Şubat 2019 Sayısı — Metin Görünümü
Bu sayfa, derginin PDF'inden çıkarılan ham metni ekran okuyucular ve arama motorları için sunar; dizgi/tasarım içermez. Sayı sayfasına dön · Dergiyi görselleriyle oku
Sayfa 2 — dergide görüntüle
VATANSEVER BİLİŞİM A.Ş. ADINA İMTİYAZ SAHİBİ Şenol Vatansever senol.vatansever@dijitalbiz.com GENEL YAYIN YÖNETMENİ (SORUMLU) Şenol Vatansever senol.vatansever@dijitalbiz.com GÖRSEL YÖNETMEN Gökhan Ünlü gokhan.unlu@dijitalbiz.com Most Idea BARINDIRMA Vatansever Bilişim & Bulutistan REKLAM VE PROJE reklam@dijitalbiz.com ABONELİK www.dijitalbiz.com/abone abone@dijitalbiz.com BÜLTEN GÖNDERİMİ bulten@dijitalbiz.com YAYIN TÜRÜ Aylık, Süreli Yayın DİJİTAJ BİZ DERGİSİ ŞUBAT2019 SAYI: 03 / FİYAT: 20 TL Dergide yayınlanan yazılardan kaynak gösterilmesi koşuluyla alıntı yapılabilir. Dergide yayınlanan makale ve röportajlarda yer alan fikirler yazarlarına ve röportaj veren kişilere aittir, dergimiz için bağlayıcı değildir. dijitalbiz.com Editörden Şenol VATANSEVER Sihirli Kelime: “Empati” Empati, Türk Dil Kurumu güncel Türkçe sözlüğünde “duygudaşlık” olarak tanım- lanıyor. Yani; 1. Aynı duyguları paylaşma 2. Kendini duygu ve düşüncede bir başkasının yerine koyabilme Türkiye her alanda olduğu gibi bilişim sektöründe de 2016 yılından bu yana zorlu virajlardan geçiyor. Bu süreçte maalesef kimi şirketlerin iflas etmesi- ne, kimi şirketlerin küçülmesine şahit olduk. Bazılarından belki haberdar bile olamadık. Her zaman altını çizdiğim gibi geçen ayki yazımda da üretim, markalaşma ve ihracatın önemini ve beraberinde büyümeyi getireceğini vurgulamıştım. Tabi ki tasarruf da önemli. Ancak bu tüketimin kısılması gerektiği anlamına gelmiyor, en azından söz konusu olan yerli ürünlerse kesinlikle kısılmamalı diye düşünüyo- rum. Peki neden? Kriz söylentileri çıkmaya başladığında şirketler belki de refleks olarak maliyetleri azaltalım, satış fiyatlarımızı artıralım, karlı işlere odaklanalım yaklaşımı sergile- meye başlıyor. İşten çıkarılacak personeller, üzeri çizilecek pazarlama, eğitim ve bilişim projeleri vs. hızlıca belirleniyor ve aksiyona geçiliyor. Bu çoğu zaman olası sorunların çözümüne katkı sağlamaktan ziyade yaraya tuz basmak sonucunu doğuruyor. Çünkü ortaya çıkan işsizlik, projelerin iptali sebebiyle hizmet sağlayıcı firmaların da aynı sarmala girmesi, onların da benzer tedbirler almaya çalışması, artan enflasyon, bazen devalüasyon, herkesin alım gücünün düşmesi, tedbir almaya ilk olarak başlayan firmaların ürünlerini satabilecekleri alım gücü olan müşterileri kendi eliyle yok etmiş olması vs. asıl kriz ortamını tetikleyecek unsur- lar olarak karşımıza çıkıveriyor. Demek ki maliyetleri azaltmaya çalışmanın -herkes aynı aksiyonları aldığın- da- makroekonomik etkileri pek de olumlu olmuyor. Üretimdeki ve ekonomideki harmoniyi olumlu yönde etkileyeceğini savunduğumdan yerli ürünlerin tüketimi- nin azaltılmaması, hatta ithal ürünlerin yerli ürünlerle ikame edilmesi gerektiğini ifade ediyorum. Her ne olursa olsun bence geç kalmış durumda değiliz. Olumlu adımlar görüyoruz ve güvenimiz daha da artıyor. Şimdi gelelim sihirli bir kelime olan empatiye… 2017 yılı başında Vatansever Bilişim’i, 2017 yılı sonunda BİLİŞİM GRUBU’nu, 2018 yılı ortasında Bilişimciler’i ve nihayet 2018 yılı sonunda Dijital Biz Dergisi’ni kurduk. Bu süreçte yukarıda bahsetmiş olduğum harmoniyi dilimiz döndüğünce her ortamda anlatmaya ve yaşatmaya çalıştık. Bunu anlayamayan ya da anlamak istemeyen, hatta sabote etmeye çalışan kişilerle karşı karşıya geldiğimiz dönemler de oldu. Tuzu kuru olan arkadaşlarımız sıranın hiçbir zaman kendilerine gelmeyeceği inancıyla hare- ket etti. Kimileri aslında aynı gemide olduğumuzu bile unuttu. Şimdi bir kısmı ma- alesef acı gerçeklerle yüzleşmek durumunda kaldı ve “Niye insanlar bana empati ile yaklaşmıyor?” demeye başladı. Hala yüzleşmemiş olanlara kafalarını kumdan çıkarmalarını ve o koltukların sahibi değil, kiracısı olduklarının farkına varmalarını ve davranış tarzlarını kökten değiştirmelerini tavsiye ederiz. Ki bir gün -hiç arzu etmeyiz ama- benzer acı gerçeklerle yüzleşmek durumunda kaldıklarında kendi- lerine gerçekten destek olabilecek dostlar yaratabilmiş (!) olsunlar. Herkesi sağduyulu olmaya, üretmeye ve yerli ürünleri tüketmeye davet ediyoruz. Aşılamayacak sorunlarımız yok, yeter ki birbirimize hiç olmadığımız kadar destek olalım. Güzel yarınlara hep beraber yelken açmak kendi elimizde...
Sayfa 4 — dergide görüntüle
İçindekiler Abdulkadir Çay: “Dijital Dönüşüm ve Sivil Toplum” 26 28 44 46 48 52 54 56 58 60 Apple’ın Güvenlik Açığının Siber Saldırganlar Tarafından Kullanılması Zor Ebeveynler Çocuklarını Mavi Balina Oyunundan Nasıl Koruyabilir? Chafer Siber Casusluk Grubu İran’daki Elçilikleri Hedef Aldı Dünyada 3 Milyon Siber Güvenlik Uzmanı Açığı Devam Ediyor Cybercamp’te Geleceğin Siber Güvenlik Uzmanları Yetişiyor Huawei Kurucusundan Casuslukla İlgili Kritik Açıklama Rafine Bilgi ve Rekabetçi Teknoloji Teknoloji Fast 50 Türkiye 2018’de Teknoloji Sektörünün Öncüleri Belirlendi IAB Türkiye’de Yeni Yönetim Kurulu Seçildi Dubai’den Türkiye’ye 200 Milyon Dolar Geliyor 06 66 62 46 Bin Kişi ile 48 Saatlik Oyun Tasarım Maratonu Türkiye’nin İlk, Avrupa’nın En Büyük Espor Sahnesi Açıldı! IT Forum Turkey’de Günümüzün Dünyası ve Geleceğin Teknolojileri Konuşuldu 14 12 24 100 Samsung Telefon Hediye! Dergilik’te “Dijital Biz”i İndir, Şansını Katla! 773 Milyon Email Hacklendi! İçinde Sizinki de Var mı? 68 70 76 78 80 82 86 88 90 98 100 104 102 106 108 112 114 116 Yerli Oyunlar İhracatta 1 Milyar Dolar Sınırını Aştı Mustafa Gayır: “Türkiye’de Lojistik Sektörü ve Dijital Dönüşüm Evresi” İhracat Yeşil Sahalara İniyor Mobil Oyun ve Uygulamalara 101 Milyar Dolar Harcadık Siber Güvenlik Çalışanlarınızla Başlıyor Uluslararası Dolandırıcılık Raporu Yayınlandı Kadın Yönetici ile Çalışan Şirket, Y ve Z Kuşağını Kazanır Yapay Zekânın İhtiyaç Duyduğu 5 Meslek Ömer Çolakoğlu: “Dijital Dönüşümde ‘Simple’ Düşünmek” Geleceğin Mühendisleri Merak Makinesi Programında Geliştirdikleri Tasarımları Sergiledi Başakşehirli Çocuklar Kendi Animasyon Filmlerini Üretiyor Big Data ve Yeni Siyaset Çocuklarla Birlikte Büyüyen TEGV 24 Yaşında! İlaç Sektöründe Teknoloji Şirketleriyle Evlilikler Ayakkabını Uzaktan Kumanda Et Vodafone Discover Genç Yetenek Programı’na Başvurular Başladı Yıldızlı Projeler Yarışması’na Başvurular Başladı BT Yöneticileri “İş’te Güvenlik: Risk ve Esneklik” Teması ile BT Güvenlik Zirvesinde Buluşacak Uçan Araba, Sürücüsüz Araç, Roket Yarışmaları… TEKNOFEST 2019 Başvuruları Başladı! 110 Cem Sünbül: “Dijitalize Dünya, Mobilize Medya” 18 32 Dosya Konusu: BLOCKCHAIN Dijital Biz 4
Sayfa 6 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Dijital Dönüşüm ve Sivil Toplum Abdulkadir ÇAY Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Genel Müdür Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? 2000 yılında Sakarya Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bö- lümü’nden mezun oldum. Gebze Yüksek Tek- noloji Enstitüsü’nde (bugünkü ismiyle Gebze Teknik Üniversitesi), sosyal bilimler işletme anabilim dalında yönetim organizasyon ala- nında yüksek lisans eğitimi aldım. Yine aynı dönem eş zamanlı olarak özel sektörde dış ticaret alanında uzman olarak görev yaptım. 13 yıl süresince 25 ayrı ülkede farklı bölge- lerde 60’ın üzerinde seyahatte dış ticaret üzerine çalışmalar yaparak ülkemizi temsil etme imkanı buldum. Eş zamanlı olarak şir- ket bünyesinde yürütülen yeniden yapılanma süreçlerinde ve çeşitli projelerde koordinatör- lük görevleri yürüttüm. Lise yıllarından başlamak üzere uzun yıllar çeşitli STK faaliyetlerinin içerisinde bulun- dum. 2013 yılından bugüne SETA Vakfı’nda Genel Müdür olarak görev yapıyorum. Yine bu dönem içerisinde bir süre TÜRGEV Genel Müdürlüğü vazifesini de yürüttüm. Ayrıca çe- şitli sivil toplum kuruluşlarında yönetim kurulu üyesi olarak görevlerim de bulunuyor. Kurumunuz ve faaliyet alanlarınız ile ilgili bilgi verebilir misiniz? Kısa adı SETA olarak bilinen Siyaset, Eko- nomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı; siyaset, toplum ve medya, hukuk ve insan hakları, dış politika, güvenlik, Avrupa araştırmaları, ener- ji, ekonomi, eğitim ve sosyal politikalar ile strateji alanlarında bilgi üretmeyi ve üretilen bilimsel bilgiyi sorun çözücü formüller halinde sunmayı hedefleyen bir sivil toplum kuruluşu. SETA’nın amacı, ulusal, bölgesel ve uluslara- rası sorunlara yönelik çalışmalar yapmak ve bunları kamuoyuna ve karar alıcılara sun- mak. Türkiye’nin dinamik yapısı, bugün yeni bir bilgi tasavvurunun geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Yirminci yüzyılın modernleşme teorile- riyle Soğuk Savaş döneminin siyasi konjonk- türü arasına sıkışmış olan Türkiye’nin vizyo- nu, kendi tarihi-kültürel kimliği ve jeo-stratejik konumuyla uygun bir ufuk ve derinliğe ihti yaç duyuyor. Eğitimden sosyal güvenliğe, para politikalarından yabancı sermayeye, insan haklarından Türk dış politikasına, med- yadan enerji politikalarına kadar pek çok konu, bu tarihi-kültürel derinlik ile ele alınmayı bekliyor. Bilginin toplum ve dünya olayları üzerindeki dönüştürücü etkisine önem veren SETA, su- nacağı yeni bilgi perspektifiyle siyasal ve top- lumsal “iyi”nin inşasına, yaygınlaştırılmasına ve korunmasına katkıda bulunmayı hedefler. Farklılıkları bir çatışma gerekçesi değil zen- ginlik olarak gören SETA’nın Türkiye ve dünya kamuoyuna yönelik çalışmaları bu bakış açısı- na hem bilgisel hem de fikri bir temel sağlıyor. Dijital Dönüşüm konusunda görüşleriniz nelerdir? Dijitalleşme ile birlikte yaşadığımız dünya o kadar hızlı değişir hale geldi ki sonuç olarak her alanda dönüşümünün kaçınılmaz olduğu- nu rahatlıkla ifade edebiliriz. Değişimin hızına ayak uydurulamaması ve gerekli dönüşümün sağlanamaması durumunda ne tür sorunlar yaşayabileceğimizi, yöneticilik alanında “haş- lanan kurba etkisi” olarak ifade edilen örnek ile kısaca anlatmak mümkün. Haşlanan kurbağa sendromu olarak da ifade edilen bu durum ne anlama gelir? Kurbağalar sıcak suda yaşamazlar, kurbağayı sıcak bir suya koyduğunuzda hemen kaç- manın yollarını arar. Kurbağayı sıcak suya koymak yerine içinde yaşadığı suyu yavaş yavaş ısıttığınız takdirde ise durum farklı olacak, kurbağa içinde yaşadığı suyun ısındı- ğını fark etmeyecek. Isınmaya başlayan su bir süre sonra kaynama noktasına gelecek ve bu noktaya geldiğinde kurbağanın kaçması için artık çok geç olacak. Değişimin farkında olmamak belki en kötü senaryo, değişimin farkında olmazsanız ona ayak uydurmanız da söz konusu olamaz. De- ğişime direnmek gibi bir senaryo da mümkün ancak her iki senaryoda da muhtemelen son perde yukarıda anlattığımız gibi cereyan ede- cek. Kurumlar açısından bu örneği aktarmakla yetineceğim. Röportaj Dijital Biz 6 Dijital Biz 7
Sayfa 8 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Küreselleşme ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler ile birlikte artık insanlar mesaj bombardımanı altında yaşamak zorunda kaldı. Toplumsal yaşam içerisinde her geçen gün önemi artan ve yeni işlevler kazanan sivil toplum örgütleri ciddi iletişim stratejile- ri geliştirmek ve profesyonel halkla ilişkiler çalışmaları yapmak zorunda kalıyor. Bunun için de yeni iletişim araçları keşfederek hedef kitle üzerinde davranış değişikliği yaratacak ve belleklerde daha fazla kalmalarını sağla- yacak iletişim faaliyetleri yürütmek zorunda. Küreselleşmenin hız kazanması sürecinde iletişim ve bilgisayar teknolojileri ekonomik, siyasal ve kültürel alanların dönüşmesinde önemli işlevler üstlendi. İnternetin yeni bir kültürel Küreselleşmenin hız kazanması sü- recinde iletişim ve bilgisayar teknolojileri eko- nomik, siyasal ve kültürel alanların dönüşme- sinde önemli işlevler üstlendi. İnternetin yeni bir kültürel mekan, gerçeklik, özgürlük alanı ve ekonomik bir pazar olarak ortaya çıkması, küresel değerlerin, kültürel formların, kimlik- lerin, alışkanlıkların hızlı bir şekilde dolaşıma sokulmasını sağladı. Bir bakıma internet küresel sistemin kültürel mecrası halini aldı. İnternet sınırsız, korunaklı, özgürlükler alanı, hiyerarşinin olmadığı ve yenilikçi olarak nite- lenen yapısıyla gençler için bir çekim merkezi oldu. Gençler, yenilik arayışları, özgürlük istekleri, gizleyebildikleri kimlikleriyle kendilerini if- ade ettikleri ve toplumsal baskılardan uzak herhangi bir sorumluluk taşımak zorunda olmadıkları kimlikleriyle yeni aidiyet alanlarını internet üzerinde gerçekleştirme imkânı bul- du. Ancak, internetin sunmuş olduğu kültürel formlar ve kimliklerin gençleri özgürleştirme potansiyelini taşımaktan ziyade başatlaşmış ve gittikçe homojenleşen bir kültüre eklemlediğini söyleyebiliriz. Bu dijitalleşme süreci, bizi sonunda her şeyin eriyerek sayısal kodlarla ifade edildiği bir dünyayla yüz yüze getirdi. Böyle bir dünyanın merke- zine de yepyeni bir iletişim ortamı olan inter- net oturdu. İnternet teknolojisi ve kapılarının açtığı sanal dünya, fiziksel dünyanın be- densel, mekânsal ve zamansal sınırlarından bağımsız bir alan kurgusu üzerine inşa edildi. Sivil toplum kuruluşları olarak yürüttüğümüz faaliyetlerin dijital dünyada karşılığının olup olmadığı sorusunun cevabını mutlaka arama- mız, bu sürece ayak uydurma açısından ka- çınılmaz. Geleneksel yöntemler ile yürütülen sivil toplum faaliyetlerinin günümüzde aynı sonuçları elde etmemize imkan sağladığına dair sorgulamalar yapmalıyız; • Dijital dünyaya ayak uydurabilmek adına kurumlarımızın altyapısını mutlaka rehabilite etmeliyiz. • Günümüz gençleri açısından ihtiyaçlar hiyerarşisinde internetin ilk sırada geldiğini bilerek çalışmalarımızı planlamalıyız. • Kapalı salon toplantılarının günümüz genç- lerine hitap etmediğini düşünüyorum. iOS ve Android uygulamaları geliştirmek suretiyle dijital dünyada mutlaka yerimizi almalıyız. • Dijital dünyada karşımıza çıkan kirlilikten haklı olarak sürekli şikâyet ediyoruz, yasak- lamak çoğu zaman kesin çözüm olmuyor. Bunun yerine alternatifler, güvenilir alanlar oluşturmak için çalışmalıyız. • Gençlerin dijital dünyayı doğru anlayıp teh- dit boyutunu görerek fırsat boyutuna odak- lanmaları için bilinçlendirme çalışmalarının yapılması gerekiyor. Bu alanda sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düşüyor. Siber Güvenlik konusunda görüşleriniz nelerdir? Sivil toplum kuruluşlarının temel görevlerin- den biri faaliyet yürüttükleri alanlarda farkın- dalık çalışmaları yürütmek. Siber güvenlik konusu, SETA Vakfı Güvenlik Araştırmaları Direktörlüğü’nün bu anlamda çalıştığı başlık- lardan biri. Araştırmacı Merve Seren tarafın- dan kaleme alınan “Siber Tehditlerle Müca- delede Farkındalık ve Hazırlık” isimli analizde bu hususta önemli tespitlere yer verildi. Bahsi geçen çalışmanın dikkatle okunmasını tavsi- ye ederim. Bu çalışmada yer verilen önemli bir paragrafı aktarmak isterim: “Günümüz toplum ve devletlerinin karşılaş- tıkları yeni güvenlik sorunlarından birisi olan ‘siber tehditler’ mutlak korunmanın da mümkün olmadığı bir alanı temsil etmektedir. Bunda tek- nolojinin çok hızlı ilerleme kaydetmesi ve adeta herkese açık bir yarış alanı olmasının getirdiği sınır tanımazlığı kadar; güvenliğin sağlanabil- mesinin çok aktörlü paydaşlar arasında yoğun bir iş birliği, görev ve sorumluluk paylaşımını gerektirmesi başrolü oynamaktadır. Üstelik bu paydaşlar çoğu zaman ulusal sınırları aşan bir niteliğe sahip olabilmektedir. Bu nedenle siber güvenliğin sağlanmasında ‘sıfır risk’ yerine, ‘yönetilebilirlik’ sınırları içerisinde bu riskleri minimalize etme çabaları öne çıkmaktadır”. Röportaj Dijital Biz 8 Dijital Biz 9
Sayfa 10 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Sosyal Medya konusunda görüşleriniz nelerdir? Sosyal medyanın hayatımıza girmesi ile birlikte bazı terimlere yüklediğimiz anlamların değiştiğini görüyoruz. Yeni internet teknolo- jileri ile birlikte toplumsal alanda da önemli değişimler söz konusu oldu. Örneğin dijital çağda mobilizasyonun artma- sı ile birlikte toplumlar arasındaki etkileşim düzeyi ve bilgi alışverişi arttı. Özellikle sosyal medya ile birlikte hem demokratik hem de şiddet üretmeye yönelik olarak yeni medya- nın imkanlarından yararlanıldı. 2010 Aralık’ta Tunus’ta başlayan ve sonrasında Mısır ve Suriye’yi içerisine alan devrim/karşı devrim hareketleri, 2011’de ABD’de kapitalizmin ürettiği krizlerin bir yansıması olarak ortaya çıkan Occupy Wall Street (Wall Streeti İş- gal Et) eylemleri sosyal medya araçlarının demokratikleşme ve toplumsal muhalefet açısından ne denli önemli olduğunu orta- ya koydu. 2013’te kendisini çevreci olarak tanımlayan kişilerin Taksim Parkı’na AVM yapılacağı gibi asılsız bir gerekçeyle ortaya çıkardığı ve sonrasında farklı şiddet form- larıyla muhtelif yönlere evrilen Gezi Parkı şiddet eylemleri ise bu araçların manipülatif olarak nasıl kullanıldığını da göstermiş oldu. Sosyal medyanın dezavantajlarından birisi de yarattığı bilgi kirliliği ve siyasi konularda manipülasyon amaçlı kullanılması. Örneğin 2013’te kurulan Cambridge Analytica adlı şir- ketin bir uygulama aracılığıyla Facebook’tan milyonlarca kullanıcının verilerini çekmesi ve bu yolla seçimlere müdahale etmesi olduk- ça önemli. Benzer biçimde Rusya ve ABD gibi ülkelerin ülkeleri dışındaki gündemleri belirlemede bu tip araçlardan yararlanmaları ve istedikleri yönde bir algı yaratmak için bu ortamları kullanması son dönemde karşımıza çıkan örneklerden. Türkiye’de özellikle seçim dönemlerinde baş- ta Suriyeli mülteciler ile ilgili olmak üzere bir- çok konuda manipülasyon yapılması sosyal medyanın istenildiği takdirde ne denli tehlikeli bir araç olduğunu gösterir nitelikte. STK’ların bu manipülasyonları engelleme adına fact-checking sistemleri inşa etmesi ve gündemi meşgul eden konularda kamuoyu- nu sağlıklı bir biçimde yönlendirebilmesi bu açıdan son derece önemli. Türkiye’de bilişim alanındaki Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ile ilgili görüşleriniz ne- lerdir? Bilişimciler ve BİLİŞİM GRUBU ile ilgili görüşleriniz nelerdir? BİLİŞİM GRUBU ve Bilişimciler çok genç ve aksiyoner oluşumlar, kısa sürede önemli işle- re imza attıklarını söyleyebilirim. Ülkemizde milli teknoloji hamlesinin konuşulduğu bu- günlerde, hedeflenen başarıya ulaşabilmesi için alanında uzman olarak yetişen nesillere ihtiyacı olacak. Ayrıca yerli ve milli teknoloji bilincinin oluşması ve yaygınlaşması için de sivil toplumun üstlenmesi gereken önemli görevler bulunuyor. Yerli yazılım, uygulama ve içerik üreti - mi stratejik bir ihtiyaç. Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı öncülüğünde organize edilen TEKNOFEST etkinliği, bu anlamda ba - şarılı bir örnek olarak karşımıza çıkıyor. Benzer örneklerin sayısının artması için bilişim alanında faaliyet gösteren STK’la - rın da sayısının artması gerektiğini düşü - nüyorum. Bu vesile ile BİLİŞİM GRUBU ve Bilişimciler’in örnek teşkil edecek çalışma - lara imza atacağına inanıyorum ve başarı - lar diliyorum. BİLİŞİM GRUBU tarafından kamuoyunun bilgisine sunulan Gelecek 5.0 (Future 5.0) yaklaşımı ile ilgili görüşleriniz nelerdir? Gelecek 5.0 projesinin yüksek teknoloji, mutlu insan ve dünya barışı temelli bir yaklaşım olarak ortaya çıktığını biliyorum. Türkiye’nin yerli ve milli teknoloji alanında atağa kalktığı bir dönemde yeni bir takım vizyoner yaklaşımların sürece katkı sağlayacağı kanaatindeyim. Taklitçi yak- laşımlardan kurtulmak için kendi kültürümüze ve sosyal dinamiklerimize uygun orjinal fikirler geliştirmeye ihtiyacımız var. Gelecek 5.0 adıy- la ortaya konan çabanın bahse konu ihtiyacın giderilmesine hizmet edecek bir adım olarak girişimcileri bir araya getireceğine inanıyorum. Röportaj Dijital Biz 10 Dijital Biz 11
Sayfa 12 — dergide görüntüle
Haber 100 Samsung Telefon Hediye! Dergilik’te “Dijital Biz”i İndir, Şansını Katla! “Dijital Biz”in de yer aldığı Dergilik; 2019 yılına hediyelerle başlıyor: 10 kişiye Samsung Galaxy Note9, 10 kişiye Samsung Galaxy S9 ve 80 kişiye Samsung Galaxy J4. 15 Mart’a kadar “Dijital Biz” Ocak 2019 ve Aralık 2018 sayılarını indiren şansını katlıyor: https://dergilik.app/DijitalBiz Dergilik, zengin dergi ve gazete seçeneklerinden dilediğinizi tüm mobil cihazlardan okumanızı sağlayan dijital dergi ve gazete okuma platformudur. Dergilik’te dergilerin ve gazetelerin hem güncel hem de eski sayılarına ulaşabilirsiniz. Bu sayede sevdiğiniz dergi ve gazeteleri hep yanınızda taşırsınız. 15 Mart’a kadar Dergilik’ten dergi ve gazete indiren herkes birbirinden güzel telefonlardan birini kazanma şansı yakalıyor. 10 kişiye Samsung Galaxy Note9, 10 kişiye Samsung Galaxy S9 ve 80 kişiye Samsung Galaxy J4 Dergilik’ten hediye. Kampanyaya Turkcell, Türk Telekom, Vodafone ve diğer tüm operatör servis sağlayıcılarının kullanıcıları hiçbir ücret ödemeden katılabilir. Tek yapmanız gereken uygulamaya giriş yaparak, ücretsiz dergi ve gazete indirmek! Dijital Biz 12
Sayfa 14 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Haber IT Forum Turkey’de Günümüzün Dünyası ve Geleceğin Teknolojileri Konuşuldu 15 ülkeden üst düzey yö- netici ve global firmaların katıldığı IT Forum Turkey et- kinliğinde, Geleceğin Tekno- lojileri, Yapay Zekâ, Endüstri 4.0, Nesnelerin İnterneti ve 5G gibi konular eksenin- de ‘Güvenli Bulut Alt Yapısı Oluşturma’, ‘Reklam Endüs- trisinin Dijital Dönüşümü’, ‘Dijital Dönüşüm Dünyasında Bankaların Geleceği’, ‘Sanat- ta Teknolojinin Yükselişi’ gibi konular da ele alındı. Dijital Biz 14 Dijital Biz 15
Sayfa 16 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Sektörün lider firmalarının canlı demo ve sunumları ile katılımcılarına verimli bir ortam sunan IT Forum Turkey, aynı zamanda daha önce Türkiye’de örneği görülmemiş bir Networking Sistemini ha- yata geçirdi. “Matchmaking Servis” olarak adlandırılan sistem ile katılımcılar özel bir portal üzerinden birbirleriyle iletişime ge- çip, etkinlik gününde özel toplantı alanında bire bir görüşmeler gerçekleştirdi. Dijital Biz Dergisi’nin de medya sponsor- ları arasında yer aldığı IT Forum Turkey; TeamViewer, AWS, Dell Technologies, Penta, Radore, Ericsson, Uptime Institute, Deloitte gibi sponsorlar, BİLİŞİM GRUBU ve Bilişimciler gibi STK’lar tarafından desteklendi. Etkinlik internet üzerinden de canlı yayınlandı. Endüstri 4.0 Panelinde Türkiye’deki ve Dünyadaki Durum, Çözüm Önerileri ve Gelecek Tahminleri Aktarıldı Endüstri 4.0 panelinde Dünyada ve Türki- ye’de endüstri alanındaki gelişmeler değer- lendirildi. Oturumun başkanlığını yapan BİLİ- ŞİM GRUBU ve Bilişimciler Başkanı Şenol Vatansever, açılış konuşmasında Nesnelerin İnterneti, Robotlar, Yapay Zekâ, Makine Öğ- renmesi gibi birçok teknolojinin Endüstri 4.0 ile doğrudan ilişkili olduğuna işaret ederek, “Tüm bu teknolojilerde STK’larımızın üyeleri çözüm sağlıyor durumda. Bu alanlarda çalış- ma gruplarımız da var. Günümüzde Endüstri 4.0’ın ötesinde artık Toplum 5.0 konuşuluyor. Hatta BİLİŞİM GRUBU olarak bizlerin orta- ya koyduğu Gelecek 5.0 yaklaşımının daha fazla konuşulmasını istiyoruz” dedi. Sözlerine devam eden Vatansever, “Türkiye’nin ürettiği yüksek teknolojinin markalaşması ve ihraca- tına ağırlık verilmesi gerekiyor. Taze fikirlerin ve genç girişimciliğin önü açılmalı. Bu konuda atılmakta olan önemli adımlar da var. Ancak Girişimcilik ekosisteminin kaynaklara daha hızlı ve kolay ulaşabilmesi için devletin hima- yesinde özerk bir yapının kurulması gereki- yor” vurgusu yaptı. bir çağ ve gelecek. Yani aslında bilinmezde hayatta kalmaya çalışıyoruz, bu sebeple ve - riler ve bunları değere çevirerek bu belirsiz ortamlarda doğru kararları alabilmek bu ka - dar önem kazanıyor. Diğer taraftan esneklik, değişebilme gücü, adapte olabilme yeteneği ön plana çıkıyor. Yapay zekâ ve makina öğrenmesi ile uzmanlıkların son bulacağı gelecekte yaşam boyu öğrenme prensibini benimsemiş, denemekten, hata yapmaktan korkmayan, merak eden, soru soran, araştı - ran ve disiplinler arası düşünebilen bireyler ancak başarılı olabilecek” şeklinde görüşle - rini paylaştı. Ediz Altun, Intel’in yeni stratejisini veri odaklı bir firma olarak yeniden şekillendirdiğini belirterek, “Bu kapsamda 4 kritik iş alanına odaklanmak istiyor: 5G, AR/VR, Otonom Sürüş ve IOT. IOT ko - nusunda uçtan buluta ve veri merkezine kadar güçlü işlemcileriyle, partnerleri üzeri - nden şirketlerin dijital dönüşüm süreçlerine katkıda bulunuyor. Önümüzdeki dönemde ise, artan yapay zekâ ve görsel bilişim teknolojileriyle çok daha otonom bir dünya - ya doğru Intel teknolojileriyle ilerleyeceğiz” açıklamalarında bulundu. Sektörün yakından bildiği isimler olan pane- listler; Siemens Dijitalizasyon ve Endüstri 4.0 Pazarlama Yöneticisi Derya İren, İn- tel Genel Müdür Yardımcısı ve IOT Satış Direktörü Ediz Altun, Ericsson MEA Dijital Servisler Direktörü Altuğ Seven ve CBK- Soft Ürün Takım Lideri Efe Çağlar değer- lendirmelerde bulundu. Derya İren, dijital dönüşümün ve değişimin artık şirketler için sadece verimlilik veya büyüme için değil, hayatta kalmak için bir gereklilik olduğunun altını çizerek, “2000 yılından bu yana artan bir hızla değişiyor iş dünyası ve Fortune 500’de yer alan şir - ketlerin yarısı artık bu listede değil. Dolayı - sıyla değişim kaçınılmaz. Siemens olarak 2000 yılından bu yana yapmış olduğumuz yatırımlar ve satın almış olduğumuz yazı - lım firmaları ile portföyümüzü genişleterek müşterilerimize bugüne kadar otomasyon alanında elde ettiğimiz tecrübeler ışığında, dijital dönüşümlerinde yön veriyoruz” dedi. Bizi nasıl bir gelecek bekliyor sorusuna ise her şeyin katlanarak arttığı ve hızın büyüklü - ğün algılayabildiğimizin çok üzerinde olduğu bir dönem olduğunu belirten İren, “VUCA dediğimiz belirsiz, karmaşık, muğlak, karışık Haber Dijital Biz 16 Dijital Biz 17
