Dijital BizDijital Biz

Temmuz 2022 Sayısı — Metin Görünümü

Bu sayfa, derginin PDF'inden çıkarılan ham metni ekran okuyucular ve arama motorları için sunar; dizgi/tasarım içermez. Sayı sayfasına dön · Dergiyi görselleriyle oku

Sayfa 1 — dergide görüntüle

Dijital Biz Bilişim, Ekonomi, İş Dünyası Dergisidijitalbiz.com TEMMUZ 2022 SAYI: 28 / FİYAT: 20 TL ISSN : 2757-7309 Ahmet Yiğit YILDIRIM Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkan Dilde, Fikirde, İşte ve Dijitalde Birlik Alternatif sanal dünya ‘metaverse’ yeni bir yaşamın kapılarını aralayacak Metaverse ve Elektrikli Araçlar Yatırımlarına Büyük İlgi 2021’de 22 milyar dolara ulaşan NFT pazarı büyümeye devam ediyor Web 3.0 dünyasındaki en büyük 5 tehlikeyi açıkladı Twitter Spaces’i Etkili Şekilde Kullanabilme

Sayfa 2 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 VATANSEVER BİLİŞİM A.Ş. ADINA İMTİYAZ SAHİBİ Şenol Vatansever senol.vatansever@dijitalbiz.com GENEL YAYIN YÖNETMENİ (SORUMLU) Şenol Vatansever senol.vatansever@dijitalbiz.com EDİTÖR Sema Vatansever sema.vatansever@dijitalbiz.com GÖRSEL YÖNETMEN Gökhan Ünlü gokhan.unlu@dijitalbiz.com SOSYAL MEDYA Arzu Tufan arzu.tufan@dijitalbiz.com BARINDIRMA Vatansever Bilişim & Bulutistan REKLAM VE PROJE reklam@dijitalbiz.com ABONELİK www.dijitalbiz.com/abone abone@dijitalbiz.com BÜLTEN GÖNDERİMİ bulten@dijitalbiz.com YAYIN TÜRÜ Aylık, Süreli Yayın DİJİTAL BİZ DERGİSİ TEMMUZ 2022 SAYI: 28 / FİYAT: 20 TL ISSN : 2757-7309 Dergide yayınlanan yazılardan kaynak gösterilmesi koşuluyla alıntı yapılabilir. Dergide yayınlanan makale ve röportajlarda yer alan fikirler yazarlarına ve röportaj veren kişilere aittir, dergimiz için bağlayıcı değildir. dijitalbiz.com Editörden Şenol VATANSEVER Multiversera: Çoklu Evren Çağı İnternet ve sosyal medya yakın gele- cekte dönüşerek “Metaverse” olacak ve günlük yaşamımızın bir parçası haline gelecek dedik. Yani gözümüze takacağımız lensle artık interneti de sosyal medyayı da Metaverse’te yaşa- yacağız. Fiziksel dünyadaki yaşamın bir kısmının Metaverse’e kaydırılma- sıyla insanların trafikte zaman kaybet- memesi, karbon salınımının mini- muma indirilmesi ile küresel ısınma probleminin çözümüne katkı sağlan- ması, stresin azaltılması sağlanacak. Küresel salgın sürecinde insanlar evlerinden çalışma, eğitimlerine evlerinden devam etme durumunda kaldılar. Bu süreçte video konfe- ransları daha fazla kullanmaya başladık. Teknolojilerin desteklediği ölçüde uzaktan yapılabilecek işler hayatımızı kolaylaştırdı. Ekono- minin ve sosyal hayatımızın belli oranda devam edebilmesine imkân verdi. Aslında bu süreç Metaverse için de bir zemin hazırlamış oldu. Allah göstermesin tabi ki ama… Çok daha bulaşıcı, çok daha öldürücü bir hastalıkla insanoğlunun tekrar yüz yüze kalması durumunda hayat nasıl devam edecek? Belki tamamen evlere kapanmak durumunda kalacağız. Ekonominin, iş dünyasının, eğitimin, sağlık hizmetlerinin, sosyal hayatımızın vb. devam etmesi gerekecek. İşte o zaman Meta- verse’e çok daha fazla ihtiyaç duyabiliriz. Metaverse’ün daha fazla tartışılması gerektiğini düşünüyorum. Me- taverse’ü desteklememiz ya da karşısında olmamız sonucu değiş- tirmeyecek. Metaverse teknolojisi kaçınılmaz olarak tekrar bir salgın yaşansın ya da yaşanmasın internetin ve sosyal medyanın yerini alacak. Bu sebeple zaman kaybetmeden nasıl daha iyi bir Metaverse oluşturulabileceğimizi değerlendirmek daha isabetli olur. Sosyal hayatı ve kişilerin yaşam tarzını nasıl etkileyebileceğini, ekonomisinin nasıl olacağını ve hangi girişimlerin ortaya çıkabileceğini, ülkeler açısından ne anlama geleceğini, ulusal güvenlik ve siber güvenlik risklerinin neler olabileceğini, kişisel verilerin ve mahremiyetin korunmasını vs. düşünmek ve üzerinde çalışmak gerekiyor. Zaten hali hazırda şirketler ve kurumlar, hem pazarlama hem de varlık gösterme amacıyla Metaverse’te yer almak istiyor. Tabi hangi Metaverse’te ya da Metaverse’lerde yer alacaklarına karar vermeleri gerekiyor. Öncelikle hedef kitlelerinin nerede olduğunu belirlemeleri önemli, sonra bu hedef kitlelerine gerekli çalışmaları yaparak ula- şabilmeleri… İşte burada bizim Multiversera dediğimiz süreç önem kazanacak. Yani “Çoklu Evren Çağı”. Birden fazla evren olduğu için ve sayılarının artacağı için Multiversera’da bu evrenlerin seçim süreci önem kazanacak. Yine evrenler arasındaki entegrasyonlar ve geçiş imkanları kritik önemde olacak. Konuyla ilgili olarak Anadolu Ajansı’na verdiğim röportaj: https://www.aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/-alternatif-sanal-dunya-meta- verse-yeni-bir-yasamin-kapilarini-aralayacak/2634584 Dijital Biz 3

Sayfa 4 — dergide görüntüle

İçindekiler Alternatif sanal dünya ‘metaverse’ yeni bir yaşamın kapılarını aralayacak Kripto para ve dijital varlık yatırımcıları tüm dünyada vergi düzenlemelerini dikkatle izlemeli Kripto Paralar ve Gelecek Metaverse ve Elektrikli Araçlar Yatırımlarına Büyük İlgi Müşterileri ile yeni temas noktasını Metaverse’te kurdu Metaverse’in Türkiye’deki ilk otomotiv dijital stüdyosu Metaverse Dünyasının Oyun Kurucusu Türkiye Pazarında Metaverse, trilyon dolarlık bir ekonomik değer yaratma potansiyeline sahip Blockchain’le Katma Değeri Yükseltmek 2021’de 22 milyar dolara ulaşan NFT pazarı büyümeye devam ediyor NFT’ler - Metaverse’e Bir Adım Daha Yerli NFT platformu yeni projelerini tanıttı Web 3.0 dünyasındaki en büyük 5 tehlikeyi açıkladı 14 26 16 28 18 32 20 34 22 36 38 24 40 42 44 46 48 50 52 54 58 60 62 Dilde, Fikirde, İşte ve Dijitalde Birlik 06 Global kripto para borsası Türkiye faaliyetlerine başladı Geleceğin girişimcileri yatırımcılarla buluştu Yeşil dönüşüm odaklı fikirlere 450.000 TL’ye kadar hibe desteği Fintech’in lideri sektöründeki en önemli yatırımlardan birini aldı Beşinci yatırımını dijital sağlık alanında yaptı Dünya teknoloji sektörünün öncülüğünde gelişecek Bilişim sektör liderlerini bir araya getirdi Son 7 yılın büyüme rekoru 5G abone sayısı 2022’de 1 milyara, 2027’de 4,4 milyara çıkacak Twitter Spaces’i Etkili Şekilde Kullanabilme Dijital Biz 4

Sayfa 6 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Röportaj Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı çalışmalarından bahsedebilir misiniz? Ülkü Ocakları, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin ifade ettiği üzere ülkü erlerinin inancıyla, şehit ve gazileri- mizin kahramanlığıyla bayraklaşmıştır. Şanlı mazimizden aldığımız ilhamla bu- günü ve yarını planlıyor, çalışmalarımızı; günümüzün gereksinimlerine, şartların zeminine ve gençlerimizin hem ilgi alan- larına hem de ihtiyaçlarına göre değer- lendiriyoruz. Günümüz gereksinimleri olarak her çağın vazgeçilmezi elbette bilgi ve eğitim ihtiya- cı, bu husus bizim yok sayamayacağımız, çalışmalarımızda ileriye dönük tutumlar göstereceğimiz hassasiyetimizdir. Günümüz şartlarında ise Dünya’yı de- rinden etkileyen salgın dönemi olmuştur. Fiziken eksik kalınan eğitim ve sosyal faaliyet döneminde, dijital ortamda ar- tırılmış gerçeklik teknolojisi ile getirilen yenilikleri bizlerde Ülkü Ocakları olarak eğitim formatında hayata geçirdik ve eğitim-öğretim için yararlı bir potansiyel olacağını birçok çalışmamızla deneyim- ledik. Gençlerimizin de günümüzde teknolo- ji ile doğrudan bağlantılı olması hatta hayatlarının büyük bir yüzdesini sanal ortamda sürdürmelerini, değerlendir- melerimizde başa tutturduk. Onların teknoloji ile bağlantısında zararları en aza düşürerek fayda sağlayabileceğimiz dijital ortamlar oluşturduk. Eğitim ihti- yaçları açısından bakıldığında, hemen her kademeden öğrenci gruplarına hitap eden yazılım çalışmalarımız olduğunu söyleyebiliriz. Fiziki anlamda ise aynı değerlendirmeleri ele alarak çalışmalarımızı büyük bir so- rumluluk ve bilinç ile hem Genel Merkez kapsamında hem de il-ilçe Ocaklarımızda sürdürüyoruz. Biliyoruz ki; bir gence bir gelecek vermek, ülkemize ferah bir istikbal vermektir. Blokzincir Akademisi hakkında bilgi verebilir misiniz? Gelişen internet teknolojileri karşısında sadece izleyici değil üretici olmak ama- cıyla Blokzincir Akademisi’ni kurduk. İn- ternet endüstrisi birçok disiplinin bir araya geldiği bir alan. Bundan dolayı Blokzin- cir Akademisi derslerinde konunun hem teknolojik hem finansal hem de hukuksal yönü üzerine alanında uzman isimler ile farklı dersler verdik. Ayrıca akademiye gelen başvuruları tek tek inceleyerek, hangi öğrencinin hangi dersleri almasının faydalı olacağını düşü- nerek bir grup seçimi yaptık. Akademimize katılan her insanın eğitim alarak yeni yetenekler kazanması sağlan- dı. Bu noktadan sonra üretim aşamasına geçerek eğitimlerle elde edilen yetenekle- rin ürünlere dönüşmesi sağlanacak. Metaverse ve NFT hakkında neler düşü- nüyorsunuz? Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı’nın bu alanda vizyonu nedir? Biz bu noktada popüler kavramların de- ğişebileceğini fakat değişmeyecek tek konunun her geçen gün Türk coğrafya- sının dijital araçlarla birbirine daha da yakınlaştığı olduğunu görüyoruz. İnternet teknolojilerinin 3. evresinde kullanıcıla- rın varlıklarını göstermek için kullanacağı araçlardan biri NFT. Bu NFT’lerin daha fonksiyonel olarak kullanıldığı mecralardan biri de sanal evren konseptleri yani meta- evrenler. Fakat biz Ülkü Ocakları olarak biliyoruz ki teknoloji dinamikleri çok hızlı değişiyor. Dolayısıyla yarın yepyeni bir kavram gündeme gelebilir. Tıpkı Twitter kurucusunun bahsettiği DID isimli kavram gibi. Bizim vizyonumuz tüm fırsat ve risk senaryolarını Türk milletinin lehinde olacak şekilde izlemek ve gerekli yerde fikirleri- miz, projelerimiz ile konumlanmaktır. Dilde, Fikirde, İşte ve Dijitalde Birlik Ahmet Yiğit YILDIRIM Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkan Dijital Biz 6 Dijital Biz 7

Sayfa 8 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Röportaj Özellikle sosyal ağların lokomotifi olduğu bu dönemde içerik üretici sayısı hızla art - mış ve toplumun tüm kesimlerinden insan- lar içerik üretmeye başlamıştır. Bu dönemin daha ilk günlerinde sosyal medya kullanıcı- ları Türk birliğini hedefleyen sanal topluluk- lar oluşturmuştur. Fakat ilerleyen yıllarda Türk birliği düşüncesinin dijitale yansıyan halinin teknik bir problem olduğu ve çözü- mü için yıllar gerektiği anlaşılmıştır. Permakültür Sürdürülebilir Tarım Pro- jesi hakkında bilgi verebilir misiniz? Permakültür, özellikle şehirlerde; balkon, teras ve bahçe gibi değerlendirilebilir alanlarda herkesin kendi sebze ve mey- vesini yetiştirmesini sağlayan ve bunun da sürdürülebilir hale getiren bir tasarım modelidir. Bizler, Başbuğumuz Alparslan Türkeş Beyefendi’nin 9 Işık Doktrini’ndeki “Köy- cülük” İlkesi ve Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin “Toprağın dili ta- rımdır” anlayışı çerçevesinde çalışmaları- mıza başladık. Permakültür-Sürdürülebilir Tarım, dün- yadaki iklim krizine, su krizine, dikkat çekebilecek bir projedir. Tarım alanları olmasa da evin bir köşesinde, bahçenin Dijitalde Birlik Programınızdan bahse- der misiniz? Dijitalde birlik programı esasında internet teknolojilerini kullanarak Türk dünyası arasında birliğin dijital ortamda da sağ- lanmasını esas alan stratejiler içermek- tedir. İnternet teknolojilerinin 90’lı yılların başından itibaren gelişmesiyle beraber ilk olarak Web1 denilen dönem yaşanmış- tır. Kısıtlı üreticinin olduğu bu dönemde internetin içerik üretim kısmı sosyo-eko- nomik olarak dar bir kesimde kalmıştır. 2000’li yıllarda gelişen erişim imkanları ve ucuzlayan altyapı maliyetleriyle bera- ber Web2 denilen evre gerçekleşmiştir. Dijital Biz 8 Dijital Biz 9

Sayfa 10 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Röportaj İklim Krizi ve Türkiye Raporu yayın- ladınız. Bu rapor hakkında bizlerle paylaşmak istediğiniz önemli noktalar nelerdir? İklim değişikliğinin etkisi sadece sıcaklık- lardaki artıştan ibaret değildir. Kuraklık, seller, şiddetli kasırgalar gibi aşırı hava olaylarının sıklığı ve etkisinde artış, okya- nus ve deniz suyu seviyelerinde yüksel- me, okyanusların asit oranlarında artış, buzulların erimesi gibi etkenler sonucun- da bitkiler, hayvanlar ve ekosistemlerin yanı sıra insan toplulukları da ciddi risk altındadır. Bilim dünyası, iklim değişikli- ğinin yıkıcı etkilerini en aza indirmek için ortalama sıcaklıklardaki artışın azami 2°C ile sınırlanması gerektiğini belirtiyor. Bu hedefin tutturulması için atmosferdeki CO2 oranının 450 ppm seviyesini aşma- ması gerekiyor. Mevcut politikalar ve uygulamalar ile bu orandaki artışın devam edeceği öngörül- mektedir. Tarım ve hayvancılığı derinden etkileyecek olan iklim değişikliği sebebiyle, küresel ve kitlesel göç dalgalarının ya- şanması beklenmektedir. Ülkü Ocakları olarak hazırladığımız “İklim Krizi ve Türkiye Raporu” içerikli stratejik araştırmalar raporu büyük takdir toplar- ken, Paris İklim Anlaşması’nın TBMM’de onaylaması da sorunun önemine işaret ediyor. Dünyayı ve haliyle ülkemizi de etkileye- cek tüm sorunlara karşı her alanda çalış- malarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. bir ucunda yani hemen hemen her yerde tarım yapılmasını mümkün hale getiriyor. Tarım yapmak için büyük bir sanayi gücü- ne ihtiyaç kalmıyor. O yüzden çevreye ve doğaya ciddi anlamda katkısı olacağını şimdiden görüyoruz. Biz de Ülkü Ocakları terasımızda uy- gulamaya geçtik şimdi 16 çeşit sebze meyve yetiştiriyoruz, bıldırcın beliyoruz, arıcılık yapıyoruz. Permakültür-Sürdürü- lebilir Tarım’ın çevrim içi sertifikalı eği- timlerini de verdik. Her ilden arkadaşla- rımız artık bu konuda bilgi sahibi oldu. Şu anda her Ocağımızda permakültür projelerini uygulayan bu konuda eğitimli arkadaşlarımız var. Permakültür-Sür- dürülebilir Tarım alanında yardımcı ve bilgilendirici bir kaynak olarak da Per- makültür-Sürdürülebilir Tarım El Kitabı çıkardık. İsteyen herkes bu kitabımıza Ülkü Ocakları resmî web sitemizden erişebilir ve il-ilçe Ocaklarımızdan bu kitaba yanında ayrıca hediyemiz olan tohum kalemlere ücretsiz bir şekilde sahip olabilir. Dijital Biz 10 Dijital Biz 11

