Dijital BizDijital Biz

Temmuz 2021 Sayısı — Metin Görünümü

Bu sayfa, derginin PDF'inden çıkarılan ham metni ekran okuyucular ve arama motorları için sunar; dizgi/tasarım içermez. Sayı sayfasına dön · Dergiyi görselleriyle oku

Sayfa 1 — dergide görüntüle

Dijital Biz Bilişim, Ekonomi, İş Dünyası Dergisidijitalbiz.com TEMMUZ 2021 SAYI: 22 / FİYAT: 20 TL ISSN : 2757-7309 Prof. Dr. Muhammed Hasan ASLAN Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) Rektör Kuzey Makedonya Ticaret ve Teknoloji Fırsatları Türksat 5A Uydusu Hizmete Başladı Türkiye’nin İlk Siber Güvenlik Lisesi 5. Uluslararası Teknoloji Bağımlılığı Kongresi Bilişim Medyası Derneği Yeni Yönetim Kurulu Seçildi Teknoloji Üreten ve Bilimde Öncü Üniversite

Sayfa 2 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 VATANSEVER BİLİŞİM A.Ş. ADINA İMTİYAZ SAHİBİ Şenol Vatansever senol.vatansever@dijitalbiz.com GENEL YAYIN YÖNETMENİ (SORUMLU) Şenol Vatansever senol.vatansever@dijitalbiz.com EDİTÖR Sema Vatansever sema.vatansever@dijitalbiz.com GÖRSEL YÖNETMEN Gökhan Ünlü gokhan.unlu@dijitalbiz.com SOSYAL MEDYA Arzu Tufan arzu.tufan@dijitalbiz.com Samet Bayrakçı samet.bayrakci@dijitalbiz.com BARINDIRMA Vatansever Bilişim & Bulutistan REKLAM VE PROJE reklam@dijitalbiz.com ABONELİK www.dijitalbiz.com/abone abone@dijitalbiz.com BÜLTEN GÖNDERİMİ bulten@dijitalbiz.com YAYIN TÜRÜ Aylık, Süreli Yayın DİJİTAL BİZ DERGİSİ TEMMUZ 2021 SAYI: 22 / FİYAT: 20 TL ISSN : 2757-7309 Dergide yayınlanan yazılardan kaynak gösterilmesi koşuluyla alıntı yapılabilir. Dergide yayınlanan makale ve röportajlarda yer alan fikirler yazarlarına ve röportaj veren kişilere aittir, dergimiz için bağlayıcı değildir. dijitalbiz.com Editörden Şenol VATANSEVER Kuzey Makedonya Ticaret ve Teknoloji Fırsatları Dijital Biz Dergisi Genel Yayın Yönet- meni olarak, yapımcısı ve moderatörü olduğum BENGÜTÜRK TV Teknoloji ve Gelecek programımızda (www.teknolo- jivegelecek.com) teknoloji dünyasındaki en son gelişmeleri ekrana getirmeye devam ediyoruz. Türk televizyonlarının ilk ve tek teknoloji tartışma programı olarak alanında uzman konuklarla beraber her pazar 13:00-15:00 arası canlı yayınla izleyicilerimizin karşısına çıkıyoruz. 7 Şubat – 27 Haziran 2021 tarihleri arası gerçekleştirdiğimiz 21 bölümde sektörü- müzle ilgili 77 kişiyi konuk olarak ağırladık. 27 Haziran Pazar günü gerçekleştirdiğimiz 21. bölümümüzde (https://www.teknolojive- gelecek.com/benguturk-tv-teknoloji-ve-gelecek-programinda-kuzey-makedonya-tica- ret-ve-teknoloji-firsatlari-konusuldu/) Türkiye sınırlarını da aşarak “Kuzey Makedonya Ticaret ve Teknoloji Fırsatları” konusunu gündeme taşıdık. Kuzey Makedonya’dan gelerek programımıza konuk olan Makedonya - Türkiye Ticaret Odası (MATTO) Yönetimine teşekkür ederiz: • MATTO Yönetim Kurulu Başkanı Aydoğan Ademoski • MATTO Asbaşkanı, Halkbank Makedonya İcra Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Dr. Bilal Sucubaşı • MATTO Başkan Yardımcısı ve LC Waikiki Güneydoğu Avrupa Direktörü Harun Demirtaş • MATTO Yönetim Kurulu Üyesi ve W Touristic Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Mahmut Kuzey Makedonya, Balkanlar’da denize kıyısı olmayan bir ülke. 1991’de Yugoslav- ya’dan ayrılarak bağımsız oldu. Komşuları; kuzeyde Sırbistan ve Kosova, batıda Arna- vutluk, güneyde Yunanistan, doğuda Bulgaristan. Makedonya’nın kuzeyden üçte birlik bölümünü kaplıyor. Nüfusu yaklaşık 2 milyon. Başkenti ve en büyük şehri Üsküp’te nüfusun dörtte biri yaşıyor (https://tr.wikipedia.org/wiki/Kuzey_Makedonya). Türkiye, Kuzey Makedonya’yı ilk tanıyan ve ilk büyükelçi gönderen ülke oldu. Kuzey Makedonya’nın devlet olarak her zaman yanındayız. TİKA ve Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumlarımız önemli projeler gerçekleştiriyor. Türk şirketlerimiz ve iş insanlarımız ciddi yatırımlarda bulunuyor. Türkiye ve Kuzey Makedonya arasındaki dış ticaret 20 yılda 6 kat artarak 547 milyon dolara ulaştı. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, ticaret hacminin artmasına karşın potansiyelin altında olduğunu belirterek 1 milyar dolara çıkarılması gerektiğini belirtmişti. Kuzey Makedonya’da Türk firmalarının doğrudan yaptığı sermaye yatırımları 2019 yılında 345 milyon dolara ulaştı. Kuzey Makedonya merkez verilerine göre ülkeye giren doğrudan yabancı yatırımlarının tutarı 5,7 milyar dolar. Türkiye’ye sadece 1,5 saat uzaklıkta olan dost ve kardeş ülke Kuzey Makedonya ile yatırım sıralamasında zirvelerde olmamız gerekir. Kuzey Makedonya’da 14 serbest ticaret bölgesi var. Amerika, Kanada, Çin, Almanya ve Türkiye’den 34 yabancı yatırımcı bulunuyor. Bu şirketler 2020 yılında 3,3 milyar Euro ile ülke ihracatının yüzde %47’sini gerçekleştirdi. Serbest bölgelerdeki ekonomi 2021’in ilk çeyreğinde son 4 yılın rekorunu kırarak yüzde 30 büyüdü. Türk şirketleri, Kuzey Makedonya’da faaliyete başlamak ya da mevcut yatırımlarını büyütmek için son 6 ayda atağa geçti. Kuzey Makedonya, Tidz Gevgelija bölgesindeki alanı büyüterek 120 hektarlık alanı Türk yatırımcılara ayıracak. Serbest ticaret bölgeleri sunulan olanaklarla ön plana çıkıyor. Ücretsiz hizmetler ve bazı destekler var. Program öncesinde ve sonrasında da değerli konuklarımızla istişarelerde bulunma fırsatımız oldu. Siyaset, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları (STK) ve medya arasında iş birliğinin ve dayanışmanın artırılmasının önemini her zaman vurguluyorum ve bunun için aktif olarak çalışıyorum. Türk firmalarının -Avrupa’ya açılım için de değerlendire- bilecekleri- Kuzey Makedonya’daki fırsatları kaçırmaması adına çalışmalarımıza hız vereceğiz. İş birliği fırsatları için benimle her zaman iletişime geçebilirsiniz. Dijital Biz 3

Sayfa 4 — dergide görüntüle

İçindekiler Türksat 5A Uydusu Hizmete Başladı Verimlilik ve Teknoloji Fuarı Nedir Makine Öğrenmesi Dedikleri? Finansal Kurumlar Birliği’nin 9. Olağan Genel Kurulu Gerçekleşti Sigorta Sektörü Pandemi Sınavından Tam Not Aldı Bankacılıkta Büyüme Yılı Ödemeler Artık Daha Nakitsiz Hangi Dijitalleşme, Kaçıncı Endüstri Devrimi: Endüstri 4.0 Bağlamında Dijital Teknolojilerin Temel Dinamikleri Türkiye’nin İlk Siber Güvenlik Lisesi Kriptografi Mühendisliğinin Geleceği 16 48 54 56 58 60 70 68 64 62 20 26 28 32 36 38 40 44 46 5. Uluslararası Teknoloji Bağımlılığı Kongresi Bilişim Medyası Derneği Yeni Yönetim Kurulu Seçildi Pandemi 5G ve IoT’a İlgiyi Artırdı 2021 Yılında 5G Abone Sayısı 500 Milyonun Üzerine Çıkacak Pandemi Bitse de Esnek Çalışma Kalıyor Pandemi Sonrasında Verimlilik ve Büyüme Şehirler Akıllanmak Zorunda Ben, Hayatım, Cüzdanım KVKK İçin Veri Keşfi Yazılımı Prof. Dr. Muhammed Hasan ASLAN: “Teknoloji Üreten ve Bilimde Öncü Üniversite” 06 Dijital Biz 4

Sayfa 6 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 Röportaj Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? İsmim Muhammed Hasan ASLAN. Lisans ve yüksek lisans eğitimimi İstanbul Üniversite- si Fizik Bölümde gerçekleştirdim. Amerika Birleşik Devletleri’nde Colorado School Of Minas’tan doktoramı aldım. 1999’da Gebze Yüksek Teknoloji Enstitünde (GYTE) Fen Fakültesi Fizik Bölümü yardımcı doçent kad- rosuna atanarak ülkemde akademisyenliğe devam ettim. GYTE’de Fen Fakültesi Dekan Yardımcılığı, Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü müdür yardımcılığı, Fizik Bölümü başkan yardımcılığı, Gebze Teknik Üniver- sitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü son olarak da Rektör yardımcılığı görevlerini ye- rine getirdim. 13 Haziran 2018 tarihi itibariyle Sayın Cumhurbaşkanımızın teveccühüyle 2018-2022 dönemi için Gebze Teknik Üni- versitesine Rektör olarak atandım ve hala bu görevimi sürdürmekteyim. Gebze Teknik Üniversitesi hakkında bize bilgi verebilir misiniz? 1992’de Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü olarak kurulan kurumumuz. 4 Kasım 2014 tarihindeki Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı ile Gebze Teknik Üniversitesi oldu. Gebze Teknik Üniversitesi, kurulduğu yıldan bu yana daha kaliteli eğitim-öğretim sunma ve araştırma yapma çabasını devam ettirmiş, 2017-2018 eğitim-öğretim yılı açılışında Cumhurbaşkanı’nın yaptığı açıklama ile Türkiye’nin 10 araştırma üniversitesinden biri olarak kabul edilerek yeni bir statüye kavuş- tu. Gebze Teknik Üniversitesi, 5 fakültesinin (Mühendislik Fakültesi, İşletme Fakültesi, Mimarlık Fakültesi, Temel Bilimler Fakülte- si, Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi) 18 lisans bölümünde ve 9 enstitüsünün (Fen Bi- limleri, Sosyal Bilgiler, Nanoteknoloji, Bilişim teknolojileri, Enerji Teknolojileri, Biyoteknoloji, Yer ve Deniz Bilimleri, Ulaşım Teknolojileri, Savunma Teknolojileri) 50 lisansüstü tezli/ tezsiz yüksek lisans ve doktora programında eğitim-öğretime devam ediyor. Gebze Teknik Üniversitesi, 2021 yılı itibariyle, 3.713 lisans ve 4.599 lisansüstü öğrencisi ile %55’ten fazlası lisansüstü düzeyinde toplam 8.312 öğrenciye eğitim veriyor. Üniversitemiz güçlü akademik kadrosu, nitelikli eğitimi ve sahip olduğu araştırma geliştirme potansiyeli ile ulusal ve uluslara- rası üniversite sıralamalarında hatırı sayılır sıralarda bulunuyor. Başta savunma sanayi olmak üzere gıdadan, bilişim teknolojilerine birçok sektörün sorunlarına ve ihtiyaçlarına çözüm üreten araştırmalar yapılıyor. Sanayi ve üniversite etkileşimini sağlamak ve bu konuda model olmak adına girişimlerini tüm hızı ile sürdürerek sektörlerin ve sanayicinin çözüm ortağı olmaya devam edecektir. Var olan potansiyelini sürekli geliştirerek pay- daşları ile etkileşimini artırmayı her zaman misyon edinen üniversitemizde sanayi ile iş birliktelikleri, kaliteli eğitim için nitelik artırımı, ülkenin yerli ve milli adımları için çözümler üretmek adına çalışmalarına sürekli bir ivme ile devam ederken, uluslararası alanda daha etkin olmak adına birçok girişimimiz yakında meyvelerini verecek, global ölçekte bir üni- versite hedefimiz için yoğun uğraşımız başa- rılar ile sonuçlanacak. Fakültelerinizde yapılan ve katma değer üretimine yönelik güncel çalışmalar nelerdir? Üniversitemiz başta mezunlarını katma değe- ri yüksek donanımlı bireyler olarak yetiştirme- yi hedefliyor. Sonrasında ise devlet, sanayi ve üniversite üçgeninde etkin rol almak için eğitim, uygulamalı araştırma ve Ar-Ge faa- liyetlerine yönelik çalışmaları var olan tüm olanaklarımız ile sağlamayı misyon olarak almıştır, bu doğrultuda bazı çalışmalarımıza örnek olarak şunları söyleye bilirim: Üniversitemizin, Mühendislik Fakültesi bün- yesinde bulunan toplam 10 bölüm eğitim- öğretim ve araştırma faaliyetlerine devam etmektedir. Fakülte Bölümleri bünyesinde bulunan ileri teknolojiye yönelik araştırma merkezleri ile sadece bölgemizin değil ülke- mizin geleceğinin şekillendirileceği projeler yapılmaktadır. Gebze Teknik Üniversitesi Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ), 5 fakültesinin (Mü- hendislik, İşletme, Mimarlık, Temel Bilimler, Havacılık ve Uzay Bilimleri) 18 lisans bö- lümünde ve 9 enstitüsünün (Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler, Nanoteknoloji, Bilişim Tek- nolojileri, Enerji Teknolojileri, Biyoteknoloji, Yer ve Deniz Bilimleri, Ulaşım Teknolojile- ri, Savunma Teknolojileri) 50 lisansüstü tezli/tezsiz yüksek lisans ve doktora programın- da eğitim-öğretime devam ediyor. 2021 yılı itibariyle, 3.713 lisans ve 4.599 lisan- süstü öğrencisi ile %55’ten fazlası lisansüstü düzeyinde toplam 8.312 öğrenciye eği- tim veriyor. Prof. Dr. Muhammed Hasan ASLAN Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) Rektör Teknoloji Üreten ve Bilimde Öncü Üniversite Dijital Biz 6 Dijital Biz 7

Sayfa 8 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 Röportaj Sanayi iş birliği laboratuvarı kapsamında 24 lisans öğrencisinin çalışabileceği bir labora- tuvar kurularak Fujistsu ve QNB FinansBank- IBTECH firma sponsorluğunda bir laboratu- var ofis alanı kurulmuş ve bitirme projesi ile diğer ek projelerde çalışma ortamı sağlanmış ve bu sayede iş birliklerinin tüm bölüm için geliştirilmesi hedeflenmiştir. Ayrıca Bilgisayar Bölümü’nde “Akıllı Şehirler için Akıllı Kamu Güvenliği Platformu” isimli TUBITAK-QNRF Ortak Projesi (Türkiye-Katar) yürütülmektedir. Projede GTÜ her iki ülkeden toplamda 10 paydaşın olduğu konsorsiyomda tüm proje- nin Proje koordinatörü ve Türkiye Konsorsi- yomunun Ana yürütücüsü (Lead PI) olarak görev almaktadır. Türkiye konsorsiyomundaki paydaşlar GTÜ, Özyeğin Üniversitesi, Turk- cell, Havelsan, İstlink, Hyperion, ve Tazi Mühendislik Fakültesinde Üniversite-Sana- yi iş birliği kapsamında öğretim üyelerimiz birçok projede proje yürütücüsü, araştırmacı veya danışman olarak görev yapıyor. Aynı zamanda bölümlerimizde TÜBİTAK destekli 2244 Sanayi Doktora Projeleri ve TÜBİTAK 2209-B Sanayiye Yönelik Lisans Araştırma Projeleri kapsamında çalışmalar yürütülmek- te ve öğretim üyelerimiz, TEI başta olmak üzere bazı savunma sanayi firmalarının çalışanlarının katıldığı özel yüksek lisans programında danışmanlıklar yapıyor. Bu ça- lışmalardan bazıları şu şekilde sıralanabilir. Bilgisayar Bölümü’nde 2013 yılında GOSB teknopark bünyesinde kurulan Humeksis Bilişim Teknolojileri firması aracılığı ile engel- lilere yönelik göz takip sistemleri, arayüz geliştirme, IOT ve yazılım geliştirme olmak üzere farklı üniversite ve şirketlerden oluşmaktadır. Biyomühendislik Bölümü’nde PHITECH Bioinformatics firması ile kanser tedavisine yönelik ilaç hedefleri bulma ala- nında “Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri Modelleri Oluşturulması Ve Etiyopatogene- zinin Omik Yöntemlerle Araştırılması”, Ak- Kim Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile “Tekstil Endüstrisinde Ağartma Prosesinde kullanıl- mak üzere Laktaz Enzimi Üretimi”, DÖHLER Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti ile “Meyve Suyu Üretim Endüstrisinde Elma Suyu İşleme Pro- sesinde kullanılmak üzere Pentinaz Enzimi Üretimi” ve Hayat Kimya Sanayi A. Ş. ile “De- terjan Endüstrisi için Biyokatalizörlerin Üre- timi” konularında çalışmalar yapılmaktadır. Çevre Mühendisliği bölümünde ETİMADEN şirketi ile yürütülen beş farklı proje, Gaziantep projelerinde sanayi ile iş birliği yapılmış ve yapılmaya devam etmektedir. Bu çalışmalar arasında rafineri izleme sistemi, akıllı müze yönetim sistemi, akıllı buzdolabı gibi sistem- lerin geliştirilmesi iş birliğinin yanısıra finan- sal teknolojiler ve kurumsal yazılım geliştirme alanında Ar-Ge süreçlerinin geliştirilmesi ve iyileştirilmesi konusunda iş birliği yapılmak- tadır. Bunun yanında Bilgisayar Bölümü’nde Tübitak 2244 Sanayi Doktora İş birliği ve Tübitak 1505 Sanayi programları kapsamın- da projeler yürütülmektedir. Birlikte çalışma- ların yürütüldüğü firmalar arasında Tüpraş, Sahibinden.com, Somart, Koçfinans, Türkiye Finans, Ziraat Teknoloji, Türk Telekom, Ka- riyer.Net, Asseco, Kuveyt Türk, Öztiryakiler, Protel, Setur, BorsaIstanbul gibi firmalar yer almaktadır. Bölüm bünyesindeki Üniversite Dijital Biz 8 Dijital Biz 9

Sayfa 10 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 Röportaj Mimarlık Fakültemizin Endüstriyel Tasarım Bölümünde uzun vadede, eğitim ve öğre- tim esnasında sanayi ile iş birliği içerisinde olup gerek araştırma gerek meslek pratiği yönünden öğrencileri profesyonel hayata hazırlama, çevre, ekonomi, kullanıcı ihtiyaç- ları ve meslek etiği çerçevesinde günümüz endüstrisinin üretim, pazarlama ve kullanım süreçlerinde yer alan tüm paydaşlarının ortak faydasını gözeterek yeni ve inovatif proje- ler üretmek hedeflenmektedir. Endüstriyel Tasarım Bölümü olarak KOSGEB Kocaeli Gebze OSB Müdürlüğü ile paydaş olup KOBİ Finansman Destek Projeleri, Arge-Teknolo- jik Üretim ve Yerlileştirme Projeleri ve Giri- şimcilik Destek Projeleri için değerlendirme komisyonlarında yer alınmaktadır. Sanayi gruplarının geliştirdiği arge-ürge projelerinin değerlendirilmesinde görev alınmaktadır. Organize Sanayi Bölgesi ve Tedarik Sana- yi İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile farklı şirketlerle yürütülen projeler bulunmaktadır. ETİMADEN ile yürütülen projelerde “Atıksu Arıtma Verimliliğinin Arttırılması”, “Atık Ba- rajları ve Konsantratör Atıklarından Bentonit Eldesi ile Atıklarının Bentonit İçeriklerinin Be- lirlenmesi”, “Bandırma Bor ve Asit Fabrikaları İşletme Müdürlüğü Üretim Tesisi Atıkları ve Arıtma Tesisi Atıklarının Taşınabilirliğinin Isıl İşlemlerden Farklı Yöntemlerle Arttırılması” ve “Emet İşletmesi Atık Barajı Atık Suyunun Arıtılabilirliği ve Borik Asit Eldesi” konula- rında araştırmalar yapılmaktadır. Elektronik Mühendisliği’nde “ROKETSAN tarafından yürütülmekte olan “Milli Torpido (AKYA) Ge- liştirilmesi Projesi”nde torpidonun manyetik sensörünün geliştirilmesi için modelleme, simülasyon, ölçüm, tasarım ve üretim konu- larında danışmanlık hizmeti verilmektedir. Elektronik Mühendisliği Bölümü’nde ayrıca farklı sanayi kuruluşları ile Anayurt güvenliği- ne yönelik ürün geliştirme, pasif sensörlerden oluşan güvenli bölge ihlal tespit sistemini iyileştirme ve milimetrik dalga radarın sis- teme entegrasyonu konusunda çalışmalar yapılmakta olup kritik tesis ve sınır güvenliği için bir ürün geliştirilmiştir. Harita Mühendis- liği Bölümü ulusal ve uluslararası iş birlikle- riyle projeler yürütmektedir. Güney Kore’de bulunan Geomexsoft firmasıyla Akıllı şehirler alanında proje geliştirilmekte, Tarım ve Or- man Bakanlığıyla Uzaktan Algılama ve Coğ- rafi Bilgi Teknolojileri Kullanılarak Akıllı Tarım Uygulamaları, Kavak ve Hızlı Gelişen Orman Ağaçları Araştırma Enstitüsü ile Türkiye’de Kavak envanterinin uzaktan algılama ile tes- piti, Belediyelere imar uygulamaları ve yasal konularda danışmanlık hizmetleri, GNSS ile depremlerin ve deformasyonların izlenme- si konularında araştırmalar ve danışmanlık hizmeti verilmektedir. İnşaat Mühendisliği Bölümünde Mert Döküm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile “Süper Hidrofobik Polimer Be- ton Drenaj Kanalı Üretimi”, OptoLed Elektrik Elektronik Aydınlatma A.Ş. ile “Pasif Güvenlik Sistemlerine Sahip Elektrik Direklerinin Ta- sarlanması”, Korkmaz Mutfak Eşyaları Sana- yi ve Ticaret A.Ş. ile “Nano Partikül Takviyeli Tencere Tabanı Üretimi”, Austrotherm Yalıtım Yerli ve Milli Teknolojiler konusunda gö- rüşleriniz nelerdir? Sizce Türkiye Yerli ve Milli Teknolojilerde hangi aşamada, kulla- nımının artırılmasının sağlayacağı fayda- lar nelerdir? Teknolojinin millileşmesi ülkemizin tam ba- ğımsızlığı için olmazsa olmaz kriterlerinden birisi konumundadır. Dışa bağımlılık kavramı artık sadece elle tutulur ürünleri kapsama- maktadır. Ürünleri kontrol eden yazılımlar noktasında bağımsızlığınızı ilan ettiğinizde uluslararası arenada çok daha güçlü bir konuma gelmektesiniz. Ülkemizin son 20 yılı düşünüldüğünde özellikle savunma sanayi alanında millileşme oranlarımız her geçen gün artmaktadır. Üniversitelere bu konuda da büyük rol düşmektedir. Bünyelerindeki tekno- loji transfer merkezleri, ar-ge ofisleri veya Malzemeleri ile “Geofoam Blokların Otoyol İnşaatlarında Kullanılması” konularında ça- lışmalar yapılmaktadır. Makine Mühendisliği Bölümü’nde Güçsan Plastik Kalıp Metal Sa- nayi ve Ticaret A.Ş. ile “Araç İçi Basınç Den- geleyici Hava Tahliye Parçası Geliştirilmesi”, ve “Yüksek basınçlı reaktör analizi” projeleri sanayi iş birliği kapsamında yürütülen proje- lerden bazılarıdır. Ayrıca Makine Bölümü’nde Tübitak 2244 Sanayi Doktora İşbirliği progra- mı kapsamında Türkiye Şişe ve Cam Fabri- kaları A.Ş. ile “Cam Üretiminde Enerji Verim- liliği ve Etki Eden Faktörlerin Operasyonel ve Analitik Olarak İncelenmesi” konusunda çalışmalar yapılmaktadır. Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Bölümü’nde yürütülen savunma sanayii firmaları ile yürütülen önemli proje- lerden biri “Piezoelektrik Malzemelerin Sualtı Tranduser Uygulamaları”dır. Dijital Biz 10 Dijital Biz 11

