrı bir endüstri olarak ele alınacağı özel bir Pazar çalışması için özel bir gurup kurulmalıdır. Arazi, beyaz alan, enerji kapasitelerini tes- pite yönelik olarak mevcut kapasite, kurulu kapasite, genişleme kapasitesi, fiber erişim imkanları gibi bilgileri içeren düzenli raporla- rın üretilmesi sektörün mevcut durumunu ve geleceğini anlayabilmek açısından önemli görülmektedir. BTK tarafından yayımlanan, “Üç Aylık Pazar Verileri” raporlarında veri merkezi işletmeciliğine ilişkin bilgilere yer verilmelidir. • Veri Merkezlerine, “Cazibe Merkezleri Programı” kapsamında sağlanan destek ve teşviklerin kullanılabilmesi için 24 il sınırı ülke geneline yaygınlaştırılmalı ve beyaz alan sınırı (5000 m2) kaldırılmalıdır. • Veri Merkezi İşletmecilerine özel elektrik tarifesi hazırlanmalıdır. Bu tarife en fazla sa- nayi elektriği tarifesinin yarısı kadar olmalıdır. • Veri Merkezi İşletmecilerine özel indirimli fiber tarifeler oluşturulmalıdır. Veri merkez- lerine fiber hizmet sunan işletmeci sayısı arttırılmalı, bağlantı hızları yükseltilmelidir. • Tüm Erişim Sağlayıcıların katılımının zo- runlu olacağı birden fazla İnternet Değişim Noktasının kurulması bir an önce gerçekleş- tirilmelidir. İDN’ye bağlanma maliyeti, internet kapasitesi almaktan daha az maliyetli olma- lıdır. • İDN’lere, Türk Telekom, Turkcell, Vodafone ve Türksat gibi şirketlerin bağlantı yapması ve tarifelerin tek tarife olması sağlanmalıdır. Tarifeler, tüm şirketlerin görüşleri alınarak BTK hakemliğinde belirlenmelidir. Dijital Biz 120 Dijital Biz 121

Sayfa 122 — dergide görüntüle

Haber • Şirketleri kendi yerleşimlerinde standart dışı Sistem odası vb. gibi bir odada sakladıkları sunucularını/depolama ünitelerini Veri Merkezle- rinde daha güvenilir ortamlarda saklamalarının cazibesini arttırabilmek adına, bir ucu herhangi bir Veri Merkezinde sonlanan kiralık devre ücret- leri normal ücretin ¼’ünden fazla olmamalıdır. • Veri Merkezleri için Dijital Serbest Bölgeler Oluşturulmalıdır. Dijital hizmet ihraç edebil- memiz açısından “Dijital Serbest Bölgeler” kavramının çalışılması ve hayata geçirilmesi ihtiyacı mevcuttur. • 5 yıl süre ile veri merkezi personelinin gelir vergisinden %100 muafiyeti sağlanmalıdır. • Sıfır maliyetli, uygun fiziksel şartlara sahip bina/kampüs imkânı tanınmalıdır. • Türkiye dışına satacağı servislerin gelir- lerinde %100, Türkiye içerisine satacağı servislerin gelirlerinde %50 oranında vergi muafiyeti sağlanmalıdır. • Anlaşmalı üniversiteler ve kurumlardan gerekli teknik personelin yetiştirilmesi şartı ile bu personelin maaşlarında %50 oranında devlet desteği verilmelidir. • Yeni yapılacak Veri Merkezleri, en az Up- time Institute, ANSI/TIA veya BICSI Tier III isteklerini karşılayacak nitelikte olmalıdır. Bu konuda Türk Standartları Enstitüsü (TSE), ülkemizin kendine ait Veri Merkezi Standart- larını oluşturmalıdır. • Veri merkezi işletmecilerinin sundukları hizmetler, diğer ülkelerden rahatlıkla satın alınabilmektedir. Yurt içi ve yurt dışı arasında bulunan rekabet sıkıntıları, veri merkezi hiz- metlerinin yurt dışından satın alınması sonu- cunu doğurmaktadır. Yurt içi veri merkezi hiz- metlerinden alınan ve yurt dışında sunulan hizmetler karşısında haksız rekabet yaratan yüksek vergiler kaldırılmalıdır. Bu sorunların çözülmesi için başlangıç olarak, BTK’nın, veri merkezi işletmeciliğinin ve bu işletmecilerin sundukları tüm hizmetlerin yetkilendirmeye tabi hizmetler olmadığı yönünde bir Kurul Kararı alması ve bu kararı Gelir İdaresi Baş- kanlığına göndermesi yeterli olacaktır. • Özel şirketlerimizin, veri merkezi hizmetle- rini yabancı ülkelerden satın almaları veya kendi verilerini kendi veri merkezlerinde barındırmalarından ziyade, bu işte uzmanlaş- mış, hizmet kalitesi yüksek, ülkemizde bulu- nan veri merkezi işletmecilerinden almaları beklenmektedir. Böylelikle özel şirketlerimiz hem daha güvenli hem de daha düşük mali- yetli bir şekilde bu hizmetleri almış olacaklar- dır. En önemli husus da ekonomik, ticari ve endüstriyel verilerimizin yurt içinde kalması sağlanmış olacaktır. • Kamuya ait verilerin, sektörü dışlayıcı bir şekilde, yerli veri merkezleri göz ardı edile- rek, sadece kamuya ait bir veri merkezinde bulunması; güvenlik, sürdürülebilirlik, veri merkezleri ile ilgili yetişmiş personelin konu- ya hâkimiyeti gibi açılardan doğru bir karar değildir. Kamu Kurumlarımızın, kendi veri- lerini sınıflandırılması/derecelendirmesi ve saklanma önceliğine göre bu verileri kendi bünyesinde ve/veya yerli veri merkezlerinde barındırmalarına olanak tanımalıdır. Bu yön- tem ile veriler, hem daha güvenli ve düşük maliyetli olarak saklanmış, hem de sektör oyuncuları dışarı itilmemiş ve sektörü büyütü- cü bir adım atılmış olacaktır. • Microsoft Hizmet Sağlayıcı Lisans Sözleş- mesinin (SPLA-Service Provider License Agreement) çerçevesi, öncelikle müzakere- ye açık hale getirilmeli, sonrasında karşılıklı diyalog ortamında, veri merkezi işletmecile- rinin kamuyla ilgili yükümlülükleri ve hizmet sunum yöntemleri ile uyumlulaştırılmalıdır. Microsoft’un, ülkemiz koşullarını, sözleşmele- rin rekabete uygunluğunu ve sektörün sürdü- rebilirliği açısından elverişliliğini gözeten bir yaklaşım içinde olması beklenmektedir. • Sosyal Medya uygulamaları için talep edilen yurt içinde veri tutma zorunluluğu, belirli bir yol haritası ile kritik tüm sektörlerde uygulanmalıdır. • KVKK’nın gereğini yerine getirmek üzere tedbir ve denetimler arttırılmalıdır. Dijital Biz 122

Sayfa 124 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber • COVID-19 nedeniyle yaşanan belirsiz - liklere rağmen, 2020 yılında yeni 5G iş - levselliklerini sunma hızı hem ağ hem de cihaz alanlarında artış gösterdi. • 2020 yılının sonunda küresel 5G abo - ne sayısının 175 milyonu Çin’de olmak üzere 220 milyona ulaşması bekleni - yor. • Dünya genelinde servis sağlayıcıların yaklaşık üçte ikisi artık Sabit Kablosuz Erişim (FWA) hizmeti sunuyor. FWA bağlantılarının 3 kat artarak 2026 yılı sonunda 180 milyonun üzerine çıkması ve tüm mobil ağ veri trafiğinin dörtte birini oluşturması bekleniyor. • 2026 yılının sonunda 5G abone sayı - sının 3,5 milyar olacağı ve o dönemde veri trafiğinin yüzde 50’sinden fazlası - nı oluşturacağı tahmin ediliyor. 2020’nin Sonunda 5G Kapsama Alanına Giren Kişi Sayısı 1 Milyarı Geçecek Ericsson (NASDAQ:ERIC), 2026 yılında her on mobil abonelikten dördünün 5G olacağını öngörüyor. Ericsson Mobilite Raporu’nun son sayısında yer alan bu tahmin, abone sayısın- daki artış ve nüfus kapsamı, 5G’nin tüm mobil bağlantı nesilleri içinde en hızlı artış gösteren teknoloji olduğunu doğruluyor. Raporda, 2020 yılının sonunda 1 milyarı aşkın kişinin (dünya nüfusunun yüzde 15’i) 5G kapsa- ma alanında yaşayacağı tahmin ediliyor. 2026 yılında ise dünya nüfusunun yüzde 60’ının 5G kapsama alanında olması ve 5G abone sayısı- nın 3,5 milyara ulaşması bekleniyor. Dünya genelinde servis sağlayıcılar 5G ağlarını kurmaya devam ederken Ericsson küresel 5G abone sayısı tahminini 220 milyona yükseltti. Artış büyük ölçüde Çin’deki hızlı alımlardan kaynaklanıyor. Çin’de 5G abone sayısı mevcut abone sayısının yüzde 11’ine ulaşmış durumda. Bu, ülkenin 5G’ye stratejik olarak odaklanması, servis sağlayıcılar arasındaki yoğun rekabet ve uygun fiyatlı 5G destekli telefonların sayı - sının artmasından kaynaklanıyor. Kuzey Amerika’da ise yıl sonunda toplam mobil abone sayısının yüzde 4’ünün 5G abonesi olması bekleniyor. Ticari kullanımın hızla artmasıyla 2026 yılında Kuzey Ame - rika’da 5G abone sayısının toplam abone sayısının yüzde 80’ini oluşturması ve dün - ya genelindeki en yüksek sayıya ulaşması bekleniyor. Avrupa’da 5G abonelik sayısının yıl sonun - da toplam abone sayısının yüzde 1’ini oluş - turacağı öngörülüyor. 2020 yılında bazı ül - keler, 5G’nin kullanıma alınması için gerekli olan radyo spektrumu ihalelerini erteledi. Ericsson’ın Şebekelerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Fredrik Jejdling konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Bu yıl toplum, diji - talleşmeye doğru büyük bir sıçrama yaptı. Yaşanan salgın, değişim için bir katalizör görevi görerek bağlantının hayatlarımız üzerindeki etkisinin ne derece önemli oldu - ğunu gösterdi. Bu durum, Ericsson Mobilite Raporu’nun son sayısında açıkça görülebi - liyor. 5G, yeni cihazların ve uygulamaların sağladığı faydalardan en iyi şekilde yarar - lanılan bir sonraki aşamaya geçerken, ser - vis sağlayıcılar 5G ağları kurmaya devam ediyor. Mobil ağlar, günlük yaşamımız için pek çok yönden kritik önemde bir altyapı konumunda, ve 5G, gelecekteki ekonomik refahın anahtarı olacak.” Rapora göre, 5G’nin başarısı sadece abo - nelik veya kapsama alanı ile sınırlı değil. 5G, ilk örneklerini görmeye başladığımız yeni kullanım alanları ve uygulamaları açı - sından da büyük önem taşıyor. Verilerin belirli bir süre içinde iletilmesi gere - ken zaman açısından kritik uygulamalar için tasarlanan Critical IoT, 5G ağları ile birlikte kullanılacak. Bu, 5G genel ve özel ağlarla, çeşitli sektörlerdeki tüketiciler, işletmeler ve kamu kurumları için bir dizi zaman açısın - dan kritik hizmetler sağlayacak. Öne çıkan bir diğer uygulama ise bulut tabanlı oyunlar. 5G ağları ve uç bilgi işlem teknolojileri ile sağlanan tümleşik yete - nekler, akıllı telefonlardaki oyun yayını hizmetlerinin PC ve konsollardaki deneyim kalitesi (QoE) ile rekabet edebilmesini sağlayacak. 5G işlevsellikleri hem ağlarda hem de cihazlarda genişliyor Ticari olarak piyasaya sunulan 150’nin üzerinde 5G destekli cihaz modeli ile 5G New Radio (NR) işlevsellikleri sunma oranı hızla artıyor. Birçok cihaz 5G FDD (frekans bölümlemeli dupleks) ve DSS (dinamik spektrum paylaşımı) desteğine sahip. İlk 5G “standalone” bağımsız ağlar Asya ve Kuzey Amerika’da kullanılmaya başladı. Aynı zamanda NR taşıyıcı topla - ma özelliğine sahip ilk cihazlar da piyasa - ya sunuldu. Sabit Kablosuz Erişim hizmetini sunan servis sağlayıcı sayısı artıyor COVID-19 salgınının, dijitalleşme hızını artırmanın yanı sıra evlerde güvenilir ge - niş bant bağlantıya sahip olmanın önemini ve ihtiyacını artırmasıyla sabit kablosuz erişim (FWA) sunan servis sağlayıcıların sayısı da artıyor. Servis sağlayıcıların neredeyse üçte ikisi artık sabit kablosuz erişim hizmeti sunuyor. FWA bağlantıla - rının 3 kat artarak 2026 yılı sonunda 180 milyonun üzerine çıkması ve tüm mobil ağ veri trafiğinin dörtte birini oluşturması bekleniyor. Ericsson Mobilite Raporu aşağıdaki öne çıkan dört makaleyi içermektedir: • 2020: FirstNet için nihai stres testi. AT&T ile birlikte yazılmıştır • Servis sağlayıcılar başarıya ulaşmada üç alternatif yolla karşı karşıya kalıyor • Mobil bulut tabanlı oyunlar, gelişmekte olan iş fırsatı • Ağa bağlı endüstriyel kurumlar Dijital Biz 124 Dijital Biz 125

