Temmuz 2019 Sayısı — Metin Görünümü
Bu sayfa, derginin PDF'inden çıkarılan ham metni ekran okuyucular ve arama motorları için sunar; dizgi/tasarım içermez. Sayı sayfasına dön · Dergiyi görselleriyle oku
Sayfa 1 — dergide görüntüle
Dijital Dönüşümün Toplumlara ve Şirketlere Etkisi Ege Bölgesi Şirketleri KVKK’ya Uyumlu Hale Gelmek için İzmir’de Buluştu Dijital Dönüşüme Direnç Gösteren İşletmeler 10 Sene Sonra Hayatımızda Olmayacak! Bakan Varank’tan Otomotiv Devinin Ar-Ge Merkezi’ne Ziyaret Türkiye Fintek Piyasasında 165 Milyon Dolarlık Satın Alma Siber Saldırıya Uğrayan Şirketin Notu Düşürüldü Dijital Biz Bilişim, Ekonomi, İş Dünyası Dergisidijitalbiz.com TEMMUZ 2019 SAYI: 08 / FİYAT: 20 TL Ömer Özgür ÇETİNOĞLU Tofaş Bilgi ve İletişim Teknolojileri Direktörü Diğer Röportajlar: Ulaş CANTEPE (Baktat Gıda-Bilgi Sistemleri Yöneticisi)
Sayfa 2 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 VATANSEVER BİLİŞİM A.Ş. ADINA İMTİYAZ SAHİBİ Şenol Vatansever senol.vatansever@dijitalbiz.com GENEL YAYIN YÖNETMENİ (SORUMLU) Şenol Vatansever senol.vatansever@dijitalbiz.com EDİTÖR Sema Vatansever sema.vatansever@dijitalbiz.com GÖRSEL YÖNETMEN Gökhan Ünlü gokhan.unlu@dijitalbiz.com Most Idea BARINDIRMA Vatansever Bilişim & Bulutistan REKLAM VE PROJE reklam@dijitalbiz.com ABONELİK www.dijitalbiz.com/abone abone@dijitalbiz.com BÜLTEN GÖNDERİMİ bulten@dijitalbiz.com YAYIN TÜRÜ Aylık, Süreli Yayın DİJİTAL BİZ DERGİSİ TEMMUZ 2019 SAYI: 07 / FİYAT: 20 TL Dergide yayınlanan yazılardan kaynak gösterilmesi koşuluyla alıntı yapılabilir. Dergide yayınlanan makale ve röportajlarda yer alan fikirler yazarlarına ve röportaj veren kişilere aittir, dergimiz için bağlayıcı değildir. dijitalbiz.com Editörden Şenol VATANSEVER Smart Future World Expo: Akıllı Teknolojiler Zirvesi ve Fuarı “Smart Future World Expo: Akıllı Teknolojiler Zirvesi ve Fuarı”, “Dijital KOBİ Hareke- ti” ana temasıyla Smart Future Forum tarafından 30-31 Ekim 2019 tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi’nde Dijital Biz Dergisi sponsorluğunda düzenlenecek. Teknoloji tüketen değil teknoloji üreten nesiller yetiştirmeye katkı sağlamak, teknoloji geliştiricilerinin buluşma noktası olmak, bilim ve teknoloji geliştiren hedef sektörleri bir araya getirmek, yerli teknoloji üretimi konusunda farkındalık ve bilinirlik oluşturmayı sağlayacak ortam ile dijital ekonomiye dönüşümde çözüm platformu olarak katkıda bulunmak amacıyla düzenlenen etkinlik BİLİŞİM GRUBU ve Bilişimciler vizyonu ve misyonu ile de örtüşüyor. Smart Future World Expo, Türkiye’nin ve bölgenin dijital dönüşüm ve akıllı teknolojiler temelinde geleceği tartışan en önemli zirvesi ve fuarı. Her yıl özenle seçilip tasarlanan temalarla dönüşümün öncü- sü firmaların ve kurumların yer aldığı fuar alanı, eş zamanlı kon- feransları barındıran zirve, üst düzey yöneticileri bir araya getiren C-Level network alanı, dijital teknoloji temelli girişimci projeleri ve yatırımcı potansiyeli oluşturan proje pazarı gibi tamamlayıcı etkin- likleri bir araya getiren kapsamlı konseptiyle bu alanda fark oluştu- ruyor. Smart Future World Expo; geçen sene 14-15 Kasım 2018 tarihle- rinde İstanbul Kongre Merkezi’nde farklı sektör ve bölgelerden 150 kurumun ve kuruluşun, 100’ün üzerinde konuşmacının, 500’e yakın yenileşimci projenin katılımıyla düzenlenmiş, 10.000’in üzerinde profesyonel tarafından ziyaret edilmişti. Dijital Biz Dergisi ve sivil toplum kuruluşlarımız ile geçen sene olduğu gibi bu sene de destekleyeceğimiz “Smart Future World Expo: Akıllı Teknolojiler Zirvesi ve Fuarı” etkinliğinin duyuruları ulusal ve uluslararası tanıtım imkânları en üst düzeyde kullanılarak yapılıyor. Dijital Biz Dergisi’ne Ağustos, Eylül ve Ekim sayılarında verilen reklamların iki katına kadar olan tutarı etkinlik sponsorlukla- rında indirim olarak alınabiliyor. Detaylı bilgi için: reklam@dijital- biz.com “Smart Future World Expo: Akıllı Teknolojiler Zirvesi ve Fuarı”nda görüşmek dileğiyle… Dijital Biz 3
Sayfa 4 — dergide görüntüle
İçindekiler 06 Ömer Özgür ÇETİNOĞLU: “Dijital Dönüşümün Toplumlara ve Şirketlere Etkisi” 48 Ulaş CANTEPE: “Yazılım, Robotik ve Yapay Zekâ ile Sıçrama Yapabiliriz” Ege Bölgesi Şirketleri KVKK’ya Uyumlu Hale Gelmek için İzmir’de Buluştu 18 Okul Öncesi Kodlama Eğitimleri38 15 Temmuz ve İletişim Alt Yapısı”28 Akıllı Oyuncaklar Yaratıcılığı Besliyor44 Dijital Dönüşüme Direnç Gösteren İşletmeler 10 Sene Sonra Hayatımızda Olmayacak! 24 Dünya Milenyum Kuşağı ile Değişecek: Yıka Yıka Geliyorlar 40 Türkiye Fintek Piyasasında 165 Milyon Dolarlık Satın Alma30 E-Spor Geleceğin Futbolu Olacak46 Bakan Varank’tan Otomotiv Devinin Ar-Ge Merkezi’ne Ziyaret 26 Manisa Valiliği’nden Çocuklara Yönelik Kodlama Projesi42 FinCube Startup’ları Yatırımcılarla Buluştu32 Workup Girişimcilik Programı 4. Dönem Mezunlarını Verdi34 Dünyaya İlham Verecek 19 Genç36 İyi Bir Sistem Mimarisi Nasıl Olmalıdır?62 Türkiye’deki Üst Düzey Yöneticilerin Ajandası: Yapay Zekâ 54 Siber Saldırıya Uğrayan Şirketin Notu Düşürüldü64 Yapay Zekâlı Konuşma Tanıma Teknolojisi58 Tüketiciyi Hacker’dan Çok Perakendeci Korkutuyor66 ‘Can Yoldaşı’ Robot 60 Dijital Teknolojide Kullanıcı Alışkanlığı Yönetimi68 5G’de Endüstrinin Doğru Varsaydığı Yanlışlar72 Avrupa Dijital Reklam Yatırımları 2018’de 55 Milyar Euro’yu Aştı 74 MIXX Awards Europe 2019 Ödülleri Sahiplerine Kavuştu76 Ege İhracatçı Birlikleri “İhracat 4.0”ı Hayata Geçiriyor78 I-TECH Teknoloji Dolu 3 Gün Yaşattı80 5G Beklenenden Hızlı Benimseniyor70 Röportaj Dijital Biz 4
Sayfa 6 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Röportaj Dijital Dönüşümün Toplumlara ve Şirketlere Etkisi 1970’li yıllardan sonra dijital tek - nolojilerin toplumların yaşantısı - na girmesiyle beraber duymaya başladığımız dijitalleşme, geride bırakmaya hazırlandığımız son on yıl içerisinde de şirketlerin strateji - lerinde dijital dönüşüm adı altında yer buluyor. Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? 1987 İstanbul Erkek Lisesi, 1992 yılında da Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisli - ği bölümümden mezun oldum. 1992 yılında Koç Holding’te Sistem Ana - list Programcısı olarak iş hayatına atıldım. 1992-1996 yılları arasında Koç Holding Bilişim Uzmanı, 1996-1997 yılları arasında Ordu Bilgi İşlem Subayı, 1998-2002 yılla - rı arasında Koç Holding Tüketim Grubu İş Geliştirme Yöneticisi, 2002-2007 yılları ara - sında Beko Elektronik Bilgi İşlem Müdürü, 2007-2016 yılları arasında KoçSistem İş Çö - zümleri ve ArGe Direktörü olarak çalıştım. 2016 Temmuz ayından bu yana Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. Bilgi ve İletişim Tek - nolojileri Direktörü olarak görev yapıyorum. Şirketin uzun vadeli stratejilerinden türet - tiğimiz bilgi teknolojileri ve dijital dönüşüm hedeflerimizi gerçekleştirecek planlamalar yapıyor, bunları gerçekleştirecek finansal ve iş gücü (iç kaynak, dış kaynak, ortaklık vb.) yol haritasını belirliyorum. Öte yandan, diğer birimlerle iş birliği halinde şirketimizin operasyonel verimliliğini, rekabetçiliğini ve marka itibarını arttıracak yazılım ve dijital çözümlerin hayata geçirilmesini sağlıyorum. Üniversite, teknoloji firmaları, Koç Holding grup şirketleri, otomotiv sektörünün diğer oyuncuları ile de iş birliği, benchmark, hiza - lanma çalışmaları organize ediyor, bu saye - de şirketimizin kurumsal bilgi birikimini glo - bal ve güncel halde tutmayı amaçlıyorum. BİLİŞİM GRUBU, 1884 Vakfı ve ODD Üye - siyim. Şirketiniz, sektörünüz ve faaliyet alanları- nız ile ilgili bilgi verebilir misiniz? 1968 yılında kurulan Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş., Koç Holding ve Fiat Chrysler Automobiles (FCA) hissedarlarının eşit ortak- lığı altında ve halka açık şekilde, Türkiye’nin hem binek otomobil hem de hafif ticari araç üreten tek otomotiv şirketi. Yılda 450 bin araçlık üretim kapasitesi ve 7 bine yakın çalı - şanı ile Türkiye’nin beşinci büyük sanayi ku- ruluşu olan Tofaş, genel merkezi İstanbul’da olan, 350 bin m²’si kapalı, yaklaşık 1 milyon m² alan üzerinde kurulu Bursa Fabrikası’nda üretimini yapıyor ve yatırımlarını sürdürerek rekabet gücünü her geçen gün artırıyor. Fiat Chrysler Automobiles’ın (FCA) önemli stratejik üretim merkezinden biri olan Tofaş, aynı zamanda grubun Avrupa’daki en büyük Ar-Ge merkezlerinden biri konumunda. Dijital Dönüşüm konusunda görüşleriniz nelerdir? Sizce Türkiye dijital dönüşümde hangi aşamada? Şirketiniz hangi aşama- da, planlarınız nelerdir? 1970’li yıllarda özellikle teknolojinin gelişme - ye başlamasıyla birlikte dijitalleşme sözcüğü yaşantımızın kaçınılmaz bir parçası haline gelmeye başladı. İnsan eliyle yapılan pek çok iş günden güne makinalar, yazılımlar, robotlar tarafından yapılmaya başlandı. Sağlıktan eğitime, savunma sanayiinden ulaşıma, iletişimden uydu ve uzay teknoloji- lerine, üretime pek çok alanda dijitalleşmenin hayatımıza girişine hep birlikte tanıklık ettik. Bununla birlikte son on yılda sıkça telaffuz etmeye başladığımız “Dijital Dönüşüm” ̶ bir dönem e-dönüşüm olarak da karşımıza çıkmıştı ̶ özellikle şirketlerin rekabetçiliğini, sürdürülebilirliğini ve verimliliğini koruma anlamında son derece önemli hale geldi. Şirketlerin dışında devlet ve eğitim kurumları gibi asıl amaçları ticari olmayan kuruluşların da bu dönüşümü sahiplenip kendilerinden hizmet alanlara farklı deneyimler sunarak memnuniyet ve bağlılık sağlama gayretinde olduklarını görüyoruz. Ömer Özgür ÇETİNOĞLU Tofaş Bilgi ve İletişim Teknolojileri Direktörü Dijital Biz 6 Dijital Biz 7
Sayfa 8 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 1970’li yıllardan sonra dijital tek - nolojilerin toplumların yaşantısı - na girmesiyle beraber duymaya başladığımız dijitalleşme, geride bırakmaya hazırlandığımız son on yıl içerisinde de şirketlerin strateji - lerinde dijital dönüşüm adı altında yer buluyor. Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? 1987 İstanbul Erkek Lisesi, 1992 yılında da Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisli - ği bölümümden mezun oldum. 1992 yılında Koç Holding’te Sistem Ana - list Programcısı olarak iş hayatına atıldım. 1992-1996 yılları arasında Koç Holding Bilişim Uzmanı, 1996-1997 yılları arasında Ordu Bilgi İşlem Subayı, 1998-2002 yılları arasında Koç Holding Tüketim Grubu İş Geliştirme Yöneticisi, 2002-2007 yılları ara - sında Beko Elektronik Bilgi İşlem Müdürü, 2007-2016 yılları arasında KoçSistem İş Çö - zümleri ve ArGe Direktörü olarak çalıştım. 2016 Temmuz ayından bu yana Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. Bilgi ve İletişim Tek - nolojileri Direktörü olarak görev yapıyorum. Şirketin uzun vadeli stratejilerinden türet - tiğimiz bilgi teknolojileri ve dijital dönüşüm hedeflerimizi gerçekleştirecek planlamalar yapıyor, bunları gerçekleştirecek finansal ve iş gücü (iç kaynak, dış kaynak, ortaklık vb.) yol haritasını belirliyorum. Öte yandan, diğer birimlerle iş birliği halinde şirketimizin operasyonel verimliliğini, rekabetçiliğini ve marka itibarını arttıracak yazılım ve dijital çözümlerin hayata geçirilmesini sağlıyorum. Üniversite, teknoloji firmaları, Koç Holding grup şirketleri, otomotiv sektörünün diğer oyuncuları ile de iş birliği, benchmark, hiza - lanma çalışmaları organize ediyor, bu sayede şirketimizin kurumsal bilgi birikimini global ve güncel halde tutmayı amaçlıyorum. BİLİŞİM GRUBU, 1884 Vakfı ve ODD Üyesi- yim. Şirketiniz, sektörünüz ve faaliyet alanları- nız ile ilgili bilgi verebilir misiniz? 1968 yılında kurulan Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş., Koç Holding ve Fiat Chrys- ler Automobiles (FCA) hissedarlarının eşit ortaklığı altında ve halka açık şekilde, Türki- ye’nin hem binek otomobil hem de hafif ticari araç üreten tek otomotiv şirketi. Yılda 450 bin araçlık üretim kapasitesi ve 7 bine yakın çalı- şanı ile Türkiye’nin beşinci büyük sanayi ku- ruluşu olan Tofaş, genel merkezi İstanbul’da olan, 350 bin m²’si kapalı, yaklaşık 1 milyon m² alan üzerinde kurulu Bursa Fabrikası’nda üretimini yapıyor ve yatırımlarını sürdürerek rekabet gücünü her geçen gün artırıyor. Fiat Chrysler Automobiles’ın (FCA) önemli stratejik üretim merkezinden biri olan Tofaş, aynı zamanda grubun Avrupa’daki en büyük Ar-Ge merkezlerinden biri konumunda. Dijital Dönüşüm konusunda görüşleriniz nelerdir? Sizce Türkiye dijital dönüşümde hangi aşamada? Şirketiniz hangi aşama- da, planlarınız nelerdir? 1970’li yıllarda özellikle teknolojinin gelişme - ye başlamasıyla birlikte dijitalleşme sözcüğü yaşantımızın kaçınılmaz bir parçası haline gelmeye başladı. İnsan eliyle yapılan pek çok iş günden güne makinalar, yazılımlar, robotlar tarafından yapılmaya başlandı. Sağlıktan eğitime, savunma sanayiinden ulaşıma, iletişimden uydu ve uzay teknoloji- lerine, üretime pek çok alanda dijitalleşmenin hayatımıza girişine hep birlikte tanıklık ettik. Bununla birlikte son on yılda sıkça telaffuz etmeye başladığımız “Dijital Dönüşüm” Röportaj Dijital Biz 8 Dijital Biz 9
Sayfa 10 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 ̶ bir dönem e-dönüşüm olarak da karşımıza çıkmıştı ̶ özellikle şirketlerin rekabetçiliğini, sürdürülebilirliğini ve verimliliğini koruma an- lamında son derece önemli hale geldi. Şirket- lerin dışında devlet ve eğitim kurumları gibi asıl amaçları ticari olmayan kuruluşların da bu dönüşümü sahiplenip kendilerinden hizmet alanlara farklı deneyimler sunarak memnuni- yet ve bağlılık sağlama gayretinde olduklarını görüyoruz. Bu bağlamda ben, dijital dönüşümü ve olgun- luğunu tüm etki alanlarıyla değerlendirdiğim- de, “Digital Business” ve “Digital Foundation” olacak şekilde iki başlıkta değerlendirmenin gerekliliğine inanıyorum. “Digital Business” başlığını, şirketlerin kendi dijital dönüşüm stra- tejileriyle ve tüm ortaklarının, hizmet sağlayı- cılarının yeterlilikleriyle kendi iş süreçlerinde, ana faaliyet alanlarında yaratacağı memnuni- yet, deneyim ve rekabetçilik olarak ele alıyo- rum. “Digital Foundation” başlığını ise, şirketlerin üzerinde, devletlerin, yerel veya kü- resel teknoloji ve hizmet sağlayıcıların, üniver- sitelerin, girişimcilerin ortaya koydukları veya gelecekte koyacakları altyapı, teknoloji, bilgi birikimi, eğitim, yol haritalarının tamamı olarak görüyorum. Türkiye’yi “Dijital Dönüşüm” yolculuğunda işin daha çok başında görüyorum. Ülkemizin bu alandaki stratejilerini oluşturan kurumların, teşkilatlarının bir an önce oluşturulması, bu kurumların hükümetler üstü hedefler ve yol haritaları koymaları gerektiğini düşünüyorum. Özellikle üniversitelerin ve girişimcilerin, tek- noloji üreten yerel şirketlerin bu yolculuğa çok hızlı bir şekilde hizmet etmeye başlatılması yö- nünde destekler, özendirici faaliyetler, yarışma- lar, şirketlerle iş birlikleri vs. gibi taktik adımların başlatılması gerekiyor. Bu çalışmalar ve araş- tırmalar sonucunda başarılı bir şekilde ortaya çıkarılan ürün ve hizmetlerin tüketilmesi konu- sunda da devletin özendirici ve destekleyici, hatta belirli noktalarda zorlayıcı olmasının gelişi- me katkıda bulunacağını öngörüyorum. Şirket- lere baktığımda ise, biraz daha önde olduklarını söyleyebilirim. Tofaş, “dijital dönüşüm” stratejisi- ne odaklanmış bir organizasyon ile kendi “dijital business” başlığını doldurmakta çok istekli dav- ranıyor. Bu amaçla yapılan pek çok çalıştayda dijital dönüşüm uygulanabilecek iş senaryoları, atak edilecek alanlar belirleniyor ve belirlenen alanlarda başarıya ulaşmak için çalışan ge- lişimi, yatırım, ortaklık, iş birliği, Ar-Ge, çevik dönüşüm gibi kulvarlarda yapılacaklar belirle- niyor. İlave olarak bu dönüşümün Koç Holding ve FCA gibi ortaklara etkileri, bilgi ve deneyim paylaşımı, iş birliği fırsatları gibi pek çok faktör değerlendiriliyor ve bu şekilde yatırım onayı alı- narak alt hedefler hayata geçiriliyor. Sizce Dünyayı değiştirecek teknolojiler ne- lerdir? Tarih boyunca Dünya’yı değiştiren Tarih boyunca Dünya’yı değiştiren yeniliklerden, teknolojiler- den örnek aldığımızda odağında insanı, insan yaşamını, doğayı, ulusları odağında tutan de- ğişikliklerin daha yıkıcı ve değiştirici etkilerinin olduğunu görüyoruz. Bundan sonra olacak değişikliklerin etkisinin de aynı parametrelerle değerlendirileceğini öngörüyorum. Özellikle tıp, eğitim, uzay ve savunma sanayi gibi çekirdek alanlara ilave olarak, çevrenin korunması, eğ- lence, sosyalleşme ve zaman yaratma odaklı, kişisel güvenliği ve gizliliği öne çıkaran yeni- liklerin çok etkili olacağını düşünüyorum. Bu saydığım alanlar çok makro stratejiler olarak görünmekle birlikte altında çok fazla teknolojik gelişmeyi de beraberinde tetikleyecek. Örneğin genetik alanında yapılacak araştırmaların arka planında pek çok gelişmiş tanı ve araştırma teknolojiler, nükleer tıp, makine öğrenmesi, veri bilimi gibi alt teknolojilerin gelişimi çok büyük önem taşıyor. Otonom araçlar gibi daha spesi- fik stratejiler bile kendi içlerinde farklı teknolojik alanların gelişimini ve bir araya toplanarak Röportaj Dijital Biz 10 Dijital Biz 11
Sayfa 12 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 sonuç alınmasını gerektiriyor. Çok yakın bir gelecekte üniversite veya okul kavramının orta- dan kalkacağı, sanal eğitim ortamları ile eğitim ihtiyacının karşılanabileceğinin konuşulduğuna hep birlikte tanık oluyoruz. Dünyada ve Türkiye’de bilişim sektörünün ve otomotiv sektörünün geleceği hakkında öngörüleriniz nelerdir? Bilişim sektörünün gelişiminin diğer tekno- lojilerin gelişimini ne denli hızlandırdığını, yapılacak pek çok araştırmaya doğrudan ne ölçüde katkıda bulunduğunu son 30 yılda önümüze çıkan teknolojik yeniliklerin çıkış hızına şahit olarak gördük. Belirttiğim gibi makro stratejilerin birçoğunun hızlı ilerlemesi- nin, bilişim sektöründe sağlanacak gelişimle mümkün olacağı açık. Einstein’in deneylerini yaparken yaptığı hesaplamaların arka planın- da bir işlemci veya bilgisayar desteği olsaydı bu araştırmaların çok daha kısa sürede tamamlanacağı çok açık. Günü- müzde tasarımdan haberleşmeye, örnekleme- den 3D yazıcılara, tahminlemeden öğrenmeye, simülasyondan otomasyona pek çok yazılım, arkasında yine çok güçlü donanımlar ve algorit- malarla varlığını güçlendiren bilişim sektörü, bu gücünü arttırarak devam ettirecek. Bu olgunun farkında olan gelişmiş ülkeler, bu alandaki tüm faaliyetlere koşulsuz destek veriyor ve gelecek- te de vermeye devam edecek. Ülkemizde de bu durumun önemi kavranmış durumda. Devlet ve özel sektör tüm gücüyle bu alandaki kal- kınma ve gelişim faaliyetlerine gereken önemi vermeye başlıyor. Yetişmiş eleman oluşturma, girişimcilik, yerli ürünler, iş birliktelikleri gibi ko- nulara önem verip üretime ve insan yaşamına hizmet edecek çözümlerin arka planında güçlü bir şekilde yer almış bilişim sektörünü yakında göreceğimizi düşünüyorum. Otomotiv özeline geldiğimizde ise özellikle üretimde endüstri 4.0, işbirlikçi robotlar, dijital ikiz, nesnelerin interneti gibi konular şirketlerin olmazsa olmazları ara- sında olacak. Üretim teknolojilerinin yanında ürün teknolojileri arasında sayabileceğimiz oto- nom araçlar, bağlantılı araçlar, çevreye duyarlı, sizi anlayan ve tanıyan otomobiller kavramları ön plana çıkıyor, çıkacak. Diğer bir husus da pazarlama ve kullanım alışkanlıklarının değiş- mesi olacak. Yapılan araştırmalar insanların satın alma alışkanlıklarının %45 oranında diji- tale kaymış durumda olduğunu gösteriyor. Bu nedenle farklı pazarlama ve müşteri ilişkileri yö- netimi yaklaşımları gerekiyor. Tüm bu etmenleri göz önünde bulundurduğumuzda Ar-Ge’den son müşteriye uzanan değer zincirinde bilişim sektörünün gücü, otomotiv sektöründe de çok önemli bir rol oynayacak. Nesnelerin İnterneti konusunda görüşleriniz nelerdir? Sizce Türkiye Nesnelerin İnterne- tinde hangi aşamada? Şirketiniz hangi aşa- mada, planlarınız nelerdir? İnsanların en önemli ve kısıtlı kaynağının zaman olduğu bir çağda yaşıyoruz. İş yaşa- mı, sosyal ve kültürel etkinlikler, eğitim gibi yapılması gereken birçok aktivite nedeniyle insanların kendilerine ait zaman yaratma ko- nusu oldukça önemli hale geldi. Dolayısıyla bu amaçla ortaya atılan her yenilik oldukça ilgili görüyor ve yaygın bir kullanıma kavuşuyor. Nesnelerin interneti kavramı da bu bağlamda karşımıza çıkıyor. Birbirleri ile konuşabilen, etkileşime girebilen nesneler sayesinde bir- çok aktivite daha insanlar o aktivitelere ihtiyaç duymadan önce tamamlanmış ve sonucunu hazır halde insanların kullanımına sunuluyor. Kahvaltısını yaparken arabasının çalıştırılması ve ısıtılması, eve gelmeden önce ev ısının ha- zırlanması, öğrenciler derse girmeden dersli- ğin temizlenmesi, sağlıkla ilgili acil durumlarda ambulansın kendiliğinden ihtiyaç bölgesine çağrılması gibi pek çok örnekte bu teknolojinin yararını rahatlıkla ortaya koyabiliyoruz. Röportaj Dijital Biz 12 Dijital Biz 13