Sayfa 18 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Röportaj Dijitalize Dünya, Mobilize Medya Bir haberin görsel, işitsel veya metinsel olarak bir okuruna, izleyicisine veya din- leyicisine ulaşması için dijital dünyanın etkisiyle yaşanan değişim -ya da günü- müz ifadesiyle- dö- nüşüm inanılmaz. Sanayi Devrimi’nden sonra Dijital Devrimin eşiğinde değil, tam da içinde olduğumu- zu söyleyen Teknoloji Editörü Cem Sünbül ile yeni çağ üzerine konuştuk. Cem SÜNBÜL Habertürk Teknoloji Editörü Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? • Eğitim İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi öğrencisi • İş Tecrübeleriniz Fenerbahçe FM, Show TV, TV8, VogelBu- rada, Habertürk gibi şirketlerde sunucu ve editör olarak çalıştım. • Mevcut Şirketiniz ve Göreviniz Habertürk Teknoloji Editörü, Maarif Vakfı Diji- tal İletişim Sorumlusu Şirketiniz, sektörünüz ve faaliyet alanları- nız ile ilgili bilgi verebilir misiniz? Ciner Yayın Holding bünyesinde faaliyet gös- teren haber temalı portal ve TV kanalı Tür- kiye’nin en çok izlenen ve okunan yayınları arasında yer almakta. Dijital Dönüşüm konusunda görüşleriniz nelerdir? Sizce Türkiye dijital dönüşümde hangi aşamada? Şirketiniz hangi aşama- da, planlarınız nelerdir? Dijital Dönüşüm tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de birçok alanı derinden etkiledi ve etkilemeye devam ediyor. Ne var ki ülke- mizde gerek devlet açısından gerekse büyük ya da KOBİ seviyesindeki şirketlerimizde Dijital Dönüşüm yolunda atılan adımların daha hızlı ve güçlü bir şekilde atılması ge- rektiğini düşünüyorum. Sevindirici gelişmeler olduğunu da belirtmeden geçmeyeyim çünkü mevcut hükümetin özellikle yeni sistemle gelen isimler arasında gelecek adına ümit veren adım atanlar olduğunu görüyoruz. Özellikle Teknoloji Bakanımız Mustafa Va- rank’ın meclis kürsüsünde İHA ve SİHA’larda kullanılan lazer detektör çiplerini göstermesi, teknolojinin, donanımının, yazılımın ve AR- GE’nin önemini ülkenin gündemine taşıması bunun bir göstergesi niteliğinde. Bir diğer önemli gösterge ise şu günlerde yavaş yavaş atmosferine girmeye başladığımız seçimlerle ilgili. Geleneksel mitinglerin yerini Twitter’dan yapılan canlı yayınlar, elde dağıtılan kağıtlar yerine sosyal medya kanallarından yapılan duyurular, sokaklarda dolaşan mobil gürültü merkezleri yerine hedef odaklı reklam payla- şımları kararının alınması dijital dönüşümün kültür olarak tüm alanlara yayılmasının adeta ayak sesleri. Bunlar küçük adımlar gibi görü- nebilir ama büyük adımların atılabilmesi için elzem. Habertürk’ün de içinde bulunduğu Ciner Yayın Holding dijital dönüşüm konusunda -özellikle yayıncılık anlamında- öncü kuruluş- lar arasında yer alıyor. Yayıncılığın her aşa- masını dijital dönüşüme adapte eden şirket, Kadir Has Üniversitesi ile bu konuda özel bir de çalışmayı da sürdürüyor. Sizce Dünyayı değiştirecek teknolojiler nelerdir? Artık herkesin bildiği üzere yapay zekâ içinde bulunduğumuz devrin en önemli tetikleyici- lerinden biri olması muhtemel. Bunu robotlar takip edecektir ancak o filmlerde gördüğü- müz robotlardan ziyade RPA – Robotik Pro- ses Otomasyonu dediğimiz yazılım tabanlı robotlar dünyayı insanımsı robotlardan önce değiştirecektir. Ve tabi sürücüsüz otomobiller. Otomobillerin sürücüsüz olması ve buna bağ- lı gelişecek olan regülasyonlar ayrı, otomobil sahipliği meselesinin de kökten değişmesi meselesi ayrı olarak endüstrileri, dünyayı etkileyecek. Dijital Biz 18 Dijital Biz 19
Sayfa 20 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Dünyada ve Türkiye’de bilişim sektörünün ve medya sektörünün geleceği hakkında öngörüleriniz neler? Bilişim sektörünün geleceğinde daha önce dediğim gibi artık herkesin konuştuğu yapay zekanın hem iyi hem de kötü yönde kulla- nıldığını yakın gelecekte görebiliriz. Karar vericilerin şirketlerini daha iyi yönetmesinden tutun da kurumların şimdiye dek biriktirdiği geçtiğimiz dönemin büyük verilerinin yapay zekâ ile daha işlenebilir ve daha anlamlı hale geldiği bir döneme giriyoruz ve hatta girdik. Yapay zekanın siber güvenlik alanındaki yad- sınamaz etkisini unutmamak gerek. Yapay zekanın bir diğer alanı da gerçek zamanlı öğrenme ki bunun bazı çok belirgin iş fayda- ları olabilir. Örneğin devam eden bir iş akışı yapay zekâ ile ilgili süreç devam ederken yeniden şekillendirilebilir veya bir web sitesi ziyaretçisinin kullanım alışkanlıklarına veya aradığı bilgiye veya ürüne göre yeniden o anda yazılabilir. Bu arada büyük veri demiş- ken, bilişim sektörünü etkilemesi muhtemel konulardan biri de yapay zekâları doyura- cak büyük veriyi toplaması beklenen veri madencilerine olan ihtiyaç. Veri bilimciler ve analizcilerinin büyük ölçekli şirketler ve hatta devletler için geliştirmesi gereken çok sayıda uygulama var. Bunun yanı sıra dünyada 5G beraberinde hız kazanması beklenen IOT (nesnelerin interneti) alanındaki gelişmeleri hızlandırabilir ve kısa zaman sonra bu alan- da somut yenilikler görebiliriz. 5G ile Medyanın Dönüşümü OTT (Over-The-Top) medyanın, yani Netflix, Amazon Prime Video gibi servislerin yaşayan TV kanallarından çok daha iyi ve kişisel bir deneyim sunması nedeniyle çok daha güç- leneceğini göreceğiz. Bu alanda mobil vide- onun da girmesi ile 3 milyar tekil müşteriye ulaşması bekleniyor. Bu gerçeğe dönüşün- ce canlı yayın yapanların sayısı inanılmaz derecede artacak. VR (Sanal Gerçeklik) ile 5G birleşecek ve izleme deneyiminde yeni bir dünyanın kapısı aralanacak. 5G ile birlikte otomobiller de artık birer medya merkezi hali- ne gelecek. Otomobil içindeki ekranlar sürü- cüsüz otomobil gelişmeleri ile uzun uçuşlarda kullandığımız In Flight Entertain- Röportaj ment Systems - Uçak İçi Eğlence Sistem- lerinde olduğu gibi başlı başına bir mecra olacak. Otomobil şirketleri böylece Araç İçi Eğlence sistemi sunarak kendileri birer mec- ra haline gelebilecek. Kim daha fazla araba satmışsa muhtemel o kendi arabasında daha fazla kişiye reklam gösterebilecek, farklı ürünler pazarlayabilecek ve belki de Carflix diye başka bir uygulama da çıkacak. Burada önemli olan akıllı telefondan, araç içi ekranlarına, televizyonlara ve gerektiğinde dev ekranlara, sinemalara uyumlu boyutlar- da içerik sunmak zorunda olan yapımcıların yetenekleri ve dönüşüme ayak uydurmaları gerekliliği. Televizyonlar büyüyor ve ucuz- luyor ama ekran oranları değişiyor. Farklı ekranlarda deneyimin çok iyi olması lazım. Artık tüketiciler klasik televizyon kutusundan çok daha ötede kafa yapısına sahip. Buna en güzel örneklerden biri distopik bilim kurgu dizisi Black Mirror’ın yeni sezonundaki inte- raktif Bandersnatch dizisi… Dünyanın Dört Bir Yanından Tek Yayın Yapmak Mümkün Dünyayı birbirine bağlamak, Super Low Latency - Süper Düşük Gecik- me ile çok daha gerçek zamanlı bir bağlantı sayesinde daha mümkün olacak. Bu bağlantı gücü sayesin- de dünyanın 5 ayrı noktasındaki bir müzik grubu aynı anda bir parça- yı çalma ihtimali gündemde. Eğer cihaz ve teknolojiler bu fırsatı verirse medya için devrim niteliğinde yeni işler çıkması işten bile değil. Bugün bile teknoloji sayesinde maliyetler düşmüşken bu yeni 5G dünyasıyla daha düşük maliyetlerle tanışabiliriz. Dolayısıyla medyanın tamamında olabileceği gibi hayatın birçok alanını değiştirecek ve dönüştürecek gele- cek teknolojisi olarak önümüzde 5G duruyor. Türkiye’nin bu trene binebil- mesi için yeraltındaki internet gücünü artırması şart. Bunun için de mevcut şartlar göz önüne alındığında kurum- lar arasındaki rekabet ve maddi şart- lar zorlayıcı. Bu sorunlar dönüşümün önünde engeller teşkil edebilir ve ilerlememizi yavaşlatabilir. Bunun sonucu ise tahmin edilenden daha vahim olabilir. Sanayi devrimi treni kaçtı, dijital devrim treni kaçmasın. Trene sonradan binenler, devrimi ya- panların trenlerine binmek zorunda kalmıştı. Biz de teknoloji devrimi tre- nine binmek değil, rayını döşemek, lokomotifini ve vagonlarını yapmak için hızlı ve çevik olmalıyız, bu yolu yapabilecek her aşamada taviz ver- meden harekete geçmeliyiz. Öte yandan Türkiye’de bu yıl bilişim alanında beklenen ivmenin yakalan- ması da muhtemel. Zira 15 Temmuz hain darbe girişimine giden süre- cin başlamasından bu yana birçok kademede projelerin yavaşladığı, beklemeye alındığı vakalar söz konusu. Seçimler ve yaşanan ekono- mik dalgalanma sonrası bu yıl ülke- miz bilişimcileri için çıkış yılı olabilir. Elbette ayakta kalanlar için… Dijital Biz 20 Dijital Biz 21
Sayfa 22 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Röportaj Medya Yolculuğu Medya sektörünün geleceğine gelince, biraz geriden almak gerekirse bana adımı veren rahmetli basın emekçisi eniştem Ertuğrul Ye- şiltepe’den söze başlamak isterim. Basın şeref kartı sahibi olan Ertuğrul eniştemi anlatan Hür- riyet, Tercüman ve dönemin büyük gazetelerin- deki basın emekçisi iş arkadaşları; eniştemin gazeteciliğin hakkını verdiğini ürettiği kıymetli içeriğin yanı sıra harflerin tek tek dizildiği, baskının çok meşakkatli olduğu dönemde işin mutfağını da iyi bilmesine bağlıyorlar. Zira 60’larda bir haberin bir gazete basılması ve okura ulaştırılması için müthiş meşakkatli bir yol izleniyordu. Haberi yapacak kişi, flaşı olan bir fotoğraf makinesi, buna uygun bir filmler, not defteri, ses kayıt cihazı, daktilo, tam te- şekküllü bir matbaa, bol miktarda kâğıt, ülke çapında bir dağıtım ağı, bu gazeteyi satacak bir gazete bayii veya bakkal gerekiyordu. Kendi içinde teknolojiden değilse de dijitalden çok uzak yıllardı rahmetli eniştemin gazetecilik yaptığı yıllar. 1993 yılında Fenerbahçe FM’de DJ olarak göreve başladığımda müzik dünyasında CD furyası başlıyordu. Compact Disc’ler analog müzik dünyasının son temsilcisi olan kasetleri bitirecekti. Lisede hazırladığım dergi deneme- lerini saymazsak medya yolculuğuna başladı- ğım radyoculukta şarkıları evde çift kasetçalarlı müzik setinde başa alıp, şarkıyı ayarlayıp ka- nala gidiyordum. Bir süre sonra başa almaya gerek olmayan CD’ler yerini almaya başladı. Radyo ve dergilerin yakın geçmişi, kasetler, plaklar, radyo yayıncılığına özel medyalar, CD’ler, Mikserler, mikrofonlar, yayın antenleri, alıcılar, vericiler, hoparlörler ve radyolar… Bun- lar radyoda çaldığımız şarkıların, ağzımızdan çıkan kelimelerin dinleyicilere ulaşması için gerekli şeylerden bazılarıydı. Chip ve Level dergilerinin üretildiği Vogel gru- bunda 5 yıl çalıştım. Burada bir haberin okur- lara ulaşması için rahmetli Ertuğrul eniştemin yıllarındaki kadar uğraş verilmese bile iyi bir ekibin yanı sıra iyi ekipmanlara da ihtiyacınız vardı. Bilgisayar, çeşitli yazılımlar, internet, ses kayıt cihazı, hala yanında film ihtiyacı olan SLR fotoğraf makinesi ve bu kez suyun yağ bazlı mürekkeple karışmaması prensibini te- mel alan ofset baskı tekniğiyle kalıp kalıp ka- ğıtlara baskı yapan bir matbaa, yine derginin dağıtımı için dağıtım ağı ve satış noktaları. Tehcnology Channel, Show TV, TV8, TRT ve son olarak Habertürk TV’de teknoloji anlattığımız çeşitli programları hazırladım ve sundum. Halen Haberturk, Bloomberg ve Show TV’de haberlere teknoloji konuş - mak için konuk oluyorum. İlk kez program yapmaya başladığım 2003 yılında gösterdi - ğimiz ipuçlarını, yaptığımız röportajları izleyicilerin seyretmesi için gerekenler ise komplike yayın sistemleri, kameralar, mikrofon- lar, kurgu ve montaj setleri, canlı yayın araçları, uydu bağlantısı ve daha fazlasıydı. Türkiye’nin İlk Video İncelemesi Youtube’da Türkiye’nin ilk, dünyanın sayılı video incelemelerinden birini hazırlamak için kullandığımız handycam, kasetteki görüntüyü bilgisayara aktarmak için verdiğimiz uğraş, montaj ve render için geçen süreler, upload için çektiğimiz çileler! Çok uzak değil 10 sene ön- ceydi. İlk radyo işim haricinde aşağı yukarı 20 yıldır çalıştığım yerlerde hep teknolojiyle, internetle, dijitalle ilintili işler yaptım. Şimdi bu işlerin nasıl mobilize ve dijitalize hale geldiklerine bakalım. İnternet ve mobil ci- hazlar sayesinde artık insanlara sesinizle, yazınızla, görüntünüzle ulaşmak için gere- kenlerin tamamı neredeyse tek cihazda bir arada. Iphone ile Çekilen İlk Teknoloji Programı Fotoğrafları çekmenin yanı sıra TV’de yayınlanan programı çekmek bile mümkün. Geçtiğimiz sene Amerika’ya Las Vegas’a CES için gittiğimizde iPhone 7 Plus’a bir dönüştürücü adaptör alarak yayıncılıkta kullanılan mikrofonu taktık ve gerek CES gerekse Los Angeles’taki tüm çekimlerimizi iPhone 7 Plus ve bir mikrofonla yaptık. Aslında ikinci nokta burada başlıyor. Teknoloji, dijital dönüşüm, bilişim adına ülkemizde daha güzel şeyler olması için Bilişimciler’in daha çok çalışması ve daha önemlisi bu oluşumda gördüğümüz gibi bir araya gelerek bir güç olması gerekiyor. Bi- lişimi genelde sadece büyük siber saldırı- larda konuşuyoruz. Bilişimin hayatımızdaki yeri kadar TV’lerde, radyolarda, dergilerde yer bulmasını beklemiyorum ama en azın- dan yurtdışındaki kadar, her gün bir şekilde yer verilmeli ki hem günümüz insanları hem gelecek nesiller bunun önemini daha iyi kavrasın, ülkemizden daha iyi işler çık- sın. Bilişimciler, bilişimin hayattaki yerine yakın değeri yakalasın. Dijital Biz 22 Dijital Biz 23
Sayfa 24 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Haber 773 Milyon Email Hacklendi! İçinde Sizinki de Var mı? Gizlilik ve güvenlik uzmanı Troy Hunt, yakın zaman önce internette ortaya çıkan ve 700 milyon e-posta adresi ile 1,1 milyardan fazla kullanıcı adı- parola ikilisini içeren “Collecti - on#1” adlı veri tabanı hakkın - da bir blog yazısı yayınladı. 87 GB boyutundaki Collection#1, MEGA bulut servisinde ve popüler bazı dark web forum - larında paylaşıldı. Eşi benzeri bulunmayan bilgiler içeren veri tabanı, 2008’den bu yana çeşitli kaynaklardan sızdırılan veri listelerinden meydana geliyor. Konu hakkındaki kaygılarını dile getiren Kaspersky Lab Güvenlik Uzmanı Sergey Lozhkin , “Sızıntılarla ilgili çok uzun süredir devasa boyutlar - da veri toplanıyor. Öyle ki bazı hesap bilgileri artık geçerlili - ğini yitirmiş olabilir. Ancak, in - sanlar bu tehlikenin her geçen gün daha çok farkında olsalar da aynı parolaları birden fazla web sitesinde kullanmaya devam ediyor. Toplanan bu veriler kolaylıkla bir e-posta ve parola listesi haline getirilebi - liyor. Saldırganların yapması gereken tek şey basit bir yazı - lımla parolaların çalışıp çalış - madığını kontrol etmek ola - cak. Hesaplara izinsiz erişimin sonuçları; suçluların kurbanın kişi listesindeki isimlere oto - matik olarak zararlı e-postalar gönderebildiği verimli kimlik avı saldırılarından, kurbanın tüm dijital kimliğini veya pa - rasını çalmak veya sosyal medya ağlarındaki verilerini ele geçirmek için tasarlanan hedefli saldırılara kadar çeşitli - lik gösterebiliyor” dedi. “İnternet üzerindeki faaliyet - lerinde e-posta kimlik bilgile - rini kullanan herkesin en kısa sürede şu adımları atmalarını tavsiye ediyoruz: • https://haveibeenpwned. com/ adresine girerek e-posta hesabınızın ele geçirilip geçi - rilmediğini kontrol edin. • En önemli veya hassas hesaplarınız (internet banka - cılığı, çevrimiçi ödeme veya sosyal medya ağları gibi) için güçlü parolalar kullanın ve bunları düzenli olarak değişti - rin. • Kaspersky Password Ma - nager gibi bir parola yöneticisi kullanın. Böylelikle, tüm diğer parolalarınızı saklayan güvenli kasanın ana parolasını hatırla - manız yeterli olacaktır. • Mümkün olan her yerde iki faktörlü kimlik doğrulama sis - temini uygulayın.” Dijital Biz 24 Dijital Biz 25
Sayfa 26 — dergide görüntüle
Haber Apple’ın Güvenlik Açığının Siber Saldırganlar Tarafından Kullanılması Zor Kaspersky Lab, Apple’ın görüntülü soh - bet uygulaması FaceTime’da kullanıcı - ların dinlenmesine olanak sağlayan bir güvenlik açığının tespit edildiği haberi - nin ardından bu açığın siber saldırganlar tarafından da kullanılıp kullanılmayaca - ğını araştırdı. Kaspersky Lab Güvenlik Araştırmacısı Victor Chebyshev konuyla ilgili şunları söyledi: “Medyada yer alan bilgilere bakıl- dığında, hedef alınacak kişi bir gelen çağrı uyarısı aldığı için saldırganların bu hatadan yararlanıp insanları gizlice izlemesi zor gö- rünüyor. Risk içeren tek durum, hedef alınan kişinin cihazını ‘sessiz’ modda kullandığı anlar olabilir. Bu durumda bir casus hedef aldığı kişinin özel konuşmalarını muhtemelen gizlice dinleyebilir. Genel olarak, günümüzde yazılımlar çok fazla kod satırın- dan oluşuyor ve bunların hatalardan %100 arındırılmasını sağlamak neredeyse imkân- sız. Yazılım markaları bu hataların bulunma- sı ve saldırganlar tarafından kullanılmadan önce düzeltilmesine yardım için güvenlik sektörüne güveniyor. Hataya hızlı müdahale eden Apple takdiri hak ediyor. Şirket kullanı- cıların gizliliğine yönelik herhangi bir saldırıya karşı daha geniş koruma sağlamak için Fa- ceTime Group Chat özelliğini de geçici olarak kapattı. Konu hakkında endişe duyanların, Apple yama yayınlayana kadar FaceTime özelliğini kapatmalarını tavsiye ediyoruz.” Dijital Biz 26
Sayfa 28 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Haber Ebeveynler Çocuklarını Mavi Balina Oyunundan Nasıl Koruyabilir? Dünya çapında pek çok genci intihara sürükleyen Mavi Bali - na oyunu, son olarak Adana’da 13 yaşında bir çocuğun hayatını kaybetmesine yol açtı. Dünyada 500 milyondan fazla kullanıcıyı koruyan Bitdefender Antivirüs’ün Türkiye Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, günümüzde teknolo - jik cihazlarla sıkça zaman geçiren çocukların Mavi Balina oyunu gibi pek çok tehditle karşı karşıya ol - duğunu vurgulayarak ebeveynlerin alabileceği önlemleri paylaştı. Birkaç yıl önce ortaya çıktığından itibaren dünya genelinde pek çok intihar vakasıyla ilişkilendirilen Mavi Balina oyunu, Türki- ye’den de 142 gencin hayatını kaybetme- siyle anılıyordu. Geçtiğimiz günlerde Ada- na’da intihar eden 13 yaşındaki çocuğun da Mavi Balina oyununun kurbanı olduğu- nun anlaşılması, dijital dünyanın çocuklar için ne kadar tehlikeli olabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Çocukların karşılaşabileceği siber tehlikelerin boyut- larına dikkat çeken Bitdefender Türkiye Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, çocuklarını Mavi Balina oyunu gibi çevri- miçi risklerden uzak tutmak isteyen anne babalar için önemli tavsiyelerde bulundu. Adım Adım İntihara Sürüklüyor Çocukları intihara teşvik eden Mavi Balina oyunu, 50 gün boyunca bir mesajlaşma prog- ramı aracılığıyla bağlantılar yollayarak oyun- culardan 50 talimatı yerine getirmesini istiyor. İddialara göre ilk olarak kullanıcıların kişisel bilgilerini ele geçiren oyun yöneticileri, bu bilgilerle şantaj yaparak oyunun bırakılmasını engelliyor. Korku dolu görevlerle çocukların psikolojisini adım adım bozan Mavi Balina, son aşamaya gelenlerden intihar etmelerini istiyor. Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Ada- nalı çocuğun bilgisayarında ve defterlerinde yapılan araştırmalar, bu ölümün de Mavi Bali- na’dan kaynaklandığına işaret ediyor. Mesaj, etiket ve bağlantılar üzerinden sayısız çocuk ve gence ulaşan oyuna dair önlem almaya çalışan sosyal medya platformları ve oyunu yasaklayan ülkeler olmasına rağmen dene- timi gerçekleştirilemeyen Mavi Balina’nın etkileri gitgide büyüyor. Alev AKKOR Bitdefender Türkiye Operasyon Direktörü Dijital Biz 28 Dijital Biz 29
Sayfa 30 — dergide görüntüle
Haber Ebeveynler Nasıl Önlem Alabilir? Bilgisayar, tablet, akıllı telefon gibi internete bağlı cihazları hayatlarının bir parçası haline getiren çocukların yeterli bilince sahip olma- dığını dile getiren Bitdefender Türkiye Ope- rasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, Mavi Balina oyunu ile tekrar gündeme gelen siber risklere karşı çocuklarını korumak isteyen ebeveyn- lerle tavsiyelerini paylaşıyor. • Çocuğunuzu oyalamak ya da kendinize bi- raz zaman ayırmak için internete bağlı cihaz- ları kullanmaktan kaçının. Ebeveyn rehberliği olmadan çocuklar saatlerce çevrimiçi oyun oynayabilir veya internette sörf yapabilir. • Aile bilgisayarını ekranı herkesin görebile- ceği bir yere koyun. • Kuralları belirlemek önemlidir. Çocuğunuza bilgisayar kullanımı ile ilgili kurallar koyun ve onlarla nelerden endişelendiğiniz hakkında konuşun. • Çocuğunuzu müstehcenlik ve saldırganlık içeren spam mesajlar, anlık mesajlar ve e- postaları cevaplamaması konusunda uyarın. • Çocuğunuz sosyal medyada hesap oluştu- rurken, gizlilik ayarları için ona yardımcı olun. Maruz kalacağı içerikleri kısıtlamak konu- sunda teşvik edin ve çevrimiçi arkadaşlarını gerçek hayatta da tanıdıklarından emin olun. • Çocuğunuza mobil uygulamalar indirirken dikkatli olması konusunda öğüt verin. Uygu- lamaların bazıları saldırgan reklam yazılım- ları ve ücretli hatlara mesaj gönderen kötü amaçlı yazılımlar içeriyor olabilir. Oyunları ve diğer mobil uygulamaları sadece resmi uygu- lama mağazalarından indirin. • Çocuğunuzun çevrimiçi aktivitelerini izle- yebileceğiniz ebeveyn kontrolü içeren bir güvenlik çözümü edinin. Bitdefender Ebe- veyn Kontrolü, uygunsuz içerikleri engeller, internet erişimini belli saatlerle kısıtlar ve ebeveynlere çocuklarının çevrimiçi aktivi- telerini uzaktan görüntüleme imkanı sunar. Bitdefender Internet Security ve Bitdefender Total Security ürünlerinin içerisinde yer alan Bitdefender Ebeveyn Kontrolü aynı zamanda bağımsız bir uygulama olarak da mevcuttur. Dijital Biz 30
Sayfa 32 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Dosya Dosya Konusu: Blockchain Vatansever Bilişim +90 850 460 0 886 (VTN) www.vatanseverbilisim.com Uçtan Uca Anahtar Teslimi Çözümler Üretiyoruz Büyük Değişime hazır mıyız? Yakın gelecekte blockchain teknolojisi, iş yapış şeklimizi, finansal varlıklarımızın yönetimini ve buna bağlı alışkanlıklarımızı, söz- leşme yöntemlerimizi, sanal dünyada kim olduğumuzun kimlik karşılığını ve kanıtlama yöntemlerimizi tamamen değiştirecek. Tüm bunlara ek olarak, devletlerin vatandaşlarını tanıma ve ül- kelerin birbirleri ile olan güvenlik ve ticari anlaşmalarını yönetme- lerini kolaylaştıracak. Tedarik zincirinden üretime hızla kullanımı yaygınlaşan IOT cihazlarının sayısının her gün artması ve buna bağlı veri güvenliği açıklarının oluşmasına sebep olurken, Block- chain teknolojisi sensörlerden gelen veriyi güvenli bir şekilde işleyebilmesini, yönetebilmesini ve saklayabilmesini sağlayacak. Blockchain’in, birbirleri ile bütünleşik varlıkların en üst düzeyde veri güvenliğini sağlayarak ve büyük bir değişimi beraberinde getireceği kanaatindeyim. Mustafa Gayır İstanbullines Bilgi Sistemleri ve Dijital Pazarlama Müdürü Blokchain Teknolojsinde Siber Güvenliğin Rolü Siber suçlular her geçen gün finansal verileri, sağlık kayıtlarını, kişisel bilgileri ve fikri mülkiyet gibi değerli verileri daha komp- like ve yeni tekniklerle çalmaya çalışıyor. DDoS saldırılarıyla şirketlerin faaliyetlerini durdurmaya veya gelişmiş ransomware tekniklerinin kullanılması yoluyla para kazanma gibi stratejilere başvuruyor. Blokchain temelde merkezi olmayan, sayısallaştırılmış ve dağı- tılmış defter teknolojisi olarak bilinen teknolojileri barındırması sebebi ile veri şifrelemesinin, denetlenebilirliğin, şeffaflığın ve de- ğişmezliğin temel özelliklerine bağlı olarak inkâr edilemez güve- nilir veri doğrulama imkânı sağlamanın yanında merkezi olmayan yapısı sebebiyle de verilerin gizlilik, bütünlük ve erişilebilirliğine karşı yapılan saldırılarda daha etkili bir güvenlik sağlıyor. İlerle- yen zamanda büyük miktarda verilerin depolanması için ideal bir platform haline gelmesiyle birlikte, siber güvenlik alanında etkili bir teknoloji olarak yerini alacak. Hüsnü Tavlaş Türk Nippon Sigorta Sistem Altyapı ve Bilgi Güvenliği Müdürü Dijital Biz 32 Dijital Biz 33