Sayfa 126 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Gelecekteki 6G vizyonunun belirlenme- si ve insanları fiziksel ve dijital dünyaya bağlamak için gerekli teknolojilerin ge- liştirilmesine odaklanan Avrupa’nın yeni 6G araştırma projesi Hexa-X, 1 Ocak 2021 tarihinde başlıyor. 6G altyapısının oluş- turmak, gelecekteki araştırma ve stan- dardizasyon odak alanlarına yön vermek için kurulan Hexa-X; bilişim, endüstri ve akademi alanındaki önde gelen paydaşları aynı çatı altında buluşturuyor. Ağ tedarikçileri, iletişim servis sağlayıcılar, tek- noloji sağlayıcıları ve Avrupa’daki önde gelen iletişim araştırma enstitüleri dahil olmak üzere gelecekteki bağlantı çözümlerinin tam değer zincirini temsil eden paydaşların yer aldığı konsorsiyumdan oluşan proje, 6G kablosuz sistemleri için teknik altyapının oluşturulması- na yönelik önemli bir adımı temsil ediyor. Proje, Ericsson’ın “Outlook for 6G” çalışma- sında “2030 çağı” olarak tanımladığı dört Hexa-X Projesinin 6G Teknik Altyapısını Oluşturacak temel itici gücü ele alıyor: Sistemlerin gü - venilirliği, mobil teknoloji verimliliği saye - sinde sürdürülebilirlik, sınırsız bağlanırlık, hızlandırılmış otomasyon ve dijitalleşme. 2023 Haziran’a kadar devam edecek pro - je, Avrupa Birliği’nin Horizon 2020 Araş - tırma ve İnovasyon Programı kapsamında Avrupa Komisyonu tarafından destekle - necek. Türkiye de proje merkezleri arasında Projeye Nokia ile birlikte liderlik edecek olan Ericsson, İsveç, Türkiye ve Maca - ristan olmak üzere üç Avrupa ülkesinde temsil edilecek. Farklı sektörlerin daha akıllı ve güvenli bir hale gelmesi için mobil ağlarla toplumu destekleyen Ericsson’un Türkiye’de hizmet veren Araştırma Labora - tuvarı da Hexa-X projesinde yer alıyor ve yeni nesil inovatif iletişim platformu 6G’ye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Ericsson’un teknik lider olarak katılımı, gelecekteki kullanım senaryoları, dağıtık MIMO, yapay zekâ, makine öğrenimi ve genel 6G vizyonu ve mimarisi için gerek - li zeminin hazırlanmasına büyük fayda sağlayacak. 6G’nin mimari aşamalarının oluşturulmasına destek verecek olan Erics - son, konsorsiyum içinde farklı görevleri de üstlenecek. Ericsson Araştırma’dan Sorumlu Başkan Yardımcısı Magnus Frodigh, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Akademi dünyası ve sektörün güçlü paydaşlarından oluşan bir konsorsiyumun parçası ve Hexa-X pro - jesinin teknik lideri olmaktan büyük gurur duyuyoruz. 2030 yılına baktığımızda, içinde yaşadığımız toplum, toplam 10 yıldır 5G ile şekillenmiş olacak. 5G’yi geliştirme - ye devam ederken, iş birliğine dayalı 6G araştırma faaliyetlerine başlamanın da tam zamanı. Hexa-X projesi, sektör ve akademi genelinde üstel teknoloji evriminin 6G ça - ğında beklentileri ve fırsatları nasıl karşıla - yacağını birlikte şekillendirme ve keşfetme açısından çok önemli bir araç olacak. 6G yolculuğu bugün başlıyor.” Hexa-X ile ele alınacak altı konu Dijital altyapılar toplumun, endüstrilerin ve ekonominin sürekli inovasyon ve evrimi için kritik bir temel oluşturuyor. Bu, toplumdaki beklentilerin artmasıyla desteklenen, tek - noloji alanındaki ilerlemelerle hızlanan ve hayatımızı iyileştirecek yeni hizmetlere ve ekosistemlere yön veren 5G dönüşümü ve ötesiyle artmaya devam edecek. Hexa-X projesi, gelecekteki kablosuz tek - nolojilere ve mimari araştırmalara güçlü bir şekilde bağlı olan fiziksel ve dijital dünya ile insanlar arasında köprü oluşturulmasına sağlam bir zemin hazırlayacak. Bağlantı zekâsı: Yapay zekâ ve makine öğrenimi teknolojilerinin, insanlığa hizmet eden önemli ölçüde geliştirilmiş verimlilik ve hizmet deneyimi için hayati ve güvenilir bir araç olmaları gerekiyor. Tüm ağların birleştiği ağ: Giderek daha yetenekli ve akıllı bir hale gelen, hetero - jen büyüyen ve sonunda tüm ağları tek bir ağda birleştiren dijital bir ekosistem oluş - turmak için birden çok kaynak türünün bir araya getirilmesi gerekiyor. Sürdürülebilirlik, kaynak kullanımında verimliliği artırırken yeni yaşam biçimlerini destekliyor. Küresel hizmet kapsamı: Uzak yerleri birbi - rine bağlayan küresel hizmet kapsamı için verimli ve uygun fiyatlı çözümler. Olağanüstü deneyim: Yüksek bit hızları, sonsuza yakın kapasite, hassas konumla - ma ve algılama. Güvenilirlik: İletişim gizliliğini ve bütünlü - ğünü korumak ve veri gizliliği, operasyonel esneklik ve güvenlik sağlamak. Dijital Biz 126 Dijital Biz 127

Sayfa 128 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Airbus tarafından inşa edilen Avrupalı okya- nus uydusu Copernicus Sentinel-6 Michael Freilich, ‘Seeing-the-Seas’ (denizleri gör- mek) misyonuna başladı. 21 Kasım 2020’de uydu, ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki Van- denberg Hava Kuvvetleri Üssü’ndeki Uzay fırlatma Kompleksi 4E’den fırlatıldı. Fırlat- madan yaklaşık bir buçuk saat sonra, uzay aracından gelen ilk sinyaller Alaska’daki bir yer istasyonu tarafından alındı. Copernicus Sentinel-6 Michael Freilich, okya- nus yüzey topografyasının yüksek hassasiyetli ölçümlerini gerçekleştirecek. Uydu, okyanus yüzeyine olan mesafesini birkaç santimetrelik bir hassasiyetle ölçecek ve bu verileri haritala- mak için kullanacak, her 10 günde bir döngüyü tekrarlayacak ve görev yedi yıla kadar sürecek. Küresel deniz seviyesi yükselişini ve ok - yanus dolaşımını ölçmenin yanı sıra uydu, atmosferik sıcaklık ve nemin dikey profille - rini kaydedecek. Okyanusların Gözcüsü Başarıyla Uzaya Fırlatıldı Airbus Dünya Gözlem, Navigasyon ve Bilim Başkanı Philippe Pham, “Misyonun bulguları, hükümetlerin ve kurumların kıyı bölgelerini etkili bir şekilde korumalarını sağlayacaktır. Bu veriler sadece afet yardım kuruluşları için değil, aynı zamanda şehir planlama, bina güvenliği veya baraj yetkilendirme otoriteleri için de değerli olacak. Veriler ayrıca bilim adamlarının hava durumu tahminlerini ve kasırga tahminlerini daha da geliştirmelerine yardımcı olacak” dedi. 66 derecelik bir eğime sahip 1336 km’lik bir güneş senkronu olmayan yörüngede uydu, gündüz ve gecenin farklı zamanlarında gelgitler gibi 24 saat boyunca değişebilecek hareketleri ölçümleyebilir. Küresel deniz seviyeleri şu anda küresel ısınmanın bir sonucu olarak yılda ortalama 3,3 milimetre yükseliyor; bu, yoğun nüfuslu kıyı bölgelerine sahip ülkeler için tehlike riski doğurabilir. Sentinel-6 misyonu, Avrupa Birliği Coper - nicus çevre programının bir parçasıdır. İki uyduyu kapsayan bu misyon, Airbus’ın en - düstriyel liderliği altında geliştirilmiştir. Bir Avrupa misyonu olmasına rağmen Senti - nel-6, uluslararası iş birliğinin de gerçek bir örneğidir: CNES’in desteğiyle ESA, NASA, EUMETSAT ve NOAA tarafından ortaklaşa geliştirilmiştir. Her uydu, radar titreşimlerinin yüzeye çıkması ve tekrar uyduya geri dönmesi için gereken süreyi ölçerek çalışan bir radar altimetre taşır. Hassas uydu konum verileri ile birlikte altimetre ölçümleri, deniz yüzeyi - nin yüksekliğini verir. Uydu paketi ayrıca, atmosferdeki su buharı miktarını hesaplayan ve altimetrenin radar titreşim hızını etkileyen gelişmiş bir mikro - dalga radyometreyi de içerir. Uydu, yaklaşık 1,5 ton ağırlığındadır. Şim - di Sentinel-6 Michael Freilich ile uydular, okyanus yüzeylerinin uydu tabanlı ölçüm - lerini toplayacak ve ilk olarak 1992 yılında başlatılan görevi devam ettirecek. İkinci Sentinel-6 uzay aracının 2025’te misyona katılması bekleniyor. Dijital Biz 128 Dijital Biz 129

Sayfa 130 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Ericsson Türkiye tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen “Ericsson Araştırma Günü” zirvesinde, sektörün geleceği ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler masaya yatırıldı. Türk araştırmacılara buluşlarını uluslararası patent ile koruma ve araştır- ma sonuçlarını yayınlama fırsatı sunarak, küresel ölçekteki araştırma ve standartla- ra doğrudan katkıda bulunması amacıyla 2 sene önce hizmete açılan ve Erics- son’un dünyadaki 11 Araştırma Laboratu- varından biri olan Türkiye’deki “Ericsson Araştırma Laboratuvarı”nın kuruluş yıldö- nümü amacıyla düzenlenen etkinlikte, 5G teknolojisinin de ötesindeki teknolojileri ve yeni nesil mobil teknolojilerin kullanım alanları masaya yatırıldı. Ericsson Türkiye Genel Müdürü Işıl Yalçın’ın ev sahipliğin- de dijital olarak düzenlenen zirveye kamu, özel sektör ve akademi dünyasından çok sayıda lider ve araştırmacı katıldı. Son Teknoloji Yeniliklerin Temelleri Türkiye’deki Araştırma Laboratuvarı’nda Atılıyor 5G teknolojilerindeki evrim, siber güvenlik, yapay zekâ ve makine öğrenmesinin mo - bil ağların doğal bir parçası haline gelmesi ve dijital dönüşümün platformu olan mo - bil ağların, toplumlara, tüketicilere ve tüm sektörlere güvenilir bir altyapı sunması için neler yapılacağı konuşuldu. Bilişim ve mobil iletişim teknolojileriyle ilgili en yeni araştırma konuları ve araştırma sonuçları da paylaşı - lan etkinlikte; ‘5G’nin Evrimi ve Ötesi’, ‘Ope - ratörlerin araştırma ilgi alanları ve gelecek - teki sorunlar hakkında görüşler’’, ‘’Ericsson ve Akademi’den Teknik Trendler’’ ve ‘Ağlar ve Siber Güvenlik alanında son teknoloji araştırma’’ konularını içeren çeşitli teknoloji oturumlarına da yer verildi. Araştırma süreçleriyle ilgili Ericsson adına konuşan Türkiye’deki Ericsson Araştırma Laboratuvarı’nın Yöneticisi Dr. Henrik Almei - da: “Türkiye’deki Ericsson Araştırma Laboratuvarı, sadece 5G’nin sınırlarını zorlamakla kalmıyor, sektörlerin daha akıllı ve güvenli bir hale gelmesi için mo - bil ağlarla toplumu destekliyor. Küresel pazardaki rekabetin korunmasının yanı sıra enerji ve doğal kaynakların verimli bir şekilde kullanımı, geri dönüşüm süreçle - rinin daha akıllı hale getirilmesi ve eko - lojik ayak izinin azaltılmasını da içeriyor. Yerleşik yapay zekâ ve güvenlik unsurla - rına sahip kablosuz altyapı kullanılarak geliştirilen Dijital Dönüşüm ve Endüstri 4.0 kullanım alanları topluma sürdürülebi - lir ekonomik büyümenin elde edilmesine yönelik gelişmiş bir inovasyon platformu sağlıyor. Sınırsız bağlantı olanaklarına sahip, son derece akıllı ve güvenli bir kablosuz ağ altyapısı, bu dönüşümün en ön saflarında kalmanın en önemli unsur - larından biri olacak. Türkiye’deki Ericsson Araştırma Laboratuvarımızda şimdi de 6G olarak adlandırdığımız yeni nesil iletişim inovasyon platformu için öncü teknoloji dönüşümünün sağlanması için çalışmala - rımızı sürdürüyoruz” dedi. 5G’deki son yeniliklerin konuşulduğu ve 6G’ye doğru yolculuk ve süreçlerle ilgili gerçekleştirilmesi beklenen çalışmalara yer verilen etkinlikte konuşan Ericsson Türkiye Genel Müdürü Işıl Yalçın konuyla ilgili olarak şunları dile getirdi: “Kişiselleş - miş iletişim şebekeleri, kendi kendini yö - netebilen servisler ve yapay zekâ algorit - malarıyla birlikte hem tüm sektörlere hem de bizlerin günlük yaşantımıza dokunacak büyük bir değişim çok yakınımızda. Bugün gerçekleşen etkinliğimizde telekomünikas - yon sektöründeki gelişmeler, 5G’nin evrimi ve 5G’nin ötesine yolculuğu kapsamlı bir şekilde ele aldık. Türkiye’deki Ericsson Araştırma Laboratuvarı aracılığıyla iletişim teknolojileri alanındaki küresel araştırma çalışmalarının bir parçası olarak Türki - ye’de odaklandığımız mobil ağlar, siber güvenlik ve diğer yenilikçi çalışma konula - rında dünyadaki gelişmelere katkı sağlıyo - ruz. Dijital çağın ve dijitalleşmenin altyapı - sı olan mobil teknoloji ve özellikle 5G gibi yeni nesil ağ teknolojileri toplumlar, bireyler ve her sektördeki işletmeler için daha önce hayal dahi edemediğimiz fır - satlar sunacak. Biz de geleceğin altyapı - sını oluşturan bu ileri teknoloji alanlarında Türkiye’de Türk mühendisler ile araştırma çalışmaları yapmaktan ve küresel gelişime katkı sağlamaktan dolayı onur duyuyoruz. Dijital Biz 130 Dijital Biz 131

Sayfa 132 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi ta- rafından “Siber Güvenlik Haftası” kapsa- mında düzenlenen Siber Güvenlik Zirvesi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde başladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, geçen hafta Youtube’un yasal merciler nezdin- de Türkiye’de temsilci atayacağına dair duyuruda bulunduğunu anımsatarak, “Bu yaklaşımın diğer sosyal medya şirketleri- ne de örnek olmasını diliyor ve tıpkı ABD ve Avrupa’da olduğu gibi bulundukları ülkelerin yasalarına uyum göstermelerini bekliyoruz” dedi. Sayan, burada yaptığı konuşmada, güvenli- ğin artık yalnızca gerçek dünyayla ilişkili de- ğil, siber dünyada da kaçınılmaz bir gereklilik olduğunu belirterek, güvenlikten bahsedebil- mek için bilişim altyapılarının da siber saldırı- lara karşı korunması gerektiğini söyledi. Siber Güvenlik Haftası Ekosistemi Buluşturdu Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merke - zi’ndeki (USOM) çalışmalarla siber güven - lik için 7/24 çalışma gayreti içinde olduk - larını vurgulayan Sayan, “Siber güvenlik ekosisteminin Türkiye’de gelişimi için önü - müzdeki dönemde gündemimizde olacak en önemli iki unsur, yerli ve milli siber gü - venlik çözümleri ile yetişmiş siber güvenlik insan kaynağıdır” diye konuştu. Sayan, USOM bünyesinde yürütülen çalış - malarla AVCI, AZAD, KASIRGA, ATMACA, SINKHOLE ve KULE gibi birçok yerli ve milli çözümü hayata geçirdiklerine dikkat çekerek, “KASIRGA ve ATMACA sistemle - rimizle son 6 ayda 53 binden fazla zafiyet tespit eden bir yapı oluşturduk. Bu sistem - lerimiz yeni geliştirilen modülleriyle haftada 1 milyondan fazla ‘.tr’ uzantılı web sayfası - nı tarayıp, zafiyet tespiti yapabiliyor. SINK - HOLE altyapısıyla 80 binin üzerinde zararlı bağlantıyı engelleyip, yılda 158 milyar zararlı isteği durduran ve tehdit istihbaratı üreten bir kapasite teşkil etmiş durumda - yız” şeklinde konuştu. Bakan Yardımcısı Sayan: Siber Güven - lik Endeksinde Dünyada 20’nci Sıraya Yükseldik Türkiye’nin siber güvenliği için çalışan ekip - ler olarak tüm imkânları milli altyapılarda kullandıklarını vurgulayan Sayan, yürüttük - leri çalışmalarla ülkenin Uluslararası Tele - komünikasyon Birliği tarafından açıklanan GCI siber güvenlik endeksinde dünyada 43’üncü sıradan 20’nci sıraya, Avrupa’da da 11’inci sıraya yükseldiğini bildirdi. Sayan, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde siber tehdit vektörlerin - de artış meydana geldiğine işaret ederek, “USOM ekiplerimiz bu süreçte 200’den faz - la sahte konferans uygulaması, 17 binden fazla zafiyet ve 1000’e yakın komuta kon - trol merkezi tespit etti ve bunlar engellendi” bilgisini paylaştı. Bakanlık ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından siber güvenlik alanın - da insan kaynağını geliştirme amacıyla yürütülen çalışmalara da değinen Sayan, “2020-2023 yıllarını kapsayan Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı’mızın yayınlanmasıyla artık önümüzdeki dönem - de bu çalışmaları çok daha öteye götürme - nin azmi ve kararlılığı içindeyiz” değerlen - dirmesinde bulundu. Bakan Yardımcısı Sayan: Youtube’un Yaklaşımı Diğerlerine Örnek Olmalı Sayan, geçen hafta sosyal ağ sağlayıcıla - rından Youtube’un yasal merciler nezdinde muhatap olmak üzere Türkiye’de temsilci atayacağına dair duyuruda bulunduğunu anımsatarak, “Bu yaklaşımın diğerler sos - yal medya şirketlerine de örnek olmasını diliyor ve tıpkı ABD ve Avrupa’da olduğu gibi bulundukları ülkelerin yasalarına uyum göstermelerini bekliyoruz” dedi. Vatandaşların internetini güvenli bir şekilde kullanmasına yönelik faaliyetlere de de - vam ettiklerini belirten Sayan, geçen hafta BTK tarafından dijital okuryazarlık kitabının yayımlandığını söyleyerek konuşmasını noktaladı. Dijital Biz 132 Dijital Biz 133