Sayfa 14 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Nesnelerin interneti kavramı gündelik ya- şamın dışında, özellikle üretim alanında da bütün gücüyle karşımıza çıkıyor. Üretim sahasındaki makinalardan, cihazlardan, sensörlerden ve robotlardan veri toplayıp bu verilerin anlamlandırılması ve birtakım tahminleme ve öngörü yöntemleri ile değer- lendirilmesi sayesinde makine bakımları, işçi sağlığı, iş güvenliği, çevreye duyarlılık, süreç performansı gibi pek çok konuda optimizas- yon sağlanabiliyor. Özellikle büyük ve yapısal olmayan veri işleme teknolojilerinin de geliş- mesiyle bu veriyi saklama, işleyerek anlamlı sonuç çıkarma çalışmaları yaygın şekilde devam ediyor. Öte yandan üreticiler nesnele- rin interneti teknolojisinin gerektirdiği iletişim standartlarına sahip ürünler piyasaya süre- rek, müşterileri tarafından self-servis olarak kolayca konuşturulabilen ve anlamlandırılan hale geldi. IFTTT gibi basit iş akışı platform- ları ülkemizde de birçok kişi tarafından kulla- nılır hale gelmeye başladı. Ülkemizde özellikle üretim alanında çok yaygın kullanılmaya başlayan bu teknoloji, Tofaş’ta da çok farklı kullanım senaryoları ile karşımıza çı- kıyor. Özellikle kişisel verilerin korunması kanu- nu ve yerel veri merkezleri olmamasından kay- naklanan yüksek maliyetler, toplanmakta olan büyük verinin bulut mimarisinde saklanması ile ilgili darboğazlar oluştursa da veriden değer yaratmaya ilişkin getirisi yüksek senaryoların çoğalması sonucunda yerel (edge) çözümlerle ilerleyerek şirketlerin bu konuda beklenen hız- da yol aldıklarını gözlemliyorum. Yapay Zekâ konusunda görüşleriniz ne- lerdir? Sizce Türkiye Yapay Zekâ da hangi aşamada? Şirketiniz hangi aşamada, planla- rınız nelerdir? Yapay zekâ konusu yaşantımıza yeni girmiş bir kavram gibi görünse de 1990’lı yıllarda bizler satranç şampiyonuna karşı mücadele edip başarılı olan bilgisayarlarla tanıştık. O yıllardan günümüze farklı şekillerde evrile- rek gelen yapay zekâ kavramı, son dönemde makine öğrenmesi (ML) biçimine dönüştü ve artık yapay zekâ makine öğrenmesi ile öz- deşleşti. Farklı öğrenme algoritmaları ve doğ- ruluk seviyeleri ile bilgisayarlar veya cihazlar artık insanlar gibi düşünebiliyor, dinleyebi- liyor, dilimizi konuşabiliyor ve anlayabiliyor, tepki verebiliyor, duygularımızı anlayabiliyor ve en önemlisi karar verebiliyor. Üretimden satış ve pazarlamaya, tıptan eğitim hizmet- lerine, çağrı merkezlerine kadar pek çok alanda uygulamalarını gördüğümüz yapay zekâ kavramı ülkemizde yoğun olarak çağrı merkezlerinde ve Bot’larda karşımıza çıkıyor. Karar ağacı şeklinde çalışan, öğrenmeye dayalı olmayan yapay zekâ uygulamalarına ülkemizde çokça rastlıyoruz. Bunun yanın- da makine öğrenmesi konusunda almamız gereken çok yol olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda üniversitelerin ve şirketlerin prog- ramlarında veri bilimi konusuna daha fazla önem göstermel- eri, işin kodlama veya hızlı işleme gibi teknik boyutlarından daha çok öğretmeyi senaryolaştırma, sonucu anlamlandırma ve derin öğrenmeyi yapılandırma alanlarında gelişim kaydetmelerinin kaçınılmaz olduğunu öngörüyorum. Robotlar ve İnsansı Robotlar hakkında gö- rüşleriniz nelerdir? Sizce Türkiye Robotlar ve İnsansı Robotlarda hangi aşamada? Şirketiniz hangi aşamada, planlarınız ne- lerdir? Tofaş, üretim teknolojilerine yaptığı yatırım- larla hem Ar-Ge hem de üretim alanında ülkemizde otomotiv sektörünün öncüsü konu- munda oldu. Robot kullanımı bu yatırımların başında geliyor. 2000’li yıllardan sonra fabri- kadaki üretim sahasında robot kullanımının çok hızlı yaygınlaşması hatasızlaştırma, oto- masyon, iş güvenliği gibi konularda şirketimize Röportaj Dijital Biz 14 Dijital Biz 15
Sayfa 16 — dergide görüntüle
oldukça yüksek getiri sağladı. FCA’nın tüm fabrikalarında uyguladığı “Dünya Klasında Üretim (WCM)” denetim seviyelendirmesinde “altın” fabrika olmamızda robotize edilmiş üretim sahasının önemli katkısı oldu. Özel- likle saha çalışanları ile yan yana çalışabilen işbirlikçi robotlar (COBOT) sayesinde birçok operasyonu artık düşük maliyetli ve minimum alan gereksinimi ile gerçekleştirebiliyoruz. Sahadaki fiziksel işlemleri gerçekleştiren robotlara ek olarak standart ofis işlemlerini yapabilen sanal robotlar (digital workforce), “Robotic Process Automation” yaklaşımı sayesinde birçok katma değersiz iş yok edi- lerek verimlilik sağlanabiliyor. Ofis çalışanı robotu olarak da adlandırılan bu sistem sa- yesinde verimlilik dışında ilgili işin hızlı ve hatasız bir şekilde gerçekleştirilmesi de sağ- lanıyor, yetişmiş insan kaynağı daha değerli işlere sevk edilerek çalışan memnuniyeti ve de sağlanıyor. Türkiye geneline baktığımızda yine üretim sek- töründe robotlar ve otomasyon uygulamaları oldukça yaygın kullanılıyor. Yerli robot ve oto- masyon programını çok hızlı ilerletecek potan- siyelimiz ve deneyimimiz olduğuna katıldığım etkinliklerde şahit oluyorum. Robot üretim ma- liyetlerinin çok düşük olması, yerli robot üretimi konusunu çok anlamlı kılmıyor; bununla birlikte kurumlarda robot projelerini gerçekleştirecek yerli girişimcilerin daha aktif rol oynaması ge- rektiğine inanıyorum. Üretim dışında, günlük yaşamda kullanabileceğimiz insansı robotların restoranlarda, eğlence yerlerinde yaygınlaşabi- leceğini düşünüyorum. Kodlama Eğitimi ile ilgili görüşleriniz nelerdir? Sizce Türkiye Kodlama Eğitiminde hangi aşa- mada? Yeterli midir? Bilişimin gelişimi için eğitim sektörüyle ilgili önerileriniz var mı? Geçtiğimiz 20-30 yıl boyunca kodlama işi çok yoğun mühendislik bilgisi gerektiren durumdaydı. Yazılımlar daha çok ciddi he - saplamalar içeren, algoritma karmaşıklıkları yüksek, deneyim yönetmekten ziyade do - nanım veya mantıksal veya matematiksel gereksinimleri yönetmeye odaklandı. Bu ne - denle yazılım geliştirme ve kodlama çok ciddi mühendislik altyapısı ve bilgi birikimi gerektiriyordu. Günümüzde ise bahsettiğim bu zorlu kodlama sürecine ek olarak hatta daha yoğun ihtiyaç şeklinde kullanıcı de - neyimi ve tasarım odaklı hale dönüşmeye başladı. Sürükle bırak ve hazır kütüphane teknolojileri ile kod geliştiricilerin hayatını oldukça kolaylaştıran geliştirme ortamlarına ek olarak yazılımların gereksinim, test ve güvenlik yönetimleri çok derin kodlama bil - gisi gerektirmeyecek ölçüde yapılabilir hale geldi. Bu bağlamda değerlendirdiğimizde, özellikle üniversitelerdeki yazılım mühendis - liği oranını mevcut seviyede tutup, ön lisans veya meslek lisesi boyutuna indirgeyebiliriz. Özellikle şirketler tarafından kullanılmakta olan hazır ERP paketleri, ‘custom’ iş uygu - lamaları, mobil uygulamalar ekseninde baktı- ğımızda yazılım mühendisliği ihtiyacının geç- mişteki derinlikte beklenmediğini görüyoruz. Tofaş olarak bu bakış açısını destekleyecek şekilde 2019 yılı içerisinde “çocuklara kodla- ma eğitimi” düzenledik. Bu programla, işin eği- timinin çok daha basit şekilde toplum bilinci ve farkındalığı yaratma üzerine inşa edilebilece- ğini, sonrasında kodlama tutkusuna sahip öğ- rencilerimizin doğru yönlendirme ile lisede, ön lisans seviyesinde daha hızlı bir şekilde üreti- min içine katılabileceğini amaçladık. Temel bil- gisayar mühendisliği eğitimi veren lisans prog- ramlarımızı mümkün mertebe donanım, ağ, güvenlik, yazılım alanlarının birine daha fazla odaklanılmış biçime sokmamız daha sonuç odaklı ve derin bilgiye sahip bir yaklaşım gibi duruyor. Okul eğitimine ek olarak, yazılım ve kodlama tutkusu olan gençlerimize girişimcilik, yenileşim ve çevik metodolojilerle ilgili bilgi ve- rip etkinliklere, yarışmalara, staj programlarına katılmalarını sağlamalı, gelecekte yapacakları işle ilgili pratik yapma şansı vermeliyiz. Röportaj Dijital Biz 16
Sayfa 18 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Haber Ege Bölgesi Şirketleri KVKK’ya Uyumlu Hale Gelmek için İzmir’de Buluştu Pyron Data & Technology tarafından organize edilen “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na (KVKK) Uyumlu Hale Gelmek” etkinliği, dop- dolu içeriğiyle 18 Haziran 2019 Salı günü İz- mir Özel Eraslan Eğitim Kurumları’nda yapıldı. Dijital Biz Dergisi olarak sponsor olduğumuz etkinlikte Pyron Data & Technology Kurucusu Burhan Gökçe’nin moderatörlüğünde gerçek- leşen panelde Dijital Biz Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Şenol Vatansever, İzmir Büyükşe- hir Belediyesi Bilgi Güvenliği Yöneticisi İsmail Durankaya ve Bilgi Güvenliği Uzmanı Hüsnü Tavlaş KVKK ile ilgili tecrübelerini Ege Bölgesi şirket ve kurum temsilcilerine aktardı. Vatansever: “Türkiye’nin her yerine çözüm götürebilmek için lokal iş ortaklarımızla beraber çalışıyoruz” KVKK kapsamına kişisel verisi işlenen gerçek kişilerin, yani vatandaşlar olarak her birimizin girdiğini ifade ederek sözlerine başlayan Va- tansever, “Kanun gerçek kişilerin verilerinin korunmasını isterken, tüzel kişilere ait verileri kapsam dışında tutuyor. Tüzel kişiye ait verile- rin gerçek kişiyi belirlemesi ya da belirlenebilir kılması durumu da kanun kapsamına giriyor ve bu verilerin de korunması gerekiyor. KVKK veriyi işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişileri veri sorumlusu olarak kabul edi- yor. Kanun verinin elde edilmesi noktasından başlayarak açık rızanın varlığını arıyor. Söz konusu rıza alınırken vatandaşların aydınlatıl- mış olması gerekiyor. Irk, etnik köken, cinsiyet, siyasi görüş, felsefi inanç gibi açıklanması durumunda ilgili kişinin ayrımcılığa veya zarara uğraması muhtemel verileri özellikli kişisel veri sayıyor ve bunların işlenmesini gerektiren her işlemde ayrıca rıza talep ediyor. Bu arada her türlü işlemin yapılması vb. şeklindeki genel geçer nitelikli rızalar da geçersiz kabul ediliyor. Verisi işlenen tüm vatandaşlar şirketlerin ya da kurumların veri sorumlularına başvurarak; kişisel verilerinin işlenip işlenmediğini öğrenme, kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme, kişisel verilerin işlenme amacını ve bun- ların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme, yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme, kişi- sel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme, kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme, yapılan işlemlerin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme hakları- na sahip. Ek olarak işlenen verilerin otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme, kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme gibi çok geniş haklara sahip.” diyerek, vatandaşların kişisel verileri konusunda sahip olduğu hakların farkın- da olmaları ve harekete geçerek şirketlerin ya da kurumların verilerini rızaları olmadan sakla- malarına ya da kullanmalarına izin vermemeleri hakkında tavsiyelerde bulundu. Vatansever, Kişisel Verileri Koruma Kurumu web sitesinde sene başından bu yana yoğun biçimde kamuoyu duyurusu olarak veri ihlali bildirimlerine yer verildiğine dikkat çekerek, “Bankacılık sektörünün güvenliğe ciddi önem vermesinden hareketle, özel bir bankanın veri ihlali bildiriminde bulunması ve bir kamu banka- sının uyarılması acaba kişisel verilerimiz yete- rince güvende değil mi konusunu tekrar gün- demin en üst sıralarına taşıdı. Üstüne üstlük özel bankanın ihlal açıklamasına göre verileri çalınanların büyük çoğunluğu ilgili bankanın müşterisi bile değil, yani sizin de kişisel verileri- niz çalınmış olabilir. Vatandaşların haklarını aramak için öncelikle ilgili şirketin ya da kurumun veri sorumlusuna yazılı olarak başvuru yapması gerekiyor. Veri sorumlusu başvuruda yer alan talepleri, talebin niteliğine göre en geç otuz gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandırmak zorunda. Yazılı olarak cevap verilecekse, on sayfaya kadar başvuru ücreti alınamıyor. Veri sorumlusu talebi kabul edebiliyor veya gerekçesini açıklayarak red- dedebiliyor. Başvuruda yer alan talebin kabul edilmesi hâlinde, veri sorumlusunca gereği yapılmak durumunda. Vatandaşlar, veri so- rumlusunun cevabını öğrendiği tarihten itiba- ren otuz gün içinde Kurula şikâyet edebiliyor. Aynı zamanda veri sorumlusuna karşı doğru- dan yargı yoluna giderek tazminat talebinde bulunabiliyor. KVKK sebebiyle para ve hapis cezalarıyla yüzleşmek durumunda kalan şirketlerin ya da kurumların son pişmanlığı fayda etmiyor. Kurulun verinin işlenmesinin veya verinin yurt dışına aktarılmasının durdurulmasına ka- dar çok geniş yetkileri var. Şirketlerin ya da kurumların sürecin mağduru olmaması için vatandaşlardan gelen talepleri hızlı ve doğru biçimde cevaplaması gerekiyor. Vatansever Bilişim olarak dağıtıcısı olduğumuz yerli ve milli çözümlerimizle buna uygun teknoloji altyapısı sağlıyoruz. T.C. kimlik numarası, cep telefonu numarası, kredi kartı bilgileri, banka hesap bilgileri gibi bilgileri işletim sisteminden bağımsız olarak dosyaların içerisinde, taran- mış dokümanlarda, yazılımlarda, veri taban- larında ve bunları kullanan uygulamalarda; arayıp bulabiliyoruz, raporlayabiliyoruz, taşıya- biliyoruz, anonimleştiriyoruz, silebiliyoruz. Tabi yapılan işlemlerin mahkemede delil olarak kabul edilebilmesi için ilgili log’ları elektronik imza ve zaman damgası ile kaydediyoruz. Çözümlerimizi kullananlar risklerini azaltabili- yor. Ayrıca henüz KVKK’ya uyum çalışmasına başlamamış şirketlere stratejik iş ortaklarımız- la beraber hukuk danışmanlığı dahil uçtan uca anahtar teslimi çözüm oluşturabiliyoruz. KVKK çözümleriyle ilgili şirketlerden gelen yo- ğun lisans kiralama taleplerini karşılamak için model oluşturduk. Artık şirketlerin ilk yatırım maliyetlerini dert etmelerine gerek yok, şirket- ler 36 aylık lisans kiralama modeli ile sistem- lerini KVKK’ya uyumlu hale getirebiliyorlar. Türkiye’deki tüm şirketlerin bu imkândan yararlanmasını isteriz.” değerlendirmelerinde bulunarak, Türkiye’nin her yerine çözüm götü- rebilmek için İstanbul dahil tüm illerde lokal iş ortaklarıyla beraber çalıştıklarını ifade etti. Dijital Biz 18 Dijital Biz 19
Sayfa 20 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Haber Durankaya: “Kritik tüm log kayıtlarının tu- tulması ve korelasyon kuralları uygulamak için SIEM yazılımı konumlandırılmalı” Özel sektör firmalarına ya da kamu kurum- larına dışarıdan gelebilecek saldırı ya da iç kaynaklı suistimal ile bu verilerin çalınma- sının söz konusu olup olmadığı ve alt yapı- larının ne düzeyde yeterli olduğuna ilişkin soruya cevap veren Durankaya, “Fiziksel ve mantıksal olarak güvenlik önlemleri alın- mış olsa da insan faktörünün bulunduğu her ortamda suistimal ve çalınma riski bulunuyor. Bilgi güvenliği farkındalığını arttırmak için, güncel tehlikeler konusunda sürekli bilgilen- dirmeler yapılmalı. Bununla birlikte; erişim ve ayrıcalıklı erişimler için yönetim yazılımla- rı, verilerin kontrollü bir şekilde transferi veya korunması için DLP yazılımları, log kayıtlarını tutmak ve korelasyon kuralları uygulamak için SIEM yazılımları konumlandırmak gere- kir. Donanım ve yazılım hizmetleri yetkinliği olan kuruluşlardan alınmalı ve 7/24 izlenmeli. Bütün bu önlemlerle de risklerin minimum seviyede kalması sağlanabilir. Bu konuda da kamu kurumlarının ve/veya özel sektör firmalarının alt yapılarının yeterliliği ko- nusunda bir genelleme yapmak mümkün olmasa da son yıllarda bilgi güvenliğine yönelik farkındalığın giderek arttığını, hem kamu kurumlarında hem de özel sektör firmalarında bilgi güvenliğine yönelik çok ciddi yatırımların ve geliştirmelerin yapıldığını görüyoruz.” açıklamalarında bulundu. Durankaya, kişisel verilerin güvenliğinin sağ- lanması için KVKK tarafında neler yapılması gerekir sorusuna kişisel verilerin güvenliğinin veri sorumlusunun yükümlülüğünde olduğunu belirterek, “Bu bağlamda veri sorumlusu ata- maları yapılmalı, tüm idari ve teknik tedbirlerin alınması sağlanmalı. Kanuna uyum çerçevesinde kişisel verilerin elde ediliş yöntemi, işleme gerekçeleri belir- lenerek, gerekliliği ve kanunda tanımlanan işleme şartlarına uygunluğu analiz edilerek, saklama süreleri belirlenerek sınıflandırılmalı, hukuksal açıdan da değerlendirilerek kişisel veri envanteri oluşturulmalı ve güncel tutulmalı. KVKK’ya ilişkin kişisel veri saklama ile imha politikasına ilişkin açık rıza ve aydınlatma metinleri oluşturulmalı, ardından bu metinler yayınlanmalı. Bununla beraber risk analizleri yapılmalı, kurumsal politika ve prosedürler oluşturulmalı, çalışan eğitimleri, farkındalık çalışmaları yapıl- malı, gizlilik taahhütnameleri oluşturulmalı. Kurum içi periyodik/rasgele denetimler yapıla- rak, kriz ve olay yönetimi gibi süreçlerin etkin şekilde uygulanması sağlanmalı, hem çalışan- larla hem de veri işleyen firmalarla sözleşmele- rin ve gizlilik taahhütnamelerinin imzalanması gibi bir dizi idari tedbirler alınmalı. Teknik tedbirler kapsamında ise; siber güven- liğin sağlanmasına yönelik öncelikli tedbirler güvenlik duvarı, saldırı tespit ve önleme sis- temleri olmalı. Bununla birlikte erişim politika ve prosedürleri oluşturulmalı, kullanıcı hesap ve erişim yö- netimi sistemleri kullanılmalı, sadece gerekli olduğu kadar erişim yetkileri tanımlanmalı, erişim yetki ve kontrol matrisleri oluşturulmalı, erişimlerin log kayıtları tutulmalı, düzenli olarak gözden geçirilmeli, hatta sadece erişim logları değil, kritik tüm log kayıtlarının tutulması ve ko- relasyon kuralları uygulamak için SIEM yazılımı konumlandırılmalı. Kötü amaçlı yazılımlardan korunmak için de ayrıca antivirüs/antimalware, antispam gibi ürünler kullanılmalı, güncelliği sağlanmalı ve düzenli olarak zafiyet taramaları ve sızma test- leri yaptırılmalı. Uygulama güvenliğine yönelik güvenli yazılım geliştirme süreçlerinin uygulanması bununla beraber uygulama güvenliği için WAF çözüm- lerinin kullanılması, veri tabanı güvenliği ile veri maskeleme için ise veri tabanı aktivite izleme ve veri tabanı güvenlik duvarı çözümleri kulla- nılmalı. Kişisel verilerin yapısal (database) ve yapısal olmayan (file server, client vb.) tarafta belirlen- mesi, güncellenmesi, sınıflandırılması, güncel ve kontrol altında tutulması için veri sınıflan- dırma çözümleri ile birlikte veri kaybı önleme yazılımları (DLP) kullanılmalı. KVKK kapsamında alınması gereken tüm bu teknik tedbirlere ilaveten kişisel verilerin her- hangi bir sebeple, çalınması, zarar görmesi, yok olması, kaybolması gibi risklere yönelik de güçlü bir veri yedekleme altyapısı oluşturulmalı ve etkin bir şekilde veri yedekleme sürecinin yürütülmeli.” tavsiyelerinde bulundu. Tavlaş: “VERBİS kaydı için son tarih yak- laşıyor, kaydolmayanlara 20 bin TL’den 1 milyon TL’ye kadar idari para cezası uygula- nacak” Şirketlerin büyük bir kısmının 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun gerek- liliklerini yerine getirmek için ilk iş olarak danış- manlık hizmeti almasının yarattığı sıkıntılara dikkat çeken Tavlaş, “Alınan bu danışmanlık hizmetleri ne yazık ki hukuksal tedbirlerin ötesi- ne geçmiyor ve alınması gereken teknik tedbir- lerle şirketler baş başa kalıyor. Teknik tedbirler için gerekli olan teknolojilerin doğru belirlen- mesi bütçeyi doğrudan ilgilendiren bir durum. Karmaşık ve yüklü bir bütçe gerektiren teknik tedbirler doğru kişiler tarafından iyi bir şekilde yönetildiği takdirde kanunun gerekliliklerine uygun olarak hesaplı bütçelerle tesis edilebilir. Bunun yolu da öncelikli olarak veri ve varlık envanterinin çıkarılarak yapılacak yatırımların bütçesini envanter sonuçlarına göre belirlemek. Alınacak olan teknik tedbirler kapsamında kullanılan teknolojilerin ve çıkarılan veri en- vanterinin VERBİS’e (Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi) kaydedilme zorunluluğunu da göz önünde bulundurmak gerekiyor. Kanunun 16. maddesi gereğince zorunlu olan VERBİS kaydı için verilen zaman da azalmış durumda, yıllık çalışan sayısı 50’den çok veya yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den çok olan veri sorumluları 30 Eylül 2019 tarihine, çalışan sayısı 50’den az veya yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den düşük olanlar için ise 31 Mart 2020 tarihine kadar kayıt yaptırmak zorundalar. VERBİS’e kayıt yükümlülüğüne aykırı hareket Dijital Biz 20 Dijital Biz 21