Sayfa 14 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Haber Uzmanlar, gelişen teknolojiyle beraber fi- ziksel dünyadaki yaşamın bir kısmının, beş duyu ile yaşamanın mümkün olacağı “meta- verse” aktarılacağını öngörüyor. Anadolu Ajansı (AA) | Taha Erham Keleş, Muhammed Gencebay Gür İnsan bilişinin, fiziksel çaba harcamaksızın bilgisayarlar, android cihazlar ve üç boyutlu ci- hazlar aracılığıyla yapay bir fiziksel ortama dahil olmasını sağlayan “metaverse”nin, hayatların gelecekte gerçeklikten daha fazla sürdürüleceği bir yer olacağı düşünülüyor. Trafikte zaman kaybı, küresel ısınma gibi sorunla- rın çözüleceği ve insanların hologramlarıyla dün- yanın her köşesine seyahat edip fiziksel etkileşim kurabileceği “metaverse”de, beş duyu organı ile deneyimlenen her şeyin gerçek olacağı belirtiliyor. İlk kez bilim kurgu yazarı Neil Stephenson’un 1992 yılında yayımladığı Kar Kazası (Snow Crash) kitabında yer verdiği “metaverse” kelimesi, şimdiden günlük hayatta kullanılan sözcükler arasına girdi. “Metaverse”nin sanal, arttırılmış, karma ve geniş- letilmiş gerçekliğin birleşimi olarak düşünülmesi gerektiğini dile getiren Vatansever, şunları kaydetti: “Sadece sanal ortamdan bahsetmiyoruz, gerçek dünyayla kesişimin sağlandığı bir ortam olacak. İnsanlar hologramlarıyla beraber bu dünyada da yer alabilecekler. Çevre kirliliği, müsilaj, mikrop- lastiklerle insanlar doğaya zarar verdi. Bunun sıkıntılarını yaşıyoruz. Metaverse ile insanlar, kendi ortamlarından bu dünyaya girecekleri için trafikte zaman kaybetmeyecek, enerji ve mazot tüketimi açısından avantaj yaratabilecek.” “Metaverse’de görmeyi, işitmeyi, dokun- mayı algılayabiliyoruz” Vatansever, “metaverse”nin vizyoner bir proje olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulaya- rak, “Metaverse’e sabit olarak girildiğini görü- yoruz. İlerleyen dönemde hareketli olacağız, VR bandın üzerinde yürüyebileceğiz. VR bant hangi yöne gidersek gidelim hareketi gerçekleş- tireceğinden metaverse’de kendi hologramımız- la hareket edebileceğiz. Hologramla Beyoğlu’na gidip yürüyebileceğiz, insanlarla etkileşim kura- bileceğiz. Mağazadan alışveriş yapabileceğiz. Yani, insanlar hologramlarıyla ‘meteverse’ içeri- sinden de öte gerçek dünyada yer alabilecek.” ifadelerini kullandı. “Metaverse”e, sanal gerçeklik gözlüğüyle girildiğini hatırlatan Vatansever, sözlerine şöyle devam etti: “Metaverse’de 5 duyu organımızdan gör- meyi, işitmeyi, dokunmayı algılayabiliyoruz. Koklama ve tat alma kısmında araştırma yapılması gerekiyor. Belli kokular bilgisayar ortamında üretilip verilebiliyor. Tat alma kısmı ileride mümkün olabilir, belki vücuda çip tak- tırmak gerekebilir. Çip olursa, ‘metaverse’de yediğiniz baklavanın tadı, daha önce yediği- niz baklava deneyiminizdeki tada benzer his- siyat olabilir. Dolayısıyla, deneyimi tat alma tarafında da yaşayabiliriz.” Vatansever, Türkiye’de “metaverse” çalışma- ları konusunda geç kalınmadığını belirterek, “Metaverse’de gerçek dünyayla kesişimin yaratılacağı, diğer evrenler arasında enteg- rasyonun sağlanacağı yapıların tasarlanma- sı lazım. Biz de vizyoner yaklaşımla kendi ‘metaverse’mizi oluşturmayı hedefliyoruz. Bu işin AR-GE’sini de Türk Alman Üniversitesi ile yapacağız.” dedi. Türkiye’de “metaverse” çalışmaları yürüten Türk Alman Üniversitesi Kültür ve İletişim Bölümü Baş- kanı Prof. Dr. Burhanettin Aykut Arıkan ile Global Bilişim Derneği (BİDER) Başkanı Şenol Vatanse- ver, Türkiye ve dünyada “metaverse” konusunda- ki vizyoner yaklaşımları AA muhabirine anlattı. “Gerçek dünyayla kesişimin sağlandığı bir ortam olacak” BİDER Başkanı Şenol Vatansever, gelecekte merkeziyetsiz ve merkezi (şirket kontrolünde) birçok “metaverse”in ortaya çıkacağını söyledi. Vatansever, sosyal medyada birden fazla plat- forma girildiği gibi farklı “metaverse”lerede girile- bileceğini aktararak, “Hayatın içerisinde olan bankalar, kurumlar ve devletler ‘metaverse’de konumlanmaya çalışıyor. ‘Metaverse’de birden çok evren olacağı için kurumların, şirketlerin hangi evrenlerde neden yer almaları gerektiğiyle ilgili çalışma yapmaları gerekir. Yani, ‘Çoklu Evren Çağı’. Birden fazla evren olduğu ve sayıları artacağı için ‘multiversera’da bu ev- renlerin seçim süreci önem kazanacak. Yine evrenler arasındaki entegrasyonlar ve geçiş imkanları kritik önemde olacak.” değerlendirmesinde bulundu. “Türkiye’nin ihtiyacını karşılayacak AR- GE çalışmalarını hedefledik” Türk Alman Üniversitesi Kültür ve İletişim Bölümü Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Aykut Arıkan, Ya- ratıcı Medya Laboratuvarı kurmak için Kalkınma Ajansı’ndan destek aldıklarını ve “metaverse” gibi yenilikçi teknolojileri hedeflediklerini söyledi. Projede, yenilikçi teknolojilerin sosyal ve toplum- sal yönden araştırılmasını hedeflediklerini dile getiren Arıkan, “Projenin alt bileşenlerinde Sosyal Dinamikler, Akışkan Arayüzler, Algoritma Labora- tuvarı olacak. Global Bilişim Derneği ile ‘metaver- se’de Türkiye’nin ihtiyacını karşılayacak AR-GE çalışmaları hedefledik.” ifadesini kullandı. Metaverse projesinin altyapısının kurulması için AR- GE çalışmalarının gerekliliğini vurgulayan Arıkan, “Algoritmaların tasarlanması, gerekli teyit algoritma- ları ve Deepfake’le yapılan manipülatif içeriğin nasıl yakalanacağı gibi birçok çalışma gerekiyor.” dedi. “Metaverse”nin temelinin genişletilmiş gerçeklik olduğunu anlatan Arıkan, “Metaverse, sanal, arttı- rılmış ve karma gerçekliğin bir arada olduğu yapı. Bu yapı için de Genişletilmiş Gerçeklik AR-GE’si gerekiyor. Yaklaşık altı aydır çalışan ekibimiz var. Araştırma görevlilerimiz, lisansüstü ve lisans öğ- rencilerimiz ekibin içerisinde.” diye konuştu. “Metaverse’de dezenformasyonun ucu bucağı olmayacak” İlk çalışmalarından birinin “metaverse”de dezenformasyon konusu olacağına dikkati çekerek Arıkan, şunları söyledi: “Metaverse’de dezenformasyonun ucu bucağı olmayacak. Elimizde sadece görsel veya haber değil, tasarımlı genişletilmiş gerçeklik olacak. Genişletilmiş gerçeklik içerisinde olmayan olayları tanımlayabilirsiniz. Buralarda bir takım kurgular söz konusu olacak. Deepfake gibi teknolojilerle, algoritmik tasarımlarla gerçekliğin eğriltilmesi konusunda ciddi dezenformasyon potansiyeli var. Bunları öngörüsel algoritmalar- la, oluşmadan takip etmek gerekiyor.” “Metaverse”de manipülasyondan uzak bir yapı ortaya koymak istediklerini belirten Arıkan, “Bu iş ne kadar düzgün giderse ticari potansiyeli de o kadar yüksek olacaktır. Manipülatif altyapılar bir yerden sonra ters teper, biz bunu istemiyoruz. Buranın ticari kalkınmaya yönelik potansiyelinin olmasını istiyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı. Alternatif sanal dünya ‘metaverse’ yeni bir yaşamın kapılarını aralayacak Dijital Biz 14 Dijital Biz 15

Sayfa 16 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Haber Uluslararası denetim, vergi ve danışmanlık şirketi EY, kripto para birimleri ve dijital varlıklar alanındaki yatırımcı kişi ve kurum- ların bu alandaki mevcut ve gelişmekte olan vergi düzenlemelerini dikkatle izleme- leri gerektiğini vurguluyor. Dijital varlıklara ve kripto para birimlerine yapılan yatırım- ların vergilendirilmesine ilişkin güncel durumu paylaşan EY, farklı ülkelerin bu alandaki yaklaşım ve uygulamalarına da ışık tutuyor. EY (Ernst & Young) kripto para birimleri ve di- jital varlıklarla ilgilenen yatırımcı kişi ve kurum- ların bu alana yönelik vergi düzenlemelerini dikkatle izlemeleri gerektiğini vurguluyor. EY tarafından yayımlanan “Kripto para birimleri ve dijital varlıklara yönelik vergiler yakın gelecek- te nasıl şekillenecek?” başlıklı özel makalede, geleneksel aracıları devreden çıkararak işlem sürelerini büyük ölçüde hızlandıran, maliyet- leri düşüren ve inovasyonu destekleyen dijital varlıklar alanındaki küresel yatırımların toplam büyüklüğünün son 13 yıllık sürede 3 trilyon doları aştığına dikkat çekiliyor. Vergi otoriteleri, dijital varlıkları ve bu alandaki gelişmeleri kavrama çabasında Raporlama Standardında (“CRS”) oluşturulan değişiklikleri kamuoyunun değerlendirmesine açtı. Bu çalışmalar sonrasında vergi şeffaflığı amaçlı “otomatik bilgi değişimi” kapsamına kripto varlıklar da girmiş olacak. EY uzmanla- rı, CRS’in uygulamaya geçmesi uzun zaman almışken, mevcut ortamda kripto varlıkların raporlamalar kapsamına alınmasının da uzun sürmeyebileceğini vurguluyor. Kripto para ve NFT’lerin vergilendirilmesin- de farklı yaklaşımlar Kripto para birimleri ve token’lar gibi dijital var- lıklara yapılan yatırımlar çok yüksek oranlarda artmış durumda ve bunların nasıl vergilendiri- leceği konusu gündemde önemli yer tutuyor. Dünya genelinde birçok vergi otoritesi, kripto para yatırımlarını servet olarak sınıflandıran ve sermaye kazancı vergisine tabi tutan ABD ve İngiltere’nin yaklaşımını benimsiyor. Blok zinciri üzerinde depolanan, akıllı kontrat- larla desteklenmiş benzersiz yazılım parçaları olarak tanımlanabilecek NFT’ler de (Non-Fun- gible Token), halihazırda en popüler dijital varlık sınıflarından biri durumunda. Şirketlerin, marka topluluğu oluşturma ve geliştirmede benzersiz fırsatlar sunan NFT’lere giderek daha fazla yö- neldiği bir dönemde vergisel açıdan NFT’ler, hem doğrudan hem de dolaylı vergilerle karşılaşabilir. Türkiye’de kripto varlıklarla ilgili düzenleme- lerin 2022’de yasalaşması bekleniyor EY Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı Abdulka- dir Kahraman konuyla ilgili şu değerlendirmeler- de bulundu: “Dijital varlıklar endüstrisi, dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla gelişimini sürdürüyor. Vergi- lendirme açısından ise bu alanda belirsizlikler söz konusu. İnovasyon ve büyüme hızının, vergi tarafında olası bir ortak küresel anlayışın gelişim hızını geride bıraktığını söyleyebiliriz ve bu alanda birçok ülke, dijital varlıkların vergi- lendirmesine ilişkin kendi bakış açılarını henüz resmileştirmiş değil. Yatırımcılar ve hizmet sağlayıcılar karmaşık vergi uyumu risklerine karşı mevcut ve olası düzenlemeleri dikkatle izlemeli. Dijital varlıklara ilgi ve katılım hangi düzeyde olursa olsun, temel ilke olarak gelir ve kazançların her zaman için vergiye tabi olduğu en başta bilinmelidir.” Bu alanda hizmet sağlayıcılar ve müşteriler için vergi riski artarken vergi otoriteleri için de yeni zorlukların ortaya çıktığına dikkat çeken EY uzmanları, tüm dünyada dijital varlıkların kaydettiği baş döndürücü gelişimin vergi otori- teleri için giderek daha dikkat çekici hale geldi- ğini vurguluyor. Vergi otoritelerinin bu alandaki gelişimi kavrama çabalarının yanında, ülkelerin yaklaşımlarında dijital varlıklar alanındaki satın alma, mülkiyet ve satış işlemlerinin vergisel etkileri açısından farklılıklar söz konusu. Halihazırda dijital varlıklar için geleneksel yatı- rımlar ile aynı vergi raporlama yükümlülüklerinin mevcut olmayışı vergi otoriteleri için bir tür kör nokta oluşturuyor. Dolayısıyla, bu alandaki yatı- rımlardan elde edilen ciddi miktardaki kazançlar ya hiç bildirilmemiş ya da eksik bildirilmiş olarak görünüyor. Bu alanda tüm dünyada hem birey- lerin hem de kurumsal vergi ekiplerinin başa çıkması gereken belirsizlik, karmaşıklık ve risk- lerin mevcut olduğunu ortaya koyan makalede vergi otoritelerinin yakın gelecekte daha fazla vergi raporlama yükümlülüğünü devreye alma- sının beklenebileceği belirtiliyor. Bu çerçevede, OECD, kripto varlıklar ile ilgili yeni bir vergi şeffaflığı çerçevesi ve Ortak Son dönemde gündemde yer alan açıklamalar nedeniyle, Türkiye’de kripto varlıklarla ilgili dü- zenlemelerin 2022 yılında yasalaşması bekle- niyor. Kamuoyuna yansıyan bazı teklif taslakları incelendiğinde kripto varlık düzenlemelerinin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na (SPK) eklemelerle yapılacağı anlaşılıyor. Teklif tasla- ğında SPK’nun 3’üncü maddesindeki tanımlara, “cüzdan, kripto varlık, kripto varlık alım satım platformu, kripto varlık hizmet sağlayıcı ve kripto varlık saklama hizmeti” tanımları ekleniyor. Ayrıca kripto varlıklar ile ilgili Kanuna eklenen madde- lerle “Kripto varlık alım satım platformları”, “Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının usulsüz işlemlerinde uygulanacak tedbirler”, “İzinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyeti”, “Zimmet”, “Kripto varlıklara ilişkin şahsi sorumluluk” ve “Kripto varlıklara özel soruşturma usulleri” gibi daha çok “kripto varlık alım-satım platformları” ile ilgili şartlar ve kötüye kullanıma ilişkin düzenlemeler yapılıyor. Tüm dünyada piyasa değerleri ve işlem hacmi ciddi boyutlarda artan bir varlık türü ile ilgili dü- zenlemenin AB örneğinde olduğu gibi (Markets in Crypto Assets, “MiCA” ve Digital Operational Resilience Act, “DORA”) daha kapsamlı olması hem ‘Türkiye’de oluşan ve küresel ile entegre’ ekosistemin korunması hem de İstanbul Finans Merkezi (“İFM”) projesine katacağı ivme nede- niyle önem arz ediyor. Yapılacak düzenlemelerde “vergi yansızlığı”nın sağlanması önem taşıyor Kripto varlıkların vergilendirmesi kapsamında, ya- pılacak vergi düzenlemelerde “verginin yansızlığı” ilkesinin gözetilmesi önem arz ediyor. Örneğin, AB ülkelerinde kripto varlıkların KDV’den istisna olması, Türkiye’nin ise benzer ihraçları KDV’ye tabi tutma politikası benimsemesi Türkiye’deki ihraçların AB ülkelerine kaymasına neden olabilir. Yapılacak düzenlemeler ile kripto varlıkların nite- liği net bir şekilde tanımlandıktan sonra bu var- lıklara dayalı işlemlerin; “varlık ihracı/oluşturma”, “madencilik”, “alım-satım” ve “aracılık” gibi faaliyet bazında ele alınarak yapılması da önem taşıyor. Türkiye’de dolaysız yani gelir üzerinden veya dolaylı yani harcama üzerinden gündeme gelebi- lecek vergilendirme düzenlemelerinin diğer ülke düzenlemeleri ile paralel olmasının ve böylece “verginin yansızlığının” sağlanmasının önemine de işaret eden Abdulkadir Kahraman, aksi takdir- de Türkiye’deki işlemlerin yurt dışına kaymasının ve Türkiye’de mevcut ekosistemin zarar görme- sinin söz konusu olabileceğine, bunun da Türki- ye’nin mali suçlarla mücadele gücünün zayıflata- bileceğine dikkat çekti. Kripto para ve dijital varlık yatırımcıları tüm dünyada vergi düzenlemelerini dikkatle izlemeli Dijital Biz 16 Dijital Biz 17

Sayfa 18 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Yazar İsmail KÖSEOĞLU Bytedex CEO Dipnot: Ülke olarak ve/veya birey olarak blockc- hain teknolojilerinin özgürleştirici rolü- nü anlamalı ve bu özgürlük alanına gereken değeri ver- meliyiz. Kripto Paralar ve Gelecek Günümüzde artık haberlerde daha sık görmeye başladığımız kripto paralara ilişkin genel bir gözlemleme ile çok basit husus- ların dahi bilinmediğini söyle- yebiliriz. Kripto paralar nedir? Nasıl çalışır? Geleceğimizi nasıl etkileyebilir? Esas olarak kripto paraları anla- yabilmek için paranın ne olduğu ile başlamalıyız. Para insanlar arasında mal ve hizmet değiş tokuşunu sağlayan bir değer taşıma aracıdır. Dünyaca kabul edilmiş 3 temel özelliğe sahip olması bir meta için para yerine kullanılmasını sağlayabilir. Bu özelliklerden ilki değişim ara- cı olabilmesidir. Bir ölçü olarak diğer başka mal ya da hizmet- le değiştirilebilmesidir. Yani A birim mal önce B birim paraya çevrilir ve bu B birim paranın C birim başka bir malı almasını sağlaması gerekir. Bunu gün- lük hayatımızda sürekli olarak elimizdeki TL’ler ile yapıyoruz. Mal ve hizmet satanlar bunun karşılığında belli miktar bir para alarak bu para ile başka bir mal ve hizmet alabiliyorlar. Diğer bir özellik ise bir değer ölçüsü ve hesap birimi özelliği ortaya koymalıdır. Yani mal ve hizmetlerin değerinin belirlenebi- leceği ve hesaplanabileceği bir standart ortaya koymalıdır. Ve diğer özellik ise bir değer taşıma ve saklama aracı olmalı- dır. Yani kendi bünyesinde sonra da kullanabileceğimiz bir değeri bulunmalı ve daha sonra da bu değeri mal ve hizmete dönüştü- rebilmeliyiz. Tarih boyunca insanlık mal ve hizmetlere öncelikle takas yoluyla daha sonra değerli madenler yoluyla ve daha sonra ise bu değerli maden- lerin bankalarda saklanması ile birlikte bankaların verdiği notlar yani Banknotlarla para kavramını geliştirmiştir. Ancak son yüzyılda itibari para denilen bir sistem dünyada hakimdir. Eskiden devlet tarafın- dan her bir paranın karşılığında değerli madenler genel olarak Altın ve Gümüş teminat olarak bulunurken günümüzde artık bu durum ortadan kaldırılmıştır. Bu- nun yerine kanuni bir zorunluluk olarak devletin bastığı paranın kullanılması yani itibar edilen para anlamında “itibari para” kullanımına geçilmiştir. İşte bu paranın karşılığında her- hangi teminat bulunmaması ve para basma yetkisinin merkez bankalarında olması tüm dünya- da sıkıntı dönemlerde karşılıksız para basılmasını beraberinde getirmiştir. ABD’de sadece pan- demi döneminde bugüne kadar tedavülde olan paranın %40 bir- kaç sene içerisinde basılmıştır. Bu da yüksek enflasyon oranla- rını beraberinde getirmiştir. Enflasyon nedir? Enflasyon esas olarak belli bir para birimi karşısında mal ve hizmetler- deki birim değer artışını ifade eder. Çok derine inmeden bir şeyin piyasadaki miktarı arttıkça diğerine karşı değeri düşer. Eğer piyasada para bollaşırsa mal ve hizmetler daha az miktarda olduğu için paranın değeri dü- şecek mal ve hizmetlerin değeri artacaktır. Borca dayalı para sistemi, itibari paranın geçerli olduğu sistemlerde bankalara zorunlu karşılık üzerinden gizli bir para basma yetkisi de verir. Her banka vermiş olduğu toplam kredinin %10 kadarını banka- da bulundurması yeterlidir. Bu durumda her 10 birim kredinin 9’u karşılıksızdır. Çünkü banka- lar için 10 birim kredi vermek için kasada 1 birim para bulunması yeterlidir. Bu durum piyasadaki para emisyonunu daha da arttı- rır. Kredi genişlemeleri ile piya- sadaki para arzının arttırılması yukarıdaki unsurlarında eklen- mesi ile piyasayı stagflasyon ya da resesyona götürür. Bugün ABD başta olmak üzere dünya- da karşılaşılan önemli risklerden biri budur. Buradaki en kritik unsur ise sıra- dan insanlar ceplerindeki para- nın değerindeki azalmayı para basarak kapatma şansı yoktur ancak merkez bankaları devlet- ler üzerinden para basma yetki- sine sahiptir. Bu nedenle enflas- yon aslında vatandaştan devlete sermaye transferi sağlayan gizli bir vergi gibi davranmaktır. Günümüzde birçok ekonomik yaklaşım olsa da paralarla ilgili söylenebilecek kısa bilgi budur. Kripto paralara geçmeden önce okuyucu için paranın tarihsel gelişimi, itibari para sistemi ve borca dayalı ekonomi modelleri- ni daha geniş araştırmak aydın- latıcı olabilir. Kripto paralar esas olarak kö- kenleri 70’li yıllara dayanan ma- tematiksel bazı algoritmalardan ve formülasyonlardan çıkarak nihayet yıllar süren farklı çalış- malar ile 2008 yılında uygula- nabilir ilk örneği olan Bitcoin ile ortaya çıkmıştır. Bitcoin toplam 21 Milyon adet üretilebilecektir. Bu rakam piyasada dolaşabile- cek maksimum arzı ifade etmek- tedir. Daha önce de birçok dijital para denemesi yapılmış ancak uzun ömürlü olmamıştır. Bitco- in başarılı olan tek dijital varlık olarak tarihe adını yazdırmıştır. Bitcoin üretmek için belli bir elektrik sarfiyatı ve işlem gücü gerekir, bu makale yazıldığı sıra- da bir Bitcoin üretmenin maliyeti 13.000 dolar civarındaydı. “Bit- coin değersiz midir?” sorusunun en net yanıtı, 1 adet üretmek için bu maliyete sahip bir meta elbet- te değersiz değildir. Bünyesinde işte bu üretim değerini ve piya- sada ortaya çıkan talep değerini barındırmaktadır. Bitcoin’in çıkması ile birlikte kullanımının yaygınlaşması ve insanlar tarafından yukarıda ya- zılan para niteliklerinin kabulü ile birlikte esas olarak insanlık tarihi için bambaşka bir dönem başlamıştır. Bitcoin insanlar tarafından, insanlar için üretilen ve genel kabul gören ilk para niteliğindeki varlıktır. Bu tarihsel olarak hepimizin tarih derslerin- den hatırlayacağı şekilde aynı zamanda bir egemenlik ve otori- te simgesi olan paranın, sıradan insanlar tarafından devletlerin egemenliğinden çıkarılması demektir. Bu nedenle bugün birçok ülke bu konuda mevzu- atlar geliştirmeye çalışmakta ya da buna yönelik tedbirler almaya çalışmaktadır. Ne var ki Bitcoin merkeziyetsiz olarak tasarlan- mıştır ve hiçbir otoriteye bağlı değildir. Tam olarak kullanım gücünü dünyanın her tarafındaki kullanıcılarından almaktadır. Ve bunun kanun ya da mevzuatlarla engellenme şansı maalesef yoktur. Bitcoin ile birlikte Ethereum blockchain üzerinde akıllı prog- ramları çalıştırmayı mümkün kıl- dı. Bununla birlikte birçok proje bu temeller üzerine bina edildi. Blockchainlerin kendi ürettikleri ana dijital birime coin denilir- ken bu coinleri referans alarak üretilen diğer dijital varlıklara ise token denildi. Bugün kripto ala- nında birçok proje bu tokenler ile fayda sağlamaya çalışmaktadır. Kripto dünyası mevcut yapısı ile bir kaos içerisindeki düzeni akla getirmektedir. Vahşi batı gibi ol- dukça tehlikeli ve riskli unsurları barındırmakta ve tam bir öngö- rülemezlik içerisinde varlığını sürdürmektedir. “Orda ab chao” yani kaostan gelen düzen ya da düzen kaostan doğar sözünü duymayan kalmamıştır sanırım. Bu düzen yeniden gün geçtikçe küresel şirketler ve kripto parala- rı resmi değer aracı olarak kabul eden ülkelerce yavaş yavaş oluşturulmaktadır. Bu noktada kripto dünyası- nın esas vaat ettiği husus bu yazının ilk kısımlarında anlattığımız aslında okurun bir araştırmasıyla herkesin bildiği mevcut para sistemini dönüştürebilecek argümanla- rı ortaya koymasına dayan- maktadır. Bitcoin dünyada en fazla 21 milyon adet olacak- tır ve daha fazla basılamaya- caktır. Merkez bankalarının ve mevcut bankaların para üretme yetkisi ile karşılaştırıldığında, mevcut enflasyonist para politi- kaları dikkate alındığında daha manalı hale gelmektedir. Kripto dünyası, insanları üret- tikleri projeleri yine insanların finanse ederek insanların hiz- metine sunmaktadır. Herhangi bir devlet katkısı, sübvansiyon, vergi teşviki ya da hibe üzerin- den değil belki dünyanın çok çok farklı ülkelerinden insanların bir araya gelerek kolektif bir aklın ürünü olarak ortaya çıkmakta- dır. Elbette dolandırıcılar, kötü projeler birçok riskler burada yer almaktadır. Bunlar insanlı- ğın var olduğu tarihten bugüne hemen hemen tüm iş kollarında mevcuttur. Hatta ve hatta bugün bankadaki mevduatınız bile aşa- ğı yukarı 100.000 TL’ye kadar garanti altındadır. Yani olası bir bankanın batması durumunda üzerinde kalan miktarı büyük ihtimalle alamayacaksınız. Bunun örneklerini 2001 krizinde gördüğümüzü bilenler hatırlaya- caklardır. Nihai olarak kripto dünyası finansal ve toplumsal anlam- da ürettiği teknolojiler ile bir dönüşümün liderliğine aday- dır. Bugün bu teknolojileri insanlara öcü gibi göstermek yerine bu teknolojilerden fay- dalanmanın yolları aranmalı ve toplam adaptasyonu arttı- racak imkanlar sağlanmalıdır. Ülkemiz ise bu teknolojilere sonuna kadar kapılarını aç- malı ve ülkemizde buna tek- noloji merkezlerinin kurulma- sına öncülük edilmeli ve tüm dünya genelinde bu alanda çalışan firmaların ülkemizde yer seçmesini sağlayacak hukuki ve mali teşvikler oluş- turulmalıdır. Ülke olarak ve/ veya birey olarak blockchain teknolojilerinin özgürleştirici rolünü anlamalı ve bu özgür- lük alanına gereken değeri vermeliyiz. Dijital Biz 18 Dijital Biz 19