Sayfa 34 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Dosya Blokchain ile aracısız işlemler Bitcoin protokolünün omurgasını oluşturan Blokchain, basitçe halka açık, güvenilir, şeffaf ve dağıtık bir işlem defteridir. İşlemle- rin aracısız olarak blokchain altyapısı üzerinden şeffaf ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilebilmesi; finans sektörü dışında da kabul görmüş standart iş modellerini değiştiriyor. Özellikle ülkemizde taksi kullanımı noktasında tartışma konusu olan Uber, oda/ev kiralama siteleri gibi internet üzerinden gerçekleştirilen P2P-Peer to Peer (Uçtan uca) paylaşım sistemlerinin yerini alarak aracıları ortadan kaldırabilmesi; merkezi bir yapıdan, dağıtık bir yapıya geçişi ön plana çıkartıyor. Blokchain ile seçim ve anket sonuç- ları herkese açık ve güvenli bir şekilde takip edilebilirken; veri ve kimlik yönetimi, hisse değişimleri, ikili sözleşmelerin aracısız yapılması gibi işlemlerde blokchain altyapısı kullanılabiliyor. Blok- chain uygulamalarının, özellikle kar paylaşım modeli başta olmak üzere, yasal açıdan da mutlaka değerlendirilmesi ve mevzuatta yerinin belirlenmesi gerekiyor.Mustafa Çelikpençe Eksim Yatırım Holding Bilgi Sistemleri Müdürü Blockchain, önümüzdeki dönemde eko- nomik dengeleri değiştirecek ve hayatımı- zın her alanında yer alacak. Blockchain, önümüzdeki dönemde tüm kurumların yeniden yapılanmasını gerektirecek ve ekonomik dengeleri değiştirecek, temelde mevcut sistemlerin güven ve mutabakat problemlerini çözmüş bir teknoloji. Hayatımızın her alanında yer bulmaya aday ve yaygınlaşması da çok uzun süreler almayacak. Kayıtların değiştirilemez olmasından başlayan bir temele sahip. Dağıtık ve çok kullanıcılı sistemlerde verilerin güvenli olarak paylaşılması- nı sağlayan teknolojik özelliklere sahip. Şu anda pek çok örnek kullanım dünyada ve ülkemizde başladı. Kamu sistemleri, kimlik yönetim, akıllı kontratlar, mobil ödemeler, uluslararası ödeme sistemleri, sigorta yapıları, tedarik zinciri, sağlık, lojistik, güvenlik ve enerji yönetim gibi konularda mevcut sistemlere göre daha az maliyetli, daha güvenli ve daha esnek yapılar sunabiliyor.Metin Karabiber Enqura Genel Müdür Blockchain Çağı Blockchain Teknolojileri, Kurumsal ve Ticari faaliyetlerde ürün geliştirme zincirlerinde gerçek bir değişim yaratan, işlem şeffaf- lığı, gizlilik, gelişmiş sistem güvenliği ve çeşitli ilerici kullanım durumlarında kullanılmasına izin veren çeşitlilik çağına doğru ilerliyoruz. Karmaşık tedarik zincirlerini yönetmekten küresel işbirlikleri kur- maya, hatta pazarlama ve müşteri hizmetleri girişimlerini geliştir- meye kadar: blockchain tüm bunları bozma potansiyeline sahip. Aşılması gereken birçok zorluk olsa da, teknoloji hızlı bir şekilde gelişiyor. Gelecekteki büyümenin kilidini açmak için, işletme, sun- duğu fırsatlar alanını keşfederek daha da gelişecek. Küresel rekabet ortamında Blockchain gibi yeni nesil teknolojile- riyle donatan kuruluşlar her zaman bir adım önde olacak.Turgut Çilingir Jolly Tur Bilgi Teknolojileri Direktörü Blokzinciri arkasındaki tehlike, bu sistem sadece sanal para üretmiyor. 256 haneli şifre algoritması ile network oluşturup güvenli ola- rak şifrelenmiş işlem bloklarının oluşumuna dayanıyor ve son kullanıcıları bir araya getirerek daha fazla blok elde edilmesi ne kadar da kulağa güzel geliyor! Bir de işin arka plandaki tehlike- sini görmek gerek. Bu şifreleme metodlarını milyonlarca GPU ve donanımları ile dahil eden güç, tek başına bunu yapamaya- cağı, yani süper quantum PC’lere sahip olamayacağını bu işe başlamadan önce hesaplamıştı. Sistem bizim için size cazip bir teklif sunar gibi bu hashlerin oluşumu için sistemine dahil eder. Belirli bir kazanç sağlamanıza, yani artık bu döngüye girmenize izin verir. Peki bu kadar önemli veri sadece iyi niyetli finansal değerler olarak masumca değerlendirilmeli mi? Dönüp dolaşıp ransomware olarak bilinen işletmelerin milyonlarca dolar zarara uğratan şifreleme bombaları hepimizin dahil olduğu bu sistemler- den çıkarak şirketleri imha ediyor. Evinizde çalıştırdığınız masum bilgisayarınız hiç de masum kalmıyor. Kerem Gün Point Hotel Taksim Bilgi İşlem Müdürü Dijital Biz 34 Dijital Biz 35
Sayfa 36 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Dosya Blockchain’i basite almak, onu bir hayal ola- rak nitelemek sadece kripto para altyapısı olarak değerlendirmek hata olacak. Blockc- hain tam anlamı ile teknolojik bir devrim. Blockchain’i basite almak, onu bir hayal olarak nitelemek sadece kripto para altyapısı olarak değerlendirmek hata olacak. Blockc- hain tam anlamı ile teknolojik bir devrim. Bunun farkında olanlar şimdiden kendi iş süreçlerine blockchain teknolojisini de dahil eden projeleri geliştirmeye başladı. Para transfer işlemlerinden kredi işlemlerine daha güvenli ve süratli hizmet vermeyi amaç- layan finans kuruluşlarından, kişisel sağlık verilerinin çok daha güvenli ama aynı zamanda her an erişilebilir olmasını sağlamaya çalışan sağlık kuruluşlarına kadar birçok proje üzerinde çalışma- lar yürütülüyor. Özünde yer alan bir merkeze bağlı olmadan işlem yapılmasına izin vermesi ile işlemlerin alıcı ile satıcı arasında direkt olarak ve güvenli yol ile olanaklaşması ilerleyen günlerde tüketici olarak bizim arada hiç bir kişi ya da kuruluş olmadan sadece üretici ile temas ederek satın alma yapmamıza imkan sağlayabilecek. Zekeriya Öznam Katılım Emeklilik Bilgi Teknolojileri ve Raporlama Müdürü Blockchain teknolojisi yaşam şeklimizi, işimizi, alışkanlıklarımızı ve hatta hayalle- rimizi değiştirebilir. Günümüzde artık uygulama örneklerini de görebilme şansını yakaladığımız blockchain teknolojisi ile finansal işlemlerin yanısı- ra, e-Ticaret, sağlık, sigorta ve enerji sektörlerinde süreçlerimizi daha şeffaf, demokratik, verimli ve güvenli olarak yapılandıra- bileceğiz. Seçim güvenliği, telif ve patent işlemlerinde merkezi- leştirme sorunları da bu teknoloji ile çözülebilecek. İşin bir diğer heyecanlı kısmı ise bu yeni blockchain sistemlerinin sosyal ağlarla entegrasyonu. Bu entegrasyon, merkezi olmayan, reklam gelirlerinin de içeriklerin ilk üretildiği zincir bazında adaletli olarak dağıtıldığı bir sosyal platform mekanizması haline evrilebilir. Şu anda çok ütopik gelse de, belki de gelecekte parasal sistemler ve vatandaşların hakları konusunda devletlerin güvencesine ihtiyaç kalmayan blockchain üzerinde bir yapı bile inşa edilebilir.Cihan Keser Hannover Fairs Turkey Bilgi Sistemleri ve Online Projeler Direktörü Gelişen ve Değişen Teknoloji ile Blockchain Gelişen teknoloji ile beraber Blockchain teknolojisi kolay ve hızlı bir şekilde veri mimarisinin büyüklüğü fark etmeksizin veri takibini sağlayan, merkezi lokasyonlara bağımlı olmadan güvenli ve hızlı ağlar ile desteklenen bağımsız bir şekilde, dağıtık yapıdaki veri kümelerini yönetebilen veri tabanı sistemlerini oluşturuyor. Bu teknolojiyi kullanan sistemler sadece kripto para transferlerinden ibaret değil. Dış Ticaret ve Lojistik, Sağlık sektörü, Tedarik Zincir- leri, Sigortacılık sektörü ve Uluslararası para transferi sistemleri gibi farklı alanlarda bulunan sektörlerde güvenli, yedekli ve hızlı bir şekilde hizmet veriyor. Arzu Tufan Mobit Bilişim / CASIO IT Yöneticisi Aktif bağımız, Blokchain mi dersiniz? Bitcoin kripto, dijital para ve ödeme sistemi. 2008 yılında dünya- ya duyuruldu. Bitcoin peer to peer (P2P) yapısı gereği dağıtık bir ağ yapısı ile dijital para paylaşımı sağlar ve böylelikle bankalar, noterler, finans şirketleri gibi üçüncü muhataplar aradan çekilir; farklı bir deyişle merkezi otoritesiz internet üzerinden toplu defter tutma ortamını düşünebiliriz işte bu ortama Blockchain (Blok Zinciri) denir. Blockchain teoride sadece bir veri topluluğu. Ancak tipik olarak işlem verilerini içeren geniş veri kayıt sistemi. Block- chain tarih, saat, katılımcıları ve onların her bir işlemin kaydını bloklarında tutar ve sürekli günceller. Zincirleme olan her bir blok (dijital defter), zincirden hemen önce gelen bloğa bir referans içerir. Bu, her bloğun kronolojik olarak sipariş edilmesini sağlar. Blokları bu şekilde birbirine bağlamak, tek bir kişinin blok zinci- rindeki verileri değiştirmesini neredeyse imkânsız hale getirir. Bu algoritmik yapısıyla güvenilir.Çiğdem Morkoç Yılport Holding Bilgi Sistemleri Destek Amiri Dijital Biz 36 Dijital Biz 37
Sayfa 38 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Dosya Blockchain Teknolojisinin Geleceği Blockchain teknolojisi sanal para bitcoin ile birlikte popüler oldu, fakat arkasındaki teknoloji olan blockchain yeni keşfedilmeye başlandı. Şifrelenmiş işlem takibi sağlayan dağıtık bir veri tabanı teknolojisi olan blokchain sanal para dışında dijital kimlik, akıllı kontratlar, takas yöntemi, alış/satış platformları ve ödeme işlem- leri gibi alanlarda kullanılıyor. IBM, Microsoft gibi büyük teknoloji firmaları ve büyük konsorsiyum oluşturan şirketler bu teknoloji üzerine yatırımlar yapıyor. Ülkemizde de söz konusu teknoloji için üniversitelerimizde çalıştaylar yapılıyor ve TÜBİTAK tarafın- dan Blokzincir Araştırma Laboratuvarı kuruldu. Yaygınlaşması ile daha ilgi çekici hale gelecek bu teknoloji günümüzde de pek çok alanda kullanılacak. Salih Soylu T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre ve Şehircilik Uzmanı (Bilgisayar Mühendisi) BlockChain Coinle ilgisi sadece altında yatan teknoloji Blockchain konuştuğumuzda kripto para ilişkisi kurulduğu için bu başlığı atma ihtiyacı duydum. Bir blockchain projesi parasal bir ifade içermese de bu ilişki kurulabiliyor. Yanlış da değil. Block- chain projelerini algılama süreci devam ediyor. Kurumsal olan şirketlerin %44’ü blockchain teknolojisini nasıl kullanabilir diye hala araştırma yapıyor. Bu teknolojinin yararı: Şeffaflık ve sahte belgelerden kurtulmak. Çünkü veri tek bir sistemde değil ve doğruluğu bir çok kaynak- tan teyit ediliyor. Bu teknolojiyi güçlü kılan da budur. Bir ERP’ye veriyi girmeye yetkili kişilerin girdikleri doğrultusunda veri doğru iken, blockchain teknolojisinin kullanıldığı sistemlerde girilen veri birden fazla kaynaktan teyit ediliyor. ABD Afet yönetimini bu teknolojiye kaydırarak sevkiyatların doğru yere gittiğini teyit edi- yor. Sigorta şirketleri bu teknolojiye yatırım yapmak istiyor. Zira; kasko, ekspertiz, hurdacı, tamircinin sistemleri ile bilgileri doğru- layabiliyor. Önder Karademir Özdilek Bilgi Teknolojileri ve Ar-Ge Grup Müdürü 2000’in üzerinde olan kripto değer sayısı çok yakında büyük oranda düşecek ve sadece kendi kitlesini oluşturan kripto değerler hayatta kalacak. İnternet’in ilk kullanıldığı yıllarda niş pazar kavramı yoktu, yani sektörlere özel platformlar mevcut değildi. Bugün ise internetin geldiği yeri şu şekilde özetleyebiliriz; Hotel rezervasyonu için X web sitesi kullanılırken, temel ihtiyaç malzemeleri için Y web si- tesi kullanılır. Sosyal medya dahi bu şekilde sektörlere, hobilere, hizmetlere göre ayrışıyor. Hayvanseverler Z uygulamasını kul- lanırken, av tutkunları Q uygulamasını kullanıyor. Halbuki birkaç yıl öncesine kadar bu sosyal medya uygulamaları Facebook’ta sadece bir sayfadan ibaretken bugün cep telefonu uygulamaları ve web sitelerine dönüştü. Dolayısıyla kendi kitlelerini ve niş pa- zarlarını oluşturdu. Blockchain de tıpkı internet ve sosyal medya gibi sektör, hizmet vb. faktörlerin etkisiyle kendi kitlesine hizmet veren değerleri oluşturacak. Örneğin değer transferi için Ripple, alışveriş için Bitcoin, akıllı sözleşmeler için Ethereum kullanılacak ve 2K’in üzerinde olan değer sayısı büyük bir oranda düşecek. Emre Kunduroğlu United Nations Bilişim Teknolojileri Çağrı Merkezi Müdürü Blockchain (Blok Zinciri) teknolojisi hala yeni, ancak işletmeler üzerindeki potan- siyel etkisi heyecan verici ve çok büyük. Peki neden tüm dünya bundan bahsedi- yor? Ve neden bu kadar önemli? Günümüzün ve geleceğin teknolojilerinin bu denli hızlı ilerleyişi bizi ve yaşadığımız dünyayı farklılaştırdığı gibi kullandığımız ka- ğıt ve madeni paralar, yerini sanal paralara bırakıyor. Blockchain geniş bir bilgisayar ağına yayılmış işlemlerin sürekli güncellenen bir kaydı. Blockchain terimi, değerli bir şeyin kaydedilmesi ve izlenmesi için programlanabilen bir sistem. Merkezi olmayan ve tüm bilgisayar ağları arasında dağıtılmış bir veritabanı gibi düşü- nün. Blok zincir, bilgileri zincir olarak bilinen sürekli bir kronolojik hatta bağlanan bloklar olarak adlandırılan gruplar halinde saklar. Blockchain teknolojisini incelediğimizde günümüzde hemen he- men her sektörde kullanılmaya başlanmış olduğunu görüyoruz. Blockchain, teknoloji dünyasını ve birçok sektörü etkileyecek potansiyele sahip. Yıllar ilerledikçe yaratacağı köklü değişiklikler toplumun yapısını ve içinde bulunduğumuz dünyanın şartlarını değiştirecek düzeyde. Talip Ceylan Goodyear Üretim BT Uzmanı Dijital Biz 38 Dijital Biz 39
Sayfa 40 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Dosya Blockchain ne getirir, ne götürür!.. Çok değil bundan 20-30 yıl önce Bilgisayar, İnternet, Akıllı Tele- fon dendiğinde bir çoğumuz için bilinmeyeni veya kısmen bilineni ifade ediyordu. Şimdi aynı şeyi Blockchain için söyleyebiliriz. Hızla ilerleyen teknoloji bizi Blockchain ile tanıştırdı ve hızlı bir şekilde hayatımıza giriyor, bu kadar tanınması ve hatta bu tekno- lojinin öneminin anlaşılması tabi ki para (Bitcoin) ile oldu. Blockchain teknolojisi; başta Finans Sektörü olmak üzere Sağlık Sektörü, Sigorta Sektörü, Askeri alanlar ve Tedarik Zinciri yöne- timi gibi bir çok alanda kullanılabilir olması, getirisinin olması ve pek tabi beraberinde ne handikaplar doğuracak, neler götürecek onu da az çok tahmin etmek mümkün ise de bekleyip göreceğiz. İbrahim Narman HES Kablo Sistem ve Network Şefi Blockchain hakkında kısa kısa Blockchain ile interneti birbirine çok benzetiyorum. Yerel ağlardan daha geniş ağlara geçip gün sonunda şu an ki internet yapısına nasıl ulaşıldı ise blockchain de veritabanı mimarilerinden çıkılıp dünya çapında bir ağ oluşumuna doğru gidecek. Henüz değil, ama çok yakında... Çünkü güvenlik günümüzün en büyük prob- lemlerinden biri iken blockchain ilk olarak buna çözüm buluyor. Şeffaflık bir diğer çözümü, izlenebilirlik kimlik yönetimi derken fir- malardan ve ülkelerden bağımsız bir ağ oluşturup dileyen herke- sin bu ağ içerisinde son derece güvenli bir şekilde yer almasına olanak sağlıyor. Burak Şentürk Yapıray Bilgi İşlem Müdürü Blockchain ile ticaret daha kolay Küreselleşen ticaretin sonucu olarak tedarik zincir yönetiminde sınırlar ortadan kalktı. Dijital dönüşümün kaçınılmaz olduğu iş ya- pış tarzımızdaki değişim bizleri dijital çözümlere yönlendiriyor. Bu çözümlerden birisi olan blockchain de dünya ticaretinde önemli bir yer alacak. Aracıları ortadan kaldırıp aynı zamanda güven sağlayan blockchain ile ticaret hız kazanacak. Hakan Uçar Cam Merkezi Direktör (CIO) Blockchain ile Akıllı Sözleşmeler Geliyor! Blockchain devrimi başlıyor, az kaldı. İnternet keşifi gibi hayatı- mızı ve çalışma şeklimizi kolaylaştıracak blockchain altyapısını kullanan akıllı sözleşmeler devreye giriyor. Herkesin şikayetçi olduğu fazla bürokrasi, güvensiz ortamlar, para transferleri sorun- larını ortadan kaldıran sistemler kulağımıza ne kadar hoş geliyor, değil mi? Mesela yurtdışındaki bir müşterimiz ile yaptığımız sözleşmeyi, gereken gümrük işlemlerini, müşterilerimizden gelen ödemeleri hiçbir aracı kullanmadan, çok hızlı ve güvenli gerçekleşmesi çok güzel olacak. Yapılan bir çok blockchain işlemi ister istemez bir sanal para transferi ile sonlanacak. İşte burada en büyük sorun karşımıza çıkıyor. Bence resmi olarak tanınan bir sanal para ortaya çıktığı zaman hayat çok değişecek. Kişisel görüşüm her ülke sanal pa- rasını çıkartmak zorunda kalacak ve ekonomik dengeler değişe- cek. Hakan Cem Topal Flokser Bilgi Teknolojileri Müdürü Dijital Biz 40 Dijital Biz 41
Sayfa 42 — dergide görüntüle
Dosya Enqura Bilgi Teknolojileri A.Ş. Monumento Plaza Esentepe Mah. Milangaz Cad. No:75/3 34870 Kartal/İstanbul Tel: 0 216 987 05 05 E-Posta: info@enqura.com BLOCKCHAIN İLE DÖNÜŞÜME HAZIR MISINIZ? Türkiye'nin ilk finansal blockchain projesini hayata geçirmiş ekibimiz Tüm blockchain senaryolarını destekleyen güçlü teknolojik altyapımız Memnun müşteri referanslarımız ile sizler için hazırız. Blockchain, şifrelenmiş işlem takibini sağlayan dağınık veri tabanıdır. Bu tek- nolojiye ise Blockchain Teknolojisi adı veriliyor. Bu teknoloji iyi değerlendirilirse bizim dijital kimliğimiz olacak. Evet, son zamanlarda özellikle internette çokça karşımıza çı- kan Blockchain (Blok Zinciri) adından da anlayacağımız gibi, bir zincirden yani birbirine bağlı bir bağdan bahsediyor. Peki anlamı nedir bu zincirin? Bankacılık ve Finans sektöründe yepyeni bir dönemi başlatan Blockchain teknolojisi özellikle güvenlik nokta- sında tüm riskleri ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Paranın dijital adı olarak tanımlansa da sadece parayı kapsamadığı ortada. Kı- saca nakdi değer arz eden her şeyin şifrelenmiş dijital adı demek yanlış olmayacak. Aslında ülkemize en büyük artılarından biri de ihracat ve ithalatta para transferi sürecini daha hızlı ve daha gü- venilir şekilde sonuçlandırabilmek. Bu vesileyle Uluslararası para değerimizin de artacağını düşünüyorum. Dijitalleşme sürecinde belki 3-5 yıl sonra günlük hayatımızda da sıklıkla kullanacağımız bir teknoloji olarak karşımıza çıkacak Blockchain Teknolojisi. Sonuç olarak Blockchain, insanların dijital kimliği haline dönüşe- bilecek bir teknoloji. Doğan Topkaya Glasshouse Sistem Uzmanı Doğrulamanın en güvenli yolu Kripto paralar ile hayatımıza giriş yapan bu teknolojinin gelecek- te, doğrulama ve teyit gerektiren işlemler açısından vazgeçilmez şekilde kullanılacağı ortada. Sanayi bakanlığının ihracat işlemle- rinde blockchain teknolojisinden faydalanmak için çalışma baş- latması da bunun en somut göstergesi. İhracat işlemleri bir çok farklı idari otoritenin teyidini gerekli bir süreç olması nedeniyle, mevzuata uyumlu şekilde kurgulanacak bir blockchain alt yapısı- nın oluşturulması hem işlem güvenliğini artıracak, hem de işlem- lerin hızını artıracak. Bu şekilde bir ihracat işlemi için birden çok farklı kurum arasında yapılacak işlem doğrulamaları da blockcha- in teknolojisi ile otomatik olarak teyit ediliyor olacak. Bu konuda yerli bir alt yapı tesis edilmesi bir çok bakanlık işlemlerinde de bu teknolojiden istifade edilmesinin önünü açacak. Murat Keçeciler Kececiler & Partners Hukuk Bürosu Avukat Dijital Biz 42
Sayfa 44 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Haber Chafer Siber Casusluk Grubu İran’daki Elçilikleri Hedef Aldı Kaspersky Lab araştırmacıları, İran’daki yabancı diplomatik birimlere casus ya- zılım bulaştırma denemeleri tespit etti. Saldırılarda Remexi arka kapısının güncel bir sürümün kullanıldığı görüldü. Ayrıca çeşitli yasal araçlardan da yararlanıldığı belirlendi. Remexi arka kapısının, Chafer olarak bilinen ve Farsça konuşan kişiler- den oluşan bir grupla bağlantılı olduğu biliniyor. Bu grup daha önce Orta Doğu’da bazı kişilerin gizlice izlendiği operasyona dahil olmuştu. Elçiliklerin hedef alınması, grubun yeni bir alana odaklandığını gös- teriyor. Düzenlenen operasyon, gelişmekte olan böl- gelerdeki tehdit gruplarının hedeflerine kendi yaptıkları basit zararlı yazılımları ve herkesin erişebildiği araçları kullanarak nasıl saldıra- bildiğini gözler önüne seriyor. Saldırganlar bu operasyonda, hedef makinenin yönetimini uzaktan ele geçirebilen Remexi arka kapısı- nın gelişmiş bir sürümünü kullandı. İlk olarak 2015’te tespit edilen Remexi, Chafer adlı siber casusluk grubu tarafından Orta Do- ğu’da bazı kişilerin ve bir dizi kurumun gizlice izlendiği operasyonda kullanılmıştı. Yeni saldı- rıda kullanılan arka kapının Remexi ile benzer kodlara sahip olması ve hedeflerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda, Kaspersky Lab uzmanları bunun Chafer ile bağlantılı olabile- ceğini düşünüyor. Yeni keşfedilen Remexi sürümü uzaktan komut çalıştırabiliyor, ekran görüntüsü alabi- liyor, kullanıcı kimlik bilgileri, giriş verileri ve geçmişi gibi tarayıcı verilerini toplayabiliyor ve yazılan metinleri okuyabiliyor. Çalınan veriler, Windows güncellemelerinin arka planda yapıl- masını sağlayan yasal Microsoft Background Intelligent Transfer Service (BITS) uygulaması üzerinden dışarı çıkarılıyor. Zararlı yazılımları uygun veya yasal kodlarla birlikte kullanma eğilimi, saldırganların yeni zararlı yazılım geliştirirken zamandan ve kaynaktan tasarruf etmesini sağlıyor ve takibi zorlaştırıyor. Kaspersky Lab Güvenlik Araş- tırmacısı Denis Legezo, “Devlet destekli siber casusluk operasyon- larından söz ettiğimizde, insanlar genellikle uzmanların geliştirdiği karmaşık araçlarla düzenlenen geliş- miş saldırılar hayal ediyor. Ancak bu casusluk operasyonunun arkasındaki kişiler çok yönlü tehdit grupları değil de sistem yöneticileri gibi görünüyor. Bu kişiler elbette kodlama biliyor fakat düzenlenen saldırı yeni ve gelişmiş özellikler veya ayrıntılı kod mimarile- rinden çok, mevcut araçların yaratıcı bir şekilde kullanılmasıyla gerçek- leştirilmiş. Ancak, basit araçlar bile büyük hasarlara neden olabiliyor. Bu nedenle kurumlara, değerli bilgilerini ve sistemlerini her seviyeden tehdide karşı korumalarını ve saldırı alanının nasıl değiştiğini anlamak için tehdit istihbaratı hizmetinden yararlanmala- rını tavsiye ediyoruz.” dedi. Dijital Biz 44 Dijital Biz 45
Sayfa 46 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Haber Dünyada 3 Milyon Siber Güvenlik Uzmanı Açığı Devam Ediyor Yeni teknolojiler gelişiyor, siber tehdit alanı genişliyor ama buna cevap verecek siber güvenlik becerilerine sahip kişilerin sayısın- da büyüme sancıları yaşanıyor. ESET Kıdemli Güvenlik Araştır- macısı Stephen Cobb’un derlediği bilgilere göre, küresel siber güvenlik personeli açığı 3 milyona yaklaşmış durumda. En büyük açık ise Asya-Pasifik bölgesindeki gelişen ülkelerde. Global siber güvenlik personeli açığı endişe verici görünüyor. Çeşitli ülkelerden uzman - ları bünyesinde toplayan sertifikalı siber güvenlik uzmanları birliği ISC, yayınladığı çalışmada, açık sayısını tam olarak 2,9 mil - yon olarak gösteriyor. Antivirüs yazılım kuruluşu ESET’in duyurdu - ğu araştırmaya göre en büyük uzman kıtlığı Asya-Pasifik bölgesi ülkelerinde yaşanıyor. Büyüyen ekonomilere, teknoloji geliştiren şirketlere ve yeni veri gizliliği mevzuatlarına sahip bölge ülkelerinde 2,14 milyon kişilik açık olduğu belirtiliyor. Asya-Pasifk Bölge - sini, 498 bin kişilik açıkla Kuzey Amerika izliyor. Açık, Avrupa’yı da kapsayan EMEA bölgesinde 142 bin, Güney Amerika’da ise 136 bin kişi düzeyinde. Kendisi de CISSP sertifikalı bilgi sistem - leri güvenlik uzmanı olan ESET Kıdemli Güvenlik Araştırmacısı Stephen Cobb’a göre ISC’nin incelemesi, küresel düzeyde siber güvenlik becerilerine duyulan ihtiyacı abartmıyor. Söz konusu rakamların ciddiye alınmasını öneren Cobb, “2016’da gerçek - leştirdiğim kendi araştırmamda, doğru siber güvenlik yeteneğini bulmanın orta düzeyde veya çok zor olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 83 seviyesindeydi” bilgisini paylaştı. ESET Güvenlik Uzmanı Cobb, ISC raporu- na ilişkin tespitlerini şöyle sürdürdü: Son ISC raporunda, katılımcıların yüzde 63’ü organizas- yonlarında ‘siber güvenlik alanında personel eksikliği’ olduğunu aktardı. Ayrıca yüzde 60’ı organizasyonlarının ‘bu personel eksikliği ne- deniyle orta ve ileri seviyede siber saldırı riski taşıdığını’ ifade etti. Yeterli insan ne demek? Stephen Cobb, kendi gözlemlerine göre ül- kelerin ve şirketlerin siber güvenlik mesleğine yeterince insan çekmek için gereken çabayı bir türlü gösteremediğini ve bu insanların doğru becerilere sahip olmalarını sağlamak konusun- da yetersiz kaldıklarını düşünüyor. Cobb, söz- lerini şöyle sürdürüyor: Dahası, ‘yeterli insanın’ nelerden oluştuğuna dair tahminler, teknolojinin gelişme ve yayılma hızına ayak uyduramamak- tadır. Genel anlamda, internete bağlanan her yeni cihaz, potansiyel saldırı alanlarının sayısı- nı artırmaktadır. Bu cihazlar denenmiş ve test edilmiş teknolojilere kıyasla yeni olduklarından, onları korumak adına gerekli olan beceri düzeyi de artmaktadır. Drone cihazlardan akıllı ses sistemlerine, akıllı evlere, arabalara ve hatta sunucusuz uygulamalara dek yeni teknoloji dal- galarını temsil eden bu cihazlar, aynı zamanda kötü niyetli kişilerce çıkar elde etmek amacıyla kullanılabilecek yeni güvenlik açıklarını da be- raberinde getiriyorlar.” Dijital Biz 46 Dijital Biz 47
Sayfa 48 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Haber Cybercamp’te Geleceğin Siber Güvenlik Uzmanları Yetişiyor Türkiye’yi bilişim alanındaki saldırılardan koruyacak siber güvenlikçileri yetiştiren ve Bilişim İnovasyon Derneği ile Mental HR-Consultancy tarafından Turkcell’in destekleri ile düzenlenen Cybercamp 2019, Radison Blu Tuzla Otel’de yapılan törenle üçüncü dönem mezunlarını verdi. Bilişim İnovasyon Derneği Başkanı Meh- met Fatih Zeyveli, 3 yılda 104 siber güven- lik uzmanı yetiştirdiklerini ama bu sayının dünyaya göre çok az olduğunu söyledi. Bu yıl yaklaşık 2 bin başvuru arasından seçi- len 24 gencin katıldığı Cybercamp 2019 Mezuniyet Töreni’ne T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fa- tih Kaçır, Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akça, Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, TÜBİTAK BİLGEM İş Geliştirme Başkan Yardımcısı Orhan Muratoğlu, Bilişim İnovasyon Derneği Başkanı Mehmet Fatih Zeyveli, ve Mental HR-Consultancy Kıdemli Yöneticisi Tolga İstanbullu katıldı. CYBERCAMP’E 3 YILDA 10 BİN GENÇ BAŞVURDU… Açılış konuşmasına ‘Bu ülkeyi bilişim ve ino- vasyon kurtaracak’ sözleri ile başlayan Bilişim İnovasyon Derneği Başkanı Baş- kanı Mehmet Fatih Zeyveli, ‘Otomotivde dünya devleri ile rekabet şansımız düşük, çünkü büyük sermaye yatırmak lazım. Ama bilişimde şansımız ve fırsatımız var. Cyber- camp’a 3 yılda yaklaşık 10 bin kişi başvurdu ve toplamda 104 genci yetiştirdik. İlk iki yılda mezun ettiğimiz 80 gencimiz bu süreçte çok iyi şirketlerde işe başladılar. Bu yıl yaklaşık 2 bin başvuru arasından 24 gencimizi seçtik. 12 gün süreyle alanında uzman 22 eğitmen ve 2 takım halinde mentorlarımızdan eğitim aldılar. Bizim elimizden gelen bu, ama aslın- da bu sayı aslında çok az. Her yıl bu alanda bin genci böyle eğitimlerden geçiren ülkeler var ve bu alandaki ürünler hep onlardan çıkıyor.” dedi. Cybercamp 2019’dan mezun olan 24 gence ödev veren Zeyveli, “Cyber- camp 2019 sizler için büyük bir imkân. İleride önemli görevlerde bulunacaksınız. Sizler de aynı sizin gibi bir genç yetiştirin” diyerek sözlerine son verdi. Cybercamp’i düzenleyi- cilerinden Mental HR-Consultancy Kıdemli Yöneticisi Tolga İstanbullu da temel mis- yonlarının genç nesillerin sektöre kazandı- rılması olduğunu ifade etti ve Cybercamp 2019’a katılan gençlerin kariyer yolculukların- da destekçileri olacaklarını belirtti. Dijital Biz 48 Dijital Biz 49