Sayfa 134 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Global Bilişim Derneği (BİDER) Başkanı Şenol Vatansever; dijital dönüşümün, si- ber güvenliğin, yerli ve milli teknolojilerin devletin zirvesinde artık daha fazla gün- deme gelmesinden ve bunun kamuoyuna açıklanmasından duydukları memnuniyeti ifade etti. “Milli Teknoloji Hamlesi”ni ve “Gelecek 5.0”ı desteklediklerini kaydeden Vatan- sever, yerli siber güvenlik üreticilerinin global markalar haline gelebilmeleri için önerilerini paylaştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yılın son Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantı- sı’nın ardından millete seslenişinde, dijitalleş- menin ayrılmaz bir parçası haline gelen siber güvenliğin, tüm dünyada üzerinde hassa- siyetle durulan konuların başında geldiğini aktardığını belirten Vatansever, siber Kamu Teknoloji Giderlerinin Yüzde 50’si Yerli ve Milli Teknolojilere Ayrılmalı güvenliğin hayatımızın en önemli kavramla- rından biri haline geleceğini, 14 Mart 2018’te kamuoyu ile paylaştıkları “Gelecek 5.0” yaklaşımında (www.gelecek50.com/hakkin- da) vurguladıklarına dikkati çekti. 2020-2023 dönemini kapsayan üçüncü “Ulusal Siber Gü- venlik Stratejisi ve Eylem Planı” Erdoğan’ın onayıyla 29 Aralık 2020’de yayımlandı. Vatansever, diğer öngörülerinin ve önerileri- nin bazılarının da şimdiden hayata geçtiğini, özellikle Kovid-19 sürecinde, dijital dönüşü- mün her alanda olduğu gibi e-devlet uygula- malarında da etkisini göstererek neredeyse devletle ilgili tüm işlemlerin kamu kurumları- na gitmeden E-Devlet üzerinden yapılabilir hale geldiğini kaydetti. BİDER Başkanı Vatansever, 1SIEM’e (www.1siem.com) yaptığı açıklamada kamu kurumlarının yıllık teknoloji giderlerinin -2023 yılı sonuna kadar- en az yüzde 50’sini yerli ve milli teknolojilere ayırmasını önerdiğini hatırlattı. Vatansever, konuya ilişkin “Sayın Cumhur- başkanımızın, ‘Türkiye’nin siber güvenlik alanında da kendi ürünleri ve firmalarıyla uluslararası düzeyde söz sahibi olmasını sağlayacağız’ demesini ülkemiz ve sektö- rümüz adına çok değerli buluyoruz. Şu an dünya devi haline gelmiş olan birçok tekno- loji firmasının örtülü ya da açık olarak kendi devletleri tarafından desteklendiğini biliyoruz. Türkiye’nin savunma sanayi alanında elde ettiği muazzam başarıyı ve yarattığı global ölçekteki firmaları, diğer alanlarda da gerçek- leştirmemesi için hiçbir sebep göremiyoruz.” ifadelerini kullandı. Yerli siber güvenlik üreticilerinin global mar- kalar haline gelebilmeleri kamudan beklen- tilerini de duyuran Vatansever, daha fazla teşvik verilmesi yerine bu bütçelerin yerli üreticilerden ürün satın alınması ve yaygın- laştırılması için kullanılmasının daha etkili olacağını belirti. Erdoğan’ın millete sesleniş konuşmasında belirttiği hususların tüm kamu kurumlarında aynı şekilde uygulanması gerektiğini, aksa- yan kısımlara çözüm önerileri sunmak üzere BİDER olarak hazır olduklarını kaydeden Vatansever, kamuoyu ile paylaştıkları “Ge- lecek 5.0” yaklaşımının konuyla ilgili bazı maddelerini şöyle sıraladı: • Yerli ve milli teknolojiler üreten firmalara, Ar- Ge faaliyetlerine de imkân verecek şekilde, kamu ihalelerinde en az %30 fiyat avantajı sağlanmalı. • Ülkemizde yatırım yapan, know-how’larını paylaşan, Ar-Ge çalışmaları yapan, istihdam sağlayan, vergilerini ödeyen yabancı tekno- loji firmalarının başımızın üstünde yeri var. Diğer taraftan Türkiye’de sadece satış ofisi bulunduran, know-how’larını paylaşmayan, Ar-Ge çalışmaları yapmayan, Türkiye’de ticari kimliği olmayan firmaların da Türkiye’de daha fazla katma değer üreten hale gelmesi için çalışmalar yapılmalı. • Hem kamu hem de özel sektörde yabancı firmalara çok ciddi yıllık bakım ücretleri öden- mekte. Cari açığı da düşündüğümüzde bu ücretlerin düşürülmesi için kamu otoritelerinin liderliğinde sektör temsilcileriyle beraber ilgili firmalarla toplu pazarlıklar yapılmalı. • Yıllık bakım ücretleri yüksek olan çözümleri gerekirse alternatif çözümler ile değiştirmek üzere hızlı aksiyonlar alınmalı. Daha dü- şük maliyetli projeler yapılması durumunda bakım maliyetleri de azalacağından tasarruf sağlanacak, yerli firmalar ile yapılması duru- munda ek olarak cari açığa da olumlu etkisi olacak. • Yerli ve milli teknoloji üreten firmaların çözümlerinin kalitesini daha da üst seviyeye taşımak için kamu otoritelerinin liderliğinde sektör temsilcileriyle beraber standartlar be- lirlenmeli. • Devlet teşviklerinden yararlanarak bugüne kadar hiçbir üretim yapmamış olan firmala- rın, yeni teşvik başvuruları bu durum dikkate alınarak değerlendirilmeli. Dijital Biz 134 Dijital Biz 135

Sayfa 136 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Çeşitli üreticilerden oluşan güvenlik orta- mı ve yönetilebilir düzeyin ötesinde gü- venlik uyarıları, BT güvenlik uzmanlarını yoruyor ve şirketlerin korunma kabiliyeti- ne zarar veriyor. Cisco Orta Doğu ve Afri- ka Bölgesi Siber Güvenlik Direktörü Fady Younes, CISO Değerlendirme Raporu’nu masaya yatırarak siber güvenlik konusu- nu kaleme aldı. SİBER güvenlik alanındaki yeniliklere ayak uydurmak, günümüzde CIO’ların karşılaştığı en büyük zorluklardan biri. Siber güvenliği yö- netmek ve şirketinizin en yeni tehditlere karşı güvende olmasını sağlamak, kalifiye iş gücü ve zamana yatırım yapılmasını gerektirir. Farklı üreticilerin güvenlik ürünlerinden oluşan karmaşık bir ortamı destekleme gerekliliği, siber güvenlik yönetimini daha da zorlaştırır. Gü- nümüzde işletmelerin, operasyonlarının farklı yönlerini koruması gerekli olup, her operasyon için en iyi korumayı elde etmek, farklı üreticilerin en iyi çözümlerinin uygulanmasını gerekli kıla- biliyor. İşletmeler yeni tehditlerle başa çıkma- nın yolunu, mevcut BT ortamına entegre olup olmayacağını önemsemeksizin, ağlarına yeni bir çözüm eklemekte arıyor. Birden fazla uya- rı kümesiyle birden fazla güvenlik çözümünü yönetmek ve güvenlik çözümlerinin kapsamında herhangi bir boşluk olmamasını sağlamak ise CISO’lar için büyük bir sorun oluyor. Siber Güvenliğin En Büyük Düşmanı Karmaşıklık Zaman ve kaynak yükü Cisco’nun şubat ayında yayınlanan altıncı yıllık CISO Değerlendirme Raporu’nda çoğu kuruluş, birden fazla tedarikçinin çözümlerinden oluşan bir ortam ile çalışmanın zor olduğunu düşünürken, %28’i bunun “çok zor” olduğunu ifade etmektedir. Katılımcıların yalnızca %17’si ise çok tedarikçili bir ortamda çalışmanın kolay olduğunu söylerken, bu oran 2017’de %26 düzeyindeydi. Rapora göre, kuruluşların çoğunluğu (%86) 1 ila 20 farklı güvenlik teknolojisi kullanırken, %13’ü kullandıkları güvenlik teknolojisi sayısının 20’den fazla, %4’ü ise 50 veya daha fazla olduğunu ifade etti. Birbirinden farklı bu kadar çok üreticinin çö- zümlerini yönetmek, BT departmanı için yalnızca zaman ve kaynak yükü oluşturmakla kalmayıp, aynı zamanda siber güvenlik korumasının etkinli- ğini azaltan bir etken olabilir. Entegrasyon sorun- ları ve çok sayıda güvenlik uyarısıyla ilgilenmek, güvenlik mühendislerinin dikkatini, halka açık bulut sorunları, mobil cihaz yönetimi ile yama ve güncelleme döngülerinin zamanında yürütülmesi gibi diğer sorunlara vermesini önleyebilir. Birden fazla güvenlik çözümünü entegre etmek, güvenlik çözümlerinin kapsamında boşluklar bı- rakabilir veya BT ekibinin belirli bir çözümün ne işe yaradığını veya nasıl çalıştığını anlamama- sına yol açarak, ağın gerçek güvenlik durumu- na ilişkin görünürlük ve farkındalığı etkileyebilir. Siber güvenlik yorgunluğu Aşırı karmaşık bir BT ortamı, “siber güvenlik yorgunluğu” adı verilen durumun bir etkeni olarak da bilinir. CISO Değerlendirme Raporuna katılan kişilerin %44’ü, kötü amaçlı unsurlara karşı sistemi proaktif bir biçimde savunmanın bırakılması olarak tanımlanan siber güvenlik yorgunluğundan şikayetçi olduğunu belirtmiştir. Bu kişilerin %96’sı da yaşadıkları tükenmişli- ğin bir nedeninin de birden fazla tedarikçinin çözümlerinin bir arada uygulandığı bir ortamı yönetmek olduğunu ifade etmiştir. Karmaşık bir çalışma ortamının BT ekibinde yarattığı bitkinliği görmek zor değil. Günde 100.000’den fazla güvenlik uyarısı aldığını ifade eden katılımcıların sayısı 2017 yılında %11’den 2020 yılında %17’ye yükselirken, katılımcıların yalnızca yaklaşık üçte biri (%36) günde 5.000’den az uyarı aldığını belirtti. Siber güvenlik yorgunluğundan şikayetçi olan katılımcıların %93’ünün günde 5.000’den fazla uyarı aldığını ifade etmesi, yüksek uyarı sayı- sının siber güvenlik yorgunluğunda önemli bir etken olduğunu ortaya koyuyor. Bu fazla karmaşık güvenlik ortamlarıyla başa çıkmak, güvenlik ortamlarının kontrolünü geri almak isteyen BT departmanları için son dere- ce önemli. CISO değerlendirme raporunda altı çizilen önemli trendlerden biri tedarikçi sayısının azaltılması oldu. 2017 yılından bu yana 20 veya daha az tedarikçinin çözümlerini kullandığını belirten CISO’ların sayısı %7 artarken, 21 - 50 çözüm kullandığını söyleyenlerin sayısı %6 azaldı. Tedarikçi sayısını azaltmak, siber güven- lik ortamının daha kolay anlaşılır olmasını sağ- layıp, BT ekibinin üzerindeki yükü hafifletebilir. Güvenlik ortamınız üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmak için kullanabileceğiniz diğer bir strateji, otomasyondur. CISO’lar, varlık tespiti, güvenlik açıklarının giderilmesi, zararlı faaliyet- lerin tespiti ve özellikle de uyarı ve güncelleme hacminin yönetilmesi gibi güvenlik süreçlerini otomatikleştirmek istiyor. Otomatik süreçleri kurmak ve takip etmek için insan müdahalesi hâlâ gerekli olsa da bu durum açıkça bir çözüm sunuyor: CISO Değerlendirme araştırmamıza katılanların %77’si, güvenlik ekosistemlerini basitleştirmek ve müdahale sürelerini kısalt- mak için otomasyonu artırmayı planladıkları- nı söylüyor. SecureX ile yeni tehditlere yanıt Farklı tedarikçilerin çözümlerinin kullanıldığı BT ortamlarının karmaşıklığını yönetmek için CISO’lar tüm çözümlerini tek bir yönetilebilir bütün haline getirip otomatikleştirecek çö- zümler arıyor. Cisco’nun SecureX platformu, birden fazla tedarikçinin güvenlik çözümlerini tek bir çözümde bir araya getiren ve kuruluş- ların, doğrudan Cisco tarafından sağlanan sınıfının en iyi işlevlerinden faydalanarak yeni tehdit ve gereksinimlere yanıt vermesini sağlayan, açık, ölçeklenebilir, bulut tabanlı bir platform olmasıyla, bu beklentiye uygun bir çözüm. SecureX’in entegre tehdit ve güvenlik yöne- timine sahip tek bir platform olması, güvenlik ekibinin ağ geneli, uç nokta, bulut ve uygu- lamalar bazında BT ortamını eksiksiz gö- rüntülemesini sağlarken, güvenlik uyarılarını otomatikleştirip önceliklendirerek daha akıllı bir sistemle çalışmasına ve siber yorgunluk- tan daha az etkilenmesine olanak tanıyor. Farklı tedarikçilerin çözümleri dahil olmak üzere tüm güvenlik çözümlerinin tek bir plat- formda birleştirilmesi, işletmelerin, BT yatı- rımlarını korurken, aynı zamanda gereksiz veya kullanılmayan özellikleri daha iyi tespit etmesini sağlıyor. Bu da işletmelerin ihtiyaç fazlası bileşenleri azaltıp mevcut çözümleri kullanımını optimize etmesine ve güvenlik ortamını daha akıcı hale getirmesine olanak tanıyor. Güvenlik sorunlarının karmaşıklığı azalma- yacak olsa da doğru stratejik yaklaşımla güvenlik ortamlarının daha karmaşık olma- sını önlemek elimizde. Farklı tedarikçilerin çözümlerinden oluşan karmaşık güvenlik ortamlarının yarattığı yükü ortadan kaldır- mak, siber yorgunluğu azaltabilir ve CISO’la- rın daha verimli çalışmasına, savunma sis- temlerini akıcı hale getirmesine ve tehditleri algılama ve gidermenin yanı sıra önlemeye odaklanmasına olanak tanıyabilir. Dijital Biz 136 Dijital Biz 137