Sayfa 12 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 Röportaj vazgeçmeden, korkmadan yılmadan hedef- leriniz doğrultusunda mücadele etmektir. Son yıllarda ülkemizde özellikle bilişim-ya- zılım alanında dünyada da adından söz et- tiren büyük şirketlerimiz oldu. Ancak sayıca tabi ki Türkiye gibi büyük nüfusa sahip bir ülke için yeterli seviyede değil. Bu sayıyı arttırmak için hep birlikte elimizi taşın altına sokmamız gerekmektedir. Diğer husus ise, “Bilişim sektörü”. Bu sektör dünyada re- kabetin en fazla olduğu sektörlerden birisi olsa da rekabet etmenin de bir o kadar kolay olduğu bir sektördür. Yazılım temelli olan bu sektörde iyi bir fikriniz olduğu za- man bunu hayata geçirmeniz diğer sektör- lere nazaran çok daha kolay olabilmektedir. Fikir burada anahtar kelimedir. teknoparklarla yerli ve milli teknoloji üreti- minde lokomotif görevi görmelidirler. Geb- ze Teknik Üniversitesi olarak daha lisans aşamasında öğrencilerimize girişimciliği aşılıyor, şirketleşmelerinin önünü açıyoruz. Bu sayede sadece iyi yerlerde çalışan me- zunlar yerine istihdam sağlayan iş verenleri piyasaya kazandırıyoruz. Özellikle yazılım alanında kendi şirketlerini kuran ve kendi yazılımlarını geliştiren birçok mezunumuz ve şirketleri bulunmakta. Yurt dışı bir yazı- lımın lisanslama maliyeti düşünüldüğünde, hangi alanda olursa olsun kendi toprak- larımızda geliştirilen bir yazılım ülkemiz için ciddi katma değer yaratmaktadır. Bu bağlamda devletimizin verdiği birçok teşvik de bulunmaktadır. Özellikle gençlerimizin fikirlerini hayata geçirmeleri için bu teşvikleri iyi araştırmalarını da öneriyorum. Türkiye’de bilişim alanındaki girişimcilik ile ilgili görüşleriniz nelerdir? Burada dikkat etmemiz gereken iki ayrı konu bulunmaktadır. Birincisi girişimcilik kültürü, Gebze Teknik Üniversitesi olarak güncel iş birlikleriniz hakkında kısaca bahsedebi- lir misiniz? Güncel olarak üniversite sanayi iş birlikte- liklerimize, Gübretaş, Socar gibi çok farklı sektör aralıklarındaki aktörlerle devam et- mekteyiz. Sanayi ile yapılan iş birliktelikleri üniversitemize yetkin insan kaynağı yetiş- tirmek ve farklı sektörlerin ihtiyaç duyduğu veri ve bilgilerin toplanması için kurulan ileri teknoloji laboratuvarları kazandırdı. Bunlara iki örnek olarak GTÜ Biyoteknoloji Enstitüsü bünyesinde hizmet verecek olan Kale Grup tarafından Dr. İbrahim BODUR Sürdürülebilir ve İzlenebilir Tarım Test ve Analiz Laboratu- varı ve TEI-TUSAŞ Motor Sanayii tarafından ikincisi ile bilişim sektörünün özellikleri. Ülke- mizin çok ama çok büyük bir avantajı var. O da genç bir nüfusa sahip olmamız. İlk baş- ta düşünüldüğünde “genç bir nüfusa sahip olmak ne avantaj getirebilir ki?” denilebilir. Ne var ki girişimcilik eko sisteminde genç bir nüfusa sahip olmak çok büyük olanakları beraberinde getirmekte. Yeni trendleri takip eden, dinamik, hata yapmaktan korkmayan, başarısızlığında, hatalarını tespit edip daha yürekli bir şekilde ayağa kalkmasını bilen bir kitle demek. Bilişim alanına geldiğimizde, ülkemizin genç nüfusunun iyi yönlendirilme- si ve potansiyelinin gerçek anlamda ortaya çıkarılması gerekiyor. TÜBİTAK, KOSGEB gibi kurumlarımızın gençlere sunduğu birçok olanak var. Ne var ki gençlerimiz arasında girişimcilik kültürü henüz tam olarak oturmuş değil. Girişimciliği sadece boşa bir macera gibi görülmemesi gerekmekte. Unutulmamalı ki girişimciliğin bir gerçeği de amiyane tabirle “batmak”tır. Belki kurduğunuz 99 şirket batar ama en son kurduğunuz şirket dünyaca ta- nınmış bir şirket olur. Girişimciliğin özü aslın - da budur. Hiçbir zaman hedeflerinizden Dijital Biz 12 Dijital Biz 13

Sayfa 14 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 Röportaj Yüksek Hesaplamalı Araştırma Laboratuva- rı’nı verebiliriz. GTÜ, sivil yeni nesil drone eğitimi ve üretimi için İngiltere ile iş birliğine başladı. Türkiye’nin drone teknolojisine yeni bir ufuk getirecek olan iş birliği EASA uyum- lu yeni nesil İHA2 ve İHA3 pilot eğitimine ve ülkemizin sivil drone üretimine önemli katkılar sağlayacak. Yeni nesil drone eğitimi dünya ile eş zamanlı GTÜ’de verilecek. Yeni kurulan veya gelişmekte olan “genç üniversitelerin”, belirlenen bazı alanlarda gelişiminin diğer üniversiteler tarafından desteklenmesi ama- cıyla, akademik insan gücü ve araştırma alt yapısı bakımından daha gelişmiş “kıdemli üniversiteler” ile eşleştirilmesini öngören “YÖK Anadolu Projesi”ne dahil olduk bu da bize yeni üniversite sanayi iş birliklerini geti- recek. Dijital Biz 14 Dijital Biz 15

Sayfa 16 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 Haber Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Batı Afrika, Güney Afrika, Akdeniz, Ege Denizi ve Karadeniz’i kapsayan 3 kıtaya yayılan geniş bir coğrafyada Televizyon ve veri haberleşme hiz- meti verecek. Uydumuz özellikle MENA bölgesi olarak tanımlanan Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde TV yayıncılık sektörünün gelişme- sinde önemli katkılar sağlayacak. İlk defa kulla- nılacak yeni Ku-bant üzerinden verilecek özel servisler ile uydu haberleşme servislerinin katma değeri artacak. Yine ilk defa denenen elektrikli itki sistemine sahip olacak uydumuz, çok daha kaliteli ve uzun ömürlü yayıncılık hizmetine katkı sağlayacak. Türksat 5A haberleşme uydumuz, 35 yıl süre ile hizmet verip, yörünge ve frekans haklarımızı koruyacak” diye konuştu. “Türksat 5B bu yılın son çeyreğinde uza- ya gönderilecek” Bakan Karaismailoğlu, beşinci nesil haber- leşme uydularından bir diğeri olan, Türksat Türksat 5A, Türksat A.Ş Gölbaşı Yerleşke- sinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Karaismailoğlu’nun katıldığı tören ile hizmete alındı. Bakan Karaismailoğlu, “Türksat 5A; Türkiye, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Batı Afrika, Güney Afrika, Akdeniz, Ege Denizi ve Karadeniz’i kapsayan 3 kıtaya yayılan geniş bir coğrafyada Televizyon ve veri haberleşme hizmeti verecek. Böylece ülkemizin yerli ve milli yayıncılığın, ülke sınırlarının ötesinde, dünya çapında daha etkin varlık göstermesi- ne de önemli katkılar sunacak” dedi. Türksat 5A uydusu, Türksat A.Ş Gölbaşı Yer- leşkesinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törenle hizmete alındı. Törene Ak Parti Genel Başkan Yar- dımcısı Binali Yıldırım, AK Parti Genel Baş- kan Yardımcısı Efkan Ala, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Türkiye Cumhuriyeti Cumhur- başkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da katıldı. Türksat 5A Uydusu Hizmete Başladı 5B’nin tasarım ve üretim aşamaları başarı ile tamamlandığını bildirdi. Türksat 5A ve Türksat 5B haberleşme uydularının devreye girmesiyle birlikte, TürksatA.Ş. haberleşme uydusu filosundaki aktif uydu sayısının 7’e yükseleceğine işaret eden Bakan Karais- mailoğlu, “Türksat 5B’nin sistem seviyesi, son fonksiyonel ve sistem testleri, Türksat uzmanları tarafından yürütülüyor. İnşallah, Türksat 5B’yi de bu yılın son çeyreğinde SpaceX Falcon9 roketi ile uzaya gönderece- ğiz. Ülkemizin haberleşme uyduları arasın- da faydalı yük kapasitesi en güçlü uydusu olacak Türksat 5B, yörüngeye girmesiyle birlikte hâlen görev yapan Türksat 3A ve Türksat 4A uydularımızın yedekliğini yürü- türken, aynı zamanda, Ku-bant kapasitemiz de artacak. Türksat 5B ile Ka-bant veri iletim kapasitemiz ise 15 KATTAN FAZLA artacak. 42 derece doğu yörüngesinde hizmet vere- cek olan uydumuzun ömrü 35 yıldan fazla olacaktır” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Manevra ömrü 35 yıl olarak hesaplanan TÜRKSAT 5-A ile hem uydu iletişim kapasitemizi artırıyor hem mevcut uydularımızı yedekliyor hem de yörünge haklarımızı garanti altına alıyoruz” ifadelerine yer verirken; Türksat 5A’nın 8 Ocak 2021 tarihinde başladığı yolculuğunun 4 Mayıs 2021’de 31 derece Doğu yörünge- sine ulaşması ile tamamladığını anımsatan Bakan Karaismailoğlu, “Uydumuz, bir buçuk ay süren test ve devreye alma çalışmalarının ardından bugün hizmet vermeye hazır hâle geldi. Türkiye’de iletişim alt yapısını geleceğe uygun bir biçimde kurmamıza katkı sunacak” ifadelerini kullandı. “Türksat 5A, 3 kıtaya yayılan geniş bir coğrafyada hizmet verecek” Bakan Karaismailoğlu, Türksat 5A’nın Tür- kiye’nin yerli ve milli yayıncılığının ve ülke sınırlarının ötesinde, dünya çapında daha etkin varlık göstermesine önemli katkı sağ- layacağını belirterek, “Türksat 5A; Türkiye, Dijital Biz 16 Dijital Biz 17

Sayfa 18 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 Haber imkân ve moral verildiğinde, vatanı ve milleti için canla başla çalışıp sonuca ulaşıncaya kadar tüm gücünü harcar.” Cumhurbaşkanı Erdoğan “Hem mevcut uydularımız yedekleniyor hem yörünge haklarımız garanti altına alınıyor” dedi. Dünyanın yeni bir çağa geçtiğini, doğrudan üretim ilişkilerine dâhil olan ve üretim biçimi- nin kökten değişmesine yol açan bu çağın “Dijital Çağ” olarak adlandırıldığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasın- da şu ifadelere yer verdi: “Manevra ömrü 35 yıl olarak hesaplanan TÜRKSAT 5-A ile hem uydu iletişim kapasite- mizi artırıyor hem mevcut uydularımızı ye- dekliyor hem de yörünge haklarımızı garanti altına alıyoruz. Şimdi sıra TÜRKSAT 5-B uydumuzda. Faydalı yük kapasitesi bugüne kadarki uyduların tamamından fazla olacak TÜRKSAT 5-B’nin hizmete girmesiyle veri iletim kapasitemiz 15 kat artacaktır. Tabii bu- nunla kalmıyoruz. Yaklaşık 5 yıl önce milli “Türksat 6A ile Türkiye haberleşme uy- dusu üretebilen 10 ülke arasında yerini alacak” 2022 yılında uzaya gönderilmesi planlanan Türksat 6A’nın mühendislik modeli entegras- yon faaliyetleri tamamlandığını ve çevresel test aşamalarının devam ettiğini kaydeden Karaismailoğlu, konuşmasına şu şekilde devam etti: “Ayrıca Millî Haberleşme Uydumuz Türksat 6A’nın montaj, entegrasyon ve testleri Anka- ra’daki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’nde devam ediyor. 2022 yılında uza- ya göndermeyi planladığımız Türksat 6A ile ülkemiz, dünya üzerinde haberleşme uydusu üretebilen 10 ülke arasında yerini alacak. Türksat’in yürüttüğü haberleşme uyduları tasa- rım, entegrasyon, fırlatma ve işletme faaliyetleri ile Millî Uzay Programımızda yer alan ‘uzay alanında etkin ve yetkin insan kaynağı geliştiril- mesi’ hedefine de önemli katkılar sağlanmakta- dır. Bizim insanımız, hedef gösterildiğinde, haberleşme uydu projemizi, imza törenine bizzat şahitlik ederek başlatmıştık. Bu çer- çevede TÜBİTAK, TÜRKSAT, ASELSAN, TUSAŞ, SÎ-TEK gibi çok sayıda kurum ve kuruluşumuzun katkısıyla TÜRKSAT 6-A uydumuzu ürettik. Böylece Türkiye, dünyada haberleşme uydusu üretebilen 10 ülke ara- sına girecektir. Türkiye, geçtiğimiz iki asırda yaşadığı tecrübeler ışığında, dijital çağa sıkı sıkıya sahip çıkmaktadır. Hamdolsun ülke- mize kazandırdığımız güçlü eser ve hizmet altyapısı sayesinde, dijital çağın imkanlarını milletimizin emrine, pek çok gelişmiş ülkeden daha önce verebilmeyi başardık.” Dijital Biz 18 Dijital Biz 19

Sayfa 20 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 Haber miydik? Milletimiz bunların hepsinin farkında ve kimin laf ürettiğini kimin iş ürettiğini gayet iyi biliyor.” diye konuştu. GÜÇLENDİRİLMİŞ EKONOMİK MODEL “Yüksek teknoloji ve verimlilik artışıyla güç- lendirilmiş bir ekonomik model ile 2053 ve 2071’e daha güçlü bir Türkiye taşıyacağız.” diyen Oktay, önümüzdeki dönemde fuarlarda kuantum teknolojilerinin, uzaydan sağlanan internetin, otomasyonun, ileri nanoteknoloji- nin, pikoteknolojilerin ve giyilebilen yerli milli teknolojilerin sergilenebileceğini söyledi. VERİMLİLİK KÜLTÜRÜ “Ülkemizin sahip olduğu hiçbir kaynağı özel- likle enerjiyi, hammaddeyi ve sermayeyi atıl Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Verimlilik ve teknoloji konusunda, bir sektörde sahip olduğumuz tecrübeyi diğer alanlara yayarak, sahip olduğumuz know-how’ı kritik sektörlere aktararak iler- liyoruz. Yüksek teknoloji ve verimlilik ar- tışıyla güçlendirilmiş bir ekonomik model ile 2053 ve 2071’e daha güçlü bir Türkiye taşıyacağız.” ifadelerini kullandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, küresel ticaretin artması ve ülkelerarası eko- nomik rekabetin, kaynakların, iş gücünün ve zamanın verimli kullanılmasını zorunlu hale getirdiğini belirterek, “Verimlilik, ülkelerin ve firmaların rekabet gücünü temelden etkile- menin yanında sürdürülebilir büyüme için de olmazsa olmaz bir gerçek.” dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Türkiye Verimlilik Vakfı tarafından ATO Congre- sium’da düzenlenen Verimlilik ve Teknoloji Fua- rı’nın açılış törenine katıldı. Cumhurbaşkanı Verimlilik ve Teknoloji Fuarı şekilde kullanma lüksümüz yok.” diyen Oktay, Vaktimizi de boşa harcayamayız. Bugün altyapısını oluşturduğumuz milli teknoloji projeleri, gelecek nesillere bıra- kacağımız en kıymetli miras olacaktır. Ve- rimliliği artırma projelerinin teşvik edilmesi ve toplumda verimlilik kültürünün geliştiril- mesine yönelik çalışmalar yapan Türkiye Verimlilik Vakfının çalışmaları son derece önemlidir. Verimliliğin artırılması alanın- daki çalışmalar, geçtiğimiz iki fuar progra- mında olduğu gibi yine bu fuar vesilesiyle geniş kitlelere ulaşma imkânı bulacaktır. Böylece toplumun farklı kesimlerinde ve- rimlilik olgusuna ilişkin farkındalık artacak ve sektörler arasında eş güdüm güçlene- cektir.” şeklinde konuştu. Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ileterek sözlerine başlayan Oktay, fuar katılımcılarına da başarılar diledi. Oktay, ekonomik büyüme- de istikrarın korunmasının, teknolojik ilerle- meye ve sürdürülebilir verimlilik artışlarına bağlı olduğunu belirterek, “Verimliliği en basit şekliyle, her alanda mümkün olan en düşük kaynak harcaması ile olabilecek en yüksek sonucu elde etmek olarak tanımlayabiliriz.” şeklinde konuştu. KRİTİK TEKNOLOJİ ALANLARI Yapay zekâ, nesnelerin interneti, artırılmış gerçeklik, büyük veri, robotik, siber güvenlik ve sensör teknolojileri gibi alanların geliştiril- mesi öncelikli kritik teknoloji alanları olarak belirlendiğini kaydeden Oktay, “Bu alandaki girişim ve icatları öncelikli olarak destekliyo- ruz. Ülkemiz üzerinde oynanmaya çalışılan oyunlara müsaade etmiş olsaydık TÜRK- SAT 6A ve İMECE gibi yerli milli haberleş- me uydularımızın ya da yerli otomobilimiz TOGG’un tasarımına, üretimine başlayabilir Dijital Biz 20 Dijital Biz 21

Sayfa 22 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 Haber bu vizyonla hazırladık. Programda koyduğu- muz hedefler, Türkiye’nin ileri teknolojilerde kabiliyetlerini perçinleyecek ve bu alandaki yeni çalışmalara kapı aralayabilecek. Türkiye için büyük fırsatlar barındıran mobilite araç- ları, akıllı yaşam ve sağlık, dijital dönüşüm, yapay zekâ ve 5G başlıklarında yol haritaları- mızı tamamlamak üzereyiz. Cumhurbaşkan- lığı Dijital Dönüşüm Ofisi ile birlikte hazırladı- ğımız, 2021-2025 dönemini kapsayan Ulusal Yapay Zekâ Stratejimizin detaylarını yakın zamanda kamuoyuyla paylaşacağız.” diye konuştu. YENİ ÇAĞRILARA ÇIKACAĞIZ Bakanlığın destek ve teşvik mekanizmalarını bu başlıklarla uyumlu olacak ve en verimli çalışacak şekilde yeniden tasarladıklarına UMUT VEREN YAKLAŞIM Fuar alanında bulunan ‘start-up’ sokağı- nın genç beyinlere ve buluşlara yer veriyor olmasının, yarınlar açısından umut veren bir yaklaşım olduğuna dikkati çeken Oktay, “Geleceğin ötesine, start-uplara kafa yoran, tasarlayan, üreten, gençlerimizle yürüyece- ğiz. Bu duygularla başta verimlilik ve teknoloji vizyonumuzun lokomotifi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız, Türkiye Verimlilik Vakfı ve An- kara Bilim Üniversitesi olmak üzere tüm pay- daş kurum ve kuruluşlar ile emeği geçenlere teşekkür ediyor, fuarda kurulan iş birliklerinin devamını diliyorum.” ifadelerini kullandı. REKABET GÜCÜ Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, geç- mişten bu yana sanayi devrimlerinde ortak amacın verimlilikte yaşanan artışlar olduğuna işaret ederek, verimlilik vurgusunun 4’üncü sanayi devriminde daha belirgin olduğuna dikkati çekti. Küresel ticaretin artması ve ülkelerarası ekonomik rekabetin, kaynakların, iş gücünün ve zamanın verimli kullanılmasını zorunlu hale getirdiğine işaret eden Varank, işaret eden Varank, KOBİ’leri teknoloji üret- meye teşvik ettiklerini ve bunları kullanan KOBİ’lerin sayısını artırmaya yönelik des- tekler verdiklerini belirtti. Varank, sadece 2020’de dijital dönüşüm odaklı 396 projeye 158 milyon lira katkıda bulunduklarına dikkati çekerek, KOSGEB’in KOBİ-GEL’in son proje çağrısını dijitalleşme alanında açtıklarını, bu kapsamda desteklenmeye hak kazanan iş- letmeleri temmuz ayı içinde ilan edeceklerini bildirdi. İLERİ TEKNOLOJİ ÜRETİMİ İşletmelerin üretim kapasitelerinin güçlen- mesi, daha verimli ve rekabetçi hale gelmesi amacıyla “Ar-Ge, Ür-Ge ve İnovasyon Deste- ği Programını” yürüttüklerini anlatan Varank, şöyle konuştu: “Verimlilik, ülkelerin ve firmaların rekabet gücünü temelden etkilemenin yanında sür- dürülebilir büyüme için de olmazsa olmaz bir gerçek. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgı- nıyla dünyada çok daha hızlı dijitalleşmenin olduğunu varsaydığımızda artık verimliliği maksimize etmenin yolu fuarımızın da teması olan ‘ileri teknolojiler’den geçiyor.” değerlen- dirmesinde bulundu. YOL HARİTALARIMIZ TAMAMLANMAK ÜZERE Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultu- sunda 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’ni hazırladıklarını hatırlatan Varank, stratejide sanayinin teknolojik dönüşümünü hızlandır- mayı, kritik teknolojilerin üreticisi olmayı, milli gelirdeki Ar-Ge payını artırmayı önceliklendir- diklerini anlattı. Varank, nitelikli insan gücüne yatırım yapmayı, dünyanın her köşesinde kullanılacak akıllı ürün ve hizmetler geliştiren “TURCORN”lar çıkarmayı hedeflediklerine değinerek, “Dijitalleşme, uzay, yapay zekâ, otonom sistemler gibi teknolojilerde dünya- yı takip eden değil trend belirleyen bir ülke olmak gayesindeyiz. Milli Uzay Programı’mızı Dijital Biz 22 Dijital Biz 23

Sayfa 24 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 Haber savaşan İHA’ları konuşacak. Tüm bunları ya- pabilmek yalnızca kaynaklarla, imkanla, büt- çeyle olmuyor. Biraz da yürekle, insanla ilgili. İşte bu nedenle, nitelikli beşeri sermayemize büyük önem veriyoruz.” ifadelerini kullandı. Programda, Ankara Bilim Üniversitesi Rek- törü Prof. Dr. Yavuz Demir de bir konuşma yaptı. Fuar alanında, 2030’lu yıllarda kademeli olarak devreden çıkartılması planlanan F-16 uçaklarının yerini alabilecek 5’inci nesil çok rollü savaş uçağı olan Milli Muharip Uçağı’nın mock-up’ı da sergileniyor. “KOSGEB vasıtasıyla, teknoloji seviyesini ve yerli üretimi önceleyen destek programların- da sadece son 2 yılda, yaklaşık 10 bin KOBİ için 889 milyon liralık kaynak oluşturduk. Yine bu dönemde uygulamaya başladığımız Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı çerçevesinde ileri teknolojilerin ve cari açık verdiğimiz ürünlerin yerli imkân ve kabiliyet- lerle üretilmesine destek veriyoruz. 2021’de ilk çağrıyı “mobilite” sektörüne yönelik açtık. Yoğun ilgi sebebiyle çağrı başvuru tarihini 22 Haziran’a uzattık. 2021’de ayrıca ‘Üretimde Yapısal Dönüşüm’, ‘Sağlık ve Kimya Ürün- leri’ ile ‘Dijital Dönüşüm’ çağrılara çıkacağız. Verimliği her alanda artıracak, ileri teknoloji üretimini yükseltecek destekleri vermeye devam edeceğiz.” VİTES YÜKSELTTİK Varank, sanayi ve teknoloji ekosistemini bu dönüşüm sürecinde desteklerken, ileri tekno- lojilerde lider ülke olmak için de her alanda vites yükseltmiş durumda olduklarını vurgu- layarak, “Bundan 10 yıl önce ‘bin bir dereden su getirerek’ İHA ithal etmeye çalışıyor, son- rasında bunların tamiri ve bakımı için adeta birilerinin keyfini bekliyorduk. Hamdolsun, bugün Türk mühendislerinin geliştirdiği Türk SİHA’ları Avrupa semalarında uçmak için gün sayıyor. Daha önce diğer ülkelerin teknoloji alanındaki çalışmalarını, adeta film izlermiş gibi gıptayla izleyen bir ülkeydik. Ama bugün Ay misyonu planlayan, uzay alanında araş- tırma yapabilen, üretim yapabilen bir Türkiye var. Türkiye’nin Otomobili projesi, makus talihini yenen Türkiye’nin bir başarı hikayesi olacak.” dedi. DOĞRU TEKNOLOJİYE YATIRIM Doğru zamanda doğru teknolojiye yatırım yapabilmenin önemine dikkati çeken Varank, “Şu anda dünyada Türkiye’nin geliştirdiği insansız hava araçları teknolojileri konuşu- luyor. Bana sürekli F-35 Programı ile düşün- celerim soruluyor. F-35 gerçekten başarılı bir uçak ama biz bunun muadilini TUSAŞ ile birlikte Milli Muharip Uçak projesiyle geliştiri- yoruz. Ama bunun ötesinde Türkiye şu anda savaşan İHA teknolojisine yatırım yapan bir- kaç ülkeden biri. İnşallah biz savaşan İHA’la- rımızı piyasaya çıkardığımızda emin olun dünya F-35’leri değil Türkiye’nin geliştirdiği Dijital Biz 24 Dijital Biz 25