Sayfa 20 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Haber Akbank Yatırım Hizmetleri, metaverse ile elektrikli ve otonom araçlar temalı fonla- rı yatırımcılar ile buluşturdu. Ak Portföy geçtiğimiz ay içerisinde bu sektörlere yatırım için 2 değişken fon ile beraber, 2 adet Anapara Korumalı Fonu Türkiye’de ilk kez yatırımcılara sundu. Akbank’ın tüm kanallardan müşterilerine sunduğu bu fonlar sadece bir ayda 150 milyon TL büyüklüğe ve yaklaşık 9 bin yatırımcıya ulaştı. Konuyla ilgili açıklama yapan Akbank Özel Bankacılık ve Yatırım Hizmetleri Genel Mü- dür Yardımcısı Dr. Alp Keler, “Günümüz şart- larında tematik fonlar yatırımcılardan büyük ilgi görüyor. Daha önce yatırımcılarımızı sağ- lık, alternatif enerji, turizm ve blockchain gibi temalar ile tanıştırmıştık. Şimdi de metaverse ile elektrikli ve otonom araçlar temalarını müşterilerimize sunuyoruz. Ak Portföy Me- taverse ve Dijital Yaşam Teknolojileri Değiş- ken Fon ile Ak Portföy Elektrikli ve Otonom Araç Teknolojileri Değişken Fon, farklı tema- larıyla portföyünü zenginleştirmek isteyen müşterilerimizi bekliyor. Yatırımcılarımız birikimlerini, geleceğin dünyasını şekillendi- recek teknoloji şirketlerine sahip bu fonlarda değerlendirebilir. Yine bu kapsamda anapara korumalı fonları farklı temalar ile sunarak müşterilerin port- föylerini çeşitlendirmesine imkân veriyoruz. Bu fonların en büyük avantajı, fonlar, yatı- rımcıların dalgalı piyasalarda önlerini gör- mesini sağlıyor. Sektörde toplam 100 milyar TL büyüklüğe ulaşarak lider konuma gelen Ak Portföy, Anapara Korumalı Fon’larda da %93’lük pazar payı ile liderliğini sürdürüyor” diye konuştu. Metaverse ve Elektrikli Araçlar Yatırımlarına Büyük İlgi Akbank Yatırım Hizmetleri Bölüm Başkanı Evren Cantürk ise “Metaverse teknolojileri çok hızlı şekilde gelişiyor. Teknoloji gelişirken de insanların hayatını değiştiriyor. İnsanlar günlük hayatta yapabildikleri her şeyi me- ta-evrenlerde yaparken daha fazlasını da bulabiliyor. Bu sebeple yatırım dünyası ve yatırımcılar için de bu teknolojileri geliştiren şirketler büyük önem kazanıyor. Akbank Yatırım Hizmetleri olarak en son teknolojilere en çabuk şekilde uyum sağlamayı hedefle- diğimiz için müşterilerimize 2 farklı temada fonlar sunduk. İlki Metaverse teması… Meta evrenlere yatırım yolu ile dahil olmak iste- yenler, Ak Portföy Metaverse ve Dijital Ya- şam Fonu sayesinde tek işlem ile 20 şirkete yatırım yapabiliyor. Az önce bahsettiğim gibi bu fon, Metaverse’ün değiştirdiği günlük yaşam rutinine yatırım yapma fırsatı sunuyor. Diğer yeni temamız ise elektrikli ve otonom araçlar… Otomotiv sektöründe devrime yol açan şirketleri içeren Ak Portföy Elektrikli ve Otonom Araç Teknolojileri Değişken Fon’u da 30 farklı şirkete aynı anda yatırım imkâ- nı sağlıyor. Otonom araç devriminden pay almak isteyen yatırımcılarımız bu fonu tercih ediyorlar” dedi. Dijital Biz 20 Dijital Biz 21

Sayfa 22 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Haber önümüzdeki dönemde bu yerini ivmelene- rek artıracak olan Metaverse’te, bu evrenin gelişim hızıyla paralel biçimde yol katede- bilmek için Aktif Bank olarak hızla aksiyon- lar almaya başlamış ve Decentraland’de yerini alan, projeler gerçekleştiren ilk Türk bankası olmuştuk. Temel hedefimiz; müş- terilerimize dokunabileceğimiz ve daha iyi, yeni deneyimler yaratabileceğimiz her alanda varlık gösterebilmek. Bugün, tam da bu amaca hizmet eder biçimde Meta- verse’te müşterilerimizle markamız arasın- da yeni bir temas alanı oluşturuyoruz. Metaverse’te yerini alan ilk Türk bankası olan Aktif Bank, Decentraland’de müşterile- ri için yeni bir temas alanı oluşturdu. Proje kapsamında Decentraland’deki parselinde yeni bir iletişim kanalı yaratmak amacıyla bina inşa eden Aktif Bank, böylece bir ilke daha imza attı. Müşterilerini ve potansiyel müşterilerini tüm Aktif Bank ekosistemiyle artık Metaverse’te de buluşturabilecek olan banka, Decentraland’deki binasında gün içerisinde ziyaretçilerle iletişim kurabilecek ve bilgilendirme sağlayacak bir Aktif Bank Metaverse Agent’ı da konumlandırdı. Tüm platform kullanıcıları hafta içi 09:00-18:00 saatleri arasında https://play.decentraland. org adresinde 65,-127 koordinatında bu- lunan Aktif Bank binasını ziyaret ederek Metaverse Agent’ı ile yazılı ya da sözlü iletişim kurabilecek; Aktif Bank ekosistemi, ürünleri ve hizmetleri hakkında bilgi alabi- lecek. Aktif Bank ile Metaverse’te temas kurmak için dijital cüzdan oluşturma şartı gerekmiyor ve Play as Guest seçeneğine tıklanarak misafir olarak da Decentraland’e giriş yapılabiliyor. Numanoğlu: “Metaverse’teki en etkin müşteri deneyimini tasarlamak için çalışıyoruz” Metaverse’teki hizmetlerini bu platforma ve bireylerin de bu platformdan beklentile- rine göre şekillendirmeye her zaman özen gösterdiklerini belirten Aktif Bank Müşteri Deneyimi ve İletişim Grup Başkanı Gamze Numanoğlu; “Hızla hayatımıza giren ve Müşterileri ile yeni temas noktasını Metaverse’te kurdu Dijital Biz 22 Dijital Biz 23

Sayfa 24 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Haber katını ziyaret edenleri ilk olarak Avrupa’nın en güçlü elektrikli ticari aracı E-Transit ile ikonik Ford Mustang’den ilham alan elektrikli SUV Mustang Mach E karşılıyor. Araçların üzerine tıklayarak detaylı bilgilerin yer aldığı web sitesine ulaşılabilen ziyaretçiler, araç yanındaki QR Kodları telefonlarına taratarak araçların AR versiyonlarını da inceleyebili- yor. Ford Dijital Stüdyo’yu ziyaret edenler ise Ford Tourneo Courier, Ford Kuga ve Ford Puma modellerini detaylı olarak inceleme imkanına sahip oluyor. Aynı alanda Ford Türkiye’nin sosyal medya ve web sitesi lin- kleri aracılığıyla da dileyenler şirket hakkında daha ayrıntılı bilgiye ve son gelişmelere ulaşabiliyor. Ayrıca karşılama standında her gün saat 12:00-22:00 saatleri arasında çevrimiçi olarak hazır bulunan müşteri temsil- cileri ile doğrudan görüşme de yapabiliyor. Ford Dijital Stüdyo Metaverse’ün birinci katında ise çeşitli konsept alanları yer alıyor. Ford araçların performanslarını deneyimleme imkânı sunan “Ford Performans Köşesi”, E- Transit ve Ford şarj istasyonunun bulunduğu hologramlı etkileşim alanı “Ford E Köşesi” bunlardan bazıları. Ford Dijital Stüdyo Metaverse’in en üst katında ise etkinlikler için bir alan bulunuyor. Decentraland’de yer alan Ford Dijital Stüdyo Metaverse, 6 parsellik bir alan kaplıyor. Decentraland’e giriş yapan ziyaretçilerin Ford Dijital Stüdyo Metaverse gitmek için “goto 33.140” yazmaları yeterli oluyor. Ford Dijital Stüdyo ile müşterilerine se- çili Ford modellerini bulundukları yerde inceleme imkânı sunan Ford Türkiye, teknolojideki öncü yaklaşımını bir adım öteye taşıyor. Şirket, “geleceği bugünden yaşa” söylemi kapsamında otomotiv sek- töründe bir ilke imza atarak, Ford Dijital Stüdyo’yu Metaverse evrenine taşıyor. Araç teknolojileri kadar dijitalleşme alanında da öncülüğü üstlenen Ford Türkiye, müşterilerine en yenilikçi dijital platformlarda da ulaşmayı sürdürüyor. “Geleceği bugünden yaşatan” marka olarak, son dönemde teknolo- jiye ilgi duyanların cazibe noktası haline gelen ve paralel bir sanal dünya özelliğiyle dikkat çeken Metaverse’te de yerini alıyor. 2020 yılında yenilikçi teknolojik uygulaması “Ford Dijital Stüdyo”yu hayata geçirerek müşteri deneyiminde çıtayı yükselten Ford Türkiye, şimdi de bu yenilikçi uygulama ile Metaverse evreninde Türkiye’nin ilk dijital stüdyosunu kuruyor. Ford Dijital Stüdyo Metaverse, Ford’un otomo- tiv dünyasıyla ilgili olarak müşterilerine çizdiği gelecek resminde ve bu resmin ardından yatan hikâyede önemli bir yeri dolduruyor. Gerek markanın teknolojideki öncü rolünü vurgulaması gerekse tasarımı ve içeriğiyle dik- kat çeken proje dönüşen otomobil dünyasının geleceğini şimdiden ortaya koyuyor. Elektrikli araçlar, interaktif oyunlar Metaverse’teki Ford Dijital Stüdyo’nun giriş Metaverse’in Türkiye’deki ilk otomotiv dijital stüdyosu Dijital Biz 24 Dijital Biz 25

Sayfa 26 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Haber bölgesinde çok değerli bir konuma sahip. Özellikle yeniliklere açık ve teknolojiyi ya- kından takip edip deneyimleyen halkı ise bizim gibi yeni dünyalar yaratan bir ekibin en değer verdiği kullanıcı profilini temsil ediyor. The Sandbox ekibi olarak Türkiye’ye ve Türk halkına özel Türkçe kullanılabilecek bir metaverse dünyası yaratmak için kolla- rı sıvamış durumdayız. Kısa bir süre önce Türkiye operasyonumuzun başına oyun ve teknoloji dünyasının tanınmış ve tecrübeli profesyonellerinden Arslan Kiran’ı transfer ettik. Kendisi Türkiye, Almanya ve MENA Bölgesi’nden de sorumlu yöneticimiz. Oyun ekosistemi, geliştiriciler, sanatçılar, markalar başta olmak üzere metaverse dünyasının en popüler ve saygın markasıyla iş birliği için- de olmak isteyenleri, ekibimizle birlikte bu özel dünyaya dahil edilmesi için çalışmalar yürütecek. 2 yıl gibi bir süre sonunda Türki- ye’nin, metaverse dünyasının en değerli 3 ülkesinden biri haline gelmesini hedefliyo- ruz” dedi. The Sandbox Türkiye metaverse dünyası iş birliği programları başlıyor The Sandbox Türkiye, Almanya ve MENA Bölgesi Direktörü Arslan Kiran ise Türkiye özelinde yaratılacak metaverse dünyasına dahil olmak isteyen oyun stüdyoları, sanat- çılar, geliştiriciler ve markaların kabul edile- ceği iş birliği programlarını hızlıca devreye aldıklarını belirterek, “Teknoloji dünyayı değiştirdiği gibi bizler gibi öncü şirketler de artık sanal dünyayı yeniden kodluyor. Ar- tık metaverse ve The Sandbox metaverse gerçekliğini yaşıyoruz. Bu yeni sanal dünya ekosisteminde ülkemize yatırım yapacak global bir organizasyonun içinde yer almak benim için ayrı bir heyecan kaynağı oluyor. Metaverse dünyasını merak eden, bizlerle iş birliği yapmak isteyen tüm profesyonellere kapımız her zaman açık. Öte yandan, Türk kullanıcılarının da Türkçe olarak güvenle ha- reket ettiği, oyun oynayarak veya konserlere katılarak eğlendiği, iş yaptığı, düzenlenen konferanslarla sanat festivallerine katıldığı ve yatırım yaparak kazandığı özel bir dünya kuruyoruz” dedi. Dünyadaki ilk ve en popüler metaverse projelerinden olan ve 3,9 milyar dolarlık pazar hacmine ulaşan The Sandbox, Türki- ye pazarına giriş yapıyor. Kullanıcıların ta- sarım, paylaşım ve NFT varlıkları satabilme yetkisine sahip olduğu, topluluk tarafından yönetilen merkeziyetsiz bir dünya olan The Sandbox metaverse, geliştiriciler ve oyun severler tarafından oluşturulan içerikleri ödüllendirmeyi de hedefliyor. 2012 yılında Pixowl tarafından oluşturulan ve dünya genelinde metaverse denilince ilk akla gelen markalardan olan The Sand- box’ın 7 ülkede ofisi ve 300’den fazla çalışa- nı bulunuyor. Türkiye pazarına giriş yapan şirket, platformların kullanıcı tarafından oluşturulan içeriğe sahip olduğu ve bunları kontrol ettiği geleneksel oyun pazarına da yeni bir bakış kazandırıyor. The Sandbox metaverse dünyası oyun geliştiricileri ve oyun severler tarafından yoğunluklu kulla- nılsa da gelişen blok zinciri teknolojisiyle beraber çok sayıda marka, sanatçılar, içerik üreticileri için de sıra dışı, özgün ve güveni- lir bir deneyim sunuyor. Türkiye’yi metaverse dünyasında ilk 3’e taşıyacağız The Sandbox’ın Kurucu Ortağı ve COO’su Sebastien Borget Türkiye pazarına girişleri hakkında yaptığı açıklamada, oyun ve kripto pazarı odağında oldukça bilgili ve ilgi sahibi bir nüfusun olmasının pazara giriş motivas- yonlarını artırdığını belirterek, “Türkiye Metaverse Dünyasının Oyun Kurucusu Türkiye Pazarında Dijital Biz 26 Dijital Biz 27

Sayfa 28 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Haber olarak karşımıza çıktı. Tüm bu dijital ögelerin bir araya gelmesi sürecinde yaratacakları ekonomik değerin toplamı aslında bir an- lamda Metaverse’ün geleceği ile ilgili büyük resim konusunda bize ipuçları veriyor. Metaverse ile üç boyutlu evrenler bizi bekliyor Bununla birlikte Metaverse ile gelecek yeni dünya düzeni için geri sayım sürerken, bu geçiş sürecine ayak uydurabilmek hem eko- nomik hem de iş yapma kültürü açısından büyük önem arz ediyor. Metaverse girişimi Atlas Space’in kurucusu ve CEO’su Ahmet Burçin Gürbüz, bu konuda şunları söyledi: “Günümüzde hem donanım hem de hız iti- barıyla “engellenemez” ve “merkezi olmayan bir ağ” tasarlayabilir hale geldik. Blokchain ve kategorisi ParaChain ile dünyamız bir anda bize ait olan ve istediğimiz insanlara göstere- bileceğimiz bir veri demetine dönüştü. Kısa- cası artık elinizdeki renkli çiçekleri görmeniz için size vereceğimiz iyi bir gözlüğe ve bu gözlüğe tanımlı anahtara ihtiyacımız olduğu hale evrildi. Buradaki gözlük örneğine, CES 2022’de tanıtılan ve FDA onayı bekleme aşa- masında olan, kullanıcıları gerçek dünyadan artırılmış gerçeklik dünyasına taşımayı he- defleyen kontakt lensler de eklenebilir. Bu ev- rimleşme ve zengin internet içeriğinin boyut atlamasıyla Metaverse, zengin ve kuralsız diğer dünyaları tasarlamamıza olanak sağlar hale geldi. Metaverse ile üç boyutlu evrenler bizi bekliyor. Flash animasyonlarla ne kadar mutlu olduğunuzu ve yüzünüzü güldürdüğü- nü hatırlayın. Şimdi ise “sanal gerçeklik göz- lüğünüzü takın ve sizi kısa bir uçuşa götü- relim mottosu” ile yeni evrenler tasarlıyoruz. Her değişimin bir geçiş evresi olacak. İşte tam olarak şu an o evredeyiz. Kemerlerinizi takın ve geçişe ayak uydurun.” Metaverse’de arsa satışlarının bu yıl 2 katına çıkması bekleniyor Mark Zuckerberg’in Facebook’un ismini Meta olarak değiştirdiğini açıklamasıyla fitilin ateş- lendiği Metaverse dünyasında öncülerden olma rekabetine giren markaların geçtiğimiz Finans devlerine göre yakın bir zaman içerisinde trilyon dolarlık bir ekonomik değer yaratması beklenen Metaverse eko- sisteminde şimdiden yerini almak isteyen marka ve kurumsal şirketlerin bu alanda- ki yatırım rekabeti had safhaya ulaşmış durumda. Metaverse’te arsa satışlarının 2022 yılında 2 katına çıkması beklenirken, perakende devleri açtıkları mağazalarla avatarlara doğrudan satışa hız veriyor. Yeni bir avatar modası ve avatar ekono- misi ile karşı karşıya olduğumuzun altını çizen Metaverse girişimi Atlas Space’in kurucu ve CEO’su Ahmet Burçin Gürbüz’e göre Metaverse’ün yarattığı yeni ekono- mik düzende kripto paralar ve NFT’ler kilit rolleri üstlenecekler. Çok kısa bir zaman diliminde popüler bir tek- noloji teriminden hayatımızdaki dijital gerçek- lerden biri haline gelen Metaverse aynı zaman- da markaların ve şirketlerin en önemli yatırım araçlarından biri olma yolunda hızla ilerliyor. yıl ekonomik anlamda attığı adımların ba- şında Metaverse evreninde arsa satın alma ve ofis açma öne çıktı. 2021 sonunda çeşitli Metaverse platformlarında yapılan gayrimen- kul satışları 500 milyon doların üstüne çıktı. Bu rakamın bu yıl iki katına çıkacağı öngörü- lüyor. Sandbox, Decentraland, Cryptovoxels, OVR ve Somnuim isimli platformların öne çıktığı meta evreninde sadece Ocak 2022 satışları 85 milyon doları aşmış durumda. Morgan Stanley’e göre Metaverse evrenle- rinde satılan arazilerin parsel fiyatının 2021 içinde sadece 6 ayda 2 katına çıkmış durum- da. Şirketlerin yanı sıra, kripto meraklıları ve dünya markalarının da Metaverse dün- yasına ilgisi büyük. Kasım 2021’de Tokens. com şirketi Decentraland’da 2,4 milyon dolar değerinde sanal arazi satın aldı. Ünlü rapçi Snoop Dogg Sandbox’da 122 parsel dijital arazi alımı yaptı. Aynı şekilde Nike, Adidas, Samsung gibi dünya markalarının da Meta- verse dünyasında şimdiden yerini almak için arsa aldıkları biliniyor. NFT’ler ve kripto paralar metaverse eko- nomisinin merkezinde olacak Ofislerin Metavserse evrenine taşınması ile iş dünyası yeni bir ekonomik düzene merha- ba diyecek. Bu yeni dünyada avatarları ile var olacak çalışanlar dünyanın herhangi bir yerindeki bir toplantıya vize, uçak derdi olma- dan ve yüksek ödemeler yapmadan gidebile- cekler. Farklı avatarlar ile evlerinin salonunda oturdukları yerde toplantılar yapabilecekler. Ödeme kurumlarından bankalara finans dün- yasının tüm oyuncuları iş dünyasının Meta- verse odaklı bu yeni düzenine adapte olmak durumunda kalacak. Edinilen dijital varlıkların blockchain sistemiyle kaydedildiği Metaverse dünyasında varlık alım satımları dijital para- lar yoluyla gerçekleşirken, NFT’ler sayesin- de sahiplik ve telif hakkı sorunları ortadan kalkmış oluyor. Tüm bu süreç Metaverse’ün yarattığı yeni ekonomik düzende kripto pa- raların ve NFT’lerin kilit rolleri üstleneceğinin habercisi. NFT pazar büyüklüğü 2021’de 41 milyar dolardı. Son dönemlerde bir düşüş trendi içerisinde olsa da, uzmanlara göre Metaverse ekonomisi gelişip büyüdükçe, ABD’li bankacılık devi JP Morgan, Metaverse teknolojilerinin finans dünyası için 1 trilyon dolar gelir fırsatı yaratacağını öngörürken, ABD’li yatırım bankası Morgan Stanley ise Metaverse pazarının sadece Çin’de 8 trilyon dolara ulaşacağını tahmin ediyor. Goldman Sachs konu ile ilgili yaptığı paylaşımlarda daha fazla dijital deneyimin Metaverse ev- renine kayması ile pazarın 8 trilyon dolara ulaşabileceğini ifade ediyor. Canlı konserlerden çevrimiçi oyunlara yüzler- ce farklı dijital deneyimi içeren sanal dünya- larımız zaten vardı, ancak Metaverse gerçek insanların avatarlarının yaşadığı, sosyalleş- tiği, bunun da ötesinde alışveriş yaptığı yeni bir paralel evren olarak yeni nesil ekonominin merkezine yerleşebilir. Metaverse kavramı, VR (Virtual Reality) yani sanal gerçeklik, AR (Augmented Reality) yani artırılmış gerçeklik, NFT, kripto paralar ve blockchain gibi dijital dünyaları tek bir yerde toplayan, kapsayan ve birleştiren merkeziyetsiz online bir evren Metaverse, trilyon dolarlık bir ekonomik değer yaratma potansiyeline sahip Dijital Biz 28 Dijital Biz 29