Sayfa 138 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Benzersiz mimarisi, güçlü alt yapısı, üstün teknolojisi ve sunduğu üst düzey yolculuk deneyimi ile dünya havacılık sahnesinde emin adımlarla yükselen İstanbul Havalimanı, uluslararası alanda en önemli havacılık kuruluşlarından Sky- trax’in değerlendirmesine göre “5 Yıldızlı Havalimanı” ödülüne layık görüldü. İstan- bul Havalimanı, Kovid-19 salgınına karşı aldığı önlemler sayesinde “5 Yıldızlı Ko- vid-19 Önlemli Havalimanı” ödülünün de sahibi olarak her iki ödülü aynı anda alan dünyadaki iki havalimanından biri oldu. Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı İstanbul Havalimanı, dünya çapında kazandığı ödül- lerle Türk havacılığının gururu olmaya devam ediyor. Yakın zaman önce dijital alt yapısı ve teknolojik gelişmişliği sayesinde Uluslararası Havalimanları Konseyi (ACI) tarafından dü- zenlenen “16th ACI Europe Awards” kapsa- mındaki Dijital Dönüşüm kategorisinde “En İyi Havalimanı” olarak tescillenen İstanbul Havali- manı, ödüllerine bir yenisini daha ekledi. İstanbul Havalimanı “5 Yıldız” ile Dünya Lideri Oldu 1989 yılında kurulan Londra merkezli havacılık enstitüsü Skytrax tarafından “5 Yıldızlı Havali- manı” olarak nitelendirilen İstanbul Havalimanı, dünyada bu unvanı alma başarısı gösteren 8 global aktarma merkezi havalimanı arasına ismini altın harflerle yazdırdı. Ayrıca, Kovid-19 salgını sürecine özel olarak verilen “5 Yıldız- lı Kovid-19 Önlemli Havalimanı” ödülünü de almaya hak kazanan İstanbul Havalimanı’nın; Roma’daki Fiumicino Havalimanı’nın, Do- ha’daki Hamad Uluslararası Havalimanı’nın ve Bogota’da bulunan El Dorado Havalimanı’nın ardından bu unvana erişen dünyadaki dördün- cü havalimanı olduğu belirtildi. Bu başarılarının yanı sıra İstanbul Havalimanı dünyada ‘5 yıldız’ alan en büyük terminale sahip havalimanı olma başarısını da gösterdi. Skytrax ödülleri öncesinde, Sivil Havacı - lık Genel Müdürlüğü’nün vermiş olduğu ‘Havalimanı Pandemi Sertifikası’nı alan, ardından Avrupa Birliği Havacılık Emniyeti Ajansı’nın (EASA) yayınladığı “Covid-19 Havacılık Sağlık Emniyeti Protokolünü” imzalayan İstanbul Havalimanı; Uluslarara- sı Havalimanları Konseyi (ACI) tarafından verilen “Havalimanı Sağlık Akreditasyonu” sertifikasını ise dünyada alan ilk havalimanı olmayı başardı. İstanbul Havalimanı zorlu değerlendirme- den ‘5 Yıldız’ ile çıktı! Uluslararası hava taşımacılığı araştırma kuruluşu olan Skytrax, 1989 yılından bu yana havalimanı ve havayollarına kalite denetimi, yıldız derecelendirmesi ve kalite kıyaslama hizmetleri sağlıyor. Kapsamlı düzenlemeler ve detaylı hazırlık süreci sonrasında 3 gün süren yoğun fiziki denetimlerin sonucunda, İstanbul Havalimanı’nın yolcu deneyimin- deki mükemmelliği uluslararası bir kurum tarafından “5 Yıldız” ile onaylanmış oldu. İstanbul Havalimanı ‘5 Yıldız’ alan havali- manları arasında en büyük terminale sahip olarak ne denli zor bir başarıya imza attığını da göstermiş oldu. Denetmenler, mimarisi ve teknolojisiyle dünyanın en iyi havacılık mer- kezlerinden biri olan İstanbul Havalimanı’nda giden yolcu, transfer yolcu ve gelen yolcu deneyimini etkileyen otopark, toplu ulaşım, web sitesi, mobil uygulama, güvenlik/pasa- port kontrol, temel yolcu hizmetleri, mağaza- lar, yeme içme alanları, bagaj alım gibi her temas noktasını deneyimleyerek; bu nokta- larda sunulan hizmeti, hizmete erişim kolaylı- ğını, yolcu konforunu titizlikle inceledi. Detay- lı şekilde değerlendirilen 800’e yakın kritere ek olarak, salgına yönelik alınan tedbirler de notlamaya tabi tutuldu. Yolcu seyahat deneyimini etkileyen her nok- tanın, kapsamlı şekilde değerlendirildiği dene- timlerde güvenlik, check-in, pasaport, gümrük, temizlik, bagaj alım gibi temel süreçlerle bera- ber temel hizmetler, yeme içme alanları, alış- veriş noktaları, lounge gibi misafirlere dokunan her nokta detaylı şekilde uzmanlar tarafından incelendi. Pandemi süreciyle beraber pandemi- ye yönelik alınan tedbirler de kalite denetimin- de ek olarak ele alındı. Skytrax uzmanlarının uzun denetimleri sonucu 2 önemli ödüle kavu- şan İstanbul Havalimanı, yolcu deneyimindeki mükemmelliğe verdiği önemi tescillemiş oldu. “İstanbul Havalimanı’nda hayali gerçeğe, gerçeği de liderliğe taşıdık!” İstanbul Havalimanı’nın dünyaca ünlü havacılık değerlendirme kuruluşu Skytrax tarafından iki büyük ödüle lâyık görülmesi hakkında değerlen- dirmelerde bulunan İGA Havalimanı İşletmesi İcra Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kadri Samsunlu; “Henüz açılışının üstünden 2, tam kapasite operasyonlara başlamasının üstün- dense 1.5 yıl geçmiş bir havalimanın Skytrax gibi dünya çapında önemli bir havacılık otoritesi tarafından hem ‘5 Yıldızlı Havalimanı’ hem de ‘5 Yıldızlı Kovid-19 Önlemli Havalimanı’ olarak değerlendirilmesi eşine benzerine az rastla- nan bir durum. Şunu gururla söyleyebilirim ki İGA olarak, biz bunu İstanbul Havalimanı’nda başardık. Havalimanımızda müşteri odaklı bir kültür oluşturduk, bunu daha da ilerleteceğiz, bu yöndeki çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz. Global aktarma merkezi havalimanları arasında Doha, Hong Kong, Münih, Seul Incheon, Şang- hay, Singapur ve Tokyo’nun ardından dünyada ‘5 Yıldız’ alan 8. hub havalimanıyız. Havaliman- larında uygulanan Kovid-19 tedbirleri açısından da ‘5 Yıldızlı Kovid-19 Önlemli Havalimanı’ ödü- lünü alan dünyada dördüncü havalimanı olduk. Her iki ünvanı dünyada aynı anda taşıyabilense ikinci havalimanıyız. İstanbul Havalimanı diğer tüm özelliklerinin yanı sıra ‘5 Yıldız’ alan hava- limanları arasında en büyük terminale sahip olanı. Bildiğiniz gibi, Skytrax tarafından verilen bu önemli ödüllerden hemen önce Uluslararası Havalimanları Konseyi (ACI) tarafından düzen- lenen “16th ACI Europe Awards” kapsamında Dijital Dönüşüm kategorisinde ‘En İyi Havalima- nı’ olarak seçilmiştik. Tüm bu kıymetli ve pres- tijli ödüller, en başta yolcularımız olmak üzere dünyadaki havacılık otoritelerinin İGA’ya ve İstanbul Havalimanı’na ne denli güvendiklerinin birer kanıtı. Şunun özellikle altını çizmek iste- rim; inandıkları değerler uğrunda vazgeçmeden emin adımlarla yürüyenler, er ya da geç hayal ettikleri hedeflere ulaşırlar. Biz de İGA olarak, İstanbul Havalimanı’nda önce hayali gerçeğe, şimdi de gerçeği liderliğe taşıdık! Böylesi bir ba- şarıyı gerçekleştirebildiğimiz için ülkemiz adına gururlu ve de mutluyuz. Bu başarıyı sağ - lamamızda emeği geçen herkese ve tüm çalışanlarımıza, teşekkür etmek istiyorum. Dijital Biz 138 Dijital Biz 139

Sayfa 140 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber İlk günkü heyecan ve hevesle ülkemizi, İstanbul Havalimanını dünyanın en önemli havacılık merkezi haline getirmek için çalış- malarımıza var gücümüzle devam edeceğiz.” dedi. Skytrax’in CEO’su Edward Plaisted; “İstanbul Havalimanı’nın prestijli 5 Yıldızlı Havaliman- ları arasına katılmasından büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bu, İstanbul Havalimanı’ndaki yüksek standartların sağlanmış olduğunu gösteren hak edilmiş bir başarıdır. İstanbul Havalimanı, 3 buçuk yılda tamamlanan 90 milyon yolcu kapasitesine sahip terminaliyle dikkat çeken bir mühendislik başarısı. Bu bü- yük havalimanının yolcu olanakları etkileyici çeşitlilikte ve farklı terminal bölgelerine erişim oldukça kolay. İstanbul Havalimanı 5 Yıldızlı Kovid-19 Havalimanı Güvenlik Derecelendir- mesini de almaya hak kazandı. Bu derece- lendirme, havalimanının koronavirüs yayılı- mını azaltmak için aldığı kapsamlı önlemlerin yanı sıra tüm bu protokollerin uygulanmasını sağlayacak ayrı bir Hijyen Takımının hayata geçirilmesi gibi kapsamlı önlemlerden oluş- maktadır.” ifadelerini kullandı. Dijital Biz 140 Dijital Biz 141

Sayfa 142 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber KPMG’nin Küresel Otomotiv Yöneticileri 2020 Araştırması, Covid-19 etkisiyle oto- motiv sektöründeki değişimi inceliyor. Araştırmaya göre sektörde küresel tek pazar anlayışı geride kalıyor, yerini bölge- sel ve yerel pazarları yaşatma yaklaşımı öne çıkıyor. Otomotiv yöneticileri tedarik zincirini dengede tutmak, küresel talep azalmasını kontrol etmek, dijital talebi yönetmek gibi konularda uluslararası iş birliğini gerektiren bir dönemin başladığı- nı söylüyor. KPMG’nin bu yıl 30 ülkeden bin 100’den fazla CEO ve yönetici, iki binden fazla tüke- tici görüşmesiyle yaptığı araştırma, Covid-19 krizinin otomotiv endüstrisi üzerindeki karma- şık etkilerine ışık tutuyor. Araştırma pandemi etkisiyle gerileyen küreselleşmenin sektöre nasıl yansıdığını anlatıyor. KPMG’nin Küresel Otomotiv Yöneticileri Araştırması 2020’de, sektör yöneticilerine göre Covid-19’un etkisi sekiz temel başlıkta toplanıyor: Otomotivde Küresel Tek Pazara Veda • Covid-19’un global üretim ve satış perspek- tifinden değerlendirilmesi gereken bir küresel dalga hareketi olduğu kabul edilmeli. • Tedarik zincirindeki gecikmeleri takip edebi- len iş modelleri çok önemli bir ihtiyaç. • Covid-19 krizi çok derin bir resesyona işaret eden önemli talep değişikliklerine neden oldu. Düşen satışlara aldanıp satış ekibini küçültmek doğru değil. Aksine mevcut insan kaynağı ile müşteri ilişkilerinin yönetimine ve dijital taleplere odaklanmak gerekiyor. • İnsanlar önümüzdeki dönemde toplu ta- şımadan daha da uzaklaşacak ve güvende hissetmek için daha çok para harcamayı göze alacaklar. • Güçlü likiditeye sahip olan şirketler bu dönemi yeni iş birlikleri, birleşme ve satın almalarla avantaja çevirebilirler. Bu kriz böyle şirketlerin pazarda kendilerini yeniden tanım- lamalarına fırsat verecek. • Kültürler arasındaki ayrımı görmek şart. Örneğin Çin ve ABD’de harcamaya eğilimli bir kültür var. Almanya ve Japonya ise harcamaya istekli değil. • E-mobilitenin geniş kapsamlı uygulanabilmesi büyük ölçüde devlet desteğine bağlı olacak. Devlet desteksiz e-mobilite yalnızca büyük şe- hirlerde belirli bölgelerde uygulanabilecek. • Rekabet yeniden tanımlanıyor. Yani, tedarik zincirinin dengede kalması, küresel talep azal- masının kabul edilmesi, dijital talep yönetimi yapılması gibi konularda küresel ortak çalışma- yı ve iş birliğini gerektiren bir dönem başlıyor. Araştırmaya göre 2020’nin ikinci yarısı itibarı ile sektördeki mega trendler şöyle sıralanıyor: Sürdürülebilirlik • Yöneticilerin yüzde 98’si fark yaratmanın anahtarı olarak sürdürülebilirlik konusunu görü- yor ancak bu oran tüketicilerde yalnızca yüzde 17. • Otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik hakkında topluluk düşüncesi henüz oluşmamış. Bunun nedeni, otomotiv sektöründeki bir ürünün sür- dürülebilir olup olmadığı ile ilgili sınıflandırma kriterlerinin henüz net olmaması ve tüketiciler açısından kararlarını etkileyecek kadar şeffaf olmaması. • Covid-19 etkisiyle tüketiciler bu dönemde daha çok maliyet odaklı seçimler yapıyor, önce- likleri sürdürülebilirlikten uzaklaştı. Endüstri politikası • Yöneticilerin yüzde 83’ü endüstri politikalarının ve düzenleyicilerin teknoloji ajandalarını yön- lendirdiğini düşünüyor. Vergi indirimi ve devlet yardımları önemli etkenler olacak. • Covid-19 etkisiyle ihracatta sıkıntı yaşanan dönem şirketleri zorluyor. Mesela bu yıl Çin’deki elektrikli araçlar için artırılan devlet yardımları- nın Çin’in endüstri politikasında esneklik sağla- dığı görülüyor. Hammadde • Yöneticilerin yüzde 73’ü bir ülkenin sahip olduğu maden kaynaklarının o ülkenin tercih ettiği üretim teknolojilerini doğrudan etkilediği görüşünde. • Hammadde, geleceğin otomotiv sektöründe bölgesel fark yaratma açısından çok önemli rol oynuyor. Hammadde uzun vadede sek- törde tek bir küresel baskın oyuncu olmasını engelleyecek. Bölgeler kaymalar • Tek ve büyük bir bölgesel kaymadan çok, farklı teknolojilere, pazarlara ve uygulamalara birden fazla yerelleşmiş kaymalar bekleniyor. Kilit trendler • Otomotiv sektöründeki şirketler, tüketiciler için bağımsız ve bölgesel stratejiler üretmeliler. • Teknolojik gelişime odaklanmış otomotiv sektörü, Covid-19 nedeniyle odağını ‘hayatta kalma’ ve operasyona kaydırmış durumda. • Covid-19’un üretimi negatif etkilemesi sebe- biyle, maliyet azaltma ve artan birleşme ve satın almaların görülmesi bekleniyor. Araştırmayı değerlendiren KPMG Türkiye Oto- motiv Sektör Lideri Hakan Ölekli, sektörün de- ğişimle yol almaya ve dönüşmeye başladığını söyledi. Ölekli, “Covid-19’un otomotiv sektörüne etkisi çok yönlü. Talepteki temel değişikliği, te- darik zincirinin yeniden tanımlanmasıyla birlikte değerlendirmek gerekiyor. Pandemi nedeniyle sektörde durgunluk dalga dalga yayılırken talep ve üretimde bölgesel düşüşlere verilen tepki, otomotiv şirketleri için ‘yeni normalin’ parçası olacak. Rekabet anlayışının değişmesi ve iş birliği çözümleri araştırmadan çıkan bir başka önemli başlık. Otomotiv üreticileri ile bilişim ve teknoloji şirketleri arasında yakınlaşma kaçınıl- maz görünüyor. Ancak otomotiv yöneticileri bu yıl aralarındaki rekabeti kabul ediyor. Nitekim en büyük 15 teknoloji şirketinin piyasa değeri, en büyük 50 geleneksel otomotiv ekipman üretici- si ve tedarikçisinin piyasa değerinden beş kat daha yüksek.” diye konuştu. Sektörde geleceğin perakendesinde ilk sıra- da araçlardaki yazılım odaklı gelişmelerin yer aldığını belirten Ölekli, otomotiv yöneticilerinin yüzde 60’tan fazlasının fiziksel perakende satış merkezi sayısının küresel ölçekte yüzde 20 ila 30 arasında azalacağı düşüncesinde olduğunu vurguladı. Dijital Biz 142 Dijital Biz 143