Sayfa 26 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 Yazar Dipnot: Path AI’ın beyin tümörü ve kanser tanılarının konulma- sını kolaylaştırmak için patologların kullanımına sunulan ML ürününü görüntü işleme teknolojisi ve ML’in ideal kullanım örneklerinden birisi olarak verebiliriz. Nedir Makine Öğrenmesi Dedikleri? Corona’nın hayatlarımızı evlerimize kilitlediği, yaşam alışkanlıklarımızı kökünden değiştirdiği, hayatın birçok noktada artık eskisi gibi ola- mayacağı ama yavaş yavaşta bu yeni duruma insanlık olarak alıştığımız, aşı etkisiyle süre- ci minimize ettiğimiz zorlu bir dönemi hep birlikte yaşıyoruz. Aslında bu kapanma dönemi, insanların kendi kişisel yetkin- liklerine, bilgi ve birikimlerine de çok fazla yatırım yapma şansı buldukları bir dönem oldu. Her zamankinden daha fazla okundu, izlendi, üzerinde çalışıldı. Dünyanın bu zor dönemine baktığımızda teknolojinin ve teknoloji dünyasının krizin aksine büyüme gösterdiğini, her zamankinden daha önem- li hale geldiğini ve teknoloji yatırımlarının artarak devam ettiğini görüyoruz. Startup firmaları, girişimciler, yatırımcılar, öğrenciler, akade- misyenler, bu yükselen trendin önemli aktörleri oldular, olmaya da devam edecekler. Teknolojik gelişimler kapanmanın etkisiyle inanılmaz bir kuluçka evresi geçirdi, şimdi ise kuluçkadan çıkma ve hayat geçme zamanı. Bu gözle baktığımız zaman, yapay zekâ, makine öğren- mesi, derin öğrenme, büyük veri, açık veri, veri analitiği, IT güvenliği, oyunlaştırma, PaaS (Platform as a Service), SaaS (Software as a Service) vb. uygulamaların giderek artan bir önem kazandığını, bacasız sanayinin Turizm değil, Tek- noloji olduğunu çok çarpıcı bir şekilde gördük. Bu uzun girişten sonra, yuka- rıdaki paragrafa da konu olan Makine Öğrenmesi (Machine Learning - ML) konusunda birkaç sayılık bir yazı dizisi hazırlamayı uygun gördüm. Amacım, ML ile ilgili detaylı teknoloji bilgisi vermek değil, ML’in iş dünyasında kullanımı niye gerekmektedir, kullanım alanları nelerdir gibi, daha farklı açılardan düşüncelerimi paylaşmaktır. O zaman başlayalım, işimiz veri, işimiz verinin toplanması, tekilleştirilmesi, etiketlenmesi, gruplandırılması ve anlamlan- dırılmasıdır. Bu noktadan, in- san zekâsından farkı olmayan bir durum ortaya çıkmaktadır. İncelenecek verilere baktığı- nızda orada bazı gruplamalar, bazı modeller elde etmeye çalışırsınız. Aslında ML, tüm bu işlemlerin yapılıp, geçmiş data üzerinden modeller elde ederek, çok büyük doğruluk oranlarıyla verilerin anlamlan- dırılması ve karar destek ola- rak sunulmasını sağlamak- tadır. Facebook’un yüz ve resim tanıma algoritmaları, Alexa, Siri, Cortana ve Go- ogle Asistant söylediklerimizi tanımak ve anlamak ve nasıl cevap verilebileceğini karar vermek için ML’i kullanmak- tadırlar. Amazon ve Netflix hangi filmleri bize önereceği konusunda, Uber hangi ara- cın ne zaman çağırdığımız yere geleceği konusundaki hesaplamalarda, PayPal vb. dijital ödeme sistemle- ri, dolandırıcılık tespitlerine yönelik işlemlerde, Apple yüz tanıma ile telefonunuzun birçok işleminde ML’i kullan- maktadırlar. Dr. Erol ÖZGÜNER İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Bilgi İşlem Daire Başkanı ML’i dünyaya yeni gelen bir çocuğun yaşam evrelerinde insan, hayvan, bitki, sıcak- soğuk, mutlu-mutsuz vb. tanımları öğrenmesi gibi veri setlerini ayırarak modellemek gibi düşünebilirsiniz. Sonuçta ML de insanın tekrarlayarak öğrenme stratejisini takip et- mektedir. ML’de temel olarak 2 aşama vardır; 1- Veri setlerini modelleye- rek ÖĞRENMEK 2- Yeni veya olası veri set- lerine uygulanarak TAHMİN- LEMEK Şu basit örnekle anlatımız zenginleştirelim. Elimizde bir veri seti var; 2*3=36 6*1=36 2*2=16 Yukarıdaki veri setinden kolay- lıkla x*y = (x.y)2 ifadesini elde edebileceğimizi bulabiliriz. Bu ifadeye de veri modelimiz diyoruz. O zaman çok genel tanımlar veri setleri ve veri modeli tanımlarında anlaştığı- mızı düşünüyorum. Unutulma- ması gereken kural, öğrenme aşamasındaki modeliniz ne kadar doğru olursa, çıkarım veya tahminleme aşamasında- ki sonuçlarınız o kadar doğru olacaktır. Modelinizi belirledik- ten sonrası olası tüm girdiler için bir sonuç elde etmeniz mümkündür. Veriler her zaman karşımıza rakamsal değerlerle gelmeye- cektir, bu sebeple doğru eti- ketleme de gruplama, anlam- landırma ve model geliştirme için çok önemlidir. Veri setleri ad soyad, medeni durum, eh- liyet tipi gibi etiketlemeler ya- pılabilmektedir. Ama bazen de etiketlenmemiş verileri kullan- mamız gerekmektedir. Verilerle ilgili diğer önemli bir konu ise elimizdeki veri miktarıdır. Ne kadar çok verimiz olursa o kadar doğru bir model kur- gulayabilir ve o kadar doğru çıkarımlar yapabiliriz. Peki veri türleri nelerdir? Sen- sörlerden elde edilen veriler, yazılı sözlü veriler ve işlem (transaction) verileri olmak üzere 3 tür veri tanımı yapabi- liriz. Burada Path AI’ın beyin tümörü ve kanser tanılarının konulmasını kolaylaştırmak için patologların kullanımına sunulan ML ürününü görüntü işleme teknolojisi ve ML’in ide- al kullanım örneklerinden birisi olarak verebiliriz. Bu aylık bu kadar, biraz merak uyandırmaya çalışarak ML’e giriş yaptık, bir daha ki ay, biraz regresyon, biraz sınıf- landırma, biraz sinir ağları, öğrenme modelleri ve Airbus Dijital dönüşüm sorumlusu Matthew Evans’tan ML ile ilgili çarpıcı anekdotlar anlataca- ğım. Küçük bir ipucu, bir A320 bir uçuş sırasında 24.000’den fazla sensörden veri topluyor, bunları nasıl işledikleri ve ML’i nasıl kullandıklarını hikayesi de oldukça güzel. Sağlığınızın yerinde olduğu, güzel bir yaz geçirmeniz dileği ile… Dijital Biz 26 Dijital Biz 27

Sayfa 28 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 Haber Finansal Kurumlar Birliği 9. Olağan Genel Kurulu Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Bakan Yardımcısı Dr. Şakir Ercan GÜL, BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben ve SPK Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu’nun katılı- mıyla gerçekleştirildi. Finans kesiminin en önemli unsurlarından olan finansal kiralama, faktoring ve finans- man şirketlerini temsil eden Finansal Ku- rumlar Birliği’nin (FKB) 9’uncu Olağan Genel Kurulu, 28 Haziran 2020 Pazartesi günü İstanbul’da düzenlendi. Ekonomi yönetiminin önemli isimlerinin katılımı ile gerçekleşen Genel Kurul’da bankacılık dışı finans sektö- rünün ve Türkiye ekonomisinin mevcut du- rumuna ilişkin değerlendirmeler yapılırken, ülkemiz ekonomisinin gelecekteki seyrine yönelik öngörüler de masaya yatırıldı. Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın video konferans yöntemiyle katıldığı FKB Genel Finansal Kurumlar Birliği’nin 9. Olağan Genel Kurulu Gerçekleşti Kurulu’na, Hazine ve Maliye Bakan Yardım- cısı Dr. Şakir Ercan GÜL, BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben ve SPK Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu teşrif etti. Finansal Kurumlar Birliği’nin (FKB) 9’uncu Olağan Genel Kurulu’na video konferans ile katılan Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, mâli piyasalarda büyük ağırlığın halen ticari bankalar tarafında olduğunu vurgulayarak şu şekilde konuştu: “ Beklentimiz, banka dışı mâli kuruluşların pazar payı ve ürün çeşitliliği bakımından daha çok etkin olmasıdır. Burada bile belirli sayıda büyük bankada yoğunlaş- ma söz konusu. Örneğin; bankacılık sektö- rümüzde en büyük 5 bankanın aktif toplamı, sektörün yaklaşık yüzde 55’ini oluşturuyor. Banka dışı mali kesimin payına baktığımızda ise oldukça zayıf bir performans görüyoruz. 2020 yıl sonu itibarıyla banka dışı mali ku- ruluşların finansal sektördeki payı yalnızca yüzde 2,2 düzeyinde gerçekleşti. Bahsettiğim bu görünüm arzu ettiğimiz bir finansal piyasa yapısı değildir. Bizim beklentimiz banka dışı mali kuruşlarımızın, hem pazar payı hem de ürün çeşitliliği bakımından çok daha etkin ol- masıdır. Finansal Kurumlar Birliği’nin yapmış olduğu çalışmalarla banka dışı mâli kuruluş- ların gelişmesine ve bu yolla finansal piyasa- ların derinleşmesine katkı sunduğunu özellik- le vurgulamak istiyorum. Birliğe üye finansal kiralama, faktoring, finansman şirketleriyle bu çatı altına yeni giren tasarruf finansman ve varlık yönetim şirketlerinin de kritik bir fonksi- yon üstlenmiştir. Bu şirketlerin kısa zamanda ‘Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ kapsamına alınarak, güçlü bir yasal zeminde faaliyet göstermeleri için teknik çalışmaları- mızı hızlandırdık. Şunu çok net ifade etmek istiyorum, banka dışı mali kuruluşlar tali bir rol üstlenmemelidir. Finansal sektörün asli ve tamamlayıcı bir unsuru haline gelmelidirler. Bu şekilde, sektörde rekabetin, inovasyonun ve verimliliğin artması mümkün olacaktır.” Finansal Kurumlar Birliği’nin (FKB) 9’uncu Olağan Genel Kurulu’na katılarak konuşma yapan BDDK Başkanı Mehmet Ali Akben şu şekilde konuştu: “Küresel çapta sorun- larla karşı karşıya olduğumuz dönemlerden geçiyoruz. Yeni döneme ilişkin en önemli iki başlık olarak sağlık ve ekonomi konuları ön plana çıkıyor. COVID-19 salgınının, aşı uygulamalarının hız kazanmasıyla yavaş yavaş etkisini kaybetmesini bekliyoruz. Bun- dan sonraki en önemli süreç salgından zarar gören ekonomilerin yeniden inşa edilmesidir. Hedef ekonomik aktivitenin en azından pan- demi öncesindeki düzeye getirilmesidir. Bu Dijital Biz 28 Dijital Biz 29

Sayfa 30 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 Türkiye ekonomisinin daha çok kalkınması için FKB’nin temsil ettiği sektörlerin büyüme- sine vurgu yapan Eke sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Alternatif finansmana hızlı ve kolay erişimin sağlanmasının, finansın taba- na yayılmasının, finans yükünün tamamının bankacılık sistemi üzerinde olmamasının, finans piyasasında da rekabetin sağlan- masının, kredi hacmi oluşturarak GSMH’ya ve istihdama katkı sağlanması ve bireysel refahın artırılmasına daha fazla katkı su- nulmasının ülkemizde de banka dışı finans kesiminin payının gelişmiş ekonomilerdeki düzeyine çıkarılması ile mümkün olacağına inanıyoruz.” Rekabet koşullarının iyileştirilmesine yö- nelik düzenlemelere ihtiyaç bulunuyor… Varlık Yönetim Şirketleri’nin 7292 sayılı Kanun’la FKB üye olmasına ilişkin de açık- lamalarda bulunan FKB Başkanı Aynur Eke: “Sizlerin de yakından takip ettiği üzere; ku- ruluş kanunumuzda 7292 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik ile Varlık Yönetim Şir- ketleri kanunun yayımından itibaren bir ay içerisinde, faizsiz konut, iş yeri ve araç finansmanı sağlayan tasarruf finansman şirketlerinin ise BDDK’dan faaliyet izni al- malarını takiben bir ay içerisinde Finansal Kurumlar Birliği’ne üye olması zorunluluğu getirilmiş bulunmaktadır. Bu gelişmeyi, Birli- ğimizin büyümesi ve hedef kitlelere erişimi, aynı zamanda banka dışı finansın, finans sektöründen aldığı payın büyütülmesi açı- sından önemli bir adım olarak değerlendir- mekteyiz. Belirleyici özellikleri varlığa dayalı finansman sağlamak olan sektörlerimizin müşterileri olan yatırımcılara, üreticilere ve ticaret erbabına daha uygun koşullarla finansmana erişim imkanı sağlayabilmeleri için aracılık maliyetlerinin düşürülmesine ve rekabet koşullarının iyileştirilmesine yönelik düzenlemelere ihtiyacı bulunmaktadır.” Haber hedefe ulaşmak için tüm finansal kuruluşlara önemli görevler düşüyor. İlk olarak özellikle tüketim yerine üretimi, ihracatı, istihdamı, toplam yatırımları artıracak yüksek katma değerli, stratejik sektörlere finansman sağ- lanması öncelikli olmalıdır.” Akben sözlerini şöyle sürdürdü; “Kredi meka- nizmasının etkin çalışması, adil sürdürülebilir fiyatlamayla mümkün olur. Yüksek kâr güdü- süyle hareket etmek, ileriki dönemlerde elde edilebilecek potansiyel gelirlerin kaybedilme- si anlamına gelir. Finans sektörümüzün tüm oyuncularından yapıcı olmalarını bekliyoruz. Finansal kurumlarımız piyasa şartlarını da gözeterek makul olmalı ve aslında bir kamu hizmeti ifa ettiklerini unutmamalılar. Banka dışı finans sektörü de kendi standartlarını geliştirmelidir. Onların da bankalarla birlikte öncü rol oynamasını beklemekteyiz.” Ekonomi yönetimimizin genişlemeci para ve mali politikalarının yanı sıra ortaya koymuş olduğu yoğun çalışmalarla birlikte hayata geçirdiği destek paketlerinin bu zorlu günlerde KOBİ’lere nefes olduğunun altını çizen Finan- sal Kurumlar Birliği Başkanı Aynur Eke; “Finan- sal Kurumlar Birliği olarak biz de, temsil ettiği- miz sektörlerin yılın ilk yarısında karşı karşıya kaldığı tüm dalgalanmalara rağmen, üretimin ve ticaretin Türkiye’nin büyümesine sağladığı katkıyı sürdürülebilir kılmak adına üzerimize düşeni fazlasıyla yapmaya gayret ettik. Fi- nansmana erişimi kolaylaştırmak, en önemlisi etkisini genişletmek üzere tüm imkânlarımızı seferber ettik. Birliğimize üye şirketlerin toplam finans kesiminden aldığı pay %4.5’dur. Sigorta ve sermaye piyasası şirketlerini de dahil ettiği- mizde ülkemizde banka dışı finans sektörünün toplam finans içerisindeki payı %14.5 düzeyine ulaşmaktadır. Gelişmiş ekonomilerde; banka dışı finans kesiminin toplam finans içindeki payının %40 civarında olduğu düşünüldüğün- de; banka dışı finansın büyüklüğüyle ekonomik büyüme ve gelişme arasında doğrudan bir korelasyon olduğunu görüyoruz” dedi. Dijital Biz 30 Dijital Biz 31

Sayfa 32 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 DASK Yönetim Kurulu Üyesi Vedad Gürgen, Türk Reasürans Genel Müdür Yardımcısı ve DASK Yönetim Kurulu Üyesi Erdal Turgut ve Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Naci Görür yer aldı. Panelde değerlendirmelerde bulunan DASK Yönetim Kurulu Başkanı Mete Güler deprem konusuna değinerek “DASK olarak ülke- mizde önemli bir misyonu yerine getirmeye çalışıyoruz. Deprem maalesef ülkemizin bir gerçeği ve bu konuda farkındalığı, bilinci ar- tırmak zorundayız. Dünya’daki pek çok dep- rem riski taşıyan ülkeye baktığımızda, yüzde 58 oranında yaygınlaşan DASK açısından Türkiye iyi bir durumdadır diyebiliriz. Ancak hedef yüzde 100 yaygınlık olmalıdır. Dep- remleri yaşadıkça değil, depremler olmadan önlemlerimizi almaya mecburuz. Geçtiğimiz yıl bizleri kedere boğan iki büyük deprem ha- disesi yaşandı. Keşke olmasa dediğimiz bu depremler sonucunda toplam 640 milyon TL tazminat ödemesi gerçekleştirerek vatandaş- larımızın yanında olduk. Vatandaşlarımıza, DASK poliçelerini ihmal etmeme konusunda bir kez daha çağrı yapmak istiyorum”, dedi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kent- sel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürü ve DASK Yönetim Kurulu Üyesi Vedad Gürgen ise panelde şu ifadelere yer verdi: “Deprem, sigortacılık anlamında en hassas konulardan ancak sel, heyelan gibi doğal afetlerle birlikte ne yazık ki insan eliyle ortaya çıkan felaketler de var. Doğanın depremler gibi kaçınılmaz gerçekleri malumumuz. Ancak depremin yıkıcı etkilerinin önüne geçmenin sağlam binaların inşa edilmesiyle mümkün olduğu da ayrıca gerçek. Bu bilinç, 1999 depremiyle an- cak kavranabildi. Maalesef, İzmir depreminde yıkılan bina sayısı 7 ancak kayıp sayımız neredeyse 200’lere yakın. Kentsel dönüşüm konusunun bu anlamda kritik öneme sahip olduğunun altını çizmek istiyorum.” Türk Reasürans Genel Müdür Yardımcısı ve DASK Yönetim Kurulu Üyesi Erdal Turgut da DASK’ın her türlü senaryo üzerinde çalıştığı- na vurgu yaparak “DASK olarak bütün senar- yolarımızı hazır tutmaya çalışıyoruz. Muhte- mel büyük bir depremde en büyük yıkımın Marmara Bölgesi’nde olabileceğini öngörü- yoruz ve DASK kapsamında sigortalanmış kaybın ortalama 40 milyar TL dolaylarında çıkacağını tahmin ediyoruz. Bu noktada DASK olarak bu hasarı karşılayabilecek güce sahibiz. Zorunlu DASK sigortasına sahip hanelerin oranı ülkemizde yüzde 58 seviye- lerinde. Son 20 yılda yüzde 4 seviyelerinden bu noktaya geldik, önümüzdeki süreçte bu seviyeleri daha da yukarılara taşımak istiyo- ruz” şeklinde değerlendirmelerde bulundu. Deprem konusunda Türkiye’deki uzman isim- lerden olan Prof. Dr. Naci Görür ise “Marma- ra Bölgesi 1999 yılındaki depremlerin ardın- dan bir sonraki deprem için bir tehdit alanı haline gelmiştir. Kuzey Anadolu fayının bir özelliği vardır; her nerede büyük bir deprem olursa, onun batısı bir sonraki deprem için hedef haline gelir. 1999 yılındaki depremler sonucu Marmara’nın altında sismik bir boşluk oluştu. Bu sebepten de Marmara Bölgesi ma- alesef olası bir depreme gebedir” yorumunda bulundu. Kentsel dönüşüm konusunda da değerlen- dirmelerde bulunan Görür “Kentsel dönüşüm konusunun temeline can emniyeti ve deprem güvenliği koyulmalı. Bir yerde kentsel dönü- şüm yapılıyorsa rant değil başta can güven- liği olmak üzere, hız ve ekonomi konuları ön plana çıkmalı” dedi. Sigorta sektörü pandemide sigortalıların yanında oldu 10. Sigorta Haftası’nda günün ve haftanın son oturumunda “Sigorta Sektörü Pandemi- de Nasıl Bir Sınav Verdi? – Trafik Sigorta- sındaki Son Gelişmeler” panelinde TSB Yö- netim Kurulu Üyesi ve HDI Sigorta Genel Müdürü Ceyhan Hancıoğlu, SEİK Başkanı Ahmet Nedim Erdem, SAİK Başkanı Levent Korkut ile Sigorta ve Reasürans Brokerleri Derneği Başkanı Selcen Gür açıklamalarda bulundular. Pandemi sürecine ilişkin değerlendirmelerini paylaşan TSB Yönetim Kurulu Üyesi ve HDI Sigorta Genel Müdürü Ceyhan Hancıoğlu Haber Türkiye’de sigortacılığın çatı kuruluşu Türkiye Sigorta Birliği (TSB) tarafından 31 Mayıs-4 Haziran tarihleri arasında düzen- lenen “Sigorta Haftası”, bugün gerçek- leşen kapanış panelleriyle tamamlandı. Sigorta Buluşmaları Panellerinin son gününde uzman konuklar doğal afetler ve pandemi karşısında sigortacılık sektörü- nün başarılı yönetiminin yanı sıra kapsa- yıcı ve güvence veren konumunun altını çizdi. Uzmanlar ayrıca Trafik Sigortası konusunda yeni kanuni düzenlemenin önemine de değindi. Türkiye’de sigortacılığın referans merkezi Türkiye Sigorta Birliği’nin (TSB) bu yıl 10. kez düzenlediği, sigorta sektörünün en önemli buluşmalarından Sigorta Haftası, “Türkiye Do- ğal Afetlere Karşı Nasıl Hazırlanıyor? Sigorta Sektörü Bu Süreçte Nasıl Bir Rol Üstlene- cek?” ve “Sigorta Sektörü Pandemide Nasıl Sigorta Sektörü Pandemi Sınavından Tam Not Aldı Bir Sınav Verdi? – Trafik Sigortasındaki Son Gelişmeler” başlıklı iki panelle sona erdi. Hafta boyunca deneyimli gazeteci Hakan Çe- lik’in moderatörlüğünde gerçekleşen panel- lerde sigorta sektörünün ekonomiye katkısı, COVID-19 sürecinde sektörün ortaya koy- duğu performans, gelecek trendleri, sağlık, trafik, alacak sigortaları ve Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) gibi birçok önemli konu uz- manlar tarafından ele alındı. Doğal afetlere karşı tedbir almak mümkün Sigorta Haftası’nın kapanış günü oturumları- nın ilkinde “Türkiye Doğal Afetlere Karşı Na- sıl Hazırlanıyor? Sigorta Sektörü Bu Süreçte Nasıl Bir Rol Üstlenecek?” isimli panelde DASK Yönetim Kurulu Başkanı Mete Güler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kent- sel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürü ve Dijital Biz 32 Dijital Biz 33

Sayfa 34 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 odaklı davranmalı ve acentelik hizmetleri - mizde geleneksel ve dijital olanı birbirinin alternatifi olarak değil, tamamlayıcısı olarak görmeliyiz” dedi. SEİK Başkanı Ahmet Nedim Erdem de pa- neldeki konuşmasında “Eksperlik mesleğinin sürekli risk barındıran bir yönü var. Ancak ge- rekli önlemleri alarak pandemi sürecine hızla adapte olduk. Çeşitli durumlarda uzaktan eksperlik hizmetleri de verdik. Sigortalılarla ilişkiler noktasında üst düzey çaba sarf ettiği- miz bir dönem oldu. Özellikle İzmir depremi bu süreçte bizler için zorlayıcıydı. Pandemi sürecindeki eksperlik süreçlerinde ne yazık ki kaybettiğimiz 2 arkadaşımız oldu. Her türlü zorlu koşula rağmen pandemi sürecinde ça- lışmalarımıza devam ettiğimizi ve kesintisiz hizmet verdiğimizi bir kez daha vurgulamak istiyorum” dedi. Trafik sigortalarında güncel gelişmeler Son dönemlerde gündemde olan trafik si- gortalarına ilişkin açıklamalarda bulunan Ceyhan Hancıoğlu ise şu ifadelere yer verdi: “Trafik sigortaları ile ilgili tasarının önümüz- deki hafta TBMM Genel Kurul gündemine gelmesini bekliyoruz. Tazminat hesaplama modellerinin daha standart hale getirilmesini, hesaplamaların hakkaniyetli ve şeffaf olması- nı arzuluyoruz. Dolayısıyla toplumsal faydası ön planda olan trafik sigortasında sektör ola- rak amacımız kâr elde etmekten ziyade hiçbir sigortalımızın ve hak sahibimizin mağduriye- tine sebebiyet vermeden, bilimsel yöntemlere göre hesaplanan tazminatın, doğru kişiye en hızlı sürede ödenmesinin sağlanmasıdır. Zorunlu trafik sigortası tazminat hesaplama- larında standardizasyonun sağlanabilmesi bu amaca ulaşmak adına en önemli araçtır.” Haber “Son 1,5 yıl deprem ve sel gibi doğal afetle- rin yanında pandeminin de olumsuz etkile- riyle geçti. Kuşkusuz hiç beklemediğimiz bir dönemdi ancak birçok konuya hızlı adapte olmaya çalıştık. Dijitalleşme bu konuların başında geliyor. Sektör açısındansa Haziran 2020’ye kadar durgunluk hakimken bu tarih- ten sonra sektör tekrar hareketlenmeye baş- ladı. Yıl sonunda enflasyon oranının üstünde bir oranla sektörü büyüttük. Sektör olarak geçtiğimiz yıl 44 milyar TL tazminat üstlendik; deprem felaketlerinde ve Kovid-19 kaynaklı olarak hastalık ve sağlık sigortalarında öde- nen tazminatlarla halkımıza bugüne değin 2 milyar TL gibi bir önemli bir destek sağladık” ifadelerine yer verdi. Sigorta ve Reasürans Brokerleri Derneği Baş- kanı Selcen Gür ise “Brokerler olarak hem şir- ketler hem de sigortalılarla bire bir çalışırken tüm bu süreçleri dijitale taşıdık. Pandemiye rağmen yenileme çalışmalarımız sürdürdük. Bu dönemde tamamlayıcı sağlık sigortalarının ön plana çıktığını gördük. Sigorta şirketlerinin de Kovid-19’u teminat kapsamına alması çok önemli bir gelişme oldu” dedi. Selcen Gür sektörün bundan sonraki sürecine ilişkin de sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Dünyada son yıllarda ‘fijital’ kavramı öne çıktı. Fiziksel ve dijital kelimelerinin birleşmesiyle oluşan ‘fijital’ kavramı sigortacılığı da oldukça etkiliyor. Dijital eşitsizliğin ve siber saldırıların arttı- ğı bir ortamda önümüzdeki süreç için hem sektör hem de sigortalılar olarak kendimizi hazırlamalıyız. Öngörülemeyen durumlar için dünyada ‘parametrik sigorta’ kavramı rağbet görüyor, bu gibi yeni ürünler gelecekte daha çok karşımıza çıkacak.” Pandemi sürecindeki faaliyetleri değer- lendiren SAİK Başkanı Levent Korkut da “Acenteler olarak sahada yoğun çalışmalar içerisinde olduk ve pandemi döneminde sigortanın çok önemli bir ihtiyaç olduğuna vurgu yaptık. Sigortalılarla yalnızca iş iliş- kisi içerisinde olmadık ve bize duydukların güveni boşa çıkarmadık. Cansiperane faali- yetlerimizi sürdürdük. Anadolu’nun en ücra köşelerinde bu güven ilişkisi ve sorumluluk bilinciyle sigortalılarımızın yanında durduk. Pandemi bize bir kez daha gösterdi ki; satış odaklılık yerine hizmet odaklı olmayı ve güven unsurunu ön plana çıkarmayı hedef- lemeli ve böylelikle sektörümüzü büyütme- liyiz” şeklinde konuştu. Korkut, son olarak, çalışma sistemimizi belirlerken, müşteri Dijital Biz 34 Dijital Biz 35