Sayfa 22 — dergide görüntüle
Haber edenler hakkında 20.000 TL’den 1 milyon TL’ye kadar idari para cezasının uygula - nacağı kanunun 18. maddesinde belirtil - miş durumda. Alınacak teknik tedbirlerin organizasyon - larda entegrasyon ve uygulama sürecinin alacağı zamanı göz önünde bulundurarak şirketlerin daralan bu zaman içerisinde yatırımlarına hızlıca karar vererek gerek - lilikleri karşılaması, yalnızca olası mad - di cezaların önüne geçmekle kalmayıp bundan doğacak itibar kaybının da önüne geçmiş olacak.” değerlendirmelerini pay - laştı. Panelin ardından gerçekleşen KVKK ve Güvenlik Çözümleri sunumunda Anet Ya - zılım AR-GE Direktörü Ertuğrul Akbaş ; KVKK’ya uyumlu hale gelmek için gerekli olan Veri Sınıflandırma (Data Classificati - on), Veri Keşfi (Data Discovery), Güvenlik Bilgi ve Olay Yönetimi (SIEM) çözümlerini demo da yaparak anlattı. Akbaş: “İş ortaklarımızla beraber Veri Keşfi ve Sınıflandırması yazılımımız ve SIEM yazılımımız ile fark yaratıyoruz” KVKK projelerinde öncelikle kişisel verilerin bulundurulmasının dayanağının oluşturulma- sına ve sonrasında da bu alınan verilerin ko- runmasının kritikliğine işaret eden Akbaş, “Bu noktada yapılması gerekenler; kişisel verilerin nerelerde olduğunu bulmak, bu verileri tutmak için kanuni bir dayanağın ya da açık rızanın olup olmadığını tespit etmek, kişisel verilerinin tutulup tutulmadığını ve tutuluyorsa ne amaç- la tutulduğunu soranlara cevap verebilmek, daha önceden açık rıza ile alınmış bir kişisel veri olsa bile, rıza veren kişi silinmesini talep ederse teknolojik olarak bulup silebilmek ve bu kişisel verilerin güvenliğini sağlamak. Bu adımlarda veri keşfi ve sınıflandırması yapan araçlar ve SIEM ön plana çıkıyor. Vatansever Bilişim tarafından dağıtımı yapı- lan ve Pyron Data & Technology tarafından konumlandırılan Veri Keşfi ve Sınıflandırması yazılımımız ve SIEM yazılımımız kullanılarak belirttiğim maddeler eksiksiz olarak yerine getirilebilir. Veri keşfi çözümü platform bağımsız olarak dosya ve veri tabanlarında kişisel verileri bul- mayı ve sınıflandırmayı sağlarken False/Pozitif oranını “0”a düşürmek için T.C. kimlik tara- malarını regex değil algoritmik olarak yapıyor. Resimleri tarama özelliği ile kurumun istediği gibi dosyaları silmeyi veya veri tabanlarında anonimleştirmeyi aynı anda sağlayan tek veri keşfi çözümü. SIEM yazılımımız ise log toplama ve alarm özelliği olan pek çok rakiplerine göre çok geliş- miş korelasyon özellikleri ile ön plana çıkıyor. Ayrıca dünyanın en gelişmiş raporlama siste- mine sahip ürünlerden biri. SIEM, KVKK açısından veri keşfi ve sınıflandır- ması ile birlikte kuşkusuz en kritik çözüm. Bu ilişkiyi sadece log tutmak şeklinde yorumla- mak KVKK’ya güvenlik bakış açısı ile bakama- maktan kaynaklanıyor. Teknik tedbirler dokü- manındaki SIEM yazılımımız ile sağlanabilecek maddeler; Yetki Matrisi, Yetki Kontrolü, Erişim Logları, Log Kayıtları, Saldırı Tespiti, Veri kaybı- nın tespiti.” açıklamalarında bulundu. Otizm, çeşitli konuşma bozukluklarına sebep olmaktadır . Zamirlerin uygun şekilde kullanılmaması bunlardan yalnızca biridir . Doğuştan gelen ve karmaşık bir nöro-gelişimsel yetersizlik olan otizmin tek çaresi erken tanı ve sürekli eğitimdir . tohumotizm.org.tr | 0212 244 75 00 220x285 ilan baras medya.indd 1 25.07.2019 17:38 Dijital Biz 22
Sayfa 24 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Haber Dijital Dönüşüme Direnç Gösteren İşletmeler 10 Sene Sonra Hayatımızda Olmayacak! Bugün beraber iş yaptığımız işletmelerin en az yüzde 40’ı önümüzdeki 10 sene içerisinde hayatımızda olmayacaklar. Halen hayatı- mızda olanlar ise yeni teknolojilere en hızlı şekilde adapte olabilmiş olanlar olacak. Artık en büyük ve en güçlü firmalardan ziyade, hızla değişen dijital dünyada, değişime en iyi adapte olan firmaların liginde yarışıyoruz. Firmaların her geçen gün dijitalleşen ve glo- balleşen dünyada global hizmet verebilmesi için lokalizasyon ve tercüme ihtiyaçlarını www.protranslate.net adresinde ve Google Play / Apple Store üzerinde yayında bulu- nan mobil uygulamaları üzerinden gideren Protranslate; telefonda, email üzerinde veya fiziksel ziyaret ile tercüme bürolarını ziyaret ederek kaybedilen zamanı sıfıra indirerek, ki- şilerin şeffaf bir şekilde belgeleri için tercüme teslimat süresi ve ücreti gibi bilgileri sistem üzerinden anlık olarak görebildikleri bir yapıyı 24/7 devamlılık arz eden bir operasyon ile kullanıcılarına sunuyor. Türkiye’de lider online tercüme platformu olarak yerini sağlamlaştırdıktan sonra MENA bölgesi ülkelerinde de aynı başarıyı elde eden firma şimdi de Avrupa ve Latin Ameri- ka ülkeleri açılımını yaparak tam anlamıyla global bir internet girişimi olma yolunda emin adımlarla yola devam ediyor. Otomatik sipariş fiyatlama süreçlerinden can- lı destekte mesai saatleri dışı müşteri karşıla- maya, belgelerdeki tekrarların ayıklanmasın- dan, sonrasında kategorilendirilerek o alanda uzman bir yeminli tercümana gönderilmesine kadar otomasyonla çözülebilen her alanda yapay zekâ desteğinden faydalanan firma bu şekilde müşterilerine bu optimize edilmiş operasyonların sonuçlarını hız, ulaşılabilirlik, uygun fiyat ve optimal kalitede sonuç olarak yansıtmaya çalışıyor. Dijitalleşme ve globalleşme konularının kol kola ilerlediği günümüzde henüz dijitalleşme sürecini tamamlamadan uluslararası çap- ta bir hizmet sunmaya çalışmak, günümüz dünyasında pek de sürdürülebilir değil. Mobil uygulamalar ve web siteleri pek çok dile lokalize edilerek bir anda coğrafi bariyerleri yıkabiliyor. Bunlar, doğru pazarlama faaliyet- leri ile desteklendiğinde başarı şansınızı bir anda yüksek çarpanlara ulaştırabiliyor. İşlet- meler bazen sadece İngilizce veya başka bir dili web sitelerine eklediklerinde globalleşme süreçlerini tamamladıklarını sanıyor. Oysa- ki İngilizce, size sadece dünya nüfusunun %25’ine ulaşma imkânı sağlıyor ve maale- sef, bir web sitesine dil eklemek globalleşme sürecinin sadece başlangıcı olabilir. Eğer süreci o aşamada bırakıyorsanız da işletme- nize veya girişiminize hiçbir fayda sağlamaz. Global pazarlama kültürünü edinememiş işletmeler, lokalizasyon süreçlerine bir bütün olarak yatırım yapmadıkları takdirde başarılı olmaları çok da mümkün değil. İlaveten, dünyada İngilizce’nin yanı sıra Çince, İspanyolca, Arapça, Fransızca gibi çok ciddi nüfuslara hizmet ve ürünlerinizi ulaştırmanızı sağlayabilecek diller olduğunu unutmamak gerek. Beraber çalıştığı firmalara bu ülkelere kendi dillerinde hizmet vermenin mümkün olduğunu ve bunu yaparak yeni ekonomik fırsatlar yaratılabileceğini göster- meyi kendine hedef edinen Protranslate, bunu yaparken, kendisini globalleşme ko- nusunda bir iş ortağı olarak konumluyor ve lokalizasyona ek olarak, pazarlama ve tekno- loji alanındaki derin tecrübelerini de firmalarla paylaşarak, onları başarıya ulaştırana kadar yanlarında oluyor. Dijital Biz 24 Dijital Biz 25
Sayfa 26 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Haber Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Va- rank, Ford Otosan’ın Sancaktepe’de bulunan Ar-Ge Merkezi’ni ziyaret etti. Otomotiv sektörünün en büyük Ar-Ge yapılanmasına sahip Ford Otosan’ın yerli mühendislikle geleceğin teknolojilerine yönelik olarak geliştirdiği yenilikçi pro- jelere büyük ilgi gösteren Bakan Varank, yaptıkları çalışmalar nedeniyle Ford Oto- san yöneticilerini ve Ar-Ge ekibinde yer alan mühendisleri tebrik etti. Ford Otosan’ın Sancaktepe’de yer alan Ar- Ge Merkezi, önemli bir ziyarete ev sahipliği yaptı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, sektörün en büyük Ar-Ge yapılanma- sına sahip olan Ford Otosan’ın Ar-Ge çalış- ması yürüttüğü üç merkezden biri olan San- caktepe’ye gelerek incelemelerde bulundu. Ziyarette Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün’ün yanı sırasında Genel Müdür Yar- dımcıları Burak Gökçelik ve Güven Özyurt’un da aralarında bulunduğu pek çok şirket yöneticisi hazır bulundu. Ford Otosan’ın Ar-Ge alanındaki mühendis - lik çalışmaları hakkında bilgi alan ve süre - gelen çalışmaları yerinde inceleyen Bakan Varank, yerli mühendislik gücüyle geliştiri - lerek dünya pazarlarına sunulan araçları ve teknolojileri takdirle karşıladı. Ar-ge ve tasarıma verdiği önemin bir gös - tergesi olarak hükümetin sağladığı des - teklerin dünya ile yarışan teknolojilerin yerli olarak geliştirilmesinde kullanılması - nın gurur verici olduğunu belirten Varank “Ford Otosan, bir yandan yakaladığı kalite anlayışıyla global pazarlara dönük üretim yaparken bir yandan da kendi geliştirdiği teknolojileri ihraç eder duruma geldi. Hükü - metimizin sağladığı cazip desteklerle Ar - ge’ye, tasarıma yatırım yapan şirketler hem kazanıyor hem de ülkelerine kazandırıyor” dedi. Bakan Mustafa Varank, elektriklendirme, otonom ve bağlantılı araçlar, CO2 azaltımı gibi konuları gelecek vizyonuna alan Ford Otosan’ın Ar-Ge Merkezi’nde bu kapsamda geliştirilen yenilikçi projeleri birebir Ford Oto- san yöneticilerinden ve teknolojiyi geliştiren mühendislerden dinledi. Tasarım stüdyosunu ve yeni teknolojiler ile fikir geliştirme çalış- malarının yapıldığı Ar-Ge Lab’daki çalışma- ları gözlemleyen Bakan Varank, Türkiye’nin teknolojik gelişimine, ekonomisine ve gelece- ğine sundukları katkılar nedeniyle tüm Ford Otosan yöneticilerini ve mühendislerini tebrik etti. Ziyareti sırasında Bakan Mustafa Va- rank’a eşlik eden Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün bugüne kadar sektöre ve Ford Otosan’a verdikleri destek için kendisi- ne teşekkür etti. Bakan Varank’tan Otomotiv Devinin Ar-Ge Merkezi’ne Ziyaret Dijital Biz 26 Dijital Biz 27
Sayfa 28 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Yazar Av. Arb. Murat KEÇECİLER Keçeciler & Partners Kurucu Ortak Dipnot: O gece kışlalarından bu milletin iradesini gasp etme hesabı ile yola çıkan hainlerin hesap- layamadıkları en önemli husus Türkiye’nin ge- lişmiş teknolojik iletişim altyapısı olmuştur. 15 Temmuz 2016 tarihinde tarihin akışını teknoloji değiştirmiştir. 15 Temmuz ve İletişim Alt Yapısı Türkiye, takvimler 15 Temmuz 2016’yı gösterdiğinde tarihinde yaşanan en hain, en kanlı ve acı geceyi yaşamıştır. Türkiye, tarihinin en kanlı darbe girişimi ile karşı karşıya kalmıştır. O gece, TSK içine yerleşen ve FETÖ yapılanmasına mensup bir grup hain tarafından, meşru hükümet silah zoruyla devrilmek isten- miştir. FETÖ bağlantılı askerler tarafından başlatılan bu hain dar- be girişimine Türk Milleti dünya tarihinde görülmemiş bir şekilde, yediden yetmişe büyük bir direnç ve karşı koyuş ile dur demiştir. 15 Temmuz’un en kritik anların- da, Türkiye’nin iletişim alt yapısı- na yaptığı yatırımlar ve toplumun yeni iletişim teknolojilerine olan yatkınlığı kendisini göstermiş- tir. Saat 19:00 itibariyle askeri birlikler de rutin dışı hareketlilik başlamıştır. Hain darbeciler saat 22:00 itibariyle Ankara ve İstan- bul’da kendileri için kritik gördük- leri noktalara asker sevk etmeye başlamışlardır. Saat 23:00 itibariyle darbeciler, TRT’nin genel müdürlüğünü ve İstanbul radyosunu ele geçirmiş durumdadırlar. Tüm geçmiş dar- belerde TRT önemli bir nokta ol- muştur. Hatta 1960 darbesinden sonra, Talat Aydemir ve arkadaş- ları tarafından gerçekleştirilen iki başarısız darbe girişiminin başa- rısız olmasının en önemli ne- deni olarak, o dönemin en etkin iletişim aracı olan Radyo’yu ele geçirememiş olmalarına bağlan- maktadır. Bu noktadan bakılınca 15 Temmuz darbe girişiminin başarısız olmasında ki en önemli unsur özel televizyon kanallarının varlığıdır. O hazin gecede, TRT darbeciler tarafından ele geçirilince, döne- min Başbakanı Binali Yıldırım, yaşanan sürecin TSK içerisinde ki hain bir grubun kalkışması oldu- ğunu ve söz konusu harekatın emir komuta içinde yapılmadığı- nı ve hükümetin görev başında olduğunu topluma NTV kanalına bağlanarak bildirmiştir. Tek başına TRT’yi ele geçirerek ve darbe bildirisi okutarak, ülke içindeki iletişimi kesemeyeceğini anlayan darbeciler, ulusal tele- vizyon yayınlarını durdurmak için TÜRKSAT merkezine bir birlik sevk etmişlerdir. Teknik olarak yayını kesmekte başarılı olama- yınca Ankara, Gölbaşında yer alan uyduları uçak ile bombardı- man altına almışlardır. Bu eylem ile karasal yayını durdurmayan darbeciler, özel haber kanallarının stüdyolarına ve merkezlerine kuv- vet sevk etmeye başlamışlardır. Özel kanalların 90’ların başında yayın hayatına başlatan ve bu kanallara imkân veren Türkiye, o tarihte attığı adımın karşılığını 2016 yılına gelindiğinde almıştır. Çok sesli medyanın varlığından ve öğür basın en kritik süreçte üzerine düşeni hakkıyla yerine getirmiştir. Fakat 2016 senesinin 15 Temmuz günü tarihin dönüm anı, Sn. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Facetime Gece 00:25’te gerçekleşen bu yayına kadar, toplumun büyük bir kısmı Sn. Cumhurbaşkanı’nın özgürlüğünden, hatta hayatından şüphe duymaktaydı. Cumhur- başkanının o yayında gösterdiği dirayetli tavır halkın direniş azmi- ni artırmış ve halk bu hain darbe girişimine karşı sokaklara çıkmış ve direnişinin kapsamı ve boyutu artmıştır. Türkiye, sağlam ve yaygın bir internet alt yapısına sahip olma- sı ve mobil iletişim alt yapısına yapmış olduğu yatırım sonucun- da, üst düzey devlet görevlile- rinin halk ile iletişim kurmasını sağlayabilmiştir. Hem Başbaka- nın hem de Cumhurbaşkanının iletişim teknolojinde yaşanan ge- lişmelerin yakinen takip edilmesi sonucunda Halka mesajlarını ulaştırması sonucu, hain darbeci- lerin tertipleri boşa çıkarılmıştır. 15 Temmuz’da sokağa çıkan ve bu kutlu direnişe katılan insanla- rımız birbirleri ile sosyal medya ve WhatsApp gibi mesajlaşma yazılımları üzerinden haberleş- miş ve örgütlenmişlerdir. Dar- becilerin milletimize karşı silah kullanmaları ve o gece yaşanan olayların insanlarımıza ulaştırıl- ması halkımızın örgütlenmesini hızlandırmasının yanı sıra, dar- becilerin arzu ettikleri toplumsal desteği elde etmelerine de engel olmuştur. O gece kışlalarından bu milletin iradesini gasp etme hesabı ile yola çıkan hainlerin hesaplaya- madıkları en önemli husus Türki- ye’nin gelişmiş teknolojik iletişim altyapısı olmuştur. 15 Temmuz 2016 tarihinde tarihin akışını teknoloji değiştirmiştir. Allah bu Millete tekrardan bu tür acıları yaşatmasın. Tüm demokrasi Şe- hitlerimizden Allah razı olsun… Dijital Biz 28 Dijital Biz 29
Sayfa 30 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Haber Türkiye’de Amazon, H&M, ZARA, sahibin- den.com gibi 30 binden fazla e-ticaret si- tesinin ödeme alt yapısını sağlayan iyzico, bugün itibariyle global fintek şirketi PayU tarafından 165 milyon dolara satın alındı. Dünyanın en büyük teknoloji yatırımcısı olan Naspers Group bünyesinde 17 ülke- de faaliyet gösteren PayU, 2013 yılında Barbaros Özbuğutu ve Tahsin Isın tarafın- dan kurulan iyzico’yu satın aldı. Bu satın almayla beraber Türkiye, PayU’nun Av- rupa, Ortadoğu ve Afrika (EMEA) bölgesi içerisinde Polonya’dan sonraki en büyük ikinci pazarı haline geldi. iyzico’nun Türkiye pazarındaki gücünü sağ- lamlaştıran anlaşma sonucunda iyzico ve PayU, Türkiye’deki e-ticaret pastasının büyü- mesi, değişen ekonomik koşullarda KOBİ’le- rin ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi çözümler sunmak ve son kullanıcıları hedefleyen fintek ürünleri geliştirmek için beraber çalışacak. Bir “e-ihracat köprüsü” niteliğinde de olacak bu birleşme, iyzico’nun geliştirdiği tekno - lojileri PayU’nun mevcut durumda faaliyet gösterdiği pazarlara sunmasını sağlarken, Türk satıcılarının özellikle Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine ve Afrika’ya ihracatını da kolaylaştıracak. PayU GPO CEO’su Mario Shiliashki, Türki - ye fintek sektörüne yaptıkları bu yatırımla ilgili olarak “PayU olarak yerel piyasalarda - ki konumumuzu sağlamlaştırma ve faaliyet gösterdiğimiz hızlı büyüyen tüm pazarlarda bir numaralı ödeme sağlayıcısı olma he - defimiz kapsamında iyzico’yu bünyemize kattık. iyzico kurucuları Barbaros ve Tah - sin’le beraber tüm iyzico takımının PayU ekibimize katılmasından dolayı çok mutlu - yuz. Dünyanın bir numaralı fintek yatırımcı - sı olma yolunda, iyzico ekibiyle güçlerimizi birleştirmemiz bizim için çok büyük bir öneme sahip” dedi. Barbaros Özbuğutu ve Tahsin Isın şirket yönetimindeki görevlerine devam edecek Satın almanın tamamlanması ile beraber kurucu ortaklar Barbaros Özbuğutu ve Tahsin Isın şirket yönetimindeki görevlerine devam ederken iyzico ekibi, PayU’nun Türkiye ope- rasyonlarını da devralacak. iyzico’nun kurucu ortağı ve CEO’su Barba- ros Özbuğutu konuyla ilgili şunları söyledi: “Bugün, iyzico için yeni bir dönemin başlan- gıcı. 2013 yılında ortağım Tahsin’le iyzico’yu Türkiye’nin her yerindeki KOBİ’lerin online ödeme almasını mümkün kılmak hedefiyle kurduk. Bugün geriye dönüp baktığımda değişmeyen tek şey, hizmet verdiğimiz global markalar- dan Gaziantep’te evinde ürettiği el işi ürünleri yurtdışında satan bireysel iyzico kullanıcısına kadar herkesin ödeme almasını sağlayacak çözümler geliştirmek için her gün çalışıyor olmamız. 3 kişi başladığımız bu hayal 150 kişilik bir ekibe, milyarlarca liralık işlem hac- mine sahip, ülkemizin e-ihracat menzilini 1,5 katına çıkaran Türkiye’nin en başarılı tekno- loji şirketlerinden birine dönüştü. iyzico olarak hedefimiz Türkiye’de ve bulun- duğumuz bölgede finansal hizmetleri herkes için daha ulaşılabilir kılmak ve bu sayede Türkiye’nin en büyük 5 finans şirketi arasına girmek. PayU ile güçlerimizi birleştirerek bu- gün, bu yolda en önemli adımı atıyoruz.” Deloitte’un “Türkiye’de En Hızlı Büyüyen 50 Teknoloji” firmaları arasına giren iyzico, IFC, Vostok Emerging Finance, Amadeus Capital Partners, 212, Pachicle Invest, Speedinvest ve Beenos Partners’tan toplamda 4 turda topladığı $28 milyon dolarlık yatırım ile Tür- kiye’deki teknoloji şirketleri arasında en fazla yatırım alan şirket oldu. PayU’nun iyzico yatırımı, hızla büyüyen yerel fintek liderinin global fintek pazarına entegre olmasına ve iyzico’nun yerel hizmetlerinin daha da iyileşti- rilmesine olanak sağlayacak. Anlaşmanın, düzenleyici ve denetleyici ku- rumların onayına istinaden önümüzdeki aylar içerisinde tamamlanması öngörülüyor. Partners, 212, Pachicle Invest, Speedinvest ve Beenos Partners’tan toplamda 4 turda topladığı $28 milyon dolarlık yatırım ile Tür- kiye’deki teknoloji şirketleri arasında en fazla yatırım alan şirket oldu. PayU’nun iyzico yatırımı, hızla büyüyen yerel fintek liderinin global fintek pazarına entegre olmasına ve iyzico’nun yerel hizmetlerinin daha da iyileşti- rilmesine olanak sağlayacak. Anlaşmanın, düzenleyici ve denetleyici ku- rumların onayına istinaden önümüzdeki aylar içerisinde tamamlanması öngörülüyor. Türkiye Fintek Piyasasında 165 Milyon Dolarlık Satın Alma Dijital Biz 30 Dijital Biz 31