Sayfa 144 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Ford Otosan, Türkiye’de üretilecek ilk tam elektrikli ticari araç, Ford E-Tran - sit’in üretim sorumluluğunu almasının ardından elektrikli araç dönüşümünde önemli rol oynayacak yeni yatırımını du - yurdu. Şirket, Ford Avrupa’nın en büyük ticari araç üretim merkezi olan Kocaeli Fabrikalarında “Batarya Montaj Fabrika - sı” yatırımını hayata geçirmek için çalış - malara başladı. Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yeni - gün, “Ford Otosan olarak, Kocaeli Fab - rikalarımızdaki elektrikli araç üretim ve yatırım çalışmalarımızı şimdi de “Batar - ya Montaj Fabrikası” ile bir adım öteye taşıyoruz. Ülkemizde otomotiv sanayi - nin elektrikli araç yolculuğuna öncülük ediyoruz. Türkiye’nin ilk ve tek entegre elektrikli araç üretim tesisi olacağız” dedi. Türkiye’nin İlk ‘Batarya Montaj Fabrikası’nı Kurmak İçin Çalışmalara Başladı Türk otomotiv sanayinin öncü şirketi Ford Otosan, elektrikli araçlara dönüşüm süre - cinde büyük önem arz eden ‘Batarya Mon - taj Fabrikası’nı 2022 itibarıyla Kocaeli’de hayata geçireceğini açıkladı. “Bu yatırımla Kocaeli Fabrikalarımız Tür- kiye’de ilk ve tek entegre elektrikli araç üretim tesisi olacak” Ford’un elektriklenme stratejisi kapsamın - da yeni bir aşamaya geçtiklerini vurgula - yan Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün, şunları söyledi: “Ford Otosan olarak, bugüne kadar ülkemiz adına ticari araç üretiminde önemli sorumluluklar üstlendik, mühendislik bilgi birikimimiz ile Ford dünyasında çok önemli bir konuma ulaştık. Otomotiv sanayinin dönüşümüne öncülük etmek üzere elektrikli araç ya - tırımlarımıza Türkiye’nin ilk ve tek şarj edilebilir ticari aracı Custom PHEV üretimi ile başlamıştık. Geçtiğimiz günlerde, Ford’un ilk tam elektrikli ticari aracı olan E-Transit’in üretim sorumluluğunu üstlenerek büyük bir başarıya imza attık. Şimdi de tamamı Ford Otosan mü- hendisleri tarafından tasarlanan batarya montaj fabrikamızı kurmak için çalışmalara başladık. Böylece, Kocaeli Fabrikalarımızın Türkiye’de ilk ve tek entegre araç üretim tesisi olması yolun- da önemli bir adım attık. Batarya adımımız ile yazılım mühendisliği yeteneklerimize bir yenisini ekliyoruz. Bu önemli yatırımla batarya montajı- nın ötesinde donanım ve yazılımsal testleri de kendi mühendisliğimiz ile yerli olarak geliştiriyo- ruz. Dolayısıyla bu yatırım sadece Ford Otosan için değil, ülkemiz için bir kazanımdır. Bataryası dahil elektrikli araç üretiminin, geniş bir ekosis- temde ülke ekonomisine ve yerli tedarikçiler dahil sanayimizin dünyada rekabet edebilmesi- ne çok olumlu katkılarda bulunacağına inanıyo- rum” dedi. 60 yıldır yatırımlar hız kesmiyor Ford Otosan’ın 60 yıldır Türkiye otomotiv sanayi- nin öncü gücü olduğunu ve ilkleri başardığını kay- deden Yenigün, sözlerini şöyle sürdürdü; “Gururla söyleyebiliriz ki, koşullar ne olursa olsun durmak- sızın Türkiye’ye yaptığımız yatırımlarla değer katarken, otomotiv endüstrisinde hep ‘ilk’lere imza atmayı başardık. 60 yıllık yolculuğumuzda; top- lamda 6 milyona yakın araç ürettik, tüm dünyaya ihraç ettik. Ar-Ge gücümüzle Türkiye’nin ilk yerli üretim motorundan, ITOY ödüllü kamyonuna varan birçok başarıya imza attık. Ticari araçta Avrupa’nın en büyük üretim üssü haline geldik. Binlerce aileye istihdam sağladık, sağlamaya devam ediyoruz Türkiye’de en çok yatırım ya- pan şirketlerden biriyiz, sadece son 10 yılda 2,5 milyar euro yatırım yaptık. Hafif ticaride %71,8 ve ağır ticaride %79,4’e ulaşan yerlilik oranlarımızla Türkiye’nin en iyisi noktasına geldik. Sadece biz değil, ülkemizdeki otomotiv ekosistemi, yan sa- nayi ve tedarikçilerimiz de bizimle birlikte büyüdü, globalleşti. Yerli üretim Transitlerimiz bugüne ka- dar dünya çapında milyonlarca müşteriye ulaştı, 2022’de de tam elektrikli ve yerli e-Transitlerimiz Avrupa yollarında olacak. Elektrikli araç yatırımla- rımızla, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da önemli başarılara koşacağımıza eminim.” Ford Otosan mühendisleri batarya üretiminde kritik süreçleri üstleniyor Türkiye’de üretilecek ilk tam elektrikli ticari araç olan Ford E-Transit, 67 kWh 400 Volt lityum iyon pil ile 350 km’ye kadar menzil sunacak. Entegre çalışma sistemini hedefleyen yeni batarya montaj fabrikası son teknoloji imalat çözümleri ile dona- tılacak, AGV (akıllı taşıma sistemleri) ile verimlilik sağlanacak. Yüksek kaliteli ürün çıktıları almak için yeni nesil perçinleme ve kaynak teknolojileri kullanılacak. 8’i montaj hattında, 22’si ise kasa ima- lat hattında olmak üzere toplamda 30 adet robot sayesinde otomasyon seviyesi yüksek ve esnek bir üretim tesisi oluşturulacak. Teknolojik tesiste ko- laboratif robotlar ile kameralı kontroller yapılacak. Bataryalar yine Ford Otosan’ın kuracağı test labo- ratuvarlarında elektrik testi, hava kaçağı testi gibi güvenlik testlerinden geçirilecek. Bu test esnasın- da batarya paketinin; şarj düzeyi, paket ve hücre sıcaklık kontrolü ile yazılım kontrolü yapılacak. Kullanılacak yeni soğuk metal transfer kaynak teknolojisi ile batarya kasalarının hava ve su sızdır- mazlığı %100 kontrol altına alınacak. ‘Light Guide System’ adı verilen projeksiyon ve 3D sensörlerle batarya paketinin tüm montaj adımları takip edi- lebilecek. Destek sistemine ek olarak kolaboratif robotlar üze Dijital Biz 144 Dijital Biz 145

Sayfa 146 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Zorlu Enerji’nin yeni nesil teknolojileri ha- yata geçirmek amacıyla yaptığı en büyük yatırımlardan biri olan Zorlu Energy Solu- tions (ZES), gerçekleştirdiği son yatırım- larla elektrikli araç şarj istasyonu ağını 81 ile yayarak elektrikli araç sahiplerinin hayatını kolaylaştırmaya devam ediyor. 420’den fazla lokasyonda ve 710’dan fazla araca aynı anda hizmet veren ZES, elde ettiği pazar payıyla sektördeki liderliğini de koruyor. Zorlu Enerji CEO’su Sinan Ak: ‘’ZES mar- kamızla elektrikli otomobil pazarını ya- kından takip ediyor ve bu araçların ülke- mizdeki devinimini hızlandırarak karbon salımının azaltılmasına katkı sağlamak istiyoruz. Gerçekleştirdiğimiz son yatırım- larımızla söz verdiğimiz gibi 81 ilin tama- mını kapsayarak Türkiye’nin elektrikli oto- mobil altyapısını hazırladık. Böylece tüm ülkemizdeki elektrikli otomobil sürücüleri- ne kesintisiz sürüş keyfi sağlıyoruz.’’ dedi. Elektrikli Araç Şarj İstasyonları Artık 81 İlde Türkiye’de kullanımı gittikçe yaygınlaşan elektrikli araçlar; çevre dostu, enerji tasarruf- lu, düşük emisyonlu ve aynı zamanda sessiz olmaları nedeniyle tüketiciler tarafından daha fazla tercih ediliyor. Hayata geçirdiği yeni ne- sil teknolojilerle “geleceğin enerji şirketi” olma yolunda hızla ilerleyen Zorlu Enerji, 2018 yılında kurduğu ZES markası ile elektrikli araçların yaygınlaşmasına katkı sağlamak amacıyla ülkemizdeki şarj istasyonu ağını genişletmeye devam ediyor. Yaptığı son yatırımlarla birlikte elektrikli araç şarj istas- yonu ağını 81 ile yayan ZES, 420’den fazla lokasyonda ve 710’dan fazla araca aynı anda hizmet verebiliyor. Zorlu Enerji CEO’su Sinan Ak: “Enerji sek- törü, elektrifikasyon, dijitalizasyon ve oto- masyon kulvarında hızla ilerlerken iklim krizi ile mücadele adımı olarak dekarbonizasyon odaklı iş yapış biçimlerini de hızla benimse- yerek hayata geçiriyor. Elektrikli araçlar özel- likle şehirlerdeki karbon salımını azaltmak için bu alandaki en büyük adımlardan biri olacak. Bu alanda üzerimize düşen sorum- luluğu yerine getiriyor ve Zorlu Enerji olarak hedeflerimiz doğrultusunda hayata geçirdi- ğimiz ZES markamızla elektrikli otomobille- rin ülkemizdeki devinimini hızlandırmayı ve karbon salımının azaltılmasına katkı sağla- mayı hedefliyoruz. Bu hedef doğrultusunda yaptığımız çalışmalar sonucunda, bugün 81 ilin tamamını elektrikli otomobil şarj istasyonu ile donatmış olmanın haklı gururunu yaşı- yoruz. Yerli elektrikli otomobilin tanıtımıyla birlikte elektrikli araçlara ilgi artarken biz de şarj istasyonu konusundaki gerekli yatırımları yaparak ülkemizin dört bir yanındaki elektrikli otomobil sahiplerine kesintisiz sürüş keyfi sağlıyoruz. Altyapı çalışmalarımızı büyük oranda tamamladık, artık elektrikli otomobil- leri ülkemizde daha yoğun bir şekilde görme- yi sabırsızlıkla bekliyoruz.’’ dedi. ZES ile kesintisiz sürüş keyfi Hayata geçirdiği elektrikli araç şarj istasyon- larıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Eskişehir, Muğla ve Balıkesir gibi ağırlıklı büyük şehirler olmak üzere Türkiye’nin bütün şehirleri- ni birbirine bağlayan ZES, lokasyon, istasyon ve soket sayısını da her geçen gün artırıyor. Farklı rotaların oluşturulabilmesi ve elektrikli araç sahiplerinin şarj istasyonlarına ulaşılabilirliğini artırmak amacıyla çalışmalarına devam eden ZES, elektrikli araç sahiplerinin evlerine veya iş yerlerine özel ya da paylaşımlı olarak şarj istas- yonu kurulumu da gerçekleştiriyor. Dijital Biz 146 Dijital Biz 147