Sayfa 50 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Haber ÜLKEMİZİN MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİ- Nİ GERÇEKLEŞTİRMESİ KAÇINILMAZ… Toplantıda konuşan T.C. Sanayi ve Tekno- loji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kaçır, “Bildiğiniz üzere küresel ekonomi ve rekabet- te yeni bir evrenin içerisindeyiz. Önümüzdeki dönemde küresel rekabet, dijital dönüşüm, büyük veri, büyük veri analitiği, siber güvenlik gibi kavramlar üzerinden şekillenecek. Ülke- lerin ekonomik üstünlükleri, bağımsızlıkları veya bağımlılıkları yine bu parametrelere göre yapılanacak. Tıpkı saygıdeğer Cumhur- başkanımızın da ifade ettiği gibi ülkeler sahip oldukları verileri ve ürettiği bilgileri toprakları gibi hassasiyetle korumazsa geleceğe gü- venle bakamayacaklar.” dedi. Kaçır, şöyle devam etti: “Geleceğin savaşları, konvansiyonel silahlarla değil, siber silahlarla gerçekleştirilecek ve hatta siber saldırıların tahribatı, çok daha ağır olacak. Tüm değişik- likleri sağlayacak paradigmaları iyi yakalayan ülkeler, gelecekte mukayeseli üstünlük elde ederek, oyunun kurallarına göre oynayan hatta oyunun kurallarını koyan ülkeler ola- caklar. Ülkemizin de her alanda bağımsızlı- ğını sürdürmesi, savunduğu tezleri daha gür bir sesle seslendirebilmesi için Milli Teknoloji hamlesini gerçekleştirmesi kaçınılmaz.”. ARTIK GÜVENLİK SİSTEMLERİNİN DE GÜ- VENLİĞİNİ TEMİN ETMEK ZORUNDAYIZ… Bilgi güvenliğinin hayatımızın ayrılmaz bir par- çası olduğuna dikkat çeken Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akça, “Siber güvenlik işin başka bir tarafı. Siber güvenlik, şimdi artık benim bildiğim sınır güvenliğinden daha önemli hale geldi. Dolayısıyla sınırı güvenli tutan, hayatımızı sağlıklı yaşamamızı sağla- yan sistemlerinde güvenliğini sizlere emanet etmek durumuna kadar geldik. Güvenliği inşa ederken, aslında güvenlik dediğimiz şeyin de güvenliğini temin etmek mecburiyetindeyiz.” dedi. Gençlere seslenen Akça şöyle devam etti: “Her şeyin bir ömrü var, bir başı ve sonu var. Önemli olan bu arada ne yaptığınız. Ne iş yapıyorsanız yapın, iyi insan olarak yapın” dedi. 2018 yılı sonu itibariyle dünyadaki her iki insandan birinin internete bağlı durumda olduğuna dikkat çeken Turkcell Genel Mü- dürü Kaan Terzioğlu, “Her zaman olduğu gibi teknolojiyi iyi kullanırsanız iyiliği kötü kullanırsanız kötülüğü getirir. Soğuk savaşın toplum mühendisliği bir anlamda yeni tekno- lojilerle çok daha etkin yapılmaya başlandı. Eğer teknolojiyi doğru kullanmazsak suni zeka döneminde ne olacak. Çünkü datadan bilgiye geçtik, şimdi bilgiden 5G networkle- riyle sıfır gecikmeli teknolojilerle suni zekaya geçeceğiz. Geçeceğiz ama kimin suni zeka- sıyla geçeceğiz. Biz doğal aptallık mı yoksa başkasının suni zekasıyla mı karşı karşıya kaldığımızda eğer hazır olmazsak maalesef kaybedenlerin tarafında olacağız. Gelecekte zengin en iyi suni zekâ ile daha zengin, sağ- lıklı daha sağlıklı, varlıklı daha varlıklı olacak. Ve internet hayatımıza çok daha büyük etkiler getirmeye başlayacak. Artık amacımız sadece ataklardan korunmak değil, amacımız insanı- mızı için daha akıllı, etkin, daha sağlıklı, daha varlıklı teknolojileri de bir araya getirmek, geliştirmek”. BİZİM MÜHENDİSLİK İLE İLGİLİ ZORLU- ĞUMUZ KALMADI… Konuşmasında TÜBİTAK’ın yaptığı çalışma- ları anlatan TÜBİTAK BİLGEM İş Geliştirme Başkan Yardımcısı Orhan Muratoğlu ise “Bizim mühendislik ile ilgili zorluğumuz kal- madı diye düşünüyorum. Bugün en önemli yüksek güçlü lazer silahları ve uydu tekno- lojileri, 5 nesil uçak üretmeye talip oluyoruz. Demek ki mühendislik sorunumuz yok. Asıl büyük sorunumuz bunların paketlenmesinde, pazarlamasında. Bu imkanların bütün dün- yaya açılmasında geometrik satış rakamları elde etmekte gibi görünüyor. Bu taraflarda biraz eksiğimiz var.” dedi. Cybercamp 2019 Mezuniyet Töreni, 12 gün süresince alanında uzman 22 eğitmen ve 2 mentor takımından 100 saat süreyle eğitim alan 24 gencin sertifika töreni ile sona erdi. Dijital Biz 50 Dijital Biz 51
Sayfa 52 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Haber Huawei Kurucusundan Casuslukla İlgili Kritik Açıklama Huawei’nin kurucusu Ren Zhengfei, uzun süren sessizliğini düzenlediği basın toplantısı ile bozarak, şirketin Çin adına casusluk yaptığı suçlamalarını reddet- ti ve Huawei’nin hiçbir ülkeden uygunsuz şekilde sağlamadığını söyledi. 1987 yılında 21.000 Çin Yuan’ı sermayey- le Huawei’yi kuran Ren Zhengfei, 1988’de Huawei’nin CEO’su oldu ve o tarihten bu yana da markanın en üst düzey yöneticisi konumunda. Ren Zhengfei, Shenzhen’de dü- zenlediği basın toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Huawei’nin dünyadaki hiçbir ülkeye zarar verecek eylem- lerin içinde olmayacağının altını çizen Ren Zhengfei, şirketin kimden gelirse gelsin bu tür taleplere cevap vermeyeceğini, hali hazırda Çin hükümetinin de kesinlikle bu tür bir talep- te bulunmadığını söyledi. Adalet doğru kararı verecektir Aralık ayında Huawei CFO’su Meng Wanz- hou’nun Kanada’da göz altına alınması ile ilgili değerlendirmede bulunan Ren Zhengfei, “Huawei, Çin ile ABD arasındaki ticari ihtilafta yalnızca bir susam tohumu. Çin ile ABD ara- sındaki ticaret çatışmasının işimiz üzerinde büyük bir etkisi olmamıştır. 2019 için %20’lik bir büyüme hedefimiz var. “Batı’daki bazı insanlar Huawei’nin ekipman- larının bir tür ideolojiyle damgalandığına inanıyor. Bu bakış açısı, sanayi devrimi sıra- sında tekstil makinelerinin dünyayı olumsuz etkileyeceğini düşünen insanları hatırlatıyor. Bizler yalnızca telekom operatörlerine ekip- man sağlıyoruz ve bu ekipmanın bir ideolojisi yok. Kullanılan teknoloji de Huawei tarafın- dan değil, telekom operatörleri tarafından kontrol edilir. Bunun da ötesinde, yürürlük- teki tüm yasa ve düzenlemelere uymamızı emreden kurumsal politikamız ve temel iş ilkelerimiz açıkça ortadadır. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği’ne uyum politika- mızı geliştirmeyi de ayrıca taahhüt ediyoruz. Dünyadaki telekom operatörlerinin de bize güvenmeye devam edeceğine inanıyorum.” Yüksek teknoloji dünyasında, tek bir şirketin ya da tek bir ülkenin ön plana çıkması nere- deyse imkânsız. Artık bilgi dünyasındayız ve bilgi toplumunda, karşılıklı iş birliği çok önem- lidir. Toplumları yücelten de bu iş birliğidir. Kanada ve Amerika’nın adalet sistemine güveniyorum. Devletler açık ve adildir. Bizler de yargı süreci tamamlandıktan sonra kap- samlı bir değerlendirme yapacağız. Siber güvenlik önceliğimiz, bizim idealimiz teknolojiyle ilerleyen mutlu bir dünya Huawei, ideallerimiz ve toplumun daha ileri gitmesi için çalışıyor. Halka açık şirketler fi- nansal kaygılarla rakamlara daha fazla odak- lanma eğilimindedir. Huawei’nin ise idealleri çok farklı. Siber güvenlik, verilerin korunması ve gizlilik söz konusu olduğunda müşterileri- mizle aynı tarafta olma konusunda kararlıyız. Hiçbir millete veya bireye asla zarar verme- yeceğiz. Biz bir şirketiz ve bir ticari kuruluşuz. Bir işletmenin değerleri, müşteri odaklı olması ve müşteri önceliğidir. Bu bağlamda, siyasi yönetimimiz ile ticari kurum olarak gerçekleş- tirdiğimiz faaliyetler arasında herhangi bir bağ olması söz konusu değil. 5G’de hız kesmeden yola devam ediyoruz Ren Zhengfei, Huawei’nin küresel olarak 5G pazarında rekabet gücünü koruduğunu belirtti. Ren Zhengfei; “Şirket, bugün itibariyle 30’dan fazla ticari sözleşmeye imza attı ve 2.570 farklı 5G patent sahipliğine ek olarak, 25.000 5G baz istasyonunu da dünyanın farklı böl- gelerine şimdiden ulaştırdı. Üst düzey ürünler geliştirdiğimiz sürece, talep almaya devam edeceğiz. Ürünleriniz iyi değilse, tanıtımda ne kadar güçlü olursanız olun, başarılı olmanız mümkün değil. Bazı ülkeler Huawei’den ekipman satın al- mamaya karar verdi. Bu nedenle, odağımızı Huawei ile çalışmayı tercih eden ülkelere daha iyi hizmet edecek şekilde değiştirebiliriz. Bunun yanı sıra; müşterilerimizin pazardaki en gelişmiş ve yenilikçi ürünlere erişebilmelerini sağlamak için Ar-Ge yatırımlarımıza devam ediyoruz. Şu anda, Huawei’nin Ar-Ge yatırımı yıllık ortalama 15-20 milyar ABD doları tutarın- dadır. Huawei olarak Ar-Ge özelinde toplamda 100 milyar ABD doları yatırım yapma planımız bulunuyor.” “Huawei telekomünikasyon yetenekleri açısın- dan dünyanın en güçlü şirketidir. Dünyada 5G altyapı ekipmanı üzerinde çalışan sadece bir- kaç şirket var ve çoğu firma henüz beklenen seviyedeki teknolojilere sahip değil. Örneğin, Huawei’nin 5G baz istasyonları fiber bağlantı gerektirmez. Bunun yerine, ultra geniş bant ana taşıyıcıları desteklemek için, süper hızlı milimetrik-dalga teknolojisi kullanır. Bu, dün- yadaki birçok bölge için ekonomik olarak da benzersiz bir değer teklifi aynı zamanda.” Huawei zorluklardan kaçmayan bir şirkettir Huawei, tüm dünyaya karşı sorumluluk hisse- den bir şirkettir. Japonya’daki olan tsunami ve Fukuşima’daki nükleer sızıntı sırasında orada yaşayanlar etkilenen bölgelerden tahliye edil- di, ancak Huawei çalışanları telekomünikas- yon ekipmanını geri yüklemek için hızla etkile- nen bölgelere gitti. Hayatlarını tehlikeye atarak iki hafta içinde 680 baz istasyonunu yeniden inşa ettiler. CFO’muz Meng Wanzhou, aynı gün Hong Kong’dan Japonya’ya uçtu ve o uçuşta sadece iki yolcu vardı. Endonezya’daki olan bir tsunami sonrasında da 47 Huawei çalışanı, etkilenen bölgelerdeki 668 baz istas- yonunu 13 saat içinde onararak afet yardımı çalışmalarını tüm imkanlarıyla destekledi. Huawei, zorluklardan kaçmayan bir şirkettir. Bizler afetlerden etkilenen bölgelere doğru her zaman yardım elimizi uzatıyoruz. Şeffaf hisse ve yönetim yapısı Huawei özel bir şirket ve şirket hissedarları şu anda Huawei’de çalışan ya da geçmişte Hu- awei’ye yıllarca emek veren çalışanlarımızdan oluşan 96.768 kişidir. Huawei’de çalışmadan şirketin yüzde birine dahi sahip olan tek bir kişi söz konusu değil. Aynı şekilde herhangi bir ku- rum ya da devlet dairesi de Huawei eko-siste- mine dahil değildir. Tüm bu süreç ve hissedar- lar, hisse senedi kayıt defterleri ile belgelidir, bu belgeler şeffaf ve basına açıktır. Huawei’de sahip olduğum toplam hisse sayısı %1,14, Steve Jobs’un Apple’daki hissesi %0,58’di. Bu da gelecekte bana ait olan hisselerin daha da azaltılabileceği anlamına geliyor. Dijital Biz 52 Dijital Biz 53
Sayfa 54 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Makale Dr. Mustafa Özgür GÜNGÖR İstanbul Okan Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Dipnot: Küresel olarak satıla- bilecek katma değeri yüksek ürünler için Ar-Ge’nin inovasyon fikri ile başlatılması ya da sonuçlarının inovasyon ile güçlü bir ticarileşme potan- siyeline dönüştürül- mesi gereklidir. Rafine Bilgi ve Rekabetçi Teknoloji Yeni Teknolojileri Anlamak ve Üretmek için Ar-Ge ve İnovasyon Gereklidir. Geleceği şekillendirecek bazı önemli teknolojilerin son birkaç yıl içinde oluşan popülerliği as- lında onların daha çok kişinin il- gisini çekmesinden daha önemli bir konuyu işaret etmektedir. İnsanlar bu gelişmelere duyarlı- dır, çünkü bunların iş yaşamları- nı hızlı ve yıkıcı şekilde değiştir- me ihtimallerini görmektedirler. Bu konular (endüstri 4.0, yapay zekâ, robotik teknolojileri, nes- nelerin interneti, otonom cihazlar gibi), kabul edilse ya da edilme- se de, dünyayı değiştirmekte olacaklar ve bunları iyi anlayarak gerekli ilerlemeleri gösterme- yen topluluklar bunları satın alıp tüketenler olmaya mecbur kalacaklar. Bunun da maliyeti büyük ihtimal ile oldukça yüksek ve bilgi birikimini temin etmek zor olabilir. Bu kavramların her birinin ge- lişimi yeni olmamakla birlikte; giderek kolaylaşan yazılım geliştirme süreçlerinin, minya- türleşen cihazların, uygulana- bilirlik alanlarındaki ve iletişim altyapılarındaki gelişmelerin ve en önemli bileşeni olarak kullanı- cıların teknoloji tüketimindeki ilgi ve alışkanlıklarının dönüşmesini görmek durumundayız. Önüne geçişin zor olduğu bu güçlü ha- reketin muhtemel sonuçları bu kavramların ticarileşecek şekilde gelişimi ve gündelik hayata etki etmeleri olacaktır. Sadece sanayi ve ticaret değil aynı za- manda sosyo-ekonomik alanlar ve çok sayıda sektör kaçınılmaz olarak etkilenecek. Dolayısı ile toplumdaki bireylerin bunları sadece tüketmek için değil üret- mek için de eğitilerek hazırlıklı olmaları sağlanmak zorundadır. Hali hazırda popülerleşen her konu gibi bunların çok konu- şulduğunu ancak tam olarak kavranmadığını, hatta düzgün yorumlanamadığını net olarak görüyoruz. Bu, toplum için çok kritik bir illüzyon oluşturuyor. Öncelikle bu illüzyonun topluma gerçek aksiyonları almak konu- sunda daha da geç kalmamak amacıyla giderilmesi gereklidir. Basitleştirilerek anlatılmaya çalışı- lan “Endüstri 4.0” ve “Yapay Zekâ” doğru olmaz. “Otonom Cihazlar” ya da “Yazılım Üretimi” kavram- ları daha uzun zamandır bilinse de tam olarak ne kadar zorlu bir beceri, bilgi birikimi ve hızlı geli- şimlerine adaptasyon olduğu an- laşılmadığından, kolay denemez. “Nesnelerin interneti” ve “robotlar” gibi fantastik film hikayeleri ile tanımlanmaması gereken geliş- meler var. Özetle, toplumumuz, şirketlerimiz ve her birimiz bireysel olarak bu teknolojilerin ne olduklarını, ne- reye ilerlediklerini ve nasıl ürete- bileceğimizi tam olarak anlamak zorundayız. Bu noktada araştırma ve geliş- tirme (Ar-Ge) faaliyetleri bunları daha iyi anlamak ve üretime geçmek için; “inovasyon” ise bunların küresel olarak ticarileş- tirilmesinde ve en azından bazı niş konularda dünya liderliğine oynamamız için gerekli temel unsurlardandır. Günümüzde, bilgiye erişimin kolaylaştığı düşünülse de aslında rafine (yıllara dayanan, deneyimleri barındıran) ve işlevsel bilgiye o kadar kolay ulaşılmaz, bunun bir süreçten geçirilmesi ve üze- rinde kolektif olarak düşünülme- si gerekir. Hatta, kolay ulaşılan bilginin herkese aynı uzaklıkta olması, bunun rekabetçiliğini yok eder. Dolayısı ile firmaların ve bireylerin araştırmacı olarak rafine bilgi ile geliştirme yapma- ları beklenmeli. Elbette ki her Ar-Ge faaliyetinin ticarileşmesi zorunlu olmamakla birlikte, küresel olarak satılabilecek katma değeri yüksek ürünler için Ar-Ge’nin inovasyon fikri ile başlatılması ya da sonuçlarının inovasyon ile güçlü bir ticarileş- me potansiyeline dönüştürülme- si gereklidir. Dijital Biz 54 Dijital Biz 55
Sayfa 56 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Haber Teknoloji Fast 50 Türkiye 2018’de Teknoloji Sektörünün Öncüleri Belirlendi 2006 yılından bu yana düzenlenen Deloitte Teknoloji Fast 50 Türkiye Programı’nda, son 5 yılda %27519’luk büyüme kayd- eden EMFA Yazılım Danışmanlık birincilik ödülünü almaya hak kazandı. Bu yıl 13.’sü hayata geçirilen program, Türkiye’nin dijital ekosisteminin gelişmesinde öncü rol üstlenen kurumların bilinirliğine, Türkiye’yi yurt dışında da başarıyla temsil etmeleri için destek olmaya devam ediyor. Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketlerine Avrupa ve dünyaya açılma fırsatı sunan Deloitte Teknoloji Fast 50 Türkiye 2018 Programı’nın sonuçları, 16 Ocak 2019 tarihinde, Kolektif House’ta gerçekleştirilen ödül töreninde açıklandı. Mynet Kurucusu ve Endeavor Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Emre Kurttepeli ve Ciner Grup CIO’su ve IAB Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mahmut Kurşun, ödül töreninde konuk konuşmacı olarak yer aldı. Türkiye’de on üçüncü yılını tamamlayan programın bu yılki birincisi, 2013 yılında ku- rulan ve son dört yılda %27519’luk büyüme kaydeden EMFA Yazılım Danışmanlık oldu. Ödül töreninde Teknofix %14575’lik büyüme ile ikinci olurken, iyzico %7458 büyüme ile üçüncülüğü elde etti. Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketlerinin yarıştığı programda Hype, Teknoloji Özel Ödülü’nün sahibi olurken; “Büyükler Ligi” olarak anılan ve 2017 mali yılı süresince gelirleri 50 milyon Euro ve üzeri olan teknoloji şirketlerinin, son dört yıldaki büyüme hızlarına göre kendi aralarında değerlendirildiği ‘Big Stars’ kategorisinin kazananları ise; Aselsan, Innova ve Logo Yazılım oldu. Innova ayrıca, programın başladığı 2006 yılından bu yana Fast 50 lis- tesine girebilme başarısı gösteren tek şirket olma özelliği taşıyor. Deloitte Türkiye Ortağı ve TMT Endüs- trisi Lideri Metin Aslantaş, yaptığı açılış konuşmasında; “Deloitte Teknoloji Fast 50 Türkiye Programı’nın bu yıl 13’üncüsünü düzenlemekten ve iş dünyasının geleceğini şekillendirecek, Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük edecek şirketleri ödül- lendirmekten büyük mutluluk ve gurur duyuy- oruz. Teknolojinin bugün bizi getirdiği nok- tada sadece makinelerin, kullanılan araçların dijital olması yeterli değil… İhtiyacımız olan; zihinlerde yaşanacak bir dijital dönüşüm… Bugün, sıralamaya giren şirketler de yaptıkları iş kadar, iş yapış biçimleri ve zi- hniyetleriyle Türkiye’de dijital ekosistemin gelişmesinde lider bir rol üstleniyor. Ve biz inanıyoruz ki, bu şirketlerin yurt dışında ül- kemizi gururla temsil edeceğine hep birlikte tanıklık edeceğiz. Buna vesile olabilmek de bizleri ayrıca mutlu ediyor. Diğer yandan; en başından bu yana Deloitte Teknoloji Fast 50 Türkiye Programı’nın hayata geçmesinde emeği olan iş ortaklarımız MOBİLSİAD, ÖDED, TBD, TBV, TESİD, TTGV, TUBİSAD ve YASAD’a da teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi. 2017 Deloitte Teknoloji Fast 50 Türkiye Programı’nda ilk 10’a giren şirketler Sıra Kurum Adı Büyüme Faaliyet Alanı 1 EMFA Yazılım 27519% Yazılım 2 Teknofix 14575% İletişim 3 iyzico 7458% Fintech 4 Pixery 4632% Yazılım 5 Usishi 1956% Yazılım 6 Hype 1675% Medya 7 OTELZ.COM 882% Yazılım 8 Armut 880% İletişim 9 Apsiyon 620% Yazılım 10 ETA Elektronik 588% Donanım Dijital Biz 56 Dijital Biz 57
Sayfa 58 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Haber IAB Türkiye’de Yeni Yönetim Kurulu Seçildi Dijital reklamcılık sektörünün önde gelen meslek örgütü IAB Türkiye’de yeni Yönetim Kurulu seçildi. Son 3 dönemdir Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Nesli- han Olcay başkan seçildi. IAB Türkiye 5. Olağan Genel Kurulu’nu 16 Ocak 2019’da gerçekleştirdi. Faaliyet raporunun sunul- masının ardından 2019-2020 Dönemi’nde görev yapacak yönetim, denetim ve disiplin kurullarının seçimine geçildi. Genel Kurul sonrası yapılan ilk Yönetim Kurulu’nda Neslihan Olcay Başkan seçil- di. 2015 yılından bu yana 2 dönemdir başkanlığı yürütmekte olan ve Genel Kurul’da söz alan Dr. Mahmut Kurşun, geride kalan iki senede yapılan çalışmaları değerlendirirdi. Konuşmasında iki yıl boyunca Yönetim Kurulu ve Yürütme Kurullarında görev alan üyelere teşekkür eden Dr. Mahmut Kur- şun, yaptığı konuşmada “Dijitalin en büyük reklam mecrası olacağı günler çok yakın. Başkanlığı üstlendiğim dönemde ölçümleme, marka güvenliği, insan kaynağı, reklam engelleyiciler, veri, kişisel verilerin gizliliği vs. gibi birçok konuda çalıştık. Bunlardan en önemlisi ise “Dolaysız Marka Eko- nomisi”. Bu öyle bir ekonomi ki, küçücük işletmeler kocaman devlerle rekabet edebiliyor” dedi. Kurşun sözlerini bitirirken yeni IAB Türkiye yönetimine başarılı, verimli bir dönem diledi ve “Hep birlikte sektörümüzü geliştirecek, güçlendirecek çalışma- lara imza atmaya devam edeceğiz. Hedefimiz her zamanki gibi sürdürülebilir ve kontrollü büyüme olacak” dedi. Derneğin yeni başkanı olarak görev alan Neslihan Olcay, Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun oldu. Üniversite yıllarında çalışma haya- tına başlayan Neslihan Olcay, 1995-2010 yılları arasında Initiative Media, Universal McCann ve Mindshare gibi global medya ajanslarında planla- ma uzmanlığından yönetici ortaklığa kadar farklı roller üstlendi. Olcay, 2010-2017 yılları arasında GroupM çatısı altındaki media ajanslarından biri olan Maxus’un CEO’su olarak görev yaptı. Halen aynı çatı altında Wavemaker CEO’luğunu yürüten Neslihan Olcay, yakın zamana kadar eş zamanlı olarak GroupM Türkiye Chief Digital Development Officer’lığı görevini de sürdürüyordu. 2011 yılın- dan bu yana IAB Türkiye Eğitim Yürütme Kurulu Başkanlığı’nı da yapan Olcay, aynı zamanda IAB Avrupa Eğitim Komitesi başkanlığını da yürütüyor. IAB Türkiye görev dağılımı şöyle oldu: Yönetim Kurulu Başkan: Reklamcılar Derneği - Neslihan Olcay Başkan Yardımcıları : Reklamverenler Derneği - Ayşen Akalın, Turkuvaz Reklam Pazarlama Dan. A.Ş - Selim Gülmen Üyeler Akbank T.A.Ş. - Murat Göllü Ciner Yayın Holding A.Ş. - Dr. Mahmut Kurşun Demirören İnternet Yayıncılığı ve Yatırım A.Ş. - Rima Erdemir Doğuş Yayın Grubu A.Ş - Yakup Erdoğan Estetik Yayıncılık A.Ş. - Erhan Acar Genart Medya Reklamcılık İletişim Tic.Ltd. Şti. - Cemal Burak Yılmaz Google Reklamcılık ve Pazarlama Ltd. Şti. - Yeşim Öztekin Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. - Bülent Ayanoğlu Logaritma Internet ve Bilgi Teknolojileri Tic.Ltd.Şti. - Ekin İlyasoğlu Muslu Netcom Medya A.Ş. - Zeynep Taptık Bilgen Optimum Media Direction Medya Hizmetleri Anonim Şirketi - Atakan Demirci Sahibinden Bilgi Teknolojileri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. - Burak Ertaş Up İletişim Ve Medya Hizmetleri A.Ş. - Atakan Kural Vivaki Turkey Medya Hiz. A.Ş. - Erdem Günay Vodafone Telekomunikasyon A.Ş. - Ayşe Ketenci Yıldız Holding A.Ş. - Didem Doğan Zer Merkezi Hiz. ve Tic. A.Ş. - Emrah Ateş Yedek Üyeler Maksimum İletişim Hizmetleri A.Ş. - İlkanGökyılmaz Tooplay İnternet Reklam Hiz. Tic. A.Ş. - Selim Topaloğlu Ph Reklam Danışmanlık San. Tic. A.Ş. - Cüneyt Devrim Demirören Tv Holding A.Ş - Vadi Dipçin Onedio Bilişim Yazılım Medya Teknoloji San. Tic. A.Ş. - Aytek Açık Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon A.Ş. - Banu Çelikkaya Carat Medya ve İletişim Hizmetleri A.Ş. - Leyla Akcan T. Garanti Bankası A.Ş. - Sezin Gül Tanrıverdi Pınar Su Tic.A.Ş - Mutlu Aytemur L’oreal Türkiye Kozmetik San. ve Tic. A.Ş. - Sinem Sandıkçı Denetim Kurulu Üyeler Mynet Medya Yayıncılık Uluslararası Elk. Bilg. ve Haberleşme Hiz. A. Şti. - Orsan Erksoy Ing Bank A.Ş. - Elif Terzi Tezel Rafineri Reklamcılık Hiz. Tic.A.Ş. - Serkan Parker Yedek Üyeler SEM Internet Reklam Hizmetleri ve Danışmanlık A.Ş. - Latif Ali Yılmaz MG Medya Yayıncılık Hizmetleri Tic. A.Ş. - Gönül Sayan Birkiye MccannErickson Reklamcılık A.Ş. - Melda Barkın Disiplin Kurulu Üyeler Mynet Medya Yayıncılık Uluslararası Elk. Bılg. Ve Haberleşme Hız. A. Şti. - Orsan Erksoy Proses Dizayn Ve Tanıtım Hizmetleri San. Ve Tic. Ltd. Şti. - Coşkun Yeşilbaş Admatic Medya A.Ş. - Savaş Yılmazer Yedek Üyeler Noktacom Medya İnternet Hizmetleri San. Ve Tic. A.Ş. - Ömer Umut Güleç Sesliharfler Reklam Tanıtım Ve Yayın Hizm. San Ve Tic. A.Ş. - Görkem Uraz Unilever San. Ve Tic. Türk A.Ş - Efe Volkan Dijital Biz 58 Dijital Biz 59
Sayfa 60 — dergide görüntüle
Haber Dubai’den Türkiye’ye 200 Milyon Dolar Geliyor Başarılı şirket satışları gerçekleştiren gi- rişimcilerin teknoloji girişimlerini destek- lemek, yerli ve milli teknoloji şirketlerine yatırımlar yapmak, çok yönlü destek meka- nizmaları ve uluslararası iş birlikleri oluş- turarak Türkiye’den doğan global başarı hikâyelerini çoğaltmak üzere yola çıkan Boğaziçi Ventures, merkezi Dubai’de bu- lunan MBF Holding ile 200 milyon dolarlık teknoloji girişim fonu kurmak üzere iş birliği protokolü imzaladı. Boğaziçi Ventures Yönetim Kurulu Başka- nı Barış Özistek ve Sharja Şeyhi Qasimi’nin imza attıkları protokol kapsamında Türkiye’de kurulan teknoloji şirketlerinin yanı sıra Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki teknoloji girişimlerine en az 200 milyon dolarlık yatırım yapmak üzere anlaşmaya varıldı. Bu kapsamda iki şirket risk yönetimi, kripto para, sağlık teknolojileri ve çeşitli alanlardaki teknoloji yatırımları yapan şirketlere yatırım yapmayı hedefliyor. Türk ekonomisine güven tam Barış Özistek imza töreninden sonra yaptığı açıklamada 2019 yılına 200 milyon dolarlık bir anlaşma ile başlamaktan dolayı büyük bir mutluluk duyduklarını kaydederek, “Türkiye’ye ve ülkemizin ekonomisine güven tam. Özellikle Ortadoğu ülkelerinde, Türkiye’nin geleceğine, bilhassa teknoloji alanında yapılan yatırımlara büyük bir fırsat gözüyle bakılıyor” diye konuştu. Türkiye teknolojide Avrupa’da ilk sırada Barış Özistek dünyadaki başka ülkelerle kıyas- landığında, teknoloji girişimlerinin kurulması, doğması ve büyümesi için en ideal pazarlar- dan birinin Türkiye olduğunu söyleyerek şöyle devam etti: “Türkiye’deki bir teknoloji girişimini, dünyanın başka bir ülkesindeki maliyetler ortalamasının çok altında test edebilirsiniz. Türkiye’de kurulan başarılı bir girişimin globale ya da bölgedeki ülkelere doğru büyümesi mümkün. Bugün Avrupa’nın en iyi teknoloji girişimleri sıralama- sında Türkiye’den iki tane şirket var. Ayrıca yabancılar tarafından satın alınan da iki oyun şirketi var. Avrupa’da hiç bir ülkenin bu başarı- ya ulaşamadığını görmemiz ve potansiyelimizin farkına vararak geleceğe daha güvenle bakma- mız gerekiyor.” Dijital Biz 60