Sayfa 30 — dergide görüntüle

Haber NFT ürünlerine olan talep hızla artacak. Gelişen avatar modası ve avatar ekonomisi ile karşı karşıyayız İş dünyası odaklı bazı harcama kalemleri Me- taverse dünyasında ortadan kalksa da kullanı- cılar için bu dünya kendini özgü yeni satın alma deneyimlerini getiriyor. Meta evreninde en önemli rolü avatarlar üstleniyor. Yakın zamanda profil resimleri kadar yaygın olacak avatarlar, Metaver- se dünyasında etkileşimlerinizi mümkün olan her şeyden çok daha zengin hale getiriyor. Dünyaca ünlü markaların ürünleri doğrudan avatarlara sat- maya başlamak için yatırımlarına uzun zamandır devam ediyor. D2A veya Doğrudan Avatarlara Ticaret, perakende sektöründe yeni bir model olarak hayatımızda yaygın laşmaya hazırlanıyor. Ahmet Burçin Gürbüz, “Metaverse ile avatarlar, temsiliyet ve sahip olma ilişkisinin tanımı evriliyor. Metaverse avatarları öncelikle çok daha esnek, bireysel ve kişiselleştirilebilir nitelikte. Kişiler ava- tarının kendisine birebir benzemesini veya sıra dışı niteliklere sahip olmasını isteyebilir. Kişisel- leştirmenin yanı sıra asıl anahtar nokta ise NFT mekanizması ile hızla değerlenen, koleksiyon ve aksesuarlar, yani gelişen avatar modası ve avatar ekonomisi ile karşı karşıya olmamız” dedi. Bu nedenle kullanıcılar sanal dünyada var- lıklarını ifade etmek ve bulmak için estetikten yararlanmak zorundadırlar. Sanal kimlik oluşturmak için kıyafet ve aksesuar kul- lanmak oyun severlerin yabancı olduğu bir durum değil. Bununla birlikte meta evreninde avatarlar çok önemli bir rol üstleniyorlar. Bu da bazı kullanıcıların avatarlarını lüks ürün- lerle donatmak için büyük paralar ödeyebile- ceği anlamına geliyor. Aylar önce Facebook’un ismini Meta olarak değiştireceğini açıklayan Mark Zuckerberg’in bu konuda şöyle bir değerlendirmesi var. Zuckerberg, “Avatarlar yakın zamanda pro- fil resimleri kadar yaygın olacak. Statik bir görüntü yerine, etkileşimlerinizi mümkün olan her şeyden çok daha zengin hale getirecek olan sizin ifadelerinizin, hareketlerinizin üç boyutlu temsilleri olacaklar. Muhtemelen iş için gerçekçi bir avatarınız, sosyalleşmek için stilize edilmiş bir avatarınız ve oyun için bir fantezi avatarınız olacak. Bununla birlikte farklı içerik oluşturucular ve farklı uygulama- lar ve deneyimler tarafından tasarlanan alter- natif durumlar için sanal giysilerden oluşan bir gardırobunuz olacak” diyor. D2A veya Direct-to-Avatar, moda ekonomi- sinde yeni bir dijital kanal ve fırsattır. Mar- kaların, şirketlerin ve kullanıcıların ürünleri doğrudan avatarlara satmalarına ve peraken- de satış yapmalarına olanak tanır. Neden? Niye? Çünkü Metaverse’te giyilenler, gerçek hayatta giyilenler kadar önemli hale geliyor. Dijital Biz 30

Sayfa 32 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Yazar Osman KUZUCU Open Money CEO Dipnot: Yakın gelecekte güvenin insandan veriye döndüğü bir dünyada güvenle taze pasta yiyebiliriz. Ancak blockchain ta- banlı çözüm kullanan bir pastane olmadığı için (şimdilik) pasta alırken “taze mi?” diye sormayı da unutmayın. Blockchain’le Katma Değeri Yükseltmek Genellikle kripto para olarak karşımıza çıkan blockchain teknolojisi blockchain eşittir kripto para algısına sahip ol- mamıza neden oluyor. Ger- çekten de blockchain sadece kripto varlık oluşturmak için mi var? Yoksa mevcut ürün ve hizmetlerimizin katma de- ğerini yükseltecek fırsatlar da var mı? Blockchain teknolojisi genellik- le kripto varlıklar, ya da diğer adıyla kripto paralar, olarak karşımıza çıkıyor. Hem dijital mecralarda, hem de trafikte seyir hâlindeyken ya da oto- büs beklerken bile kripto para reklamlarıyla karşılaşmamız da blockchain eşittir kripto para algısının zihnimize nüfuz etme- sine neden oluyor. Ancak block- chain teknolojisi yalnızca kripto varlık üretimi ve kripto varlık transferi için kullanılmak zorun- da değil. Blockchain teknolo- jisinin uygulama alanlarından bazılarını sıralayacak olursak; bankalar arası mutabakat sis- temi, sigorta poliçelerinin farklı sigorta şirketleri arasında anın- da transferi, dijital bono, uçtan uca tedarik zinciri yönetimi, ihraç edilen ürünlerin takip edi- lebilirliği, akıllı şehirler ve IOT cihazlar gibi hem özel şirketlerin hem de kamu kurumlarının iş akış süreçlerini kolaylaştıracak çözümler blockchain teknolojisi kullanılarak geliştirilebilir. Kullanım alanlarına bu kadar dalmadan önce blockchainin bizim odağımız içerisinde tanı- mını yapalım. Genellikle verile- rin değiştirilemez şekilde kayıt altına alınmasına ve bu verilerin dağıtık olarak depolanabilme- sine imkân tanıyan teknoloji olarak karşımıza çıkıyor blockc- hain. Fakat burada bu teknoloji- nin anlaşılabilmesi için bakış açısının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü biraz önceki tanıma baktığınız zaman dağıtık depolama blockchain sayesinde ortaya çıkmış bir teknoloji değil, ya da bir otorite aracılığıyla verilerin değiştirile- mez şekilde depolanabilmesi de yeni bir konsept değil. Blockchain teknolojisinden bi- zim almamız gerekenin “veriyle ilişkili tüm paydaşlar tarafından verinin izinin sürülebilmesine imkân tanıyan teknoloji” tanımı olduğunu düşünüyorum. Neden mi? Çünkü blockchain taban- lı uygulamalar eğer sadece şirketiniz içerisindeki servisler- de kullanılacaksa blockchain teknolojisi size ekstra bir katkı sağlamayacağı gibi depolama, bakım ve geliştirme maliyetle- rinizi de arttıracaktır. O neden- le tanımımıza geri dönersek blockchain kullanabilmemiz için veriyle ilişkili paydaşların olması ve verinin izinin sürülebilmesi- nin bir ihtiyaç olması gerekiyor ki blockchain tabanlı çözümleri keşfetmeye başlayalım. Peki bu birden fazla paydaş neden verinin izini sürmek isteyebilir? Yanıtı işletmeden işletmeye, faaliyet alanından fa- aliyet alanına değişiklik göstere- bilecek bir soru bu. Örneğin bir pastane sahibiyseniz müşteri- leriniz pastalarınızın her zaman günlük olarak hazırlandığından emin olmak ister. Bu nedenle “bu pasta taze mi?” sorusunu sorar. Burada müşteri çalışan ile güven ilişkisi kurar, ve çalı- şanın vereceği “evet” yanıtına istinaden pastayı satın alır. Ancak güven herkes için böyle işlemiyor, kalıcı müşteriler elde edebilmek için güvenin birkaç kez tekrar edecek satın alma- larla perçinlenmesi gerekiyor. Benzer şekilde satın aldığı üründen memnun kalmayan ya da kandırıldığını hisseden bir müşteri de o işletmeden asla ürün satın almamayı tercih ediyor. Peki biz pastane işletmecisi ola- rak ne yapabiliriz? Pastalarımızı günlük olarak hazırlayabiliriz. Peki yıllardır ürünlerimizi gün- lük olarak hazırlıyorsak ve hâlâ aynı soruyu duyuyorsak burada sizce de bir problem yok mu? Güvenin çalışanların ya da işletmenin üzerinde olduğu iş akış süreçleri maalesef güvenin sürdürülmesini gerektiriyor. İşte blockchain tam olarak burada devreye giriyor, pastaneyle blockchain nasıl ilişkili olabilir ki diye merak edenler için açıklayayım; Her ürettiği pastayı üretir üret- mez blockchain üzerinde kayıt altına alan ve bu kayda ait QR kodu “QR’ı okut, tazeliği kontrol et” mesajıyla pastanın üzerine koyan bir işletme sahibi sürek- li sürdürmesi gereken güven ilişkisini sürdürme yükünden kurtulur. Ayrıca dükkana gelen bir müşteri ister sürekli müşteri ister de ilk kez gelen bir müşteri olsun, blockchain üzerinden ya- pacağı doğrulama o işletme ça- lışanına güven duymak zorunda kalmadan güvenle pastasını satın alabilir. Peki bu sistemin dezavantajı yok mu? Ya da bu sistem nasıl denetlenecek? O noktada pastane sahibinin ve müşterilerin denetlemesi, ya da doğruluğundan emin olması ge- reken tek şey, üretilen pastala- rın üretildikleri dakika içerisinde blockchain tabanlı sisteme kayıt ediliyor olması. Eğer gerçekten de her pasta kayıt ediliyorsa, herhangi bir zamanda sorgu- lanacak bir pastaya ait veriler de doğru olacaktır sonucuna varabiliriz. Peki ya pastane işletmiyorsak? Blockchain teknolojisi güven unsurunun sürdürülmek zorun- da olduğu her alanda kendine uygulama bulabilir. Bu yazıda pastane metaforumuz, pasta da bizim ürünümüz oldu. Ancak ihracatı yüksek şirketler yurt dışına gönderdikleri ürünleri blockchain damgalayarak müş- terileriyle güven köprüsü inşa etmek zorunda olmadan satış- larını arttırabilirler. Perakende sektöründe ise ürünlere ait üre- tim, taşıma, depolama süreçleri müşterilerle paylaşılarak ürünler güvene ihtiyaç duyulmayan katma değerli ürünlere dönüş- türülebilir. “Güvenme, denetle” mottosuyla sizler de, sektör gö- zetmeksizin, ürünlerinizin katma değerini blockchain’le yükselte- bilirsiniz. Son olarak, yakın gelecekte gü- venin insandan veriye döndüğü bir dünyada güvenle taze pasta yiyebiliriz. Ancak blockchain ta- banlı çözüm kullanan bir pasta- ne olmadığı için (şimdilik) pasta alırken “taze mi?” diye sormayı da unutmayın. Dijital Biz 32 Dijital Biz 33

Sayfa 34 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Haber yalnızca geleneksel sanat pazarlarındaki ar- zın bir kısmını NFT piyasalarına kaydırmakla kalmadı, 175 milyar dolar değerindeki oyun sektörü gibi daha geniş eğlence pazarların- dan da arz getirerek, kendi arz ve talebini oluşturdu. Arz ve talebin geleneksel sanat pazarlarından NFT pazarlarına kayması, pazarın kendi büyümesine kıyasla çok daha sınırlı oldu. NFT’lerin %50’si, koleksiyoncuların %2’lik kısmına ait • Teknolojinin hayatımızda daha geniş bir yer kapladığı pandemi süreci, NFT’lerin yaygın- laşmasında önemli bir rol oynadı. NFT ko- leksiyonlarının ve sanat eserlerinin satışı, bu teknolojinin itici gücü olmaya devam ediyor. Bununla birlikte NFT’lerin fiziksel varlıkların ortak mülkiyeti, fiziksel varlıkların arsa veya sanat eseri sertifikalandırılmasında kullanıl- ması gibi çok farklı kullanım alanları da var. • Koleksiyoncuların ilk %20’si hem pazar değeri hem de NFT’lerin sayısı bakımından pazarın büyük çoğunluğuna sahip (pareto ilkesi). Büyük koleksiyoncular, pazara hâkim durumdalar. Cüzdanların (koleksiyoncuların) %2’si NFT’lerin %50’sine sahip. • İlk 5 işlem incelendiğinde, bir NFT’nin orta- lama işlem değerinin önceki işleme göre %60 oranında dolar bazında arttığı görülüyor. • Bilinen ilk NFT olan ve Mayıs 2014’te Ke- vin McCoy tarafından mint edilen ‘Quantum’; Kasım 2021’de 1,4 milyon dolara satıldı. • Pak ve Beeple gibi sanatçıların her çalış- ması büyük ilgi görüyor. Beeple’ın ‘First 5000 days’ adlı eseri, Christie’s müzayede evinde 69 milyon dolara satıldı. Metaverse kavramının hayatımızın parçası olması 10 yılı bulabilir • NFT heyecanını takiben bir Web 3.0 unsu- ru olan ‘metaverse’, 2021’in son çeyreğinde en çok aranan kelime oldu. Buna, Roblox’un Mart 2021’de halka arzının ardından Face- book’un 28 Ekim’de grup adını Meta olarak değiştirmesi neden oldu. • Masaüstü bilgi işlemden mobil bilgi işleme, yerelden buluta geçiş olan Web 2.0 yaklaşık PwC Türkiye’nin hazırladığı ‘NFT İşlemlerine Detaylı Bir Bakış’ adlı rapora göre; 2020’de 100 milyon dolar hacminde olan NFT pazarı, 2021’de katlanarak büyüdü ve yılın 3. çeyre- ğinde 22 milyar dolara ulaştı. Popüler sanat- çıların eserleri ve koleksiyon ürünlerinin itici güç olduğu pazarda, bir NFT’nin ortalama işlem değerinin önceki işleme göre dolar bazında %60 arttığı görülüyor. PwC Türkiye, 2021 yılına damga vuran NFT pazarlarının son durumunu ‘NFT İşlemlerine Detaylı Bir Bakış’ adlı raporuyla ortaya koydu. Raporda; Ethereum blockchain’inde NFT ya- ratımı ve alım-satımında standart olarak kul- lanılan ERC-721 işlemleriyle ilgili 1 Nisan-25 Eylül 2021 dönemi verileri analiz edildi. Geçtiğimiz yıl NFT pazarı kayda değer şe- kilde büyürken; dünyanın dört bir yanından insanlar NFT’ler ve blockchain teknolojisiyle tanıştı. Kripto cüzdanı olanların sayısının art- ması, kripto borsalarındaki işlem hacimlerinde 15 yıl sürdü. Web 3.0 ve metaverse devrim değil, evrim olarak görülüyor ve Web 3.0’ ile onun metaverse gibi unsurlarının gelişmesi ve hayatımızın bir parçası olabilmesi bir 10 yıl daha sürebilir. • Sektör trendlerinin değişmesi bekleniyor: Web 3.0 daha yerel, daha niş ve hedefli, git- gide daha merkeziyetsiz (gelecek 5-10 yılda mobil işletim sistemi/uygulama mağazası dağıtım modelinin olası çöküşü) ve ödeme mekanizmaları açısından daha esnek olacak. • NFT dünyasının ana aktörü yaratıcılar. Pa- zara liderlik eden ise Ethereum blockchain’i. Ancak Ethereum’daki yüksek işlem ücretleri sebebiyle Solana ve Tezos gibi diğer plat- formlarda da NFT işlemleri artıyor. Önümüz- deki dönemde NFT heyecanı biraz durulabilir ama arkasındaki olağanüstü teknoloji ile büyümesini sürdürecek. NFT’ler, oyunun kurallarını değiştiriyor PwC Türkiye Şirket Ortağı ve Veri Analitiği Li- deri Feride İkiz araştırmayla ilgili şunları söyledi: “NFT’ler sayesinde blockchain gibi teknolojilerden doğan yeni pazarların başlangıçlarına tanıklık ediyoruz. NFT eserleri, bir sanat şekli olarak estetik açıdan birçok platformda tartışılıp eleştirilse de bu alanda ileriye dönük büyük bir potansiyel var. Bu teknolojiyi ve onun sanat, eğlence sektörü ve iş dünyasındaki potansiyel uygulamalarını anlamak çok önemli. NFT; yaratıcı içerik, fikri mülkiyet ve sanat açısından oyunun kurallarını değiştiren bir gelişme. Nasıl ki kripto varlıklar, aracılara olan ihtiyacı azaltarak geleneksel finans dünyasını rahatsız ettiyse, NFT’lerin de dengeyi aracılardan yaratıcılara doğru kaydırma potansiyeli var. Sa- natçıların telif haklarını, NFT’nin akıllı sözleşme sistemiyle düzenlemesi bile kuralların değişmeye başladığını gösteriyor. Diğer yandan da, blockcha- in enerji tüketimi ve bunun neden olduğu çevresel sorunlar hakkında araştıracak ve geliştirilecek çok şey var. Hukuki düzenlemelerin bu gelişen teknolo- jinin hızına yetişmesi gerekiyor. Dijital dönüşüm ve yeni teknolojilere uyum, bireyler, şirketler, kamu ve devletler için kritik öneme sahip. PwC olarak, müş- terilerimizin ve toplumun inovasyon yapmasına, değişime uyum sağlamalarına, anlamalarına ve daha iyi bir gelecek için dünyaya öncülük etmeleri- ne yardımcı olmaya hazırız.” de artışa neden oldu. Bir dijital defter şekli olan blockchain’de saklanıp, alınıp satılabilen eşsiz dijital varlıklar olan NFT’ler; sanatçıların fotoğraf, video, ses dosyası gibi eserlerini koleksiyonculara kolayca ulaştırmasını ve paraya dönüştürebilmesini sağlıyor. ‘NFT İşlemlerine Detaylı Bir Bakış’ rapo- rundan dikkat çeken noktalar şöyle: • 2021’in başından bu yana NFT pazarı bir yıl içinde katlanarak büyüdü. 2020’de 100 mil- yon dolardan, 2021’in ilk yarısında 2 milyar dolara, daha sonra ise 2021’in ilk 9 ayında 22 milyar dolara ulaştı. 2021’in son çeyre- ğinde bir miktar küçülme görülse de 2022’de ciddi oranda büyümeye devam etti. Pazara katılan koleksiyoncuların sayısıyla birlikte popüler projelerin fiyatları da artıyor. • NFT pazarları; 2019’da 64 milyar dolar, 2020’de yaklaşık 50 milyar dolar değerinde olan geleneksel sanat pazarlarıyla karşılaştı- rıldığında çok küçüktü. Ancak NFT pazarları; 2021’de 22 milyar dolara ulaşan NFT pazarı büyümeye devam ediyor Dijital Biz 34 Dijital Biz 35