Sayfa 148 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber • EY Yenilenebilir Enerji Ülke Çekiciliği yıllık endeksine göre hidrojen ve yapay zekâ, yenilenebilir enerjinin büyümesin - de kritik bir rol oynayacak. • Şebeke stabilitesi ilerlemenin önünde bir engel olmaya devam ediyor. • Yenilenebilir Enerji Ülke Çekiliği En - deksi’nde ABD ve Çin üst sıralarda yer almayı sürdürürken, Avustralya ilk kez üçüncü sıraya yükseldi. Uluslararası denetim ve danışmanlık şirketi EY’nin (Ernst & Young) bu yıl 56.’sını ha - zırladığı Yenilenebilir Enerji Ülke Çekiciliği Endeksi’ne (RECAI) göre hidrojen ve yapay zekâ gibi teknolojik gelişmeler, COVID-19 sonrası dünyada net-sıfır hedeflerine ula - şırken kritik bir rol oynayacak. Endeks, düşük karbon dönüşümünün hız kazanması için iklim değişikliği ve yenilenebilir enerji - nin küresel gündemde üst sıralarda Hidrojen ve Yapay Zekâ Kritik Rol Oynayacak kalması gerektiğini vurguluyor ancak şe - beke stabilitesinin yenilenebilir enerjilerin daha hızlı benimsenmesi için önemli bir engel olmaya devam ettiğini belirtiyor. 2020 yılının başlarında COVID-19 salgınıyla birlikte alınan karantina önlemleri, düşük elektrik talebi, düşük işletme maliyetleri ve düzenleme- lerle sağlanan şebekeye öncelikli erişim ne- denleriyle enerji üretiminde yenilenebilir enerji payının birçok piyasada artmasıyla sonuçlandı. Aynı zamanda, birçok küresel liderin ekonomik iyileşme ile ilgili etkili konuşmaları yeşil büyü- meye odaklanıyor ve net-sıfır hedeflerine doğru yenilenmiş bir hamleye yol açıyor. EY Türkiye Enerji Sektör Lideri Erkan Baykuş yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Son aylarda azalan fosil yakıt tüketimi kirlilik seviyelerinde belirgin bir düşüşe neden oldu ve yeşil büyüme ile iyileşmeye daha fazla odak- lanılmasına yol açtı. Dahası, dünya gene- lindeki ekonomiler üzerindeki etki, net-sıfıra doğru ilerlemeye hız kazandırıyor ve yatırım- cılar çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim gündemine ve yatırım portföylerindeki esnek- liği sürdürmeye yeniden odaklanıyorlar. Bu, yenilenebilir enerji için muazzam bir potan- siyeli vurguluyor. Şebeke stabilitesi başlıca engel olmayı sürdürürken, teknolojik yeni- liklerdeki ani yükseliş bu engelin üstesinden gelmeye yardımcı olabilir.” Yenilenebilir enerji kullanımının daha da art- ması beklenirken, endeks, hidrojen ve yapay zekânın şebeke stabilitesini desteklemede- ki kritik rolünü inceliyor. Fazla yenilenebilir elektriği hidrojene dönüştürme becerisinin (daha büyük depolama kapasitesine sahip kimyasal batarya üretme) oyunun kurallarını değiştireceği öngörülüyor. Bu sırada, nesne- lerin interneti (IoT), sensörler ve büyük veri, yapay zekâ algoritmaları, talep tahmini ve varlık yönetimi yoluyla öngörücü kabiliyetleri- ni geliştirerek merkezi şebekeleri dengeleme- ye yardımcı olabilir ve bu sayede verimliliği artırabilir. Kilit Ülke/Pazar Sıralaması ABD, RECAI endeksinde en üst sırada ye- rini koruyor. Yenilenebilir enerji sektörünün COVID-19 etkilerinden kurtarılmasını, eyalet düzeyindeki eylemler, yakın gelecekte bek- lenen teşvik paketleri ve Paris Anlaşması’na yeniden katılma taahhüdü ile destekledi. Küresel salgına rağmen, Çin güneş enerjisi sektöründeki hareketliliği ile endekste ikin- ci sıradaki yerini koruyor. 59 GW kapasiteli paneller, 2020 yılının ilk beş ayında üretildi ve bu yıl 35GW-45 GW’lik yeni güneş enerjisi kapasitesi tahminleri ile geçen yıla göre %16 artış gösterdi. Avustralya, RECAI endeksi tarihinde en üst pozisyona ulaştı ve ilk defa üçüncü sıraya yükseldi. Bunun sebebi büyük ölçüde ya- tırımcıların ve geliştiricilerin Avustralya’nın yenilenebilir enerji sektöründe yenilenen bü- yümeyi yönlendirmesinden kaynaklanırken, pazarda da iddialı yeşil enerji ihracat plan- ları mevcut. Politika belirsizliğine (şebeke stabilitesi ve fiyat dalgalanmalarındaki prob- lemlere) rağmen, endeks Avustralya’nın yeşil enerji ihracatında lider olmaya hazır olabile- ceğini belirtiyor. Hindistan yedinci sıradan dördüncü sıraya yükseldi. Hindistan’da kurulu güneş enerjisi kapasitesi, son birkaç yılda artarak 35GW’nin üzerine çıktı. Ülkenin ekonomik çekiciliği, düşük tarife tekliflerinin rekor kırmasına ve piyasanın kurulu yenilenebilir enerji he- defini 2022’de 172 GW’den 2030’a kadar 510GW’ye yükseltmesine neden oldu. Altıncı sırada yer alan Almanya, açık deniz rüzgâr sektörünün yanı sıra yenilenebilir enerji kaynaklı elektroliz kullanılarak oluştu- rulan emisyonsuz bir alternatif yakıt olan ye- şil hidrojenin geliştirilmesini desteklemek için önemli adımlar attı. Ayrıca, Almanya 2038 yılına kadar kömüre dayalı tüm üretimi sona erdirmeyi taahhüt etti. İrlanda, Yenilenebilir Enerji Destek Planı ihalelerinin başlatılmasıyla cazibesini güç- lendirdi, ancak Şili’de (11. sırada) ve Güney Kore’de (13.sırada) daha büyük ilerleme olması nedeniyle sıralamada genel olarak iki sıra aşağıya 14. sıraya düştü. Portekiz’in (22. sırada) ve Pakistan’ın (39. sırada) önemli ka- zanımlar sağladığı endekste Türkiye’de 34. sıradan 30. sıraya yükseldi. “COVID-19 küresel salgınındaki iyileşme, enerji sektörüne yeşil ve sürdürülebilir bir büyüme için fırsat sunuyor” diyen EY Türki- ye Enerji Sektör Lideri Erkan Baykuş şöyle konuştu: “Kısa vadede hiç şüphesiz zorluklar olacaktır, ancak yenilenebilir enerji kaynakları bu fırsatı değerlendirmek için yeterli donanı- ma sahip. Enerji liderleri, sektörler arasında koordineli bir çaba ile liderlik yapmalı ve sür- dürülebilir bir gelecek sağlamak için teknolo- jik yeniliklerden yararlanmalı.” Dijital Biz 148 Dijital Biz 149

Sayfa 150 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Covid-19’dan etkilenen lojistik sektöründe 2020 umutlu kapanıyor. KPMG Türkiye ve İstanbul Üniversitesi Ulaştırma ve Lojistik Fakültesi iş birliğiyle hesaplanan Lojistik Gü- ven Endeksi 2021 için olumlu sinyal veriyor. KPMG Türkiye ve İstanbul Üniversitesi Ulaş- tırma ve Lojistik Fakültesi iş birliğiyle hesap- lanan Lojistik Güven Endeksi yılın üçüncü çeyreğinde pozitife döndü. İkinci çeyrekte ne- gatif görünümde olan endeks, Temmuz-Eylül arasında bir önceki üç aylık döneme göre yüzde 25’lik artışla 109,55 puana yükseldi. Küresel pandemi nedeniyle zor günler geçi- ren sektörde toparlanma sinyalleri başladı. Yılın üçüncü çeyreğine ait rakamlar umut veriyor. Sektörün iş hacmine ilişkin alt en- deks, kısıtlamaların etkilerinin daha yoğun hissedildiği ikinci çeyreğe oranla üç haneli bir artış göstererek 126,56’ya yükseldi ve pozitif görünüme döndü. Sektörün insan kaynakları ihtiyacına ilişkin endeks de üçüncü çeyrekte artarak 84,38’e ulaştı. Normalleşme adımları- na paralel olarak, iş hacmindeki artışın, insan kaynağı ihtiyacına da hız kazandırdığı Lojistikte Güven Yükseliyor gözleniyor. Ancak endeksin halen 100 pua- nın altında yer alması, istihdamın temkinli bir iyileşme sürecinden geçtiğini gösteriyor. Sektörü e-ticaret ayakta tutuyor Sektördeki gelişmeleri değerlendiren KPMG Türkiye Taşımacılık Sektör Lideri Yavuz Öner: “Taşımacılık sektörü, talep dalgalanmalarının ve tedarik zinciri bozulmalarının öne çıktığı, yolcu taşımacılığının durma noktasına geldiği zorlu bir yarıyılı geride bıraktı. Üçüncü çeyrek- te pozitife dönen görünüme, dönem içerisinde hafifleyen kısıtlamalar, iyileşen küresel ticaret ve yükselen e-ticaret hacmi katkı sağladı. ABD ve Çin arasında ticaret trafiğinde artış görüldü ve ülkeler arasındaki tıbbi malzeme ticareti de bu trafiği destekledi. Küresel ekonominin duru- muna ilişkin önemli göstergelerden olan Baltık Kuru Yük Endeksi, Covid-19 sürecinde 400 dolar eşiğinin altını görse de üçüncü çeyre - ğin başında bir miktar yükseliş kaydetti ve endeks dönem süresince 1270-1960 dolar eşiği arasında dalgalandı. E-ticaret de ta - şımacılık sektörü için en önemli ivme kay - nakları arasında yer almaya devam ediyor. Türkiye çok ciddi bir e-ticaret potansiyeline sahip ve bu da orta vadede kargo taşımacı - lığına talebi canlı tutacaktır. Ticaret Bakan - lığı’nın verilerine göre, e-ticaret hacmi 2020 yılının ilk yarısında geçen yılın aynı dö - nemine kıyasla yüzde 64 artışla 91 milyar lirayı aştı” dedi. Dördüncü çeyrekle ilgili beklentilere de de - ğinen Öner, şunları söyledi: “Alt endekslere bakıldığında, sektörün iş durumu koşullarına ilişkin endeks halen po - zitif görünmesine rağmen, bir önceki çey - reğe kıyasla yaklaşık yüzde 20’lik düşüş gösteriyor. İş hacmi beklentilerine yönelik endeks de çeyrek bazındaki yaklaşık yüzde 10’luk düşüşe karşın 123,44 olarak ölçü - lerek, pozitif görünüme işaret ediyor. Bu hafif düşüşleri son çeyrekte ikinci dalgayla birlikte geri gelen kısıtlamalara bağlamak mümkün, ancak bir kez daha sektörde beklentilerin büyük ölçüde pozitif olduğunu belirtmekte fayda var.” Birleşme ve satın almada hareketlilik bek- leniyor Sektörde şirket birleşmesi ve satın almala- rına ilişkin beklenti endeksi de güçlü görü- nümüyle dikkat çekiyor. Birleşme ve satın alma beklentilerine yönelik endeks yaklaşık yüzde 14’lük bir artışla 140,63’te yer alıyor. Bu durum, e-ticaretin lojistik sektörü üze- rindeki yoğun etkisiyle açıklanıyor. E-ticaret sektöründeki perakende devleri kendi lojistik şirketlerini kuruyor ve kargo taşımacılığı üze- rindeki yatırımlarda bir artışı beraberinde ge- tiriyor. Böylelikle, e-ticaret altyapısına yönelik yeni kargo şirketleri ve depoculuk yatırımları gözleniyor. Dijital Biz 150 Dijital Biz 151

Sayfa 152 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber KPMG’nin Harvey Nash ile yaptığı bu yılki CIO Araştırması açıklandı. Araştırmaya göre Covid-19 2020’de tarihin en büyük teknoloji yatırımlarına sebep oldu. Pande- minin başlangıcında şirketler uzaktan gü- venli çalışmak için haftada 15 milyar dolar ek harcama yaptı. Salgınla siber saldırılar da arttı. Araştırmaya katılan her 10 BT liderinden dördü siber saldırıya uğradığını söyledi. KPMG’nin her yıl Harvey Nash ile yaptığı CIO Araştırması’nın 22’ncisi açıklandı. Dün- yanın en büyük BT liderleri araştırmasına bu yıl 83 ülkedeki teknoloji devi şirketlerden 4 bin 200’den fazla CIO ve teknoloji yöneticisi katıldı. Araştırma pandemiyle açılan 2020’de şirketlerin bilgi teknolojileri stratejileri ve yatırımlarındaki değişimi gösteriyor, salgının etkisini inceliyor. Bu yılki araştırmadan dikkat çeken bazı başlıklar şöyle: Şirketler Teknolojiye Haftada Fazladan 15 Milyar Dolar Harcadı • Pandeminin başında verilen küresel karantina alarmında şirketler teknolojiye ayırdıkları büt- çelerin üzerine çıktı. Uzaktan güvenli çalışma şartlarını sağlamak için haftada fazladan 15 milyar dolar harcandı. BT liderleri, ülkesel kilit- lenmelere geçilmesiyle birlikte yıllık bütçelerin- den fazlasını üç ayda harcadıklarını söylediler. • Pandemiyle birlikte siber saldırılarda da büyük artış yaşandı. Araştırmaya katılan her 10 BT liderinden dördü şirketlerinin siber saldırıya uğradığını belirtti. Bu saldırıların yüzde 83’ü phishing (kimlik avı) yüzde 62’si evden çalışma zaafiyetinden yararlanmak isteyen kötü amaçlı yazılım olarak sınıflandırıldı. • Bu geçişi desteklemek isteyen şirketler do - nanımlı siber güvenlik uzmanlarını bulmakta zorlandı. Ankete katılan teknoloji liderlerinin yüzde 35’ine göre ‘siber güvenlik’ şu anda en önemli beceri eksikliği. Bu yetenek, 10 yıldan uzun zamandır ilk kez sıralamada liste başında yer aldı. • Araştırma, salgın sırasında teknoloji harcama- ları büyük ölçüde artsa da teknoloji bütçelerinin 2021’de daha fazla baskı altında olacağını gös- teriyor. Covid-19’dan önce BT liderlerinin yüzde 51’i gelecek yıl teknoloji bütçesinde artış bekli- yordu. Pandemi sırasında bu oran yüzde 43’e düştü. Yine de rakam bütçelerde büyük oranda artış olacağını anlatıyor. Bu 2008’deki küresel finansal krizin ardından 2009’da yükselen BT harcamasının neredeyse iki katı. • Güvenlik ve gizliliğe yapılan yatırımların oranı yüzde 47 olarak ortaya çıkarken, altyapı ve bu- lut sistemlere yapılan yatırım Covid-19 sırasın- daki en büyük üçüncü yatırım oldu. • BT liderlerinin neredeyse yarısı (yüzde 47) Covid-19’un, dijital dönüşümün parçası olan yapay zekâ, makine öğrenimi, blockchain ve otomasyonun benimsenmesini hızlandırdığı görüşünde. • Teknoloji liderlerinin yüzde 86’sı iş gücünün önemli bölümünü uzaktan çalışmaya kaydırdı. Yüzde 43’ü pandemiden sonra, ekibin yarısın- dan fazlasının uzaktan çalışmasını bekliyor. • Araştırmaya katılan her 10 teknoloji liderinden 8’i ekiplerinin ruh sağlığı konusunda endişeli olduğunu ifade etti. Her 10 CIO’dan 6’sı perso- nelini desteklemek için programlar oluşturdu. Tarihi yatırım dalgası Araştırma sonuçlarını değerlendiren KPMG Türkiye Teknoloji Sektör Lideri Gökhan Ma- taracı, pandeminin küresel teknoloji yatırım- larında tarihte görülmemiş bir dalga yarattı- ğını söyledi. Mataracı, “Teknoloji, şirketlerin hayatta kalma ve gelişme yeteneği için hiç bu kadar önemli olmamıştı. Bu yıl teknoloji yatırımlarında görülen planlanmamış artı- şa, işletmelerin çalışma şekillerindeki büyük değişimler eşlik etti. Şirketlerde son altı ayda, son 10 yılda gördüğümüzden daha fazla organizasyonel değişim yaşandı. Güvenlik ve gizlilik şirketler için en büyük yatırımdır. Şirketlerin BT yatırımlarına rağmen pandemi- de siber saldırıların her 10 şirketten dördüne sıçradığı ortaya çıktı. Ofislerin mutfak ma- salarına taşındığı bir düzende BT liderlerinin ekiplerinin ruh sağlığından duyduğu endişe ilk kez bu ölçüde kayıtlara geçti. Böyle bir dünyada kuruluşların yeni yetenekleri çekmek ve onları elde tutmak için İK politi- kalarını yeniden düzenlemeleri gerekecek” dedi. Dijital Biz 152 Dijital Biz 153