Sayfa 36 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 • Bankalar, risk unsurlarının yeniden normalleşme- si ve makroekonomik göstergelerde iyileşmenin görülmesiyle, harici fonlama kaynaklarına daha rahat erişim sağlayacaklar. Bu durum da bilanço pozisyonunda etkisini hemen gösterecektir. • 2021, sektör için dengelenme yılı olacak. Sektörü, kredi büyümesinin görece yavaşladı- ğı, takipteki alacakların iyi yönetilmesi ve aktif kalitesinin iyi ölçülmesi gerektiği bir süreç bek- liyor. Bu sırada, risk iştahının tekrar artmaya başlamasıyla, ekonomik aktivitenin, ertelenen talepleri de karşılayacak şekilde desteklenmesi kârlılığa da önemli katkıda bulunacaktır. Hızlı dijitalleşmenin getirileri • Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de klasik bankacılık, dijitalleşmenin getirileriyle önemli değişime uğradı. Dijitalleşmede 10 yılda bekle- nenler, bir yıla sığdırıldı. Bankalar, dijitalleşme yolculuğuna fintech’ler ve start-up’larla devam edeceklerinin farkında. • Dijital dönüşümden kendi payına düşeni alan bankacılık sektörü uzun süredir öncü rol üstlendiği dijital kanallarda önemli atılımlar yapıyor. İş yapış modelleri gereği dijitalleşmeye son derece müsait olan bankalar, gerekli adımları çekinmeden atıyor. TBB verilerine göre, 2017 sonunda 35 milyon se- viyesinde olan aktif dijital bankacılık müşteri sayısı, 2020 yıl sonunda 66 milyona ulaştı. • Dijital bankacılığı sadece “geliştirilmiş internet ban- kacılığı” gibi görmemek gerekiyor. İnternet bankacılı- ğı ile başlayan rekabet, mobil uygulamalara, oradan da blokzincir altyapısının gerek güvenlik gerekse de müşteri tarafındaki yansımalarında devam ediyor. • Dijital müşteri kazanımı konusunda atılan adım bankalara süreçlerini uçtan uca elektronik ortama taşıma fırsatını veriyor. • Bununla paralel olarak giderek karmaşıklaşan siber güvenlik gereksinimlerinin karşılanması, iç süreçlerin otomatik hale getirilerek operas- yonel giderlerin optimize edilmesi gibi konular kritik önem taşıyor. Bu süreçte, veri analitiği araçlarını daha iyi kullanan, müşterilerine daha etkin bir yaklaşımla ulaşabilen bankalar yeni dönemin kazananı olacaklar. Rapordan öne çıkan bazı başlıklar şöyle: • Sektörün özkaynakları yıllık bazda yüzde 20,9 oranında büyüme gösterdi ve 2021 yılı Mart ayı sonu itibarıyla 604 milyar TL olarak gerçekleşti. 2020’nin son çeyreği ile birlikte sıkılaşan para politikası, yüksek seyreden faizler ve potansiyel takip dosyaları sebebiyle kârlılığın 2021 yılında 2020 kadar güçlü olmaması bekleniyor. • Mart 2021 itibarıyla yıllık bazda yüzde 31 büyüyen sektör mevduat stoku toplamda 3.412 milyar TL’ye ulaştı. Bu dönemde Türk Lirası’nda- ki yüksek mevduat getirilerine karşın; TL mev- duat hacmi yüzde 20,7 artarken, yabancı para mevduatlarında artış oranı yüzde 32,0 oldu. • TL varlıkların görece yüksek getirilerine karşın, yaşanan döviz kuru hareketlerinin mudilerin tasarruf tercihlerine etki ettiği görülüyor. 2016 yılında yüzde 61,0 seviyesinde gerçekleşen toplam hacim içerisindeki TL mevduat payı, yıllar içinde hızla azalarak Mart 2021 itibarıyla yüzde 46,5 seviyesine geriledi. Bu oran 2020 yıl so- nunda yüzde 46,3; 2020 Mart ayında ise yüzde 38,5 olarak gerçekleşti. • Bankacılık sektöründe kredi artış hızının 2020’nin son aylarına kadar yüksek seyretmesi ve BDDK tarafından alınan önlemler, bankaların takipteki alacaklar oranının önemli ölçüde değiş- memesini sağladı. 2019 yılını yüzde 5,36 takip oranı ile kapatan sektör (ki 2019 sonu için yüzde 6 seviyesinde beklentiler mevcuttu) 2020 yılını yüzde 4,08 ile tamamladı. 2021 Mart ayı itibarıy- la yüzde 3,79 olan bu oranın, kredi büyümesin- deki yavaşlama süreci ile artması bekleniyor. • Salgın döneminde devreye alınan ve çok sayıda kredi müşterisinin faydalandığı ödeme erteleme sürecine rağmen bankaların aktif kalitesinde önemli düzeyde bozulmanın yaşanmadığı gözlemleniyor. • Yine 2021 yılı Mart ayı itibarıyla, tasfiye olunacak alacakların sektörel kırılımına bakıldığında inşaat sektörü yüzde 9,7’lik oranla en üst sırada yer alıyor. Finansal aracılık sektörü ise tarihi performansını ko- ruyarak ve büyük farkla listenin sonunda bulunuyor. • Sektör, 2020 yılında 59 milyar TL kâr elde etti. Bu değer kârlılıkta yüzde 19’un üzerinde artışa işaret etse de yılın son çeyreği ile birlikte artan faiz oranları ve makroekonomik belirsizlikler kârlılık üzerinde baskı yaratıyor. Bunun yanında, salgın sürecinin aktif kalitesi üzerinde yaratma- sı muhtemel etkilerinin halen tamamen geride kalmadığını da ifade etmek gerekiyor. • Makroekonomik dalgalanmalar ve zaman zaman hızla değişen faaliyet ortamlarına rağmen banka- cılık sektörü, güçlü sermaye yeterliliğini korumayı sürdürüyor. 2018 sonunda yüzde 17,3 olan serma- ye yeterliliği standart oranı, 2020 yılını yüzde 18,7 ile kapattı. 2021 Mart ayı itibarıyla yüzde 18,0 olan oran oldukça güçlü bir sermaye yapısının devamı- na işaret ediyor. Haber Pandemi nedeniyle 2020’yi zorlu geçiren 2021’e belirsizliklerle başlayan bankacılık sektörü, kriz deneyimi ve yetkin insan kaynağıyla yılı hasarsız atlatma sinyali veriyor. Dijitalleşmede 10 yılık adımları bir yılda atan bankacılık sektörü, büyü- meye çok yakın duruyor. KPMG Türkiye’nin hazırladığı Sektörel Bakış serisinin Bankacılık raporu yayımlan- dı. Rapora göre 2019 ve 2020’de deneyim biriktiren bankacılık sektörü, 2021’e güçlü başladı. Sektör hızlı dijitalleşmenin de et- kisiyle büyüme ve ekonomik toparlanmaya destek vermeye hazır görünüyor. Raporu değerlendiren KPMG Türkiye Fi- nansal Hizmetler ve Bankacılık Sektör Lideri Kerem Vardar, bankacılık sektörünün küresel piyasalardaki belirsizliklerin, risk- lerin yüksek olduğu bir dönemde hem reel sektörü hem de müşterilerini desteklediğini belirterek, “Bankalar geçen yıl birer finan- sal kurum olmanın yanında, salgın süreci- nin yönetilmesine de destek sağlayan kilit kurumlar oldu. Kriz deneyimleri ve yetişmiş insan gücü sa yesinde bu yılı da kayıpsız geçirmeleri bekleniyor” dedi. Vardar, şöyle devam etti: Bankacılıkta Büyüme Yılı “Aniden daralan küresel ticaret ve endüstriyel üretim hacimleri, hizmet sektörü başta olmak üzere birçok sektörde yaşanan küçülme, iflaslar, istihdamın azalması, bölgesel ve lojis- tik sorunlar sebebiyle artan kredi riskleri gibi unsurlar bankaları, iş modelleri ve stratejilerini hızla yenilemeye, yeni koşullara adapte olmaya ve yeni riskleri yönetmeye zorladı. 2020 yılına bu açılardan baktığımızda küresel bankacılık sektörü için tarihe geçen, dijitalleşme sürecinin de öngörülenden çok daha hızlı ilerlediği bir sene olduğunu söylemek mümkün. Bankacılık sektörü, teknolojiyi iş modellerine son derece hızlı bir şekilde adapte ederek hem etkinlik sağladı hem de müşterilerinin ihtiyaçlarına yanıt verdi. Pandemi mücadelesinin sürdüğü 2021, bankalar için güncellenen iş modellerinin daha da geliştirileceği, karlılık seviyelerinin eski normallere yaklaşacağı ve risk algısındaki to- parlanma sayesinde büyüme trendinin yeniden oluşacağı bir yıl olarak görünüyor.” Kerem Vardar sektörle ilgili şu konulara dikkat çekti: • Bankacılık sektörü, doğası gereği ekonomik faaliyetlerin canlanmasında kritik rol oynadığın- dan; koşulların iyileşmesi ülke ekonomisindeki toparlanmanın temel taşlarından biri olarak belirginleşiyor. Dijital Biz 36 Dijital Biz 37

Sayfa 38 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 Anlık ve alternatif ödeme yöntemleri Türkiye’de pandeminin de etkisiyle yaygınlaşıyor Türkiye’de nakitsiz ekonominin büyümesin- de etken birçok sebep bulunduğunu belirten Kağan Karamanoğlu, en önemli faktörlerin toplam kart sayısı, kartlarla yapılan alışveriş miktarı, internetten kartlı ödeme alan işyeri sayılarındaki artış olduğunu belirtti. Kara- manoğlu “Bunlara ek olarak, pandeminin de etkisiyle hayatımızda yaygınlaşan temassız ödeme, karekod, mobil ödeme ve FAST gibi anlık ve alternatif ödeme yöntemlerinin kullanımında ciddi artışlar gözleniyor” dedi. Türkiye’deki toplam kart sayısının 267 mil- yonu geçtiğini ve Mart 2020 ile Mart 2021 arasındaki toplam kart artış oranının %12 olduğunu belirten Karamanoğlu, BKM ve- rilerine göre yerli kartlarla yapılan alışveriş miktarının %25’ini internetten yapılan ödeme- lerin oluşturduğunu ifade etti. Banka müşteri- lerine Ocak 2021’de açılan FAST sisteminin Nisan’da %300’den fazla büyüme kaydettiği- ni belirten Karamanoğlu, pandemi ile haya- tımızda yaygınlaşan karekod uygulamaları ile karekod işlem sayılarında bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre %100 artış gerçekleştiğini söyledi. Karama- noğlu, 2021 ilk çeyreğinde Türkiye’deki mobil ödemelerin %225, temassız ödemelerin ise %190 arttığını ifade etti. Haber PwC’nin strateji danışmanlığı bölümü Strategy&’in “Ödemeler Araştırması 2020” sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre, ödeme alışkanlıklarında nakit kullanımı hızlı bir şekilde azaldı. Araştırma, Türki- ye’de nakitsiz ödeme oranının %50’nin üstüne çıktığını ortaya koydu. PwC’nin strateji danışmanlığı grubu Strategy&’in aralarında Türkiye’nin de bulun- duğu 12 ülkede 3.500 katılımcıyla gerçekleş- tirdiği Ödemeler Araştırması 2020’nin so- nuçları açıklandı. Araştırmaya göre, ödeme alışkanlıklarında nakit kullanımı hızlı bir şekil- de azalıyor. Aynı araştırmanın 2018 sonuçla- rında Avrupa’daki katılımcıların %43’ü nakit kullanımını tercih ederken, 2020 senesinde bu oran %36 olarak gerçekleşti. Türkiye’de nakit (%46) halen alışveriş / hizmet ödemele- ri içinde tercih edilen bir ödeme yöntemi olsa da Türkiye mobil cüzdanlar ve ödeme uygu- lamaları konusunda Avrupa’nın önünde; Ödemeler Artık Daha Nakitsiz mobil ödeme yöntemleri kullanımı Avrupa’da %14’e çıkarken, Türkiye’de bu oran %21’i buluyor. Strategy& Türkiye Lideri Kağan Karamanoğ- lu, Ödemeler Araştırması 2020 sonuçlarıyla ilgili yaptığı açıklamasında, “Belçika, İtalya, İspanya, Polonya, Fransa, Hollanda, İsviçre, İngiltere, Polonya, İsveç, İrlanda ve Türki- ye’de 3.500 katılımcıdan aldığımız veriler, tü- keticilerin ödeme davranışlarındaki değişime dair net bir resim veriyor. Aldığımız sonuçlar, alışveriş / hizmet ödemeleri içindeki nakit tercihinin bütün ülkelerde düşüşe geçtiğini gösteriyor. Türkiye’de nakit ödemeler hâlâ en büyük payı oluşturuyor olsa da “nakitsiz ekonomi” kavramının 2010’dan bu yana gün- demde olduğu göz önüne alındığında, ülke- mizin bu konuyu doğru zamanda öngörüp, yerinde adımlar attığını söyleyebiliriz. Türki- ye’de nakitsiz ödeme oranı %50’nin üstüne çıkmış durumda” dedi. Dijital Biz 38 Dijital Biz 39

Sayfa 40 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 Yazar Dipnot: Sürdürülebilirliği yönetebilen kurumlar hem kurumsallaşıyor hem de İnovasyon yapabiliyor. İnovas- yon, “etki yaratan değişim” tanımıyla da bu sürdürülebilirli- ğin anahtarı. Hangi Dijitalleşme, Kaçıncı Endüstri Devrimi: Endüstri 4.0 Bağlamında Dijital Teknolojilerin Temel Dinamikleri Teknoloji konusundaki çoğu analiz, ne yazık ki genellikle yüzeysel kalır. Bunun temel sebebi, ortaya konan ana- lizlerin ya sadece sonuçlara odaklanması ya da bu so- nuçları doğuran dinamikleri sağlıklı bir şekilde ortaya koyamamasıdır. Teknolojile- rin etki ve sonuçları elbette önemlidir; ancak bu etki ve sonuçlar, o teknolojiyi ortaya çıkartan dinamikleri açıkla- maz, aksine o dinamiklerin dönüştürücü etkisini tarif eder. Teknolojileri ortaya çıkartan tüm dinamiklerin bilimsel ve teknik kökenleri olmakla beraber, herhangi bir bilimsel veya teknik icadın teknoloji olarak hayatımızda yerini alabilmesi için toplu- mun ve/veya pazarın bunu kabullenmesi gerekir. Tek- nolojilerin, özellikle de dijital teknolojilerin dinamikleri, bize onları anlama imkânını verirken, etki ve sonuçlarıysa bize onları anlamlandırma im- kânını verir. Herhangi bir ko- nuyu anlamadan anlamlandır- mak da imkânsız olmasa bile anlamsız olacağı için, gelin önce hep beraber şu Endüstri 4.0 kavramı bağlamında dijital teknolojilerin temel dinamik- lerini ele alalım. Son zamanlarda hem sektör temsilcilerinde hem de sektörel yayınlarda bir dijitalleşme ve Endüstri 4.0 yaygarası kopmuş gidiyor. En basit işgücü süreçle- rini dijitalleştirmeye çalışanlar- dan tutun da olmadık teknolojik cambazlıkları Endüstri 4.0 diye ortaya koyup bununla hiçbir mantıklı gerekçesi olmayan dö- nüşümleri hayal edenlere kadar bir kısım zevat kıymeti kendinden menkul söylemlerle kasıp-kavu- ruyor ortalığı. Hele bu saydıkla- rımızın sosyal medyadaki yansı- maları daha da içler acısı. Doğrusunu söylemek gerekirse, teknoloji konusundaki çoğu ana- liz, ne yazık ki genellikle yüzeysel kalır. Bunun temel sebebi, orta- ya konan analizlerin ya sadece sonuçlara odaklanması ya da bu sonuçları doğuran dinamikleri sağlıklı bir şekilde ortaya koya- mamasıdır. Teknolojilerin etki ve sonuçları elbette önemlidir; an- cak bu etki ve sonuçlar, o tekno- lojiyi ortaya çıkartan dinamikleri açıklamaz, aksine o dinamiklerin dönüştürücü etkisini tarif eder. Teknolojileri ortaya çıkartan tüm dinamiklerin bilimsel ve teknik kö- kenleri olmakla beraber, herhangi bir bilimsel veya teknik icadın teknoloji olarak hayatımızda ye- rini alabilmesi için toplumun ve/ veya pazarın bunu kabullenmesi gerekir. Teknolojilerin, özellikle de dijital teknolojilerin dinamikleri, bize onları anlama imkânını verir- ken, etki ve sonuçlarıysa bize on- ları anlamlandırma imkânını verir. Herhangi bir konuyu anlamadan anlamlandırmak da imkânsız olmasa bile anlamsız olacağı için, gelin önce hep beraber şu Endüstri 4.0 kavramı bağlamında dijital teknolojilerin temel dinamik- lerini ele alalım. Öncelikle şu Endüstri 4.0 nedir, ne değildir, adını koymakta yarar var. Lafı çok uzatmadan hemen Prof. Dr. Burhanettin Aykut ARIKAN Türk-Alman Üniversitesi Rektör Yardımcısı açıkça söyleyelim: Endüstri 4.0 politik bir gündemdir. Üretimin Batı’dan Asya-Pasifiğe kayması nedeniyle, Almanya özelindeki Avrupa şu basit yaklaşımı be- nimsedi: “Ucuz Çinli İşçinin yeri- ne daha ucuz Alman Robotunu yerleştirmek”. Elde gerekli tüm teknolojik bileşenler vardı: PCL’ler üzerindeh haberleşebilen maki- neler ve otomasyon protokolleri, geniş bantta yüksek hızlı bağlantı- lar, öngörüsel üretim algoritmaları, akıllı sistemler ve öğrenen mai- neler. Sistem nesnelerin Interneti (IoT), 4G LTE (hatta 5G), Yapay Zekâ gibi bileşenlerle yeni bir endüstriyel üretim biçimini aldı ve bugünkü adıyla Endüstri 4.0 oldu. Kavramı Almanya’nın en önemli araştırma enstitülerinden Fraun- hofer’in ortaya atması boşuna değildi elbette. Aslına bakılacak olursa, bu politik gündemler birçok yerde var. Ör- neğin ABD, robotik programlama, CNC, torna-tesviye-freze gibi üre- tim teknikleri, üç boyutlu yazıcılar, mikro-enjeksiyon tezgâhları vb. masaüstü ekipmanlarıyla, Çin’in oyuna girmesiyle beraber üretim- den uzaklaşan orta sınıf Ameri- kan gençlerini tekrar garajlarında katma değerli üretim yapmaya teşvik etmeye çalışıyor. Bunun adı da Maker Hareketi. Hareketin en önemli ideologlarından biri olan Chris ANDERSON’un bir İHA şir- keti kurması gayet anlaşılabilir bir şey. Hatta anladığımız kadarıyla Donald TRUMP’a seçim kazandı- ran “Making Amerca Great Again” sloganındaki “make” (yapmak) fiili de muhtemelen çok bilinçli bir seçim. Yaşlılarına çok büyük önem atfeden Japon kültüründe yeşeren Toplum 5.0 gündeminin de temelinde Yaşlanan Nüfus ve Japon Kültürü yatıyor. Ancak gelin bu konuya bir de Tür- kiye açısından bakalım. Ülkemizde de Endüstri 4.0 ve dijitalleşme başlığı altında “karanlık fabri- kalar” (işçisiz üretim) hülyala- rında olan bilinçsiz bir güruh var. TÜİK verilerinde göre, hâlâ görece genç bir nüfus yapımız var. 2050 yılına kadar da pozi- tif nüfus artışı öngörülüyor. Bu şu anda hâlâ 50 yıl genç bir nüfusumuzun olacağı anlamı- na geliyor. Genç nüfus demek, yeni ev demek, yeni beyaz eşya demek, yeni mobilya demek, yeni otomobil demek, yeni elbise demek vs. Kısacası genç nüfus, tüketimi ve dolayısıyla da üretimi canlı tutan, ekono- miye de dinamizm kazandıran bir unsur. Ancak genç nüfus, diğer yandan da istihdam yükü demek. Öyle ya, bu gençlere bütün bunları satın alabilecek ekonomik gücü verecek işler de lazım! İşte dananın kuyruğu tam da burada kopuyor. Zira ülkemizdeki bu kadar genç nüfusta ne yapacağız? Endüstri 4.0’ın öngördüğü işsiz fabrika- lar, bu genç nüfusun getirdiği istihdam yükünü daha da arttır- mayacak mı? Bu gençlerin gelecekte iyi işlere kavuşabilmesi rekabetçi yetkin- liklere sahip olabilmelerinden geçiyor olabilmelerine bağlı. Bu rekabetçi yetkinlikleri de şöyle sıralayabiliriz: • Analitik Düşünme; • Problem Çözme Teknikleri; • Algoritma Geliştirme/Kullan- ma; • Yapay Zekâ; • Otomatik Üretim; • Öngörüsel İşletim/Bakım; • Bağlantılı Makineler; • 3B Yazıcılar; • Mekatronik; • Büyük Veri Yönetimi; • Akıllı Taşımacılık; • Ağ Tabanlı Tedarik Yönetimi; • İmalat Simülasyonu. Bu yetkinliklere sahip bireyler, gelecekte daha katma değerli üretimlere imza atabilecekleri gibi, gelir düzeyleri de o ölçüde yüksek olacaktır. Elbette bu rekabetçi yetkinlikler bir gelecek inşası olmadan da işe yaramıyor. Gelecek inşası ise öyle fütüristik bir iş de de- ğil üstelik. Gelecek inşasının temelinde, teknolojilerin de te- mellerini oluşturan trendler yer alıyor. Kısacası, gelecek inşası için önce araştırılması gerekli olan şey trendlerin dinamikle- ri. Buna da Trend Araştırması deniyor. Trendleri araştırmadan önce trendleri doğru tanımla- makta da fayda var. Zira kelime anlamı “eğilim” olan trendlerde, aslında her şey trend de de- ğildir. Bir şeylerin trend olarak tasnif edilebilmesi için, en az beş sene geçmesi gerekiyor. Dolayısıyla “bu yılın trendi” gibi cümleler doğal olarak zırva ve çöp oluyor. Trendleri daha iyi anlayabilmek için trendlerin tasnif edilebileceği bir Trend- ler Taksonomisi veya Trendler Hiyerarşisini ele almakta yarar var. Böylece neyin trend olup olmadığı daha rahat anlaşılabi- lir: 1. Global Trend: Pandemi, Küresel Isınma; 2. Mega Trend: Küreselleşme, Sürdürülebilirlik; 3. Makro Trend: Hibrit Çalış- ma; 4. Mikro Trend: Arazi Tipi Araç Kullanımı; 5. Heves Trend: Moda olan ve bu modası bir süre sonra geçen her şey. Gelecek Trendlerini iyi analiz edebilmek için Trendlerin Te- mel Dinamiği olan iki kavramı doğru analiz etmek gerekir: İnsan ve toplum. Bu da İnsanlı Dijital Biz 40 Dijital Biz 41

Sayfa 42 — dergide görüntüle

Yazar ğın yeniden merkeze oturacağı bir Rönesans ile mümkündür. İnsan ve Toplumun kesişim noktası da Nüfus Yapısıdır. Nü- fus yapımızı ise, şu üç temel dinamik belirliyor ki bunlar as- lında bir yerde hem teknolojinin hem de dijitalleşme ve Endüstri 4.0’ın temel dinamikleri aynı zamanda: • Yaşlanma; • Sağlıklı ve Dirençli Kuşaklar; • Sanayi Sonrası veya Enfor- masyon Toplumu. Yaşlanma önemli bir paramet- re. Yine TÜİK verilerine göre görece genç bir nüfus yapı- mızın olmasına kaşın, hızla yaşlanıyoruz da. Şu anda nü- fusumuzun yaş ortalaması, 32 yaş civarında; ancak bu hızla yükseliyor. Bu noktada elbette doğurganlığı teşvik etmek bir yöntem, ancak daha önemlisi, mevcut nüfus yapımızı yuka- rıda sıraladığımız rekabetçi yetkinliklerle donatmak. Pandemi bize sağlığın ve dirençliliğin ne kadar önemli bir şey olduğunu çok sert bir şekilde hatırlattı. Bütün Dünya sanki sağlıklı dirençli olabilen- lerin hayatta kalabildiği çok sert bir sosyal deneyden geç- ti. Ama bu dirençlilik sadece bireysel yönden değil bence. Kurumlarımızın ve işletmeleri- mizin de bu dirençlilik refleksini geliştirmiş olmaları gerekiyor. Bunun da yolu, sürdürülebilir olmaktan, dahası sürdürüle- bilirliği yönetmekten geçiyor. Sürdürülebilirliği yönetebilen kurumlar hem kurumsallaşıyor hem de İnovasyon yapabiliyor. İnovasyon, “etki yaratan deği- şim” tanımıyla da bu sürdürüle- bilirliğin anahtarı. Sanayi sonrası enformasyon toplumu kavramı da aslında tüm bu kavramları bünyesinde toplayan temel kavram. Gelin bu kavramı da başka bir yazıda ele alalım. Dijital Biz 42