Sayfa 36 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Haber NFT sertifikalarını benimsedi. Bugüne kadar 950.000 kullanıcı, DID’lerini Huobi NFT aracı- lığıyla başarıyla kaydettirdi ve zincir üstü DID kaydını tamamladı. Aynı zamanda Huobi, şu anda Huobi Global’de başarıyla dağıtılan bir öz sermaye NFT ürününün geliştirilmesine öncülük ediyor. NFT ürünleri serisi, değişim platformuna etkin bir şekilde entegre edildi ve NFT ürününü yalnızca zincir üstü durumun değil, aynı zaman- da kullanıcının Huobi Metaverse’deki konumu- nun bir sembolü haline getirdi. Bu, tüm NFT serisinin benzersiz değerini vurguluyor. NFT üreticilerine faydaları Yaratıcılar, sanat piyasasının büyüme kayna- ğıdır; ancak geçmişte yaratıcılar, takip eden katma değer olmaksızın yalnızca ilk işlemden kâr edebildiler. Bu durum, yaratıcı açısından haksız olmasının yanı sıra bir bütün olarak sanat ekosistemi üzerinde de olumsuz bir etkiye sahip olabilir. NFT, bir dijital sanat ese- rinin tüm hareketlerini takip ederek ve akıllı sözleşmeler kullanarak sonraki gelirlerin bir kısmını yaratıcıların hesaplarına tahsis eder ve bu tür adaletsizlikleri hafifletir. Bu uygula- ma, yaratıcıların haklarının daha güvenli bir şekilde kodlanabilmesini sağlayarak sanat ekosisteminin dinamizmine, gelişimine ve refahına katkıda bulunur. Piyasadaki en büyük NFT ticaret platformu olan Opensea, hizmeti için şu anda birinci veya ikinci satışlar dahil olmak üzere işlem değerinin yüzde 2,5’ini kesiyor. Alıcılar tarafından NFT yaratıcıla- rına ödenen telif ücretleri ise NFT yaratıcılarının kendileri tarafından belirleniyor, ancak yüzde 10’u geçmiyor. OpenSea, bu NFT telif ücretlerini her iki yılda bir NFT yaratıcısı tarafından belirlenen bir tahsilat adresine aktarıyor. Huobi NFT’nin ise hiz- metleri için içerik oluşturuculardan daha az ücret aldığı ve güçlü ekolojik kaynaklarıyla zincirindeki içerik oluşturucuları güçlendirdiği anlaşılıyor. Eşsiz topluluklar İnsan yalnız bir canlıdır ve her zaman kendi türünün onayına ihtiyaç duyar. Kimliğe ulaş- mak için tüketen insanlar var ve kimlik duy- gusuna ulaşmak için yıldızların peşinden “Metaverse” ve “Avatar” kavramlarından ilk kez 20 yıl önce, 1992 bilimkurgu gerilim filmi “Avalanche”da bahsedilmiştir. 1993 yılında, Nakamoto’nun Bitcoin’ini alan ilk kıdemli kripto para uzmanı ve Bitcoin’in ön- cüsü olan Hal Finney, bugün Non-Fungible Token (NFT) olarak bilinen kavramı içeren kripto takas kartları fikrini ortaya attı. Sonraki yirmi yılda, 5G, Artırılmış Gerçeklik (AR) ve Sanal Gerçeklik (VR) gibi diğer tekno- lojilerin yanı sıra bilgi teknolojisi alanının pat- lamasına tanık olduk. Blockchain ekonomileri büyüdü, Metaverse kavramı bir kez daha tar- tışılıyor ve Facebook, yaklaşmakta olan Meta- verse beklentisiyle adını Meta olarak değiştirdi. Bu arada, ERC-721 NFT Standardı sürekli olarak geliştirilmekte ve zincir üzerinde on binlerce NFT ürünü alınıp satılmakta. NFT toplayıcılarının yanı sıra OpenSea, Super Rare gibi NFT alım-satım platformları giderek daha da yaygınlaştı. Axie Infinity gibi GameFi koşanlar var. Eşsiz koleksiyonların dijital dünyada ve kültür çevrelerinde özel bir yeri bulunuyor ve özünde tüketim kültürünün bir uzantısı olarak kar- şımıza çıkıyor. NFT teknolojisinin değiştirilemez doğası, bu tür sanat eserlerinin eski dünyadakiler- den daha fazla bilgi taşımasına izin veriyor. NFT sektörünün geçtiğimiz yılki iniş çıkışları boyunca sektör, “EVERYDAYS: THE FIRST 5000 DAYS” gibi koleksiyonlarda güzellik ve benzersizlik gördü; kimileri çeşitli süperstar NFT serilerinde geçmişin masumiyetini anım- sarken kimileri de “Bored Ape Yacht Club” serisiyle koleksiyoner üstünlüğü elde etti. Telif hakkının en iyi dışsallaştırılmış biçimi olarak NFT, insanların kimliklerini sağlamlaş- tırdı. Huobi NFT, Hanazawa Kana ve diğer ünlüler gibi yıldızlardan bir dizi NFT ürününü başarıyla piyasaya sürdü ve diğer önemli fikir liderleriyle ortaklık arayışını sürdürüyor. Kısacası, NFT’nin ortaya çıkışı, sanal malların ti- caret varlıkları olarak eşlenmesine izin verdi. Bu sanal varlıklar zincir üzerinde eşlenebilir, böyle- ce veri içeriğinin değer akışını gerçekleştirebilir. NFT’ler aynı zamanda geleneksel sanat ticareti modelini de değiştirdi. Fiziksel anahtar aynıy- sa, NFT Metaverse’in somutlaşmış hali olabi- lir, program NFT’yi tanımlayarak kullanıcının haklarını onaylayabilir ve gelecekte NFT sanal dünyadaki kimlik bilgileri için bir belirteç görevi görebilir. NFT, üçüncü taraf bir kayıt kuruluşuna ihtiyaç duymadan sanal mülkiyet hakları soru- nuna bir çözüm sunar. Esasen, NFT, hakların transferini ve yürütülmesini kolaylaştırmak için sayısallaştırılmış bir anahtar sağlar ve merkezi hizmetler veya merkezi veri tabanları dışında bir dizi karşılık gelen hak bulunabilir, bu da veri var- lığı işlemlerinin verimliliğini ve transfer sürecinin üçüncü taraf programların katılımını gerektirme- diği gerçeğini büyük ölçüde artırır. 2022, gerçekten Metaverse’in yılı ve Huobi tara- fından yönetilen blockchain şirketlerinin devam eden uygulamaları, bize Metaverse’in yakın ge- lecekte nasıl görüneceğine dair bir fikir veriyor. Huobi gibi liderler Metaverse’e giden yola öncülük edecek ve bu heyecan verici alanın gelişiminin yolunu açacak. uygulamalarının hızlı yükselişi, NFT’nin Meta- verse, GameFi ve diğer alanlarla nasıl entegre olabileceğine dair fikirlere de güven verdi. Metaverse hala gelişen bir kavram olabilir, ancak yaratıcı oyun, açık keşif ve gerçeklikle bağlantısı biçiminde kendine özgü özelliklerinin erken belirti- lerini şimdiden gösteriyor. Özellikle, NFT teknoloji- sinin olgunlaşması, bireylerin kurgu ve gerçekliğin bir kombinasyonu ile karakterize edilen bir Meta- verse’e girmelerini sağlamış durumda. NFT ile bütün zincir kimlikleri Toplum, insanlar arasındaki ilişkiler bütünün- den oluşur. Merkeziyetsiz Kimlikler (DID), Metaverse’e giden ilk adım. Kullanıcı için eksiksiz bir zincir üstü kimliğe sahip olmak, NFT adına çok önemli bir rol gerektiriyor. Hu- obi NFT, merkeziyetsiz kimlik akımına katıldı ve 2022’nin başlarında kullanıcı DID kayıtla- rını başlattı. Huobi NFT, kullanıcı ödülleri ve kimlik bilgilerinin sağlanması için sektör lideri NFT’ler - Metaverse’e Bir Adım Daha Dijital Biz 36 Dijital Biz 37

Sayfa 38 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Haber ICRYPEX NFT Marketplace etkinliğinde ko- nuşan Ali Nesin, “ICRYPEX ile Nesin Vakfı’nın buluştuğu bu etkinlik Aziz Nesin’in anılarını dijital dünyaya aktaracak bir yolculuğun ilk adımı oldu. ICRYPEX NFT Marketplace’de yakın zamanda satışa sunulacak Aziz Nesin anıları bizim için çok mutluluk verici. Umuyorum bu kapsamda başta ilk koleksiyon olan Aziz Nesin Anıları yeni birçok projenin de habercisi olur. Bu projelerden elde edilecek gelirin çocukların eğitimine katkı sağlayacağına inanıyorum.” dedi. 82 yıllık Cumhuriyet Gazetesi arşivi NFT’leşecek Cumhuriyet Gazetesi ve ICRYPEX tarafından geliştirilen NFT projesi 82 yıllık bir arşive mer- cek tutacak. Cumhuriyet Gazetesi’nin 1930 yılından bu yana çıkan her bir baskısının NFT olarak satılacağı proje dünyada bir ilki oluştu- racak. Türkiye tarihinde iz bırakmış manşetle- rin daha değerli olarak satışta olacağı projenin detayları ilerleyen aylarda ayrıca açıklanacak. Etkinlikte konuşan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Arif Kızılyalın, “Cumhuriyet Gazetesi ülkemizin en büyük gazete arşivlerin- den birine sahibiz. 1924 yılından bu yana çıkan her bir baskının dijital edisyonunu saklıyoruz. Bu 100 yıla yakın süreye sahip arşivin NFT dün- yasına entegrasyonu bizim için büyük bir çağ aralıyor. Her bir baskının 1 NFT olarak satışa sunulacağı Cumhuriyet Gazetesi Arşivi sadece NFT dünyası için değil ülkemizin medya tarihi için de büyük bir dönüm noktası anlamına ge- liyor. Projede emeği olan 100 yıllık Cumhuriyet yazarlarına, emektarlarına, okurlarına ve ICRY- PEX NFT Marketplace’e teşekkür ederiz.” dedi. 17 Guiness Rekoru sahibi Erden Eruç da NFT dünyasında yerini alacak Dünyayı kas gücüyle kürek çekerek turlayan ilk ve tek Türk olma unvanını elinde bulundu- ran doğa sporcusu Erden Eruç’un NFT proje- leri de etkinlikte tanıtıldı. NFT’ler sporcunun yolculuk anılarını ve kullandığı ekipmanları kapsıyor. Okyanusta aylarca kürek çeken Erden Eruç, İstanbul ziyareti kapsamındaki bu etkinlikte NFT’lerini bizzat tanıttı. Yerli kripto para borsası ICRYPEX tarafın- dan kurulan ICRYPEX NFT Marketplace, yeni NFT projelerini gerçekleştirdiği etkin- likte duyurdu. Zorlu PSM Sky Lounge’da gerçekleşen etkinlikte Aziz Nesin’in anıları, Cumhuriyet Gazetesi arşivi ve rekortmen doğa sporcusu Erden Eruç’un NFT’leri tanı- tıldı. Etkinliğe NFT sanatçıları, yatırımcıları, Nesin Vakfı, Cumhuriyet Gazetesi, Erden Eruç ve basın temsilcileri katılım sağladı. Türkiye’nin önde gelen kripto para borsaların- dan ICRYPEX’in hayata geçirdiği NFT platfor- mu ICRYPEX NFT Marketplace’in yeni NFT koleksiyonları tanıtıldı. NFT sanatçılarının, NFT yatırımcılarının, Nesin Vakfı Yönetim Kurulu, Cumhuriyet Gazetesi Yöneticileri, Erden Eruç ve basın mensuplarının katılım sağladığı etkin- lik Zorlu PSM SKY Lounge’da gerçekleşti. NFT ve blockchain dünyasının akademik isimleri Ebru Güven, Vedat Güven ve Bora Erdamar etkinlik öncesinde NFT ve blockchain dünya- İlk NFT projesi hakkında konuşan Erden Eruç, “ICRYPEX ile yollarımız okyanus yol- culuklarımda kesişti. Şirket olarak beni uzun zamandır yolculuklarımda sponsor olarak destekliyor. Bu aşamada ise kendileriyle bir NFT koleksiyonu çıkaracak olmaktan ötürü çok heyecanlıyım. Ben hayatının 1168 günü- nü denizde geçirmiş bir doğa sporcusuyum. Artık NFT dünyasında da yer alacak olmak, okyanuslar kadar NFT denizinde de kürek çekecek olmak mutluluk verici. Yolculuğumda kullandığım ekipmanların, anılarımın olduğu NFT’leri yakında ICRYPEX NFT Marketp- lace’de görebileceksiniz. Keyifli ve farklı bir koleksiyon olacağına inanıyorum.” dedi. NFT tarihine geçecek 3 projemizi tanıttık Etkinlik kapsamında görüşlerini aktaran ICRY- PEX CEO’su Gökalp İçer, “Geçtiğimiz aylarda bir lansmanla duyurduğumuz ICRYPEX NFT Marketplace’in bugün 3 yeni koleksiyonunu sizlerle buluşturmak adına bir araya geldik. Çok değerli bir vakıf, tarihi bir gazete ve rekortmen bir sporcuyla çıkaracağımız bu NFT kolek- siyonları büyük bir değer oluşturacak. Nesin Vakfı ile gerçekleştireceğimiz NFT koleksiyo- nunda kıymetli yazarımız Aziz Nesin’in çizim ve anılarını NFT’leştireceğiz. Ülkemizin en köklü gazetelerinden Cumhuriyet Gazetesi’nin 1924 yılından bu yana çıkarılan her bir baskısını NFT olarak satışa sunacağız. Burada ülkemizin tarihi olaylarının manşetlerini de ICRYPEX NFT Marketplace’te satışa açacağız. Projelerimiz kapsamındaki bir diğer koleksiyonu ise Erden Eruç ile çıkarıyoruz. Erden Bey dünyayı kas gücüyle kürek çekerek turlayan ilk ve tek Türk unvanını taşıyor. Bu koleksiyonda da Erden Eruç’un ekipmanlarını ve anılarını NFT olarak dijitale aktaracağız. Sunduğumuz bu projelerin başta partnerlerimiz Nesin Vakfı, Cumhuriyet Gazetesi ve Erden Eruç olmak üzere tüm NFT dünyasına değer katmasını diliyoruz.” dedi. Tanıtımı gerçekleştirilen NFT’lerden Aziz Ne- sin Anılar koleksiyonu 20-25 Haziran tarihle- rinde, Cumhuriyet Gazetesi Arşivi koleksiyo- nu 15-20 Haziran tarihlerinde ve Erden Eruç koleksiyonu 20-25 Haziran tarihlerinde ön satışa sunulacak. sıyla ilgili bilgiler paylaştı. NFT ve blockchain dünyasının gelişimine ve geleceğine deği- nen akademisyenler, etkinlik öncesi sektörü değerlendirdi. ICRYPEX CEO’su Gökalp İçer’in konuşma- larıyla başlayan etkinlikte üç ayrı NFT projesi tanıtıldı. Nesin Vakfı, Cumhuriyet Gazetesi ve Erden Eruç ile gerçekleşecek projelerin detaylarının paylaşıldığı etkinliğe vakıf yöne- ticileri ve Erden Eruç katılım gösterdi. Aziz Nesin’in anıları NFT dünyasında ölümsüzleşecek ICRYPEX NFT Marketplace’in yeni NFT koleksiyonunda ilk tanıtılan koleksiyon “Aziz Nesin’in Anıları” oldu. Nesin Vakfı ile birlikte geliştirilen projede Türk edebiyatının usta ismi Aziz Nesin’in anıları NFT dünyasına aktarılacak. Aziz Nesin’in oğlu ve Nesin Matematik Köyü Kurucusu Ali Nesin de proje detaylarını Gökalp İçer ile anlattı. Yerli NFT platformu yeni projelerini tanıttı Dijital Biz 38 Dijital Biz 39

Sayfa 40 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Haber gibi sosyal mühendislik saldırılarından kay- naklanmakta. Kullanıcılar “seed phrase”lerini (özel anahtarı) paylaşmaları konusunda son derece dikkatli olmalıdır. Bir kripto para cüzdanının kaybolması veya zarar görmesi durumunda bir kullanıcı, aslında özel anah- tarları olan ve 12 – 24 sözcükten oluşan “seed phrase”i kullanarak cüzdanlarını ve içindeki her şeyi kurtarabilir. Seed phrase’i bi- len herkes, kripto para cüzdanını kopyalayıp kendisine aitmiş gibi kullanabilir. Bu neden- le, kripto para veya NFT (takas edilemeyen token) çalmak isteyen birçok siber suçlu bir kullanıcının asıl kelime grubunu hedef alır. Sahte müşteri temsilcilerine dikkat Kullanıcıları seed phrase’lerinden ayırmak için saldırganların kullandığı bir diğer yöntem de kullanıcıların Twitter veya Discord sunu- cu isteklerine yanıt veren bir müşteri destek temsilcisi gibi davranmaktır. Suçlular bu kanalı izleyerek “yardım” sunmak için kullanı- cılarla iletişime geçerek sonunda seed phra- se’lerini paylaşmalarını sağlar. Whale hesaplar Whale (Balina) hesaplar, yüksek tutarda kripto para veya NFT içeren, yüksek profilli kripto para hesaplarıdır. Bazı tahminlere göre 40.000 “whale” hesap tüm NFT’lerin %80’ine sahiptir ve bu sebeple siber güvenlik suçlula- rı için ideal bir hedeftir. Dolandırıcılar, birçok küçük yatırımcının bu whale’lerin cüzdanla- rını izlediğini bilir ve kendi sahte projelerine yatırım yapmaları için sosyal mühendislik uygulamasına başvurur. Çoğu yasal NFT projesi, akıllı sözleşmeleri için kaynak kod- larını serbestçe yayınlar. Bu proje kodunun yayınlanmamış olması, olası yatırımcılar için bir kırmızı bayrak olmalıdır. Akıllı sözleşmelerdeki açıklar Bazı saldırganlar yasal akıllı sözleşmelerdeki açıkları kullanmaya odaklanırken bazıları da farklı bir yaklaşım benimseyerek kötü niyetli akıllı sözleşme kodu biçiminde blok zincire yerleştirilen kendi zararlı yazılımlarını yazar. Kullanıcılar, kuruluşlar, devletler ve işletmeler için yepyeni fırsatların ka- pısını aralayan Web 3.0, artan güven- lik tehditlerini de beraberinde getiri- yor. Cisco Talos da dünyada giderek daha da yaygın olarak kullanılan Web 3.0 ortamında ortaya çıkan en önemli 5 güvenlik riskini derledi. CISCO Talos, Web 3.0’daki en büyük 5 güvenlik riskini derledi. “Metaverse” olarak bilinen, insanı içine alan 3 boyutlu deneyimi de içeren ağın bu son sürümü, insanların bir şeyler keşfedebileceği, alışveriş yapabileceği, oyun oynayabile- ceği, arkadaşlarıyla vakit geçirebileceği, konsere gidebileceği veya iş toplantıla- rına katılabileceği bir sanal gerçeklik or- tamı. Web 3.0’ın dünya çapında giderek yaygınlaşması, bazı riskleri de berabe- rinde getiriyor. Cisco Talos da bu ortam- daki en büyük 5 güvenlik riskini ortaya koydu. Kötü amaçlı akıllı sözleşmeler, tüm standart akıllı sözleşme fonksiyonlarına sahiptir, an- cak beklenmedik şekilde hareket eder. Çevrimiçi güvenliğin ipuçları Cisco Orta Doğu ve Afrika Siber Güvenlik Direktörü Fady Younes bu yeni dönemle ilgili şunları söyledi: “İnternetin metaverse’e dönüşümüyle birlikte kullanıcılar, kuruluşlar, devletler ve işletmeler için yepyeni fırsatlar ve özelliklerin kapıları aralanıyor. Tüm bu olanaklara karşılık Web 3.0, korsanların ve suçluların kullanabileceği güvenlik tehditlerini de içeriyor. Cisco Talos araştırma ekibi; kripto para, blok zincir teknolojisi, merkezi olmayan dağıtılmış uygulama ve dosya depolaması nedeniyle ortaya çıkan en yaygın güvenlik sorunlarını öne çıkarmak için ayrıntılı bir çalışma yaptı. Araştırma, kullanıcıların çevri- miçiyken güvenliklerini sağlamak için nelere dikkat etmesi gerektiğine ilişkin içgörüler de sunuyor.” ENS alanları Dijital paranın artan popülaritesi sonucunda Ethereum Name Service (ENS) alanları daha çok kullanılmaya başlandı. ENS alanları, ilişkili kripto para cüzdan adresini bulmak için kul- lanılan bir ad. Bu da popüler alan adlarının üçüncü kişiler tarafından ticari marka yapıl- ması ve satışını sağlamakta. Sonuç olarak, bir ENS alanı sahibini, kullanıcıları yasal bir kuruluşla görüştüklerine inandıracak şekilde bu adı kullanmaktan hiçbir şey alıkoyamaz. Ayrıca bu ENS alanları cüzdan adreslerini gösterir, dolayısıyla herkes dilediği zaman bu adla ilişkili cüzdanın içeriğini inceleyebilir. Sosyal mühendislik Yeni bir teknolojiye uyarlama genellikle sos- yal mühendislik tehdidiyle gelmekte ve de bu durum Web 3.0’da da farklı değil. Web 3.0 kullanıcılarını etkileyen güvenlik olaylarının büyük çoğunluğu, cüzdanların kopyalanması Web 3.0 dünyasındaki en büyük 5 tehlikeyi açıkladı Dijital Biz 40 Dijital Biz 41