Sayfa 62 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Haber Türkiye’nin İlk, Avrupa’nın En Büyük Espor Sahnesi Açıldı! Türkiye’de Espor ekosisteminin en büyük destekçisi olan Riot Games, espor ve dijital oyunlar sektörü öze- linde çok önemli bir yatırıma daha imza attı. Riot Games Türkiye, açı- lışına Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Binali Yıldırım’ın da katıldığı; Türkiye’nin ilk, Avru- pa’nın ise en büyük Espor Sahnesi ile Türkiye esporunun gelişimi için çok önemli bir adım attı. Riot Ga- mes Espor Sahnesi, uluslararası or- ganizasyonların ülkemizde gerçek- leşmesi açısından önemli bir yatırım olma özelliğine sahip. Riot Games Türkiye, tüm dünyada gün geçtik- çe büyüyen Espor ekosisteminin, ülkemizde de hız kesmeden güçlenmesi için gerçekleştirdiği yatırımlara hız kesmeden devam ediyor. İs- tanbul, Ataşehir Watergarden’da yer alan Riot Games Espor Sahnesi, Türkiye’nin ilk espor tesisi olarak tarihe adını yazdıracak. Açılış seremonisi kapsamında Türkiye Espor Federasyonu (TESFED) ile Riot Games arasın- da özel bir iş birliği protokolü de Türkiye Espor Federasyonu Başkanı Alper Afşin Özdemir ve Riot Games Türkiye Ülke Müdürü Bora Koçyiğit tarafından imzalandı. Protokol çerçevesinde iki kurumun turnuva, çalıştay, akreditasyon alan- larında uzun soluklu bir iş birliği içinde olması öngörülüyor. Meclis Başkanı Binali Yıldırım esporcu gençlerle bir araya geldi Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Binali Yıldırım, açılışına katıldığı Riot Games Espor Sahnesi’nde gençlerle bir araya geldi. Profes- yonel esporcularla sohbet ederek League of Legends oyunu hakkında da bilgi alan Yıldırım, gençlerle gerçekleştirdiği keyifli sohbetin ardın- dan Riot Games Espor Sahnesi’ni gezdi. Riot Games Türkiye Ülke Müdürü Bora Koç- yiğit: “6 yılda espora toplam 100 milyon TL yatırım gerçekleştirdik.” Türkiye Espor sektörünün büyümesini hızla sürdürdüğünü ifade ederek, “Espor Sahnesi yatırımının, sadece Riot Games açısından de- ğil, günümüzün ve geleceğin en popüler alanla- rından gösterilen espor sektöründe Türkiye’nin oynadığı rol açısından da çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Türkiye’nin genç potansiyeli tüm dünyanın özendiği bir özelliğimiz. Bu özelliği- miz bize tüm spor branşlarında olduğu gibi, teknoloji ve sporun iç içe olduğu Espor’da da harika fırsatlar sunacak. Riot Games Türkiye olarak, espor sahnesi ile birlikte ülkemize son 6 yılda toplam 100 milyon TL’lik yatırım yaparak, espor potansiyelimizin ortaya çıkması adına büyük bir adım attık. Türkiye’de ilk defa profesyonel bir espor liginin fitilini ateşleyerek başladığımız bu yolculukta, bugün dünyanın en büyük espor merkezlerin- den birinin kapılarını aralıyoruz. Riot Games Türkiye olarak en büyük hedefimiz, ülkemizde espor kültürünün yerleşmesini sağlayarak ulus- lararası sahnelerde ülkemizin bayrağını gururla dalgalandırmak” dedi. Dijital Biz 62 Dijital Biz 63
Sayfa 64 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Haber Türkiye Espor Federasyonu Başkanı Alper Afşin Özdemir ise federasyonun kurulması- nın yanı sıra Riot Games gibi dünya çapında faaliyet gösteren kurumsal şirketlerin çabası ile beraber espor alanında büyük gelişme gösterildiğini ifade ederek, “Bu merkezin, Türkiye esporu açısından çok önemli bir tesis olduğunu düşünüyorum. Espor, tüm dünyanın radarına aldığı bir alan olarak dikkat çekiyor. Spor Bakanlığımızın vizyonu doğrultusunda kurulan federasyonu- muz hem yetenekli esporcuların yetişmesine hem de bu nitelikte tesislerin kurulmasında maksimum gayreti gösteriyor. Bu kapsamda, Riot Games ile hayata ge- çirdiğimiz yeni iş birliği çerçevesinde, her iki kurumun birlikte hayata geçireceği turnuva- lara ve espor çalıştaylarına imza atacağız. Ayrıca Federasyon olarak oyuncuların espor- cu lisansı almaları ve takımların da birer spor kulübü niteliği kazanmaları için çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi. Dünya çapında ilk 5’e girdi Türkiye’nin ilk, Avrupa’nın en büyük, Dünya’nın ise en büyük 5 espor merke - zi arasında yer alan bu devasa yatırım, ülkemizdeki Espor ekosisteminin dünya standartlarına ulaşması için çok önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Espor tutkunlarının, her hafta gerçekle - şen Vodafone FreeZone Şampiyonluk Ligi maçlarını canlı olarak izleyebileceği Riot Games Espor Sahnesi, maç günlerinde yaklaşık 1.000 seyirci ağırlayabilecek. LoL ve espor takımlarının ürünlerinin de ulaşı - labileceği merkez, League of Legends ve espor tutkunu gençlerin bir araya geleceği çeşitli aktivitelere de ev sahipliği yapacak. Engin Aksoy: “2 yılda espor pazarına yakla- şık 12 milyon TL’lik yatırım yaptık” Yeni lig sezonunu değerlendiren Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Engin Aksoy, şunları söyledi: “Vodafone FreeZone olarak, esporun en büyük destekçisi olmayı sürdürüyoruz. Es- por ekosisteminin büyümesine destek olmak ve ülkemizde esporun gelişmesine katkıda bulunmak istiyoruz. Yaptığımız işbirlikleriyle oyunculara fayda sağlayacak projelere imza atıyoruz. Espor, ülkemizde yeni bir kavram gibi dursa da taraftarlık bilinci oluşmuş, çok güçlü bir alan. Aynı zamanda, gençlerin yoğun ilgi gösterdiği bir tutku alanı olarak karşımıza çıkıyor. Ülkemizdeki en büyük profesyonel espor ligi League of Legends Şampiyonluk Ligi’ne isim sponsoru olduk. Riot Games’in Türkiye’de isim hakkı verdiği ilk firmayız. 2 yılda espor pazarına yaklaşık 12 milyon TL’lik yatırım yaptık. 2022 yılının sonuna kadar toplam yatırımımızın 30 milyon TL’ye ulaşmasını planlıyoruz. Türkiye’de es- por hızla gelişiyor. Bunun en önemli mihen taşlarından biri, şu anda bulunduğumuz Riot Games Espor Sahnesi. Vodafone FreeZone Şampiyonluk Ligi maçları, bu yıl bu sahne- de canlı ve seyircili bir şekilde yapılacak. Bu mekân sayesinde esporseverlerin maç keyfinin daha da artacağını düşünüyoruz. Ligin isim sponsoru olarak, tüm takımlarımıza başarılar diliyoruz.” 65League of Legends’ın en üst düzeyde oynanacağı ekipmanlarda Dell Alienware imzası E-spor endüstrisine öncülük eden Alienware markasıyla Riot Games Espor Sahnesi’nin önemli bir parçası olmaktan duyduğu mem- nuniyeti dile getiren Dell EMC Türkiye Genel Müdürü Sinan Dumlu, “Türkiye’deki oyun tutkusunun ne denli yüksek olduğunu bildiği- miz için, küreseldeki iş birliğini hemen ülke- mize taşıdık. Türkiye’deki oyun severlerin, oyun deneyimlerini en üst seviyeye çıkaran Alienware markasının yanı sıra Dell Gaming serisi ile her oyuncunun ihtiyacını karşılaya- cak sistemleri sunuyor, her geçen gün artan ilgiye yanıt veriyoruz” dedi. Dijital Biz 64 Dijital Biz 65
Sayfa 66 — dergide görüntüle
Haber 46 Bin Kişi ile 48 Saatlik Oyun Tasarım Maratonu Oyun geliştiricileri, İstanbul Bilgi Üniversi- tesi’nde düzenlenen Global Game Jam’de bir araya geldi. 114 farklı ülkede yer alan toplam 860 merkezle eş zamanlı olarak gerçekleştirilen etkinlikte oyunseverler, 48 saat boyunca çalışarak renkli projelere imza attı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Dijital Oyun Tasarımı Bölümü, bağımsız oyun geliştirici ve ekipleri bir araya getirerek projeler yaratılmasını sağla- mak amacıyla “Global Game Jam”i düzenledi. Etkinlik, İstanbul Bilgi Üniversitesi santralistan- bul RGB Stüdyoları’nda 25-27 Ocak tarihleri arasında aralıksız 48 saat boyunca devam etti. Global Game Jam bu yıl toplam 114 ülkede İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin de aralarında bulunduğu 860 merkezden 46 bin oyunseverin katılımıyla düzenlendi. “Ev sizin için ne ifade ediyor?” sorusuyla yola çıkan oyunseverler kendilerini güvende, mutlu hissettiren duygula- rı öne çıkaran dijital oyunlar tasarladı. Ekipler, oyun tasarımı, grafik tasarım, 3d modelleme, programlama, ses tasarım ve müzik gibi birçok alana katkıda bulunabilecek renkli projelere imza attı. “Dijital oyun yükselen bir trend” Dijital oyunların tüm dünyada olduğu gibi Türki- ye’de de yükselen trendlerden biri olduğunu vur- gulayan İstanbul Bilgi Üniversitesi Dijital Oyun Tasarımı Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Nuri Kara bağımsız oyun geliştirici ve ekipleri bir araya getirerek proje üretimini artırmayı hedef- lediklerini belirtti. Kara, “Günümüz oyun sektö- rüne baktığımızda dünyada yaklaşık 150 milyar dolarlık bir pazar var. Türkiye’de bu sayı her geçen yıl artıyor. 2019 itibariyle yaklaşık 1 milyar dolar seviyesini yakaladık. Sanal gerçeklik, yapay zeka gibi yenilikçi teknolojilerin dijital oyun sektörüne eklemlenmesiyle bu sayının daha da artacağına hiç kuşku yoktur. Bu noktada akade- mi ve sektör işbirliğiyle geliştirilecek dijital oyun projeleri hem nitelikli insan yetiştirmede hem de oyun tasarlama ve geliştirme deneyimlerinin arttırılmasında çok önemli bir rol oynayacaktır” ifadelerini kullandı. Dijital Biz 66
Sayfa 68 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Yerli Oyunlar İhracatta 1 Milyar Dolar Sınırını Aştı Türkiye Oyun Geliştiricileri Der- neği (TOGED) tarafından orga- nize edilen basın toplantısında Türk oyun sektörünün geçti- ğimiz yıl içerisinde büyük bir başarıya imza atarak 1 milyar doları aşan ihracat yaptığı açık- landı. Türkiye Oyun Geliştiricileri Derneği’nin (TO- GED) öncülüğünde ve Ticaret Bakanı Ruh- sar Pekcan ile Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle’nin katılımlarıyla gerçekleştirilen 2018 Oyun Yazılımı İhracat Rakamı Toplantısı’nda Türk oyun sektörünün geçtiğimiz yılki performansı değerlendirildi. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, yaptığı ko- nuşmada yerli oyun geliştiricilerin 2018 yılın- da 1 milyar 50 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdiğini açıkladı. Oyunlar Gurur Kaynağımız Toplantının açılış konuşmasını yapan TO- GED Başkanı Ali Erkin, Türkiye’deki oyun geliştiricilerin başarılarını sıralayarak, sektör olarak uluslararası başarılara imza atmış oyunlarımızla Avrupa’nın pek çok ülkesindeki geliştiricilerden daha ileride olduğumuzun altını çizdi. Erkin, “Bugün telefonlarımızda ve tabletlerimizde en çok oynanan ilk on oyun arasında pek çok Türk geliştiricinin oyununu bulmak mümkün ve bu bizim için çok büyük bir gurur kaynağı” şeklinde konuştu. Yerli ve Milli Yazılımlara Destek Erkin’den sonra söz alan Türkiye İhracatçı- lar Meclisi Başkanı İsmail Gülle, “TİM olarak yazılım ihracatına çok önem veriyoruz. Yazı- lım sektörü kendisinden çok şey beklediğimiz ve 2023 vizyonu içerisinde büyük hedefler koyduğumuz bir sektör. TOGED başkanı Ali Erkin’in de belirttiği gibi, sayın bakanımızın desteği ve vizyonu bu bağlamda çok değerli,” dedi. Yazılımın yerli ve milli olmasının Türkiye’de pek çok şeye kapı açacağını belirten Gülle, İhracatın 7’den 70’e herkes tarafından anlaşılıp benim- senebilen bir kavram olması için özel bir eğitim programı üzerinde çalıştıklarını da sözlerine ekledi. 1 Milyar Doları Aşan Rekor İhracat Gülle’nin ardından kürsüye gelen Ticaret Baka- nı Ruhsar Pekcan, “Türkiye orta gelirli ülkeler seviyesinden yüksek gelirli ülkeler seviyesine geçmek zorundadır. Bunu yapmak için 21. Yüz- yılın yükselen sektörlerine daha fazla teknoloji, tasarım ve markalaşma yatırımları yapmamız gerekmektedir. Bunu yaparken dünyanın tekno- lojik bir dönüşümden geçtiğini göz ardı edeme- yiz,” şeklinde konuştu. Şu anda dünyanın en karlı 20 şirketi arasında yazılım, bilişim ve yüksek teknoloji şirketleri bu- lunduğunun altını çizen Pekcan, bilişim sek törünün hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin ekonomik büyümenin ve toplumsal kalkınmanın vazgeçilmez bir unsuru olduğunu vurguladı. Bilişim sektörünün ekonomik değeri yük- sek parçalarından birinin dijital oyun sektörü olduğunu söyleyen Pekcan, “2018 yılında 138 milyar dolar civarında olan küresel oyun pazarı büyüklüğünün 2021 yılında 180 milyar dolar olması beklenmekte. Bu sayılar sektörün potansiyelini ortaya koymaktadır. Ülkemizdeki oyun pazarının hacmi 750 milyon dolara ulaş- mış bulunmaktadır.” Dijital oyun sektörü ihracat rakamlarının son iki yılda %100’lük bir artış gösterdiğini belirten Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, “2016’da 500 milyon dolar olan ihracat rakamımız 2018’de 1 milyar 50 milyon dolara ulaştı. Bu rakamı daha da arttırmak için çalışmalarımız aralıksız devam etmekte,” şeklinde konuştu. Ticaret Bakanı ve TİM Başkanı toplantının ardından SANLAB Simülasyon tarafından ge- liştirilen simülasyonlar ve alanda bulunan yerli oyunlar hakkında bilgi aldı. Haber Dijital Biz 68 Dijital Biz 69
Sayfa 70 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Röportaj Mustafa GAYIR İstanbullines Bilgi Sistemleri ve Dijital Pazarlama Müdürü Türkiye’de Lojistik Sektörü ve Dijital Dönüşüm Evresi Dijital dönüşümün doğal bir sonucu olarak, Gelecek 5.0 toplumsal dönüşüm sürecini yaşıyor. Bu dönüşüm endüstride ve üretimde köklü değişiklikler yaşatı - yor. Gelecek üretim modelleri değişiyor. Gelecekte üretim; bilgi ağlarından gelen “bilgi”, karar verici “yapay zekâ”, iletişim ve çıktı olarak “ürün” halini alacak. Bu 4 temel bileşeni hareketlendirmek üzere Siber fiziksel sistemler, sensörler, nes - nelerin interneti, makineler arası iletişim (M2M), zeki bilgi ağları ve güvenli bulut bilişim ortamları yaygın olarak gelişiyor. Bu dönüşüm doğal olarak ürünlerin tasa - rımı, iş süreçleri, kalite yönetimi, dijital pazarlama gibi tüm süreçleri de etkisi altına almakta ve kapsamlı bir süreç dö - nüşümü gerçekleşiyor. İşletmelerin tüm süreçlerini etkilediği gibi bu değişim ve dönüşüm tedarik süreçlerinin de yeniden yapılandırılmasını gerektiriyor. Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? İstanbul doğumluyum, Sakarya Üniver - sitesi Mekatronik mezunuyum, iş yaşam dengesi derken, yaklaşık 20 yıldır bilişim sektöründe çalışmaktayım. Sektörde birçok pozisyonda farklı görevlerde bulundum. Şu an İstanbullines Lojistik ve Denizcilik Şirke - tinde Bilgi Sistemleri ve Dijital Pazarlama Müdürü olarak görev alıyorum. Ayrıca 10 yıllık STK geçmişim bulunmakta, bunlara ek olarak Bilişim Grubu yönetim kurulu başkan yardımcılığı ve Bilişimciler Derneği başkan yardımcılığı görevlerini yürütüyorum. Şirketiniz, sektörünüz ve faaliyet alanları - nız ile ilgili bilgi verebilir misiniz? İstanbullines, kurulduğu yıldan bugüne Mar - mara Denizi’nde kabotaj hattında 3 RoPax gemisi ile yılda 100.000 ağır ticari aracın şehir trafiğinden arınmasına katkı sağlıyor. Sanayi, turizm ve ticaret güzergâhında yer alan bu bölgenin deniz taşımacılığına önem - li katkılar sunuyor. Genç gemi filosu, 126 kişilik güçlü deniz ve 10 kişilik beyaz yaka personeli ile deniz ulaşım standartlarını yük - selterek, güçlü bir rekabet ortamı oluşturu - yor. Böylece yolcularının çok daha avantajlı ve kaliteli hizmet almasına katkı sağlıyor. Başta İzmir, Manisa, Balıkesir ve Bursa olmak üzere 12’den fazla ilde faaliyet gös - teren İstanbullines, Türkiye’nin her yerinden lojistik müşterilerine özel, proje taşımacılık hizmeti de sunuyor. İstanbullines; sektörü iyi bilen, hizmet kalitesine önem veren, sosyal katma değer üretebilen nitelikli kadrosuyla Ambarlı-Bandırma- Ambarlı-Gemlik hatların - daki Ro-Ro taşımacılığında ilkleri yaşatma - ya ve fark oluşturmaya devam ediyor. Dijital Dönüşüm konusunda görüşleri - niz nelerdir? Sizce Türkiye dijital dönü - şümde hangi aşamada? Şirketiniz hangi aşamada, planlarınız nelerdir? Dünyada lojistik sektörü 1900’lerden itibaren hızlı gelişmeler gösteriyor. Türkiye ise 80’li yıllarda başlayan yatırımlarla kara, hava, deniz, demir yolu ve kombine taşımacılık alanında altyapı çalışmalarını tamamladı ve 1990 sonrasında yapılan atılımlarla gelişimi - ni sürdürmeye devam etti. 2000’li yıllar lojis - tik sektörünün temelinde kara yolundaki ek - sikliklerin olması ile yavaşlama gösterirken 2000’li yıllar sonrasında yapılan kara yolu yatırımları ile uçtan uca hizmetin ulaştığı kara yolu ağları oluşturuldu. Bununla birlikte hava yolu taşımacılığı, vagon taşımacılığı ve deniz yolu taşımacılığı da büyüme gös - terdi. Teknoloji ve otomasyon hayatımızın her alanında olduğu gibi lojistik sektöründe de hayatı kolaylaştıran teknolojiler sunuyor. Planlanma, sevkiyat, teslimat, mal bedelleri - nin tahsili, iade mallar, rota planlaması, araç takibi gibi pek çok alanda özel geliştirilmiş yazılımlar ve akıllı uygulamalar işleri kolay - laştırdı. Tüm bu gelişmelere ek olarak lojistik ve taşımacılık sektöründe, sürücüsüz kamyon ve insansız gemiler yakın gelecekte yolda olacak. Şu sıralar test pistlerinde yapılan deneme sürüşleri, 2019 sonundan itibaren ana yollarda yapılacak. İnsan kaynaklı hata - ları ve maliyetleri en aza indirmek amacıyla denizcilik şirketleri insansız gemi çalışmala - rına hız veriyor. Önümüzdeki birkaç yıl içinde bazı gemi üreticileri Pasifik’te insansız ge - milerle sefer gerçekleştireceklerini söylüyor. Lojistik sektörünün teknolojiye ve Endüstri 4.0’a entegre olmasıyla önümüzdeki 10-15 yıl içinde yeni mesleklerin hayatımıza girece - ği öngörülürken, araştırmalar yakın gelecek - te bugün yapılan mesleklerin çoğunun artık var olmayacağını söylüyor. Bugün, ilkokula başlayan çocuklar üniver - siteyi bitirdiklerinde yeni meslek dallarında çalışıyor olacak (veri lojistikçileri, veri ma - denciliği, otonom sistem kontrolörleri, robot mühendisleri). Endüstri 4.0’ın sektöre girme - siyle lojistikte tüm süreçler köklü bir değişi - me uğruyor. Karar verici sensörlerin işe dahil olmasıyla insanların işlerinden olacağı gibi bir endişe ister istemez gündeme gelmeye başladı. Teknolojik devrimlerin üretime etki ettiği gibi istihdam alanında kayda değer etkiler oluşturacağı göz ardı edilemeyecek. Bu endişeler daha önceki sanayileşme dev - rimlerinde olduğu gibi bu sefer farklı iş kolları üretecek ve yeni istihdamlar oluşturacak. Dijital Biz 70 Dijital Biz 71
Sayfa 72 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Röportaj Teknoloji dönüşümüyle beraber Lojistik sektöründeki gelişmeler globalde olduğu gibi Türkiye’de de çok önemli değişimler yaşatı - yor. Ülkemizin jeopolitik konumu, ürün hare - ketliliğinin hacmi ve miktarının son yıllarda gittikçe artması, bu hareketlilik ile birlikte verinin toplanması, işlenmesi, depolanması ve bilgisayar ağları üzerinden istenen bir uca güvenli bir şekilde iletilerek kullanıcıların hizmetine sunulmasında kullanılması bilişim sistemlerinin önemini arttırmış bulunuyor. Bu artış, yapılan hizmetlerin yoğunluğu sebebiy - le veri güvenliğini de çok önemli kılıyor. İstanbullines olarak müşterilerimize daha kaliteli hizmet vermek adına tüm operasyo - nel süreçlerimizi dijitalleştirme fikriyle yola çı - karak yeni uygulamalar geliştiriyoruz. İstan - bullines’ın yeni dijital dönüşüm sisteminde online biletleme yazılımı ile tüm müşterile - rimize 1 dakikada biletleme ve rezervasyon işlemlerini tamamlama imkânı veriyoruz. İstanbullines online işlemler merkezi ile bireysel ve kurumsal tüm müşterilerimizi tek bir platformda buluşturuyoruz. Ro-Ro sektöründe inovasyonun lideri olmak ve müşterilerimize en kaliteli hizmeti sun - mak amacı ile başlattığımız teknoloji dönüşü münü, tüm iş süreçlerimizde hayata geçir - meye devam ediyoruz. İstanbullines online işlemler merkezinden müşterilerimiz geçiş, kampanya, rezervasyon, ödeme gibi tüm işlemlerini yapabiliyor. Responsive kullanıcı dostu ekranlar ve mobil uygulamalarla bilet ve rezervasyon işlemleri için müşterilerimize büyük kolaylık sağlıyoruz. İstanbullines Bilgi Teknolojileri departma- nı olarak, yeni online işlemler merkezi ile, özellikle kullanım ve teknoloji açısından sektörümüzdeki rakiplerimizle ayrıştığımıza dikkat çekmek isterim. Tasarım ve altyapı konusunda, Cross platformda en üst tek - nolojileri kullanarak basit, sade ve kullanıcı dostu ekranlar geliştirdik. Bu ekranlar mobil, tablet ve masaüstü cihazların tümüyle uyum - lu olarak tasarlandı. Tüm bunlara ek olarak mobil uygulamayla birlikte çok verimli hizmet sunmayı hedefliyoruz. Doğru teknoloji seçi - miyle ve ülkemizde yetişen kıymetli mühen - dislerle tüm bunları 3 ay gibi kısa sürede hayata geçireceğiz. Bu sayede tüm süreçle - rimizi dijitalleştirmiş oluyoruz. Tüm bunlara ek olarak, çalışanlarımızın hepsine dijital dönüşüm eğitimleri veriyoruz. Sizce Dünyayı değiştirecek teknolojiler nelerdir? Mobil cihazların gelişiminin hızla devam ettiği ve mobil dönüşümün başta olduğu teknoloji dönüşümüne ek olarak IOT, Yapay Zekâ, Drone’lar ve Yardımcı Robotlar, arttırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik, Geofencing tek- nolojisi, otonom araçlar ve Big data dünyayı değiştirmeye devam edecek. Dijital alandaki dönüşüm, tasarımdan üreti- me, stratejiden operasyona kadar bireylerin ve şirketlerin yaşam tarzını kökten değişti- recek, tüketim alışkanlıkları da bu değişimle birlikte etkilenecek. IOT teknolojileri ile birlik- te akıllı fabrikalar, karar verebilen yapay zekâ ürünleri, tedarik zincirinde hızlı ve esnek taşımaya yardımcı “drone”lar ve robotlar, arttırılmış gerçeklik ürünleri ile prototip ürün çıktılarının incelenmesi ve hata payının en aza indirilmesi, mamullerin otonom araçlarla minimum risk ve optimum verimlilikle birlikte hedefe ulaştırılması. Son olarak big data, yeni ürün ve pazar fırsatları oluşturacak. Bunlara ek olarak dijital pazarlama için yeni fırsatlar doğacak. Dünyada ve Türkiye’de bilişim sektörünün ve Lojistik sektörünün geleceği hakkında öngörüleriniz neler? Her gün bir önceki güne göre büyüyen dünya- mızın kıymetli gelişme aracı, bilişim dünyası- dır. Bilişim konuları; üretimden sağlığa, do- ğadan uzaya tüm evreni kapsayan hizmetler üretiyor. Gelecekte ülkemizin bilim dünyasına katkı sağlayacak en önemli üretim aracı hiç kuşkusuz bilişim teknolojileri olacak. Ülkemizin son yıllarda artan bir ivme ile izle- diği enerji politikaları, bizleri dışa açılma ve rekabet oluşturma açısından yüksek teknoloji üretiminde lider olan ülkelere hızlıca yaklaştı- racak. Gelişen ileri teknolojileri ithal etmek ve kul- lanıcı olmak yerine, üreten ve geliştiren ülke konumuna hızlı bir şekilde geçiş yapmamız gerekiyor. Ülkemizde dijital dönüşüm süreçleri hızlı bir şekilde tamamlanmalı, konvansiyonel metotlardan uzak, uçtan uca teknolojik verimli- likle tekrardan yapılandırılmalı. Gelecekte diğer ekonomi ve ticari güçteki ül- kelerle yarışabilmemiz için, bilişim teknolojileri sektörünün öne çıkarılması adına stratejik bir planlama ve uygulama boyutunda kararlı politikalar oluşturulması gerekiyor. Ülkemiz, ekonomik geleceğini güçlendirmek ve yapı - landırmak için bu doğrultuda strateji üretme - li, misyon ve vizyon boyutunda yeni hedefler bulmalı ve zaman kaybetmeden uygulama gayreti içerisinde olmalı. Bilişim dünyasına kuşkusuz en büyük katkı eğitim kurumlarında. Kaliteli meslek insanı yetiştirmek, bilimin bilgi teorisini geliştirmeye yönelik bilimsel araştırma yapmak ve toplu - mun pratik problemlerine çözümler üretmek gerekiyor. Eğitim kurumları bunları dengeli Dijital Biz 72 Dijital Biz 73