Sayfa 44 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 ağ işletmenliği ve siber güvenlik dallarında eğitim veriyor. Teknopark İstanbul MTAL, Tür- kiye’nin Ar-Ge üssü konumunda yer alan Tek- nopark İstanbul bünyesinde yer alıyor. Tercih döneminde öğrenciler ortaöğretim merkezi yerleştirme sınavı LGS puanı ve tercihlerine göre kabul ediyor. İlk yılında 30 öğrenci alan MTAL, İngilizce hazırlık sınıfıyla birlikte 5 yıl boyunca yatılı olarak siber güvenlik odaklı bir eğitim sunuyor. Sızma testi, adli bilişim, yapay zekâ ve siber tatbikat laboratuvarları da yer alan lisede eğitim görecek öğrenci- lere Teknopark İstanbul başta olmak üzere siber güvenlik faaliyeti yürüten firmalarda geniş staj imkanları sunuluyor. T.C. Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından da destek- lenen lisede T.C. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanlığı’nın da okul inşaatı tamamen bittiğinde sınıf atölye kurulumu, öğretmenlere mesleki hizmet desteği, mevcut öğrencilerin yetkinliklerine göre eğitim veril- mesi ve mezun öğrencilere kariyer fırsatı gibi konularda destek vermesi bekleniyor. Öğren- ciler; Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesine üye firmalarda özel atölye çalışmalarında eğitim alabiliyor ve uzmanlaşmak istedikleri alanı keşfetmeleri adına bilişim teknolojileri firmalarına teknik geziler yapabiliyor. “Yerli ve milli siber güvenlik ekosistemi- nin oluşmasına katkı sağlayacağımıza inanıyoruz” Teknopark İstanbul Genel Müdürü Bilal Topçu, “Siber güvenlik artık tüm dünyanın üzerinde titizlikle durduğu bir alan haline geldi. Devlet- lerin verilerinin güvende olması büyük öneme sahip bir konu olarak dikkat çekiyor. Ülkemiz şu anda da siber güvenlik alanında güçlü ve dünyada en tepede sayılacak ülkeler arasına girecek konumdayız. Ancak yerli teknolojile- rimizin daha da fazla gelişmesi ve dünyaya ihraç edilebilir konuma gelmesi gerekiyor. Sektörde nitelikli uzman açığı da her geçen gün artıyor. Bu noktadan hareketle Tekno- park İstanbul olarak Türkiye’nin ilk ve tek siber güvenlik meslek lisesine ev sahipliği yapıyoruz. Her yıl olduğu gibi LGS sınavları- na girmiş öğrencilerimiz lise tercihi yapacak- lar. Teknopark İstanbul olarak yüzde lik dili - me girmiş başarılı öğrencilerimizi lisemizde ağırlamaya hazırlanıyoruz. Öğrencilerimiz lisemizde siber güvenlik alanının birçok farklı dalında kaliteli eğitim alma fırsatına sahip olacak. Öte yandan Teknopark İstan- bul MTAL, siber güvenlik özelinde çalışan firmalarla bir arada olması nedeniyle bura- da yetişen öğrencilerimiz için oldukça ve- rimli bir lise konumunda. Yeni dönemde de lisemizi tercih eden gençlerimizi Teknopark İstanbul’un Kuluçka Merkezi Cube Incu- bation’da faaliyet gösteren firmalarımızla birçok uygulamada bir araya getirmeye devam edeceğiz. Meslek lisemiz ile ülke- mizde yerli ve milli teknolojilerle donatılmış bir siber güvenlik ekosisteminin oluşmasına katkı sağlayacağımıza inanıyoruz.” Haber Teknopark İstanbul’un alanında ilk siber güvenlik mesleki lisesi ‘Teknopark İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ bu yıl da başarılı öğrencilere ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Teknopark İstanbul; Türkiye’nin ilk Siber Güvenlik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile yerli siber güvenlik ekosisteminin gelişimine ve siber güvenlik alandaki yetişmiş insan gücü açığını kapatmaya odaklanıyor. Lisenin; Liselere Geçiş Sistemi (LGS) tercih kılavuzu açıklandıktan sonra öğrenciler için önemli tercih seçenekleri arasında yer alması bekleniyor. Teknopark İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi başarılı öğrenciler tarafın- dan tercih ediyor 2020-2021 eğitim ve öğretim yılında Tekno- park İstanbul yerleşkesi içerisinde faaliyetle- rine başlayan Teknopark İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, daha ilk yılında Lise- lere Geçiş Sistemi (LGS) Sınavı’nda yüzde 1’lik dilimden öğrenci alan meslek liseleri arasına girmeyi başardı. LGS’de başarılı olan Türkiye’nin İlk Siber Güvenlik Lisesi öğrencilerin tercih ettiği liseye geçtiğimiz dö- nem, yüzdelik dilimleri 0,47 ile 5,41 arasında değişen 30 öğrenci kabul edildi. Böylece Tek- nopark İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, ASELSAN Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile birlikte en başa- rılı yüzde 1’lik dilimden öğrenci alan meslek liseleri arasına katıldı. Türkiye’nin ilk siber güvenlik lisesi Teknopark İstanbul MTAL, 30 Haziran’da başlayacak tercih döneminde de siber güvenlik alanında uzmanlaşmak iste- yen öğrencileri kabul edecek. Siber güvenlik ekosistemine uzman per- sonel yetiştiriyor Türkiye’nin ilk siber güvenlik lisesi olma özel- liğine sahip Teknopark İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, eğitim kalitesiyle siber güvenlik ekosisteminin gelişimini yetiştirdiği uzmanlarla sağlamayı hedefliyor. Başarılı öğrenciler tarafından tercih edilen Teknopark İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Ana- dolu teknik programında bilişim teknolojileri Dijital Biz 44 Dijital Biz 45

Sayfa 46 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 Massachusetts Amherst’te araştırmacı olan Christof Paar, Meksika Kriptografi Araştır- ma Merkezi Bilgisayar Bilimleri’nde görev yapan Francisco Rodriguez Henriquez ve North Carolina State University Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden Aydın Aysu bilimsel araştırmalarının güncel so- nuçlarını ve gelecek vizyonlarını katılımcı- larla paylaştı. Çalıştayın ilk bölümünde Ingrid Verbauw- hede, “EM (Elektromanyetik) saldırılarla ilgili güncel sonuçlar: Pasif gözlem ve aktif saldırı” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Verbauwhede sunumunda özellikle son dönemde elektromanyetik saldırı ve tehdit- lerin değiştiğinin altını çizdi. Thomas Eisenbarth, güvenli sistemlerin yapı taşı olarak izole edilmiş uygulama ça- lıştırma ortamları konusunda değerlendir- melerde bulunurken, Patrick Schaumont, fiziksel gerçeklemeden kaynaklı saldırılara karşı paralel senkronize programlama yo- luyla yazılımı güçlendirme konusunda bilgi verdi. Christof Paar, “Büyük Ölçekli Siber Sal- dırganlar Çağında Siber Güvenlik” başlıklı sunumu ile izleyicilerle buluştu. Francisco Rodriguez Henriquez, “Kuantum bilgisa- yarlar öncesi Eliptik Eğri Kriptografisi’ni (ECC) ne kadar süreyle güvenle kullanabi- liriz?” konusu hakkında yorumlarda bulun- du. Henriquez çalışmasında Eliptik Eğri Kriptografisi’nin tarihsel sürecini anlattı. Çalıştayın son kısmında Aydın Aysu, “Fi- ziksel yan kanal analizinin geleceği: Gele- cek on yıl” başlıklı bir sunum gerçekleştir- di. Aysu, kriptografinin gelecekteki trendleri üzerinden özellikle Fiziksel yan kanal analizinin on yıllık geleceğini değerlendirdi. Haber Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, “Kriptografi Mühendisliğinin Geleceği” isimli özel bir çalıştay gerçekleştirdi. Çevrimiçi dü- zenlenen çalıştay alışılagelen çevrimiçi etkinliklere farklı bir soluk getirerek, 4 farklı ülkeden alanında uzman 6 araş- tırmacıya uygun 4 farklı saat dilimi baz alınarak düzenlendi. Sabancı Üniversitesi’nin kriptografi mühen- disliğinin yakın gelecekteki artan rolünü gözeterek düzenlediği “Kriptografi Mühen- disliğinin Geleceği” çalıştayında, Amerika Birleşik Devletleri, Meksika, Belçika ve Almanya’dan araştırmacılar, sadece bu alandaki en güncel çalışmaları değil aynı zamanda geçmiş deneyimlerini ve gelecek vizyonlarını da paylaştı. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleş- tiren Sabancı Üniversitesi Rektörü Yusuf Leblebici, “Sabancı Üniversitesi olarak böylesine yüksek seviyedeki konuşma- cıların bir arada olduğu bir etkinliğe Kriptografi Mühendisliğinin Geleceği ev sahipliği yapmaktan dolayı büyük onur ve gurur duyuyoruz. Ben de bu alana az da olsa dahil olduğumu söylemeliyim. Beni bu alanla 25 yıl önce tanıştıran ve bugün- kü etkinliğin konuşmacılarından Profesör Christof Paar’a özellikle teşekkür etmek isterim. Bu şekilde kriptografinin farkına vardım. Öğrencilerim ile birlikte bu alanda çalışmalar gerçekleştirdim” dedi. Moderatörlüğünü Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi (MDBF) Dekanı Erkay Savaş ve MDBF Öğretim Üyesi Erdinç Öztürk tarafından gerçekleşen çalıştayda KU Leuven Elek- trik Mühendisliği Bölümü COSIC Araştır- ma Grubu’nda gömülü sistemler ekibine liderlik eden Ingrid Verbauwhede, Lübeck Üniversitesi’nde IT Güvenliği Öğretim Üye- si Thomas Eisenbarth, WPI’da Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Patrick Scha- umont, Gilles Barthe ile birlikte Almanya, Bochum’daki Max Planck Bilişim Güvenliği ve Gizliliği Enstitüsü’nün kurucu direktörü olan ve aynı zamanda University of Dijital Biz 46 Dijital Biz 47

Sayfa 48 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 5. kez Uluslararası Teknoloji Bağımlılığı Kongresi’ni düzenlemekten mutluluk duyduk- larını belirten Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk şunları söyledi: “Teknoloji bağımlılığı söz konusu olduğunda farklı bir durumla karşı karşıyayız. Tütün, alkol, madde ve kumar bağımlılıklarıyla ilgili; bağımlılık yapıcı nesne ya da durumdan kesinlikle uzak durulmasını söyleyebiliyoruz ancak teknoloji söz konusu olduğunda durum değişiyor. Hepimiz haberleşme teknolojilerini kullanmak, araştırma yapmak ve eğlenmek istiyoruz. Bunda yanlış bir şey yok. Teknoloji kullanımı bir noktaya kadar ihtiyaç; bu ne- denle de tümden reddetmek akıl dışı bir yak- laşım olur. Ancak ‘onsuz yapamam’ demeye başlandığında bağımlılık riski ortaya çıkıyor. Üstelik doğumdan değil belki ama 2 yaşın- dan itibaren 80’li yaşlara kadar herkes risk altında; çünkü biz çocuk ayaklandığı andan itibaren onu ekranla, telefonla, tabletle tanış- tıran bir nesil görüyoruz. Dolayısıyla da özel- likle 2 yaşından itibaren çocuklar ve 30 yaşa kadarki genç yetişkinlerin risk altında olduğu- nu söyleyebiliriz. Bu yaş grubunda akademik başarıda ve iş başarısında düşüş, sosyal iliş- kilerden kaçma, hareketsiz yaşam, sanatsal faaliyetleri sürdürememe gibi pek çok sorun yaşanıyor. O kadar çok değer kaybediyoruz ki, sonra telafisi mümkün olmayabiliyor.” “İletişimde ve duygularını ifade etmede sorunlu bir nesille karşı karşıyayız” Kendilerine sosyal alan olarak sanal âlemi seçen çocuk ve gençlerin buradaki riskleri fark etme konusunda da çok yetkin olmadığının altını çizen Öztürk, “Ebeveynlerin içerik ve süreyi mutlaka kontrol altına alması gereki- yor; bu şekilde riski minimize etmek mümkün. Bugün tüm dünyanın risk altında olduğunu söyleyebiliriz. İlişkileri sanal ortamda kuran çocuklar nedeniyle iletişim becerilerinde prob- lem yaşayan, konuşma ve duygularını ifade etmekte sorun olan bir nesille karşı karşıyayız. Sosyal medyanın kullanım şekli de bunun en güzel örneklerinden biri, öfke boşaltma aracı olarak kullanılıyor. Günlük hayatta gördükleri bir kişiye söyleyemeyecekleri sözleri ekran aracılığıyla aktarıyorlar. Bu riskleri yönetmenin yolu bilinçli internet kullanımıdır” dedi. Yeşilay Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı (TBM) kapsamında her yıl 8 mil- yon öğrenciye ve 3 milyon yetişkine teknoloji bağımlılığı konusunda farkındalık kazandırır- ken, Sağlıklı Nesil Sağlıklı Gelecek Yetenek Yarışması ile öğrencilerde küçük yaşlardan itibaren bağımlılıklarla ilgili farkındalık oluş- turulması hedefleniyor. Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) çatısı altında da bağımlı- lara ve ailelerine ücretsiz psikososyal destek sunuluyor. Günde 3-4 saatten fazla çevrim içi oyun oy- namak bağımlılık riski taşıyor Queensland Üniversitesi Gençlerde Madde Kullanımı Araştırmaları Ulusal Merkezi’nden Prof. Dr. John B. Saunders kongrede “Oyun oynama bozukluğu: Pandemi çağının zor- luklarıyla karşılaşma” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Günümüzde oyun oynama bozukluğunda dijital devrimin ve COVID-19 pandemisinin 2 önemli etken olduğunu belir- ten Saunders şunları söyledi: “COVID-19 tüm dünyada yaşamı etkiledi, koruyucu tedbir olarak kapanmalar yaşandı. Sosyal izolasyon özellikle gençler ve yaş- lıları çok etkiledi. Anksiyete bozuklukları, depresyon, travma sonrası stres bozukluğu yaşayanlar oldu. Oyun endüstrisi bu dö- nemde ‘farklı yerlerde ama birlikte oynama’ gibi söylemlerle faaliyetlerini sürdürdü. Mart 2020’den itibaren oyun kullanıcılarının Ame- rika’da 28 milyon, İngiltere’de 8,6 milyon arttığını görüyoruz. Mobil oyun kullanıcıla- rına baktığımızda ise Amerika’da yüzde 28, İngiltere’de yüzde 50, Güney Kore’de yüzde 34 ve Almanya’da yüzde 25 artış var. Üstelik kullanıcıların yarısından fazlası daha sonra da oyun oynamaya devam edeceğini söy- lüyor; yani bu artış dönemsel bir artış değil; ancak burada önemli olan bu aktivitenin ne zaman tehlikeli ve riskli hale geldiği. Araş- tırmalar günde 3-4 saatten fazla çevrim içi oyun oynamanın risk taşıdığını gösteri- yor. Bunun dışında akademik performans, Haber Yeşilay’ın bu yıl 5’inci kez düzenlediği Ulusla- rarası Teknoloji Bağımlılığı Kongresi’ne yurt- dışından 16, toplamda 36 konuşmacı katıldı. Teknoloji bağımlılığının ekran kullanımından sosyal medyaya, çevrim içi oyunlardan ku- mara ve pandeminin etkilerine kadar pek çok farklı açıdan ele alındığı kongre 2 gün sürdü. Kongre kapsamında konuşan 4 ana konuş- macı COVID-19 ve oyun oynama bozuklukları, sağlıklı oyun oynama alışkanlıkları ve bağımlı- lıklar, teknoloji bağımlılığını önlemenin yolları ve oyun içi harcamaların bağımlılıklara etkisi i konularını ele aldı. Teknoloji kullanımının bir noktaya kadar ihtiyaç olduğunu belirten Ye- şilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk, “Biz çocuk ayaklandığı andan itibaren onu ekranla, telefonla, tabletle tanıştıran bir nesil görüyoruz. Dolayısıyla da özellikle 2 yaşından itibaren çocuklar ve 30 yaşa kadarki genç yetişkinlerin risk altında olduğunu söyleyebili- riz” ifadelerini kullandı. Yeşilay, 5. Uluslararası Teknoloji Bağımlılığı Kongresi’ni dünyadan ve Türkiye’den 5. Uluslararası Teknoloji Bağımlılığı Kongresi alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçek- leştirdi. Dijital bağımlılıklar, COVID-19 döne- minin etkileri, oyun ve kumar bağımlılıkları arasındaki ilişki, sosyal medyanın ve akıllı telefonların aşırı kullanımı gibi temaların ele alındığı kongrede 16 ülkeden 16 yabancı ko- nuşmacının yanı sıra; toplamda 36 konuşma- cı yer aldı. Açılış konuşmasını Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk’ün yaptığı kongrenin ana konuşmalarını Queensland Üniversitesi Gençlerde Madde Kullanımı Araştırmaları Ulusal Merkezi’nden Prof. Dr. John B. Saunders, Lausanne Üniversitesi Psikoloji Enstitüsü’nden Prof. Dr. Joel Bil- lieux, Kore Katolik Üniversitesi Uijongbu St.Mary’s Hastanesi’nden Prof. Dr. Hae Kook Lee ve Flinders Üniversitesi’nden Doç. Dr. Daniel King gerçekleştirdi. Kongrenin açılış konuşmasında Yeşilay’ın teknoloji bağımlılığı konusundaki çalışmalara ve araştırmalara öncülük ettiği ve bu alandaki çalışmaları yakından takip ederek gelişen riskleri erken fark ettiğini ve bu kapsamda Dijital Biz 48 Dijital Biz 49

Sayfa 50 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 bağımlılığını önlemek için dijital hayatla ger- çek hayat arasında denge kurulması, birey- lerin ve endüstrilerin çıkarlarının bir denge içinde gözetilmesi ve bu bağımlılık alanına özel stratejilerle hem önleyici hem de tedavi edici alanda adımlar atılması gerekiyor” ifa- delerini kullandı. Oyun içi harcamalar oyun oynama bozuk- luğunun bir parçası olabilir “Çevrim içi oyunlarda yağmalayarak para kazanma” başlıklı konuşmasına COVID-19 pandemisinin oyun sektörünü büyüttüğünü belirterek başlayan Flinders Üniversite- si’nden Doç. Dr. Daniel King, oyun içi harca- malarla ilgili konuşmasında şunları söyledi: “Geleneksel oyunlara baktığımızda etki- leşime dayalı, karar vermeyi destekleyen, gerçek bir ödülün olduğu, belli yetenekler gerektiren bir mekanizma görüyoruz. Kuma- rın tanımında ise değerli bir şeyi riske atma, yarış ya da şans unsuru ve belirli bir değer- de kazanç elde etme durumu söz konusu. Bugün en çok oynanan dijital oyunlara baktı- ğımızda hem oyunların hem de kumarın belli özelliklerini taşıdıklarını görüyoruz; ancak oyun içi harcama mekanizması kumardan çok daha karışık şekilde işliyor. Oyun endüs- trisi oyun içi harcamaları teşvik etmek ama- cıyla farklı stratejiler kullanıyor. Üstelik kulla- nıcı ile oyun endüstrisi arasında ciddi bir bilgi eşitsizliği söz konusu. Endüstri kullanıcının oyun alışkanlıklarını, harcadığı zamanı, ge- nel olarak oyun içi harcama trendini biliyor ve buna göre yönlendirmeler yapıyor. Ve bura- larda harcanan çok ciddi miktarlar söz konu- su. Örneğin, bir kullanıcı oyundaki liderliğini koruyabilmek için 2 milyon dolar harcamıştı. Gençler de ailelerinin kredi kartlarıyla har- cama yaparak onları çok ciddi borçlar altına sokabiliyor. Avustralya’da 8-17 yaş arası her 3 gençten 1’i oyun içi harcama yapıyor.” Oyun içi harcamaların oyun oynama bozuklu- ğunun bir parçası olabileceğine değinen King, “Oyun oynama bozukluğuna sahip kullanıcı- lar, tedavi olduklarında oyun oynamayı dur- durmak değil kontrol altına almak istiyorlar. Yüzde 30’u ise tedaviyi sürdürmüyor. Bu bozukluğa sahip olanların tedavi sürecinde depresif hislerinde de artış olduğunu görü- yoruz; çünkü oyunlar dışında bir duygusal dengelenme kaynakları bulunmuyor” dedi. 2 gün boyunca 7 farklı oturumda her yönüyle teknoloji bağımlılığı konuşuldu Kongrenin ilk günü Hindistan Ülke Yeşilayı Başkanı Saiju Hameed başkanlığında ger- çekleşen oturumda Matthew Browne “SF-D6 eğilim puanı ağırlıklandırma paradigması kullanarak kumar sorunları ve zararları için sağlık fayda ölçümleri”, Sally Gainsbury “Web sitesi tasarım özellikleri: Riskli çevrim içi kumarda sosyal ipuçları, düzenleyici ipuç- ları, kumar etkinliği ve tüketici koruma uygu- lamalarının rolü”, Atul Ambekar “COVID-19 ve bağımlılık tedavisi: Hindistan’dan bakış” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi. T.C. Cumhurbaşkanlığı Sosyal Politikalar Ku- rulu Üyesi ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Vedat Işıkhan başkan- lığında gerçekleşen ikinci oturumda, Zsolt Demetrovics “Oyun oynama ve Dikkat Eksik- liği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB): İki geniş ölçekli araştırmadan sonuçlar”, Yankı Yazgan “Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) ve dijital oyunlar” ve Daria Kuss “Daima çev- rim içi - Bir varoluş biçimi olarak sosyal ağ kurma” başlıklarıyla sunum yaptı. İlk günün Nijerya Ülke Yeşilayı Başkanı Al- Haji Audi Kongila Mohammed başkanlığında yapılan son oturumunda ise Marc Potenza “COVID-19 sırasında oyun oynama, pornog- rafi izleme ve internet kullanımının problemli biçimleri”, David Hodgins “Ne kadarı çok! Uluslararası verileri kullanarak düşük riskli kumar oynama kuralları oluşturma” ve Daniel Spritzer “Oyun oynamada mikro hareketler” konularını ele aldı. Kongrenin ikinci günü Malezya Ülke Yeşilayı Başkanı Ahmad Mohammed Fairuz’un baş- kanlığını üstlendiği oturumla başladı. Otu- rumda Dünya Sağlık Örgütü’nden Natacha Carragher “COVID-19’un problemli oyun ve Haber anksiyete, depresyon, otizm spekturum bozukluğu, ebeveyn ilişkilerinde bozulma- lar gibi belirtiler de ortaya çıkabiliyor. Oyun oynama üzerinde kontrol kaybolduğunda, oyuna verilen önem arttığında ve kişi negatif sonuçlarına rağmen oyun oynamaya devam ettiğinde biz bunu artık oyun oynama bozuk- luğu olarak tanımlıyoruz.” Tedavide amacın oyun dışı internet kullanım alışkanlığını sürdürmek olduğuna değinen Saunders, COVID-19 döneminde aktivite pla- nı yapmak, düzenli uyku ve sağlıklı beslen- me, düzenli egzersiz, stres azaltma teknik- lerini öğrenme, çocukların elektronik aletlere erişimini planlama, çevrim içi oyun sürelerini sınırlama gibi tekniklerin önleyici çalışmalar açısından önemli olduğunu vurguladı. Uzaktan eğitim döneminde öğrencilerin yüzde 65,5’inin dijital medya kullanımı arttı COVID-19 pandemisinin ruh sağlığı üze- rindeki etkilerini “COVID-19 ve aşırı dijital kullanım: Mevcut durum ve önleme stratejisi” başlıklı sunumunda anlatan Kore Katolik Üni- versitesi Uijongbu St. Mary’s Hastanesi’nden Prof. Dr. Hae Kook Lee şöyle konuştu: “COVID-19 hastalığına yakalanma endişesi zamanla düşüyor ancak depresyon, anksi- yete ve intihar eğiliminin zamanla arttığını görüyoruz. Kore’de yapılan bir araştırmaya göre 2018 yılına oranla depresyonda 6 kat ve intihar eğiliminde 3,5 kat artış var. Bu durum yakın ilişkilerin kurulamamasından ve sosyal hayatın bitmesinden kaynaklanıyor. Bireyler hazzı çevrim içi alanlarda aramaya başlıyor ve burada da bağımlılık riski ortaya çıkıyor. Yine Kore’de yapılan bir araştırmada akıllı te- lefon kullanıcılarının yüzde 44,3’ü ve çevrim içi oyun oynayanların yüzde 24,4’ü bu aktivi- telere ayırdıkları zamanın arttığını belirtiyor. Bu artışın özellikle 20’li yaşlardaki bireylerde meydana geldiği görülüyor. Uzaktan eğitim nedeniyle öğrencilerin bilgisayar karşısında daha uzun zaman geçirmesi, onlar açısından da riski artıyor. Öğrencilerin yüzde 65,5 dijital medya kullanımının arttığını ifade ediyor. Kız öğrenciler akıllı telefon ve alışverişe yönelir- ken, erkek öğrenciler ise çevrim içi oyunlar ve yetişkin içerikleriyle daha fazla zaman geçiriyor.” Ruhsal problemleri olan bireylerin teknoloji bağımlılığı riski geliştirme riskinin de daha fazla olduğunu vurgulayan Lee, “Teknoloji Dijital Biz 50 Dijital Biz 51