Sayfa 32 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Haber QNB Finansbank tarafından, girişimcileri ve yaratıcı projeleri desteklemek ve ge- leceğin fintech uygulamalarını yaratmak üzere bankacılık teknolojileri laboratuvarı olarak kurulan Fincube’un hızlandırma programına seçilen ilk dönem startup’ları yatırımcılar ile buluştu. QNB Finansbank Genel Müdürü Temel Güzeloğlu, “QNB Fi- nansbank olarak, bankacılık sektöründeki teknolojik gelişimde her zaman olduğu gibi öncü bankalardan biri olmak üzere Fincube projesini hayata geçirdik. Fincu- be geleceğin bankacılık teknolojilerini, yani geleceğin bankacılığının oluşumun- da rol alacak projeler ile bize çok önemli katkılar sağlayacak” dedi. Şubat ayında seçilen sekiz startup, hızlandırma programı sonucunda projeleri ile 17 Haziran Pazartesi günü QNB Finansbank Kristal Kule’de düzenlenen Demo Day’de yatırımcılarla bir araya geldi. Fincube Hızlandırma Programı’na kabul edilen startup’lara ücretsiz ofis, mentorluk, eğitimler, iş ortaklarından özel indirimler ve hibe desteği sağlanarak işlerini hızla büyüt- meleri sağlanırken, QNB Finansbank Genel Müdürü Temel Güzeloğlu ve diğer üst düzey yöneticiler birer startup ile eşleşerek aktif mentorluk yaptılar. Bu şekilde sturtup’lar ile banka arasında olası iş birliklerinin en üst düzeyde takibi sağlandı. QNB Finansbank Genel Müdürü Temel Güzeloğlu, projeyi şöyle anlattı: “Bankacılık değişiyor. Müşterilerimizin artan beklentileri ve yeni teknolojilerin değiştirici gücü ban - kacılığı çok kısa zamanda bugünkünden çok farklı noktalara götürecek. QNB Fi - nansbank olarak bu değişimde her zaman olduğu gibi öncü bankalardan biri olmak üzere yeni bir projeyi hayata geçirdik. Fincube adında farklı fikirleri test edebile - ceğimiz, hayata geçirebileceğimiz bir ortam oluşturduk. Fincube geleceğin bankacılık teknolojilerini, yani geleceğin bankacılığı - nın oluşumunda rol alacak projeler ile bize çok önemli katkılar sağlayacak. Bu değişi - me yönelik biz bankaların geliştirebileceği çözümler olduğu gibi startup’ların da önem - li bir rol oynayacağı ortada. Bu sebeple bu alanda çalışan erken aşama startup’lara destek olup iş birliği yapabileceğimiz bir hızlandırma programını hayata geçirdik. Bu çalışmaların ilk meyvelerini de aldık. Bu kapsamda programımıza seçilen star- tup’lara 7/24 kullanabilecekleri ofis alanı hem girişimcilik ekosisteminden hem de banka içinden çok güçlü bir mentor ağı, bankanın en üst düzey yöneticilerinin bire bir ilgi ve sponsorluğu, ayrıca satış, pazarlama, hukuk, muhasebe, hibe-teşvik gibi kritik konularda uzmanlarından eğitimler verildi. Bu destekle- rin tamamı ücretsiz ve hisse almadan yapıldı. İlk bir aylık deneme süresini geçen startup’lar ekip başına 5 bin dolar hibe desteği ile yerli ve global 41 iş ortağı tarafından sunulan özel indirimlerden yararlandı. Fincube Hızlandır- ma Programı’nda dört ay bizimle beraber yoğun olarak çalışan sekiz önemli startup yatırımcı karşısına çıkmaya hazır hale geldi.” Fincube’nin geniş iş ortağı ağı sayesinde Salesforce, Google, Amazon, IBM gibi teknoloji devlerinin, Hubspot, Zendesk, Front, Segment gibi Silikon Vadisi’nde çok yaygın kullanılan uygulamaların ve Sendlo- op, MobileAction, Masraff, Zeplin gibi yerli startup’ların ayrıcalıklı indirimleri sunuluyor. Bu indirimlerin toplam hacmi 400 bin TL’yi aşıyor. Dört aylık süreçte programda yer alarak Demo Day’de sahneye çıkan startup’lar ve katettikleri gelişimler şöyle: Agrobil: Tarım sektörüne özel planlama ve tedarik platformu: Fincube iş ortaklarının desteğiyle yeni tasarımını hayata geçirdi. Üç büyük markayı ve 60’a yakın çiftçiyi platfor- muna dahil etti. Beta sürecinde 200 bin TL’lik siparişe aracılık etti. AkıllıSatıcı: E-ticaret sitelerinde satış yapan firmalar için anlık veriye dayanan rapor ve akıllı öneriler sunan servis. Dijital pazarlama ve CRM araçlarını çok daha yetkin kullana- rak kullanıcı sayısını 25 kat artırdı ve ciro elde eden bir yapıya geçti. Algopoly: Elektrik sektörü için yapay zekâ destekli tahminleme aracı. Müşteri sayısını ve ciroyu hızla arttırarak Türkiye’deki tahmin ettiği elektrik tüketim oranını 4 katına çıkardı. Kassa: Sosyal çevre ile ortak harcama pay- laşma ve takibini sağlayan mobil uygulama. Kullanıcı görüşmeleri ile deneyimde iyileştir- meler yaptı. Yeni iş modelini hayata geçirmek için büyük bir iş birliğine imza atarak, yatırım aldı. NKolayOfis: KOBİ’lere yönelik bulut tabanlı ön muhasebe ve ofis çözümleri sunan SaaS. Enpara ile iş birliği yaptı ve müşteri sayısını iki katına çıkardı. Globale açılmak için adım- lar attı. Price&me: Online alışverişte kişiye özel en uygun fiyatı bulan asistan. Fikir aşamasında girdiği programda, ürününü tamamen gelişti- rip tüm kullanıcılara açtı. Türkiye’nin en önde gelen melekleri tarafından 1 milyon TL yatı- rım aldı. Stokbankası: Hızlı tüketim sektöründeki perakendeci ile tedarikçi arasındaki ticareti dijital ortama taşıyan bulut yazılımı. Fincu- be iş ortağının desteğiyle ekibini genişletti, teknolojik altyapıyı daha güçlü hale getirdi ve ciroyu yüzde 50 artırdı. Zebrapos: Abonelik ile tekrarlı tahsilat yapısı sunan SaaS. Cirosunu artırdı ve en büyük kurumsal müşterisini edindi ve ilk global müş- terisini kazandı. FinCube Startup’ları Yatırımcılarla Buluştu Dijital Biz 32 Dijital Biz 33
Sayfa 34 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Haber Türkiye İş Bankası’nın ana destekçisi olduğu Workup Girişimcilik Programı’nın 4. dönem girişimleri mezun oldu. İş Sanat Konser Salonu’nda gerçekleştirilen ve gi - rişimcilik ekosisteminin önemli paydaşla - rını bir araya getiren Demo Day etkinliği - ne; melek yatırımcılar, girişim sermayesi şirketleri, hızlandırma ve kuluçka prog - ramlarının yöneticileri, finans dünyasın - dan temsilciler ile İş Bankası ve iştirakle - rinin üst düzey yöneticileri katıldı. Etkinlikte Workup’tan yeni mezun olan 11 gi - rişim (Alivex, Devfolio, Givin, Gmply, Grabo - no, Juphy, OtoParlat, Pcichecklist, Securezi, Sertifier, Tolkido), yatırım ve iş birliği anla - mında destek alabilecekleri izleyici grubuna kendilerini tanıtarak, neler yaptıklarını ve nasıl bir yol haritası izlediklerini aktardılar. 2017 yılında başlayan Workup Girişimcilik Programı’na bugüne kadar 8 binden fazla başvuru yapıldı, yüzlerce girişim ile bir ara - ya gelindi. 4. dönem ile birlikte toplamda 40 girişimin mezun olduğu Programdan daha önce mezun olan 29 girişimden 26’sı faali - yetine devam ediyor. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren bir - çok girişime destek olduk İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, Demo Day etkinliğinde yaptığı konuşmada, Ban- kanın girdiği işlerin en temel karakteristiği- nin uzun solukluluk olduğunu vurgulayarak, “Programın 4. dönem mezunlarını vermesi, bizim bu yöndeki yaklaşımımızın güzel bir yansıması” dedi. Kolektif House’da 2016’dan bu yana yer aldıklarını ve buradaki tek banka olduklarını belirten Bali, 2017’de başlattıkları Workup Girişimcilik Programı ile günümüz üretim ağının önemli oyuncuları haline gelen girişimcilere destek olduklarını ve iş fikirleri- nin geliştirilmesine katkı sağladıklarını söyle- di. Workup ile girişimlerin müşteri dünyasına erişimlerine ve kendilerini tanıtmalarına da yardımcı olduklarının altını çizen Bali, prog- ram kapsamında ilk etapta girişimcileri İş Bankası’nın ve iştiraklerinin müşteri ağı ile buluşturduklarını, girişimcilik dünyasında kendilerine yer açmalarına destek olduklarını vurguladı. Kavramlar ve kullanılış yerleri değişse bile İş Bankası’nın genetiğinde daima girişimciliğin var olduğuna işaret eden Bali, “1924’te Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından, Cumhuri- yetten bir yıl sonra sadece bir banka olarak değil, hem finansal hem finans dışı alanlarda girişimcilik yapmak üzere kurulan İş Bankası; 1930’lardan itibaren filmcilikten kömür, şeker, tekstil ve dokumaya kadar çeşitli sektörlerde pek çok girişimin hayata geçirilmesine katkı sağlayan bir kurum olmuştur” diye konuştu. “Türkiye hızlı büyüme ihtiyacı içinde olan bir ülke” diyen Bali, şöyle devam etti: “Çünkü genç, dinamik bir nüfusu var. Son 10 yılda 7 milyonun üzerinde iş yaratmasına rağmen, ondan daha fazla işgücüne katılım olduğu için işsizliği aşağıya çekemedi. Hızlı büyü- me ihtiyacınız var ama kaynağınız yoksa ne yapıyorsunuz? Kaynağı dışardan alıp, bul- duğunuz müddetçe bisikleti hızlı götürmeye çalışıyorsunuz. Kaynak ne zaman şu veya bu nedenle daralmaya başlarsa, yavaşlıyor ve bisiklette dengede durmak giderek güç- leşiyor. Bu durumda ne yapmamız gerekir? Bir taraftan tasarrufları artıracağız ama en önemlisi, kullandığımız kaynağın maliyetin- den daha yüksek getiri elde ettiğimiz alan- larda fikir geliştirip, iş geliştirip büyümeliyiz. Bu da katma değerli üretim demektir. Bunun kaynağı da girişimciliği destekleyen bu tür inisiyatiflerdir.” Maxis Girişim Sermayesi Fonu’ndan ilk yatırım Kolay İK’ya Adnan Bali, İş Bankası Grubu bünyesinde kurdukları Maxis Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi çatısı altında oluşturulan Yenilikçi Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’na Banka olarak 100 milyon TL’ye kadar kaynak aktar- mayı taahhüt ettiklerini anımsatarak, kurulan fon ile Mayıs ayında 500 bin dolar büyüklü- ğündeki ilk yatırımı, Türkiye’nin bulut tabanlı öncü insan kaynakları yönetimi platformu Ko- lay İK’ya yaptıklarını ifade etti. Bali, “Böylece girişimciliğe sağladığımız sürekli desteğe yepyeni bir halka daha eklemiş olduk. Bun- dan sonra da sürdürülebilir ve ölçeklenebilir iş modeline sahip, teknoloji odaklı yeni nesil girişimlere ihtiyaç duydukları finansal desteği sağlayacak ve ölçeklenmelerinde pay sahibi olmaya devam edeceğiz” dedi. Workup Girişimcilik Programı 4. Dönem Mezunlarını Verdi Dijital Biz 34 Dijital Biz 35
Sayfa 36 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Haber Fairy, Ariel, Prima, Pantene gibi markaların üreticisi Procter & Gamble (P&G) Türkiye, 19 Mayıs 1919’un 100’üncü yılı anısına haya- ta geçirdiği ‘Gençlik 100 Yaşında’ projesiyle, gençlere “zorlukları aşma ve başarı hikaye- lerini” paylaşmaları için davette bulunmuş- tu. Türk Eğitim Vakfı iş birliği ile yürütülen projenin kazanan gençleri düzenlenen ödül töreniyle açıklandı. P&G; Serenay Sarıkaya, Hidayet Türkoğlu, Dünya çapında ödüllü akıllı telefon uygula- masının danışmanı Duygu Kayaman ve Prof. Dr. Esra Battaloğlu gibi sanat, spor, bilim ve sosyal fayda alanlarında uzman kişiler tarafından seçilen, geleceğe şekil, dünyaya ilham verecek 19 gence maddi destek suna- cak ve gelişimlerine katkıda bulunacak. Zihnen ve bedenen sağlıklı bir toplumun geliş- mesi için gençlerin desteklenmesi gerektiğine inanan P&G; 19 Mayıs 1919’un yüzüncü yılın- dan esinle ve Türk Eğitim Vakfı (TEV) iş birli- ğiyle “Gençlik 100 Yaşında” projesini başlatmış, gençlere kendi hayat hikayelerini, hedeflerini ve planlarını paylaşmaları için davette bulunmuştu. Gençlerin P&G’nin mobil gençlik platformu “Banabak” üzerinden yaptığı video başvurular tamamlandı. TEV ve her biri kendi alanında örnek olmuş, oyuncu Serenay Sarıkaya, Tür- kiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, Dünya çapında ödüllü akıllı telefon uygulamasının danışmanı Duygu Kayaman ve Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Esra Battaloğlu gibi isimlerden oluşan 17 kişilik jüri ekibi, gençlerden gelen videoları izleyerek bilim, sosyal fayda, spor ve sanat alanlarında destek- lenecek 19 genci belirledi. 600 başvuru, 19 alt kategor Kısa bir süre içerisinde 600’e yakın başvuru alan Gençlik 100 Yaşında projesinin kazanan, aynı zamanda da başarılarıyla geleceği şe- killendirecek isimleri P&G’nin ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirilen ödül töreninde açık- landı. Düzenlenen törene maddi destek almaya hak kazanan 19 gencin yanı sıra jüri üyeleri, TEV ve iş dünyasının önde gelen isimleri de katıldı.Bilim, Sosyal Fayda, Spor ve Sanat ana başlıklarında toplamda 19 alt kategoriden başvuru alan projenin kazanan gençlerine P&G tarafından maddi destekte bulunulacak. P&G bu destekle gençlere güçlükleri yenme enerjisi aşılayarak özgüven vermeyi ve gençleri ödül- lendirmeyi amaçlıyor. Düzenlenen ödül töreninde konuşan P&G Tür- kiye, Kafkasya ve Orta Asya Yönetim Kurulu Başkanı Tankut Turnaoğlu, 19 Mayıs’ın 100. yıldönümünü böyle bir proje ile gençlere destek olarak kutlamalarının önemini vurgulayarak şöy- le dedi: “19 Mayıs 1919’un 100’üncü yılını kutlarken, projemizle gençlerimize bir armağan vermek istedik. Çok kısa sürede yüzlerce başvuru oldu. Hepsine teşekkür ediyorum. Jüri üyelerimiz de bu işe gönül verdiler ve zaman ayırdılar. İnanıyorum ki bugün açıklanan 19 isim hem Türkiye’deki hem de dünyadaki gençlere ilham kaynağı olacak” Türk Eğitim Vakfı Genel Müdürü Yıldız Günay ise TEV olarak projenin bir parçası olmaktan gurur duyduklarını belirterek, “Genç- lerin, hayallerini korumak, gerçekleştirebilmeleri için elimizden gelen desteği vermek ve onların hayallerine bir nevi muhafızlık etmek için Türk Eğitim Vakfı ve P&G olarak ortak bir projede bu- luştuk. Bugün kazanan arkadaşlarımızı kutluyo- rum, hayallerinin sınırlarını zorlayarak çok özel çalışmalarla başvuru yapan tüm gençleri de tebrik ediyorum. Hayal kurmaya ve hayallerinize sahip çıkmaya devam edin.’’ dedi. Serenay Sarıkaya “Bu kadar anlamlı bir pro- je geliştirdikleri için P&G ve TEV ailesine çok teşekkür ederim. Benim için böyle bir projenin içerisinde yer almak çok kıymetliydi. Dilerim ki sizler gibi, pırıl pırıl gençleri ve arkadaşlarımı uzun seneler boyunca çok başarılı işlerde duya- bilir, görebilir ve gururlanabilirim. Herkesi tekrar çok tebrik ediyorum. Yolunuz açık olsun” dedi. Gençlik 100 Yaşında projesinin kazanan genç- leri arasında ise bazı hikayeler dikkat çekiyor. Bunlar ise: Bilim/Teknoloji – Gizem İncesu Bilim/Teknoloji kategorisinin 4 başarılı gencin- den biri olan Gizem İncesu, dünyaca ünlü Stan- ford Üniversitesi’nden Fizik alanında tam burslu olarak kabul aldı. Ayrıca Matematik ve Fizik ala- nında yine Stanford ve Yale üniversitelerinin yaz kamplarında burslu olarak eğitim gördü. MIT’nin (Massachusetts Institute of Technology) sadece iki kişiyi seçtiği araştırma programında da yer aldı. İncesu, bu başarılarının yanı sıra yaptığı araştırma ile dünyanın sayılı üniversitelerinden de lisans derecesinde kabul aldı. Sanat – Ayşe Uluçay İmam Hatip Okulu’nda okurken görsel sanatlar alanında üniversite öğrenimi görmek için dışa- rıdan ders almak isteyen, bunun içinse yaptığı portreleri internetten satan 19 yaşındaki Ayşe Uluçay, bu çabalarının karşılığını ilk olarak bir resim kursundan tam burslu eğitim hakkı alma- sıyla görüyor. Ardından ise Yeditepe Üniversite- si’nde Plastik Sanatlar ve Resim bölümüne tam burslu olarak kabul edildi. Spor – Tahir Erdemir Çanakkale’de dünyaya gelen ve spor kategori- sinde destek almaya hak kazanan gençlerden olan Tahir Erdemir; Bedensel Engelliler Atletizm şampiyonalarında mücadele ediyor ve Türki- ye’de de çeşitli derecelere sahip. Erdemir’in hayalinde ise atletizmde milli formayı giyerek Türkiye’yi temsil etmek ve özellikle kendisini “anlamayan” insanlara karşı başardıklarını an- latma isteği var. Sosyal Fayda – Batuhan Demir Doğuştan görme engelli olan Batuhan Özdemir Elazığ’da doğdu. Bugün Koç Üniversite’sinde öğrenim gören Demir, görme engelliler futbol oyuncusu. Oldukça enerjik bir yapıya sahip olan Batuhan Demir Young Guru Academy (YGA) çatısı altında gerçekleştirilen “Akıllı Baston” pro- jesinin de en genç üyesi konumunda bulunuyor. Dünyaya İlham Verecek 19 Genç Dijital Biz 36 Dijital Biz 37
Sayfa 38 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Yazar Mustafa ÇELİKPENÇE Eksim Yatırım Holding Bilgi Sistemleri Müdürü Dipnot: Kodlamanın okul önce- sine indiği günümüzde, ister okul öncesi ister ile- riki eğitim dönemlerinde olsun, tüm öğrencilerimi- zin kodlama ile tanışması önemlidir. Belediye ve si- vil toplum kuruluşları gibi çeşitli kurumlar tarafın- dan düzenlenen ücretli/ ücretsiz etkinlikleri takip ederek, çocuklarımızı bu etkinliklere göndermemiz etkili olacaktır. Okul Öncesi Kodlama Eğitimleri Teknolojinin gelişimi, son yıl - larda hızlanarak devam ediyor. Son yazımızda saniyede ve dakikada sanal dünyada oluş - turulan veri miktarlarını paylaş - mıştık. Artık hızına yetişemeyeceğimiz şekilde artan büyük veri, süreç - lerin dijital ortama taşınması, robotik ve yapay zekâ alanın - daki baş döndürücü gelişmeler, bu alanlarda yetişmiş insan gücü eksikliğini de beraberinde getiriyor. Teknolojinin gelişim hızına uygun olarak, yetişmiş insan gücünü karşılamakta güçlük çekiyoruz. Bu kapsamda bilişim sektö - ründeki yeni nesil eğitimler, okul öncesine kadar inmiş durumda. Ülkemizde de bu alanda eğitim veren kurumla - rın sayısı gün geçtikçe artıyor. Tabi öncelikle eğiticinin eğitimi kapsamında, bu alanda eğitim verecek öğretmenleri eğitme - miz gerekiyor. STEM (Science-Technology- Engineering-Mathematics), dört önemli disiplinin bir ara - ya getirilmesi ile oluşturulan bir öğretim modelidir. Türkçe karşılığı olan FETEMM de aynı şekilde; Fen-Teknoloji-Mühen - dislik-Matematik kelimelerinin baş harflerinden oluşmuştur. STEM ya da FETEMM, okul öncesinden başlayıp lisansüstü eğitimine kadar eğitimin her Blok programlama araçları ile çocuklarımıza kolay bir şekilde kod- lama öğretebiliriz. Görsel olarak oluşturulan kod bloklarını kullanan çocuklar, teknik altyapı gerekmeksizin hızlı bir şekilde program ge- liştirebilir. Farklı renk ve görsellerdeki kod bloklarını, alt alta sürük- leyip bırakarak, kendi programlarını oluşturabilir. aşamasında müfredat dahi - linde veya haricinde uygu - lanabilecek bir metot olarak tanımlanmıştır. Temelde günlük hayattaki problemleri farklı yöntemler ve çözümlerle matematiksel bakış açısıyla bakarak çözmeye çalışmaktır. Öğrencilere hem günlük ya - şamlarında uygulayabilecekleri pratikleri öğretmektedir. STEM içindeki disiplinlere Sanat (Art) eklendiğinde, oluşan yeni beşli disiplin STEAM ya da STEAM +A olarak tanımlanmaktadır. STEM öğretim modelinin ana konularından biri de bilişim okur yazarlığıdır. Bu kapsamda bilişim eğitimleri, okul önce - sinde verilmeye başlamıştır. 5 yaşından itibaren okul ön - cesinde kodlama eğitim alan çocuklar, analitik düşünme, problem çözme ve olaylar ara - sında ilişkileri görebilme yetisi kazanmaktadır. Aynı zamanda bilgisayarları sadece oyun ve sosyal medyada vakit geçirile - cek bir araç olarak görmeyip, bilişim okur-yazarlığı kazanır - lar. Deneme-yanılma yoluyla ge - liştirdikleri kodlama sayesinde üretkenlikleri artar, bilgilerini diğer arkadaşlarla paylaşarak takım çalışmasına yatkınlıkları gelişir. Kodlama eğitimi alan çocuklar, doğal olarak ileride yazılım dillerine daha kolay adapte olacaktır. Kod, bilgisayarlara verdiğimiz ko- mutlardır. Kodlama ise bilgisayar komutlarını bir amaç doğrultu- sunda bir araya getirerek oluştur- duğumuz bir bütündür. Program- lama dilleri ile yazdığımız kodları bilgisayarların anlayabileceği dile çevirebiliriz. Okul öncesinde de etkin olarak kullanılan blok prog- ramlama, programlama dillerinin görsellerle desteklenerek basit- leştirilmiş halidir. Okul öncesi kodlama eğitimle- rini bilgisayarsız ve bilgisayarlı kodlama eğitimleri olarak ikiye ayırabiliriz. Bilgisayarsız kodlama eğitim- lerinde öğrenciler; bir noktadan başlayıp belirlenen bir hedefe ulaşacak yolu kodlamada komut satırlarını veya komut gruplarını temsil eden yön okları gibi araç- larla bulmaya çalışmaktadır. Bu aşamada öğrenciler; problem çözme, algoritma oluşturma, komut satırları ile ilerleme, tek- rarlanan kod blokları ile döngüleri öğrenme gibi yetkinlikler kazan- maktadır. Blok programlama araçları ile çocuklarımıza kolay bir şekilde kodlama öğretebiliriz. Görsel olarak oluşturulan kod bloklarını kullanan çocuklar, teknik altyapı gerekmeksizin hızlı bir şekilde program geliştirebilir. Farklı renk ve görsellerdeki kod bloklarını, alt alta sürükleyip bırakarak, kendi programlarını oluşturabilir. Bu alanda kullanabileceğiniz kodlama araçlarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz: • Code.org: 4 yaşından 18 üstü yaşa kadar geniş kapsamlı bir programlama platformu sunmak- tadır. Aynı zamanda Bağımsız Dersler bölümünde bilgisayarsız eğitim imkânı da bulunmaktadır. • Scratch: MIT tarafından ge- liştirilen uygulama, çocuklara kodlama sevdirmeyi hedefle- mektedir. Scratch ile program- ların yanısıra, animasyon ve kodlayarak oyunlar da tasarla- nabilmektedir. • mBlock: Makeblock firmasının geliştirdiği, Scratch tabanlı ge- liştirme ortamıdır. Robot kitlerini programlamada etkilidir. • Blockly Games: Google tara- fından geliştirilen blok kodlama platformudur. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Bilişim Ağı EBA üzerinden de Blockly uy- gulamaları geliştirilerek, öğren- cilere açılmıştır. http://blockly. eba.gov.tr/ adresinden “Yarının Programcıları için Oyunlar” sloganıyla Blockly oyunlarına erişilebilmektedir. • App Inventor: Android platfor- munda Mobil uygulama geliştir- me imkânı sunmaktadır. • boxisland.io: Çocuklara kod- lamanın temellerini 3 boyutlu, renkli karakterler ile öğreten uygulamadır. • http://movetheturtle.com/: iOS platformundaki telefon ve tab- letlerde çalışan uygulama ile çocuklar kaplumbağayı hare- ket ettirerek, programlamanın temellerini öğrenmektedir. Yukarıda belirtilen platformla - rın tamamına ilgili web siteleri üzerinden erişilerek, örnek ders ve videoları takip ederek hızlıca kodlama bloklarıyla uy - gulamalar geliştirilebilmektedir. Kodlamanın okul öncesine indiği günümüzde, ister okul öncesi ister ileriki eğitim dö - nemlerinde olsun, tüm öğrenci - lerimizin kodlama ile tanışması önemlidir. Belediye ve sivil toplum kuruluşları gibi çeşitli kurumlar tarafından düzenle - nen ücretli/ücretsiz etkinlikleri takip ederek, çocuklarımızı bu etkinliklere göndermemiz etkili olacaktır. Örneğin İstanbul Şiş - hane Metro durağında yer alan Zemin İstanbul, çocuklar için bu kapsamda ücretsiz güzel etkinlikler düzenlemektedir. Ya da yukarıda belirttiğimiz adres - lerden, çocukların kendi ken - dine bu eğitimleri almalarına öncülük edebiliriz. Dijital Biz 38 Dijital Biz 39