Sayfa 42 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Haber GateChain ekosistemi üzerine inşa edilmesi sayesinde kullanıcılara NFT odaklı projelere yatırım yapma ve yeni sanat eserleri yaratma fırsatı sunuyor. Geçtiğimiz hafta itibariyle Türkiye Genel Mü- dürü olarak sektörün deneyimli isimlerinden Kafkas Sönmez’i atayan Gate.io, Türkiye’de- ki yatırım ve ofisini bu yıl itibariyle büyütmeyi amaçlıyor. Dünyanın en büyük 6. Borsası Türkiye’de Türkiye pazarına attıkları adım ile ilgili konu- şan Gate.io Türkiye Genel Müdürü Kafkas Sönmez, “Öncelikle bir blockchain profesyo- neli olarak Gate.io gibi global bir markanın Türkiye’ye adım atmasından büyük mutluluk duyuyorum. Gate.io sektörün en köklü ve en büyük şirketleri arasında yer alıyor. Gate.io, Türkiye’nin kripto paralarda ne kadar öncü bir şirket olduğunu da bilen ve ülkemize değer veren bir borsa. Geçtiğimiz hafta itibariyle Genel Müdür olarak Türkiye operasyonunun başına geçtim ve Türkiye ile ilgili projelerin yönetimini ekibimle ele aldık. Global ölçek- teki en büyük 6. borsanın Türkiye pazarına adım atması yatırımlar açısından büyük değer taşıyor. Gate.io’nun globaldeki başa- rısını ülkemizde de en iyi seviyeye getirmeyi amaçlıyoruz. Bu kapsamda 2022 sonuna kadar kuracağımız deneyimli bir ekiple Türk yatırımcılara hizmet verecek olmaktan büyük heyecan duyuyoruz. Gate.io Türkiye’nin sek- törümüz adına öncü bir yolculuk olacağına inanıyoruz.” dedi. Dünyanın en büyük 6. spot işlem borsası Gate.io, resmi Türkiye faaliyetlerine başla- dı. 190’dan fazla ülkede 10 milyon kullanı- cıya hizmet veren Gate.io, en köklü kripto para borsalarından biri olarak biliniyor. Spot işlemlerde dünyada 6. sırada yer alan Çin menşeili kripto para borsası Gate.io, Türkiye’ye adım attı. 190’ın üzerinde ülkede faaliyet gösteren Gate.io, 2013 yılından bu yana 10 milyon kullanıcıya hizmet veriyor. 1400’ün üzerinde kripto para biriminde hiz- met veren borsa, Türkiye’nin lider borsala- rından olmayı hedefliyor. Platform, yerel düzenlemelere bağlı kala- rak kripto para yatırımcılarına spot, marjin, ETF ve birçok farklı işlem imkânı sunuyor. Bitcoin, Ethereum, Tether ve 1400’ün üze- rinde kripto para biriminin alım satım işlem- lerine ev sahipliği yapan Gate.io, blockcha- in teknolojilerinin birçok alanında faaliyet gösteriyor. Sektörün farklı alanlarına yatırım yapılıyor 2013 yılından bu yana kripto para ekosiste- minde yer alan Gate.io, sektörün farklı nok- talarında yatırımlar gerçekleştiriyor. Token endüstrisinde de faaliyet gösteren Gate.io, GateToken projesiyle piyasada yer alıyor. GateLabs ile birlikte araştırma ve yatırım sü- reçlerini yöneten şirket aynı zamanda Gate.io Ventures projesiyle sektörün yeni girişimleri- ne yatırımlar sunuyor. Güvenlik alanındaki yatırımlarıyla da öne çıkan Gate.io, kendi geliştirdiği kripto para cüzdan projesi Wallet.io’nun da sahibi olarak kripto para güvenliği sağlıyor. Blockchain odaklı teknolojilerin gelişmesine imkân sağ- layan Block.info girişimiyle sektörün tekno- lojik altyapısına katkı veriliyor. Gate.io aynı zamanda son yılların yükselen kripto para trendlerinden NFT sektöründe de yer alıyor. Gate.io’nun NFT pazar yeri ve proje alanı olan NFT Magic Box, Gate.io’nun yerel Global kripto para borsası Türkiye faaliyetlerine başladı Dijital Biz 42 Dijital Biz 43

Sayfa 44 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Haber yatırımcılar için cazibe merkezi bir ülke hali- ne getireceğiz. Ülkemizin girişimcilik ekosis- teminden yeni başarı hikayeleri, Turcorn’lar çıkarmak istiyoruz. Bunun için de Bakanlık olarak yeni projeleri ve destek mekanizma- larını hayata geçirmeye devam edeceğiz. Sözün özü, ‘Bir fikrim var bunu yeşertmek istiyorum’ diyen herkesin yanında olacağız.” “Türkiye’nin tek mobilite ekosistemi uy- gulama platformuyuz” Togg CEO’su M. Gürcan Karakaş da Bilişim Vadisi’yle birlikte hazırlanan Mobilite Hızlan- dırma Programı’nın başarıyla tamamlandığı- nı belirterek, şöyle konuştu: “Ülkemizin tek ve Avrupa’nın gerçek anlamda ender mobilite ekosistemi uygulama platfor- muyuz. Bizimle çalışan iş ortaklarımızı küresel rekabete hazırlıyor ve küresel ölçeklere ulaş- ma imkânı sağlıyoruz, böylece yatırımcıların önce radarına sonra odağına yerleşme potan- siyeline kavuşuyorlar. Program kapsamında başvuru yapan 850’yi aşkın girişimci arasından seçilen 47 kişiye 8 hafta boyunca yoğun teknik mentörlük hizmeti verdik. Sektör lideri ve alanında uzman eğit- menler tarafından mobiliteden büyük veriye, blok zincirinden siber güvenliğe, yapay ze- kadan oyunlaştırmaya, hafif malzemelerden sürdürülebilirliğe, akıllı şebekelerden enerji çözümlerine pek çok konu başlığında eğitim desteği sunduk. Katılımcıların ürünlerini test edebilmeleri için uygulama platformlarına eri- şim imkânı sağladık ve yatırım almaya hazır girişimler ile yatırımcılar arasında köprü olduk. Ülkemiz mobilite ekosistemini büyütmek üzere başlattığımız bu programın somut çıktılarını görmeyi ve geleceğin mobilite ekosistemini birlikte şekillendirebileceğimiz girişimcilerle çalışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.” “Yüksek teknolojide girişimci ekosiste- mini destekliyoruz” Bilişim Vadisi Genel Müdürü A. Serdar İb- rahimcioğlu ise Mobilite Hızlandırma Prog- ramı ile girişimcilerin geliştirdikleri ürünleri ticarileştirme imkânı bulduğunu belirterek, Türkiye’de açık ve kullanıcı odaklı bir mobilite ekosistemi oluşturma hedefiy- le yola çıkan küresel teknoloji markası Togg ile teknoloji ve inovasyon üssü Bilişim Vadisi’nin ortaklaşa hazırladığı Mobilite Hızlandırma Programı’nı başa- rıyla tamamlayan 10 girişimci, yatırımcı- ların karşısına çıktı. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla Bilişim Vadisi’nde gerçekle- şen Demo Günü’nde, girişimciler yatırım alma fırsatlarını değerlendirmeye çalıştı. Türkiye’de geleceğin mobilite ekosistemi- ni şekillendirecek girişimcilere mentörlük, finansal ve hukuki danışmanlık, proje takip desteği ve Ar-Ge teşvikleri gibi konularda yol göstermek amacıyla Togg ve Bilişim Vadisi ortaklığında 6 Nisan’da başlatılan Mobilite Hızlandırma Programı tamamlandı. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla Bilişim Vadisi’nde gerçek- leşen Demo Günü’nde, programı başarıyla Bilişim Vadisi Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, ulusal ve uluslararası yatırım grupla- rı, melek yatırım ağları, kurumsal teknoloji firmaları ve bireysel yatırımcılara sunum yapma imkânının yanı sıra Kuluçka İşletme Merkezi altyapı desteklerinden de faydalan- dıklarını vurguladı. İbrahimcioğlu, “Mobilite alanında girişimci ekosistemi oluşturmada önemli bir sac ayağı olan bu programda, ürünlerin teknolojik seviyelerinin artırılması- nın yanı sıra girişimlerin operasyonel süreç- lerinin teknoloji hazırlık seviyelerinin artırıl- masına da odaklandık. Program, potansiyel müşteriler ile girişimcileri bir araya getiren bir platform işlevi de gördü. Program süre- since bir arada bulunan paydaş ve girişimler birbirileri ile daha sağlam ilişkiler kurarak, olası projelerde birlikte çalışmanın temelle- rini attı. Özgün, yenilikçi ve sürdürülebilir bir değer üretimi için yüksek teknoloji alanında girişimci ekosistemini desteklemeye devam edeceğiz” dedi. tamamlayan 10 girişimci yatırımcıların karşı- sına çıkarak, girişimleri için yatırım almaya çalıştı. “Bir fikrim var, bunu yeşertmek istiyo- rum” diyen herkesin yanındayız Etkinlikte konuşan Sanayi ve Teknoloji Ba- kan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır, “Hedefi- miz yeni mobilite ekosisteminde daha güçlü bir şekilde yer alan Türkiye” diyerek, şunları söyledi: “Bundan iki yıl önce ülkemizde milyar dolar değerlemeyi aşan teknoloji girişimi, unicorn bulunmuyorken bugün altı tane Turcorn’a, Türk unicorn’una sahibiz. Kuşkusuz son 20 yılda attığımız adımlar, güçlenen üretim, Ar-Ge ve inovasyon ekosistemlerimiz bu başarının en önemli mimarları. Yol haritamız doğrultusunda atacağımız tüm adımlarla bir- likte ülkemizi yüksek teknolojili yeni ürün ve çözümler sunan, araştırmacı, girişimci ve Geleceğin girişimcileri yatırımcılarla buluştu Dijital Biz 44 Dijital Biz 45

Sayfa 46 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Haber Projesi olanlar iş birliği ağlarından fayda- lanabilecek, mentorluk desteği alacak Teknopark İstanbul, İstanbul Ticaret Üniver- sitesi ve Yeditepe Üniversitesi iş birliğinde yürütülecek olan proje ile yeşil ekonomiye dönüşüm dahilinde iş fikri olan girişimcile- re; mentorluk, iş birliği ağlarından fayda- landırma, iş planı hazırlama gibi destekler verilmesi hedefleniyor. Yenilik odaklı, ticari değeri doğrulanmış ürün ve hizmetlere dö- nüştürülebilecek iş fikirleri; İklim Değişikliği, Çevre ve Biyoçeşitlilik, Temiz ve Döngüsel Ekonomi, Temiz, Erişilebilir ve Güvenli Ener- ji Arzı, Yeşil ve Sürdürülebilir Tarım ile Sür- dürülebilir Akıllı Ulaşım konularını içeriyor. Yeşil büyüme ve yeşil dönüşüm odaklı yeni- likçi iş fikirlerine 450.000 TL’ye kadar proje desteği sağlayan ve 29 Temmuz 2022 Cuma gününe kadar ön başvurularının alınacağı programa https://biggcube.com/ bağlantısı üzerinden başvuru yapılabiliyor ve https:// www.tubitak.gov.tr/tr/duyuru/2022-2-bigg-ye- sil-buyume-cagrisi-acildi adresinden ayrıntılı bilgiye ulaşılabiliyor. Teknopark İstanbul kuluçka merkezi Cube Incubation, TÜBİTAK 1512 Giri- şimcilik Destek Programı’nın uygulayıcı kuruluşu olarak yürüttüğü BİGG Cube Incubation Programı kapsamında yeşil dönüşüm fikri olan girişimci adaylarına başvuru çağrısı yaptı. 450 bin TL hibe desteği sağlanacak projeler için ön baş- vurular 29 Temmuz 2022 Cuma gününe kadar alınacak. Teknopark İstanbul kuluçka merkezi Cube Incubation; yeşil büyüme ve yeşil dönüşüm odaklı yenilikçi iş fikirlerini hayata geçirmek isteyen girişimci adayları TÜBİTAK’ın verdiği 450 bin TL’lik hibe desteğinden yararlan- maya davet etti. TÜBİTAK 1512 Girişimcilik Destek Programı’nın uygulayıcı kuruluşu olan Cube Incubation’un BİGG Cube Incu- bation Programı’ndan tüm üniversitelerin ön lisans, lisans, yüksek lisans veya doktora programlarına kayıtlı öğrencileri ya da me- zunları programa başvuru yapabilirler. Teknopark İstanbul sanayinin yeşil dönü- şümüne katkı sağlayanları destekliyor Cube Incubation’un faaliyete geçtiği günden bu yana girişimcilik ekosisteminin ihtiyaçlarına yönelik çözümler üretiğini belirten Teknopark İstanbul Genel Mü- dürü Bilal Topçu, “Girişimcilere sağladığı altyapı ve sunduğu destekler kapsamında Türkiye’nin en nitelikli kuluçka merkezle- rinden biri olan Cube Incubation; BİGG Yeşil Büyüme programı ile Türkiye eko- nomisi ve sanayisinin yeşil dönüşümüne katkı sağlayacak iş fikirlerini bekliyor. BİGG Yeşil Büyüme programı kapsamın- da girişimciler; açık ve kapalı ofisler ve toplantı alanları, seminer ve etkinlik alan- ları, kütüphane, ıslak/kuru laboratuvarlar, temiz odalar, montaj atölyesi ve sunucu odasından yararlanabilecekleri gibi Tek- nopark İstanbul Teknoloji Transfer Ofisi (connectto) aracılığıyla da patent desteği alabilecekler” dedi. Yeşil dönüşüm odaklı fikirlere 450.000 TL’ye kadar hibe desteği Dijital Biz 46 Dijital Biz 47

Sayfa 48 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Haber Müşterilerimizin ihtiyaçlarını ve memnuniyet- lerini en ön planda tutarak finansal ihtiyaçlara çözümler yarattık. Bu çözümleri ürünleştirdik ve başarılarını müşteri memnuniyetine bağladık. Param için müşteri memnuniyeti takıntıdır ve her şeyin üstündedir. Fintech sektöründeki ilkleri hayata geçirirken, ilk olmanın getirdiği zorluklar karşısında asla pes etmeden, ekip arkadaşları- mızla birlikte insan üstü bir çalışma ile bugünlere geldik. Büyümesindeki her bir kilometre taşına büyük emek verdiğimiz Param, uluslararası yatırım kuru- luşlarının ortak olduğu bir şirket oldu. Londra Mer- kezli Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası EBRD, Luxemburg merkezli CEECAT Capital, Zürih merkezli Alpha Associates ve Amsterdam merkezli Revo’nun da katılımı ile ilk serimizi tamamlamış olduk. İnanılmaz gurur ve onur duyuyoruz. Her bir çalışma arkadaşıma bugüne kadarki emekleri için tek tek teşekkür ediyorum, bu birlikte başarılacak bir hayaldi ve hep beraber başardık. Değer yarattık, müşterilerimizi mutlu ettik, büyü- dük. Şirketimiz, kurulduğu günden bu yana her şirketin doğal ihtiyacı olan karlı bir operasyon ile sermayesini güçlendirerek, sağlam zeminlere basarak büyüdü. Teknoloji geliştirdiğimiz gibi finansal modeller geliştirdik, güçlü ve sürdürüle- bilir büyümeyi bu güçlü kaslarımız ile sağladık. Takvimleri hızlandırdık, yılları aylara, ayları haftalara, haftaları günlere sıkıştırdık. Geldiğimiz noktada yabancı yatırımcılarımızın bize olan gü- venleri sonucu sektörün aldığı en büyük serma- ye girişi ile bugüne kadar yaptıklarımızın daha iyisini yapacağımıza eminiz. Yatırımcılarımıza yanımızda oldukları, bize güvendikleri, hayalleri- mize bizimle birlikte yürümek istedikleri için çok teşekkür ediyoruz. Bundan sonra bir hedefimiz daha var; yatırımcılarımızın en iyi yatırımı olmak. Bilgimizi, birikimimizi, yeteneklerimizi ve çalışkan- lığımızı Avrupa’ya transfer edeceğiz. Bu bizim için yeni bir hedef değil, iki yıl önce Param UK ile bir başlangıç gerçekleştirdik. Param UK, FCA’den lisansını almış, ürünü hazır olan ve kısa bir süre içinde pazara giriş yapacak olan ilk yurt dışı ku- ruluşumuz oldu. Bu günlerde ise Param EU için hazırlıklara başladık. Bu yıl bizi Avrupa’da görmeye Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), CE- ECAT Capital, Alpha Associates ve Revo Capi- tal’ın katıldığı ilk turda 200 Milyon USD üstünde değerleme ile Param finansal teknoloji sektörü- nün en önemli yatırımlarından birini aldı. Türkiye’nin ilk elektronik para kuruluşu TURK Elektronik Para A.Ş. Param markası ile hesap, cüzdan, ön ödemeli kart, sanal POS, fiziki POS yurt içi ve yurt dışı para transferi ürünleri ile ku- rumsal ve bireysel müşterilerine finansal hizmet- ler sunuyor. Tamamı yerli sermayeli ve alanların- da uzman kadrosu ile kurulduğu günden bu yana ilklerin Fintech’i olan Param; Mastercard, VISA, Troy ve Discover kart şemalarının tümüne sahip tek elektronik para kuruluşu, Bankalararası Kart Merkezi (BKM)’nin ilk banka dışı üyesi, Banka ve Kredi Kartları kanunu kapsamında lisans alan ilk banka dışı kuruluşu oldu. Param, 600’ün üstünde çalışanı ile faaliyetlerini sürdürüyor. Sektörlerin kendilerine özgü ihtiyaçlarına 138 farklı ortak markalı kart programı ile özel finansal çözümler sunan Param, son 12 ayda 5.4 Milyon Kart kullanıcısı, 90.000 Üye işyeri, 12.000 avantajlı alışveriş noktası ile 36 milyar TL’lik işlem gerçekleştirdi. başlayacaksınız. 2023 ise Avrupa’da büyü- me yılımız olacak, bütün bunların yanında Türkiye’nin en büyük Fintech’i olmayı asla bırakmayacağız.” dedi. EBRD Özel Sermaye Eş Başkanı İlker Yö- ney konuya ilişkin şunları söyledi: “Emin ve Param grubunu ödemelerde ve Finte- ch’te yenilikçi çözümlerin dağıtımını hızlandırma konusunda desteklemekten mutluluk duyuyo- ruz. Dijital geçiş, EBRD için en önemli önce- likler arasındadır ve Param gibi şirketlerin tam potansiyellerine ulaşmalarına ve müşterilerine yüksek kaliteli hizmetler sunmalarına yardımcı olmaktan gurur duyuyoruz. Teknolojinin gücüyle işletmelerin kapsayıcılığı, entegrasyonu ve es- nekliği destekleyebileceğine inanıyoruz. EBRD finansmanının, bilgi birikiminin ve yerel mevcu- diyetinin Param Grubu’nun stratejik hedeflerine ulaşmasına ve hem Türkiye’de hem de daha geniş bir bölgede daha fazla genişlemesine yardımcı olacağından eminiz.” Türkiye’de önemli bir yatırımcı olan EBRD, 2009’dan bu yana, ülke ekonomisinin çeşitli sektörlerine 373 proje aracılığıyla 16 milyar Eu- ro’dan fazla yatırım yaptı. EBRD’nin Türkiye’deki 7 milyar Euro’yu aşan portföyü, Banka’nın yatı- rım yaptığı 38 ekonomi arasında en büyüğüdür. CEECAT Capital yetkilisi Anthony Stalker konuya ilişkin şunları ekledi: “Sektörün öncü ve inovatif şirketi TURK Elek- tronik Para A.Ş.’nın (Param) bölgesel lider olma yolculuğunda yanlarında olmaktan büyük mem- nuniyet duyuyoruz. Param takımı 7/24 tutku ile hizmet verdiği müşterilerinin başarısı için çalı- şıyor. CEECAT Capital olarak bölgeye 2005 yılından bu yana yatırım yapıyoruz. Yatırım temalarımızın en önemlilerinden biri, sektö- ründe lider olma potansiyeline sahip şirketlere yatırım yaparak yurtdışı pazarlara taşımak. Param ekibinin mükemmeliyetçi duruşu ile bu hedefi gerçekleştireceğine inanıyoruz. Emin ve Param’ın güçlü çekirdek yönetim ile çalışıp Pa- ram’ın Türkiye’de ve yeni ortaklıklar ile bölgede büyümesini ivmelendirmeyi ve Param’ın hiz- metlerinin Avrupa’ya ihracatını hedefliyoruz. 2021 yılında, Türkiye’nin en büyük tahsilat sistemi ve açık bankacılık şirketi Eçözüm Bilgi Teknolojileri A.Ş.’nin çoğunluk hissesini alan, takdir ve ödüllen- dirme sistemi şirketi Momento Reklam ve Pazarla- ma Tic. A.Ş.’ye yatırım yapan Param, yatırımları ile ürün ve hizmetlerine güç katmaya devam ediyor. Türkiye’nin fintech alanındaki en iyi alt yapılarından birine sahip olan Param, tüm geliştirmelerini An- kara ve İstanbul’daki teknoloji ve inovasyon mer- kezlerinde gerçekleştiriyor. Çalışanlarının %60’ı kadın olan Param’ın üst yönetimininin %63’ü kadın yöneticilerden oluşuyor. Param, ilk yatırım turunun ardından Türkiye’deki büyümesini devam ettirirken bir yandan da sunduğu kaliteli ürün ve hizmetleri global ölçeğe taşımayı hedefliyor. Param Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Emin Can YILMAZ: “Yaratıcıyız, hızlıyız, çok çalışkanız, asla pes etmeyiz, bize katılan ortaklarımızla birlikte çok daha güçlüyüz ve ilk hedefimiz Avrupa” Param Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başka- nı Emin Can Yılmaz Fintech sektörünün lider markası Param’ın ilk turda aldığı uluslararası yatırım başarısı hakkında: “Küçük bir ekip ile çıktığımız yolda bugün 600 kişilik bir aileyiz. Fintech’in lideri sektöründeki en önemli yatırımlardan birini aldı Dijital Biz 48 Dijital Biz 49