Sayfa 52 — dergide görüntüle

Haber kumar oynama üzerindeki etkisini değer- lendirme: Uluslararası bir kilit bilgi kaynağı anketinin sonuçları”, Sophia Achab “Oyun oynama bozukluğunun yol açtığı halk sağlığı sorunlarını hafifletme” ve Jiang Long “Oyun oynama bozukluğuna dair Çin Ulusal Sağlık Komisyonu tarafından yakın zaman önce yayımlanan ulusal klinik kılavuzlar ve uzman konsensüsü” başlıklı sunumlarını yaptı. Türkiye Yeşilay Cemiyeti Bilim Kurulu Başka- nı Prof. Dr. Peyami Çelikcan başkanlığındaki oturumda Cam Adair “Ready Player 2021: Oyun oynama bozukluğu, akış ve elektronik sporlar”, Prof. Dr. Kemal Sayar ve Berna Ya- laz “Sanal yorgunluk”, Doç Dr. Orhan Gürsu “Teknoloji bağımlılığı ile mücadelede din” konularını ele alırken; başkanlığını Türkiye Yeşilay Cemiyeti Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Balcı’nın üstlendiği oturumda Prof. Dr. Kültegin Ögel “İnternet bağımlılığının teda- visinde iyi ve kötü haberler”, Prof. Dr. Gül Karaçetin “İnternet oyun oynama bozukluğu olan çocuk ve ergenlerde ebeveyn tutumla- rı” ve Dr. Mehmet Dinç “Çocuk ve gençlerin sanal dünyası: Ebeveynler ve eğitimciler için bir rehber” konularında konuştu. Kongrenin Türkiye Yeşilay Cemiyeti Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Osman Tolga Arıcak başkanlığındaki son oturumda ise Dr. Şa- hin Bayzan “Aşırı sosyal medya kullanımı: Türkiye’de ve dünyada mevcut durum”, Hakan Çetin ve Melike Şimşek “Yeşilay’ın teknoloji bağımlılığını önleme ve müdahale çalışmaları”, Dilan Dolan ve Nisa Nur Peker “Teknoloji bağımlılığına genç bakış” başlıklı sunumlarını yaptı. 2 gün boyunca devam eden kongrede ayrı- ca İstanbul, İzmir ve Bolu’’da farklı liselerde öğrenim görmekte olan beş lise öğrencisi internet ve teknolojiyle ilgili davranışsal ba- ğımlılıkların özgül yüzlerine ilişkin çeşitli su- numlar yaptılar. Ahmet Keçeci “Oyun oynama bozukluğuna genç bakış”, Asude Güvener ve Zehra Miray Özge Türkmen “Sosyal medya kullanımına genç bakış”, Ertuğrul Tunç “Tek- noloji bağımlılığıyla teknoloji yoluyla müca- dele” ve Özge Türkmen “Okul öncesi dönem çocuklarında teknoloji kullanımı” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdiler. Dijital Biz 52

Sayfa 54 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 ‘Önümüzde 3 yıl var ve bu 3 yılda çok farklı etkinlik ve organizasyonlar yapacağız. Zor- lu geçen pandemi süresinde çeşitli çalışma yaptık. Kardeş STK’ların yaptığı çalışmalara da her zaman destek olduk. Bunları önümüz- deki dönemde de devam ettireceğiz. Yeni dönemde genç arkadaşlarımıza derneğin yönetimine katılma fırsatı sunduk. Onlarla birlikte BMD için yeni bir dönem başlıyor.’ Haber Bilişim Medyası Derneği BMD 11. Olağan Genel Kurulu, 23 Haziran tarihinde İstan- bul’da gerçekleştirildi. Dernek Başkanı olarak seçilen Musa Savaş yeni yönetim kurulunu da tanıttı. Bilişim Medyası Derneği (BMD) 11. Olağan Genel Kurulu, 23 Haziran 2021 tarihinde İs- tanbul’da bulunan İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji Merkez Kampüsü’nde gerçekleştirildi. Genel kurula birçok üye katılırken tek liste ile seçi- me giren Musa Savaş yeniden başkan olarak seçildi. Genel Kurul öncesinde bir konuşma yapan İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji Yönetim Kurulu ve Kurucu Temsilcisi Serhat Özeren, 2021-2022 eğitim-öğretim yılına dair değer- lendirmelerde bulunarak eğitim ve teknoloji dünyasına dair değerli görüşlerini paylaştı. “İTÜ ETA Vakfı Doğa Koleji olarak bilişim ve teknolojiye özel bir önem veriyoruz. Bilişim Medyası Derneği Yeni Yönetim Kurulu Seçildi Bu konuda öğrencilerimizin eğitimi için hiç- bir fedakarlıktan kaçınmıyoruz. Bilişim ve teknoloji yazarlarının temsilcisi olan Bilişim Medyası Derneği de bizim için ayrıca önemli. Önümüzdeki dönemde onlarla da çeşitli iş birlikleri yapacağız. Bilişim Medyası Genel Kurulu’nu ve dernek üyelerini merkez kampü- sümüzde ağırlamaktan gurur duyuyoruz.’’ Seçimlerin ardından yeni yönetim kurulu da belirlendi. Buna göre Yıldıray Akkaya ve Mu- rat Pehlivan Başkan Yardımcısı olurken, Öz- gür Çetin Genel Sekreterlik görevine getirildi. Cem Sünbül sayman, Cem Kıvırcık ve Ürün Dirier ise yönetim kuruluna üye olarak seçildi. Genel kurul sonrasında açıklama yapan baş- kan Musa Savaş, başta son yönetim olmak üzere bugüne kadar derneğe emeği geçen herkese teşekkür ederek şunları söyledi: Dijital Biz 54 Dijital Biz 55

Sayfa 56 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 ‘Önümüzde 3 yıl var ve bu 3 yılda çok farklı etkinlik ve organizasyonlar yapacağız. Zor- lu geçen pandemi süresinde çeşitli çalışma yaptık. Kardeş STK’ların yaptığı çalışmalara da her zaman destek olduk. Bunları önümüz- deki dönemde de devam ettireceğiz. Yeni dönemde genç arkadaşlarımıza derneğin yönetimine katılma fırsatı sunduk. Onlarla birlikte BMD için yeni bir dönem başlıyor.’ 5G’ye yatırım yapmayı planlıyor. Katılımcıların %64’ü 5G stratejilerine hitap ede- cek doğru hizmet sağlayıcıyı bulmakta güçlük çekildiğini belirtiyor. Katılımcıların %74’üne göre, hizmet sağlayıcıların güçlü bir yatırım çer- çevesi oluşturabilmek için tutarlı bir 5G vizyonu sunmaları gerekiyor. 5G hizmet sağlayıcısı se- çimi konusunda şirketlerin öncelikleri arasında; yalnızca teknolojik fayda sağlamanın yerine iş birliği yaklaşımı (%79) ve uçtan uca çözümler sunulması (%30) yer alıyor. Telekomünikasyon operatörleri dijital dö- nüşüm uzmanlıklarını geliştirmeli Araştırmaya katılan şirketlerin yalnızca %18’i telekomünikasyon operatörlerini dijital dönü- şüm uzmanı olarak tanımlıyor. Araştırmada; organizasyonların 5G’yi dönüşüm gündemle- rinin üst sıralarına taşımaları ile birlikte dijital dönüşüm yetkinliklerinin geliştirilmesi gerek- tiğine vurgu yapılıyor. Araştırma katılımcıları- nın %51’i BT hizmetleri, %65’i ise uygulama/ platform sağlayıcılarını dijital dönüşüm uz- manları olarak görüyor. Katılımcılara 5G’ye ilişkin en önemli öncelikleri sorulduğunda, %36’sı 5G’nin diğer yeni gelişen teknolojilerle olan ilişkisini keşfetmek olduğunu ifade ediyor. Bununla birlikte %38’i 5G’nin mev- cut teknolojiler ve süreçlerle entegrasyonunun en önemli güçlük olduğunu belirtiyor. EY Türkiye Risk Danışmanlığı Hizmetleri ve Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon Sek- tör Lideri Emre Beşli araştırma sonuçları ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Organizas- yonlar 5G, IoT ve diğer yeni gelişen tekno- lojilerin barındırdığı potansiyelin farkında, ancak hizmet sağlayıcıların yetkinlikleri ile ilgili bazı endişeler bulunuyor. Telekomüni- kasyon operatörlerinin dönüşüm uzmanlık- larını geliştirici adımlar atmaları bekleniyor. Şirketler iş ortağı olarak hareket edecek ve uçtan uca çözüm sağlayacak tedarikçilere ihtiyaç duyuyorlar. Bunun gerçekleşmesi için operatörler, 5G’nin sağlayabileceği iş modeli yapılandırma imkânlarına odaklanırken, yeni ekosistem pozisyonlarını da keşfetmeliler” Asya-Pasifik 5G yatırımlarında önde Araştırma sonuçları Asya-Pasifik Bölge- si’ndeki şirketlerin 5G yatırımlarında Amerika ve Avrupa’dakilere göre önde olduğunu gös- teriyor. Asya-Pasifik şirketlerinin %78’i 5G’ye ya hâlihazırda yatırım yapıyor ya da 2-3 yıl içinde yatırım yapmayı planlıyor. Söz konu- su oranın hem Amerika hem de Avrupa’da %71 olduğu görülüyor. Öte yandan araştırma sonuçlarına göre; Covid-19 pandemisi Asya- Pasifik’teki şirketlerin %27’sinin 5G ve IoT’a olan ilgisini artırırken, bu oran Amerika’da %13, Avrupa’da ise %15 seviyesinde. Araştırma sonuçları genel olarak bakıldığın- da Avrupa’daki şirketlerin 5G’nin potansiye- linin farkına varmada diğer bölgelere göre geride kaldığını ortaya koyuyor. Avrupa’da şirketlerin %70’i, Amerika’da %75’i, Asya-Pa- sifik’te ise %80’i 5G’nin iş süreçlerinin merke- zinde yer alacağını öngörüyor. “Tüm işletmeler genelinde 5G ve IoT’a açık bir ilgi olduğunu görüyoruz” diyen Emre Beş- li, “Bu ortamda hizmet sağlayıcıların kendi- lerini müşterilerinin iş ortağı olarak yeniden konumlandırmaları gerekiyor. Bununla birlikte 5G ile daha fazla değer yaratılabilmesi için her bir şirkete özel çözümler üretilmesi şart” değerlendirmesine bulundu. Haber • EY Endüstrilerin Geleceği 2021 Araştır- ması’na göre pandemi şirketlerin 5G ve IoT’a olan ilgilerini artırdı. • Şirketler 5G’nin gelecek 5 yıllık içinde süreçlerin yeniden yapılandırılmasında bir fırsat oluşturacağını öngörüyor. • Şirketler 5G stratejilerine hitap edecek doğru hizmet sağlayıcıyı bulmakta güçlük çekiyor. Uluslararası denetim ve danışmanlık şirketi EY (Ernst & Young), global teknoloji, tüketici ve enerji şirketlerinin yeni nesil mobil iletişim teknolojisi 5G ve nesnelerin internetine (IoT) ilişkin plan ve stratejilerini incelediği Endüs- trilerin Geleceği 2021 Araştırması’nın so- nuçlarını açıkladı. Araştırma, ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Hindistan, Avustralya, Çin, Japonya, İsviçre, Birleşik Arap Emirlikleri Pandemi 5G ve IoT’a İlgiyi Artırdı ve Avusturya olmak üzere 11 ülkeden 1.012 global şirkete ilişkin bulgular içeriyor. Araştırma sonuçlarına göre; Covid-19 pande- misi şirketlerin %71’nde mevcut dijital dönü- şüm planlarını hızlandırdı, %52’sinin 5G ve IoT’a olan ilgisini artırdı. Şirketlerin %74’ünde ise 5G’nin gelecek 5 yıllık içinde süreçlerin yeniden yapılandırılması için bir fırsat oluştu- racağı öngörülüyor. Katılımcılarının %65’i yeni gelişen teknoloji- lerin pandeminin etkilerinden toparlanılma- sında kritik bir rol oynayacağını ifade ediyor. Buna karşın şirketlerin çoğunun uygulama- ya geçmede temkinli davrandığı görülüyor. Araştırma sonuçlarına göre şirketlerin yalnız- ca %17’si hâlihazırda 5G’ye yatırım yapıyor. Bununla birlikte %73’ü gelecek 3 yıl içinde Dijital Biz 56 Dijital Biz 57

Sayfa 58 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 Bu ticari 5G ivmesinin, COVID-19 sonrası eko- nomik toparlanmanın önemli bir bileşeni olarak bağlantının artan rolüyle güçlenerek önümüz- deki yıllarda da devam etmesi bekleniyor. Kuzey Doğu Asya’nın 2026 yılına kadar tah- mini 1,4 milyar 5G abone sayısıyla en büyük paya sahip olması bekleniyor. Kuzey Ameri- ka’nın yüzde 84 ve Körfez Arap Ülkeleri İşbir- liği Konseyi bölgesinin yüzde 73 5G abonelik oranıyla en yüksek 5G abonelik penetrasyo- nunu oluşturmaları bekleniyor. Ericsson’ın Şebekelerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Fredrik Jejdling konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Ericsson Mobilite Raporu’nun 20’nci sürümü; Çin, ABD ve Gü- ney Kore gibi öncü pazarlardaki yayılım ve kapsama genişlemesiyle önemli bir kilometre taşına ulaşarak 5G’nin bir sonraki aşaması- na geçtiğimizi gösteriyor. Artık ileri düzey 5G kullanım örneklerini gerçeğe dönüştürme ve vaatleri yerine getirme zamanı. İşletmeler ve toplumlar, 5G ile desteklenen dijital dönüşü- mün kritik bir rol oynadığı pandemi sonrası bir dünyaya da hazırlanıyor.” Akıllı telefonlar ve videolar mobil veri tra- fiğini artırıyor Veri trafiği her yıl büyümeye devam ediyor. Bir exabayt (EB), 1.000.000.000 (1 milyar) gigabayttan (GB) oluşuyor. Küresel mobil veri trafiği (sabit kablosuz erişim (FWA) tarafın- dan oluşturulan trafik hariç) 2020’nin sonun- da aylık 49 EB’yi aştı ve yaklaşık beş kat büyüyerek 2026’da aylık 237 EB’ye ulaşması bekleniyor. Şu anda bu trafiğin yüzde 95’ini taşıyan akıllı telefonlar da her zamankinden daha fazla veri tüketiyor. Dünya genelinde akıllı telefon başına ortalama kullanım artık aylık 10 GB’yi aşıyor ve 2026’nın sonunda aylık 35 GB’ye ulaşacağı tahmin ediliyor. 5G İletişim Servis Sağlayıcıları, Sabit Kab- losuz Erişimin yayılmasında ön saflarda yer alıyor COVID-19, dijital dönüşümü hızlandırıyor ve güvenilir, yüksek hızlı mobil geniş bant bağlantısının önemini ve ihtiyacını da artırı- yor. Son rapora göre, 5G hizmeti vermeye başlayan on iletişim servis sağlayıcısından (CSP) neredeyse dokuzu, fiber penetrasyo- nunun yüksek olduğu pazarlarda bile sabit kablosuz erişim (FWA) hizmeti (4G ve/veya 5G) sunuyor. Bu, raporda 2026 yılında 7 kat büyüyerek 64 EB’ye ulaşacağı tahmin edilen sabit kablosuz erişim trafiğinin karşılanması için büyük önem taşıyor. Kitlesel IoT alanında büyük yükseliş Kitlesel IoT (Nesnelerin İnterneti) teknolojileri (NB-IoT ve Cat-M bağlantılarının 2021’de neredeyse yüzde 80 artarak yaklaşık 330 milyon) bağlantıya ulaşacağı tahmin ediliyor. 2026 yılında bu teknolojilerin tüm hücresel IoT bağlantılarının yüzde 46’sını oluşturacağı tahmin ediliyor. Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi Böl- gesine Yakından Bakış Rapor, devlet destekli dijital girişimlerin hem teknolojik inovasyonları hem de 5G alımları- nı hızlandırdığı Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi pazarlarından alınan istatistikleri içeriyor. Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konse- yi bölgesi pazarları, 2019 yılında ticari 5G hizmetlerini başlatan dünyadaki ilk pazarlar arasında yer aldı. 2026 yılına kadar dünya genelinde en yüksek ikinci 5G pazar penet- rasyonunu oluşturmaları ve toplam 5G abone sayısının 62 milyona ulaşması bekleniyor. Ericsson Mobilite Raporu aşağıdaki dört öne çıkan makaleyi içermektedir: • T-Mobile çok bantlı bir strateji izliyor • İşletmeler 5G’yi Kablosuz WAN temeli üze- rine kuruyor • Yapay Zekâ: Karmaşık 5G dünyasında müşteri deneyimini geliştirme • 5G iç mekân kaplamasını planlama: Temel kurallardan istatistiklere ve yapay zekâya Haber • Abone sayısı her gün 1 milyon artan 5G, tarihin en hızlı kabul gören mobil nesli olma yolunda hızla ilerliyor. • Çin, Kuzey Amerika ve Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi pazarları abone sayısı açısından başı çekiyor, Avrupa ise yavaş bir başlangıç yapıyor. • 5G cihazına sahip 5G abone sayısı 2021 yılının ilk çeyreğinde 70 milyon artarken toplam abone sayısının yıl sonunda 580 milyona ulaşması bekleniyor. Ericsson (NASDAQ: ERIC), her gün yaklaşık 1 milyon abonenin eklenmesiyle toplam 5G abone sayısının 2021 yılının sonunda 580 milyonun üzerine çıkacağını tahmin ediyor. Ericsson Mobilite Raporu’nun 20. sürümünde yer alan tahmin, 5G’nin en hızla kabul gören mobil nesil olacağı beklentisini güçlendiriyor. 5G abone sayısının 2026 yılının sonuna 2021 Yılında 5G Abone Sayısı 500 Milyonun Üzerine Çıkacak kadar yaklaşık 3,5 milyara ulaşması ve nüfu- sun yüzde 60’ını kapsayacağı öngörülüyor. Bununla birlikte, kabul görme hızı bölgeye göre büyük ölçüde değişiyor. Yavaş bir baş- langıç yapan Avrupa, 5G yayılma hızında Çin, ABD, Kore, Japonya ve Körfez Arap Ül- keleri İşbirliği Konseyi pazarlarının gerisinde kalmaya devam etti. 5G’nin aynı kilometre taşına 4G LTE’den iki yıl önce ulaşarak bir milyar abone sayısını geçmesi bekleniyor. Bunun arkasındaki en önemli faktörler arasında Çin’in 5G’ye daha fazla öncelik vermesi ve ticari 5G cihazları- nın daha erken piyasaya sunulması ve bu cihazların ucuzlayarak daha uygun fiyatlı hale gelmesi yer alıyor. Halihazırda 300’ün üzerinde 5G destekli akıllı telefon modeli duyurulmuş veya ticari olarak piyasaya sü- rülmüş durumda. Dijital Biz 58 Dijital Biz 59

Sayfa 60 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 Üyesi Doç. Dr. Deniz Kantur ise araştırmacı olarak görev aldı. TÜBİTAK’ın destek verdiği projede zaman ve/veya mekân esnekliğiyle çalışma yönetim standartlarını geliştirerek, Türkiye iş yaşamına bir uygulama modeli ve rehberi sunmak hedeflendi. Projenin tüm fazlarında toplam 81 özel sektör ve kamu kurumu ile sektörel sivil toplum ör- gütü katılımcı oldu. Projenin nitel fazında 27 kurumdan 53 üst düzey yönetici ile derinle- mesine, yarı yapılandırılmış, çevrim içi (on- line) mülakatlar gerçekleştirildi. Mülakatlara toplam 26 insan kaynakları yöneticisi ve 27 operasyondan sorumlu yönetici katıldı. Akar- yakıt, gaz, üretim, enerji, metal, ilaç, kimya, kozmetik, havacılık, seyahat, turizm, teknolo- ji, telekomünikasyon, moda, hazır giyim, ban- ka, sigorta, finans sektörlerinden katılımcılar ile yapılan mülakatlar en az 27,53 dakika, en fazla 58,34 dakika, ortalama 41,34 dakika sürdü. Araştırmada evden çalışma, uzaktan çalışma, merkezi ofisten başka bir yerde çalışma, başka şehirden ve ülkeden çalışma gibi esnek çalışma modelleri ön plana çıktı. Butik ofisler geliyor Araştırmada pandemi öncesine göre işye- rinden çalışanların oranı yüzde 39,6 düştü. Mekân esnekliğiyle çalışanların oranı yüzde 35,6 arttı. Dönüşümlü çalışma nispeten daha az tercih edilen bir uygulama olarak gözlem- lendi. Metal sektöründeki bir işletmenin yöne- ticisi, şık ve yüksek maliyetli bina yatırımla- rından vaz geçileceğini, ge daha saha odaklı ve butik ofislerin gündeme geleceğini söylü- yor. Şehir sınırlarının kalkmasının ötesine ge- çen bir uygulama da başka ülkeden çalışma. Moda sektöründen bir yönetici başka ülkeden çalışma esnekliği hakkında olumlu tutumunu şöyle ifade ediyor: “Mesela şu anda benim İngiltere’deki dokuz tasarımcımın dokuzu da evden çalışıyor. Buraya getirmeme gerek yok; kreatif bir dünya, evden de yapabiliyor.” Modelleme acilen başlatılmalı Yöneticiler ve çalışanlar arasındaki karşılıklı güven, esnek çalışmadaki ana belirleyiciler arasında altı çizilen bir değer. Güveninin pekiştiricileri arasında ise yöneticilerin çalı- şanlarına yönelik destekleyici yaklaşımı ve üst yönetimin esnek çalışmaya yönelik olum- lu tutumu ile özellikle kriz koşullarında sürece olan hakimiyeti yer alıyor. Araştırmanın ne amaç ile hazırlandığı hakkında bilgi veren Doç. Dr. İdil Işık, “Esnek çalışma süreçle- ri için özelleştirilecek bir modelleme acilen başlatılmalı. Projemizde bu rapor ile şu ana kadar aktardığımız bulgulardan hareketle, esnek çalışma sürecini bir yönetim sistemati- ği ile ele alırken dikkat edilmesi gereken pek çok husus hakkında ip uçları elde ettik. Bul- guları, iş/örgüt psikolojisi, yönetim ve orga- nizasyon ve iş hukuku alanlarını kapsayarak disiplinler arası bir şekilde harmanlayarak, esnek çalışma için bir yönetim sistemi stan- dardının esaslarını tanımlayabildik. Model- lemenin kapsamı çok iyi tarif edilmeli. Dahil edilen faaliyetler ve hizmet edeceği hedef kitleler (kişi, kurum, sektör vb.) net olmalı. Sınırları çok iyi çizilmeli. Standardın kapsamı dışında kalan konular ve hedef kitleler de net olmalı. İçerik, kurallar ve koşullar, bu dokü- manın yasal mevzuatın üzerine çıkamayaca- ğı dikkate alınarak belirlenmeli” dedi. Haber Esnek çalışma modeli artık her işveren ile çalışanın hayatında önemli bir konu- ma geçti. TÜBİTAK’ın desteğiyle İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından yürütülen “Esnek Çalışma Yönetim Sistemi Geliş- tirme Projesi” kapsamında yapılan araş- tırma sonuçlarında, yeni normalleşme dönemiyle çalışma şekillerinin değişken- lik gösterdiği vurgulandı. Araştırmada özellikle uzaktan çalışma, başka şehir ve ülkeden çalışma ile butik ofislerin günde- me alınacağı belirtildi. Yeni normalleşme dönemiyle çalışma hayatı da değişmeye başladı. Her yaştan çalışanın sosyalleşme alanı olarak gördüğü çalışma yerleri, pandeminin etkisiyle değişime girdi. Salgın döneminde oldukça popüler olan esnek çalışma modeli sosyalleşmenin de çok büyük bir ihtiyaç olduğunu ortaya çıkardı. Bu süreçte iş toplantıları dışında da sosyal amaçlı çevrim Pandemi Bitse de Esnek Çalışma Kalıyor içi aktivitelerin sayısı arttırıldı. Özellikle üst yönetim ve çalışanın bağlı olduğu yöneticiler etkili iletişim yoluyla belirsizlik hissini azalttı. Esnek çalışma uygulamaları; çalışanların fiziksel sağlığı ve psikolojik iyi oluşu, çalışan bağlılığı, çalışan ve organizasyon verimliliği, iş sürekliliği, işveren markası ve itibarı gibi hem işveren hem de çalışan açısından olum- lu katkıları sundu. Mülakatlar 27 kurumdan yöneticiyle yapıldı İstanbul Bilgi Üniversitesi Örgütsel Psikoloji Yüksek Lisans Program Direktörü Doç. Dr. İdil Işık tarafından yürütülen “Esnek Çalışma Yönetim Sistemi Geliştirme Projesi” kapsa- mında yapılan araştırmada, Karşılaştırmalı İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Prof. Dr. Kübra Doğan Yenisey ve İşletme Fakültesi Öğr. Dijital Biz 60 Dijital Biz 61