Sayfa 40 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Haber KPMG’nin ‘Teknoloji Sektöründe İnovasyon’ araştırması, iş dünyasındaki yönetim katı ile onların ekibini oluşturan Milenyum Kuşağı arasındaki derin görüş farklılıklarını ortaya koydu. CEO’lar gelecek üç yılda dönüşüme yön verecek teknolojinin nesnelerin interneti ve robotik süreç otomasyonu olacağına ina- nıyor. Milenyum Kuşağı’nın ise liste başın- da yapay zekâ var. ‘Dijital doğanlar’ 5G’siz gelecek düşünemiyor. Uluslararası denetim, vergi ve danışmanlık firması KPMG’nin hazırladığı ‘Teknoloji Sektö- ründe İnovasyon’ araştırması, birlikte çalışan iki kuşağın geleceğe bakış açısıyla ilgili çarpıcı farkı ortaya çıkardı. Şirketleri yönetenler ile iş hayatında yol almaya başlayan Milenyum Ku- şağı gençlerinin teknoloji ve değişim anlayışı, iki kuşağın da önceliklerine ışık tutuyor. Araştırmaya yüzde 76’sı C-Suite olmak üzere 740’ı aşkın firma yöneticisi ve Milenyum Kuşağından 600 genç katıldı. Araştırmada, gelecek üç yılda iş dönüşümü konusunda en fazla etkiye sahip teknoloji ‘nesnelerin inter- neti’ seçildi. KPMG Türkiye’den Teknoloji, Medya ve Te- lekomünikasyon Sektör Lideri Serkan Ercin, “Nesnelerin interneti teknolojisinin hayatı- mızdaki yeri bu sonucu doğruluyor. Giyilebilir sağlık izleme ürünlerinden akıllı ev ve şehir- lere kadar her şey günümüzde bu teknoloji- den faydalanıyor. Uluslararası Veri Şirketi’nin (IDC) tahminlerine göre dünya genelinde nesnelerin interneti teknolojisine bu yıl yapı- lacak harcamaların toplamı 745 milyar doları bulacak. Bu rakamın 2022’de 1,2 trilyon dola- ra çıkması bekleniyor” dedi. RPA’nın yükselişi Şirket yöneticilerine göre gelecek üç yılda iş dönüşümünde öne çıkacak teknolojiler liste- sinde nesnelerin internetinin ardından ikinci sırada robotik süreç otomasyonu (RPA) yer alıyor. RPA bir önceki yıl aynı listede 9’uncu sırada yer alıyordu. RPA pazarının 2023 iti- bariyle 8,69 milyar dolarlık hacme ulaşacağı öngörülüyor. Listede hızlı yükseliş gösteren bir diğer teknoloji ise blok zinciri. Geçen yıl listenin 7’nci sırasında olan blok zinciri, bu yılki listede dördüncülüğe yükseldi. Araştırmaya katılan yöneticilerin yüzde 41’i, gelecek üç yılda şirketlerinde blok zinciri teknolojilerinin kullanılacağına inandıklarını belirtti. IDC’nin analizine göre blok zinciri çözümlerine 2022 itibariyle dünya genelinde 11,7 milyar dolar harcanacak. Şirket yöneticilere göre gelecek üç yılda iş dünyasını dönüştürecek 10 teknoloji şöyle sıralanıyor: 1. Nesnelerin interneti 2. Robotik süreç otomasyonu 3. Yapay zekâ 4. Blok zinciri 5. Robot teknolojisi ve otomasyon 6. Artırılmış gerçeklik 7. Sanal gerçeklik 8. Sosyal ağ teknolojileri 9. Bioteknoloji, dijital sağlık, genetik 10.Online pazar yerleri Milenyum Kuşağı farklı görüyor Araştırmaya katılan Milenyum Kuşağı genç- leri ise sektörleri ‘yıkacak’ teknolojiler ko- nusunda şirket yöneticilerinden farklı dü- şünüyor. Milenyum Kuşağı gençlerine göre gelecek üç yılda iş dönüşümüne etki edecek 10 teknoloji şöyle: 1. Yapay zekâ, kavramsal programlama, ma- kine öğrenmesi 2. Nesnelerin interneti 3. 5G 4. Artırılmış bilişimsel güç (kuantum program- lama, vs.) 5. Robotik süreç otomasyonu 6. Sosyal ağ teknolojileri 7. Dijital ödeme platformları 8. Robot teknolojisi ve otomasyon 9. Mega platformlar (Amazon, Alibaba, Face- book, vs.) 10. Ses, konuşma ve chat etkileşimleri KPMG Türkiye’den Serkan Ercin, “Teknoloji- nin içine doğan ilk jenerasyon olan Milenyum Kuşağı, listelerini oluşturan tüm teknolojilerle iç içe. 5G, dijital ödemeler ve mega plat- formlar onların dünyasının parçası. İnternet ve mobil iletişimsiz bir dünya bilmeyen bu kuşak, 5G’yi dönüşümün anahtarı olarak görüyor. Halen X kuşağından yöneticilerin ekiplerini oluşturan Milenyum Kuşağı, tekno- lojiye bakışları, gelecekle ilgili öngörüleriyle farklı bir tarafa yürüyor. Halihazırda ABD’deki iş gücü içinde en büyük dilim olan Milenyum Kuşağı doğumluların 2025’te küresel iş gü- cünün yüzde 75’ini oluşturacağı düşünüldü- ğünde, Y kuşağının yıkıcı etkiyle iş liderliğine yürüdüğünü söylemek yanlış olmaz” diye konuştu. Dünya Milenyum Kuşağı ile Değişecek: Yıka Yıka Geliyorlar Dijital Biz 40 Dijital Biz 41
Sayfa 42 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Haber Manisa Valiliği’nin 4 yıldır sürdürdüğü, ço- cuklara yönelik kodlama projesi Kodla(Ma) nisa bu yıl Vestel City’de düzenlenen fes- tivalle sona erdi. 20 ilden 300 öğrenci 47 stantta ortaya çıkardıkları teknolojileri sergi- ledi. Vestel City, Manisa Valiliği ve İl Milli Eğitim Mü- dürlüğü’nün 4 yıldır sürdürdüğü Kodla(Ma)nisa projesinin bu yılki ‘Benim Fikrim Benim Teknolo- jim’ temalı kapanış festivaline ev sahipliği yaptı. Türkiye’de bir fabrika içinde yapılan en büyük organizasyon özelliği taşıyan bu festivalde Manisa başta olmak üzere 20 ilden 300 öğren- ci kendi yazdıkları kodlarla hayata geçirdikleri projelerini sergiledi. Vestel City’nin yeni Çamaşır ve Kurutma Ma- kinası Fabrikası alanında kurulan 47 stantta öğrenciler, kodlama eğitimleri sayesinde or- taya çıkardıkları robot teknolojileri, uygulama yazılımları ve 3D yazılımlarını ziyaretçilere sundu. Stantlarda Vestel robotları sergilenerek kodlama ve robot teknolojilerinin üretimdeki özellikleri sergilendi. Dört öğrenci kodladıkları Vestel robotuyla özel bir gösteri yaptı. Hazırla- dıkları yazılımlarla akıllı tahta üzerine robot yardımıyla yazı yazdıran öğrenciler ayrıca, farklı bir robota da el ile yörünge takibi yap- tırarak bu oyunu gelen misafirlere oynattılar. Oyunun sonunda yörüngeyi doğru takip edilen çocuklara hediye verildi. Ayrıca Vestel çamaşır ve bulaşık makineleri için program yazılımını geliştiren öğrenciler makinelere komutlar ve- rerek ürüne ayrı ayrı işlemler yaptırdılar. Yine öğrenciler Vestel’in kokuları birbirine karıştır- mayan beş tepsili fırınında hem kek pişirdiler hem de fırını yeni kodlarla geliştirdiler. Etkinlikte konuşan Vestel Beyaz Eşya Genel Müdürü Erdal Haspolat “Bugün burada ge- leceğin teknolojilerini üretecek ve ülkemizin kalkınmasında önemli pay sahibi olacak çok sayıda değerli genci bir arada görmek bizleri çok mutlu etti. Artık çocuklarımız ileri teknolo- jiyle küçük yaşlardan itibaren tanışıyor ve bu teknolojiyi hayatın her alanında kullanıyorlar. Hatta kullanmakla kalmayıp işin içine gire- rek bunun gibi organizasyonlar ve projelerle cihazların yazılımını yapıyor, geleceğimiz için aklını ortaya koyuyorlar. Hepimizin bildiği gibi günümüz dünyasında dijital dönüşüm, Nes- nelerin İnterneti, yapay zekâ, robotik kodla- ma gibi kavramlar her geçen gün daha da önem kazanırken bu konudaki çalışmaların sayısı giderek artıyor. Ülkemizde de kodlama eğitiminin çocukluk sürecinde öğrenilmesi tek- noloji üreten insan kaynağına duyulan ihtiyacı karşılaması için önemli. Kodla(Ma)nisa projesi ile Türkiye’nin çeşitli şehirlerinden gelen öğren- ciler 47 stantta teknolojik çalışmalarını sergile- diler. Yapılan yarışmalar sonucunda dereceye giren süper kahramanlara gelecekteki çalış- malarını teşvik etmek amacıyla Mehmet Zorlu Vakfı’ndan eğitim süreleri boyunca burs imkânı sağlayacağız. Dileğimiz, gençlerimizin ileride yapacakları çalışmalar ile ülkemizin gelişimine katkı sağlamaları ve gelecekte ülkemizi ileri teknoloji seviyesine ulaştırmaları” dedi. Erdal Haspolat, şunları söyledi: “Vestel olarak bizim de Endüstri 4.0 dönüşümü en önemli ön- celiğimiz. Uzun vadede gelecek vizyonumuza baktığımızda da Endüstri 4.0 kavramı ile ‘Mo- bilite’ ve ‘Bağlanabilirlik’ teknolojileri, Vestel’in Ar-Ge çalışmalarının da önemli bir ayağını oluş- turuyor. Akıllı Evler, Akıllı Şehirler ve Nesnelerin İnterneti konsepti çatısı altında sunulan hizmet- ler Vestel’in adını sıkça duyacağınız bir alan olacak. Hem birbirleri ile haberleşebilen hem de mobil cihazlar aracılığıyla kontrol edilebilen akıllı ürünleri piyasaya sunmanın yanı sıra bu cihaz- ların bağlantı alt yapısına da yatırım yapacağız. Ar-Ge ve üretim mühendislerimiz arasında ayrı bir takım; robotlar, yapay zekâ yazılımları, 3 boyutlu yazıcı gibi pek çok konuda çalışma- larını sürdürüyor. Bu dönüşümü Türkiye’de ilk gerçekleştiren fabrikanın Vestel City olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İki yıldan bu yana çalışmalarımızı sürdürdüğümü bu dönüşümde önemli oranda uyum sağladığımız alanlar var. Bugün fabrikamızda insan eli değmeden üretim yapıyor, robot-insan iş birliğine şahit oluyoruz. Vestel olarak trendleri belirleyen, yenilikleri takip eden değil, onlara öncülük eden bir teknoloji şirketi olmaya devam edeceğiz.” Kodla(Ma)nisa Festivali, düzenlenen proje ya- rışmasında dereceye giren öğrencilere ödülleri- nin verilmesiyle sona erdi. 49 yerel ve 24 ulusal proje olmak üzere toplam 73 projenin değer- lendirildiği yarışmada; Ulusal Yazılım Kategori- sinde Isparta Nazmiye Demirel Ortaokulu’ndan Beril Pekmez, Ulusal Robotik Kategorisinde Mersin Yenişehir Final Okulları’ndan Mustafa Akay, Kodla(Ma)nisa Yazılım Kategorisinde Ak- hisar İlçesi, Kodla(Ma)nisa Robotik Kategorisi ve Kodla(Ma)nisa Tasarım Kategorisinde Şeh- zadeler İlçesi hazırladıkları projeler ile 1. oldu. Ayrıca yarışmada hazırladıkları projeler ile Ulusal Yazılım Kategorisinde Şanlıurfa, Ulu- sal Robotik Kategorisinde Düzce, Kodla(Ma) nisa Yazılım Kategorisinde Yunusemre İlçesi, Kodla(Ma)nisa Robotik Kategorisinde Akhisar İlçesi, Kodla(Ma)nisa Tasarım Kategorisinde Salihli İlçesi Vestel Özel Ödülü aldı. Vestel de- receye giren 12 öğrenciyi Mehmet Zorlu Vak- fı’ndan eğitim bursu ile ödüllendirdi. Manisa Valisi Ahmet Deniz, ödül töreninde yaptığı konuşmada “3 yıldır yerelde gerçekleş- tirdiğimiz Kodla(Ma)nisa Festivali’ni bu yıl ulusal olarak gerçekleştirdik. Kodlama çok özel bir proje ve 4 yılda ciddi mesafeler alındı. Çocuk- larımızın üretim maharetlerini, inovatif düşün- celerini ve tasarılarını üretime dönüştürme istek ve çabalarını görünce Türkiye Cumhuriyeti’nin Allah’ın izniyle geleceğe damga vuracağını düşünüyorum” dedi. Kodla(Ma)nisa Projesi kapsamında; Manisa’nın 17 ilçesindeki 292 okulda toplam 81 bin 505 öğrenci algoritma, code.org, Scratch eğitimleri aldı, bunların yanı sıra çeşitli kodlama platform- ları (kodu, small basic, app inventor vs.) kullan- mayı öğrendi. Manisa Valiliği’nin projesini örnek alan 20 ilde de çocuklara kodlama eğitimleri verildi. Manisa Valiliği’nden Çocuklara Yönelik Kodlama Projesi Dijital Biz 42 Dijital Biz 43
Sayfa 44 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Haber Akıllı oyuncaklar, fiziksel oyuncakların anlamlı bir amaç doğrultusunda yapılandırıl- mış ve teknolojik olarak geliştirilmiş biçimi olarak öne çıkıyor. İstanbul Bilgi Üniversi- tesi İletişim Fakültesi Dijital Oyun Tasarımı Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Nuri Kara, teknolojik bileşenlerin klasik oyuncaklarda sadece ilgi çekiciliğini artırmak için kulla- nıldığını, akıllı oyuncakların ise çocuklara bilişsel görevleri gerçekleştirebilecekleri teknolojiyle zenginleştirilmiş bir ortam sun- duğunu belirtiyor. Dr. Öğretim Üyesi Kara, akıllı oyuncakların çocuklarda yaratıcılığı geliştirdiğini vurguluyor. Teknolojik yenilikler hayatın her alanında olduğu gibi oyun ve oyuncak sektöründe de kendini hissettiriyor. Klasik oyuncakların yerini artık akıllı oyuncaklar alıyor. Hal böyle olunca çocuklar üstünde büyük bir etkisi olan oyun- caklar, gelişim süreçlerini de doğrudan etkili- yor. Akıllı oyuncakların kullanıldığı ortamlarda bulunan çocuklar, yalnızca fiziksel etkileşime girmiyor; yeni nesil oyuncaklar sayesinde hem fiziksel hem de sanal gerçekliği bir arada de- neyimleme fırsatı yakalıyor. Karışık gerçeklik olarak adlandırılan ve her iki gerçekliği bir ara- da bulunduran ortamlardaki çocuklar, katılım- da aktifleşiyor ve oyuncakları ihtiyaçlarına göre manipüle ederek kendi kendine öğre - nir hale geliyor. Örneğin akıllı hikâye anlat - ma oyuncaklarını deneyimleyen çocuklar, pelüş oyuncakları manipüle ederek değiş - tirdikleri sanal içerik sayesinde kendi hikâ - yelerini yaratma yoluna gidiyor. Çocuklar bu sayede yaratıcılığı, yansıtıcı düşünme ve hayal etme güdülerini geliştirme imkânı yakalıyor. Amaca yönelik motivasyon Akıllı oyuncaklar, çocukların belli bir ama - ca ulaşmak için ihtiyaç duyduğu motivas - yonu da sağlıyor. Buna ek olarak akılda tutma ve düşünme becerilerini geliştirdiği için, bilişsel birer materyal olarak görülü - yor. Akıllı oyuncakların çocukların gelişimi - ne dahil olmasını kolaylaştıran etmenlerin başında ise çocukların teknolojik materyal - lere olan ilgisi geliyor. Bir diğer önemli et - men ise; bu oyuncakların çocukları düşün - me, yaratıcılık, hayal etme vb. becerilerini teknolojik ortamla entegre etmede benzer - siz bir role sahip olması olarak öne çıkıyor. Hikâye anlatımı, matematiksel düşünme, kavram öğrenme aktiviteleri, akıllı oyun - caklarla uygulanabilecek bilişsel aktivitele - re en güzel örnekler olarak dikkat çekiyor. Fantastik oyun içsel duyuları artırıyor Teknoloji odaklı, yapılandırılmış ve anlamlı bir örüntüye sahip olan akıllı oyuncaklar, fantastik oyun aktivitelerine de zemin ha - zırlıyor. Fantastik oyunlar, çocukların içsel duygularını ve hislerini herhangi bir kısıtla - ma olmaksızın yansıtmalarına olanak sağ - layan otantik bir aktivite olarak öne çıkıyor. Bu otantik ortam hem fiziksel gerçekliğin hem de sanal gerçekliğin bir arada bulun - duğu karışık gerçeklik ortamını sunuyor. Bu sayede çocuklar hem fiziksel gerçekliğe bağlı kalmıyor hem de sanal gerçekliğin bileşenlerinden faydalanıyor. Akıllı oyuncaklar, çocuklar ve sistem ara - sında karşılıklı etkileşim yaratabilen tek - nolojilerle donatıldıkları için sahip oldukları etkileşimli yapı itibariyle çocukların karışık gerçeklik ortamında aktif olarak yer alma - larını sağlıyor. Akıllı Oyuncaklar Yaratıcılığı Besliyor Dijital Biz 44 Dijital Biz 45
Sayfa 46 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Haber Türkiye’nin en büyük izinli veri tabanına sahip online araştırma şirketi DORinsight, her geçen gün daha büyük bir kesimin il- gisini çeken e-spor hakkında gerçekleştiri- len en geniş kapsamlı araştırmayı açıkladı. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 81’i e-sporun sanal dünyanın yeni fenomeni ol- duğunu düşünüyor. Yüzde 74’ü ise e-spo- run futbol gibi geleceğin sporu olacağına inanıyor. Türkiye’nin en büyük izinli veri tabanına sahip online araştırma şirketi DORinsight, tüm dün- yada yeni bir ekonomi oluşturan ve milyon- larca oyuncuyu sanal dünyada karşı karşıya getiren e-spor ile ilgili araştırmasını açıkladı. Araştırmaya göre katılımcıların çoğunluğu e- sporun sanal dünyanın yeni fenomeni olduğunu düşünüyor. Yüzde 74’ü ise e-sporun futbol gibi geleceğin sporu olacağına inanıyor. 30 Ma- yıs-19 Haziran 2019 tarihleri arasında online olarak tamamlanan araştırmaya; Türkiye temsili, ABC1C2DE sosyo-ekonomik segmen- te mensup e-spor’u bilen 2.258 kişi katıldı. Araştırmadan çıkan sonuçlar ise şöyle oldu: E-sporu biliyoruz Yapılan araştırmada e-sporu bilen katılımcıla- rın yüzde 62’si e-spor denilince akıllarına on- line video oyunlarının, yüzde 36’sı ise online spor bahis oyunlarının geldiğini belirtti. Geleceğin futbolu gibi Katılımcıların yüzde 81’i e-sporun sanal dün- yanın yeni fenomeni olduğunu düşünüyor. Yüzde 74’ü de e-sporun futbol gibi geleceğin spor dalı olacağına inanıyor. Spor olarak kabul ediliyor Katılımcıların yüzde 53’ü e-sporu spor olarak görüyorken, yüzde 47’si spor olarak görmedi- ğini söyledi. Gençler için faydalı görüyorlar Yüzde 61’i gençlerin e-spor oyuncusu olma- sını faydalı bulduklarını, yüzde 53’ü de ço- cuklarının e-spor oyuncusu olmasını istediği- ni belirtti. Takım oyununu öğretiyor Katılımcıların yüzde 56’sı çocuk ve gençlerin e-spor ile takım oyunu öğrendiklerini düşünürken, yüzde 46’sı analitik düşünmeyi, yüzde 42’si gelecek teknolojilerine adapte olmayı, yüzde 39’u sosyalleşmeyi öğrendikle- rini, yüzde 36’sı gelir sağladıklarını söyledi. En çok bilineni League of Legends Katılımcıların yüzde 73’ü e-spor oyunların- dan League of Legends’ı bilirken, yüzde 60’ı Counter-Strike: Global Offensive’ı, yüzde 32’si Starcraft’ı, yüzde 29’u Fortnite’ı, yüzde 28’i Dota 2’yi, yüzde 21’i ise Heroes of The Storm’u bildiklerini dile getirdi. En tanınmışı Fenerbahçe 1907 Katılımcıların yüzde 54’ü Türkiye’deki e-spor takımlarından Fenerbahçe 1907’i duydukla- rını, yüzde 51’i Galatasaray e-spor’u yüzde 46’sı Beşiktaş e-spor’u duyduklarını, yüzde 19’u Dark Passage’ı, yüzde 17’si Supermas- sive’i, yüzde 16’sı ise HWA Gaming’i duyduk- larını belirtti. E-Spor Geleceğin Futbolu Olacak Dijital Biz 46 Dijital Biz 47