Sayfa 154 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Cisco’nun milyonlarca kurumsal kullanıcı, cihaz ve uygulama üzerinde yapılan ana- liz, çalışma şekillerindeki büyük değişimin güvenlik açısından sonuçlarına ışık tutuyor. Kendi Cihazını Getir (BYOD) uygulamasın- daki hızlı artış, iş uygulamalarına girmeye çalışan ve güncel olmayan cihaz sayısını %90 artırdı. Bulut kullanımı ise 2021’e kadar şirket içi uygulamaların kullanımını geride bırakacak. Önde gelen çok faktörlü kimlik doğrulaması (MFA) ve güvenli erişim sağlayıcı CiscoDuo Se- curity’nin yayımladığı yeni bir rapor, şirketlerin bu yıl uzaktan çalışmaya geçiş sırasında uğradığı ve bulut teknolojisi dahil olmak üzere dijital çö- zümlere geçişi hızlandıran, benzeri görülmemiş BT değişimini gözler önüne seriyor. İş gücünün her yerden güvenli, bağlı ve üretken olmasına ihtiyaç duymasıyla, bu geçişin güvenlik yansı- maları önümüzdeki yıllarda da devam edecek. Uzaktan Çalışmaya Geçiş Dijitalleşmeyi Hızlandırıyor 2020 Duo Güvenli Erişim Raporu’na göre, tüm iş gücünün uzaktan çalışma teknolojile- rine hızlıca geçmesini sağlamak durumunda kalan şirketler, sanal özel ağlar (VPN) ve uzak masaüstü protokolü (RDP) gibi uzaktan erişim teknolojilerine geçti. Bunun sonucun- da, bu teknolojiler için kimlik doğrulama ha- reketleri %60 artarak, Duo üzerinde gerçek- leştirilen kimlik doğrulamalarının ayda 600 milyondan 900 milyona yükselmesini sağladı. Tamamlayıcı bir Cisco anketinde ise, şirketle- rin %96’sının pandemi sırasında siber güven- lik politikalarında değişiklik yaptığı, yarıdan fazlasının ise MFA uyguladığı tespit edildi. Bulut kullanımında ciddi artış Bulut kullanımı da mevcut süreçte hızla artıyor. Bulut uygulamalarında günlük kimlik doğrulama işlemleri, pandeminin ilk birkaç ayında %40 artış gösterirken, bunların büyük bölümü, çeşitli bulut hizmetlerine güvenli erişim sağlamak isteyen işletmeler ve orta ölçekli kuruluşlardan geldi. Kuruluşların uzaktan çalışma koşullarını desteklemek için gerekli ekipmanları sağ - lamakla uğraştığı sürede çalışanlar kişisel veya kuruluş tarafından yönetilmeyen cihaz - lar kullanmak durumunda kaldı. Bunun so - nucunda, cihazların güncel olmamasından kaynaklanan erişim engelleri, mart ayında %90 ile ciddi bir artış gösterdi. Nisan ayında bu oranın hızla düşmesi, daha sağlıklı ci - hazların kullanıldığını ve kötü amaçlı yazılım kaynaklı ihlallerin azaldığını gösterdi. Cisco Orta Doğu ve Afrika Bölgesi siber güvenlik direktörü Fady Younes, konu hak - kında şunları söyledi: “Pandemi başlarken birçok şirketin önceliği, faaliyetlerine devam etmek olduğundan bu riskleri kabul etmek durumunda kaldılar. Şimdi ise dikkatler, tamamen alt üst olan geleneksel kurumsal güvenlik sınırının yerini alacak daha geliş - miş ve modern bir güvenlik stratejisi uygula - yarak riskleri azaltmaya çevrildi.” SMS’le kimlik doğrulamaya son Raporda özetle şu tespitlere yer verildi: • Hoşçakal SMS - SIM değiştirme saldırıla - rının yaygınlığı, kuruluşların kimlik doğrula - ma planlarını güçlendirmesine yol açtı. SMS yoluyla kimlik doğrulamasını engelleyen bir politika uygulayan kuruluşların yüzdesi, geçtiğimiz yıla göre yaklaşık ikiye katlanarak %8,7’den %16,1’e yükseldi. • Biyometri Çözümleri - İşletme kullanıcıla - rının neredeyse tamamının biyometri çö - zümleri uygulaması, parolasız bir geleceğe giden süreci hızlandırıyor. İş için kullanılan mobil cihazların %80’inde biyometri çözüm - leri yapılandırılmış olarak geliyor. Bu oran, 5 yıl öncesine kıyasla %12 daha yüksek. • Bulut Uygulamaları, Şirket İçi Uygula - maları Geçmeye Hazırlanıyor - Uzaktan çalışmaya geçişin hızlandırdığı bulut uygu - lamaları kullanımı, şirket içi uygulamaları önümüzdeki yıla kadar geçmeye hazırlanı - yor. Bulut uygulamaları, bir önceki yıla göre %5,4 artış ile Duo’nun kimlik doğrulama işlemlerinin %13,2’sini oluştururken, şirket içi uygulamalar, geçen yıldan bu yana %1,5 düşüş göstererek toplam kimlik doğrulama işlemlerinin %18,5’ini oluşturuyor. • Apple Cihazların Hızlıca Güncellenme Olasılığı, Android’e Kıyasla 3.5 Kat Fazla - Ekosistem farklılıkları güvenliğe de yan - sıyor. Apple iOS ve Android, 1 Haziran’da kendi işletim sistemlerindeki kritik güvenlik açıklarını kapatacak yazılım güncellemeleri yayınladı. Bunun sonucunda, iOS cihazların güvenlik güncellemesi veya yaması yayın - landıktan sonraki 30 gün içinde güncellen - me olasılığının, Android cihazlara kıyasla 3,5 kat daha fazla olduğu tespit edildi. • Windows 7 Sağlık Sektöründeki Yerini Koruyor - Sağlık kuruluşlarındaki Win - dows cihazların %30’undan fazlasında artık destek verilmeyen Windows 7 kullanılıyor. Duo’nun müşteri tabanındaki kuruluşlarda bu oran %10. Sağlık kuruluşları, üçüncü parti yazılım tedarikçilerinin uygunluk ge - reklilikleri ile kısıtlayıcı koşul ve şartları nedeniyle genellikle kullanımdan kaldırılmış işletim sistemlerini güncelleyemiyor. • BT Departmanlarının Hâkimi Windows Yüklü Cihazlar ve Chrome - Windows, korumalı uygulamalara erişim için kullanı - lan cihazların %59’unu oluşturarak işletme sınıfında hâkimiyetini korurken, onu %23 ile Mac OS X takip ediyor. Mobil cihazların toplamı, şirketlerin erişiminin %15’ini oluştu - ruyor (iOS: %11,4, Android: %3,7). Toplam tarayıcı kimlik doğrulama işlemlerinde zir - vede olan Chrome, %44 ile şirketlerin genel güvenlik hijyeninin daha güçlü olmasını sağlıyor. Dijital Biz 154 Dijital Biz 155

Sayfa 156 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber Ülkemizde insan yönetimi alanında kuru- lan ilk sivil toplum kuruluşu olan PERYÖN - Türkiye İnsan Yönetimi Derneği’nin 28 yıldan bu yana aralıksız olarak düzenlediği PERYÖN İnsan Yönetimi Kongresi başladı. www.peryonkongre.com adresi üzerinden üç gün sürecek organizasyon kapsamın- da; pandemi süreci ile değişen iş yaşamı ve gelecek konuşulacak. Yerli ve yabancı pek çok değerli konuğu ağırlayan Kongre; 27 Kasım 2020, Cuma günü PERYÖN İnsa- na Değer Ödül Töreni ile son bulacak… Türkiye İnsan Yönetimi Derneği’nin bu sene 28. kez düzenlediği PERYÖN İnsan Yönetimi Kongresi’nde ilk gün tamamlandı. Pandemi koşulları nedeniyle www.peryon- kongre.com üzerinden online olarak gerçek- leştirilen ve 27 Kasım 2020, Cuma günü son bulacak kongre, birbirinden kıymetli isimleri ağırlamaya başladı. Geleceğin Maskesi İndi “Şimdi değil gelecek, makina değil insanla yapay zekâ, nelere hazır olup nelere hazır ol- madığımız, iyi olmak, cesaret ve yeni liderlik kavramlarının” “MASKESİZ” olarak ele alındı- ğı etkinlik, ilk gününde başta insan kaynakları yönetici ve profesyonelleri olmak üzere iş dünyasından 3000’e yakın kişiyi ekran başın- da buluşturdu. “Gelecek sanki hareketli bir hedef gibi…” 28. PERYÖN İnsan Yönetimi Kongresi’nin açılış konuşmasını yapan PERYÖN - Türki- ye İnsan Yönetimi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Berna Öztınaz, “Geçen yılı bir öngö- rüyle kapatmıştık. Gündemde; ekonomik ve siyasal dalgalanmalar, küresel ısınma, yapay zekâ, dijitalleşme ve işin geleceği vardı. Aynı zamanda eşitlik ve kapsayıcılık, değişen iş modelleri, liderlik anlayışının da değişmesi gereği gibi konulardan bahsediyorduk. Böyle bir gündemden süzülen öngörü: ‘Dünyanın, belki de şimdiye dek hiç olmadığı kadar, belirsizlikte de yolunu bulabilen, ilerlemeye ve değer üretmeye devam edebilen insanlara ihtiyacı olacak’ idi. Bu çıkarım; hiç birimizin hayal bile edemeyeceği kadar çabuk gerçek oldu” dedi. Öztınaz: “2020; hayatımıza, iş dünyasına, alışkanlıklarımıza dev bir göktaşı gibi çarptı. Hasta bir dünyada bireysel olarak iyi kalma- nın mümkün olmadığını fark ettik. Teknolojiyi paylaşmadan istiflemenin, kaynaklar için akılsızca rekabet etmenin beyhude olduğunu gördük. Kurtuluşun bilimde, teknolojide ve bunları yönetecek vizyon ve vicdanda oldu- ğunu anladık. Gelecek şu an sanki hareketli bir hedef gibi. Gözümüzü gelecekten ayırma- maya uğraşıyoruz. İşte bu nedenle bu seneki kongremizde tüm yönleriyle daha iyi bir gele- ceği hayal edecek, tasarlayacak, sonra da o geleceği gerçekleştirmek için gerekli adımları konuşacağız” dedi. “PERYÖN önemli bir paydaş olacak” Kongrede yer alan önemli isimlerden biri de T.C. Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Doç. Dr. Salim Atay idi. Kamu- da yetenek yönetimine dayalı bir insan kay- nakları modeline geçmeye hazırlandıklarını belirten Atay; “Süreci objektif ve etkin olarak yönetebilmek için gerekli altyapıya sahibiz. 206 üniversitemizde kariyer merkezleri kurul- masıyla başladığımız süreçte işveren ve üni- versite yönetimlerinin aynı ortamda yazılı ve görsel iletişim kurabildiği bir çevrim içi plat- form olan Yetenek Kapısı’nı hayata geçirdik. Kariyer Kapısı üzerinden bu yıl içerisinde, staj seferberliği projemiz kapsamında, 5 bine yakın gencimize fırsat oluşturduk. Bildiğiniz üzere COVID-19 salgınının ortaya çıkardığı yeni durumun kaçınılmaz sonucu olarak iş- başında uzaktan eğitim bir zorunluluk haline geldi. Bu ihtiyaca cevap verebilecek nitelikte 16 bakanlık ve 245 kamu kuruluşunun kulla- nabildiği ve 3,3 milyon personelin yer aldığı Uzaktan Eğitim Kapısı Platformumuz da E-Devlet’e entegre edilerek hizmet vermeye başladı. Yine bu kısa zamanda tüm kamu ça- lışanlarımızın envanterini çıkardık. Bakanlık veya kurum ayrımı olmadan makro ölçekli insan kaynağımızın etkin planlaması çalış- malarına önümüzdeki dönemde başlıyoruz. Özel sektörde çalışan insan kaynağımızın envanter çalışmaları ise başarıyla sürüyor. PERYÖN’ün, özel sektöre yönelik yapmayı planladığımız çalışmalar için önemli bir pay- daş olabileceğini düşünüyorum. Önümüzdeki dönemde dijitalleşen Türkiye yolunda biz de üzerimize düşeni yaparak insan kaynakları alanında birçok yeni ve çağdaş projeyi haya- ta geçireceğiz. PERYÖN’ün bu yıl 28’incisini düzenlediği İnsan Yönetimi Kongresi’nin ülkemize, meslektaşlarımıza, çalışanlarımıza başarılı sonuçlar getirmesini diliyorum” dedi. “İhtiyacımız bir testere değil, İsviçre çakı- sı olmalı…” Öztınaz’dan sonra sözü bir diğer açılış ko- nuşmacısı olan Josh Bersin Academy Kuru- cusu Josh Bersin aldı. “Geleceğin İK Tekno- lojileri” konusunu ele alan Bersin, “Pandemi, birçok şirketin teknolojiyle ilgili planlama ve yatırımlarını değiştirmesine neden oldu. Bazı alımlar süresiz olarak ertelenirken diğerle- ri hızlandırıldı. Elverişli seçenekler olarak değerlendirilebilecek çözümler gerekli hale geldi. Aslında 2009 krizinden bu yana kurum- lar teknoloji dönüşümü yaşıyor. Pandemi do- layısıyla yeni teknolojiler geliştirmiyoruz. Bu sürecin asıl konusu çalışan deneyimini geliş- tirmek. Bu dönemde çalışan, müşteri ve ürün tarafında önemli değişiklikler yaşanıyor. İK tarafında daha uyumlu ve esnek olacağımız teknolojiler satın almamız gerekiyor. 2020 yılındaki en büyük değişiklik İK departman- larının sorunları çözme, çapraz fonksiyonel ekiplerle çalışma, iş ortaklarına daha fazla sorumluluk verme ve teknoloji kullanımında oldukça çevik ve uyumlu hale gelmesi idi. Bu nedenle tek iş yapan sistemler yerine kolay uygulanabilir ve birden çok fonksiyona sahip sistemleri kullanmaya başlamalıyız. İhtiyacı- mız; bir testere değil, İsviçre çakısı olmalı…” dedi. İlk günün dikkat çeken oturumları Yazar, Yekta Kopan’ın açılış ve kapanış su- numlarında yer aldığı ve Biraderler Cabaret’in Dijital Biz 156 Dijital Biz 157