Sayfa 62 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 sağlanabilmesi için, şirketler nezdindeki bu eylemlerin daha yaygın ve talebin daha sağ- lam olması gerekiyor. Bu şartlar söz konu- su olduğunda, sektörler bazında en büyük verimlilik artışının yüzde 2’lik oranla, sağlık hizmetlerinde yaşanmasını bekliyoruz. Bu artışın arkasında, uzaktan sağlık uygulama- larının yaygınlaştırılması yer alıyor. Dijital ve sanayileşmiş yöntemlerin daha hızlı benim- senmesiyle inşaat alanında da benzer bir potansiyel var. Bunların yanı sıra dijital araç- lara, hizmetlere artan talep nedeniyle, bilgi teknolojileri sektörünün ve özellikle büyüyen e-ticaret sayesinde yıldızı parlayan pera- kende sektörünün de 2024’e kadar yüksek verimlilik potansiyelini koruyacağını öngörü- yoruz” dedi. Dijitalleşmeyi hızlandıran lider şirketlerle diğerleri arasındaki makas açılıyor McKinsey uzmanları, verimlilik artışındaki potansiyelin yanı sıra pandeminin ekonomik zorluklarının ve şirketlerin tepkilerinin, uzun vadede devam edecek şiddetli talep düşüşle- rine neden olabileceğine de raporda yer ve- riyor. Bugüne kadar şirketlerin yüzde 60’ının faaliyetlerinde, üretimlerindeki artıştan ziyade verimliliğe öncelik verdiğini gösteren rapor; dijitalleşmeyi ve otomasyonu hızlandıran li- der şirketlerle, diğerleri arasındaki uçurumun daha da genişlediğini ortaya koyuyor. Bunun yanı sıra uzun vadede istihdam ve gelir üze- rindeki baskıların; tüketimi ve yatırımı engel- lemesi riski bulunuyor. Yatırım yapamayan ve büyümekte zorlanan şirketlerin sayısı çok olursa, verimlilik artışı düşük kalabilir. Genel olarak, önlem alınmazsa, 2024’te; potansiyel arz ile temel talep arasında, yüzde 6’lık bir boşluk oluşabilir ve bunun mali değeri yakla- şık 2 trilyon doları bulabilir. McKinsey & Company raporda; şirketlerin ve karar merciindeki yetkililerin ele almaları gere- ken üç temel soruna dikkat çekiyor. Verimliliği potansiyel olarak artırabilecek yeniliklerin ve diğer ilerlemelerin sürdürülmesi ve yaygın- laştırılması bunların başında geliyor. İkinci olarak ise verimlilik artışında liderlik edebi- lecek şirketlerin örnek uygulamaları hayata geçirerek; istihdamı, ortalama ücretleri ve talebi de desteklemesi gerekiyor. McKinsey uzmanlarının önceliklendirilmesini tavsiye ettiği üçüncü konunun da yatırımları hem artırmak hem de doğru yerlere yönlendirmek olduğu vurgulanıyor. Ulusal verimliliğe yön veren 8 sektör mer- cek altına alındı COVID-19 salgınının ekonomik etkileri, II. Dünya Savaşı’ndan bu yana hem arzı hem de talebi etkileyen en derin krizlerden biri olarak tarihe geçti. MGI, arz ve talep senar- yolarını; ülkeler ölçeğinde ve sektörler bazın- da araştırarak 2024’e kadar verimlilik artışı için potansiyel yolları ortaya koydu. Rapo- run hazırlanması sürecinde; ABD’deki 5 bin 500 şirket, Avrupa’nın altı büyük ekonomisi; Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, İsveç ve İngiltere incelendi. Ulusal verimlilik oranların- da belirleyici rol oynayan 8 sektör; peraken- de, bilgi teknolojileri, sağlık, bankacılık, ilaç, otomotiv, inşaat ve son olarak da seyahat, ulaşım, lojistik grubu mercek altına alındı. Ay- rıca küresel ölçekte yapılmış yeni bir yönetici anketi sonuçlarından yararlanıldı. Haber McKinsey & Company, “COVID-19 Kri- zinden Sonra Verimlilik ve Büyüme Geri Dönecek mi?” başlıklı raporunu yayınladı. Raporda, 2024 yılına kadar verimlilikte yıllık yüzde 1’lik artış potansiyeli öngörü- lüyor. Yapılan hesaplamalar, verimlilikte öngörülen bu artışın; ABD GSYH’da da kişi başı yıllık 3 bin 500 dolarlık bir yük- selme yaratacağını ortaya koyuyor. McKinsey’nin işletme ve ekonomi araştırma kolu olan McKinsey Global Enstitüsü (Mc- Kinsey Global Institute - MGI) hazırladığı raporda, 2024 yılına kadar olan dönemde, verimlilikte yıllık yüzde 1’lik artış potansiyeli öngörürken, günümüze ait verileri ve verim- lilik konusunda yaptığı 30 yıllık çalışmaların sonuçlarını dikkate alıyor. Bu oranın umut verici olduğunu belirten McKinsey uzmanla- rı, söz konusu potansiyelin, küresel finansal krizden sonra görülen verimlilik artışından Pandemi Sonrasında Verimlilik ve Büyüme iki kat daha fazlası anlamına geldiğinin altını çiziyor. Yapılan hesaplamalar, verimlilikte öngörülen bu artışın; İspanya GSYH’da kişi başı yıllık bin 500 dolar, ABD GSYH’da da kişi başı yıllık 3 bin 500 dolarlık bir yüksel- me yaratacağını ortaya koyuyor. Uzmanlar bu durumu, pandeminin yarattığı tahribatın ardından orta vadeli büyüme için olumlu bir tablo olarak değerlendiriyor. Sağlık hizmetlerindeki verimlilik artışı beklentisi yüzde 2 Dijital dönüşüm ve otomasyonun, pandemi döneminde şirketlerin verimlilik artışını daha da hızlandırdığını vurgulayan McKinsey & Company Türkiye Ülke Direktörü Can Kendi, “Çevik organizasyon yapısına geçiş ve yeni iş modellerinin uygulanması da bu konuda öne çıkan fırsat alanları arasında yer alıyor. Ancak, verimlilik artışındaki bu potansiyelin Dijital Biz 62 Dijital Biz 63

Sayfa 64 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 kavramların ve ihtiyaçların netleştirilmesi ve henüz başlangıç aşamasında olan çalışma- ların doğru yönlendirilmesine yönelik hazırla- nan bu eserin ilgilileri için faydalı bir kaynak olmasını ümit ediyor; çalışmada emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyo- rum.” Uğur Bayar: ‘İklim krizi en büyük ekono- mik risklerden biri’ WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Bayar ise şöy- le konuştu: “Günümüzde teknoloji ve inovas- yon, şehirlerde ekonomik etkinliğin artırılması ve çevre üzerindeki olumsuz etkilerin azaltıl- masında çok önemli rol oynuyor. Dünyanın gündemine iyice oturan “yeşil iyileşmenin” ana ekseni de doğa dostu teknolojiler ve bu dönüşümün ekonomik olarak da kârlı olaca- ğı. Önümüzdeki dönemin ekonomik riskle- rinin en ciddi olanı, hiç şüphesiz iklim krizi. Doğamız ve kaynaklarımız üzerindeki baskıyı akıllı yatırımlar ve teknoloji ile azaltmamız şart. Bu dönüm noktasında, kentlerimizin faaliyetlerinin çok önemli bir rol oynayacağı çok net görülüyor. Şehirlerimizin ve belediye- lerimizin bu yolculukta en değerli müttefikle- rimiz olacağına yürekten inanıyorum. WWF- Türkiye olarak geleceğin şehirlerinin doğal kaynak kullanımındaki verimliliğine ışık tutan bu kıymetli derleme raporun ortağı olmaktan mutluluk duyuyoruz.” Metin Canoğulları: ‘Dönüşümde dijital araçlar etkin kullanılmalı’ EY Türkiye Ülke Başkanı Metin Canoğulları da “Dijitalleşmenin, şehirlerimizin yaşam kali- temizi, ekonomik ve çevresel sürdürülebilirliği ve toplumsal yapının güvenliğini sağlayacak yeni perspektiflere ve uzun vadeli değer yaratmaya odaklanmasında önemli bir role sahip olacağı bir gerçek. Şehirlerimizin; dijital araçların en etkin olarak kullanıldığı “Gelece- ğin akıllı şehirlerine” evrilmesi ve barındırdığı tüm varlıkların yaşamına katkı sağlayacak ve kalkınmayı destekleyecek, yenilikçi, sürdürü- lebilir ve kapsayıcı uygulamaları bir an önce devreye alması gerekiyor. Bu çalışmamızda TBB ve WWF-Türkiye iş birliğiyle, özellikle şehirlerimizin akıllı şehirlere dönüşümüne öncülük edecek yerel yönetimlerimize dünya- daki ve Türkiye’deki iyi uygulamalar, evrensel yöntemler ve yaklaşımlar ışığında bir kılavuz ortaya çıkarmak ve yenilikçilik ve sürdürüle- bilirlik odağında bir akıllı şehre dönüşümün yaklaşımlarını paylaşmayı amaçladık” dedi. Hızlı kentleşme dönüşümü zorluyor Raporda Birleşmiş Milletler’in tahminlerine göre, 2050 yılında dünya nüfusunun 2 milyar artarak 9,7 milyar kişiye ulaşmasının bek- lendiği aktarılıyor. Yine 2050 yılında, dünya nüfusunun %70’i, OECD ülkeleri nüfusunun ise %86’sı şehirlerde yaşayacak. Şu anda 10 ile 24 yaş arasında olan Z ku- şağının üyeleri, 1,8 milyar üyesiyle dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birini oluşturuyor. Dünyanın öncü ekonomilerinin nüfusları yaş- lanırken gelişen ekonomilere sahip ülkeler ise büyüyen bir genç nüfusa sahip. Ülkeden ülkeye, şehirden şehre değişen demografik tablo, kimi şehirlerde Z kuşağının, kimi şehir- lerde ise yaşlıların ihtiyaçlarına çözüm ara- mak için dönüşümü kaçınılmaz kılıyor. Dönüşümü gerekli kılan bir başka gelişme ise şehirleşmenin hızı. Plansız yapılaşma verimli arazilerin tahribatına yol açarak tarımsal üret- kenliğin yanı sıra toprağın karbondioksit tut- ma kapasitesini de düşürüyor. Taşıt kullanımı ve sanayi üretimiyle ortaya çıkan hava kirliliği insan sağlığını ve yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Betonlaşma ve yapılaşma nedeniyle bozulan su döngüsü ve yaşanan su kıtlığı endüstriyi, tarımı ve milyarlarca insanın temiz suya erişimini tehdit ediyor. Şehirlerdeki yaşam kalitesinin artırılması için şehir yönetimlerinin yenilikçi ve gelecek odaklı bakış açısıyla hareket etmeleri gere- kiyor. Vatandaş ve paydaş katılımının en üst düzeyde tutulduğu, iyi bir fiziksel altyapısı olan, esnek, dirençli, fiziksel ve dijital bü- tünleşmesini sağlamış şehirler ‘akıllı şehir’ olarak adlandırılıyor. Haber EY (Ernst&Young) Türkiye, Türkiye Be- lediyeler Birliği ve WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) tarafından hazırla- nan “Değer Yaratmak için Akıllı Şehirler” raporu yayımlandı. Akıllı şehirlerin yarat- tığı değerin örneklerle aktarıldığı raporda büyüyen kentlerin çevre ve yaşam kalitesi üzerinde yarattığı baskılara dikkat çeki- lerek yenilikçi teknolojilerle akıllı şehir dönüşümünü gerçekleştirmenin gereklili- ği vurgulandı. WWF-Türkiye, Türkiye Belediyeler Birliği ve EY Türkiye tarafından hazırlanan “Değer Yaratmak için Akıllı Şehirler” raporu düzenlenen çevrimiçi basın toplantısı ile tanıtıldı. Raporda; hızlı şe- hirleşme, göç, nüfus artışı, güvenlik ve verimsiz kaynak kullanımı gibi zorluklarla karşı karşıya olan şehirlerde, yeni teknolojilerin yardımıyla sağlanacak akıllı şehir dönüşümünün sorun- ların çözümünde önemli bir rol oynayacağı ve değer yaratacağı ifade edildi. Türkiye ve dünyadan belediyelerin bu alandaki iyi Şehirler Akıllanmak Zorunda uygulamalarından örneklere yer verilen ra- porda geleceğin akıllı şehirleri için yol harita- sı sunuldu. Fatma Şahin: ‘Gelecek için akıllı şehir dönüşümü şart’ Raporla ilgili bir açıklama yapan Türkiye Be- lediyeler Birliği Başkanı ve Gaziantep Büyük- şehir Belediye Başkanı Fatma Şahin şunları söyledi: “Veri yüzyılı olarak adlandırdığımız bu yüz- yılda şehirlerin bugünü ve geleceği ancak şehirlerin akıllı hale dönüştürülmesi ve tek- nolojiyle bütünleşmesiyle sağlanabilir. 90’lı yıllarda hayatımıza giren ‘akıllı şehir’ kavra- mı, teknolojiyi vatandaş odaklı olarak şehrin sorununun çözümünde kullanabilme olarak ifade ediliyor. Akıllı şehir uygulamaları, temel gayesi vatandaşın yaşamına dokunmak olan biz yerel yöneticiler için artık vazgeçilmez bir çö- züm aracı. Akıllı şehir konusundaki stratejilerin, Dijital Biz 64 Dijital Biz 65

Sayfa 66 — dergide görüntüle

Haber Akıllı şehir yaklaşımı Türkiye’de yaygın- laşıyor İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa dünyanın en hızlı büyüyen 10 metropol şehri arasın- da yer alıyor. Hızlı büyümeyle temel güç- ler olarak adlandırılan teknolojik, küresel, demografik ve çevresel etkilerin getirdiği dalgalar, 2010’lu yıllarda akıllı şehirlerin Türkiye’deki yaygınlığını artırmaya başladı. Türkiye’de akıllı şehir alanında yürütülen çalışmalarda büyükşehirler öne çıkıyor. Giderek yaygınlaşan uygulamalarla yerel yönetimler teknolojiden yararlanarak va- tandaş odaklı hizmetlerin sunulması ve sosyal kapsayıcılığın sağlanması için ça- lışmalar yapıyor. Türkiye Belediyeler Birliği belediyelerin katılımını daha da artırmak için Akıllı Şehirler Yarışması düzenliyor. Akıllı şehir dönüşümünün boyutları “Değer Yaratmak için Akıllı Şehirler” rapo- runa göre; insan odaklı akıllı şehir dönüşü- münde sosyal kapsayıcılığın sağlanması, yetkinliklerin artırılması ve yaratıcılığın desteklenmesi amaçlanıyor. Bu kapsam- da dijital ve veri odaklı eğitim akademileri, engelli vatandaşlar için iş ya da sosyal imkânlar sunan merkezler, genç işsizler için iş imkânı yaratan projeler ve yaşlıların ihtiyaçlarına yanıt veren projeler gibi uygu- lamalar öne çıkıyor. ‘Akıllı çevre’ kavramı altında kaynakların en verimli şekilde kullanımı ile sürdürü- lebilir ve yaşanabilir bir çevre oluşturma hedefi yatıyor. Akıllı çevre fonksiyonel alanı kapsamında akıllı çöp toplama sistemleri, enerji ve su tasarruflu tarım uygulamaları, akıllı aydınlatma sistem- leri, yenilenebilir enerji üretimi ve akıllı geri dönüşüm modelleri gibi iyi uygulama örnekleri görülüyor. Ekonomik kalkınmanın sürdürülebilir ve çevre dostu olarak sağlanması için bilgi ve iletişim destekli yenilikçi yaklaşımların benimsenmesi gerekiyor. Akıllı ekonomi başlığı altında yeni ürün, hizmet ve ticaret modellerinin oluşturulmasına ek olarak kamu, özel sektör ve akademi ortaklığı başta olmak üzere akıllı kümelenmeler ele alınıyor. Ayrıca yaşanabilir akıllı şehirlerin tasarlan- ması için mekân yönetimi, sağlık, güvenlik ve turizm gibi başlıklar altındaki ihtiyaçların karşılanması gerekiyor. Akıllı yaşam başlığı altında odaklanılan ana konular arasında acil durum ve afet yönetiminin sağlanması, güvenli bir yaşamın sürdürülmesi, kültürel mekânların potansiyelinin keşfedilmesi ve korunması, şehir turizminin canlandırılması ve şehrin markalaşması ile kentsel dönüşü- mün kapsayıcı bir şekilde gerçekleştirilmesi yer alıyor. Şehrin yaşanabilirliğini ve ekonomisini de yakından etkileyen akıllı hareketlilik başlı- ğı ise insanı odağına alarak sürdürülebilir, erişilebilir ve entegre bir ulaşımı hedefliyor. Ulaşım hizmetleri, erişilebilirlik, akıllı ulaşım sistemleri ve bağlanabilirlik bu alan altında ele alınıyor. Dijital Biz 66

Sayfa 68 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 • Bu yaş grubunda yeniden evlilik, yeni iş ve çocuklar gibi daha genç yaşam davranışlarının görülme sıklığı yükseldi. Yaşlı insanlar artık ‘yaşlı insanlar’ gibi hareket etmiyor. X kuşağının yüzde 16’sı, 75 yaş üstü kişilerin yüzde 13’ü evliliği bir sonraki yaşam hedefi olarak görüyor. Yani hala ulaşmak istedikleri yaşam hedefleri var. Baby Boomer kuşağı (54-74 yaş) • Bu nesil, davranış ve tutum olarak çocuklarına her zamankinden daha çok benziyor. • Nakit kullanımlarını azaltıyorlar, e-ticaretten daha fazla yararlanıyorlar. • Online faaliyetlerinin risklerinin daha fazla farkın- dalar. Siber suçlar, verilerinin paylaşımı konusunda endişeliler, reklamlara güvensizler. • Giderek ‘endişelenen nesil’ haline geliyorlar. Daha genç nesillerle ekonomi, siyasi istikrar ve iklim değişikliği konusunda ortak kaygıları var. Fi- nansal gelecekleri, çocuklarının başarısı, dünyanın geleceği için endişeliler. • Ekonomik gelişmeler konusunda daha genç nesiller gibi hassaslar ve gelecekteki mali durumla- rıyla ilgili kaygılılar. Koruyucu bir tedbir olarak daha fazla tasarruf ediyorlar. • Endişeleri gidermek için proaktif davranan şir- ketlere ve işverenlere yönelecekler. Çoğu, iklim değişikliği, ekonomik ve sosyal eşitsizlik, sürdürü- lebilirlik konusunda endişeli olan etik işletmelerin müşterisi olmak istiyor. • Değerlerini paylaşan firmaları tercih etmeye çok daha hevesliler (yüzde 83) ve etik perakendecilere daha fazla ödemeye hazırlar (yüzde 84). X kuşağı (37-53 yaş) • Bu nesil halen çalışma hayatında, hem ken- dileri hem çocukları için çabalıyor ve aileleriyle ilgili sorumlulukları devam ediyor. Üçte biri, yaşlı bir akrabasının bakımıyla ilgileniyor. Yüzde 75’i çocuklarının başarısı ve dünyanın geleceği için endişeli. • Dünyanın politik, çevresel ve sosyal olarak daha güvenli ve daha iyi bir yer olmasını istiyorlar. • Ekonomik olarak, bu grup baskı altında ve finansal güvenlik arıyor. • Bu nesil, hızla değişen bir çalışma ortamı de- neyimledi. Pandemi nedeniyle evden çalış mak zorunda kaldılar, evde nasıl eğitim alacaklarını öğrendiler ve hem iş hem de eğlence için online dünyaya girdiler. Bu kuşağın dizüstü bilgisayar, e-ticaret ve nakit olmayan ödeme sistemlerinin kullanımında önemli bir artış var. Milenyum-Y kuşağı (17-36 yaş) • Teknolojinin çok hızlı gelişmesi ve pandemi etkisiyle tüm yaş gruplarında hızla benimsen- mesi ekonomik, sosyal ve çevresel konulara ilgiyi artırınca, ‘dijital yerliler’ olan Y kuşağının bazı değerleri eskidi. Y kuşağı artık daha eski kuşaklarla pek çok ortak noktaya sahip. Me- sela Y kuşağının yüzde 32’si, Baby Boomer kuşağının yüzde 15’i yaşlanan bir ebeveyne bakıyor. Y kuşağının yüzde 42’si ilk evlerini satın almak istiyor, ancak 75 yaşın üstündeki- lerin yüzde 15’i de öyle. • Y kuşağı istekli bir nesil. Kendi evlerine, ara- balarına, dijital cihazlarına sahip olmak istiyor- lar. Uzun yaşamayı hedefliyorlar, kişisel başarı onlar için önemli. • Y kuşağı, kendi iyiliği için teknolojiye en çok odaklanan nesil. Y kuşağının yüzde 64’ü daha ileri teknoloji, sanal ve artırılmış gerçeklik, mağaza içi dijital uygulamalar ve robotik kulla- nımları bekliyor. • Finansal avantaj veya deneyim avantajı elde etmek için veri paylaşmaya daha istekliler. • Etik, bu grup için çok önemli. Yüzde 91’i etik bir perakendeciye veya topluma geri veren bir markaya daha fazla ödemeye hazır. Z kuşağı (7-16 Yaş) • En karmaşık nesil. Eski endişelerin, yeni teknolojinin ve giderek daha fazla paylaşılan değerlerin bir karışımı. • Çevreye, iklim değişikliğine ve sosyal eşit- sizliğe odaklı değerleri Covid-19 sonrası tüm nesiller paylaşıyor. Ekonomi ve sosyal adalet- le daha fazla ilgililer. • Daima en gelişmiş teknoloji peşindeler. Sos- yal medya hayatlarının en önemli parçası. • Yüzde 92’si ekonomi için endişeli, yüzde 49’u gelecekteki istihdam olasılıkları ve ma- kineleşmenin etkileri, yüzde 79’u ev sahibi olmak, yüzde 83’ü araba sahibi olmak ve yüz- de 49’u da gelecekteki iş fırsatları için endişe duyuyor. Bu kuşağın yüzde 66’sı ise henüz doğmamış çocuklarının başarıları için endişeli. • İklim değişikliği ve sosyal eşitsizlikle ilgili endişelerini artık eski nesiller de paylaşıyor. Yüzde 80’i inançları ve değerleri kendilerine benzeyen şirketleri seçiyor. • Ses aktivasyonu ve robot web sohbeti gibi çok gelişmiş dijital erişim mekanizmaları bek- liyorlar. Haber KPMG’nin büyük küresel tüketici araştır- ması ‘Ben, Hayatım, Cüzdanım’, Covid- 19’un toplumların sosyal ve kültürel yapı- sını nasıl etkilediğini gösteriyor. Bu yılki araştırmadan çıkan en çarpıcı sonuçlardan biri, toplumda şu anda bir arada yaşayan beş kuşağın bazı konularda eşitlenme- si. Çevre, iklim, ekonomi, sosyal adalet, teknolojiye uyum gibi değerler Covid-19 sonrası tüm kuşakların hayatının merke- zi oldu. ‘Yaşlı’ diye tanımlanan 75 yaş ve üstü, toplumun en genç kesimi olan Y ve Z kuşağı ile pek çok ortak noktayı paylaşıyor. ‘Yaşlılığı’ tanımlayan kriterler, Covid-19’dan sonra çok gerilerde kaldı. KPMG’nin 16 ülkede 18 binden fazla katılım- cısıyla gerçekleştirdiği ‘Ben, Hayatım, Cüzda- nım’ araştırması, Covid-19’un nesillere etkisini inceliyor. Araştırmaya göre şu anda toplumda bir arada yaşayan ‘sessiz kuşak’, ‘baby bo- omer’lar’, ‘X kuşağı’, ‘Y kuşağı’ ve ‘Z kuşağı’ hiç olmadığı kadar ortak nokta paylaşıyor. Nesillerin tümü dijitalleşme ve iklim konusunda yüksek farkındalığa sahip ve hepsi gelecekle ilgili benzer endişeler içinde. Bu sonuç, ‘yaşlılık’ kavramının yeniden tanımlanması ihtiyacına sebep oluyor. KPMG Türkiye Tüketici Ürünleri ve Perakende Sektör Lideri Gökhan Kaçmaz araştırmadan çıkan sonucu, “Önceki yıllarda kuşaklar arasında belirgin tutum ve davranış farklılıkları vardı. Kuşakların temel değerlerinin değişmesi için yıllar geçmesi gerekiyordu. Covid-19 tüm toplumlarda ekonomik, çevresel, sos- yal ve teknolojik değerlerin paylaşımını hızlandırdı. Nesiller artık hiç olmadığı kadar fazla ortak noktaya sahip. Toplumlarda ‘yaşlı’ diye tanımlanan kesim artık daha genç davranıyor” diye değerlendirdi. Araştırmadan, nesiller ve yeni davranış bi- çimleriyle ilgili bazı başlıklar şöyle: Sessiz kuşak (75 yaş ve üstü): • Bu nesil için Covid-19 öncesi uygulanan kurallar artık geçerli değil. Yaşlı olmanın ne anlama geldiğiyle ilgili klişe değişti. • Covid-19, dijitalleşmeyi hızlandırarak hem dijital yeterliliğin artmasına hem de yeni teknolojiye daha fazla ilgi duyulmasına yol açtı. Dijital kullanım, çevresel ve sosyal farkındalık artık Y kuşağı ve Z Kuşağı’nın korumasında değil. • Covid-19 öncesi akıllı telefon kullanım oranı yüzde 61 olan 75 yaş üstü kişilerin yüzde 81’i artık akıllı telefon kullanıyor. • Yüzde 67’si daha fazla online alışveriş yapıyor. • Yüzde 44’ü yeni teknolojiyi ilk kez kullanıyor. • Dijital ödeme yöntemlerine alıştılar. Covid-19 öncesi yüzde 68 olan nakit kullanım oranı şimdi yüzde 39’a düştü. • Yaşayan en eski kuşakla ilgili en önemli değişiklik, ekonomik ve sosyal eşitsizlikle ilgili endişelerdeki hızlı artış oldu. 75 yaş üstü kişilerin dörtte üçü bu konuda endişeli. Yüzde 92’si etik bir perakendeciye veya topluma geri veren bir markaya daha fazla ödeme yapmaya hazır. Y kuşağında bu oran yüzde 91. Ben, Hayatım, Cüzdanım Dijital Biz 68 Dijital Biz 69