Sayfa 50 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Haber Grup Başkanı Gökhan Eyigün, “Sabancı Topluluğu olarak ‘yeni ekonomi’ odaklı büyü- me stratejimiz kapsamında dijital teknolojile- re yatırımlarımızı hız kesmeden sürdürüyo- ruz. Geleceği şekillendireceğine inandığımız girişimlere yaptığımız bu yatırımlarla bir yandan hissedarlarımıza olan sorumluluğu- muzu yerine getiriyor bir yandan da Toplu- luk Vaadimiz’de de belirttiğimiz gibi, dijital teknolojilerin gücüyle daha sürdürülebilir bir yaşam amacımıza katkıda bulunuyoruz. Bu stratejimiz kapsamında, önümüzdeki dö- nemde de etki gücü her türlü ülke sınırlarını aşan, küresel değer üretme potansiyeline sahip öncü fikirlerin ve girişimlerin destekçisi olmaya devam edeceğiz” dedi. Toplam 13 ülkede 7 farklı iş ortaklığıyla faa- liyet gösteren ve çok uluslu şirketlerle uzun soluklu ortaklık tecrübesine sahip bir Toplu- luk olduklarının altını çizen Gökhan Eyigün, Sabancı’nın, yatırımcı olarak bu şirketlerde yer almasının, girişimlerin ulusal ve ulus- lararası büyüme yolculuklarına da önemli katkı sunacağını belirtti. Sabancı Topluluğu, yeni ekonomi odaklı uzun vadeli büyüme stratejisi kapsamında, Sabancı Holding’in Kurumsal Girişim Ser- mayesi Fonu olan Sabancı Ventures ara- cılığıyla yeni bir yatırımı daha tamamladı. Böylelikle Sabancı Ventures, dijital sağlık alanında yapay zekâ tabanlı hastalık yöne- timi ve telesağlık hizmeti platformu gelişti- ren Albert Health’in hissedarı oldu. Sabancı Ventures’ın liderlik ettiği yatırım turun- da Akportföy, Teknoloji Yatırım (TTGV1 Fonu) ve EGİAD (Ege Genç İş İnsanları Derneği) Melekleri’nin katılımı ile toplam 1 milyon ABD doları tohum yatırımı yapıldı. Yapılan yatırım ile Albert Health, klinik doğrulama çalışmalarını hızlandırmayı ve İngiltere başta olmak üzere yurtdışı pazarlarda çoklu kronik hastalık yöneti- mi platformunu genişletmeyi hedefliyor. Hastaların kronik hastalıklarını yönetme- lerini sağlayan, sesli komut tabanlı, yapay zekaya dayalı dijital bir sağlık platformu olan Albert Health, küresel bir dijital hastalık yönetimi şirketi olma vizyonuyla çok uluslu ilaç şirketleriy- le hastalık yönetimi ve telesağlık programları ge- liştiriyor. 2018 yılında kurulan şirket hali hazırda 100 binden fazla hastaya hizmet veriyor. Bu yatırımla birlikte 2020 yılında kurulan Sa- bancı Ventures’ın portföyündeki toplam giri- şim sayısı 5’e, 2022 yılında yatırım yaptığı şirket sayısı ise 3’e yükseldi. Sabancı Ven- tures geçtiğimiz yıllarda Thread In Motion ve Lumnion’a; bu yıl ise yerli bulut sistem en- tegratörü olarak müşterilerine veri depolama ve bulut yönetimi gibi hibrit bulut çözümleri sunan Bulutistan ile yapay zekâ odaklı akıllı asistan hizmetleri konusunda uzmanlaşmış Zack.ai şirketlerine yatırım yapmıştı. “Bundan sonra da öncü fikirlerin ve girişim- lerin destekçisi olmaya devam edeceğiz” Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sabancı Holding Strateji ve İş Geliştirme Beşinci yatırımını dijital sağlık alanında yaptı Dijital Biz 50 Dijital Biz 51

Sayfa 52 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Haber bir bakış açısıyla önümüzdeki on yıla iliş- kin öngörülerde bulunduklarını görüyoruz. Dünya artık geri döndürülemez bir şekilde yeni denklemini kuruyor. Çalışmamızın bu yeni denklemin değişkenlerini anlamaya ışık tutacağını ümit ediyorum.” KONDA Araştırma ve Danışmanlık Yönetim Kurulu Üyesi Bekir Ağırdır ise dünyanın bir çağ değişiminin eşiğinde olduğunu belirtti: “İklim değişikliği, teknoloji, pandemi, eko- nomik kriz, savaşlar gibi küresel buhranlar, Blockchain, merkeziyetsiz finans, yapay zekâ ve metaverse gibi fırsat alanları birey- leri, şirketleri, bildik toplumsal yapıları, hu- kuku, küresel ilişki ve organizasyonları deği- şime zorluyor. “Yeni” şimdi başlıyor aslında. Araştırmanın en önemli bulgusu bence şu; ülkenin, iş dünyasının karar verici pozisyon- daki insanları dünyanın gidişatı, olası riskler ve fırsatlar konusunda yüksek bir farkındalık içindeler. Bu farkındalık, küresel ekonomide önemli roller üstlenmeleri için arzu ve gayret üretecektir.” Araştırmada öne çıkan gelecekle ilgili eğilim ve beklentilerin bazıları şöyle: • Dünyanın ve Türkiye’nin gelişiminde önemli rol oynayacak faktörler arasında diji- talleşme başı çekiyor. Katılımcılar, dünyanın geleceği için dijitalleşmenin ardından yapay zekâyı önemli görürken, Türkiye için ikinci sıraya girişimciliği koyuyorlar. • Her 10 katılımcıdan 9’u gelecekle ilgili en çok iklim değişimi ve gelir dağılımındaki eşitsizlikten endişe ediyor. Politik belirsizlik (%84), jeopolitik belirsizlikler (%77) ve po- pülizm (%78) endişeli olunan diğer konular. Nakitsiz ekonomiye geçiş hızlanacak • Araştırmaya göre; gelecekte üzerinde en çok konuşacağımız konulardan biri nakitsiz ekonomi olacak. Katılımcıların %77’si “Na- kitsiz ekonomiye geçiş hızlanacak” diyor. • Teknoloji sektörü, dünyada değişime öncü- lük edecek birinci sektör olarak gösterilirken, Türkiye’de ise ilk sırada enerji sektörü var (%33). Katılımcılar Türkiye’nin enerji, altyapı ve doğal kaynaklar sektörünün öncülüğünde gelişeceğini düşünürken %42’si Türkiye’de PwC Türkiye’nin KONDA ile birlikte hazır- ladığı Gelecek Trendleri Araştırması’na göre; Türkiye ve dünyaya dijitalleşme yön verecek ve dünya teknoloji sektörü- nün öncülüğünde gelişecek. Tüm dünya için gelir dağılımındaki eşitsizlik ve iklim değişikliği endişe duyulan konular ola- rak ortaya konurken katılımcılara göre Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynakları çoğalacak ve yaygınlaşacak. Türkiye’de 40 yılı aşkın süredir dokunduğu her sektörde güveni temel alan bir yaklaşım- la çalışan PwC Türkiye, bu anlamlı yıl dönü- münde KONDA ile birlikte Gelecek Trendleri Araştırması’na imza attı. Geleceğin dünya- sını daha iyi anlamak amacıyla gerçekleş- tirilen araştırmaya, Türkiye’de iş dünyasına yön veren farklı uzmanlık alanları ve sektör- lerden üst düzey yönetici, akademisyen ve kanaat önderlerinden oluşan 250 kişi katıldı. Sağlık, teknoloji, ekonomi, eğitim gibi farklı başlıklardaki genel eğilimlerin 10 yıl içinde yenilenebilir enerji kaynaklarının çoğalıp yaygınlaşacağını öngörüyor. • Araştırma bulgularına göre katılımcılar Tür- kiye için dünyaya paralel olan ve olması ge- reken üzerinden öngörüde bulunmak yerine günümüzdeki mevcut durumun ve var olan sektörel önceliklerin devam edeceğini öngö- rüyorlar. Dünya için gündemde olan trendler gelecek beklentilerine yön verirken Türkiye için var olan durum ve gerçekliğin bir süre daha devam edeceği düşüncesi hâkim. Tek bir kariyer yerine proje bazlı işler • Katılımcıların %80’i uzun ve tekil kariyer- lerin sayısı azalacağını, proje bazlı çalışan- ların artacağını öngörüyor. Katılımcıların %40’ı, iş yaşamındaki çalışan sirkülasyonu- nun artması ile proje bazlı işlerin uzun tekil kariyerlerin yerini almasını bekliyor. • Uzaktan çalışmanın yaygınlaşmasıyla bir- likte “tükenmişlik hissi” kavramının yaygınla- şacağı ve liderlerin çalışanlarının psikolojik sağlığına destek sunması gerektiği düşünü- lüyor. • Araştırmaya katılanların %90’ı, teknolojinin gelecekte hayatımıza olumlu katkı sağla- yacağını düşünüyor. Dijitalleşme ihtiyacı ve yetkinlik dönüşümü ile robotik, nesnelerin interneti ve artırılmış gerçeklik gibi gelişme- ler; gelecekte en çok konuşulacak teknolojik kavramlar olarak öne çıkıyor. • Katılımcılar gençlere dünyadaki trendlere dönük beklentiler ile uyumlu gelecek tav- siyeleri veriyor; yapay zekâ, tıp ve genetik teknolojileri, veri analizi İklim değişikliğiyle ilgili karamsar tablo • Katılımcıların %93’ü iklim değişikliğinin olumsuz yönde ilerleyeceğine, %70’i ise iklim değişikliğinin şirketlerin para kazanma yöntemlerini etkileyebileceğine inanıyor. • ESG konularının önümüzdeki dönemde dünyanın gelişiminde önemli bir rol oyna- yacağını düşünenlerin oranı %87 olurken, Türkiye için bu oran %54 düzeyinde. • Her iki kişiden biri dünyada cinsiyet eşit- liğinin toplumun genel bir talebi haline ge- leceğini söylerken, bu beklenti Türkiye için sadece %22’de kalıyor. ne yönde değişeceği sorulan katılımcılar; gelecek öngörülerini, dünyanın ve Türki- ye’nin gelişiminde belirleyici olacak temaları, fırsatları ve endişelerini anlattılar. Araştır- mada öne çıkan bulgular, 6 başlık altında değerlendirildi. Bu başlıklar; Yeni Ekonomik Denklemin Değişime Öncü Sektörleri, Çalış- ma Hayatı, Teknoloji, Sürdürülebilirlik, Top- lum ve Gençlere Tavsiyeler… PwC Türkiye Kıdemli Ortağı Cenk Ulu, Gelecek Trendleri Araştırması’yla ilgili şun- ları söyledi: “Türkiye’de 40 yıldır gelecek için yolda karşılaşabileceğimiz potansiyel zorlukları önceden tespit etmeye ve bu güçlüklerin üstesinden gelmek için çözüm önerilerini paydaşların gözünden sunmaya gayret ediyoruz. Pandemi döneminde hazır- ladığımız bu çalışma ile değişimlerin tetik- lediği fırsatlara ve zorluklara liderlerin gö- zünden bakmayı amaçladık. Bu çalışmada Türkiye’deki iş dünyası liderlerinin ve kanaat önderlerinin dünyadaki trendlerin oldukça farkında olduklarını, Türkiye için de gerçekçi Dünya teknoloji sektörünün öncülüğünde gelişecek Dijital Biz 52 Dijital Biz 53

Sayfa 54 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Haber desteklenmesi gerekiyor. İş ortaklarımızla birlikte amacımız, BT liderlerinin yeni dijital ekonomide gelişmek için gereken yetenek- leri, performans ölçütlerini ve organizasyon yapılarını geliştirmelerine yardımcı olmaktır” şeklinde konuştu. Dijital dönüşüm projeleri 35 ila 45 hafta erteleniyor Bilgi teknolojileri sektöründe yetişmiş insan kaynağı bulma, elde tutma konusunda BT yöneticileri ve insan kaynaklarının daha ya- kın çalışmak zorunda olduğunu dile getiren IDC Türkiye Ülke Direktörü Nevin Çizmeci- oğulları, “Dünyadaki bilişim sektörü çalışan ihtiyacı 2021’de 57 milyon iken 2022’de 59,6, 2023’te 62,27, 2024’te 65, 2025’te 68 milyon olacak. Yani 2021 ile 2025 yılları arasında 11 milyon ilave insan kaynağı yetiştirmek gerek- li. Özellikle de yazılımdaki 16,5 milyon insan kaynağı ihtiyacının 21,7 milyona çıkması ile 5,2 milyon ilave yazılımcı yetiştirmek gere- kiyor. IDC Türkiye CISO, CIO ve iş ortakları danışma kurulları ve BT ekosistemi ile ger- çekleştirdiğimiz toplantıların en önemli ko- nusu; mevcut insan kaynağını korumak, yurt dışına giden insan kaynağının yerine yenileri- ni yetiştirmek, mevcut personelin bilgi seviye- sini güncel tutmak ve çekirdek kadronun her hâlükârda nasıl korunacağıydı. Dijitalleşme ve yeni teknolojilerle tüm dünyada yetkin çalışan sayısında sorun vardı ancak hiç bu kadar günlük iş hayatını etkiler boyuta gel- memişti. Sektör, son birkaç yıldır insan kay- nağını gelişmiş ülkelere kaptırıyordu. Ancak pandemi ve artan enflasyonla kayıplardaki artış tüm kurumları zorlamaya başladı. Dijital teknolojileri bilen ve kullanabilen yetenekleri bulma konusu küresel bir yarış haline geldi. Pek çok kurum çalışan sıkıntısı nedeniyle di- jital dönüşüm projelerini 35 ila 45 hafta erte- lemek zorunda kalıyor” şeklinde konuştu. Gençler yurt dışı değişim programları ve yurt dışında staj hayali kuruyor Yurt dışına döviz ile ürün ya da hizmet sa- tarak gelirlerini artırmak, risklerini azaltmak isteyen kurumların teknolojiye yatırımlarını Türkiye’de bilişim sektöründeki en büyük ve en kapsamlı buluşmaları gerçekleştiren International Data Corporation (IDC) Türkiye, NG Enjoy Sapanca’da ‘13. IDC Türkiye CIO Zirvesi’ni gerçekleştirdi. IDC’nin 50’den fazla iş ortağının yanı sıra Türkiye’nin önde gelen kamu ve özel sektöre bağlı 200’ü aşkın BT liderinin bir araya geldiği zirvede katılımcılar, günümüz dijital inovasyon çağına ait deneyim ve gelecek öngörülerini paylaştı. Merkezi ABD’de bulunan market araştırmaları şirketi International Data Corporation (IDC) Tür- kiye, 13-14 Mayıs 2022’de düzenlediği “13. IDC Türkiye CIO Zirvesi” çerçevesinde, ülkemizin önde gelen kamu ve özel sektöre bağlı kurum- ların BT yöneticilerini bir araya getirdi. ‘Dijital Öncelikli Dünyaya Yolculuğunuzu Hızlandırın’ temasıyla NG Enjoy Sapanca’da gerçekleştirilen zirvede liderler; artan inovasyon hızı, gelişen teknolojiler ve kuruluşların dijital dönüşmelerine öncülük edecek stratejilerini aktardı. IDC’nin 50’den fazla iş ortağının katılımıyla gerçekleştirilen zirvenin açılışını IDC Türkiye artırdığını da kaydeden Çizmecioğulları, “Teknoloji yöneticileri, yönetim kurullarında çok daha etkin rollere geldi. Ancak yönetici- lerin teknoloji projelerini gerçekleştirmek ve ayakta tutmak için yetkin insan kaynağına ihtiyacı var. Üniversitelerde yeni programların açılması aylar alıyor ve üniversiteler sektö- rün beklentilerinden çok uzak hareket ediyor. Şirketler, üniversite ve liselerle iş birliği, staj ya da eğitim programlarını kendisi organize etmeye çalışıyor. Kurumlar yüksek puanlı öğrenci alan seçkin üniversitelerden başvuru dahi alamıyor. Alaylı, açık öğretim mezunları ile işlerini yürütmek zorunda kalıyor. Yerel staj programları da çalışmıyor, çünkü gençler Erasmus gibi yurt dışı değişim programla- rı ve yurt dışında staj hayali kuruyor. Bazı pozisyonlar için 1,5 ila 2 yıl yetkin personel bulunamıyor. Üniversiteler, meslek liseleri ve kurumların iş birliği içinde yeni insan kaynağı yetiştirmek, işsiz gençleri sektöre kazandır- mak için kaynakların birleştirilmesi ve sek- tördeki deneyimli insanların eğitim için gö- nüllü eğitmen olması en ideal çözüm olarak gözüküyor. Çalışan refahını teşvik etmek ve destekleyici bir çalışma ortamı yaratmak için, teknolojideki cinsiyet farkını aşmak en önemli gündem olmalı” dedi. “Şirketlerin %79’u pandemi sebebiyle diji- tal öncelikli bir strateji benimsedi” İki yılı aşkın süredir etkileri devam eden pan- deminin şirketlere olan etkisine vurgu yapan IDC Türkiye Kıdemli Araştırma Müdürü Eren Eser, “Yapmış olduğumuz global araştırmalar gösteriyor ki küresel ölçekte şirketlerin %79’u pandemi sebebiyle dijital öncelikli bir stra- teji benimsedi. Bununla beraber şirketlerin %50’si bu stratejilerini hayata geçirmek için hala yolun başında. Dijital öncelikli dünyada başarılı olan şirketleri incelediğimizde yazı- lımın, inovasyon yaratmakta fark yaratan bir faktör olarak ayrıştığını görüyoruz” açıklama- larında bulundu. IDC’nin çalışmaları rehber niteliğinde Zirve hakkında görüşlerini paylaşan KoçSis- tem Genel Müdürü Mehmet Ali Akarca; Ülke Direktörü Nevin Çizmecioğulları yaptı. IDC ana sunumunu ilk gün IDC EMEA Kıdemli Baş- kanı ve CEMA Genel Müdürü Steven Frantzen, kapanış sunumunu ise IDC Orta Doğu, Türkiye ve Afrika’dan sorumlu Grup Başkan Yardımcısı ve Bölge Genel Müdürü Jyoti Lalchandani yaptı. BSH Ev Aletleri Global CIO’su Berke Menekli Global’de CIO olmak sunumuyla deneyimlerini paylaştı. Sektörün en deneyimli yöneticilerinin başarı hikayelerine de yer verilen etkinlikte, so- ru-cevap bölümlerini içeren paneller yapıldı. IDC Orta Doğu, Türkiye ve Afrika’dan sorumlu Grup Başkan Yardımcısı ve Bölge Genel Mü- dürü Jyoti Lalchandani, “IDC Türkiye 13. CIO Zirvesi’nde zirve iş ortaklarımızı ağırlamaktan heyecan duyduk. Yeni müşteri deneyimlerine, dijital ekosistem iş modellerine, dijital tedarik zincirlerine ve ‘İşin Geleceği’ modellerine yapılan önemli yatırımlar sayesinde ‘Geleceğin Kurumu’ olma yolculuğu hızlandı. Tüm bunların esnek, bulut özellikli dijital altyapı ve uygulamalar, hızlı uygulama geliştirme, dijital platformlar, veriye dayalı ve yapay zekâ destekli sistemler, güçlü bir güvenlik duruşu, tümleşik güvenlik ile Bilişim sektör liderlerini bir araya getirdi Dijital Biz 54 Dijital Biz 55