Sayfa 158 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber açılış performansı ile renklenen kongrenin ilk gününde katılımcılarla buluşan diğer değerli isimler ise oturum sırasıyla şöyle oldu: “T.C. Cumhurbaşkanlığı Ofisi Kongre Özel Notu”, Doç. Dr. Salim Atay – Cumhurbaşkan- lığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı, “Hika- yesini Arayan Gelecek” adlı konuşmasıyla Bekir Ağırdır - Konda Araştırma Genel Mü- dür, “Geleceği Maskesiz Konuşmaya Hazır mıyız?” konulu sunumuyla Hakan Alp – Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı, “Yeni Nor- mal mi?” sunumuyla Evrim Kuran - Dinamo Danışmanlık Kurucu Ortağı, “Yeni Dönemde 3 Risk, 3 Fırsat” adlı konuşmasıyla Fatih Uysal – Kariyer.Net CEO, “Yeni Gerçeklikte İK’nın Geleceği” adlı konuşmasıyla Robert Bolton – Partner, People &Change Global Centre of Excellenge KPMG, “Dijital Liderlik” sunumuyla Murat Erkan – Turkcell Genel Mü- dür, “Pandemiden Sürdürebilirliğe Doğru…” başlıklı konuşmasıyla Brain Fisher – Yetenek Stratejisti, Kariyer ve Ödüllendirme Lideri Mercer, “Geleceğe Bakış” konulu sunumla- rıyla Hakan Güldağ – Dünya Gazetesi YKB ve Gülden Berkman – Amgen Türkiye ve Gensenta Genel Müdürü, “Nasıl Olunur?” konulu sunumlarıyla Nilay Örnek – Gazeteci, Ahu Büyükkuşoğlu Serter - Fark Labs Kurucusu, Girişimci, Yatırımcı. PERYÖN İnsana Değer Ödülleri heyecanı… Üç gün sürecek 28. PERYÖN İnsan Yöneti- mi Kongre’si; PERYÖN’ün insan kaynakları yönetimi alanında yenilikçi / yaratıcı ve başa- rılı uygulamaları tanıtmak, örnek teşkil eden nitelikteki çalışmaları sektöre kazandırmak, birbirinden öğrenme sürecini özendirmek ve desteklemek amacıyla düzenlediği PERYÖN İnsana Değer Ödülleri ile son bulacak. Kongrenin iki ve üçüncü gününde katılımcı- larla buluşacak diğer isimler ise şöyle; Ahmet Akın – Marka ve İletişim Danışmanı, Akan Abdula – Kurucu Ortak, Futurebright Group, Anna Tavis – İnsan Kaynakları Yönetimi Aka- demik Direktörü, Ateş Sungur – Danışman Kurucu Ortak Execution Partners, Atlas Sar- rafoğlu - İklim Aktivisti, Banu Arıduru - Genel Müdür Little Caesars Pizza, Bengi Korkmaz – Partner Mckinsey& Company, Betül Çorba- cıoğlu Yaprak – İnsan Kaynakları Direktörü Mercedes Benz Türk, Bora Özkent – Öğretim Görevlisi, Danışman, Yatırımcı, Buket Çele- biöven – İnsan Kaynakları Direktörü Arçelik A.Ş., Coşkun Aral – Haberci, Dünya Gezgini, İz TV Genel Koordinatörü, Çağlayan Aktaş – İK Danışmanı, Eğitmen, Koç, Dave Ulrich - Michigan Üniversitesi, Ross School of Busi- ness Profesörü, RBL Group Kurucu Oratağı, Demet Cengiz – Gazeteci, Yazar, Demirhan Şener – CEO Multinet Up, Deniz Karakaş – Genel Sekreter Yardımcısı TİSK, Didem Özkan – Güneydoğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi Ticari Yetkinlikler Direktörü Novo Nordisk, Dilek Duman – Bilgi Teknolo- jileri ve Destek Operasyonları Genel Müdür Yardımcısı – COO Denizbank, Eda Uluca Özkan – CEO & İcra Kurulu Başkanı Sodexo Avantaj ve Ödüllendirme Hizmetleri, Efe Er- dem – Teknoloji Merkezi Direktörü Mess, Ela Kulunyar – İnsan Kaynakları ve Süreç Yöne- timi Genel Müdürü Doğuş Otomotiv Grubu, Esra Gaon – İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Microsoft, Dr. Fa- toş Karahasan – Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi, Gazeteci, Yazar, Gaye Özcan – Kurucu Ortak ve Genel Müdür Humangroup, Genç PERYÖN Sözcüleri, Giovanni Guidetti – A Milli Kadın Voleybol Takımı & Vakıfbank Baş Antrenörü, Gözde Kırdar – A Milli Kadın Voleybol Takımı & Vakıfbank Kadın Voleybol Takımı Eski Kaptanı, Hakan Parlak – CEO, Yönetici Ortak Genbil, Haluk Karabatak – CEO Philips Türkiye, Hande Yalgın – İnsan ve Organizasyonel Dönüşüm Başkanı, CPO Logo Grup, İdil Türkmenoğlu – Bağımsız YK Üyesi, Danışman, Yazar, İlker Canikligil – Yö- netmen, Melis Abacıoğlu – Kurucu Actifit & Wellbess, Melissa Gee Kee – İnsan Kaynaklarından Sorumlu Başkan Yardımcısı, Unilever Türkiye, Orta Asya ve İran, Unilever Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi, Murat Can Tonbil – İklim İletişimcisi, Murat Yerdekalma- zer – Danışman, Eğitim Tasarımcısı, Ulus- lararası Akredite Koç, Keynote Konuşmacı, Murat Yüksel – Çalışan Deneyimi Direktörü Gitti Gidiyor, Münir Kundakçı – Pazarlama- dan ve Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Microsoft Türkiye, Müjde Esin – Kızcode Kurucusu, Nursel Ölmez Ateş – İnsan Kaynakları ve Kurumsal İleti- şim Grup Başkanı Borusan Holding, Oğuz Küçükbarak – CEO Smartmessage, Ongun Tan – Girişimci & Kurucu Makers Türkiye, Özgür Burak Akkol – TİSK & MESS Yönetim Kurulu Başkanı ve Koç Holding İnsan Kay- nakları Direktörü, Dr. Rıza Kadılar – EMCC Dünya Başkanı, Mentor, Eğitimci, Richard Maloney - Kurucu Engage & Grow, Selçuk Ergenç – Capital & Ekonomist Dergileri Proje Müdürü, Capital CEO Talk Yazar, Serdar Lale – Kurucu Ortak, Danışman SRL Danış- manlık, Şengül Arslan – İnsan Kaynakları ve Kurumsal İletişim Başkanı Şişecam, Tacy M. Byham, Phd – Chief Executive Officer DDI, Yelda İpekli – Stratejik Pazarlama Danışma- nı, Zehra Öney – Teknolojide Kadın Derneği Yönetim Kurulu Başkanı. Dijital Biz 158 Dijital Biz 159

Sayfa 160 — dergide görüntüle

Ocak 2021 Haber EY Türkiye’nin Çalışma Dünyasının Gele- ceği: COVID-19 ve Yeni Normal raporuna göre; uzaktan çalışma modelinin çalışma dünyasında hızla yaygınlaşması uzun vade- de yenilikçi çalışma modellerinin temellerini oluşturan bir unsur oldu. Çalışanların %54’ü COVID-19 dönemi sonrasında sürekli ofiste çalışmaya dönmek istemiyor. Öğrencilerin %73’ü, iş hayatına adım attıklarında hem ofis hem uzaktan çalışmayı içeren karma bir çalışma modeli tercih ettiklerini belirtiyor. EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölüm Başkanı Gökhan Gümüşlü rapor sonuçla- rıyla ilgili olarak, “Uzun vadede teknoloji- nin hâkim olduğu yeni bir çalışma dünyası bizleri bekliyor. Bu bağlamda, iş sürekliliği sağlamak ve yeni normale adapte olmak adına kurumların bazı aksiyonlar almaları bir tercihten öte artık bir zorunluluk” dedi. Pandemi Sonrası İş Hayatında Karma Çalışma Modelleri Benimsenecek Uluslararası denetim ve danışmanlık şirketi EY (Ernst & Young), pandeminin çalışma ha- yatına etkilerini incelediği Çalışma Dünyası- nın Geleceği: COVID-19 ve Yeni Normal adlı raporunun sonuçlarını açıkladı. EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölümü tarafından hazırlanan raporda; COVID-19 krizi ile birlikte çalışma modelinde yaşanan zorunlu değişim- ler, işe geri dönüş süreci ve COVID-19’un ça- lışma dünyası üzerindeki uzun vadeli etkileri mercek altına alınıyor. Çalışan, işveren, ya- tırımcı ve öğrenci olmak üzere 300 katılımcı ile gerçekleştirilen anket sonucu oluşturulan rapor iş dünyasındaki dönüşüme ışık tutuyor. Pandemi sonrası ofise dönüş konusunda fikir birliği yok Rapora göre; uzaktan çalışma modelinin ça- lışma dünyasında hızla yaygınlaşması uzun vadede yenilikçi çalışma modellerinin temel- lerini oluşturan bir unsur oldu. Anket kapsa- mında çalışanlara COVID-19 dönemi sonra- sında sürekli ofiste çalışmaya dönmek isteyip istemediklerini sorulduğunda, %54’ünün olumsuz yanıt verdiği görülüyor. Müdürler ve üst düzey yöneticiler tarafından verilen yanıt- lara bakıldığında ise katılımcıların %53’ünün krizden sonra ofiste çalışmayı tercih edece- ğini belirtiyor. Yönetsel seviyeler arasındaki bu fikir ayrılığı bir yandan kuşaklar arası beklenti farkını ortaya koyarken diğer yandan da COVID-19 dönemi sonrası çalışma dün- yasının geleceğine ilişkin belirsizliklerin bir göstergesi olarak ortaya çıkıyor. Buna karşın farklı ihtiyaçlardan dolayı ofise gitmeyi bir ihtiyaç olarak gören çalışanların ofiste çalış- mayı istemelerinin temel sebepleri arasında sosyal kalmak (%29), ofiste daha iyi çalışma kaynaklarına erişim (%24) ve meslektaşlar- la daha iyi iş birliği (%23) gibi unsurlar yer alıyor. Y ve Z kuşağından oluşan öğrenci katılımcıların iş hayatından temel beklentileri arasında da esnek çalışma modeli başta ge- liyor. Katılımcıların %73’ü, iş hayatına adım attıklarında hem ofis hem uzaktan çalışmayı içeren karma bir çalışma modeli tercih ettikle- rini belirtiyor. COVID-19 dönemi ve dijitalleşme öğrenci- lerin kariyer planlarını değiştirdi COVID-19 pandemisi yatırımcılar, işverenler ve çalışanların planlarını baştan yazmala- rına neden olmasının yanında öğrencilerin de gelecek planlarını büyük ölçüde etkiledi. Öğrencilerin %63’ü COVID-19 dönemi ve di- jitalleşmedeki hızlanmanın kariyer planlama- larında değişikliğe neden olduğunu belirtiyor. Bunun başlıca nedenleri arasında COVID-19 döneminde ve sonrasında değişen müşteri talepleri nedeniyle belirli sektörlerin gelişmesi veya küçülmesi (%54) ve gelişen yeni tekno- lojiler (%52) yer alıyor. Uzaktan çalışma üretkenliği artırdı ancak yalnızlaştırdı Çalışanların yarısı uzaktan çalışma döne - minde, COVID-19 öncesi döneme kıyasla üretkenliklerinin artığını belirtiyor. Bu rakam, müdür ve üst düzey yöneticiler için %60’a kadar çıkıyor. Buna karşın, uzaktan çalışma- nın getirdiği bazı zorluklar olduğu da anket sonucu ortaya çıkıyor. Bunların başında evde çalışılan sürede artan yalnızlık duygusu ve insan ilişkilerinin zayıfladığı düşüncesi geli- yor (%41). Bu modelin bir diğer zorluğu ise evdeki alan yetersizliği nedeniyle iş ve özel alan arasında farklılık bulunmaması (%41). Katılımcıların %37’si ise uzaktan çalışmanın herhangi bir zorluk teşkil ettiğini düşünmüyor. Bu düşünce, özellikle Y kuşağına ait katılım- cılarda daha baskın (%40). Çalışanlar COVID-19 sonrası kısıtlı dere- cede iş seyahati yapmak istiyor Yurtiçi ve yurtdışı seyahat yasakları kaldı- rıldıkça, eski etkileşim şekillerine dönülüp dönülmeyeceği kurumlar için henüz hâlâ tar- tışma konusu. Bu bağlamda çalışanların ya- rısından fazlası (%55) COVID-19 sonrasında kısıtlı derecede iş amaçlı seyahat yapmak istediğini belirtiyor. COVID-19 öncesi dönem- de çalışanların %18’i ‘genelde’ iş seyahati yaptığını belirten, kriz sonrasında bu sıklıkta seyahat etmek isteyen kişiler yalnızca %3’lük bir kesim. Olası iş seyahatlerinin sebeplerine ilişkin olarak çalışanların çoğunluğu, etkinlik ve eğitim gibi nedenlerden dolayı seyahat etmek istediğini belirtiyor. Çalışanların %20’si ise kurumlarının sıfır seyahat politikası izle- mesi gerektiği düşünüyor. Yeni normale uyumda dijital dönüşümün boyutu tartışılıyor Teknoloji yalnızca krizin kısa vadede etkileri ile başa çıkmak için değil, uzun vadede yeni normale uyum sağlamak için gerekli bir faktör olarak öne çıkıyor. Müdür ve üst düzey yöne- ticilerin %61’i gelecekte kurumlarının mevcut dijital araçlarını ve teknolojisini geliştirmek için orta seviyede değişikliğe ihtiyacı olduğu- nu düşünüyor. Olası değişiklikler arasında, çalışanların %55’i COVID-19 sonrasında ku- rumlarının uzaktan çalışmayı basitleştirmeye yönelik aksiyonlar almasını isterken, %48’lik bir kesim, iş gücü planlaması için yeni Dijital Biz 160 Dijital Biz 161

Sayfa 162 — dergide görüntüle

Haber araçların geliştirilmesi talep ediyor. İşverenler tarafında ise %59’luk bir kesim, çalışanların mevcut durumda kullanmakta olduğu tekno- lojilerde ve araçlarda bir değişiklik yapmayı düşünmüyor. Teknolojik altyapıya ilişkin bu fikir ayrılığı gelecekte dijital dönüşümün bo- yutu hakkında soru işaretleri yaratıyor. Çalışanlar becerilerini geliştirmeye yöne- lik eğitim talep ediyor Gelişen teknolojiler ve çalışma dünyasının her geçen gün daha da içine giren dijital dö- nüşüm, çalışanlar için yeni yetkinlik ihtiyacını de beraberinde getirdi. Çalışanların %59’u uzaktan çalışma ve çevrimiçi toplantı beceri- lerini geliştirmeye yönelik eğitimlerin yürütül- mesini isterken, %58’lik bir kesim çevrimiçi eğitim ve gelişim platformlarının yaygınlaş- tırılmasını talep ediyor. Y kuşağına ait çalı- şanların %25’i gelecek öğrenme ve yetenek gelişimi planlamalarını büyük ölçüde, %49’u da orta derecede değiştirdiğinin altını çiziyor. Geleceğin yetkinlikleri: Veri analitiği uy- gulamaları, tasarım odaklı düşünme, bulut teknolojileri Çalışma dünyasının gelecek oyuncuları olan öğrencilerin %64’ü, dijitalleşme ve teknolojik gelişmelerin daha verimli ve etkin bir çalışma dünyasına katkı sağlayacağı düşüncesinde. Öğrencilerin %66’sı dijitalleşme ile birlikte ça- lışanların yeni yetkinlik ihtiyacının artacağını düşünüyor. Bu bağlamda, öğrencilerin gele- ceğe yatırım yapmak adına edinmek istedik- leri yetkinliklerin en başında veri analitiği ve uygulamaları (%39), tasarım odaklı düşünme (%28) ve bulut teknolojileri (%19) gibi dijital yetkinlikler yer alıyor. EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölüm Başkanı Gökhan Gümüşlü rapor sonuçları ile ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Uzun vadede teknolojinin hâkim olduğu yeni bir ça- lışma dünyası bizleri bekliyor. Bu bağlamda, iş sürekliliği sağlamak ve yeni normale adapte olmak adına kurumların bazı aksiyonlar alma- ları bir tercihten öte artık bir zorunluluk. Orga- nizasyon şemasının yeniden şekillendirilmesi, artan esneklik ve uzaktan erişime dayalı yeni roller ve süreçler geliştirilmesi, kurumların gündeminde olması gereken unsurlar olarak öne çıkıyor. Kurumların yeni normale adaptasyon döne- minde ofislere dönüşe geçmesiyle gelenek- sel çalışma yöntemlerinden sıyrılmak zorun- da kaldığını görüyoruz. COVID-19 öncesi çalışma düzeninin izlerini taşıyan bu sürecin birçok yeniliği de beraberinde getirdiği söy- lenebilir. Zira uzaktan çalışmanın yaygınlaş- masıyla beraber uzun vadede tam zamanlı olarak ofiste çalışma konusu soru işaretleri yaratıyor. Özellikle genç nesilde artan esnek- lik arayışı, kurumları çalışanlarına ofisten ve uzaktan çalışmayı kapsayan karma çalışma modelleri sunmaya teşvik ediyor. Ayrıca, bu modellerin uzun vadeli olarak uygulanabilme- si için bu çalışma modellerine uygun ödüllen- dirme, yan haklar, teknoloji gibi destekleyici unsurların da şirketler tarafından sağlanması bekleniyor.” Kriz döneminde pozitif etkilenen sektörler uzun vadede de pozitif eğilim gösterecek Raporda COVID-19 krizi ve beraberinde gelen belirsizlik ortamının tüm sektörleri farklı şekillerde etkilediği belirtiliyor. Anket sonuç- larına göre; teknoloji, perakende ve teleko- münikasyon sektörleri yatırımcılar tarafından en olumlu etkilenen sektörler olarak değer- lendirilirken, petrol ve gaz, otomotiv, enerji ve altyapı ile medya ve eğlence sektörleri ise en olumsuz etkilenenler olarak öne çıkıyor. Krizin sektörler üzerindeki etkilerinin uzun dönemde devam etmesi bekleniyor. Ankete katılan yatırımcıların %50’si kriz döneminde pozitif etkilenen sektörlerin uzun vadede de pozitif eğilim göstereceğini düşünüyor. En çok yatırım yapılan sektörlere bakıldığında, perakende (%55) ve teknoloji (%45) sektörle- ri başı çekiyor. Dijital Biz 162