Sayfa 70 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yü- kümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemektir. Kişisel Verileri Korunması Kanunu’nun kapsamı nedir? Kanun hükümleri, kişisel verileri işlenen gerçek kişiler ile bu verileri tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla işleyen gerçek ve tüzel kişiler hakkında uygulanır. Aykırılıkta Yaptırımlar Nelerdir? • Veri Güvenliği Yükümlülüğün İhlali: 1.966.860 TL’ye kadar para cezası • Kurul tarafından Verilen Kararların Yerine Getirilmemesi: 1.966.860 TL’ye kadar para cezası • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) madde 136’dan 2-4 yıl arası, TCK madde 138’den 1-2 yıl arası, KVKK madde 17’den (TCK madde 138’den) 1-2 yıl arası hapis ce- zası. Kamu görevlisi olunca ceza yarı oranda artırılabilir. Veri Sorumlusunun Veri Güvenliğine İliş- kin Yükümlülükleri Kanunun veri güvenliğine ilişkin 12. maddesi- ne göre veri sorumlusu; • Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlen- mesini önlemek, • Kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişil- mesini önlemek, • Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak ile yükümlüdür. Veri sorumlusu bu yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla uygun güvenlik düze- yini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır. Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükleri belir- lemek amacıyla düzenleyici işlem yapmak ise Kurulun yetki ve görevleri arasında yer almaktadır. Bununla birlikte, Kurul tara- fından belirlenecek asgari kriterler esas alınmak üzere sektör bazında işlenen kişi- sel verilerin niteliğine göre ilave tedbirlerin alınması da söz konusu olabilecektir. Bkz. https://kvkk.gov.tr/Icerik/2040/Veri- Guvenligine-Iliskin-Yukumlulukler Veri Sorumlusunun İlgili Kişiler Tarafın- dan Yapılan Başvuruların Cevaplanması Yükümlülüğü Veri sorumluları, ilgili kişiler tarafından ya- zılı olarak veya Kurulun belirleyeceği diğer yöntemlerle kendisine iletilen Kanunun uygulanmasıyla ilgili talepleri, niteliklerine göre en kısa sürede ve en geç otuz gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandırmalıdır. Ancak, işlemin ayrıca bir maliyet gerek- tirmesi hâlinde, veri sorumlusu, Kurulca belirlenen tarifedeki ücretleri başvuruda bulunan ilgili kişiden isteyebilir. Kurulca belirlenen tarifeye Veri Sorumlu- larına Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Tebliğde yer verilmiştir. Veri sorumlusu, talebi kabul eder veya gerekçesini açıklayarak reddeder ise bu cevabını ilgili kişiye yazılı olarak veya elektronik ortamda bildirir. Başvuruda yer alan talebin kabul edilmesi hâlinde veri sorumlusu tarafından bu talebin gereği yerine getirilir. Başvurunun veri sorumlusunun hatasından kaynaklanma- sı hâlinde ise alınan ücret ilgiliye iade edilir. Başvurunun reddedilmesi, verilen cevabın yetersiz bulunması veya süresinde baş- vuruya cevap verilmemesi hâllerinde; ilgili kişi, veri sorumlusunun cevabını öğrendiği tarihten itibaren otuz ve her hâlde başvuru tarihinden itibaren altmış gün içinde Kurula şikâyette bulunabilir. Bkz. https://kvkk.gov.tr/Icerik/2046/Ilgili-Ki- siler-Tarafindan-Yapilan-Basvurularin-Ce- vaplanmasi-Yukumlulugu Haber Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda (KVKK) Mevcut Durum Nedir? Kişisel Verileri Koruma Kurumu (https:// www.kvkk.gov.tr) faaliyetlerine başla- mış, Kişisel Verilerin Korunması Ka- nunu’nun (KVKK) ihlali nedeniyle idari para cezası ile karşı karşıya kalmak mümkün hale gelmiştir. 7 Nisan 2016 tarihinden önce işlenmiş olan kişisel ve- rilerin KVKK’ya uyum için verilen süre 7 Nisan 2018 tarihi itibariyle sona ermiştir. 6 Nisan 2021 tarihinde Kişisel Verileri Koruma Kurumu’ndan paylaşılan bilgile- re göre… Veri ihlali gerekçesiyle yapılan 8.728 başvurudan 7.025’inin sonuçlan- dırıldı. 457 veri ihlal bildirimi iletildi, bu bildirimlerden 81 tanesi Kurum’un inter- net sayfasında ilan edildi. 521 hukuki KVKK İçin Veri Keşfi Yazılımı ADVERTORIAL görüş talebi karşılandı. Bugüne kadar yaklaşık 41.000.000 TL idari yaptırım uygulandı. KVKK’nın yorumlanması konusunda sıkıntılar ve ilgisiz çözümlere yönel- me gibi durumlarla karşılaşılmaktadır. Uyumlu hale gelmek ve cezalarla karşı karşıya kalmamak için hızlı aksiyon alın- ması önerilmektedir. Bkz. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (htt- ps://www.mevzuat.gov.tr/Metin1.Aspx?Mevzu atKod=1.5.6698&MevzuatIliski=0&sourceXml Search=6698&Tur=1&Tertip=5&No=6698) Kişisel Verileri Korunması Kanunu’nun amacı nedir? Kişisel verilerin işlenmesinde başta özel Dijital Biz 70 Dijital Biz 71

Sayfa 72 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 Patriot KVKK Veri Keşfi ve Sınıflandırma Yazı- lımından ayrıca yukarıda detayları paylaşılan aşağıda belirtilen yükümlülükler için de yararla- nabilirsiniz: • Veri Sorumlusunun Veri Güvenliğine İlişkin Yükümlülükleri • Veri Sorumlusunun İlgili Kişiler Tarafından Ya- pılan Başvuruların Cevaplanması Yükümlülüğü • Veri Sorumlusunun Kurul Kararlarının Yerine Getirilmesi Yükümlülüğü • Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Yazılım Ne Yapar? Patriot KVKK Veri Keşfi ve Sınıflandırma Yazılımı, işletim sisteminden bağımsız ola- rak aşağıdaki kişisel verileri Kişisel Verile- rin Korunması Kanunu’na (KVKK) uygun olarak sunucularda, veri tabanlarında ve kullanıcı bilgisayarlarında tarayıp bulur: • T.C. kimlik numarası, • Ad ve soyad, • Cep telefonu numarası, • Kredi kartı bilgileri, • Banka hesap bilgileri, • Vs. Patriot KVKK Veri Keşfi ve Sınıflandırma Yazılımı; dosyaların içerisinde, taranmış dokümanlarda, yazılımlarda, veri tabanla- rında ve bunları kullanan uygulamalarda bulduğu kişisel verileri raporlar, tercihlerini- ze göre sınıflandırabilir, taşıyabilir, silebilir ve anonim hale getirebilir. Haber Veri Sorumlusunun Kurul Kararlarının Yerine Getirilmesi Yükümlülüğü Kurul, şikâyet üzerine veya ihlal iddiasını öğrenmesi durumunda resen görev alanına giren konularda yapacağı inceleme sonu- cunda bir ihlalin varlığını tespit ederse, hu- kuka aykırılıkların veri sorumlusu tarafından giderilmesine karar vererek, kararı ilgililere tebliğ eder. Veri sorumlusu, bu kararı, tebliğ tarihinden itibaren gecikmeksizin ve en geç otuz gün içinde yerine getirmek zorundadır. Bkz. https://kvkk.gov.tr/Icerik/2047/Kurul- Kararlarinin-Yerine-Getirilmesi-Yukumlulu- gu Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Kişisel verilerin hukuka uygun olarak işlen- miş olmasına rağmen, işlenmesini gerek- tiren sebeplerin ortadan kalkması hâlinde bu veriler, resen veya ilgili kişinin talebi üzerine veri sorumlusu tarafından silinir, yok edilir veya anonim hâle getirilir. İşlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalktığı hallerde kişisel verileri silmek, yok etmek veya anonim hale getirmek veri so- rumlusunun yükümlülüklerindendir. Bunun için ilgili kişinin başvurusu şart değildir. Bununla birlikte, veri sorumlusunun ihmali durumunda ilgili kişinin kişisel verilerinin yok edilmesini veya silinmesini talep etme hakkı bulunmaktadır. Öte yandan, Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi ve Anonim Hale Getirilmesi Hak- kında Yönetmelik çerçevesinde kişisel veri saklama ve imha politikası hazırlamış olan veri sorumlusu, kişisel verileri silme, yok etme veya anonim hale getirme yükümlü- lüğünün ortaya çıktığı tarihi takip eden ilk periyodik imha işleminde, kişisel verileri siler, yok eder veya anonim hale getirir. Bkz. https://kvkk.gov.tr/Icerik/2038/Kisisel- Verilerin-Silinmesi,-Yok-Edilmesi-veya- Anonim-Hale-Getirilmesi Kişisel verilerin silinmesi, kişisel verilerin ilgili kullanıcılar için hiçbir şekilde erişile- mez ve tekrar kullanılamaz hale getirilmesi işlemidir. Veri sorumlusu, silinen kişisel verilerin ilgili kullanıcılar için erişilemez ve tekrar kullanılamaz olması için gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almakla yükümlüdür. Kişisel verilerin yok edilmesi, kişisel ve- rilerin hiç kimse tarafından hiçbir şekilde erişilemez, geri getirilemez ve tekrar kul- lanılamaz hale getirilmesi işlemidir. Veri sorumlusu, kişisel verilerin yok edilmesiyle ilgili gerekli her türlü teknik ve idari tedbir- leri almakla yükümlüdür. Kişisel verilerin anonim hale getirilmesi, kişisel verilerin başka verilerle eşleştirilse dahi hiçbir surette kimliği belirli veya be- lirlenebilir bir gerçek kişiyle ilişkilendirile - meyecek hale getirilmesidir. Kişisel verilerin anonim hale getirilmiş olması için; kişisel verilerin, veri sorumlusu, alıcı veya alıcı grupları tarafından geri döndürme ve veri- lerin başka verilerle eşleştirilmesi gibi kayıt ortamı ve ilgili faaliyet alanı açısından uygun tekniklerin kullanılması yoluyla dahi kimliği belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiyle ilişkilendirilemez hale getirilmesi gerekir. Veri sorumlusu, kişisel verilerin anonim hale getirilmesiyle ilgili gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almakla yükümlüdür. Bkz. https://kvkk.gov.tr/Icerik/2038/Kisisel- Verilerin-Silinmesi,-Yok-Edilmesi-veya- Anonim-Hale-Getirilmesi Patriot KVKK Veri Keşfi ve Sınıflandırma Yazılımı Hakkında Patriot KVKK Veri Keşfi ve Sınıflandırma Ya- zılımı (https://www.patriotkvkk.com) lisansı- nı satın alma, kiralama, tek seferlik kullanım ya da bütçenize uygun özel finans modelleri ile elde edebilir ve 1 günde canlı kullanıma geçebilirsiniz! Kişisel Veri İşleme Envanteri oluşturma ve güncel tutma çalışması için tüm sistemlerinizde otomatik olarak kişisel verileri tarayıp bulabilirsiniz. Dijital Biz 72 Dijital Biz 73

Sayfa 74 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 Haber Yazılımın Genel Özellikleri Nelerdir? • Komut satırından çalışır. Arayüz gerek- tirmez, esnektir, script ve batch içinde kullanılabilir. Aynı zamanda kolay kullanıcı arayüzüne de sahiptir. • Kullanıcı bazlı yetkilendirmeye sahiptir. Yani BT, İK, Finans, Satış vb. bölümlerde çalışanların sadece kendi sorumlu oldukları alanlarda tarama yapmasına imkan verir. • Standart olarak tanımlı olan kişisel verile- re ek olarak yeni kişisel veriler de tanımla- manıza imkan verir. • Tanımlı olan tüm sistemlerde bulunan tanımlı olan tüm kişisel verileri tek tuş tıkla- masıyla tarayabilir. • Kelime bazlı tarama yapabilir. Aynı anda birden fazla kelime tarayabilir. Örneğin; kişisel verileriyle ilgili talepte bulunan 100 kişi varsa, her biri için tek tek arama yap- mak yerine 100’ü için de aynı anda tarama yapılabilir. • Regex bazlı tarama yapabilir. Aynı anda birden fazla regex tarayabilir. • Sadece değişen dosyaları tarama özelliği vardır. Böylece zaman tasarrufu sağlanabilir. • Admin paylaşımları (Administrative Sha- res) ile uzaktan tarama yapabilir. • Kendi zamanlayıcısı ile belirli periyotlar- da (her saat, iki saatte bir vb.) çalışabilir. Microsoft Windows Task Scheduler ile de çalışabilir. • Dosya taramada yapılan silme ve taşıma işlemlerinin raporlarının imzalı olarak sak- lanmasını sağlar. Yazılım Neleri Destekler? Dosyalar • Adobe Acrobat Reader (PDF), • Şifrelenmiş Adobe Acrobat Reader (PDF), • Microsoft Word, • Microsoft Excel, • Comma-separated values (CSV), • Text. Tagged Image File Format (TIFF) Dijital Biz 74 Dijital Biz 75

Sayfa 76 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 • Image and Video object recognition • Image formats • iWorks document formats • Java class files and archives • Mail formats • Microsoft Office document formats • Natural Language Processing • OpenDocument Format • Portable Document Format • Rich Text Format • Scientific formats • Source code • Text formats • Video formats • WordPerfect document formats • XML and derived formats Desteklenen Biçimlerin Tam Listesi Application • aaigrid • aig • applefile • atom+xml • chm • deflate64 • dif+xml • dted • elas • epub+zip • fits • geotopic • gff • grass-ascii-grid • gzip • java-archive • java-vm • jaxa-pal-sar • jdem • kate • leveller • mbox • mp4 • ms-tnef • msword • ogg • pcisdk • pdf • pkcs7-mime • pkcs7-signature • rss+xml • rtf • sdts-raster • sldworks • terragen • timestamped-data • vnd.apple.iwork • vnd.apple.keynote • vnd.apple.numbers • vnd.apple.pages • vnd.ms-excel • vnd.ms-excel.addin.macroenabled.12 • vnd.ms-excel.sheet.2 • vnd.ms-excel.sheet.3 • vnd.ms-excel.sheet.4 • vnd.ms-excel.sheet.binary.macroenabled.12 • vnd.ms-excel.sheet.macroenabled.12 • vnd.ms-excel.template.macroenabled.12 • vnd.ms-excel.workspace.3 • vnd.ms-excel.workspace.4 • vnd.ms-htmlhelp • vnd.ms-outlook • vnd.ms-outlook-pst • vnd.ms-powerpoint • vnd.ms-powerpoint.addin.macroenabled.12 • vnd.ms-powerpoint.presentation.macroe- nabled.12 • vnd.ms-powerpoint.slide.macroenabled.12 • vnd.ms-powerpoint.slideshow.macroenab- led.12 • vnd.ms-powerpoint.template.macroenab- led.12 • vnd.ms-project • vnd.ms-spreadsheetml • vnd.ms-tnef • vnd.ms-visio.drawing • vnd.ms-visio.drawing.macroenabled.12 • vnd.ms-visio.stencil • vnd.ms-visio.stencil.macroenabled.12 • vnd.ms-visio.template • vnd.ms-visio.template.macroenabled.12 • vnd.ms-word.document.macroenabled.12 • vnd.ms-word.template.macroenabled.12 • vnd.ms-word2006ml • vnd.ms-wordml • vnd.ms-xpsdocument • vnd.oasis.opendocument.chart • vnd.oasis.opendocument.chart-template • vnd.oasis.opendocument.formula Haber Çeşitli Resim Biçimleri • The Joint Photographic Experts Group (JPEG) • The Graphics Interchange Format (GIF) • Portable Network Graphics (PNG) Outlook Data File (.PST) • (Taşıma ve silme yapmaz) CRM çözümleri • SugarCRM vb. ERP çözümleri • SAP, • Uyumsoft, • Logo, • Mikro vb. Veri tabanları ve bunları kullanan uygu- lamalar • MS SQL, • Oracle, • MySQL, • PostgreSQL, • SQLite, • H2. Patriot SIEM Güvenlik Bilgi ve Olay Yöne- timi Yazılımı ve diğer SIEM yazılımları ile entegre olabilir. Desteklenen Doküman Biçimleri • Audio formats • CAD formats • Compression and packaging formats • Crypto formats • Database formats • Electronic Publication Format • Executable programs and libraries • Feed and Syndication formats • Font formats • Help formats • HyperText Markup Language Dijital Biz 76 Dijital Biz 77

Sayfa 78 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 • x-lan • x-lcp • x-los-las • x-lz4 • x-lzma • x-map • x-matlab-data • x-mbtiles • x-midi • x-ms-owner • x-msaccess • x-msdownload • x-msgn • x-mspublisher • x-ndf • x-netcdf • x-netcdf • x-ngs-geoid • x-ntv2 • x-nwt-grc • x-nwt-grd • x-object • x-p-aux • x-pcidsk • x-pds • x-pnm • x-ppi • x-quattro-pro; version=9 • x-r • x-rar-compressed • x-rasterlite • x-rik • x-rmf • x-rpf-toc • x-rs2 • x-rst • x-sas-data • x-sdat • x-sharedlib • x-snappy • x-snodas • x-srtmhgt • x-tar • x-til • x-tnef • x-tsx • x-usgs-dem • x-vnd.oasis.opendocument.chart Haber • vnd.oasis.opendocument.formula-template • vnd.oasis.opendocument.graphics • vnd.oasis.opendocument.graphics-template • vnd.oasis.opendocument.image • vnd.oasis.opendocument.image-template • vnd.oasis.opendocument.presentation • vnd.oasis.opendocument.presentation- template • vnd.oasis.opendocument.spreadsheet • vnd.oasis.opendocument.spreadsheet- template • vnd.oasis.opendocument.text • vnd.oasis.opendocument.text-master • vnd.oasis.opendocument.text-template • vnd.oasis.opendocument.text-web • vnd.openxmlformats-officedocument.pre- sentationml.presentation • vnd.openxmlformats-officedocument.pre- sentationml.slide • vnd.openxmlformats-officedocument.pre- sentationml.slideshow • vnd.openxmlformats-officedocument.pre- sentationml.template • vnd.openxmlformats-officedocument.spre- adsheetml.sheet • vnd.openxmlformats-officedocument.spre- adsheetml.template • vnd.openxmlformats-officedocument.wor- dprocessingml.document • vnd.openxmlformats-officedocument.wor- dprocessingml.template • vnd.sun.xml.writer • vnd.visio • vnd.wap.xhtml+xml • vnd.wordperfect; version=5.0 • vnd.wordperfect; version=5.1 • vnd.wordperfect; version=6.x • vrt • x-7z-compressed • x-ace2 • x-archive • x-arj • x-asp • x-bag • x-blx • x-brotli • x-bt • x-bzip • x-bzip2 • x-cappi • x-chm • x-coasp • x-compress • x-coredump • x-cosar • x-cpg • x-cpio • x-ctable2 • x-ctg • x-dbf • x-dipex • x-dods • x-doq1 • x-doq2 • x-e00-grid • x-ecrg-toc • x-elf • x-envi • x-envi-hdr • x-epsilon • x-ers • x-executable • x-fast • x-fictionbook+xml • x-font-adobe-metric • x-font-ttf • x-generic-bin • x-geo-pdf • x-gmt • x-grib • x-grib2 • x-gs7bg • x-gsag • x-gsbg • x-gsc • x-gtx • x-gxf • x-gzip • x-hdf • x-hdf • x-http • x-ibooks+zip • x-ingr • x-isatab • x-isis2 • x-isis3 • x-java-pack200 • x-kml • x-kro • x-l1b Dijital Biz 78 Dijital Biz 79

Sayfa 80 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 Message • rfc822 Model • vnd.dwfx+xps Text • html • iso19139+xml • plain • vnd.iptc.anpa • x-c++src • x-groovy • x-java-source Video • 3gpp • 3gpp2 • daala • mp4 • ogg • quicktime • theora • x-dirac • x-flv • x-m4v • x-oggrgb • x-ogguvs • x-oggyuv • x-ogm Haber • x-vnd.oasis.opendocument.chart-template • x-vnd.oasis.opendocument.formula • x-vnd.oasis.opendocument.formula-temp- late • x-vnd.oasis.opendocument.graphics • x-vnd.oasis.opendocument.graphics- template • x-vnd.oasis.opendocument.image • x-vnd.oasis.opendocument.image-template • x-vnd.oasis.opendocument.presentation • x-vnd.oasis.opendocument.presentation- template • x-vnd.oasis.opendocument.spreadsheet • x-vnd.oasis.opendocument.spreadsheet- template • x-vnd.oasis.opendocument.text • x-vnd.oasis.opendocument.text-master • x-vnd.oasis.opendocument.text-template • x-vnd.oasis.opendocument.text-web • x-wcs • x-webp • x-wms • x-xyz • x-xz • x-zmap • xhtml+xml • xml • xpm • zip • zlib Audio • basic • midi • mp4 • mpeg • ogg • ogg; codecs=opus • ogg; codecs=speex • opus • speex • vnd.wave • vorbis • x-aiff • x-flac • x-oggflac • x-oggpcm • x-wav Image • adrg • arg • big-gif • bmp • bpg • bsb • ceos • eir • emf • envisat • fit • fits • geotiff • gif • hfa • icns • ida • ilwis • jp2 • jpeg • nitf • png • raster • sar-ceos • sgi • svg+xml • tiff • vnd.adobe.photoshop • vnd.dwg • vnd.wap.wbmp • webp • wmf • x-airsar • x-bpg • x-dimap • x-fujibas • x-hdf5-image • x-icon • x-jbig2 • x-mff • x-mff2 • x-ms-bmp • x-ozi • x-pcraster • x-srp • x-xcf Dijital Biz 80 Dijital Biz 81

Sayfa 82 — dergide görüntüle

Temmuz 2021 Haber KVKK’ya Uyum Kapsamında Alınacak Kişisel Veri Keşfi ve Sınıflandırma Yazı- lımı İçin Önerilen Şartname Maddeleri Nelerdir? • Ürün işletim sistemi bağımsızlığını sağ- lamak için hem Microsoft Windows hem de Linux işletim sistemine sanallaştırmaya gerek duymadan kurulabilmelidir. • Ürün PDF, Şifrelenmiş PDF, Microsoft Word, Microsoft Excel, CSV, TXT, TIFF, JPEG, GIF, PNG dahil olmak üzere çeşit- li resim dosyaları vb. dosyalar içerisinde işletim sisteminden bağımsız olarak T.C. Kimlik Numarası, ad ve soyad, cep telefonu numarası, kredi kartı bilgileri, banka hesap bilgileri gibi Kişisel Verileri -gerektiğinde OCR yaparak- tarayıp bulabilmeli ve rapor- layabilmelidir. Bulduğu dosyaları KVKK’ya uygun olarak silebilmelidir (istenirse önce- likle başka bir dizine taşıyabilmelidir). Yapı- lan tüm bu işlemlerin imzalı olarak zaman damgasıyla saklanması sağlanmalıdır. • Ürün Microsoft SQL, Oracle, MySQL, PostgreSQL, SQLite, H2 veri tabanları ve bunları kullanan uygulamalarda işletim sisteminden bağımsız olarak T.C. Kimlik Numarası, cep telefonu numarası, kredi kartı bilgileri gibi Kişisel Verileri tarayıp bulabilmeli ve raporlayabilmelidir. Bulduğu veri tabanı alanlarında içinde kişisel veri olanları KVKK’ya uygun olarak anonim hale getirebilmelidir. • PST/OST dosyalarında bulduğu e-mailleri raporlayabilmelidir. • Kelime bazlı, regex bazlı tarama yapabil- melidir. Aynı anda birden fazla kelime, aynı anda birden fazla regex tarama yapabilme- lidir. • T.C. Kimlik Numarası keşfini algoritması- na uygun olarak sıfır hata ile yapabilmelidir. • Kolay kullanıcı arayüzüne sahip olmalıdır. • Kullanıcı bazlı yetkilendirmeye sahip ol- malıdır. • Admin paylaşımları ile uzaktan tarama (Administrative Shares) yapabilmelidir. • Komut satırından çalışabilmelidir. • Microsoft Task Scheduler ile çalıştırılabil- melidir. İletişim: © 2020-2021 Patriot Teknoloji Anonim Şirketi Web sitesi: https://www.patriotteknoloji.com E-posta: bilgi@patriotteknoloji.com Telefon: (0850) 260 00 78 Dijital Biz 82 Dijital Biz 83

Sayfa 88 — dergide görüntüle

DEMİRDÖKÜM ATRON CONDENSE Kompakt Boyut ve Çevre Dostu! Düşük emisyon teknolojisi, kompakt boyutu ve kullanıcı dostu kontrol paneli ile DemirDöküm yoğuşmalı ailesinin yeni üyesi. ÇEVRE DOSTU DÜŞÜK EMİSYON Düşük emisyon teknolojisi ile çevre dostu kullanım Düşük m alanlarda da çok rahat kullanım Kullanıcı dostu kontrol paneli 2