Sayfa 56 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Haber rekabetçi fiyatlarla sunuyoruz” açıklamala- rında bulundu. “Türkiye’nin ulaşabileceği çok değerli bir potansiyel var” Sürdürülebilir bir geleceğin; geliştirilmesi, keşfedilmesi beklenen dijitalleşme ve yeni nesil teknolojilerle mümkün olduğunu dile getiren SabancıDx, CDO, Tevfik Kor, “Farklı etkenler sebebiyle gidilmesi gereken yolun uzunluğu ve zorluğu artsa da günün sonun- da Türkiye’nin ulaşabileceği çok değerli bir potansiyel var. IDC Türkiye CIO Zirvesi gibi özel etkinliklerde, sektörün önde gelen fir- malarının bir araya gelerek birbirine temas etmesi ülkemizin geleceği için çok değerli. İş birliğimizi henüz duyurduğumuz Bulutis- tan ile birlikte bu yıl zirveye katılmaktan ve deneyimlerimizi müşterilerimiz ile paylaş- maktan mutluluk duyduk. SabancıDx olarak, sahip olduğumuz uzman kadromuz, Teknoloji Hizmetleri ve Bulut, İleri Veri Analitiği, Siber Güvenlik, Endüstriyel IoT, Robotik İş gücü, Yapay Zekâ gibi yeni nesil teknoloji alanında- ki yetkinliklerimiz ve güçlü iş birlikleriyle alı- nacak verimli aksiyonların destekçisi olmayı sürdüreceğiz” şeklinde konuşarak görüşlerini aktardı. Eczacıbaşı Topluluğu CIO’su Gürkan Pa- pila Yılın CIO’su Ödülü’nü aldı Konferansa 14 Mayıs Cumartesi günü ger- çekleştirilen IDC CIO ödül töreni damgasını vurdu. 150 kişilik jüri tarafından değerlen- dirilen, 66 kurumdan toplam 210 projenin yarıştığı IDC CIO Ödülleri’nde Yılın CIO’su Ödülünü Eczacıbaşı Topluluğu CIO’su Gür- kan Papila aldı. “Dünyanın en önemli araştırma şirketlerinden biri olan IDC’nin ülkemizde hayata geçirdiği çalışmalar, dijitalleşmeyi iş yapış kültürünün merkezine koyan ve ilerleme yönünü buna göre tayin eden tüm kurumlar için adeta reh- ber niteliğinde. Bilişim teknolojilerinin ülke- mizde ve tüm dünyada önem kazanması için gerçekleştirdiği çalışmaları gelenekselleşen IDC’nin CIO Summit etkinliğine yeniden des- tek vermekten ve yer almaktan mutluluk duy- duk. Pandemiyi fırsata çeviren CIO’lar; çevik iş yapış şekillerini benimseyerek yapay zekâ, ileri analitik, bulut tabanlı çözümler, RPA gibi yenilikçi teknolojileri kurumların sadece tek- noloji değil tüm süreçlerinde etkin birer araç haline getirdi. Biz de Bilişim Sistemleri Enteg- ratörü Pazar Lideri olarak yenilikçi çözüm ve ürünlerimiz; alanında uzman çalışma arka- daşlarımız ile sektörlerinin lider CIO’larına ve kurumlarına destek vermeyi sürdüreceğiz” şeklinde konuştu. Pandemi ufuk açıcı oldu Zirvede konuşma yapan Kyndryl Türkiye Genel Müdürü Mustafa Gökçe, “Pandemi, dünyanın dört bir yanındaki işletmeler ve hükümetler için teknolojinin önemi konusun- da yeni farkındalık uyandıran bir ufuk açıcı oldu. Doğru dijital dönüşüm stratejisine sahip olmak ve yeniliği günlük yaşama dahil etmek her zamankinden daha önemli hale geldi. Kyndryl, 90.000 uzmandan oluşan küresel yeteneğimiz aracılığıyla Türkiye’deki ve dün- yadaki müşterilere birinci sınıf hizmetler ve teklifler sunmaya ve devam eden dönüşüm yolculuklarını hızlandırmalarına yardımcı olmaya devam ediyor” dedi. “Dünyanın hem hibrit hem de çok bulutlu bir dünya olduğunu biliyoruz” Oracle Türkiye Ülke Bulut Direktörü Burçak Çakıroğlu, şöyle konuştu: “Pandemi, hiçbir işletmenin beklemediği büyük değişiklikleri hayatımıza getirdi ve bazı şirketler için dö- nüşümün motorunu ateşlerken, bazıları için dönüşüm planlarını yeniden değerlendirme- lerine neden oldu. Kuruluşlar pandemi ile beraber yollarını büyüme yönünde çizerken sadece altyapı değil, İK’dan tedarik zincirine, müşteri deneyimine ve BT güvenliğine kadar tüm uygulamaları önceliklendirdi. Bulutun, birçok düzeyde oyunun kurallarını değiştirdi- ğini ve şirketlerin bu kriz sırasında özellikle ölçeklenebilirlik ve güvenilirlikten üstün fayda sağladığını deneyimledik. Finans, insan kay- nakları, tedarik zinciri, satış, pazarlama ve diğer temel işlevler için bulut uygulamalarına sahip şirketler, daha eski uygulamalara ve sınırlı altyapıya sahip olanlara göre daha az kesinti yaşadı ve daha yüksek verimlilik elde etti. Artık dünyanın hem hibrit hem de çok bulutlu bir dünya olduğunu biliyoruz. Oracle olarak, müşterilerimizin iş yükü için doğru bu- lutu konumlandırmalarına ve iş yüklerini bulut ortamları arasında kolayca çalıştırmalarına yardımcı olmaya kararlıyız.” “Dijitalleşme faaliyetleri hemen her sektör için büyük bir dönüşüme işaret ediyor” Bulutistan Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Gençtürk; Günümüzde hızla artış gösteren dijitalleşme faaliyetleri hemen her sektör için büyük bir dönüşüme işaret ediyor. Bu dönü- şümün öncülerinden olan bulut bilişim tekno- lojileri, Avrupa Komisyonu tarafından verimli, sürdürülebilir hizmetler sunmak için büyük bir öneme sahip stratejik dijital teknolojilerden biri olarak tanımlanıyor. Bulut tabanlı servis- ler bu noktada işletmelere uygun maliyetli, verimli, sürdürülebilir, güvenlikli hizmetler sunuyor. Günümüzde hem global şirketlerde hem de Türkiye’de pek çok öncü firma CIO/ CTO ve CDO, Cloud First- Önce Bulut yak- laşımlarını artık öncelikli bir strateji olarak uyguluyor. Şirketlerin veri egemenliği, uyum ve verinin gizliliği, bulut hizmet sağlayıcının sunduğu yenilikçi servisler, servis seviyesi taahhütleri ve maliyet bakış açısı gibi nokta- larla birlikte agnostic bir yapıda Multi Cloud Management-Çoklu Bulut Yönetimi ile birden fazla bulut hizmet sağlayıcı ile çalışmayı ka- çınılmaz hale geliyor. Bu noktada Türkiye’nin ilk ve lider yerel bulut sağlayıcı firması Bulu- tistan olarak Türkiye’de %50’lik pazar payına sahibiz ve uzman kadromuzla 60’tan fazla ül- keden müşterilerimizin ihtiyaç duydukları bulut servislerini yenilikçi bir yaklaşım sergileyerek Dijital Biz 56 Dijital Biz 57

Sayfa 58 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Haber İngiltere, Almanya ve Bulgaristan’da, önü- müzdeki ilk dönemde ise Amerika ve Kana- da’da yeni ofislerimizi açmayı planlıyoruz. Bizim hedefimiz Türkiye’den çıkan ulusla- rarası bir şirket olarak Bulutistan’ı dünya üzerindeki 220 ülkede ofisi olan global bir şirket haline getirmek. Uluslararası arenada faaliyet gösteren bir Türk şirketi olarak diğer şirketlere ilham kaynağı olabilmeyi istiyoruz. Buradaki en önemli husus sürdürülebilirlik. Bu noktada biz, hızlı bir şekilde yükselmeyi değil; bu alanda değer yaratan, hiper ölçek- teki şirketler gibi kendi teknolojisini üreten, ilham veren kalıcı bir şirket olmayı hedefli- yoruz”. Türkiye’nin ilk ve lider yerel bulut sağla- yıcı şirketi ve Deloitte Technology Fast 50 Türkiye 2019 Programı kapsamında en hızlı büyüyen teknoloji şirketi ünvanı- nın da sahibi olan Bulutistan, kurulduğu 2015’ten beri tarihinin en güçlü birinci çeyreğini geride bıraktı. Şirketten yapılan açıklamaya göre, %228 ile en büyük tek- rarlanan müşteri geliri artışı sağlanırken bu sayede en büyük cirosal büyümeye de ulaşıldı. Müşteri sayısını %113 oranın- da artıran Bulutistan, %280’lik büyümey- le en fazla kapasite artışını da Ocak-Mart 2022 döneminde yaşamış oldu. 60’tan fazla ülke Bulutistan’ın Türkiye’de- ki veri merkezlerinden hizmet alıyor Bulutistan Kurucu Ortağı ve CEO’su Begim Başlıgil konuya ilişkin yaptığı açıklamada şirketin global ölçekte markalaşma yolcu- luğunun sürdüğüne dikkat çekerek, “Marka olarak sunduğumuz kaliteli servis ve çözüm- lerimiz ile ekosistemin ihtiyaçlarını kapsamlı bir şekilde karşılayarak değer yaratıyoruz. Bulutistan olarak bugün Türkiye’nin en büyük 500 şirketinin üçte ikisine yani yak- laşık olarak 350 tanesine, en büyük 1000 kurumun yaklaşık 600’üne, en büyük 20 Holding’in 16 tanesine bulut hizmeti veriyo- ruz. %50 gibi bir pazar payı penetrasyonu- na sahibiz. Pazarda çok ciddi bir yaygınlık kazandık. Yurt dışında 60’tan fazla ülke Bulutistan’ın Türkiye’deki veri merkezlerine bağlanıp hizmet alıyor. Türkiye’de 3 ilde 5 tane veri merkezimiz bulunuyor. Yakın bir zaman içerisinde 3 adet daha veri merkezi açmayı ve Türkiye’deki kapsamı artırmayı da planlıyoruz” dedi. Bulutistan’ın hedefi dünyada 220 ülkede ofisi olan global bir şirket olmak Geliştirdikleri teknolojileri yurtdışında daha da yaygınlaştırarak farklı ülkelerde ofisler açmaya devam edeceklerine dikkat çeken Başlıgil şunları kaydetti: “Azerbaycan’da açtığımız ofisimize önümüzdeki günlerde Birleşik Arap Emirlikleri’nde açacağımız ofi- simiz eklenecek. Sene sonuna kadar Son 7 yılın büyüme rekoru Dijital Biz 58 Dijital Biz 59

Sayfa 60 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Haber gösteriyor. Mobil geniş bant hizmetleri, her yıl yüzlerce milyon yeni abone kazanıyor. Ericsson Mobilite Raporu’nun 2022 Hazi- ran sayısı 5G’nin önceki tüm mobil tekno- lojilerden çok daha hızlı ölçek kazandığını gösteriyor. Günümüzde dünya nüfusunun yaklaşık dörtte biri 5G kapsama alanında bulunuyor. Yalnızca 2022’nin ilk çeyreğinde bile 70 milyon yeni 5G aboneliği gerçekleş- tirildi. Rapora göre, 2027 yılına dek dünya nüfusunun dörtte üçü, 5G hizmetlerine eri- şim kazanacak. Ericsson Genel Müdür Yardımcısı ve Şebe- keler Başkanı Fredrik Jejdling, konuyla ilgili şunları kaydetti: “Ericsson Mobilite Rapo- ru’nun en son sayısı, 5G’nin şimdiye kadarki en hızlı büyüyen mobil teknoloji nesli oldu- ğunu gösterdi ve Ericsson bu büyümede kilit bir rol oynuyor. Her gün dünyanın dört bir yanından müşterilerimiz ve ekosistem or- taklarımızla iş birliği içerisinde, milyonlarca insanın, işletmenin, endüstrinin ve toplumun 5G’nin sağladığı faydalardan en kısa sürede yararlanabilmeleri için çalışıyoruz.” Ericsson Mobilite Raporu Genel Yayın Yö- netmeni Peter Jonsson, şu değerlendirmede bulundu: “İletişim hizmet sağlayıcıları (CSP) geliştirilmiş mobil geniş bandın ötesindeki iş fırsatlarını değerlendirmek için inovasyon hazırlığı yaparken, birçok bölgede bağım- sız 5G ağ kullanımı da artıyor. Sağlam bir dijital ağ altyapısı şirketlerin dijital dönüşüm planlarının temelini oluşturduğu gibi, onla- ra müşteri hizmetlerine dönüştürülebilecek yeni yetkinlikler de kazandırıyor.” Rapor ayrıca Sabit Kablosuz Erişim’in (FWA) geniş bant hizmetlerde oynadığı rolün giderek daha da önem kazandığına da dikkat çekiyor. Ericsson’un tahminlerine göre FWA bağlantıları 2022’de 100 milyonu aşacak ve 2027’ye dek bu sayı iki katından fazlasına, neredeyse 230 milyona yükselecek. Raporda Nesnelerin İnterneti (IoT) konusun- da ise 2021’de geniş bant IoT’nin (4G/5G) 2G ve 3G’yi geride bırakarak hücresel IoT • Mobil veri trafiği, geçtiğimiz iki yılda dünya çapında iki katına çıktı. 2027 yılı- na kadar 5G abone sayısının 4,4 milyara ulaşması bekleniyor. • 2022’de tüm mobil veri trafiğinin yüzde 20’si Sabit Kablosuz Erişim (FWA) üzerin- den gerçekleştirilecek. • 2027’ye kadar dünya çapında mobil veri trafiğinin yüzde 60’ının 5G ağlar üzerin- den gerçekleşmesi bekleniyor. Kuzey Amerika’nın önümüzdeki beş yıl içinde 5G abonelik penetrasyonunda dün- yaya liderlik edeceği ve 2027’ye kadar her on yeni abonelikten dokuzunun 5G olacağı öngörülüyor. Yukarıdaki rakamlara yer veren Ericsson Mobilite Raporu’nun son sayısına göre, dünya çapında 5G aboneliklerinin sa- yısının 2022’nin sonunda 1 milyarı aşacağı tahmin ediliyor. 2027’ye ilişkin tahminlere göre ise yeni abo- neliklerin Batı Avrupa’da yüzde 82’si, bağlantılı cihazlarda kullanılan en yaygın teknoloji haline geldiği ve yüzde 44 gibi bir kullanım oranına ulaştığı belirtiliyor. Büyük IoT teknolojileri (NB-IoT, Cat-M) kul- lanımı 2021’de yaklaşık yüzde 80 oranında artarak, toplam bağlantı sayısı 330 milyona yükseldi. Bu teknolojiler üzerinden bağlantı kuran IoT cihaz sayısının 2023 yılı itibarıyla 2G/3G’yi geçmesi bekleniyor. Körfez ülkelerinde yüzde 80’i ve Kuzey Doğu Asya’da yüzde 74’ü 5G aboneliği olacak. 5G kullanımının henüz başlamadığı Hindistan’da 2027’ye kadar yeni aboneliklerin yaklaşık yüzde 40’ı 5G aboneliği olacak. Kü- resel ölçekte 2027 yılına kadar tüm abonelik- lerin yarısının 5G olacağı ve abone sayısının da 4,4 milyara ulaşacağı düşünülüyor. Ericsson’un mobil veri trafiğine dair tah- minlerini paylaştığı Ericsson Mobilite Rapo- ru’nun 22’nci sayısına göre dünya çapında mobil veri trafiği geçtiğimiz iki yıl içerisinde iki kat arttı. Artan akıllı telefon ve mobil geniş bant kullanımı ile toplum ve endüstrilerin dijital- leşmesi, trafikteki bu artışın temel sebepleri arasında yer alıyor. Yakın zamanda gerçek- leştirilen araştırma ve tahminler, COVID-19 pandemisi ve jeopolitik belirsizliklere rağ- men veri bağlantısı ve dijital hizmetlere yö- nelik talebin arttığını ve bu artışın süreceğini 5G abone sayısı 2022’de 1 milyara, 2027’de 4,4 milyara çıkacak Dijital Biz 60 Dijital Biz 61

Sayfa 62 — dergide görüntüle

Temmuz 2022 Haber Spaces, markalar ve yayıncıların hedef kitleleriyle bağlantı kurmaları için yeni fırsatlar yaratıyor ve kısa sürede birçok Twitter pazarlama stratejisinin temel taşı haline geldi. İnsanlar, herkese açık sohbetlere katılmak için Twitter’a geliyor ve markaların Twitter’da etkin şekilde yer alması ve hedef kitleleriyle özgün bağlantılar kurması çok önemli. Twitter Spaces özelliği, takipçilerine marka- lar, endüstri liderleri ve uzmanlar, influencer- lar ve ünlülerle etkileşim kurmak için eşsiz bir fırsat sunuyor. Markalar, sosyal medya ve sesin gücü sayesinde hayranlar ve takip- çilerle özgün bir şekilde etkileşim kurabiliyor, kültürel anlarda bağlantıya geçebiliyor ve gerçek zamanlı olarak ilham alabiliyorlar. İn- sanlar, herkese açık sohbetlere katılmak için Twitter’a geliyor ve markaların Twitter’da etkin şekilde yer alması ve hedef kitleleriyle özgün bağlantılar kurması çok önemli. Twitter Spaces, Twitter’da yalnızca insan sesinin getirebileceği derinlik ve güçle canlı sesli sohbetler yapmanın yeni bir yolu. Peki nedir tam olarak bu Twitter Spaces? Twitter, Twitter’da iletişim kurmanın ve sesi yükseltmenin tamamen yeni bir yolunu su- narak ve insanların birlikte gerçek zamanlı sesli sohbetler yapabilecekleri bir yer yara- tarak Spaces’ı geçen yıl hayata geçirdi. Son dönemlerde Twitter’da Türkiye’de de timeli- ne’larımıza baktığımızda futboldan Survivor özetlerine, hayranlarıyla sohbet eden ve dayanışma çağrıları yapan Haluk Levent’e kadar her türlü konuyu kapsayan Spaces’le- rin açıldığını görmüş olabilirsiniz. Peki Spaces nasıl çalışır? Kurulumu çok basit - Tweet Oluştur ekranınızdan bir Spa- ces başlatabilirsiniz - ve toplantı sahipleri istedikleri zaman konuşmacıları yönetebilir ve yardımcı toplantı sahipleri ekleyebilir. Twitter Spaces’i Etkili Şekilde Kullanabilme Alanlar herkese açıktır ve kolayca erişilebilir: Her Spaces’in, bir toplantı sahibinin veya din- leyicinin bir Tweet’e ekleyebileceği veya Direkt Mesaj yoluyla paylaşabileceği bir genel bağ- lantısı vardır. Birinin takip ettiği bir konuşmacı- nın veya sunucunun bulunduğu Canlı Alanlar, zaman çizelgelerinin en üstünde mor renkle vurgulanmış olarak görünür. Markalar Twitter Spaces’i nasıl kullanabilir? Spaces, markalar ve yayıncıların hedef kit- leleriyle bağlantı kurmaları için yeni fırsatlar yaratıyor ve kısa sürede birçok Twitter pa- zarlama stratejisinin temel taşı haline geldi. Twitter’da insanlar sadece markaları kabul etmiyor, onlardan haber almayı da bekliyorlar. İnsanlar Twitter’da markalar hakkında konuşu- yor ve Twitter’da her 10 kişiden 8’i markaları takip ediyor. Ve sohbet, markalar için sonuçları yönlendiriyor: Twitter’in bir araştırması, sohbet- te yalnızca %10’luk bir artışın satış hacminde %3’lük bir artışa yol açtığını gösteriyor. Bir marka Spaces’e çeşitli şekillerde dahil olabilir: - Moderatör olarak. - Doğrudan konuşmayı yönlendirmek; veya bir kolaylaştırıcı olarak, - Spaces’in küratörlüğünü yaparak ve çeşitli ye- tenekler veya içerik üreticileriyle ortaklık kurarak. Spaces’ın markaları birbirinden farklılaştır- maya yardımcı olabileceği sayısız yön var Bir marka anı veya lansmanı etrafında gün- dem oluşturmak Yeni bir film, müzik, ürün lansmanı mı yapıyor- sunuz yoksa sadece bazı haberleri mi paylaş- mak istiyorsunuz? Hız yaratmak, erişiminizi genişletmek, markanızın sesini duyurmak ve hayranlarınız veya müşterilerinizle kişisel dü- zeyde konuşmak için Spaces’ı kullanın. Kültürel anlar ve etkinlikler sırasında bağlantı kurun Halihazırda deneyimli yayıncılar olan birçok spor ve eğlence markası için Spaces, yeni, daha sosyal bir ortamda farklı kitleler ara- sında erişiminizi genişletmek için yeni bir fırsattır. Kendi düşünce liderlerinizi yükseltin Spaces ile hedef kitlenize marka liderlerini- zin düşünme, hissetme ve konuşma biçim- lerine dair eşi görülmemiş bir bakış açısı sağlayabilirsiniz. Farklı sesleri güçlendirin Kapsayıcılık ve çeşitlilik üzerine anlamlı sohbetlere ev sahipliği yapmak için temsile, kültürel akıcılığa ve hakkaniyete sahip yara- tıcılara, etkileyicilere, aktivistlere ve eğitim- cilere mikrofonu iletin. Ve tabii ki eğlence Spaces’ın bir diğer yönü de, sunabileceği eğlence ve benzersiz erişim duygusu. Mar- kanızın kişiliğini gösterin ve hedef kitlenizle biraz neşe paylaşın. İşte Başarılı bir Space planlamak, tanıt- mak ve yürütmek için bazı küçük ipuçları Bir Spaces’in tanıtımını yapmak, habe- ri doğru hedef kitleye ulaştırmak için çok önemlidir. • Alanları Planlayın: Spaces 14 gün öncesi- ne kadar planlanabilir ve insanlar bir hatır- latıcı ayarlayabilir, anında iletme bildirimleri alabilir ve daha fazlasını yapabilir. • Bilgilendirin ve Tanıtın: Etkinlik ayrıntılarını ve konularını içeren bir video veya görselle planlanmış bir Spaces hakkında tweet atın. İşin içinde yetenek varsa, onların da bu ko- nuda Tweet attığından emin olun. • Canlı yayına geçin: Bağlantıyı Tweetleye- rek takipçilerinize Spaces’in canlı olduğunu hatırlatın. • Tweetlemeye Devam Etme: DM, Tweet kartı veya bağlantıyı kopyalayarak os os hare paylaş’a tıklay Dijital Biz 62 Dijital Biz 63