Sayfa 48 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Röportaj Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? Evli ve 1 kız 1 erkek olmak üzere 2 çocuk babasıyım. Çocukluktan gelen bir Hipe - raktivitem var. Birçok ilgi alanım var. Piya - no, gitar, yan flüte, mızıka, akordeon gibi enstrümanlarla aram iyidir. Yine birçok programlama diline hakimim. Teknolojik donanımlarla çok ilgiliyim. Aslen Mikrobi - yolog olmama rağmen bu meslekle çok alakalı olamadım. 1995 yılından bu yana bilişim dünyası içerisindeyim. Birden fazla projede görev aldım. Türkiye’de 70’e yakın devlet hastanesinin otomasyon ve dona - nımlarıyla ilgilendim. Yine Sağlık Bakanlığı yemekhane projesinde çalıştım. Şimdi ise Avrupa’nın ödüllü Türk gıda markası olan “Baktat Gıda’nın” IT yöneticisi olarak çalı - şıyorum. Bilişimciler ve BİLİŞİM GRUBU’nda Baş - kan Yardımcısı olarak görev alıyorum. Şirketiniz, sektörünüz ve faaliyet alanla - rınız ile ilgili bilgi verebilir misiniz? Baktat Gıda, Almanya’da Top10 marka arasında bulunan Avrupa’nın ödüllü Türk Markası. Gıda üzerine yaklaşık 2.300 çeşit ürün üretiyoruz. Bunların büyük bir çoğun - luğunu Türkiye’de farklı şehirlerde bulunan üretim tesislerimizde üretiyoruz. Yeni nesil teknolojilerle ve üretim tesislerimizle çağın getirdiği tüm yenilikleri tesislerimizde kul - lanmaya çalışıyoruz. Dijital dönüşüm ve Endüstri 4.0 konu - sundaki görüşleriniz nelerdir? Sizi nasıl etkiliyor? 20. yüzyılda sanayi çağını kapatıp bilgi ve iletişim temelli yeni bir dünyaya geçişimizin üretim ve hizmet sektöründeki ismi Endüs - tri 4.0. Türkiye’de dijitalleşme konusunda tekno - lojik olarak makinaya ekipmana yatırım yapılıyor ama insani ve sosyal yanına yatı - rım yapılmadığı için ülke dijital çağı yaka - lamakta zorlanıyor. Endüstri 4.0’ı olduğu gibi yazılım donanım gibi alırsanız, pahalıya alırsınız. Endüstri 4.0’ı ihtiyaçlarımızı ve ülkenin stratejik planı içinde yeri neyse buna göre yapmalıyız. Böy- lece Endüstri 4.0’ı ucuza getiririz. Biz Bilişimciler bu dijital dönüşüm sürecinde tatlı bir yoğunluk ve yorgunluğa maruz kalı- yoruz elbette. Nitelikli eleman açığı mevcut kadronuza ekstra yükler bindirebiliyor. Ama bu işin ilk yapanları olabilmek, bizler için günün sonunda iyi bir birikim olarak kalıyor. Dahası ilerisi için artık tüketici değil üretici olabilmek için gerekliliklerimiz nelerdir, bunla- rı tartışmaya başlıyoruz. Bilişimde Dünyadaki yerimizi nasıl görü- yorsunuz? Bilişim Teknolojileri sektörünün dünya tica- retindeki payı Türkiye için %3-4 aralığında, yani çok altlardayız. Ülke olarak 2023 hedeflerine ulaşmak için bilişime odaklanmamız şart. Çünkü şu an Türkiye bilişim alanında çoğunlukla tüketi- ci olarak yer alıyor. Yerli ve milli yazılımlar yapılmakta fakat ülke olarak ne kadar destek verdiğimiz de sorgulanmalı. Donanım kıs- mında ise oldukça gerilerdeyiz. Dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer alabilmemiz için klasik ekonomik aktörler yeterli değil. Bilişim teknolojilerinin etkin ve verimli kullanımı ön plana çıkmalı. Üretim ve hizmet sunumunda öncelikle yazılım, robotik, yapay zekâ öne çıkmalı. Türkiye genç nüfusu ve jeopolitik konumunun sağladığı avantajla bilişim ve özellikle yazılım sektöründe sıçrama yapacak potansiyele sa- hip. Bunun için gerekli desteğin sağlanması milli ve yerli yazılımların ön plana çıkarılması gerekli teşviklerin sağlanması şart. Bilişim sektörünün ve sektörünüzün so- runları nelerdir? Bilişim Sektörünün öncelikli olarak en önemli sorunu nitelikli eleman açığı olarak ifade edi- lebilir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bilişim sektörü hızla büyümekte. Bu o Yazılım, Robotik ve Yapay Zekâ ile Sıçrama Yapabiliriz Ulaş CANTEPE Baktat Gıda Bilgi Sistemleri Yöneticisi Dijital Biz 48 Dijital Biz 49
Sayfa 50 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Röportaj kadar hızlı bir büyüme ki bazı daralma dönem- lerinde diğer sektörlerden bazılarına durgunluk hâkim olup istihdam oranları düşerken bile bili- şim sektöründe eleman alımında bir azalma gö- rülmüyor. Nitelikli eleman sayısı hızla büyüyen sektörle doğru orantılı değil. Tüm bu nedenlerle üniversitelerin, iş dünyasının ve amaca yönelik hizmet vermek için kurulmuş eğitim merkez- lerinin iş birliği yaparak, elbirliği ile sektördeki nitelikli eleman açığını gidermek için çalışmaları gerekmekte. Bir diğer sorun ise devlet kurumlarının bilişim anlamında birbirinden bağımsız çalışması. Örneğin dış ticaret yapan bir firmayız. Serbest bölgede ayrıca bir fabrikamız var. İhracat ya- pabilmek için ise belli başlı devlet kurumlarının yazılımları kullanılmak zorunda. Gümrük birliği- nin programı Java 6 kullanıyor. Serbest bölge programı Java 7 kullanıyor. Beyannamelerin hazırlandığı program Java 8 kullanıyor. Tüm bunları yapan birimimizdeki arkadaşımıza 3 tane bilgisayar temin etmek zorunda kaldık. Çünkü bir bilgisayarda Java’nın birden fazla sürümünün kurulu olması gibi bir durum söz konusu değil. Siber güvenlik alanında yerli ve milli projeler konusunda görüşleriniz neler - dir? Siber güvenlik alanında yerli ve milli ya - zılım ve donanım kullanılmasının hayati önem taşıdığını düşünüyorum. Kaynak kodlarına sahip olmadığımız, yerli olarak üretilmeyen hiçbir yazılım bileşeninin gü - venliğinden emin olamayız. Yerli yazılım konusunda ihtiyacımız çok fazla. Ve talep - ler de hızla artmakta. Bu anlamda yerli pro - jelere mutlaka teşvik ve destek verilmesinin gerekliliğini tartışmamalıyız. Örneğin 150 ülkede 300 binden fazla bilgisayar fidye yazılımlarından etkilendi. Yakın zamanda bazı ülkelerin sağlık ve iletişim sistemleri çöktü. Tüm bunlar düşünüldüğünde aslında ilk önceliğimiz siber güvenlik ve buna bağlı olarak da yerli ve milli yazılımlar olmalı. Yine bunlara bağlı olarak yerli ve milli yazı - lım projelerine gereken desteğin ve teşvikin sağlanması gerekli. Kodlama eğitimi için ne düşünüyorsunuz? Yeterli midir? Bilişimin gelişimi için eğitim sek- törüyle ilgili önerileriniz var mı? Son zamanlarda kodlama eğitimi oldukça ilgi çekiyor. Birçok anne-baba çocuklarına kod- lama eğitimi aldırıyor. Genç nüfusumuzu da düşünürsek bu oldukça sevindirici bir durum. Yeterli mi? Bu konuda tereddütlerimiz var. Kodlama eğitimi konusunda bilinçli aile ya da birey sayısı da az. Özellikle sanayi bölgelerin- de bu sayı yüksek kırsal kesimlerde ise yok denecek kadar az. Kodlama eğitimlerinin okul müfredatlarına girmesi gerektiğini düşünüyo- rum. Yakın Gelecekte ve hatta şu an en çok ihtiyacımız olan, kodlama bilgisi olan nitelikli elemanlar. Bu sayının hızla arttırılması gere- kiyor. İlköğretim çağında başlanması (robotik kodlama vs.) algoritma yeteneğini de geliştire- ceği için bu eğitimlerin küçük yaşlarda baş- laması daha sağlıklı olur. Yine özel sektör ve kamu sektörünün kodlama konusunda gerekli eğitimleri sağlaması gerekiyor. Bu bilinci aşıla- mak da ayrıca bir görev. Dijital Biz 50 Dijital Biz 51
Sayfa 52 — dergide görüntüle
Röportaj Yazılım alanında dünyadaki konumumuz nedir? Genel hatlarıyla daha önce de belirttiğim gibi yazılım alanında Dünya’daki yerimizden ziya- de Türkiye’deki yerimiz de önemli. Özel sektör istediği özellikteki yazılım için yerli olmayan firmalara hem de daha fazla ücret ödeyerek öncelik sağlıyor. Yerli yazılımlar istenilen özel- likleri taşıdığı halde ve daha uygun ücretlerde olmasına rağmen tercih edilmiyor. Bunda yerli olmayan yazılımların referansları haricinde IT yöneticilerinin de yönlendirmesinin ya da yönlendirememesinin payı olduğunu düşü- nüyorum. Bu güvensizliği kırabilmek önemli. Çünkü bir noktadan sonra yerli yazılımcılar projelerinde sarf ettiği vakit ve emeğin karşılı- ğını alamayarak yok oluyorlar. Dijital Biz 52
Sayfa 54 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Haber Microsoft ve EY (Ernst & Young), Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’ndeki şirketlerin yapay zekâ kullanımını değerlendirmek üzere hazırlanan geniş kapsamlı rapo - run sonuçlarını paylaştı. Stratejik önem, kullanım alanları, farkındalık ve yapılan yatırımlar açısından bakıldığında bölge - sinde lider olan Türkiye, bölgede yapay zekâya en çok yatırım yapan ülke olarak öne çıktı. Raporda, Türkiye’deki şirketle - rin yüzde 80’inin, yapay zekâ stratejisini doğrudan üst düzey yönetimde ele aldığı ve bölge genelindeki yüzde 28 oranına kıyasla Türkiye’deki şirketlerin yüzde 35’inin pilot yapay zekâ teknolojilerini aktif olarak kullandığı belirtildi. Microsoft ile uluslararası denetim ve da - nışmanlık şirketi EY (Ernst & Young), Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde yapay zekâ - nın nerede, neden ve nasıl kullanıldığını, şirketlerinin yapay zekâ stratejilerini, yapay zekânın şirketlere ve ülkelere sunduğu katkıları ortaya koyan bir rapor hazırladı. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 5 fa - aliyet gösteren 100’den fazla şirket ülkede yöneticileriyle yapılan görüşmelerle hazır - lanan “Artificial Intelligence in Middle East and Africa” raporunun Türkiye sonuçları, İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında paylaşıldı. Microsoft Türkiye Genel Müdürü Murat Kansu ve EY Orta, Doğu, Güneydo - ğu Avrupa ve Orta Asya (CESA) Bölgesi, Dijital Lideri Onur Doğan’ın katılı- mıyla gerçekleşen toplantıda, yapay zekâ ekseninde Türkiye’nin dijital yolculuğuna ışık tutacak bilgiler, öngörüler ve fırsatlar ele alındı. Yapay zekâda bölgenin lideri Türkiye Türkiye, yapay zekâ olgunluğu bakımından bölgenin lider ülkesi olarak öne çıktı. Ra- porda, Türkiye’deki şirketlerin yüzde 80’inin yapay zekâ stratejilerini doğrudan üst düzey yönetimde ele aldığı belirtildi. Şirketlerin yüz- de 25’i yapay zekâyı stratejik dijital öncelikleri arasında görürken, yüzde 60’ı ana faaliyet- leri için yapay zekânın önemini kabul ediyor. Türkiye’deki şirketlerin yüzde 15’i ise yapay zekâ olgunluğu açısından kendilerini geliş- miş olarak değerlendiriyor. Bu oranlar Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde ankete katılan diğer ülkelerden daha yüksek. Ülkemizdeki şirketler yapay zekâ gündemini hem tekno- lojik gereklilik hem de iş süreçlerini iyileştir- me perspektifinden yönetiyor. Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde bu anlayışı benimseyen şirketlerin oranları yüzde 43 iken Türkiye’de bu oran yüzde 55 seviyesinde. Kansu: “Yapay zekâ teknolojilerinin mer- kezinde insan olmalı” Yatırımlarında ve odaklarında birinci sırada yer alan yapay zekânın bireylere, şirketle- re ve kurumlara önemli rekabet avantajları kazandırdı ğını belirten Microsoft Türkiye Genel Müdürü Murat Kansu, raporun so- nuçlarıyla ilgili yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Yapay zekâ henüz gelişim safhasında olsa da pazara sunulmuş olan ve henüz pilot olarak uygulanan yapay zekâ çözümlerini kullanan şirketlerin sayısı giderek artıyor. Türkiye’deki şirketlerin yüzde 35’i, pilot yapay zekâ teknolojilerini aktif olarak kullanıyor. EY ile gerçekleştirdiğimiz araştırmaya dâhil olan Türkiye’deki şirketlerin dijital dönüşüm yolculuklarında attıkları adımlar ve gördükleri faydalar hepimizi mutlu ediyor. Bu şirketler, gelecekte var olabilmek ve rekabette güçlen- mek için yapay zekâ ile desteklenen bir dijital dönüşüm stratejisinin hayati öneme sahip olduğunu fark etmiş durumda. Yapay zekânın şirket üzerindeki etkileri konusunda iyimseriz. Bunun yanında, bazı şirketler yapay zekâ yolculuklarında daha ileride olsa da ülke ola- rak yapay zekâda daha ileri olgunluk seviye- lerine ulaşmak için daha iyi veri yönetimine ve şirket içi becerilerin gelişmesine ihtiyaç var. Microsoft olarak yapay zekâ stratejile- rinin insanı merkeze alarak tasarlanması gerektiğine inanıyoruz. Şirketler ‘önce insan, sonra teknoloji’ anlayışını benimsediğinde, bireylerin yetenekleri daha fazla gelişiyor ve yaratıcılıkları artıyor. Yapay zekâ çözümleri- miz sayesinde ürün ve hizmetler dönüşürken çalışanlar da stratejik işlerine daha fazla za- man ayırabiliyor. Biz de böylece Türkiye’deki şirketlerin daha fazlasını başarmasına ve ül- kemizin dijital dönüşümüne katkı sunuyoruz.” Kansu, Microsoft ve EY iş birliği hakkında ise şunları söyledi: “EY (Ernst & Young) ile küresel çaptaki iş birliğimiz sayesinde, EY’nin sektörel trendler, iş süreçleri ve yeni iş modelleri konularındaki iç görü yeteneği ve deneyimi, Microsoft’un ölçeklenebilir kurum- sal bulut platformu ve dijital teknolojileriyle birleşiyor. Bu destekleyici özellikler, iş per- formansımızı artırarak müşterilerimizin daha hızlı hareket etmesine ve sürdürülebilir değer yaratmasına yardımcı oluyor. Bu sayede çözümlerimiz, her müşterimizin özel iş hedef- lerine uygun olarak hızla değer yaratıyor.” EY Orta, Doğu, Güneydoğu Avrupa ve Orta Asya (CESA) Bölgesi, Dijital Lideri Onur Doğan ise, “Yapay zekâ, çok uzun süredir hayatımızda olan bir kavram olmasına karşın, şirketlerin yapay zekâyı dijital dönüşüm gündemlerinin üst sıralarına alması ile birlikte küresel dijitalleşme yolculuğunun son yıllarda en ayrılmaz bir parçası haline geldi. EY (Ernst & Young) olarak; Microsoft ile gerçekleştirdiğimiz bu çalışmamızla Türkiye’nin önde gelen şirketlerinin yapay zekâ yaklaşımını, karşılaştıkları zorlukları ve yapay zekânın şirketlerin işleyişini gelecekte nasıl değiştireceğine dair öngörüleri ortaya koyu Türkiye’deki Üst Düzey Yöneticilerin Ajandası: Yapay Zekâ Dijital Biz 54 Dijital Biz 55
Sayfa 56 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Haber operasyonların optimizasyonu, ürün ve hizmetlerin dijital dönüşümü, çalışanların güçlenmesi ve müşterilere daha yakın olmak geliyor. Raporda, şirketlerin yapay zekâ olgunluk - ları 8 yetenek çerçevesinde ele alındı. Bu yetenekler, İleri Analitik, Veri Yönetimi, Ya - pay Zekâ Liderliği, Açık Kültür, Yeni Tekno - lojiler, Çevik Geliştirme, Üçüncü Taraflarla İş Birliği ve Duygusal Zekâ olarak sırala - nıyor. Bu yetenekler konusunda Türkiye, araştırmaya katılan şirketler tarafından yapay zekâda en önemli iki yetenek olarak kabul edilen ileri analitikte 5 üzerinden 3,4 ve veri yönetiminde 5 üzerinden 3,6 ile en yüksek puanlara sahip ülke oldu. Türki - ye’deki şirketlerin yapay zekâya duygusal zekâ ekleme yetkinliği, 5 üzerinden 2,6 puanla diğer ülkeler arasında en düşük sırada yer aldı. Yapay zekâdan en yüksek faydayı görmeyi bekleyen sektörlerin başında ise Bilgi ve İletişim Teknolojileri, Medya ve Finansal Hizmetler geliyor ve sıralama, Sağlık, Üre - tim ve Kaynaklar, Profesyonel Hizmetler, Perakende, Altyapı ve Taşımacılık sektör - leriyle devam ediyor. Akıllı robotlar, derin öğrenme, metin analizi, görsel ajanlar, do - ğal dil işleme, konuşma algılama, biyomet - ri ve bilgisayar görüntüsü, yapay zekâdan en çok faydalanan teknolojiler arasında yer alıyor. Türkiye’den rapora katılan, Microsoft yapay zekâ çözümleri kullanan şirket - ler arasında Tüpraş, Opet, THY, Arçelik, Allianz Türkiye, Setur, Jolly Tour, Migros, CarrefourSA, Teknosa, TEB, Vakıf Emekli - lik, Yapı Kredi Bankası ve BKM bulunuyor. yoruz. Yaptığımız görüşmelerde birçok şirketin yapısını yapay zekâya göre pozis - yonlandırdığını gözlemledik. Rapor sonuç - larında ayrıca yapay zekânın üst yönetim gündeminde önemli bir konuma ulaştığını gördük, ancak bu gündemin sahadaki öne - minin üst yönetimin gündeminde olduğu kadar yüksek olmadığını da gözlemledik. Bu durum yapay zekâ stratejilerinin yukarı - dan aşağıya yönetilmesine yol açıyor. Unu - tulmamalıdır ki; olgunluk analizlerinde üst sıralarda yer alan şirketler hem yönetim seviyesinde hem de sahada yapay zekâyı sahipleniyorlar. Şirketlerin yapay zekâ konusunda karşılaş - tıkları belirli zorlukları ortaya koyan raporu - muzda; ankete katılan şirketlerin tamamına yakınında bu yolculuğu tek başına gerçek - leştirmenin ne kadar zorlu olacağı görüşü - nün hâkim olduğu ve şimdiden farklı iş or - taklıkları ile ilerledikleri ifade ediliyor. Kimi şirket yapay zekâyı çözümlerin parçası ve teknolojik bir unsur olarak görürken, kimi ise yeni hizmetler sunmak, operasyonları - nı verimli hale getirmek ve müşterileri ile daha etkili iletişim kurmak için kullanıyor. Yine şirketlerin tamamına yakını ise yapay zekâ ile birlikte temel hizmetlerinin değiş - meyeceğini öngörüyor. Şirketlerin çoğun - luğu mevcut iş yapış biçimlerinin etkilene - ceğini belirtirken, farklı ürün ve hizmetler sunmak için yapay zekânın kullanılacağını öngören şirket sayısının da azımsanmaya - cak seviyede olduğu görülüyor’. Yapay zekâda 8 olgunluk kriteri Türkiye’de yapay zekâ, en çok tahminle - me, otomasyon, iç görü oluşturma, hiz - metlerin kişiselleştirilmesi ve önlem alma yeteneklerine sahip olmak için kullanılıyor. Şirketler, kullanım yoğunluğuna göre, en çok makine öğreniminden faydalanıyor. Makine öğreniminden faydalanma oranı Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde %61 iken Türkiye’de %85 civarında. Operasyonları - na yapay zekâyı entegre eden Türkiye’deki şirketlerin %80’i etkili faydalar bekliyor. Yapay zekânın sunduğu faydaların başında Dijital Biz 56 Dijital Biz 57
Sayfa 58 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Haber 5 dilde yüzde 90 ve 10 dilde yüzde 80 başarı Mükemmel Konuşma Tanıma Teknolo- jisi’nde, Mitsubishi Electric’in benzersiz esneklik ve kesinlik sağlayan tescilli derin öğrenme metodu kullanılıyor. Derin bir ağın yalnızca giriş ve çıkış örnekleriyle eğitime tabi tutulduğu bir uçtan uca öğrenme çerçe - vesini kullanan teknoloji, sesbirim sistemleri ve telaffuz özellikleri gibi uzman bilgilerin - den yararlanmak zorunda kalmadan konuş - ma dillerini eşzamanlı olarak tespit eden ve anlayan tek bir sistemin oluşturulmasına imkân tanıyor. Bu sayede çok dilli konuşma verilerinin kullanıldığı eşzamanlı öğren - me isabet düzeyinin arttırılmasını sağlıyor. Tamamı düşük gürültülü ortamlarda olmak üzere 5 ve 10 dili içerecek şekilde yapılan testlerde, sistem hangi dilin konuşulduğu belirtilmeden sırasıyla yüzde 90’ın ve yüzde 80’in üzerinde başarı sağladı. Bu teknoloji eşzamanlı olarak aynı veya farklı dilleri ko - nuşan birden fazla insanı da anlayabiliyor. Yeni sistemde uçtan uca konuşma tanıma için kullanılan Mitsubishi Electric’in tescilli Hibrit CTC/Dikkat Metodu, konuşma tanıma prosesinin hassasiyetinde ciddi ölçüde iyileşme sağlıyor. Uçtan uca konuşma tanıma için bağlantıcı zamansal sınıflan - dırma (CTC) ve dikkate dayalı kod çözme şeklindeki iki temsili yöntemle geliştirilen bu metot, söz konusu yöntemlerin avantaj - larını desteklerken dezavantajlarını azaltı - yor. Özellikle hibrit metot CTC’nin sisteme kaydedilen konuşma sinyalleri ile çıkış karakterleri arasındaki uyumu, isabetli bir şekilde tahmin etme ve dikkate dayalı yön - temin konuşmanın akustik ve dilsel özellik - leri arasındaki bağlantıları değerlendirme kabiliyetinden faydalanıyor. Otomobiller, konutlar, kamu tesisleri gibi ortamlar için de geliştirilecek Mükemmel Konuşma Tanıma Teknoloji - si’nin farklı dilleri konuşan ve aynı cihazı kullanan gruplar veya havalimanı terminali - nin rehberlik sisteminde ana dilinde arama yapan yabancı yolcular gibi farklı durum - lara uygun konuşma arayüzlerinin hayata geçirilmesine yardımcı olması bekleniyor. Mitsubishi Electric otomatik konuşma tanı - ma teknolojisinin kesinliğini ve uygulanabi - lirliğini otomobiller, konutlar, kamu tesisleri ve daha birçok gerçek ortamda geliştirmek için çalışmalarını sürdürmeyi hedefliyor. Teknoloji öncüsü Mitsubishi Electric, hangi dilin konuşulduğu belirtilmeden yüksek isabetle çok dilde konuşma tanıma özelliğini taşıyan bir teknoloji geliştirdi. Mükemmel Konuşma Tanıma (Seamless Speech Recognition) adı verilen yeni teknoloji, Mitsubishi Ele - ctric’in tescilli Maisart kompakt yapay zekâ (AI) teknolojisi yardımıyla konuşu - lan dilleri eşzamanlı olarak tespit ede - biliyor ve anlayabiliyor. Yeni sistemde uçtan uca konuşma tanıma için kullanı - lan Mitsubishi Electric’in tescilli Hibrit CTC/Dikkat Metodu, konuşma tanıma prosesinin hassasiyetinde önemli ölçü - de iyileşme sağlıyor. Konuşma tanıma teknolojisi, akıllı telefon gibi cihazların ve araç navigasyon sistemlerinin sesle çalıştırılmasına olanak sağlıyor. Ancak konvansiyonel konuşma tanıma sistemleri her bir dil için ayrıca geliştirildiğinden, kullanıcılar konuşmadan önce dil seçimi yapmak zorunda kalıyor. Dolayısıyla mevcut sistemlerde hem dil tespiti için ek bir süre harcanması gerekiyor hem de birden fazla konuşmacının aynı anda konuştuğu durumlarda sistemin kesinliği ciddi ölçüde etkileniyor. Tüm bu sorunlara çözüm sunmayı hedefleyen Japon devi Mitsubishi Electric, tescilli Maisart kompakt yapay zekâ (AI) teknolojisi yardımıyla konuşulan dilleri eşzamanlı olarak tespit edebilen ve anlayan Mükemmel Konuşma Tanıma Teknolojisi’ni (Seamless Speech Recognition) geliştirdi. Yapay Zekâlı Konuşma Tanıma Teknolojisi Dijital Biz 58 Dijital Biz 59