Sayfa 74 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Röportaj bir şekilde yürüttüğü ölçüde paydaşları ve toplum tarafından benimsenen, önemsenen, sahip çıkılan etkili bir kurum olabilir. Ülke - mizde son yıllarda kurulan yüksek öğrenim kurulumları ile birlikte bilişim konularında fazlası ile makale ve yayın üretiliyor. Üreti - len dokümanların teoride değil pratikte de yakın zamanda kullanılabilir seviyeye gel - mesini diliyorum. Lojistik sektörü konvansiyonel yönetim metotlarından farklı olarak yeni operasyon süreçlerine ihtiyaç duyuyor. Lojistik sektö - ründeki gelişim ile birlikte bilgi teknolojileri alt yapılarında da hızlı bir değişim ve uyum - luluk, olmazsa olmazlar arasında yer alır. Gemi işletmeciliği için hızlı bir şekilde geli - şim gösteren konuların başında IOT gelir. Mekanik sistemlerin neredeyse tümünden veri alınabilir durumda, yeni üretilen ge - milerde tüm sistem otomasyon sistemleri üzerinden yönetiliyor. Eski gemilerde bile otomasyonel dönüşümler uygulanıyor. Uy - gun haberleşme sistemleri gemi işletmeleri için her zamankinden daha fazla önem arz ediyor. Teknolojik değişim, ürün hareketlerinin takibi ve lojistik operasyon yönetimindeki tüm süreçler entegre bir uyumlulukla çalışmak zorunda. Sevkiyat, sipariş, depo yönetimi ve teslimat gibi coğrafi bilgi sistemi konuları ise süreçleri tümüyle hızlandıracak. Bu neden - le, bilgi teknolojilerinin lojistik stratejik plan - lama olarak kullanımı hayati rol oynuyor. Lojistik süreçlerinde, ürünlerin zamanında hedeflenen noktalara taşınması, sevk edil- mesi ve planlanması süreçlerinin yönetimi bilgi teknolojileri sayesinde gerçekleştiriliyor. Bunlara ek olarak lojistik süreçlerde taşıma operasyonlarından, siparişin alınmasına, sevkiyat bilgilerine, teslimat yerleri, dönüş yükü gibi filo yönetiminin temelini oluşturan bilgi teknolojilerine dayalı alt yapısına kadar tüm süreçler, bilgi teknolojileriyle yönetilebili- yor. Bilgi teknolojileri kullanımı müşterilere ni- telikli, rakiplerine göre çok hızlı çözümleme- ler ortaya koyabilme becerisini kazandırıyor. Bilgi teknolojilerine sahip işletmelerin operas- yon maliyetleri düşüyor, nitelikli işletmecilikle standardize edilmiş süreç yapılarıyla müşteri memnuniyeti ölçümlendirilirken bunun sonu- cunda müşteri memnuniyeti yükseliyor. Daha rekabetçi yapılar oluşturulabiliyor. Bilgi tekno- lojilerinin kullanımı taşımacılık operasyonları ile sınırlı kalmıyor. Lojistik zincirin bir parçası olarak tüm taşıma modellerinde, malların bir- leştirildiği veya dağıtımının yapıldığı taşıma terminallerinde gönderici, taşıyıcı, terminal işletmecisi, alıcılar gibi lojistik hizmet alan ve verenlerin tümünü ilgilendiren bütün kesimle- rin hizmet alt yapılarının bilgi teknolojileriyle- kullanımı, sistemin bir bütün olarak yapısının etkinliğini arttırıyor. Sistemin bütünleşmiş olması, her bir hizmet üreten işletmenin bilgi işlem alt yapıları ile çalışması, günümüzde artık birbirleriyle en- tegre hale dönüşmüş yapıların da oluşmasını sağlıyor. Alıcının sipariş vermesinden itiba- ren, üretimle ilgili lojistik, finansal planlama, depo yönetimi, stok kontrolü, taşımacıların sevkiyat planlaması gibi süreçlerin tamamı, birlikte, birbirleriyle etkileşimli gerçek zamanlı hizmet üretecek duruma dönüştü. Küresel işletmelerin pek çoğu bu eğilim içe- risinde bulunurken, Türkiye’de işletmelerin lojistik alt yapıları yönünden bakıldığında benzer çizgiyi yakalamak konusunda aynı seviyede bulunduğunu söylemek doğru olmayacak. Bu çizgiyi yakalamak için, bilgi teknolojilerine doğru yatırımı yapacak işletme yönetimi kadar, bu teknolojileri kullanabilecek nitelikli personelin de istihdamı gerekiyor. Bilgi teknolojilerindeki gelişim, diğer birçok sektöre göre değerlendirildiğinde, lojistik sek- töründe çok daha yoğun olduğu görülüyor. Malların hareketinin planlamasında, evrakla- rın hazırlanmasında, sevkiyat, teslimat, mal bedellerin tahsili, iade mallar gibi lojistikle ilgili bütün lojistik süreçlerde bilgi teknolojileri- nin kullanımının yaygınlaştığı görülüyor. Sosyal Medya konusunda görüşleriniz nelerdir? Sizce Türkiye Sosyal Medyada hangi aşamada? Şirketiniz hangi aşama- da, planlarınız nelerdir? Dijital reklam harcamalarının yıllık $350 mil- yar dolara yaklaştığı global dünyada, 10 yıl öncesine kadar onlarca yeni meslek ortaya çıkarmış durumda. Bu meslekler pazarlama- da dönüşümü ortaya çıkartıyor. Bu devasa reklam pazarından faydalanan dijital pazar- lama çalışanlarının temel süreçleri, doğru tüketiciye, doğru zamanda, doğru platformda, doğru içeriği ulaştırmak, bunun nihai hedefe olan -çoğunlukla satış- etkisini ölçmek ve bu doğrultuda yeni aksiyonlara yön vermek. Türkiye’de yapılan araştırmalara göre; 82 milyona yaklaşan ülke nüfusunun 54,3 mil- yonu internet kullanıyor. Mobil internet kulla- nıcısı sayısı 51,5 milyon, aktif sosyal medya kullanıcı sayısı 51 milyona ulaştı. Mobil telefon kullanıcısı sayısı toplam 59 milyon ile nüfusun %73’ünü kapsıyor. Sosyal medya- yı mobilden kullanan kişi sayısı 44 milyona yaklaştı. Türkiye’de mobil telefon kullanımı %98, akıllı telefon kullanımı %77 ve bilgisa- yar kullanımı %48. Türkiye’de herhangi bir cihazla internette geçirilen toplam süre gün- lük 7 saat, sosyal medyada geçirilen süre ise 2,5 saattir. 51 milyon kişi aktif olarak sosyal medyayı kullanıyor. Mobil cihazlardan sosyal medyayı kullanan kişi sayısı 44 milyon. En çok kullanılan ilk üç sosyal medya platformu sırasıyla YouTube, Facebook ve Instagram. Aktif olarak sosyal medya platformu Face- book’u kullanan kişi sayısı 51 milyona ulaştı. Instagram 33 milyonluk kullanıcı sayısı ile Türkiye’de en çok tercih edilen 3. sosyal medya platformu. Tüm bunlara ek olarak, İn- ternet kullanıcılarının %56’sı bir ürünü inter- nette araştırıyor, %43’ü ise satın alma işlemi- ni internetten gerçekleştiriyor. Bu verilerden ortaya çıkan sonucu, pazarlamada “dönü- şüm” olarak adlandırmak mümkün. Sosyal medya sadece kişisel verileri değil, şirketlerin tüm pazarlama aktivitelerini de içerisinde ba- rındıran yeni pazarlama aracı. İstanbullines olarak pazarlama çalışmalarımızda öncelikli olarak sosyal medya platformlarını kullanı- yoruz. Bu önceliğimiz, yaptığımız pazarlama aktivitelerinden doğru sonuçları aldığımızı da kanıtlıyor. Dijital Biz 74 Dijital Biz 75
Sayfa 76 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Haber İhracat Yeşil Sahalara İniyor TİM Başkanı İsmail Gülle, “İhracat kültürünü toplumun her kesimine ulaştırmak için böyle bir kampanya başlattık. Ülkemizde milyonlarca vatandaşımız futbolu yakından takip ediyor. Genç nüfusumuz ise, doğru yönlendirilip desteklendiği takdirde pek çok alanda olduğu gibi, sporda da en büyük rekabet avantajımız. Bu yüksek potansiyel, spora olan ilgi ve sevgi, Türkiye’de sporun gelişimi; ihracat açısından son derece cesaret verici. İnanıyo- rum ki, futbola ve takımlarına gö- nül veren taraftarlarımız aracılığıy- la ihracat farkındalığını toplumun tüm kesimlerine ulaştırarak önemli bir potansiyel yaratmış olacağız. Toplumumuzun sahip olduğu ener- ji ve girişimcilik ruhu, ihracatı bir adım daha öteye taşıyacak” dedi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), ekonominin lokomotifi olan ihracatı fut- bolseverlerle buluşturmak amacıyla Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile iş birliğine gitti. TFF’nin verdiği destekle tüm Süper Lig takımları 19. Hafta maçlarına “Türkiye İhracatla Yükselecek” pankartıyla çıkacak. İhracat Ailesi’nin çatı kuruluşu TİM, ihracatı 7’den 70’e toplumun tüm kesimlerine tanıtmak amacıyla sürdürdüğü projelerine bir yenisini daha ekledi. TİM, Türkiye Futbol Federasyonu ile işbirliğine giderek futbol- severlere ulaşmak için yeşil sahalara indi. Yapılan işbirliği kapsamında, Spor Toto Süper Lig Lefter Küçükandonyadis Se- zonu 19. Hafta müsabakalarına ev sahibi takımların tamamı, “Türkiye İhracatla Yüksel- ecek” ibareli pankartla çıkacak. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören’e teşekkür eder- ek “Sayın Demirören’in, ihracat sektörüne yönelik duyarlılığı artırmak için başlattığımız kampanyaya verdiği destek çok önemli. İhracat kültürünü toplumun her kesimine ulaştırmak için böyle bir kampanya başlattık. Ülkemizde milyonlarca vatandaşımız futbolu yakından takip ediyor. Genç nüfusumuz ise, doğru yönlendirilip desteklendiği takdirde pek çok alanda olduğu gibi, sporda da en büyük rekabet avantajımız. Bu yüksek potansiyel, spora olan ilgi ve sevgi, Türkiye’de sporun gelişimi; ihracat açısından son derece ce- saret vericidir” dedi. İhracatta geçtiğimiz yılı rekorlarla kapattık- larını hatırlatan Gülle, şunları söyledi: “Biz TİM olarak ihracatın Türk insanının refahın anahtarı olduğuna inanıyoruz. Artık hedefimiz ihracatta rekorlar kırmanın da ötesinde dış ticaret fazlası veren Türkiye’dir. Bu anlamda, “Türkiye İhracatla Yükselecek” diyor ve bu- nun için var gücümüzle çalışıyoruz.” Gülle: “Toplumumuzun girişimcilik ruhu ihra- catı bir adım öteye taşıyacaktır.” 2019 yılını “İhracatta Sürdürülebilirlik ve Ye- nilikçilik” yılı olarak ilan ettiklerini ve yıl içinde İhracatta İlk Adım Seferberliği, İhracatta Sıfır Atık Seferberliği, İhracat Oyun Yazılımı gibi projeleri hayata geçireceklerini hatırlatan TİM Başkanı, ihracatın toplumun tüm kesimleri- ne mal edilmesinin, sektörün büyümesi ve gelişmesi için hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Türkiye’de gerek mal gerekse hizmet üreten bütün kesimleri ihracatçı yapmak için çalıştık- larını söyleyen Gülle, “İnanıyorum ki, futbola ve takımlarına gönül veren taraftarlarımız aracılığıyla ihracat farkındalığını toplumun tüm kesimlerine ulaştırarak önemli bir potan- siyel yaratmış olacağız. Toplumumuzun sahip olduğu enerji ve girişimcilik ruhu, ihracatı bir adım daha öteye taşıyacaktır” değerlendir- mesinde bulundu. Dijital Biz 76 Dijital Biz 77
Sayfa 78 — dergide görüntüle
Haber 2018 yılında mobil oyun ve uygulamalara yapılan harcama istatistikleri belli olurken, harcanan tutarın 101 milyar dolar olduğu görüldü. Medya takibinin öncü kurumu Ajans Press, mobil oyun ve uygulamalara yönelik yapılan araştırmayı inceledi. Ajans Press’in App An- nie “The State of Mobile” raporundan ve me- dya yansımalarından derlediği bilgilere göre, geçen yıl mobil oyun ve uygulamalara 101 milyar dolar harcadığımız görüldü. Bu raka- ma bakıldığında oyunlara harcanan paranın yüzde 75 arttığı saptanırken, son 2 yılda 194 milyar uygulamanın indirildiği kaydedildi. Mo- bil tüketicilerin yaptığı harcama ise en fazla Çin’e giderken, Çin’in yüzde 32 paya sahip olduğu görüldü. Türkiye ise bu bağlamda yüzde 1 pay edinirken, Tür - kiye merkezli şirketlerin mobil uygulamalar için yaptığı harcamadan, toplamda 1 milyar dolar gelir elde ettiği tespit edildi. PUBG DAMGA VURDU Ajans Press ve PRNet’in gerçekleştirdiği medya incelemesinde, konuyla ilgili yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. Son bir yıl içerisinde mobil oyun ve uygu - lamalarla alakalı yazılı basına 6 bin 579 haberin yansıdığı tespit edildi. Yazılı me - cralara yansıyan haberler içeriklerine göre kontrol edildiğinde geçtiğimiz yıl en çok PUBG’nin ön plana çıktığı görüldü. Dijital Biz 78
Sayfa 80 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Makale Hüsnü TAVLAŞ Türk Nippon Sigorta Sistem Altyapı ve Bilgi Güvenliği Müdürü Dipnot: Günümüzde her birey bir teknoloji kullanıcısıdır ve bu yüzden siber riskler karşısında sorum- ludur. Bu sebeple, tüm çalışanları siber güvenlik bilincine sahip bir organizas- yona dahil etmek önemlidir. Siber Güvenlik Çalışanlarınızla Başlıyor Şirketlerde veya kurumlarda, siber güvenlik araç ve tekniklerinin uygulanması ve sorumluluğu BT departmanı veya yönetimde olabilir. Günümüzde her birey bir teknoloji kullanıcısıdır ve bu yüzden siber riskler karşısında sorumludur. Bu sebeple, tüm çalışanları siber güvenlik bilincine sahip bir organizasyona dahil etmek önemlidir. 2019’un ilk günlerinde İnternet Güvenliği Uzmanı Troy Hunt binlerce farklı kaynaktan elde edilen 773 Milyon e-posta adre- sinin şifreleriyle birlikte sızdığını açığa çıkartarak herkesi dehşe- te düşürdü. Şirket bilgilerini, müşterileriniz ve çalışanlarınız hakkındaki bilgileri gizli tutsanız da siber suçlular değerli bilgileri, en gün- cel ve gelişmiş teknolojiye sahip pahalı yatırımlarla elde edilmiş güvenlik çözümlerini atlatarak çalmaya çalışırlar. Siber saldırılara karşı korun- mada ilk akla gelen teknolojiyi dönüştürmek olabilir. Güvenlik duvarları, end point çözümleri, mail security ürünleri saldırı tespit ve önleme sistemlerin- deki gelişmelere rağmen ilk savunma hattınız aslında şirket kültürünüzdür. Şirketin girişinde gelenleri karşılayan ön büro asistanından CEO’ya kadar bir kuruluşun, şirket verilerini güvende tutmak için her çalışa- nını siber güvenlik konusunda eğitmesi gerekir. Şirketlerde veya kurumlarda, siber güvenlik araç ve teknikle- rinin uygulanması ve sorumlu- luğu BT departmanı veya yöne- timde olabilir. Günümüzde her birey bir teknoloji kullanıcısıdır ve bu yüzden siber riskler karşı- sında sorumludur. Bu sebeple, tüm çalışanları siber güvenlik bilincine sahip bir organizasyona dahil etmek önemlidir. Çalışanla- rın siber güvenliği önemsemesi ve güvenlik bilincine sahip bir organizasyona dahil edilebilmesi için birkaç ipucu; 1. Farkındalık Yaratın: Her çalışanın tehditlerin farkında olmasını sağlamak için işe alım sürecinde çalışanlara siber gü- venlik farkındalığı eğitimi verin. Düzenli olarak tazeleme kursla- rıyla çalışanlar için bilgi güvenliği eğitimleri düzenleyin. 2. Siber Saldırı Tatbikatı: Bir siber saldırı ile karşı karşıya kalınması durumunda tüm organizasyonun hangi rollerde görev ve sorumluluklarını yeri- ne getireceğini simüle edin. Bu simülasyon, çalışanların daha iyi öğrenmelerine yardımcı olur ve olası bir siber saldırı karşısında hazırlıklı olmalarını sağlar. 3. Politika Oluşturun: Günü- müzde işlerin nerdeyse çoğu mekân bağımsızdır. Dizüstü bilgisayarlarını eve taşıyan veya ofis dışında herhangi bir yerden şirket verilerine uzaktan erişen çalışanlarımız var. Orga- nizasyonda oluşturulan bir siber güvenlik politikası, hangi cihaz ların hangi güvenlik düzeyinde kullanılabileceği gibi çalışanla- rın kullanım kısıtlamalarını ve davranışlarını düzenler. Peri- yodik sistem kontrolleri yoluyla çalışanların politikaya uymasını sağlayın. 4. Güvenlik Kültürü Oluştu- run: Çalışanları sistemlerindeki en küçük anomalileri bile rapor etmeleri için teşvik edin. Her departmanda bilgi güvenliğinden sorumlu bir personel belirleyin ve kötü niyetli güvenlik ihlallerini bildirenleri takdir ederek diğer çalışanları da teşvik edin. 5. Kişisel Yaşamlarıyla Bağ- daştırın: Çalışanlar, profesyonel yaşamlarında olduğu gibi kişisel yaşamlarında da siber risklerle karşı karşıyadır. Çalışanların siber güvenliği içselleştirmesi ve önemsemesi için, siber risklerin kişisel yaşamlarında kendilerini ve ailelerini nasıl etkileyebile- ceğini vurgulayın, onlara kendi yaşamlarında da ne yapabile- ceklerini anlatın. Bu bilgiyi sev- dikleriyle paylaşabilir onlarda da farkındalık yaratabilirler. 6. Rol Model: Organizasyon- daki yöneticilerin siber güvenlik politikalarını öncelikli olarak uygulamaları ve rol model olarak davranmaları gerekir. Ancak o zaman çalışanlar siber güvenli- ğin ciddiye alındığına inanırlar. 7. Sürekli Öğrenme: Siber güvenlik araçları sürekli olarak gelişmektedir, bu nedenle çalı- şanların güncel kalmasına yar- dımcı olmak önemlidir. Çalışan- lar arasında sürekli bir öğrenme kültürü geliştirin. 8. Empati: Herkes çoğu zaman bilmeden ve farkında olmadan bir siber suçun kurbanı olabilir. Yöneticiler, hata yapanlarla em- pati kurmalı, onları öğrenmeleri ve kendilerini geliştirmeleri için teşvik etmelidir. Örneğin, çalı- şanlar günde yüzlerce e-posta gönderir ve alır, bu nedenle ara- da gelen zararlı e-postayı fark etmeleri zor olabilir. Dijital Biz 80 Dijital Biz 81
Sayfa 82 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Haber Uluslararası Dolandırıcılık Raporu Yayınlandı Tüketicinin güvenini kazanmada hangi faktörlerin önemli olduğunu detaylı araştıran Experian Ulus- lararası Dolandırıcılık Raporu’na göre tüketicilerin yüzde 70’i, internet üzerinde gerçekleştirdikleri iş- lemlerde kendilerini daha güvenli ve rahat hisset- tikleri durumlarda daha fazla kişisel veri paylaşabi- liyor. Dijital ortam çok önemli bir aşamadan geçiyor. Artık sadece online işlemlerin yapıldığı bir alan olmaktan çıkıp güvene dayalı ilişkilerin kurulduğu bir ortama dönüşüyor. Çevrim içi ortamda güvene dayalı ilişkilerin gelişmesi, ortamın güvenli ve sorunsuz şekilde işlemesi açısından son derece önemli. Dünyanın lider bilgi hizmetleri şirketi Experian tarafından her sene yayınlanan ve bu sene 21 ülkede 10.000’den fazla tüketici ve 1.000’den fazla şirket ile görüşülerek hazırlanan Uluslararası Dolandırıcılık Raporu, şirketlerin en önemli önceliklerinden birinin müşterilerine hızlı ve sorunsuz bir dijital deneyim sunmak, bir diğerinin ise dolandırıcılığı önlemek olduğunu ve dünyanın her yerindeki tüketicilerin bunun gerçekleşebilmesini sağlamak için kişisel veri- lerini paylaşmaya istekli olduğunu gösteriyor. Rapora göre, tüketicilerin yüzde 74’ü için çev- rim içi deneyimlerinde en önemli unsur güven- lik. Kolay ve sorunsuz bir deneyim ise güven- likten sonra ikinci sırada geliyor. Geçmişte şirketler bu unsurlardan birinden vazgeç- mek pahasına diğerine yatırım yapıyorlardı, oysa günümüzde tüketiciler her ikisinin de aynı anda sunulmasını bekliyor. Hatta rapor, tüketicilerin %70’inin özellikle daha fazla güvenlik ve deneyim kolaylığı gibi bir fayda gördüklerinde, daha fazla kişisel veriyi pay - laşmaya istekli olduklarını ortaya koydu. Çevrim içi ortamda daha fazla güven sağ lamak için birçok şirket, kişisel bilgileri nasıl kullandıklarını müşterilerle proaktif olarak pay- laşı yor. Rapor, tüketicilerin yaklaşık yüzde 80’inin bir şirket kendi bilgilerini kullanma ko- nusunda ne kadar şeffaf olursa, o şirkete o ka- dar fazla güven duyduklarını gösterdi. Şirket- lerin yüzde 56’sı, tüketicilerin eğitimi, koşulları net şekilde ifade etme ve tüketicilerin kişisel verilerini kontrol etmelerine yardımcı olma gibi şeffaflıktan ilham alan programlara daha fazla yatırım yapmayı planlıyor. Dijital Biz 82 Dijital Biz 83
Sayfa 84 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Haber Araştırma için Experian, 21 ülkede 10.000’den fazla tüketici ve 1.000’den fazla şirket ile görüştü. Her yıl hazırlanan dolandı- rıcılık raporunun üçüncü yılında elde edilen ek bulgular şu şekilde: • Şirketlerin yüzde 55’i, özellikle hesap açma ve hesap ele geçirme saldırılarından kaynaklı dolandırıcılık zararlarında son 12 ay içinde artış olduğunu belirtti. • Dünya genelinde her 5 tüketicinin 2’sinden fazlası, yaşamlarının bir evresinde çevrim içi ortamda bir dolandırıcılık olayı yaşamış. • Dünya genelinde şirketlerin üçte ikisinden fazlası bu yıl dolandırıcılık endişesinin arttığı- nı belirtti. • Dünya genelinde tüketicilerin yüzde 60’ı ki- şisel bilgilerini bankalar ve şirketlerle çevrim içi ortamda paylaşmanın risklerinin farkında. • Tüketicilerin yüzde 90’ı, şirketlerin kişisel bilgilerini topladığını, sakladığını ve kullandı- ğını biliyor. • Bankalar ve sigorta şirketleri, tüm bölgeler- de tüketicilerin en çok güvendiği kuruluşlar. Çevrim içi perakende satış siteleri ve sosyal medya siteleri güven konusunda büyük ölçü- de geride kalıyor. • Her 10 tüketiciden yaklaşık 9’u bireysel ban- kacılığın en önemli çevrim içi faaliyeti olduğunu belirtti. • Şirketlerin en yaygın kullandıkları kimlik doğrulama yöntemleri şifreler, pin kodları ve güvenlik soruları; bunları doküman doğrulama, biyometrik tanımlama ve CAPTCHA izliyor. • Şirketlerin yüzde 75’i genel veri koruma yö- netmeliği (GDPR) veya benzeri yerel yönetme- liklere uyum göstermek için adımlar atıyor. Experian Türkiye Siber Güvenlik Ülke Li- deri Dr. Murat Ayaz, işletmelerin müşteriyi ve işlemlerini tanımlamak için hangi bilgileri kullan- dığının son derece önemli olduğunu belirterek bugün işletmelerin, müşterilerini tanımlamak ve hizmetlerini sunmak için kullandığı bilgilerden daha fazlasına ulaşma ve risklerini artırmadan daha uygun deneyimler sunma becerilerine odaklanmaları gerektiğini söyledi ve sözlerine devam etti; ‘Daha gelişmiş kimlik doğrulama yöntemlerinin ve gelişmiş ileri teknolojilerin kullanımı dijital dünyada tüketicilerin beklediği güvenin sağlanmasına ve deneyim kolaylığı sunulmasına yardımcı olacak. Araştırma so- nucunda elde edilen bulgular, tüketicilerin ve şirket yöneticilerinin, hızlı, sorunsuz ve güvenli bir dijital deneyim sunulması için yeni teknoloji- lerin getirdiği güvenlik ve ileri kimlik doğrulama yöntemlerinin kullanılmasını kabul ettiklerini gösteriyor. Örneğin müşterilerin hesapları- nın korunması için biyometrik tanımlamanın kullanılmaya başlamasıyla birlikte tüketici güveninin yüzde 43’ten yüzde 74’e yükseldi- ğini görüyoruz. Artık şirketler de değişen yeni teknolojileri benimsemeye ve uygulamaya başlıyor. Dünya genelinde şirketlerin yarısı son 12 ay içinde dolandırıcılık yönetimine ilişkin bütçelerinde artış olduğunu belirtiyor. Güvene dayalı ilişki, bir şirketin sahip olduğu bilgilerden daha fazlasına ulaşabilmesi, müş- terilerini tanımlamak için ileri teknolojilerden faydalanması ve risk düzeyini arttırmadan müşterilerine daha güvenli ve sorunsuz bir dijital deneyim sunmasına dayanıyor. Bir baş- ka deyişle, yeni teknolojiler tüketicilerin hem güvenliğe hem de hızlı ve sorunsuz bir dijital deneyime aynı anda sahip olmalarına imkân sağlıyor.’ Experian Türkiye Genel Müdürü Serter Baltacı, Experian Uluslararası Dolandırıcı- lık Raporu’na göre, dijital ticaret hacminin giderek büyüdüğünü ve buna paralel olarak dijital dolandırıcılık risklerinin giderek arttığı- nı, müşterilere daha uygun bir dijital deneyim sunarken dolandırıcılık risklerini önlemenin büyük bir öncelik haline geldiğini belirtti ve sözlerine devam etti; ‘Bunu başarmak için dijital dünyada işletmeler ve tüketiciler arasın- da güvene dayalı ilişkiler inşa edilmesi son derece önemli. Müşterilere bekledikleri hızlı ve sorunsuz online deneyimin ve güvenin sunulması noktasında farklı müşteri bilgilerine dayanan gelişmiş yaklaşımlar ve teknolojilerin kullanılması gerekli. Güven, zamanla kazanı- lan ve dijital dünyada tüketiciler ve işletmeler arasında inşa edilmesi son derece zor olan bir anlayış. Dijital dünyada bir işletme ile online etkileşim kuran tüketiciler, tanınmayı ve kişisel bir deneyimle karşılaşmayı bekler. Güvenin sağlanması dijital dünyada alışveriş yapan tü- keticilere emniyette olduğunu ve korunduğunu hissettirir. Güven bugün e-ticaretin para birimi- ni oluşturuyor. Günümüz gelişmiş teknolojileri ve yaklaşımları, işletmeler ve tüketiciler ara- sındaki güvenin kurulmasını ve sürdürülmesini kolaylaştırıyor’. Serter Baltacı, araştırmaya göre tüketicilerin dijital dünyada güvenin uluslararası liderleri olan finansal kurumlardan ve e-ticaret şirket lerinden kendilerini en iyi şekilde koruyacak güvenlik önlemleri almalarını beklediklerini belirtti ve sözlerini sürdürdü; ‘Tarihsel algı, güvenlik ve kolaylığın birbiriyle ikame edilme- si yönünde ancak araştırmamız tüketicilerin ve işletmelerin aynı anda hem güvenlik hem rahatlığa sahip olmak istediklerini gösteriyor. Etkili dolandırıcılık önleme ve kimlik doğrula- ma yöntemleri müşteri deneyimini zedeleme- den güven içinde olmalarını sağlayan yön- temler. Araştırmamız, tüketicilerin bu amaçla daha fazla veri paylaşmayı büyük oranda kabul ettiklerini gösteriyor. Dijital ticaretin ve dijital bankacılık işlemlerinin 2022’de yüzde 20 oranında artması bekleniyor. Bu neden- le işletmelerin dijital dünyada müşteriler için güvene dayalı anlamlı ilişkiler geliştirmesi bir zorunluluk haline geldi. Experian olarak, bu anlamda hem dijital dolandırıcılık konusunda hem de özel inovatif çözümlerimizle işletmele- re ve finans dünyasına sunduğumuz desteğe devam edeceğiz’. Uluslararası Dolandırıcılık Raporu dünyanın farklı bölgelerinde dolandırıcılığın nasıl görül- düğü ve yönetildiği hakkında da bilgi veriyor: • Dolandırıcılığın ve bundan kaynaklı zararların artma- sından duyulan kaygı, Amerika Birleşik Devletleri’nde- ki şirketler arasında en yüksek ve Asya-Pasifik (APAC) bölgesindeki şirketler arasında en düşük oranda. • Çevrim içi ortamda dolandırıcılık olayı yaşayan en fazla tüketici sayısı ABD’de kaydedildi; en düşük rakam ise Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesinde yer alıyor. • Şirketlerin dörtte üçünün bu yıl dolandırıcılık yöne- timine daha fazla bütçe ayıracaklarını açıkladıkları Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık, son 12 ayda dolandırıcılık yönetimi bütçelerinde en yüksek artışla başı çekiyor. • İleri kimlik doğrulama teknolojisinin en fazla kullanıl- dığı, CAPTCHA, biyometrik tanımlama ve müşteri ta- nımlama programlarının ilk üç sırada yer aldığı bölge Latin Amerika; diğer bölgelerdeki şirketler ise şifre, pin kodu ve güvenlik soruları gibi yöntemleri daha fazla uyguluyor. • Biyometrik tanımlama, özellikle Kolombiya ve Ame- rika Birleşik Devletleri’nde güven üzerinde en yüksek olumlu etkiye sahip yöntem. • Amerika Birleşik Devletleri, son 12 ayda şeffaflık girişimlerine en fazla yatırım yapan ülke; Kolombiya ise önümüzdeki 6 ay içinde daha fazla yatırım yapma niyeti en yüksek olan ülke. Dijital Biz 84 Dijital Biz 85