Sayfa 60 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Haber Prof. Dr. Levent Akın geliştirilmekte olan robotun karşısındaki insana dair kendi ka - fasında bir model oluşturup ona göre tepki vermesini sağlamayı amaçladıklarını belirte - rek şu bilgileri verdi: “Daha ilerideki amacı - mız, robotun karşısındaki insana dair kendi kafasında bir model oluşturup ona göre tepki vermesini sağlamak. Robotun vere - ceği hizmetin mutlaka sağlık veya bakımla ilgisi olması da gerekmiyor. Robot size bir can yoldaşı da olabilir, sizinle sohbet eder, internete erişerek yeni çıkan kitaplardan söz edebilir. Uzun vadede etkileşimde bulunan bir robot ve bir insandan bahsediyoruz. Beklentimiz insanların hayatını kolaylaştır - mak, uzun vadede sadece istedikleri şeyleri yapmasını sağlamak.” İnsansı robot projesi üzerine çalışan araş - tırmacılardan Binnur Görer ise tasarladıkları robotu şöyle anlattı: “İnsan-insan etkileşim - lerinde konuştuğumuz ya da vermek istedi - ğimiz bilgilerin neredeyse %55 kadarı ko - nuşma üzerinden değil, ifadeler, hareketler, mimikler ya da jestler üzerinden karşı tarafa taşınıyor. Karşımızdaki kişinin söylediği şey olumlu mu olumsuz mu bunu anlamak için söylediği kelimelerin, cümlelerin semantik anlamından öte, kişi o anda yüz ifadesi ola - rak nasıl bir yüz ifadesine bürünüyor, nasıl hareketler yapıyor, bakarken direkt bana mı bakıyor yoksa çevreye mi bakıyor gibi özel - liklere bakarak karar vermeye çalışıyoruz. İnsandan gelen bu sinyalleri alarak robotun ulaşmak istediği duygusal duruma, insanı o duruma götürebilmesi için nasıl tepkiler ver - meli, robotun duygusal olarak neler yapabi - leceği üzerine araştırıyoruz’’. İnsanın duygu durumlarına göre robotun konuşması ve reaksiyon vermesini sağlamak istediklerini belirten Binnur Görer, robotun, insanla etki - leşimi ve insan yüzündeki ifadeyi anlaması için farklı metotlar kullanıldığını aktardı. Bu alanın çok yeni bir araştırma olduğunu vurgulayan Görer, ‘’ Biz uzun süreli öğrenme ve etkileşim modelleri kurmaya çalışıyor ve uzun süreli etkileşimlerle robotun öğrenme - sini bekliyoruz” dedi. İnsansı robotun tasarımı üzerine çalışan araştırmacı İbrahim Özcan ise duyguları ifade edebilmek için yüzün altı farklı duygu durumunu gösterebilecek şekilde olması gerektiğini belirterek insansı robotun gözleri için çekmeli-itmeli tendon sistemlerini, ağız yapısında ise yay sistemini kullandıklarını anlattı: “Biz konuşurken a, o, u gibi sesler çıkarabiliyoruz. Robotta o etkiyi verebilmek için bu sesleri alabildiğimiz yayları kullandık. Hem konuşmak için hem de kendini ifade edebilmek için mimikleri var. Bu aslında ko - nuşan bir sistem. Siz robotla konuşurken ne dediğinizi anlıyor ve basit cevaplar verebili - yor. Şimdiki süreçte de insani etkileşim için konuşurken ağız hareketlerinin insan benze - ri şekilde olmasını sağlamaya çalışıyoruz.”Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mü - hendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Levent Akın liderliğinde Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden araştırmacılar Binnur Gö - rer, İbrahim Özcan ve Yiğit Yıldırım’ın yer aldığı ekip duyguları olan insansı bir robot geliştiriyor. En önemli özelliği insanlarla duygusal etkileşimde buluna - bilmesi olacak robot, karşısındaki insa - nın üzgün veya neşeli olup olmadığını anlayacak ve kendisi de bazı tepkiler gösterebilecek. Prof. Dr. Levent Akın projede hedeflerinin çok amaçlı bir insansı hizmet robotu üretmek ol- duğunu belirterek bu alanda tartışılmakta olan bazı sorulara da cevap bulabilmek adına bu projeyi geliştirdiklerini kaydetti. “Sıklıkla karşı- mıza çıkan bir soru var; bir robot insansı olmak zorunda mı? Genelde bu tip bir robotun insan- lar tarafından daha kolay kabul edilebileceği tezimiz var. Günümüzde insana çok benzeyen robotlar tasarlandığını görüyoruz, çok çeşitli örnekler verilebilir. O kadar benzemesi gere- kiyor mu yoksa sadece fonksiyonel açıdan mı benzemesi lazım? Bizim üstünde çalıştığımız konular bunlar. Bu amaçla değişik robot türleri üretip onlar üzerinde çalışıyoruz” diyen Prof. Dr. Akın, geliştirilmekte olan robotun birden fazla fikri denemeyi sağlayacak çok amaçlı bir platform olacağını ve uzun vadeli hedeflerinin robotun egzersiz yaptıran ya da evde hasta ba- kıcı olabilen veya insanlara can yoldaşı olabi- len çok amaçlı özellikler taşıyan bir robot olarak tasarlanması olduğunu belirtti. ‘Can Yoldaşı’ Robot Dijital Biz 60 Dijital Biz 61
Sayfa 62 — dergide görüntüle
Yazar Arzu TUFAN Mobit Bilişim IT Manager Dipnot: Gelişen ve değişen teknoloji ile birlikte plan- lanan sistem mimarisi, ve teknolojiye ve gelişi- me açık olan personel işbirliği ile işletmelerin iş yükü süreçlerinin verim- liliğini artırarak, işletmeyi istenilen ve beklenen hedeflere taşır. İyi Bir Sistem Mimarisi Nasıl Olmalıdır? İşletmelerin faaliyet gösterdiği alanlar ve hizmet kolları değiş- kenlik gösterse de ortak amaçları kar elde etmek, gelişmek ve bü- yümek ile beraber işletmelerinin, sürekliliğinin sağlanmasıdır. Bu doğrultuda kurulacak olan sistem mimarisi, iyi bir şekilde analiz edilmeli ve ihtiyaçlara cevap vermelidir. Sistem alt yapısı kurgulanırken, işletmelerin sürekliliği esas alınmalı, kişilere bağlı kalınmamalı, kişiler değişse bile sistemin işleyişi ve sürekliği devam etmeli, gelişen ve değişen teknolojiye uyum sağlayabilme- lidir. Sistem odalarında, güvenlik ge- reği 7/24 kamera izleme, alarm sistemi, giriş ve çıkışlarda kart okuyucu, parmak izi okuyucu, şifreli giriş ve çıkış vb. çözümle- rin olması, sistem odası giriş ve çıkışlarının loglanması, gerekir. Sistem odası zemini yerden yükseltilmiş (15-20 cm) zemin ile kurulmalıdır. Isı, toz ve nem kon- trolleri planlanarak server, switch, storage, firewall vs. teknolojik IT alt yapı ekipmanlarının korunma- sı sağlanmalı gerekli iklimlendir- me çözümleri uygulanmalıdır. Olası bir yangın durumunda, gazlı yangın söndürme (FM200 vb.) çözümleri, alarm sistemi ve basınç kontrolü olmalıdır. Ayrı- ca enerji kontrolü sağlanarak, topraklama yapılmalı, jeneratör ve UPS çözümleri planlanmalıdır. Olası bir doğal afette, kabinler yere veya duvara sabitlenmelidir. Network tarafında kablolama, kablo kanalları ile kamufle edil- meli, kablolar etiketlenmeli ve belirli aralıklar ile birbirine yapışık olmayacak şekilde çekilmelidir. Bütün bu teknik alt yapı planla- ma ile birlikte işletmelerin faaliyet konuları ve hizmet verdiği alanlar doğrultusunda önem arz eden çeşitli yazılım dillerinde yazılan, yazılım uygulama çözümlerine de ihtiyaç vardır. Bu yazılımlar işletmelerin büyük- lüklerin göre değişkenlik gösteren, ticari paket programlar, ERP ve CRM çözümleri olarak kullanım amacı doğrultusunda değişmek- tedir. İyi bir yazılım uygulaması, işletmenin ihtiyaçlarına cevap ve- rebilen, istenilen detaylarda doğru ve nitelikli bilgi üretebilen, raporla- yan veri otomasyonu sağlayan bir yazılım çözümü olmalıdır. Doğru kurgulanan bir sistem mimarisin- de, işletmenin yaşam döngüsüne olan katkısı %70 ise bu kurum kültürü içinde planlı, doğru ve sis- tematik çalışan personelin katkısı %30’dur. Gelişen ve değişen tek- noloji ile birlikte planlanan sistem mimarisi, ve teknolojiye ve gelişi- me açık olan personel işbirliği ile işletmelerin iş yükü süreçlerinin verimliliğini artırarak, işletmeyi istenilen ve beklenen hedeflere taşır. Dijital Biz 62
Sayfa 64 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Haber İki yıl önce ABD’li kredi bürosu Equ - ifax’ın sistemlerinde güvenlik açığı olduğu ortaya çıkmış ve 148 milyon kişiye ait değerli veri sızmıştı. Bu gü - venlik ihlali şirkete 1,4 milyar dolara mal olurken, kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Equifax’ın durumu - nu “istikrarlı”dan “negatif”e düşürdü. Siber güvenlik kuruluşu ESET’in pay - laştığı bilgiye göre, ilk kez bir güvenlik ihlalinin kötü sonuçları, derecelendirme durumunu düşürecek kadar etkili oldu. Antivirüs ve internet güvenliği kuruluşu ESET, dünya ekonomisinde ilk kez görülen ve siber ihlallerin yol açtığı yıkıcı etkilere örnek oluşturabilecek bir gelişmeye dikkat çekti. Kredi derecelendirme kuruluşu Mo - ody’s, 2017 yılındaki saldırının ciddi mali yıkımı nedeniyle Equifax için derecelen - dirme durumunu “istikrarlı”dan “negatif”e düşürdü. Bu güvenlik ihlali, yasal ücretler hariç, bugüne kadar şirkete 1,4 milyar dola - ra mal oldu. Siber Saldırıya Uğrayan Şirketin Notu Düşürüldü Dünyada ilk kez Moody’s‘in kararı önemli, çünkü bir güven - lik açığının oluşturduğu yüksek maliyet, ilk kez bir şirketin derecelendirme durumunu değiştirmesine sebep oldu. Elbette tar - tışmalı düşüş birdenbire ortaya çıkmadı. Moody’s, derece düşürmeyi Mayıs ayın - da duyurdu ancak bundan 7 ay önce yani 2018 Kasım’ında siber saldırılarla ilgili risklerin derecelendirme durumunu etkile - meye başlayacağına dair açık bir mesaj da vermişti. Equifax ne yapar? Equifax, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki en büyük kredi raporlama ajanslarından biri. Kredi raporlama şirketleri, oldukça fazla tüketiciyi kapsayan finansal veri kayıt - larını analiz ediyor ve daha sonra bu veri - leri, bir kişinin kredi notunu belirlemek için kullanıyor. Genellikle bu bilgileri de kredi kartı şirketleri, bankalar ve borç verenler - den alıyorlar. Üç ülkenin vatandaşlarının finansal bilgi - leri çalınmıştı Equifax’ın iki yıl önce karşılaştığı siber ihlal ise şöyle gelişmişti: Apache Struts web uy - gulaması yapısındaki kritik bir güvenlik açığı için 6 Mart 2017’de bir yama yayımlanır fa - kat Equifax bu yamayı zamanında yükleme konusunda başarısız olur. 13 Mayıs 2017’de bilgisayar korsanları, 29 Temmuz 2017’ye kadar keşfedilmeyecek bir güvenlik açığı sa - yesinde firmanın ağını dolaşmaya başlarlar. Aynı yılın 7 Eylül’üne kadar Amerika Birleşik Devletleri halkının yarısı ile yüz binlerce Kanada ve İngiliz vatandaşının da kapsamlı bilgilerinin saldırganların eline geçtiği Equi - fax tarafından açıklanır. Bu sayı sonrasında artar ve sonuçta 148 milyon insanın veri - lerine izinsiz olarak ulaşıldığı belirlenir. Bu rakam 320 milyonluk ABD nüfusunun nere - deyse yarısı anlamına gelir. Gevşek siber güvenlik politikası Equifax’ın maruz kaldığı eleştirilerin büyük kısmı da firmanın gevşek siber güvenlik uy - gulamalarına sahip olup olmadığıyla ilgiliydi. Firmanın eski CEO’su Richard Smith bu açığı, yamayı yüklemesi gereken bir kişinin başarısızlığına bağlarken, müfettişler bunun çok daha derin bir sorunun işareti olduğu - nu aktardı. Amerikan Senato Komitesi’nin yayımladığı bir raporda, “Equifax’ın uzun süredir devam eden eksikleri, siber güven - lik hazırlıklarına daha çok önem verilmesi gerektiğini ortaya koyuyor” deniyor. Hırsız hâlâ bilinmiyor Bu arada, hırsız ya da hırsızların kimliği bilinmiyor ve çalınan veriler hiçbir yerde bulunamıyor. Medya kuruluşu CNBC’nin ulaştığı bilgiye göre; güvenlik uzmanların - dan, karanlık web veri avcılarından ve ihlalin araştırılmasında yer alan kişilerden oluşan bir ekibin yaptığı araştırma, çalınan verile - rin beklendiği gibi henüz internetin karanlık köşelerinde satışa çıkmadığı veya kimlik hırsızlığı ya da kötü amaçla kullanılmadığı belirtildi. Dijital Biz 64 Dijital Biz 65
Sayfa 66 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Haber KPMG’nin hazırladığı Tüketici Kaybı Ba- rometresi araştırması, tüketicilerin kişisel verilerinin bilgisayar korsanlarınca çalınma- sından çok, perakende firmaları tarafından kötüye kullanılmasından endişe ettiğini gösteriyor. Uluslararası vergi, denetim ve danışmanlık firması KPMG’nin hazırladığı Tüketici Kay- bı Barometresi araştırması, tüketicilerin son yıllarda yaşanan kişisel veri ihlallerinden ötürü, perakende firmalarına olan güvenlerinin sarsıl- dığını ortaya koydu. Araştırmaya katılan tüke- ticilerin yüzde 71’i, kişisel verilerinin bilgisayar korsanları tarafından çalınmasından çok, perakende firmalarınca kötüye kullanılma - sından endişe ettiklerini belirtti. Katılımcıların yüzde 45’i, online perakende firmalarından, kişisel bilgilerini saklamala - rını ve başkalarıyla paylaşmamalarını beklediğini söyledi. Yine katılımcıların yüz - de 34’ü, kişisel bilgilerinin saklanması ve üçüncü partilerle paylaşılması konusunda kontrol kendilerinde olduğu sürece, kişi - selleştirilmiş alışveriş konusunda herhangi bir endişeleri bulunmadığını kaydetti. Araş - tırmaya göre tüketiciler en fazla (yüzde 48) perakende firmaları tarafından coğrafi konumlarının takip edilmesinden rahatsız. Risk taşıyor KPMG Türkiye Tüketici Ürünleri ve Pera - kende Sektör Lideri Emrah Akın, peraken - de firmalarının günümüzde müşterilerinin kişisel verilerini, hizmetlerini geliştirmek adına yoğun şekilde kullandıklarını, ancak bu durumun müşterilere karşı büyük bir so - rumluluk da doğurduğunu vurguladı. Akın, “Perakendeciler, müşteri güvenini kaybet - memek için kişisel verilerin korunması ve Tüketiciyi Hacker’dan Çok Perakendeci Korkutuyor kullanılması konularında son derece şef - faf olmalı. Bu noktada müşterilere, kişisel verileri üzerinde kapsamlı bir kontrol yetkisi tanınmalı” diye konuştu. Müşteri ihtiyaçları ve beklentilerinin firma - ların dijital dönüşümlerine yön verdiğini kaydeden Akın, “Teknolojinin gelişmesiyle birlikte tüketicilerin dijital ürün ve hizmetle - rin nasıl sunulduğuna ilişkin beklentileri de yükseliyor. Güvenlik de müşterilerin dijital deneyimlerinin önemli bir parçası” dedi. Araştırmadan öne çıkan satırbaşları şöyle: Öncelikleri farklı Araştırmaya göre tüketicilerle bilgi güvenli - ği şefleri arasında siber güvenlik konusun - da farklı görüşler mevcut. Müşterilerin yüz - de 42’sinin önceliği olası bir siber saldırı sonrasında tüm kayıplarının karşılanması. Güvenlik şeflerinin önceliği ise, siber saldı - rıdan etkilenen tüm taraflardan özür dilen - mesi (yüzde 47) ve bilgi güvenliği ekibine direkt bir iletişim hattı kurulması (yüzde 47). Siber saldırı mağduru müşterilerin ka - yıplarının karşılanması güvenlik şeflerinin sadece yüzde 42’sinin önceliği. Uygulamalar ve Wi-Fi riskli Araştırmaya göre tüketicilerin kişisel bilgi - lerinin gizliliği açısından en riskli bulduğu teknolojilerin başında aplikasyonları (yüzde 78) ve Wi-Fi (yüzde 74) geliyor. Bunla - rın nesnelerin interneti (yüzde 69), bulut (yüzde 67) ve otomobiller (yüzde 56) takip ediyor. Katılımcıların yüzde 75’i mobil cihazlar ve uygulamalar tarafından toplanan kişisel verilerinin çalınacağından ya da kötüye kullanılacağından endişeli. Bulut teknolojisi Tüketicilerin yüzde 75’i bulut teknolojisi ve bağlantılı cihazlara korsan saldırılara karşı ek güvenlik getirilmesi gerektiğini düşünü - yor. Buna karşın sadece yüzde 35’i, bu tür cihazlarda hassas bilgilerini kısıtlı şekilde kullanıyor ve güvenliği artırılmış cihazlar için daha fazla para vermeyi kabul ediyor. Finansal hizmetler Katılımcıların yarıya yakını (yüzde 48) finans kuruluşlarının, bankacılık için kulla - nılan mobil cihazların güvenliği konusunda tam ya da eşit sorumluluğa sahip olması gerektiğini düşünüyor. Otomobillerin güvenliği Tüketicilerin yüzde 56’sı, otomobillerinin hacklenmesinden endişe duyduğunu söy - lüyor. Yüzde 73’ü gelecek 5 yıl içerisinde araçlarının hacklenmesinden korkuyor. Araştırma müşterilerin, araçların siber güvenliği konusunda üreticilerden beklenti içerisinde olduklarını gösteriyor. Tehdit değil fırsat KPMG Türkiye’den Tüketici Ürünleri ve Perakende Sektör Lideri Emrah Akın, günümüzde siber tehditlerin nitelik ve nicelik açısından çok hızlı büyüdüğünü, buna karşın firmaların artan veri güvenliği standartlarını karşılamakta yeterince hızlı davranamadığını vurguladı. Akın, “Siber güvenlik artık basit bir IT ya da risk fonk - siyonu olarak görülmemeli. Aynı zamanda şirketlerin büyümesi anlamında da bir fır - sat. Bu alanda yatırım yapan firmalar daha çok müşterinin güvenini kazanabilir” dedi. Dijital Biz 66 Dijital Biz 67
Sayfa 68 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Yazar Serkan UYGUN Marketing & Sales Analysis Consultant (MA) Dipnot: Dijital mecralardan yararlanılarak, kullanıcı alışkanlıkları yönetimi üzerine birçok çalışmalar yapılmalı ve ticari faaliyet alanımız genişlerken, kâr marjımız yükselme ivme- si kazanacaktır. Dijital Teknolojide Kullanıcı Alışkanlığı Yönetimi Uluslararası ticaret, günümüz ekosisteminde radikal değişimlere sahne olmaktadır. Global şirketler, e-ticaret faaliyet- lerine hız vermekte ve yeni niche sektörler bulmak için, yoğun çaba harcamaktadırlar. Dünya ülkelerinin bazıları, pa- zar metodolojisine doymuş farklı kıtalarda, pazarı segmente etmeye yönelik çalışmalar başlatmışlardır. AR-GE yapısı gelişmiş şirketler, saha çalışması yanı sıra dijital mecralardan yararlanarak, maliyet düşürücü girişimlerde bulunmakta- dırlar. Bu çalışmalar içerisinde, geçmişten günümüze; SEO, SEM, Google AdWords gibi süreçleri söyleyebiliriz. 2000’li yıllardan itibaren, teknolo- jinin evrimleşmesi ve dijital çağın yükselişi ile yeni metodolojiler gelişmiştir. Dijital Mecralarda başta Neuro- code olmak üzere, dünya sanal arenasında, • e-ticaret şirketleri, • web sayfası yöneticileri, kullanıcıların tecrübelerini, deneyi- me dönüştürerek kullanıcı alışkan- lıklarını yönetmeye başlamışlardır. Kullanıcı alışkanlığı yönetmek, sabır isteyen, verileri analiz eden ve hedef odaklama stratejisine da- yanan, bir çalışmadır. Derinleme- sine öğrenme stratejisine dayan- makta olup, kullanıcı alışkanlıkları denetlenmektedir. Şirketler, ürettikleri ürünlerin pazarlamasını yapıp tutundurma yöntemlerini kullanırken, kullanıcı alışkanlıklarını segmente etmek- tedirler. Dünya ekosisteminde yer alan dijital teknolojiler aracılığıyla, bir ülkedeki kullanıcının her yaptığı bilgi taramasında, user experien- ce kodlamasına dahil olmaktadır. Dijital teknoloji, kullanıcı deneyi- minden yola çıkarak, kişiye özel, istek ve ihtiyacına cevap veren; bilgi, haber ürün ve hizmet gibi bilgileri, kullanıcıya anında ulaştır- ma imkanına sahiptir. Bilişim sistemi, bilgi teknolojileri, dijital çağ ve yapay zekâ, son yıl- larda büyüme ivmesine geçmiştir. Uluslararası şirketler, dijital tekno- lojileri takip ederek, ticari karlarını arttırmak için çalışmaktadırlar. Şirketler, verilerini analiz eder- ken; demografik yapı ve kullanıcı deneyimi alışkanlıklarını temel alarak, uluslararası pazarda, kâr oranlarını arttıracaklardır. Toplum üyeleri, dijital mecralar- dan yararlanırken, her geçen gün, kullanım süreçleri, karma şıklıktan basitliğe geçiş yapmak- tadır. Şirketler, verilerini analiz eder- ken; demografik yapı ve kullanıcı deneyimi alışkanlıklarını temel alarak, uluslararası pazarda, kâr oranlarını arttıracaklardır. Toplum üyeleri, dijital mecralar- dan yararlanırken, her geçen gün, kullanım süreçleri, karma- şıklıktan basitliğe geçiş yapmak- tadır. E-ticaret sitelerinin ve web say- falarının kullanım kolaylığı, satış hacimlerine yansıyarak artış göstermektedir. Bireyler, ürün karşılaştırması yaparak daha fazla bilgilere ulaş- makta, alışveriş alışkanlıkları ve marka sadakati artmaktadır. E-ticaret sitelerin kullanımı, site yöneticilerine bilgi yönetimi sağ- lamakta, veri analizlerinde satış odaklı yönetim süreci oluşturma- larına yardımcı olmaktadır. Dijital teknolojileri kullanırken, verim odaklı ve ticari faaliyette fayda odaklı kullanım sağlamak; hem firma yöneticilerine, hem şirkete yönetilebilir kazanç ve hedef müşteri sağlayacaktır. Şirketler ürünlerini segmente ederken, kullanıcı alışkanlıkları göz önünde tutularak, tutundur- ma faaliyetlerini geliştirmekte ve ticari kazanç sağlamaktadırlar. Geçmiş yıllara baktığımızda, ticari yönetim belirli alan ile sınırlı iken, son yıllarda dijital enstrü- manların gelişme göstermesi ve kullanımı ile, dünyanın her bölgesi ve kıtasına ulaşabilmek- teyiz. Kullanıcı alışkanlığını tecrübe ettiğimizde, kültürel ve sosyal çevre analizleri ile, ürünlerimize yani pazarlar bulabiliriz. Dijital mecralardan yararlanıla- rak, kullanıcı alışkanlıkları yö- netimi üzerine birçok çalışmalar yapılmalı ve ticari faaliyet alanı- mız genişlerken, kâr marjımız yükselme ivmesi kazanacaktır. Dijital Biz 68 Dijital Biz 69
Sayfa 70 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Haber • 5G’nin 2024 yılı itibariyle 1,9 milyar abo- neye ulaşması bekleniyor. Bu ivmede ope- ratörlerin 5G kurulumlarına hız vermesi ve kullanıcıların 5G’ye uyumlu cihazlara geçişi önemli rol oynuyor. • 2024 yılı sonuna kadar dünya nüfusunun yüzde 45’inin 5G kapsama alanında olması bekleniyor. • 2024’te 5G şebekelerinin küresel mobil trafiğin yüzde 35’ini taşıyacağı öngörülüyor. 5G’ye olan ilgi dünya genelinde hızla ar - tıyor. Ericsson (NASDAQ: ERIC), henüz erken evrede çok ciddi bir ivme yakalayan bu ilgi sonucunda 2024 yıl sonuna kadar ekstra 400 milyon mobil genişbant aboneli - ğinin gerçekleşeceğini öngörüyor. Ericsson Mobilite Raporu’nun 2019 Haziran sayısın - da 5G aboneliklerinin 1,9 milyara ulaşacağı belirtiliyor. Bu rakam, 2018’in Kasım ayında yayınlanan raporda 1,5 milyar olarak açık- lanmıştı. Böylece, 5G’ye olan ilgideki artış abonelik tahminlerinde yüzde 27’lik bir artış olarak yansıdı. Önceki raporda yer alan diğer tahminler de 5G’ye yönelik yoğun ilgi nedeniyle olumlu olarak revize edildi. 2024 yılı sonuna kadar dünya nüfusunun yüzde 45’inin 5G kapsama alanında olması bekleniyor. Bu oran, frekans paylaşım teknolojisinin 5G kurulumunu LTE (4.5G) frekanslı bantlarda mümkün kılmasıyla yüzde 65’e kadar yükselebilir. Farklı pazarlardaki iletişim hizmeti sağlayıcıları, 5G’ye uyumlu akıllı telefonların piyasaya sunulmasıyla birlikte 5G’ye geçiş yaptı. Bazı pazarlardaki servis sağlayıcılar geçişin ilk yılında yüzde 90’lık iddialı bir kapsama hedefine sahip. 5G Beklenenden Hızlı Benimseniyor 5G adaptasyonunu hızlandıran en önemli faktörlerden biri de çip ve cihaz tedarikçile - rinin taahhütleri. Ana spektrum bantlarına uyumlu akıllı telefonların bu yıl içinde piyasaya sürülmüş olması planlanıyor. 5G cihazlarındaki artışın da etkisiyle, 2019 sonuna kadar dünya genelinde 10 milyo - nun üzerinde 5G abonesi olacağı tahmin ediliyor. Ericsson’un Mobilite Raporu’na göre 5G’ye en hızlı adapte olacak pazar ise Kuzey Amerika. Kuzey Amerika’daki 5G abone oranının 2024 sonuna kadar yüzde 65 se - viyesine ulaşacağı tahmin ediliyor. Kuzey Amerika’yı yüzde 46’lik oranla Kuzey Doğu Asya ve yüzde 40’lık abonelik oranıyla Av - rupa takip ediyor. Ericsson’un Şebekelerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Fredrik Jejdling: “5G kelimenin tam anlamıyla hayata geçiyor, hem de bü - yük bir hızla. Bu hem hizmet sağlayıcıların hem de tüketicilerin teknolojiye duydukları olağanüstü ilginin bir yansıması. 5G insan - ların günlük yaşamlarında, iş hayatlarında son derece olumlu etkiler yaratacak, nes - nelerin interneti (IoT) ve endüstri 4.0 dev - riminin de ötesinde faydalar sağlayacak. Ancak 5G’nin tüm faydalarının hayata ge - çebilmesi; teknoloji regülasyon, güvenlik ve endüstri paydaşlarının birlikte yol alacakları sağlam bir ekosistemin kurulmasıyla müm - kün olacaktır” şeklinde konuştu. 2019’un ilk çeyreğinde küresel mobil data trafiği bir önceki yıla oranla yüzde 82 art - tı. 2024 sonu itibariyle bu trafiğin aylık 131EB’ye ulaşması ve yüzde 35’lik kısmı - nın da 5G şebekeleri üzerinden gerçekleş - mesi bekleniyor. Bugün dünya genelinde 1 milyar hücresel IoT bağlantısı bulunuyor. Bu rakamın 2024 itibariyle 4,1 milyara ulaş - ması ve bu hacmin de yüzde 45’inin Mas - sive IoT (yaygın nesnelerin interneti) aracı - lığıyla sağlanacağı ifade ediliyor. Massive IoT teknolojisini kullanan endüstriler ara - sında akıllı ölçüm, tıbbi giyilebilir formdaki sağlık hizmetleri ve izleme sensörleriyle taşıma gibi hizmetler bulunuyor. Haziran 2019 raporu farklı pazarlarda farklı servis sağlayıcılar tarafından Ericsson’la ortak kaleme alınmış olan 3 adet 5G vaka çalışmasını da içeriyor. Avustralya’da Telstra sürekli artan data ve video talebinin yönetilmesi, özellikle video deneyimi alanında tüketici memnuniyetini sağlamak konusunda çalışırken; Rusya’da MTS, mobil şebekelerin 5G’ye hazırlık sürecinde tüketicinin deneyim beklentilerini karşılamak için gerekli olan şebeke perfor - mansına odaklanıyor. Ericsson’un Mobilite Raporu’nda yer alan diğer vaka çalışması ise Turkcell’in Superbox projesi: Turkcell’le birlikte kaleme alınan makalede Superbox ile şebeke performansının konum tabanlı akıllı tahsis algoritmaları ile nasıl yönetildiği ele alınıyor. Dijital Biz 70 Dijital Biz 71
Sayfa 72 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Haber • Tüketiciler varsayılanın aksine, 5G’nin kısa vadede fayda sağlayacağı kanısında; kentlerde şebeke yoğunluğunun azaltma- sını ve daha fazla ev geniş bant seçeneği sunmasını dört gözle bekliyorlar. • Akıllı telefon kullanıcıları, 5G hizmetleri için yüzde 20 ek bir ücret ödemeye hazır olduklarını söylerken, öncül olacak 5G kullanıcılarının yarısı ise yüzde 32 daha fazla ödeyebileceklerini ifade ediyor. • 2025 yılına gelindiğinde, her beş akıllı telefon kullanıcısından birinin 5G cihazın- daki veri kullanımı ayda 200 GB’ı aşabilir. Ericsson (NASDAQ: ERIC), 5G Tüketici Potansiyeli adlı yeni bir ConsumerLab raporu yayınladı. 5G’nin tüketiciler açısından değe- rine ilişkin endüstride doğru bilinen yanlışları gözler önüne seren bu rapor, iletişim hizmet sağlayıcılarının sahip olabileceği olanakları da genel hatlarıyla ele alıyor. Şu ana kadarki en geniş kapsamlı tüketici beklenti çalışmalarından biri olarak güvenilir araştırma sonuçlarıyla desteklenen rapor, 5G’nin tüketicilere yarar sağlama potansiyeli- ne bakıyor ve bunlarla ilgili dört yaygın en- düstri efsanesini çürütüyor: 1. 5G, tüketicilere kısa vadeli faydalar sun- muyor. 2. 5G için gerçek bir kullanım senaryosu yok ve 5G’de bir ücret farkı olmayacak. 3. Akıllı telefonlar 5G için “tek çözüm” olacak: beşinci nesil hizmet sunmanın tek ve sihirli çözümü. 4. Mevcut kullanım miktarı gelecekteki 5G talebini öngörmek için kullanılabilir. Bu çalışma, bilgi ve iletişim teknolojisi endüstrisinde 5G’de Endüstrinin Doğru Varsaydığı Yanlışlar 5G’nin potansiyeline dayanan bir tüketici ürünü sunup sunmadığı konusunda devam eden tartışmalara daha gerçekçi bir yaklaşım sunuyor. Çalışmanın temel bulguları arasında, 5G’nin özellikle her 10 akıllı telefon kullanıcısından altısının kalabalık alanlarda ağ sorunlarıy- la karşı karşıya olduğu mega kentler için kentsel ağ yoğunluğunun gidermesine dair beklentileri yer alıyor. Araştırmaya katılanlar ayrıca 5G’nin piyasaya sürülmesiyle daha fazla ev geniş bant seçeneğinin olacağını düşünüyorlar. Rapor ayrıca, tüketicilerin 5G için ek bir ücret ödemeye hazır olmadıklarına dair genel ka- nının gerçeği yansıtmadığını da ortaya ko- yuyor. Akıllı telefon kullanıcıları beşinci nesil hizmetler için yüzde 20 ek ücret ödemeye hazır olduklarını, 5G’ye ilk geçeceklerin ya- rısının ise yüzde 32 daha fazla ücret ödeye- bileceklerini ifade ediyor. Bununla birlikte, ek ücret ödemeye istekli olanlara bakıldığında, her 10 kişiden dördü, sürekli olarak alabile- cekleri yüksek bir internet hızına ek olarak yeni kullanım durumları, yeni ödeme metotla- rı ve güvenli bir 5G ağı beklentisi içerisinde. Diğer bir önemli bulgu ise mevcut 4G kulla- nım seviyesinin gelecekteki kullanım durum- larının göstergesi olmadığına işaret ediyor. Video tüketimi 5G ile artacak. Tüketiciler sadece daha yüksek çözünürlükte video akışı değil, aynı zamanda Artırılmış gerçek- lik (AR) ve Sanal gerçeklik (VR) gibi video formatlarını da kullanmayı bekliyor. Bir saatlik AR gözlük ve VR başlık kullanımı da hesaba katıldığında, mobil cihazlarda haftalık olarak üç saatlik ek bir video içeriğinin izlenmesi demek oluyor. Çalışma, 2025 yılına gelindi- ğinde, her beş akıllı telefon kullanıcısından birinin 5G cihazlarındaki veri kullanımının ayda 200 GB’ı aşabileceğini de ortaya koyu- yor. Bu ve bunun gibi birçok bilgiden yola çıkarak Ericsson ConsumerLab, 31 farklı uygula- ma ve hizmeti içeren bir tüketici yol haritası hazırladı. Bu yol haritası altı farklı kullanım kategorisinden oluşuyor: eğlence ve medya, gelişmiş mobil geniş bant, oyun ve AR/VR uygulamaları, akıllı ev ve sabit kablosuz eri- şim, otomotiv ve taşımacılık, alışveriş ve AR/ VR destekli iletişim. Konuyla ilgili yorum yapan Ericsson Araştır- ma ConsumerLab Başkanı Jasmeet Singh Sethi şu ifadelere yer verdi: “Araştırmamızla, tüketicilerin 5G hakkındaki görüşleriyle ilgili dört tane doğru bilinen yanlışı gözler önüne serdik ve 5G özellikleri için yeni tip cihazların gerekli olup olmayacağı veya akıllı telefonla- rın 5G için bir sihirli çözüm olup olmayacağı gibi soruları cevapladık. Tüketiciler, akıllı telefonların 5G için kullanılan tek ana cihaz olma ihtimalinin düşük olduğunu düşündükle- rini açıkça belirtti.” Ericsson ConsumerLab’in son çalışması, 22 farklı ülkede 15-69 yaşları arasındaki akıllı telefon kullanıcıları ile yapılan 35.000 görüş- meyi baz alıyor. Katılımcıların görüşleri ne- redeyse 1 milyar insanı temsil ediyor. 5G’nin tüketici değerine ilişkin endüstri duyarlılığını daha iyi anlamak için aralarında telekomüni- kasyon operatörlerinin, cihaz ve çip üreticile- rinin, start-up’ların ve düşünce kuruluşlarının üst düzey yöneticilerinin yanı sıra akademis- yenlerin de bulunduğu 22 kişiyle daha görüş- meler yapıldı. Dijital Biz 72 Dijital Biz 73
Sayfa 74 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Haber Bir önceki yıla göre yüzde 13,9 artan gös- teren Dijital Reklam Yatırımları 2011’den bu yana en hızlı büyümeyi yaşadı. Out- stream video reklam yatırımlarının geçen yıla oranla yüzde 44,7 artması dikkati çeken unsur oldu. Geçtiğimiz hafta Varşova’da gerçekleşen Interact Konferansı’nda açıklanan AdEx- Benchmark Raporu’na göre; Avrupa Dijital Reklam Yatırımları Video, Mobil ve Sosyal medya yatırımlarının büyük artışının etkisiyle geçen yıla göre %13,9 büyüyerek 55,1 milyar Euro’ya ulaştı. Bu aynı zamanda 2011’den bu yana görülen en hızlı büyüme olma özelliğini de taşıyor. Böylece Avrupa Dijital Reklam Pazarı 2012’ye oranla yaklaşık 2 katından fazla büyümüş oldu. 28 ülkeyi kapsayan AdExBenchmark Rapo- ru, 2018 yılında 21 ülkenin iki haneli büyüme kaydettiğini ortaya koydu. Raporda yer alan 28 pazarın hepsinde iki haneli büyüme gösteren Out-stream Video ve mobil reklam yatırımları 2018 rakamlarını da önemli ölçüde etkiledi. Out-stream Video reklam yatırımları yüzde 44,7, In-stream Video reklam yatırımları ise yüzde 19,7 oranında bü- yüdü. Video reklamları toplamda yüzde 30,9 artışla 7,6 milyar Euro’ya ulaşırken Display reklam yatırımlarının yüzde 33’ünü oluşturdu. Arama motoru reklamları yüzde 12,5 büyü- meyle 25 milyar Euro’ya ulaşarak en büyük Dijital Reklam kategorisi olma özelliğini sür- dürdü. Avrupa Dijital Reklam Yatırımları 2018’de 55 Milyar Euro’yu Aştı Sosyal medya yüzde 33,7 artışla Display reklam yatırımlarının yüzde 49’unu oluş - turdu. Toplam Mobil reklam yatırımları yüzde 31,4 artışla 22,8 milyar Euro’ya ulaştı ve Avrupa Dijital reklam yatırımları - nın yüzde 41’ini temsil eder hale geldi. IAB Avrupa CEO’su Townsend Feehand rakamları şöyle yorumladı: “Avrupa’da Mobil ve Video tarafından domine edilen, sağlıklı ve çift haneli rakamlarla büyüme - ye devam eden bir manzara görmek son derece umut verici. Dijital reklam endüs - trisi, Avrupa Gayrisafi Yurtiçi Hasılası’na 55 milyar Euro katkıda bulunuyor ve hem gelişmiş hem de gelişmekte olan pazarlara değer katıyor. Dijital reklam yatırımları Av - rupa’daki tüm medya reklam yatırımlarının yüzde 45’ini oluşturuyor. Pazar bir yandan gelişmeyi sürdürürken yeni veri koruma kuralları kullanıcıları da bilinçlendiriyor. Kişisel gizliliğin ön planda olduğu, tüketici - leri koruyan reklamlar sunmak Avrupa’nın Dijital Ekonomisini desteklemek açısından büyük önem taşıyor.” IAB Avrupa AdExBenchmark araştırma - sı dijital reklam pazarını üç ana başlıkta inceliyor: Display, Arama Motoru ve İlan Sayfaları. Bu formatlardaki büyüme, geli - şen cihaz kullanımı ve tüketim alışkanlık - larındaki değişikliklerle de destekleniyor. Display reklam yatırımlarının 2018’de yüz - de 17,5 artışla toplamın yüzde 42,2’sini oluşturması ve Arama Motoru kategorisiy - le aradaki farkı kapatması dikkat çeken bir nokta olarak öne çıkıyor. 2018 yılında, en yüksek büyümeyi gös - teren 5 ülke Doğu ve Orta Avrupa böl - gesinden oldu: 1. Ukrayna – yüzde 26,9 2. Rusya – yüzde 24,9 3. Belarus – yüzde 23,6 4. Çek Cumhuriyeti – yüzde 20,9 5. Sırbistan – yüzde 20,1 Dijital reklam yatırımları bakımından en büyük 10 ülke: 1. İngiltere – 18,4 milyar Euro 2. Almanya – 7,2 milyar Euro 3. Fransa – 5,2 milyar Euro 4. Rusya– 4,1 milyar Euro 5. İtalya – 2,9 milyar Euro 6. Hollanda – 2,2 milyar Euro 7. İspanya – 2,2 milyar Euro 8. İsveç – 2,1 milyar Euro 9. İsviçre – 2,0 milyar Euro 10.Norveç –1,1 milyar Euro Dijital Biz 74 Dijital Biz 75
Sayfa 76 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Haber En başarılı dijital çalışmaların ödüllendirildiği MIXX Awards Eu- rope 2019’da Türk ajans ve rek- lamveren ekipleri toplamda 14 ödülün sahibi oldu. MIXX Awards Europe 2019 Ödülleri Sahiplerine Kavuştu IAB TR Yönetim Kurulu ve IAB Avrupa Eği- tim Yürütme Kurulu Başkanı Neslihan Olcay, ödüllerle ilgili şu yorumda bulundu: Dijital, reklam endüstrisinin çekici gücü. Büyüme trendinin yanı sıra bunu belgeleyen bir başka unsur da ülkemizde üretilen işlerin niteliği. MIXX Europe bir kez daha Türkiye’de üreti- len reklamların hem yaratıcılık hem de hedef- sonuç ilişkisinde ne denli başarılı olduğunu gösterdi. 36 ödülün neredeyse yarısı ülke- mizde üretilen işlere giderken çıta biraz daha yukarı çıkmış oldu. Ödül kazanan ekipleri kutlarken önümüzdeki yıl bu zorlu rekabette yer alacaklara şimdiden başarılar diliyorum. İŞTE TÜRKİYE’DEN ÖDÜL ALAN ÇALIŞ- MALAR: Marka Reklamcılığı Kategorisi Altın MIXX Lipton – Konuşalım Artık Unilever–Mindshare Bronz MIXX Kırmızı Çizgi Vodafone–Mindshare Markalı İçerik Kategorisi Altın MIXX Axe #Kırdıysaközürdileriz Çukur Entegrasyon Unilever – Minshare&Manajans/JWT Kampanya Etkililiği Kategorisi Bronz MIXX Pharmaton / Survivor Performans Sponsorlu- ğu & Zindelik Maratonu Sanofi–Mindshare Doğrudan Pazarlama Kategorisi Gümüş MIXX ‘Rennovative’ Test Sürüşü Renault Mais – WavemakerTurkey Native Reklamlar Kategorisi Gümüş MIXX Adaptif Caz Radyo Akbank Sanat – Mediacom Programatik Reklamlar Kategorisi Gümüş MIXX BMW 4 Series Adressable TV Borusan Otomotiv – Adform Bronz MIXX Toyota HybridCars Toyota – Universal McCann&Awarion Arama Motoru Kategorisi Altın MIXX TurnYourSearchesintoTrees Turkcell – Hype Sosyal Medya Kategorisi Altın MIXX Giphy ile Polo Sanatını Konuştur Nestlé – Mindshare&Manajans / JWT Bronz MIXX #BuMamaBenden Türkiye Vodafone Vakfı – C-Section Video Reklamlar Kategorisi Altın MIXX DoritosCool& Hot PepsiCo – OMD &AdColonyTurkey Bronz MIXX Cornetto Aşkın Mobil Hali Unilever – Mindshare& Bond Digital Sanal / Artırılmış Gerçeklik ve Diğer Yeni Teknolojiler Kategorisi Altın MIXX Kırmızı Çizgi Vodafone – Mindshare Dijital Biz 76 Dijital Biz 77
Sayfa 78 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Haber Ege İhracatçı Birlikleri, dünya genelinde dijitalleşmenin baş döndürücü hızına ayak uydurdu ve hizmetlerinin büyük bölümü- nü dijitale taşıdı. EİB, dijital ortamda 4 yeni hizmeti aynı anda hizmete sundu. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, EİB’nin yeni hizmete sunduğu 4 dijital uygulamayı düzenlediği basın toplan- tısı ile açıkladı. EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “İh- racat 4.0’ı hayata geçirme konusunda karar- lıyız. Dijital dönüşüm hamlelerimiz bundan sonraki süreçte de devam edecek. Ünümü- zün en güvenilir ve en hızlı veri şifreleme altyapısı olan blockchain ile üyelerimize daha güvenli, hızlı ve kağıtsız hizmet verebilmek adına çalışmalarımızı devam ettirerek dış ticarette ‘İhracat 4.0’ dönemini başlatacağız” şeklinde konuştu. Ege İhracatçı Birlikleri “İhracat 4.0”ı Hayata Geçiriyor EİB Kampüs isimli web sitesi. Katılımcıla - rımız EİB Kampüs sitesine üye olduktan sonra diledikleri eğitim ve seminer etkinli - ğine kaydolabilecek, kaydoldukları eğitim ve seminer için e-posta ile kendilerine ulaşan karekod aracılığı ile etkinlik günü salona giriş yapabilecekler. Etkinlik sonra - sında e-imzalı katılım sertifikalarını alabi - lecekler, ders notları, eğitim sunumlarına ulaşabilecek; eğitim ve seminere ilişkin görüş ve geri bildirimlerini iletebilecekler.” EİB, Konteynır takip hizmeti sunuyor Ege İhracatçı Birlikleri’nin yeni sunmaya başladığı üçüncü dijital hizmetin; deniz yoluyla ihracat gerçekleştiren ihracatçılar için, rota bazlı taşıma süresi hesaplama ve taşıma halindeki konteynerlerini ta - kip etmeye yarayan bir hizmet olduğunu anlatan Eskinazi, “Bu sayede üyelerimiz kendileri için en uygun sürede ve ücrette taşımayı yapacak nakliyeci şirkete karar verirken; aynı zamanda konteynırın kat ettiği her mesafeden e-posta yoluyla bilgi sahibi olacaklar” dedi. EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, EİB üyelerine yönelik devreye aldıkları son hizmetin ise; dış ticaretle ilgili her konuda pratik bilgilerin yer aldığı “EİB blog” oldu - ğunu sözlerine ekledi. Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz ise; “EİB Kolay” isimli Web sitesinin ihracatçılara sağlayacağı faydalarla ilgili sunum yaptı. Ege İhracatçı Birlikleri’ndeki basın toplan - tısına EİB Koordinatör Başkanı Jak Eski - nazi, EİB Koordinatör Başkan Yardımcısı Birol Celep, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Terci, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak ve EİB Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırak - maz katıldı. EİB Kolay ile her şey kolay olacak Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2 yıl önce web say- fasına online chat sistemi kurduğunu, ardın- dan mobil uygulaması ile dijital hizmetlerine başladığını, 2 yılda mobil uygulamanın 4 bi- nin üzerinde kullanıcı sayısına ulaştığı bilgisi- ni paylaşan Eskinazi, “Yeni devreye aldığımız dijital uygulamalardan ‘EİBKolay’ sitemiz üze- rinden her üyemiz kendi ihracat rakamlarını, ülke - mal grubu bazında kırılımını, EİB’de incelemede bulunan devlet yardımları dahil tüm dosyalarının ve başvurularının durumu- nu öğrenebilecekler” diye konuştu. “EİB Kolay” sayesinde; ihracatçıların sıklıkla ihtiyaç duyduğu, ihracat performans belge- si ile üyelik belgesini EİB hizmet binasına gelmeden, zaman ve işgücünden tasarruf ederek, dakikalar içinde, kendi ofislerinden e-imzalı olarak online alabileceklerini müjde- leyen Eskinazi, sözlerini şöyle sürdürdü; “Bi- zim üyelerimize ve üye adaylarımıza en çok hizmet verdiğimiz alanlardan biri de eğitim. İkinci hizmetimiz de eğitim faaliyetlerimizin kolaylaştırılması için oluşturduğumuz Dijital Biz 78 Dijital Biz 79
Sayfa 80 — dergide görüntüle
Temmuz 2019 Haber I-TECH Teknoloji Kongre ve Fuarı’nda 10 bini aşkın genç oyun stantlarına akın etti. Başkent’in ilk teknoloji fuarı 14-16 Hazi- ran tarihleri arasında Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde düzenlendi. Yaklaşık 10 bin kişiyi ağırlayan I-TECH, teknoloji sektörünün tüm paydaşlarını bir araya get- irirken, yeni iş birlikleri için de fırsatlar yarattı. Microsoft’un ana sponsorluğunu üstlendiği I-TECH, alanında öncü pek çok teknoloji firmasını ağırlarken, katılımcılar da en ileri teknolojileri birebir deneyimleme imkânı bu- lurken, farklı kostümlerle fuar alanına gelen gençler cosplay yarışmasında eğlendi. I-TECH Teknoloji Dolu 3 Gün Yaşattı GENÇLERİN ORKUN IŞITMAK İLGİSİ I-TECH’de hayranları ile buluşan fenomen Or- kun Işıtmak, genç hayranlarının yoğun ilgisiyle karşılaştı. Gençler Orkun Işıtmak’ı soru yağ- muruna tutarken, ünlü fenomen, fenomen olma serüvenini anlattı; genç hayranlarıyla birer birer fotoğraf çektirdi, fuar standlarını ziyaret etti. I-TECH’İN İKİNCİSİ GELİYOR HHB Expo Yönetim Kurulu Şule Dayangaç, I-TECH’in ikincisinin gerçekleşeceğini “Biz HHB Expo olarak önümüzdeki yıl şimdiden ikinci kongre ve fuarı da uluslararası platforma taşıyacak olmanın heyecanı içerisindeyiz. Ya- rından tezi yok daha geniş kapsamlı uluslara- rası düzeyde bir organizasyonun çalışmalarını başlatacağız” sözleriyle duyurdu. E-spor devleriyle gerçekleşen turnuvalara ev sahipliği yapan I-TECH’te ayrıca Microsoft tara- fından çocuklara kodlama eğitimi de verildi. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, T.C. Millî Eğitim Bakanlığı, T.C. Ticaret Bakanlığı ile Ankara Ticaret Odası, Ankara Sanayi Odası’nın destekleri, Ankara Üniversitesi Akıllı Sistemler ve Teknolojiler Uygula - ma ve Araştırma Merkezi’nin (ASTAM) iş birliğiyle gerçekleşen I-TECH renkli etkin - liklere ev sahipliği yaptı. Dijital Dönüşüm, E-spor, Yatay Gerçeklik, Dikey Zekâ, Endüstri 4.0 İçin Türkiye’de Üretim İlişkileri Değerlendirilmesi ve Mar - kalaşması, Türkiye’nin Sanayide Dijital Dönüşümü gibi konuların profesyonelleri tarafından konuşulduğu I-TECH, sahne olduğu etkinliklerle de teknoloji dolu 3 gün yaşattı. I-TECH’te düzenlenen En İyi Cosplay Yarışması ile Cosplay’ler fuar alanında renkli görüntülere sahne olurken, eğlen - celi anlar yaşandı. Dijital Biz 80 Dijital Biz 81