Sayfa 86 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Haber Şirketlerin, derneklerin ve sivil top- lum kuruluşlarının yönetim kurullarına daha fazla kadın üye alınması için ça- lışan Yönetim Kurulunda Kadın Der- neği (YKKD), ikinci yaşını düzenlediği etkinliklerle kutladı. YKKD’nin ikinci yıl etkinlikleri kapsamında organize ettiği “2019’da Belirsizlikle Baş Etme Yolları” başlıklı panel Psikolog Prof. Dr. Acar Baltaş, Sağlıklı Yaşam Uzmanı Dr. Ayşegül Çoruhlu, Ekonomist Meh- met Sönmez ve Ekonomist Murat Sağ- man’ın katılımıyla gerçekleşti. Araştırmalar, 2025’e kadar toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması halinde dünya ekono- misine 12 trilyon dolarlık bir katkının ortaya çıkacağının öngörülüyor. Kadınların ekono- minin içinde olmadığı ülkelerde ise ekonomik kaybın yüzde 30’lara kadar çıktığı tahmin ediliyor. Buna karşılık yükseköğretim mezun- ları içerisinde erkekler ve kadınların istihdam oranı arasında kayda değer bir fark söz konusu. Yükseköğretim kurumundan mezun erkeklerin yüzde 78,4’ü istihdama katılırken, bu oran kadınlarda %61’e düşüyor. Türkiye’de de kadınların temsil oranı, üst kademelere çıktıkça hem kamu hem de özel sektörde azalıyor. Türkiye genelinde işve - renlerin yalnızca yüzde 8’inin ve her 100 girişimciden sadece 9’unun kadın olduğu belirlenmiş. Ekonomideki kadın – erkek eşitsizliğini gi - dermek ve yönetim kurullarında daha fazla kadının yer almasını sağlamak amacıyla çalışan Yönetim Kurulunda Kadın Derneği, bugüne kadar 100’e yakın kadına mentorluk yaparak yönetim kurullarına hazırladı. 2012 yılında bir platform olarak başlayan hareket, Ocak 2017’de dernek statüsü alarak ça - lışmalarını hızlandırdı. Bu yıl dernek çatısı altında ikinci yaşını kutlayan Yönetim Kuru - lunda Kadın Derneği’nin üçüncü dönem yö - netim kurulu kadın adayları Haziran 2019’da mezun olacak. Kadın yönetici ile çalışan şirket Y ve Z kuşa - ğını kazanır Panelde konuşan Mehmet Sönmez özellikle kuşaklar arası dengeye dikkat çekerek “Tür - kiye ekonomisi konusunda karamsar değilim. Kurumların şu anki tabloyu iyi hale getirebilme çevikliği biraz da bu grubunun dengeli bir jenerasyona sahip olması ile ilgili olduğunu düşünüyorum. 1965 ve öncesi doğanlar ile X, Y gibi farklı kuşakların icrada ve karar mekanizmalarında homojen şekilde yer almalarının bizleri çözüme daha kolay ulaştıracak” dedi. İş dünyasında ciddi bir kuşak değişiminin yaşandığına dikkat çeken Yönetim Kurulunda Kadın Derneği Başkanı Hande Yaşargil ise özellikle Y ve Z kuşağının çalışma hayatına katılması ile birlikte yöneticilik / liderlik anlayışının da ciddi anlamda değiştiğini vurguladı. “Yeni kuşak, iş hayatında güçlü ilişkiler kuran, hiyerarşi uygulamayan, esnek ve çalışma arkadaşlarını karar sürecine ka- tan yöneticiler istiyor. Yeni kuşak, açık fikirli, araştırmayı seven, pratik ve sonuç odaklı insanlardan oluşuyor” şeklinde konuştu. İş dünyasına çağrı: Yönetim kurullarına en az iki kadın üye alın Bu nedenle iş dünyasına çağrı yaptıklarına işaret eden Yaşargil, şöyle devam etti: “Küre- sel büyük şirketler bunun farkına vardı ve üst düzey yöneticilerini kadınlar arasından seçi- yor. Ancak, yönetim kurullarında azınlık olan kadınlar seslerini hala yeterince duyuramıyor, önerilerini kabul ettiremiyor. Bu nedenle patronlara diyoruz ki, şirketlerinizin yönetim kurullarında en az iki kadın üye olmalı. Bu hem sizin bakış açınızı genişletecek hem de karar verirken tüketicilerinizin yarısını oluşturan kadınları birinci elden dinleme fırsatı bulacaksınız.” Kadın Yönetici ile Çalışan Şirket, Y ve Z Kuşağını Kazanır Dijital Biz 86 Dijital Biz 87
Sayfa 88 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Haber Yapay Zekânın İhtiyaç Duyduğu 5 Meslek Şirketlerin üst düzey yöneticilerinin ve yö - netim kurullarının gündeminin ilk sıralarında yer alan yapay zekâ teknolojisi, istihdam politikalarını yeniden şekillendiriyor. Yapay zekâ uygulamalarını tüm operasyonel sü - reçlere entegre etmek isteyen şirketler, yeni mesleklere kapılarını aralıyor. KPMG Türkiye Danışmanlık Şirket Or - tağı Tanıl Durkaya, gelişen teknolojinin iş dünyasına yeni meslekler kazandırdığını söyledi. Bu mesleklerin, teknoloji uygulama - larından doğan ihtiyaca göre belirlendiğini vurgulayan Durkaya, bilişim teknolojisi ala - nında faaliyet gösteren Hesaplama Teknoloji Endüstrisi Birliği’nin (CompTIA) verilerine dikkat çekti. Durkaya, “CompTIA’ya göre, Ocak-Eylül 2018 tarihleri arasında doğuş sürecindeki teknolojik mesleklere talep yüz - de 63 oranında arttı. Yapay zekâ uzmanları talep gören meslekler arasında ilk sıralarda yer alıyor.” dedi. Durkaya, şirketlerin yapay zekâ projelerinde görevlendirdiği ekipler içinde yer alan mes - lekleri şöyle sıraladı: Yapay zekâ mimarı: Bu uzmanlar, şirketle - rin tüm iş süreçlerini inceledikten sonra ya - pay zekânın nasıl konumlandırılacağına ve hangi görevleri üstleneceğine karar veriyor. Yapay zekâ mimarları ayrıca yapay zekâ kullanımının performansa etkilerinin değer - lendirmesinden ve sıradan işlerden kurtulan insan kaynağının asıl işlere odaklanmasının optimize edilmesinden de sorumlu. Yapay zekâ ürün yöneticisi : Yapay zekâ mimarlarıyla yakın çalışan bu yöneticiler, farklı takımlar arasında irtibat kurup, ya - pay zekâ teknolojisine geçişin sorunsuz yaşanmasını sağlıyor. İnsan kaynaklarıyla da dirsek temasında olan yapay zekâ ürün yöneticileri, insanlar ve makinelerden en iyi performansı alabilmek için gerekli olan organizasyonel değişikliklerin belirlenmesi görevini üstleniyor. Veri bilimci: Her geçen gün artan veri yığın - ları arasından gerekli olanları ayıklayarak bunlardan anlamlı iç görüler çıkarmak için veri bilimcilere her zaman ihtiyaç olacak. Yazılım mühendisi: Bu yazılım mühendisle - ri mevcutlardan farklı eğitiliyor. Çünkü yapay zekâ teknolojisinin deneme safhasından tüm süreçlere geçirilmesi firmaların karşılaştığı en önemli sorun. Bu noktada veri bilimciler - den gelen bilgileri işleyerek yapay zekânın kullanıma alınacak seviyeye getirecek kişiler yazılım mühendisleri. Yapay zekâ ahlak bilimcisi: Yapay zekânın yaratacağı sosyal ve ahlaki etkilerle, firma standartlarını ve mesleki ahlak kurallarını uyumlu hale getirme görevini yapay zekâ ahlak bilimciler üstlenecek. Uluslararası vergi, denetim ve danış - manlık şirketi KPMG, yapay zekâ tek - nolojisini iş süreçlerine entegre etmek isteyen şirketlerde 5 yeni mesleğin öne çıkacağını açıkladı. Şirketlerin İK bi - rimleri, yapay zekâ mimarı, yapay zekâ ürün yöneticisi, veri bilimci, yazılım mühendisi ve yapay zekâ ahlak bilimci - si kadrolarına yer açmaya başlıyor. Dijital Biz 88 Dijital Biz 89
Sayfa 90 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Röportaj Dijital Dönüşümde “Simple” Düşünmek Teknolojinin hızla evrim geçirdiği bu dönemde, bu dönüşümün içinde olmak gerekiyor. Bürokrasiye takılmadan, ütopik hayaller peşinde koş- madan, sahip olduğumuz potansiyeli küçük görmeden, amaç odaklı “Simple” düşünmek tek çıkış noktamız. Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? 2004 yılında Erciyes Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nden mezun oldum. 15 yıllık iş hayatından sonra tekrardan eğitime devam etme kararı verdim ve yine Bilgisayar Mühen- disliği’nde Yüksek lisans ile eğitime devam ediyorum. Aslında kendimi bildim bileli çalışıyorum. Ortaokul, lise ve üniversitede de okurken hep çalıştım. Ama profesyonel iş hayatıma 2003 yılında Merkez Çelik’te başladım. 8 yıl burada çalıştıktan sonra şimdiki çalıştığım grup olan Özbıyık Şirketler topluluğunun ön- ceki grup şirketleri olan Kelebek Mobilya ve Atlantik Halıcılık’ta iki yıl olmak üzere, grubun bir diğer şirketi olan Isısan Isı’da 5 yıldır BT Müdürü olarak görevime devam ediyorum. Erciyes Üniversitesi Bilgisayar Mühendis- liği’nde dışarıdan öğretim görevlisi olarak derslere giriyorum. Bilişimciler ve BİLİŞİM GRUBU Üyesiyim. Cezeri Siber Güvenlik Akademisi gönüllü eğitmeniyim. Savunma Sanayi Başkanlığı, Siber Kulüpler Kümelen- mesi’nin gönüllü eğitmeniyim. Şirketiniz, sektörünüz ve faaliyet alanları- nız ile ilgili bilgi verebilir misiniz? Isısan Basınçlı Kap sektöründe, sektörün lider markası olarak üretim yapan bir mühen dislik firması. 68 ülkeye ve Türkiye’de sek- törün önemli isimlerine ürün tedarik eden ve uzmanlık alanı gaz depolama sistemleri üretme olan bir şirket. 200’den fazla çalışanının yaklaşık 40 kişisi mühendislerden oluşuyor. Kayseri’nin tanın- mış ailelerinden Özbıyık Ailesi’nin bir şirketi olup 50 yıllık bir geçmişi bulunuyor. Dijital Dönüşüm konusunda görüşleri - niz nelerdir? Sizce Türkiye dijital dönü - şümde hangi aşamada? Şirketiniz hangi aşamada, planlarınız nelerdir? Dijital dönüşüm bir sistem dönüşümünden ziyade bir kültür dönüşümü. Hem de kaçı - nılmaz. En basiti mobilite hayatımıza çok hızlı girdi. Herkes olduğu yerden bilgiye en hızlı şekilde ulaşmak istiyor ve bunu gele - neksel yöntemlerle yapmanızın imkânı yok. İnsanların bir soruyu maille sorup cevabını bekleyecek vakti bile yok artık. Anında gör - mek öğrenmek istiyor. Türkiye olarak bu konuda ilginç bir şekilde kamu çoğu noktada özel sektörden ileride. E-devlet benzeri büyük projeler başarıyla uygulanıyor. Özel sektörde ise özellikle KOBİ noktasın - da daha fazla farkındalığa ihtiyaç var. Diji - tal dönüşüm para verilip alınacak bir sihirli değnek değil. Dijital dönüşen kurumun para harcamakla birlikte başka yatırımlar da yapması gerekiyor. Sonuçta tüm bu yatı - rımlar bilgiye daha hızlı ulaşmak için. Bilgi kıymetli ve bilgiyi temel alıp, analiz ederek bu doğrultuda stratejik planlar yapabilecek şekilde kendisini de dönüştürmesi gereki - yor. Türkçe gibi, İngilizce gibi, Veri dilini de öğrenmek ve veri ile konuşmayı kültür ha - line getirmek gerekiyor. Bu noktada nitelikli çalışan ve tabi ki bu çalışanları da güncel tutacak eğitimlerle ve yeni projelerle des - teklemek gerekiyor. Ayrıca başlangıçta biraz meşakkatli de bir süreç. Tutmayan stoklar, yanlış hesaplanan maliyetler, “Hani eskisinden iyi olacaktı…” diye başlayan cümleler, geleceği tahminlemeyi he- deflerken eldeki veriyi bile doğru okuyamamak hep yaşanacak. Birçok uygulama için birçok yazılım, sistem mevcut. İnsanlar yatırım yaparken bu uygula- maların şirketlerine neler kazandıracağını he- saplayarak doğru ürünü seçip dijital dönüşüm noktasında karar veriyor. Bir müddet sonra hemen hemen tüm yazılımların benzer işler yaptığını görüyoruz. Bence yazılımların kalitesini belirleyen ve far- kını gösteren en önemli unsur esneklikleri ve farklı sistemlerle olan entegrasyon becerileri. Çünkü her sektörün, hatta aynı sektör içinde her firmanın iş yapış şekli farklı. Ayrıca bir firmada birçok yazılım aynı anda kullanılıyor. Örneğin bizim sektörümüz proje bazlı çalışan bir sektör. Bir yaptığımız ürün diğerine benze- miyor. Standart erp kalıplarını bizim sektörde Ömer ÇOLAKOĞLU ISISAN BT Müdürü Dijital Biz 90 Dijital Biz 91
Sayfa 92 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Röportaj uygulamanız çok zor. Entegrasyon yapmanız gerekiyor. 3d cad/cam, plm pogramları ile erp sisteminizi entegre etmelisiniz. Çünkü ürün ma- liyetini en doğru alabileceğiniz yapı sizin çizim- leriniz, projeleriniz. Biz Isısan olarak bu entegrasyonu büyük oran- da gerçekleştirdik. 4 yıldır tüm çizim projelerimiz bir PLM sisteminde ve 3d olarak gerçekleşti- riliyor. Halen fabrika çalışanlarımıza yapacağı işleri mobil ortamda 3d olarak görebilecekleri ve her açıdan bakıp inceleyebilecekleri bir sistem üzerinde çalışıyoruz. Robotik sistemler yine son yıllarda ilgilendiğimiz ve yatırımlarını gerçekleştirdiğimiz sistemler. BT departmanı olarak biz inhouse çözümler ile çizim, erp, crm ve üretim otomasyon sistemle- rini birbiri ile konuşturuyor, entegre çözümler üretiyoruz. Inhouse geliştirmeye çok önem veriyoruz. Çün- kü sürecimizi en iyi biz biliyoruz. Yeterli yetkin- liğimiz olursa en optimum geliştirmeyi de yine bizim yapabileceğimize inanıyoruz. Bu bizim en temel prensibimiz. Sizce Dünyayı değiştirecek teknolojiler nelerdir? Katıldığım bir fuarda meşhur “Geleceğe Dönüş” filminde kullanılan otomobile bindim. Sonra başka bir standda “Tesla”nın otonom aracına bindim ve o gün teknolojinin hiç alışık olmadığımız bir tarzda, bir anda değiştiğini fark ettim. Yapay Zekâ çok hızlı geliyor. Sonra “Tesla”nın arabasının hiç kapanmadı - ğını öğrendim. Yani sürekli olarak bir yerlere bağlı. Bir şekilde ele geçirildiğini düşünün. Arabalardan oluşan bir orduya sahipsiniz. Siber Güvenlik tahmin ettiğimizden çok daha önemli. Savaşlar, saldırılar hepsinin yöntemi değişiyor ve biliyoruz ki tarih boyunca dünya - yı hep savaşlar değiştirmiş. İnşallah bu tek - nolojilerin neden bu kadar geliştiğine pişman olacağımız günler görmeyiz. Cem Boyner bir konuşmasında, “Google’ın derdi size araba satmak değil, Google araba - da geçirdiğiniz zamana talip.” demişti. Yine Elon Musk’a göre de “Düşünebilen son nesil olabiliriz”. Belki gelecekte bizim yerimi- ze düşünen ve bize ne yapmamız gerektiğini söyleyen sistemler olacak. İnsansız araçlar ciddi bir kültür değişimi getirecek ve arkasında birçok yeni teknoloji. Nesnelerin interneti, yapay zekâ ve siber gü- venlik. Birçok yeni meslek ve yok olan birçok meslek. Şüphesiz insansız araçlar geleceği yönlendirecek çok önemli bir teknoloji. Çün- kü ilk kez düşünebilen öğrenebilen sistemler yoğun bir şekilde halka açık bir ortama koyu- lacak. Dünyada ve Türkiye’de bilişim sektörünün ve basınçlı kap sektörünün geleceği hak- kında öngörüleriniz neler? Bilişim sektörü ciddi bir dönüşüm içine girdi bile. Uzun zamandır donanımsal olarak de- ğişimler görüyoruz. Her yıl daha hızlı bilgisa- yarlar, sistemler, teknolojiler görüyoruz. Bu konu bir yerde doyuma ulaşacak. Tabi dona- nımsal olarak yenilikler eskisine oranla daha fazla olacak ama o kadar ilgi çekmeyecek. Yazılımsal çalışmalar daha ön planda olacak, daha fazla fark yaratacak. Birçok firma Yapay Zekâ’ya yatırım yapıyor. Örneğin Microsoft 4 yıl önce Microsoft Oxford Project AI isimli bir akademik projeyi Oxford Üniversitesi ile birlikte geliştiriyordu. Şu anda bu proje Micro- soft Cognitive Services adı altında ticari hale dönüşmüş durumda. Amazon ve Google gibi firmalar zaten bu alanda gerek ticari gerek open source birçok platformu bizlere sunmuş durumda. Fiziksel satın alma yerine hizmet satın alma ciddi şekilde artacak gibi görünü- yor. Diğer taraftan firmalar sistemlerini daha akıllı hale getirmeye başladı. Yakında sizin bir sistemi yönetmek için bir sistem yöneti- cisine, bir veri tabanını yönetmek için veri tabanı yöneticisine ihtiyacınız kalmayacak. Bize dönecek olursak, basınçlı kap sektörü ciddi mühendislik hesabı isteyen bir sektör. Zira ürettiğiniz tanklar yürüyen birer bomba aslında. Evdeki mutfak tüpünü düşünün yak- laşık 0,2 m3. Biz onun 320 m3’lüğünü üreti- yoruz. Riskin farkına vardınız mı? Basınçlı tank imalatında en önemli unsur kaynak. Kaynak işleminin hatasız yapılma- sı gerekiyor. Halen büyük oranda el işçiliği kullanılıyor. Bu anlamda robotik sistemler ve Endüstri 4.0 çözümleri bizim sektörümüzde kullanılmaya başlandı ve devamında büyük bir ivme ile hayatımıza girecek gibi görünü- yor. Bizim ihtiyacımız olan ve gelecek tekno- lojiden beklentimiz ise arttırılmış gerçekli- ğin üretim sahamızda kullanılabilmesi. Akıllı gözlüklerle üretim sahasını gezdiğimizi hayal ediyoruz. Bilişimde Dünyadaki konumumuzu nasıl değerlendirirsiniz? Sizce atılması gereken adımlar nelerdir? Bilişim 21. Yüzyılın bize sunduğu çok önemli bir fırsat. Geçenlerde Rahmi Koç Müzesi’ni gezdim. Herkese de tavsiye ederim. Orada Sanayi devrimini nasıl kaçırdığımızı gördüm ve çok üzüldüm. Sanayi kavramı fiziki olarak altyapı sahibi olmanız gereken bir konu bu yüzden zorlukları var. Ama Bilişim öyle değil. Bilgi her yerde. İhtiyacınız olan çoğu zaman sadece bir bilgisayar ve internet. Bir makine yapmak ne kadar zor ise, bir yazılım geliştir- mek aksine o kadar kolay. Bunu bir ülke meselesi olarak ele almamız gerekiyor. Eğitim çok önemli. Bu konularda teşvikler çok önemli. Teşvikten kastım genç- leri teşvik etmek. Yarışmalarla, ödüllerle, toplum içinde bu tarz proje geliştiren gençle- re gösterilecek olan itibar ve saygıyla bu işin üstesinden gelebiliriz diye düşünüyorum. Teknoloji çok hızlı gelişiyor. Şu an kullandı- ğımız cep telefonu 1998 yılının süper bilgi- sayarından hızlı. Bu kadar hızlı bir değişime ancak genç bir nesil ayak uydurabilir ve biz bu konuda çok şanslıyız. Gençleri çok iyi yönlendirmek, çok iyi değerlendirmek gereki- yor. Dijital Biz 92 Dijital Biz 93
Sayfa 94 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Röportaj Endüstri 4.0 konusunda görüşleriniz ne- lerdir? Sizce Türkiye Endüstri 4.0’da hangi aşamada? Şirketiniz hangi aşamada, plan- larınız nelerdir? Birçok platformda Endüstri 4.0’a hazır olup olmadığımız konuşuluyor. Ben buna anlam ve- remiyorum. Bir konuda seçme şansınız varsa ona hazırlanırsınız ya da hazırlanmazsınız. Bizim seçme şansımız yok ki? Nereden başla- malı? Nasıl yapmalı? Sorularına hızlıca cevap bulmamız gerekiyor. Endüstri 4.0 denilince akla karanlık fabrikalar, çeşitli sesler çıkartan ürkütücü robotlar geliyor. Sektörün bu kadar içinde olmama rağmen ben bile ürküyorum fabrikada çalışan bir işçinin he- men yanında sevimsiz bir robot olması fikrini düşününce. Siz Endüstri 4.0 kapsamını yukarıda belirttiğim ölçüde değerlendirirseniz o zaman bu kavramı Türkiye’de ancak birkaç dev fabrikada hayata geçirebilirsiniz. Oysa hep söylüyorum. Türki- ye’de şirketlerin %99’u KOBİ. Ekonomik ola- rak ülkeye katkısı ise %60’tan fazla. Endüstri 4.0 kapsamındaki çalışmaların KOBİ segmen- tinde yapılması gerektiğini düşünüyorum. En azından başlangıç noktası KOBİ olmalı. Çün- kü çok az proje maliyetiyle, çok kısa zamanda geri dönüş elde edebilirsiniz. Proje başarısız olursa da kaybınız çok fazla olmayacaktır. Devletin bu konuyu bir politika olarak düşün- mesi ve KOBİ’lerde tüm maliyeti karşılayıp, profesyonel ve liyakat sahibi ekipler ile her ilde 10-15 şirkette pilot çalışmalar yapması gerek- tiğini düşünüyorum. 16 yıldır sahada üretim yapan şirketlerde çalı- şıyorum. Bu süre zarfında iş sahipleriyle yani patronlarla çalışma imkânım oldu. Onlarda gördüğüm en önemli özellik, “Simple” düşünü- yor olmaları. Özellikle “Basit” demek isteme- dim çünkü tam anlamını karşılamıyor. Onlar bir şeye yatırım yapacaklarsa bu yatırımın çok simple olması gerekiyor. Yani anlaşılır, kolay hesaplanabilir. Şu an anladığımız “Endüstri 4.0” gibi, sensörler, robotlar, cloud, yapay zekâ, makine öğrenmesi gibi uzayan cümleler onların kafasını karıştırıyor. Endüstri 4.0’ın temel felsefesini anlamak lazım önce. Temel anlamda 3 şey var. Makinelerden veri toplama (Nesnelerin interneti), toplanan büyük veriyi analiz etme ve analiz edilen veriye göre sonuç çıkarıp yine makineleri bu sonuca göre kontrol etme. Makinelerden veri toplama: Şu an Türkiye’nin yerli imkanları ile çok rahat yapabileceği bir konu. En fazla bazı sensörleri ithal edersiniz ama veri toplama işini rahatlıkla yapabilirsiniz. Toplanan büyük veriyi analiz etme: Bu konuda birçok yazılım ve örnek çalışmalar mevcut. Ay- rıca akademik dünya bu konuya oldukça ilgili. Bir de bu veriyi işleyecek donanımlar ulaşıla- bilir mertebede. Analiz edilen veriden sonuç elde etme: Bura- da zaten işletmenin know-how bilgisi devreye giriyor. Bu durum aslında büyük bir avantaj. Çünkü bu sayede siz işvereni de işin içine kat- mış oluyorsunuz. Ona eleştirecek, beğenme- yecek bir alan bırakmıyorsunuz. Aksine projeyi sahiplenmesini sağlamış oluyorsunuz. Bir diğer konu da Endüstri 4.0’ın getireceği is- tihdam sorunu. Bu konuda herkesin işini kay- betme endişesi var. Ama bir taraftan da yeni istihdam alanları oluşacak. Örneğin pilot proje- lerde yer alan çalışanlar bir sonraki Endüstri 4.0 kurulumunda çalışacak nitelikli çalışan ola- cak. Diğer taraftan robot tamiri sektörü çıka- cak ortaya. Tarih boyunca değişim hep olmuş ama farklı yenilikler farklı meslekleri meydana getirmiş. Bu süreç hemen birkaç yılda olacak bir süreç değil. Şimdi başlansa en az 10-15 yıl zaman alacak. Bu sırada okullardaki eğitim şekli de bu duruma göre şekillenecek ve yeni ihtiyaçlara göre mezunlar yetişecek. Kısacası, konuşma zamanı çoktan bitti. Artık iş zamanı. Tren kaçtı kaçıyor. Üniversite ve Sanayi İş Birliğine nasıl bakı- yorsunuz? Üniversite-Sanayi iş birliği, yıllarca konuşulan bu konuda çalışmalar yapılmaya çalışılan ama maalesef yol alınamayan bir konu. Özel üni- versitelerin çoğalması biraz umutlandırmıştı aslında ama maalesef henüz istenilen aşama- da değil. Burada temel konu bu birliktelik bir kere şart bunda şüphe yok. Nasıl yapılacağı konusuna gelince tarafların, belki de bu iki tarafı bir ara- ya getirecek üçüncü tarafın empati yapması gerekiyor. Sanayi patronu simple düşünüyor, Fayda/ Maliyet hesabı yapıyor, yatırımın geri dönüşü- nü hesaplıyor, elle tutulacak sonuçlar istiyor. Akademik dünya karmaşık düşünüyor. Elde etmek istediği sonuç genelde bir ürün değil soyut bir yayın, bir formül, biraz daha fazla atıf alma, belki bir patent. Akademis- yenlerin çoğunun saha tecrübesi yok. Keza iş verenlerin de akademik alanda tecrübesi yok. Bu anlamda tarafları bir araya getirmek gere- kiyor. Benim bir önerim var. Araştırma görev- lilerinin sanayide en az 1 yıl staj gibi çalış- ması. Çünkü bir araştırma görevlisi genelde notları iyi olan bir öğrencinin mezuniyetinden sonra okula girmesi ile başlıyor. Zaten saha tecrübesi yok. Bundan sonra da yine saha tecrübesi içermeyen akademik konularda çalışıyor. Ondan bir sanayi projesi yapmasını beklemek doğru değil. Söylediğim gibi akademisyenler sanayide, sanayici de üniversitede zaman geçirmeli ve birlikte proje geliştirmeliler. Özel üniversiteler bu konsepte uygun çok güzel örnek proje geliştirebilir. Böylece sanayicinin akademis- yene, akademisyenin de sanayiciye olan ön yargısının kırılacağına inanıyorum. Tabi uzun süreli staj programları da uygu- lanmalı. Mesela T.O.B.B. Üniversitesi bunu başarıyla uyguluyor. Bir öğrenci bir dönemini sadece bir şirkette çalışarak geçirmek zorun- da. Dijital Biz 94 Dijital Biz 95
Sayfa 96 — dergide görüntüle
Kodlama Eğitimi ile ilgili görüşleriniz nelerdir? Sizce Türkiye Kodlama Eğiti - minde hangi aşamada? Yeterli midir? Bilişimin gelişimi için eğitim sektörüyle ilgili önerileriniz var mı? Çocuklar için kodlama benim özel ilgi alanım. Aynı zamanda ortalamanın biraz üzerinde bir “Maker”ım diyebilirim. Bir baba olarak çocuklarımın bu eğitimleri alarak yetişmelerini çok istiyorum. Bununla da kalmıyor eve robotik setlerinden alıp birlikte yapıyoruz. Hatta bunlardan başkaları da yararlansın diye eğitim videoları bile çeki - yoruz. Çok şükür ki özel okulların neredeyse ta- mamında, devlet okullarının da bazılarında kodlama eğitimleri veriliyor. Bunların kalitesi- ni tartışabiliriz ama olması bile bence çok bü- yük bir adım. Bundan on yıl önce bir sohbette Hindistan’ın bilişimdeki başarısını konuşur- ken “Onlarda ilkokul 3. Sınıfta Veri Yapıları ve Algoritmalar dersi alıyor.” demişti bir arkada- şım. Şu anda Türkiye’de de bu yaşlarda bu dersler işleniyor. STEM uygulamaları okulla- rın kendilerini pazarlamak için kullandıkları bir argüman haline geldi. Bunlar çok önemli. Drone programlayan ortaokul çocuklarını görmek beni çok mutlu ediyor. İnşallah gele- ceğin mühendisleri olacak hepsi. Röportaj Dijital Biz 96
Sayfa 98 — dergide görüntüle
Haber Boeing ve Bilim Kahramanları Derneği işbirliğiyle yürütülen Merak Makinesi programı kapsamında Ankara Yenima- halle Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) ev sahipliğinde özel bir etkinlik düzenlendi. Beş hafta boyunca süren bu programa katılan ve mühendislik tasarımlarını sergileyen 100’den fazla öğrenciye sertifikaları verildi. Bu uygulama, Merak Makinesi programının Ankara’da bir Bilim ve Sanat Merkezindeki ilk uygulaması oldu. Bilim Kahramanları Derneği gönüllüleri rehberliğinde uygulanan Merak Makinesi atölyelerinde öğrencilere beş hafta boyunca havacılık ve uzay alanında uygulamalı müh- endislik tasarım görevleri verildi. Her bir tasarım görevinde çocuklara bilim ve müh- endislikteki temel kavramlar ve ilkeler tanıtılarak, onlardan basit malzemeler kul- lanarak mühendislik çözümleri üretmeleri is- tendi. Öğrenciler, beş haftalık eğitim boyunca gönüllülerin rehberliğinde ortaya koydukları mühendislik tasarımlarını dönem sonu şenliğinde sergiledi. Merak Makinesi, öğrencilerin merak edip sor- gulayarak araştırma becerilerini geliştirmeyi ve kendilerini geleceğin mucitleri, bilim insanları ve mühendisleri olarak hayal ede- bilmelerini hedefliyor. Ankara’ya ek olarak, İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin katkılarıyla son iki yıldır İstanbul ve İzmir’deki okullarda ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi Havacılık Parkı’nda uygulanan Merak Makinesi programı, şimdiye kadar 3368’e öğrenciye ulaşmış oldu. Geleceğin Mühendisleri Merak Makinesi Programında Geliştirdikleri Tasarımları Sergiledi Dijital Biz 98
Sayfa 100 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Haber Başakşehirli Çocuklar Kendi Animasyon Filmlerini Üretiyor Başakşehirli çocuklar, yarıyıl tatilinde Ba- şakşehir Belediyesi Living Lab İnovasyon ve Teknoloji Merkezi’nde ‘Stop Motion’ eğitimi alıyor. Yeteneklerini keşfeden ço- cuklar; oyun hamuru, kâğıt, karton, oyun- caklar ile karakter ve sahne tasarımı yapı- yor, kendi animasyon filmlerini üretiyor. Ülke genelinde 18 milyon civarında öğrenci yarıyıl tatiline girdi. Kimi tatilini farklı şehirler- de geçirirken Başakşehirli gençler animasyon atölyesinde eğitim almayı tercih etti. Başakşehir Belediyesi Living Lab’de İstanbul Design Factory tarafından tasarıma ilgi du- yan 12-15 yaş arası tüm çocuklara açık olan kursları; endüstri ürünleri tasarımcısı Çiğ- dem Şentürk ve grafik tasarımcı Eda Elmacı veriyor. Kurslarda beşer kişilik gruplar halinde çalışan çocuklar, üretimin her aşamada aktif olarak rol alarak kendi güçlü yanlarını ve ye- teneklerini keşfetti. Katılımcılar, oyun hamuru, kâğıt, karton, oyuncak gibi nesnelerle yaptıkları karakter ve sahne tasarımlarını kamerayla kare kare çekip fotoğrafları bil - gisayarda montajlayarak kendi animasyon filmlerini üretti. Animasyon filmlerinin nasıl yapıldığını öğrendiler Kendi hikâyelerini yazıp senaryolarını kur - gulayan çocuklar, çizimlerini yaptıkları ka - rakterlerini oyun hamurlarıyla 3 boyutlu hale getirip, kamera önünde hareketlendirerek kadrajlarını kurguladı. Atölye kapsamında çocuklar; stop-motion tekniği ile animasyon filmlerin nasıl yapıldığını ve hangi aşama - lardan geçtiğini öğrendi. Katılımcılar ayrı - ca, eğitmenleri eşliğinde çektikleri fotoğraf karelerinden bir stop-motion videosu oluş - turup etkinlik sonunda animasyon videola - rını izlediler. Ücretsiz olarak verilen ‘Stop Motion’ eğitimi, katılımcılara sertifikalarının dağıtılmasının ardından sona erdi. Dijital Biz 100 Dijital Biz 101
Sayfa 102 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Haber Çocuklarla Birlikte Büyüyen TEGV 24 Yaşında! Kurulduğu 1995 yılından bu yana eğitim aşkıyla çocuklarımızın geleceğini aydın- latan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) 24. yaşını kutlarken, 2019 yılı imaj kampanyasını da sosyal medya hesapla- rından duyurarak kamuoyu ile paylaştı. Bugüne kadar 3 Milyona yakın çocuğumuza nitelikli eğitim desteği sağlayan Vakıf bu sene yaş gününü Türkiye’nin dört bir yanındaki TEGV etkinlik noktaları ile canlı yayın bağ- lantısı kurarak aynı anda coşkuyla kutladı. 73 etkinlik noktasıyal birlikte gerçekleşen kutla- mada TEGV; 2019 yılı İmaj Kampanyası’nı da başlattı. TEGV Genel Müdürü Sait Tosyalı “24 Yıl önce kurucumuz Sayın Suna Kıraç, iş insanları ve akademisyenlerle birlikte bu yolculuğa başla- dı. 24 yıl sonra 80 binden fazla gönüllümüz ile birlikte 3 milyona yakın çocuğumuzun hayatına dokunduk. Her geçen gün yeni heyecanlarla buluştuğumuz TEGV’de emeği geçen herkese ve kurucularımıza, çocukları- mız adına teşekkürlerimi sunmak istiyorum” dedi. Yeni yaşında yeni imaj kampanyasını baş- latan TEGV, 2019 yılı imaj kampanyasında bugüne kadar nitelikli eğitimle buluşturduğu çocuklardaki yarattığı değişimi vurgulamanın yanı sıra, çocuklara sevgiyle, saygıyla yak- laşmanın, güvenli ve keyifli öğrenme ortamla- rının çocukları nasıl değiştireceğini anlatıyor “Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” sloganı ile TEGV, eğitimin sadece çocukları değil, onla- rın ailelerini ve ülkenin geleceğini de değiştir- me gücüne vurgu yapıyor. TEGV, uyguladığı özgün eğitim modeli sa- yesinde, ilköğretim çağındaki çocuklarımızın yeteneklerini özgürce keşfetmelerini sağlar- ken onlara gelişmiş ülkelerdeki eğitim anla- yışını sunuyor. Her yıl yüz binlerce çocuğu teknoloji, bilim, sanat ve edebiyatla tanıştıran TEGV, onların hayata karşı dimdik durmala- rını sağlayacak beceriler kazandırıyor. Ço- cuklarımız sayılmayı, sevilmeyi, araştırmayı, kendilerini ifade etmeyi, dostluklar kurmayı ve daha pek çok güzel şeyi belki de ilk kez TEGV’de öğreniyor. TEGV, 21. yüzyılın bilgi, beceri ve yetkinlikleri içeren Algo Dijital kodlama ve Tasarım ve Beceri Atölyeleri ile öğrenen ve keşfeden nesiller yetiştirmeyi hedefliyor. Yirmi dört yıl içerisinde Vakıf, 85 bine yakın gönüllüsü, 150 çalışanı, 73 etkinlik noktası ile 3 milyona yakın çocuğumuzun nitelikli eğitim desteği alması sağladı. TEGV’i destekleyen kurumsal ve bireysel bağışçıların, aktif çalı- şan gönüllülerin ve eğitim dostlarının; kısaca- sı bütün harika insanların verdiği güçle TEGV geleceğe güvenle bakıyor. Yıllar boyunca ge- liştirdiği deneyimini gelecek nesillere gururla aktaran Vakıf, kurumsallaşma adına Türki- ye’nin saygın STK’ları arasında yer alıyor. Dijital Biz 102 Dijital Biz 103
Sayfa 104 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Av. Arb. Murat KEÇECİLER Keçeciler & Partners Kurucu Ortak Dipnot: Gelecek ona uyum sağlayanlara tahmin edilmez fırsatlar su- nacaktır. Big Data ve Yeni Siyaset İnternetin hayatımıza girişi ile birlikte gündelik yaşantımızda birçok olgu değişti ve değişme- ye de devam ediyor. Teknolojik gelişmelere paralel olarak gün- delik olarak üretilen ve işlenen veri her geçen gün artarak ve katlanarak artmaktadır. 90’lı yıl- ların ortasında bir yılda üretilen kişisel veri günümüzde gün- ler içinde üretilmektedir. 2016 yılında, tüm insanlık tarihince üretilen veriden daha fazlası üretilmiştir. Teknolojide yaşanan gelişmeler sonucunda taşınabilir aygıtların çoğalması ve sosyal ağların yaygınlaşması ile üretilen veri ve bu verinin içeriğinin çeşitlen- mesi sonucunda yeni bir kavram ortaya çıkmıştır, ¨Big Data¨ (Bü- yük Veri). 2000’li yılların başında İnternetin çöplüğü olarak tanım- lanan bu veri günümüzde inanıl- maz bir iş kolu ve uzmanlık alanı olarak önümüzde durmaktadır. Birkaç girişimcinin bu veri seti üzerinden anlamlı sonuçlar çıkarma amacıyla yaptığı ve tamamen girişimsel çalışmaların zaman içerisinde Google, Ama- zon gibi büyük teknoloji devleri- nin dikkatini çekmesi sonucunda günümüzde anladığımız an- lamda Big Data kavramı ortaya çıkmıştır. Günümüzün ¨dijital bireyleri- nin¨ anlık olarak, sosyal medya ağları başta olmak üzere online oldukları her an bıraktıkları dijital izlerden ve verilerden anlam- lı sonuçlar çıkarmaya dönük algoritmalar sonucunda özellikle pazarlama alanında büyük geliş- meler elde edilmiştir. Big Data’nın hemen hemen her alanda kullanıma girdiği ve bu veri üzerinden anlamlı sonuçlar elde ederek kararlar alan yapıla- rın rakiplerine karşı önemli avan- tajlar elde ettiği görülmektedir. Bu anlamda, şirketler tedarik sü- reçlerinden, müşteri taleplerine ve pazarlama faaliyetlerinde çok yoğun şekilde Big Data analizle- rine dayanmaktadır. Amazon firması Big Data so- nucunda elde ettiği veriler üze- rinden müşteri talepleri daha gelmeden belli başlı ürünler için önden sevkiyat süreçlerini devreye sokmuştur. Söz konu- su algoritma tarafından yapılan hesaplamalar ile şirketin ciddi kaynak tasarrufu sağladığı ve sistemin başarısının %90 üze- rinde bir doğruluk elde ettiği görülmüştür. Big Data sadece şirketlerin ihtiyaçlarına cevap vermemek- tedir. Facebook ile Cambridge Analytica firmasının ortaklaşa yürüttükleri çalışma sonucunda hem ABD yapılan başkanlık se- çimlerinde hem de Brexit süre- cinde seçmen davranışlarının etkilendiğine ilişkin önemli veriler ortaya çıkmıştır. Bu gelişmelere paralel olarak, Macron’un seçildiği seçimler- de Facebook ve Twitter kasıtlı yönlendirmeye dönük olarak binlerce hesabı askıya aldığını duyurmuştur. Artık günümüzde siyasetçiler seçmenleri Big Data analizleri ile etkileme çabasına girmiştir. Big Data’nın siyasetçilere ve siyasi propaganda yöneticilerine sunacakları verinin ilk farkına varanlar, bunu rakiplerini kötüle- mek ve dezenformasyon olarak kullanmış olsalar da ilerleyen süreçte çok daha etkin ve etik kullanım yöntemleri ile karşımıza çıkacağı muhakkaktır. Verinin ve teknolojinin her alana etkilerinin görüldüğü günümüzde, siyasetin ve siyasi propaganda- nın, bu veriden ve teknolojiden etkilenmemesini düşünmek mümkün değildir. İlk geçiş evre- sinde konvansiyonel olan pro- paganda teknikleri ile yeni nesil tekniklerin birlikte işleyeceği sü- reçleri zaten yaşamaya başladık. Zaman ilerledikçe, tekno-politik tekniklerin daha fazla gelişeceği ve kendisini teknolojiye daha iyi adapte eden siyasetçilerin ve siyasi yapıların ayakta kalacağı zamanlar gelecektir. Gelecek seçimlerde; veri ana- lizcileri, sosyal medya uzman- ları, hologram tasarımcıları vb. başta olmak üzere birçok yeni uzmanın siyasi kampanyaların da başat aktörü olarak görmeye hazır olmak gerekir. Gelecek ona uyum sağlayanlara tahmin edilmez fırsatlar sunacaktır. Yazar Dijital Biz 104 Dijital Biz 105
Sayfa 106 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Haber İlaç Sektöründe Teknoloji Şirketleriyle Evlilikler KPMG’nin ilaç sektörünün 2030 yolculuğunu incelediği ‘Pharma 2030’ raporu, sektör - de değişen trendlerle yaşanan değişimleri ele aldı. Rapora göre artan sayıda ilaç ve tıbbi cihaz firması, özellikle diyabet ve onkoloji alanlarında tekno - loji şirketleriyle ortaklık ya da birleşme yoluna gidiyor. Uluslararası vergi, denetim ve danışma firması KPMG’nin ha - zırladığı ‘Pharma 2030’ rapo - runda, ilaç sektöründe gelecek 10 yılda yaşanacak gelişmele - re yönelik çarpıcı öngörüler yer aldı. Rapora göre her geçen gün daha fazla ilaç ve tıbbi cihaz firması, sektördeki deği - şim dalgasına adapte olabil - mek için teknoloji işletmeleriyle ortaklığa gitme yolunu tercih ediyor. Rapora göre teknoloji firmalarıyla ortaklık ya da bir - leşme yolunu seçen ilaç şirket - leri özelikle diyabet ve onkoloji alanlarında faaliyet gösteren oyuncular. Raporu değerlendiren KPMG Türkiye İlaç ve Sağlık Sektör Lideri Hakan Orhan, ilaç firmalarının iki büyük değişim dalgasının sektörlerinde yarattığı etkiyi kabul etmeye başladığını söyledi. Orhan, “Fiyatlandırma - daki aşağı yönlü baskı ile önleme, teşhis ve gerçek sağaltıma doğru geçiş, ilaç sektörün - deki kurulu düzeni tehdit ediyor. Bu değişim - ler aynı zamanda yeni rekabet kapı arala - yarak, şirketleri nerede ve kiminle rekabet ettiklerini yeniden düşünmeye yöneltiyor” diye konuştu. Yeni alanlar ortaya çıkıyor İlaç sektöründe yaşanan değişimin yıkıcı etkilerine karşın sektörde yeni alanlar da ortaya çıkıyor. Rapora göre bunlar ilaç tek - nolojisi, genetik ve immünoterapi. Genetik: Gelecek 10 yılda gen düzenleme- si nörolojik hastalıklar ve kanser gibi farklı rahatsızlıkların tedavisinde devrim yaratacak. Bu durumun farkında olan ilaç firmalar, Alz- heimer, Parkinson, Huntington gibi nörolojik hastalıkları önlemeye yönelik tedaviler geliş- tirmeye çalışıyor. İmmünoterapi: Teknoloji, aynı zamanda bağışıklık sisteminin etkinliğini artırmayı amaçlayan ve hedefe yönelik bir tedavi olan immünoterapiye de hız veriyor. Sektördeki irili ufaklı pek çok şirket, tedavi ve önlemeye yönelik immünoterapi yöntemleri geliştirmeye odaklanıyor. İmmünoterapi daha çok kanser türlerinin tedavisinde kullanılsa da diyabet ve kardiyovasküler hastalıklarla Parkinson, MS gibi kronik rahatsızlıkların tedavisinde de uygulanması yönünde araştırmalar yapılıyor. Dijital Biz 106 Dijital Biz 107
Sayfa 108 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Haber Ayakkabını Uzaktan Kumanda Et Nike, sıkılık ayarının akıllı telefonlara indirilebilecek bir uygulama sayesinde yapılmasına imkân veren yeni basketbol ayakkabısı ‘Nike Adapt BB’i tanıttı. Nike, sporun türü, süresi ve -potaya yüksel - mek gibi- yapılan spesifik hareketlere bağlı olarak ayağın ihtiyaçları değiştiği basket - bolda yeni ayakkabısıyla devrim yaratıyor. Nike, kullanıcıların ayakkabılarını istedikleri sıkılığa ayarlayabilmesine ve telefonlarına indirecekleri bir uygulamayla uzaktan ayar yapılabilmelerine imkân veren yeni basket - bol ayakkabısı ‘Nike Adapt BB’yi tanıttı. Gelişkin bir güç bağcığı sistemi, bir uygula - ma ve sürekli güncellenen şirkete has bir yazılımı birleştiren Nike Adapt platformu sayesinde, Nike Adapt BB basketbol ayak - kabısı gerçekten kişiye özel sıkılık ayarı sunuyor. Kişiye özel bir dişli çark düzeneği, ayağın ih - tiyaç duyduğu gerilim düzeyini tespit ediyor ve ayağı rahat ettirmek için gerekli ayarları yapıyor. Ayak altındaki şeritlerin gerilme gücü, yaklaşık 15 kilogramlık bir kuvveti çekmeye yetecek düzeyde. Bu da yaklaşık standart bir paraşüt ipiyle aynı kuvvete denk geliyor ve ayağı farklı hareketler esnasında korumaya alıyor. Tam bu noktada ayakkabı - nın beyni, yani FitAdapt teknolojisi devreye giriyor. İster manuel ister akıllı telefondaki Nike Adapt uygulamasını kullanarak oyun - cular, maçın farklı anlarına göre farklı sıkılık ayarı seçebiliyor. Örneğin, oyuncu mola sırasında ayak - kabıyı gevşetip, ardından oyuna dönerken tekrar sıkılaş - tırabiliyor. Ayakkabının dijital uygulaması ve isteğe bağlı yazılım güncel - lemeleri arasındaki neredeyse ilişki nedeniyle Nike Adapt BB, Nike’ın ilk sürekli güncellenen performans ürünü. FitAdapt sistemi basketbolda fit kalite - sini artırmaya devam ederken, bir sonraki aşamada FitAdapt teknolojisini, her biri farklı or - tamlarda farklı sıkılık ayarları gerektiren diğer spor dallarına ve günlük ayakkabılara yay - mak olacak. Nike Adapt BB, 16 Şubat’tan itibaren nike.com üzerinden satışa çıkacak. Dijital Biz 108 Dijital Biz 109
Sayfa 110 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Haber Uçan Araba, Sürücüsüz Araç, Roket Yarışmaları… TEKNOFEST 2019 Başvuruları Başladı! Türkiye’nin teknoloji üreten bir topluma dönüşmesini hedefleyen ve Milli Tekno - loji Hamlesi sloganı ile yola çıkan TEK - NOFEST, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yanı sıra, Türki - ye’nin önde gelen teknoloji şirketleri, kamu kuruluşları ve üniversitelerin destekleriyle düzenleniyor. Toplumun tamamında teknoloji ve bilim konusunda farkındalık oluşturmayı, Tür - kiye’nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedef - leyen TEKNOFEST kapsamında, gençlerin geleceğin teknolojileri üzerinde çalışmala - rını desteklemek için 15 farklı kategoride teknoloji yarışmaları düzenleniyor. Ortaokul, lise ve üniversite öğrencilerine açık olan yarışmalar; uçan arabalar ve sürücüsüz arabalar gibi geleceğin tekno - lojilerinin yanı sıra; roket, insansız sualtı sistemleri, insansız hava araçları gibi günü - müz teknolojilerine yönelik kategorileri de içeriyor. Kazanan takımlara toplamda 2 milyon TL’nin üzerinde ödül verileceği tek - noloji yarışmalarına başvurular www. teknofestistanbul.org adresi üze- rinden 28 Şubat 2019 tarihine kadar devam edecek. Yarışmacı takımları, 2 milyon TL’nin üzerindeki ödüllerin yanı sıra projeleri için verilecek olan teknik danışmanlık ve malzeme des - teği de bekliyor. Dünyanın en büyük 2. havacılık fes- tivali, ayakları yerden kesen TEK- NOFEST heyecanı yeniden başlıyor. Bu yıl yine ilklere sahne olacak olan TEKNOFEST kapsamında uçan ara- ba tasarım yarışması düzenleniyor. TEKNOFEST’in teknoloji yarışmaları için başvurular 28 Şubat’a kadar devam edecek. Kazanan takımları, toplamda 2 milyon TL’nin üzerinde bir ödül bekliyor. İlk kez geçtiğimiz yıl düzenlenen ve 550 binden fazla ziyaretçisiyle dünyanın en büyük ikinci havacılık etkinliği olan TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali için geri sayım başladı. Türkiye’nin ayaklarını yerden kesen TEKNOFEST heyecanı yine yeniden başlıyor. TEKNOFEST ilk yılında sadece Türki- ye’nin değil, bölgenin de en önemli hava- cılık ve teknoloji etkinliği olmayı başardı. Geçtiğimiz yıl TEKNOFEST’in yarışmacı- ları arasında 25 ülkeden dron yarışçıları, 24 ülkeden beyaz şapkalı hackerlar ve 83 ülkeden teknoloji girişimcileri de yer almış- tı. Bu yıl da yabancı takımların, TEKNO- FEST kapsamında yarışmalara başvuru- ları kabul ediliyor. Dijital Biz 110 Dijital Biz 111
Sayfa 112 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Haber Vodafone Discover Genç Yetenek Programı’na Başvurular Başladı Dijital dönüşümün liderlerini yetiştir- meyi hedefleyen ve 2008’den bu yana devam eden Vodafone Discover Genç Yetenek Programı’nda yeni dönem başlıyor. Mart ortasına kadar sürecek başvurular sonucunda, geçen yılın iki katı, yaklaşık 90 genç yetenek, Voda- fone Türkiye’de tam zamanlı çalışma imkânına sahip olacak. Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, geleceğin teknolojilerine yön verecek genç yetenekleri bünyesine katmaya devam edi- yor. Çalışanlarının yüzde 68’ini Y kuşağının oluşturduğu ve geçen yıl 80 binin üzerinde yeni mezun başvurusu alan Vodafone’un 2008 yılından beri sürdürdüğü Discover Genç Yetenek Programı’nın yeni dönem başvuruları, kariyer.net, vodafone.com.tr ve LinkedIn üzerinden başladı. Mart ortasına kadar sürecek başvurular sonucunda, geçen yılın iki katı, yaklaşık 90 genç, Vodafone Türkiye’de tam zamanlı çalışma imkânına sahip olacak. Genç yetenekler ayrıca, Voda- fone Türkiye’nin “Agile” (Çevik) çalışma yak- laşımı doğrultusunda farklı fonksiyonlardan bir araya gelen kişilerin oluşturduğu, uçtan uca sorumluluğa sahip olarak otonom şekilde çalışan ve “squad” adı verilen ekiplere dahil olabilecek. Vodafone Discover Genç Yetenek Programı ile bugüne kadar Vodafone bünye- sine yaklaşık 350 kişi katıldı. Bülent Bayram: “Genç yeteneklerle büyü- yoruz” Geleceğin liderleri olarak gördükleri genç yetenekleri keşfetmeyi ve organizasyonlarına katmayı önemsediklerini belirten Vodafone Türkiye İnsan Kaynaklarından Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Bayram, şunları söyledi: “Vodafone olarak, gelecekte liderlik ekibimiz- de görev alabileceğine inandığımız; yoğun bir eğitim ve gelişim yatırımı yaptığımız genç leri her yıl Discover Genç Yetenek Programı aracılığıyla Vodafone Türkiye ailesine dahil ediyoruz ve onlara rotasyonlu çalışma modeli ile farklı uzmanlıkları ve dijital rolleri uçtan uca deneyimleme imkânı sunuyoruz. Araştırmalar, gençlere kendilerini geliştirme ve gerçekleş- tirme fırsatı veren sektör, eğitim ve yurt dışı olanaklarının bir pozisyonu daha değerli hale getirdiğini gösteriyor. Vodafone Discover Genç Yetenek Programı ile bu olanaklara ulaşmak bir hayal olmaktan çıkıyor. Bu programla bir yandan geleceği şekillendirirken, bir yandan da dijital dönüşümün liderleri olabilecek, çevik çalışma yöntemlerine sahip ve geleceğin mes- leklerinde yer alacak genç yetenekleri keşfe- diyoruz. Geleceğin heyecan verdiğine inanan ve bizimle aynı heyecanı paylaşan tüm genç mezunları, programımızın yeni dönemi için başvuruda bulunmaya davet ediyoruz.” Özel gelişim programı Üniversite 4. sınıf öğrencileri, yeni mezunlar ve en fazla bir yıl tam zamanlı iş tecrübesi bu lunanlar için özel hazırlanmış bir kariyer prog- ramı olan Discover Genç Yetenek Programı ile Vodafone’a katılan genç yetenekler, ilk yıl 2 farklı bölümde rotasyon gerçekleştirerek hem tekno- loji/telekomünikasyon sektörünü, hem de Voda- fone’u yakından tanıma ve kariyerlerine daha bilinçli tercihler yaparak başlama imkânı buluyor. Genç yetenekler, 1 hafta süren bir oryantasyon programına dahil olarak pek çok farklı konuyu hem teorik hem pratik anlamda deneyimleyebili- yor. Bir yılın sonunda özel bir gelişim programı- na dahil edilen Discover’lar, Vodafone’un men- torluk uygulamasından da faydalanabiliyor. Yurt dışında çalışma fırsatı Global bir şirkette çalışmanın avantajını da kulla- nabilen Discover’lar, 2 yıllık çalışmalarının ardın- dan global değerlendirme merkezinde başarılı olurlarsa Columbus Programı ile farklı bir Voda- fone ülkesinde belirli süreyle görev yapabiliyor- lar. Columbus Programı dışında da yayınlanan ilanlar aracılığıyla farklı lokal ve global fırsatları değerlendirebiliyorlar. Vodafone, en iyi işverenler arasında Vodafone, 2018 yılında Great Place To Work Enstitüsü tarafından belirlenen ve pek çok global ölçekli şirketin reka- bet ettiği “En İyi İşverenler” sıralamasında birinci seçildi. Aynı enstitü tarafından “Çeşitlilik” ve “İnsan Kaynaklarında Diji- tal Dönüşüm” Özel Ödülleri’nin sahibi olan Vodafone, Discover programına özel “işe uyum kazandırma” (onboarding) süre- ciyle de uluslararası ödüllerden Stevie’de ikincilik ödülüne layık görüldü. Dijital Biz 112 Dijital Biz 113
Sayfa 114 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Haber Yıldızlı Projeler Yarışması’na Başvurular Başladı Yıldız Teknopark, Yıldız Teknoloji Transfer Ofisi ve Yıldız Teknik Üniversitesi IEEE Öğrenci Kulübü iş birliği ile düzenlenen Yıldızlı Projeler Yarışması’nın 11’incisi için başvurular başladı. Yıldız Teknopark, Yıldız Teknoloji Trans- fer Ofisi ve Yıldız Teknik Üniversitesi IEEE Öğrenci Kulübü iş birliği ile düzenlenen Yıldızlı Projeler Yarışması’na başvurular başladı. “Fikrini Geleceğe Taşı” sloganıyla bu yıl 11’incisi düzenlenen yarışmaya başvurular 3 Mart 2019 tarihine kadar devam edecek. Yıldızlı Projeler Yarışması’na kendi projesini hayata geçirmek isteyen, girişimcilik ruhuna sahip üniversite öğrencileri ve akademisy- enlerin yanı sıra girişimci şirketler (start-up) başvurabiliyor. Başvuruların tamamlanmasının ardından, tüm projeler Yıldızlı Projeler Değerlendirme Kurulu tarafından değerlendirilecek ve fi- nal etkinliğine katılmaya hak kazananlar belirlenecek. Finale kalan proje sahipleri AR-GE, yenilikçilik, girişimcilik ve sunum teknikleri hakkında eğitim alacak. Final etkinliği ise 18 Nisan’da Yıldız Teknik Üni- versitesi Davutpaşa Kampüsü Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Final etkinliğinde bilişimden elektroniğe, enerjiden sağlığa farklı alanlardan projeler kendi alanlarındaki projelerle yarışacak. De- receye giren proje sahipleri para ödülü, Yıldız Kuluçka Merkezi’nde özel ofis, yurtdışında sanal ofis desteği, yurtiçi ve yurtdışında mentorlük ve sponsor özel ödülleri gibi farklı ödüllerin sahibi olacak. Geçtiğimiz 10 yılda 144 farklı üniversiteden toplam 1.890 proje başvurusunun yapıldığı yarışma ile ilgili ayrıntılı bilgi www.yildizlip- rojeler.com adresinden alınabiliyor. Dijital Biz 114 Dijital Biz 115
Sayfa 116 — dergide görüntüle
Şubat 2019 Haber BT Yöneticileri “İş’te Güvenlik: Risk ve Esneklik” Teması ile BT Güvenlik Zirvesinde Buluşacak International Data Corporation (IDC) Türkiye, BT Güvenliği Konferans Serisi etkinliklerini, 28 Şubat’ta İstanbul’da ve 5 Mart’ta Ankara’da, gerçekleştirecek. Finans, perakende, üretim, hizmet, devlet kurumları ve holding şirketlerinden 1000 civarında üst düzey BT güvenlik yöneti- cisi ve BT profesyoneli ağırlanacak. BT Güvenliği Konferans Serisi etkinliklerinde öne çıkacak konular: • Blok zinciri ve güvenlik • Aldatma teknolojilerinin kullanılma nedenleri • Kuantum hesaplama ve siber güvenlik üzer- indeki etkisi • KVKK: Sadece bir regülasyon mu yoksa inovasyon için motivasyon mu? • Siber güvenliği artırmak için analitik • Konteyner güvenliği nedir? • Yapay zekâ, otomasyon ve orkestrasyon • OT güvenliği etrafındaki en iyi uygulamalar • Çok bulutlu ortamda siber güvenlik IDC Türkiye yazılım pazarından sorumlu kıdemli araştırma analisti Yeşim Öztürk’e göre, “Türkiye’de şirketler rutin işleri sürdürmekle iş çevikliğini arttırmak arasında bir denge kurmaya çalışıyor. Ulusal düzeyde stratejiler ve değişen endüstri dinamikleri; yeni teknolojilerle ilgili denemeler yapan ve inovasyonu şirket kültürü haline getirmeye çalışan organizasyonları yönlendiriyor. Bu değişim ise sadece BT’yi değil, işin büt - ününü kapsıyor. Çağımızda BT güvenliği artık sadece teknoloji varlıklarını korumakla sınırlı olmamalı, iş esnekliğini arttırmayı amaçlamalı. Dijital dönüşüm süreci ilerle - dikçe, kuruluşların iş düzeyinde bir güven - lik stratejisi geliştirmeleri gerekir. Güvenlik ortamının mevcut durumu ve inovasyon çağına girerken risk, güven ve rızanın güvenlik stratejilerine nasıl dahil edilmesi gerektiği etkinliğimizde konuşulacak.” “IDC CIO Zirvesi 2018 Anketi” sonuçlarına göre önümüzdeki yıllarda da güvenlik, ortak bir endişe olarak yine birinci sırada yer alıyor. Günümüzde siber güvenlik tehdit ortamı, gelişen tehditler ve tekrarlayan siber saldırılardan oluşmakta. Bu nedenle, CIO’lar dijital dönüşüm inisiyatiflerinin bu tehdi - tlerden etkilenebileceğini anlamalı ve gerekli önemlerin alınması konusunda güvenlik eki - plerini hem strateji hem de teknoloji yatırım planları açısından desteklemeli. IDC Türkiye Ülke Direktörü Nevin Çizmecioğulları konuya şöyle yaklaşıyor: “Siber güvenlik CIO ajandalarındaki öne - mini korurken, yatırım planlarında da üst sıralarda yer almaya devam ediyor. 2019 yılının ekonomik olarak zorlayıcı bir yıl olması beklenirken, yaptığımız görüşmeler ve analizler doğrultusunda güvenlik yatırımlarının hız kesmeden devam edeceğini öngörüyoruz. Bu yıl IDC Türkiye olarak gerçekleştirdiğimiz CISO Zirvesi 2018 anketimizde CISO’ları uykusuz bırakan konuların başında Kişisel Verileri Koruma Kanunu (KVKK) ihlalinin %63 ile ilk sırada geldiğini gördük. Nitekim 2018 yılının en çok konuşulan konularından biri olan KVKK yine 2019 yılında da sıkça konuşuluyor olacak. Kurumlar regülasyonlar- dan kaynaklı endişelerini gidermek amacıyla çeşitli yatırımlar yapmaya ve uyumluluk konusunda danışmanlıklar almaya devam edecek. Gerçek zamanlı tehdit istihbaratı ve güvenlik operasyon merkezi yatırımları, yönetilebilir güvenlik servisleri CISO’ların 2019 yılında önceliklendirdiği yatırımların başında geliyor.” Konferans çerçevesinde en son teknolojilerin ele alınması için IDC bu etkinlikte; KoçSistem, IBM, Cisco, Oracle, Barikat, CyberArk, Endpoint, FireEye, Force- point, Fortinet, Google Cloud, Infosec, Juni- per, Kaspersky, Nebula, NormShield, Picus Security, Platin Bilişim, VMware, Symantec, BG-Tek, Biznet, Demsistem, Dereka-Natika, Detech-Titus, FileOrbis, Imperva, Invento, Karya Bilişim, Keepnet, Kron, Logsign, Netsec, Netsmart, Roksit, Secure Future, Sekom, Tripware, Zero Second gibi sek- törün önde gelen tedarikçileri ile, STK’ları ve CISO’ları ile iş birliği içindedir. Dijital Biz Dergisi’nin de “Media Partner” olarak yer alacağı etkinlikler hakkında daha fazla bilgi için IDC BT Güvenlik Konferansı “www.idcitsecu- rity.com/istanbul” ve “www.idcitsecu- rity.com/ankara” web sitelerini ziyaret edebilir, #idcsecurity19 hashtag’ini kullanarak etkinliklerle ilgili paylaşım yapabilirsiniz. Dijital Biz 116 Dijital Biz 117
Sayfa 118 — dergide görüntüle
Dijital Biz Dergisi Abonelik Avantajları • Dergi ilk olarak abonelere iletilir. • Derginin dosya konuları için belirttiğiniz sektör, uzmanlık alanı gibi bilgiler çerçevesinde sizinle iletişime geçilip görüşleriniz alınabilir. • Sponsor olunan etkinliklere davet edilme ya da avantajlı olarak katılma imkânınız olabilir. • İlk 5000 abone ile sınırlı olmak üzere yıllık abonelik ücretsizdir. Dijital Biz Dergisi Mart 2019 Dosya Konusu Perakende Sektörü Dosya konuları için sektör ve uzmanlık alanı çer- çevesinde abonelerin görüşleri alınabilir. Ücretsiz abone olmak için: https://www.dijitalbiz.com/abone/ www.entegratorsec.com
